2019 ‘ a GİRERKEN …

 


Bırakmalıyım !…
Fazladan yediğim yemeği, gereksiz aldığım giysileri
Canım sıkılmasın diye art arda dizdiğim korkularımı bırakmalıyım…
Yapmalıyım !..
İçimde kalan her şeyi yapmalıyım
Çünkü hayat bazen o kadar namussuz ki;
İçimde kalan ne varsa zamansız getirip koyar bir gün önüme…
Gitmeliyim !…
Alıp başımı gitmeliyim o hep özlediğim yerlere
Bir tren ya da yolcu otobüsünün cam kenarında kitap okumalı
Yılda bir kez de olsa Gümüşlük’te gün batımını izlemeliyim…
Savaşmalıyım !
Kibrimi ve gururumu törpülemeli, öfkemi artık dizginleyebilmeliyim…
Bazen birine ,bir şeye ihtiyacım olduğunu anlayabilmeli
Ve gerektiğinde en güçsüz parçamı olanca çıplaklığıyla ortaya koyabilmeliyim.
Daha az şey bilmeliyim !
Bildiğim herşey, hiçbir şey bilmediğimi yüzüme vuruyor aslında…
Ettiğim büyük lafların boyunu küçültmeliyim…
Heyecanlanmalıyım !
Kalbim bir kez da olsa çarpmalı heyecanlı bir buluşma öncesi
Yaşımı ,başımı unutmalı ne diyeceğimi şaşırmalıyım
Heyecandan ter basmalı yüzümü, kendimi tam bir aptal gibi hissetmeliyim…
Merak etmeliyim !
Yeni doğmuş bir bebeğin elini tutmalı
Doksan yaşındaki bir adamın hikayesini dinlemeliyim…
Ağlamalıyım…
Ama acıdan ama coşkudan içim dolup taştığında
Kendim dahil kimseyi umursamadan ağlayabilmeliyim…
Ağlamak ; içimin yıkanmasıdır.
Sevmeliyim !…
Hem de öylesine sevmeliyim ki ;
Sevmediğim ve affetmediğim hiç kimse kalmamalı yeryüzünde
Ve bir kez de olsa ölmeden ,
Sokak ortasında deli gibi
SEVİYORUMMMM diye haykırmalıyım !…
Serpil Ciritci