![Kurban-Bilinci[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2019/06/kurban-bilinci1.gif?w=780)
Gözlerinizi kapayıp derinlemesine gevşeyin. Yatak yada oturma odanız gibi çok iyi bildiğiniz bir odayı düşünün sonra bu odaya girdiğinizi bir koltuğa oturduğunuzu yada yatağa uzandığınızı gözünüzde canlandırın.
Şimdide pastoral güzellikte bir kır ortamında görmeye çalışın kendinizi. Sakin ve sessiz bir ırmağın kıyısında yumuşacık yeşil çimenlere uzanmışsınız. Bu daha önce arzuladığınız ideal bir yer olabilir. Bu sahneleri zihninizde hangi yöntemle canlandırsanız bu sizin imgeleme biçiminizdir.
ETKİLİ İMGELEMEDE DÖRT TEMEL ADIM
1-Hedefinizi belirleyin.
2-Net bir fikir düşünün.
3-Sık sık üzerine odaklanın.
4-Ona pozitif enerji yükleyin
YARATICI İMGELEME YALNIZ İYİLİK İÇİN ÇALIŞIR
Örneğin, eğer işinizde terfi ettiğinizi imgeliyorsanız sizin üstünüz olan kişinin işten çıkarıldığını hayal etmeyin bu kişinin daha iyi daha doyurucu bir göreve terfi ederek yerini boşalttığını imgeleyin. Böylece her ikinizinde lehine bir imgelemeyle sonuçlanır.
ONAYLAMA
Kesinleştirmek, sabitleştirmek, pekiştirmek demektir. Her hangi bir olumlu bildirim bir onaylama olabilir. Sayısız çeşitleri vardır. Örnekler: İçimdeki tanrının ışığı şimdi hayatımın her aşamasında kusursuz sonuçlar üretiyor. Bolluk benim doğal halimdir. Onu şimdi kabul ediyorum. Tanrı içimde yaşıyor ve kanalımla dünyada istediklerini tezahür ettiriyor.
YARATICI İMGEYİ YAŞAMIN BÜYÜK BİR PARÇASI KILMA
1-Amaçlarımla ilişkimi sürdürmeme yardımcı olan ilham verici ve yükseltici kitapları düzenli bir biçimde okumak.
2-Kendisine daha bilinçli yaşamayı, öğrenmeyi amaçlayan bir arkadaş yada arkadaş gurubu edinme.
ÜÇ GEREKLİ UNSUR
1-Arzu
2-İnanç
3-Kabullenme
HEDEFLERİ BELİRLEME
Belirli bir şeyi yaratma konusunda çok net ve güçlü bir çabayla neredeyse hemen gerçekleştiğini gördüm. Alıştırmalar,
1-Elinize bir kalem ve kağıt alıp aşağıdaki kategorileri yazın,
İş / meslek Para Yaşam tarzı İlişkiler Kendini yaratıcı bir biçimde ifade edebilme Şimdi, mevcut yaşam durumunuzu akılda tutarak her kategorinin altına yakın gelecekte sahip olmak, değiştirmek yada geliştirmek istediğiniz şeyleri yazın.
2-Şimdi kağıda”benim beş yıllık hedeflerim” diye yazmaya başlayın. Önümüzdeki beş yıl içindeki ulaşmak istediğiniz en önemli hedefleri sıralayın. Örneğin, şimdi mevcut yaşam durumunuzu akılda tutarak her kategorinin altına şimdi kent dışında güzel bir ev, meyve ağaçları, bir dere olan ve birçok hayvan barındıran on dönümlük bir toprağa sahibim. Artık gerçekten sanata ve sanatçıya değer veren izleyicilerin karşısında kendi şarkılarımı çalıp söyleyerek bolluk ve rahatlık içinde yaşıyorum
3-Yukarıdaki işlemi bir yıllık hedeflerinizi yazarak yineleyin listeyi fazla doldurmayın. Eğer çok fazla hedefleriniz varsa en önemli beş altı tanesinin dışındakileri çıkarın. Bu hedeflerin beş yıllık hedeflerinizle uyum içinde olup olmadıklarını kontrol edin. Şimdi altı aylık, bir aylık, bir haftalık hedeflerinizi kaydedin. Yine sade bir liste oluşturarak en önemli üç dört tanesini seçin. Kısa menzilli hedeflerinizde ne kadar başarılı olacağınız konusunda gerçekçi olun. Yine bunların daha uzun menzilli hedeflerinizle uyum içinde olduklarından emin olmalısınız.
Hedeflerinizi not defterinizde saklı tutmanızı öneririm. Ara sıra belki her ay ya da size yararlı olacağını düşündüğünüz her seferinde not defterinizi açın, hedeflerinizi yeniden gözden geçirip yeniden şekillendirerek bazı işlemleri yeniden yapın. Bunu yaptığınız her seferinde kağıdın üzerine günün tarihini atmalı ve onları defterinizde düzen içinde tutmalısınız; çünkü geri dönüp de bu hedeflerin giderek nasıl geliştiklerini görmek çok ilginç ve aydınlatıcı olacaktır.
ALINTIDIR

06.06 kapısının enerjisi çok yüksek olup dilek dilemek için çok uygundur. Tabi ki bir ritüelle bizlerde bunu değerlendireceğiz.
Ritüel Malzemeleri:
Yeşil bir karton
Bir ayna
Kırmızı bir ruj
Bir bileklik
3 adet sandal ağacı tütsüsü
3 adet tütsü altlığı
Mavi tükenmez kalem
Dilekleri yazmak için küçük bir kağıt
Ritüelin Yapılışı:
Bu ritüeli 6 haziranda yapmalısınız…
Yeşil kartonun üzerine şekildeki gibi tütsüleri altlıklarıyla beraber üçgen şeklinde yerleştiriyorsunuz. Ortaya aynayı koyuyorsunuz. Aynanın üzerine kırmızı rujla “çoktan oldu” bile yazıyorsunuz ve bilekliği üzerine koyuyorsunuz.
Akşam dokuzdan sonra istediğiniz bir zaman diliminde kağıdın üzerine dileklerinizi (olmuş gibi) yazmaya başlıyorsunuz ve her cümlenin sonunu “çoktan oldu bileyle” bitiriyorsunuz.
Dilek yazma örnekleri:
“Yeni işim çoktan oldu bile”
“Hayatıma bolluk bereket çoktan girdi bile”
“Eşimle ve çocuklarımızla mutlu, sağlıklı bereketli bir hayatım var. Çoktan oldu bile”
Dileklerinizi yazmanız bitince kağıdı bilekliğin üstüne koyuyorsunuz ve tütsüleri yakıyorsunuz. Tütsüleri yakarken “çoktan oldu bile” diyorsunuz.
Ve ritüel alanınıza bir gün boyunca dokunmuyorsunuz. Ertesi akşam dokuzdan sonra bilekliği sol kolunuza takarken “çoktan oldu bile” diyorsunuz ve yedi gün bileğinizde kalıyor. Bilekliği her gördüğünüzde “çoktan oldu bile” diyorsunuz.
Tütsüden kalan külleri ve kartonu toprağa gömüyorsunuz.
Aynayı ve tütsülükleri tekrar kullanabilirsiniz.
Anette İnselberg / Her Şey Değişir Kitabımdan
![18813292_1296737980439181_7268215948439809029_n[2]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2019/05/18813292_1296737980439181_7268215948439809029_n2.jpg?w=780)
ALEMİN KEYFİ YERİNDE DİYE ÜZÜLECEĞİNE KENDİ GÜZELLİKLERİNİ YARAT…
ANETTE İNSELBERG

Ne güzel hem bayram hem yeni ay birarada… Güzel kapıların açılması için şans, bolluk ve bereket kapılarının açılması için El Fettah her zman favorimdir…Anette İnselberg
Not :El-Fettâh: Kullarına rahmet kanadını açan ve her türlü müşküllerini çözüp kolaylaştırandır. Her türlü sıkıntıyı gideren rahmet, rızık kapısı açan odu
Not: El Fettahı Murat ve Aslı çiftinden almak isteyenler için iletişim adresini paylaşıyorum…
http://www.agdsign.com
http://www.instagram.com/agdsign.tr
http://www.facebook.com/agdsign2009
wattsapp sipariş hattımız: 05412422324
Kolyeler sırasıyla:
Zincirli kolyeler 80₺
İpli kolyeler 60₺
KDV Kargo dahil.
Kolyeler pirinç üzerine altın kaplama olup, ömürboyu garanti var

Hiç, bebeklerin neden başparmak uçlarını emdiğini ve özellikle o şekilde uyuduğunu merak ettiniz mi? Bunun tek nedeni süt içme isteğini karşılaması değil tabi ki. Aslında olan şey başparmağımızın doğrudan vagus sinirine olan bağlantısı ile açıklanabilir. Vagus siniri neredeyse tüm vücuda dağılan ve organlarımız için büyük öneme sahip olan bir çift sinirden meydana gelmektedir. Yani başparmağınıza üflediğinizde vagus sinirinize ek bir uyarı göndermiş olursunuz. Başparmağa üflemenin bu sinir uyarımı sayesinde vücudunuzda birçok yararlı sürecin başlamasına neden olabilir.
Uzmanlar Başparmağınızı dudak mesafesinden biraz uzak tutarak 30 saniye boyunca üfleyerek bu uyarıyı vagus sinirine verebileceğinizi söylüyorlar.
Başparmağa 30 Saniye Boyunca Üflemenin Faydaları
Stresinizi azaltır. Başparmaklarınızın kendine ait bir nabzı vardır. Başparmaklarınıza üflediğinizde kalp atışı hızınız düzene girmesini sağlayarak tansiyonunuzu düşürür. Bu da sakinleşmenizi ve stresten kurtulmanıza neden olur.
Kalp ritminizi düzenler.
Vücut içi basınç dengenizi düzenler.
Migrene iyi gelir.
Kalp çarpıntısını azaltabilir.
Depresyonu hafifletir.
kaynak :bajecnylekar.sk/viet

Her sabah uyandığımızda hatırlamamız gereken şey,
Mutluluğun başka yerde değil,
sadece kendi yüreğimizde olduğudur…
Çünkü huzurun kaynağı dışımızda değil,
içimizdedir.
*Lev TolstoY
![oncelik-belirlemek[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2019/06/oncelik-belirlemek1.jpg?w=780)
1. Sandalye veya Koltukta Uzun Süre Oturmak
Uzun bir süre boyunca, bir pozisyonda oturmak enerjinizi azaltabilir. Televizyon seyrederken veya bilgisayar kullanırken bile bu durum söz konusu olabilir. Çünkü vücudunuz hareketsizliği uyumakla eş tutar.
Çözüm: Sık sık gerinin, kalkın ve biraz dolaşın. Bu molalar vücudunuzu uyanık tutacaktır.
2. Kötü Duruş Enerjiyi Boşa Harcar
Vücudu dik hâlde tutmaya çalışılırken büyük miktarda enerji harcanır. Kötü duruş (öne eğilme veya sallanma) omurganın hizasını bozar. Omurganın dengesi ne kadar bozulursa, kaslar da bunu telafi etmek için o kadar enerji harcar.
Çözüm: Hareket ederken, oturuyorken veya ayakta dururken başınız ve vücudunuzun bir doğruda olmasına özen gösterin. Başınız öne düşmesin. Kulaklarınız omuzların tam üstünde olsun.
3. Çok Düşük Kalorili Diyetler Yorgunluğa Neden Olur
Fazla kilolardan kurtulmak enerjinizi artıracaktır, ama bunu çok düşük kalorili diyetler yoluyla yapmak size yardımcı olmaz. Bu diyetler, özellikle günlük alımın 850 kaloriden az olduğu diyetler, sizi daha yorgun yapacak, hatta sağlığınızı başka yollardan etkileyecektir.
Çözüm: Sağlıklı beslenerek kilo vermeye çalışın. Hazır gıdalardan ve şekerli yiyeceklerden kaçının, porsiyonlarınızı küçültün. Haftada 1 kilo vermek en ideali.
4. Sürekli Kapalı Ortamlarda Bulunmak
Evden işe, işten eve gibi bir yaşam tarzı, özellikle soğuk kış aylarında, kolaylıkla benimsenebiliyor. Ama temiz havadan ve güneş ışığından yeterince yararlanmamak başka bir yorgunluk nedeni.
Çözüm: Günde en az bir kere 10 dakikalık yürüyüşe çıkın. Hava bulutlu bile olsa daha fazla güneş ışığı alacak ve temiz havadan faydalanacaksınız.
5. Poğaça Gibi Karbonhidrat Oranı Fazla Yiyeceklerle Kahvaltı Yapmak
Karbonhidrat oranı fazla olan yiyecekler kan şekerinin bir anda yükselmesine neden olur. Ama bir-iki saat içinde de kan şekerinde ani bir düşüş yaşanır. Sonuç mu? Enerjiniz kalmadığından bitkin düşüverirsiniz.
Çözüm: Kahvaltı günün en önemli öğünü. Bu öğünü atlamadan, lif ve protein açısından zengin besinlerle kahvaltınızı yapın.
6. Sürekli Endişe Enerjinizi Yok Eder
Eğer gün boyunca bir şey hakkında kaygılanırsanız, kalp atış hızınız ve tansiyonunuz yükseleceğinden, kaslarınız sıkılaşacağından yorgunluk ortaya çıkacaktır.
Çözüm: Endişelerinizi çözmek için biraz zaman ayırın. Pozitif çözümler üzerinde düşünmeye çalışın ve sonra endişelerinizi zihninizden kovun. Bir görev veya bir ödevi sabah ilk iş olarak yapın ki bütün gün bunun hakkında endişelenmeyin.
7. Kış Günleri Bitkinliği Artırır
Günün kısa olduğu kış zamanı uyku uyanıklık döngüsü bozulabilir. Kışın daha az güneş ışığı alınacağından, uykuya dalma hormonu olan melatonin daha fazla salgılanır. Bu da uykulu bir hâle neden olur.
Çözüm: Kış günlerinde mümkün olduğunca dışarı çıkmaya çalışın, bol meyve ve sebze yemeye özen gösterin.
multiyasam.com’dan alıntı.
![b267e03b0e508e2beda84b6655e68d3a[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2019/06/b267e03b0e508e2beda84b6655e68d3a1.jpg?w=780)
Hiç bir zaman geç kalmadınız, kaç kere yoldan dönmüş de olsanız, kaç kere döndürülmüş de olsanız, dünyanın bütün günahını taşıyor da olsanız, hayatınızdaki her şeyden kendinizi suçlu hissediyor da olsanız, kendinizin ‘Yüreğiniz’ tarafından kabul edileceğine inanmıyor olsanız da siz yine de ‘kendinize-Yüreğinize’ yürüyünüz. Hiç kimse size inanmasa da siz kendinize inanın.
/ Mevlana
![anette-inselberg-ritc3bcel-sulyan-dilekler[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2019/06/anette-inselberg-ritc3bcel-sulyan-dilekler1.jpg?w=780)
Bu ritüeli 1 Haziran -10 haziran tarihleri arasında yapabilirsiniz…
Yeni Ay Ritüeli Malzemeleri:
Pembe karton
Bir bardak su
Sevdiğiniz bir kolye
Çörek otu
Lavanta
Pembe çiçekler (bulamazsanız kağıda çizip boyarsınız)
Yeni ay Ritüelinin Yapılışı:
Gün içinde uygun bir zamanda ritüel alanını oluşturuyorsunuz. Ritüel alanını oluşturmak için adımlar şöyle:
1) Pembe kartonun ortasına bir bardak su ve içine sevdiğiniz kolyeyi koyuyorsunuz
2) Fotoğrafta görüldüğü gibi çörek otlarını yuvarlak yaparak kartonun üzerine serpiyorsunuz
3) Çörek otlarının üzerine lavantaları serpiyorsunuz
4) Pembe çiçekleri çörek otları ve lavantaların üzerine koyuyorsunuz ve üç tane pembe çiçekle yuvarlağı bitiriyorsunuz
5) Akşam 19:00 – 22:00 arası en sevdiğiniz kolyeyi iki avucunuzun içine alıp şu sözleri söylüyorsunuz: ‘’Seni taktığım sürece ……….. ayı içinde her gittiğim yerde sultanlar gibi karşılanacağımı, bana şans, bolluk ve bereket getireceğini biliyor ve sana teşekkür ediyorum”. Sonra takımızı bardaktaki suya geri bırakıyoruz
6) Akşam 19:00 – 22:00 arası yuvarlağın en sonundaki üç pembe çiçeği avuçlarınızın arasına alıyorsunuz ve şu şözleri söylüyorsunuz: “Allahın izniyle sırasıyla üç dilek diliyorum (dileklerinizi dileyin) ve olması için üç gün içinde ya toprağa gömeceğim ya da denize savuracağım. Bütünün ve benim en yüksek hayrıma dileklerim kabul oldu, kabul oldu, kabul oldu”
7) Üç gün içinde takınızı takın ve ayın sonuna kadar hiç çıkarmayın. Takınızı takarken “bundan sonra her gittiğim yerde sultanlar gibi karşılanıyorum” deyin.
8) Üç gün içinde tüm malzemeleri ya toprağa gömün ya da denize savurun. Dileklerinizi temsil eden üç çiçeği gömer ya da savururken “dileklerim çoktan kabul oldu, dileklerim çoktan kabul oldu, dileklerim çoktan kabul oldu” deyin.
Şifa olsun…
Anette İnselberg/ Her Şey Değişir Kitabımdan
![61292227_10157387562219962_8847324659130040320_o[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2019/06/61292227_10157387562219962_8847324659130040320_o1.jpg?w=780)
Bir mağaranın içinde, dışarıdan gelen ışığa arkalarına dönük olarak ömürlerini geçirmiş olan insanların tek gördükleri önlerine vuran hayvan, insan ve nesne gölgeleridir.
Gerçek formunu hiç görmemiş bu insanlar için tek gerçeklik bu gölgelerdir. Hapis olan kişilerden biri bir gün aniden serbest kalır.
Mağaranın dışındaki dünya ile karşılaşır. Tamamen ışık ile yani gerçek ile tanışan bu kişinin gözleri neredeyse körlük yaşar.
Zamanla şimdiye kadar gerçek sandığı gölgelerin aslında gerçek olmadığını ve gerçeklerin birer karanlık yansıması olduğunu anlamaya başlar…
Hayatın gerçeğini anlayan bu kişi mağaraya dönüp diğer insanlara gölgelerin sahte olduğunu ve asıl gerçeğin dışarıda olduğunu anlatmaya çalışır. Ancak dışarıyı hiç görmeyen bu insanlar anlatılanı idrak edemezler ve kızgınlıkla karşı çıkarlar…
Platon, mağara alegorisi yani benzetmesinde bir şeyleri anlamaya başlamış olan filozofların bunu halka anlatamayışını örneklemek istemiştir.
Bu metafor günümüz dünyası ve düzeni içinde hala geçerlidir. Çünkü insanlar anlayabildikleri kadarını kabul edip kendi anlayışlarının ötesinde anlatılanları kabul etmezler. Bu yüzden gerçekleri anlatanlar bir şekilde toplum içinde baskı altına alınır.
Işığı-gerçeği görmek doğruyu duymak rahatsız edicidir. Bu yüzden zihin karanlığı ve esareti seçer. Cahillik mutluluktur..Gerçek ile yüzleşmek ve özgür olmak cesaret ister.
Herkesin bir gün mağaradan çıkabilecek kadar cesur olması dileğiyle…”
![61911868_641945619602606_869100694068527104_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2019/06/61911868_641945619602606_869100694068527104_n1.jpg?w=780)
Sevdiğin, senin aynandır.
Hiç böyle düşündün mü? Sevdiğin, en yakın gördüğün 3 insana bak. Hepsinde senin yansıman var. Biri çok eğlenceli, bu yüzden eğlenceli tarafını aynalıyor sana. Biri çok sırdaş, bu yüzden sır tutan tarafını gösteriyor sana. Diğeri çok mutsuz, kırgın tarafını ispatlamaya çalışıyor sana…
Geçmişten bugüne kadar aşık olduğun insanlara bak. Hepsinde senden izler var. Kimisi serseri, kimisi sinirli, kimisi kırılgan, duygusal, kimisi saf, kimisi kızgın. Ama hepsi senin yansıman. Sen kızgınsan mesela ailene, hayata kızgın birini çekersin kendine. Sen serseriysen arkadaşlarınlayken, ilişkide serseri olan birini çekersin kendine…
Çünkü sen, hangi enerjideysen, o enerjideki insanlarla buluşturur hayat seni.
“Ben böyle birini hiç istememiştim” deme. O’nda o kadar çok şey gördün ki, kendinden sakladığın… Bu yüzden sevdin onu..
Her şey ayna görevi görür.
Sen kendin neysen, bil ki hep kendinle karşılaşırsın… “En iyi sen”le karşılaşman dileğiyle! ✨❤️#2017denbeklentim#ayna#ardaerel
![61605250_379912069287367_5903925662137188352_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2019/06/61605250_379912069287367_5903925662137188352_n1.jpg?w=780)
Olup biteni nasıl görmüyorlar diye öfkelenmeyin. Her varlığın belli bir enerji düzeyi var ve her varlık ancak bu seviyeye uygun bilgilere ulaşabilir.
Evrendeki yayının kendi frekansına uygun olanını alır; üstündeki yayını duyamaz, göremez, hissedemez.
Bundandır k,, ”gözleri vardır; görmezler; kulakları vardır; işitmezler.
Kalplerindeki mühür açılana dek bir üst yayını alamazlar.
Kaynak: kuantum farkındalık