Çin Tıbbına Göre 140 Yaşına Kadar Yaşamak İstiyorsanız ”Zu San Li” Noktasına Her Gün Basmalısınız…

 

acupuncture-st36-leg-three-miles-zusanli-29625567[1]

zusanli-noktası2-260x260[1]

Efsaneye göre: Üç bin yıl önce Çin İmparatoru Song, adamlarını ülkenin en yaşlı kişisini bulmak için görevlendirir. Görevliler, 90 yaşındaki Li’yi bulup, getirirler. İmparator, uzun yaşamasının sırrını sorunca, “Zusanli noktasını ısıtıyorum”der. Elli yıl sonra İmparator Song yerine Tang geçer.O da ülkenin en yaşlı kişisinin bulunmasını ister. En yaşlı kişiyi arayanlar, bir kez daha Li’yi bulur.140 yaşındaki Li şöyle der: “Ayda bir defa, dolunay çıktığında zusanli noktasını ısıtıyorum.” Siz de bu yaşlı köylü gibi yapın. Zusanli ya da ‘yaşam enerjisi noktası’, ‘dizin üç parmak altında’ dizin pürüzlü derisinin sona erdiği yerdedir. Mümkünse her sabah bu noktaya masaj yapın.
Geleneksel Çin tıbbı, vücudu bir enerji sistemi olarak görür  ve ”Zu San Li Aktivasyon” noktası da ömrü uzatan ve 100 hastalığa iyi gelen çok önemli bir merkezdir…

Bu  sihirli nokta Zu San Li nerede  bulunur? 

Dizkapağı altında yer almaktadır. Yere oturup dizlerinizi kendinize doğru çekin. Dizinizin altında daha yüksek bir alan fark edeceksiniz. Parmağınızı onun üzerine koyup bastırın.

Bu nokta:

  • vücudun alt yarısını kontrol eder
  • gastrointestinal sistem, genital, böbrekler ve böbreküstü bezlerinin çalışması için kısmen sorumlu omurilik aktivitesini kontrol eder;
  • Kan basıncını normalleştirir;
  • glukoz, insülin normalleştirir;
  • tüm vücut iltihabı ortadan kaldırmak;
  • Bağışıklık sistemini düzenler;
  • Sindirimi iyileştirir;
  • gastrointestinal sistemin Cure hastalıkları;
  • Bir inme etkilerini davranın;
  • Hıçkırık
  • Kabızlık
  • İdrar kaçırma tedavi edebildiği hastalıklardan sadece bir kaçıdır…

Bu noktaya basarak  güven geliştirmek , stres ve gerginliği ortadan kaldırmak ve iç uyumu sağlamak mümkün olacak.

Kaynak: rana bağbek forum

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Gece yatarken ayak tabanlarınıza VICKS sürün, ovalayarak yedirin ve çoraplarını giyin. Öksürüğünüz varsa hemen kesildiğini fark edeceksiniz

12038392_506718102828140_6836741102251952867_n[1]

VICKS,

yıllardan beri yediden yetmişe kullanılan bir merhemdir. İçinde bulunan kafur ve mentol sayesinde sürülen noktalarda ki kılcal damarları genişleterek toksin attırır ve ağrıyı azaltır. Ayrıca ökaliptol, terebentin, mentol sayesinde solunum yollarını düzenler, akciğerlerde salgıyı arttırır. VICKS’i sadece solunum yolları için kullanıyorsanız yanılıyorsunuz. İşte, VICKS’in bilinmeyen faydaları ;

Gece yatarken ayak tabanlarınıza VICKS sürün, ovalayarak yedirin ve çoraplarını giyin. Öksürüğünüz varsa hemen kesildiğini fark edeceksiniz. Özellikle gece oluşan öksürükleri bu uygulama hemen durdurur.
Uzun yürüyüşler ve spor sonrası oluşan kas ağrılarında Vicks ağrıyı giderir ve rahatlatır. Bu nedenle ağrıyan kaslarınızın üzerine merhemi yedirerek sürmek çok etkilidir.

Mantar
Ayak tırnaklarınızda tırnak mantarı varsa, Viks’i kullanın. Tırnaklara yaklaşık 2 hafta kadar viks sürdüğünüzde zamanla rengi koyulaşacak ve mantarlar ölecektir. Normal ve sağlıklı tırnaklar çıkmaya başlayacaktır.
Darbe sonucu veya düşme ile oluşan morarmalar da ve şişmeler de kullanılan viks, bölgeyi rahatlatır. Morluklar oluşmaz, şişmeler iner.Baş ağrısında alnınıza süreceğiniz bir miktar viks, basıncı azaltarak ağrıyı hafifletir.
Uyku
Uyku probleminiz varsa, ılık su içine atılan viks’i odanızda bırakın. Viks’in buharı odayı doldurduktan sonra çok rahat uyuduğunuzu fark edeceksiniz.
Enfeksiyon kapmayı önlemek için yaralandığınızda viks kullanabilirsiniz.
Evinizde kedi besliyorsanız, kediler tırmalamayı severler. Kedinizin en çok tırmaladığı alana bir parça viks kullanın. Kokusu kedinizin o noktaya gitmesini engelleyecektir.
Soğuk Algınlığı
Bir kene tarafından ısırıldığınızı fark ederseniz hemen oraya viks sürün. Güçlü olan kokusu kenenin hemen kendini bırakmasını sağlayacaktır.
Sivrisinekler tarafından çok ısırılıyorsanız açıkta kalan yerlerinize bir miktar viks sürün. Sivrisinekler sizi ısırmayacaktır. Ayrıca sivrisinek ısırığına sürülen viks, kaşıntıyı keser.

Gripseniz ve kendinizi kötü hissediyor ve hırıltılı öksürüğünüz varsa, göğsünüze ve sırtınıza viks sürün. Birer gazete kağıdı ile üstünü kapatın ve kıyafetlerinizi giyin. Göğsünüz yumuşayacak ve öksürük ortadan kalkacaktır.
SEVDİKLERİNİZDE OKUYABİLSİN DİYE LÜTFEN PAYLAŞALIM..

Uçuğu Hızla Geçirmek İçin Ev Tedavileri

ca1b72c2agiz-kokusu-14[1]

Etkilenmiş bölgeye biraz vazelin sürerek bakterilerden koruyabilir ve iyileşme sürecini hızlandırabiliriz.

Uçuk, Herpes simplex tip 1 virüsü sonucunda ortaya çıkar. Genellikle, uçuk çıkarmış bir kişiyle yakın temas ya da öpüşme yoluyla bulaşır. Herpes virüsü, bir kere bulaştığı zaman hayat boyu vücudunuzda kalır. Uçuk olarak çıkmasına ise ateş, enfeksiyonlar, stres, güneş yanıkları ya da alerjiler sebep olabilir.

MedLine Plus internet sitesinde bulunan bilgiye göre, yetişkinliğe erişmiş olan hemen herkes herpes virüsüne yakalanmıştır. Uçuğun çıkması genelde beş evrede gerçekleşir: karıncalanma, kabarma, boşalma, kuruma ve iyileşme. Kabarcığın patlayıp, içindeki sıvının boşaldığı son evreler uçuğun en bulaşıcı olduğu zamandır. Elbette ki en iyisi uçuğu daha çıkmadan, ilk evredeyken tedavi etmektir. Ancak, eğer halihazırda kabarmaktaysa bu sorunla baş etmek ve uçuğunuzu hızlı bir şekilde geçirmekte size yardımcı olacak pek çok ev yapımı tedavi vardır.

Uçuğunuzun Üstünü Kapatın

Pek çok kişi uçuğun üzerini makyajla kapatma hatasına düşer. Ancak bu kabarıklığın ömrünü uzatır ve iyileşmeyi geciktirir. Makyaj malzemelerini kullanmak yerine, uçuğun üzerine ince bir tabaka vazelin sürün böylece bakterilerden korunmasını ve daha hızlı iyileşmesini sağlamış olursunuz. Ayrıca, cildinize daha fazla zarar gelmesini önlemek için dışarı çıktığınızda güneş kremi sürmeyi de unutmayın.

Dudak Kremi

Piyasada, içinde dokosanol bulunan pek çok dudak kremi bulunmaktadır, bu kremler iyileşme sürecini hızlandırır. Eğer çok sık rüzgarda kalıyorsanız ya da kurak bir iklimde yaşıyorsanız, uçuk çıkmasını önlemek için bu kremlerden kullanın.dudak-kremi

Uçukla Savaşmaya Yardımcı Besinler

Bazı besinlerin içerisinde lisin denilen ve uçukla savaşmaya yardımcı olan bir amino asit bulunur. Süt, balık, et, baklagiller gibi besinler lisin içerir.

Bir diğer yandan, arginin denilen bir amino asit içeren besinler herpes virüsü için elverişlidir. Arginin çikolata, yer fıstığı, kuru meyveler ve bademde bulunur.

Siyah Çay

Eğer uçuk çıkardıysanız, uçuğun üzerine bir siyah çay poşeti koyun ve bir kaç dakika boyunca nazikçe ovalayın. Bu, ağrıyı azaltacak ve kabarıklığın iyileşmesine yardımcı olacaktır.

Sarımsaksarımsak

Sarımsağın çok sayıda virüsle savaşmasına yardımcı olan mikrop öldürücü özelliği oldukça iyi bilinmektedir. Bir diş sarımsağı yarıya kesin ve doğrudan uçuğun üzerine yerleştirin.

Süt

Daha önce de belirttiğimiz gibi, süt lisin denilen ve uçuğun iyileşmesini hızlandıran bir amino asit içerir. Bir parça pamuğu süte batırın ve doğrudan uçuğun üzerine uygulayın. Bu tedavi en çok uçuk ilk çıkmaya başladığında işe yarar.

Domates ve Aloe Vera

Günlük temizlik için bir kaç damla domates suyunun ardından aloe vera uygulayın. Aloe, cildimiz için yararlı olan pek çok bileşen içerir ve uçukların hızlı bir şekilde kurumasına yardımcı olur.

Misket Limonuyeşil-limon

Misket limonu, uçukla savaşmaya yardımcı olacak antibakteriel ve antiviral özellikler taşır. Bu özelliklerden yararlanmak için tek yapmanız gereken günde üç kez, doğrudan uçuğun üzerine bir kaç damla damlatmanız.

Bal ve Sirke

Bal da sirke de uçukla savaşmaya yardımcı olacak antiviral özellik taşır. Bir yemek kaşığı balı biraz sirkeyle karıştırıp bir parça pamuk yardımıyla doğrudan uçuğun üzerine uygulayın.

Uçuğun Önlenmesi

Uçukla temas etmiş olan bütün diş fırçalarının, havluların ya da diğer kişisel bakım ürünlerinin bir daha kullanılmaması çok önemlidir. Büyük ihtimalle, bunlara virüs bulaşmıştır ve daha sonra kullanıldıklarında yeni uçuklara neden olacaklardır. Eğer mümkünse, çatal, kaşık, bardak gibi malzemeleri de sterilize etmeden yeniden kullanmayın. Ellerinizi temizlemek, bakteri ve virüslerden kurtulmak için dezenfektan jel kullanın.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KEMİK ERIMESİNE KARŞI, DOĞAL BİR ÇÖZüM…BİR DOST TAVSİYESİ

76320_10151745788274419_2019561481_n[2]

MUTLAKA OKUYUN !

KEMİK ERIMESİNE KARŞI, DOĞAL BİR ÇÖZüM…
BİR DOST TAVSİYESİ
YOĞURT-NANE
DENEMEKTE FAYDA VAR. NASIL OLSA ZARARI YOK…..

Yıllarca yoğun kemik erimesi tedavisi görürken, devlet bunun ilaçlarını vermeme kararı aldı biz emeklilere.

Bu arada ben yoğurdu çok çok sevdiğim için ve rejim olsun diye her akşam yemek yerine bir kase yoğurt yemeye başladım.

Ancak öylece yemek değil; içine bir avuçta çok sevdiğim naneden ve biraz da z.yağı ile pul biber koyarak ve içine bir de peksimet doğrayarak.

Geçen sene kemik ölçümü için verilen tarihte dispansere gidip tahlil ve mr’ larımın çekiminden sonra doktor, kemik erimesinin sızıntıya dönüştüğü yani hızlı erimenin neredeyse durur gibi olduğunu söyledi ve bana ne kullandığımı sordu, ben de hiçbir şey sadece bol naneyle karışık yoğurtyediğimi söyledim;

Doktor:” – Nane ile yoğurdun birleşmesiyle doping yapmışsınız…” dedi.

Şimdiyse, her kadın hastaya “Kür olarak haftanın her günü böyle yoğurt yiyeceksiniz ilaç gibi…” diye tembih ediyormuş.

Benden söylemesi. Denemekten zarar gelmez. Ancak unutmamalı ki yoğurdun içinde mutlaka bolca kuru nane olacak…

Sağlıklı bir yaşam dileklerimle.
OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ !

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 15 Comments »

Bitter Çikolata ve 10 Faydası

Her gün bitter çikolata yemenin, sağlığa çok büyük faydaları olabilir. Bu makalede, oldukça şaşırtıcı olan bu faydalardan bazılarının neler olduğunu öğreneceksiniz.

1. Felç Olma Riskini Azaltır

İsveç’te 2000’den fazla kadın üzerinde yapılan araştırmalarda, bir hafta boyunca en az kırk beş gram bitter çikolata tüketen kadınların daha az felç olma riski taşıdığı belirlendi. Bu riskin, en az %20 oranında düştüğü görüldü.

2. Kalbinizi Güçlendirmeye Yardımcıdır

heart-care

Düzenli olarak bitter çikolata yemek, kandaki ‘’kötü’’ kolesterolün ve kan basıncının düşürülmesine yardımcı olur ve böylece kalp hastalıklarına yakalanma riskini büyük ölçüde azaltır.

3. Tok Hissetmenizi Sağlar

Çikolata bol miktarda lif içerir, yani doygunluk hissi verir ve böylece kilo almanıza sebep olabilecek diğer yiyecekleri tüketme isteğinizi bastırır.

4. Diyabete Karşı Savaşabilir

Diabetes

Henüz tam olarak kanıtlanmış olmasa da (çalışmalar halen sürmektedir), sık sık çikolata tüketmenin, diyabete karşı savaşabileceği düşünülmektedir. Bunun sebebi, çikolatanın insülin duyarlılığını arttırmasıdır.

5. Cilt Dostudur

Çikolata, flavonoid bakımından zengin bir yiyecektir. Flavonoidler, cildi UV ışınlarından koruyabilme özelliğine sahip antioksidanlardır. Ancak unutmayın; çikolata yemeniz, güneş kremi kullanmanız gerekmediği anlamına gelmiyor. 

6. Öksürüğü Hafifletmeye Yardımcı Olur

dry-cough

Çikolatanın içerisinde, teobromin adlı bir madde bulunur. Bu madde, beynin öksürüğe sebep olan onuncu kafa siniri üzerinde etkilidir.

7. Ruh Halinizi Düzeltmeye Yardımcıdır

Moraliniz bozuk olduğunda, kendinizi kötü hissettiğinizde veya stresli olduğunuzda, büyük bir çikolata yemenizi tavsiye ediyoruz. Böylece kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Bu yüzden, her zaman yanınızda biraz çikolata bulundurmak iyi bir fikirdir.

8. Kan Dolaşımını Arttırır

Circulation

Çikolata, kanın pıhtılaşmasını önler. Kan dolaşımını arttırmak için birebirdir ve aspirinle hemen hemen aynı etkiye sahiptir.

9. Görme Duyunuzu İyileştirir

Özellikle de beyne giden kan dolaşımını hızlandıran çikolatanın; retinaya giden kan akışını arttırdığı için, görme duyusunu iyileştirmeye yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

10. Zekayı Geliştirir

Yapılan bazı araştırmalara göre; beyne giden kan miktarının artması, daha dikkatli ve uyanık olunmasını sağlıyor, böylece öğrenme kolaylaşıyor.

Unutmayın, bahsedilen özelliklere sahip olan çikolata çeşidi, bol miktarda flavonoid içeren bitter çikolatadır. En çok flavonoid içeren çikolata ise, en az %70 kakao oranına sahip çikolatalardır.

Sizin de anladığınız üzere, birçok kişinin düşündüğünün aksine, milyonlarca insanın favorisi olan bu lezzetli yiyecek aslında sağlığınız için gerçekten çok faydalı. Özellikle kalp ve beyin olmak üzere birçok organınıza faydası olan bu yiyecekten en iyi şekilde faydalanmak için düzenli olarak tüketmelisiniz.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

ÇOK ÇOK ÇOK Önemli …. Lütfen Yatmadan Muhakkak Ya Yıkanın, Ya Da Koltuk Altlarınızı Yıkayın…

12004942_1146989768664312_6016756771962409403_n[1]

Lütfen yatmadan muhakkak ya yıkanın ya da
KOLTUK altlarınızı YIKAYIN…
Deodorant kullanığınız müdettçe ve terletmeyen
deodorant kullandığınız müdettçe
KANSER RİSKİNİZ çok yüksek …
Vücutta lenflerimiz var ..
Bir tanesi de koltuk altlarında ve
Vücut buradan temizlenir ve vücut terliyerek
toksin atar ve araştırmalara göre Göğüs kanseri
en çok göğsün üst /dış tarafında başlıyor …
Ve otopsilerde tümörler kesilerek araştırma yapılmış
ve içinden bütün toksik maddeler çıkmış ..
Alüminyum klorür ve parapen içermeyen
deodorantlar kullanılması öneriliyor.
Meme kanseri olan hastalarda alüminyum klorür
oranları hep yüksek çıkmış.
SEVDİKLERİNDE OKUYABİLSİNLER DİYE LÜTFEN PAYLAŞ..

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Çocuğunuzun Selvi Boylu Olmasını İstiyorsanız Bu Besinlerden Yedirin…

susam-cocuklarin-boyunu-uzatiyor--3308035[1]

Her anne babanın çocuklarının uzun boylu olmasını istediğini belirten Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, “Bunu gerçekleştirmenin bir yolu da besinlerden geçiyor. Küçükken tüketeceği gıdalardan biri olan susam da ileri de onları selvi boylu yapıyor” dedi.

Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, her geçen gün sağlıklı beslenme bilincinin artması, insanların kendilerini daha fazla önemsemesi ve sağlıklarına dikkat etmeleri nedeni ile insan ömrünün arttığını belirterek, “İnsanların besine daha kolay ulaşabilmesi sağlıklı besin seçimi alternatiflerini arttırmış ve daha uzun boylu bir toplum meydana getirmiştir. Daha uzun boylu olmak daha yüksek kas yapısına sahip olmak anlamına gelmekle birlikte bunun ergenlik döneminde en önemli destekleyicisi de spordur. Boyu uzatan besinlerin temeli kalsiyum minerali ve D vitaminine dayanmaktadır. Eğer ergenlik dönemindeki çocuklar bu vitamin ve minerali yeteri düzeyde alıyorlarsa mümkün olduğunca uzun boya sahip olacaklarını unutmamalıdır. Anne ve babalarında bu konuya özen göstermesi gereklidir.” diye konuştu.

ÇOCUKLARIN BOYLARININ DAHA UZUN OLMASI İÇİN…
Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, çocukların boylarının uzun olması için şu önerilerde bulundu;

Süt ve ürünleri: Kalsiyum mineralinin temeli süt ve süt ürünleridir. Özellikle kemik ve diş gelişimi için gerekli olan kalsiyum ihtiyacının tamamını alabilmek için süt, yoğurt, ayran, peynir ve cacık gibi besinlerin ergenlik dönemindeki çocuklarınızın beslenme programında bulunması önemlidir. Gün içerisinde 2 su bardağı süt, 1 su bardağı yoğurdu kesinlikle çocuklarınıza tükettirin. Ayrıca bunlara ek olarak sabah kahvaltısında peynir çeşitlerinin bulunması, ana yemeklerle birlikte ayran tüketilmesi kalsiyum alımını destekler.

Susam: Kalsiyum içeriği en yüksek olan besinlerden biriside susamdır. Direk olarak tüketilmeyen susam genellikle simit, börek ve bazı poğaça çeşitlerine eklenip çocuklarınıza tükettirebilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus ise susam içeriğinde yüksek yağ bulunmasıdır. Bu yağ sürekli tüketilmesi koşulu ile çocuklarınızın kilo almasına da neden olabilir.

Çedar Peyniri: Tüm peynir çeşitleri içerisinde kalsiyum bulunmasına karşın çedar peynirini bu gruptan ayrı tutmak gereklidir. Çünkü 100 gr çedar peynirinde 720 mg kalsiyum bulunmaktadır. Çok fazla evlerimizde tercih edilen bir peynir çeşidi olmamasına karşın çocuklarınızın ergenlik döneminde mutfaklarımızda bu peynire yer ayrılmalıdır.

Kuruyemişler: Çocukların keyifle tükettikleri besinlerin başında gelen kuruyemişlerde kalsiyum içeriği yüksek olan besinlerdendir. Eğer çocuklarınız yeteri kadar süt ve ürünleri tüketmiyorlarsa bunlara destek olarak fındık, fıstık, badem veya ceviz gibi kuruyemişlerle destek yapılması önemlidir. Gün içerisinde ortalama 1 avuç dolusu kuruyemiş tüketilmesi daha uzun boylu bir gelecek için önemlidir.

Çocuklarda boy uzamasını sağlayan asıl etmen kalsiyum ve D vitamininin birlikte alınmasıdır. Bu iki besin öğesi boy uzamasında birlikte başrol oynamaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz zengin kalsiyum kaynaklarının yanına, D vitamini içeriği yüksek olan gıdaları tüketilmelidir. Balık yağı kalsiyum emilimini desteklerken, D vitamininden zenginleştirilmiş olan süt, peynir ve yumurta da tercih edilebilir. D vitamininin en zengin kaynağı güneş ışığıdır. Güneşten yeteri kadar yararlanamayan bireylerde istenilen düzeyde boy uzaması sağlanamaz. Ayrıca C vitamini içeriği yüksek olan besinlerde kalsiyum vücuttaki kalsiyum emilimini arttırmaktadır.

Yağ içeriği yüksek olan besinler, çok fazla miktarda posa alınması ve çinko içeriği yüksek olan gıdalar vücuttaki kalsiyum emilim düzeyini düşürmektedir. Bu nedenle tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli düzeyde alınması önemlidir.”

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Üç Adımda Dünyayı Kurtarmak

10696217_10152283940460738_349043585866239423_n[1]

1.Soğan, patates, sarımsak gibi el altında ne varsa zeytinyağında az çevir. Ne varsa evde, yani pırasa varsa o da olur, az havuç, belki biraz kerevizin kırpıntısı… Ne varsa o! Bırak kokusu sarsın mutfağı, çok değil, bir 5-6 dakika alır…

2.Varsa sebze suyun onu da kat, yoksa su da olur (aman ne olur bulyon kullanma!). Havuç salatası yaparken artan köşe, ayıklanan kabakların kabukları, maydanozların sağı vs, hepsi bir kaynayıp lezzetini verince suya, ona kısaca sebze suyu deniyor! Buzluğa atmak yeter, herşeye muazzam lezzet veriyor! Üstelik sağlıklı, üstelik ekonomik!

3. Mercimek, bakla, pirinç gibi kıyıda köşede kalmış ”çabuk pişen”leri kat. İnsanın kilerinde ”ne pilav olur ne yemek” kadar bir bakliyat ve hububatla yapamayacağı çorba, besleyemeyeceği masa yok.

Evde ne varsa onunla pişen bir tas çorba dünyayı kurtarır.

Kaynak: fikir sahibi damaklar

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

KARBONATIN AYAKLARINIZA İNANILMAZ MUCİZESİ

986_2_t[1]
Kuru, sert ve çatlamış topuklar özellikle ayakkabılarımızın içinde rahatsız etmektedir. Karbonat ile ayaklarınızı hem yumuşacık hem de rahatlamış olarak ucuz ama çok etkili bir yöntemdir. Özellikle bütün gün ayakta olanlar için bir kurtarıcı niteliğindedir. Aynı zaman da ayaklarınıza pedikür yaparak ölü deriyi kaldırır.
 
Karbonatın Ayaklarınıza İnanılmaz Mucizesi
 
3 yemek kaşığı karbonat ile 4-5 litre sıcak suyu bir kap içerisinde karıştırınız. Karbonat eriyince ayaklarınızı içine koyun ve 15-20 dakika kadar bekletin. Çıkarttıktan sonra ise vazelin yada nemlendirici sürerek poşet ile ayaklarınızı sarınız. Ayrıca Nemlendirici yerine Wicks yada soğan koyarsanız iltihabı ve arılarınızı da atmış olursunuz. Özellikle kadınlar da oluşan idrar yolu iltihabı tedavisinde de kalıcı çözüm üretir ve sabah kalktığımızda yumuşacık ve rahatlamış ayaklara sahip olacaksınız.
 
kaynak: sonsuzşifa facebook sayfası
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Depresyonu Doğal Yollarla Yenin (İlaç Kullanmadan)

Depresion-simple-500x334[1]

Ruh haliniz sürekli kötü mü? Depresif misiniz? Ya da içinizden hiçbir şey yapmak gelmiyor mu? Basit bir depresyon geçiriyor olabilirsiniz ve muhtemelen atlatmak için ilaca ihtiyacınız yok. Çok daha iyi hissetmenize yardımcı olacak doğal ilaçları keşfetmek için okumaya devam edin.

Sarı Kantaron ve Mabet Ağacı

Sarı kantaron olarak bilinen Hypericum perforatum, hafif depresyonların tedavisine ve anksiyeteyi kontrol etmeye yardımcı olmada demlenerek kullanılır. Etki mekanizmasının nasıl meydana geldiği bilinmese de, sarı kantaron kullanan kişilerde görülen neşe gibi olumlu etkiler sebebiyle, bilimsel çalışmalar bu bitkinin doğal bir antidepresan olarak kullanılabileceğini destekliyor.

Depresyonu doğal yollarla yenmek için mabet ağacı kullanılabileceğine dair de bilimsel kanıtlar mevcuttur. Antidepresan ilaç tedavisine yanıt vermeyen bir grup hastayla 1993 yılında bir çalışma yapılmış ve bu hastalara günde üç kez 80 mg mabet ağacı özü verildiğinde iyi sonuçlar alınmıştır. Görünüşe göre bu öz, beyindeki serotonin seviyesinin artmasına yardımcı olmuş ve iyi hissetmeyi sağlamıştır.

Depresyonla Savaşan Besinler

Kötü hissettiğinde buzdolabına saldırmaya karar verenlerden misiniz? Bazı yiyecekler neşelenmenize yardımcı olabilir. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Muz – Genellikle kan şekeri düşünce insanın ruh hali kötüleşir ve olumsuz düşüncelere kapılır. Muz bol miktarda şeker ve triptofan içerir. Triptofan, “mutluluk hormonlarından” biri olan serotoninin bir ön-maddesidir.
  • Çikolata –  Çikolatanın içindeki şeker ve kakao yağı, triptofanın vücut tarafından daha kolay emilmesine yardımcı olup serotonin üretimini arttırır. Ayrıca, sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkiye sahip feniletilaminler içerir. Yüksek miktarda kalori içerdiği için, ölçülü olarak tüketilmesi tavsiye edilir.
  • Sert kabuklu yemişler ve badem – Bu kuruyemişler omega-6, omega-3 yağ asitleri ve polifenoller içerir. Bu maddelerin sinir sistemi üzerinde oldukça olumlu etkileri vardır. günün herhangi bir saatinde, yemeklerden ayrı olarak veya salatalarla birlikte tüketebilirsiniz.

Daha İyi Hissetmek için Yaşam Tarzınızı Değiştirin

Olumsuz düşüncelerden kurtulmak ve depresyona karşı savaşmak için yapabileceğiniz daha birçok şey vardır. Daha iyi hissetmenizi sağlayabilecek bu basit ipuçlarına odaklanın:

  • Biraz hareket edin.  Egzersiz yapın, dans edin, yürüyüşe çıkın veya parkta koşu yapın. Tüm bunlar depresyon için mükemmel doğal ilaçlardır. Fiziksel aktivite, muhteşem hissetmenizi sağlamak için beyinde çalışan bir madde olan endorfinin salgılanmasını sağlar.
  • Açık hava aktiviteleri. Güneş ışığı ile doğrudan temas etmenin, vücuttaki serotonin seviyelerini arttırdığı kanıtlanmıştır. Güneşten faydalanmak için, sabah erkenden veya akşamüstüne doğru açık hava aktiviteleri yapın. UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı daima tedbir almayı da ihmal etmeyin.
  • Mümkün olduğunca çok gülün. Gülmek de bol miktarda endorfin salgılanmasını sağlar, rahatlatır ve stresi yok eder. Eğlenceli filmler izleyin, arkadaşlarınızla dışarı çıkın ve gülebildiğiniz kadar çok gülün. Bu çok daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Hayatta hepimiz bazen kötü dönemlerden geçebiliriz. Zihinsel durumunuzu düzeltmek için bu basit ipuçlarını uygulayın. Ancak semptomlar geçmezse ve uzun bir süre boyunca üzgün hissederseniz, kronik depresyon geçiriyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda derhal doktorunuza danışmalısınız.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Limon ve Maydanozla Böbreklerinizi Arındırın…

 1-kidney-lemon[1]
Maydanoz kadar arındırıcı bitki az bulunur. Pek çok yemeğe lezzet vermesi için eklediğimiz maydanoz çok şifalı bir bitkidir ve çeşitli rahatsızlıklara çok iyi gelir. Maydanozu limon suyu ile birleştirdiğinizde, böbreklerinizi arındırmak için harika bir çözüm elde etmiş olursunuz. Bu yazımızda size bundan bahsedeceğiz.

Neden böbreklerimizi arındırmamız gerekiyor?

2-böbrek-ağrısı

Böbreklerimizi temizlemek arada bir yaptığımız bir şey olmamalı, genel sağlığımızı korumak için bunu bir alışkanlık olarak günlük hayatımıza dahil etmeliyiz. Unutmayın, böbreklerimiz kanımızı arındırıp, atıkların vücudumuzdan atılmasını sağlar. Peki böbreklerimiz düzgün çalışmadığında ve çok fazla protein veya toksik maddeler biriktiğinde ne olur? Bu toksik maddeler kanımızda birikip bizi hasta eder, kolik ağrısına, böbrek taşlarına ve başka hastalıklara neden olurlar. Bunların başınıza gelmesini önlemek için sizlerle bir kaç önemli öneri paylaşacağız:

  • Bol miktarda sıvı için ve süt ürünü tüketiminizi azaltın.
  • İşlenmiş gıda tüketiminizi azaltın.
  • Hayvansal protein yerine bitkisel protein tüketin.
  • Tuzu öğünlerinizden çıkartın, şeker tüketmeyin ve alkolden uzak durun.

Bunları yapmak kulağa biraz zor geliyor olabilir ama yapmayı başardığınızda kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz…

Böbreklerinizi arındırma vaktinin geldiğini nasıl anlarsınız?

3-böbrek-doktoru

Sağlığınız için bunlara dikkat edin:

  • İdrarınız nasıl görünüyor, ne renk? Kahverengi mi yoksa kola gibi bir rengi mi var? İdrar renginiz böbreklerinizde bir sorun varsa anlamanıza yardımcı olur.
  • Gerginlik.
  • Sırt ağrısı, özellikle de bel bölgesinden yayılan ağrılar.
  • Aşırı susama.
  • Sık sık idrara çıkma ihtiyacı ancak idrar gelmemesi.
  • Şişmiş ayak bilekleri veya göz etrafında şişme.
  • Nedensiz bitkinlik.
  • Unutmayın, bu belirtilere başka hastalıklar veya rahatsızlıklar neden olabilir, ancak eğer bu belirtilerden iki veya daha fazlasını gösteriyorsanız doktora gitme vaktiniz gelmiş olabilir.

Maydanoz ve limon ile böbreklerinizi nasıl arındırabilirsiniz?

4-içecek

1. Maydanoz

  • Maydanoz güçlü bir antioksidandır: hücrelerin yenilenmesine ve böbreklerin çalışmasına yardımcı olur.
  • Böbreklerin güçlenmesine yardımcı olan, toksin ve yağların bu önemli organlardan atılmasını sağlayan mineraller açısından zengindir.
  • Beta karoten, klorofil ve C vitamini açısından zengindir: enfeksiyonlar ve tümörlerle savaşmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için idealdir.
  • Maydanoz bir idrar söktürücüdür: vücudun doğal yollarla sıvı atmasını sağlar.
  • Yüksek tansiyonu düşürür, böbrek sağlığına iyi gelir.

2. Limon

Limon suyu B vitamini ve C vitamini açısından zengindir. Bu vitaminler böbreklerdeki kan damarlarının güçlenmesine yardımcı olur, yüksek tansiyonla savaşır ve arındırıcıdır. Limonun pek çok harika özelliği vardır.

Limon yüksek oranda potasyum ve düşük oranda sodyum içerir, bu yüzden böbrekler için idealdir. Pek çok doktor tuz yerine limon suyu kullanılmasını önerir.

Maydanoz ve limondan nasıl yararlanabilirsiniz?

5-maydonoz

Sizinle, maydanoz ve limon suyu ile hazırlayabileceğiniz çok kolay bir tarif paylaşacağız. Bu tarifi haftada en az iki kere hazırlamanızı öneriyoruz.

Yapılışı

Bu tarif için beş dal maydanoza ihtiyacınız olacak. Maydanozları iyice yıkayın ve bir litre suyu kaynatın. Kaynayan suyun içerisine, arındırıcı özelliklerinden yararlanmak için maydanozları koyun.

Bu büyük ihtimalle daha önce duyduğunuz klasik bir tarif olabilir. Doğal ilaçların çoğu kullanılan bitkilerin şifalı özellikleri sayesinde bize iyi gelir. Maydanozlar kaynayan suyun içerisinde bir süre bekledikten sonra bir limonun suyunu ekleyin. Ve karışımınız hazır!

Peki bunu ne zaman mı içmelisiniz? Bu tarif 4 bardaklık; yani ilk bardağınızı sabah aç karınla, ardından öğle yemeğinden sonra bir bardak, ikindi arasında bir bardak ve son olarak akşam yemeğinden sonra bir bardak içebilirsiniz. Bu karışım hem sindirime yardımcı olacak hem de böbreklerinizi arındıracaktır.

Bu tarifi haftada iki kere uygulayabilirsiniz. Tadı size biraz keskin gelebilir veya çok hoşunuza gitmeyebilir ancak bu karışımın içerisinde pek çok vitamin var ve size enerji verecek bir karışım. Ayrıca anemiye karşı da etkili olduğunu unutmayın. Hemen denemenizi öneriyoruz. Böbrekleriniz buna çok memnun olacak.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Akciğeri Korur, Mideyi Korur, Hücreleri Onarır ,Alerjiye Astıma İyi Gelir Ve Dahası… Hemen Keçiboynuzu Yemeye Başlayın…

Garroves[1]

Keçiboynuzu, özellikle Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen sıra dışı enerji dolu bir bitkidir. Taze tüketildiğinde çok tatlı bir tadı vardır. Keçiboynuzunun içerisinde şeker tadı veren bir sıvı vardır. Görüntüsünden dolayı keçiboynuzu adı verilmiştir ve Kıbrıs’ta çok iyi yetişmektedir. Yetiştiği ağaçların uzunluğu 4-6 metreye kadar çıkar. Keçiboynuzu, kurutularak da tüketilebilir.

Keçiboynuzu, karbonhidrat, yağlar ve sodyum açısından zengindir. Aynı zamanda A ve C vitamini açısından da zengin sayılır. Selenyum, potasyum, magnezyum başta olmak üzere birçok mineral ve element içerir. İçerdiği element ve vitaminler yardımıyla sağlığa katkı sağlar.
Keçiboynuzunun Sağlığa Faydaları

Keçiboynuzu farklı şekillerde ve genelde kış aylarında tüketilmektedir. Bunun sebebi özellikle kış aylarında artan astım atakları ve bronşit hastalıklarına iyi geldiğine dair oluşan düşüncedir. Keçiboynuzu aynı zamanda gribal enfeksiyonlara ve üşütmeden kaynaklanan hastalıklara karşı da etkili bir besin kaynağıdır. Özellikle önemli bir antioksidan olması çok geniş bir yelpazede metabolizmaya hastalıklarla mücadelede yardımcı olur.

Keçiboynuzu Kolesterole İyi Gelir: Keçiboynuzunun kolesterole iyi geldiği bilimsel olarak ispatlanmamıştır. Keçiboynuzunun içerdiği liflerin ve zengin gıda içeriğinin LDL seviyesini (kötü kolesterol) azaltıcı ve HDL kolesterol seviyesini sağlıklı seviyede tutucu özelliğinin olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında yapılan bazı bilimsel çalışmalar sonucunda keçiboynuzunun hiper kolesterol için ayrıca tedavi amaçlı olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.

Keçiboynuzu Sindirim Sistemine Yardımcı Olur: 2002 yılında yapılan bir araştırma sonucu keçiboynuzunun içerdiği beta-karoten maddesinin güçlü bir serbest radikal düşmanı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca içerdiği lifler sayesinde midenin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Midenin sağlıklı ve düzenli bir şekilde görevini yerine getirmeye yardımcı olduğu gibi hastalıklara yakalanma riskini de azaltır. Bunun dışında antioksidan özelliği sayesinde bağırsak enfeksiyonlarından koruyucu özelliği vardır. Dolaylı olarak bağırsakların kansere yakalanma riskiniz azaltır.

Keçiboynuzu İshale Karşı Etkilidir: Genel anlamda sindirim sitemi dostu olan keçiboynuzu, aynı zamanda sindirim sitemi ile ilgili bazı sorunlarında gidermede etkilidir. Bunlardan başlıcası ishaldir. İshale karşı keçiboynuzunun anlık etki gösterdiğini belirten uzmanlar, ishal şikayeti olanların keçiboynuzunu tüketmelerini önermektedir. İshal tedavisi için yetişkin ve çocuk ayrımı yapılmamıştır.

Keçiboynuzu Akciğer Kanserinden Korur: Keçiboynuzunun en önemli faydalarından bir tanesi de akciğer kanserine karşı vücudu koruyucu etkisinin olmasıdır. Antioksidan özelliği ile keçiboynuzu kanser hastalığına neden olan nedenleri minimuma indirir. Akciğerleri temizleyici özelliği vardır. Sigara ve diğer zararlı maddelerin verdiği zararları gidermeye çalışır ve bunun yanında akciğeri hastalıklara karşı korur.

Hasarlı Hücreleri Onarır: Çok nadir özelliklerden bir tanesini taşıyan keçiboynuzu, hasarlı hücrelerin onarılmasında da etkili rol oynar. Hasarlı hücrelerin onarılarak tekrar görevlerini yerine getirme özelliklerini kazanmaları bünye açısından çok önemlidir. Keçiboynuzu, sürekli ölen hücreler yüzünden zayıf düşen savunma sitemine hasarlı hücreleri iyileştirerek katkıda bulunur. Ve hastalık esnasında tedavi özelliği sağlarken hastalık öncesinde vücudun hastalıkla mücadele gücünü arttırır.

Alerjik Hastalıklara Karşı Keçiboynuzu: Keçiboynuzunun antialerjik ve antibakteriyel özelliği vardır. Çok etkili bir antioksidan olması bu özelliğinin en önemli sebebidir. Özellikle solunum yollarında oluşan zararlı bakterileri ve kış aylarında meydana gelen salgın hastalıklara karşı çok etkilidir. Nezle grip gibi yayılması mümkün olan salgın hastalıklar yanında alerjik astıma karşı da etkili bir şifa kaynağıdır.

Astım ve Bronşit Hastalıklarına Karşı Etkilidir: Keçiboynuzunun astım ataklarını sakinleştirici rolünün yanında bronşit hastalığına da iyi geldiği söylenmektedir. Bazı bilimsel araştırma sonuçları da bu yönde bilgiler verir. Antioksidan özelliği alerjik astıma karşı çok etkili olmasını sağlar ve genel anlamda solunum yollarında meydana gelen tıkanıklıkların giderilmesinde önemli bir rol oynayabilir. Çocuklarda etkisini daha çabuk göstermektedir.

Grip Hastalığına İyi Gelir: Keçiboynuzunun antioksidan özelliği, ona doğal bir antibiyotik özelliği katmaktadır. Kış aylarında çok sık görülen ve bulaşıcı olma özelliği olan grip hastalığına karşı etkilidir. Grip hastalığına neden olan virüsleri ortadan kaldırırken vücudu grip ve benzeri hastalıklara karşı korur.

Öksürüğe İyi Gelir: Keçiboynuzu şiddetli öksürüklere karşı dahi çok etkilidir. Antioksidan özelliği ile öksürüğe neden olan serbest radikalleri ve enfeksiyonları ortadan kaldırır, hissedilir derecede bir rahatlama sağlar ve öksürüğü giderir.

Kalp ve Damar Hastalıklarından Koruyucu Özelliği Vardır: Çok önemli bir antioksidan olan keçiboynuzu kalp damar hastalıklarından korunmak için bulunmaz bir şifa kaynağıdır. Kanı temizleme özelliğinden dolayı damarların sıkışmasına ve kalp hastalıklarına neden olabilecek unsurları ortadan kaldırır. Keçiboynuzunun bu özelliği birçok bakımdan genel anlamda bünye için önemlidir.

Mideye Faydalıdır: İçerdiği liflerin yardımıyla genel anlamda sindirim sitemini koruyucu özelliği vardır. Lif içeren bütün besinler mide için faydalıdır ve midenin güçlenmesini sağlar. Keçiboynuzunun midedeki asit seviyesini dengeleyici özelliği vardır. Bunun yanında şişkinlikleri giderir ve şişkinlik hissini ortadan kaldırır.

Kemik Erimesine Karşı Koruyucudur: Keçiboynuzunun diğer bir özelliği de kemik erimesi gibi ciddi hastalıklara karşı etkili olmasıdır. Keçiboynuzu bu tür hastalıkları tedavi ettiği söylenemez ama içerdiği yüksek derecedeki kalsiyum sayesinde çocuklar başta olmak üzere yetişkinlerde de kemik sağlığı için önemlidir. Çocukların sağlıklı bir iskelete sahip olmalarını sağlarken, yetişkinlerin kemik hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.

Cinsel İstek Gücünü Arttırır: Keçiboynuzu genel anlamda inanılmaz bir enerji deposudur. Cinsel gücü ve isteği arttırıcı özelliği vardır. Bunun yanında iktidarsızlığa karşı etkili olduğunu söyleyen ve sürekli tüketilmesini öneren uzmanlar vardır. Sperm azlığına karşı çok etkili olduğu söylenmektedir.

Sinir Sistemini Korur, Çocuklarda Zeka Geliştirici Özelliği Vardır: Antioksidan etkisi ve hücreleri yenileme özelliği keçiboynuzunu sinir sitemleri içinde vazgeçilmez bir besin kaynağı kılmaktadır. Beyin hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur. Tüketimi sinir sitemlerine etki ettiği için çağın hastalığı strese kaşı direnci arttırır.

Keçiboynuzu pekmezinın faydaları

Keçiboynuzu Pekmezinin Faydaları:

Keçiboynuzu pekmezi daha çok cinsel veya sperm sorunu yaşayan kişilerin çözüm için sık sık başvurduğu bir şifa kaynağıdır. Fakat bunların dışında birçok hastalığa da faydalıdır. İçerdiği zengin vitamin ve besin kaynakları özellikle solunum yolu hastalıklarına çok iyi gelmektedir.
•Kalsiyum açısından zengindir, kemik sağlığına çok faydalıdır.
•E vitamini içerdiği için astım, bronşiti grip, nezle gibi hastalıklara faydalıdır.
•Öksürüğü giderir ve rahatlama sağlar.
•Balgam söktürücü özelliği vardır.
•Sindirim sistemi sorunlarını çözer, şişkinliği giderir, bağırsakları temizler.
•Yüksek derecede sodyum ve potasyum içerdiği için karaciğer için çok faydalıdır.
•Kansere yakalanma oranını %90 oranında düşürdüğü söylenebilir.
•Kalp sağlığı için önemlidir, kalp çarpıntısını önler.
•Doğal bir enerji kaynağıdır.
•Kanı temizleme ve damar tıkanıklıklarını giderme özelliği vardır.
•Çeşitli alerjik hastalıklara karşı engelleyici ve tedavi edici özelliği vardır.

Keçiboynuzunun Zararları: Keçiboynuzunun önemli bir antioksidan olması birçok açıdan bünye için faydalı olduğunu söyleyebiliriz. İnanılmaz bir enerji sağlamasının yanında birçok hastalığa karşı bünyeyi bir kalkan gibi korumaktadır. Fakat çok nadir de olsa yanlış kullanılması ve çok fazla tüketilmesi durumunda bazı yan etkileri vardır.
•Şeker içerdiği için şeker hastalarının tüketmeden önce doktorlarına danışmaları önerilir.
•Fazla tüketildiğine baş dönmesi ve mide bulantısına neden olabilir.
•Kan inceltici ilaç kullananların doktorlarına danışarak tüketmeleri önerilir.

Kaynak: Canan Ulay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yeneklerinizi Mutlaka Yavaş Çiğneyip Yavaş Tüketin…

12039174_1050278838345634_2458514523470386269_o[1]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bamya suyu yüksek şekeri düşürüyor..!

okra[1]

Sofralarımızda sıkça yer almayan fakat çok farklı yararları olan bamyanın faydalarını sizin için araştırdık. İşte bamyanın bilinmeyen 8 yararı…

KİLO VERMEYE YARDIMCI OLUR:

Kilo vermek isteyenler bamyayı tercih edebilir. Bamya, içeriğindeki yüksek lif oranı sayesinde tokluk hissi yaratır, idrar söktürücüdür ve kabızlığı gidermekte faydalıdır.

KALP HASTALIĞI RİSKİNİ AZALTIR:

Çözünür ve çözünmez lifler içerir. Çözünebilir lif metabolik toksinleri yok eder. Böylece kalp hastalığı riskini azaltır ve sindirim sistemi ile vücuttan dışarı zararlı toksinlerin atılmasını sağlar

ÜLSERİ ÖNLER:

Ülseri önlemede önemli bir etkisi olan bamya, sindirim sistemindeki asidi nötralize eder.

KATARAKTI ÖNLER:

Retinayı korur ve kataraktını önlemede büyük destek olur.

SİNİR SİSTEMİNİ KORUR:

Stres ve depresyonu azaltırken, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak sinir sistemini korumaya da yardımcı olur.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR..!

İçerisinde bulunan C vitamini, güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturmak için önemlidir.

KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİR:

K vitamini güçlü kemikler inşa etmek ve kemik yapısını korumak için gereklidir. Kan pıhtılaşma proteinlerinin üretimi için önemli bir etkendir.

Demir, kalsiyum, manganez ve magnezyum gibi mineraller ihtiva eder.

KİLO VERMEYE YARDIMCI OLUR:

Kilo vermek isteyenler bamyayı tercih edebilir. Bamya, içeriğindeki yüksek lif oranı sayesinde tokluk hissi yaratır, idrar söktürücüdür ve kabızlığı gidermekte faydalıdır.

YÜKSEK ŞEKERİ DÜŞÜRÜR:

Bamya diyabet tedavisi için yararlıdır. Bamya suyu kan şekeri düzeylerini azaltmaya yardımcı olur. Yani, diyabet kontrolü için düzenli olarak bamya suyu tüketmek gerek.

İŞTE DİYABETİN DOĞAL TEDAVİSİ..!

Dilimler halinde doğradığınız 2-3 adet bamyayı bir bardak suyun içine koyun. Bardağın ağzını kapatın ve oda sıcaklığında gece boyunca bekletin..

Kahvaltıdan önce dilimlenmiş bamyaları çıkararak suyunu için.

İki hafta boyunca tekrarlayacağınız bu işlem sonucu şeker seviyenizin düştüğünü göreceksiniz…”

BAMYA SUYUNUN 10 FAYDASI..!

1- Anemi

Bamya suyu vücut anemi tedavisinde kullanılır. Kan hücresi üretimine yardımcı olur. Ayrıca pek çok vitamin ve mineral içerir. İçeriğinde kan hücresi üretimine yardımcı olan, vb Vitamin-A,-C vitamini, magnezyum bulunuyor.

2- Boğaz ağrısı ve öksürük

Bamya suyu aynı zamanda boğaz ağrısı ve şiddetli öksürük tedavisinde kullanılır. Boğaz ağrısı ve öksürükten muzdarip bir kişi bir bamya suyu tüketebilir. Onun antibakteriyel ve antiseptik özellikleri boğaz ağrısına sihir gibi dokunur.

3- Diyabet

Diyabet tedavisi için yararlıdır. Bamya suyu kan şekeri düzeylerini azaltmaya yardımcı olur. Yani, diyabet kontrolü için düzenli olarak bamya suyu tüketmek gerek.

4. İshale iyi gelir

İshal; büyük miktarda su ve mineraller kaybına neden olur. Bamya suyu ishal tedavisinde kullanılır.

5- Kolesterol düzeyini düşürür

Bitki vücut kolesterol seviyesini düşürmek için yardımcı olur. Bamya suyunun düzenli tüketimi kandaki kolesterol seviyesini azaltır ve kalbi korumaya yardımcı olur.

6- Kabızlığa iyi gelir

Kandaki kolesterol düzeylerini kontrol etmeye için yardımcıdır, aynı zamanda kabızlıkta rahatlamaya yardımcı olur. Doğal bir müshil de diyebiliriz.

7- Bağışıklık Sistemini Geliştirir

Bağışıklık sistemi, soğuk algınlığı ve grip gibi çeşitli hastalıklara karşı vücudun direncini artırır. Bamya suyu Vitamin-C ve antioksidanlardan yüksek miktarda içerir.

8- Cildi güzelleştiren sebze

Düzenli bamya suyu tüketimi cilt sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur. Antioksidanları arındırır, akne ve kandaki yabancı maddelerin neden olduğu diğer cilt hastalıklarını azaltmaya yardımcı olur. Daha net bir şekilde söylersek; cildinizi güzelleştirir.

9- Astım atağını azaltır

Bamya suyu da astım atağı şansını azaltır ve astım hastası, bir kişi için büyük fayda sağlar.

10. Doğal bir folik asit

Bamya suyu bir nevi folik asit görevi görür. Kemikleri güçlendirmeye yardımcı olur. Bu özellikle hamile anneler ve çocuk için için daha güçlü ve sağlıklı kemiklerin oluşması ile çalışır; kemik yoğunluğunu arttırır

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücut Tipiniz Neden Kilo Aldığınızı Söylüyor?? Sen Hangisisin?

kiloooo-620x329[1]

Neden kilo alıyorsunuz? Kilo alma nedeninizi biliyor musunuz? Bunu hiç düşündünüz mü?  Belki de düşündünüz ama cevap bulamadınız. İşte size neden kilo aldığınızın nedeni…

Kimi ne kadar zayıflarsa zayıflasın göbeğinden kurtulamazken kimi de aynı sorunu basenlerinde yaşıyor. İşte hangi bölgeden şişmanladığınıza göre analizler. Bu analizler sayesinde kilolarınıza karşı daha bilinçli olacaksınız.

Kilo alma nedeninizi biliyor musunuz?

Uzmanlara göre resimde görüldüğü üzere

numaradaki gibi vücudunuzun üst kısmından kilo alıyorsanız bunun sebebi fazla yemeniz. Sağlıklı beslenmeye çalışarak kilo verebilirsiniz.
2 numaralı resimdeki gibi sadece göbeğiniz varsa kilo almanızın nedeni tamamen sinirsel. Stres sebebiyle şişkinlik ve hazımsızlık çektiğiniz için göbeğiniz daha şişkin de görünebilir.

3 numaralı resimdeki basen bölgesinden kilo alanların sorunu fazla gluten tüketimi olabilir. Glutensiz gıdalar tercih edebilirsiniz.

Metabolizma hızlandırma yolları

4 numaralı resimdeki gibi ön karın bölgesinden şişmanla sorunu ise genellikle genetik yatkınlıkla ilgili. Ailenizde bu bölümden kilo alanlar var ise spor yaparak ve karın kaslarınızı sıkılaştırarak karnınızı kontrol altında tutabilirsiniz.

5 numaradaki gibi alt kalça ve bacak bölgesindeki kilo almanın sebebi olarak kan dolaşımı problemleri gösterilebilir. Doktora başvurarak bu soruna çözüm bulabilirsiniz.

6 numaralı resimdeki gibi vücudun orta kısmındaki kilolar hareketsizliğe bağlıdır. uzun süre oturduğunuz bir işte çalışıyor olabilirsiniz.Hareket etmeye ve spor yapmaya özen gösterin.

Doğal yolla zayıflatan 5 sebze suyu

Kilo vermek ve formda kalmak mı istiyorsunuz? Metabolizmayı hızlandıran, Doğal yolla zayıflatan 5 sebze suyu ile bunu yapmanız mümkün.

Meyve ve sebze suları vücuttaki fazla yağları atmaya yarayan mükemmel bir çözümdür. Sebze suyu kilo kaybettirirken metabolik performansı da artırır. Uzmanlara göre günde tüketilecek bir bardak sebze suyu hızlı bir şekilde kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olur. Bakın sadece yardımcı olur diyoruz. Sakın egzersiz yapmayı unutmayın. Hiç vaktiniz yoksa yürüyüş yapın. Bir yerlere arabayla değil de yürüyerek gidin.

İşte Doğal yolla zayıflatan 5 sebze suyu…

Pancar Suyu

Pancar suyu zayıflama diyetinizde mutlaka bulunması gereken içeceklerden. Hiçbir yağ veya kolesterol içermez ve besleyici içeriği çok yüksektir. Pancar suyu daha fazla kalori yakmak için için gücünüzü artırır. Pancar suyu lifli bir besin olup vücudun kolesterol seviyesini düşürür. Kilo vermek için mükemmel bir etkiye sahiptir ve sizi gün boyu enerjik tutar. Pancar suyu bağırsaktaki yağlanmaları da çözerek boşaltım sistemine de yardımcıdır.

Kereviz Suyu 

Kereviz suyu vücutta biriken kiloları-yağları eritmek için çok yararlıdır. Kalori alımınızı azaltarak zayıflamanızı sağlar. Kereviz suyu idrar sökücü görevindedir selülit ve şişlikleri azaltır. Ayrıca, kabızlığı engeller ve vücutta oluşabilecek kireçlenme riskini azaltır.

 Salatalık Suyu 

Salatalık suyu susuzluk giderici, ferahlatıcı ve serin tutucu bir içecektir. Vücuttaki birikmiş toksinleri ve yağ hücrelerini eriterek doğal bir idrar söktürücü görevi görür. Aynı zamanda vücudun metabolizmasını hızlandırarak kilo kaybına yardımcı olur. Salatalık suyu fazla kilolarınızdan kurtulmanın yanında parlak ve prüzsüz bir cilde sahip olmanızı sağlar. Taze salatalık suyu mide ekşimesi, asitlik, ve mide ülseri gibi rahatsızlıkları giderir. Salatalık suyunun tadı hoşunuza gitmiyorsa havuç ile birlikte hazırlayabilirsiniz. Her yemek öğününden önce iştah kapatıcı olarak bir bardak salatalık suyu içebilirsiniz.

Havuç Suyu 

Taze havuç suyu olağan üstü bir lif kaynağıdır. Havuç suyundaki bu lifler vücudun yağ oranını azaltan testesteronu salgılamak için çok etkili kaynaklardır. Düzenli havuç suyu tüketimi daha hızlı bir oranda kilo vermeye yardımcı olur, aynı zamanda vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.

Lahana Suyu 

Lahana oldukça düşük kalorili bir sebzedir. Lahana suyu zengin lif içeriğiyle uzun süre tok tutabilir. Kilo kaybı için çok özel bir sebze suyudur. Lahana suyunda yüksek konsantrasyonlarda C vitamini ve antosidan bulunur ve diyabet riskini azaltır. Sağlıklı bir atıştırmalık olarak veya bir yemek yerine, yemeklerden önce veya sonra lahana suyu içiniz. Atıştırmalık olarak, yemek öncesi, yemek sonrası hatta yemek öğünü olarak bile tüketebilirsiniz. Ayrıca lahana cildiniz için en iyi 9 besin arasında.
Doğal yolla zayıflatan 5 sebze suyu vücut tarafından kolayca sindirilerek sindirim sistemi üzerinde yatıştırıcı ve iyileştirici etkisi ile bilinir. Sebze suyu içeriğindeki fitokimyasallar, vitaminler, mineraller ve antioksidanlar ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor bu yönü ile hastalık ve kirliliğin etkilerinden vücudu korurlar. Ayrıca sebze suyu vücuttaki enerji düzeylerini artırarak vücuttaki pH seviyesini dengeler. Eğer tiroid, böbrek veya safra kesesi sorunlarınız varsa doktorunuza danışmayı unutmayın. Sebze suları için sadece çiğ, taze ve organik sebzeler kullanın.

Kaynak: kadinkahvesi.com

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »