İstanbul Notları – 1

Perdeyi araladım, birde ne göreyim; kar çok güzel lapa lapa yağıyor. Hatta yağmur kıvamında yağıyor. Yağmur gibi yağıyor. Soğuğu sevmiyorum ama İstanbul’un karlı görüntüsünü kaçırmak istemiyorum. Hava soğuk ama sıkı sıkıya giyinip çıkıyorum dışarıya. Ayağıma da botlarımı giyiyorum. Bir taraftan “çıkmasa mıydım kaymam inşallah” diyorum bir yandan da çıkmaktan kendimi alamıyorum.

Ara sokaklarda tertemiz izsiz karlara basmaya kıyamadan usul usul kenarlardan geçiyorum. Sonra yaramazlığım tutuyor ortadaki yığının üzerine koşup zıplamaya başlıyorum.

Ortaköy’e gidip bankta oturup karların denizle buluşup eriyişini seyrediyorum. Arkasından kafede salep içip pencereden yağan karı seyrediyorum. Sonra Bebek’e gidiyorum, arkasından Rumelihisarı’na. Rumelihisarı’ndan tablo gibi gözüken karşı kıyıya bakıyorum. Bankta tost yiyip çayımı içerken burnum üşüyor. “Niye burun eldiveni yapmazlar ki” diye hayıflanırken karşı tepelerin kar beyazına vuruluyorum. Ön planda arabalar yavaş yavaş geçerken, karşı kaldırımda dolanan köpekler sığınacak bir yer arıyorlar… İstanbul’da senin yerin neresi diye sorsalar Rumelihisarı derim. Bin yıl bu Boğaz’a baksam hani nerde öbür bin yıl derim.  İstanbul’dan uzaktayken buranın hasretini çekerim.

Ben çayımı yudumlarken o deli kar tipisi bastırıyor tekrar. Bir çay daha söylüyorum “bu da içimin ısınması için” diyerek. Bir yandan “neden çıktım diye hayıflanırken burada olmasam neleri kaçıracaktım” diyor ikiye bölünmüş ruhum. Sonra zahmetli bir eve dönüşün ardından yarın çıkmayacağım diyorum ama sabah yine dışarısı çağırıyor beni. Bembeyaz karların üzerinde usulca onları incitmekten korkarcasına yürüyorum. İstiyorum ki kanatlarım olsun onların canı acımasın. Paltoma, saçıma, elime kavuşuyor kar taneleri. “Zaten yılda şunun şurasında kaç günkü bu kavuşma” diyor inadına dışarda öyle dikilip duruyorum.

En sonunda soğuğa dayanamıyor, eve koşuyor ve sonuna kadar açılmış tüllerin ardından yağan kara hayranlıkla bakıyorum. Karlar üstüme gelir gibi yağıyorlar ama aramızda cam olduğundan üzerime yağabilecekleri son noktaya kadar yağıyor ve camın dibinde toplaşıyorlar. Onlar dışarda ben içerde birbirimizi seyrediyoruz mahzun bakışlarla…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

not: foto alıntıdır

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , . Leave a Comment »

Kendini çökertmeyen bir ruhu başkası asla çökertemez."

Kendini çökertmeyen bir ruhu başkası asla çökertemez.”

(Psikolog Cetin Alkan)

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yazdıklarım, yazmak istediklerimin gölgesi…

Yazdıklarım, yazmak istediklerimin  gölgesi…

Konuştuklarım, konuşmak istediklerimin müsveddesi…

Hissettiklerim, hissedebileceklerimin göstergesi…

Yaşamım, yaşayabileceklerimin emaresi…

Anette

Çalakalem Laflarım... kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Kar Atatürk’e Sarılmış…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Türkçe Yazanlar İçin Anımsatmalar…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

G ünaydın, günün aydın olsun.Üzüntü ve kader senden uzakta olsun.

 

G ünaydın, günün aydın olsun.
Ü züntü ve kader senden uzakta olsun.
N azlar niyazlar gelsin seni bulsun.
A ydınlık dolu güzel bir günün olsun.
Y arının dünden güzel
D ünün hatıra olsun
I sıtsın güneş içini
N e dilersen o olsun….

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sırrını olgun insana söylersen seni Aziz eder…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dünyanın her yerinden olan insanları seviyorum ve onlar hiçbir zaman birbirleriyle karşılaştırmam…

Ben kimsenin müridi değilim.

Ben hiç bir inanç sistemine ait değilim.

Dünyanın her yerinden olan insanları seviyorum ve onlar hiçbir zaman birbirleriyle karşılaştırmam…

OSHO

Hayatlarımız aynalarımızdır ve bize ne istediğimizi değil, ne olduğumuzu gösterirler.

Hayatlarımız aynalarımızdır ve bize ne istediğimizi değil, ne olduğumuzu gösterirler.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir buz parçasından hayata tutunmak… Günün Fotosu… 02/02/2012

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ya bir yol bul , ya bir yol aç , ya da yoldan çekil .

Ya bir yol bul , ya bir yol aç , ya da yoldan çekil .

” ( KONFÜÇYUS )

İstanbul’u Yaşıyorum 1

Perdeyi araladım bir de ne göreyim kar çok güzel lapa lapa yağıyor. Hatta yağmur kıvamında yağıyor. Yağmur gibi yağıyor. Dışarı çıkıyorum soğuğu sevmiyorum ama İstanbul’un karlı görüntüsünü kaçırmak istemiyorum . Hava soğuk ama sıkı sıkıya giyinip çıkıyorum dışarıya. Ayağıma da botlarımı giyiyorum. Bir taraftan çıkmasa mıydım kaymam inşallah diyorum bir yandan da çıkmaktan kendimi alamıyorum. Orataköy’e gidip bankta oturup karların denizle buluşup eriyişini seyrediyorum. Ara sokaklarda tertemiz izsiz karlara basmaya kıyamadan usul usul kenarlardan geçiyorum sonra yaramazlığım tutuyor ortadaki yığının üzerine koşup zıplamaya başlıyorum.

Arkasından kafede    sahlep  içip pencereden yağan karı seyrediyorum. Sonra Bebeğe gidiyorum arkasından Rumeli hisarına. İstanbul’da senin yerin neresi diye sorsan Rumeli Hisarı derim.  1000 yıl bu boağaza baksam hani nerde öbür 1000 yıl derim.  İstanbul’dan uzaktayken buranın hasretini çekerim.

Rumeli Hisarı’ndan tablo gibi gözüken karşı kıyıya bakıyorum. Bankta tost yiyip çayımı içerken burnum üşüyor. Niye burun eldiveni  yapmazlar ki diye hayıflanırken karşı tepelerin kar beyazına vuruluyorum. Ön planda arabalar yavaş yavaş geçerlerken, karşı kaldırımda dolanan  köpekler   sığınıcak bir yer arıyorlar…

Ben çayımı yudumlerken o deli kar tipisi  bastırıyor tekrar. Çayımı yudumlarken bir çay daha söylüyorum.  Bu da içimin ısınması için diyerek. Bir yandan neden çıktım diye hayıflanırken burada olmasam neleri kaçıracaktım diyor ikiye bölünmüş ruhum. Sonra zahmetli bir eve dönüşün ardından yarın çıkmayacağım derim ama sabah yine dışarısı beni çağırır. Bembeyaz karların üzerinde, usulce onları incitmekten korkarcasına yürürüm. İsterim ki kanatlarım olsun onların canı acımasın. Paltoma saçıma elime kavuşur kar taneleri zaten yılda şunun şurasında kaç günkü bu kavuşma der inadına dışarda öyle dikilip dururum.

En sonunda  soğuğa dayanamaz   eve koşar sonuna kadar açılmış tüllerin ardından yağan kara hayranlıkla bakarım. Karlar  üstüme gelir gibi yağarlar ama aramızda cam olduğundan üzerime yağabilecekleri son noktaya kadar yağar camın dibinde toplaşırlar. Onlar dışarda ben içerde birbirimizi seyrederiz   mahzun bakışlarla…

Sağlıcakla,

Anette Inselberg

Çalakalem Gezilerim... kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Şükretmek, enerjinizi yönlendirerek isteklerinizi daha çok hayata geçirmenizi sağlayan etkili bir süreçtir

Şükretmek, enerjinizi yönlendirerek isteklerinizi daha çok hayata geçirmenizi sağlayan etkili bir süreçtir. Sahip olduklarınız için şükrettikçe daha çok iyilik ve güzelliği kendinize çekeceksiniz.

Rhonda Bryne ***
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kızla evlenecek miydin? Yoksa sadece oyalıyor muydun?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 4 Comments »

Yaşamlarımıza girip çıkanların kendisinden çok, onlardan kalan izler zihnimizde, ruhumuzda bizimle yaşıyor.

Yaşamlarımıza girip çıkanların kendisinden çok, onlardan kalan izler zihnimizde, ruhumuzda bizimle yaşıyor. Bir parfüm kokusu, bir tat, bir şarkı bizi zamanda yolculuğa çıkartıyor. Gittiğim bir mekanda çalan bir şarkı, beni kilometrelerce öteye, hiç sabahını görmek istemediğim geceye götürüyor.

Yanımdan geçen bir kadının kokusu, eski sevgilimin kokusu üzerinde kalsın diye günlerce değiştirmediğim yastığı hatırlatıyor. Yıllardır uğramadığım bir sokaktan geçtiğimde, belki fırından belki pastaneden sızan koku okulu kırdığım yılları bugüne taşıyor. Her dokunuş, her ten, her anı beraberinde bir duygu bırakırken, bir de eşleştirme getiriyor. Eşyalar, mektuplar, tatlar, kokular, müzik…

Her anı, zihnimize bir imgeyle yerleşiyor. O imgelerle karşılaştığımızda da bazen gülümsüyor, bazen gözlerimizden birkaç damla yaş süzülüyor. O an, olduğumuz ortamdan bambaşka ‘an’lara kayıp, sonra olduğumuz yere geri geliyoruz. Ceplerim biriktirdiklerimle dolu ve en olmadık yerlerde, zamanlarda ortaya çıkıyor. Onlar benim, onlar ‘ben’im…

 

<< Aret Vartanyan

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »