Binlerce hasta böyle iyileşti!

Uzmanlara göre balla tarçın karışımı tam bir şifa deposu.. İşte ballı tarçının bilinmeyen mucize faydaları..

binlerce_hasta_boyle_iyilesti_h102207_fc284[1]

Uzmanlar tarafından ballı tarçının tam anlamıyla mükemmel bir doğal ilaç olduğu kanıtlanmıştır. Tarçın bal karışımının soğuk algınlığından kalp hastalıklarına, kanserden cilt enfeksiyonlarına hatta kilo vermeye kadar bir çok alanda faydası mevcut.

Tarçınlı Balın Hazırlanışı
1 bardak kaynamış su içerisine bir miktar tarçını ilave edin ve demlemeye bırakın. Karışım oda sıcaklığına geldiğinde eklediğiniz tarçının 2 katı kadar balı karışıma ekleyin ve karıştırın. Yaptığınız bu bal tarçın karışımının yarısını akşam yatmadan önce için, kalan yarısını ise sabah kalktığınızda tüketin.
Tarçın ve bal karışımını hazırlamak bu kadar kolay. Şimdi gelelim bitmek bilmeyen faydalarına. Karışımın o kadar etkili ve çok faydası var ki ilaç firmaları bu karışımın yayılmasından hoşlanmayacak. Çünkü bir çok alanda faydası görülüyor. Bir çok ülkede tedavi amaçlı kullanılan doğal bir takviye…

İşte Ballı Tarçının Mucizevi Etkileri – Bal Tarçın Neye iyi gelir – Faydaları Nelerdir..?
Bağışıklı Sistemi: Karışım bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve bakteriyel hastalıklara karşı direnci artırıcı etkisi var.

İdrar Yolu Enfeksiyonu:
Bu karışımın idrar yollarında oluşan mikropları öldürdüğü bilinmektedir.

Sindirim Güçlüğü:
Bu karışım midede asit oluşumunu engelliyor ve en ağır yemekleri dahi kolayca sindirmenize olanak sağlıyor.
Kolesterol: Bu karışımı tükettikten 2 saat sonra kandaki kolestrol oranının Yüzde 10 azaldığı tespit edilmiştir.
Sivilceler: 3 yemek kaşığı bal ile 1 çay kaşığı tarçını gece yatmadan önce sivilcelerinizin üzerine sürün. Ertesi gün sürdüğünüz bölgeyi ılık su ile durulayın. 2 hafta boyunca her gün uyguladığınız da sivilcelerinizin tamamı yok olacaktır.

İşitme Kaybı: Her gün düzenli olarak bal tarçın karışımı tüketirseniz duyma kaybınız gidebiliyor.
Gaz: Bal ve Tarçın karışımı midede oluşan gazı önler.
Cilt Enfeksiyonları: Mantar, egzama gibi cilt enfeksiyonu olan bölgelere düzenli olarak sürdüğünüzde iyileştirme göstermektedir.
Kötü Nefes: Sabahları bal ve tarçın karışımı bir suyla gargara yapmak gün boyu güzel bir nefese sahip olmanızı sağlayacaktır.
Kanser: Düzenli olarak tüketilen bal ve tarçın karışımı mide ve kemik kanserini yenmede önemli bir rol oynuyor.
Grip: Balın içerisindeki doğal bir bileşimin grip mikrobunu öldürdüğü kanıtlanmıştır.
Yorgunluk: Balın içerisinde bulunan şeker vücudun güç kazanmasını sağlar. Bal ve tarçın karışımı ise vücudun daha zinde ve esnek olmasını sağlamakta.
Soğuk Algınlığı: 3 gün boyunca bir kaşık bal ve çeyrek kaşık tarçın tüketilmesi soğuk algınlığını tedavi etmektedir.
Zayıflama: Bal tarçın kürü olarak bilinen bu karışım bir çok kişi tarafından zayıflamak amaçlı kullanılmaktadır. Bal tarçın kürünü yaparak 21 günde 4 kilo veren okurlarımız var. Sabahları aç karnına ve yatmadan önce olmak üzere, günde 2 kez tüketerek kilo verebilirsiniz.

Büyük Hazine Tarçın

Binlerce yıl boyunca, tarçın farklı ev yapımı tedavilerinde kullanılmıştır. Modern bilim yapılan çeşitli araştırma ve çalışmaların ardından tarçının birçok faydasını doğrulamıştır.Bu baharat Mısır gibi bazı ülkelerde bulunan cinnamomum isimli bir ağacın iç kabuğundan elde edilir. İlk kullanımının izleri de Mısır’a kadar sürülmüştür. O zamanlar tarçın, yalnızca krallar tarafından lüks bir şekilde kullanılabilen çok değerli, nadir ve pahalı bir ürün ve hediyeydi.

 

Ürün süreci ağacın sapını keserek, kabuğunu alarak gerçekleşir. Ardından, çubuk şeklinde çizgiler oluşur. Ayrıca toz tarçın elde etmek üzere öğtülebilir.Neyse ki, günümüzde tarçın kolaylıkla temin edilebilen ve marketlerden satın alınabilen bir baharat haline gelmiştir. Karakteristik aromasını yağlı kısmına borçludur. Yağlı kısmı ise metabolizma ve sağlığa yönelik birçok fayda içeren baharın en önemli özelliklerinden sorumlu cinnamaldehyde adı verilen maddeden gelmektedir.

 

İki türlü tarçın vardır:

 

Ceylon tarçını; aynı zamanda hakiki tarçın olarak da bilinir.
Cassia tarçını; en sık tüketilen türüdür.

Tarçının Faydaları
Kendine has tadı ve mutfaktaki çeşitli kullanımlarıyla tarçının (bilim tarafından kanıtlanmış) faydalarından bazıları şöyle:

 

Antioksidan deposu
Bu maddeler “serbest radikaller” tarafından verilen oksidatif hasarlara karşı vücudunuzu korumaya alır. Çalışmalara göre tarçının içinde yüksek kaliteli polifenoller bulunmaktadır. Çalışmalarda 26 baharatın antioksidanlarıyla tarçınınkini karşılaştırmışlar ve içlerinden en güçlüsü oregano ve sarımsakla beraber tarçın çıkmıştır.

 

İltihap sökücü

Tarçın vücudun farklı yerlerindeki şişliği azaltmakla beraber, iltihaplarla savaşır, hasar almış dokuları onarır ve eklem yangısı veya gut hastalarının belirtilerine iyi gelir.

 

Kalp Hastalıklarına Yakalanma Riskini Azaltır
Ailenizde kalp damar hastalığı geçmişi varsa ya da riskli hasta konumundaysanız (obezite, diyabet, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon) daha fazla tarçın tüketmeye çalışın. Bu baharatın ölüme kadar gidebilecek  kalp sorunlarına karşı riski azaltma kapasitesi bulunmaktadır. Tip II diyabet hastaları için ise, günde bir gram tarçının kan şekeri üzerinde oldukça iyi etkileri gözlemlenmektedir.

 

Ayrıca tarçın “kötü” kolesterol seviyelerini ve trigliseriti azaltmaya yardımcı olur. Yapılan bazı çalışmalara göre tarçın “iyi” kolesterol miktarını arttırırken hipertansiyonu da azaltmaktadır. Bütün bunlar daha sağlıklı bir kalbe sahip olmanıza katkı sağlar.

 

İnsülin Hassasiyetini İyileştirir

Bu da tarçının diyabetli hastalara yönelik insülin hormonuna olan hassasiyeti iyileştirebilme kapasitesinden gelen başka bir faydası. İnsülin hormonu vücuttaki enerji seviyelerinin ve metabolizmanın en başlıca gelen düzenleyicilerinden biri. Ayrıca özellikle kan akışında ve hücrelere doğru olmak üzere kanda şekeri taşır. İnsülin direnci olan hastalar diyabetin ötesinde ciddi sorunlardan şikayetçi olurlarsa tarçın burada da devreye girer.

 

Diyabet Önleme Gücü
Daha önce söylediklerimize ilişkin olarak, tarçın kan şekeri seviyesini düşürür; işte bu sebeple diyabet hastalarının tarçını daha sıklıkla tüketmesini öneriyoruz. Tarçının yemek yendikten sonra kan akışına giren glukoz seviyesini düşürdüğü, sindirim enzimlerine müdahale edebildiği, sindirim yolundaki karbonhidratların bozulmasını azalttığı ve taşıma hücrelerine etkime yaptığı kanıtlanmıştır.

 

Tarçını şekersiz tatlılarla ya da öğle veya akşam yemeğinden sonra kahveyle beraber tüketmenizi öneririz. Diyabetli hastalar üzerine yapılan çalışmalar tarçının şeker seviyesini %30’a kadar düşürebildiğini göstermiştir. Önerilen günlük doz ise 6 grama kadardır.

 

Dejeneratif Hastalıkları Azaltır
Nörodejeneratif problemler beyin hücrelerinin yapısı veya fonksiyonunda progresif bir kayıpla karakterize edilir. Alzheimer ve Parkinson hastalıklarını en sık görülen iki dejeneratif hastalığa örnek olarak verebiliriz. Beyinde biriken proteinler Alzheimer hastalığını tetiklerken, tarçında bulunan iki madde bu birikimi engelleyebilmekte, nöronları korumakta, motor işlevlerini iyileştirmekte ve Parkinsonlu hastalarda nörotaşıyıcı seviyelerini normalleştirmektedir.

 

Kansere Karşı Korur

Kanser kötü huylu hücrelerin kontrol edilemeyen bir şekilde büyümesiyle ortaya çıkar. Yıllar boyunca tarçın tüketimi ile kanserli hastaların sayısının azalması ve iyileşmeleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu sebeple çeşitli çalışmalar tarçının kanserin önlenmesinde doğal tedavi olarak görülebileceğini belirtmektedir.

 

Tarçın iyi huylu hücrelerin ölümüne yol açan tümörlerdeki kan damarlarının oluşumunu azaltır. Ayrıca, serbest radikaller ortamdan uzaklaştırıldığı takdirde, örneğin son günlerde en çok karşımıza çıkan kanser türlerinden kolon kanserine yakalanmanız önlenir.

 

Mantar ve Bakteri Enfeksiyonlarıyla Savaşır

 

Tarçının ana aktif maddesi (cinnamaldehyde) solunum yolu enfeksiyonlarını mantara karşı korur, Salmonella gibi bakterilerin çoğalmasını engeller, diş çürüklerini ve ağız kokusunu önler.
KAYNAK: SAĞLIK HABERLERİ
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Maydanoz Çayının Faydaları

987233_620x410[1]

Tarih boyunca maydanoz tohumları şişliği almak ve kolik ağrılarını hafifletmek, maydanoz kökü ve suyu idrar sökmek, karaciğeri temizlemek, maydanoz yağı ise bit, parazitleri temizlemek için kullanılmıştır.

Maydanoz çayının ise böbrek ve safra taşlarının tedavisi başta olmak üzere pek çok faydaları bulunmaktadır.

Vitamin eksikliğinde destek olarak kullanılır

Demir eksikliğinde kullanılır

Antioksidandır

Yüksek oranda C vitamini içerir

Romatizma ağrılarını hafifletir

Diyabet ve kolon kanserine karşı koruma sağlar

Çeşitli kanser türlerine karşı koruma sağlar

Folik asit içeriği ile kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar

İdrar söker

Vücudun su tutmasını önler

Fazla suyun vücuttan atılmasına yardımcı olur

Adet dönemi ağrılarını hafifletir

Safra hastalıklarında kullanılır

Böbrek taşının vücuttan atılmasına yardımcı olur

Sindirime yardımcı olur

Maydanoz Çayı Nasıl Hazırlanır?

Maydanoz çayını kurutulmuş maydanoz yapraklarından da hazırlayabilirsiniz ancak taze maydanoz kullanırsanız daha lezzetli olacaktır. 1 bardak çay için 2 çay kaşığı ince kıyılmış taze maydanoz yaprağı yeterli olacaktır. Suyu kaynattıktan sonra ocağın altını kapatıp maydanoz yapraklarını içine atın ve 5 dakika demlenmesini bekledikten sonra süzün.

Bazılarına maydanoz çayı biraz acı gelebilir. Bu acılığı almak için demlenme süresini 2-3 dakikaya düşürebilir veya yarım çay kaşığı balla veya birkaç damla limonla tatlandırabilirsiniz.

Maydanozun Sağlığa Faydaları

Maydanozun yararları içerdiği iki grup bileşenden ileri gelmektedir. Birincisi uçucu yağ bileşenleri olan myristicin, limonen, eugenol ve alfa-thujene, ikincisi ise flavonoid grubu apiin, apigenin, crisoeriol ve luteolin’dir. Maydanozda bulunan uçucu yağlar kullanılarak hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar yağın tümör gelişimini durduğu yönünde sonuçlara sahiptir. Ayrıca bu bileşenler sigara dumanı gibi zararlı maddelerin yol açtığı tahribatı en düşük seviyede tutmaya yardımcı olmaktadır.

Flavonoidler ise antioksidan etkisi göstererek özellikle oksijen bazlı hücrelerde meydana gelebilecek yapı bozukluklarına karşı koruma sağlamaktadır. Yapılan araştırmalar maydanozdan elde edilen yağın kanın antioksidan özelliğini arttırdığının altını çizmektedir.

Maydanozda bol miktarda bulunan C vitamininin pek çok farklı fonksiyonu vardır. C vitamini vücutta bulunan serbest radikallerin hücre yapılarında yol açabileceği hasarlara karşı etkili bir koruma sağlar. Bu sayede serbest radikallerin neden olduğu ateroskleroz, kolon kanseri, diyabet, astım gibi hastalıklara karşı vücudun direnci artar. C vitamini ayrıca iltihap önleyici özelliği ile osteoartrit ve romatoid artrit gibi inflamatuar hastalıkların tedavisine yardımcı olur.

B vitaminleri arasında en önemlilerinden biri olan folik asit bakımından zengin olan maydanoz kalp damar hastalıklarından etkili korunmaya yardımcı olabilir. Kalp krizi ve inme riskini düşürebilir.

Maydanozun Yan Etkileri

Yemeklerle birlikte kullanıldığında güvenli olarak kabul edilen maydanozu yağ, özüt ve çay olarak yüksek miktarda kullanmaya başlamadan önce doktora danışılmalıdır. Adet dönemi akışını uyardığı için hamilelikte kullanılmamalıdır. Emzirme dönemindeki yan etkileri konusunda yeterli miktarda bilgi bulunmamaktadır. Düzenli maydanoz yağı tüketimi baş ağrısı, baş dönmesi, denge kaybı, çarpıntı ve böbrek hasarı gibi yan etkilere yol açabilir.

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

” Tahammül edildiğiniz yerde durmayın, varlığınızın kutlandığı yere gidin”. Ben buna ba- yıl- dım.

73936_3[1]

 

” Tahammül edildiğiniz yerde durmayın, varlığınızın kutlandığı yere gidin”. Ben buna ba- yıl- dım.

çOCUKLUĞUMDAN bERİ eN bÜYÜK hAYALİM dELİRMEKTİ…

12654377_10154116753823287_7530163798248912263_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

SAĞLIKLI BİR UYKU İÇİN 12 YİYECEK

yasiniza-gore-ideal-uyku-saatleriniz-50152[1]

 

Uyku meseleniz varsa artık dertlenmenize gerek kalmadı.

Journal of Clinical Sleep Medicine isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmanın sizi “mışıl mışıl” uyutacak beslenme tavsiyeleri var (1).

Araştırmaya göre yediğiniz gıdalar uykunuzu doğrudan etkileyebiliyor.

Doymuş yağ ve şekerden zengin gıdalar ile lif fakiri olanlar uykunuzun daha sağlıksız olmasına ve sık sık uyanmanıza yol açıyor.

Araştırma ortalama yaşları 35 olan normal ağırlıkta 13 kadın 13 erkek 26 erişkin üzerinde gerçekleştirildi.

Bunlar 5 gün süreyle 9 saat (akşam 10 sabah 7 arası) uyku laboratuarında kadılar ve ortalama olarak günde 7 saat 35 dakika uyudular.

Katılımcılar bu beş gece boyunca “polisomonografi” ile takip edildiler, bu sırada beyin dalgaları, kalp hızı, solunum ve oksijen seviyeleri, göz ve bacak hareketleri kaydedildi.

Katılımcıların verileri, dördüncü gün bir beslenme uzmanı tarafından hazırlanan yiyecekleri yedikten sonra ve beşinci gece istedikleri yiyecekleri yedikten sonra değerlendirildi.

Araştırmanın ilk 4 gününde kontrollü bir diyet uygulanan katılımcıların 17 dakikada, 5. gün istediklerine yemelerine müsaade edildikten sonra ise 29 dakikada uykuya daldıkları belirlendi.

Gıdalar vücut saatini etkiliyor

Araştırma şekerli gıdaların vücut iç saatini etkilediğini ve vücut iç sıcaklığı ile gece melatonin salgısını değiştirdiğini gösteriyor.

Uykusuzluğun stres hormonu olan kortizol seviyesini yükselttiği ve bunun da iştahı artırdığı biliniyor.

Böylece sağlıksız gıdalar sadece uykusuz bırakmakla kalmayıp sağlıksız gıdalara da teşvik etmiş oluyor, kısır bir döngüye giriliyor.

Yeteri kadar uyumayanlarda açlık hormonu olarak bilinen “grelin” miktarı artıyor ve bu da daha fazla yemeye yol açıyor.

Araştırmalara göre, ne kadar fazla uyunursa ertesi gün o kadar az kaloriye ihtiyaç duyuluyor.

Bu sonuçlar, sağlıklı beslenmenin sağlıklı uyku için ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

İşte size güzel bir uyku çektirecek 12 yiyecek

Bezelye: Doymuş yağlar çok azdır, liften de zengindir. Bir kâse bezelyede 0.1 gram doymuş yağ ve 7 gram lif bulunur.

Enginar: Bir enginarda 1.3 gram şeker vardır, doymuş yağ ise sıfırdır. Lif miktarı ise 7 gramdır. Enginarın sapı da başı da faydalıdır.

Börülce: Bir kap börülcede 0.4 gram doymuş yağ ve 3.9 gram şeker bulunurken lif miktarı ise 29 gramdır. Ne kadar çok yerseniz o kadar iyi uyursunuz.

Mercimek: Bir yemek kaşığı mercimekte doymuş yağ bulunmazken 0.2 gram şeker ve 1 gram lif vardır.

Brokoli: Bir sap brokolide 0.1 gram doymuş yağ, 2.6 gram şeker ve 3.9 gram lif bulunur.

Brüksel lahanası: Bir porsiyon Brüksel lahanasında 0.1 gram doymuş yağ, 1.9 gram şeker ve 3.3gramlif vardır

Ahududu: Bir kâse ahudududa 5 gram şeker ve 8 gram lif vardır, doymuş yağ yoktur.

Avokado: Bir avokadoda 2.9 gram doymuş yağ, 0.4 gram şeker ve 9 gram lif vardır. İdeal değilse de gene de fena değildir.

Böğürtlen: Bir kap böğürtlende 7 gram şeker ve 9 gram da lif vardır ama doymuş yağ sıfırıdır.

Yulaf ezmesi: Bir kasede ortalama olarak 0.5 gram doymuş yağ, 1.1 gram şeker ve 4 gram lif vardır.

Armut: Orta boy bir armut 17 gram şeker ve 6 gram lif ve sıfır gram doymuş yağ ihtiva eder.

Tam buğday makarnası: Standart spagettinin aksine tam buğday spagettide doymuş yağ bulunmaz, 1 gram şeker ve 6 gram lif vardır.

Gelelim neticeye

BİR: Bu yiyeceklerin hepsi de sağlıklı, özellikle sebze sınıfından olanlara diyecek tek bir sözüm yok.

Aşırıya kaçmamak kaydıyla tam tahıllara da eyvallah ama doymuş yağların kötülenmesine katılmıyorum.

Tam aksine doymuş yağların kan şekerine etkileri olmadığı ve uzun süre tok tuttukları için sağlıklı bir uyku için “elzem” olduklarına inanıyorum.

Burada “sağlıklı doymuş yağlar” demek lâzım çünkü USA’ da doymuş yağ denildiğinde sosis, salam, jambon gibi işlenmiş etler anlaşılıyor ve bunların sağlıklı olduğunu iddia etmek de zaten mümkün değil.

İKİ: Buradaki temel bir diğer yanlış da, her organ için her vücut fonksiyonu için ayrı beslenme düzeni tavsiye edilmesi!

Sağlıklı yaşamak bir bütündür, her organ ve vücut fonksiyonu için ayrı ayrı diyet uygulayacak olursanız evin yolunu bulmanız mümkün olmaz.

Adam gibi beslenenler adam gibi de yaşarlar!

Kaynaklar:

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Aradığım Destek Baykuş Erkeklerindeymiş:)))

10426616_825964864108366_6853326722494198985_n[1]

Erkek baykuşlar, eşleri uyurken dengesini kaybedip düşmesin diye onlara yastık olurlar…

Başarılı İnsanlar-Başarısız İnsanlar

8288_931275713587158_3011517442790640988_n[1]

Başarılı İnsanlar: Her gün okurlar Yapıcıdırlar  Değişimi Severler    Kolay Affederler   Fikirler Hakkında Konuşurlar   Sürekli öğrenirler   Başarısız Olduklarında Sorumluluğu Üstlenirler Amaçları Vardır

Başarısız İnsanlar: Her gün TV İzlerler  Sürekli Eleştirirler  Değişimden Korkarlar  İnanılmaz Kincidirler   İnsanlar Hakkında Konuşurlar   Her Şeyi Bilirler  Başarısız Olduklarında Başkalarını Suçlarlar  Amaçları Yoktur

 

 

 

 

 

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Antibiyotik Etkisi Olan Mucize Tarifler!

antibiyotik_etkisi_olan_mucize_tarifler_h101987_29f0d[1]

Ev yapımı antibiyotik etkili tarifler sayesinde ecza dolaplarını, antibiyotikleri, ağrı kesici ve ateş düşürücüler artık unutacaksınız. Soğuk havalarda özellikle vücudumuzu hastalıklardan korumak için bu tarz içecekleri tüketmek gerekli. Vücut kırgınlığına soğuk algınlığına iyi gelen bu doğal antibiyotik etkili içecekler, mikropları yok ediyor.

Ballı su

Sabah uyandığınızda bir bardak ılık suyun içine bir tatlı kaşığı bal ekleyerek içmek vücut direncinizi artırmaya yetecektir. Çünkü bal doğal bir enerji kaynağıdır. Tüm bunların yanı sıra bakterilerle savaşarak bağışıklık sisteminizi de güçlendirir.
Zerdeçallı mercimek çorbası

Zerdeçal ile annelerimizin şifalı çorbası olan mercimek çorbasının gücünü düşünebiliyorsunuz değil mi? Bizde lezzetli bir tarifi bulunan mercimek çorbasını hazırlarken tuz ve karabiberi eklediğiniz sırada toz olarak tarife ek 1-2 çay kaşığı zerdeçal ekleyebilirsiniz.

Zencefil çayı

Taze veya kuru zencefil ile hazırlayabileceğiniz hoş kokulu bir çay olan zencefil çayı, göğüs tıkanıklığını açmak ve grip ile bağlantılı boğaz ağrılarını hafifletmek için etkilidir. Ayrıca zencefilin içinde bulunan bileşenler, vücudunuzun viral hücrelere karşı direncini artırarak grip ve soğuk algınlığından kurtulma sürecini hızlandıracaktır.

Zerdeçal

Mikroplarla savaşma özelliği bulunan zerdeçal, tüketildiği andan itibaren kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan şifalı ve hatta mucizevi diyebileceğimiz bir bitkidir. Bitki çaylarının geneli gibi sıcak su içerisinde 2-4 dakika demlemek yeterlidir. Ancak unutmamak gereken bir konu, zerdeçalın çay olarak günde 2-3 bardaktan fazla tüketilmemesi gerektiğidir.
kaynak: sağlık haberleri

40 Altın Nasihat

images[5]

 

1- Aklını kullan.
2- İyice tanımadan hiçbir insana bağlanma.…
3- Bitmemiş ilişkilerin üzerine ilişki kurma. Acı çeken sen olursun.
4- İyice soruşturup diğer insanların da haklı olabileceğini düşün.
5- Seni takmayanı sen hiç takma, konuşmayanla asla konuşma.
6- Güvenmediğin biriyle asla çıkma.
7- Yalanını yakaladığın kişinin düzelebileceğini düşünme.
8- İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil.
9- Kimseye yalvarma.
10- Asla dönüp de arkana bakma.
11- Sır tutmasını bil.
12- Dostlarının sevgilinden daha önemli olduğunu unutma. Onları asla
sevgilin için satma.
13- Hak ettiğin sevgiyi alamadın mı kendini üzme, sorun sen değilsin.
14- Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut.
15- Kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla göz yaşı için
asla yumuşama.
16- Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.
17- Seni dinleyip anlama niyeti olmayanlarla tartışma.
18- Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme.
19- Eğer verdiğin sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır verme.
20- Dostun olacak insanları bazı kriterlere göre belirle.
21- Kendini öven insanlardan kaç.
22- Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.
23- Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.
24- Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorlarsa onların
öğütlerini göz ardı etme.
25- Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üstüne sıçrar.
26- Kendinin herkesten daha önemli olduğunu unutma.
27- Sen istemediğin sürece tanrı dışında kimsenin seni üzemeyeceğini
aklından çıkarma.
28- Göz yaşlarının değerini bil. Onları hak etmeyenler için harcama.
29- Sana bahsedilen zekâyı kullanmayarak tanrıya hakaret etme.
30- Senin zekâna inanan insanları hayal kırıklığına uğratma.
31- Kendini sev.
32- Alkol alınca kontrolünü yitirenlerle asla tartışma.
33- Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek
olduğunu unutma.
34- Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakârlık yapma .
35- İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın
insanların değerini bil.
36- Aşkta bile mantığına küsme. Kalbin doğru yolu bulacak içgüdüye sahip
değil.
37- Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat
verme.
38- Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanılabilecek hiçbir koz verme.
39- İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.
40- Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme……

Nur Demirin Sayfasından Alınmıştır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aşk tesadüfleri sever

Vipciceklersevdacicekistanbul%20(21)[1]

Aşk tesadüfleri sever
Kader ayrılıkları.
Yıllar geçmeyi sever
İnsan aramayı.

…

Güller açmayı sever
Zaman soldurmayı.
Eller birleşmeyi sever
Yollar ayrılmayı.

Herkes geçmişi öder
Bir yol ayrımında.
Başlamak istersen
Yeni bir hayata.
Gölgeni yedek
Bırak ardında.

Hayat tekrarları sever
Yeniden başlamayı.
Kuşlar dalları sever
Kanatlarsa uçmayı.

Murathan Mungan

5 ELEMENTIN YÜZDEKI BELİRTİLERİ

Rozasea-yuz-kızarikligi[1]

Çin tıbbına göre vücuttaki organların insan yüzünde belirti verdigi bölgeler vardır.

KALP, Ateş elementinin bir organıdır. Ve ka…lbin görüntüsü, sağlığı, iyiliğinin yansıdığı yer, yani bedendeki görüntüsünün yansıdığı yer… YÜZ’dür. Yani ne demek bu, ‘İnsanın Yüzü güzelse, Kalbi de güzeldir’.. Tabii burada bahsedilen, kaşın, gözün, ağzın, burnun muntazam olması değil.. Yüzün güzel bakması, şefkatli, sevecen olması.. Pek çok şey denebilir de, netice bakılan yüzden insana güzel duygular yansıması burada bahsedilen şey.

KARACİĞER, Ağaç elementinin bir organıdır. Ağaç elementinin görüntüsü bedende, TIRNAKLAR’a yansır. Karaciğer sağlıklı ve işlevi iyi ise, tırnaklar sağlıklıdır.

DALAK ve MİDE, Toprak elementinin organlarıdır. Toprak elementinin görüntüsü, DUDAKLAR’a yansır.

AKCİĞERLER, Metal elementinin organlarıdır. Metal elementinin görüntüsü, VÜCUT KILLARI’na yansır.

BÖBREKLER ve MESANE(idrar torbası), Su elementinin organlarıdır. Su elementinin görüntüsü, SAÇ’lara yansır. Sağlıklı, canlı saçlar, bedende su elentinin sağlıklı çalıştığını gösterir.

Kaynak: Evrensel Şifa

Negatif enerjilerden kurtulmak, temizlenmek ve arınmak için çok kolay uygulayabileceğiniz bir arınma tekniğini

çok-boyutlu-farkındalık-300x199[1]

Negatif enerjilerden kurtulmak, temizlenmek ve arınmak için çok kolay uygulayabileceğiniz bir arınma tekniğini sizinle de paylaşmak istedim.

Sessiz bir ortama çekilin ve aşağıdaki uygulamayı bire bir yapın.

Gözlerinizi kapatın kendinizi pembe bir ışıkla çevirili olarak imgeleyin ve bu imgelemeyi yaparken ve içinizden yada sesli olarak sürekli olarak ” Ben Sevgiyim” deyin.

Bunu istediğiniz kadar yapabilirsiniz. Bir kaç saniye yada bir kaç dakika size kalmış ama ben 2-3 dakika kadar sürdürüyorum.

Daha sonra kendinizi yeşil bir ışıkla çevirili olarak imgeleyin ve bu imgelemeyi yaparken ve içinizden yada sesli olarak sürekli olarak ” Ben Refahım ” deyin.
Daha sonra kendinizi mavi bir ışıkla çevirili olarak imgeleyin ve bu imgelemeyi yaparken ve içinizden yada sesli olarak sürekli olarak ” Ben Huzurum” deyin.
Son olarak kendinizi beyaz bir ışıkla çevirili olarak imgeleyin ve bu imgelemeyi yaparken ve içinizden yada sesli olarak sürekli olarak ” Ben Evrenle birim” deyin.

İmgelemelerinizi bitince gözlerinizi açmadan şu kalıbı bir yada birden fazla tekrar edin.

“Ben sevgiyim, ben refahım, ben huzurum ve ben evrenle birim”

Arındım, temizlendim ve evrenle uyum içinde olduğumu kabul ettim.

Bu benim çok sevdiğim bir arınma çalışmasıdır, ne zaman isterseniz yapabilirsiniz.
Hatta gün içinde ben sevgiyim, ben refahım, ben huzurum ve ben evrenle birim şeklinde afirmasyonda yapabilirsiniz.

kaynak reiki enerji nilgün

Aşağıdaki Metinde ”N” Harfini 15 Saniye İçinde Bulmanız Gerekiyor…

12734269_783893468422124_8438486981333473070_n[1]

Asit Reflüsü İçin 6 Tedavi

Asit reflüsü günümüzde oldukça yaygın görülen bir problemdir. Bu rahatsızlık ayrıca, gastroözofageal reflü veya peptik ülser hastalığı olarak da bilinmektedir. Bu hastalık, mide asitleri boğaza geri gittiği zaman ortaya çıkar ve genelde bir yanma hissine yol açar. Hatta birçok insan bu durumu kalp krizi ile karıştırır.

Asit reflüsünden yakınan kişiler, ayrıca vücutlarının farklı bölgelerinde farklı rahatsızlıklardan da yakınmaya meyillidirler. Yanma hissi ve asidite hemen hemen her durumda uyku bozukluklarına ve horlamaya neden olur; dolayısı ile astıma, hazımsızlığa, kötü kokan nefese, yemek borusu iltihabına, ülser oluşumuna ve bazı durumlarda yemek borusu kanserine sebep olabilmektedir.

Asit reflüsü ve semptomları ile etkili şekilde savaşabilmek için günlük beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekmektedir. İşlenmiş yiyecekler, aşırı şeker, rafine gıda, kafein, alkol veya yağ gibi besinlerin tüketimini azaltmalısınız. Bunlar yerine, meyve, sebze ve tam tahıllı gıdaların, özellikle de bol miktarda lif içerenlerin tüketimini arttırmalısınız.

Eğer sık sık asit reflüsünden ve yukarıda belirttiğimiz semptomlarından yakınıyorsanız, muhtemelen takip eden ev yapımı tedavilerden biri size yardımcı olacak, rahatsız edici yanma hissi ve diğer semptomları ortadan kaldırabilecektir.

Aloe Vera Suyu

aloe-vera

Aloe vera, sağlığınıza birçok açıdan faydalı olacak içeriklere sahiptir. Önemli özelliklerinden biri, anti-enflamatuar olmasıdır, bu sayede asit reflüsü semptomlarını azaltabilmektedir. Yemeklerden önce en az yarım bardak aloe vera suyu içmenizi tavsiye ederiz. Bu meyve suyunun ayrıca kabız giderici etkisi de vardır, aklınızda bulundurmalısınız.

Saf Elma Sirkesi

Saf elma sirkesi, asit reflüsünü tedavi edebilmek için oldukça popüler bir tedavi yöntemidir. Bir büyük bardak suyun içerisine bir yemek kaşığı saf elma sirkesi ekleyerek sirkeyi seyreltin ve ilk asit reflü semptomunu yaşadığınız an bu karışımı için.

Karbonat

3-karbonat1

Karbonat, bir diğer ekonomik malzemedir ve pH seviyesini düzenlemesi için tavsiye edilmektedir. Bu tedavi, ayrıca asit reflüsünü hafifletmek açısından da oldukça etkilidir. Karbonatı bir büyük bardak su içerisine bir çay kaşığı ekleyerek seyreltin ve bu şekilde tüketin.

Meyan kökü

Meyan kökü, aynı zamanda bir koruyucu gibi hareket eder çünkü midede bir tabaka oluşturur. Bu ise, asit reflüsünün rahatsız edici semptomlarını ortadan kaldırmak ve ortaya çıkmalarını engellemek açısından mükemmeldir. Meyan kökünü çay olarak veya esans olarak tüketmenizi tavsiye ederiz.

Zencefil

dilimlenmiş-zencefil

Birçok araştırma göstermektedir ki zencefil, mide koruyucu etkilere sahip bir bitkidir çünkü asitleri engelleyici ve Helikobakter pilori bakterisini bastırıcı özelliklerdedir. İşin gerçeği, bu doğal içerik, ülser engelleyici tedavi olan lansoprazolden sekiz kata kadar daha etkilidir. Asit reflüsü problemleri ile başa çıkabilmek için bir çay kaşığı taze zencefil ve bir fincan kaynar su ile bir çay yapın, beş dakika bekletin ve her yemek öncesi tüketin.

Glutamin

Glutamin, bir amino asittir ve Helikobakter pilori bakterisinden kaynaklanan mide ve bağırsak problemlerinin çözümlenmesinde oldukça etkilidir. Vücut bu amino asidi doğal olarak üretiyor olsa da; sığır eti, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri ve bazı meyve ve fesleğen, ıspanak gibi bazı sebzeleri tüketerek de bu asidi alabilmeniz mümkündür.

Asit Reflüsü ile Savaşta Yardımcı Diğer İpuçları

Yukarıda bahsettiğimiz ev yapımı tedavilere ilaveten asit reflüsü ile savaşta tavsiye edilen anahtar niteliğindeki bu önerilere de özen göstermeniz son derece önemlidir.

  • Yemeklerinizi düzgünce yemek ve çiğnemek için yeterli miktarda zaman ayırın, böylelikle herhangi bir iltihaplanma veya mide baskısı hissetmezsiniz.
  • Günün son öğünü hafif olmalıdır ve yatmadan en az üç saat önce tüketilmelidir.
  • Asit reflüsüne sebep olabilecek tahriş edici veya asitli yiyeceklerden kaçının.
  • Yemeğe başlarken, nişasta açısından zengin besinlerden kaçının. Sebze veya et ile yemeğe başlayıp ekmek veya patatesi sona bırakmak en iyisidir.
  • Eğer obezite probleminiz varsa, kilo verme alternatifleri üzerine düşünmeniz gerekmektedir çünkü obezite, alt özofagus kasının kapalı kalmasını zorlaştırmaktadır; asit reflüsüne sebep olan da budur.
  • Aşırı alkollü içecek tüketiminden kaçının çünkü bu tarz içecekler tahriş edici etki ederler ve asit reflüsüne adeta davetiye çıkarırlar.
  • kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Uzun Ömür İçin 6 İpucu…Ve Bir Gizli Tarif!

kokteyl[1]

Uzun yaşamak istiyorsanız egzersiz yapmak ve yeterince dinlenmek çok önemlidir. Ayrıca uygun bir diyetin önemini de unutmayın. Aşırı şeker, un ve rafine gıdalardan uzak durun.

Uzun yaşamanın sırrının ne olabileceğini hepimiz bir veya iki kere de olsa; mutlaka düşünmüşüzdür. Gerçek şu ki; bu konuda tek bir basit sırdan ziyade, hayatımızda fark yaratabilecek ve daha fazla yıl boyunca yaşayabilmek için vücudumuzu daha sağlıklı kılabilecek iyi alışkanlıklar edinmek önemlidir. Her gün ne yediğinizi biliyor musunuz? Fiziksel aktivitede bulunuyor musunuz? Olumlu bir ruh halinde olabiliyor musunuz? Vücudunuz için en sağlıklı yiyecekler hangileri, biliyor musunuz? Eğer bu soruları kendinize sormadıysanız, muhtemelen uzun yaşamanın sırrını ve yaşama beklentinizi arttırabilmek adına düzenli olarak neler yiyebileceğinizi bilmiyorsunuz demektir.

Uzun Yaşam İçin İpuçları

Sağlıklı Beslenin

Sağlıklı olmanın ve hayatta daha fazla yıl geçirebilmenin anahtarı, sağlıklı beslenmektir. Antioksidan, meyve, sebze, tam tahıllar ve yağsız et tüketiminizi arttırmanız önemlidir. Aşırı kalori, şeker ve işlenmiş yiyecekler tüketmekten kaçınmalısınız.

Sağlıklı Bir Kahvaltı Yapın

sağlıklı-kahvaltı

Sağlıklı beslenmenin önemi hakkında halihazırda konuşmuş olmamıza rağmen, bunun temeline kahvaltıyı koyarız çünkü kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Çeşitli araştırmalar göstermiştir ki, sağlıklı bir kahvaltı ile güne başlamak, obezite ve diyabet gibi problemlerden kaçınmanın anahtarı gibidir. Günün ilk öğünü, metabolizmayı tetikler, sindirimi arttırır ve diyabet problemlerini önleyicidir. Ayrıca, günün geri kalanı için size ihtiyacınız olan enerjiyi verir.

Fiziksel Aktivitede Bulunun

Tekrar ve tekrar olarak belirtmekte fayda görüyoruz; düzenli olarak egzersiz yapmak sağlıklı olmak ve dengeli bir kiloda kalmak açısından çok önemlidir. Egzersiz, uzun yaşamın anahtarıdır çünkü size hem fiziksel hem de duygusal anlamda iyilik verir. Bunun için, spor salonlarında uzun saatler harcamak zorunda değilsiniz. Uzmanlar, günde sadece yarım saatlik bir egzersizin, toplamda ömrünüzü ortalama üç yıl uzattığı konusunda hemfikirler.

Yeterli Miktarda Uyuyun

4-uyku

Uyku eksikliği, yaşam kalitenizi ciddi oranda düşürebilir ve bu soruna zamanında müdahale edemeyebilirsiniz. Hem duygusal hem de fiziksel anlamda sağlık problemlerinden kaçınabilmek için uyuma alışkanlıklarınızı nasıl düzene sokabileceğinizi öğrenmek çok önemlidir. Çeşitli araştırmalarda ulaşılan sonuçlara göre, uyku eksikliği kanser, kalp hastalıkları, diyabet ve obezite gibi hastalıklar açısından daha yüksek risk oluşturmaktadır.

İyi Bir Ağız Hijyenine Sahip Olun

“The Real Age Makeover” (Genç Kalma Sırları) isimli kitabında doktor Micheal Roizen, iyi bir ağız hijyenine sahip olmanın ortalama bir insan ömrüne 6.4 yıl katabileceğini iddia etmektedir. Kötü bir ağız hijyeninin sebep olabileceği dişeti iltihabı gibi dişeti hastalıkları, arter daralmasına sebep olabilmektedir; bu durum da kardiyovasküler hastalıkların en temel sebeplerinden biridir. Ağız hijyeniniz için, dişlerinizi günde birkaç defa fırçalayın ve diş ipi kullanın.

Zihinsel Aktivitelerde Bulunun

hafıza

Uzun bir yaşam için, hafızanızı aktif tutmak önemlidir çünkü bu sayede yaşamdan, sağlıklı olarak geçirebileceğiniz daha uzun yıllar sayesinde keyif alabilmeniz mümkün olacaktır. Bunun için sadece, merakınızı ve zihinsel faaliyetlerinizi aktif kılacak, entellektüel aktiviteler ve görevlerle hafıza egzersizleri yapın.

Uzun Yaşam İçin Gizli Bir Kokteyl Tarifi

Yukarıda verdiğimiz, daha uzun yaşamanızı mümkün kılabilecek ipuçlarının yanısıra, uzun yaşamanıza yardımcı olacak ve ayrıca oldukça sağlıklı içeriklere de sahip olan bir içecek tarifi de verebiliriz.

Bu güçlü kokteyl, her gün aç karnına, kalp ve kan damarlarını korumak amacıyla içilebilir. Bu sayede kardiyovasküler problemlerin de önüne geçebilmek mümkün olabilir. Hazırlaması ve içmesi oldukça kolay olan bu içecek sayesinde, yaşam kalitenizi ve yaşamınızdaki sene sayısını arttırabilirsiniz.

Malzemeler

  • İki litre kırmızı şarap,
  • 200 gram bal,
  • 100 gram taze ısırgan otu yaprağı,
  • 100 gram taze yabani ısırgan otu yaprağı.

Hazırlanışı

  • Bir kavanoz veya kase içine, şarap ile ısırgan yapraklarını koyun.
  • Karışımı 24 saat bekletin, ardından sıvıyı süzün ve sonra orta sıcaklığa ulaşıncaya kadar ısıtın.
  • Kaynamaya başladığında, balı ekleyin ve erir erimez altını kapatın.
  • Oluşan karışımı bir şişeye boşaltın ve her sabah boş mideye bir fincan tüketin.
  • Aroması harikadır ve sadece haftalar içinde, vücudunuzda ne denli önemli değişikliklere yol açabildiğini gördüğünüzde sizi şaşırtacaktır.
  • kaynak: sağlığa bir adım