Kendi hayatının efendisi olabilmek için kendini gözlemle, kendi üzerinde çalış ve kendini bil.

 

 

Kendi hayatının efendisi olabilmek için kendini gözlemle, kendi üzerinde çalış ve kendini bil. Düşleme Sanatını öğren.

FLW / Stefano D’Anna ile Düşleme Sanatı & Kendinin Lideri Olma / Kendini Gözlemleme Eğitimi

27 Nisan – 4 Mayıs, Istanbul.

Balığa Çıktım…RASTGELE…

Kaynak: Fahrettin Beceren

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Silikonda Kampanya Vardı…

1966926_768152429864081_638560057_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Silikonda Kampanya Vardı…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Baharatlar:yemeklere sadece lezzet değil sağlik katar

 

 

Çeşni katmak besine ekleme yapmak ya da aromayı güçlendirme işlemidir. Bu lezzet verici öğeler karabiber, tuz, ot ve baharatlar ve yemeklere konan diğer çeşnileri kapsar. Çeşni kullanımı kültürlere ve ülkere göre farklılık gösterir ; tropikal mutfaklarda pek çok baharat büyük miktarda kullanılırken İskandinav ülkeleri çok baharatlı yemekleri tercih etmemektedir.

Sıcak iklimlerde fazla baharat kullanımı üzerine pek çok hipotez vardır: bozulmaya başlayan besinlerin tatlarının gizlenmesi, terlemeyi arttırarak vücut sıcaklığını dengede tutmak ya da sadece pek çok baharatın ekvator bölgesinde yetişmesi? Hepsi doğru olabilir fakat sağlık için faydalı iki neden daha var: besinin korunması ve tıbbi ya da fonksiyonel özellikler.

Besinin korunması:

Et yemekleri ağırlıklı mutfaklarda 43 baharatın kullanımı baharat türlerine , ülkenin sıcaklığına ve her baharatın antibakteriyel özelliğine göre değişiklik göstermektedir. Yıllık ortalama sıcaklık yükseldikçe (buzdolabına konmamış yiyeceklerin bozulmasının hızı önemli bir belirleyicidir), baharat içeren tariflerin oranı, tarif başına kullanılan baharat miktarı, toplam baharat sayısı ve özellikle antibakteriyel özelliği yüksek olan baharatların kullanımı da artmaktadır.

Fonksiyonel Özellikler:

Eski Yunanda, “Tıbbın Babası” Hippocrates, otların ağrı dindirici ve iyileştirici değerini gösteren bilimsel bir sistem oluşturmuştur. Milattan sonra ilk yüzyılda Yunan doktor Dioscorides Materia Medica’sında baharatları da içeren 500 bitkinin tıbbi özelliklerini listelemiştir.16. yüzyılda İtalya’daki Padua Üniversitesi’nin yayınlanan tıbbi çalışmalar için ilk botanik bahçesi kurulmuştur.

Tabii ki Geleneksel Çin Tıbbı da asırlardır sağlığı sürdürmek ve iyileştirmek için bitki ve baharatları kullanmaktadır. Otlar ve baharatlar o zamanlardan beri sadece çeşni olarak değil aynı zamanda hastalıkların geleneksel tedavisinde de kullanılmaktadır.

Diş ağrısı için karanfil: Karanfil yağı diş ağrısını gidermek için kullanılır. Yağdaki temel madde olan eugenol %72-90 oranında bulunmaktadır. Eugenolün antiseptik ve uyuşturucu etkisi vardır.

Diyabet için tarçın: Tarçın pek çok ülkede hiperglisemi tedavisinde kullanılmaktadır. Çok az sayıda olmasına karşın bazı çalışmalar bu konuda çelişkili sonuçlara varmıştır. Kan şekerinin dengelenmesi için ülkemizde de önerilen bir baharattır.

Safran antibakteriyel ve yangı dindirici : Safranın antibakteriyel özellikleri öncelikle besin koruyucu olarak, daha sonra hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Safranın antioksidan, yangı dindirici ve kansere karşı etkileri giderek daha fazla bilimsel kanıta dayanmaktadır.

Ağrı kesici olarak chili: Acı kırmızı biberde bulunan capsaicin halk arasında romatizma da dahil olmak üzere pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ağrı ve acı dindirici olarak kullanılan kremlerin bazıları capsaicin içermektedir fakat bu kremler yanma hissi verir. Ağrı kesici özellikliğini yanma hissi olmadan kullanabilmek için araştırmalar devam etmektedir.

