Çok Önemli Beş Bilgi… Mutlaka Okuyun…

14600992_421558864901820_6551237569438933257_n2

Sütle kaynatılmış sarımsak bronşiti yok eder

Elmayı kabuğuyla yemek yüz güzelliği yapar

Kuyruk yağı romatizma, bel ve boyun ağrılarına iyi gelir

Kemik erimesine karşı kuyruk haşlanıp aç karnına yenmeli, belden alt kısmına tırnaklara kadar sürülmeli

Kudret narı yağı, güzelleştirir, yüzde leke koymaz. İçilir ve hastalıklı yere sürülürse sedef hastalığını ve kaşıntıları yok eder…

Kaynak: karbonat

Yüksek Tansiyon Durumunda Kaçınmanız Gerekenler…

 

Günümüzde yüksek tansiyon, obezite, genetik, kötü beslenme alışkanlıkları, yerleşik bir yaşam tarzı ve daha birçok faktörün neden olduğu çok yaygın bir hastalıktır. Bu rahatsızlık, kardiyovasküler hastalıklarla bağlantılı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu yüzden, ciddi kalp rahatsızlıklarından etkilenmeye başlamadan önce, tedbir alıp sorunu kontrol altında tutmak için sağlıklı bir yaşam tarzı benimsenmesi önemlidir.

Beslenme düzenimiz, yüksek tansiyona neden olabilecek en etkili faktörlerden biridir. Burada başka faktörler de tabii ki devreye girmektedir, ancak iyi ya da kötü beslenme alışkanlıkları insanın kan basıncına yansır. Bu yazımızda, hipertansiyon olarak da bilinen yüksek tansiyondan muzdaripseniz kaçınmanız gerekenleri sizinle paylaşacağız.

Yüksek tansiyonunuz varsa kaçınmanız gereken besinler

Daha önce de belirttiğimiz gibi, kan basıncını etkileyen en önemli faktörlerden biri de besinlerdir. Yüksek tansiyonunuz varsa kaçınmanız gereken besinleri sizinle paylaşıyoruz.   

Şarküteri ve sakatat ürünleri

Şarküteri ve sakatat ürünleri, yüksek miktarda sodyum ve yağ içerdiklerinden, damar sağlığı ve genel kan peynir

Atıştırmalıklar

Piyasadaki çoğu atıştırmalık yiyecekler, aşırı sodyum ve zararlı yağlar içerdiğinden vücut için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Kızarmış yiyecekler, tuzlu kuruyemiş, patates cipsi, patates kızartması, tuzlu kraker gibi atıştırmalıklardan kaçınmalısınız.

Tereyağı ve margarin

Tereyağı ve margarin genellikle yemeklerin hazırlanmasında kullanılmaktadır. Ancak, yüksek sodyum ve yağ içerikleri damar sağlığını etkiler. Bu ürünlerin tüketimini küçük miktarlara düşürebilir veya alternatif olarak zeytinyağı kullanmayı tercih edebilirsiniz.

Kurutulmuş ve tuzlanmış et ürünlerinden kaçının

biftek

Kurutulmuş et ürünlerinden ve marketlerde yer alan buna benzer ürünlerden kaçınmamız gerekmektedir. Çünkü bu gıdalara, uzun ömürlü olmaları için yüksek miktarda sodyum eklenmektedir.

Salata sosları ve çeşniler

Baharat ve salata sosları; ketçap, mayonez ve bin ada gibi çeşnilerin, yüksek sodyum oranına sahip olduğunu ve damar sağlığına ciddi zararlar verdiğini biliyoruz. Bu zararlı besin maddeleri yerine; sodyum ve yağ oranı daha düşük, ev yapımı soslar tüketebilirsiniz.

Siyah çay

siyah çay

Bu tip çaylar; yüksek kafein içerdiğinden dolayı hipertansiyon hastaları için tavsiye edilen içeceklerden değildir. Çünkü kafein, adrenalin ve kortizol üretimini uyararak kan basıncını yükseltir.

Anason tohumu

Anason tohumları ile yapılan çaylar kan basıncını ciddi anlamda yükseltebilir, hatta aşırı durumlarda kalp krizine dahi neden olabilir.

Kaçınmanız gereken diğer alışkanlıklar

  • Alkollü içecekler içmemelisiniz. Çok fazla alkol, kan basıncının artmasına neden olmaktadır. Ancak günde en fazla bir veya iki bardak şarap tüketmek, kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olabilecek niteliktedir.
  • Hareketsiz bir yaşam sürmeyin. Yeteri kadar egzersiz yapmamak, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Obezite ve kötü kolesterolün yüksek seviyeleri, bu rahatsızlığın gelişimini hızlandıracak etkenlerdendir. Bol bol su için, yeteri kadar egzersiz yapın, sağlıklı besinler tüketmeye dikkat edin, günlük hayatınızdaki stresi azaltın ve düzenli olarak doktor kontrollerine gidin.
  • Kafeinden uzak durun. Kafeinin kan basıncını tam olarak nasıl etkilediğini inceleyen araştırmalar hala devam etmektedir. Kafeinin kan basıncını aniden arttırabileceği biliniyor olsa da, bu etkinin kalıcı veya geçici olup olmadığı bilinmemektedir. Yüksek tansiyonunuz varsa kafeini hayatınızdan çıkarmak, bu risklerin önüne geçmek için en iyi yoldur.
  • Kaynak: sağlığa bir adım

Beyne Zarar Veren 10 Tehlikeli Davranış

15390851_1298449240227157_617604104881744323_n1
Beyin vücuttaki en büyük birimdir, ve ana kontrol merkezidir. Vucüdün en önemli parçasıdır. O kadar çok bilgiyi depolar ki sorumlulukları çok fazladır.
Hassas yapısı kolay zarar görebilir ve bu nedenle ciddi sağlık sorunlarına, bazı yan etkilere neden olabilir.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, bunlar Günümüzde Beyin Hasarına yol açan 10 alışkanlık (hemen hemen hepimiz yapıyoruz)
1.Kahvaltı Etmemek
Kahvaltı günün en önemli öğünü olduğunu sürekli duyuyoruz. Kan şekeri azaltmak isteyenlerde dahil olmak üzere birçok insan bunu biliyor.  Ancak, geceden yenilen yemekten sonra kahvaltıyı atlama beyin için yeterli besinlerin sağlanmasını engelliyor. Bu şekilde beyin fonksiyonlarının bozulmasına neden olabilir.
2.Uykusuzluk
Uzun süren uykusuzluklar hücrelerinin ölümünü hızlandırdı. Uyku stres gün boyunca uygun dinlenme ve onarım vücut sağlar. Bu nedenle, uyku her zaman öncelikleri arasında olmalıdır.
3.Yüksek Şeker Alımı
Vücuda yüksek şeker alımı olursa,  besinlerden  gelen yararlı vitamin ve mineralleri organların emmesini engelliyor.Böylelikle kötü beslenme sonucu beyin rahatsızlıklarının gelişmesin yol açacaktır.
4.  Aşırı yorulma(zihnen ve bedensel)
Aşırı yeme, kilo artışı, şişkinlik, düşük benlik saygısı  (Düşük benlik saygısı kişinin kendini değersiz, etkisiz, yetersiz, başarılı hissetmemesi, kendini sevmemesidir) Bu gibi etkenler beyindeki atardamarların sertleşmesine neden olur.
Yatmadan önce yatakta telefon kullananlar Dikkat Devamını okumak için tıkla

5. Sigara içmek

Bu en zararlı alışkanlıklardan biridir ve diğer tüm yan etkilere rağmen Alzheimer hastalığı gibi erken bunama hastalıkların yanı sıra “çoklu beyin küçülmesine” neden olur.
6. Uyurken Kafayı Örtmek
Garip gelebilir, ama bu alışkanlık gece boyunca oksijen alımını azaltır, ve uyurken, baş dönmesi veya hava eksikliği hissetmeyiz. Ayrıca, fazla karbon dioksit Solunması riski vardır.
7. Hava Kirliliği
Oksijen maskesi ile tüm gün boyunca ortalıkta gezemeyiz! Beynin etkin çalışması için son derece yüksek miktarlarda oksijen gerekir. Kirli havanın sürekli solunması oksijeni azaltıp, Beynin etkin olmasını engeller
8.Hasta olduğumuz sırada beyni yormak
Herkesin zamanından yoksun olduğu ve sürekli acele ettiğimiz bir dünyada yaşamaktayız, Çok sayıda insan hasta olduğu sürece dinlenmek yerine, çalışmaya devam etmeyi tercih eder. Bununla birlikte hastalık, Vücudumuzun biraz yavaşlaması gerektiğinin işaretidir. Ve beynin dinlenmesi gerektiğinin işaretidir!Bu nedenle hastalıkta çalışmak, beyni zorlamak beyinde hasara neden olabilir ve etkinliğini azaltabilir!
Telefonu hangi kulakta kullanmalıyız Devamını okumak için tıkla
9.Az Konuşmak
Şaka değil gerçek. Konuşarak beyinnin gelişimi ve büyümesini destekleyen, zihni geliştiren konuşmalar yapmalıyız. Müzik, sinema, fotoğraf gibi. Hayal gücümüzü geliştirmeliyiz. Bu da beynin etkiniliğini arttırıyor..
10. Uyarıcı Düşüncelerin Eksikliği
Düşünme beyni genişletir ve işlevini arttırır, bu yüzden bu güçlü araç beyni önemli derecede geliştirir ve akılda yeni ufuklar açar. Beynin nevoplastikliği ya zihninizi geliştirmenizi ya da beyin küçülmenizi ve ilgi eksikliğinizin azaltılması ve azaltılmış çabalar becerilerinizi ve yeteneklerinizi düşürmenizi sağlar. Dolayısıyla beyin etkili bir araçtır, bu yüzden onu daha da nasıl geliştireceğinizi öğrenmelisiniz ve sizin için mucizeler yapabilir!
Bu yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın. Sağlıklı mutlu günler dileriz..

Kaynak: Bayanlar Bilir

İngiliz Karbonatı Nasıl Kullanılır

ingiliz-karbonati-nasil-kullanilir1

 

İngiliz Karbonatı Nasıl Kullanılır
İngiliz Karbonatı Nasıl Kullanılır; İngiliz karbonatı solvey karbonatı, cep sodası, karbonat ve garra karbonat adlarıyla da bilinen esas adı sodyum bikarbonat olan bir tuz türüdür. İngiliz karbonatı birçok yerden elde edilebileceği gibi en doğrusu eczaneden alınmasıdır. İngiliz karbonatı son günlerde ekranlarda en çok konuşulan konulardan biri haline gelmiştir. Bunun nedeni beslenme tarzımız nedeniyle vücutta oluşan asitler ve bunların vücuda zararlı etkilerinden kurtulmada ingiliz karbonatının mucizevi etkileridir.

İngiliz karbonatı nasıl kullanılmalıdır?

İngiliz karbonatı bir çok hastalığa yakalanmamak için suya karıştırılarak her gün içilmelidir. Bunun için her gün bir çay kaşığı ingiliz karbonatı bir su bardağı suya karıştırılarak içilmelidir. Yarım çay kaşığı sabah ve yarım çay kaşığı akşam olmak üzere günde iki kere alınması daha uygun olacaktır. Yarım çay ingiliz karbonatı bir su bardağının içine ilave edilir ve yaklaşık üç dakika beklenir. Sonrasında elde edilen karışım iyice karıştırılarak içilir. Bu tavsiye edilen miktar beslenme alışkanlıklarına göre değişebilir. Çok asidik beslenen kişiler bu oranı biraz daha arttırabilirler. Bu karışım vücutta biriken asitleri atmakta yardımcı olacağı gibi asitlerden kurtularak kilo vermeye de yardımcı olacaktır. İngiliz karbonatı kullanımının kış aylarında sıklıkla karşılaştığımız grip ve nezle türü hastalıklara karşıda bir çok faydası bulunmaktadır. Bu hastalıklara yakalanılması durumunda günde üç çay kaşığı ingiliz karbonatı tüketilebilir. Eğer bu miktara vücut olumsuz tepki verirse günde üç kere her seferinde yarımşar çay kaşığı ingiliz karbonatı bir su bardağına karıştırılarak tüketilebilir. Eğer ingiliz karbonatı içmekte zorlanılırsa boş ilaç kapsülleri ingiliz karbonatıyla doldurulup bol su yardımıyla yutulabilir.

Kanser hastaları ingiliz karbonatını nasıl kullanmalı?

Kanser hastaları ingiliz karbonatını kullanmaya başlamadan önce kendilerine bir tane dijital pH ölçer almalıdırlar. Her sabah idrarlarının pH’ını ölçmeli ve Ğh değeri 8 olana kadar ingiliz karbonatı kullanmaya devam etmelidir. İdrarın pH’ı 8 olduktan sonra en az iki hafta bu değer korunmalıdır. Bu pH değerlerini yakalayabilmek için günde 5-6 çay kaşığı ingiliz karbonatı almak gerekebilmektedir. Bir çay kaşığı ingiliz karbonatı bir su bardağı suya karıştırılmalı bir miktar bu su içildikten sonra yatılarak vücut etrafında 360 derece sağa sola dönülmelidir. Bir miktar böyle hareket edildikten sonra sudan bir miktar daha içilerek bu hareketler tekrarlanmalı bu şekilde bardaktaki su bitirilmelidir.

İngiliz karbonatı tüketilirken nelere dikkat edilmeli?

Tansiyon hastaları ingiliz karbonatı kullanırken dikkat etmeleri gerekmektedir. Hazırlanan karbonatlı sular bir seferde değil gün içresinde değişik zamanlarda yudum yudum tüketilmelidir. Tansiyon hastaları ingiliz karbonatlı suyu içtikten sonra bir yere uzanarak 15-20 dakika kadar uzanıp dinlenmelidir. Ayrıca ülser hastalığı olanlarda karbonatın ülser yaralarını azdırmasından dolayı ingiliz karbonatı kullanmaları uygun değildir.

EĞER BAĞIRSAK FLORANIZ BOZULMUŞ İSE

15420921_355676644799414_2263254822394144691_n1
.
* Kilo veremezsiniz
* Zayıflayamazsınız
* Kilo alamazsınız
* Vitaminlerden yararlanamazsınız
* Mineralleri alamazsınız
* Toksinleri atamazsınız
* Şişkinliği indiremezsiniz
* Hazımsızlıktan kurtulamazsınız.
* Karın ağrılarınız bitmez.
* Yaralarınız iyileşmez.
* Gerginlik geçmez
* Uykusuzluk bitmez
* Stresi atamazsınız.
* Kabızlık bitmez
* İshal durmaz
* Bağırsak hastalıkları iyileşmez.
* Mantarlar azalmaz
* Kötü rüyalar ,kabuslar bitmez.

Kum dokmek küçük taşları eritmek için …

altin1

 

Kum dokmek küçük taşları eritmek için …iki ameliyat oldum 5 senede bır bunyem ceviz buyuklugunde tas yapıyor ve kum .sultanahmette 90 yaşlarında bir aktara tesadüfen anlattım . osmanlıda bunu tedavi edıyorlardı dedi .ve bana bir karışım verdi bunlar hepsi bitkiydi.bunu kaynat iç birşeyin kalmıyacak dedi.üçüncü ameliyatımı olacaktım o sıralar kaynattım ve içtim bir rahatsızlıgım kalmamıştı hayretler içinde kalmıştım.

