İltihaplı Ekrem Ağrılarına ve Romatizmaya, Diz Kapağında Sıvı Kaybına Beslenme Tavsiyeleri

dut-kuru[1]

 

Özellikle orta yaşın üstündeki insanlarda bilhassa kadınlarda romatizmal ağrılar ve iltihabi eklem sorunları baş göstermektedir. Bunları önlemek için beslenmemize dikkat etmemiz kaçınılmazdır.

Eklem İltihaplanmalarına ve eklem ağrılarına, Romatizmal Ağrılar ve Diz Ağrılarına karşı Kuşburnu Çayı

Orta yaştan itibaren bazı insanlarda görülen kalçalarında, diz kapaklarında meydana gelen ağrılara kuşburnu çayı çok faydalıdır. Özellikle kadınlarda meydana gelen diz kapaklarında sıvı kaybı sonucu oluşan diz kilitlenmelerinde, diz ve baldır ağrılarında başarılı sonuçlar vermektedir.

Bilindiği gibi Diz kapaklarında sıvı kaybı olanlar yürürken özellikle merdiven ve yokuşlarda çok zorlanırlar.

Eklem Ağrılar için Kuşburnu Çayı Tarifi: (Soğuk Çay )

1,5 su bardağı temiz ve hafif sıcak suyun içine havanda kırdığımız bir miktar kuşburnunu atıyoruz ve 12 saat kadar bir kap içinde bekletiyoruz. ( Kap alüminyum yada bakır olmamalı ) 12 saat sonunda iyice karıştırarak ve ezerek kuşburnu içeriğinin suya karışmasını sağlıyoruz. Daha sonra süzüp, içerisine hiç bir şey katmadan ( şeker dahil ) içiyoruz. Her üç günde bir bu şekilde çayımızı hazırlayıp içiyoruz. Eklem ve romatizma ağrılarında ve iltihaplarında kuşburnu içindeki yoğun C vitamini ve diğer bileşimler ağrıların azaltılmasında ve özellikle iltihaplara karşı bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkilidir.

Not: 100 gram kuşburnunda yaklaşık 150 mg kadar askorbik asit ( C vitamini ) bulunmaktadır. Bu ise yaklaşık olarak 3 adet ( yaklaşık 1 kg )portakaldaki C vitaminine eşdeğerdir.

Romatizmal Ağrılar ve Eklem İltihaplanmasına ve Kireçlenmeye Karşı Yumurta Kabuğu Zarı

Amerika’da yapılan bilimsel bir çalışmada tesadüf eseri yumurta kabuğu zarının kıkırdaktaki sancıya ve tutukluğa karşı çok iyi geldiği bulundu. Başta Amerika ve Almanya’da toplam dört bilimsel çalışmanın ardından yumurta kabuğu zarındaki farklı protein polimerlerinin bazı tür bel ve diz ağrılarını 7 -10 gün arasında % 40 oranında azalttığı saptandı.

En son 2014’te Almanya’da yapılan dördüncü çalışmada ise yumurta kabuğu zarından elde edilen preparatların vücuttaki romatizma ağrılarına ve kireçlenmeye karşı hem tedavi edici hem de ağrıyı giderici etkilerinin olduğu saptandı.

Romatizma ağrıları ve diğer eklem sorunları için günde bir yada iki tane yumurta kabuğu zarı tüketilebilmektedir. Tabi tüketmeden önce, alerji gibi faktörlerin gözden geçirilmesi gerekir. Tavsiyemiz, yumurtanın beyazını ve zarını tüketmenizdir. Yumurta sarısı tüketmenizi önermiyoruz.

Zerdeçal

Zerdeçal; kas ve eklem iltihaplanması için önerilen başlıca şifalı baharatlardan birisidir. İçerdiği etken madde olan kurkumin sayesinde kanı inceltmekte ve iltihap miktarını azaltmaktadır. Önerimiz yemeklerimize yada çorbalarımıza yarım çay kaşığını aşmamak kaydı ile zerdeçal eklemektedir. Günde bir çay kaşığını aşmamanız önerilir.

Kuru Dut

İltihabi romatizmalarda kandaki iltihap miktarını azaltmak için beslenme desteği olarak kuru dut yenmesi tavsiye edilmektedir. Şeker hastalarına kuru dut önerilmemektedir. Şeker sorununuz yoksa beyaz kuru dut yiyebilir veya beyaz kuru dut şerbeti içebilirsiniz.

Bunlar dışında tavuk kemiği iliği ( doğal tavuk tercihimizdir ), sığır iliği ve kıkırdağı çorbası, karides gibi deniz ürünleri, diğer balık etleri ve özellikle kıkırdaklı bölümleri tüketmenizde fayda olabilir.

Ayrıca, beyaz un ürünleri ve beyaz şeker ürünlerinden uzak durmanızda, kimyasal katkılı hazır besinleri tüketmemenizde fayda vardır. Bunlar dışında sigara kullanımı ve gizli şeker gibi sorunlar bu riski kat be kat arttırmaktadır. Ağır egzersizlerinde çok tehlikeli olduğu unutulmamalıdır. Sigara kullanımını azaltarak hafif egzersizler ile kilo vermenizde büyük faydalar vardır. Bu tavsiyelerimizi uyguladığınız takdirde romatizmal ağrılar ile ilgili sorunlarınız bir nebze olsun hafifleyebilecektir.

Sağlıcakla Kalın…

kaynak:organik.com , yukarıda bahsettiğimiz tavsiyeler beslenme desteği niteliğinde olup, asıl tedaviyi destekleme ve güçlendirme amacı taşımaktadır. Bu sebeple bu saydıklarımızdan hangisinin uygulaması gerekeceğine doktorunuzun önerisi doğrultusunda karar verin.

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 12 Comments »

Sigaraya karşı Akciğerleri Temizlemek için 4 Öneri

akcigerleri-temizlemek-icin-sifali-bitkiler-376x280[1]

 

Hepimiz sigaranın sağlığımıza olan tehlikelerini zaten biliyoruz. Ancak bilim adamları son zamanlarda yaptıkları araştırmalar ile sigarayı bırakmanın çok zor olduğunu keşfettiler. Sigara içen insanların bir yandan da sağlığını düşündüğünü biliyoruz. Bilim adamları akciğerleri temizlemek için kullanabileceğiniz bazı yöntemler öneriyor.

Sigara içiyorum ve akciğerleri temizlemek istiyorum diyorsunuz.Akciğerleri temizlemek için size 4 öneri sunacağız.

1. Sarımsak

Sarımsak sağlıklı akciğerler için önemli ve besleyici bir maddedir. Akciğer temizlemek adına sarımsağın filtre etkisi vardır ve tamamen akciğerleri temizleyebilirsiniz. Koku için herhangi bir şey diyemiyoruz tabi ki 🙂 Günlük yaşamınıza sarımsağı entegre ederek ciğerlerinize yarar sağlayabilirsiniz.

2. Zencefil

Antibakteriyel ve antiseptik özelliğe sahip zencefil, akciğerleri temizlemek noktasında bronş açıcı işlev görür. Aynı zamanda ciğerlerde kalan partiküllerin temizliğine yardımcı olur. Çayını içebilir ya da 1 kaşık bala bir çay kaşığı kadar ekleyerek yutabilirsiniz.

3. Selenyum

Selenyum bazı gıdalarda bulunan bir mineraldir. Ayrıca eczanelerden besin takviyesi olarak bulabilirsiniz. E vitamini tarafından üretilen enzimi uyarır ve akciğer zarının güçlendirilmesi sağlar. Balıklar,Brezilya Kestanesi, Ay Çekirdeği,Yumurta,Mantar,Esmer pirinç,Yulaf,Soğan,İstiridye ve Hindi Eti gibi gıdalarda bol miktarda bulunur.

4. Greyfurt

Greyfurt birçok antioksidan içeriyor ve kansere karşı mücadelede etkili bir besin olarak bilinir. Akciğerleri temizlemek için antioksidan özelliği sayesinde etkilidir.

Sigara içen arkadaşlarınızla bu ipuçlarını paylaşın! Ama yapabileceğiniz en iyi şeyin sigarayı bırakmak olduğunu hatırlatalım.

kaynak: organik yaşam felsefesi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Başağrısı ve Migreni Geçirmek İçin Yüzyıllardır Kullanılan Geleneksel Yöntem…

baş-ağrısına-bitkisel-çözüm-376x280[1]

 

Baş ağrısı ve Migren erkek, kadın ve çocuklarda çok yaygın bir hastalıktır. Migrenden muzdarip insanların baş ağrısının korkunç bir acı olduğunu biliyoruz. En azından şimdilik!

Ama sadece birkaç dakika içinde baş ağrısı geçirmek için basit bir reçete olduğuna inanıyoruz.