Dolaşım ve kalp için sarımsak: Sarımsak ezildiğinde içerisindeki allinin allicin haline gelir. Allicinin kan kolesterolü, kan pıhtılaşması ve kan basıncı üzerine etkisi olduğu düşünülmektedir. Klinik veriler sarımsak suplemanlarının yağ ve antitrombotik faktörler üzerine pek çok umut verici, iddiasız ve kısa dönem etkisini göstermektedir. Fakat bu etkiler yayınlanmamış ve glikoz ile kan basıncı üzerine etkileri minimum düzeyde bulunmuştur. Sarımsağın diyetle yüksek oranda alınması pek çok kanser riskini azaltabilir. Taze sarımsak, kurusu ya da suplemanına göre çok daha faydalıdır fakat kokusuna dayanmak biraz zor olabilir.

Geleneksel Çin Tıbbı ve Baharatlar

Etnik, doğal, organik terimleri moda olduğundan beri, baharatlar tariflere fonksiyon ve ilginç aromalar katmak için en kolay yol oldu.

Uzun bir geçmişi olan negatif (Yin) ve pozitif (Yang) teorisine göre neredeyse her besinin iyi ve kötü yönleri vardır ve bu yüzden insan vücudunda ahenk yaratmak için besinlerin düzgün şekilde kombine edilmesi gerekir.

Çok fazla negatif alımının klasik semptomlarından bazıları kansızlık ve üşümedir. Yoğun negatifle dolu birinin pozitif besinlere ihtiyacı vardır. Pozitif fazlalığın semptomları olan yüksek kan basıncı, yangı, ateş, vb. Negatif besinlerle iyileştirilebilir. Bütün besinler eşit düzeyde negatif ve pozitif içermez, bu nedenle negatif veya pozitif özelliklerine göre çok sıcak, ılık ve çok soğuk olarak kategorilere ayrılır.

Tatlı ve keskin kokulu otlar genelde pozitif sınıfına ait olurken, ekşi ve acı olanlar negatifle ilişkilendirilir.

Anason, rezene, Sichuan, çekilmemiş biber ve karanfil keskin kokulu ve tarçın tatlıdır. Eğer negatif taraftaysak, örneğin diyaremiz varsa bu 5 pozitif elementi kullanabiliriz.

Batının geleneksel tıbbında karabiber, rezene, anason, tarçın ve karanfil gaz giderici yani sindirime yardımcıdır. Batı ile doğu bu noktada buluşur.

Elbette baharatlarda kolayca gelişen küften korunmak için açık satılanlarlara daha temkinli yaklaşılmalı ve uygun üreticilerden alınan baharatlarla yemekler, içecekler ve farklı karışımlar zenginleştirilmelidir.

Hem sağlığınızı desteklemek, hem de lezziz yemekler için baharatı mutfağınızdan eksik etmeyin.

Kaynak: Doktor Sitesi

Bahar yorgunluğunu önlemek için nasıl beslenmeliyiz?

Baharın gelmesi, soğuk kış havasının yerini sıcak havalara bırakmasıyla birlikte vücudumuzda zihinsel ya da bedensel bir takım değişiklikler olabilir. Ve bir çok kişi bu mevsimde halsizlik, yorgunluk, uyku hali, sindirim problemleri, eklem ağrıları gibi şikâyetlerden yakınabilir. Bu şikâyetlerin nedeni ise hava değişimlerinin metabolizma ve hormonlar üzerinde yaptığı etkiden kaynaklanır. Oysa beslenmemizde ve fiziksel aktivitemizde bazı değişiklikler yaparak bahar yorgunluğunu önleyebiliriz. Peki, bunu için neler yapmalıyız?

  • Bahar yorgunluğuyla birlikte sindirim problemleri, vücut kuruluğu, saç dökülmesi, halsizlik gibi sıkıntılar yaşanabilir. Bunun için ilk olarak beslenmemizi kontrol etmekte fayda var. İlk olarak günlük tutabilir ve nasıl beslendiğinizi fark edebilirsiniz.
  • Sık sık beslenmek bu dönem için çok önemli. Ara öğün yaparak mide ve bağırsak sisteminizi düzenleyebilirsiniz. Aynı zamanda gaz ve hazımsızlık şikâyetleriniz varsa az az sık sık beslenmenizde fayda var.
  • Hava değişimine bağlı olarak vücudunuzda ödem, şişkinlik, kabızlık gibi şikâyetleriniz olabilir. Bunun için günde 2-2,5 lt su içmeyi ihmal etmeyin.
  • Kahve, çay, kola gibi kafeinli içecekler, kafeinin yüksek diüretik etkisinden dolayı iyi bir sıvı kaynağı değildirler ve su yerine tüketilemezler. Kafein idrar yoluyla vücuttan sıvı kaybına sebep olacağından tüketim miktarı artıkça vücuttan sıvı kaybı da artacaktır. Bu nedenle kafeinli içeceklerden uzak durmaya çalışın, yerine su, ayran, süt ya da taze sıkılmış meyve suyu tercih etmeye özen gösterin.
  • Dengeli bir kahvaltı ve öğle yemeği ile hafif bir akşam yemeği yiyerek, ara öğünlerinizi de tüketerek sindirim problemlerinizi azaltmanız mümkün. Akşam yemeğini olabildiğince erken bir saatte, son ara öğününüzü ise yatmadan 2-3 saat önce yemeye özen gösterin.
  • Uykunuzun rahat ve verimli olmasına özen gösterin. Uyku kaliteniz arttıkça yorgunluk hissiniz de azalacak, daha enerjik olarak uyanacaksınız. Bunun için yatmadan önce rezene, papatya gibi bitki çaylarını tercih edebilirsiniz.
  • Beyaz pirinç, beyaz ekmek, patates, makarna, reçel gibi gıdaların glisemik indeks değerleri yüksektir. Bunların yerine tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği ya da kepek unundan yapılmış, glisemik indeks değeri düşük yiyecekleri tercih edin. Çünkü yüksek glisemik indeksli besinler kan şekerinizde dalganmalara neden olabilir ve bu durum da sizde halsizlik, yorgunluk yaratabilir.
  • Haftada 3-4 gün 30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşle enerjinizi artıracak. Size kendinizi daha iyi hissettirecektir.
  • B grubu vitaminleri bahar aylarında yaşanan stresi azaltabilir. Bu nedenle günlük beslenmemizde B grubu vitaminlerine yer vermekte yarar var. Tam tahıllı ekmekleri, kuru baklagilleri, et ürünlerini, süt ve süt ürünlerini, yeşil yapraklı sebzeleri beslenmenizden ihmal etmeyin.
  • Bahar aylarında bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmek, vücudumuzun çevrenin zararlı etkilerine karşı korumak için antioksidan alımına dikkat etmeliyiz. A, C, E vitaminlerinden selenyum, çinko gibi minerallerden yüksek oranda antioksidan alabiliriz

A vitamini içeren besinler, süt, peynir, yumurta sarısı, kuru kayısı, havuç, balık, roka ve tere.
C vitamini içeren besinler, turunçgiller, brokoli, çilek, maydanoz, roka, tere, kırmızı dolmalık biber
E vitamini içeren besinler, bitkisel yağlar, ceviz, badem, tereyağı, brokoli, kivi ve muz.
Selenyum içeren besinler, ceviz, kırımızı et, kepekli unlar ve yiyecekler, süt ürünleri, sebze ve meyveler
Çinko içeren besinler ise, arpa, peynir, kepekli ekmek, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri, ay çekirdeğidir

Kaynak: Doktor Sitesi

Belki O Herşeye Değecek Kadar Değerli Senin İçin…

Aslında Geç Olsa Da Ben Bugün Kendim Olmayı Öğrendim…

Eğer birisi gerçek bir ilişki kurmuyor, yarım yamalak bir şeyler paylaşıyorsa..

Eğer birisi size yalan söylediyse,
Eğer birisi kandırdıysa yahut aldattıysa,
Eğer birisi gerçek bir ilişki kurmuyor, yarım yamalak bir şeyler paylaşıyorsa..
Size yapılmış bir davranış olarak görmeyin bunu..
O “ kendisine “ nasıl davranıyorsa size de öyle davranıyor…
“ Kendi hayatına “ nasıl davranıyorsa size de öyle davranıyor…
Çünkü böyle davranmayı biliyor ancak…
Çünkü kendisini, “ asıl kendisini “ tanımıyor; “ sahte benlik “’le yaşıyor ve onu gören, anlayan olmasın diye kamuflajlar kullanıyor habire ; yalanlardan, tevillerden, ihanetlerden oluşan…
Yarım yamalak paylaşıyor ki o sahte benliğini anlamasınlar… görmesinler… bilmesinler…
Anlarlarsa o sahte benliği, ondan uzaklaşacaklar, sevmeyecekler sanıyor…
Sevileceğini sandığı hayali bir kimlik çizmiş, habire onu OYNAMAKTADIR..

Herkese ve kendine.

M.O.

En Zayıf Yönün Zorlana Zorlana Bir Gün En Güçlü Yönün Olur…

 

 

En Zayıf Yönün Zorlana Zorlana Bir Gün En Güçlü Yönün Olur…

Doğayı Özledim… Günün Fotosu… 07/04/2014