Ve bunu oyle sık sıkta içmedim senede bir kere yetıyordu.birdahada amelıyat olmadım ilk 35 yasında içmiştim simdi 64 yasındayım.hiç bir yan tesirinide görmedim bu zaman zarfında.otlarda oyle pahalı degı

YAPILIŞI VE TARİFİ.5 tl lık herbır bu otlardan alıcaksınız.

kiraz çöpü.

altın otu .

ayrık otu.

mısır püskülü .

kırkkilit otu.

bir demet taze maydonoz. bunlardan herbırı avucunuzun tepeleme doldurup üç litre damacana suyuyla paslanmaz tencerede kaynamaya başlayınca on dakıka kısık ateste kaynatıcaksınız ve gunde üç saat arayla günde 5 bardak içececeksiniz .

bunun ben bugune kadar 30 senedir yan tesirini gormedım ama kısıden kısıye degışebılır bunu göz ardıda etmeyın.

BU SADECE ÇELIK TENCEREDE YAPIN VE CAM SÜRAHİDE MUHAFAZA EDIN (.ALUMUNYUM TENCEREYİ ERİTİP ZEHİRLER BU ÖNEMLİDİR ALUMUNYUM VE DİĞER KAPLARI KULLANMAYIN )burda bununla ilgili alakasız bilgiler okudum .bu karışım osmanlının yüzyıllarca kullandığı bır karışımdır .sevgiler saygılar.

OTLARIN ETKİLERİ..MISIR PUKULU.İdrar yollarını kayganlaştırır taşı kumu atmayı kolaylaştırır .TAZE MAYDONOZ Bobreklerın ihtiyacı olan tum metereyal mevcuttur..DİĞER OTLAR Taşı erıtir

Kaynak: Karbonat sayfası

Vucudum da bir değişiklik olduğunu hissedip doktora gittiğim de 16 senedir çalışmayan tiroidimin çalışmaya başladığın

havancizade-ingiliz-karbonat-200g-923-28-k1

 

1.5 sene önce anneme beyin lenfoması teşhisi konuldu, bu hastalığın yaşam süresi ve tam tedavisi mucize gibi bir şey.

Açıkçası alternatif tıbba inanmayan bir insan iken günlerce araştırmaya başladım. Bir arkadaşım 4 evre ağız kanseri olduğunu ve tıbbi desteği reddedip goji berry, gümüş suyu ve ingiliz karbonatı kullandığını ve tamamen tedavi olduğunu söyleyince araştırdım ve hiç bir yan etkilerinin olmadığını fark ettim. Kemoterapi sürecimiz başlamadan ingiliz karbonatı ve orjinal tibetten gelen goji berry başladık, beyin lenfoma hastaları beyine kemoterapi zor ulaştığı için çok uzun süren bir kemoterapi süreci görüyorlar.

Bu süreç içerisinde anneme kemoterapi verirken poşet poşet biokarbonat serum verdiler. Saatli bir şekilde goji berry yedirdim, doktorlar her ne kadar benimle kavga etseler de 20 gün sonra beyinde ki 3.5 cm lik tümörün tamamen kaybolduğunu gören doktorlar inanamadı ve üst üste 2 mr daha çektirdi. Sabahları zerdeçal extratı, akşamları ile ılık süt ile arı poleni takviyesi de yaptım. Onca ağır kemoterapi ve ilaçlara rağmen asla kilo vermedik, kök hücre naklimizi olduk ve şuan gayet sağlıklı bir şekilde hayata geri döndük.

Kanserden korkmayın onu yenmek sizin elinizde, size iyi bakacak bir yakınınız ve hastalığınızın gidişatını takip ederek sizi belirli bir seviyede tutacak bitkiler tüketirseniz herşeyi atlatabilirsiniz. Annemle aynı zamanda yatan tüm hastaları kaybettik hemen hemen, bu yüzden vucudunuzu ingiliz karbonatı ile alkali tutup goji berry mucizesini izinle paylaşmak istedim. Bol sağlıklı günler..
Eğer idrar Ph 5.5 – 6 civarında ise günde 1 çay kaşığı ingiliz karbonatı tüketebilirsiniz. İdrar PH yüksek ise tüketmeyin bu size zarar verebilir, yediğimiz bir çok sebze vucudumuzu alkali hale getiriyor.
Goji berry nin önemli noktası antibiyotik gibi saatli yemeli hasta, en az sabah öğle akşam 20 -30 tane hastalık ileri derecede ise 3 saatte bir.
Aktarlardan zerdeçal exstratı alıp sabahları 1 kaşık yedirebilirsiniz.
Akşamları kesinlikle ılık süt ile arı poleni içirin zira bu tür hastalar pek yemek yemiyorlar, 1 çay kaşığı arı polenin de 2 kilo et ve 12 kilo süt ve vucudun üretemediği aminoasitler bulunur.
Not: Bundan 1 ay önce düzenli bir şekilde goji berry yedim ve ara ara ingiliz karbonatı içtim, vucudum da bir değişiklik olduğunu hissedip doktora gittiğim de 16 senedir çalışmayan tiroidimin çalışmaya başladığını ve ilaç da kullandığım için fazla çalıştığını duyduğumda şaşırdım. Şuan ilacımın mg düşürdü doktorlar. Düzenli bir şekilde kullanıp derdine deva bulan olursa paylaşırsanız sevinirim zira bende şaşkınım hala.

Kaynak: karbonat sayfası

Su, Sirke ve Karbonat: Bir Sağlık Mucizesi

Su, Sirke ve Karbonat: Bir Sağlık Mucizesi

Geleneksel olarak, karbonat ve sirke; sağlık ve güzellik amacıyla pek çok tarifte kullanılmaktadır. Bu iki ürün, son derece etkili, ekonomik ve kolay bulunur olduklarından evde bulundurulmaları iyi olur.

Sirke ve karbonatı evinizi temizlemek veya saçınızı doğal olarak yıkamak için kullanmanın yanı sıra, bu yazıda bu kombinasyonu her türlü rahatsızlığı önlemek ve ideal kilonuzu korumak için nasıl güçlü bir karışım olarak kullanabileceğinizi açıklayacağız. İnanılmaz, değil mi?

Sirke ve karbonat neden birleştirilir?

Bu ilaç, elma sirkesi ve karbonatın aşağıda listelediğimiz bütün faydalarının birleşmesini sağlar. Karbonat ve sirke zıt pH oranlarına sahiptir, yani başka bir deyişle, sırası ile alkalin ve asidiktirler; bu da bu karışımı kendinize zarar vermeden tüketmenizi sağlar. Sonuç olarak, vücudunuzu asitlendirmeden iki ürünün tüm özelliklerini alırsınız.

Diğer yandan; mide asidi ile mücadele etmek için karbonat tüketilmesine karşın, bu uzun vadede hiç de iyi bir fikir değildir. Çünkü bu, mide asidinin doğal pH oranını değiştirebilir. Klorik asit oranının, midede gıda sindirimi için dengeli olması gerekmektedir.

karbonat 2

Elma sirkesinin özellikleri

Elma sirkesi, bol miktarda besin değeri ile vücudu temizleyebilen ve yeniden canlandıran mükemmel bir şifalı besindir. A ve B vitaminleri, temel yağ asitleri, enzimler, kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum, sülfür, çinko, demir ve silikon gibi birçok mineralleri içermektedir.

En Önemli Özellikleri

  • Kükürt içeriği sayesinde toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Ayrıca doğrudan karaciğer üzerinde etkili olarak yağları metabolize etmede önemli rol oynar.
  • İdrar yolu enfeksiyonlarını önler ve böbreklere çok faydalıdır çünkü idrar yollarını temizler ve idrarı asidik tutar.
  • Metabolizmanızı hızlandırıp vücuttaki aşırı yağı ortadan kaldırarak kilo vermenize yardımcı olur.
  • Vücuttan aşırı sıvı tahliyesini sağlayan harika bir idrar söktürücü görevi üstlenmektedir.
  • A vitamini yönünden zengin olmasından dolayı göz kuruluğunu önler.
  • Enzimler bakımından zengin olduğu için sindirimi iyileştirir. Bu özelliği gaz, asit ve şişkinlik durumlarında çok işe yaramaktadır.
  • Kabızlıkla savaşarak bağırsak florasının durumunun iyileşmesine katkıda bulunur.
  • Diş eti iltihabını azaltır. Bu durumda, yutmadan önce biraz ağzınızda çalkalamanızı öneririz.
  • Soğuk algınlığı ve sinüzit vak’alarında mukusu ortadan kaldırır.
  • Kolesterol, trigliserit ve ürik asit seviyesini düşürür.
  • Öksürük ve boğaz ağrılarını hafifletir.
  • Zengin mineral içeriği sayesinde kas kramplarını önler.
  • Vitamin ve mineral içeriği sayesinde cildinizin ve saçınızın durumunu iyileştirir.
  • Safra kesesi, böbrek ve karaciğerdeki taş riskini azaltır.
  • Mide hiperasiditesiyle mücadele eder ve mideyi anında rahatlatıcı özelliği vardır. Ayrıca çok fazla asit üretildiği durumlarda oluşabilecek mide ülserinin önüne geçer.
  • Ürik asitten kaynaklanan böbrek taşının oluşmasını önler.
  • İdrar yolu enfeksiyonlarının yatıştırılmasında çok etkili rol oynamaktadır.
  • Diş sağlığını geliştirir ve çürük, diş eti iltihabı, plak gibi sorunların oluşumunu önler.

Nasıl Hazırlanır?

elma sirkesi

İdeal oran şudur:

  • Bir bardak ılık veya sıcak su. Çünkü soğuk su karaciğere zarar verebilir.
  • Bir çorba kaşığı elma sirkesi.
  • Bir tutam karbonat

Hazırlayacağınız bu karışım için organik ve kaliteli karbonat bulmaya çalışın. Gerçekten etkili olabilmesi için çiğ olması gerekmektedir. Bir başka deyişle pastörize edilmemiş, yani eski yöntemlerle hazırlanmış olması gerekmektedir. Bu sayede tüm faydalarından daha fazla yararlanacaksınız.

Nasıl İçilir?

Günde bir ile üç bardak arasında içebilirsiniz. Ancak her zaman aç karnına tüketmeniz gerekmektedir. En azından yemekten bir saat önce tüketmeye dikkat etmelisiniz.

Eğer vücudunuzu temizlemek istiyorsanız, bu ilacı üç ana öğününüzden yaklaşık bir saat önce tüketmeniz gerekmektedir. Temizleme işlemi bittikten sonra kahvaltıdan bir saat önce, aç karnına içmeye devam edebilirsiniz.

Kaynak: sağlğa bir adım

Havuçlu Öksürük Tedavisi

Öksürük için hazırlayacağınız bu içeceği ana yemeklerinizden sonra bir kaşık olarak almanız önerilirse de, öksürük krizlerinden önce de tüketebilirsiniz.

Öksürük, vücudunuzun yabancı maddeleri ve akciğerde ve solunum yollarında biriken aşırı mukusu ortadan kaldırmak ve atmak için kullandığı bir mekanizmadır.

Buna rağmen, sürekli öksürme atakları yaşamak, özellikle de boğazı tahriş edip uykuları kaçırıyorsa, oldukça rahatsız edici ve acı verici olabilir.

Neyse ki, öksürüğü kontrol almaya yardımcı olan ve aynı zamanda ona neden olan virüslere ve bakterilere karşı savaş açan bir çok tedavi var.

Bu seçenekler arasında fazla mukusu azaltmak ve solunum yollarınızı temizlemek için içerdikleri inanılmaz özelliklerden yararlanabileceğiz tamamen doğal tarifler de vardır.

Bugün, bu durumla başa çıkabilmek için vücudunuzun savunma mekanizmalarını güçlendirecek çok özel doğal bir öksürük tedavisini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Denemekten çekinmeyin!

Bu doğal öksürük tedavisi nedir?

Öksürükle mücadele için hazırlanan bu karışım havuç ve baldan oluşuyor. Bu ürünlerin her ikisi de vücuduna sağladıkları inanılmaz besinler sayesinde alternatif tıp alanında çok popüler hale gelmiştir.

Havuç ve bal, savunma mekanizmalarınızı güçlendirir ve öksürüğe neden olan grip, soğuk algınlığı ve diğer solunum yolu problemlerine karşı koruyucu bir bariyer oluşturur.

Bunların balgam söktürücü etkileri öksürüğe iyi gelir ve daha iyi uyumanızı sağlar.

Havucun faydaları

havuc%cc%a7c%cc%a7
Havuç, tarih boyunca milyonlarca kişinin diyetinin bir parçası olmuş olan tatlı bir sebzedir.

Toksik maddeleri ortadan kaldırmaya ve dolaşımını, sindirim fonksiyonunu ve metabolizmayı düzenlemeye yardımcı olan idrar söktürücü ve temizleyici özellikleriyle bilinirler.

Havuçlar, hücrelerinizde oluşan hasarları ve erken yaşlanmayı önleyen güçlü bir antioksidan kaynağıdır.

Akciğer sağlığınıza faydaları, içeriğinde yüksek oranda bulunan aşağıdaki vitamin ve mineraller sayesindedir.

  • A vitamini
  • B-kompleks vitaminleri
  • C vitamini
  • K vitamini
  • Demir
  • Potasyum
  • Magnezyum
  • Fosfor

Balın faydaları

bal
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), balı öksürük ve soğuk algınlığı azaltmak için kullanılabilecek en iyi maddelerden biri olarak gösteriyor.

Bal boğaz için yatıştırıcı bir madde olarak bilinir ve besin değeri göz önüne alındığında, aynı zamanda vücudunuzun savunma mekanizmalarını iyileştirmek için en iyi gıdalardan biridir.

Bal, solunum sisteminizdeki patojenlerin saldırısını engelleyen antioksidan ve antimikrobiyal özellikler içerir.

Ciddi akciğer sorunlarından kurtulmaya yardımcı olan doğal bir balgam söktürücü gibi davranır.

Baldaki doğal şekerler bedeniniz için enerji kaynağıdır ve metabolizmanız için de faydalıdır.

Bal, çocuklar için tamamen güvenlidir ve bu maddenin güzel tadı onları karşı koyamayacakları bir lezzettir.

Beslenme açısından balın sağladığı bazı faydalar aşağıdaki gibidir:

  • Organik asitler (sitrik, laktik, fosfor …)
  • B-kompleks vitaminleri
  • C vitamini
  • Mineraller (magnezyum, iyodin, fosfor, kalsiyum)
  • Enzimler
  • Flavonoidler
  • Steroller
  • Polifenoller

Bu doğal öksürük şurubu nasıl hazırlanır

havuc%cc%a7c%cc%a7c%cc%a7

Bu ballı havuçlu içeceği evde hazırlamak çok kolaydır ve her zaman öksürüğe yardımcı olması için kullanabilirsiniz.

Bu tedavi hem çocuklar hem de yetişkinler için uygundur. Ayrıca göz sağlığınıza da çok faydalıdır. 

Malzemeler

  • 5 bardak havuç (500 g)
  • 6 yemek kaşığı bal (150 g)

Hazırlanışı

  • Havuçları yıkayın ve doğrayın.
  • Su dolu bir kaba koyup yumuşayana kadar ısıtın.
  • Yumuşayınca balı da ekleyip mikserde iyice karıştırın.
  • İlacınızı cam bir kavanoza koyun ve öksürük belirtilerini fark ettiğiniz anda kullanın.

