HANGİ HASTALIĞA HANGİ PEKMEZ..?

pekmez-11
Hangi-pekmez-neye-iyi-geliyor
Hangi pekmez neye iyi geliyor: Pekmez, Anadolu’ya ait olan bir yiyecektir. Genelde tatlı meyvelerin ezilmesi ve uzun kaynatılması ile oluşan bir şuruptur. Üzüm, incir, keçiboynuzu, dut, andız, hurma gibi meyvelerden yapılır. Vücut için çok sağlıklıdır fakat direk olarak içilmez. Pekmezler, çok eski zamanlardan bugüne sağlık için kullanılır. İşte, hangi pekmez hangi hastalığa iyi gelir işte detyalar?
keciboynuzu-pekmezi

Keçiboynuzu pekmezi neye iyi gelir?
Andız pekmezi neye iyi gelir?
Dut pekmezi neye iyi gelir?
Hurma pekmezi neye iyi gelir?
Karadut pekmezi neye iyi gelir?
Üzüm pekmezi neye iyi gelir?
KEÇİBOYNUZU PEKMEZİ NEYE İYİ GELİR?
Kansızlığa karşı en etkili pekmezdir. Enerji verir ve yorgunluğu alır.
Cinsel gücü arttırır, sperm sayısını arttırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Dişlerde sorun varsa önerilir, diş ve diş etlerini tedavi eder ve sağlıklı hale getirir.
Kansızlık çekenlerde ve kemiklerin kuvvetlenmesinde çok önemlidir.
Bağırsakları çalıştırdığından zayıflamaya yardımcıdır.
Çocuklarda ve hamilelikte protein desteği yaratır, akciğer hastalıklarında etkilidir.
İçeriğinde potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir, bakır ve çinko içerir.
ANDIZ PEKMEZİ NEYE İYİ GELİR?
Andız meyvesinden elde edilen bu pekmez,
Alerji, basur, kaşıntı ve saç dökülmesinde, sedef hastalığında etkilidir.
Gut, öksürük, alt ıslatma tedavisinde kullanılır.
Çok kuvvetli bir antioksidan olan andız pekmezi, çocuklara 1 tatlı kaşığı, yetişkinlere 1 çorba kaşığı verilir.
Geçmeyen öksürüklere iyi gelir, saç dökülmesini önler, ateş düşürücüdür.
Ağızda olan yaralara iyi gelir, bronşite ve balgama iyi gelir.
Kanı temizleyerek, karaciğere dosttur.
Dalağı korur, gut hastalığını engeller.
Alerji, kaşıntı, egzama, sedef hastalıklarında etkilidir. Kalbi ve damarları korur.
Bağırsaklarda parazitleri düşürmeye yardımcıdır, ishal ve basura iyi gelir, idrar yolu iltihabını temizler, böbrek taşlarına iyi gelir,
DUT PEKMEZİ NEYE İYİ GELİR?
Dut pekmezi en fazla yapılan pekmezlerdendir. Dut çok şifalı bir meyvedir.
Kansızlığa iyi gelir, kan yapar,
Astım, bronşit hastalarında rahatlatıcıdır.
Vücut ısısını arttırdığından özellikle kış aylarında önerilir.
Bebeklerin büyümesinde ve gelişmesinde etkilidir.
Zeka gelişiminde önemlidir, dut pekmezi gargarası yapılırsa ağız ve boğaz hastalıkları tedavisi yapar.
Pamukçuk hastalığında dut pekmezi çok etkilidir.
HURMA PEKMEZİ NEYE İYİ GELİR?
Hurma pekmezi çok fazla ülkemizde yapılan bir pekmez değildir fakat çok faydalıdır.
Kalp ve damar hastalıklarına iyi gelir,
Halsizliğe iyi gelir ve spor yapanlara enerji içeceği yerine önerilir.
Beden ve zihin gelişimi için gereklidir, kuru öksürüğe iyi gelir, boğaz ağrılarını yatıştırır,
KARADUT PEKMEZİ NEYE İYİ GELİR?
İdrar söktürücü, mideyi kuvvetlendirici, ülsere iyi gelen bir pekmezdir,
Bronşit ve öksürüğe iyidir,
Kilo aldırır ve kan yapar,
Emziren anneye süt arttırır, diş ve diş etlerine iyi gelir.
uzum-pekmezi
ÜZÜM PEKMEZİ NEYE İYİ GELİR?
Kan arttırır, doğal enerji verir, iştah açar,
Hamilelikte bebek gelişimi için etkilidir, mide ve bağırsakları kuvvetlendirir,
Böbreklere iyi gelir,

Yağ Yakmak ve Kolesterol Kontrolü için Patlıcan Suyu

Kiloyu ve kolesterol düzeylerini kontrol etmek, sağlık üzerindeki olumsuz etkileri bilindiği için bir çok insanın önceliği haline geldi.

Basit estetik algısının ötesinde, vücuttaki yağ birikimi kalp hastalığı, şeker hastalığı ve eklem hastalıkları gibi kronik problemlere neden olabilir.

Bu nedenle sağlık ve beslenme uzmanları, yaşam tarzınızı iyileştirebilecek bir dizi sağlıklı alışkanlık ve öneri sunmaya başladı.

Besin değeri sayesinde fazla kiloları daha kolay kaybetmenize yardımcı olacak sağlıklı alternatiflere işaret eden bir dizi “hileler”den de bahsediliyor.

Patlıcan suyu hem kan dolaşımının temizlenmesini hem de kilo vermeyi kolaylaştıran doğal bir seçenektir.

Bu içecek, vücudunuzu daha fazla kalori yakmak ve zararlı lipitleri ortadan kaldırmak için harekete geçiren antioksidanlar bakımından çok zengindir.

Düzenli tüketimi, özellikle kilo vermede güçlük çeken insanlar için diyet programına eklemlenebilecek büyük bir destektir.

Peki, patlıcan suyunun faydaları nelerdir?

yag%cc%86Konu yağ yakma olduğunda bu sebzenin başlıca avantajlarından biri, çok miktarda besin ve çok az miktarda kalori sağlamasıdır.

Suyun önemli içeriği, sıvı tutulumunu ve iltihaplanmayı engelleyen bir diüretik etki sağlar.

Güçlü bir antioksidan olan E vitamini sayesinde patlıcan suyu daha iyi bir kan dolaşımı sağlar ve kalp rahatsızlığı riskini azaltır.

Ayrıca potasyum ve sodyum açısından zengindir. Bunlar doğru miktarlarda kullanıldığı zaman sinir sistemini ve kardiyovasküler sisteminizin sağlığını iyileştirebilir.

Patlıcan suyunu tüketmek aynı zamanda metabolizma işlevlerinizi geliştirirken, kan şekeri düzeylerini kontrol eder ve vücudunuzun detoksunu destekler.

Lif içeriği bağırsak hareketlerini arttırır ve kabızlık ile gaz gibi sorunları önler.

Lif daha tok hissetmeniz ve yağların damarlarda birikmesi yerine bağırsaklarda emilmesini arttırmak için birebirdir.

Göz ardı edilmemesi gereken diğer bir özellik ise, patlıcanın safra üretimini uyarması ve karaciğerin yağ tutmasını önleyerek bu organın sağlığını geliştirmesidir.

Patlıcan, içeriğindeki bol miktarda magnezyum ve demir ile kansızlık ve bağışıklık sistemi hastalıkları çekenler için birebirdir.

 

Yağları yakmak ve kolestrolü kontrol etmek için patlıcan suyu hazırlanışı

patlican1

Patlıcan suyunu hazırladığınız ve tükettiğiniz zaman, sadece genel sağlığınıza fayda sağlayıp kilo vermekle kalmaz, aynı zamanda gündelik yaşam aktiviteleriniz için çok daha fazla enerjiye sahip olursunuz.

Daha önce bahsetmediğimiz bir diğer avantaj ise, bu içeceği hazırlamanın çok kolay ve ucuz olması – çünkü malzemeleri her markette bulmak mümkün.

Haydi gelin, yapalım.

 

Malzemeler

  • 1 orta boy organik patlıcan
  • 1 limonun suyu
  • 1 litre su
  • 1 büyük cam kavanoz

Hazırlanışı

  • İlk olarak patlıcanları biraz organik elma sirkesi ve sodyum bikarbonat ile durulayın.
  • İyice dezenfekte olduktan sonra küplere doğrayın.
  • Bunları cam kavanoza koyun ve bir litre suyu ekleyin.
  • Limonun suyunu sıkın. Cam kavanoza ekleyin.
  • Bu içeceği buzdolabına koyun ve bir gece boyunca bekletin.

Patlıcan suyunu nasıl ve ne kadar tüketmeli?

  • Detoksu desteklemek için, bu içeceği her ay 7 gün boyunca ardı ardına içmelisiniz. 
  • Ayrıca haftada üç kez ya da öğünlerin dışında her yemek yeme ihtiyacı duyduğunuzda tüketebilirsiniz.
  • Bir litre su günde bir kaç bardak olarak tüketilmeli. Mesela her öğünden önce bir bardak şeklinde…

Kilonuzu kontrol etme konusunda en iyi sonuçları elde etmek için, meyve ve sebze tüketimini artırmanız ve yağlı, şekerli yiyecekleri ve rafine edilmiş unlu ürünleri azaltmanız ideal bir fikirdir.

Ayrıca her gün en az 30 dakika egzersiz yapmalısınız.

Bu basit ipuçlarını izleyerek haftalar içinde birkaç santim kaybedebilirsiniz. Bununla birlikte, herkesin metabolizmasının farklı şekilde çalıştığını ve bazı insanlar için bu sürecin daha uzun sürebileceğini hatırlatmak isteriz.

Patlıcan içeriğindeki solanine maddesi yüzünden aşırı miktarda çiğ yenmemelidir çünkü bu madde kusmaya ve ishale neden olan bir alkaloiddir. Ancak bundan korkacak bir şey yoktur. Burada önerdiğimiz miktarda tüketirseniz herhangi bir sorun yaşamayacaksınız.

Kaynak: sağlığa bir adım

Şeker Hastalığından Mahlep, Çörek Otu, Tarçın, Üzüm Çekirdeği İle Kurtulun!

 

mahlep-corek-otu-tarcin-uzum-cekirdegi

Tip 2 diyabet dünyada ve ülkemizde en sık görünen rahatsızlıklardan birisidir. Fakat şeker hastalığı ile yaşamanın kader olmadığı bilinmelidir.

Fazla kiloların sebep olduğu bu hastalıktan fazla kilolardan kurtulduğunuzda tamamen şeker hastalığından kurtulmak mümkündür. Şeker hastalığından kurtulmanın bir yolu da şeker düşürücü ve insülin düzenleyici bitkilerden geçmektedir.

seker-hastaligina-uzum-cekirdegi

Bu bitkilerin bir karışımı şeker seviyesini birkaç ayda düzenli kullanıldığında normal seviyelere düşürmektedir. Denenmiş bir kür olan mahlep, çörekotu, tarçın ve üzüm çekirdeği karışımı şeker hastalığını tamamen ortadan kaldırmaktadır. İnsülin seviyesini ayarladığı için kullanan kişilerin iştah seviyesi azalarak fazla kilolarından kurtulduğu da görülmektedir.

Mahlep, Çörekotu, Tarçın, Üzüm Çekirdeği

Mahlep, çörekotu, tarçın ve üzüm çekirdeği nasıl kullanılır? Bu 4 tane bitki öğütülerek toz haline getirilmelidir. Her birinden 50 gram olmalı ve hepsi birden harmanlanmalıdır. Her yemekten önce aç karnına bir şeker kaşığı içildiğinde bir ay süre sonra şeker seviyesinin oldukça çok düştüğü görülmektedir.

seker-hastaligina-tarcin

Kullanan kişiler arasında tamamen şeker ilaçlarını kullanmayı bırakan kişiler de bulunmakta ve tip 1 diyabette insünilin kullanmayı bırakarak ilaca başlayan kişiler de bulunmaktadır. Bu kür uygulanırken yağlı yemekler, karbonhidratlı yemekler ve kızartmalar tüketilmemeli et yemekleri daha çok haşlama ve ızgara tercih edilmelidir. Sebze ağırlıklı beslenmek bu kürün uygulamasını yaparken daha iyi kürün yararının hissedilmesine sebep olur.

seker-hastaligina-corek-otu

İlaçlarınızı Hemen Kesmeyin

Bu kürü uygulamaya başladığınızda hemen ilaçlarınızı kesmeyin. Çünkü diyabet ilaçlarınız ilk başlarda şeker seviyenizi bu kür ile birlikte ayarlamaya yardımcı olacaktır. Fakat kürü uygulamaya başladıktan ve diyetinize de dikkat ettikten sonra 15 gün bu kürü uyguladıktan sonra kapsamlı bir şeker ölçümü yapınız.

seker-hastalagina-mahlep

Mutlaka şekerinizde bir miktar düşüş olacaktır o zaman doktorunuza başvurarak ilaçlarınızı yeni baştan düzenlemesini isteyiniz. Bu şekilde kademeli olarak ilaçlarınızın hepsinden kurtulabilir ve ilaçsız bir hayata adım atabilirsiniz. İlaçlarınıza düzenleme yapıldıktan sonra mahlep, çörekotu, tarçın, üzüm çekirdeği uygulamasına devam ediniz. Uzun süre kullanımda hiçbir yan etkisi bulunmayan bu kürün uygulamasına şeker hastalığından tamamen kurtulana kadar devam edebilirsiniz.

Kaynak:

www. sekerhastalıgı.com.tr/seker-hastalığından-mahlep-çörek-otu-tarcin-uzum-cekirdegi-ile-kurtulun

Kaynak: karbonat

http://www.sekerhastaligi.com.tr/seker-hastaligindan-mahlep-corek-otu-tarcin-uzum-cekirdegi-ile-kurtulun/ yayınlanmıştır.

Yaşlanma Karşıtı Zerdeçalın Cildi Yenilemede Kullanımı

1-131
Zerdeçal anti-ageing ( yaşlanma karşıtı ) bileşenleri sayesinde hücre yenileyici bir etken yapıya sahiptir. Ayrıca anti-oksidan ve iltahap giderici etkisi de bulunmaktadır. Ülkemizde, özellikle Anadolu topraklarında bir çok yemek yapımında özel madde olarak kullanılan zerdeçal kanserle mücadelede, ağrılı yaralarda ağrı kesici olarak oldukça faydalıdır.
Cildinizi sağlıklı hale getirecek, yaşlanma karşıtı, cildi yenileyen mucize yöntem
Eğer bu güçlü baharatı kullanırsanız cilt pigmentlerinizi yenileyerek sizi gençleştirir.

 

YAPILIŞI ve UYGULANIŞI: Sadece yarım çay kaşığı zerdeçal, bir kaç damla limon suyu, 1 çay kaşığı un, yarım çay kaşığı domates suyu. Bütün karışımı macun kıvamına gelene kadar karıştırın. Ardından göz çevrenize halkalar şeklinde sürün. Bu şekilde 10 dakika bekletin, üzerini kapamayın. Süre dolduktan sonra soğuk suyla durulayın. Böylece gözlerinizin altındaki mor halkalardan kurtulmuş, kırışıklıkların günden güne azaldığını, cildinizin tazelendiğini göreceksiniz…

Kaynak: Karbonat

Vücuda bomba etkisi yapar ve gün içinde ihtiyacımız olan enerjiyi karşılar

c21
Çoğumuz sabahları bir kahve ya da yaz aylarındaysak soğuk bir içecek ile genelde soda ve soda benzeri meyve suları ile güne başlamayı alışkanlık haline getirmişizdir. Fakat size bu içtiğiniz içeceklerden çok daha faydalı bir içecek olan Haşlanmış limon ile güne başlamanızı öneriyoruz.
Haşlanmış limon aç karna içildiğinde soda ve kahve gibi midenize zarar vermez, aksine besleyici, bağırsaklardaki bakterileri yok edici, vücuda detox etkisi yapan ve gün içinde ihtiyacımız olan enerjiyi karşılayıcı etki yapacaktır.
Haşlanmış limon tarifi için gerekli malzemeler:
Haşlanmış limon vücudun yağ yakımını hızlandırır ve gün içinde fazla efor sarf etmediğiniz anlarda bile yağ yakımını devam ettirir. Vücudu temizleme etkisi ile zehirli toksinlerin atılmasını sağlar.
İhtiyacımız olan malzemeler ise;
2-3 cm lik zencefil parçası
5 adet limon
4-5 diş sarımsak
2 litre su
Haşlanmış limon nasıl hazırlanır:
Haşlanmış limon içeceği için ilk yapmanız gereken limonların kabuklarını soyun ve suyunu sıkın. Posasını ve kabuklarını atmayın daha sonra içine ekleyeceğiz. Ardından blendır ile sarımsakları, zencefili iyice parçalıyoruz. Limon suyunu, ve blendırdan geçirdiğimiz malzemeleri bir tencereye ekleyip iyice karıştırıyoruz.
Ayrı bir tencerede ise 2 litre suyumuzu, ilk başta arta kalan limon kabuklarını ve posasını ekleyip kaynatıyoruz. Su fokurdamaya başladığında üzerine blendır ve limon suyundan elde edilen karışımı ekliyoruz. Karıştırmaya devam ediyoruz. 5-10 dakika bu şekilde devam ettikten sonra kapağını kapatıp soğumaya bırakıyoruz. Tarifimiz hazır.

Haşlanmış limonu her sabah bir fincan içerek vücudunuzun safra kesesini uyarılmasını sağlarısınız. Bu da bütün gastrointestinal sistemin uyarılmasını sağlar. Limonda bulunan mineraller de midenizi rahatlatır, sindirim sistemini güçlendirir. Hızlı ve doğal olarak kilo vermenizi sağlar. Her gün bu içeceği hazırlayın ve hiçbir diyet yapmadan 20 kiloya kadar olan vücut fazlalığınızın gittiğini göreceksiniz.
Diğer Faydaları:
Limonun antioksidan etkisi diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi, iltihaplı ve ağrılı hastalıklar olan iltihaplı eklem ar yol açtığı rahatsızlıkları hafifletmek için kullanılabilir.
Kalp ve Damar Sağlığına çok faydalı
Yaraların İyileşmesine katkı sağlar
Cilde iyi gelir
Sindirime yardımcıdır
Kemik sağlığına faydalı.
Saçlara sürülürse iyi gelir.

Sağlıklı mutlu günler dileriz.

Kaynak: arbonat

Susuzluktan Oluşan 13 Problem

 

Muhtemelen hayatınız boyunca hastalanmamanız ve susuz kalmamanız için su içmeniz önerildi. Ama hala su içmenin ne kadar önemli olduğunu ve vücuda faydalarını anlamayan insanlar var. Bu öğütleri dikkate almadıkları zaman susuzluktan kaynaklanacak bazı sağlık problemlerinin ortaya çıkma durumu da vardır.

Yeterince su içmemenin vücuda olumsuz etkilerini anlatmak için bu makalede sizlere özellikle susuzluk ve az su tüketiminden kaynaklanan 13 problemden bahsedeceğiz. 

Yorgunluk

Yeterince su içmezseniz vücudunuz susuz kalır ve enzim aktiviteleriniz azalır, böylece de yorgunluk oluşur. Yorgunluk ciddi bir sağlık sorunu olabilir, sürekli enerjinizin düşük olduğunu hissedersiniz. 

Erken yaşlanma

kirisiklik

Vücudumuzun %60’ı sudan oluşuyor bu yüzden düzenli işlemesi için bu değerli kaynağa ihtiyaç duyar. Gün içinde bol su içerseniz vücudunuz cildin ve organların erken yaşlanmasına sebep olan serbest radikallerle savaşır.

Aşırı kilo ve obezite

Sadece su yağları yakıp kilo verdirmez ama sağlıklı bir kilo verme sürecinde büyük rolü olduğu doğrudur. Su içmek vücuttan toksinlerin ve atık maddelerin atılmasını kolaylaştırır. Ayrıca sizi tok tutar ve metabolizmanın sağlığını korur. Vücudunuzu suya mahrum bıraktığınızda, kilo vermek için gerekli olan bu faydalarından yararlanamazsınız.

Yüksek ve alçak kan basıncı

kanbasinci

Yeterince su içmek vücuttaki toksinlerin dolaşımdan atılımını sağlar ve kan dolaşımını düzenler. Vücuttaki kan damarları, kılcal damarları ve atardamarları doldurmaya yetmediği için dolaşım sisteminin düzenli işlemesi için suya ihtiyacımız var. 

Yüksek oranda kötü kolesterol

Susuzluk hücrelerde su kaybına yol açar, böylece vücut kolesterol üreterek arayı kapatmaya çalışır, bu da sağlığınız için iyi değildir.

Kabızlık

Katı atığın oluşması ve vücuttan atılması için yiyeceklerinizin içinde yeterince sıvı olmalı ve vücudunuza yeterince su almalısınız. Kronik susuzluk çekiyorsanız, vücudunuz katı atığı atabilmek için yeterince suya sahip değildir, bu yüzden de kabızlık yaşarsınız. 

Sindirim sistemi hastalıkları

sindirim
Susuz vücut sindirim için gerekli sıvıları azaltır, bu da gastrit ve ülser gibi ciddi mide problemleri ve hastalıklarına yol açabilir.

Solunum yolu problemleri

Su sağlıklı bir bağışıklık sistemi ve solunum yolu problemlerinden korunmak için anahtar bir bileşendir. Ciğerlerinizin mukoza zarı, burun, sinüsler ve dahası hava kirliliğinden ve diğer zararlılardan korunmak için neme ihtiyaç duyar.

Dengesiz pH

Sağlıklı bir pH derecesini korumak için yeterince su içmelisiniz. Yiyecek ve diğer faktörler vücuttaki pH derecesinin daha asidik olmasına sebep olur, bu da çeşitli hastalıklara yol açar.

Egzema

egzemaVücut 500 to 700 ml terlemelidir. Bu ter ile toksinler vücuttan atılır ve bunlar vücutta kalırsa ciltte egzama gibi rahatsızlıklara yol açar. 

İdrar yolu enfeksiyonu

İdrar yolu ve sistemlerinizin sağlıklı olması için her gün bolca su içmelisiniz. Vücudunuz susuz kaldığında bu sistemler de sıvısız kalır, böylece safra kesesi ve sistit gibi idrar yolu enfeksiyonları yaşama olasılığınız artar. Bunu belirlemek kolaydır çünkü idrarın rengi koyulaşır ve kokusu ağırlaşır.

Romatizma

romatizma

Susuzluk kanda daha çok toksin birikimine yol açar, bu da çeşitli hastalıklara ve problemlere yol açar. Sayısız çalışma yetersiz suyun eklemlerde problemlere yol açtığını ortaya koydu. 

Beyin hasarı

Aşırı susuzluk vücudun sodyum ve potasyum gibi elektrolitleri depolamasında dengesizlik yaratır ve bu da sonucunda beyin hasarı ve kalp krizi gibi ciddi durumlara yol açabilir.

Kaynak: Sağlığa Bir Adım

Sedef hastalığına doğal çözüm

seedef1

Bir tür deri hastalığı olan sedef hastalığının sebebi tam olarak bilinmemektedir. Peki, sedef hastalığına ne iyi gelir?
Sedef hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir ancak deri hastalıkları arasındaki en ciddi ve tehlikeli olanıdır. Ciltte, baş derisinde, dirsek ve dizlerde; gümüş renkli kabuklanmalar olarak kendini gösterir.
İleri safhalarda tüm vücuda yayılabilir ve bu kabuklanmalar iltihaplı bir hale dönüşebilir. Bu sebeple  tedavisi ihmal edilmemesi gereken bir rahatsızlıktır.
Sedef hastalığı tedavisinde ilk yapılacak şey, stresten uzak durmaktır.
Bursa’lı ünlü bir aktardan sedefe iyi gelen birkaç bitkisel formül sayesinde bu hastalığın etkilerini azalatmak mümkün olabilmektedir.

-Ezdiğiniz 3-4 diş sarımsağı 1 bardak kaynar suyun içine atın. 1 tatlı kaşığı üzüm veya elma sirkesi bu suya ekleyin. 4-5 tane taze yaban mersinini de ekledikten sonra 1 dakika kaynatın. Bu karışım ile rahatsızlık görülen bölgeleri yıkayabilirsiniz.
– Ayrıca yukarıdaki tarifin haricinde 1 ölçü zerdeçal ve 1 ölçü deve dikeni tohumunu toz haline getirip Sabah ve akşam aç karnına 1 tatlı balla karıştırıp yiyebilirsiniz.

Kaynak: Bitki Blog

Boğaz Kaşıntısına ve Öksürüğe En Doğalından Çare: Ev Yapımı Pastil

Tüm kışı çantasında paket paket pastil taşıyarak geçirenleri görebilir miyiz?

Soğukların iyice kendini göstermesiyle sizin de uyanır uyanmaz boğazınızda hafif bir kaşıntı oluyor, bu durum gün boyu bir huzursuzluk ve öksürük nöbetleri halinde devam ediyorsa pastillere pek de yabancı sayılmazsınız tahminimizce.

İşte şimdi çantasında her zaman pastil bulunduran, her öksürene hemen çıkarıp pastil uzatanlara da, hasta olup etrafta “pastili olan var mı” diye gezenlere de iyi gelecek bir haberimiz var.

Artık bütçenizi sarsmadan, pastil paketinin dibini görünce üzülmeden, etrafınızdaki insanlardan pastil istemek zorunda kalmadan, en önemlisi de pastilden yararlanırken içindeki kimyasal maddelerden etkilenmeden kışı geçirebilirsiniz.

Nasıl mı? Evde kendi pastillerinizi kendiniz yaparak.

“Evde nasıl pastil yapılabilir ki” diye düşünenleri daha fazla merakta bırakmadan başlayalım o zaman.

Şimdiden şifa olsun!

Bir tencereyi alıyor ve içine 1 su bardağı şeker koyuyorsunuz…

Üzerine yarım su bardağı su ilave ediyorsunuz…

Ardından taze sıkılmış bir yemek kaşığı limon suyunu da karışıma ekliyorsunuz…

Limon suyundan sonra ise içine 1 yemek kaşığı bal ekliyor…

Baldan sonra yarım çay kaşığı toz zencefili de karışıma bir güzel koyuyorsunuz…

Ardından tahta bir havanın içinde biraz karanfili iyice eziyor…

Toz haline gelen karanfilden 1/4 (çeyrek) çay kaşığı kadar tencerenin içindeki karışıma ekliyorsunuz…

Karışımın tüm malzemeleri aynı tencerede buluşunca tencerenin altını açıyor…

Karışımı dibi tutmayacak şekilde sürekli karıştırarak pişirmeye başlıyorsunuz…

Karışım kaynamaya başlayınca ocağın altını kısıyor ve toplam 15-20 dakika kadar pişirerek kıvama gelmesini sağlıyorsunuz…

Ardından bir tepsinin içine pişirme kağıdı yerleştiriyor ve pişen karışımı bir kaşık yardımıyla pastil boyutlarında damlatıyorsunuz…

Hafif soğumaya başladıklarında üzerine pudra şekeri serperek pastillerin birbirlerine yapışmasını engelliyorsunuz…

Tamamen soğuduklarındaysa pastillerinizi yanınızda taşıyabileceğiniz bir kutunun içine koyarak afiyetle tüketmeye başlıyorsunuz!

İşte bu kadar.

Minik sürpriz: Pastillerden 2’şer tanesini bir bardak sıcak suyun içinde eritip şifa çayı olarak da tüketebiliyorsunuz.

İltihap Ve Kanser’e Karşı Savaşta Akgünlük Sakızı…

gunluk_sakizi1

 

Histoloji ve Embriyoloji uzmanı Dr. Ömer Coşkun, Akgünlük ağacının gövdesinden salınan, günlük sakızı olarak da bilinen sakızımsı reçinenin faydalarına değindi. Birçok bilimsel çalışmanın Akgünlük bitkisinin geleneksel kullanımını desteklediğini vurgulayan Dr. Ömer Coşkun, şunları kaydetti:

İltihap ve Kanser’e Karşı Savaşta Akgünlük Sakızı…
”Yapılan çalışmalarda akgünlük bitkisinin anti-enflamatuar yani iltihap önleyici etkisi olduğu artrit gibi iltihaplı hastalıklarda ödem ve ağrıda belirgin azalma sağladığı gözlenmiştir. İltihaplı eklem romatizması, kireçlenme, sırt ve eklem ağrıları, hareket kısıtlılıklarını azaltmada bu bitkiden yararlanılabilir. Ayrıca bu harika bitkinin balgam söktürücü, nefes darlığını giderici özellikleriyle özellikle astım hastalarında nöbetleri azalttığı, nefes alma kapasitesini arttırdığı gözlenmiştir. Bunlara ek olarak yara iyileştirici, stres ve depresyonu gidermeye yardımcı, hafızayı güçlendirici etkileri de vardır.

Akgünlük bitkisinin kanser hastalığında tümör büyümesini önlemede, kötü hücrelerin çoğalmasını ve yayılmasını engellemede de etkili olduğunu söyleyen Dr. Coşkun, sağlık açısından son derece önem taşıyan Akgünlük bitkisinin, Türkiye’de daha fazla tanıtılıp kullanımının yaygınlaşması gerektiğini sözlerine ekledi.

Günlük Sakızı Nedir?
Akciğer açmak için ve öksürük kesmek için sizlere tavsiye edeceğimiz şifalı bitki ise Günlük Sakızı adı verilen bir bitkisel sakız çeşididir. Özellikle kronik boğaz ağrısı ve bademcikte şişme şikayeti olup ta günlük sakızı kullananlar bu bitkinin tedavi edici doğal etkisinden bir hayli memnunlar. Bir tür çam ağacı türü olan günlük ağacı, aynen çam sakızı gibi bir çeşit reçine salgılamaktadır. Bu sakız kıvamındaki reçine aktarlarda günlük sakızı adıyla satılıyor. Bu sakız ağızda erime özelliğine sahip bir madde ve tadı da biraz acımsı olmaktadır. Ayrıca sakızı sıcak suya atarak buharı ile de inhalasyon yöntemiyle ciğer açıcı olarak kullanıldığı söylenmektedir. Günlük ağaçları akdeniz ikliminde subtropikal bölgelerde yetişiyor. Ülkemizde ise en sık Muğla ve Fethiye civarında doğal ortamında yetişiyor. Yabancılar Günlük ağacına Sigala (Amber) Ağacı adını da veriyorlar.
Günlük Sakızı Faydaları: Günlük sakızı ateş düşürücü (antienflamatuar), mikrop öldürücü (antiseptik), sakinleştirici, sindirimi kolaylaştırıcı, idrar söktürücü, diüretik, tonik. zihin açıcı faydaları nedeniyle çok eski zamanlardan beri kullanılan bir bitkisel yağ ve reçine türüdür. GÜnlük sakızı içerisinde bulunan uçucu yağ asitleri insanlara güven duygusu verir, kişilere disiplin ve sorumluluk hissi kazandırma gibi faydaları da vardır. Kronik yorgunluk şikayeti olanların günlük ağacı sakızı kullanmaları tavsiye edilmektedir.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı Piyasada satılan sarımsı gri renkli, bal gibi koyu kıvamlı, güzel kokulu ve acımsı tatlı günlük ya da sığla yağının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
İyi bir antiseptiktir. Yaraların temizlenmesinde ve iyileştirilmesinde dıştan uygulanır.
Ciltte ve saçlı deride de antiseptik ve temizleyici olarak dıştan uygulanır.
Uyuz ve mantar gibi deri hastalıklarında günlük merhemi ya da yakısı şeklinde uygulanarak, asalak öldürücü ve iyileştirici etkilerinden yararlanılır.
Mide ve onikiparmak bağırsağı ülserlerinde yara iyileştirici niteliğinden yararlanılır. Bunun için günlük yağı sulandırılıp içine bal ya da şeker katılarak tatlandırılıp içilir.
Ayrıca günlük yağı balgam söktürücü, nefes darlığını giderici ve bedeni rahatlatıcı etkiler taşır. Bunun için bir önceki maddedeki gibi tatlandırılıp sulandırılarak içilir.

Mucizevi Gümüş Suyunun Faydaları Ve Yapmanın Püf Noktaları…

Gümüş Suyu Nasıl Yapılır? ~Son yıllarda en çok konuşulan ve ilgi çeken, antibiyotiklerden kat ve kat daha üstün olduğu iddia edilen Gümüş suyu ile ilgili bilgileri ve evde gümüş suyu yapmak için gerekli malzemelerin listesi ve ince detayları yazımızdadır.

Gümüş Suyu Nasıl Yapılır?
Gümüş Suyu Nasıl Yapılır?

Gümüş Suyu; antibiyotiğe ihtiyaç duyulan ve antibiyotiğin yetersiz kaldığı hemen tüm alanlarda aktif olarak kullanılır. Ancak antibiyotikten farkı; tamamen doğal bir karışım olma özelliği sebebiyle; her türlü yan etkiye uzaklığı ve metabolizmada herhangi bir yok edici etkiye sahip olmamasıdır. ” Gümüş Suyu” oral yolla alındığı zaman; 6 dakika içinde etkisini göstermeye başlar. Basitçe söylemek gerekirse kolloidal gümüş suyu, gümüş parçacıklarının saf su içerisinde homojen olarak dağılmış halidir. Çözülen gümüş partikülleri aynı elektrik yüküne sahip oldukları için birbirini iterler. Bu sayede çözücü içerisinde tamamen homojen olarak dağılmış olur. Gümüş partiküllerinin aynı elektrik yüküne sahip olup birbirini itmesi ve homojen olarak dağılması, vücutta yığılma yapmamasına olanak sağlar. Belli bir süre dolaşım sisteminde görevlerini tamamladıktan sonra sindirim sistemi yoluyla dışarı atılırlar. Hem homojen olup birbirine temas etmemesi, hem de sindirim sistemi yoluyla kolaylıkla atılabilmesi özelliklerinden dolayı, kolloidal gümüş suyu hiçbir yan etkiye ve kalıcı etkiye sahip değildir.

– sponsor içerik –

Gümüş suyu yapmak istiyorsanız alttaki bilgileri dikkate alın.

  • Gümüş Suyu, boyutları nano olması nedeni ile hücrelerin içine girebilir.
  • Bakteri ve virüslerin içerisine girerek onları parçalar.
  • Parçalanan bakteri ve virüsleri vücudumuz dışarı atar:
  • 650 farklı bakteri ve virüse karşı son derece etkilidir.

– Dikkat edilecek en önemli konu 99,99 ayarında saf gümüş çubuk kullanmaktadır. Bunun dışındaki kullanılacak gümüş veya metal karışımlı çubuklar sağlığınıza ciddi şekilde zarar verir. Güvendiğiniz kuyumculardan bu konuda bilgi alabilirsiniz.

– Gümüş suyu yapmak için Distile su kullanmalısınız yani musluk suyu ile yapılmamalıdır.(0,00 ppm olmalıdır)

– Gümüş suyunu hazırlayacağınız kap, cam olmalıdır ve plastik gibi maddelerle temas etmemelidir.

– Gümüşleri elektrolize etmek için düşük voltaj en uygundur. Gümüş çubukları kavanoz içine birbirine değmeyecek şekilde yerleştirin. Elektroliz devam ederken Gümüş çubuklar karardıkça, fişi çekerek çubukları pamuk veya peçete yardımıyla temizleyiniz.

-Gümüş suyunu yaparken TDS metre ile suyu ölçünüz, (Fişi çekiniz), istediğiniz PPMe geldiyse , kağıt filtrede süzdükten sonra ışık&güneş almayacak bir kaba koyarak oda sıcaklığında saklayınız.Buzdolabına koymayınız, güneş altında bırakmayınız.

Bazı kaynaklar hazırlanan gümüş sularının sarı olmasını kaliteli olduğunun göstergesi kabul ederken bazı üreticiler ise berrak rengi savunmaktadır! Hazırlanan gümüş suyu distile su ve belirli bir voltaj ile yapılması durumunda 10-12 saat elektroliz yapılması ile berrak olabilir.1 gün karanlık bir yerde beklemesi durumunda suyun sarı rengi aldığını göreceksiniz.

Evde hazırlanan Gümüş Suları
Evde hazırlanan Gümüş Suları

GÜMÜŞ SUYU KULLANIM ŞEKİLLERİ: 

  • GÖZ, KULAĞA, BURNA VE AĞIZA FISFIS ŞİŞEİ İLE PÜSKÜRTÜLÜREKEK VEYA DAMLATILARAK-GARGARA YAPILARAK
  • CİLDE FISFIS İLE PÜSKÜRTEREK VEYA YARA BANDI GİBİ BİR MALZEMEYİ CİLDE YAPIŞTIRIP ÜSTÜNE DAMLATARAK.
  • ŞIRINGA İĞNESİ ÇIKARTILARAK VEYA BURUN POMPASINA ÇEKTİREREK.
  • NEBİLÜZATÖR (SIVI MADDELERİ GAZ HALİNE ÇEVİREREK MASKE YARDIMI İLE SOLUNMASINI SAĞLAYAN CİHAZ)
  • DAMLALIK İLE DAMLATILARAK

DİKKAT EDİLECEK BİLGİLER:

  • SABAH AKŞAM BİR TÜRK KAHVESİ FİNCANI ÖLÇÜSÜNDE YEMEKLERDEN 30 DAKİKA KADAR ÖNCE VEYA 30 DAKİKA SONRA YUDUMLAYARAK VE AĞIZDA MÜMKÜN OLDUĞUNCA UZUN TUTUP DİL ALTINDAN DİREK KANA KARIŞMASINI SAĞLAYARAK,
  • KULLANILDIĞI DÖNEMDE ALKOL VE SARIMSAK KULLANILMAMALIDIR.
  • KARANLIK SERİN BİR DOLAPTA “BUZDOLABI DEĞİL” SAKLANMALIDIR
  • İÇİLİRKEN KÜÇÜK YUDUMLAR HALİNDE ALINMALI MÜMKÜN OLDUĞUNCA UZUN SÜRE AGIZDA TUTULMALIDIR.
  • 2-3 BİN KİŞİDE BİR GÖRÜNEN GÜMÜŞ ALERJİSİNE DİKKAT EDİLMELİDİR. GÜMÜŞ ALERJİSİ OLUP OLMADIĞINI TEST İÇİN AZ BİR MİKTARI BİLEGİN İÇ KISMINA SÜRÜLEREK BİR MÜDDET BEKLENMELİDİR. OLUMSUZ BİR DURUM OLURSA KULLANILMAMALIDIR.

GÜMÜŞ SUYU KULLANIM ALANLARI:

  • DEZENFEKTAN OLARAK: TÜM YÜZEYLERE PÜSKÜRTÜLEREK MİKROPLARDAN ARINDIRILABİLİR.
  • SIVILARI BUHARLAŞTIRAN CİHAZLAR İLE UYGULANDIĞI ORTAMDA MİKROP BIRAKMAZ.
  • KLİMALARIN “DUVAR VE ARAÇ TİPİ “ÇALIŞIR DURUMDA İKEN FİLTRE KISMINA PÜSKÜRTÜLEBİLİR,
  • YARALARA PÜSKÜRTÜLÜRSE ÇOK ÇABUK İYİLEŞTİRİR.
  • CİLT PROBLEMLERİNE PÜSKÜRTÜLEREK VEYA YARA BANDI GİBİ BANT YAPIŞTIRIP ÜZERİNE DAMLATARAK.
  • GÖZ PROBLEMLERİNDE DAMLATILARAK,
  • KULAK PROBLEMLERİNDE DAMLATARK VEYA PÜSKÜRTEREK,
  • BURUNDAN DAMLATARAK VEY PÜSKÜRTEREK, SIRTÜSTÜ YATILIP KAFA GERİYE VERİLİR VE BURUN DEİKLERİNDEN İÇERİYE PÜSKÜRTÜLÜR GENİZDEN AKMASI SAĞLANIR,
  • CİLT YANMALARINDA MİKROP KAPMAMASI İÇİN PÜSKÜRTÜLEREK,
  • MİDE ÜLSERLERİNDE YARAYA BULAMIŞ MİKROPLARI YOK ETMEK İÇİN İÇİLEREK,
  • EKLEM ROMATİZMASI GİBİ RAHATSIZLIKLARDA İÇİLEREK.
  • PROSTAT GİBİ MİKROPLARININ YOK EDİLMESİNİN ZOR OLDUĞU RAHATSIZLIKLARDA ÇOK ETKİLİDİR.



Uyarı:Burada yer alan bilgi , değerlendirmeler ve uygulamalar, Hiç bir surette kişinin hastalığına tanı veya tedavi etme niteliği taşımamaktadır. Bu yazı internet ortamından alıntılarla zenginleştirilmiştir. Lütfen hastalıklarınız ve tedavi için doktorunuza danışınız.

kaynak: karbonat sayfası

Bağırsak Gazına Karşı 8 Bitki Çayı

Bağırsak gazı, yiyeceklerin sindirimi sırasında oluşan çok rahatsız edici ve utandırıcı bir belirtidir.

 

Mide ve bağırsağın yaptığı bu hareketler, sindirime katılan bakteriler ile beraber bu rahatsız edici gazların oluşmasına ve karın bölgesinin ağır ve şişkin hissetmesine sebep olur.

Bu rahatsızlık herkesin deneyimleyebileceği yaygın bir durum olduğu için, bir çok insan bunu olabilecek en çabuk şekilde tedavi etmeye çalışır, çünkü bu durum aynı zamanda karın ağrısına ve şişkinliğe neden olur.

Şanslıyız ki sindirim kabiliyetimizi geliştirmek ve çabuk rahatlama sağlamak için doğal özellikler taşıyan doğal çaylar hazırlamak mümkün. 

Bunlar hakkında bilgi almak ilginizi çekiyor mu? O zaman okumaya devam!

1. Anason çayı

anason

Anason çayı bağırsak gazını kontrol altına almak için bilinen en popüler içeceklerden biridir. Bu çay şişkinliği alır ve vücudun daha iyi bir sindirim süreci deneyimlemesine yardımcı olur. 

Malzemeler

  • anason yıldızı
  • 1 bardak su (250 mL)

Nasıl hazırlamalı?

  • Bir bardak suyu kaynatın, anason yıldızlarını suya ekleyin ve 10 dakika boyunca demleyin.
  • Her öğünden sonra, günde üç kere için.
  • Bu çay hamile kadınlara önerilmez. 

2. Rezene çayı

rezene

Rezenenin sindirim özellikleri bir çok gastrointestinal problemde kullanılır. Bunların bazıları bağırsak gazı, karında şişkinlik ve mide ile bağırsak kramplarıdır. 

Bu çayın içine biraz kakule ekleyerek bağırsak gazından çabucak kurtulabilirsiniz.

Malzemeler

  • 1 buçuk yemek kaşığı rezene (15 gram)
  • Yarım yemek kaşığı kakule (3 gram)
  • 1 bardak su (250 mL)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Kakule ve rezeneyi bir bardak kaynar suya ekleyin.
  • Üstünü kapatın ve 10 dakika demlenmesini bekleyin.
  • Büyük öğünlerden sonra için.

3. Zencefil çayı

zencefil

Zencefil bir çok sindirim sistemi problemi için yüzyıllardır kullanılan şifalı bir bitkidir.

Zencefilin içinde bulunan gingerol, anti-emflamasyon ve gaz ile şişkinlik yüzünden oluşan rahatsızlığın giderilmesinde kullanılan güçlü aktif bir bileşendir.

Malzemeler

  • 1 parça zencefil kökü
  • Yarım limon suyu
  • 1 yemek kaşığı bal (25 gram)
  • 1 bardak su (250 mL)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Suyu kaynama noktasına getirin ve doğradığınız zencefil kökünü suya ekleyin.
  • Ateşi düşürün ve kökü birkaç dakika kaynatın.
  • Bu süreden sonra kökü alın ve limon suyu ile balı ekleyin.
  • Ilık hale gelene kadar biraz bekleyin ve sonra için.
  • Günde en fazla üç bardak içmenizi öneriyoruz. 

4. Papatya çayı

papatya

Papatya da anti-emflamasyon ve gaz giderici özellikleri olan bir bitkidir. Sindirim sistemi yollarında biriken gazın azaltılmasına yardımcı olur.

Bu çay zor sindirimi daha iyi hale getirir ve ağrı ve şişkinlik belirtilerini azaltır.

Malzemeler

  • 2 yemek kaşığı taze papatya (20 gram)
  • 1 bardak su (250 mL)
  • Bal (Tercihe göre)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Papatya çiçeklerini kaynar suya ekleyin. Üzerini örtüp demlenmeye bırakın.
  • Süzgeçten geçirin, tatlandırmak için bal ekleyin ve soğutmadan için.
  • Günde 2-3 bardak içebilirsiniz.

5. Nane Çayı

nane

Nane anti-emflamasyon özelliği olan bir bitkidir. Aşırı tokluk, mide bulantısı, kramp ve bağırsaklarda biriken gazı giderir. 

Malzemeler

  • 2 yemek kaşığı taze nane (20 gram)
  • 1 bardak su (250 mL)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Bir bardak suyu kaynama noktasına getirin ve taze bitkileri ekleyin.
  • Birkaç dakika kaynayana kadar bekleyin ve sonra ateşten alın.
  • Naneleri süzüp çayı için.
  • Tercihen ağır öğünlerden sonra tüketin.

6. Kimyon çayı

kimyon

Bu doğal içecek vücutta biriken aşırı gazı çıkarmaya yardımcı olur ve mide sinirlerini rahatlatır.

Malzemeler

  • 1 yemek kaşığı kimyon (10 gram)
  • 1 bardak su (250 grams)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Suyu kaynama noktasına getirin ve kimyonu ekleyin.
  • Birkaç dakika boyunca kapatın, süzün ve için.
  • En iyi sonuçlar için rezene ile karıştırın.

7. Boldo çayı

boldo

Boldo doğal bir gaz gidericidir, birikmiş gazı dışarı iter ve sindirimi geliştirir. 

Ayrıca karaciğer sağlığı için muhteşem bir destektir ve atıkların vücuttan atılmasına yardımcı olur.

Malzemeler

  • 2 yemek kaşığı kuru boldo yaprağı (20 gram)
  • 1 bardak su (250 mL)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Suyu kaynama noktasına getirin. Kaynadıktan sonra boldo yapraklarını ekleyin.
  • Düşük ateşte üç dakika bırakın ve sonra ateşten alın.
  • Demlendikten sonra süzün ve için.
  • Günde bir kez için.

8. Tarçın çayı

tarc%cc%a7in

Bu doğal çay sindirimde zorluk yaşayan ve bağırsak gazı yüzünden sıkıntı duyan insanlara önerilir.

Malzemeler

  • 1 yemek kaşığı toz tarçın (10 gram)
  • 1 bir bardak su (250 mL)

Nasıl Hazırlamalı?

  • Toz tarçını kaynar suya ekleyin ve 10 dakika demleyin.
  • Öğünlerden sonra için.

Unutmayın! En iyi sonuçları elde etmek için, beslenme alışkanlıklarınızı geliştirmeniz ve bağırsak gazına neden olan yiyeceklerden kaçınmanız gerekir. 

Bu çaylar arasından en çok hoşunuza gideni seçin ve sindirim sistemi sağlığınız için faydalanın.

Sonuçlar sizi kesinlikle şaşırtacak!

Kaynak: Sağlığa bir adım

Karaciğeri Korumak İçin En İyi 6 Bitki

Karaciğer, vücudun en büyük organlarından biridir ve hayati önem taşıyan bir çok çeşitli görevi yerine getirdiği için en önemli organlardandır.

Karaciğer dakikada yaklaşık bir litre kan temizleyen ve toksinlerden arındıran bir filtredir; bu toksinler zaman içinde birikirler.

Karaciğer ayrıca hormonal etkinliklerde de görev alır ve mikropları, allerjenleri ve ilaçlardaki kimyasal maddeleri temizlemekten de sorumludur.

Bu yetmezmiş gibi, safra kesesi ile birlikte karaciğer proteinlerin ve yağların sindiriminden ve besin maddelerinin uygun şekilde depolamasından sorumludur.

Dünya nüfusunun yaklaşık % 10’unun fibroz, siroz, kanser veya hepatit gibi karaciğer hastalıklarından muzdarip olduğu tahmin edilmektedir.

Bu hastalıklar hastaların yaşam kalitesini düşürebilir ve ciddi durumlarda ölümle sonuçlanabilir.

Neyse ki, onlarla savaşmak için geliştirilen tıbbi tedavilere ek olarak, karaciğerinizin temizlenmesini destekleyen ve sağlığını geliştiren birkaç bitki vardır.

Bu makalemizde, karaciğerinizi korumak için yararlanabileceğiniz en iyi 6 bitkiyi paylaşmak istiyoruz, böylece onları düzenli olarak tüketebilirsiniz.

1. Deve dikeni

karacig%cc%86er1
Bir çok kültürde “karaciğerin koruyucusu” olarak bilinen deve dikeni karaciğer hastalığını önlemek ve tedavi etmek için en iyi yollar biridir.

Karaciğer ve safra kesesinin temizlenmesine yardımcı olduğu kanıtlanmıştır ve bu organların iyileşmesine yardımcı olan anti-inflamatuar özellikleri taşımaktadır.

Düzenli olarak alındığı zaman, atık maddeleri giderir ve serbest radikallere, alkole, mantarlara ve diğer zararlı elementlere karşı koruyucu bir bariyer oluşturur.

Ayrıca diyabet, yüksek kolesterol ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruma sağlar.

Günde 250 mg’ı geçmemelisiniz. Deve dikenini çay olarak veya salatalarda tüketebilirsiniz.

 

2. Enginar

Bu acı bitki, karaciğer dokularını yenileyen, aynı zamanda sindirim ve temizleme işlemlerini geliştiren aktif içeriklere sahiptir.

Alerjilerle, kandaki pH dengesindeki değişimlerle savaşmakta kullanılır. Ayrıca enginar hepatit ve yüksek kolesterolü önler.

Özellikleri sayesinde safra kesesindeki safra üretimini düzenler ve taş oluşumunu önler.

Salatalarda, toniklerde ve smoothielerde tüketebilirsiniz.

3. Karahindiba kökü

karacig%cc%86er2

Karahindiba kökü Kuzey Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinde bulunan uzun ömürlü bir bitkidir.

Çoğu kişi bu bitkiyi yabani bir ot olarak görse de, ama kökleriyle vücudun detoks sürecini uyaran harika bir uygulamada kullanılabilir.

Karaciğer dokularındaki sıvı birikiminin yanı sıra iltihaplanmayı önlemeye yardımcı olur.

Safra üretimini arttırır ve sindirime yardımcı olmak için toksinlerin yok edilmesini sağlar.

Bu bitki önemli miktarda A, C ve D vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum ve demir gibi mineraller içerir.

Kökünden çay yapıp günde iki defa içebilirsiniz.

4. Nane yaprağı

Nane safranın karaciğerden safra kesesine akışını düzenlemekte kullanılan bir şifalı bitkidir.

Yağların sindirimini destekleyen ve besin maddelerinin emilimini artıran eteri yağlar içerir.

İçeriğindeki vitamin ve mineraller zararlı maddelerin vücuttan atılmasını iyileştirir ve karaciğeri korur. 

Çaylarda, gazlı içeceklerde ve smoothielerde kullanablirsiniz.

5. Zerdeçal

karacig%cc%86er3

Aynı zamanda bir baharat olarak da sınıflandırılan zerdeçal kan akışında veya karaciğerde birikmiş toksinleri atmanın en iyi yoludur. 

Zerdeçalın aktif bileşeni olan kürkümin, karaciğerin düzgün işlemesini sağlayan anti-inflamatuar ve antioksidan etkilere sahiptir.

Bir antioksidan olarak, kan dolaşımının filtrelenmesi ile ilgilidir ve zararlı maddeleri ortadan kaldırmaya yardımcı olur.

Zerdeçal kan dolaşımı problemlerini gidermek için kullanılır. Ayrıca bakteriyal flora gelişimi için iyidir.

Düzenli olarak zerdeçal almak karaciğeri temizler ve anormal hücre gelişimini durdurur.

Bunu smoothie, çorba, salata ve daha bir çok tarifte kullanabilirsiniz.

 

6. Kırlangıç otu

Kırlangıç otu karaciğer ve safra kesesinin temizlenmesi için tamamlayıcı olarak kullanılan bir bitkidir. Zararlı moleküllerin ve toksinlerin birikimini önleyen aktif maddeler içerir.

Antik Yunan çağında bu bitki dolaşımı ve genel sağlığı iyileştirmek için kullanılırdı.

Bu bitki safra üretimini uyarır ve pankreastaki enzimlerin aktivitesini destekler.

Bunu çay olarak tüketebilirsiniz, ancak günde 3 çay kaşığını (30gr) aşmayın.

Bu bitkileri kullanırken dengeli beslenmeyi ve düşük yağlı bir diyet uygulamayı ihmal etmeyin. 

Bu önemli organı korumak için iyi alışkanlıklar edinmek şarttır.

Kaynak: sağlığa bir adım

İltihapla Savaşan Bitki… Hem Kireçlenmeye Karşı Etkili Hem Balgam Söktürücü…

akgunluk1

 

Bitkiler ve antioksidanlarla ilgili bilimsel çalışmaları bulunan Histoloji ve Embriyoloji uzmanı Dr. Ömer Coşkun, Türkiye’de Akgünlük olarak bilinen Boswellia Serrata bitkisinin, doğadaki en etkili iltihap karşıtı bitkilerinden biri olduğunu belirtti.
Dr. Coşkun, Akgünlük ağacının gövdesinden salınan, günlük sakızı olarak da bilinen sakızımsı reçinenin faydalarına değindi. Birçok bilimsel çalışmanın Akgünlük bitkisinin geleneksel kullanımını desteklediğini vurgulayan Dr. Ömer Coşkun, şunları kaydetti:
”Yapılan çalışmalarda akgünlük bitkisinin anti-enflamatuar yani iltihap önleyici etkisi olduğu artrit gibi iltihaplı hastalıklarda ödem ve ağrıda belirgin azalma sağladığı gözlenmiştir. İltihaplı eklem romatizması, kireçlenme, sırt ve eklem ağrıları, hareket kısıtlılıklarını azaltmada bu bitkiden yararlanılabilir.
Ayrıca bu harika bitkinin balgam söktürücü, nefes darlığını giderici özellikleriyle özellikle astım hastalarında nöbetleri azalttığı, nefes alma kapasitesini arttırdığı gözlenmiştir. Bunlara ek olarak yara iyileştirici, stres ve depresyonu gidermeye yardımcı, hafızayı güçlendirici etkileri de vardır.”

Akgünlük bitkisinin kanser hastalığında tümör büyümesini önlemede, kötü hücrelerin çoğalmasını ve yayılmasını engellemede de etkili olduğunu söyleyen Coşkun, sağlık açısından son derece önem taşıyan Akgünlük bitkisinin, Türkiye’de daha fazla tanıtılıp kullanımının yaygınlaşması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Bitkiblog

Kan Şekerini Kontrol Altında Tutmak İçin Sadece Bir Şeye İhtiyacınız Var!

takes-one-boiled-egg-control-sugar-blood-1jpg-728x7281

 

Kan şekeri değerlerinizi kontrol altında tutmak için gerekenin sadece bir adet haşlanmış yumurta olduğunu öğrenince şaşırabilirsiniz. Bu kadar kolay olamayacağını düşünebilirsiniz, ama dünyanın birçok yerinden çok sayıdaki uzmana göre aşağıdaki yumurtalı tarif, kan şekeri değerlerinizi düşürmede ve kontrol altında tutmada oldukça etkili.
Gerçekten inanılmaz kolay bir tarif. Sadece bir adet haşlanmış yumurta kullanarak, kan şekerinizi nasıl kontrol edeceğinizi öğrenmek için okumaya devam edin.

Diyabet, dünya üzerinde çok sayıda kişiyi etkileyen yaygın bir sağlık problemi. Diyabet, pankreas insülin salgılamayı bıraktığında veya vücudun ürettiği insülin düzgün bir şekilde kullanılamadığında, kan şekeri değerlerinin yükselmesi sonucu ortaya çıkar. Bunun sonuncunda sık sık idrara çıkma ihtiyacı duyabilir, devamlı susuzluk hissedebilir, hızlı kilo kaybı yaşayabilir, özel bölgenizde kaşıntı hissedebilir, hatta bulanık görme ve yorgunluk durumları yaşayabilirsiniz.
Bu semptomların hepsi birer diyabet işareti olabilir. Eğer tedavi edilmezse körlüğe, sinirlerde hasara, karaciğer yetmezliğine, kardiyovasküler problemlere ve sertleşme bozukluğuna neden olabilir.

Not: Bu tedaviyi alırken yüksek kan şekeri seviyelerine neden olan yiyecekler yememelisiniz. Doğal ilacın hazırlanması oldukça kolay, ihtiyacınız olan şey sadece bir adet haşlanmış yumurta ve biraz sirke.

Kan Şekeri Değerlerini Bu Doğal Yumurta-Sirke İlacıyla Düzenleyin

Tarif:
İşe bir yumurtayı haşlayarak başlayın. Yumurtanın kabuğunu soyduktan sona bir çatalla yumurtanın çeşitli yerlerinde delikler açın. Ardından yumurtayı bir kaba koyup üzerine sirke dökün.
Bir gece bu şekilde bekletin. Ertesi sabah yumurtayı, içine 1 yemek kaşığı sirke karıştırılmış 1 bardak ılık su ile birlikte yiyin. Bu tedaviyi birkaç gün uygulayın, ardından kan şekeri değerlerinizi tekrar ölçtürün. Bu tedaviyi uygulamadan önceki ve sonraki kan şekeri testi sonuçlarınızı karşılaştırın. Yumurtalı tedaviden sonra kan şekeriniz önemli ölçüde düşmüş olacak!

ALINTI

Kimsenin Bilmediği Bu Yöntemle Çocuğunuzun Kulağındaki Ağrıyı Dakikalar İçinde Geçirin

| Newsner

Kimsenin Bilmediği Bu Yöntemle Çocuğunuzun Kulağındaki Ağrıyı Dakikalar İçinde Geçirin

Kimsenin Bilmediği Bu Yöntemle Çocuğunuzun Kulağındaki Ağrıyı Dakikalar İçinde Geçirin

Küçükken, sürekli olarak kulağım şişerdi. Ailem hala bana kulağımın ne kadar sorunlu olduğunu hatırlatır.

Onlar için de kötü hatıralardır muhtemelen. Hiçbir anne-baba, çocuğunun acı çektiğini görmek istemez.

Annem, kulağımdaki ağrıyı geçirmek için pamuk parçasının içine bir diş sarımsak koyardı ve kulağımda bekletirdi.

Kulak rahatsızlıklarında, antibiyotik ve ağrı kesici kullanımı yaygın. Ancak herkes kimyasallarla tedavi olmayı seçmiyor. Hatta kimyasalların yan etkileri, kulak şişmesi veya ağrısından daha da kötü. Bir dahaki sefere çocuğunuzun kulağı ağrıdığında uygulayabileceğiniz o doğal yöntem:

Fotoğraf: Twitter

Kulak ağrısı çeken herkes bunun ne kadar acı verici bir tecrübe olduğunu bilir.

Gayet doğal ve basit bir yöntemle kulağınız ağrıdığında, ağrıyı kolaylıkla geçirebilirsiniz.

Malzemeler:

  • Havlu çorap
  • 5 su bardağı deniz tuzu
Fotoğraf: Twitter

1- Çorabın içine tuzu koyun. Tuz taneleri büyük olmalı ki çorabın içinden düşmesin.

Fotoğraf: Twitter

2- Tuzu, çoraba boşaltırken yere dökmemek için huni veya benzeri bir araç kullanabilirsiniz.

Fotoğraf: Twitter

3- Çoraba iki kez düğüm atın.

Fotoğraf: Twitter

4- Çorabı, avuç içiniz büyüklüğünde bir şekle sokun.

Fotoğraf: Twitter

5- Çorabı, bir tava veya tencerenin içinde 4-5 dakika düşük derecede ısıtın. Çok sıcak olmamasına dikkat edin.

Fotoğraf: Twitter

6- Çorabın sıcaklığını kontrol edin ki çocuğunuzun kulağını yakmayın.

Eğer çok sıcaksa, biraz bekleyin. Daha sonra çocuğunuzun kulağında içi deniz tuzu dolu ılık çorabı bekleyin. Ağrı birkaç dakika içinde yavaşça azalmaya başlayacaktır.

Fotoğraf: Twitter

Çoğu kişinin bilmediği bu yöntem genelde dakikalar içinde kulak ağrısını dindiriyor.

Eğer çocuğunuzun kulağındaki ağrı geçecek gibi değilse tabii ki de doktora görünmeniz tavsiye edilir. Ancak eğer o kadar ciddi değilse, anlattığımız yöntemi denemeniz önerilir.

Akıllıca yöntemi, çocuğu olan bütün arkadaşlarınızla paylaşın. Olur da çocuklarının kulakları ağrırsa, akıllarında kimyasallar yerine kullanabilecekleri bir yöntem bulunsun.

alıntı