Çok az kişi migrenden muzdarip olanlara yardımcı olabilecek bu yöntemi biliyor. Bu yüzyıllardır kullanılan geleneksel tıp yöntemidir, fakat ilaç pazarlama etkisi, bu yöntemleri her nasılsa unutturur. Size vereceğimiz baş ağrısı bitkisel çözüm tarifimizi deneyip kendiniz göreceksiniz. Haydi başlayalım!

Baş Ağrısı Bitkisel Çözüm ve Baş Ağrısı Bitkisel Tedavi yöntemi: Tuz ve limon suyu

Siz kaliteli tuz seçmelisiniz – en iyi Himalaya kristal tuzdur. Çünkü Himalaya tuzu minerallerle zenginleştirilmiştir. Himalaya tuzu bilimin 118 iyi madde olarak açıkladığı minerallerin 84’ünü ihtiva ediyor ve baş ağrısı bitkisel çözüm tarifimizin baş aktörü oluyor.

Bu tuz, kandaki serotonin düzeyini artırır, sinir sistemini güçlendirir ve vücuttaki asit-alkali dengesini normalleştirir. Böylelikle baş ağrısından kurtulur ve migren ağrınız çok hafifler.

Baş Ağrısı Bitkisel Çözüm için yapmanız gerekenler

Bir bardak taze sıkılmış limon suyuna 2 çay kaşığı Himalaya tuz koyun ve iyice karıştırın. Daha sonra normal su ile daha büyük bir kase içine çözelti olacak şekilde ekleyin. İyice karıştırın ve sonra bir kerede için. Tadı iyi değil ama bunu içtikten sonra baş ağrınızın geçtiğini görecek ve bizlere teşekkür edeceksiniz.

Sağlıcakla kalınız.

Kaynak: organik yaşam felsefesi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Egzema, Alerji, Kaşıntı Sorunlarına Karşı

egzema-alerji-kasinti-kurleri-376x280[1]

+ Demli çay içmeyin. Çay, bağırsakları kurutur. Yarım saatten fazla kalmış çayı tüketmeyin.Çayınıza şeker atmamaya dikkat edin. Mümkünse beyaz şekeri hiç kullanmayın. Açık ve taze çayınızın yanında; kuru dut, hurma, incir, kuru üzüm yiyin. Çayınızı demlerken, dem içerisine 2-3 tane karanfil atın.

+ Aşırı kahve tüketiminden kaçının. Kola ve enerji içeceklerini, tatlandırılmış meyve sularını kesinlikle içmeyin!

+ Hamur işi yemeklerden, tatlılardan uzak durun. Rafine un ve şekerin bileşimi demek, yüksek riskli kalp, diyabet ve damar hastalıkları demektir.

+ Kızartma türü yiyecekleri tüketmeyin. Kızartma ile yağlar ve besin maddeleri Kanserojen maddelere dönüşebiliyor.

+ Tuz tüketimini sıfıra yakın azaltın. Tuz yerine limon ve zerdeçal ikilisinden faydalanın ( Bir kase çorba yada yemeğe 1/4 çay kaşığı zerdeçal )

+ Yemekleri çok sıcak yemeyin, ocaktan indirildikten sonra 10-15 dakika yemeklerinizi, çorbalarınızı dinlendirin.

+ Yemeklerinizi yavaş yavaş iyice çiğneyerek yemeye gayret gösterin, acele etmeyin.

+ Hazır gıdaların hemen hepsinde bulunan; Aspartam ( E 951) ve sodyum benzoat ( E 211 ) kimyasalları alerjik reaksiyonları tetikleyebileceğinden bunlardan mutlak surette uzak durmalısınız.

+ Alkali beslenmeye çalışın. Bunun için kefir, doğal yoğurt, tarhana gibi besinleri öğünlerinize katın.

Keçiboynuzu ve Alerjik Hastalıklar

Eğer saman nezlesi, rinit, kurdeşen, astım, nefes darlığı, sigaraya bağlı öksürük ve egzema gibi rahatsızlıklarınız varsa gerekli tedavilere destek amacıyla mutlaka keçiboynuzu meyvesini tüketin. Eğer meyvesi sert geliyorsa ; 5-6 su bardağı kaynar suya 4 adet keçiboynuzunu bir kaç parçaya ayırıp atın ve kısık ateşte 15 dakika kaynatın. Soğuyunca süzüp gün içinde üç defa birer çay bardağı için. Buzdolabında muhafaza edin.

Egzema için Yulaf Suyu

Eğer kaşıntı ve egzema sorunu yaşıyorsanız ve kaşıntı bölgesine herhangi tıbbi ilaç uygulamıyorsanız, bir bardak suya koyacağınız bir avuç yulafı kaşıntılarınızı azaltmak için kullanabilirsiniz. Kaşıntı olsun olmasın, ilgili bölgeye gün içinde, yulaflı sudan alarak o bölgeye sürebilirsiniz. Yulaf içerisinde bulunan bileşimlerin, egzema ve kaşıntı gibi rahatsızlıkları geçirdiği biliniyor. Aynı zamanda o bölgeyi nemli tutarak, çatlamasını ve kanama riskini azaltıyor. İçindeki anti-mantar ve anti-bakteriyel bileşimleri ise nemlenmesine rağmen bölgede enfeksiyonları da temizliyor.

Kuru Dut

Egzema ve ellerde veya deride çatlaklar için ise; bir tencere içine yarım litre su konur ve içerisine bir yada iki avuç kadar kuru beyaz dut eklenir. 10 dakikayı geçmemek üzere kaynatılır. Ocağın altı kapatılır, vücudu yakmayacak yani duş sıcaklığına kadar soğuması beklenir. ( Hafiften sıcak olması iyidir ). Bu sıcaklıkta, eller veya ayaklar tencere içinde 15 dakika bekletilir. 15 dakka sonra ise işlem tamamlanı fakat ellerinizi yarım saat boyunca YIKAMAYIN. Yarım saat sonra ise sadece su ile yıkayın. Her iki günde bir denemeniz gerekecektir. Değerli Prof. Dr. İbrahim SARAÇOĞLU’NUN ifadeleri ile 10 gün içinde belirgin bir iyileşme görülebilmektedir.

Cildinizin sağlıklı olması aslında genç durması anlamına geliyor. Daha genç görünmek, daha sağlıklı yaşamak elinizde

Sağlıcakla Kalın…

Kaynak: organik  yaşam felsefesi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sızma Zeytinyağı ve 10 İlginç Kullanımı

zeytinyağı2[1]

Zeytinyağı dünyanın her yerinde milyonlarca insan tarafından yararları sebebiyle tercih edilir ve mutfaklarda yer bulur. Peki siz zeytinyağının tüm yararlarını ve nasıl kullanılacağını biliyor musunuz?
Önünüzde bir şişe zeytinyağı durabilir ve onu birçok durumda kullanmanın bütün yollarını bilmiyor olabilirsiniz.
Küçük bir zeytinyağı şişesinin sağlığınız, güzelliğiniz ya da evde bakım için ne kadar kullanışlı olabileceğini bilmenizi istiyoruz. Bu sebeple bugünün yazısında, zeytinyağının 10 şaşırtıcı kullanımını sizlerle paylaşacağız.

Kilo vermeye yardımcı

Zeytinyağı, kilo vermenize yardımcı olan sağlıklı bir yağdır. Bu yağ, bir yandan metabolizmanızı hızlandırarak daha fazla yağ yakmanızı sağlarken bir yandan da tok hissettirir. Akdeniz diyetinde zeytinyağı, salatalarda, pişmiş sebzelerde, soslarda ve hatta ekmekle birlikte tereyağı yerine bile kullanılır.

Ağrıyı alır

İçeriğinde yüksek oranda bulunan oleokantal denen bir madde sayesinde zeytinyağı, doğal bir iltihap sökücü işlevi görerek birçok ağrıyı ve acıyı alır. Bir araştırmaya göre, düzenli zeytinyağı tüketimi bazı kronik rahatsızlıklarla ilişkili iltihaplanmayı önler ve azaltır.

Bilişsel bozuklukları önler

Zeytinyağında bulunan mono doymamış yağ, Alzheimer gibi beyin hastalıklarıyla ilişkili olan bilişsel çöküşün başlangıcını önler ya da geciktirir.

Diyabeti önler

Ayrıca, diyetinize zeytinyağını eklemek Tip 2 diyabetin oluşumunu önlemeye ya da geciktirmeye yardımcı olur. Peki nasıl? Zeytinyağı vücudunuzdaki insulin seviyesini dengeleyerek yüksek şeker sorunu yaşamanızı engellemeye yardımcı olur.

Bağışıklığı güçlendirir

Bağışıklık sisteminiz sizi üşütme ve gribe sebep olan enfeksiyonlardan ve hastalıklardan korumaktan sorumludur. Bağışıklık sisteminiz zayıfladığında, vücudunuz birçok hastalığa karşı daha duyarlı olur. Doğal sızma zeytinyağının içindeki antioksidanlar bağışıklığınızı güçlendirir ve başka hiçbir çeşit yağda bulunmazlar.

Pişiğe iyi gelir

Zeytinyağı doğal, yumuşak ve güvenli yapısıyla pişiğe iyi gelir. Tahrişi rahatlatır ve cildin o bölgesinin sağlığını düzeltir.

Doğal nemlendirici

Sağlıklı bir cilde sahip olmak için cildinizi her gün hem temizleyen hem yenileyen bir bileşenle nemlendirmek çok önemli. Zeytinyağı, cildinizin esnekliğini korumaya yardımcı, erken yaşlanmayı önleyen ve cildinizi güneşin zararlı etkilerinden koruyan mucizevi bileşenlerden biridir. Birkaç damla zeytinyağını sevdiğiniz bir çiçek özüyle karıştırıp cildinize uygulayabilirsiniz.

Sigarayı bırakmaya yardım eder

Zeytinyağı, sigarayı bırakmak isteyenler için en iyi destekleyicilerdendir. Sabah kahvaltıdan önce 5 damla doğal sızma zeytinyağı tüketmek, nikotinin vücudunuzdaki etkileriyle savaşır ve kaygıyı azaltmayı sağlar.

Kabarık saçı düzeltir

Kıvırcık saç, iş onu taramaya ve şekil vermeye geldiğinde oldukça zorlu bir görev haline gelir. Kabarıklıkları azaltmak için kimyasal ürünler ve jeller kullanmak yerine, saçınızı şekillendirmek için az bir miktar zeytinyağı kullanmayı deneyin. Elinize birkaç damla damlatın ve saçınıza uygulayın.

Zeytinyağı aynı zamanda kuru saçlar ve kafa derisi için de kullanılabilir çünkü nemlendirir, kırıkları toparlar, kepeği önler ve saçlarınızı parlatır.

Horlamayla savaşır

Birçok çalışma gösteriyor ki zeytinyağı tüketmek, uyurken çıkardığınız, partnerinizi deli eden sesleri azaltır. Her gece uyumadan önce birkaç damla doğal sızma zeytinyağı tüketin. Bu doğal bileşen boğaz kaslarınızı kayganlaştırarak horlamayı önler.

kaynak. sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüksek Kolesterol İçin Bal, Ceviz ve Badem Yiyin.

bu_uclu_tam_bir_sifa_deposu_h102811_1898e[1]

 

Bal, badem ve ceviz vücudumuz için mucizvi bir üçlüdür. Yardımcı mineraller, vitaminler, eser elementler ve temel protein açısından son derece zengin bir tatlıdır.

Bal, Badem, Ceviz ile Yorgunluk ve Anemi ile Mücadele

Badem 100 gr başına 1.15 mg bakır içerir. Anemi ve yorgunlukla başa çıkmak için her gün 5 veya 7 badem yemenizi öneririz. Bal magnezyum, demir ve bakır açısından zengindir. Tüm bu öğeler kırmızı kan hücrelerini arttırır. Ceviz, zayıflık ve baş ağrısının iyileşmesinde yardımcıdır. Bu nedenle bu üç altın değerindeki besinin bir arada yenmesi vücudumuzda inanılmaz etkilere yol açıyor.

Yüksek Kolesterol İçin Bal, Ceviz ve Badem Yiyin.

Bal bugüne kadar her hastalığın devası olmuştur. Besin maddelerince zengin bir diyet uygulamak, birçok hastalığı engeller. Bu şekilde kolesterol, yüksek tansiyon ve şeker hastalığını önlemiş ve hayatımızdan çıkartmış oluruz.

Bal, Badem, Ceviz Sayesinde Enerjinizi Koruyun.

Kalp günlük olarak enerji alması gereken organdır. Ancak çoğu zaman yüksek şekerli tatlılar ve içecekler vücudumuz için boş enerjidir. Yüksek şekerli gıdalar kan şekerini birden çıkararak ani şeker yükselmesine ve kandaki kolesterolün artmasına sebep olur. Yüksek şekerli gıdalar ani kan şekeri çıkmasına sebep olduğu gibi ani kan şekeri düşüşüne de sebep olmaktadır. Ani kan şekeri düşmesi yemek yeme ihtiyacını doğurmaktadır. Bu da bizim vücudumuzun için oldukça zararlıdır.

Badem, Ceviz ve Balı Nasıl Yemeli ?

Bu üç malzemeyi karıştırıp kavanozda muhafaza edebilir ve günlük olarak sabahları yiyebilirsiniz.

Balın Faydaları

•Zekayı açar.
•Ilık suyla şerbet yapılıp içilirse kuvvetli bir müshil olur. 7 dk’da kana karışır.
•Soğuk su ile şerbet yapılıp içirse ishali keser.
•Kanı temizler ve kan dolaşımını kolaylaştırır.
•Kalp çarpıntısına iyi gelir.
•Mideye iyi gelir, hazmı kolaylaştırır, karın ağrılarına iyi gelir.
•Göz ağrılarına iyi gelir. Parmağınızı iyice temizledikten sonra göz kapaklarınıza sürmeniz yeterlidir.
•Kansızlık çekenler için önemli bir kan yapıcı gıdadır.
•Sarılık hastası olanların 15-20 gün boyunca sabah-akşam bal yemesi iyi gelir.
•Kemik hastalıklarına iyi gelir.
•Damar sertliğini yok eder.
•Bal, Sinirlere ve uykusuzluğa iyi gelir.
•Bol su ile sulandırılıp yenilirse , şerit denilen barsak solucanlarını ve bazı kurtları yok eder.
•Ilık beze sürülüp boğaza sarılır ise boğaz ağrılarına çok iyi gelir.
•Bir miktar balı biraz elma sirkesi ile karıştırıp gargara yaparsanız ağız kokusunu yok eder.
•Mide ve barsaktaki yaralara çok iyi gelir. Bunun için ayda 4 kg balın düzenli olarak yenmesi ve bir kaç ay devam edilmesi gereklidir.
•Sırt ve boyun ağrıları olan yerlere bal sürülürse ve üzerine toz karabiber ekerlerse iyi gelir.
•Kaynatılmış ada çayına biraz sirke, biraz da bal eklenip gargara yapılırsa boğaz ağrılarına ve bademciklere iyi gelir.
•1kg bal, 1 kg tereyağı ve bir miktar kurumuş frenk muşmulası yaprağı karıştırılıp sabah akşam birer tatlı kaşığı yenirse nefes darlığı ve bronşiti tedavi eder.
•Bal, taze polen ve propolis karışımı mide ve barsak hastalıkları için çok iyi bir ilaçtır.

Bademin benzersiz faydaları şunlar;

•Göğüs hastalıkları ve öksürüğü iyileştirir, sinirleri güçlendirir.
•Zihinsel ve bedensel yorgunlukları üzerinizden alır ve sizi dinlendirir.
•Gebe bayanların sütünü çoğaltır, anne karnındaki bebeklerin gelişimlerinde büyük etkisi vardır.
•İdrar yolları ve cinsel organ iltihaplarını temizler, böbrekleri mikroplardan arındırır.
•Badem yapı olarak kullanılırsa hazımsızlığı giderir.
•Balgam söktürücü ve yumuşatıcıdır. Doğal bir sakinleştirici olan badem, evimizden hiç eksik olmaması gerek ürünlerden bazılarıdır.
•Burun kuruluğu sorunu yaşayan kişiler, badem yağı kullanarak bu sorundan kısa sürede kurtulabilirler. Badem yağı buruna damlatılarak burun kuruluğunu en aza indirir. Düzenli kullanımlarda ise tedavi yerine geçebilir.
•Badem yağı aynı zamanda müshil etkisi gösterir.
•Dudak çatlaması sorunlarına karşın badem yağı kullanılabilir. Dudaklarınıza badem yağı sürebilirsiniz.
•Bademler, yüksek oranda A vitaminine sahiptirler.
•Badem kolesterolü en aza indirir ve kalp krizi riskini azaltır. Her gün bir avuç badem yemenin hiçbir sakıncası yoktur.
•Kan şekerinin düzeyini olması gereken yere getirir.
•Badem cinsel gücü artırır.
•Zihinsel ve bedensel yorgunlukların giderilmesinde yardımcı olur.

Cevizin Yararları
•Cevizdeki yüksek orandaki omega-3 yağ asitleri kalp hastalıklarını, inmeyi, diyabeti, yüksek kan basıncını ve klinik depresyonu azaltıyor.
•Ceviz tüketimi kandaki kolesterol seviyesini düşürüyor, kalp atışlarında düzensizliği önlüyor.
•Cevizdeki fitosteroller, kalın bağırsak, göğüs ve prostat kanseri gibi kanser türlerinden korunma sağlıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
•Ceviz, damarlarda daha az pıhtılaşma özelliği olan kan tipinin üretimine ve iyi kolesterol oranının kötü kolesterol oranına göre artmasına yardım ediyor, kolesterolün damarları tıkama aşamasında önemli bir adım olan şişme ve kızarıklığı azaltabiliyor.
•Cevizdeki l-arginin kan damarlarının iç tarafının pürüzsüz ve düzgün olmasını sağlayarak kan-damar sisteminin rahatlamasını sağlıyor.
•Cevizdeki yağ asitlerinin kalp hastalıklarını önleme etkileri var.
•Beyne benzeyen ceviz, kavrama ve anlamayı geliştiriyor. Asya’da ceviz hala beyin gıdası olarak kabul ediliyor, bu ülkelerde öğrenciler, sınavlardan önce ceviz yiyerek notlarını yükseltebileceklerine inanıyor.
•Omega-3 yağ oranı düşük çocuklarda daha yüksek hiperaktif olma özelliği, daha fazla öğrenim ve davranış bozuklukları, daha fazla huysuzluk ve uyku düzensizlikleri gözlemleniyor. Ceviz, bu sorunları önleyen omega-3 bakımından çok zengin.
•Cevizdeki yağ profili, fitosteroller ve magnezyum, safra taşı oluşumunun önüne geçiyor.
•Cevizdeki melatonin, beyin bezesi tarafından salgılanan melatoninin insan vücudunun kullanıma hazır formunu içeriyor.
•Melatonin, gece çalışan ve zaman farkından dolayı uyku düzensizliği çeken kişilerde uyuma rahatsızlıklarını ortadan kaldırabiliyor.
•Cevizin, antioksidan özelliği dolayısıyla kardiyovasküler ve sinir sistemine zarar veren parkinson ve alzheimer gibi çok kuvvetli hastalıkların gelişimini erteleyebileceği veya azaltabileceği ileri sürülüyor.
•Ceviz, antioksidan savunmada önemli olan birtakım enzimlerde zorunlu kofaktörler olarak görev yapan manganez ve Bakır içeriyor

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu yöntemle gripten 1 günde kurtulun

gripten_on_dakikada_dakikada_kurtul_h102821_62fd3[1]

Gribal enfeksiyon soğuk havalarda herkesi etkisi altına alıyor. Hepimizin bildiği gibi grib’in en büyük ilacı C vitaminidir, ve Limon en büyük C Vitamini deposudur. Sizde gribal enfeksiyondan kurtulmak için aşağıdaki yolları deneyebilirsiniz.

Bütün hastalıklarda olduğu gibi hangi ilacı nerede ve ne zaman kullanacağımızı bilirsek hastalık tedavi süreci ve şekline göre sizi daha az etkileyebiliyor. Peki grip vucuttan en kısa sürede nasıl atılır? Bilinegeldiği üzere limon en çok C vitamini içeren adeta C vitamini deposu bir nimet.Uzmanı olduğu hastalıklarda kendine has C vitamini gerektiren hastalıklar.

Evet hepimizin de bildiği gibi grip olan herkes limona sarılır veya başaka türlü basit yöntemler…

Ancak kullanılan limon yanlış kullanıldığında pek etki etmez diyemeyiz ama sonuç ve tedavi süreci uzar.

Buna bir örnekleme getirecek olursak tıpkı çaya atılan şekerin veya başka maddelerin çayın yararlı fonksiyonlarını değiştirmesi gibi.Çay kalbe kuvvet verir ve bedene kuvvet verir o kadar faydalıdır ki çay,içerisine atılan maddeler sonucu çaydaki fayda sağlayan özellikler etkisini kaybeder.

Tıpkı bu örneklemede olduğu gibi limonu da bilinçli kullanmamız gerekiyor.

Nasıl 10 dakikada grip bedenimizi terk eder?

Ayak Üstlerinizi Ve Topuklarınızı Limonla Ovarak

Ayak üstlerininizi ve ayak topuklarınızı limon ile on dakika masaj yaparcasına ovuşturursanız çok büyük tesir göreceksiniz.Bunun nedeni ise limonun ayak üstlerinden ve topuklardan emiliminin daha hızlı olmasıdır.Ayak ve topuklar emilimin en hızlı olduğu yerlerdendir.Bu şekilde uyguladığınız limon masajı sebebiyle grip vucudunuzu hemen terk etmeye başlayacaktır.

Karabiber Tuz Ve Limon Suyu Üçlüsüyle Yaptığınız Karışımla

Karabiber, tuz ve limon suyunu karıştırdığınızda grip sizden korkmaya başladı bile…

Bir yemek kaşığı oranında limon suyunun içerisine tuz ve karabiber ekip içtiğinizde en etkili grip ilacını almış olacaksınız.Bu yöntemi uyguladığınız takdirde, uygulamaya başladığınız andan itibaren grip ölmeye başlayacaktır.Bedeniniz bu şekilde gripten arınmış olacaktır.

Burun Tıkanıklığınız Var İse Limon Uygulaması Yapın

Burun tıkanıklığınız var ise pamuk yardımıyla limon suyunu pamuğa batırarak burun deliklerinize uygulayın, birazdan burnunuz açılacaktır. Rahat nefes almanın hiç de zor olmadığını da göreceksiniz.

Limon suyu ile karıştıracağınız içme suyunu gargara için kullanın ve ağzınızdaki ve ağız yolundaki mikropların ölmesine yardımcı olun.İki yemek kaşığı oranında limonu yarım su bardağı su ile birleştirin etkisi harika olacaktır.

Limon o kadar kıymetli bir şifa kaynağı ki gün geçtikçe yeni yeni fayları gün ışığına çıkmaktadır.En sevdiğimiz özelliği ise insan bedeninde bağışıklığı çok önemli derecede güçlendirmesi.Bunun yanı sıra ise bedenin bağışıklığı güçlü oldukça vucudun da ne kadar zinde kaldığının bilinmesi gerekmektedir.

Limon her fırsatta tüketilmesi gereken bir enerji ve hastalıklara karşı ise bir direnç kaynağıdır.

Tansiyon hastaları ve kan hastalarının olumlu ve olumsuz etkilerini araştırıp bilip bu şekilde limon tüketmeleri gerekmektedir.Limon tansiyon düşürmekle birlikte kanın hareketini hızlandırarak incelmesini de sağlar.Bundan ötürü hasta kimseler bu etkileri göz önünde bulundurarak hareket etmelidirler. Normal insanlar rahat bir şekilde limondan istifade edebilirler.

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 23 Comments »

Bağırsak Parazitleri Nasıl Tedavi Edilir?

sebzeli-kadin-mutfakta[1]

 

Bağırsak parazitleri için birçok farklı isim var. Kökbacaklılar, tenya, parazit ve kurt olarak da bilinirler. Bağırsak parazitlerinden nasıl kurtulacağınızı merak ediyor musunuz? O zaman yazımızı okuyun.

Bağırsak parazitlerine dair gerçekler

Bağırsakları işgal eden parazitler gruplar halinde koloni olarak içimizde yaşar. İçimizdeki gıdalarla beslenip birçok probleme neden olurlar. Bağırsak parazitleri bazen mikroskobik bazen de birkaç santimetre uzunluğunda olabilirler.

En bilinen parazit türleri: protozoa ve amoebas isimli genellikle içme suyundan vücuda giren, kriptosporidyum adlı kişinin savunma mekanizması düşük olduğunda görülen, ve giardia lamblia isimli besinde, suda ve dışkıda olan türlerdir.

Ankilostom (kandan beslenen), kamçı kurdu (bağırsak duvarına zarar veren), yuvarlak kurt (30 metreye kadar uzayabilen ve ince bağırsakta yaşayan), kıl kurdu (genelde çocuklara görülen), tenya (pişmemiş ette veya iyi pişmemiş domuz etinden geçen) parazit türleri gözle görülebilen türlerdir.

tenya

Hangi durumlar bağırsak parazitlerine neden olur?
•Bağışıklık sisteminin zayıflaması
•Çok fazla fast food tüketmek
•Yüksek tansiyon
•Depresyon
•Stres
•Gıda güvenliği konusunda bilgi eksikliği
•Bozulmuş çiğ gıdalar
•Yemekten önce elleri yıkamamak
•Tuvalet kullanımından sonra elleri yıkamamak
•Besin değeri düşük gıdalar yemek
•Virüslü alanlarda yalınayak dolaşmakparazitler

Hangi semptomlar bağırsak kurtlarıyla ilişkilendirilebilir?
•Anemi
•Genel solgunluk
•Baş ağrısı
•Yorgunluk
•Kilo kaybı
•Şiddetli öksürük
•Diş gıcırdatma
•Ateş
•Iştah kaybı
•Gözü açık uyuma
•Kusma
•Uykusuzluk
•Kalça veya anüsün kaşınması
•Asabi veya şiddetli davranış

Bağırsak kurtları nasıl önlenir?

Kişisel hijyene önem gösterin

Mutlaka dışarıdan geldiğinizde, tuvaletten çıktığınızda, parayla temas ettiğinizde, yemek yapmadan önce ve bez değiştirmeden önce ellerinizi yıkayın.

Sağlıklı beslenin

Bu yolla bağışıklık sisteminiz güçlü olacağından parazitlere yakalanmaktan kaçınmış olacaksınız. Daha çok A ve C vitamin tükenin.

Kaynamış su için

İçtiğiniz suyun güvenliğinden emin değilseniz, mesela seyahat halindeyken, suyu kaynatmak iyi bir fikir olabilir. Eğer yapamıyorsanız, dışarıdan şişe su tüketin, suyun rengine ve tadına dikkat edin.

Yiyecekleri yıkayın

Özellikle meyve ve sebze gibi çiğ yiyecekleri yıkamadan tüketmeyin. Etin de tamamıyla piştiğinden emin olmadan yemeyin.sebzeli kadin mutfakta

Bağırsak parazitleri için doğal ev yapımı tarifler

Bağırsak parazitiniz varsa bu parazitlerden boyut ve sayı olarak iyice çoğalmadan en kısa sürede kurtulmalısınız (çok hızlı üreyebilirler). Detoks diyetiyle bunlardan kurtulun.

Eğer parazit sahibi yetişkin bir bireyse kahvaltı öncesi ve gün ortasında iki veya üç gün boyunca ananas ve sarımsak tüketmeli. Bunun yanında günde iki litre içine limon dilimi ilave edilmiş su da tüketmeli. Ayrıca gün boyu içine maydanoz koyulmuş bol su da tüketilebilir.omlet

Bu yolla parazitler iyice zayıflar ve vücuttan atılması kolaylaşır. Unutmayın ki parazit sorununuz varsa gün boyu evde olmanız sürekli ishal olacağınızdan tavsiye edilir. Bu durumu günde kaynattığınız iki bardak pirinç suyunu içerek azaltabilirsiniz.

Birkaç gün bu detoksu uyguladıktan sonra beş gün boyunca sağlıklı bir diyete girin. Un, rafine şeker, süt ve kızarmış yiyecekler tüketmeyin. Bol su içmeye devam edin ve çiğ sebzeler tüketin.

Eğer paraziti olan bir çocuk ise, mideleri boşken taze sarımsak yedirin. Ezip limonla karıştırabilirsiniz. Bir hafta boyunca sadece sebze ve meyveyle beslediğiniz çocuğunuza bu tedaviyi bir hafta boyunca uygulayın.

Bağırsak parazitleri için diğer tedavi yöntemleri

1. Tarif

Gerekenler:
•Üç diş sarımsak
•Bir bardak sıcak su

Yapılışı:

Soyulmuş ve doğranmış sarımsağı sıcak suya ilave edin ve bir gece dinlendirin. Sabah mideniz boşken için.

2. Tarif

Gerekenler:
•Yarım çay kaşığı kekik
•Yarım çay kaşığı kantoron otu kökü
•Yarım çay kaşığı
•Acı papatya
•Yarım bardan su

Yapılışı:

Bitkilerle beraber suyu 10 dakika kaynatın. Altını kısın ve 10 dakika daha bekleyin. Boş mideyle için. Çocuklar için peş peşe on gün, yetişkinler için 20 gün boyunca tüketin.papatya

3. Tarif

Gerekenler:
•Bir avuç nane şekeri ya da nane
•Bir litre su
•İki diş sarımsak
•Çeyrek bardak süt

Yapılışı:

Naneyi ya da nane şekerini suda kaynatın. Sarımsakları ve sütü ekleyin. Soğumasını bekleyin ve arkasından hemen tüketin. Bu tarif kahvaltıdan önce tüketilmelidir.süt

4. Tarif

Gerekenler:
•2 yemek kaşığı kabak çekirdeği
•Yarım bardak ılık su

Yapılışı:

İki bileşeni de karıştırın ve aç karna için.

5. Tarif

Gerekenler:
•Çeyrek bardak süt
•4 adet kabak çekirdeği

Yapılışı:

Çekirdekleri ezin ve ılık sütle karıştırın. Haftada bir kere kahvaltıdan önce için.

6. Tarif

Gerekenler:
•Çeyrek bardak portakal suyu
•2 yemek kaşığı papaya suyu
•2 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı:

Tüm bileşenleri karıştırın ve sabahları için. Parazitlerden kurtulmanızı sağlayacaktır.

7. Tarifzeytin yağı

Gerekenler:
•2 bardak sızma zeytinyağı
•Bir parça kuru pelin otu

Yapılışı:

İki bileşeni on gün boyunca kapalı ve ışıksız bir kapta bekletin, hazır olduğunda her gün aç karna iki çay kaşığı için.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Bu Tarifle Karın Bölgesini İnceltin

limon[1]

 

Daha güzel bir figür ve kilo vermek için karın bölgesi en zor bölgedir, çünkü en çok yağ burada birikir ve mide sıvı biriktirip şişerek en belirgin bölge olur.

Karın bölgesindeki yağlardan kurtulmak kolay bir iş değildir ama imkansız da değildir. Sağlıklı bir diyet, biraz fiziksel egzersiz ve belli başlı tariflerle karın bölgesindeki yağlarla başa çıkabilirsiniz ve istediğiniz görünüme kavuşabilirsiniz.

Karın bölgenizi inceltmek için öneriler
•Karın bölgenizdeki yağlardan kurtulmak ve karnınızı inceltmek için yağ tüketiminden kaçınmalısınız ve biriken yağları eritmeye odaklanmalısınız. Eğer günlük yağ alımını azaltmazsanız ne yaparsanız yapın sonuç alamazsınız.
•Eğer abur cuburu çok seviyorsanız ve sık sık tüketiyorsanız, vücuda yağ alımının yanı sıra zarar verdiğinizi de bilmelisiniz ve ayrıca uzun vadede ciddi sağlık sorunları yaşayabilirsiniz. Abur cubur yemeyi tamamen bırakın.
•Az yağlı proteinler tüketin, yağsız et, soya ve baklagiller tüketin.
•Aşırı süt ürünü, şekerli içecekler ve işlenmiş yiyeceklerden kaçının.
•Gıda hassasiyeti yaşıyorsanız, hangilerinin sizi etkilediğini bulun ve tüketmekten kaçının. Gıda hassasiyeti mide şişkinliğine yol açıp karın bölgesini etkileyebilir.
•Günlük gazlı ve şekerli içecek ihtiyacınızı suyla değiştirin. Su içmek vücudu nemli tutmak ve vücuttan toksinleri atmak için en iyi yoldur. Yeterince isterseniz bu alışkanlığı edinmeniz kolay olacak.
•Karın bölgesine odaklı egzersizlere konsantre olun. Karın egzersizleri, bacak kaldırma vb. Ayrıca kardiyovasküler egzersizleri de arttırmalısınız, bunlar da yağları eritmek için önemlidir.
•Stresten kaçının, çünkü stres kortizol hormonu üretimini arttırır; böylece kişi daha fazla yemek ister. Bu da obezite ve özellik karın bölgesinde kilo alımına yol açar.
•Karın bölgenizi değiştirmek için duruşunuzu düzeltin. Şu egzersizi yapın: Ayna önünde durun ve uygun duruşu bulun. Karın bölgenizdeki değişimi hemen fark ettiniz mi? Bu şekil karnı düzeltmek ve daha iyi bir duruş için anahtar.

Yağları yakmak ve karnınızı inceltmek için tarifler

egzersiz

Bu güçlü tarif iyi bir diyete ve egzersize eşlik eder, bunlar da bölgesel yağları azaltmak için ana amacımıza hizmet eder. Üç ana malzemesi var: Karaturp, limon kabuğu ve bal.

Bu malzemeler yağlara karşı savaşta birebirdir, metabolizmayı güçlendirir, vücuttan toksin atılımını sağlar, birikmiş sıvıların atılımına yardımcı olur ve bunlara ek olarak beyin işlevlerini, hafızayı, duymayı ve görmeyi olumlu olarak etkiler.

Malzemeler

•125 gram karaturp
•3 limon
•3 yemek kaşığı bal

Yapılışı

Bunları karıştırmadan önce karaturbu ve limonu iyice yıkayın ve dezenfekte edin. Çünkü her yerlerini kullanacaksınız. Mikroorganizmaların tamamen temizlenmesi için ikisini de içinde eşit miktarda su ve sirke olan bir kaba atın.

Malzemeleri dezenfekte ettikten sonra karaturbu mikserden geçirin. Limonları kabuklarıyla kesin ve onları da miksere atın. Son olarak 3 kaşık balı ekleyin ve her şey iyice karışana kadar karıştırın.

Bu karışımdan günde yemekle beraber iki kez bir yemek kaşığı yiyin. Bunu cam şişeye koyup buzdolabınızda saklayın. 3 haftada bu tarife ek olarak egzersiz ve iyi bir diyet ile sonuçları fark edeceksiniz.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bastırılan Duyguların Tehlikeleri

emotion-duygular[1]

 

 

Saygı çerçevesinde duygu ve görüşlerimizi belirtmek önemlidir, ancak etrafımızdaki insanların nasıl tepki vereceğini takıntı haline getirmeyin.
Bastırılan Duyguların Tehlikeleri

“Çok yutkunan, nihayetinde boğulur.” Bu deyişi muhtemelen duymuşsunuzdur. Diğer tüm özlü sözler gibi bu da eski bir sözdür ve bize atalarımızı, bilmemiz gereken evrensel doğruları hatırlatır.

Her gün nelerle karşı karşıya geliyorsunuz? Başkalarını gücendirmemek için ne kadar çok duygu ve düşüncenizi kendinize saklamak zorunda kalıyorsunuz? Dikkatli olun, çünkü nihayetinde asıl kendinize zarar veriyorsunuz. Aşağıda bastırdığınız duyguların bazı tehlikelerini size açıklayacağız.

1. Sessizlik onaylamak gibi görünebilir ama her şeyin bir sınırı var

Sessizlik bilgeliktir, buna şüphe yok, ve sessiz kalmak her zaman aptalca bir şey söylemekten daha iyidir. Yersiz bir yorum yapmadan ya da uygunsuz bir şey söylemeden önce, çenemizi kapatmak ve zekamızı göstermek düşünmeden konuşmaktan elbette iyidir.

Ancak sessiz kalmak ve görüşlerinizi savunmak arasında bir denge olmalı:
•Duygu ve düşüncelerinizi kendinize saklamak aslında karşınızdakinin sizi nasıl kırdığını ya da sınırı aştığını anlamasını engeller. Kimse müneccim değil, siz kırıldığınızı ya da üzüldüğünüzü söylemezseniz onlar da bunu anlayamayacaklar.
•Bazen sessiz kalmak bilgece bir harekettir, diğer türlü bilgece kelimeler seçmek zorunda kalırsınız. Ne zaman konuşup, ne zaman susmanız gerektiğini bilmek geliştirebilmesi mümkün olan bir yetenektir. Bu tamamen sessiz kalmak ya da aklınıza gelen her şeyi söylemek demek değil, aşırılık her zaman kötüdür. Dengeyi koruyun ama unutmayın ki duygularınızı saklamak sadece size zarar verir. Bu başkalarının size ait alanı işgal etmelerine, çizgiyi aşmalarına, siz sessiz kaldığınızda sizin yerinize karar vermelerine izin verir. Sonunda, diğerleri tarafından oynatılan bir kukladan farkınız kalmaz.

2. İçinize atmak psikosomatik hastalıklara neden olur

acı
Beynin ve vücudun derinlemesine bağlı olması size şaşırtmamalı. Öyle ki uzmanlara göre insan nüfusunun %40’ı psikosomatik hastalıklardan muzdarip.

Gerginlik sindirim sisteminizi etkileyerek ishal, çarpıntı ve baş ağrılarına neden olur. Yüksek stres altında kalmak uçukların tetikleyici unsurudur. Duygu ve düşüncelerinizi umursamamak, vücudunuzda yüksek seviyede endişe ve kaygıya neden olur. Bu da yüzünüzde çeşitli cilt rahatsızlıklarına sebep olur.

Ailenizi ya da arkadaşlarınızı incitmemek adına söylemediğiniz şeyleri aklınıza getirin. Yardım ettiklerini düşünerek bazı eylemlerde bulunuyorlar, ama gerçekte aslında sadece sizin daha kötü hissetmenize sebep oluyorlar. Neden onlara gerçeği söylemiyorsunuz? Partnerlerimizi de düşünüyoruz, onları incitmemeye gayret ediyoruz; onlar bizi defalarca incittiği halde. Ama sessiz kalmayı biz seçiyoruz.

Tüm bunlar eninde sonunda psikosomatik hastalıklarla sonuçlanabilir; migren, tansiyon ve kronik yorgunluk gibi…

3. Açık konuşmak: duygusal rahatlamanın anahtarı

konuşmak
Kendinizi ifade etmekten korkmamalısınız, hatta başkalarının kendini ifade etmesinden daha az korkun. Bu aslında yemek yemek, nefes almak ve uyumaktan farksız. Duygusal iletişim hem kendimizle hem de başkalarıyla inşa edeceğimiz ilişkiler için gerekli.

İşte karşınızda takip edebileceğiniz birkaç ipucu;
•Her şeyin bir sınırı olduğunu unutmayın. Duygu ve düşüncelerinizle ilgili açık konuşmadığınızda, saygın bir şekilde hareket ediyor olmayacaksınız, aksine özgüveninizi ve hayatınızın kontrolünü kaybedeceksiniz. En başta şunu hatırlayın, ne düşündüğünüzü ve hissettiğinizi belirtmek sizin hakkınız.
•Kişinin düşündüğünü söylemesi kimseyi incitmez. Bu kendinizi savunmanız ve başkalarına nasıl hissettiğinizi göstermek demektir.
•İnsanlar ne tepki verecek diye düşünmeyin, buna takıntılı olmayın. Nasıl anlaşılacağınız konusunda endişe ediyorsanız, muhtemel tepkilere kendinizi hazırlayabilirsiniz. Bir örnek verirsek; mesela her hafta sonu ailenizin yanınıza gelmesinden rahatsızsınız ve sevgilinizle özel hayatınız kısıtlanıyor. Ailenize artık daha az sıklıkla gelin demeye karar verdiniz. Nasıl bir tepki vereceklerini tahmin ediyorsunuz? Eğer güceneceklerini düşünüyorsanız, onlara aslında üzülecekleri bir şey olmadığını açıklayan bir konuşma düşünün. Eğer incineceklerini düşünüyorsanız onlara bu şekilde hissetmemeleri gerektiğini söylemeye de hazır olun.
•Bunu bilgece uygulayın ve kendinize önem verin.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İlaçsız Baş Ağrısı Nasıl Geçer?

12809571_560263817473568_3814243153181021247_n[1]

Baş ağrısından bu öneriler ile doğal yolla kurtulabilirsiniz.

Baş ağrılarının belli başlı sebeplerinden biri strestir. Stres sebebiyle kaslarımız sertleşir ve boyun ağrısıyla başlayıp baş ağrısına çevirebilir.

YÖNTEM 1 – Boynunuzu ve omzunuzu hareket ettirerek ufak egzersizleri deneyin. Oturduğunuz koltuğun rahat olmasına önem verin.

YÖNTEM 2 – Limon aromaterapi özellikleri sayesinde baş ağrısına iyi gelir. Bir parça limonu elinizde ovuşturup macun kıvamına getirin ve yüzünüze ve alnınıza sürün.

YÖNTEM 3 – Strese bağlı baş ağrılarında yastığınıza birkaç damla lavanta yağı damlatıp uyuyabilirsiniz.

YÖNTEM 4 – Başınız ağrıdığında baskı uygulayarak ağrıyı geçirebileceğiniz noktalar bulunur. Bu nokta baş parmağınız ve işaret parmağınızın arasında kalan eklem noktalarıdır. Bu noktayı hafifçe bastırıp yuvarlak hareketler halinde baskı uygulayın.

YÖNTEM 5 – Sıcak duş gevşeme hissi yaratır. Duşa giremiyorsanız ayaklarınızı sıcak su dolu bir kapta bekleyebilirsiniz.

YÖNTEM 6 – BAŞ AĞRISINA KARŞI DUŞTAN SONRA AYAKLARINIZI SOĞUK SUYLA YIKAYIN..!

Özellikle sıcak suyla banyo yapıldığında veya uzun müddet banyoda kalındığında kanın ayaklarda, bacaklarda çoğalması ve beyne giden kanın azalması söz konusu olacaktır.

Böyle bir durumda ayaklara soğuk su dökmek, kanın beyne daha fazla gitmesine sebep olacaktır. Bu da kişinin rahatlamasına ve eğer baş ağrısı varsa onunda geçmesini sağlayacaktır.

YÖNTEM 7 – BAŞ AĞRISINA KESİN ÇÖZÜM..

Burnumuzun neden 2 deliği var ? Nefes alırken her iki deliği birden kullanırız. Sağ taraf sıcağı (güneşi), sol taraf soğuğu (ayı) temsil eder.

BAŞINIZ AĞRIYORSA sağ burun deliğinizi kapatın 5 dakika süreyle sol burun deliğinizden nefes alın..

KENDİNİZİ YORGUN HİSSEDİYORSANIZ sol burun deliğinizi kapatın, sağ burun deliğinizden nefes alın. (Zihninizi de açar).

kaynak: şifa evreni

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Diz Tendon Ve Bağlarını Güçlendirmek İçin Tarifler…

10270723_1272350096115000_8350061547181404749_n[1]

Tendon bağlarını güçlendiren doğal formüller

Özellikle dizin hareket etmesini sağlayan noktalarında bulunan tendon ve bağlar vücut yapısının kritik yapı taşlarındandır. Kas ve kemikleri birbirine bağlayarak eklem fonksiyonlarının düzgünce çalışmasını sağlarlar.

Tendon

Tendon için yulaf ezmesi, ananas ve tarçınlı tarifi

Malzemeler;
-1 bardak yulaf kepeği
-250 ml su
-1 bardak ananas suyu
-1 bardak portakal suyu
-2 yemek kaşığı bal (40 gram)
-1 çay kaşığı öğütülmüş tarçın (7 gram)
-2 yemek kaşığı badem kırığı (40 gram)

Hazırlanışı;
Bu smoothie magnezyum, silis, C vitamini ve bromelain yönünden oldukça zengindir. Son saydığımız şey olan bromelaini içeren meyve ananastır. Diz problemlerinin neden olduğu klasik iltihaplanmalara karşı çok etkilidir. Bu tariften en etkin şekilde yararlanmak için her sabah kahvaltıda bir bardak içmelisiniz. Hazırlaması çok basittir ve dizdeki tendon ve bağları beslerken aynı zamanda ağrı ve iltihaba karşı da mücadele eder.
Suyu kaynatarak işe başlayın ve ardından kaynayan suya yulaf kepeklerini ekleyin. Yavaşça karıştırarak pişirin. Piştikten sonra ananas suyu, portakal suyu, bal, tarçın, badem ve yulafı bir blendıra koyun.
İçindeki malzemeler iyice parçalanıp birbirine karışana kadar blendırı çalıştırın. Eğer bir iki tane buz eklerseniz tadı daha da güzel olur. Vakit kaybetmeden bugün deneyebilirsiniz.

Limon ve ısırgan otlu tarifi

Malzemeler;
80 gram ısırgan otu
1 limonun suyu
1 litre su

Hazırlanışı;
Hazırlaması oldukça kolay bir tariftir. Bu ısırgan otlu karışımı haftada üç kere içebilirsiniz. Tek yapmanız gereken gün boyunca içebileceğiniz çayınızı bir litre suyla hazırlamak. Isırgan otu, vücuttaki tendon ve bağları güçlendirmek için harika olan silis, magnezyum, potasyum ve klorofil yönünden çok zengindir.

Nasıl Hazırlanır?
Öncelikle bir litre suyu kaynatın. Ardından ısırgan otunu ekleyin. Taze veya kurutulmuş olmasının önemi yoktur. Ardından karışımı 15 dakika demlenmeye bırakın. Hazırladığınız karışımı cam bir şişeye süzün. Kapağını kapatın ve bir saat öylece bırakın. Bu süre geçtikten sonra oda sıcaklığındaki çayınızdan ilk bardağı içebilirsiniz. Fakat bundan sonra çayınızı tekrar ocağa koyun. Birkaç damla limon ve iki yemek kaşığı bal ekleyin. Çok güçlü bir aroma elde edeceksiniz; ancak eklediğiniz doğal tatlandırıcıyla tadı daha iyi olacak. Isırgan otu ve limonla hazırladığınız bu çayı haftada üç kez içmeyi unutmayın. Diz sağlığınızın nasıl arttığını fark edeceksiniz.

kaynak: sağlıklı beslenme sağlıklı yaşam

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Evde Kötü Kolesterolü Düşürmenin Yolları

çekirdek[1]

Vücudunuzda iki çeşit kolesterol vardır: iyi kolesterol ve kötü kolesterol. İyi kolesterol, HDL olarak da bilinir, atardamarlarınızı temizlemeye ve kardiyovasküler sağlığınızı geliştirerek önemli fonksiyonları yerine getirmenize yarayan bir yağ çeşididir. Öte yandan, kötü kolesterol ya da LDL, atardamarlarınızın çeperlerinde birikerek zamanla tıkanıklıklara ve dolaşım bozukluklarına yol açan bir yağ çeşididir.
Kolesterol her ne kadar karaciğerde üretilse de, vücudunuzda bulunan kolesterolün %20-30 kadarının yediklerinizden geldiği belirlenmiştir. Bu yüzden kolesterol bakımından zengin yiyeceklerden kaçınmanız gerekir. Ayrıca kötü kolesterolü düşürmek ve kolesterol seviyenizi kontrol altına almak için bazı ipuçlarını takip edebilirsiniz.

Daha çok vitamin alın

sebze

C, E ve B vitaminlerini yeterince almak, atardamarlarınızı temizlemek ve kolesterol birikimini önlemek açısından olmazsa olmazdır. Bu hayati vitaminler, kolesterol seviyesini azaltır ve kolesterolün vücudunuza zarar vermesini önler.

C vitamini açısından zengin yiyecekler: Bu vitamin, kolesterolün atardamarlarınızın duvarında birikmesini önler. Bu önemli vitamini içeren yiyeceklerden bazıları şunlardır: ◦Limon
◦Portakal
◦Greyfurt
◦Mandalina
◦Kivi

•E vitamini açısından zengin yiyecekler: E vitaminin kanın kolesterolden temizlenmesine yardımcı olur. E vitamini açısından zengin yiyecekler arasında şunlar vardır: ◦Keten tohumu
◦Ayçiçeği çekirdeği
◦Buğday rüşeymi

•B vitamini açısından zengin yiyecekler: B6 ve B3 vitaminleri, karaciğerinizin sağlığını kolesterolden korur.

Yumurta tüketiminizi azaltın

Bir yumurtada 275 miligram kolesterol vardır. Buna göre, yumurtayı az tüketirseniz yüksek kolesterol riski taşımazsınız. Hatta bu riskten kaçınmak için, yumurtanın sadece beyazını tüketip kolesterol içeren kısmı olan sarısından uzak durun.

Doymuş yağdan kaçının

fastfood

Doymuş yağ tüketiminizi minimuma indirmek önemli çünkü doymuş yağlar, kolesterol bakımından oldukça zengindir. Biftek, domuz, tereyağ, peynir, tam yağlı süt, trans yağ, doymuş yağ açısından zengin yiyeceklerden kaçının. Alternatif olarak daha çok balık, kümes hayvanları, bitkisel yiyecekler ve zeytinyağı tercih edin.

Fazla kilodan ve obeziteden kaçının

Fazla kilolar ve obezite, sağlığınızı birçok yönden kötü etkiler; kardiovasküler hastalık riskinin artmasına sebep olur ve yüksek kolesterol seviyesiyle yakından ilgilidir. Eğer obez ya da fazla kiloluysanız, kilo vermek için bir beslenme uzmanıyla görüşüp bir diyet planlamanız gerekir.

Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulun

sigara

Hareketsiz hayat tarzı, fazla alkol ve sigara tüketimi ve bunlar gibi kötü alışkanlıklar, kötü kolesterol seviyesinin artmasına sebep olur. Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmanız ve sağlıklı bir hayat tarzı edinmeniz çok önemli.

Çiğ sarımsak yiyin

Çiğ sarımsak yüksek kolesterol seviyesini düşürmenin en iyi yollarından biridir. Sarımsak, içerdiği antioksidanlar ve diğer önemli besleyici ögelerle damarları temizler, damarların esnekliğini arttırır ve kolesterolün atardamar çeperinde birikmesini önler. Boş mideye bir diş çiğ sarımsak yiyerek faydasından maksimum miktarda yararlanabilirsiniz.

Keten tohumu tüketin

tohum

Keten tohumu, atardamarlarınızı temizlemeye ve kolesterolün yükselmesini önlemeye yardımcı olan temel omega-3 yağ asitleri açısından önemli bir kaynaktır. Her gün bir avuç keten tohumu yemek, atardamarlarınızda kolesterol birikimini ve damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı olur. Keten tohumunu aynı zamanda salatalarınıza, smoothie ve tatlılarınıza ekleyebilirsiniz.

Elma

İçeriğindeki yüksek orandaki pektin sayesinde elma, kolesterol seviyesini düşürmek için idealdir. Pektin, kolesterolün atardamarlarınızın çeperlerinde birikmesini önler ve onları temizlemeye yardımcı olur.

Patlıcan suyu ve keten tohumu yağı

patlican

Patlıcan suyu, kilo vermeyi ve kolesterol seviyesini düşürmeyi sağlar. 2 yemek kaşığı keten tohumu yağını ve dilimlenmiş orta boy patlıcanı karıştırın. Kaynar su ekleyip bu karışımı 20 dakika ağır ateşte pişirin. Dinlenince biraz limon sıkın ve bu patlıcan suyu ve keten tohumu yağı karışımını kahvaltıdan önce için.

kayak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Evde Kendi Peynirinizi Kendiniz Yapın…

Hayırlı günler hanımlar, evde kendiniz hazırlayabileceğiniz nefis ve çocuklarımız için sağlıklı peynir tarifimi sizlerle paylaşmak istedim.
Arkadaşlar tarifini vereceğim peynir mayasız ve kaynatılmış olduğundan son derece sağlıklı bir ürün olduğunu belirteyim.

20151117_162429[1]

Öncelikle 4 litre hazır marketten aldığınız yağlı sütü tencereye boşaltalım. İsterseniz sütü arttırabilir veya azaltabilirsiniz. 4 litre sütten yarım kilo peynir çıkıyor. Tencerenin altını yakıp sütü kaynatalım

20151117_162503[1]

Sütümüz kaynağında 2 çay kaşığı limon tuzunu sütün içine atalım ve bir defa karıştıralım. Sütün yukarıdaki resimde olduğu gibi kesildiğini göreceksiniz. Süt kesilince 10 saniye kadar kaynatıp kapatalım.

20151117_191424[1]

Bir kabın içerisine iki kat beyaz tülbentten yapılmış torbamıza kesilmiş sütü dökelim. Sütü dökmek için soğumasını beklemeyelim, ocağı kapatır kapatmaz dökelim, aksi taktirde peynir tutmaz. Torbanın ağzını sıkıca bağlayarak, bir tepsiyi ters çevirip torbayı üzerine koyalım ve üzerinede ağırlık koyalım. Yaklaşık 3-4 saat bekledikten sonra torbadan peynirimizi çıkartalım.

20151117_191546[1]

Peynirimizi dilimleyip bolca tuzlayalım ve saklama kabına koyalım. Peynirimiz yenmeye hazır hale gelmiştir. Acaba tuzlu olurmu diye düşünüp az tuz atmayın, peynirin her yerine gelecek şekilde tuzlayın. Tuz peynirin tadını getiriyor. Sofraya gelmeden önce yıkayabilirsiniz. Afiyet olsun. Yorumlarınızı bekliyorum ve yapan arkadaşlarımızdan da peynirin fotoğraflarını paylaşmasını bekliyorum.

20151117_191731[1]

Kaynak: Perinin Dünyası Blog

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Cevizin kalbe faydaları nelerdir, 5 Tane Ceviz Yiyin ve 4 Saat Bekleyin: Bakın Kalbinize Ne Yapıyor?

ceviz-yiyin[1]

Yeni yapılan bir araştırma bir avuç ceviz yemenin kalp krizini hızla önlediğini gösteriyor. Düzenli olarak ceviz yemek ya da ceviz yağı içmek, riski yüksek oranda düşürüyor ve sizi kalp krizine karşı düzenli olarak koruyor. Araştırmada insanlar bir avuç ceviz yedikten 4 saat sonra, kan damarlarının esnekliğinde ve kolesterol seviyelerinde iyi kan akışına yardımcı olacak düzeyde bir gelişme kaydedildi.

Cevizin ve ceviz yağının kalbe faydalarını ortaya koyan araştırmanın sonucu; bunların düzenli tüketiminin bizi kardiyovasküler hastalıklardan koruduğu yönündeydi.

Pennsylvania’da Penn State University’nin beslenme profesörü Dr.Penny Kris Eterton, “Ve sadece bir avuç ceviz ya daceviz yağını haftada 4 gün tüketerek kalp krizi riskini anlamlı bir şekilde azaltabilirsiniz.” diyor.

Bu çalışmada özellikle; daha sağlıklı olabilmeniz için her gün ihtiyacınız olan porsiyon belirlendi. Sadece 3 yemek kaşığı (51 g) ceviz yağını içerseniz kan damarlarınızın kondisyonunu 4 saat içinde geliştirmiş oluyorsunuz.

Ceviz yağının özellikle endotelyal hücrelerin sağlamlığı için çok faydalı olduğu kanıtlandı. Bu hücreler kan damarlarını hizalıyor ve damarların esnekliğinde önemli bir rol oynuyor.

Cevizin Faydaları Nelerdir?

Cevizin faydalarına geçmeden önce ceviz içinde bulunan hangi bileşenlerin faydalı olduğu konusunda kısa bilgi vereyim. Bir omega 3 yağ asidi türü olan alfa-linolenik asit, temel E vitamini türü olan ve pek çok bitki tohumunda bulunan gama-tokoferol, son olarak kolesterol benzeri bir molekül olan ve kolesterol plakalarının damar çeperlerinden temizlenmesini sağlayan fitosteroller cevizin sağlığa bu kadar faydalı bir yemiş olmasını sağlıyor.

Kalp ve Damar Sağlığına Faydaları: Penn State, Tufts Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi’nden araştırmacıların ortak olarak yaptığı çalışmaya göre düzenli olarak ceviz yemek kolesterolü önemli miktarda düşürüyor. Cevizin bu etkisi iyi kolesterol olarak bilinen “HDL” kolesterol seviyesini yükseltmesinden kaynaklanıyor. HDL kolesterol, damarlarda birikmeye başlayan kötü kolesterol plakalarını temizleyerek vücuttan atılmasına yardımcı oluyor. Aynı araştırmaya göre 1 tatlı kaşığı ceviz yağı tüketmek kolesterolün kısa bir süre içinde düşmesine yardımcı oluyor.

Cevizin Diğer Faydaları

Kemiklere Faydaları: Ceviz, özellikle ilerleyen yaşlarda görülen kemik zayıflamasını ve kemiklerde yaşnan mineral kaybını yavaşlatan yiyecekler arasında yer alıyor.

Kilo Verme: Cevizin yüksek kalorili olduğu ve yüksek oranda yağ içerdiği düşünüldüğünde kilo vermeye yardımcı olması biraz şaşırtıcı gelebilir ancak günde 3-4 adet ceviz yemek tokluk hissini uzatarak, öğün aralarında daha fazla kalorili atıştırmalıkların önünü kesiyor.

Hafıza: Bu konuda yapılan araştırmaların sayısı henüz yetersiz olmakla birlikte mevcut araştırmalar cevizin hafızayı güçlendirdiği ve bilişsel fonksiyona katkıda bulunduğunu ortaya koyuyor.

Cevizin Besin Değeri

28 gram, yaklaşık olarak 7 adet dış kabuğu soyulmuş ceviz;
•185 kaloridir
•Kolesterol içermez
•Günlük besin lifi ihtiyacının %8’ini karşılar (2gr)
•Günlük kalsiyum ihtiyacının %3’ünü karşılar
•Günlük demir ihtiyacının %5’ini karşılar
•Günlük tiamin ihtiyacının %6’sını karşılar (0,01mg)
•Günlük folat ihtiyacının %7’sini karşılar (27,7mcg)
•Günlük magnezyum ihtiyacının %11’ini karşılar (44,6mg)
•Günlük fosfor ihtiyacının %10’unu karşılar (97,8mg)
•Günlük çinko ihtiyacının %6’sını karşılar (0,9mg)
•Günlük bakır ihtiyacının %22’sini karşılar (0,4mg)
•Günlük manganez ihtiyacının %48’ini karşılar (1mg)
•Günlük selenyum ihtiyacının %2’sini karşılar (1,4mcg)

Aynı miktarda ceviz (7 adet) yaklaşık 2500mg omega 3 ve 11000mg omega 6 yağ asidi içermektedir.

Not: Bu makale, bilgi vermek amaçlı hazırlanmıştır. Herhangi bir sağlık sorununu tedavi etmeyi garanti etmez. Bir ilaç, tedavi ya da destek için önce uzmanınıza danışmanız gerekir.

bayanlarbilir.com/cevizin-kalbe-faydalari-1508

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »