KALP VE DAMAR SAĞLIĞI İÇİN TAM BİR ŞİFA İÇECEK..!

12347809_752738821537589_1584970669099709237_n[1]

Kalp ve damarlar için işte size şahane bir içecek:

Tarifi:

-1 narın taneleri
-1 kırmızı pancar
-Yarım limon suyu-
-Evde varsa 1 çorba kaşığı kırmızı üzüm çekirdeği

Hepsini 1500 watt ve üzeri gücündeki bir blendera atın. Kabın 1/3 seviyesine kadar içme suyu ekleyin. Sıcak günlerde 5-6 küp de buz ilave edebilirsiniz. Afiyet olsun!

NE FAYDASI VAR?

Narın bir çok faydası yanında, en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması.

Kırmızı pancar ise A, B, C ve P vitaminlerinden zengindir. Beta karoten ve folat bakımından zengin yapısıyla bağışıklık sistemini güçlendirip kan yapımına destek verir. Kırmızı pancarın suyu en güçlü kan düzelticilerden biridir.

Havuç suyu ile yarı yarıya karıştırılan kırmızı pancar suyu, içildiğinde alyuvarların sayısını kısa zamanda yükseltir. Özellikle soğuk algınlığı enfeksiyonlarının arttığı kış aylarında kırmızı pancarın tüketilmesi, vücudun direncini artırır.

Kırmızı üzüm çekirdeği ise resveratrol içerir ve yine kalp ve damar sağlığını destekler. Kalbinize destek olun, bir bardak aç karnına için!

Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın..!

kaynak: sağlık haberleri

Niye Limonata İçmeliyiz…

12316090_995000800546004_271677575849099211_n[1]

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Enerjiyi arttırır

PH’ı dengeler

Detoks

Boğaz enfeksiyonunu rahatlatır

Kanı temizler

Kilo vermeye yardımcı olur

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Doğal Ayva Sirkesi Tarifini sizler ile paylaşıyorum

12278986_10156249082025557_219062608560221178_n[1]

Ayvaları güzelce yıkadıktan sonra,elma dilemler gibi dilimliyoruz.
10 Ayvaya 4 Litr su gelecek şekilde suyunu ilave ederek kaynatıyoruz.
Avalar yumuşadığı zaman,elimizle ezilecek kıvam.Kaynatma işlemini bitiriyoruz.
Soğumasını bekledikten sonra,
1 tl suya bir çay kaşığı kaya tuzu (5 lt suya 5 çay kaşığı)
1 litre suya yarım çay bardağı doğal sirke
5-6 adet Nohut tanesi
cam bir kapta,üzerine tülbent örterek (sakın kapağını kapatmayın patlar)
ortam ısısı 20-30 derece olan bir karanlık yerde 20 gün bekletiyoruz.(bekletme esnasında aklınıza geldikçe karıştırın)
20 gün sonra sirkemiz hazır ,posasından süzüp cam şişelere doldurun ve bir kaç yıl kullanın.Ben geçen sen yaptım çok güzel oldu.
Ayrıca her sabah bir yemek kaşığı içiniz

kaynak: sağlıkla kal Fatoş Pabuccu Tuncay

Arılardan Gelen Doğal Antibiyotik ‘Propolis’…!

12360284_526576970842253_2139932946108627539_n[1]

Tıbbı ve Aromatik Bitkiler Uzmanı Sevil Gülsoy, propolisin, arıların çeşitli bitki ve ağaç kabuklarını çiğneyerek oluşturdukları macuna bazı enzimlerini eklemesiyle oluştuğunu ve yaraların tedavisinde ve ağız enfeksiyonunda bir antiseptik olarak da kullanıldığını söyledi…

Probolisin Faydaları:

Anti-bakteriyel, anti-fungal(mantar), anti-viral, ateş düşürücü, antiseptik ve kolesterol düşürücüdür. Gözün yüksek basıncını azaltır. Soğuk algınlığına iyi gelir. Ağız içi sağlığı ve sindirim sorunlarının giderilmesi için kullanılır. İçeriğindeki flavonoid oranı yüksektir. Flavonoidler bilindiği gibi en güçlü antikoksidanlardandır.

Propolisin araştırmalar sonucu belirlenmiş bazı faydaları şöyledir:

Yaraların iyileşmesini 4 kata kadar hızlandırır.
100 kata kadar antibiyotik etki içerdiği tespit edilmiştir.
Çok güçlü antioksidandır.
Her gün bir kaç kez Propolis ekstarktı ile gargara yapıldığında, plak oluşumunu önler.
Diş eti iltihabı ve ağız içi ve gırtlak enfeksiyonlarını giderir.
Diş abselerine, çürüklere, ağız kokusuna karşı kullanılır.
Diş beyazlatılmasına yardımcı olur.
Sedef hastalığına iyi gelir.
Deri enfeksiyonlarını giderir.
Mantar ve zor öldürülen bakteri çeşitlerini engeller.
Soğuk algınlığına iyi gelmektedir.
Solunum enfeksiyonlarında; faranjit, kronik bronşit, nezle, burun iltihabı hastalıklarında etkin çözümdür.
Şampuana katıldığında saç sağlığına ve kepeğe karşı faydalıdır.
Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir.(Bağırsak Paraziti, ülser, mide iltihabı..vs)
Kulak enfeksiyonlarına devadır.(İç kulak- dış kulak iltihapları, akut kulak rahatsızlıkları)
Bağışıklık sistemi bozukluklarını düzeltir.
İltihaplanmaların her türüne faydalarıdır.(Vajina-uterus, aseptik necrosis, iltihaplanmış yaralar.. vs.)
Tüberküloza denenmiş devadır.
Ülserlilere super etkin devadır.
Akut ve kronik kolite çözümdür

kaynak: şifa evreni

B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ BELİRTİLERİ, TEDAVİSİ VE İYİ GELEN BESİNLER!

12341240_748490895295715_5120039422352826769_n[1]

B12 Vitamini (diğer adıyla Kobalamin), protein, DNA sentezi, besinlerden enerji üretimi ve sinir sisteminin düzenli çalışması gibi pek çok fonksiyonda görev alan önemli bir vitamindir.

B12 vitamini bulunan besinler

Bütün vitaminler gibi B12 vitamini de vücudumuz için olmazsa olmazlardan olan vitaminlerdir. B12 vitamini vücudumuzda meydana gelen birçok metabolik olayda düzenleyici rol oynar.

B12 Vitamini NEDİR?

Tıp dünyasındaki adı Siyanokobalamin olan B12 vitamini özellikle hayvansal dokularda bulunur. İnsan vücudunda beş yıllık B12 vitamini depolanabilir. Sebzelerde bulunmadığı için uzun süre sebzelerle beslenen (vejetaryen) kişilerde zaman zaman B12 vitamini bağlı olarak rahatsızlıklar görülebilir. Bunun yanı sıra vücutta vitaminin emilimindeki bozukluk, aşırı oranda alkol kullanımı, bazı ilaçların uzun süreli kullanımı ve yaşlılarda B12 eksikliği görülebilir.

B12 VİTAMİNİNİ NE İŞE YARAR?

• Anemi hastalığını önler,
• Alyuvar üretilmesinde ve demir kullanımına yardımcı olur,
• Doğru sindirim, besinlerin alınması, protein sentezi, karbonhidrat ve yağ metabolizması için gereklidir.
• Sinir tahribatını önler,
• Doğurganlığı sağlar,
• Hücre oluşumunu ve uzun yaşamasını sağlar,
• Sinir uçlarının normal gelişimini kolaylaştırır,
• Hafızanın güçlenmesine ve öğrenmeye yardım eder,
• Gen kopyalanmasına yardım eder,
• Çocuklarda zekâ gelişimi için gereklidir.

B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNDE NE OLUR?

• Yürüme bozukluğu,
• Kronik yorgunluk, ellerde ve ayaklarda uyuşma,
• Depresyon,
• Sindirim bozuklukları,
• Baş dönmesi, uyku hali,
• Karaciğer büyümesi,
• Göz bozuklukları,
• Halüsinasyonlar,
• Baş ağrıları,
• Dil enfeksiyonu,
• Huzursuzluk, unutkanlık,
• Zor nefes alma,
• Hafıza kaybı,
• Sinirsel bozulmalar,
• Kalp çarpıntısı,
• Kansızlık,
• Kulaklarda çınlama,
• Omurilik yıpranması

gibi rahatsızlıklar görülebilir. Yukarıda sayılan belirtiler eğer sizde gözlemleniyorsa bir hekime başvurmalısınız. B12 eksikliği uzun süre tedavi edilmezse ciddi hasarlara neden olabilir.

B12 VİTAMİNİ BULUNAN BESİNLER NELERDİR?

Daha önce de söylediğimiz gibi B12 vitamininin hayvansal besinlerde daha çok bulunur. Dana eti, balık, böbrek, karaciğer, yumurta, süt ve süt ürünleri B12vitamini içeren yiyeceklerdir.

B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ TEDAVİSİ

B12 tedavisi için B12 vitamin iğnesi ya da b12 vitamin hapı kullanılır. Ayrıca dilaltından alınan çeşidi de vardır. Ama bundan da önemlisi vücudumuzda birçok işlevi bulunan B12 vitamini eksikliğine maruz kalmamaktır. Beslenmemize dikkat etmektir.

ET,TAVUK VE BALIK YİYEMEYENLER İÇİN B12 İÇEREN BİTKİ KÜRÜ (Prof.Dr.İbrahim Prof.Saraçoğlu Kürleri Önerisidir

B12 eksikliği gideren bitkisel kür:

Kür için gerekli olan malzemeler: lahana , kimyon yada kimyon tohumu, tuz,

Kürün hazırlanması: Lahanayı kesiyoruz. Kullanılan kaplar çok temiz olmalı. Lahananın yapraklarındaki bakteriler harekete geçirilecek. Lahanayı doğruyoruz. Kaba koyuyoruz. Üzerine tuz ilave ediyoruz. Bir çay kaşığı tuz ilave ediyoruz. Üzerine kimyon koyuyoruz. Kimyon ile iyice karıştırıyoruz. Yarım dakika kadar bu karışımı yoğuruyoruz. Sonra bu karışımı kavanozun içine koyuyoruz. Kavanoza koyulan karışımı iyice kavanozun içine sıkıştırıyoruz. İyice sıkışması için kavanoz içerisine taş yada ağır bir şey koyulabilir. Kavanozun ağzını kağıtla yada başka bir şey ile kapatıyoruz. Ağzını lastikle sıkıcı kapatıyoruz. Karanlık bir yere koyacağız. 4 -5 gün orada kalması gerekiyor. Güneş ışığı görmemesi lazım. Eğer lahana suyu lahananın üzerine çıkarsa zamanla küf oluşumu olabilir. Onu kaşıkla almak gerekiyor. Temiz çalışılması lazım. 5 .gün den sonra ekşidiğini göreceğiz.

Kürün uygulanması: hazırlanan bu lahanalar 5.günden sonra tüketilecek. Bu gerek olduğu kadar kür hazırlanıp kullanılabilir.

Not: B12 kronik bir eksiklikse doktor ile konuşmak gerekmektedir. Midede o b12 üretici protein yoksa B12 üretimi vücutta üretilemez. Doktorunuzun tedavi yöntemine göre hareket etmek gerekebilir. kaynak: sağlık haberleri

Karın Şişkinliğini Doğal Yollarla Giderme

Bel çevrenizde yağlanma olması, şişkin bir karna sahip olmanız ile aynı durum değildir. Karın bölgesinde fazladan hiç yağı olmayan kişilerde bile, karın şişkinliği şikayeti yaşanabilir. Karın bölgesi şişkinliği problemi, kötü beslenme alışkanlıkları, adet dönemi öncesi sendromu veya hızlı yemekten kaynaklı aşırı gaz, aşırı stres, düşük lif alımı veya bağırsak problemleri nedeniyle ortaya çıkabilir.

Eğer, karın şişkinliğinden yakınan bir insansanız, beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekecektir. Örneğin süt ürünleri, et, sosis, tuz ve işlenmiş un gibi besinlerin tüketimini minimum düzeylere indirmelisiniz. Ayrıca, şişkinliği doğal yollarla azaltmak için en iyi meyve suyu tariflerini, yazının kalan kısmını okuyarak öğrenebilirsiniz.

Aloe ve Klorofil Suyu

2-aloe-suyu

Bu lezzetli içecek, kolonu birikmiş atık ve toksinlerden temizleyici özellikte olduğundan, karın bölgesindeki şişkinliği azaltıcıdır. Bu içecek ayrıca, erken yaşlanmayı önlemek ve kanı temizlemek amaçlı da önerilmektedir.

Malzemeler

  • Yarım fincan aloe jeli,
  • Bir limonun suyu,
  • Bir yemek kaşığı likit klorofil.

Nasıl Hazırlanır?

Tüm malzemeleri karıştırıcıya ekleyin ve akışkan bir kıvam alıncaya kadar birkaç dakika boyunca karıştırın. Bu içecek, kahvaltıdan otuz dakika önce, boş mideye alınmalıdır.

Detoks ve Karın Bölgesi Şişkinliğinin Azaltılması İçin Meyve Suyu

3-kereviz-suyu

Bu faydalı meyve suyu; sarımsak, kereviz, havuç ve alfalfanın tüm iyiliklerini birleştirir ve karın bölgesi şişkinliğini azaltıcı bir tonik gibi etki eder. Bu içecek ayrıca, toksinlerden arındırır ve gazı azaltır.

Malzemeler

  • Bir fincan taze sıkılmış havuç suyu,
  • Bir diş çiğ sarımsak,
  • Bir dal kereviz,
  • Bir avuç alfalfa.

Nasıl Hazırlanır?

Havucu ve kerevizi meyve sıkacağına yerleştirerek suyunu çıkarın. Sonra tüm malzemeleri karıştırıcıya yerleştirin ve karıştırın. Bu içeceği içmek için en ideal vakit öğleden sonrasıdır ve içtikten sonra bir şeyler yemeden önce vücudunuza yaklaşık iki saat vermelisiniz.

Elma, Keten Tohumu ve Mine Çiçeği Suyu

4-elmalar

Bu içecek ile, bel bölgenizdeki şişkinlikten kurtulurken, mide fonksiyonlarınızın da kramp, gastrit ve kolon problemleri ile savaşmasına yardımcı olmuş olacaksınız.

Malzemeler

  • İki adet, taze, yıkanmış ve soyulmamış elma,
  • Bir yemek kaşığı keten tohumu,
  • Bir fincan mine çiçeği ve rezene çayı.

Nasıl Hazırlanır?

Elmaların suyunu elde edebilmek için katı meyve sıkacağı kullanın ve sonrasında tüm malzemeleri bir karıştırıcı yardımı ile karıştırın. Çayı hazırlamak için bir fincan suyu kaynatın ve her iki bitkiden de birer yemek kaşığı ekleyerek, beş dakika kadar bekletin.

Şişkinlik ve Kabızlık İçin Etkili Bir Meye Suyu

5-papaya-suyu

Zayıf bir sindirim, karın bölgesi iltihabının başlıca sebebi olabilir. Kabızlık ile savaşmak, düz bir karın ve daha huzurlu bir mide için çok önemlidir. Bunun için, tavsiye edeceğimiz tarif şu şekildedir:

Malzemeler

  • Büyük bir parça papaya,
  • Bir adet mango,
  • Bir yemek kaşığı öğütülmüş keten tohumu,
  • Bir fincan arıtılmış su,
  • Bal.

Nasıl Hazırlanır?

Tüm malzemeleri karıştırıcıya ekleyin ve akışkan bir kıvam alıncaya kadar karıştırın. Süzmeden için.

Karındaki Şişkinliği 60 Dakikada Azaltıcı ”Sassy” Su

”Sassy” su henüz çok bilinir olmasa da, Cynthia Sass tarafından, ”Düz Bir Karın” diyeti için geliştirilmiştir. Tam olarak bir meyve suyu olmasa da sindirimi güçlendirici ve düz bir karına sahip olmanıza yardımcı, güçlü bir içecektir.

Su, düz bir karına sahip olabilmek ve vücudunuzu nemlendirilmiş kılabilmek için anahtar niteliğindedir, bunu göz önünde bulundurun ve takip eden ”Sassy” su tarifini not etmek için hazır olun. Umuyoruz ki bu tarif, her gün daha fazla su içmek konusunda sizi teşvik eder ve ayrıca, düşük kalorili ve ferahlatıcı bu içeceği içmekten keyif alırsınız.

Malzemeler

  • İki litre su,
  • Bir çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil,
  • Soyulmuş ve dilimlenmiş bir adet salatalık,
  • Dilimlenmiş bir adet limon,
  • On iki yaprak nane.

Nasıl Hazırlanır?

Tüm malzemeleri, cam bir kaba koyun ve buzdolabında saklayın. Bir kaç saat beklettikten sonra süzün ve gün boyunca tüketin.kaynak: sağlığa bir adım

Şekeri Bıraktığınızda Vücudunuza Ne Olur?

1-şeker-vücut[1]

Şeker dünyada en çok tüketilen ürünlerden bir tanesidir ve ne yazık ki aynı zamanda sağlığımız için de çok büyük bir risk teşkil eder. İnsanlık tarihi boyunca tatlı ihtiyacı var olmuş olsa da, şeker tüketimi uzun vadede hayat kalitenizi düşürür ve birçok sağlık sorununun kökeni haline gelir.

Ancak her şekerin aynı olmadığını da unutmayalım. Beyaz rafine şekerin sağlığınıza ciddi şekilde zarar verebilen çeşit olduğunun altını çiziyoruz. Evet, marketlerde satılan ve ekmekler, işlenmiş gıdalar, kurabiyeler, pastalar ve diğer birçok atıştırmalık gıdada bulunan şeker çeşidi.

Ticari gıda endüstrisi insanların şekerin tadını tercih etmesi hatta tatlı krizlerine girmeleri yönünde eğitilmelerine yardımcı olmuştur. Aslında, günlük hayatınızın bir parçası olan gıdalarda her daim bulunduklarından şeker tüketiminize tamamen sınır koymak oldukça zordur. Sıklıkla  şeker tüketmenin tehlikelerini bilmek ve vücudunuz üzerindeki olumsuz etkisini anlamak beslenmenizde şekeri azaltmanız açısından oldukça önem taşır. Peki şekeri bıraktığınızda ne olacağını biliyor musunuz?

Enerji düzeyiniz artar

2-egzersizBirçok insan enerji ihtiyacı hissettiklerinde şekerli içecek, enerji içecekleri ve diğer şekerle doldurulmuş içeceklere yönelme alışkanlığındadır. Ancak çalışmalar vücuda çok fazla şeker alımının günlük aktivitelerinizin seyrini aksatacak bir “düşüş” veya “çakılma”ya sebep olabileceğini göstermiştir.

Aşırı şeker tüketimi vücudun enerji rezervlerini mümkün olduğunca yüksek tutma becerisini bloke eder. Şeker alımınızı minimuma düşürerek bu “düşüş”lerin geçmişinizde kaldığını fark edeceksiniz.

Kalbiniz daha sağlıklı olur

Şekerin kalp sağlığı için teşkil ettiği çeşitli tehlikeleri ortaya çıkaran Amerikan Kalp Sağlığı Derneği Dergisinde yayımlanan araştırmaya göre şeker alımınızı azaltmak aynı zamanda kalp krizi yaşama riskinizi de azaltır.

Kendinizi kanserden korursunuz

3-kanserDünya çapında yapılan birçok çalışma şekerin kanser hücrelerine besin maddesi sağladığını göstermiştir. Siz de şeker tüketiminizi azaltarak birtakım kanser çeşitlerini önleyebilir; aynı zamanda vücudunuzda kötü huylu hücrelerin yayılmasını ve çoğalmasını durdurabilirsiniz.

Karaciğerinizi korur

Tıpkı çok fazla alkol aldığınızda olduğu gibi aşırı fruktoz ve glukoz da karaciğerinizde toksik birikimine yol açabilir. Uzmanlar şeker tüketimi sebebiyle karaciğer sorunları yaşama riskinizi azaltmanız için düzenli olarak karaciğer detoksu yapılmasını önermektedir.

Daha iyi uyursunuz

4-uykuŞeker tüketimi enerji seviyenizde düşüşe sebep olurken aynı zamanda uykunuzu da bozabilir. Şeker tüketimini büyük oranda azaltanlar uykularının nasıl düzeldiğini hemen fark ederler ve hatta bazıları insomnia gibi rahatsızlıkların da geçtiğine tanık olurlar.

Cildiniz gençleşir

Çok fazla şeker yemek cildin iki ana protein kaynağı elastik ve kolajenin üretimine engel olur. Uzun vadede çok fazla şeker erken yaşlanma ve diğer cilt sorunlarına yol açar.

Vücut ağırlığınız dengeye kavuşur

5-kilo-vermekŞekerli gıdaların içinde aynı zamanda bol miktarda yağ, karbonhidrat ve kalori bulunur ve bütün bunlar kilo almanıza yol açar. Günlük beslenmenizden şekeri çıkartarak bu maddelerin alımını da sınırlamış olursunuz ve böylelikle daha dengeli ve sağlıklı bir kiloya ulaşmanız kendiliğinden kolaylaşır.

Sindirim sisteminiz daha sağlıklı olur

Şeker alımınızı azaltarak aynı zamanda sindirim sisteminize yediklerinizi daha kolay parçalaması için yardımcı olmuş olursunuz. Bu da kabızlık ve kolonla ilişkili diğer sorunlara karşı sizi korur.

Daha tok hissedersiniz

Yapılan çeşitli çalışmalar aşırı şeker tüketiminin beyninize tok olduğunuzun sinyalini gönderen hormon olan leptine karşı dirence sebep olduğunu göstermiştir.

Dişleriniz daha sağlıklı gözükür

Ağzınızdaki bakteri şekerle beslendiğinde artar. Çok fazla şekerli yiyecek tüketmek de dişlerinizin çürümesi ile başka diş sorunları yaşama ihtimalinizi arttırır. Şeker alımınızı azalttığınızda daha sağlıklı dişlere ve diş etlerine sahip olursunuz.

kaynak: sağlığa bir adım

TARÇIN ve BAL MUCİZESİ!

12341462_750953858382752_5194092097041868534_n[1]

Tarçın ve Bal Mucizesi İlaç firmaları bu bilgilerin yayılmasından hoşlanmayacak, çünkü tarçınlı bal düzenli kullanıldığında pek çok ilaçtan daha sağlıklı ve daha etkili bir ilaç.

Hindistan’da bir geleneksel tıbbi tedavi yöntemi ile balın yanık tedavisindeki etkisin kıyaslandığını ve 1 haftanın sonunda balla tedavi edilen yanıkların %91, diğer yöntemle tedavi edilenlerin %7 oranlarında enfeksiyon riskinden korunduğunu biliyor muydunuz?

Tarçınlı bal tek kelime ile mucizevi doğal bir ilaç. Kanserden kilo vermeye, kalp hastalıklarından kolesterole, soğuk algınlığından cilt enfeksiyonlarına kadar iyileştiremediği hastalık yok gibi…

Bal ve tarçın karışımının pek çok hastalığı iyileştirdiği biliniyor. Bir yan etkisinin olmaması da cabası. Şekerli olmasına rağmen doğru miktarda alındığında diyabet hastalarına dahi zarar vermiyor. Batılı bilim insanlarının araştırmalarına göre:

► Kalp Hastalıkları

Bal ile toz tarçını karıştırın ve kahvaltıda kızarmış ekmekle yiyin. Kolesterolü düşürür ve muhtemelen kalp krizini önler. Tarçınlı balın düzenli olarak tüketilmesi kalp vuruşlarını güçlendirir. Yaşlandıkça atar damarlar ve toplar damarlar esnekliklerini kaybediyor ve tıkanıyor. Tarçınlı bal ise damarları yeniden canlandırıyor.

Arterit hastalar bir fincan sıcak suya iki yemekkaşığı bal ve bir çay kaçığı toz tarçın koyarak faydalı bir içecek hazırlayabilirler. Günlük olarak içilirse kronik arterit hastaları dahi iyileşebilir. Kopenhag Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada 200 hastalarını kahvaltıdan önce bir kaşık bala yarım çay kaşığı tarçın ile tedavi eden doktorlar 73 hastanın tümüyle ağrıdan kurtulduğunu, bir ay içerisinde ağrı yüzünden hareket edemeyen hastaların hemen hepsinin ağrı çekmeksizin yürümeye başladığını gördü.

► İdrar Yolu Enfeksiyonu

İki yemek kaşığı toz tarçın ile bir yemek kaşığı balı ılık suya ekleyerek için. İdrar yolundaki mikropları öldürür. Kim bilebilirdi ki?

► Kolesterol

İki yemek kaşığı bal ve üç yemek kaşığı toz tarçın 450 gram çay kolesterol hastasına verildiğinde iki saat içerisinde kandaki kolesterol oranunun %10 azaldığı görüldü. Günde üçkez alındığında kronik kolesterol dahi tedavi edilebiliyor. Günlük olarak yenen bal ise kolesterol şikayeterini azaltıyor.

► Soğuk Algınlığı

Sık ya da ağır soğuk algınlığı şikayeti olanlar bir kaşık ılık bal çeyrek kaşık toz tarçınla üç gün boyunca birer kez alabilir. Bu tedavi çoğu kronik öksürüğü ve soğuk algınlığını tedavi edebilir, sinüsleri temizleyebilir.

► Boğaz Tahrişi

Tarçınlı balın boğaz ağrısını iyileştirdiği ve boğaz ülserini kökünden kazıdığı söyleniyor.

► Gaz

Hindistan ve Japonya’da yapılan araştırmalar tarçınlı balın midede oluşan gazları önlediğini gösteriyor.

► Bağışıklık Sistemi

Tarçınlı balın günlük tüketimi bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu bakteri ile virüs saldırılarından koruyor. Balın düzenli tüketimi akyuvarları güçlendirerek bakteriyel ve virütik hastalıklara karşı direnci artırıyor.

► Sindirim Güçlüğü

İki yemek kaşığı bala serpilen toz tarçının yemek yemeden önce alınması asitliliği önlüyor ve en ağır yemekler dahi sindirilebiliyor.

► Grip

İspanyol bir bilim insanı baldakı doğal bir bileşenin grip mikrobunu öldürdüğünü ve hastayı gripten kurtardığını kanıtladı.

► Uzun Ömür

Bal ve toz tarçın ile hazırlanan çay düzenli olarak içildiğinde ileri yaşın etkilerini azaltıyor. Çay yapmak için dört yemek kaşığı bal, bir çay kaşığı tarçın ve üç fincan kaynamış su kullanın. Günde 3-4 kez 1/4 fincan için. Cildi taze ve yumuşak tutar ve yaşlanmayı önler.

► Boğaz Ağrısı

Boğaz ağrıdığında ya da gıdıklandığında bir kaşık bal yiyin. Boğazınızdaki raatlık geçene dek 3 saatte bir tekrarlayın.

► Sivilceler

Üç yemek kaşığı bal ve bir çaykaşığı toz tarçını karıştırın. Yatmadan önce sivilcelerinizin üzerine sürün ve ertesi gün ılık suyla yıkayın. İki hafta her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden söker.

► Cilt Enfeksiyonları

Bal ve toz tarçını etkilenen bölgelere eşit miktarda uygulamak egzama, mantar ve her türlü cilt enfeksiyonunu iyileştirir.

► Kilo Verme

Her gün sabahları kahvaltıdan yarım saat önce, boş mideye ve geceleri yatmadan önce bir bardak kaynamış suyun içine bal ve toz tarçın koyup için. Düzenli olarak alındığında obezite sorunu yaşayanlarda bile kilo kaybı sağlıyor.

► Kanser

Japonya ve Avustralya’da yapılan araştırmalar mide ve kemik kanserinin başarıyla tedavi edilebildiğini gösterdi. Bu kanser çeşitlerinden muzdarip hastalar günde bir yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı tarçını üç parçaya bölerek bir ay boyunca almalı.

► Yorgunluk

Yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki baldaki şeker vücudun güç kazanmasına yardımcı oluyor. Bal ve toz tarçın tüketen yaşlılar daha zinde ve esnek olduklarını ifade ediyor.

Her gün diş fırçaladıktan sonra ve öğleden sonra 15.00’te alındığında bir haftada vücut direnci artıyor.

► Kötü nefes

Güney Amerikalılar sabahları bir çay kaşığı bal ve tarçın konmuş suyla gargara yapıyor böylece nefesleri gün boyu güzel kokuyor.

► İşitme kaybı

Günlük olarak sabah ve akşamları bal-tarçın ikilisini almak duyma kaybını giderebiliyor.

TARÇINLI BALIN HAZIRLANIŞI

Önce bir bardak suyu kaynatın, sıcak suya tarçın koyun ve demlenmeye ve soğumaya bırakın. Kaynar suya bal koymayın. Sıcak su baldaki enzimleri öldürür. Su oda sıcaklığına geldiğinde tarçının iki katı kadar bal ekleyin. Yatmadan bardağın yarısını için ve diğer yarısını sabaha bırakın.

Sevdikleriniz için lütfen paylaşın..!

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 3 Comments »

14 ALTIN GÜVENLİK KURALI! MUTLAKA ÇOCUKLARINIZA ÖĞRETİN..!

12313521_751439548334183_6557410088918646222_n[1]

14 güvenlik kuralı üç başlık altında toplanıyor: Ben Akıllıyım, Ben Cesurum, Ben Dürüstüm. Bu kurallar şöyle sıralanıyor:

BEN AKILLIYIM:

1- Yalnız yerler güvenli değil. Ben hep arkadaşlarımla oynarım!
2- Tanımadığım kişilerden şeker, hediye almam!
3- Ailemden İzinsiz arabalara binmem!
4- Yardım istersem, üniformalı birinden isterim!
5- Kendi adımı, annemin, babamın adını bilirim. Telefon numaramızla adresimizi de bilirim!
6- Su birikintisine, kuyu nehir veya denize yanımda yetişkin olmadan yaklaşmam ve girmem!

BEN CESURUM

7- İstemediğim şeylere hemen hayır derim!
8- Tedirginsem, hemen oradan uzaklaşırım, kaçarım!
9- Biri bana dokunduğunda kötü hissedersem, “Hayır, bana dokunma” derim! Bu benim en doğal hakkım.
10- Sesim alarmımdır benim. Tedirginsem, korkarsam hemen bağırırım! Çekinmem.

BEN DÜRÜSTÜM

11- Başkalarıyla konuştuklarımı, aileme de söylerim!
12- Bir yere gitmeden önce, aileme sorarım!
13- Korkarsam, kendimi kötü hissedersem, hemen birine söylerim!
14- Büyük biri benden yardım isterse, yardım etmeden ailemden önce izin alırım!

Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın ve lütfen uyarın

Eklem Ağrısına En İyi Gelen Meyveler

Siz de eklem ağrısından şikayet eden milyonlarca kişiden biri misiniz? Eklem ağrısı sandığınızdan çok daha yaygın bir rahatsızlıktır ve anti-enflamatuar ve ağrı kesici ilaçlara milyonlarca dolar harcanmaktadır. Ancak bu ilaçların araştırmalarla kanıtlanmış çeşitli yan etkileri vardır. Bu yüzden doğal çözümleri de göz önünde bulundurmalısınız. Çeşitli meyveler, ağrı ve rahatsızlığa neden olan eklem enflamasyonunu tedavi etmenize ve oluşmasını önlemenize yardımcı olacaktır.

1. Kiraz

kirazlar

Kiraz çok sağlıklıdır! Mevsiminde yiyeceğiniz kirazlar, hem besin değerleri sayesinde, hem de eklem ağrısı, enflamasyon ve tutulmalara iyi geldiği için beslenme düzeninize harika bir ek olacaktır. Sırları ne mi? Kiraz antioksidan dolu bir meyvedir.

Bilimsel çalışmalar 20 gün boyunca günde 10-15 kiraz yemenin ağrı kesici bir etkisi olduğunu göstermektedir. Eğer bu meyveyi beslenme düzeninize eklemeyi düşünmüyorsanız, yerine vişne de tüketebilirsiniz.

2. Sağlıklı ananas

ananas

Ananasın zengin bir C vitamini ve antioksidan kaynağı olduğunu biliyoruz, ayrıca kabızlığa da iyi gelir ve detoks için etkilidir. Bunlara ek olarak, eklem ağrılarını tedavi etmek için hazırlanan bir beslenme düzenine de ananas ekleyebilirsiniz. Ananas içerdiği bromelayin sayesinde enlafamsyona karşı en etkili meyvelerden birisidir. Bromelayin kan çıbanı ve şişliklerin yanı sıra travma veya ameliyat sonrası eklem şişliklerinin tedavisinde de etkilidir. Ananası kahvaltılarınızı lezzetlendirmekte kullanabilirsiniz!

3. Narın içindeki gizli hazine

nar

Her mevsim nar bulmak için yerel pazarları veya organik manavları gezmeniz gerekebilir ama eğer bulmayı başarırsanız sağlığınız için çok iyi bir şey yapmış olursunuz. Bu güzel renkli tane tane meyvenin içerisinde gerçekten çok güçlü antioksidanlar bulunmaktadır.  İster tane tane yiyin ister suyunu için, günlük beslenme düzeninize nar eklediğinizde etkisini kısa sürede göreceksiniz!

Ayrıca çeşitli çalışmalar bu meyvenin kıkırdak doku ve kemik hasarını da önlemeye yardım ettiğini ve enflamasyon ağrısını azalttığını kanıtlamıştır.

4. Çarkıfelek

çarkıfelek

Yumuşak dışı, hoş kokusu ve ağızda dağılan içi ile çarkıfelek meyvesi pek çok kişinin favorisidir. Çarkıfelek meyvesi şişmiş veya hasar görmüş eklem ağrılarına iyi gelen egzotik bir meyvedir. Çeşitli çalışmalar 30 günlük bir süreç boyunca bu meyveyi tüketmenin hem eklem ağrısı ve rahatsızlıklarını azalttığını, hem de eklemlerin daha iyi çalışmasını sağladığını göstermektedir.

Çarkıfelek meyvesi egzotik bir meyve olduğu için tüm yıl boyunca bulamayabilirsiniz; ancak manavınızda görürseniz, kaçırmayın! Bu meyveyi ister suyunu sıkarak isterseniz de salatalarınıza ekleyerek tüketebilirsiniz.

5. Hurma

hurma

Hurma hem büyüleyici tadı hem de dokusu nedeniyle çok sevilen bir meyvedir. Hurma vitaminler, mineraller ve özellikle polifenoller açısından çok zengindir. Bu sayede kemik dokusunun yenilenmesini sağlar, enflamasyonu azaltarak eklem ağrısını dindirir.

Günlük beslenme düzeninize 6 adet hurma eklemelisiniz. Güzel bir kahvaltı için, çeşitli yemişlerle karıştırıp sıcak yulaf ezmenize ekleyebilirsiniz. Hem genel sağlığınız için iyi bir şey yapmış olursunuz, hem de bedeninize güne başlamak için ihtiyacı olan yakıtı verirsiniz.

6. Her zaman faydalı incir

incirler

Hem kabızlık tedavisi için hem de eklem ağrılarını yatıştırmak için, incir her zaman iyi bir seçenektir. Taze incir çok besleyici olmasına rağmen uzmanlar meyvenin içindeki polifenollerden tam anlamıyla yararlanabilmek için kuru incir tüketilmesini öneriyor. Bu tatlı atıştırmalık hem enflamasyonu azaltıyor hem de kıkırdakları güçlendiriyor. Günde sadece 4 kuru incir yemeye başlayarak etkisini kısa sürede görebilirsiniz. Eğer incir sizin için çok tatlıysa, yanında ceviz veya fındık gibi yemişlerle tüketebilirsiniz.

7. Şifalı üzüm

üzüm

İster siyah, ister kırmızı,ister yeşil olsun… Üzümün her hali çok lezzetlidir.  Meyve olarak veya meyve suyu olarak tüketilen üzüm sağlıklı ve aktif bir yaşam için tam bir hazinedir. Ayrıca üzüm çekirdeklerini atmamalısınız! Üzüm çekirdekleri de çok şifalıdır. Üzüm çekirdeği yağı, eski uygarlıklardan günümüze kadar eklem ağrılarının tedavisinde kullanılmıştır.

Hiç uzun bir ömrün sırrını merak ettiniz mi? O sır üzüm. Enerji dolu uzun bir ömür için üzümleri günlük beslenme düzeninize ekleyin. Ayrıca üzümler artrit kaynaklı eklem ağrısı, kemik zedelenmesi, gut ve kalp damar sorunlarına da iyi gelir. O minik tanelerin içinde boyundan büyük bir şifa gizlidir.

Üzümler potasyum, antioksidan ve B vitamini açısından zengindir. Ayrıca marketlerde ve manavlarda rahatça bulabileceğiniz bir meyvedir.

kaynak: sağlığa bir adım

Kanserin Ölümü ve Vitamin B17

12342650_748838998594238_5039846052746295308_n[1]

 

KANSERİN ÖLÜMÜ / Dr. Serap KIRMIZI
LÜTFEN HERKESE GÖNDERİN!…

Çocukluğumun yılları hatırladığım bildiğim kadarıyla 1952 yılları ve evveline rastlar. O yıllarda Annem bugday tanelerini,lokum kutularına yada sahan denen tepsilere pamuk içine eker ,çıkan yem yeşil ekini, 10 ya da 15 cm ken keser onu ezer unla karışımına şekerde katar pişirirdi. Adına UHUT denirdi.Tüm hastalıklara ilaçtır diye bizlere yedirilirdi. Yıl 2011 bu gün aynı b
uğday filizleri kansere ilaç olarak gündemde. Bilime inanan biri olarak doğruluyorum. Devaolsun diyorum. V.KARACA

KANSERİN ÖLÜMÜ–MUTLAKA OKUYUN

Arkadaşlar. Yeniköy Mimarlar Sitesinde komşum ve meslekdaşıma 30 yıl evvel doktorlar 6 ay ömrü kaldığını söylediler. Ailesini bu sonuca alıştırdı; evin tüm ihtiyaçlarını gördü, temin etti; kendini ölüme hazırladı. Buğday çimlenmesinin hastalığa iyi geldiğini bir yerde okumuş. Evin bir odasına toprak döşedi; orada buğday yetiştirdi; buğday çimini mikserde öğüterek her gün ve devamlı içti. 30 yıldır yaşıyor. Artık çime de gereksinimi kalmadı. Sağlıklı günler dileğiyle…
Yılmaz Ergüvenç

Kesinlikle zararı yok, sınırlı yararı olabileceği, destek amaçlı kullanılmalarında sakınca olmadığı kanaati bildirildi. Saygılarımla arz ederim. Dr.Vehbi Alpman.KANSERİN ÖLÜMÜ MUTLAKA OKUYUN!

ASRIMIZIN EN KÖTÜ HASTALIĞI İÇİN HER BİLGİNİN ÖNEMİNE İNANDIĞIMDAN ELİME GELEN BU MAİLİ HERKESE GÖNDERİYORUM.

Buğday çimi ekiniz ve yiyiniz, Buğday şırası yapınız ve içiniz.
Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya’da içtikleri Buğday şırası geliyor.

Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm doktorların ortak iddiası, buğday çimi yenilmesi ve buğday şırası içilmesi Pakistan’daki Hunzakut Prensliği’nde kanserden ölüm yok. Ayrıca Hunzakutlular, acı badem ve kayısı çekirdeğini yiyorlar ve kansere yakalanmıyorlar. Türkiye’de acı badem ve kayısı tüketilen bölgelerde kanser vakalarının azlığı dikkat çekiyor.

Ödemiş’le Salihli arasında, binbir efsaneye konu olmuş Bozdağ’ın eteklerinde cennet gölcük kıyısında kanseri yenen, bu zaferi kazandıktan sonra mücadelesi herkese örnek olsun diyerek bir de kitap yazan Doktor İlhami Güneral ile sohbetimiz sürüyor.
Önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir.
Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor bir şey değildir.
Buğday müthiş bir kanser ilacıdır.
Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır.
Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içerir.

Taze olarak kullanılan Buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmaktadır.
Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içermesidir.
Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü anti kanseri olan ‘laetril’ içermektedir.

Izgara etler ve füme besinlerin kanserojen maddeler taşıdığı kanıtlanmıştır. (Japon Bilim Adamı Nagivara)
Japon Bilim Adamı Nagivara, taze buğday çiminde bu maddeyi etkisiz hale getiren enzimler ve amino asitler bulmuştur.
– Buğday çimini evde üretebilir miyiz?
– Evde de üretilebilir, küçük bir saksıda bile üretilebilir ve olduğu gibi yenebilir, evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise buğday şırası üretmeleri….
– Buğday şırasını herkes üretebilir mi?
– Evet herkes üretebilir.
– İsterseniz tarif edeyim.
Bir bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik cam kavanoza konur.
Üzerine 3 bardak su klorlu olmamak şartıyla ilave edilir.
Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir.
Bu ilk su kullanılmaz, dökülür.
Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir.
24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba aktarılır.
Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın ise günde 3 kez şıra alınır.
Buğday şırasının lezzeti bazılarına itici gelebilir.
O takdirde her şıra bardağına bir C vitamini tableti eklenirse, nefis bir içecek ortaya çıkar.

– Az önce sözünü ettiğimiz ‘laetril’ buğday çiminden başka nelerde bulunur?
Çünkü anlaşılıyor ki, ‘laetril’ kanserin tedavisinde en etkin maddelerden biri…
Elmanın çekirdeğini de yiyin!
– Evet, Türkiye’de en kolay laetril’e ulaşabileceğimiz yer acı badem ve kayısı çekirdeğidir.

Ayrıca laetril elma çekirdeğinde de vardır. Elmanın çekirdeği yenilirse çok da iyi olur. Amerika’daki ilaç sanayinin maşaları bu ‘laetril’ adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır ama Meksika’da satılan ‘laetril’ bu ülkeden alınıp kaçak olarak ABD’ye sokulmaktadır.
Laetril, vitamin ve minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar alınmaktadır.
‘Kanserin Ölümü’ adlı kitabında Manner, laetril ile yüzde 90 başarı kazandığını söylemişti.
– Acı badem ve kayısı çekirdeği de laetril içeriyor öyle mi?
– Evet öyle. Türkiye’de acı badem ve kayısı çekirdeğinin sıkça tüketildiği yerlerde resmi bir istatistik yok ama kanser vakalarının az olduğuna inanılıyor. Resmi istatistik yapılan bir ülke var…
Pakistan’a komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut’ta şimdiye kadar hiç kanser olayına rastlanmadı.
Hanzakut’un özelliği temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeği…

– Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve radyoterapi bağışıklık sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz alternatif tedavilerin bir sıralamasını yapsak en öne hangisini koyarsınız?
– Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha sonra biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir.
Bağışıklık sistemi konusunda Alman doktor Issel’in tüm beden tedavisi bugün bu ülkedeki 60/70 klinikte başarı ile uygulanmaktadır.
Başarılı bir yöntem: Tüm beden tedavisi
– Tüm beden tedavisi nedir?

– Joseph Issel de bizim gibi kanseri lokal bir hastalık olarak değil, tüm vücudu ilgilendiren sistemik bir hastalık olarak ele alıyordu.
Ona göre vücutta sürekli olarak kanser hücreleri ürüyor fakat sağlıklı bir bağışıklık sistemi bu hücreleri hemen tahrip ediyordu.
Issel’in bir diğer tedavi yöntemide, ayda bir olmak üzere, özel olarak muamele görmüş bir kolibasil aşısı olan Pyrifer ile ateş şoku tedavisi idi.
Bu yöntemle hastadan bir miktar kan alınıyor, bunu ozon oksijen birleşim ile karıştırarak yeniden hastanın damarından enjekte ediyordu.
Binlerce kanser hastası bu yöntemle iyileşmişti.
Eski Sovyetler’de, şimdiki Rusya’da bu yöntem halen kullanılıyor

KAYNAK: SAĞLIK HABERLERİ

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Göz ve beyin dışında kalan tüm organlar kendini yenileyebiliyor ve böylece vücudumuz hayat boyu 10 yaşın altında kalmayı başarabiliyor.

organlar[1]

 

Bilim adamları, vücuttaki organların yaşlanma sürecini aydınlattı. Göz ve beyin dışında kalan tüm organlar kendini yenileyebiliyor ve böylece vücudumuz hayat boyu 10 yaşın altında kalmayı başarabiliyor.

İngiltere’de yayınlanan Daily Mail gazetesinin haberine göre bu durumun nedeni, hücrelerin yenilenmesi yani eski hücrelerin yerini yeni hücrelerin alması olarak açıklanıyor.

Ancak bu “kalıcı gençlik” durumundan nasibini alamayan şanssız organlar da yok değil. Beyin, gözler ve sinir sistemi kendini yenileyemiyor.

Beyinde; koku alma ve öğrenme merkezleri haricindeki diğer hücreler, tıpkı tam anlamıyla oluşumunu tamamladıktan sonra yenilenemeyen sinir sistemi ve kornea haricinde yenilenemeyen gözler gibi, yaşlanmaya karşı direnemiyor.

KALP KENDİNİ 20 YILDA YENİLİYOR

Yıllarca kalbi oluşturan hücrelerin doğduktan sonra değişmediği sanıldı.

Ancak New York Üniversitesi’nden Dr. Piero Anversa tersini ispatlamayı başardı. Kalbin kendini yenilediğini belirten Anversa bunun en az 20 yıl aldığını kaydetti.

SAÇLAR KENDİSİNİ 3-6 YILDA YENİLİYOR

Yaklaşık 100 bin adet olan saçların her bir teli ayda 1.25 santimetre uzuyor.

Dolayısıyla saçların kaç yaşında olduğu da saçın uzunluğuna göre değişiyor.

MİDE DUVARI KENDİSİNİ 3-5 GÜNDE YENİLİYOR

Midedeki asit karşısında hücrelerin dirençli olmadığını belirten İsveç-Karolinska Enstitüsü’nden Jonas Frisen, hücrelerin 3 ila 5 gün arasında yenilendiğini vurguladı.

Ancak nikotin, hücrelerin yenilenmesini ağırlaştırıyor.

BAĞIRSAK KENDİSİNİ 2-5 GÜNDE YENİLİYOR

Midede olduğu gibi bağırsaklarda da hücrelerin zor şartlar altında olduğunu söyleyen İsveçli Dr. Frisen

bu hücrelerin hızla yenilendiklerini ve bu sürenin 2 ila 5 gün arasında değiştiğini ifade etti.

İSKELET SİSTEMİ KENDİSİNİ 10 YILDA YENİLİYOR

İskelet de vücudun sürekli kendini yenileyen bölümlerinden biri.

Kemiklerin 10 yılda bir tam anlamıyla kendini yenilediği tahmin ediliyor.

DİL KENDİSİNİ 10 GÜNDE YENİLİYOR

Tat moleküllerini sinirler yoluyla beyne ileten dilde bulunan 10 bin tomurcuğun her birinde 50 hücre bulunuyor.

Bu hücreler her 10 günde bir kendini yeniliyor.

KARACİĞER KENDİSİNİ 6 AYDA YENİLİYOR

Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolayan karaciğer vücudun en güçlü organlarından biri.

İngiltere Karaciğer Vakfı tarafından yapılan açıklamaya göre karaciğerin kendini yenileme süresi 6 ay.

AKCİĞER KENDİSİNİ 1 YILDA YENİLİYOR

Akciğerde hücreler farklı periyotlarda yenileniyor. Bu da havanın temizliğine, sigara içilip içilmemesine göre değişiyor.

Yenilenme süresi ise altı ayla bir yıl arasında…

GÖZLER YENİLENMİYOR

Gözler, kornea tabakası haricinde kendini yenileme özelliğine sahip değil. Zaman geçip yaş ilerledikçe gözleriniz de sizinle birlikte yaşlanıyor.

Aynı şekilde beyin hücreleri de kendini yenileyemiyor ve yaşlanıyor.

Susuzluktan Oluşan 13 Problem

Muhtemelen hayatınız boyunca hastalanmamanız ve susuz kalmamanız için su içmeniz önerildi. Ama hala su içmenin ne kadar önemli olduğunu ve vücuda faydalarını anlamayan insanlar var. Bu öğütleri dikkate almadıkları zaman susuzluktan kaynaklanacak bazı sağlık problemlerinin ortaya çıkma durumu da vardır.

Yeterince su içmemenin vücuda olumsuz etkilerini anlatmak için bu makalede sizlere özellikle susuzluk ve az su tüketiminden kaynaklanan 13 problemden bahsedeceğiz. 

Yorgunluk

Yeterince su içmezseniz vücudunuz susuz kalır ve enzim aktiviteleriniz azalır, böylece de yorgunluk oluşur. Yorgunluk ciddi bir sağlık sorunu olabilir, sürekli enerjinizin düşük olduğunu hissedersiniz. 

Erken yaşlanma

kirisiklik

Vücudumuzun %60’ı sudan oluşuyor bu yüzden düzenli işlemesi için bu değerli kaynağa ihtiyaç duyar. Gün içinde bol su içerseniz vücudunuz cildin ve organların erken yaşlanmasına sebep olan serbest radikallerle savaşır.

Aşırı kilo ve obezite

Sadece su yağları yakıp kilo verdirmez ama sağlıklı bir kilo verme sürecinde büyük rolü olduğu doğrudur. Su içmek vücuttan toksinlerin ve atık maddelerin atılmasını kolaylaştırır. Ayrıca sizi tok tutar ve metabolizmanın sağlığını korur. Vücudunuzu suya mahrum bıraktığınızda, kilo vermek için gerekli olan bu faydalarından yararlanamazsınız.

Yüksek ve alçak kan basıncı

kanbasinci

Yeterince su içmek vücuttaki toksinlerin dolaşımdan atılımını sağlar ve kan dolaşımını düzenler. Vücuttaki kan damarları, kılcal damarları ve atardamarları doldurmaya yetmediği için dolaşım sisteminin düzenli işlemesi için suya ihtiyacımız var. 

Yüksek oranda kötü kolesterol

Susuzluk hücrelerde su kaybına yol açar, böylece vücut kolesterol üreterek arayı kapatmaya çalışır, bu da sağlığınız için iyi değildir.

Kabızlık

Katı atığın oluşması ve vücuttan atılması için yiyeceklerinizin içinde yeterince sıvı olmalı ve vücudunuza yeterince su almalısınız. Kronik susuzluk çekiyorsanız, vücudunuz katı atığı atabilmek için yeterince suya sahip değildir, bu yüzden de kabızlık yaşarsınız. 

Sindirim sistemi hastalıkları

sindirim
Susuz vücut sindirim için gerekli sıvıları azaltır, bu da gastrit ve ülser gibi ciddi mide problemleri ve hastalıklarına yol açabilir.

Solunum yolu problemleri

Su sağlıklı bir bağışıklık sistemi ve solunum yolu problemlerinden korunmak için anahtar bir bileşendir. Ciğerlerinizin mukoza zarı, burun, sinüsler ve dahası hava kirliliğinden ve diğer zararlılardan korunmak için neme ihtiyaç duyar.

Dengesiz pH

Sağlıklı bir pH derecesini korumak için yeterince su içmelisiniz. Yiyecek ve diğer faktörler vücuttaki pH derecesinin daha asidik olmasına sebep olur, bu da çeşitli hastalıklara yol açar.

Egzema

egzemaVücut 500 to 700 ml terlemelidir. Bu ter ile toksinler vücuttan atılır ve bunlar vücutta kalırsa ciltte egzama gibi rahatsızlıklara yol açar. 

İdrar yolu enfeksiyonu

İdrar yolu ve sistemlerinizin sağlıklı olması için her gün bolca su içmelisiniz. Vücudunuz susuz kaldığında bu sistemler de sıvısız kalır, böylece safra kesesi ve sistit gibi idrar yolu enfeksiyonları yaşama olasılığınız artar. Bunu belirlemek kolaydır çünkü idrarın rengi koyulaşır ve kokusu ağırlaşır.

Romatizma

romatizma

Susuzluk kanda daha çok toksin birikimine yol açar, bu da çeşitli hastalıklara ve problemlere yol açar. Sayısız çalışma yetersiz suyun eklemlerde problemlere yol açtığını ortaya koydu. 

Beyin hasarı

Aşırı susuzluk vücudun sodyum ve potasyum gibi elektrolitleri depolamasında dengesizlik yaratır ve bu da sonucunda beyin hasarı ve kalp krizi gibi ciddi durumlara yol açabilir.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

KANSERİN DÜŞMANI KUDRET NARININ MUCİZEVİ FAYDALARI..!

12311309_750499095094895_6282410013557159643_n[1]

İnanılamayacak derecede mucizevari faydalarından dolayı Kudret Narı her geçen gün daha fazla aranan şifalı bir bitkidir. Çok kişilerin uyguladıklarında şaşırtıcı sonuçlar aldıkları doğal bir ilaçtır.

Kudret narının meyve ve yaprakları, mineral ve vitaminler bakımından zengindir. Özellikle demir, kalsiyum, fosfor ve B vitaminleri bakımından zengindir. Ancak bu maddelerin ne kadarının hazırlanan sıvıya geçtiği ve alınan gıda veya sıvıdan ne kadarının barsaklardan emildiği bilinmemektedir.

Meyveleri momordican adında acı bir madde, uçucu yağ ve reçine içerir. Latince’de momordica ısırmak anlamına gelir. Yapraklarının adeta yenik gibi durmasından dolayı bu isim verilmiştir. Bitkinin bütün kısımları ve öz suyu çok acıdır. Yüzyıllardır hastalıklarda şifa kaynağı olarak kullanılır.

► Kudret Narının Faydaları

Kolit, ülser, 12 parmak, gastrit, asit fazlası gibi mide bağırsak sistemine bağlı tüm hastalıkları kalıcı ve kesin tedavi eder.
Karaciğeri destekler.
Egzama ve sedefe fayda verir.
Yara ve iltihapları giderir.
Bağırsak tembelliğini giderir.
Hücre yeniler.
Rahim yaralarına fayda verir.
Yanık ve yaralara lapası iyi gelir.
Aynı zamanda yüksek oranda E vitamini ve kaliteli protein içerir.

►Kullanım Şekli :

Taze meyve için : Kudret narı, olgunları balla karıştırılarak tüketilebiliyor. Olgunlaşarak kavuniçi rengi alan meyve, tabakta eziliyor, bir miktar balla karıştırılıp, sabahları aç karnına 1 çorba kaşığı yeniliyor. Üzerine hiçbir şey kullanılmıyor.

Tazesinin olmadığı zaman : Çekirdekleri temizlenen kudret narı, küçük küçük doğrandıktan sonra bir kiloluk bala karıştırılıyor. Ağzı kapalı şekilde bir ay kadar bekletilen karışım, hafif sulanabilir. Şeker hastalarının bu karışımı almalarının sakıncalı olabileceğini, bu nedenle zeytinyağı ile kullanımın daha uygundur. Zeytinyağı, meyvenin içindeki etmenleri daha kolay emer.

Halis zeytinyağı içinde 6 ay bekletilen kudret narı ise her sabah bir çorba kaşığı tabağa konularak, 1 çorba kaşığı süzme balla karıştırılarak aç karna yeniliyor.Olgun meyveler bir kavanozun içerisine zeytinyağı ile konuyor. Ağzı kapatılan kavanoz bir ay bekletiliyor. Daha sonra aç karnına yemeklerden önce alınması öneriliyor. Hastanın rahatsızlığının şiddetine göre günde üç öğünden önce aç karnına bir kaşık alınabilir.

► Hariçten Kullanımlar İçin :

-Yanıklar, kesikler ve yaralar için kullanılıyor.
-Kadınların vajina yaraları için de kullandığı zeytinyağında bekletilmiş kudret narı, açık yaralar için ise en çabuk iyileştirici olarak biliniyor.
-Egzama, yara gibi cilt hastalıklarında da iyileştirici özelliğe sahiptir.

► Kudret Narı Ne İşe Yarar?

Kudret narı ile sindirim sistemi hastalıkları’na doğal destek sağlanabilir.

– Mide için: Kudret narı mide bağırsak rahatsızlıklarında ilk akla gelen besinlerdendir.

Ülser, gastrit, kolit, kabızlık gibi sorunlara karşı kullanılmaktadır. Kırk gün süreyle kür yapılması önerilmektedir.

– Yaraların iyileşmesi için: Kudret narı iyi bir doğal alternatiftir. Kadınlarda görülen vajina yaraları için zeytinyağında bekletilmiş kudret narı kullanılabilir.

Egzama ve sedef ve diğer cilt hastalıklarına iyi gelmesi kudret narı yararları arasındadır. Bu durumlarda merhem olarak kullanılır.

– ntibiyotik etkisi: Kudret narının antibiyotik etkisi bulunmaktadır. İçeriğinde bulunan Lutein ve lycopene tümörün büyümesini engellemektedir.

– Karaciğerin dostudur: Karaciğeri destekler.

– Kan şekerini kontrolde tutar:

Mide problemleri ve kan şekerinin kontrolü için yaygın olarak kullanılır.

-Bağırsakları çalıştırır: Bağırsak tembelliğini giderir.

– Hücreleri yeniler: Kudret narının hücre yenileyici özelliği de bulunmaktadır.

– Kabızlığı giderir: Ülser, gastrit, kolit ve kabızlık gibi sorunlara karşı kullanılır. 40 gün süreyle kür yapılması önerilir.

– Şeker hastalığında: Kudret narı şeker rahatsızlığına karşı da faydalıdır. Geleneksel Çin Tıbbında kudret narından yapılan ekstrenin şeker hastalığına olumlu etkiler yaptığı, yapılan araştırmalarda tespit edilmiştir. Kudret narının içinde bulunan dört maddenin şekeri düzenlediği, bu araştırmalarda ortaya çıkmıştır.

Enerji metabolizmasını düzenleyen ve şekerin hücre içine girmesini sağlayan enzim olan AMKP’yi kudret narından elde edilen maddenin aktivite ettiği belirtilmiştir. Kudret narı bu enzimin aktivitesini artırarak şekerin hücre içine girmesini sağlamaktadır. Kudret narının diğer sentetik şekerlerin neden olduğu yan etkileri içermemesi de önemlidir.

► Dolama iltihabında kudret narı kullanılması:

Dolama, parmaklarda, tırnak çevresinde oluşan bir iltihaplanmadır.Dolama gibi iyileşmek bilmeyen yaraların iyileştirilmesinde kudret narının mucizevari etkisi vardır.

Dolama olan parmağa zeytinyağlı kudret narı merhemi sürülür ve bir bezle bağlanır. Birkaç gün içinde iltihap tamamen kurur.

Tedavisi mümkün olmayan açık yaralarda nasıl tatbik edilir:

Aylarca geçmek bilmeyen yarayı çok kısa bir sürede iyileştirir.

Zeytinyağı ile hazırlanmış hazır ilaçtan bir parça alıp yara üzerine konulur. Sonra yara bir bez ile sarılır. Günde bir defa değiştirmek, yenilemek gerekir. Bir hafta içinde yüzde yüz, kesin olarak yaranın iyileştiği görülür.

Kudret narı ayrıca hemoroid yani basur hastalıklarında da kullanılır.

► Pankreas kanserine karşı kudret narı suyu

Kudret narı suyunun pankreas kanseri riskini azaltabileceği belirlendi.

Colorado Üniversitesinden bilim adamlarının araştırması, kudret narı suyunun pankreas kanseri hücrelerinin enerji kaynağını (glikoz) keserek ölmesini sağladığını gösterdi.

Araştırmacılardan Rajesh Agarwal, 3 yıl önce kudret narı özünün meme kanserinde etkili olduğunun görüldüğünü, bu çalışmayla bir adım daha atarak, özellikle Asya ülkelerinde tüketilen kudret narı suyunun pankreas kanserine de umut ışığı olabileceğini belirlendiklerini bildirdi.

Kudret narının Çin ve Hindistan’da geleneksel tıpta tip 2 diyabetin tedavisinde kullanılmasından yola çıkan Agarwal ve ekibi, fareler üzerindeki araştırmada, kudret narı suyu ile beslenen hayvanların pankreas kanserine yakalanma riskinin yüzde 60 az olduğu sonucuna vardı.

‘Carcinogenesis” dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarının, pankreas kanserinin tedavisi için yeni ilaçların geliştirilmesine ışık tutabileceği belirtildi.

Kudret narı (Momordica charantia), kabakgiller (Cucurbitaceae) familyasından tropik iklim bölgelerinde yetişen gıda ve ilaç olarak kullanılan bitki türü.

Bitki, Asya, Karayip Adaları’nda, Amazon havzasında, Doğu Afrika’da doğal olarak yetişiyor.

Sevdikleriniz için lütfen paylaşmayı unutmayın..!

BAHARATLARIN DOĞRU BİLEŞENLERLE TÜKETİLMESİ TAM BİR ŞİFA BOMBASI ETKİSİ YAPIYOR..!

12341375_749951835149621_3889177455388874138_n[1]

Baharatların doğru bileşenlerle tüketilmesi halinde tam bir şifa bombası etkisi yapıyor Örneğin; kimyonu yoğurtla yediğinizde hızlı kilo veriyorsunuz…

Yemeklere sadece renk ve tat kattığını düşündüğünüz baharatların gizli kalmış o kadar çok faydaları var ki okuduğunuzda inanamayacaksınız. Hangi baharatın neye yaradığını bilmek elbette ki çok önemli ama esas olan doğru bileşeni bulup, öyle tüketmek.

Yoğurtla kimyon: Yoğurtla birlikte kimyon yemek metabolizmayı hızlandırıyor.

Havuçla kimyon ; ise vücut direncini arttırdığı bilimsel olarak kanıtlandı.

Elmayı tarçınla tüketmek: İnsülin direncini arttırır, şeker ihtiyacını azaltır.

Zencefilli kurabiye: Kurabiyenin tüm olumsuz etkilerini yok eder. Kişiye enerji verir.

Kekikli su içmek: Kandaki şeker miktarının azalmasını sağlar.

Su ve Semen Lupini (acı bakla): Şeker hastalığına karşı vücut direncini arttırır.

Sarı kantaron çayı: Çay olarak içilen bu bitki, psikolojik sorunları ortadan kaldırıyor.

ETKİSİNİ ARTIRMAK MÜMKÜN

Biberiyeli kekler: Et yemeklerinde olduğu gibi, kek veya tahıllı ekmeklere de katacağınız biberiye, kronik hastalıklardan koruma sağlıyor.

Yumurtalı zerdeçal: İltihap giderici, kansere karşı koruyucu zerdeçal, yumurtalı, tavuklu, ton balıklı salatalarda etkisini artırıyor.

Nane çayı: Kurusu ya da tazesi fark etmez; yemeklere lezzet katar. 5 adet nane yaprağını demleyip, çay olarak içmek boğaz ağrısını hafifletir.

Kişnişli tatlılar: Tohumları tavuk yemeğinde kullanılır. Çekilmiş hali meyveli tatlılarda kullanıldığında uykusuzluğa iyi gelir.

Karabiber macunu: Bal ve soğanla birlikte macun yapılıp başa sürüldüğünde dökülen saçların yeniden çıktığı görülür

kaynak: sağlık haberleri