başkaları adına mutlu olabilmek… Anette
Dün uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımla buluştuk. Kahve içmeye gittik. Sen nasılsın, ben nasılım diyemeden yanımıza kavga eden bir çift geldi. Cafe küçük, masalar dipdipe. Konuşmalar duyuluyor. Ama bağırma sesi zaten duyulmayacak gibi değil. Önce arkadaşımla sabredip boşlukları doldurma çabamıza devam ediyoruz. Fakat öyle bir an geldi ki, kendimizi yan masanın kavgasının içinde buluverdik.
Kadın ısrarla ve yüksek sesle; bu çocuk benim sana hediyem… anladın mı? benim sana hediyem diye bağırıyordu…
Oldum olası, kavgadan ve yüksek sesli tartışmalardan rahatsız olan biri olarak daha fazla orada kalmak istemedim. Hesabı ödedik. Kendimizi dışarı attık. Attık atmasına da kadının sözleri kafamızda çınlamaya devam etti.
O zaman dedim arkadaşıma o çocuk adamın da kadına hediyesi. Eşit durumdalar. Ya da kadın başka bir adama o hediyeyi verebilirdi, ya da olmadı adam başka bir kadından o hediyeyi alabilirdi. Bu nasıl bir mantıktır anlayamadım dedim.
Biz artık haberleşmediğimiz onca zamanı, kendimizi unuttuk, yan masanın derdine düştük. Fikirlerimizi söylemeye başladık.
İşin en kötüsü ne biliyormusun dedim arkadaşıma, Bu kadın çocuğuna da böyle konuşuyorsa… Çocuk belki de bütün hayatı boyunca kendini gerçekleştirmek yerine annesinin istediği hayatı yaşamak zorunda bırakılacak… Kendine, kendi seçimlerine ait olmayan bir hayatı yaşayacak…Hem yürüdük hem biraz daha kafa yorduk bu konuda.
Yürümekten yorulunca daha boş bir cafe’ye oturduk. Kendi hayatlarımıza geri döndük…
Sağlıcakla,
Tanrıdan gururumu yok etmesini istedim.
Tanrı ‘Hayır dedi.
Gurur benim yok edebileceğim bir şey değil, Senin bırakabileceğin bir şeydir.’
Tanrıdan sakat çocuğumu iyileştirmesini istedim.
Tanrı ‘Hayır, dedi
Onun ruhu sağlam, vücut o kadar önemli değil, O geçici bir şeydir.’
Tanrıdan Bana sabır vermesini istedim.
Tanrı ‘Hayır, dedi
Sabır büyük acılar çekilerek öğrenilebilecek bir şeydir. Sabır verilmez, hak edilir.’
Tanrıdan Beni mutlu etmesini istedim.
Tanrı, ‘Hayır, dedi
Ben sadece nimetlerimi sunarım, Mutlu olmak sana bağlı…’
Tanrıdan Beni çektiğim acılardan kurtarmasını istedim.
Tanrı ‘Hayır, dedi
Çektiğin acılar günlük kaygılarının önemsizliğini anlamanı, onlardan uzaklaşmanı ve bana daha çok yaklaşmanı sağlar.’
Tanrıdan Ruhumu olgunlaştırmasını istedim.
Tanrı ‘Hayır, dedi
Kendi kendine olgunlaşmalısın, ama meyvelerini alman için yardım edeceğimden emin olabilirsin.’
Tanrıdan Hayatı sevmemi sağlayacak her şeyi istedim.
Tanrı, ‘Hayır, dedi
Ben sana hayatı vereceğim. Böylece hayata dair her şeye ancak sen sahip olabilirsin.’
Tanrıdan,
Tanrıya duyduğum sevgiyi, başkalarına da duyabilmeyi istedim.
Tanrı söyle dedi:
‘Ohhh! Nihayet doğru bir şey istedin.’
Ruhu olgunlaşmamış bir kul Tanrıya hep ‘bana… ver’ ile biten dualar
eder.
Olgunlaşmış bir ruh ise ‘. Vermemi sağla’ diye bitirir dualarını………….
Steve Goodier’in ‘Bir Dakika Hayatinizi Değiştirebilir’ adlı kitabından
alınmıştır.