Ciddiyet bir hastalıktır ve maneviyatla bir alakası yoktur

‘Tanrı ciddi değildir. O her daim şaka yapmakta… Ciddiyet bir hastalıktır ve maneviyatla bir alakası yoktur. Maneviyat; gülüş, neşe ve eğlencedir. Gerçekten güldüğün anlarda derin bir meditatif hâl içindesindir. Düşünce durur. Gülerken düşünmek imkânsızdır. Onlar taban tabana zıttır. Ya düşünürsün ya da gülersin. Eğer düşünüyorsan gülüşün öylesinedir. Gerçekten güldüğünde ise; zihin ortadan kaybolur. Eğer kendine de gülebiliyorsan; her şey tamamdır. İnsan başkalarına gülebilir ama asla kendisine gülmez. Eğer kendine gülebiliyorsan; ciddiliğin çoktan yok olmuştur. Kendine gülmek; egoyu ortadan kaldırır ve dünyevi hayatında seni daha şeffaf, daha tasasız bir hale getirir. Eğer kendine gülebiliyorsan; o vakit başkalarının sana karşı gülüşleri seni rahatsız etmeyecektir. Aslında bu bir işbirliğidir. Sen ne yapıyorsan, onlar da aynısını yapıyordur, neşelenirsin. Başkalarına gülmek egoistçedir. Kişinin kendisine gülmesiyse mütevazice… Kendine gülmeyi öğren; ciddiyetine ve bu gibi şeylere… Gülüşün göbeğinden olsun; başından değil. Esas bir gülüş olsun; tıpkı küçük çocukların gülüşü gibi… Gülerken bir çocuğu izle; göbeği sallanıyor, tüm vücudu yerinden oynuyor, yerlerde yuvarlanıyordur. Çok güldüğünden dolayı da ağlamaya başlar. Gülüşü o kadar derindir ki; gözyaşları akmaya başlar. Bir gülüş derin ve bütün olmalıdır. İşte budur; ciddiyet hastalığına reçete olarak yazdığım ilaç…

Yorum bırakın