Tüketim biçimi

  • Bu karışımdan günde dört kaşığa kadar tüketebilirsiniz.
  • İlk kaşığı sabah uyanınca alın. Diğer 3 kaşığı ana öğünlerden sonra tüketin.
  • Gece öksürüyorsanız bir kaşık daha alabilirsiniz. 
  • İkinci gün etkilerini fark etmeye başlayacaksınız. İdeal olarak, bunu öksürüğünüz geçene kadar kullanmalısınız.

Bu doğal karışım hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendi sağlığınız ve ailenizin sağlığı için evde bu ilacı hazırlamak hiç de fena bir fikir değildir.

Öksürüğünüz bir haftadan fazla sürdüyse ve bu doğal öksürük şurubunu kullanarak bir iyileşme görmüyorsanız, doktorunuzla konuşun.

Kaynak. Sağlığa bir adım

Ahmet Maranki’den Vücuttaki Radyasyonu Atmak İçin Bitkisel Çözüm Kürü:

kabuk-tarcin1
Prof.Dr. Ahmet Maranki radyasyon atmak için şifalı bitkiler ile hazırlanan kür tarifi verdi. Bilgisayar başında çok kalanlar yada çok fazla cep telefonu kullanan kişiler için büyük risk taşıyan radyasyon, özellikle beyin için çok zararlıdır. Pekçok hastalığın nedeni olan radyasyonu vücuttan atmak gerekir. Radyasyonu atmaya yardımcı olacak bitkisel kür aslında herkes tarafından uygulanması gereken bir bitkisel tedavidir.

Radyasyon kürü:
Malzemeler:
* 30 gram tarçın,
* 10 gram dağ kişnişi,
* 5 gram sinemaki,
* 1,5 litre su,
* 5 gram ( 1 çay kaşığı ) iyotlu kristal tuz ( kaya tuzu ).
Hazırlanışı ve Kullanımı:
1,5 litre suya kabuk tarçını dağ kişnişi ve sinemaki atıp 15 dk kaynatılır. kaynatma işlemi bitince soğumaya bırakılır. 1 hafta boyunca her gün yatmadan önce 1 bardak içilir.
kaynak:maranki.com

Hasta Olacağınızda Bunu Yapın Hiçbir Şeyciğiniz Kalmayacak…

15589593_331467330573033_5288354439084705864_n1

Boğazınızda Gıcıklanma Varsa, hasta olacağınızı hissediyorsanız;

Bir fincan sıcak suya iki yemek kaşığı bal, iki yemek kaşığı sirke, bir tutam tarçın ve iki

yemek kaşığı limon suyu koyup karıştırın.

Bunu içtikten bir saat sonrai şikayetleriniz geçer. Denenmiş ve % 100 işe yarayan bir yöntemdir…

 

Şifasıyla Halk Arasında Efsaneleşmiş 12 Hastalıkla Mücadele Yöntemi

 

siyah-turp-bal-karisimi-sifa-one-cikan

“Böyle soğuk havalarda hasta olmamak mümkün değil” diyenlere çare, en doğalından geliyor bu kez.

Halk arasında faydaları anlatıla anlatıla neredeyse bir efsaneye dönüşen karışımlardan söz ediyoruz. Annelerimizden hatta anneannelerimizden bize kalan, sanki doğduğumuzdan beri biliyormuşçasına benimsediğimiz tarifler bunlar.

Basit malzemelerle, evde kolayca hazırlanan, vücudu gribe, nezleye yakalanmaktan kurtaran, bazılarıysa hasta olunca kullanılması gereken ya da öksürüğü şıp diyen kesen karışımlar…

Ya da en azından biz böyle biliyor, bunlardan en az birine kış boyunca yolumuzu sık sık düşürüyoruz.

Bakın bakalım, size de tanıdık gelecek mi bu karışımlar?

Unutmadan, sizin bildiğiniz farklı formüller varsa bize mutlaka yorum olarak yazın, herkese yardımınız dokunsun. Ne demişler, paylaşmak güzeldir.

En sık kullandığımız: Bal ve zencefil

Hasta olduğumuzda ya da hasta olmamıza ramak kala annelerimizin ellerinde kaşıklarla peşimize düşmesine sebep olan karışımdır bal ve zencefil karışımı.

Her evde mutlaka zencefil bulunmasının nedeni, kış aylarında mutfağın başköşesine oturtulan balın katılmadan edemediğidir. Şifasını görüp hasta olmaktan son anda kurtulan da çoktur, onun sayesinde hastayken bir anda zımba gibi olan da.

Balın bağışıklık sistemini güçlendirmedeki bu kararlılığına tarçın ya da karabiber de eşlik edebilir kimi zaman. Hepsi de pek faydalı, çok doğaldır.

Evlerden eksik edilmemesi gereken bal-zencefil ikilisini daha yakından tanımak isterseniz onları uzun uzun anlattığımız şu yazımıza da bekleriz. 🙂

Tadıyla biraz üzse de şifasına diyecek yok: Siyah turp ve bal

Evlerde hastalıklara, özellikle de öksürüğe karşı kullanılan en yaygın yöntemlerden biri siyah turp ve baldan geçiyor.

Bu yöntemde siyah turpun ucunu ve kök kısmını minicik kesiyor, turpun içini balla dolduruyorsunuz. Bir bardak ya da turpun yüksekte durabileceği dar ağızlı bir kaseye koyarak turpun balın içinden süzülmesini bekliyorsunuz. Turpun sulanması sonucu ortaya çıkan suyla birlikte bardağa süzülen balı “şifa olsun” diye içiyorsunuz.

Başka bir yöntem olarak ise siyah turpu ikiye ayırabilir, içine balı koyup yine turpun sulanmasını bekleyebilir ve sonunda turpun içindeki bu ballı karışıı kaşık kaşık tüketebilirsiniz.

Tadı pek de hoş değil, baştan söyleyelim. Ama etkisi oldukça fazla olduğundan denemeye, kullanmaya değer yöntemlerden.

Daha kolayı yok: Ballı, biraz da limonlu su

Sabah uyandığınızda, gün içinde hafif tok hafif aç olduğunuz o anlarda bir bardak ılık suyun içine ekleyeceğiniz bal ve limonla hem vücudunuzu mikroplardan koruyabilir, hem enerjinizi yerine getirebilir hem de içinizi pırıl pırıl yapabilirsiniz.

Çünkü balın mucizesi, limonun vitamini gibisi var mı? 🙂

Mısırları temizletmeden almaya sebep: Mısır püskülü çayı

Koçan halindeki mısırları temizletmeden, sapıyla püskülüyle almaya sebep mısır püskülü çayı, vücutta kan şekerini dengeleyici, bağılıklık sistemini güçlendirmede yardımcı etkilerde bulunuyor. Bu nedenle, artık öyle aktarlardan alınmadıkça zor bulunan mısır püskülleri kışın evde bulundurmanız gerekenler arasında yer alıyor.

Yapımında dikkat edilmesi gereken ise püskülleri suyun içine atıp kaynatmamak. Bu çayı doğru bir şekilde yapmak isteyenlerin kaynatılmış suyun içine sonradan mısır püsküllerini atıp 15 dakika kadar demlemesi yeterli olacaktır. Küçükken mısır püskülü çayıyla fazlaca haşır neşir olmuş olanların sayısı, hiç az değildir diye tahmin ediyoruz. 🙂

En tercih edileni harnup pekmezi olur: Tahin – pekmez

Üzümden tutun da hurmaya kadar birçok yiyecekten elde edilebilen pekmez, kışın favori isimlerinden. Soğuk algınlığına yakalanma ihtimalini azalması açısından en çok tercih edileniyse yoğun tadıyla diğerlerinden kendini ayıran keçiboynuzu pekmezi.

Harnup pekmezi olarak da bilinen bu pekmezi tek başına yemekte güçlük çekenlerin yardımına en çok koşansa tahin oluyor. Sabah kahvaltılarına birlikte pek yakışıyorlar. Üstelik tahin, pekmezin tadını sadece güzelleştirmekle kalmıyor, faydaları sayesinde o da vücudun hastalıklara karşı dirençli olmasını sağlıyor.

Halk arasında hastalıkla mücadelemizde en büyük destekçimiz olan pekmezin en çok bir araya getirildiği diğer yiyecekler arasındaysa yoğurt ve limon bulunuyor.

Bilmeyenler için uygulama zamanı: Ayva yaprağı çayı

Kış aylarında özellikle öksürük için evlerde uygulanan bir diğer formül de ayva yaprağı çayıdır. Eğer bugüne kadar hiç duymadıysanız bir an önce uygulamak için fazla vakit kaybetmeyin deriz.

Nasıl yapılır? Tüketilecek kadar su, bir güzel kaynatılır. Su kaynadıktan sonra içine ayva yaprakları eklenir ve demlenmeye bırakılır. Yapraklar demlenirken su kaynatılmaya devam etmemelidir.

15 dakika kadar demlenen çay, biraz ılıdıktan sonra içine bal eklenir ve içilir. Halk arasında, düzenli kullanıldığında doğal bir öksürük şurubu görevi gördüğü söylenir.

Barış Manço’ya saygılarımızla: Nane – limon

mykitchenapothecary

Hastalıktan korunmanın, hasta bünyeleri bir an önce iyileştirmenin halk arasında en çok bilinen yöntemlerinden biri de nane – limondur. Hali hazırda nasıl yapıldığını bildiğiniz nane limonu biraz çeşitlendirmek isterseniz Barış Manço’nun bir şarkısıyla uzun uzun anlatıverdiği tarifi değerlendirebilirsiniz.

Tarifin malzemeleri şu şifa kaynağı lezzetlerden oluşuyor: nane, limon kabuğu, hatmi çiçeği, çörek otu, tarçın ve zencefil. Nasıl yapıldığını en eğlenceli şekilde öğrenmek isteyenlerse Barış Manço’nun şifası bol şarkısında buluşuyor. 😍

Hasta olduk diye pes etmek yok: Tuzlu su

Her evde olan iki basit malzeme ve bu malzemelerin dev gücü… Yarım bardak ılık suyun içine 1 çay kaşığını geçmeyecek kadar tuz ekliyor ve iyice karıştırıyorsunuz. Tuz tamamen eriyip suya karıştıktan sonra bu karışımı dilerseniz gargara olarak kullanıp boğazınızı temizleyebiliyor, dilerseniz de burnunuza hafifçe çekerek burun tıkanıklığının önüne geçebiliyorsunuz.

Yalnız burnunuza çekecekseniz tedbiri elden bırakmıyor öyle çok derine gidecek şekilde çekmiyorsunuz, aman dikkat.

Öksürüğe son: Kuru incir ve süt karışımı

Soğuklarla birlikte şifayı kaptığımızda yakamızı bırakmayan problemlerden biri de öksürük oluyor. Tabii buna da hemen doğal formüller üretiliyor.

Bunlardan en lezzetli olanıysa kuru incir ve süt ile hazırlanan, neredeyse tatlı niyetine yenip içilebilecek bu karışım.

Nasıl hazırlandığını henüz bilmiyorsanız anlatalım: Bir bardak süte 2-3 tane kuru incir gelecek şekilde malzemelerinizi hazır ediyorsunuz. Daha sonra sütü bir güzel kaynatıyor, kaynamaya başlar başlamaz da içine kuru incirleri atıyorsunuz.

Ocağın altını kısıp 5 dakikayı geçmeyecek şekilde bekliyor ve ateşten alıyorsunuz. İşte bu kadar.

Ardından kuru incirle karışan sütü afiyetle içiyor, kuru incirleri de tatlı niyetine yiyiveriyorsunuz. Birkaç kullanımın ardından boğazınız yumuşacık oluyor, öksürüğünüz kesiliyor. Mis.

Dilerseniz içine ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler ve tarçın, zencefil gibi baharatlar ekleyerek bu şifa dolu karışımı tam bir ziyafete dönüştürebilirsiniz.

Ana yemek olur: Tavuk suyu çorbası

Küçükken hasta olduğumuzda baş ucumuzda elinde kaseyle beliren anneler, annelerimiz… “Ben şimdi sana bir tavuk suyuna çorba yaparım, hiçbir şeyciğin kalmaz” cümlesiyle içleri saran şefkat, huzur ve umut.

Ağzımıza lokma koymak istemediğimiz o hastalık anlarında ana yemek niyetine üç öğün içtiğimiz bu güzelim çorbayı unutabilir miydik? Kokusunda huzur var bir kere onun. Bu kış da evinizden eksik etmeyin, e mi? Üzerine de bol limon sıktık mı, mis mis.

41 çeşit bitkinin şifası saklı: Mesir macunu

Mesir macunu yüzlerce yıl öncesine dayanan tarihi ve içindeki 41 çeşit bikinin şifasıyla birçok hastalığa iyi geliyor, bildiğiniz gibi.

Bu hastalıklar arasında elbette nezle, grip, soğuk algınlıkları da yer alıyor. Çünkü içinde hardal tohumu ve kakuleden, karabiber ve havlicana dek uzanan birçok bitki bulunuyor. Bu bitkilerin her biri zaten başlı başına şifa kaynağıyken güçlerini birleştiklerinde hiçbir hastalık karşılarında direnemiyor.

Mesir macununun diğer faydalarını da öğrenmek isterseniz sizi hemen şuraya alabiliriz.

Bu da bizden olsun bonusu: Öksürüğü yok eden üç malzemeli karışım

Evet, bu karışım henüz herkes tarafından bilinmiyor ama biz bir an önce bilinsin ve her evde uygulanmaya başlasın istiyoruz. Neden derseniz, bu karışımın iddiası çok büyük. Düzenli kullanıldığında öksürüğü tümden yok ettiği söyleniyor. Üstelik sadece muz, bal ve sudan oluşuyor.

Önemli bir not: Grip, nezle ya da soğuk algınlığı fark etmeksizin eğer hastalığınız ciddi bir şekilde ilerliyor veya uzun süreler devam ediyorsa hiç vakit kaybetmeden doktorun yolunu tutun ve ne kadar doğal olursa olsun doktorunuzun önermediği hiçbir karışımı kullanmayın. Kendinize iyilik yapmak istersen zarar vermeyin, aman diyelim.

Son olarak, tüm bu karışımların etkileri bünyeden bünyeye farklılık göstereceğinden, özellikle daha önce hiç denemediğiniz bir yöntemi uygularken dikkatli olmalısınız. Çeşitli alerjileri olanlar ya da diyabet, yüksek tansiyon gibi farklı ciddi rahatsızlıkları olanlar ise tüm bunları kullanmadan önce yine mutlaka doktoruna başvurmalı.

Kış Şifası: Ağrıları Dindirirken Yağ Yakımını da Hızlandırdığı İddia Edilen Karışım

5-malzemeli-karisim-yag-yakar1

 

 

Bugün yine en doğalından kendimize katkı sağlamaya hazırız!
Eğer siz de kimyasallarla dolu ilaçları kullanmaktansa doğanın bize sunduklarını değerlendirmeyi sevenlerdenseniz yaklaşın bu tarafa, anlatacaklarımız var.
Bu kez, iddia sahibi olan Meksikalı bir doktor. Kendisi tam da şu sıralar kolayca bulunabilen malzemelerle vücudumuza birçok açıdan fayda sağlayabileceğimizi söylüyor, üstüne hazırladığı bu karışımın tarifini de vermeyi ihmal etmiyor.
Şu sıralar havaların da etkisiye kendini halsiz, yorgun ve daha bir ağrılar içinde hissedenlere, kış geldi diye yeme düzenini değiştirip hızla kilo almaya başlayanlara, hatırlamakla ilgili sıkıntılar çekip hafızasını güçlendirmeye ihtiyaç duyanlara iyi geldiği iddia edilen karışım neymiş, buyurun birlikte inceleyelim.

Kışın evden eksik etmediklerimiz bir arada: Turp, zencefil, limon, tarçın ve bal

healthyhomestead
Karışımın doğal malzemelerden oluştuğunu zaten en başında söyledik. Bir de bu malzemelerin çoğu hali hazırda kışı daha rahat geçirmemizi sağlayan şifalı bitkiler olunca, değmeyin keyfimize.
Şimdi size uzun uzun zencefil, limon, tarçın ya da balın faydalarından söz etmeyeceğiz elbette. Bunları zaten çok önce anlatmış, onlardan çok daha fazla faydalanmamız gerektiğini söylemiştik.
Asıl önemli olan, bu karışımın içinde yer alan turp. Çünkü bildiğimiz turplardan farklı bir turp söz konusu bu tarifte: Yaban turpu. Bu yüzden istedik ki karışımın tarifine geçmeden önce yaban turpundan da bahsedelim size. Ana vatanı Amerika olsa da ülkemizde de yetişen bir bitki kendisi. Tam da turp çeşitlerinin tezgahları doldurmaya başladığı bugünlerde semt pazarlarında karşılaşabilirsiniz onunla.
Şekli uzunca ve taze zencefili andıran ama onun kadar girinti-çıkıntıları olmayan bir bitki. İçinde bolca C vitamini, magnezyum ve kalsiyum gibi bizim için faydalı vitamin ve mineraller bulunuyor. Öksürükten tutun da sırt ağrılarına kadar birçok sorunda doğal çözüm yöntemlerinden biri olarak görülüyor.
Eğer tazesini bulmakta güçlük çekerseniz aktarlardan toz halinde satılanları almayı da deneyebilirsiniz. Yalnız hemen uyaralım, sağlığınıza olumsuz bir etkide bulunmaması adına, aktarınızın güvenilir olduğundan emin olun. Bu, sadece yaban turpu tozu için değil, alacağınız her türlü baharat için geçerli elbette.
Yaban turpunu da az çok tanıdığımıza göre geçelim şimdi iddiası büyük karışımın nasıl yapıldığına…

Geldik en önemli kısma: Yağ yakımını hızlandıran, hafızayı güçlendiren, ağrıları yok eden 5 malzemeli karışımın tarifi

cookingrookie.blogspot
Malzemeler:
• 125 gram yaban turpu
• 2 santimetre boyunda bir parça taze zencefil
• 4 limon
• 3 yemek kaşığı bal
• 2 yemek kaşığı toz tarçın
Yapılışı:
• Yaban turpunu üzerindeki kabuğu incecik bir şekilde aldıktan sonra küçük parçalar halinde blendera koyun.
• Üzerine taze zencefil parçasını da ekleyin ve 1 dakikayı geçmeyecek kadar kısa bir süre blenderdan geçirin.
• Ardından limonların suyunu sıkın ve blenderdaki turp-zencefil karışımının üzerine ekleyin, blenderı 2-3 dakika çalıştırın.
• Blenderdaki karışımı bir kavanoza alın ve son olarak içine bal ve toz tarçını ekleyin.
• Bir kaşık yardımıyla iyice karıştırdıktan sonra karışımınız hazır.
Nasıl kullanılır: Kavanozdaki karışımı bitene kadar günde iki kez bir yemek kaşığı kadar kullanın. Yemeklerden önce ya da spor yapıyorsanız spordan sonra kullanmanız etkisini daha hızlı görmenizi sağlayacaktır. Karışımı 3 hafta boyunca düzenli olarak kullandıktan sonra 1 hafta kadar ara verin. Ardından ihtiyaç duyarsanız yeniden başlayabilirsiniz.
Siz yaparsınız ama biz de söylemeden edemeyiz notu: Böyle karışımlar her ne kadar doğal malzemelerle hazırlanıyor olursa olsun, herkesin bünyesinde aynı etkileri yaratmayacağından, özellikle ciddi herhangi bir rahatsızlığınız varsa mutlaka doktora danıştıktan sonra kullanmalısınız. Doktorunuzun sizin için uygun bulmadığı hiçbir karışımı ya da yiyeceğiyse asla tüketmemelisiniz.

Alıntı

KANDİDA MANTARI BAĞIRSAKLARINIZI ELE GEÇİRMİŞ OLABİLİR!

imagespej4gb79
Sürekli şişkinlikten yakınanlar, kabızlık ve halsizlik çekenler…
Sabah aç karnına bir bardak suya tükürüp kendinizi test edin.
Son yıllarda sessiz ve yıkıcı hastalıklarda patlama yaşandı.
Tetkiklere ve testlere bol bol para harcanırken, yanlış ilaçların kullanılması çok daha kötü sonuçlara yol açtı.
Kimse bağırsaklarından tüm vücuda geçen ve organlarına büyük zarar veren Candida Albicans maya mantarından şüphelenmedi.
Kandida’nın neden olduğu obezite, diyabet, kalp damar hastalıkları, hormonal bozukluklar, kanser ve sinir sistemi hastalıkları adeta insanların kaderi haline geldi.
Kısaca yanlış ilaç kullanımı, stres, hazır gıdalar önce bağırsaklarımızın doğal florasını bozdu.
Bağırsak geçirgenliğini arttırdı.
Kanımıza karışan sindirilmemiş maddeler, ağır metaller, katkı maddeleri organlarımıza zarar vermeye başladı.
Kandida’nın en önemli belirtisi alkoliklerde ya da sarılıkta olduğu gibi karaciğerde bozukluktur.Çünkü mantarlar şekeri alkole dönüştürür.
Bağırsakta mantar enfeksiyonu olan kişilerde genellikle; kabızlık, gaz, kas ağrısı, burun tıkanıklığı, aşırı yemek yemek, yorgunluk, depresyon, sinirlilik, duygu durum bozukluğu, cinsel isteksizlik, öksürük, nefes darlığı ve baş ağrısı gibi belirtiler görülür.
ŞEKERİ ÇOK SEVİYOR
Beyaz şeker ve beyaz unla beslenen mantarlar, oldukça hızlı çoğalırlar.
Zaten Kandida mantarının çoğaldığı ve bağırsak flolasının bozulduğuna dair en net belirti tatlıya karşı bağımlılıktır.
Gereğinden fazla çoğaldığında ince ve kalın bağırsakta doku hasarına neden olur.
Kandidası olan kişilerde gıdalara ve kimyasallara karşı duyarlılık vardır.
Bu hasar uzun vadede bağışıklık sisteminin kafasını karıştırır.
Ve birçok hastalığın temelini oluşturur.
Teşhis edilmesi zor olduğundan çoğu kişi için ciddi bir sorun haline gelmektedir.
Kandida mantarından arınarak vücudunuzda var olduğunu düşündüğünüz pek çok hastalıktan ve fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.
Ancak bu uzun bir tedavi gerektirebilir.
HAPI YUTMAYIN
Vücudu sinsice ele geçiren Kandida Mantar Enfeksiyonu’nun başlıca nedenleri şunlar:
Beslenme alışkanlıklarında yapılan hatalar.
Şekerli besinlerin fazla miktarda tüketilmesi.
Sezaryen ile yapılan doğumlar.
Günlük beslenme programında karbonhidratlara ağırlık verme.
Gereksiz yere kullanılan antibiyotikler.
Yanlış diyetler, faydalı yağların beslenmeden çıkartılması, laksatif ilaç ve çayların çok kullanılması sonucu bağırsak florasının bozulması.
Antibiyotik kullanımının artması başta olmak üzere yanlış tedavi yöntemleri bu artışa neden oldu.
YÖNTEM ÇOK BASİT VE ANLAŞILIR
İhtiyacınız olan, şeffaf ve desensiz bir bardak ve su…
Sabah aç karnına, ağız temizliği yapılmadan ve su içilmeden önce su dolu bardağa tükürünüz.
Bardağınıza gün ışığında yandan ve üstten bakınız.
Tükürüğünüz suyun üzerinde kalıyorsa % 95 olasılıkla enfeksiyon taşımıyorsunuz, eğer iplikçikler halinde dibe çökme eğilimi gözlemliyorsanız Kandida Mantar Enfeksiyonunuz var demektir
KANDİDA MİKROBUNA KARŞI YAPABİLECEĞİNİZ BİR TARİF
Malzemeler: 1/3 çay kaşığı karbonat ve 2 yemek kaşığı taze sıkılmış limon suyu veya organik elma sirkesi
Hazırlanışı: Tüm malzemeleri karıştırın. Asit/baz kombinasyonu anında köpürmeye başlayacaktır. Köpürme durana kadar karbonat eklemeye devam edin ve bardağı yaklaşık 250 ml suyla doldurun. Hepsini bir kerede için. Bu ev tarifi pH dengesini sağlayacak ve vücudunuzda alkali oluşturan bir ortam yaratacaktır. Mide asidine de çare olacak ve kandaki aşırı asitliği engelleyecektir.

karbonat sayfası

Bitki çayları içerdikleri bileşiklerin etkilerine göre 3 gruba ayrılılırlar.

704947_468292706545905_243112597_o1

 

BİTKİ ÇAYLARI;
Bitkiler içerdikleri bileşiklerin etkilerine göre 3 gruba ayrılılırlar.
• Kuvvetli etkili bitkiler
Kuvvetli bileşenler içermektedirler ve çay olarak kullanılmaları tehlikelidir.
• Orta etkili kuvvetli bitkiler
Uygun miktarlarda kullanıldığında tehlike içermeyen çaylardır.
• Zayıf etkili bitkiler
Kuvvetli maddeler içermezler ve uzun süre tüketilebilirler.
YÜKSÜK OTU: Kuvvetli etkili bitkilerdendir.Çay olarak kullanılması tehlikelidir. Yüksük otu kalp kasının kuvvetle kasılmasına neden olan dijitoksin adında bir madde içermektedir.
Not: her bitkinin çayı olmaz.Kuvvetli bileşen içeren bitkilerin çayı tercih edilmemelidir.
ACAİ ÜZÜMÜ(ACAİ BERRY): Meyveleri kullanılır. Antioksidan etkisi vardır fakat antioksidan meyveler sıralamasında ortalarda yer alır. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
ADAÇAYI(SAGE): Yaprakları kullanılır. Ostrojen hormonunu arttırır. İştahı artırır. Hazımsızlık şikayetlerinde kullanılır. Gargara olarak bağaz ağrılarında ve faranjitte kullanılmaktadır.
ALTIN ÇİLEK(PHYSALİS,CAPE GOOSEBERRY): İçerdiği karotenoitler nedeniyle antioksidan olduğu düşünülmektedir fakat tam anlamıyla yapılmış bilimsel bir çalışma yoktur. Meyveleri tüketilir. Zayıflatıcı etkisini gösteren hiçbir çalışma yapılmamıştır sadece orta derecede bir antioksidan etkiye sahiptir.
ANASON(ANİSE): Tohumları kullanılmaktadır. Hassas kişilerde görülebilecek alerjik reaksiyonlar haricinde yan etkisi gözükmemektedir. Hazımsızlık ve gaz giderici etkisi vardır. Aynı zamanda iştah kaybı giderici etkiside vardır.
ARDIÇ(JUNİPER): DİÜRETİK etkisi vardır. Uzun süreli kullanımı böbreklerde tahrişe yol açabilir. Hamilelerde plesantanın tutulumunu engeller ve düşüklere sebeb verebilir. Kan şekerini düşürücü etkisi vardır fakat kullanılırken düzenli şeker ölçümleri yapılmalıdır.
AYVA(QUİNCE): Tohumu kullanılır. Ayva çekirdeklerinde bulunan siyanogenetik glikozitlerin yatıştırıcı etkisi bulunmaktadır.Fazla tüketilmesinde zehirlenmeye yol açabilmektedir.Aynı zamanda ayva müsilaj içerir.
BAMYA ÇİÇEGİ(RED SORREL): Ülkemizde yetişmemektedir.İslam kültüründe karkadeh olarak bilinir. Spor yapan kişilerde sıvı elektrolit dengesinin sağlanması için önerilir. Hafif müshil etkiye sahiptir ve iştah arttırıcıdır.
CİVAN PERÇEMİ(YARROW): Safra akışını arttırır. Özellikle adet dönemlerinde ağrı kesici ve ödem giderici olarak kullanlır. Çiçeği ve dalı kullanılır. Kan sulandırıcı etkisi vardır ve kesinlikle hamilelere önerilmez. Tansiyon ilaçları ile etkileşime girebilir.
DEREOTU TOHUMU(DİLL): Mikroplara karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır. Mide asitliğini azatlığı ve mide mukozasını koruduğu anlaşılmıştır.
EKİNEZYA(ECHİNACEA): Bağışıklık sistemini arttırıcı etkisi vardır.Toprak üstü kısmı kullanılır. Papatya ailesinden gelir ve papatyaya alerjisi olanların kullanmaması önerilir. Üst solunum yollarında koruyucu ve tadaviye yardımcıdır.
FESLEĞEN(BASİL): Toprak üstü kısmı tüketilir. Sindirimi kolaylaştırır. Hamilelikte kullanılmaz.
FRENK KİMYONU(KARAMAN KİMYONU): Halk arasında anne sütünü arttırıcı bir etkiye sahip olduğu söylenir.
GİNKGO: Yaprak kısmı tüketilir. Pıhtılaşmayı önleyici ve antioksidan etkilere sahiptir. Kan sulandırıcı ilaçlarla tüketilmemelidir.
GİNSENG KÖKÜ: Yorgunluk, bitkinlik gibi durumlarda bağışıklık sistemini güçlendirir. Kan sulandırıcı ve kandaki şekeri düşürücü etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Şeker ilacı kullanan kişiler kontrollu kullanmalıdırlar çünkü kan şekerinde aşırı düşmeler yapabilir.
GOJİ: Eski çin kaynaklarında yaşlanmayı geciktirici etkisi vardır. Yapılan çalışmalarda vucutta yaşlanmaya bağlı hasarları geciktirici etkisi vardır fakat bu çalışmalar hayvanlar üzerinde yapılmıştır herhangi bir insan üzerinde yapılmış bir çalışma yoktur.
HİNDİBA(CHİCORY): Hafif safra sökücüdür ve sindirimi kolaylaştırır. Karaciğer dostudur.
NAR: Kuvvetli bir antioksidandır.kalp ve dolaşım üzerine etkileri bulunmaktadır.
REZENE(FENNEL): Bağışıklık sistemini arttırır. Sindirim sistemini düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Hamilelerde kullanılması önerilmemektedir.
SARI KANTARON: Kullanılan ilaçlarla etkileşim haline geçebilirler bu yüzden doktorunuz ve beslenme uzmanınızın kontrolünde tüketiniz.
BEYAZ ÇAY: Siyah ve yeşil çaya göre daha az kafein içermektedir bu yüzden kafein az tüketmek isteyen çay tiryakileri için iyi bir seçenektir. Yüksek antioksidan içermektedir.
YABAN MERSİNİ:İyi bir antioksidan kaynağıdır. Kan şekeri düzenlenmesinde önerilmektedir.
YASEMİN ÇİÇEĞİ: Hoş kokusu nedeni ile çaylara koku vermek için kullanılır.
ZENCEFİL: hamilelik dönemlerinde 1 gr’ın üzerinde kullanılması önerilmemektedir. Mide bulantısında kullanılmaktadır. Damar sağlığı üzerine etkileri bulunmaktadır