Sağlık Durumunuzu Ayaklarınızdan Anlayın

feet1[1]

Ayaklarımız, organlarımızın sağlığı hakkında bize ipuçları verir, böylece, ayaklarımızın durumuna bakarak hastalıkları önleyebiliriz. Bu yazıda, ayakların sıcaklığına, rengine, şişliklere, ayak parmaklarının durumuna bakarak; sağlığımız hakkında yakalayabileceğimiz ipuçlarından bahsedeceğiz.

Genel olarak söylenebilir ki, ayak parmaklarından topuklara doğru ayağı, vücudun bir yansıması olarak düşünebiliriz. Ayak parmakları başa, topuklar da ayaklara denk gelebilir.

Ayağın sertleşen bir bölgesi, vücutta sertleşen organlara denk gelebilir. Sertleşen bölgeler, fiziksel ve zihinsel sertleşmeyi temsil ediyor olabilir.

feet2

Omurga

Boyundan kalçaya kadar uzanan omurga, ayaklarda parmaklarının altından, topuğa kadar inen iç kısıma karşı gelir. Örneğin, ayak parmaklarının arkasında bulunan şişkin bölgelerdeki nasırlar, sırtın üst kısmını temsil eder ve bu, muhtemel boyun omuru rahatsızlıklarının habercisi olabilir.

Bu bilgiden yola çıkarak, ayaklarımızın, özellikle ağrıyan bölgelerine yapacağımız masajın, omurgamızdaki sorunlu bölgelere de iyi geleceğini söyleyebiliriz.

Bağırsak Harketliliği

Bağırsakların ayaklardaki karşılığı topuklardır. Topuklardaki çatlak ve nasılar, bağırsaklardaki sıkıntıların habercisi olabilir. Bu durumda, topuklara yapılan masaj, bağırsaklara iyi gelecektir. Eğer topuklarınız çok sert ise, küçük bir topun üzerine basarak masaj yapabilirsiniz.

Ayağın Merkezi

Ayağın orta kısmı, böbrekler, mide, pankreas ve dalak gibi organları içinde barındıran, sindirim sistemine denk gelir. Ayağın ortasındaki sertlikler, böbrek ve safra kesesi taşlarının habercisi olabilir.

Ayağın Rengi

Ayaklarınızın rengi sarı ise bu, safra kesesi veya böbreklerdeki sorunu işaret ediyor olabilir. Ayaklardaki yeşilimsi renk ise dalak veya lenf sistemi ile ilgilidir. Bu işaretler, sıkıntıları önlemede önemlidir. Eğer ayak rengine çok önem vermezseniz, vücudunuzdaki toksinler birikip, kist oluşturabilirler ve size zarar verecek hale gelebilirler.

Ayak Parmakları ile Kafanın İlişkisi

Ayak parmakları, vücudun üst kısımlarını işaret eder.

Dördüncü ayak parmağının ucunda veya dibinde bulunan nasırlar, safra kesesinin iyi çalışmadığının habercisidir. Dördüncü ayak parmağının çok sert, biraz bükük ve ağrılı olması safra kesesindeki taşların işaretçisidir.

Böbrek taşlarını işaret eden başka bir durum ise, ayak baş parmağının, ikinci parmağa doğru bükük olmasıdır.

Böyle durumlarda, yediklerinize dikkat ederek vücudu arındırmak, toksinleri atmaya çalışıp; sağlıklı olmaya yardımcı olan doğal haplar alabilirsiniz.

feet3

Soğuk Ayaklar

Elleriniz gibi ayaklarınız da genelde soğuk ise, vücudunuzun ısısı dengeli olmayabilir. Bu durum, sindirim sistemine çok yüklenildiğinin ve bağırsaklarda sorun olduğunun habercisidir. Bu durumda, yediklerinize dikkat etmeli ve bağırsakların çalışmasını düzenlemeye özen göstermelisiniz. Ayaklarınızı sıcak suda bekletebilir veya zencefil yağıyla ayaklarınızı ısıtmak için masaj yapabilirsiniz.

Gut Atakları

Ayak baş parmağının dibi ve ayak bilekleri kızarmış, şişmiş ve sancılı ise, bu durum guy atağının göstergesi olabilir. Gut atağı, vücuttaki ürik asidin çok fazla olmas durumudur. Böyle bir durumda vücut, dengesini sağlayabilmek için bu toksinlerden (bu durumda ürik asitten) kurtulmaya çalışır. Bu nedenle, gut ataklarında el ve ayaklarda bazı rahatsızlıklar görülür.

Son Olarak

Çıplak ayakla kumlarda, taze çimenlerin üstünde, nemli toptakta ve suda yürümek, vücuda çok iyi gelmektedir. Bu alışkanlık, organların fonksiyonunu arttırır, vücudu aktifleştirir ve stresten arınmaya yardımcı olur.

feet4

Ayrıca ayaklara düzenli olarak masaj yapmak ve ağrılı ve nasırlı bölgeleri kontrol etmek de sağlık için önemlidir.

Son olarak, ayak refleksologlarına danışmak, ayaktan başlayan hastalıklardan kurtulmaya yardımcı olacaktır. Bu gibi durumlarda refleksolog tedavisi, iyi sonuçlar alabilmek için, birkaç ay devam etmelidir.

Fotoğraflar, M Robinson, HeyDanielle, ve Rogiro izinleriyle kullanılmıştır.

kaynak: Sağlığa Bir Adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hipertansiyonla Savaşta En İyi Yöntemler…

complications-of-hypertension[1]

Yüksek kan basıncı olarak da bilinen arteriyel hipertansiyon; kişinin sistolik basınç değerlerinin 140 mm Hg veya daha yüksek ve diastolik basınç değerlerinin 90 mm Hg veya daha yüksek olmasıdır. Hipertansiyon hastalarının, kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riski daha fazla olur.

Kalp hastalıkları dünyadaki hastalık ve ölümlerin başlıca sebebi olduğu için, mümkün olduğunca kısa sürede tedavi edilmeleri çok önemlidir. Şimdi sizlere üç ana nokta ile riski nasıl azaltacağınızı göstereceğiz ve bazı ilaçlar ve ipuçlarından bahsedeceğiz.

Olası Sebepleri

Hipertansiyonun bütün potansiyel sebepleri henüz bilinmese de, genetik durumlardan dolayı oluşabileceği ve yaşam tarzından büyük ölçüde etkilendiği kanıtlanmıştır:

  • Aşırı tuz ve tuzlu gıda tüketimi
  • Obezite
  • Stres ve duygusal yükler
  • Hareketsiz yaşam tarzı
  • Amin içeren gıdaların (tuzlanmış peynir, bira ve şarküteri ürünleri) aşırı tüketimi

Birçok durumda, özellikle de yalnızca diastolik basınç yüksek olduğunda, bu durum karaciğer yetmezliğine yol açabilir. Böyle bir durumda; böbreklerimize iyi bakmalı, sebze ve meyve yönünden zengin bir beslenme programı uygulamalı ve ayrıca uygun miktarda C vitamini içeren besinler tüketmeliyiz.

Semptomlar

Yüksek kan basıncı ile ilgili asıl sorun, birçok durumda hiçbir semptom görülmemesidir, bu da çok büyük bir risk oluşturabilir. Görülebilecek bazı semptomlar şunlardır:

  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Nefes alıp vermede güçlük
  • Göğüs ağrısı
  • Kulak çınlaması ve uğultusu
  • Burun kanaması
  • Bulanık görme
  • Aşırı terleme

Bu semptomlardan birine sahipseniz veya yüksek kan basıncınızın olduğundan şüpheleniyorsanız, en yakın hastaneye veya eczaneye giderek kan basıncınızı ölçtürebilirsiniz ve/veya en yakın zamanda doktora gitmelisiniz.

Sarımsak

Sarımsak, kanı zararlı maddelerden arındırma ve bağırsakları temizleme gibi pek çok tedavide kullanılabilen mükemmel, şifalı bir besindir. Yüksek kan basıncında ise sarımsak, kan damarlarını ve arterleri genişletici görev görür.

Pek çok kişi sarımsağın faydalarını bilir ve her sabah çiğ sarımsak tüketir. Daha lezzetli olması için tost ekmeğine sürebilir, üzerine biraz zeytinyağı ekleyebilirsiniz.

Diğer bir seçenek olarak da, Tibet sarımsak kürünü deneyebilirsiniz.

Sarımsağın kokusuna ve tadına karşı hassas olanlar ise, sarımsak yağı veya sarımsak kapsülü alabilir.

garlic

Limon

Limondan kesinlikle bahsetmemiz gerekir. Asidik bir meyve olmasına rağmen, diğer narenciye meyvelerinden farklı olarak, mideye indiğinde asitleri etkisiz hale getirme özelliği vardır. Ayrıca C vitamini bakımından zengin, harika bir kan temizleyicidir. Yüksek kan basıncına olan faydası ise, sertleşmiş kan damarlarının yumuşamasına ve daha esnek olmasına yardımcı olmasıdır. Üstelik limon, kalp yetmezliğini önlemeye yardımcı olabilen B vitamininden bol miktarda içerir.

Enginar

Enginarın idrar sökücü özelliği vardır. Fazla sıvıyı vücuttan atarak arteriyel tansiyonu düşürür. Yüksek kan basıncı için doğal bir ilaç olarak kabul edilir. Bu bitki ayrıca, arteriyel hipertansiyonu düşüren potasyumdan yüksek miktarda içerir. Sindirime yardımcı olur ve böbrekleri korur.

Enginar bulduğunuzda, soteleyerek veya fırında pişirerek düzenli olarak tüketmenizi tavsiye ediyoruz. Sezonu olmadığında enginar konservesini veya doğal enginar özünü tercih edebilirsiniz.

artichoke-foodiesathome

Diğer Tavsiyeler

  • Kollarınızı sıcak suda, ayaklarınızı ılık-serin suda yıkayın.
  • İdrar sökücü ilaç kullanıyorsanız, hassasiyet ve gerginliğin artmaması için ayrıca potasyum takviyesi almanız veya potasyum içeren yiyecekler (domates, et/balık suyu, muz, smoothieler vb.) tüketmeniz faydalı olacaktır.
  • Egzersiz yapmak önemlidir. Haftada en az üç kez, günde 30-45 dakika enerjik bir şekilde yürümenizi, koşmanızı, bisiklet sürmenizi veya yüzmenizi öneriyoruz.
  • Size yardımcı olabilecek bazı takviyeler var: Koenzim Q10, B5 Vitamini, C Vitamini ve E Vitamini.
  • Kahve, zencefil, çay, mate çayı, meyan kökü ve tütün ürünlerinden uzak durmanızı öneriyoruz. Düzenli olarak tüketildiğinde bu maddeler kan basıncını yükseltir.
  • kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ekmek Mayasıyla 2 Ayda Değişime Hazır Olun…!!!

12009693_499757693524181_9207478215033935706_n[1]

Son yıllarda, bitki kökenli doğal malzemelerin kullanımı arttı. Bunun nedeni doğal kozmetiğin gücünün farkına varılması. Bu kez bir doğal güzellik mazemesinden söz edeceğim ki, denediğinizde çok yönlü değişime tanık olacaksınız.

Ekmek mayası cildi pürüzsüz hale getirmek için çok elverişli bir madde. Kırışıklıkların oluşumunu önlemek için maskesini kullanın. Çünkü B1, B2, B6 ve B12, amino asitler ve fosfor, potasyum, çinko, demir, manganez, kalsiyum, magnezyum olmak üzere birçok mineral içeren ekmek mayası cildi yeniler, korur.

Maya, kuru, yıpranmış cilt ve saçlar için de mükemmeldir. Aynı zamanda zayıf ve kırılgan tırnakları güclendirir. Eğer hasarlı, çizgili cilde ve yıpranmış tene sahipseniz, maya maskeleri 2 ay içinde bu sorunları giderir. Ana malzemesi maya olan çeşitli maskelerin nasıl hazırlanacağının tarifini verdim. Haftada 2 kez uygulayın. Yalnız kullanmadan önce cildinizin iyice temizlenmesi gerekir.

Maya ve süt 3 yemek kaşığı sütü biraz ılıtın ve 1 paket mayayı ekleyin ve kremsi karışım elde edince yüz ve boyuna uygulayın 15-20 dakika bekletin. Daha sonra ılık su ile durulayın,

Maya, bal ve zeytinyağı 1 şeker kaşığı zeytinyağını ılıtın. Maya ve 1 çorba kaığı balı karışırın. Zeytinyağını ilave edin. Elde edilen bulamacı yüzünüze sürün. Maske sertleşince, parmaklarınız yardımıyla çıkarın ve ılık suyla yüzünüzü yıkayın.

Maya, süt, keten tohumu ve badem yağı 1 paket mayaya bir tutam ezilmiş keten tohumu ve 3-4 damla badem yağı, biraz da süt ekleyin, karıştırın. Hemen, katılaşmadan yüzünüze sürün. 15-20 dakika sonra yıkayın.

Maya ve şeker Mayaya şeker ilave edince hergün kullandığınız yüz kremleri gibi bir krem elde edeceksiniz. Bir küp mayayla bir çorba kaşığı şekeri karıştırın, iyice çırpın. Yaklaşık 15 dakika yüzünüzde bekletin.

Maya ve buğday tohumu yağı 2 çay kaşığı buğday tohumu yağı ve 1 yumurta sarısını, 1 paket maya ile karıştırın. Maskeden sonra ılık su ile durulayın.

El kremine maya takviyesi El kreminize 1 taze maya katın iyice karıştırın. Ellerinize sürün ve yarım saat bekletin.

Mayanın gençlik mucizesine düzeni kullanımının ardından 2 ay sonra tanık olacaksınız.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aloe Veranın 10 Muhteşem Faydası

Aloe-vera[1]

Aloe Vera  günümüzde çeşitli ev yapımı ilaçların hazırlanmasında kullanılan çok önemli bir maddedir, hem ağızdan, hem de cilde sürerek kullanılabilir. Aşağıda sizlere aloe verayı nasıl kullanabileceğinizi anlatacağız.

1. Cildi tedavi eder

Bu doğal maddenin en özel kullanım alanlarından birisi cilt bakımıdır. Yara etrafındaki kan dolaşımını arttırdığı ve iyileşme süreçlerini belirgin olarak hızlandırdığı için yanık ve yaralarda kullanılır.

Bunun yanısıra, cildi UV ışınlarından korumada büyük rol oynar. Kendinizi korumak için güneşe çıkmadan birkaç dakika önce aloe vera kremi uygulayın.

2. Kabızlığı giderir

kabızlık1

Aloe Vera özsuyu ishal oluşturarak bağırsakları temizlemek ve vücudu arındırmak için önerilir. Ancak bunu sık kullanmamak gerekir çünkü sık kullanım sonucu bağırsaklardaki etkinliğini kaybeder.

3. Ağızdaki sorunları giderir

Aloe vera posası ülser, dişeti iltihabı ve stomatit denen ağız içi iltihaplarını birkaç basit adımda giderir: aloe verayı ezip ağzınıza sürmeniz yeterlidir. Yarayla temas ettiğinden emin olun. 

4. Bağırsaktaki problemlerle savaşır

bagirsak

Eğer bağırsak rahatsızlığından muzdaripseniz, mide yanmasını ve hazımsızlığı önleyecek bir tarifimiz var: bal, portakal suyu, bir çorba kaşığı aloe vera ve bir bardak suyu karıştırın. En iyi sonucu almak için her gün kahvaltıdan önce için.

5. Akne oluşumunu önler

İçerdiği iltihap sökücü özellikleri sayesinde aloe vera akneye karşı olağanüstü bir ilaçtır.  Aloe vera içeren bir sabun, krem ve losyonu sabah akşam kullanın. Bu sadece sivilcelere iyi gelmekle kalmaz, yüzünüzde biriken yağ miktarını da kontrol eder. Aynı şekilde sivilceleriniz üzerine süreceğiniz aloe vera jeli şişliği azaltacaktır.

Akneli bölgelere cildi yumuşatmak ve yenilemek için de aloe vera jeli uygulayabilirsiniz. 

6. Selüliti azaltır

selülit

Aloe veranın dermatolojik olarak çok büyük faydaları olduğundan selülite karşı yaygın olarak kullanılır. Tek başına pek güçlü bir tedavi olmadığını belirtelim, elbette ki beraberinde spor yapmalı, düzenli olarak bacak masajı yaptırmalı ve dengeli beslenmelisiniz.

7. Saça faydalıdır

Aloe vera, cildi güneşten koruduğu gibi saçı güneşten ve kafa derisini UV ışınlardan korur.  Saç kurutma makinesi, saç düzleştirici gibi günlük saç yıpratıcı etkenlerden, yağmurdan, kuruluktan saçı korur ve daha parlak ve daha ipeksi olmalarını sağlar.

8. Kepeği yok eder

kepek

Saçınızı aloe vera ile yıkamak derideki kepeği uzaklaştırır, yani tek yapmanız gereken, kepeği tamamen uzaklaştırmak için saçınızı taramaktır. Birkaç uygulama sonrası farkı göreceksiniz.

9. Mükemmel bir rahatlatıcıdır

Aloe Vera kafa kaslarını gevşeten anestetik özelliklere sahiptir. Saçınızı her yıkadığınızda kafa derinize iyice masaj yapın. Stresinizi alacaktır.

10. Zayıflamada etkilidir

zayıflama-rehberi

Bu bitkinin temizleyici özellikleri sayesinde aloe vera zayıflamada harika etkiler gösterir. Limon ile karıştırırsanız detoks edici özelliklerinin yanında arındırıcı özelliklerini de elde edeceksiniz. Bu nedenle aşağııdaki malzemelerle bir meyve suyu hazırlamanızı tavsiye ederiz:

  • 1 orta boy aloe yaprağı, dikenleri alınıp parçalara ayrılmış şekilde
  • 1 çorba kaşığı bal
  • 1 limonun suyu

Tüm malzemeyi karıştırıp süzün. Sabah kalkar kalkmaz için. böylece kahvaltıya başlayana dek sindirmiş olursunuz. Daha etkili sonuçlar için sağlıklı beslenin ve haftada en az 3 kez spor yapın.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tırnaklarınızdaki Kırılma ve Çatlama Varsa Aman Dikkat…Bunlar Size Gönderilen Uyarı Mesajlarıdır…

12039724_10156049814060557_2841771981119603151_n[1]

TIRNAK KIRILMASI OLAN İNSANLAR  NASIL BESLENMELİ?

Yıpranmış ve kırılmış tırnaklarınızı beslenme düzeninizde yapacağınız birkaç değişiklikle güçlendirin.

Beslenme düzeniniz vücudunuzun devamlılığını etkileyen en büyük faktör. Tükettiğiniz besinler sadece vücudunuzun içini değil dışını da etkiliyor. Tırnak ise vücudunuzun sinyallerini size ileten aracılardan sadece biri, tırnakalrınızdaki kırılma, çatlama ve yıpranma ise size gönderilen uyarı mesajları.

EN AZ 2 LİTRE SU TÜKETİN

Tırnaklarınızın kırılma sebeplerinden biri de vücudunuzun susuz kalmış olması. Su vücudunuzun ihtiyaç duyduğu minarellerin pek çoğunu sağlarken bağışıklık sisteminizi ve cilt sağlığınızın denetiminde görev alıyor.

Günlük su ihtiyacı kişiye göre değişir ve kiloyla doğru orantılıdır, bu yüzden günde 2 litrelik su içme limitinizi kilonuza göre arttırmanızda fayda var.

VÜCUDUNUZ VİTAMİNSİZ KALMASIN

Vitaminler büyüme, hücre yenilenmesi ve enerji üretimi gibi vücudunuzdaki fizyolojik olayların sürdürülebilmesi için gereklidir. Vücudunuzdaki tırnaklarınızın güçsüz kalmasına sebep olur ve tırnaklarınızda yırtılma ve kırılma meydana gelir.”

“A VİTAMİNİ İÇİN NELER YEMELİ

Yalnızca hayvanlarda bulunan ve yağda eriyen doymamış bir alkoldür. Sütte, yumurta sarısında, ton ve morina balıklarının karaciğer yağında (balıkyağı) bulunur. Havuç ve havuç benzeri sarı-turuncu renkli sebzelerde A vitamininin ön maddeleri vardır.

DEMİR EKSİKLİĞİ İÇİN NELER YEMELİ

-Karaciğer, kırmızı et, tavuk, balıketi ve yumurta
– Üzüm ve pekmez
– Kuru baklagiller
– Kuru kayısı, kuru üzüm, kuru dut gibi kuru meyveler
– Yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı)
– Fındık, fıstık ve susam

KALSİYUM EKSİKLİĞİ İÇİN NELER YEMELİ?

Süt, peynir, yoğurt, brokoli, lahana ve portakal suyu

ÇİNKO EKSİKLİĞİ İÇİN NELER YEMELİ

Et, karaciğer, deniz ürünleri (özellikle istiridye), buğday tohumu, bira mayası, balkabağı çekirdeği, yumurta, toz hardal

KAYNAK: SAĞLIKLA KAL facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kolitle Başedebilmek İçin Öneriler

Kalın bağırsak iltihabı, kolonların veya kalın bağırsağın iltihaplanması sonucu oluşur. Bu durumun birçok acı verici belirtisi olabilir. Bazı durumlarda kalın bağırsağı rahatlatmak veya tedavi etmek için ilaç tedavisine ihtiyaç duyulabilir. Doğal ilaçlar da iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Şimdi de kalın bağırsak iltihaplanmalarının çeşitleri, en yaygın belirtileri ve iltihaplanmanın çeşidi ne olursa olsun ağrılarınızı azaltacak ev yapımı ilaçlar hakkında bazı bilgiler vereceğiz.

Kalın bağırsak iltihaplanmasını ne tetikler ve belirtileri nelerdir?

Temel olarak iki çeşit kalın bağırsak iltihaplanması türü vardır: ilerlemiş ve kronik. İlerlemiş olan daha çok bakteri ve virüs yoluyla oluşurken, kronik kalın bağırsak iltihaplanması ise çeşitli sebeplerden dolayı ortaya çıkar (stres, huzursuz bağırsak sendromu, otoimün hastalıklar vb.). Aşağıdaki belirtilerin birini veya daha fazlasını kendinizde görüyorsanız muhtemelen kalın bağırsak iltihaplanmasının bir çeşidinden muzdaripsiniz demektir. İşte o belirtiler:

  • İlerlemiş veya kronik karın ağrıları, veya dalga dalga gelen ağrılar
  • Bağırsaklarda meydana gelen kramplar
  • İshal
  • Flatülans
  • Rektal idrar zorluğu (sürekli olarak bağırsakları harekete geçirme hissi)
  • Dışkıda görülen sümüksü tabaka veya kan
  • Ateş
  • Baş dönmesi veya kusma

Bu belirtileri görüyorsanız doğru teşhis için bir doktora başvurmalısınız. Doğal ilaçlar kalın bağırsak tedavisinde işe yarasa da, doktorunuz gerekli görürse bir çeşit ilaç tedavisine de başlayabilir.

Sıvıya dayalı beslenme şekli

Kalın bağırsak iltihaplanması kendisini sıvı ishal olarak dışarıya vuruyorsa özellikle katı gıdalardan kaçınmalısınız. Vücudunuz için yeterli mineral desteğini de sağladığınızdan emin olarak 3-4 gün boyunca sadece sıvı gıdalar tüketmelisiniz. İshalinize çare olacak bazı ev yapımı ilaçlar:

Pirinç suyu: Büyükannelerimizin ev yapımı ilaçlarından bir tanesidir. Pirinç suyunu hazırlamak için 1 fincan pirinci 6 fincan suyun içinde pirinçler yumuşayana kadar kaynatın. Suyunu süzerek ılık veya soğuk içebilirsiniz.

papatya

  • Papatya Çayı: Papatyanın iltihaplanma karşıtı bir etkisi vardır ve bu da onu kalın bağırsak iltihaplanmasına karşı mükemmel bir ilaç yapar. Geniş bir kapta papatyaları suyla kaynatın. Soğuduktan sonra bardakta servis edebilirsiniz. Tatlandırmak için şeker yerine bal veya şeker otunu tercih edin.
  • Lahana suyu: Birkaç lahana yaprağını suda 10 dakika kadar kaynatın. Soğumasını bekledikten sonra için.

Tatsız yemekler

Belirtileriniz azalmaya başladığında katı gıdaları da yemek listenize yavaş yavaş alabilirsiniz. Pirinç, pişmiş mısır unu, yağsız et, yoğurt ve az yağlı peyniri bu listeye dahil edebilirsiniz. Bağırsaklarınızın nasıl tepki verdiğini görmek adına az miktarda eklemeler yapın. Diğer alternatifler arasında elma kompostosu ve pişmiş havuç sayılabilir. Bağırsaklarda oluşturduğu alkalin etkisi sayesinde bu gıdalar kalın bağırsak iltihaplanması için doğal ilaç görevi görürler.

Şekerlerden kaçının

Bağırsaklarınız iltihap kaptığında görevlerini tam olarak yerine getiremezler. Bu sebeple iltihaplanmayı tetiklemeyen yumuşak gıdaların yemek listenizde yer alması oldukça önemlidir. İltihaplanma belirtileri gösteriyorsanız işlenmiş şeker (kek, çikolata, şeker) ve beyaz ekmekten kaçınmanız sizin yararınıza olacaktır. Bununla birlikte mevsimsel gıdalar, alkol, kahve ve gazlı içeceklerden kaçınmalısınız. Stres, sinir ve huzursuz bağırsak sendromundan kaynaklanan iltihaplanmalar için de size rahatlatıcı egzersizler tavsiye ediyoruz. Yoga ve meditasyon size bu konuda yardımcı olabilecek aktiviteler arasındadır. Son olarak, hastalık belirtileri hala devam ediyorsa mutlaka bir doktora başvurmayı unutmayın

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karadutun İnanılmaz Faydaları…

645761[1]

Karadutun faydaları saymakla bitmiyor. Doktorların önerdiği karadut faydaları ile listenin başında geliyor. Karadut kansızlığa ve dişlere derman.

Karadutun faydalarının başında kansızlığı gidermesi geliyor. Nisan ve Mayıs aylarında çiçek açan karadutun faydaları aslında saymakla bitmiyor.

İçerdiği vitamin ve minarellerle sağlık saçan karadut bir çok rahatsızlığa da iyi geliyor. Mevsimi olmadığında karadut çayı içmek ya da kurutulmuş karadut yemek de aynı etkiyi veriyor.

Son zamanlarda Mehmet Öz gibi birçok doktorun favori besinleri listesinde olan karadutun suyu da %100 doğal haliyle tezgahların ön sıralarında görünmeye başladı.

Peki tam olarak nelere iyi geliyor? İşte karadutun faydaları…

*İçerdiği flavonoidler sayesinde kalbi koruyucu, yaşlanmayı geciktirici etkisi bulunuyor.
*Sadece bir kabın üçte birini dolduracak kadar karadut, dört gram protein içeriyor ve bir kabın üçte birini dolduracak kadar karadut, günlük lif ihtiyacının yüzde 20’sini karşılıyor.
*Kronik gastrit ve hepatit tedavisinde kullanılabiliyor.
*Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım ediyor. Özellikle yemekle birlikte yenildiğinde hazmı kolaylaştırıyor.
*Diğer meyvelerin yarısı kadar şeker içermesinin yanı sıra şekerin sindiriminin önüne geçiyor. Bu sayede diyabeti önlediği düşünülüyor.
*Karaciğeri kuvvetlendiriyor.
*Halsizliği, aşırı yorgunluğu gideriyor.
*Saçların ve dişlerin güçlenmesini sağlıyor.
*Sindirim sistemi kronik hastalığına faydalıdır.

Aç karnına yenirse kabızlığı gideriyor ve hatta ishal yapabiliyor, bağırsak kurtlarını düşürmeye de yardımcı oluyor.

*Öksürüğü gidermeye yardımcı oluyor.
*Kansızlığa iyi gelir.
*Kan basıncını düşürüyor.
*Mide salgılarını arttırıyor
*Uykusuzluğa iyi geliyor.
*Ateş düşürüyor..
*Ağız, bademcik, boğaz iltihabı ve diş eti hastalıklarına karşı fayda sağlıyor.

kaynak: sağlık bilgisi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çocuklarınıza Keçi Sütü İçirin..

keçi-sütü[1]

Pek çoğumuz keçi sütünün satıldığını bile bilmeyiz. Bu yüzden ülkemizde fazla tüketilmez. Oysaki keçi sütü anne sütüne en yakın olan süttür. Doğal olan her besinin şifa dağıtması gibi keçi sütü de şifalar dağıtmaktadır. Diğer sütlere nazaran içerdiği bol muhteviyatı nedeni ile doktor reçetelerinde bulunmayı hak ediyor. Yazımızı okuduğunuzda keçi sütünün faydaları hakkında birçok bilgi öğrenecek ve ‘ keçi sütünü en yakın nereden temin edebilirim’ sorusunun cevabını arayacaksınız. Şifalı olması temennisi ile…

Keçi sütünün özellikleri

Keçi sütü, inek sütü gibi içimlik süt olarak tüketilebilme özelliğine sahiptir.
Keçi sütü homojenize özelliğine sahip olduğu ve içinde çok sayıda küçük yağ molekülü bulunduğu için kolay sindirilir. Bu sebeple yaşlı ve çocukların beslenmesinde önemli role sahiptir.
Keçi sütü proteinleri diğer sütlerdeki esansiyel yani dışarıdan alınması gereken proteinlerden daha fazla bulunmaktadır. Bu durum, inek sütü kullanması sakıncalı olan bebeklerde alternatif sağlar.
Fosfor elementini kayda değer derecede bulundurmaktadır. Bu durum et ve balık tüketmeyen kişilerde önem taşımaktadır.
İnek sütüne nazaran keçi sütü anne sütüne daha yakın benzerlik gösterir.
Keçi sütündeki kalsiyum anne sütündekinden 4 kat daha fazladır.
Keçi sütünün, vitamin A, fosfor, magnezyum ve selenyum miktarı açısından da anne sütüne daha yakındır.
Bakteri oranı diğer sütlere göre daha azdır. Tüberküloz ve brusellos gibi patojenler de görülmemektedir.
Keçi sadece doğal yollardan yani ağaç yaprakları ve ot yediği için eti ve sütü de doğaldır. İnekler ve koyunlar gibi yem yemez.
Maraş dondurmasının en önemli özelliği de keçi sütü kullanılarak yapılmasıdır.

KEÇİ SÜTÜNÜN FAYDALARI

Sindirim rahatsızlıklarında mide asitlerini dengeler, bağırsak sağlığınızı korur.
Astım,
Alerji yapmaz.
Sindirim sistemi rahatsızlıkları,
Hazım sorunları,
Cilt hastalıkları,
Bebek egzamaları,
Varis,
Canlıda iltihaplanmayı önleyici,
Diş ve kemikler için iyi bir kalsiyum kaynağı,
Geceleri oluşan öksürük nöbetleri,
El, yüz ve cinsel organlardaki egzamaları yok eder,
Bebeklerde ani ölümlerin önüne geçilmesi
İlaçların kullanılmasını gerektiren hazım sorunlarında ve peptik ülserlerin tedavisinde yarar sağlar.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HUZURSUZ BACAK SENDROMUNUN BİLİNÇALTI NEDENLERİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

papatya-cayi[1]
-Planlanan şeyleri hayata geçirememek.
-Zamanı ve enerjiyi boşa harcamanın suçluluk duygusu.
-Monoton yaşamdan sıkılmak ama birşey yapamamak.
-Sorumluluk taşımak istememek.
-Vücudda biriken stres yükü.
– Bazı aile bireylerine duyulan bilinçaltı tepki şeklindedir.

Önerilen Tedavi Yöntemleri

Yürümek ve germe hareketleri: Huzursuz bacak sendromu belirtilerini hafifletmek için en etkili yollardan biri yürüyüş yapmaktır. Düzenli yürüyüşler yapılabilir. Gün boyunca orta dereceli egzersizler ve açma germe hareketleri yapılabilir. Bu egzersizler özellikle aşil tendonu, uyluk ve baldır bölgesindeki ağrıların hafifletilmesi için yapılabilir.

Sıcak ya da soğuk kompres: Isıtma pedleri ya da sıcak banyolar ve sıcak kompresler bazı kişilerde huzursuz bacaklar sendromu belirtilerini rahatlatır. Bazılarında ise buz torbası ve soğuk duş etkili olmaktadır. Kişi ağrılarına hangi uygulamanın iyi geldiğini deneyerek bulabilir.

Masaj yaptırmak: Rahatlatıcı bir ayak masajı huzursuz bacak sendromu belirtilerini hafifletmeye yardımcı olabilir.

Kas masajı: Kas gerginliklerini gidermek için de masaj yapılabilir. Bu şekilde kaslar yumuşatılır. Masaj kan akışını hızlandırır ve ağrıyı gidermeye yardımcı olur.

Papatya çayı huzursuz bacağa iyi gelirmi: Papatya çayı yatıştırıcı ve sakinleştirici etkisi ile huzursuz bacak sendromu belirtilerini hafifletmek için kullanılabilir.

Zihni meşgul etmek: Beyni uyarmak oldukça önemlidir. Kitap okumak ya da su doku gibi bulmacalar çözmek zihnin meşgul olmasını sağlayabilir.

Rahat bir yatakta uyumak: Uyunan yer de uyku kalitesini etkileyebilir. Kanepede ya da rahatsız bir yerde uyunduğunda bacaklarda ağrı ve yanma hissi oluşabilir.

Huzursuz Bacak Sendromuna İyi Gelen Besinler Tüketilmeli: Özellikle Çörekotu, ıspanak, ve diğer yeşil yapraklı sebzeler gibi demir açısından zengin yiyecekler huzursuz bacak sendromunun gece nöbetlerini önemli ölçüde gidermektedir. Magnezyum bakımından zengin gıdalar da huzursuz bacağa iyi gelmektedir.

Huzusuz Bacak Sendromuna Neden Olan Yiyecekler ve İçecekleren Uzak Durmak: Özellikle kafeinli içecekler, alkol, nikotin, aşırı egzersiz yapmak, mide bulantısı ilaçları, antihistaminik ilaçlar, antidepresanların bazıları gibi bir takım etkenler huzursuz bacak sendromunu tetiklemektedir.

Huzursuz bacak sendromu söz konusu ise kişiye özel uygun bir check-up yaptırılması önerilir. Bacak ağrılarının nedeni tam olarak bulunmalıdır. Huzursuz bacak sendromu ciddi uyku sorunlarına neden olabilir. Çok ciddi bir hastalık olmasa da uzun vadede kişinin genel sağlığını olumsuz etkileyebilir. Huzursuz bacak sendromuna bağlı ağrılar siyatik ve diğer hastalıklara bağlı ağrılar ile karıştırılabilir. Öncelikle bir doktora başvurulması gerekir. Huzursuz bacak sendromu için ilaç tedavilerinin yanı sıra bitkisel çözümler de uygulanabilir. Bitkisel çaylar tüketilebilir. Papatyanın yanı sıra rezene ve adaçayı gibi bitkisel çaylar tercih edilebilir. Eğer bacaklarda şiddetli ağrı, yürümede güçlük ya da bacaklarda cilt üzerinde morarmalar oluşuyorsa mutlaka en kısa süre içerisinde bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çinli Uzmanlara Yüzündeki Aknenin Yerini Söyle, Sana Sebebini Ve Tedavisini Söyesinler…

Akneleriniz Sağlığınız Hakkında Ne Diyor?

Çin tıp ilmine göre, aknelerin tipine ve yüzünüzde çıktıkları yere bağlı olarak, vücudunuzda neler olup bittiğini söyleyebiliriz.

Akneleriniz Sağlığınız Hakkında Ne Diyor?

Akne, yağ bezlerinin normalden fazla yağ üretmeleri; gözeneklerin tıkanarak, ölü derilerin hapsolması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu durum oluştuğunda, sivilceden siyah noktaya uzanan ihtimallerden biri ile karşılaşırız.

Akne, genellikle, hormon değişiklikleri ile ilişkilidir. Örneğin, ergenlik, adet, hamilelik, doğum kontrol hapı kullanımı ve stresli dönemlerde akne oluşumu görülür. Çinli tıp bilimcilerine göre, akneler, çıktıkları yere göre vücut içinde farklı bölgelerdeki problemlere işaret edebilmektedirler. Öncelikle, nasıl bir sorununuzun olduğunu değil, aknenin tipini ve yüzünüzde çıktığı yeri belirleyin.

Üst Alında Çıkan Akne

Bu bölgede çıkan akneler, sindirim sistemi veya idrar torbası rahatsızlıklarına işaret ederler.

Ne Yapmalıyım?

  • Su tüketimi, vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı olur, dolayısıyla tükettiğiniz su miktarını arttırmak ve ayrıca yediklerinizi de tekrar gözden geçirmek iyi bir fikir.
  • Gazlı meşrubat ve kafeinli içecek tüketiminizi azaltın. Bunlar yerine bitki çayları, özellikle de yeşil çay tüketebilirsiniz.
  • Daha az çikolata yiyin, meşrubat ve atıştırmalık tüketiminizi azaltın ve bunlar yerine daha çok su için ve haşlanmış lahana, pişirilmiş elma gibi, vücudun toksinlerden arındırılmasına yardımcı olacak yiyecekleri daha fazla tüketin.
  • Her gece, en az sekiz saat gece uykusu uyuyun.
  • Mümkünse açık havada, her gün 20-30 dakika kadar egzersiz yapın.
  • Daha az kaygılanmak için, rahatlama tekniklerine başvurun.
  • Cildinizi ve saçlarınızı iyice yıkayın.

Alt Alında Çıkan Akne

stres

Bu bölgede çıkan akne, kalp ile ilgili rahatsızlıklara işaret ediyor olabilir. Kalp, tüm vücuda kan pompalayan, iri ve ağır bir organ. Yetersiz beslenme, hareketsizlik, zihinsel veya fiziksel stres sonucu, sadece birkaç sivilceye sahip olmazsınız; aynı zamanda, tüm vücudunuz bundan etkilenebilir. Kalbinizi sağlıklı tutmak demek, düzenli egzersiz yaparak kardiovasküler sisteminizi sağlamlaştırmak, sağlıklı beslenmek ve stresten uzak durmak demektir.

Ne Yapmalıyım?

  • Düzenli egzersiz yapın.
  • Günlük en az sekiz bardak su tüketin.
  • Sağlıklı bir diyet benimseyin, yüksek lif ve düşük yağ oranı olan besinleri tercih edin.
  • Sigarayı bırakın.

Kulaklarda Çıkan Akneler

Bu bölgelerdeki akneler, böbreklerde varolan bir soruna işaret ediyor olabilir. Böbrekler sağlıklı bakılmadıklarında, kulaklarda ağrılı, acılı sivilce oluşumu olabilir.

Ne Yapmalıyım?

  • Daha fazla su için.
  • Fazla tuz ve kafeinden kaçının.
  • Maydanoz ve su gibi diüretikleri tüketerek, böbreklerinizi temizleyin.

Göz Çevresi, Orbital Bölge ve Kaşlar Arasında Çıkan Akne

karaciger

Bu bölgede oluşan akne, karaciğer problemlerine işaret ediyor olabilir. Kaşlar arasında oluşan, yağlılık, kırmızılık, derinin soyulması ve siyah noktalar; temizlenmeye ihtiyaç duyan, aşırı çalışmış bir karaciğerin göstergesi olabilir.

Ne Yapmalıyım?

  • C vitamini oranı yüksek meyve ve sebzeleri tüketin (kivi, tatlı biber, portakal).
  • Gece geç saatlerde, özellikle de yatağa gitmeden önce, yemek yemekten kaçının. Bu vakitlerde yenen yemekler, verimli bir şekilde sindirilemezler ve bu da vücutta toksinlerin birikmesine sebep olur.
  • Yağ, şeker, yağlı yiyecekler, alkol ve özellikle laktoz tahammülsüzlüğünüz varsa, süt ürünleri tüketiminizi azaltın.
  • Sarımsak, greyfurt, yeşil çay, havuç, pancar, yeşil yapraklı sebzeler, limon ve misket limonu gibi besinler, karaciğeri temizlemek için en ideal besinlerdir.

Yanaklarda Çıkan Akne

Bu bölgede oluşan akneler, akciğer ve solunum sistemi problemlerinin göstergesi olabilir. Yanaklarda oluşan akneler; sigara, astım, alerji ve solunum yolu enfeksiyonları gibi sebeplerden dolayı oluşabilirler.

Ne Yapmalıyım?

  • Sigarayı bırakın, pasif içici olarak dahi bulunmayın.
  • Egzersiz yapın.
  • Kirli alanlardan uzak durun.
  • Sağlıklı akciğerler için tüketebileceğiniz en ideal besinler; kıvırcık lahana, brüksel lahanası ve kabaktır.
  • Kepek, pirinç ve taze sebzeleri, besin diyetinizde bulundurun.
  • Balkabağı ve taze fasulye gibi besinleri daha fazla tüketin.
  • Aşırı yemekten kaçının.
  • Fast food, abur cubur, gazlı içecekler ve yapay tatlandırıcılardan uzak durun.
  • Mango, şarap ve deniz ürünlerinden uzak durun.
  • Şeker tüketiminizi azaltın.

Çene Kenarlarında Çıkan Akne

migren

Bu bölgede çıkan akneler, genellikle hormonal problemlere işaret ederler. Çene kenarlarında akne oluşuyorsa, buna özellikle adet dönemlerinde oluşan, hormonal dengesizlik sebep oluyor olabilir. Bazen de, duygusal veya fiziksel stres de, hormonal dengesizliğe sebep oluşturabilir.

Ne Yapmalıyım?

  • Yatmadan önce yemek yemekten kaçının.
  • Daha fazla taze meyve ve sebze tüketin.
  • Daha fazla uyuyun ve dinlenin.
  • Günlük en az 20 dakika egzersiz yapın ve vücudunuza rahatlaması için masaj yapın.
  • Meyankökü, Çin manolyası, fesleğen, maca kökü, kırmızı frambuaz yaprağı ve yeşil çay gibi hormonal dengeyi sağlamaya yardımcı olan bitkileri tüketin.

Çenede Çıkan Akne

Bu bölgede çıkan akne, çoğunlukla, mide ve bağırsak problemlerine işaret eder ve yetersiz beslenme veya besin allerjilerinden dolayı oluşabilir. Sağlıksız yiyecekleri beslenme diyetinizden çıkarın.

Ne Yapmalıyım?

  • Daha fazla taze meyve ve sebze tüketin.
  • Daha fazla dinlenin.
  • Su tüketiminizi arttırın ve daha fazla lifli gıda tüketin.

Göğüs ve Boyunda Çıkan Akne

boyun

Bu bölgelerde oluşan akneler genellikle stres kaynaklıdır. Bunun için, strese sebep oluşturan öğeleri bulup ortadan kaldırmak önemlidir. Evde ve işte sakin olmanız gerekmektedir.

Ne Yapmalıyım?

  • Yaşamınızda size stres veren durumlardan uzak durmaya çalışın.
  • Konforlu hissedeceğiniz kıyafetler giyin.
  • Daha fazla su için ve enfeksiyonlarla savaşmak icin C vitamini tüketin.
  • KAYNAK: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Mısır Ekmeğinin Yararları ve tabiki ev yapımı tarifiyle

12003031_10156042223830557_6934560971339529987_n[1]

Ben ekmeğin hiç bir türünü yemem biri hariç.
Mısırdan yapılan her şey gibi, mısır ekmeğine de bayılırım…hele beyaz peynir ve dere otlu ev yapımı olanlarına smile ifade simgesi

Mısırın kullanım tarihi köken olarak Amerika kıtasına dayansa da uzun yıllardır ülkemizde de mısır ve mısırdan yapılan besinler yaygın olarak tüketilmektedir. Özellikle mısır unu kullanılarak yapılan mısır ekmeği tercih edilen besinlerin başında gelmektedir. Farklı şekillerde yapılan mısır ekmeği genel olarak mısır ununa tuz ve şeker eklenip mayalanmasıyla yapılmaktadır.

Mısır ekmeğinin tüketilmesi insanlar için faydalı olmaktadır, çünkü mısırın insanlara sağladığı birçok fayda bulunmaktadır.

Mısır ekmeğinin insanlara sağladığı faydalar nelerdir?

Öncelikle mısır ekmeği yapısında bulundurduğu enerji ile kalori ihtiyacının giderilmesine yardımcı olmaktadır. Genel olarak karbonhidrat ağırlıklı bir besin olmasına rağmen, diğer ekmeklere nazaran daha fazla proteini içeriğinde barındırmaktadır.
İnsanlar için faydalı olan lifleri de içeriğinde bulundurmaktadır. 100 gramın yaklaşık olarak 1 gr lif bulunmaktadır.

Mısır ekmeği mısır yağını barındırdığı için, bu sayede kolesterol seviyesinin normal seviyede kalmasına yardımcı olmaktadır. Ayrıca mısır yağı cilt için de önemli yararlar sağlamaktadır.

İçeriğinde bulunan magnezyum minerali sayesinde bağırsaklara büyük fayda sağlamaktadır.
İnsanların ihtiyaç duyduğu B1, B2 ve E vitaminlerini yapısında içermektedir. Günlük tüketim ile bu vitaminlere olan ihtiyaç kolay bir şekilde giderilmektedir.

Mısır ekmeğininin tüketilmesi sağlık için bir problem teşkil etmez, aksine önemli kazançlar getirmektedir. Fakat, aşırı derecede mısır ekmeği tüketilmesi ya da ana besin olarak uzun süre mısır ekmeği yenmesi, ileriki dönemlerde problemler meydana getirebilemektedir. Bu yüzde aşırı derece mısır ekmeği tüketilmemesi gerekmektedir.

Tarifimize gelecek olursak:

Malzemeler,
2,5 su bardağı keçi sütü
1 adet organik yumurta
2 su bardağı organik mısır unu
1 su bardağı organik sade un
1 Türk kahvesi fincanı zeytinyağı
1 çay kaşığı karbonat
5 çay kaşığı bal
2 dilim beyaz peynir
2yemek kaşığı ince kıyılmış dereotu

Hazırlanışı

Beyaz peyniri orta büyüklükte doğrayın.
Derin bir kaba yumurta, süt, tuz, bal, yağ ve karbonat alıp karıştırın.

Mısır unu ve sade unu ekleyip karıştırmaya devam edin.

Beyaz peynir, dereotunu ilave edip karıştırın.
Hamuru yağlanmış kek kalıbına dökün.

Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 50 dakika pişirin.

Afiyet olsun

kaynak: facebook sağlıkla kal sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

KESME TAHTALARI TUVALETLERDEN BİLE DAHA KİRLİDİR! PEKİ NASIL DEZENFEKTE ! İŞTE BİR KAÇ TARİF. …

a705p[1]

Restoranlarda tahta kaşık ve ahşap kesme tahtası yasaktır. Hepimizin evinden en az birkaç adet bulunan bu kullanışlı mutfak ekipmanlarının temizliği ve hijyeni sağlıklı bir ev açısından son derecede önemli. Zaman içinde çizilen ahşap kesme tahtaları ve tahta kaşıkların aralarına ciddi bakteriler nüfuz edebilir. Aslında önerilen balık, kırmızı et, beyaz et ve diğer gıdalar için ayrı ayrı kesme tahtası kullanmak olsa da hiçbirimizin evinde 4 tane kesme tahtası yoktur. Bu yüzden her çiğ et/tavuk/balık gibi bakteri üretebilecek gıdaları kullandıktan sonra plastik veya ahşap kesme tahtalarımızı dezenfekte etmeliyiz.

Tarif 1:

-Birkaç çimdik limon tuzu

-Bir limonun yarısı.

Önce tuzu kesme tahtasına serpin limonum suyunu üzerine doğru sıkın. Limonun iç kabuğu ile iyice ovun birkaç dakika bekleyip iyice durulayın.

Tarif 2:

-Birkaç çimdik limon tuzu

-Biraz sirke

Önce tuzu serpin sirkeyi üzerine azar azar dökün biraz bekleyin iyice durulayın.

Tarif 3:

Yukarıdaki tarifler bana % 100 hijyen hissettirmedi diyenler için ise dezenfektan görevi gören boraks tavsiye ediliyor.

-Birkaç çimdik boraks (Aktarlarda veya internette bulunabilir)

-Biraz sirke veya limon.

Boraksı kesme tahtasına yayın, üzerine biraz sirke veya limon suyu dökün. Birkaç dakika bekleyin , ovun ve iyice durulayın.

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kulak Ağrısına Ev Yapımı Çözümler

earache-ES-500x325-copy[1]

Kulak ağrısı özellikle çocuklar arasında çok yaygındır ve anneler için büyük bir sorundur çünkü genellikle bu rahatsızlık için ilaç kullanmaya yanaşmazlar. Bu yüzden, yan etki riski olmadan güvenli bir şekilde ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilecek bazı doğal ilaçları paylaşacağız.

Zeytinyağı

Zeytinyağı, doğal bir yağlama ürünüdür ve kulak ağrısını dindirmede çok faydalıdır. Ayrıca kulakta bulunan tüm enfeksiyonları da giderir ve çok can sıkıcı olabilen kulak uğultusu ve çınlamasını da yok etmeye yardımcıdır. Kullanım şekli çok basittir: tek yapmanız gereken şey dört damla ılık zeytinyağını kulağın içine damlatmak. Bu işlem tercihen geceleri, bir parça pamukla kulak kanalını nazikçe kapatarak yapılır.

Sarımsak

Ağrıkesici ve antibiyotik gücü sayesinde sarımsak, özellikle de enfeksiyondan kaynaklanan kulak ağrısını hızlı bir şekilde dindirebilir. Sarımsak tedavisi de oldukça basittir: iki yemek kaşığı susam yağında, kıyılmış sarımsağı soteleyin. Yağını süzüp ayırın. Tamamen soğuduğunda enfeksiyonlu kulağın içine iki veya üç damla damlatın.

Soğan

Soğan antiseptik ve antibakteriyeldir. Bu yüzden kulak ağrısını çok hızlı ve etkili bir şekilde dindirir. Soğanlı ev yapımı ilacın hazırlanması çok kolaydır: taze soğanı küp küp doğrayın, temiz bir bezin üzerine alın ve kulağın üzerine koyup en az beş dakika bekletin. Bu işlemi günde birkaç kez tekrarlayın.

Zencefil

Zencefil, iltihap sökücü özelliğinden dolayı kulak ağrılarını dindirmede çok faydalı olabilir. Ayrıca çok etkili bir ağrıkesicidir. Bu yüzden; siz veya ailenizden birisi kulak ağrısı çekerse, bu muhteşem ev yapımı ilacı kullanmakta asla tereddüt etmeyin. Zencefilin, iltihaplanmayı azaltma ve ağrıyı dindirmede kullanımı çok basittir. Tek yapmanız gereken şey; kulağın içine üç damla zencefil suyu damlatıp pamukla kapatmak. Dakikalar içinde rahatlatıcı etkisini hissetmeye başlayacaksınız.

Meyan Kökü

Meyan kökü, kulak ağrıları için çok etkili bir ilaç olarak bilinir. Meyan köküyle ilaç hazırlamak için, ilk olarak biraz meyan kökünü iki yemek kaşığı tereyağında ısıtın. Macun kıvamına getirin ve kulağın dış kısmına sürün. Karışım ılık olmalıdır ve iyileşmeyi hissedene kadar kulağınızda kalabilir.

Sizin de fark ettiğiniz gibi kulak ağrısı için ev yapımı çözümlerin hazırlanması gerçekten çok kolaydır, genellikle mutfağımızda bulunan malzemelerle hazırlanırlar ve doğal olarak hiçbir yan etkileri yoktur. Diğer makalelerde de belirttiğimiz gibi, hepsini bir anda kullanmamalı, kendiniz için en uygun olanı seçmelisiniz. Umduğunuz sonuçları alamazsanız, tavsiye edilen ilaçlardan bir diğerini deneyebilirsiniz. Hiçbiri işe yaramazsa derhal bir doktora danışmalısınız çünkü sorun basit bir ağrıdan çok daha ciddi olabilir ve bu yüzden özel tedavi gerektirebilir.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

9 Doğal Kas Gevşetici

9 Doğal Kas Gevşetici

Günümüzde hayat yükümlülükler, stres ve hareketsiz işlerle doludur. Bu da sonsuz sağlık sorununa neden olur. İş kaslara gelince, en çok gerilenler, uzun saatler bilgisayar başında oturmanın sonucu boyun, omuz ve omur kaslarıdır. Tıbbi tedaviye ihtiyaç duymak zorunda kalmamanız için doğal kas gevşetici görevi gören bitkilerin faydalarından yararlanabilirsiniz.

Aşırı Ağrı

Günümüzün şehir hayatında pek çok kişi aşırı ağrıyla karşılaşır. Bir ofiste 9 saat veya daha fazla bir süre geçirmenin doğuracağı sorunlar uzun bir liste oluşturur. Bir de bunun üstüne güneşten uzak olmanız, üstünüzde bir sürü yükümlülüğün olması, doğru bir diyet sürdürememeniz ve kötü bir pozisyonda oturmanız gibi durumları eklediğimizde durum daha da ciddileşir. Stres ayrıca kas spazmlarına ve ağrılarına neden olur, sizin iyi bir uyku çekmenize de engel olur.

Başınızı neredeyse hareket ettirememenize neden olan boyun veya sırt ağrısı günümüzde sıkça rastlanan bir durum haline gelmiştir. Sırtınızda, kalçanızda, genel olarak vücudunuzun tamamında derin bir ağrı hissediyor olabilirsiniz. Bu ağrıları gidermek için masaj yaptırabilirsiniz, sıcak kompres uygulayabilirsiniz veya daha rahat bir koltukta oturabilirsiniz. Ancak bunlar kalıcı çözümler değildir ve ağrılar aslında tedavi edilmediği için bir süre sonra tekrar eski hallerine dönerler. Bu nedenle, kas ağrılarını geride bırakmak için doğal bitkiler ve kas gevşeticilerden faydalanabilirsiniz.

boyun

Bunlar genel olarak, hem kaslarınızın durumunda bir iyileşme sağlamak için, hem de beyninize, midenize ve tüm organlarınıza bir rahatlık sağlamak için bir infüzyon olarak tüketilir. Bunun sayesinde daha iyi dinlenirsiniz, ağrıları geride bırakırsınız ve günlük hayatınızda daha verimli olursunuz.

Neyse ki sizi rahatsız eden kas ağrılarını iyileştirmek için kullanılabilen uzun bir doğal tedavi listesi var. Daha da iyisi, bunların neredeyse hiç yan etkisi yok. Bu da onları ilaçlara göre çok daha sağlıklı kılar, ancak elbette, etkilerini göstermeleri ilaçlara göre biraz daha fazla vakit alabilir. Eğer kalite peşindeyseniz ve ağrılarınızı geride bırakmak istiyorsanız, o zaman bu şifalı bitkileri günlük hayatınızın bir parçası yapın.

Unutmayın ki aynı zamanda sağlıklı ve dengeli bir diyete sahip olmak da büyük önem taşır. Bu, kaslarınızı daha az kasılı olmasını sağlar. Günde 1.500 mg kalsiyum, 1.500 mg magnezyum, 99 mg potasyum ve 3.000 mg C vitamini almanız önerilir.

banyo

En İyi Doğal Kas Gevşeticileri

  • Biberiye: Bu, yemeklere tat ve aroma kazandırmak için mutfaklarda sıkça kullanılan bir baharattır. Bunun aynı zamanda başta bir gevşetici olarak sağlık açısından pek çok faydası vardır. Adet kramplarını veya kas spazmlarını rahatlatmak için bir miktar biberiyeyi suda seyrelterek banyo yapabilirsiniz. Ayrıca eklemlerinize biberiye yağı masajı da uygulayabilirsiniz. Ağrılı veya iltihaplı bölgelere yapılan sıcak kompresler de artritin belirtilerini hafifletir.
  • Kediotu: Bu, boyundaki gerilmeleri rahatlatmak için yüzyıllardır kullanılan bir ottur. Bunun aynı zamanda anksiyete ve uyku sorunlarını kontrol altına almak için sakinleştirici bir etkisi vardır. İsterseniz bir kediotu infüzyonu veya çayı içebilirsiniz. Ancak, bu bitkinin herkes açısından hoş olmayan güçlü bir kokusu olması nedeniyle bunun yerine sağlık ürünleri dükkanlarından edinebileceğiniz doğal hapları da kullanabilirsiniz.

kediotu

  • Papatya: Bu “inanılmaz rahatlatıcı” olarak bilinir. En iyi bilinenlerden ve en sık tavsiye edilen bitkilerden biridir. Kas ağrılarını tedavi etmek için kullanılır, ama aynı zamanda adet krampları, tansiyon, baş ağrısı, anksiyete, stres, gerginlik gibi pek çok durum için de iyi gelir. Gergin kaslarınızı gevşetir ve aynı zamanda krampları da gidermek için iltihap giderici özelliğe de sahiptir.
  • Kedi nanesi: Bu bitki Avrupa’ya has bit bitkidir ve nane ailesindendir. Bu doğal bir rahatlatıcı olarak kullanılır ve aynı zamanda gevşetici özelliği de vardır. Bu, diğer özelliklerinin yanında eklemlerde şişmeleri dindirmeye, gerginlik nedeniyle oluşan baş ağrılarını iyileştirmeye ve yumuşak doku yaralanmalarını iyileştirmeye yarar.
  • Arnavut biberi: Evde genellikle yemek tariflerinde kullanılır, ancak aynı zamanda kas kramplarının neden olduğu ağrıları etkili ve hızlı bir şekilde rahatlatmak ve tedavi etmek için de kullanılabileceği görülmüştür.

arnavut-biberi

  • Turp: Bunun özellikle baharatlı biçimi eski zamanlardan beri kas gerilmesini ve elbette bunun yanında krampları ve ağrıları tedavi etmek için kullanılmıştır. Uçucu turp yağı hazırlamanız veya bunu satın almanız ve ardından bunu sıcak suya katıp banyo yapmanız veya onunla masaj yapmanız gerekir.
  • Yabani kekik: Bu, kekiğe benzer bir bitkidir ve uçucu yağları sayesinde kasları doğal bir şekilde gevşetme yeteneği vardır. Günde istediğiniz kadar tüketebilirsiniz.
  • Passiflora: Ayrıca çarkıfelek olarak bilinen bu güzel bitki, özelliklerini öğrendiğinizde gözünüze daha da güzel görünecektir. Bitkinin yaprakları fitosteroller ve flavonoidler içerir. Bunların her ikisi de antioksidan etkiye sahiptir. Bu bitki ayrıca alkaloitler, uçucu yağlar ve gevşetici ve ağrı kesici etki için diğer maddeler içerir. Bu uykusuzluk, kas kasılmaları, stres, anksiyete, sinirlilik ve benzeri durumları için kullanılır. Bunu bir infüzyon olarak içebilirsiniz.
  • Lavanta: Mavimsi mor renge sahip bu gerçekten güzel çiçek, farklı hastalıklara iyi gelen pek çok özelliğe sahiptir. Örneğin, lavanta yağı en etkili doğal kas gevşeticilerden biri olarak bilinir. Ağrının olduğu bölgeye bu yağla dairesel hareketlerle masaj yaparak kan akışını arttırmalısınız. Ardından sıcak bir duş alın ve hem zihninizi, hem de vücudunuzu dinlendirin. Bu, kaslarınıza dinlenme ve iyileşme fırsatını sunacaktır.
Resimler Unique Hotels, c.e. Delohery, Dennis Wong, Pato Novoa, John Athayde ve Alvaro Galve izinleriyle kullanılmıştır.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Beyaz Saçlar için Soğan Kürü

Beyaz-Saclar-icin-Sogan-Kuru-2zk25btkmu6ehavxre80sg[1]

Beyaz Saçlar için Soğan

Yaş ilerledikçe saçlardaki beyazlama da kaçınılmaz oluyor. Yaşlılığın belirtileri arasında olan beyaz saç, bazı insanlarda psikolojik sorunlara dahi yol açabiliyor.

Peki ama saçlar beyazlamaya başladıysa ne yapmalıyız, nasıl bir yol izlemeliyiz? Sizin de saçlarınıza aklar düşmeye başladıysa aşağıda paylaştığım soğan kürü dikkatinizi çekebilir.

Malzemeler:3 adet orta boy kuru soğan
1 su bardağı su
Sirkeli su
Soğan Kürü Hazırlanışı ve Uygulanışı:

3 tane orta boyutlardaki kuru soğanı blenderdan geçirin.
Bir kaseye aldığınız soğanların üzerine 1 su bardağı suyu ilave ederek karıştırın ve püre haline getirin.
Hazırladığınız bu soğan kürünü saç diplerinize masaj yaparak uygulayın.
Saçlarınıza sürdükten sonra 90 dakika kadar bu şekilde bekletin.
Daha sonra sirkeli suyla saçlarınıza masaj yaparak yıkayın.
Soğan kürünü 2 haftada 6 kere olmak üzere uygulayın.
Zamanla saçlarınızın doğal rengine döndüğünü farkedeceksiniz. Aynı zamanda kafanızda herhangi bir iltihap söz konusu ise antibiyotik etkisi gösteren soğan ile bu dertten de kurtulacaksınız.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »