Eyvah! En Yakın Arkadaşımın Sevgilisine Aşığım…

Yakın arkadaşların, herhalde çok sık beraber olmaktan, huyları suları da iyice bir birbirine benziyor ve sonuçta birinin sevgilisi diğerine cazip mi gelmeye başlıyor ne? “Arkadaşımın aşkısın ama benim de aşkımsın” olayı hayatta ne kadar da sık karşılaştığımız bir durum değil mi? Valla bu iki tarafın, hatta üç tarafın, da yerinde olmak istemediğim bir durum ama o kadar yaygın ki üstünde düşünmeden de geçilemez gibi geldi…

Açıkcası yakın çevremde ben de bu tip durumlara çok sık şahit oluyorum. Önce biri çıkmaya başlıyor, sonra diğeri evleniyor. Dur dur, gerçekten böyle oluyor. Şimdi böyle bildiğim örnekleri saymaya başlıyorum: Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi… Amanınnn demek ki ilk çıkılan olmak iyi bir şey değil. Adam ne yapıyor: “Dur ben şunun arkadaşıyla bir çıkayım dikkatini çekeyim, sonra da diğeriyle evlenirim mi?” diyor yahu. Bu ne saçma durum oldu şimdi.

“Dur bakayım arkadaşımın aşkısın senle çıkmam” diyenler var mı? Şöyle bir zihnimi tazeliyorum. Düşünüyorum. Yok, vallahi yok. Dur vallahi demedim. Tamam mı? Çok düşününce bir tane anımsar gibi oldum.

Peki iki arkadaşla da çıkıp sonra ilkine dönüp kendini affettirmek için evlenen var mı? Düşünüyorum, düşünüyorum. Evet buldum. Bir, iki… Neyse sayı daha az ama var.

Peki herkesin yoluna gittiği bir durum var mı? Dur acele etmeyelim. Düşünelim. Düşünelim. Yok. Adam mutlaka ikisinden biriyle kalıyor, kadınlar arkadaşlıklarını bitiriyor. Valla bendeki örnekler böyle.

Şimdi yaptığımız istatistik neticesinde şu sonuç çıkıyor. En yakın arkadaşınla sevgilini tanıştırmayacaksın. Eh bu saçma bir durum olduğuna göre tabi ki tanıştıracaksın. Ne yani hep gözün arkanda mı olacak o zaman. Ehh o da çekilir şey değil. Güven olmadıktan sonra o ilişkiyi ne yapayım der insan. Valla gel de işin içinden çık o zaman.

Yani olayı şöyle düşünebiliriz, birkaç arkadaş birlikte alışverişe çıktık diyelim. Şimdi herkes aynı pantolonu, aynı ayakkabıyı, aynı kolyeyi beğenir ya. Bu da onun gibi bir şey herhalde.  Huylar, zevkler zaten yakın ki beraber dolaşıyorsun o zaman erkek zevkin niye farklı olsun ki. Arkadaşın seni devamlı burnunun dibinde “mucuk mucuk” görüyor, senden onun ne mükemmel bir adam olduğunu dinliyor, gördükçe daha beğenir hale geliyor, ee bi de aralarında elektriklenme varsa kim tutar onları durumu anında meydana geliyor.

Durun etik mi dediniz, karşındakini incitmemek mi dediniz, arkadaşlık nerede mi dediniz. Nerede olduğunu ben de bulamadım. Maalesef biz insanlar zayıf yaratıklarız. Karşımızdakine vereceğimiz zararları fazla düşünmeden hareket etme eğilimindeyiz. Umarım ilerde ruhlarımız gelişir de bu tip durumlar azalır.

Ama şimdilik “Allah böyle bir olayın her bir tarafında olanın yardımcısı olsun” demekten başka bir şey elimden gelmiyor. Sizin geliyor mu?

Sağlıcakla,

Facebook Kız Tavlama Yeri mi?

Facebook hayatımıza gireli herhalde yedi-sekiz sene kadar olmuştur. İlk gördüğümde hemen etkisine kapılmış ve bir sürü arkadaşımla tekrar bağlantı kurmanın heyecanını yaşamıştım. Ortaokul arkadaşları, ilkokul arkadaşları, mahalle arkadaşları derken bayağı insanla tekrar görüşmeye başladım. Hatta bir ilkokul arkadaşım, eski iş yerimden biriyle evli çıkınca çok şaşırmıştım. “Dünya ne kadar küçükmüş” diye söylenmiş ve onu daha da küçük hale getiren facebook’a içimden teşekkür etmiştim.

Arkasından bloğumda,dergilerde ve gazetelerde yazılarımın çıkmasıyla sayfam iyice kalabalıklaşmaya başladı. Beni izleyenlerle çok güzel bir bağ kurmaya başladım. Yeri geldi ben onlara moral verdim, yeri geldi onlar bana moral verdi. Merak ettiklerimizi paylaştık, birbirimizden destek aldık, motive olduk. Fakat gel zaman git zaman facebook da dikenlerini göstermeye başladı. Musallat olanlar, dikkat çekmek için abuk sabuk yorum yapanlar, engellesen bile sahte hesaplarla geri dönenler, dürtenler derken durum giderek can sıkıcı bir hal almaya başladı.

Bunun üzerine ben de arkadaşlarla bu konu hakkında yazışmaya başladım. Meğerse sadece ben değil bir sürü kişinin başına benzer olaylar geliyormuş. Eski sevgilisinden “illallah” diyenler mi, “ben evliyim bana mesaj atma kardeşim” diyenler mi, “boyun kadar çocuğum var beni rahat bırak” diyenler mi, duvarını kapatanlar mı, “dürtmeyin kardeşim” diye açık açık bağıranlar mı ne isterseniz var bir durum ortaya çıkmış.

Kız bulmak için bazıları o kadar yüzsüz oluyor ki dürtüyor senden bakıyor cevap gelmiyor tekrar dürtüyor, arkasından mesaj atıyor “ben seni dürttüm, sen de beni dürtsene” diye. “Ya sabır” diye engelliyorsun. En kötüsü de bu asılanları, platonik aşkını ilan edenleri engelliyorsun, sahte hesaplarla tekrar geri geliyorlar. Belli ki amacına ulaşamayacağını anlamış bari rahatsız edeyim mantığında…

Ya kardeşim madem kız bulmak istiyorsunuz bunun için kurulmuş arkadaşlık siteleri var, onlara neden gitmiyorsunuz? İnsanların huzurunu niye kaçırıyorsunuz öyle değil mi ama…

Zaten artık bu konuda öyle uzman oldum ki, asılma emaresi gösterenleri, abuk sabuk yorum yapanları, dürtenleri, başkalarını rahatsız etmiş olanları direk engelliyorum. Bunlara çare buldum da şu sürekli sahte hesapla gelenlere çözüm bulamadım. Aslında çözümü buldum da bunu ben değil facebook yapmalı. Her hesabı bir cep telefonuna ya da bir IP adresine bağlasalar otomatikman sahte hesap işi azalmış olacak. Biz de bu kız bulmak için musallat olanlardan kurtulmuş olacağız. Valla bu adamlar insanı netten soğutuyorlar. Yalan mı?

En son Pınar Altuğ feryat ediyordu “adam üç gündür gel evlenelim” diye sayısız mesaj atıyormuş. Doğrudur. Atıyordur. Laf da dinlemiyordur. Allah sabır versin diyorum valla kendisine. Çünkü bu mesajların tek yaptığı insanı çileden çıkarmak…

Hayır bir de anlamadığım bu kız bulmak isteyenler böyle yaparak kız bulacaklarını falan mı düşünüyorlar. Buradan sesleniyorum onlara. Bu iş böyle olmaz kardeşim. Paşa paşa bu iş için kurulmuş sitelere git, iki taraf da aranıyor olsun. Bak o zaman şansın da fazla olur. Ne böyle azarlanırsın, ne de engellenirsin. Yalan mı arkadaşlar. Biraz da siz konuşun valla. Ben burnuma kadar dolmuş durumdayım artık.

Sağlıcakla,