Uzun Ömür İçin 6 İpucu…Ve Bir Gizli Tarif!

kokteyl[1]

Uzun yaşamak istiyorsanız egzersiz yapmak ve yeterince dinlenmek çok önemlidir. Ayrıca uygun bir diyetin önemini de unutmayın. Aşırı şeker, un ve rafine gıdalardan uzak durun.

Uzun yaşamanın sırrının ne olabileceğini hepimiz bir veya iki kere de olsa; mutlaka düşünmüşüzdür. Gerçek şu ki; bu konuda tek bir basit sırdan ziyade, hayatımızda fark yaratabilecek ve daha fazla yıl boyunca yaşayabilmek için vücudumuzu daha sağlıklı kılabilecek iyi alışkanlıklar edinmek önemlidir. Her gün ne yediğinizi biliyor musunuz? Fiziksel aktivitede bulunuyor musunuz? Olumlu bir ruh halinde olabiliyor musunuz? Vücudunuz için en sağlıklı yiyecekler hangileri, biliyor musunuz? Eğer bu soruları kendinize sormadıysanız, muhtemelen uzun yaşamanın sırrını ve yaşama beklentinizi arttırabilmek adına düzenli olarak neler yiyebileceğinizi bilmiyorsunuz demektir.

Uzun Yaşam İçin İpuçları

Sağlıklı Beslenin

Sağlıklı olmanın ve hayatta daha fazla yıl geçirebilmenin anahtarı, sağlıklı beslenmektir. Antioksidan, meyve, sebze, tam tahıllar ve yağsız et tüketiminizi arttırmanız önemlidir. Aşırı kalori, şeker ve işlenmiş yiyecekler tüketmekten kaçınmalısınız.

Sağlıklı Bir Kahvaltı Yapın

sağlıklı-kahvaltı

Sağlıklı beslenmenin önemi hakkında halihazırda konuşmuş olmamıza rağmen, bunun temeline kahvaltıyı koyarız çünkü kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Çeşitli araştırmalar göstermiştir ki, sağlıklı bir kahvaltı ile güne başlamak, obezite ve diyabet gibi problemlerden kaçınmanın anahtarı gibidir. Günün ilk öğünü, metabolizmayı tetikler, sindirimi arttırır ve diyabet problemlerini önleyicidir. Ayrıca, günün geri kalanı için size ihtiyacınız olan enerjiyi verir.

Fiziksel Aktivitede Bulunun

Tekrar ve tekrar olarak belirtmekte fayda görüyoruz; düzenli olarak egzersiz yapmak sağlıklı olmak ve dengeli bir kiloda kalmak açısından çok önemlidir. Egzersiz, uzun yaşamın anahtarıdır çünkü size hem fiziksel hem de duygusal anlamda iyilik verir. Bunun için, spor salonlarında uzun saatler harcamak zorunda değilsiniz. Uzmanlar, günde sadece yarım saatlik bir egzersizin, toplamda ömrünüzü ortalama üç yıl uzattığı konusunda hemfikirler.

Yeterli Miktarda Uyuyun

4-uyku

Uyku eksikliği, yaşam kalitenizi ciddi oranda düşürebilir ve bu soruna zamanında müdahale edemeyebilirsiniz. Hem duygusal hem de fiziksel anlamda sağlık problemlerinden kaçınabilmek için uyuma alışkanlıklarınızı nasıl düzene sokabileceğinizi öğrenmek çok önemlidir. Çeşitli araştırmalarda ulaşılan sonuçlara göre, uyku eksikliği kanser, kalp hastalıkları, diyabet ve obezite gibi hastalıklar açısından daha yüksek risk oluşturmaktadır.

İyi Bir Ağız Hijyenine Sahip Olun

“The Real Age Makeover” (Genç Kalma Sırları) isimli kitabında doktor Micheal Roizen, iyi bir ağız hijyenine sahip olmanın ortalama bir insan ömrüne 6.4 yıl katabileceğini iddia etmektedir. Kötü bir ağız hijyeninin sebep olabileceği dişeti iltihabı gibi dişeti hastalıkları, arter daralmasına sebep olabilmektedir; bu durum da kardiyovasküler hastalıkların en temel sebeplerinden biridir. Ağız hijyeniniz için, dişlerinizi günde birkaç defa fırçalayın ve diş ipi kullanın.

Zihinsel Aktivitelerde Bulunun

hafıza

Uzun bir yaşam için, hafızanızı aktif tutmak önemlidir çünkü bu sayede yaşamdan, sağlıklı olarak geçirebileceğiniz daha uzun yıllar sayesinde keyif alabilmeniz mümkün olacaktır. Bunun için sadece, merakınızı ve zihinsel faaliyetlerinizi aktif kılacak, entellektüel aktiviteler ve görevlerle hafıza egzersizleri yapın.

Uzun Yaşam İçin Gizli Bir Kokteyl Tarifi

Yukarıda verdiğimiz, daha uzun yaşamanızı mümkün kılabilecek ipuçlarının yanısıra, uzun yaşamanıza yardımcı olacak ve ayrıca oldukça sağlıklı içeriklere de sahip olan bir içecek tarifi de verebiliriz.

Bu güçlü kokteyl, her gün aç karnına, kalp ve kan damarlarını korumak amacıyla içilebilir. Bu sayede kardiyovasküler problemlerin de önüne geçebilmek mümkün olabilir. Hazırlaması ve içmesi oldukça kolay olan bu içecek sayesinde, yaşam kalitenizi ve yaşamınızdaki sene sayısını arttırabilirsiniz.

Malzemeler

  • İki litre kırmızı şarap,
  • 200 gram bal,
  • 100 gram taze ısırgan otu yaprağı,
  • 100 gram taze yabani ısırgan otu yaprağı.

Hazırlanışı

  • Bir kavanoz veya kase içine, şarap ile ısırgan yapraklarını koyun.
  • Karışımı 24 saat bekletin, ardından sıvıyı süzün ve sonra orta sıcaklığa ulaşıncaya kadar ısıtın.
  • Kaynamaya başladığında, balı ekleyin ve erir erimez altını kapatın.
  • Oluşan karışımı bir şişeye boşaltın ve her sabah boş mideye bir fincan tüketin.
  • Aroması harikadır ve sadece haftalar içinde, vücudunuzda ne denli önemli değişikliklere yol açabildiğini gördüğünüzde sizi şaşırtacaktır.
  • kaynak: sağlığa bir adım

Mate Çayının Mucizeleri Saymakla Bitmiyor

Güney Amerika’ya özgü küçük bir ağaç olan “Yerba Mate”nin yapraklarından elde edilen mate çayı kafein ve teobromin gibi uyarıcılar içermektedir. Son yıllarda bu uyarıcı etkisiyle özellikle kilo verme ve yorgunluğa karşı kullanılan mate çayı yeşil ve siyah çaya alternatif olarak gösterilmektedir

Son zamanlarda zayıflamak için bir çok yol deniyoruz. Bunlardan en sağlıklı ve en kalıcı kilo verme yöntemlerinin bitkisel yöntemler olduğunun bilincine varmaktayız. Doğada var olan bitkiler vücudumuzdaki yağları yakmada ve kolesterolü dengelemede en etkili araçlardır. Prof. Dr. Ender Saraç’a göre tamamen bitkisel bir yöntem olan Mate Çayı içerek sağlıklı bir şekilde 1 ayda 5 kilo vermek mümkün. Mate çayı vücuttaki yağları yakarak zayıflatıyor. Üstelik mate çayı kişiyi formda tutuyor ve yaşlanmayı geciktiriyor…

Mate Yaprağı & Çayının Faydaları
  • Tüm dünyada zayıflamak amacıyla oldukça fazla kullanılmaktadır.
  • Mate yaprağı zayıflatırken aynı zamanda sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmanızı sağlıyor.
  • Kaygıyı azaltır ve hafif dereceleri depresyonu tedavi edicidir.
  • Güçlü bir antioksidan kaynağıdır.
  • İdrar söktürücü etkisi vardır.
  • Zihin açıcıdır.
  • Sindirime kolaylık sağlar.
  • Vitamin bakımından oldukça zengindir.
  • Alerji oluşumuna karşı etkilidir.
  • Sinüsleri açıcı etkisi vardır.
  • Metabolizmayı çalıştırır.

Mate Çayı Hazırlamak için Gereken Malzemeler;
  • 1 tatlı kaşığı mate yaprağı
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 2 tatlı kaşığı yeşil çay
  • 1 tatlı kaşığı funda yaprağı
  • 1 tatlı kaşığı biberiye
  • 1 litre su

Mate Çayı Nasıl Demlenir?

 

Mate Çayının Yapılışı: İlk olarak 1 litre suyu kaynatalım. Ardından ocaktan aldıktan sonra bütün malzemeleri içerisine ilave edelim. Tüm malzemeleri ekledikten sonra 15 dakika demlemeye bırakalım. Ardından karışımımızı süzelim. Arzuya göre sıcak veya soğuk olarak tüketebilirsiniz. Dilerseniz içerisine bir kaç damla limon damlatarak tatlandırabilirsiniz. Bu karışımı düzenli bir şekilde kullanırsanız 3 gün içerisinde etkilerini hissetmeye başlayabilirsiniz.

 

Uzmanlara Göre Mate Çayı Kullanımı

 

Ender Saraç tüm bitki çaylarını olduğu gibi mate çayını da kaynatarak değil demleyerek tüketmeniz gerektiğini vurguluyor. Ender Saraç’a göre mate diyetiyle 1 ayda 5 kilo verebilirsiniz. Yalnızca gün içinde 2 veya 3 bardaktan  fazla bu çaydan içilmemesini tavsiye ediyor. (1 ay boyunca her gün günlük 1-2 bardak içilmesi önerilir)
Taylan Kümeli son zamanlarda mate çayının kilo vermede oldukça fazla kullanıldığını söylemiş ve bu çayı özellikle kış mevsiminde öneriyor. Vücudumuzda ki toksinleri kolaylıkla atabilen bir çay olmakla birlikte kolaylıkla zayıflama etkisi olduğunu söylüyor. Fakat Ender Saraç’ında söylediği gibi gereğinden fazla mate çayı içmek olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yüzden tüm bitki çaylarında olduğu gibi mate çayının da dikkatli tüketilmesi gerekmektedir.

Mate Çayı Zararları Hakkında Bilmeniz Gerekenler;

 

Mate çayı kahveden daha az kafein içermesine karşın uykusuzluğa neden olabilir ya da uyku kalitesini düşürerek gün içinde daha çabuk yorulmanıza ve uykunuzu alamamanıza yol açabilir. Mate çayının aşırı tüketimi sinirleri gerer ve kaygıyı arttırabilir. Brezilya’da “Memorial Sloan-Kettering Cancer Institute” tarafından yapılan bir çalışmada uzun süre mate çayı tüketiminin gırtlak kanseri, ağız kanseri riskini arttırdığı belirlenmiştir. Onkologlar tarafından tavsiye edilen başvuru kaynakları arasında yer alan “Caring 4 Cancer” web sitesinde yer alan bir makalede aşırı sigara tüketen ve düzenli olarak mate çayı içenlerin gırlak ve safra kesesi kanseri riskinin arttığı berlirtilmektedir.

 

Az miktarda mate çayı bağırsakları çalıştırır ancak aşırı tüketilmesi, kahve gibi kabızlığa yol açabilir. Bazı kişilerde mide bulantısına, kusma ve baş dönmesine neden olabililir. Geçici olan kan basıncını yükseltip ve kalp çarpıntısına neden olabilir. Hamilelikte ve emzirme döneminde mate çayı tüketilmesi tavsiye edilmez ve düzenli olarak ilaç kullananların mate çayı içmeye başlamadan önce yan etkileri hakkında bilgi almak için doktora danışmaları gerekmektedir
kaynak: sağlık haberleri
Not: Arjantinde herkes bundan içiyor şimdi ben de içiyorum:))) Aldım tüm malzemeleri

Kötü mevsim yoktur, doğa güzelliğini hep sunar: Kolyada

Kolyada Kolyada
Noel arifesine doğru yürü
Kolyada Kolyada
Penceremize o kek bırakacak
Kolyada Kolyada
Bu kutsal gecede bize duaya gel
Kolyada Kolyada
Gel ve Noel gününü bize getir”

Kolyada Günü için yapılan bir şarkıda böyle çağırıyor halk Kolyada’yı. Onun için bestelenen “Shchedryk” adlı bu güne özgü bir başka şarkıda da benzer istekler ve umutlar sıralanıyor. Kadınlar ve erkekler kutlamada doğayla kucaklaşıyorlar ve güzel günleri diliyorlar.

 

Kökeni Antik Çağ’a dayanan bu dini ritüel, Slav ülkelerinde kutlanan bir kış festivali aslında. Günleri ülkeden ülkeye farklılık gösteren bir Noel geleneği olan Kolyada, ocak ayında kutlanıyor fakat bazen tarihler farklılık gösterebiliyor. Genel olarak Antik Çağdan kalma bir tarih olarak 7 Ocak tercih ediliyor. Zira Gregorian Takvimine göre hareket ediliyor. Ortodoks inancının bir parçası gibi olan bu ritüelde, pagan inancından izler yer almakta. Her ne kadar Kolyada yani Noel Tanrısı bir erkek olsa da temsili bir doğa ananın bulunması, kadınların ritüelin pek çok anında belirgin bir şekilde yer alması ve kutlamanın doğa ile iç içe yaşanması, Pagan kültürünü anımsatmakta.

Kolyada 1
Vasily Fedosenko, Belarus, Ocak 2016

Antik döneme tarihlendirilen Kolyada’nın, mitolojik bir yanı da var aynı zamanda. Buna göre Tanrı Kolyada –ya da başka bir kaynakta yer alan, büyük ihtimalle daha doğru olan söylenişiyle Noel Baba– 8 bin 500 yıl önce doğdu, doktrinlerinin olduğu bir kitabı da vardı. İnsanların güzellikleri beklediği Kolyada için yapılan kutlamalar ise bugüne kadar sürdü. Elbette ki farklılaşma yaşadı. Fakat beklenen, umut edilen şeyler pek değişmedi. İnsanlar Kolyada’dan, doğayla el ele vererek güzellik istedi. Yüzyıllardan beri süren bu kış festivali, ülkeler arasında farklılık gösterse de bazı ortak ritüelleri içinde barındırıyor. Bugünün içinde insanlar, geleneksel kıyafetler giyer, havanın soğukluğunu yumuşatmak için birbirlerine yöresel ve sıcak içecekler ikram ederler, o güne özel şarkıları dillendirip bölgeye özgü oyunlar oynarlar. Hatta Ortadoğu’nun, Newroz’unda olduğu gibi ateşler yakarlar.

Kolyada 2
Vasily Fedosenko, Belarus, Ocak 2016

Kimi kaynakların Ortodoks Noel’i adını verdiği Kolyada’nın St. Petersburg’daki kutlaması, geniş bir katılımla gerçekleşti. İnsanlar geleneksel kıyafetleriyle oyunlar oynadılar, evleri dolaştılar, bir alanda toplanıp kutlamanın tüm ritüellerini yerine getirdiler. Kutlamada, evlerden çok doğa tercih edildiği için gün içinde hayvanlarla sık sık bir araya geldiler.

Kolyada 3
Vasily Fedosenko, Belarus, Ocak 2016

Kolyada, Belarus’ta ise ülkenin başkenti olan Minsk’in kuzeyinde bir köyde yapıldı. Tabii burayla sınırlı değildi, Skirmantava’da da Pagan izler taşıyan bu kış festivali gerçekleşti. Burada da benzer ritüeller yerine getirildi. Fakat en dikkat çekici olanı Belaruslu kadınların Minsk’teki bir köyde, ağacın etrafında gerçekleştirdikleri ritüel oldu. Bu anlamda Pagan inancının etkisinin varlığını koruduğunu söylemek mümkün. Çünkü kadınlar burada gelecek günlerin güzelleşmesini ağacın ruhunu da içine kattıkları bir ritüelle istedi. Aynı şekilde Belarus’ta, Kolyada boyunca önemli bir yere sahip olan bir doğa ana vardı. Bu kadın, köylülerce saygı görmekteydi. Ukrayna, Kiev’de gerçekleşen Kolyada da ise yine kadınların öncülüğü söz konusu oldu. Geleneksel kıyafetler içinde antik döneme ait sembollerle gerçekleştirilen kutlamada, bir kez daha dört duvardan uzaklaşıldı.

Kolyada 4
Dmitry Lovetsky, Rusya, Ocak 2016

Slav ülkelerinde, soğuğun en sert olduğu zamanlarda gerçekleşen Kolyada, Antik Dönemden bugüne değen sıcacık bir gelenek. İnsanların doğayla kucaklaştığı ve bu kucaklaşmadan güzellikler dilediği bir gün. Kadınların ritüel anında öncü olması ise kadın ve doğa ilişkisinin, toplumların eskiden bu yana gücünü bildiği bir ilişki olduğunu göstermekte.

Kolyada 5
Sergei Chuzavkov, Ukrayna, Ocak 2016
Kolyada 6
Vasily Fedosenko, Belarus, Ocak 2016

Kaynak: Herbert H. Wernecke, Christmas Customs Around the World, The Westminster Press, USA, 1979.

Kolyada 1

kaynak: gaiadergi

Yıldızlara Bakınca Aslında Ne Kadar Küçük Ve Anlamsızız…

12662676_1521960354773678_8014053342565910786_n[1]

Sevgilisi Olmayan İnsanların Sevgilisi Olan İnsanlardan Daha Şanslı Olduğunun 15 Kanıtı

Malum 14 Şubat Sevgililer Günü sebebiyle bu aralar etrafımız kalpler, çiçekler, böceklerle dolu. Üstünde seni seviyorum yazan kalpli yastıklar, masum masum bakan oyuncak ayılar, kalpli balonlar, kalpli çiçekler, kalpli her şey. Sevgilisi olmayanlar olarak azap dolu günler geçiriyoruz ama artık yeter. Sesimizi çıkarmaya başlıyoruz. Şanslı olan biziz!

1. Tek bir kişiye bağlı kalmak zorunda değilsiniz.

Tek bir kişiye bağlı kalmak zorunda değilsiniz.

Dünyada bu kadar çok güzel/yakışıklı insan varken neden tek bir tanesinde ısrarcı olalım ki?
2. Kimseye hesap vermek zorunda değilsiniz.

Kimseye hesap vermek zorunda değilsiniz.

Neredeydin, eve kaçta geldin, orada ne işin vardı gibi soruları hiç duymazsınız.

3. Kendinize daha çok zaman ayırabilirsiniz.

Kendinize daha çok zaman ayırabilirsiniz.

Spor, dans, sinema, tiyatro, kişisel bakım… Hepsi için fazlasıyla zamanınız vardır.

4. Özel günlerde hediye almak zorunda kalmazsınız.

Özel günlerde hediye almak zorunda kalmazsınız.

.Tamam hediye almak da vermek de güzeldir ama sevgililer günü, tanışma günü, doğum günü, ilk el ele tutuşma günü o.O saymakla bitmiyor. Sevgiliniz yoksa paranız da cebinizde kalır.

5. Etrafınızda, size sürekli trip atan birisi yoktur.

Etrafınızda, size sürekli trip atan birisi yoktur.

O kız kim aşkım?? Bu çocuk sana neden mesaj atıyor sevgilim? O arayan kimdi aşkitoşum? İnanın bu cümleleri duymamak dünya üzerindeki en büyük hazinelerden biri.

6. Kıyafetlerinize karışan kimse yoktur.

Kıyafetlerinize karışan kimse yoktur.

O eteği giyemezsin, o pantolonun üstüne o kazak olmuş mu hiç gibi yargılamalar sizden uzaktır. Dilediğiniz yerde dilediğiniz kıyafeti giyebilirsiniz.

7. Arkadaşlarınızla istediğiniz kadar takılabilirsiniz.

Arkadaşlarınızla istediğiniz kadar takılabilirsiniz.

Dünyanın kuralıdır: sevgiliniz olduğu zaman ne yazık ki arkadaşlarınıza zaman ayıramazsınız ama bizim öyle dertlerimiz yok. Tüm konserler, tüm partiler, tüm tatiller bizi ve arkadaşlarımızı bekliyor.

8. Ayrılık acısı gibi dertleriniz yoktur.

Ayrılık acısı gibi dertleriniz yoktur.

Evde salya sümük ağlayıp “beni neden sevmedi” diye isyan etmenize gerek kalmaz. Ayrılık acısı yüzünden kendinizi yemeklere, çikolatalara vermezsiniz böylece formunuzu da korursunuz.

9. İstediğiniz kadar bilgisayar oyunu oynayabilirsiniz.

İstediğiniz kadar bilgisayar oyunu oynayabilirsiniz.

Etrafınızda “kalk artık o bilgisayarın başından, yüzünü göremiyorum” diyen kimse yoktur. Önünüzde rahatça atlayabileceğiniz bir sürü level var!

10. Telefonunuzun şarjı bittiğinde telaşlanmanıza gerek yoktur.

Telefonunuzun şarjı bittiğinde telaşlanmanıza gerek yoktur.

“Amaan eve gidince takarım ne olacak” demenin rahatlığını sonsuz bir şekilde yaşarsınız. Size “o telefon neden kapalıydı???” diye trip atacak kimse yok.

11. Zorla romantik komedi filmleri izlemek zorunda kalmazsınız.

Zorla romantik komedi filmleri izlemek zorunda kalmazsınız.

Erkeklerin korkulu rüyası; kadınların göz bebeği romantik komediler. Sırf sevgiliniz ısrar etti diye kaç kere romantik komedi izlemek zorunda kaldınız beyler?

12. Halı saha maçından gelen erkek kokusunu duymak zorunda kalmazsınız.

Halı saha maçından gelen erkek kokusunu duymak zorunda kalmazsınız.

Erkeklerin büyük bir zevkle yaptığı halı saha maçları bizim için adeta bir kabus. Hele o kramponlardan süzülen ayak kokusu!

13. Kimseye sosyal medya hesaplarınızın şifresini vermek zorunda değilsiniz.

Kimseye sosyal medya hesaplarınızın şifresini vermek zorunda değilsiniz.

Sevgiliye verilen şifreler yüzünden en yakın arkadaşıyla bile rahat rahat konuşamıyor insanlar. Neyse ki bizim öyle dertlerimiz yok.

14. Kıskançlık krizleri yaşamazsınız.

Kıskançlık krizleri yaşamazsınız.

İnsanın ruhunu daraltan, yaşama isteği bırakmayan o kıskançlık krizlerinin hiçbirinin sizin hayatınızda yeri yoktur.

15. Telefonu açmadığında telaşlanmazsınız.

Telefonu açmadığında telaşlanmazsınız.

 

Saatlerce telefonu açmadığında “acaba kaza mı geçirdi, acaba başına bir şey mi geldi” diye düşünmek zorunda kalmazsınız. Mesajlarınıza geç cevap verdiğinde ne yaptığını merak etmezsiniz.
Kaynak: onedio

Bilinçaltımızın 11 özelliği

bilinçaltı-nedir[1]

1- Bütün anıları depolar. Hiçbir şeyi silmez. Ana rahminden ölene kadar… Geçici olan ve geçici olmayan her şeyi kaydeder. 0–7 yaş ar…asında kritik akıl faaliyette olmadığı için her şey doğrudan bilinçaltına kaydedilir, doğru-yanlış, güzel-çirkin, ahlaklı-ahlaksız ayrımı olmadan… Kayıt anında anlamsız olsa bile ilerleyen dönemlerde kaydedilene, yaşantılar sonucu bir anlam yüklenir ve bu anlama göre kişinin tepki vermesi sağlanır.

2- İlişkilendirmeler, genellemeler yapar. Benzer şeyler ve düşünceler arasında bağlantılar kurar ve hemen öğrenir. Bu özellik çoğu zaman kişiyi zor durumda bırakır. Örneğin belli bir köpek yüzünden gerçekleşen korku yaşantısını bütün köpeklere genelleyerek bir fobi yaratabilir. Bir başka örnek: bahar aylarında acı bir kayıp yaşayan kişinin bilinçaltı bu acı ile baharı birbirine bağlayarak kişiye yıllarca süren bir döngüsel depresyon yaşatabilir. Çoğu zaman insanlar yıllar önce olan o olayı unutmuş olsalar bile bilinçaltı unutmaz.

3- Tüm anıları organize eder. Bunun için de zaman çizgisini kullanır. Bilinçaltı geçmiş, şimdi ve gelecek zamanı farklı yerlere kodlar. Örneğin geçmiş zaman, bazıları için arkada, bazıları içinse sağ veya sol yanda olabilir. Gelecek ise önünde uzanmış olabilir. Özellikle geçmiş ile ilgili hatıraların kodlandığı yer yaşanan birçok problemin kaynağı teşkil eder.

4- Çözümlenmemiş, olumsuz duygu yüklü anıları bastırır. Amacı kişiyi korumaktır. Yine de baskılanmış bu anılar ile ilgili semptomlar yaratmaktan da geri kalmaz. Örneğin kişinin yaşadığı taciz olayını bastırır ama kişinin kirlenmişlik hissini temizlik takıntısı ile dışa vurur. Bunu klasik bir obsesif-kompülsif durum olarak görürseniz tedavi şansınız kalmaz. Bu davranışı baskılasanız bile ya bir süre sonra yeniden ortaya çıkar ya da şekil değiştirir.

5- Bastırılmış anıları çözüm için sunar. Bir davranışın neden yapıldığını açıklamak ve “sahibini” korumak için bunu yapar. Ama sunduğu anının, o davranışla ilgili olması gerekmez. Sadece mantığınıza yatması ve o duygusal tepki için “sahibine” hak vermeniz yeterlidir.

6- Bedeni işletir. Bunun için detaylı bir planı vardır: Vücudun şimdiki halinin ve mükemmel sağlığın planına sahiptir. Bu nedenle bilinçaltının yarattığı psikosomatik rahatsızlıkları yine bilinçaltının yardımıyla gidermek mümkündür. Bazen bunu kendisi de yapar. Örneğin sınav kaygısı yüksek bir öğrencinin bilinçaltı kaygıyı yaratan sınavdan sahibini korumak için bağırsak sistemini bozabilir, o geceyi acilde baygın geçirtebilir, elleri ayakları, sanki sinir ucu iltihaplanması varmış gibi tutmaz olabilir vs. Ve sınav saati gelip geçtiğinde sahibini tekrar eski haline getirebilir. Aynı zamanda Yüksek Benliğin işleyişini kontrol eder.

7- Bedeni korur. Bedenin bütünlüğünü korur. Hücre düzeyinden sistemlere, sistemlerin uyumlu çalışmasına kadar bütün bedenin işleyişini bir an bile bırakmaksızın kontrol eder. Siz nefes almayı unutabilirsiniz ama o unutmaz.

8- Duyguların hâkimidir. Bilinçaltı tüm duygularımızın kaynağı ve yerleştiği yerdir. İnsan duygudan bir an bile çıkamaz. Bir duygu durumundan bir başkasına geçer ve bütün davranışların altında duygular vardır. Bilinçaltı olaylar ve duygular arasında bağlantılar kurar. Kurulan bu bağlantılar ve yüklenen anlamlar davranışlarımızın gerçek sebepleridir. Bir davranışı değiştirmek için ona yüklenmiş anlamı göz ardı eden yaklaşımlar, bilinçaltı karşısında yetersiz kalmaktır. Örneğin eğer sigaraya kendine güven gibi bir anlam yüklenmişse, bu anlamı yükleyebileceği yeni bir davranış seçeneği sunmazsanız sigarayı bırakmanıza izin vermez. Bulunan davranış seçeneğinin de en az sigara kadar kolay ulaşılabilir olması gerekir.

9- Son derece ahlaklıdır. Size öğretilen ve içinde yetiştirildiğiniz ahlaksal yapıya sıkı sıkıya bağlıdır. Tersi davranışlarda yaşanan suçluluk duygusu bazen bir ömür boyu sürer. Bu kez de bilinçaltı kişiyi cezalandıracak bir hastalık veya bir mahrumiyet yaratabilir.

10- Hizmet etmekten hoşlanır, gerçekleştirmek için net ifadelere ihtiyaç duyar. Bilinçaltı sahibi ne isterse sahibine onu verir. Yalnız bilinçaltı çok istediğimiz veya hiç istemediğimiz şeylere, yani iyi konsantre olduğumuz şeylere ulaşmamızı çabuklaştırır. Bundan dolayı Hipnozda kişi hep olumlu olana, istenen duruma yönlendirilir.

11- İstenene ulaşılması için kaynaklar üretir, muhafaza eder, dağıtım yapar ve “enerji” iletir. İsteme noktasında dikkatli olmak gerekir. Sürekli ölmek istediğini söyleyen biri, sonunda bilinçaltını tedavisi çok zor ya da imkânsız bir hastalık yaratmaya itebilir

Kız Dedikoducu Huriye Kocan Seni Aldatıyorlarmış Diyorlar…

dedikodu[1]

BİRİNİN ARKASINDAN KONUŞTUĞUNUZ ZAMAN, ZANNETMEYİN Kİ O SİZİ DUYMAZ!

060420131006283673622[1]

 

Birinin arkasından konuştuğunuzda sanıyorsunuz ki o kişi bunu duymuyor?
Ahh ne kadar yanılıyorsunuuuz:)
Size o kişinin dünyevi boyutta duymasa da ruhen bunu duyduğunu söylesem..
Aynen öyle..!

Şöyle bir şey dinlemiştim yıllaar önce.. O zamanlar konuya bu kadar vakıf değildim ama beni etkilemişti.

Gün boyunca eşinizin arkasından atıp tutuyorsunuz, söyleniyorsunuz, bütün o söylediklerinizi, duymuyor sansanız da ruhuna ulaşıyor o adamı-kadını daha eve gelmeden geriyor da geriyorsunuz. Sonra da “bana niye böyle davranıyor ben ne yaptım ki” diyorsunuz. Bunun yerine sevgi enerjisi gönderin, başka hiç bi şey yapmanıza gerek yok, bakın bakalım enerji nasıl değişecek.
Şemsin sözünü hatırlayın “…Sen o insan hakkında kırk gün kırk gece sadece güzel sözler et..Kırk günün sonunda göreceksin her şey değişmiş olacak.”

Hepimiz görünmeyen bağlarla bağlıyız. Ruhlarımız arasında iletişim var.

Ha bu arada:) Bazen birisini görüyor ve diyorsunuz ki sanki daha önceden tanıyor gibiyim, evet aslında onu ruhen tanıyorsunuz.. Ve o kişi hakkında ilk olarak ne düşündüyseniz doğru olan (genellikle) o biliyor musunuz:)
Hani bi insanı ilk görüşte sevdiyseniz sevdiniz, sevmediyseniz çokta zorlamayın ruhunuzun vardır bir bildiği derim:

Nur Demirin yazisidir…

Çakraları uyaran yoga hareketleri

12661816_738646016268189_3124511482229608622_n[1]

Çakraları uyaran yoga hareketleri

kaynak: kampa workshop

12661816_738646016268189_3124511482229608622_n[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Woody Allen Filmlerinin Bize Göstermeye Çalıştığı 17 Gündelik Hayat Pratiği

Woody Allen filmlerinin kendine has bir doğası, ilginçliği, uzadıkça uzayan diyalogları var. Panik atak, manik depresif karakterler filmlerinin her yerinde. İşte bu ustaca serpiştirilmiş şeyler, kurgu, günlük yaşamın içinden kopup gelen, yapmacıklıktan uzak diyaloglar bize çok şey öğretebilir. Neler mi mesela?

Not: Burada Woody Allen filmlerinden bahsedilmektedir. Özel hayatında yaşadıkları bu içeriğin konusu değildir.

1. Bazen ne kadar uğraşırsanız uğraşın, hayat kendi bildiği gibi akar.

Bazen ne kadar uğraşırsanız uğraşın, hayat kendi bildiği gibi akar.

 

2. Asla olmaz olmaz deme, olmaz olabilir.

Asla olmaz olmaz deme, olmaz olabilir.

3. Aşk, insanoğlunun hala çözemediği en büyük gizemdir, nerede, ne zaman, nasıl geleceğini kestiremezsin.

Aşk, insanoğlunun hala çözemediği en büyük gizemdir, nerede, ne zaman, nasıl geleceğini kestiremezsin.

4. Hayatın sarpa sarmaya başladığında paniklersen daha dibe batacağından emin olabilirsin.

Hayatın sarpa sarmaya başladığında paniklersen daha dibe batacağından emin olabilirsin.

 

5. Şans, hayata doğrudan etki eden önemli bir faktördür.

Şans, hayata doğrudan etki eden önemli bir faktördür.

6. Hayallerinin peşinden gitmen gerektiğini hissettiğinde, git.

Hayallerinin peşinden gitmen gerektiğini hissettiğinde, git.

7. Hayatımızı şekillendiren, diğer insanlarla olan ilişkilerimizdir.

Hayatımızı şekillendiren, diğer insanlarla olan ilişkilerimizdir.

8. Hayat bazen seni hiç hak etmediğin yerlere getirebilir veya düşürebilir, durumunu ne kadar çabuk kabul edersen, o kadar başarılı olursun.

Hayat bazen seni hiç hak etmediğin yerlere getirebilir veya düşürebilir, durumunu ne kadar çabuk kabul edersen, o kadar başarılı olursun.

9. “Kelebek etkisi” gerçektir ve sıkça yaşadığımız bir gündelik yaşam parçasıdır.

“Kelebek etkisi” gerçektir ve sıkça yaşadığımız bir gündelik yaşam parçasıdır.

Bilinçsizce sarf ettiğiniz bir sözün sizi hangi olaylara sürükleyebileceğini tahmin dahi edemezsiniz.

10. Vicdanı asla küçümsemeyin, onu rahatsız eden bir şey yaptığınızda büyük bedeller ödeyebilirsiniz.

Vicdanı asla küçümsemeyin, onu rahatsız eden bir şey yaptığınızda büyük bedeller ödeyebilirsiniz.

 

11. Mutlu olmadığınız bir ilişkiyi sürdürmek için ne kadar çabalarsanız çabalayın yürümeyecektir.

Mutlu olmadığınız bir ilişkiyi sürdürmek için ne kadar çabalarsanız çabalayın yürümeyecektir.

12. Her şey bir tartışma konusudur, hiçbir şeyi tabulaştırmayın.

Her şey bir tartışma konusudur, hiçbir şeyi tabulaştırmayın.

13. İnsan tanımak önemlidir, her yeni tanıdığınız insan size yeni şeyler vadeder.

İnsan tanımak önemlidir, her yeni tanıdığınız insan size yeni şeyler vadeder.

 

14. Zeka, hem kadın hem de erkek için son derece önemlidir.

Zeka, hem kadın hem de erkek için son derece önemlidir.

15. Mizah, hayatın olmazsa olmaz olgularından biridir.

Mizah, hayatın olmazsa olmaz olgularından biridir.

16. Dinlemek önemlidir, biri konuşurken onu dinlemek çok şey kazandırır.

Dinlemek önemlidir, biri konuşurken onu dinlemek çok şey kazandırır.

17. Korkularınızı, endişelerinizi, sevinçlerinizi, saçma da olsa her türlü düşüncenizi anlatın, paylaşın, söyleyin… İçinizde tutmayın.

Korkularınızı, endişelerinizi, sevinçlerinizi, saçma da olsa her türlü düşüncenizi anlatın, paylaşın, söyleyin… İçinizde tutmayın.

Bonus – “Hayatta sevdiğim her şey ya ahlak dışı ya yasadışı ya da şişmanlatıyor.”

Bonus - “Hayatta sevdiğim her şey ya ahlak dışı ya yasadışı ya da şişmanlatıyor.”

kaynak: onedio

Yerçekimi dalgaları: 6 soruda evrenle ilişkimizi değiştirecek keşif

yercekimi-dalgalari-m[1]

Bilim insanları, yerçekimini ve evreni anlama yolunda muazzam bir keşif yaptıklarını açıkladı.

Albert Einstein’ın kuramlarından 100 yıl sonra, onun tüm evrene yayıldığını söylediği yerçekimi dalgalarını nihayet gözlemlediler.

Yerçekimi dalgalarını “görebilmenin” Büyük Patlama’dan başlayarak uzayın pekçok sırrını çözmekte faydalı olacağı ifade ediliyor.

Projenin Avrupa’daki lideri olan Max Planck Yerçekimi Fiziği Enstitüsü’nden Profesör Karsten Danzmann, Higgs bozonunun bulunuşu kadar önemli bir keşif yaptıklarını, bu keşfin DNA’nın yapısının anlaşılması ile bir tutulması gerektiğini söyledi.

BBC’ye konuşan Danzman “Kesinlikle Nobel’i hak ediyoruz” dedi.

1- Yerçekimi dalgaları nedir?

Uzay-zamandaki dalgalar.

İki büyük kara deliğin çarpışması gibi şiddetli olaylarla doğuyor ve örneğin bir havuza taş atıldığında yüzeyinde oluşan halkalar gibi dağılmaya başlıyorlar.

Yerçekimi dalgaları, uzayda geçtikleri yeri geriyor ya da sıkıştırıyorlar.

Işık hızıyla hareket eden bu dalgalar zamanla yalnızca galaksiye değil, uzay-zamanın tümüne yayılıyor.

Başka açılardan da ışığa benzeyen bu dalgaların, ışıktan önemli bir farkları var: Onun gibi başka cisimler tarafından saçılmıyor ya da emilmiyorlar. Yani bozulmadan kalıyorlar.

Bu nedenle de bilim insanları onlara “Mükemmel haberciler” diyor. Bu dalgalarla gönderilen mesaj, aradan milyonlarca yıl da geçse ilk günkü gibi kalıyor.

2- Bu keşif ne işe yarayacak?

Keşfi yapan Ligo İşbirliği adlı uluslararası ekip, gözlemlerinin astronomide çığır açacağını ve nihayetinde Büyük Patlama’yı anlamamıza yardımcı olacağını söylüyor.

Çünkü yerçekimi dalgalarının ilk olarak evrenin oluştuğu anda meydana geldikleri ve hala uzayda dolaştıkları tahmin ediliyor.

Profesör Stephen Hawking, BBC’ye verdiği özel mülakatta bunun bilim tarihine geçecek bir an olduğunu söyledi.

Kara delikler konusunda uzman olan Hawking, “Yerçekimi dalgaları, evrene bakmanın yepyeni bir yolunu sunacak bize. Onları saptayabilir olmamız, astronomide devrim yaratabilir.” dedi ve ekledi:

“Einstein’ın İzafiyet Teorisi’ni sınamanın yanı sıra, evrenin tarihi boyunca oluşmuş tüm kara delikleri görmeyi umabiliriz. Hatta Büyük Patlama sırasındaki evrenden kalıntıları bile görmek mümkün olabilir.”

3- Bilim insanları şimdi nelere bakacaklar?

Keşfin özellikle uzayın “Karanlık Evren” denen ve bugün elimizde olan teleskoplarla göremediğimiz daha büyük olan bölümünü anlamakta işe yarayacağı umuluyor.

Kara delikler, nötron yıldızlar ilk bakılacak yerler olacak.

Ama tabii asıl, uzayın derinliklerinde geçmişin ve “Büyük Patlama”nın izleri aranacak.

Bilim çevreleri bu imkanın yepyeni bir kuşağı bilimsel araştırmalara yönelteceği umudunu da dile getiriyor.

4- Araştırma nasıl yapıldı?

Dünyanın çeşitli yerlerindeki laboratuarlar, yıllardır L şeklindeki uzun tüneller boyunca lazer ışıkları yollayarak uzay-zamanın dokusundaki dalgalanmaları saptamaya çalışıyordu.

Dalgaların izi, interferometre denen aletlerle ölçülen, bir atomun büyüklüğünden kat kat ufak değişimlerde arandı.

Yerçekimi dalgaları, uzayda geçtikleri yeri geriyor ya da sıkıştırıyorlar.

Sonunda ilk gözlem, Dünya’ya bir milyardan fazla ışık yılı uzaklıkta iki kara deliğin çarpışması sırasında yapıldı.

Üstelik kara deliklerin birleşmesi ABD’de Washington ve Louisiana eyaletlerindeki iki ayrı LIGO (Lazer İnterferometre Yerçekimi Dalgası Gözlemevi) laboratuarında birden, 14 Eylül 2015’te, 13:51’de saptandı.

Yani interferometreler bir milyar yıldan fazla bir süre önce yaşanan olayı kaydedebildi.

5- Gerçekten ilk kez mi görüldüler?

2014 yılında Antarktika’daki BICEP-2 teleskobuyla çalışan araştırmacılar ilk keşfi yaptıklarını sanarak bilim dünyasını heyecanlandırdı.

Ancak iki hafta kadar sonra, yanlış analiz yaptıkları ortaya çıktı.

6- Einstein ne demişti?

İzafiyet Teorisi’ni yazarken ortaya attığı kuramlardan birinde, tüm evrenin yerçekimi dalgalarıyla kaplı olduğunu söylemişti.

Einstein’a göre uzayda bir bölgedeki yerçekimi ani bir olay sonucu değişirse, o bölgeden uzaya ışık hızıyla yerçekimi enerjisi dalgaları yayılır.

Bu dalgalar da uzayda geçtikleri yerleri gerer ya da sıkıştırır.

Fakat Einstein bir noktada yanıldı: Bu dalgaların fiziksel varlığını saptamanın hiç mümkün olmayabileceğini yazmıştı.

Kaynak bbc fizikist

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Remzi Bey Çok Rica Ediyorum Lütfen!!!

12654191_10153926015504483_5300394872116353101_n[1]

Nazım Hikmet’in 25 Unutulmaz Şiirinden Enfes Alıntılar

Nazım Hikmet, 3 Haziran 1963’te aramızdan ayrıldı. Onu ölüm yıldönümünde en sevdiğimiz dizeleriyle anıyoruz. Siz de sevdiğiniz dizeleri Yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz.

1. Ağlamak Meselesi

“Nasıl etmeli de ağlayabilmeli
farkına bile varmadan?
Nasıl etmeli de ağlayabilmeli
ayıpsız,
aşikare,
yağmur misali?”

 

2. Anlayamadılar

“Biz ince bel, ela göz, sütun bacak için sevmedik güzelim
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye!.. .
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik
ANLAYAMADILAR…”

nazım hikmet

3. Aşk Mönüsü

“Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin
Sen ülkemin yaz geceleri gibisin
Saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
Beni unutma
Ah! saklı gülüm
Sen hem zor hem güzelsin
Şiirlerimin ılıklığında açılmalısın
Sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi
Sen memleketim kadar güzelsin
Ve güzel kal”

4. Ben Senden Önce Ölmek İsterim

“Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mi zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi,
beni yaktırırsın,
odanda ocağın
üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf,
beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sende ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yatarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar…”

5. Bir Acayip Duygu

“«Mürdüm eriği
                          çiçek açmıştır.
— ilkönce zerdali çiçek açar
                                      mürdüm en sonra —

Sevgilim,
çimenin üzerine
diz üstü oturalım
karşı-be-karşı.
Hava lezzetli ve aydınlık
— fakat iyice ısınmadı daha —
çağlanın kabuğu
                yemyeşil tüylüdür
                                    henüz yumuşacık…
Bahtiyarız
            yaşayabildiğimiz için.”

6. Ruhum

“Ruhum
gözlerini yumuşacık yum
kucağımdaymışsın gibi bırak kendini
ninni,
uykunda unutma beni
ninni…
Gözlerini yumuşacık yum
yeşil ela gözlerini
ninni ruhum ninni
Sen yukarda yemişli dalların içindesin,
yeşil gözlerin güneş dolu,
dudakların bala bulanmış
ben ağacın dibindeyim,
bir ayağım çukurda…
Ben senden çok önce gideceğim,
sen bensiz kalacaksın ihtiyarlığında…”

7. Gözlerine Bakarken

“Gözlerine bakarken,
güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma.
bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde,
kayboluyorum…
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
Durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:

sırrını her gün bir parça veren.
fakat hiç bir zaman;
büsbütün teslim olmayacak olan…”

nazım hikmet

8. Hasret (01)

“Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Yüz yıldır bekliyor beni
                    bir şehirde bir kadın.
Aynı, daldaydık, aynı daldaydık
Aynı daldan düştük ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
                          yol yüzyıllık.”

9. Herkes Gibi

“Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi ta içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin

Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.”

10. Hoş Geldin Kadınım

“Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını bastın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam..

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.”

11. İkimiz

“İkimiz de biliyoruz, sevgilim
öğrettiler:
aç kalmayı, üşümeyi,
yorgunluğu ölesiye
ve birbirimizden ayrı düşmeyi.
Henüz öldürmek zorunda bırakılmadık
ve öldürülmek işi geçmedi başımızdan.

İkimiz de biliyoruz, sevgilim,
öğretebiliriz:
dövüşmeyi insanlarımız için
ve her gün biraz daha candan
biraz daha iyi
sevmeyi…”

nazım hikmet

12. Seni Düşünmek

“Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil
Şarkı söylemek istiyorum…”

13. Seviyorum Seni

“Seviyorum seni
denizi uçakla ilk defa geçer gibi.
İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldanan bir şeyler gibi,
Seviyorum seni
‘Yaşıyoruz çok şükür!’ der gibi.”

14. Kar Kesti Yolu

“Kar kesti yolu
sen yoktun
oturdum karşına dizüstü
seyrettim yüzünü
gözlerim kapalı

Gemiler geçmiyor
uçaklar uçmuyor
sen yoktun
karşında duvara dayanmıştım
konuştum, konuştum, konuştum
ağzımı açmadan

Sen yoktun
ellerimle dokundum sana,
ellerim yüzümdeydi”

nazım hikmet

15. Karıma Mektup

“Bir tanem!
Son mektubunda:
“Başım sızlıyor
              yüreğim sersem!”
                                   diyorsun.

“Seni asarlarsa
       seni kaybedersem;”
                               diyorsun;
                                      “yaşayamam!”

Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
                     yirminci asırlarda
                                             ölüm acısı.”

16. Mavi Gözlü Dev

“O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
                          bahçesinde ebruli
                                     hanımeli
                                                   açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
                             hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
                            çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruli
                      hanımeli
                                  açan evin”

17. Münevverin Doğum Günü

“Yapraklara dallara, yeşillere, allara,
nice nice yıllara gülüm, nice nice yıllara.
Yaprak dala, al yeşile yaraşır,
gayrı bundan böyle vermem seni ellere..”

nazım hikmet münevver andaç

18. Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri

“Ne güzel şey hatırlamak seni:
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının…
İçimde ikinci bir insan gibidir
                                                 seni sevmek saadeti…”

19. Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri: 23 Eylül 1945

“O şimdi ne yapıyor,
                          şu anda, şimdi?
Belki dizinde bir kedi yavrusu var,
                                                      okşuyor.
Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir,
– her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
                                                              sevgili, canımın içi ayaklar!… –
Ve ne düşünüyor
                        beni mi?
Yoksa
          ne bileyim
                   fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi?
Yahut, insanların çoğunun
                                 neden böyle bedbaht olduğunu mu?”

20. Sevgilim

“Sevgilim yalan söylersem sana
Kopsun ve mahrum kalsın dilim
Seni seviyorum demek bahtiyarlığından

Sevgilim yalan yazarsam sana
Kurusun ve mahrum kalsın elim
Okşayabilmek saadetinden seni

Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim
iki nadim gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
Ve göremesinler seni bir daha”

21. Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri: 5 Kasım 1945

“Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
             geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saçlarını güneşte kurut:
             olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
                                                             nemli, ağır kızıltılar…
Sevgilim, sevgilim,
                 mevsim
                               sonbahar.”

Nazım Hikmet Piraye

 

22. Yaşamaya Dair

“Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
                        bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
                           yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
                            beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
                                          insanlar için ölebileceksin,
                           hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
                          hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
                         hem de en güzel en gerçek şeyin
                                       yaşamak olduğunu bildiğin halde.”

23. Yine Sana Dair

“Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.

Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
Ve bir avcı istihasıyla etini dişlemek senin.

Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
Fakat asla ümitsizliği değil…”

24. Tahir’le Zühre Meselesi

“Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.”

25. Güz

“Günler gitgide kısalıyor,
yağmurlar başlamak üzre.
Kapım ardına kadar açık bekledi seni!
Niye böyle geç kaldın?”

kaynak: leblebi tozu

Bu yöntemlerle gripten kısa sürede kurtulabilirsiniz

12573120_10153811976715900_3314637805796645148_n[1]

 

…

Soğuk havalarla birlikte hortlayan grip salgınını günlük yaşamda çok kolay uygulayabileceğiniz basit yöntemlerle kısa sürede atlatabilirsiniz. İşte altın değerinde tavsiyeler…

Gribal enfeksiyon soğukla birlikte herkes etkisi altına almaya başladı. Hepimizin bildiği gibi gribin en büyük ilacı C vitaminidir ve limon en büyük C Vitamini deposudur. Sizde gribal enfeksiyondan kurtulmak için aşağıdaki yolları deneyebilirsiniz.

AYAKLARINIZI 10 DAKİKA OVUN

Topuk ve ayakların emiş gücü yüksek olduğu için ayak ve topuklarımıza sürdüğümüz maddeler hızlı bir şekilde bedenimize yayılır. Limonu topuk ve ayak üzerine masaj yaparak 10 dakika uygularsanız grip enfeksiyonunu hızlıca atmış olacaksınız.

LİMON SUYU, TUZ VE KARABİBER KARIŞIMI

1 çorba kaşığı limon suyu, tuz ve karabiberi karıştırın ve için. Bu karışım içimizdeki tüm gribal enfeksiyonları etkisiz hale getirecektir.

LİMON SUYU İLE GARGARA YAPIN

2 çorba kaşığı limon suyu ve yarım çar bardağı suyu karıştırın. Ağzınızda gargara yapınız. Boğazınızdaki mikropları ve ağzınızdaki yaraları yok edecektir.

LİMON SUYUNU BURNUNUZA UYGULAYIN

Eğer burnunuz tıkalı ise birkaç damla limon suyunu 2 pamuğa uygulayıp burun deliklerinize uygulayın. Burnunuz hemen açıldığını ve nefes borunuzun temizlendiğini göreceksiniz.
Not: Grip olmadan önce günlük olarak tükettiğiniz nane ve limon çayı sizi harika bir şekilde zinde tutacaktır.

kaynak: her şeyden önce sağlık

BAŞ AĞRISINDA YÜZÜMDE HANGİ NOKTALARA DOKUNMALIYIM DİYENLER İÇİN,YÜZDEKİ SHİATSU NOKTALARI.

10958075_345085485687747_568077087234749129_n[1]
Bu noktaları bası yapın lütfen.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »