KALP İLE BEYİN ARASINDA BİR KÖPRÜ BULUNDU

heart-and-brain[1]

 

 

Yüzyıllardır gelmiş geçmiş üstadların,bilgelerin,peygamberlerin en azından 1 kez olsun gönül gözü diye adlandırdığı şey gerçek oluyor.

Kalbimizin sadece vücudumuza kan pompalayan bir organ olmadığı bilim tarafından son yıllarda giderek daha iyi anlaşılıyor.

Kalbin daha önceden bilimin farketmediği, AMA sözde daha ilkel toplumların çoktanfarkettiği, bil…diği bir dolu yönü de bilim tarafından farkedilmeye başlandı.

Mesela kalbimizde NÖRONLAR bulundu. O sebeple de kalp nakli yapılan bazı insanlarda daha önceden olmayan alışkanlıklar, özellikle de daha önceden olmayan yeni yeme alışkanlıkları ortaya çıkabiliyor.

KALP İLE BEYİN ARASINDA BİR KÖPRÜ BULUNDU.Bu köprünün henüz NE yaptığı bilinmiyor.Muhtemelen BİLGİ taşıyor.Çünkü nöron demek bize ait bilgiler demek.Ya bizimkalbe kayıt ettiğimiz,yada doğuştan gelen..

Kalbimizin beynimizden 100 kere daha güçlü elektrik Alan ve 5000 kere daha güçlü manyetik Alan ürettiği saptandı.

O kadar güçlü manyetik bir Alan ki 22.000 mil uzaktaki uydudan bile ölçülebiliyor.

Dünyanın manyetik alanındaki dalgalanmalardan biz insanların etkilendiği biliniyordu, ancak bizim kalbimizin yaydığı manyetik alanın dünya manyetik alanını etkilediği pek bilinmiyordu.

Yeryüzünün manyetik alanları ve bu alandaki dalgalanmalar uydulardan düzenli olarak ölçülüyor.

Örneğin ikiz kulelerin yıkıldığı 11 Eylül günü dünyanın manyetik alanlarında bilim adamlarının anlayamadığı anormal bir sapma olmuş.

Sonradan araştırdıklarında o gün televizyonlardan kulelerin yıkılma görüntüsünü dünyanın çeşitli yerlerinden izleyen insanların duyduğu üzüntüden kaynaklandığı anlaşılmış.

Kalbe dayalı yaşamı geliştirmek için bir Kalp Matematiği Enstitüsü bile kurulmuş.

Belki internetten girip bakmak isterseniz diye İngilizcesini de yazayım: IHM, açık hali ileInstitute of Heart Math.

Başında Howard Martin adında bir bilim adamı var. Sürekli kalp zekası ve kalpten evrene yayılan dalgalarla ilgili çeşitli bilimsel araştırmalar yapıyorlar.

Aslında tavsiyem, belkiye bırakmayın, mutlaka bu web sitesini ziyaret edin.

Bu enstitünün misyonu kalbe dayalı yaşamı geliştirmek, insanların stres düzeylerini azaltıp kalp ve beyin ilişkisinin COHERENCE dedikleri durumda kalabilmelerini sağlamak.

Bir de Global Coherence adını verdikleri bir yeryüzü manyetik alanı ile insan kalbi ve beyin manyetik dalgaları arasındaki ilişkiyi gözlemleyen bir proje ya DA sistem kurmuşlar.Coherence (uyum, ahenk , eş fazlı) durumunda kalp ve beyin dalgaları arasındaki ilişki uyumlu oluyor ve ölçülebiliyor.

0.10 hertz olduğunda coherence yani uyum gerçekleşiyor.

Ve bu dalga boyuna gelebilmek ise ancak bir başkası için şefkat, (çare, takdir, affetme ve şükran duyguları hissettiğinizde oluyor.

Bu durumda olmak ise sizin bağışıklık sisteminizin güçlenmesine, hastalıklarınız varsa iyileşmesine yardımcı oluyor, stres hormanları düzeyi düşüyor.

Aynı zamanda yeryüzü manyetik alanı ile de uyum içerisinde oluyorsunuz.

Hatta coherence durumunda olup olmadığınızı ölçmek için bir alet bile geliştirmişler.

Aletin adı DA EM Wave. Artık bazı bilim adamları bu aleti takıp dolaşıyor.

Eğer uyum durumunda değilseniz alet de kırmızı ışık yanıyor.

Kalp ve beyin arsındaki iletişim uyumlu ise yani takdir, şükran ve sevgi duyguları içerisindeyseniz alet yeşil yanıyor.

Tabii kırmızı görünce hemen toparlanıp, bir dakika ben NE düşünüyorum, hissediyorum DA kırmızı yanıyor diye kendinizi yoklamanız gerekiyor.

Ve hemen zorla DA olsa kendinizi daha olumlu duygular hissetmeye yönlendiriyorsunuz.

Sizdeki yeşil ışıktan hem sağlığınız, hem de dünya manyetik alanı olumlu etkileniyor.

Bir süre sonra kendinizi iyice eğitip muhtemelen artık çoğunlukla yeşil ışıkta kalmayı başarıyorsunuz.

Bir de elinizi bizzat kalbiniz üzerine koymak DA, elin yarattığı baskı yüzünden zihnin dikkatini oraya çekip kalbe inmeyi, kalple bağlantı kurmayı kolaylaştırıyormuş.

Bu sitede stresi azaltmak, kalp boyutunda yaşamayı öğretmek için başka teknikler de var.

Kısacası artık analitik zihinlerimizden uzaklaşıp daha çok kalp boyutunda yaşamayı mutlaka öğrenmemiz gerekiyor.

Bilim de bunu söylüyor.” – Alıntı –

Kaynak: Arzu Seçkin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BEYİN DALGALARINIZI DEĞİŞTİREREK DUYGULARINIZI KONTROL EDEBİLİRSİNİZ!

10533276_693465180762989_2196818340424896433_o1[1]

 

Güne frenkansımızı yükselterek başlamak bugünümüz, yarınımız, geleceğimiz ve hatta “geçmişimiz” için son derece önemli.

Peki nedir bu frekans ? Neden yükseltmemiz gerekir ? Yükseltirsek ne olur? Yükseltmezsek ne olur?

Öncelikle frekans fiziksel bir terim bunu belirteyim.

“Denge noktası etrafındaki salınıma” frekans diyor fizik.

Evrende her ne varsa bir FREKANS halinde ve titreşiyor.

Titreşimler ise bizim yaradılışımızla görebildiğimiz bir düzeyde değil. Ama hissedebileceğimiz bir düzeyde.

Şimdi beynimizin titreşimlerine bir göz atalım :

DELTA :
Uyku anında ortaya çıkıyor saniyede 4 dalgalanma meydana getiriyor. En yavaş titreşen dalgalar olarak biliniyor. 4 herz (uyuyan beyin)

TETA:
Bunlarda uyku evresine girerken 4-7 dalgalanma şeklinde delta dalgasından biraz daha hızlı salınım yapıyor. 5-6 herz (uyurgezer beyin)

ALFA:
Bu dalga saniyede ortalama 10 kez salınım yapan bir dalgadır, insanın rahat olduğu durumlarda ortaya çıkıyor. 10 herz ( Düzgün beyin dalgası)

BETA:
Bu dalgalar ise STRES (gerilim) durumunda kafamızın dağınık olduğu durumlarda ortaya çıkıyor. Saniyede 13-40 dalga arası (13-40 herz diyelim) (düzensiz)

GAMA:
Bu dalgalar saniyede 40 kez titreşen dalgalardır. Üzerinde çalışmalar süren bu dalgaların; bilinç,özü düşünme gibi durumlarda oluştuğu düşünülüyor.(40 herz)

Görüldüğü gibi titreşimimizin bizi en rahatlattığı, huzur verdiği frekans aralığı, saniyede 10 Herz salınım yapan Alfa dalgası.

Alfa beyin dalgasına ulaşabilmemiz için bir çok teknik var.

Benim önemsediğim, kullandığım ve danışanlarıma önerdiğim, tekniklerden bahsetmek istiyorum bu yazıda sizlere.

1. Uykudan uyandığınızda ve uykuya dalmadan hemen önce :
Bu alfa frekansının doğal sürecidir. Uykuya dalmadan hemen önce ve uyandığımız andaki frekansımız alfa frekansıdır. Özellikle gerçekleşmesini istediğimiz herhangi bir hayalimiz var bu anlarda hayalimizi üç boyutlu düşünerek, yoğun duygu (neşe, sevinç, heyecan, mutluluk) hissederek evrene gönderirseniz, hayallerinizi gerçeğe getirmek kolaylaşacaktır.

2. Diyafram Nefesi :
Burundan alınıp, yine burundan verilen nefes şeklidir. Uzanarak yapabiliriz bu nefes alıştırmasını. Sağ elimizi karnımızın üzerine koyalım. Burnumuzdan kocaman derin bir nefes alıp karnımızı kocaman şişirelim. Karnımızı şişirirken 8 veya 10’a kadar sayalım. Karnımızın üzerindeki sağ elimizin, şişen karnımızla birlikte yukarıya doğru kalktığını hissedelim. Sonra tekrar yine burnumuzdan vermek suretiyle 8-10’a kadar sayarak karnımızı yavaş yavaş indirelim. Tabi ki bu alıştırmayı yaparken sadece nefesimize odaklanıp, başka hiçbir şey düşünmeyelim. Yaklaşık 15 dakika bu nefes çalışmasını yaparsanız, rahatlıkla alfa seviyesine inmiş olursunuz.

3. Renk ayrıştırma metodu :
Bir yere uzanın, derin derin nefesler alarak kendinizi rahatladın. Hayalinizde gökkuşağının renklerini düşünün. Şimdi kırmızıyla başlayın. Bu uygulamada hayal gücünüzü ve beş duyunuzu mümkün mertebe fazlaca kullanmanız gerekecek. Kırmızı bir meyve düşünün. Mesela bir sepet dolusu kıpkırmızı kirazlar görün. Hayalinizde bu kirazları elinize alın, dokunun, dokusunu hissedin. Kokularını duymaya çalışın bu kıpkırmızı kirazların. Sonra ağzınızda bir tane olgun kıpkırmızı kiraz atın ve ağzınızda dağılan o muhteşem lezzeti hissedin. Sonra tekrar kırmızı bir obje düşünün mesela bir elma bahçesinde olduğunuzu hayal edin. Dalda kıpkırmızı elmalar var ve siz elmaları topluyorsunuz. Sepette bir sürü kırmızı elma birikti. Sonra elmalardan birini alarak kocaman ısırıyorsunuz elmadan. Elmanın tüm lezzetini ağzınızda hissediyorsunuz.

Şimdi turuncuya geçelim. Kendinizi bir deniz kenarında hissedin… Güneş batmak üzere ve güneşin turuncu aydınlığı tüm denizi sarmış. Her taraf turuncu bir renge boyanmış ve siz o turuncu rengin hakim olduğu anlarda denize girdiğinizi hayal edin. Turuncu renklere tekrar tekrar bakın, denizin sularının tamamen turuncuya boyandığını görün….

Şimdi bir portakal hayal edin elinize portakalı alın, dokusunu hissedin, sonra koklayın, mis gibi kokusunu içinize çekin portakalın. Sonra soymaya başlayın portakalın kabuklarını, soyarken sularının aktığını düşünün ve parçalara ayırın portakalı. Şimdi bir dilim sulu ve kokulu portakalı ağzınıza attığınızı hayal edin,
lezzetle yiyin.

Bu alıştırma gökkuşağının tüm renkleri ile devam edecek. Sıradaki renkler sarı, yeşil, turkuaz, mavi ve mor.

Bu alıştırmalar, titreşiminizi saniyede 10 hz salınıma çekecek ve rahatlayıp, huzur bulacaksınız.

Kolay gelsin smile ifade simgesi Sevgilerimle,

A.Nilgün Aktaş

Sarılmak, acıları dönüştürmenin tek yoludur…

a

Sarılmak, acıları dönüştürmenin tek yoludur…

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendimi Seviyor Ve Onaylıyorum.

12968713_480660348794421_1600412650_n[1]

Kendimi seviyor ve onaylıyorum.

Mutluluğu kendim yaratıyorum.

Hayatta ”kazanan” olmayı seçiyorum.

Barış ve sevgi doluyum.

Huzurluyum.

Şükür…

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

4 Yapraklı Yoncayı Bulduysan PAYLAŞ, Şans Getirsin…

16618_1688998041357507_3228936911645451095_n[1]

KENDİNİZİ KÖTÜ HİSSETİĞİNİZDE RAHATLAMAK İÇİN KULLANACAĞINIZ 5 TAKTİK

Kendinizi-Kötü-Hissettiğinizde[1]

 

Sabah işe geç kaldınız, gününüz berbat geçti, sıkıntıdan ve stresten patlamak üzeresiniz ve yatağınıza yattığınızda uyuyamıyorsunuz..!

Bu kabusa son verip keyfinizi yerine getirecek 5 taktikle yüzünüz gülecek…

Bir gününüzün diğerine uyması gerektiğini kim söylemiş? Salı günü yüzünüzde çiçekler açarken, çarşamba günü aynaya bile bakmak istemeyebilirsiniz. Unutayın ki, bu gibi durumları lehinize çevirmek elinizde. Gününüzün rezil olmasına izin vermeyin ve tavsiyelerimizi okuyun.

1) SIKINTIDAN PATLAMAK ÜZEREYKEN:

Öyle günler olur ki keşke hiç yaşamasaydım diye düşünürüz. Böyle bir durumda size önereceğimiz tekniğin çok işe yaradığını göreceksiniz. Kalp, vücudunuzun ritmini koruyan bir organdır. O sakin olduğunda vücudunuz ve aklınız sakinleşir. Önereceğimiz bu aktivite sadece bir dakikanızı alacak:

– Elinizi göğsünüzün sol tarafına koyun ve üç kez yavaş yavaş nefes alın.

– Yorgunluğu ve kızgınlığı üzerinizden atmak için sevdiğiniz birini düşünün.

– Düşüncelerinizi dağıtabilmek için 10 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Bu, kalp atış hızınızı yavaşlatacak ve sorunlannızı daha açık bir zihinle düşünebileceksiniz.

2) BİRİ SİZİ ÜZDÜĞÜNDE:

Kendinizi iyi ifade edemediğinizde kötü bir ruh hali içine girersiniz. Biri sizi üzdüğünde bunu ondan saklamayın. Ne hissettiğinizi dile getirin. Buna sandviç tekniği deniyor; önce pozitif bir şey söyleyin, ardından üzüldüğünüzü belirtin ve konuşmanızı pozitif herhangi bir şeyle sonlandırın.

Sizi üzen patronunuz olduğunda bunu uygulayamayabilirsiniz. Böyle bir durumda sinirinizi bozan şeyi bir arkadaşınıza ya da yakınınıza anlatın. Kendinizi ne kadar iyi hissedeceğinize şaşıracaksınız.

3) GÜN BOYUNCA KÖTÜ BİR RUH HALİ İÇİNDE OLDUĞUNUZDA:

Bir şey ya da biri sinirinize dokunduğunda bütün gününüz rezil olabilir. Sonrasında ise istemeden de olsa çevrenizdeki başka insanlara kötü davranmaya ve onları kırmaya başlayabilirsiniz. İşte böyle durumlarda aşağıdakileri yapmayı deneyin:

– Durumu puanlayın. Ne kadar sinirlendiğinize 1 ile 10 arasında bir puan verin.

– Daha farklı davranabilmeniz mümkün olur muydu diye düşünün.

– Durumu nasıl daha iyi bir hale getirebileceğinizi düşünün. Arkasından da yaşananların bir daha tekrarlanmaması için olayları kafanızda tartın.

– Başka insanların duygularını kontrol edemeyeceğinizi kabullenin.

– Unutmayın ki, problemlere bakışınız sonrasında olacakları ve bütün hayatınızı derinden etkiler.

4) STRESTEN ÇOK BUNALDIĞINIZDA:

Konuşmayın, parmak uçlarınızı kullanın! Parmak uçlarınızla küçük darbeler gerçekleştirmeniz vücudunuzdaki enerji akışını dengeler. Uzmanlar bu tekniğe duygusal akupunktur adını veriyorlar. Gözlerinizin üzerine orta parmağınızın ucuyla hafifçe 5 kez vurun. Sonrasında köprücük kemiği ile kaburganızın birleştiği yerlere aynı vuruşları tekrarlayın. İşlemi göğüs kafesiniz ile tamamlayın. Bu enerji noktalarına parmak uçlarınızla masaj yapmak sizi rahatlatacaktır.

5) KAFANIZDAKİ DÜŞÜNCELER YÜZÜNDEN UYUYAMADIĞINIZDA:

Yatakta dönüp durmak yerine sırt üstü pozisyona gelin, çenenizi gövdenizle aynı hizaya getirip tavana bakın. Bacaklarınızı iyice gerin ve kollarınızı düzgünce vücudunuzun yanına koyun.

Parmak uçlarınızdan başlayarak vücudunuzun her noktasını hissetmeye çalışın. Vücudunuzdaki tüm kasları rahatlatırken düzenli bir şekilde nefes almaya çalışın. Gözlerinizi kapatın, bu arada dişlerinizi sıkmamaya dikkat edin. 10 defa derin nefes alıp verin.

Bu şekilde önce vücudunuza sonra nefesinize odaklanarak zihninizi boşaltmanız mümkündür. Yarım saatte uykuya dalacağınızdan emin olabilirsiniz.

*alıntıdır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yorgunluk ve Baş Ağrısına 30 Demirli Gıda

ıspanak-1[1]

 

Size kansızlık tanısı konulmuşsa, demir eksikliğinin genel belirtilerini ve bu mineral eksikliğinin günlük hayatınızı nasıl etkileyebileceğini biliyorsunuz: yorgunluk, zayıflık, baş ağrısı, asabiyet, saç dökülmesi…

Demirin kanın organlara oksijen taşımasını ve böylece organların düzgün çalışmasını sağlayan mineral olduğunu unutmak kolaydır. Ancak vücudunuzda yeterince demir olmadığında, öncelikle önemsemeyeceğiniz türden bir yorgunluk yaşarsanız, ardında yavaş yavaş kendinizi bitkin ve halsiz hissetmeye başlarsınız.

Kalbiniz yeterli oksijen almadığında, daha çok çalışmaya zorlanır ve bu sebeple yorgunluk hissi daha belirgin hale gelir. Beslemenize demir açısından zengin gıdalar ilave ederseniz, biz kadınlar için tipik bir sorun olan kansızlıktan kurtulabilirsiniz.

Bugünkü yazımızda sizlere konu hakkında daha çok bilgi vereceğiz. Sağlığınız için son derece faydalı!

Demir açısından zengin gıdaların nasıl bir araya getirileceğini bilmenin önemi

kuru-meyve-yemişİspanyol Beslenme Topluluğuna göre, demir açısından zengin birçok gıda bulunur, ancak önemli olan bunları dengeli ve çeşitli bir şekilde beslenmenize dahil etmeyi bilmektir; böylece vücudunuz ihtiyacı olan mineralleri almış olur. Kadınlarda, aynı zamanda adet dönemlerinde de demir kaybı olduğunu unutmayın.

Enteresan bir şekilde, vücudunuz demiri ince bağırsak yoluyla alır ve bu, aç karna her zaman daha kolaydır. Ancak, demirin düzgün şekilde alınmasını önleyen belli gıdalar da vardır, işte bu yüzden bu gıdaları bir arada tüketirken çok dikkatli olmalısınız:

Aşağıdaki besinler demir açısından zengin gıda alımınızdan ayrı tutulmalıdır:
•Çay
•Kepek
•Yulaf
•Soya sütü
•İnek sütü

Bu besinleri beslenmenizden tamamıyla çıkarmak zorunda değilsiniz. Yalnızca vücudunuza diğer gıdalardan demir alması için zaman vermelisiniz. Mesela, kahvaltıda çay içebilir ve bir kase yulaf ezmesi yiyebilir, öğle yemeğinde ise kendinize ceviz ve kuşkonmazlı leziz bir ıspanak salatası hazırlayabilirsiniz.

Kalsiyum, polifenol ve fitik aside dikkat edin

Fitik asit içeren gıdalar demir alımını önler. Bu gıdalara örnek olarak demirin %75’inin alınmasını önleyen buğday unu verilebilir. Çayda bulunan polifenol de demir alımını en çok engelleyen maddelerden biridir.

Kalsiyumun vücudunuzda çalışma şekli de son derece karmaşıktır. Kemik sağlığı için bu minerale en çok kadınlar ihtiyaç duyarken, kalsiyum tüketimi ince bağırsağınızı çevreleyen hücreler tarafından demir alımını engeller. Buradaki gerçek püf nokta bu gıdaları nasıl bir arada tüketebileceğinizi öğrenmektir.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi lif ve kalsiyum yönünden zengin bir kahvaltı hazırlayabilir ve daha sonra öğle ya da akşam yemeğine C vitamini ve demir alımınızı arttırabilirsiniz. Bazılarınızın bildiği gibi, narenciyeler vücudunuzun bu minerali daha hızlı bir şekilde absorbe etmesini sağlarlar.

Haydi beslenmenize ilave etmeniz gereken en fazla demir içeren gıdaların neler olduğuna bir bakalım.

Demir yönünden zengin olan ve kansızlıkla savaşan gıdalar

ıspanak-salatasıMuhtemelen demir yönünden zengin olan gıdalardan konuşurken aklımıza ilk mercimek gelir. Bu küçük baklagil kansızlıkla çok iyi şekilde savaşırken, farklı tariflerde kullanmayı öğrenerek faydalarını daha da arttırabilirsiniz.

Demir alımınızı daha da arttırmanıza yardımcı olan belli baharat, meyve ve sebzeler de vardır ve ince bağırsağınız tarafından bu mineral alımını hızlandırmanız için C vitaminini de buna ekleyeceğiz.

Bu sayede bazı yemekler “sıkıcı” olmaktan çıkacak: örneğin, brokoli veya ıspanağı karides ve kuru üzüm, ananas ve çam fıstığı ile deneyin. Ya da hindi göğsünü hardallı sandviç ile beraber… Hem sağlıklı hem lezzetli yemekler yemenin yüzlerce farklı yolu bulunur.

Demir açısından zengin bu uzun gıda listesine dikkat edin:
•İstiridye
•Brokoli
•Karides
•Biber
•Kekik
•Defne yaprağı
•Maydanoz
•Ispanak
•Nohut
•Hindiba
•Roka
•Hardal
•Kimyon
•Dereotu
•Kırmızı et
•Fesleğen
•Tarçın
•Kurutulmuş yabani mercanköşk
•Pulbiber
•Köri
•Rozmarin
•Karabiber
•Konserve sardalya
•Mercimek
•Paprika
•Mısır
•Fırında hindi
•Sosis
•Beyaz biber
•Deniz tarağı
•Yumurta akı
•İncir
•Erik
•Bitter çikolata
•Portakal

portakal-suyuHer öğünden sonra, tatlı olarak zengin bir meyve salatası yemenizi ve bu sayede portakal, kivi, papaya ya da mangolarla ihtiyacınız olan C vitaminini almanızı öneririz. Ayrıca bu öğünleri bir araya getirebilir veya smoothie haline de dönüştürebilirsiniz.

ÖNEMİNİ BİLMEDİKLERİMİZ : D VİTAMİNİ

11393146_10207165989976907_659712134931750988_n[1]
İnsanlık modernleştikçe ve teknoloji geliştikçe çağımızda, kronik hastalıklarda artışlar olmaktadır. Beslenmemizin ve bazı alışkanlıklarımızın değişimi ile bunu biraz da bizler farkında olmadan yapmaktayız.

D vitamini, omega-3 ve bağırsak sızdırmazlığını sağlıyan probiyotiklerin yeterince alınamaması vücudumuzu dirençsiz bırakmakta,hastalıklarının gelişimini engelleyememektedir. D vitaminin önemi yeterince öne çıkarılamadığı için önce bu konuyu ele almak istiyorum.Kim bilebilirdi ki, her gün sabunla ya da şampuanla duş alıp yıkanmanın bizi d vitamininden yoksun kılacağını.

D vitamininin önemini kavrayıp kitlelerin bu yönde bilinçlendirilmesine katkı sağlamak bizlere düşen insanlık borcudur.Ulusal Ekonomiye katkıdır. Bu da en çok, bir zamanlar bağırlarımıza bastığımız doktorlarımızın üzerine düşmektedir.

GÜNEŞTEN NEDEN D VİTAMİNİ ALAMIYORUZ

1-D vit. Sentezini yapabilen uvb ışınlarıdır. Bu da güneşin dik düştüğü,öğle saatlerinde etkilidir.Gölgemizin boyu kendi boyumuzdan kısa yada eşit olduğu sürece güneşten d vit. sentezini başlatabiliriz.

2-Güneşlendikten sonra 48 saat içerisinde (ılık olabilir) sıcak su ile ve sabunla , duş jeli ile yıkanmamamız gerekir.Yoksa başlamış olan d vit.sentezi sabunla çözünerek deri yağlarıyla akıp gider.

3-Öğlen 20-60 dk. kol ya da bacağımızın bile güneşlenmesi yeterlidir.Bütün gün güneşlenirsek öğleden önce ve öğleden sonra aktif olan uva ışınları daha uzun boylu olduğu için ,uvb ışınlarının oluşturmuş olduğu sentezin kırılmasına ,bozulmasına yol açmaktadır.

4-Bronzlaşmış deriler d vitamini oluşturamıyor ya da çok az oluşturuyor. Ayrıca beyaz tenlilere göre esmerler daha uzun güneşlenmeli.

5-Güneş kremi- sütü sürülen ciltlerde d vitamini oluşturamıyor.

6-Cam arkasında bronzlaşabilinir ama d vit. sentezi başlayamaz. Çünkü uvb ışını cama değince dağılır.

7- Kapalı havalarda yanabiliriz ama uvb ışını daha kısa dalga boyu olduğu için kırınıma uğrar, etkili olamaz.

Not : Bu kurala uyanların bile D vit. seviyeleri yeterince yükselmemiş olabilir.Uymayanların zaten aşırı düşüktür.Kan tahlili yaptırarak doktorunuzun önerdiği gibi D vitamini desteği almalısınız.

Ali Çerçel-Taş Devri Akıllı Beslenme

Ayakkabı numaranı 5 ile çarp…

10364186_680015795482766_8952407089441826164_n[1]

Ayakkabı numaranı 5 ile çarp

Çıkan sonuca 50 ekle

Çıkan sonucu 20 ile çarp

Çıkan sonuca 1015 ekle ve son olarak çıkan sonuçtan doğum tarihinizi çıkarın

SONUÇ: İlk 2 rakam ayakkabı numaranız, son 2 rakam ise yaşınız olacak.

DENEYİN DOĞRU ÇIKARSA PAYLAŞIN:)

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

ÇEKİM YASASINDA 9 ALTIN KURAL

Çekim-Yasasında-9-Altın-Kural[2]

 

Evrenin çekim yasalarına göre işleyen bu 9 altın kural, size Başarılı ve mutlu bir hayatın kapılarını rahatça aralayabilir. Tabii ısrarlı ve arzuluysanız…

Kendinize güveniyor musunuz? İnancınız tam mı?Arzularınızın yakıcılığından emin misiniz? Cesaretiniz var mı, ısrar mı ediyorsunuz? Yaşadınız ! Hayat sizi çok sevindirecek…Hedefiniz ne kadar büyükse o kadar istekli çalışırsınız! Ne kadar çok çalışacağınızı ne kadar sağlıklı ve güçlü olduğunuz belirlemez; ne kadar istekli olduğunuz belirler! İsteği artıran ise hedefin büyüklüğüdür” diyor Araştırmacı Adem Altay. Altay’a göre yaşamı tam 12 vurmanın 9 altın kuralı var. Evrenin çekim yasalarına göre işleyen bu 9 altın kural, size You are not allowed to view links. Register or Loginlı ve mutlu bir hayatın kapılarını rahatça aralayabilir. Tabii ısrarlı ve arzuluysanız…

KENDİNİZE GÜVENİN

Kendine You are not allowed to view links. Register or Login, aklın kesinYou are not allowed to view links. Register or Loginve güvenle büyük ve gurur verici işlerde kullanımıdır! Kendinize güvenmedikçe ve gücünüze inanmadıkça asla You are not allowed to view links. Register or Loginlı ve mutlu olamazsınız! Sürekli olumlu şeyler düşünmek, kendinize You are not allowed to view links. Register or Login duygunuzu geliştirir ve ne kadar zor olursa olsun bütün güçlükleri yenmenizi, onları aşamanızı sağlar!Kendine You are not allowed to view links. Register or Login duygusu kazanıp inancınızı kuvvetlendirirseniz, korkularınızın yok olduğunu, güvensizlik duygusunun ortadan kalktığını görürsünüz! Beyninizi inançla, kendinizi You are not allowed to view links. Register or Login duygusuyla doldurun!

BÜYÜK HEDEF BELİRLEYİN

Hedefiniz ne kadar büyükse o kadar istekli çalışırsınız! İsteği artıran ise hedefin büyüklüğüdür! Bugün yaptığınız her küçük tercihiniz, en büyük hedefinizle ilişkili olmalıdır! Hedefinizi büyütmeli ve tüm hedeflerinizi en büyük hedefinizi altında uygun yerlere yerleştirmelisiniz! Herkes en üstte olmayacak! Ama kim daha büyük istiyorsa o daha yüksekte olacaktır! Ne kadar yüksek isterseniz, yükseğe o kadar yakın olacaksınız! Küçük hedefler için harcayacağınız çaba büyük hedefler için harcayacağınız çabadan az değildir!

KESİN İNANCA SAHİP OLUN

İnanmadığınız bir şeyi asla ve asla başaramazsınız! İnançlıysanız hiç bir şey olanaksız değildir! Başarabileceğinize ne kadar inanıyorsanız başarma ihtimaliniz o kadar fazladır! İnancınız ne kadar güçlüyse ruhunuza o kadar güç verilecek, o kadar az emekle aynı işi yapabilecek, çevresel faktörler yardımınıza koşacaktır.

YAKICI ARZU GELİŞTİRİN

Hiç kimse bir şeyi elde edebileceğine inanmadığı sürece onu elde etmeye hazır değildir! Ne kadar hazır olduğunuzu ne kadar arzuladığınız belirler! Başarı büyükse ona yol açan arzu da büyüktür! Ne kadar You are not allowed to view links. Register or Loginlıysanız o kadar arzulusunuz! Kainattaki tüm güç ilişkileri arzu kanununa dayanır! Arzularınız ruhunuzdan doğar! Ne kadar güçlü arzuya sahip olursanız o kadar güçlü olursunuz!

PLAN YAPIN

Tam olarak neyi, tam olarak nasıl, tam olarak nerede, tam olarak ne zaman ve tam olarak ne kadar yapmak istiyorsunuz. Hedeflerinizi yazın. Zihne çelik harflerle kazımanın en kolay yolu kağıda yazmaktır. Bir defa yazmak on defa okumak veya düşünmek gibidir. Eğer hedefinizi yazarsanız on kat daha etkin düşünecek, bilgiyi kendinize mal edecek, kendinizi hedefe daha daha kolay şartlandıracaksınız.

CESARETLE EYLEME GEÇİN

Bir insan kendisine güveniyorsa, tüm tutumu bunu size söyleyecektir. Kendinize güvenmiyorsanız bunu asla gizleyemezsiniz. Cesaretsizlik yeteneklerin en büyük düşmanıdır. Eğer eylemlerinizin seyrinden emin değilseniz girişimde bulunmayın. Şüpheleriniz ve tereddüdünüz uygulamalarınızı bozacaktır. Çekingenlik tehlikelidir. Sizi insanların dünyasına sadece cesaretiniz taşır.

KARARLI VE ISRARCI OLUN

Vazgeçmenin kaçınılmaz bedeli You are not allowed to view links. Register or Loginsızlıktır; You are not allowed to view links. Register or Loginsızlığın tek nedeni vazgeçmektir. Israr sayesinde on saat konuşmanın etkisini bir saat konuşmuş gibi arttırabilirsiniz. Israrın bir yönü uyanık bilincinize bağlıdır; düşünmeye ve davranmaya devam ederek ısrar etmiş olursunuz. Öncelikli ısrar, You are not allowed to view links. Register or Login ısrardır; ısrar içinizden ayrılmadığı sürece tutum ve davranışlarınız yönetmeye devam eder. Israr sabra You are not allowed to view links. Register or Login zamana ihtiyaç duyar. Ne kadar kararlı olursanız, You are not allowed to view links. Register or Loginyı o kadar kolay yakalar, hedefinizi de ıskalamamış olursunuz.

EN İYİYİ BEKLEYİN

En iyisini ümit ederseniz, mutlaka en iyiye ulaşmayı You are not allowed to view links. Register or Loginrsınız. Bir şeyin en iyisini beklerseniz zihninizde büyük bir güç oluşur ve çekim kanununa göre en iyiyi size doğru çekmeye başlar. Böylece içinizdeki yaratıcı güç açığa çıkar ve bu gücü ulaşmak istediğiniz hedefe yoğunlaştırırsınız. Kendinizi tamamen elde etmek istediğiniz şeye verebilirsiniz. En iyi şeyin olmasını beklemenin anlamı beklediğiniz şeyin elde edilmesine bütün kalbiniz ve içtenliğinizle kendinize adamanızdır.

HEDEFE ULAŞIN

Saati son çark çalıştırır. Bitirmemek yapmamaktan farksızdır. You are not allowed to view links. Register or Loginnın olmazsa olmaz kuralı “yapmak” tır. Yapmayı anlamlı kılan bir kural vardır: Bitirmek. Bitmeyen iş yapılmamış iş gibidir. Ne kadar iyi yapılırsa yapılsın, tamamlanmayan iş, can damarı kesilmiş You are not allowed to view links. Register or Login gibidir. En son çarkı takılmamış olan saat yok olan bir saatten farksızdır. Tam olarak bitmemiş iş, hiç bitmeyecekse, hiç yapılmayandan daha kötüdür. Çünkü zamanınızı emeğinizi, sağlığınızı alıp götürür.

* Alıntıdır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Buzdolabında bozulmaya yüz tutmuş domatesleriniz mi var? Sakın atmayın!

domates-1000x600[1]

 

Bozulmak üzere olan domatesleri kullanarak yeni domatesler elde edebilirsiniz. Hem de haftalar içinde. Videoyu çeken kişi, sadece bir saksı, biraz toprak ve bozulmak üzere olan bir domatesle nasıl yeni domatesler elde edebileceğimizi gösteriyor. Tabii ki doğanın yardımı da yadsınamaz.

İlk olarak domatesleri dilimleyin. Dilimleri, saksının içerisine yüzeysel şekilde koyun. Üzerlerine biraz toprak atın. Her gün sulayın ve 1-2 hafta bekleyin. Şaşırtıcı şekilde yeni domateslerin filizlendiğini göreceksiniz. En büyüklerini söküp başka bir saksıya taşıyabilirsiniz. İşte yeni domates elde etmek bu kadar kolay!

Hemen bilmeyenlerle paylaşıyorum.
Siz de paylaşın ki daha az domates israf olsun ve daha çok bitki yetişsin.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İsminizin İlk İki Hanesiyle Soyadınızın İlk İki Hanesini Birleştirin Bakalım Ne Çıkacak…

12963877_975428219192713_3679503209608970488_n[1]

Hindistan Cevizi Suyunun Faydaları…

12920426_817970701681067_8982541240053992164_n[1]

Yağsızdır.

Düşük kalorilidir

Nemlendiricilidir

Kalsiyum- Potasyum- Manganez ve Magnezyum içerir.

Alkalidir

Metabolizmayı hızlandırır ve kilo vermeye yardımcı olur.

C Vitamini içerir

Böbrek taşı riskini azaltır

Kompleks B vitaminlerini içerir

Anti bakteriyeldir

Sindirime yardımcı olacak enzimlerle doludur

Bağırsak kurtlarını öldürür

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ertesi Sabah Sevgili Gömleği Giyen Seksi Kız…

1934636_1064994183561843_7897307472890687746_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücut Şeklini Koruyan En İyi 9 Esneme Hareketi

esneme-hareketleri[1]

 

Fiziksel aktivitenin; sizin fiziksel ve zihinsel sağlığınız için çok fazla sayıda faydası olduğu su götürmez bir gerçektir. Genellikle farklı kardiyo veya dayanıklılık egzersizleri yaparız fakat güzel bir spor seansı aynı zamanda en iyi esneme hareketlerini de içermelidir.

Düzenli aralıklarla, yeterli ve sağlıklı seviyede esneme hareketleri yapmanız, vücudunuzun şeklini korumasını sağlar ve aşağıda bahsediyor olacağımız önemli faydaları size kazandırır.

Eklem Sağlığınızı İyileştirir

Her gün esneme hareketleri yapmak kas kütlenizin kaybını azaltmayı kontrol eder ve tendonlarınızın gücünü ve esnekliğini arttırır. Ayrıca zamanla yaş sebebiyle ve durağanlıkla kaybedebileceğiniz eklem esnekliğini iyileştirir.

Kas Spazmlarını Azaltır

Kas spazmları herhangi bir yaşta başınıza geliyor olabilir. Bu problem kötü duruştan veya artrit, bel fıtığı veya protruzyon gibi hastalıklar yüzünden oluşuyor olabilir. Esneme bu spazmları engellemek için harika bir yöntemdir ve çok sağlıklıdır.

Eklem Acılarını Azaltır

Eğer ayakta çok fazla vakit geçiriyorsanız, bazı kaslar daha kuvvetli ve dayanıklı hale gelir. Fakat, başka kas grupları da zayıflar, gücünü ve dayanıklılığını kaybeder. Bu yüzden, esneme hareketlerini düzenli olarak yapmak çok önemlidir, özellikle de aynı pozisyonda saatler boyunca kalmak zorunda kalıyorsanız.

Atletik Performansınızı Arttırır

Esneme hareketleri yarışan sporcular için yaşamsal bir noktadır. Bazı sporlarda, daha fazla esnekliğe sahip olmak daha iyi bir performans göstermenizi sağlar. Genellikle, esneklik atletik performansınızı arttırır, çünkü esnemek eklem hareketliliğini destekler ve olası yaralanmaları önler.

Yaşlanmayı Geciktirir

Esnemek, yaşlı insanlarda kuvveti ve esnekliği arttırır. Seneler geçtikçe, güç ve esnekliğimizi kaybederiz, bu da yaşam kalitemizin düşmesine yol açar. Düzenli olarak esneme hareketleri yapmak eklemlerimizi sağlıklı tutarken, yaşla ilgili problemleri önlemeye de yardımcı olur.

En İyi Esneme Hareketleri Nelerdir?
•Ön esneme: Yere oturun, bacaklarınızı uzatın ve kaslarınızı rahat bırakın, öne doğru birazcık eğilin, bu esnada sırtınızı düz tutun ve oturma kemiklerinizi yerde tutmaya özen gösterin. Bu egzersiz ile sırtınızda ve bacaklarınızın arka kaslarında olan esnemeyi hissediyor olacaksınız.
•Dizardı kirişi (Hamstring) esnemesi: Bir matın üzerine oturun, bir bacağınızı uzatırken diğer bacağınızı bükün ve büktüğünüz bacağınızın ayak kısmını diğer bacağınıza değecek şekle sokun. Kalçanızı düzeltin, vücudunuzu öne doğru eğmeye çalışın ve esneyen bacağın ayak kısmına dokunmaya çalışın. Bir kaç saniye için bu pozisyonda kalın.
•Kalça esnemesi: Oturun, bir bacağınızı ayağınız kalçanıza değecek şekilde yere doğru bükün, diğerini de bunun üzerinden geçirerek ayağınızı diğer bacağın kalça ve baldır hizası arasına gelecek şekilde yanına koyun. Kalça kemiğiniz yerde kalmalı ve vücudunuz bükülmüş dize yakın bir şekilde dik durmalı. Bu esneme hareketinde üstteki bacakta esnemeyi hissetmelisiniz.
•Yan esneme: Bağdaş kurup oturun, bir kolunuzu vücudunuzun diğer taraf hizasına doğru kaldırın, bu esnada üst vücudunuzu kolunuzun yönünde çevirin. Diğer elinizi destek almak için belinize koyun. Başınız da bu omzunuz hizasında eğiliyor olmalıdır ve ayrıca omuzlarınızı da aşağıda tutmaya özen göstermelisiniz.
•Sırt esnemesi: Matı önünüzde açın, topuklarınıza oturun ve kollarınızı mat hizasında esnetip başınızı da kollarınız arasında tutun. Bu hareketi bir kaç saniye süreyle tutun, bu şekilde sırtınızdaki esnemeyi hissediyor olacaksınız.
•Dorsal uzama: Matın üzerine sırt üstü uzanın. Ellerinizi başınızın üstüne doğru koyun ve kendinizi kaldırın, sırtınız kemer şeklini alsın. Buna aynı zamanda köprü hareketi de diyoruz. Bunu yaparken başınızla yüzeyden destek alın.
•Boyun esnetme: Bağdaş kurup oturun, parmaklarınızı başınızın üzerine koyun, çenenizi ve göğsünüzü ayrı tutmaya gayret edin, başınızı ileri doğru uzatın, boynunuzun arkasını esnetin.
•Kuadriseps esnetme: Oturun, bir bacağınızı ileri doğru uzatarak, bu şekilde yer ile bir açı oluşturun. Diğer bacağınızı da geriye doğru koyun ve mat veya yastık üzerinde bükün. Arkadaki ayağınızı yakalamaya çalışın ve kalçanıza doğru nazikçe yaklaştırmaya gayret edin. Bu şekilde herhangi bir gerginlik hissetmeden esnemeyi hissedeceksiniz.
•Yan boyun esnemesi: Bağdaş kurmuş bir biçimde kalça kemiklerinizin üzerine oturun. Bir elinizi uzaktaki kulağınızın üzerine koyarak boynunuzu bu elin omzu yönünde uzatın. Bu pozisyonu boynunuzu yeterince esnettiğinizi hissedinceye kadar tutmaya devam edin ve daha sonra aynı hareketi diğer taraf için aynı şekilde uygulayın.

kaynak: sağlığa bir adım

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »