Göbeklitepe: The World’s First Temple…Antalya film festivalinde… ilgilenenler facede sayfası açıldı… Bilginize…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kimi gittiği yeri mutlu eder, kimi terk ettiği yeri. Oscar Wilde… Sadi’ye teşekkürlerimle…

Kimi gittiği yeri mutlu eder, kimi terk ettiği yeri. Oscar Wilde…

lotus çiçeğine aşığım…

lotus

Çalakalem Laflarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

aşk nedir diye sorarsan cevap veremem… ama aşk sana neler yaptırır diye sorarsan… sayfalar yetmez…

Çalakalem Laflarım... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

yemek tarifleri- yaprak sarma…

Yaprak Sarma

Yaprakların üzerine kaynar su gezdirin, 5 dakika bekletip süzün. Harcı hazırlamak için soğanı incecik kıyın. Üzerine 1 çay kaşığı tuz serpip ovun. Maydanozu incecik kıyın. Kıyma, pirinç, bulgur, salça, kırmızıbiber, tuz ve karabiberle birlikte 1-2 çorba kaşığı su ekleyip harmanlayın. Kalın tabanlı, geniş bir tencerenin dibine yaprakların ayıkladığınız saplarından koyun ve bir sıra asma yaprağı düşeyin. Damarlı tarafı size bakacak şekilde elinize bir asma yaprağı alın. Ortasına 1 tatlı kaşığı kadar harç koyun. Önce yanlarını kapatın, sonra size bakan sap kısmından başlayarak ileri doğru silindir biçiminde sarın. Tencereye yan yana dizin. Tüm sarmaları hazırladıktan sonra üstüne 1 su bardağı sıcak su koyup parça parça tereyağını ekleyin. Onun da üzerine geniş bir yemek tabağını ters çevirerek kapatın. Tencerenin kapağını da örtün. Bir taşım harlı ateşte kaynatıp ateşi kısın. Yaklaşık 40-45 dakika pişirin. Arada suyunu kontrol edin, susuz kalırsa azar azar sıcak su katabilirsiniz. Bu sırada üstü için tereyağını salçayla kavurun. 1 çay bardağı su katın, ardından limon suyunu ilave edin. Bir iki taşım kavnadıktan sonra sarmanın üstüne gezdirin.
Bu şekilde 5-10 dakika daha kapağı kapalı olarak pişirin. Dilerseniz yanında yoğurt ile birlikte sıcak servis yapın

Yemekte Ne Var ??? kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

parktaki kuşlar beni tanıyor…

Evin hemen alt sokağında bir park var. İçim daraldıkça oraya gider otururum. Köpekler, kediler, kuşlar, insanlar hep beraber yaşar gideriz orada. Geçenlerde gözüme ilişti kuşlar için büyük tabaklar koymuşlar, içlerinde azıcık da su var. Gelenler ekmeklerini atıyor. Aaa ne güzel diye düşündüm. Evdeki bayat ekmekleri ne yapacağımı artık biliyorum.

Evdeki bayat ekmek meselesi ciddi bir mesele. Bir kısmını köfte yapmak için kullansam bile  illa ki artıyor. Onları da atmak hiçbir zaman içime sinmediği için eve ekmek almak hep bir sorundu benim için.

Evde artan ekmekleri güzelce paketledim, parka götürdüm. Kuşların yemek  kabına teker teker koymaya başladım. Kuşlar önce ürkek uzaklaştılar benden. Sonra yavaş yavaş yanıma sokuldular. Yürürken peşim sıra yürümeye başladılar. Banka oturdum, neredeyse bacaklarıma konucaklar. Anladım ne demek istediklerini, bu ekmekler bize yetmedi daha getir diyorlar. Ehh artık evdeki ekmekler bayatlamasa bile ,kuşlar için özel ekmek alıcam galiba. Gidicem besleyeceğim onları… Peşim sıra yürüyecekler…Lay lay lay…. Çok zevkli… Siz de kuşlara kendinizi tanıtın… Çok eğleneceksiniz…

Sağlıcakla,

Genel kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Dışımızdaki hiçbir değişkene bağlı olmadan ‘içimizde’ mutlu olmak…

karikatür- haketmişssindir…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

taşı delen, suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir…

suyumu evdeki bonzaimle paylaştım… şimdi biz su kardeşi mi olduk ???

Çalakalem Laflarım... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yemek tarifleri- Ispanaklı börek tarifi…

Ispanaklı Börek

Malzemeler:

3 adet yufka

1 adet yumurta

1–1,5 su bardağı yoğurt

Yarım su bardağı sıvıyağ

İç malzemesi için:

500–750 gr. ıspanak

1 orta boy soğan

Sıvıyağ

Tuz

kırmızı ve karabiber

Yapılışı:

Ispanaklar iyice yıkanır ve çok küçük olmayacak şekilde doğranır. Soğan yemeklik doğranır, geniş bir tava ya da tencereye alınarak tuzda eklenerek, pembeleşene kadar kavrulur. Ispanaklar eklenerek ağır ateşte suyunu salana kadar pişirilir.�

Fırın tepsisine pişirme kâğıdı koyulur ve üzerine 1 adet yufka tepsiden taşacak şekilde serilir. Yumurta, yoğurt ve sıvıyağ iyice çırpılır, bir kısmı yufkanın üzerini kaplayacak şekilde fırça ya da çatal yardımı ile sürülür. 2. yufka büzüştürülerek yufkanın üzerine serpilir ve yoğurtlu karışım tekrar sürülür. 3. kat yufka serilir ve üzerine ıspanaklı iç güzelce dağıtılır. 4. kat yufka üzerine büzüştürülerek verilir ve yoğurtlu karışımdan sürülür. 5. yufka serilir böreğin yanlarından taşan yufka böreğin üzerine kapatılır kalan yoğurtlu iç sürülür ve 180 derece önceden ısıtılmış fırında güzelce kızarana kadar pişirilir

Kaynak:mutfak sırları

Yemekte Ne Var ??? kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yalnız kalmaktan daha kötü Şeyler de vardır hayatta Ama genellikle Bir ömür alır bunun Farkına varmak…Bukowski… Moris’e teşekkürlerimle…

Yalnız kalmaktan daha kötü
Şeyler de vardır hayatta
Ama genellikle
Bir ömür alır bunun
Farkına varmak
O zaman da
Çok geçtir
Ve çok geçten
Daha kötü
Bir şey yoktur
Hayatta / C.Bukowski

Seslerden oluşan bir hikaye…

Yaratıcı dramada derslerinden bir örnek daha vermek istedim. Çok eğlendiğim gerçekten kendime birşeyler kattığım bir zaman dilimiydi. Her hafta bir oturumdu. Her oturumun bir konusu olurdu. Ben 11. haftamızdan yani müzik adlı oturumumuzdan bahsetmek istiyorum.

Sınıftayız, hepimizin gözü bağlı. Ve 15-20 tane değişik sesi dinleyip, adlarını yazmamız istendi. Bu bölümü geçtikten sonra, bu seslerden yedi tanesini seçtik. Ve içinde bu yedi sesin geçtiği ufak bir hikaye yazmamız istendi.

Anahtar seslerimiz şöyle:
1.Naylon torba sesi
2. Şemsiye sesi (açılıp, kapanıyor)
3. Dönen fırıldak sesi
4.Kibritin yanma sesi
5.Düdük sesi
6.Islık sesi
7.Müzik kutusu

İşte yazdığım hikaye…

Dün akşam çok hüzünlüydüm. Cama yağmur damlaları vuruyordu. Müzik kutusunu kurdum ve onun tatlı melodilerini dinlerken camdan akan yağmur damlalarını seyretmeye başladım. Sonra giyinip dışarı çıktım. Şemsiyemi açıp kapatarak bir süre çıkardığı sesi dinledim. Sonra şemsiyemi açıp yürümeye koyuldum. Uzaktan vapurların düdük sesi geliyordu. Gemiler ve martılar aklıma düştü. Vapurun arkasına bir fırıldak koysak, rüzgarda dönse, onu seyretsek ne eğlenceli olr diye düşündüm. Ve o sırada yoldan geçen araba beni ıslattı. Tekrar yürüdüğüm yola odaklanmak zorunda kaldım. Alışveriş yapan insanlar naylon torbalarını birbirine sürte sürte yanımdan geçiyorlardı. Rüzgar sanki ıslık çalıyordu bayağı kuvvetlenmişti. Mecburen ilk kafeye girmek zorunda kaldım. Oturdum. Ve yan masadakilerin sigara içerlerken kibrit çakmalarının sesini dinleyip içimden keşki içmeseler dedim. Çayımı ısmarladım. Hemen geldi. Çayımı yudumlarken cafenin penceresinden yağmuru ve ıslanmamak için koşuşturan insanları seyretmeye devam ettim. Hayat güzel diye düşündüm…

Haydi bir kağıt kalem de siz alın elinize… Küçük bir öykü yazın. Sizin öykünüzü yazın…

Sağlıcakla

Genel kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Dikkat edin… Son kurtarıcınız yeni sızıntınız olmasın… kurtuluşunuz sizsiniz… Anette

Çalakalem Laflarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Wu Xing Qi Gong

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »