Şaman Hayvanınızı Bulmak İçin Çok Pratik Bir Çalışma…

IMG_0418

 

Şimdi anlatmaya başlıyorum, yazıyı okuduktan sonra hemen yapın emi…

Oturarak ya da yatarak çalışmaya başlıyoruz. Gözlerimizi kapatıp, burundan nefes alıp vermeye başlıyoruz.

Nefes alıyoruz, veriyoruz, nefes alıyoruz veriyoruz.

Ve gözlerimiz kapalı kendimizi yolda yürürken hayal ediyoruz . Yürürken yavaş yavaş şehrin gürültüsünden uzaklaşıyoruz, uzaklaşıyor, uzaklaşıyoruz ve hoş ağaçlı bir patikada yürümeye başlıyoruz. Bu patikada çeşit çeşit çiçekler var. Kelebekler uçuşuyor. Çiçek kokuları burnumuza doluyor. Ve patikada yürümeye devam ediyoruz, yol kıvrılıyor ve burada herkes kendini güvende hissedeceği bir manzara hayal ediyor.

Ben bir dere kenarına doğru yürüdüğümü ve suyun kenarında oturduğumu hayal ediyorum. Siz de kendinizi rahatlatan bir yer hayal edin.

Şimdi oraya sizin dertlerini anlatacağınız, her zaman seveceğiniz, güveneceğinizi bir hayvanı getirin. Ben beyaz bir at getiriyorum yanıma. Ayağa kalkıyorum onla konuşuyorum, okşuyorum besliyorum, üstüne biniyorum, onla vakit geçiriyorum. Seçtiğiniz hayvan sizin yol gösterici şaman hayvanınız.Bundan sonra her canınız sıkıldığında, üzüldüğünüzde, sevindiğinizde onu hayal edip, yanınıza çağırıp uzun uzun konuşabilirsiniz…

Son olarak da sevdiğiniz bir objenin yanında olduğunu düşünün, ben sevdiğim mavi bir tişörtün yanımda olduğunu ve onu üzerime giydiğimi düşünüyorum.

Ve dere kenarında üstümde mavi tişort beyaz atıma binerek vakit geçiriyorum.Ve bu bana inanılmaz iyi geliyor…

Sonra hazır olduğumda gözlerimi açıyorum ve yenilenmiş olarak çalışmamı bitiriyorum.

Ve her canım sıkkın olduğunda atımın dere kenarında beni beklediğini biliyorum ve çok rahatlıyorum.

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

MARS RETROSU SİZİN BURCUNUZU NASIL ETKİLEYECEK ?

dikkat

 

Elinde olanlarla,bulunduğun yerde,elinden gelenin en iyisini yap…

THEDORE ROSOVELT

 

KOÇ BURCU İÇİN MARS RETRO SÜRECİ

Gökyüzünün enerjik,cesur,kendini direkt ortaya koyan,güvenli ve girişimci burcu Koçlar bu dönem bu saydığımız özelliklerini ifade etmekte zorlanabilirler.Sizin burcunuzun yönetici gezegeni Marsın 30 Hazirana kadar retro dediğimiz geri harekette olması enerjinizin azalmasına,harekete geçme ve karar verme süreçlerinizde aksamalara yol açabilir.Özellikle yurt dışı bağlantılı gündeminizde,ithalat ihracat gibi yurt dışı bağlantılı işlerinizde gecikmeler,iptaller ve sorunlar yaşamanız olası.Mahkeme ve hukuksal konularda engel ve gecikmeler de olabilir. Öğrenim çağında olan özellikle üniversite düzeyinde eğitim gören Koçların bu dönem motivasyon eksikliği yüzünden  aksiliklerle karşılaşması söz konusu olabilir.Yurt dışına bir seyahat planlıyorsanız dikkatli olmalı,son dakika iptalleri olabileceğini göz önünde bulundurmalısınız.Evli olan Koçlara eşlerinin aileleri ile olan ilişkilerinde yanlış anlamalar,gereksiz alınganlıklar sonucu oluşabilecek problemlere karşı dikkatli olmalarını öneriyorum.Çabuk karar veren,olayların sonunu düşünmeden derhal harekete geçen siz Koçlar ,bu dönem olaylar karşısında harekete geçmekte zorlanacağınız gibi öfkenizi ve sinirlerinizi kontrol altında tutmanız zor görülüyor,daha çok içe içe dönüp kendinizle kalmanız,kendinizi daha rahat hissettirecek faaliyetlerle ilgilenmeniz size iyi gelecek.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

BOĞA BURCU İÇİN MARS RETRO SÜRECİ

Sakin,dingin,sabırlı ve kararlı,risk almaktan hoşlanmayan sevgili Boğa burçları Marsın geri harekette olacağı 30 Haziran tarihine kadar olan süreçte enerjinizin azalması,motivasyonunuzun düşmesi sonucu içsel gerginlik hissedebilirsiniz.Ortağınızın ya da evliyseniz eşinizin kazanımları ile ilgili konularda arzu ettiğiniz maddi olanağı alamayabilirsiniz. Kredi,borç alacak konularında son dakikada işler istediğiniz gibi sonuçlanmayabilir.Bir ameliyat ya da ufak operasyon geçirme olasılığınız gündeminizdeyse ve bunu da erteleme şansınız  varsa bunu retro bitimi olan 30 haziran sonrasına bırakmanızı önerebilirim. Enerjinizin düşmesi cinsel libidonuzun da azalmasına yol açabilir,bu konuda da cinsel isteksizlik yaşayabilirsiniz.Gelip geçici,günü birlik ilişkilerden uzak durmalı, enerjinizi gereksiz eylemlere harcamak yerine daha içe dönerek kendi kendinizi iç gözlem yolu ile tanıma yoluna gidebilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

İKİZLER BURCU İÇİN MARS RETRO SÜRECİ

Gökyüzünün zeki,hareketli,neşeli ,meraklı,sosyal ve dışa dönük burcu olan İkizler Burcu Mars retrosu süresince özellikle ilişkiler alanında bir takım sorunlarla karşılaşabilirler.Eşinize,varsa ortaklarınıza karşı daha sabırsız,hoşgörüsüz davranma olasılığınız bulunuyor bu dönemde.Karşınızdaki kişileri ve dolayısıyla ilişkinizi yıpratmamak adına bu süreç içerisinde daha sabırlı olmaya çalışmalısınız.Enerjinizi doğru kullanmalı,gereksiz ayrıntı ve merak duygunuzdan kaynaklanan kuruntularınızı bırakıp daha hoşgörülü olmalı,olayları akışına bırakmalısınız.Bu dönemde ikili ilişkiler adına yeni kararlar almak yerine var olan ilişkinizle ilgili sorunları gidermek amacıyla enerjinizi partnerinizi anlamaya ,desteklemeye yönlendirmelisiniz. Yarışma,müsabaka gibi rekabet gereken ortamlarda ihtiyacınız olan motivasyonu bulmakta zorlanabilirsiniz bu dönem zarfında.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

YENGEÇ BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Gökyüzünün  naif,vicdanlı,gelenekçi,korumacı ve anaç burcu olan sevgili Yengeç burçları Mars retrosu süresince sağlıklarına özen göstermeliler.Bu süreç size kendinizi daha hasta,güçsüz ve zayıf hissettirebilir.Transit Satürnün de sağlık alanınızda geri gidiyor olması sonucu diş ve kemik problemleri,bacak ağrıları da sizi zorlayabilir.Belki de günlük hayatın rutin işleri,koşuşturmaları içerisinde bedenen kendinizi yorgun hissedebilirsiniz.Bu süreç 30 Haziran tarihinde Marsın düz hareketine başlaması ile tamamlanıyor.İş yerinizde,iş arkadaşlarınızla bir takım agresyonlar yaşamanız olası ,bu durum da sizin işe karşı motivasyonunuzun azalmasına yol açabilir.Ya da iş yerinizde sürekli angarya işler yaptığınızı düşünerek içten içe öfke duyabilirsiniz.Evcil hayvan sahibi olan Yengeç burçları bu dostlarının bakım ve aşılarını aksatmamalı,onlarla ilgili sorumluluklarını yerine getirmeli,evinde yeni bir evcil hayvanın bakımını üstlenmek isteyen Yengeç burçları ise bu sevimli dostları retro bitiminde evlerine misafir etmeliler.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

ASLAN BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Kendini göstermekten hoşlanan,sıcak,sosyal ve eğlenceden hoşlanan Aslan Burçları Mars retrosunu çocukları ve yaratıcılıkları ile ilgili alanda deneyimleyecekler.Çocuklarınız varsa onlarla ilgili gündeminizde efor sarf etmeniz gerekecek bir dönemdesiniz.Çocuklarınız ile ilgili konularda agresif bir tutum içinde olamaktan sakınmalısınız.Aşk ve yaratıcılık alanında da etkisini gösterecek retro Mars etkisi ile yaratıcı enerjinizde düşme hissedebilirsiniz.Kalbi boş olan Aslan burçları bu dönemde yeni aşk ilişkisine başlamak konusunda dikkatli olmalılar zira retro dönemlerinde başlayan ilişkilerin kalıcı olması ya da istikrar içerisinde devam etmesi oldukça zordur. Bu dönemde içsel enerjinizi spora yönlendirebilirsiniz.Hali hazırda profesyonel olarak bir spor dalı ile ilgilenen aslan burçları bu dönem içerisinde spor kazalarına karşı dikkat etmeli enerjilerini daha kontrollü kullanmalılar.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

BAŞAK BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Gökyüzünün çalışkan,titiz,düzenli,zeki ve amaç duygusu güçlü burcu olan Başaklar retro Mars süresince ev,aile ve yuva konularında enerjilerini kullanmak konusunda sıkıntı yaşayabilirler.Ailenizle ilgili konularda kendinizi isteksiz ve yorgun hissedebilirsiniz.Şayet çok acil değilse evinizle ilgili konularda değişim,taşınma,tadilat gibi konuları retro bitimi olan 30 Haziran sonrasına bırakmalısınız.Aile bireyleriniz,özellikle anne-babanızla ilgili konularda gereksiz alınganlıklar,düşüncesizce davranışlar sonucu oluşabilecek tartışmaları engellemek için bu dönem daha sakin kalmalı,enerjinizi tartışma ,kavga gibi olumsuz duygular yerine kendi içinize yönlendirerek varsa onlarla olan sorunlarınızı çözmek konusunda harcayabilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

TERAZİ BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Uyum ve dengenin,iyimserliğin,uzlaşma ve diplomasinin temsilcisi olan Terazi Burçları Mars retrosu süresince iletişim konularında,okuma,yazma,çizme gibi entelektüel konularda,yurt içi seyahatlerinde,seminer,eğitim ve kurs gibi faaliyetlerde bir dizi sabır testinden geçebilirler.Yukarıda saydığım konularda bir takım engeller ya da yavaş ilerlemeler yaşayabilirsiniz.Kısa yolculuklarınızda kaza ve aksilik yaşamamak için dikkatli olmalı,varsa arabanızla ilgili gerekli bakım ve kontrolleri yaptırmalısınız.Kardeşleriniz varsa bu dönemde onların sizlerden beklediği talepleri gerçekleştirme konusunda yeterince istekli olamayabilirsiniz. Retro süreci sizin iletişim kurarken motivasyon göstermekte isteksiz olacağınız bir dönemi de ifade ediyor.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

AKREP BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Gökyüzünün gizemli,sezgisel,sabırlı ve tutkulu burçları olan Akrepler yönetici gezegenleri Marsın retro süresi boyunca maddi kaynakların edinimi ve muhafaza edilmesi konularında enerji ve motivasyon düşüklüğü yaşayabilirler.Ödemeler,borçlar,alacaklar gibi konularda harekete geçmekte zorlanabilirsiniz.Yeni yatırım kararları almanız bu dönemde sizi gereksiz masrafa ve ödemekte zorlanabileceğiniz borçlara neden olabilir.En sağlıklısı bu dönem boyunca elinizde olan kaynakları verimli ve tasarruflu kullanmak olabilir.Gereksiz harcamalarınız sizi ödemekte zorlanacağınız kredi kartları ekstreleri ile baş başa bırakabilir.Bu dönem kazanımlarınızla ilgili problemler yaşamanız sizin motivasyonunuzu düşürebilir.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

YAY BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Enerjinin,motivasyonun ve cesaretin astrolojik sembolü olan Mars gezegeni sizin burcunuzda geri harekete geçiyor.30 haziran tarihine kadar olan süreçte yeni aksiyonlara geçmek yerine yapmanız gereken işlere yönelmeli,var olan projelerinizi tamamlamak adına efor sarf etmelisiniz.Yeni bir şeylere başlamak,bir şeyleri isteğiniz doğrultusunda değiştirmek için uygun etkiler altında değilsiniz.Enerjiniz bu dönem kısıtlanacağı için sadece yapmanız gereken şeylere odaklanmalı,yeni girişimlerinizi Temmuz ayından sonraki döneme ertelemenizi önerebilirim.Kazalara açık olacağınız bu döenmde olabildiğince dikkatli olmalısınız. Sizler burçlar aleminin en iyimser ve pozitif,küçük şeylerden mutlu olan,canlı ve neşeli burcusunuz bu dönemi de enerjinizi yapmanız zorunlu olan işlere gerektiği kadar harcayarak,doğanızda var olan felsefi ve spirituel yanınızın da desteği ile sağlıklı bir şekilde tamamlayabilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

OĞLAK BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Burçlar kuşağı içerisinde sorumluluk sahibi olmaları,kuralcı ve gelenekçi yapıları ile tanınan Oğlak burçları için retro mars süreci boyunca sadece fiziksel aktiviteleri ile değil ruhsal ve psikolojik alanlarda da motivasyonsuzluk yaşayabilirler.Aklınıza takılan konularda sürekli düşünüp kendi kendinizi psikolojik olarak yıpratabileceğiniz bir dönem içerisindesiniz.Endişeleriniz,gereksiz takıntılarınız,geçmişte yaptığınız olumsuz eylemlerin acısını çekmek yerine enerjinizi daha çok açık havada yapacağınız sportif aktivitelere,dua,meditasyon gibi ruhunuza iyi gelecek çalışmalara yönlendirebilirsiniz.Bu dönem arkanızdan dönen gizli düşmanlıklar açığa çıkabilir,sizden gizlenen bazı sırlar görünür hale gelebilir ve bunlar sizi daha da depresif hale getirebilir.Bu dönemin geçici olduğunu aklınızdan çıkarmadan kendinizi huzulu hissettirecek faaliyetler içinde olmalısınız.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

KOVA BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Arkadaşlık ve dostluğun en güzel ifade bulduğu,sağduyulu ,fikirleri için savaşan ve entelektüel yapınızla gruplar içinde dikkat çeken  siz Kova burçları için retro mars süreci  gruplar,dernekler,organizasyonlar içerisinde göstereceğiniz aktivitelerle ilgili alanlarda enerji ve motivasyon düşüklüğü şeklinde ifade bulacak.Sosyalleşmek,arkadaşlarınızla vakit geçirmek,yeni ve değişik ortamlarda bulunmak için gereken istek ve motivasyonu bulmakta zorlanabilirsiniz.Hiç istemediğiniz,sırf görev icabı orada olmanız gereken gruplar içinde olmaktansa,kendinizle baş başa kalmanız ,ruhunuza iyi gelecek,sizi daha rahat hissettirecek işlerle meşkul olmanız size daha iyi gelecektir.Bu dönem arkadaşlarınızla gereksiz tartışmalara girme olasılığınız var bu yüzden tepkilerinizi olabildiğince kontrol altına almanız sizin için daha iyi olacaktır.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

BALIK BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Burçar kuşağı içerisinde zengin hayal gücüne sahip olan,merhametli,romantik ve güçlü inanç sahibi siz Balık burçları için Retro Mars süreci iş ve kariyer konularında etkili olacak.İş yerinizde,kariyerinizle ilgili konularda kendinizi harekete geçmekte zorlanırken bulabilirsiniz.İşlerinizde her zaman yarattığınız etkiyi yaratmakta zorlanabilir,dönem dönem işe gitmekte bile kendinizde yeterli isteği bulamayabilirsiniz.İş hayatı ile ilgili konularda gecikmeler,yöneticileriniz ile tartışmalar,iş koşullarında sizi zorlayan koşullar yüzünden sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Bu dönem gereksiz agresyondan kaçınmalı,kabaran öfkenizi frenlemelisiniz. Yeni iş arayışlarınız varsa bunu retronun bitimine erteleyip,mevcut işinizle ilgili konularda aksayan tarafları düzeltme yoluna gidebilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

Kaynak: Hülya Değer- Astrorehber

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SOKRAT’IN KONUŞMA TESTİ

Bir gün bir tanıdık, büyük filozofa rastladı ve dedi ki…
“Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?”

“Bir dakika bekle.” diye cevap verdi Sokrat.
“Bana bir şey söylemeden evvel,senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna, Üçlü Filtre Testi deniyor…”

“Üçlü Filtre?”

“Doğru!” diye devam etti Sokrat…
“Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Bu, ona 3 filtre testi dememin sebebi…

Birinci filtre “Gerçek Filtresi”
Bana birazdan söyleyeceğin şeyin,tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?”

“Hayır…” dedi Adam.
“Aslında bunu sadece duydum ve…”

“Tamam” dedi Sokrat…
“Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun.”

Şimdi ikinci filtreyi deneyelim. “İyilik Filtresi”
“Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey, iyi bir şey mi?”

“Hayır, tam tersi…” dedi Adam.

“Öyleyse…” diye devam etti Sokrat.
“Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı… İşe Yararlılık Filtresi.”

“Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey, benim işime yarar mı?”

“Hayır…” gerçekten değil.

“İyi…” diye tamamladı Sokrat.
“Eğer bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı değilse, bana niye söyleyesin ki?”

Bu, Sokrat’ın iyi bir filozof olmasının ve büyük saygı görmesinin sebebiydi…

Yazarı Bilinmiyor

kaynak: charlotte gabayın facebook sayfası

Stresi Azaltmak İçin 7 Pratik Öneri

Stresi Azaltmak İçin 7 Pratik Öneri

Stres günümüzde pek çok kişinin baş etmesi gereken bir sorun haline geldi. Yaşam tarzımız gün geçtikçe yoğunlaşıp strese neden oluyor. Ancak bunu önlemek için yapılabilecek pek çok şey var. Bu yazımızda sizlerle stresi azaltmak için 7 pratik öneri paylaşacağız.

1. Derin nefes alın

Derin nefes almak hem stresi azaltmaya yardımcı olur hem de beynin konsantre olabilmesi için gereken oksijeni almasını sağlar. Pek çok kişi doğru şekilde derin nefes almayı bilmedikleri için hipervantilasyon yani karbondioksitin ciğerlerden dışarı kaçmasına neden olurlar.

Elinizi karnınızın üstüne yerleştirip normal bir şekilde durun. Ardından derin nefes alıp karnınızın ve göğsünüzün nasıl şiştiğine bakın. Bunu her yaptığınızda, nefes almanın başka bir özelliği üzerine düşünün, ciğerlerinizin hava ile dolması, havanın kendisi, burun deliklerinizden geçişi… Nefesinizi 3 saniye tutun ve ardından ağzınızdan verin. Günde üç defa, 5 kere bu şekilde derin nefes almak, stres seviyenizi ciddi şekilde düşürecektir.

Pek çok kişi derin nefes almanın bize sunduğu avantajları göz ardı ediyor. Bu, kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken bir stres azaltma yöntemidir. Ve en önemlisi, bunu yaparken zihninize günün stresinden başka düşünecek bir şeyler vermenizdir. Derin nefes almak kesinlikle sizi stresli düşüncelerinizden uzaklaştıracaktır.

2. Kaslarınızı gevşetin

Seçtiğiniz kasları yavaşça germek ve ardından serbest bırakmak kesinlikle çok önemlidir. Bu sayede iki şey başarırsınız: hem zaten stresten gerilmiş olan kaslarınızı rahatlatırsınız hem de kafanızı dağıtıp stresten başka bir şeye odaklanabilirsiniz.

Kaslarınızı esnetin. Bir kası yaklaşık 5-10 saniye kadar gerdikten sonra rahat bırakın. Bunu istediğiniz herhangi bir kas için yapabilirsiniz. İstediğiniz kasları seçebilirsiniz. Örneğin, ayak ve bileklerinizle başlayıp ardından ellerinizi, kollarınızı ve omuzlarınızı gerip rahatlatabilirsiniz. En son da boynunuz ve suratınıza odaklanabilirsiniz.

Sabahları veya öğleden sonraları, sırt üstü uzanın ve sağ bacağınızı bedeninizin üstüne alın. Ardından diziniz yere değene kadar kalçanızı döndürün. Aynı şeyi öbür bacağınız ile de tekrarlayın. Eğer isterseniz dizlerinizi göğsünüze doğru çekebilirsiniz…

3. Doğaya çıkın

Happiness1

Oturduğunuz yerde stresinizin geçmesini ummak durumu sadece daha kötü hale getirecektir. İşin sırrı doğaya çıkmakta. Kendinizi, sizi doğa ile bir araya getirecek bir aktivite yaparken hayal edin. Bu size iyi olduğunuzu hatırlatacaktır. Eğer isterseniz temizlik yapmak, çamaşır yıkamak, çekmecelerinizi düzenlemek gibi sıradan günlük ev işleri yaparak da kafanızı dağıtabilirsiniz. Veya kitap okuyabilir, bir şeyler araştırabilir, arkadaşlarınızla konuşabilirsiniz. En kötüsü, üzerine odaklanabileceğiniz anti stres topu gibi bir şeyleri sıkabilirsiniz. Evde tek başınıza oturmayın ve televizyon izlemeyin.

4. Düşüncelerinizi değiştirin

Düşünce değişikliği teknikleri yıllardır bahsedilen şeylerdir ancak işe yaramaları için onları nasıl uygulayacağınızı da bilmeniz gereklidir. Size stresli hissettiren negatif bir düşünceniz olduğunda kendinize “dur” diyin. Bu düşünceyi yazıp geliştirmeye ve alternatif açılardan bakmaya çalışın. Size kendinizi daha sakin hissettiren, alternatif düşünceler etkili olacaktır. Ayrıca büyük resmi daha rahat görmenizi de sağlayacaklardır.

Örneğin, önemli bir toplantıya geç kaldığınız için işten atılacağınızdan mı endişeleniyorsunuz? Bu düşünceyi anında durdurup yerine daha makul bir alternatif yerleştirin. “Ben sadece insanım ve trafik her zaman önceden tahmin edilemeyebilir. Benim kendime olan güvenim, mükemmel eleman olmaktan gelmiyor.”

5. Yönlendirilmiş imgelemler kullanın

Gözlerinizi kapatın ve sizin için sakinliği ve huzuru temsil eden bir yer hayal edin. Bu yer sizin eviniz, bir kumsal, orman, sevdiğiniz birinin yanı veya evcil hayvanınızın yanı bile olabilir. Ardından bu deneyimin içine karışıp ona dahil olduğunuzu hayal edin. Ne duyuyorsunuz? Ne görüyorsunuz? Ne kokusu alıyorsunuz? Net olun ve kendinizi daha sakin ve rahat hissedene kadar bu imge üzerine odaklanın. Bunu günde iki kez yapmayı deneyin.

6. Endişelerinizi kabul edin

Stresli olduğunuzu kabul etmeniz, stresin sizin üzerinizdeki gücünü azaltmak için ilk yapmanız gereken şeydir. Korkmuş olduğunuzu kabul edin ve aklınızdaki negatif düşünceler ile yüzleşin. Tehlikeli veya rahatsız edici bir hissiyat mı? Stres çoğunlukla, gelecekte olacak şeyler veya olmamasından korktuğumuz şeyler için endişe etmekten kaynaklanır. Sadece siz gerildiğiniz ve stresli olduğunuz için gizli bir tehlike olduğunu var saymayın. Düşüncelerinizi dağıtıp bu şekilde hissetmenize neden olan şey stres. 

7. Egzersiz yapın

Bicycling

Herkes egzersiz yapmanın endorfin salgılattığını bilir. Endorfin zihninizin kendini daha iyi hissetme kapasitesini arttırır. Egzersiz yapmak illa her gün saatlerinizi spor salonunda geçirmeniz anlamına gelmiyor. Elinizden geldiğince aktif olmanız yani günde bir veya iki defa yaklaşık 15-30 dakika yürüyüş yapmanız da egzersiz sayılır.

Bisiklete binmek, kısa ama tempolu yürüyüş gibi kardiyo çalışmaları, tenis veya golf oynamak da egzersiz yapmak sayılır. Bir yoga veya Pilates kursuna da katılabilirsiniz.Ne kadar aktif olursanız kendinizi o kadar iyi hissedersiniz. Eğer televizyon izleme bağımlılığınız varsa, duygusal durumunuzu ve ruh halinizi yükseltip stresi azaltmak sizin için daha zor olacaktır.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Stresten En Çok Etkilenen Organlar

Stres vücudunuzun değişik durumlara ve duygulara karşı verdiği fiziksel ve duygusal gerginliklerin bütünüdür, genellikle hayal kırıklığı, sinir veya kızgınlık ile tetiklenebilir.

Belli bir seviyeye kadar stres pozitif bir şey olarak algılanabilir çünkü stres vücudun tehlikelerden ve risklerden kaçınmasına yardımcı olan doğal bir reaksiyondur.

Fakat bir çok insan hayatlarının belirli bir döneminde yüksek stres seviyelerine maruz kalmıştır, bu da fiziksel ve duygusal sağlık açısından ciddi problemler teşkil etmektedir.

Günümüz dünyası çok komplike ve talepkar olduğu için, insanların yüksek strese maruz kalma olasılığı artmaktadır, ve bir insan stresi daha fazla tecrübe ettikçe kontrol etmesi daha da zorlaşan bir hal alır.

En endişe verici nokta şudur ki, stresten muzdarip olan insanlar bunu azaltmak için pek bir şey yapmazlar ve bu da stresin sağlıklarının önündeki en büyük engel haline gelmesine sebep olur.

Son dönemlerde Amerikan Psikoloji Birliği (APA) tarafından yapılan bir çalışmastrese maruz kalan yetişkinlerin %40’ının uyumakta zorlandığını göstermiştir.

Buna ek olarak, stresin vücudunuzdaki belli başlı organların fonksiyonunu değiştirmesine yol açtığını ve bu şekilde hayat kalitenizi azalttığını biliyor muydunuz?

Stresin hayatınızı nasıl etkilediği hakkında daha iyi bilgi verebilmek için, bugünkü yazımızda bu problemden etkilenerek en çok hasara uğrayan 8 organdan bahsedeceğiz.

Cilt

akne

Stres vücudunuzun enflamatuvara uğramasına sebep olur, bu da cildinizin gözeneklerinin kapanması ile sonuçlanır. Bu kapanma ciltte kırmızılıklar ve iritasyon oluşturur, ciltte yağın birikmesine sebebiyet verir.

Toparlamak gerekirse, stres aknenin temel sebeplerinden birisi olabilmektedir.

Akciğerler

Akciğer fonksiyonunuz stres tarafından zayıflatılabilir, bağışıklık sisteminiz de çeşitli dışsal faktörlere cevap vermekte zorlanarak zayıflayabilir.

Brezilya’daki Sao Paolo Üniversitesi, astım ve stresin arasında bir ilişkinin olabileceğini ve sonuç olarak bunun akciğerlerinizin fonksiyonunun zayıflamasına yol açabileceğini bulmuştur.

Kalp

Yüksek stres seviyesinden oluşan gerginliğin devamı, kolesterolünüzü, kan basıncınızı ve kan dolaşımınızdaki trigliserit seviyesini arttırabilir.

Ulusal İlaç Kütüphanesi tarafından yayımlanan bir makalede, kronik stresten muzdarip olan insanların sağlıklı bir kalp atış hızı edinmekte zorlandıklarının görüldüğü açıklanmıştır.

Gözler

goz

Baverya Klinik – Avrupa Göz Enstitüsü tarafından yürütülen bir çalışmada aşırı seviyedeki fiziksel ve duygusal stresin gözlerin etrafında titremeye yol açtığı söylenmiştir çünkü stres göz kapaklarını açıp kapatmaya yarayan küçük bir kas grubunu tetiklemektedir.

Buna ek olarak, stres gözlerin etrafındaki iltihaplanma (enflamatuvar) ve flu görüş ile de ilişkilendirilmektedir.

Karaciğer

Stres hormonlarının birikmesi karaciğer tarafından üretilen ve görevi karaciğerhastalığına yol açan karaciğer gözelerini yok etmek olan hücreleri değiştirebilir.

Beyin

Aşırı stres vücudun kortizol olarak bilinen hormonunun üretiminin artmasına yol açar. Aşırı kortizol seviyesi ise beynin frontal korteksini etkileyebilir, beynin bu bölümü de karar verme ve hafıza ile sorumludur.

Böbrekler

böbrek

Kortizol seviyesi stres yüzünden arttığında, böbrekleriniz fosfat salgılar, bu da kas zayıflığına, raşitizm gibi kemik hastalıklarına ve daha fazlasına yol açabilir.

Bağırsaklar

Bağırsaklarınızın sağlığı vücudunuzun genel sağlığı ile doğrudan bağlantılıdır,bu yüzden de bağırsağınıza ve bütün sindirim sisteminize yeterince özen göstermeniz gerekir.

Stres olduğunuzda, bağırsaklarınızda oluşan problemler gaz, kas ağrıları ve enflamasyona sebep olur.

Aşırı stres ile nasıl savaşırsınız?

yürüyüş

Günlük hayatınızın bir parçası haline gelen stresle savaşmak için, aşağıdaki önerileri uygulamayı deneyin. Bu şekilde stresin sağlığınızı negatif etkilemesinden kaçınabilir, stres seviyelerini azaltabilirsiniz.

 

Eğer yüksek seviyedeki stresten şikayetçi yüzlerce insandan biriyseniz, aşağıdaki önerilerden bir ya da bir kaçını denemekten korkmayın:

  • Yoga, dans, yüzme gibi rahatlama tekniklerini veya aromaterapiyi deneyin.
  • Her gün biraz da olsa spor yapın.
  • Aktivitelerinizi gerçekten size göre olan, uygun zaman dilimleri çevresinde planlayın.
  • Çalışırken, esneme hareketleri veya birazcık temiz hava almak için molalar verin.
  • Kendinizi şımartmaya zaman ayırın ve hoşlandığınız, zevk aldığınız şeyleri yapın.
  • Negatif insanlardan uzak durmaya özen gösterin.
  • Beslenme düzeninizde olumlu değişimler yapın.
  • Daha fazla su içmeye özen gösterin.
  • Tütün kullanımı veya aşırı alkol tüketmek gibi kötü alışkanlıkları bırakın.
  • Reiki yapın
  • Sevdiğiniz arkadaşlarla görüşün
  • Ilık duş alın
  • Access bilinçaltı temizliği yapın
  • kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bahar Alerjilerine Karşı Alınabilecek 10 Önlem…

  • Neye karşı alerjiniz olduğunu öğrenin
  • Dışarıda mutlaka polen maskesi takın
  • Ev ve ofisinizi sabah saatlerinde değil, öğleden sonra havalandırın
  • Otomobil camlarını gerekmedikçe açmayın ve polen filtrelerini değiştirmeyi unutmayın
  • Gözlerin yanını da örten güneş gözlükleri kullanın ve sık sık gözlüklerinizi polen yapışabileceği için yıkayın
  • Eve geldiğinizde kıyafetlerinizi değiştirin, burnunuzun içini temizleyin, duş alın
  • Polen mevsiminde açık havada spor yapmayın
  • Yıkanan çamaşırları mümkünse kurutma makinasında kurutun. Nem, ev içi alerjenlerin gelişimini tetikleyebileceğinden yatak-oturma odalarında çamaşırlarınızı kurutmayın
  • Evcil hayvanlarınızı yattığınız odaya almayın
  • Özellikle bu dönemde toz, sigara dumanı, boya kokusu, parfüm gibi etkenlerden uzak durun
  • kaynak: medical akademi
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Balkonunuzu Sebze ve Meyve Bahçelerine Çevirecek 10 Doğa Dostu Bilgi

Keşke hepimiz şöyle devasa bahçeli evlerde otursak da gönlümüzce meyve sebze yetiştirebilsek, onları dalından koparıp taze taze yemenin tadına varabilsek. Ama ne yazık ki pek çoğumuzun böyle bir şansı yok.

Şansımız olmadı diye hemen isteklerimizi bir kenara mı bırakıyoruz peki? Elbette hayır. Alıyoruz toprağımızı, saksılarımızı artık ne gerekiyorsa, koyuluyoruz işe. Balkonumuz varsa balkonumuzu yoksa güneş gören, bitki yetiştirmeye müsait nasıl bir yer bulabilirsek orayı, yemyeşil bir bahçeye dönüştürüyoruz.

Çünkü hayat onlarla çok daha güzel. Hem belli mi olur sağlığın yanında bize şans da getirirler, kocaman bahçelerimiz olur belki.

İlk bilmeniz gereken: Saksı ve toprak seçimine özen gösterin

yerlitohum

Balkonda sebze yetiştirmeye karar verdiyseniz ilk önce, alacağınız saksı ve toprağa önem vermelisiniz. En az 40 santimetre genişliğinde bir saksı almaya, saksının altında deliklerin mutlaka bulunmasına ve saksıyı koyabileceğiniz yüksek bir yer olmasına özen gösterin. Saksının plastik olması da hem hafifliği hem de nemi daha uzun süre tutması nedeniyle işinizi kolaylaştıracaktır, bizden söylemesi.

Aynı şekilde, saksıya koyacağınız toprak da alelade bir toprak olmamalı. Poşetlenerek satılan ve sebze yetiştirmeye uygun olan özel toprakları tercih etmelisiniz.

Salkım salkım: Saksıda domates yetiştirme

nebatlar

Sulu sulu, mis kokulu domatesleri bulmak gün geçtikçe zorlaşırken kendinize bir güzellik yapın, domatesinizi evde yetiştirin istedik. Domatesin içindeki çekirdekleri biriktirerek yapabileceğiniz bu uygulamada, çekirdekleri nemli bir bezde bir gün kadar bekletin.

Ardından, aldığınız toprağı saksıya koyun, üzerine organik bir toprak türü olan torfekleyin ve çekirdekleri gelişigüzel serpiştirin. Üzerine yeniden torf ekleyin ve sulayın. Çabuk çimlenmesi için üzerini siyah bir poşetle kapatabilirsiniz. Çimlendikten sonra saksıya her gün düzenli olarak su verin ve güneş ışığına doğrudan maruz kalmayan ama aydınlık bir alanda domateslerinizin yetişmesini bekleyin.

Kolaycılık önerisi: Çekirdek biriktirmek ya da tohum aramak zor geliyorsa basit bir önerimiz de var. Domatesleri yuvarlak dilimler haline getirin ve doğrudan toprağa koyun, üzerine yine bir miktar organik toprak ekleyin ve tamam.

Bibersiz asla diyenlere: Saksıda biber yetiştirme

dekoryasam

Hazır bahar gelmişken evi biberlerle doldurmak lazım. Biber tohumlarını da tıpkı domates çekirdekleri gibi toprağa ekebilirsiniz. Daha hızlı bir çimlenme yakalamak istiyorsanız ekim sırasında toprağınızın soğuk değil, ılık hatta sıcak olmasına da özen gösterebilirsiniz. Çimlenme sonrasıysa kesinlikle güneşin doğrudan etkisi altında olmayan bir yerde tutmalısınız.

Bitkinizin dallanması için fidenin tepelerinden minicik parçalar koparabilirsiniz. Ama dikkat, tekniğini iyice öğrenmeden bu işe girişmeyin, biberleriniz ziyan olmasın.

Adeta dekoratif süs: Saksıda çilek yetiştirme

gastrorganik

Çilekler çıktı ama pahalılığından el sürülmüyor. O zaman evde yetiştirsek, mis gibi kokusuyla tüm balkonumuzu sarsa, sulu sulu yesek ya dedik. Tohum ya da fide olarak bulabileceğimiz çilekleri saksılara tıpkı diğer ekimlerde yaptığımız gibi ektik. Ancak iş bu kadarla bitmiyor. Çilek biraz emek istiyor.

Toprağın sürekli nemli olması gerekiyor mesela. Bunun için de sulamayı ihmal etmemek gerekiyor. Ama altında da fazla su birikmemesi gerekiyor çünkü birikirse kökleri hızla çürümeye başlıyor. Suyuna dikkat edip güneşini de esirgemeyince her şey çok güzel oluyor. Misler gibi çilekleriniz dallardan sarkmaya, kıpkırmızı olmaya başlıyor. Sonra da afiyetle yeniyor tabii.

Her eve lazım: Saksıda soğan ve sarımsak yetiştirme

dekoryasam

Neredeyse her yemekte kullandığımız soğan ve sarımsakları taze taze yemeye ne dersiniz? Sapını ayrı, gövdesini ayrı sevdiğimiz bu muhteşemleri en kolay taze sarımsak ve soğanları alıp filizlendirerek ya da doğrudan filizlenmiş hallerini kullanarak yapabilirsiniz. Toprağa ektikten sonra suyunu eksik etmemeyi ve güneş gören ama çok da sıcak olmayan ortamlarda tutmanız gerektiğini unutmayın, yeter.

Kütür kütür yenir: Saksıda salatalık yetiştirme

hobifikir

Diyetlerin yıldızlarından olan salatalıklar da saksıda yetiştirebileceğimiz güzelliklerden. Çeşit çeşit salatalıklardan ister turşu yapmak için ister de kütür kütür yemek için ekebilirsiniz. Tohumlarını toprağa koyduktan sonra üzerlerini eşit olacak şekilde ince bir toprak tabakası ile kapatın. Sulamasınıysa yağmurlama şeklinde yapın. Sonra da afiyetle tüketin.

Yazın biriciği: Saksıda karpuz yetiştirme

sibel-ish.blogspot

Yaz gelse de karpuz peynir yesek diye konuşmaya başladık bile. O zaman “Karpuzu kendimiz yetiştirsek de bir an önce olsa ya” dedik. Yazın evin her köşesinden fırlayan karpuz çekirdeklerini toprakla buluşturduk, suyunu da eksik etmedik. Biraz büyükçe bir saksının içinde mutluluğu buldu, nur topu gibi oldu. Elbette dışarıdan aldığınız karpuzlar kadar büyük olmasını beklemeyin çünkü bunlar doğal ve saksıda yetişti.

Çok minnoş çok mayhoş: Saksıda limon yetiştirme

ilansokagi

Hiçbir limon evde kendi yetiştirdiğiniz gibi olmaz. Öyle minnoş öyle güzeller ki yemeye bile kıyamazsınız bunları. Limon çekirdeklerini çıkarıp nemli pamukta tıpkı çocukluğumuzda fasulyelere yaptığımız gibi filizlendiriyoruz. Ardından filizlenen limon çekirdeklerini saksıya taşıyoruz. Saksının yerini çok değiştirmeyip suyunu da toprak hep nemli kalacak şekilde verince mis kokulu limonlarımız yüzünü gösteriyor.

Mis gibi yemekler için: Saksıda patlıcan yetiştirme

jeyyu

Karnıyarıktan imam bayıldıya çeşit çeşit yemeğiyle bizi mutlu eden patlıcanı da evde, hatta saksıda yetiştirebilirsiniz. Patlıcan tohumlarını alıp toprağa ektikten sonra 10 gün kadar oda sıcaklığında bekletin. Çimlendiğini gördükten sonra saksıyı daha aydınlık ve serin bir yere taşıyın. Arada toprağını havalandırın ve suyunu düzenli olarak verin. Patlıcanlarınız yakın zamanda yemek olmaya hazır hale gelecektir.

kaynak: yemek.com

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Doğduğunuz Mevsime Göre Kişiliğiniz

 

Yapılan araştırmalara göre (burç yorumları dışında) doğduğunuz mevsimin kişiliğiniz üzerinde büyük etkileri var.

İLKBAHAR İNSANI

Herşeyin ortasını bulabilen, sevecen insanlardır. Çoğu kış ayındaki dondurucu soğuğu ve yazın kavurucu güneşini sevmez. Genel olarak psikolojik mesleklere yatkın ve içi kıpır kıpır olan insandır. Monotonluktan hoşlanmaz, hareket etmez. Muhabbeti bazen sıkıcı olur. Diğer insanlara oranla güneşin batışını seyretmeyi daha çok sever. Genel olarak pozitif düşünmeye çalışır. İlkbahar insanı olarak bir bayanın (diğer kadınlara oranla) en çok hoşlanacağı hediye çiçektir. Papatyaları ve çimlere uzanıp kafa dinlemeyi severler.  Sevdiği meyveler arasında incir, elma ve üzüm ön sırada olur.

KIŞ İNSANI

Sobanın üzerindeki kestane en sevdiği şeydir. Kışın soğuk anları onu katı bir kişiliğe sahip kılsa bile aslında içinde yumuşak huylu bir insan yatmaktadır. Şömine sesi ona her zaman huzur verir, sıcak tutan giyecekler ve giysiler her zaman favorisidir. Genelinin yüzü bembeyazdır ve etrafından “peynir gibisin” tepkisini alabilirler :) Kardan adam yapmak favori eğlencesidir. Yaz aylarında gördüğü kar tanesi veya kardan adam gibi ufak süslemeler onu mutlu edebilir. Sevdiği hediyeler genel olarak ufak biblolar veya kalın tarz giysilerdir. Kış kadınının en büyük sorunu da kalın kıyafetlerin onu şişman göstermesi olsa bile bunu kış sevgisi uğruna görmemezlikten gelebilir. En sevdiği meyveler arasında elma, nar ve kivi bulunur.

YAZ İNSANI

İçi nutella gibi tatlı ve yumuşaktır :))  Kış/sonbahar aylarında havanın en ufak bir derece artışında şort giyme meraklısı olurlar (genellikle kadınlar). Güneşi görmesi içindeki o şen şakrak insanın belli olması için yeterlidir. Terlemek onun kitabında yazmaz. Mayo ve bikinilerinin yanında plaj havlusu 4 mevsim hazırdır. En sevdiği şey de şezlong da uzanıp, güneşlenmektir. Dolabının %50 sinden fazlası yaz kıyafetleri ile dolu olur. Her zaman yaz gelse de havuz başında/ sahilde meyve kokteyli içsem diye bekler :) Soğukluk namına sevdiği tek şey karpuzdur. Kış alarında her zaman bir tarafı eksik gibi hisseder ve kişilik olarak da çok şefkatli ve cana yakın olurlar. Hediye olarak da orjinal fikirler taşıyan farklı tarzda eşyalar severler.

SONBAHAR İNSANI

Sonbahar insanının istisnasız hepsi hüzne ve şömine başında içilebilecek kahveye aşıktır. Yalnız kalmayı sever, gelecek hakkında çok fazla hayal kurarlar. Bir çoğunun kalbi şefkat doludur. Dışarıda esip saçlarına dolanabilecek en ufak bir meltem onları mutlu edebilir. Sade bir kişiliğe sahiptir. 6. hisleri diğer insanlara göre çok daha kuvvetli olur. Yazın bitimi ve kışın gelişi arasında kalan bu insanlar mükkemmel bir anın bile sonunu fark edebilir ve ona göre yaşarlar. Geneli çok sakin ve sessiz olur. Sessizlikleri aslında onlar için çok şey ifade ederken, diğer insanların onları anlaması (genel olarak) pek mümkün olmaz. Sessiz olabilirler ama iç dünyalarında istedikleri bir şey varsa onu kazanabilmek için çok fazla çaba sarf ederek, inat ederler. En sevdiği meyveler arasında mandalina, muşmula ve kızarmış sulu armut bulunur. Genel olarak sade ve küçük hediyelerden hoşlanır, en ufak bir şeyde mutlu olurlar :)

kaynak: oanada bak

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DUYGUSAL ÇÖPLERİNİZİ BOŞALTMA TERAPSİ

 

İşinize yarayan ne varsa bilgisayarınızda saklar; işe yaramayan, güncelliğini yitirmiş ne varsa bu kutuya atarsınız. Olmazsa, geri dönüşüm kutusunu da boşaltır, tüm işe yaramaz şeyleri bir defada uzay boşluğuna gönderiverir, bir daha yüzünü bile görmezsiniz.

Peki, yaşanmış, bitmiş, güncelliğini kaybetmiş, artık üzerinizde hiçbir etkisi kalmamış ya da sadece olumsuz tortularını taşıdığınız duygularınızdan ne haber? Yaşadığınız anda bile hoşlanmadığınıza karar verdiğiniz anılar… Eski aşklarınızı ne yaptınız mesela? Yoksa yaşanıp bittikten, üzülüp bunalıp stresini çektikten sonra onları ahde vefa olsun diye kaldırıp beyninizin en kıymetli yerindeki duygusal çöplüğünüze mi attınız? Attınız, buraya kadar güzel. Acaba onlar şimdi o çöplükte, canınız ne zaman sıkılmak ve kendinize bunalım yaratmak isterse çıkarıp çıkarıp kullanılmak üzere emre amade mi bekliyor?

Sizi Üzen Duyguları Artık Yanınızda Taşımayın!

Bazen şöyle bir cümle söylendiğini duyarım da, kanım mı donsun, kahkahalarla güleyim mi şaşırır kalırım. Mesela kimi arkadaşlar der ki; “Ben eski aşklarımın hiçbirini unutmadım, yaşadığım ne varsa anılarımda, aklımda.”

Aferin. Bu kadar vefalı olduğunuz için kendinizi tebrik edebilirsiniz; bir de tenekeden madalya takın bari! Zihninizde kaç tane yaşanıp bitmiş aşk, yaşanmış ama kötü bitmiş ilişki, ne bileyim kazık atmış, sizi üzmüş arkadaşlarınızla ilgili anılar, kısaca canınızı sıkıp sizi üzebilecek ne varsa sakın bir yere göndermeyin. Ömrünüzün sonuna dek beraber yaşayın!

İnkar edemem; aşk güzel bir duygudur. Bizi mutluluktan bebekler gibi zıplatır, kış ortasında bahar yaşatır, mutlu olmamızı sağlar.

Vefa da güzeldir. Yaşanılmış olayları, insanları, ilişkileri, aşkları unutmamak gerekir. Peki ama biz? Kendimize olan vefa borcumuz? Kendimize karşı yerine getirmemiz gereken görevlerimiz ve sorumluluklarımız?

İçimizdeki duygu çöplüğü bana göre gerçek bir bomba gibidir. Nasıl ki bir çöp bidonu, içine tehlikeli maddeler atıldıkça sessiz sakin şişer, dolduğunda da patlar; içimizde taşıdığımız ve hoşlanmadığımız ne varsa doldurduğumuz ‘Duygu Çöplüğü’ de işte böyle tehlikeli bir bölgedir.

Aşk güzeldir elbet. Doğar, büyür, yaşar. Ama unutmamak lazımdır ki bir gün mutlaka biter. Doğası gereği bitmek zorundadır. Tarihe mal olmuş ünlü aşklara baktığınızda göreceksiniz ki, ya kadın ölmüştür, ya erkek… Aşkları da araya ölüm engeli girip bitmeye fırsat bulamadığından, tarihe mal olmuştur. Son aşama hep bitiştir; bu kaçınılmaz. Bitişlerden sonra da zavallı ruhumuzda iyiler yanında kötü olayları da mı tutacağız? Bize kendimizi kötü hissettiren olayları zihnimizde, duygu çöplüğümüzde neden barındıralım?

Zihnimizi Çöplerinden Kurtarma Aşamaları

Gelin isterseniz bugün beynimizin “Duy-gu Çöplüğü” bölümünde bir tarama çalışması yapalım. Bizi üzen, bunaltan, mutsuz eden, süründüren ne varsa onları aklımızdan çıkarıp uzayın boşluklarına bir daha buluşmamak üzere gönderelim. Bunu başarmak için de şu sıralamayı takip edelim:

Öncelikle evimizin içinde kendimize sakin bir yer bulalım. Mekan seçimi size ait olup ses ve gürültüden etkilenmeyeceğiniz, rahatsız edilmeyeceğiniz bir yer olması gerekmektedir.

Terapimizi yapacağımız mekanın renkleri ise rahatlatıcı, pastel renklerden seçilmiş olmalı. Renk seçim imkanımız yok ise, hiç olmazsa oturduğumuz yere yeşil, mavi, pembe, sarı gibi renklerin pastel tonlarından oluşmuş veya bu da bulunamıyorsa beyaz bir örtü örtmek yeterli olacaktır.

Mekan seçimini yaptıktan sonra yanımıza bir adet kalem ve bol miktarda küçük kağıt (hatırlatma kağıtları boyutunda olması yeterli), bir adet kutu, bir de kulaklıkla hareketli bir müzik dinlememize imkan verecek herhangi bir alet alarak, yalnız kalabileceğimiz ve rahatsız edilmeyeceğimizden emin olduğumuz anda mekanımıza çekilelim.

Rahatça oturabileceğimiz bir pozisyonda yerimize yerleşip kendi içimize dönerek duygu çöplüğümüzde tarama yapmaya başlayalım. Bu taramayı yaptıkça aklımıza gelen her olay bir diğerini çağıracak, birbiri ardına kötü anılarımız yavaş yavaş sıraya dizilmeye başlayacak.

Her bir kağıdın üzerine ayrı ayrı canımızı sıkan, bizi üzen, bunaltan hangi anımız varsa onları kısa notlar halinde yazalım.

İçimizde varolanları bitirdiğimize ve hepsini kağıda döktüğümüzü düşündüğümüz anda yazma işlemine son verelim.

Kağıtlarımızı sıraya koyalım. Mekanımıza çekilirken yanımıza almış olduğumuz kutuyu yakınımızda bir yerlere koyalım. Müziğimizi dinlemek üzere kulaklıklarımızı takalım. Dinlemek üzere seçtiğimiz parçaların hareketli bir tempoda olmasına özen gösterelim; çünkü ağır ritimli parçalar bizim dağılıp anılarımıza dalmamıza neden olur.

Sıraya koyduğumuz kağıtları teker teker alıp okuyalım (tercihen sesli), okuyup bitirdikten sonra da buruşturup çöp sepetine atalım. Bu işlemi yaparken gözlerimizi kapatalım. Bu arada bu olayın beynimizin içinden dertop olup kağıdımızı attığımız kutuya düştüğünü hayal edelim.

Yazdığımız kaç adet kağıt varsa hepsi için aynı işlemi uygulayalım. Tüm kağıtlarımız bittiğinde, bunları doldurduğumuz kutuyu da alıp hepsini akan bir suya keyifle boşaltalım. Akar su hiçbir zaman kir barındırmaz, kötü anılarımıza da layık oldukları finali yaşatacaktır

Bu terapiyi, olumsuz hisler bizi ne zaman rahatsız ederse tekrar uygulayabiliriz. Lütfen unutmayın, bunu vefasız olduğumuzdan veya insanlara değer vermediğimizden değil, sadece karmakarışık hislerle baş başa kalmak yerine, biraz olsun ferahlamak ve ruhumuzu rahatlatmak için yapıyoruz. Önce de söylediğim gibi aşk güzeldir; yaşanılanlardan ise sadece güzel olanlar muhafaza edilmeye layıktır. Bizi rahatsız eden ne varsa uzaya yollayıp hem rahatımızı kaçırmayalım, hem de yeni ve güzel duygulara gerekli yeri açabilelim.

Sevgiyle kalın.

Alıntıdır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÖFKE KARACİĞERİ, KIRGINLIK KALBİ VURUYOR

 

Hastalıkların temelinde yatan nedenler çoğunlukla beslenme, düzensiz yaşam gibi faktörler olarak bilinse de aşırı olumsuz duygu ve düşünceler de organları yorarak hastalıklara davetiye çıkarabiliyor. Bunların başında da öfke ve kırgınlık geliyor.

Duygular sadece saklandıkları zihinde değil iç organlarda da önemli hasarlara neden olabiliyor. Hatta en güzel duygulardan biri olan neşenin aşırısı bile kalbi yorabiliyor. Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Birsel Kavaklı, duyguların organlar üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.

Aşırı öfkenin karaciğere zarar verdiğine dikkat çeken Kavaklı, olumsuz duyguların hastalık yaratmasındaki sebebin, stres hormonlarının artarak organların işlevlerini kaybetmesi olduğunu söyledi.

Kronik hastalıkların temelinde öfke, üzüntü gibi olumsuz duygular yatabildiğine değinen Kavaklı, duyguların organlar üzerinde ki etkileri hakkında şunları aktardı:

“Aşırı alkol kullanımı, bilinçsiz ilaç kullanımı nasıl karaciğeri tahrip edebiliyorsa aşırı öfke ve kızgınlık gibi duygular da karaciğere zarar verebilmektedir. Aşırı öfke durumlarında mide bulantısı, kramplar, baş ağrıları görülebilmektedir.

Güzel duyguların organları etkileyerek işleyişine katkıda bulunduğu kötü duyguların da işleyişini negatif yönde etkilediği bilinmektedir. Aşırı panik, nefret, kırgınlık, neşe gibi duygular kalp ritmini etkilemektedir. Kaygı ve stres anında kalp ritmi de artar ve vücuda daha fazla kan pompalanmaya başlanır.

Neşeli olmak gayet güzeldir ve bu duygu normal şartlarda insana son derece faydalıdır. Kan dolaşımının düzgün olmasını da sağlar; ancak bu duygunun aşırı olması durumunda kalp de zarar görebilmektedir. Bunun sebebi, yine önceden bahsettiğimiz stres hormonlarının kanda artmasıdır.

Üzüntü ve keder gibi olumsuz duygular akciğerin işlevlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Yaşanan üzüntünün sürekliliği akciğeri etkileyerek göğüste baskı, ağırlık hissedilmesine yol açabilir, hatta depresyona kadar sürükleyebilmektedir. Bunun için depresyona giren kişilere açık hava yürüyüşleri, derin nefes almaları önerilir. Üzüntülü olduğunuz zamanlarda açık havaya çıkın ve birkaç kez derin derin nefes alın. Bu hem psikolojinizin hem de akciğerlerinizin rahatlamasını sağlayacaktır.

Aşırı üzüntü ayrıca bağışıklık sistemini de zayıflatabilmektedir. Eskiden kullanılan “üzüntüden verem oldu” gibi bir tabirin de aslında bu anlamda gerçek bir mantığa yattığını söylenebilir.

Organlara olumsuz etki eden duygulardan biri de korkudur. Aşırı korku, böbrekler üzerinde büzülme etkisi yaratarak işleyişini etkiler. Böbreklerin işleyişindeki bir olumsuzluk ise yine daha fazla korku duygusu olarak kişiye geri dönmektedir. Kişi organlarındaki zayıflama sonucunda daha çok korku hissedebilmektedir.

Bir şeyi dert etmek, takıntı yapmak ise en çok mide-bağırsak sistemini vuruyor. Dalgınlık, aşırı düşünce, zihinsel çalışma, kaygı, endişe gibi duygular da direkt dalağı etkilemektedir.

Sağlıklı beslenerek, spor yaparak kendinize iyi baktığınız gibi iyi duygular taşıyarak da sağlığınızı korumalısınız. Mümkün olduğunca stresten, korku, endişe vb. duygulardan uzak durarak, bir sorunu takıntı haline getirmeyerek hastalık ve rahatsızlıkları kendinizden uzak tutabilirsiniz. Hissedilen duyguların aşırılığı ve yoğunluğundan organların olumsuz etkilendiğini, bunun sonucunda oluşan fiziksel işlev bozukluklarının da yine kişilere olumsuz düşünce olarak geri döndüğünü ve tamamen sağlıksız bir döngü içine girilmiş olacağını unutmayın.

msnden alıntıdır…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GÖKYÜZÜ FRENE BAS DİYOR : 17 NİSAN- 30 HAZİRAN MARS RETROSU

Mars-Retrograde

Astrolojik olarak Mars enerji ve eylemlerimizi açıklar.Savunma güdümüzü, zorluklar karşısında cesaret gösterip mücadele etme yeteneğimizi ifade eder.Haritalarda tehlikeli konumlanmış bir Mars her zaman dikine gitme eğilimi gösteren ,saldırgan,gergin ve agresif bir kişiyi betimler. Ya da zayıf konumlanmış bir Mars ise kişiye yeterince motivasyon akıtamadığından daha pasif,her söylenene boyun eğen,mücadeleden kaçan bir yapı verecektir. Tutkularımızı ve enerjimizin yapısını Marsın konumlandığı burca göre anlarız harita yorumu yaparken.Mars enerjisi oldukça dinamiktir,dolayısı ile kazalar,yaralanmalar,ameliyatlar,öfke ve kavga gibi en ilkel duygularımızı da yönetir.  Mars bir kadın haritasında ise hayatındaki erkekle olan ilişkisini de anlatır.  Kısaca Mars kişiye cesaret,motivasyon,arzu,öz güven ve dayanıklılık  enerjisi veren önemli bir gezegendir. Bugün Yay burcunda geri hareketine başlayacak,Akrep burcunda bu hareketine devam edecek ve 30 Haziran tarihinden itibaren de düz harekete başlayacak.

MARS GERİ HAREKET EDİNCE NE OLUR ?

Harekete geçmekte zorlanırız.Enerjimiz düşer ve depresyona daha açık hale geliriz.Yapmamız gereken işleri erteleme eğilimimiz artar.

Rekabet gerektiren ortamlarda atak olmakta zorlanabilir,gücümüzü etkin olarak ortaya koyamayabiliriz.

Başalayan ve devam eden projelerimiz varsa kararlılıkla devam etmekte sorun yaşayabiliriz.

Mantıksız ve gereksiz eylemler içerisinde bulabiliriz kendimizi.İçimizde kabaran öfke ve saldırgan duygularımızı engellemekte başarısız olabiliriz.

Fiziksel olarak bizi yavaşlatacak,enerjimizi zayıflatacak hastalıklara yakalanma ihtimalimiz artar.

Bilinçaltımızda bastırdığımız öfke,gereksiz endişe,korku gibi negatif duygular bu dönemde aniden patlayabilir.Ve daha öncesinde kontrol ettiğimiz bu duyguları bu sefer kontrol etmekte zorlanabiliriz.

Mars cinsel enerjimizi ,libidomuzu da kontrol ettiğinden retro hareketi süresince bu anlamda problemler yaşayabiliriz.Sağlıksız,düzensiz ilişkilerin,gelip geçici arzularımızın esiri olabiliriz.

Mars kazaları da yönetir,retro dönemleri kazalarda artışlara,yolculuklarda sıkıntılara yol açabilir.Yay burcu  yurtdışı yolculukları ifade ettiği için bu dönemde bu tür seyahatlerimizde bizi sinirlendirecek ertelenmeler,geçikme ve kayıplar yaşatabilir.

Astrolojik olarak ameliyatları da Mars gezegeni anlatır.Temmuz ayına kadar olan bu dönemde mümkünse ameliyat ve diş operasyonlarından kaçınılmalı,bu tür işlemler için Temmuz ayı sonrasına tarih alınmalıdır.

MARS RETROSUNDA NE YAPALIM ?

Bu dönem gökyüzü retro gezegenlerin enerjisini yansıtıyor olacak. Hangi burçtan olursak olalım her birimiz için bu dönem çok kolay atlatılacak bir dönem değil maalesef.

Özellikle 28 Nisan ve 10 Mayıs arasında gökyüzünde 5 önemli gezegen retro yapacak. Merkür aklımızı ve iletişimimizi,Mars enerji ve cesaretimizi,Satürn görev ve sorumluluklarımızı,Jüpiter inanç ve güven duygumuzu,Pluton ise değişim ve dönüşüm arzumuzu yeniden gözden geçirmemizi söyleyecek .

Bu günden başlayarak yaz ayları boyunca riskli işlerden kaçınmalı,yeni bir şeylere başlamaktansa elimizdeki işlere odaklanmalı,aklıselim ve sağduyu ile hareket ederek bu zor günlerin de geçeceğine olan inancımızı daima diri tutalım.

Retro Mars döneminde olayları kazasız belasız atlatmanın anahtarı şu aslında : İçine dön ve bak bakalım ruhunun ihtiyacı ne ?

Saldırganlık, öfke ve tartışmalardan uzak kalmalı, olabildiğince içimize dönüp kendi içsel hesaplaşmalarımızı kendimizle yapmalıyız öncelikle. Ancak içimize dönerken de kendimize dürüst davranmalı iğneyi önce kendimize sonra başkalarına batırmalıyız. Burada da dengeyi korumak gerekiyor : ne kendimizi yerin dibine sokacağız ne de egomuzun tuzağına düşüp onu cilalayacağız.Dürüstçe hatalı olduğumuz konuları gözden geçirip,içimizdeki sonsuz yaratıcı güçten cesaret alarak etrafımıza olabildiğince sakin ve dingin bir enerji yansıtmalıyız.

Meditasyon yapmak, doğada vakit geçirmek,dua etmek,müzik dinlemek yani özümüze dönerek ruhumuzu beslemek için bu retro sürecinden olumlu anlamda yararlanabiliriz.Her türlü olumsuz duygudan arınıp,intikam duygularının girdabına katılmadan bu dönemi sağlıklı ve kazasız belasız atlatabilmeyi hepimiz için tüm kalbimle diliyorum.

Sevgi,Umut ve Işıkla….Gökyüzü rehberimiz olsun….

Hülya DEĞER dip.ASA 2016

kaynak: astrorehber.wordpress.com

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

19 Nisan Salı 11.00-15.00 Arası Reiki 2. Seviye Son Bir kişi…

944314_920429661403350_4437319030190561048_n[1]

 

REİKİ 2. SEVİYE HAFTA İÇİ SINIFI İÇİN SON BİR KİŞİ…GEÇMİŞ TRAVMALARA , GELECEKTEKİ ÖNEMLİ GÖRÜŞMELERE, DİLEKLERE, UZAKTAKİ BİRİNE ŞİFA GÖNDERMEK İSTEYENLER DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN…ŞİFACILIĞINI GÜÇLENDİRMEK İSTEYENLER BURAYA…

Reiki 2. Aşama Eğitimi Neleri İçerir
Reiki 2. Aşamaya Ait 3 Sembolün Detaylı Anlatımı Ve Uygulaması Yapılır
Reiki Enerjisinin Şifa Gücü Ve Odaklanması Arttırılır
Geçmişte Kırgınlık Yaşanan Olaylara Reiki Gönderilir
Gelecekte Yapılacak Ameliyat, Randevu Ve Toplantılara Reiki Gönderilir
Reikiy’le Öğrenme Gücünü Arttırma Alıştırması Yapılır
Evi, Arabayı, İşi Negatif Enerji ve Duygusal Yüklerden Arındırma Çalışması Yapılır
Tartışma Yaşadığımız İnsanlardan Kendimizi Reikiyle Nasıl Korunur
İki kişi Arasındaki İlişkiye Tarafların En Yüksek Hayrına Olacak Şekilde Şifa Verilir
Dileklerimize Enerji Gönderme Uygulaması
Uzakta Yaşayan Sevdiklerimize Şifa Enerjisi Gönderme Çalışması
Bu Seviyede Şifacı Olmanın Sorumlulukları Ve Gizlilik İlkesi Anlatılır
Toplu Şifa Gönderme Çalışması Yapılır
Ödev

Rez. Tel: 0536 798 68 68 Anette

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eğer insanları incitirseniz, bu size geri gelecektir.

 

 

Yaşamanın temel kuralı şudur: ne yaparsanız o size aynen geri gelir.

Eğer sert sözcükler kullanırsanız geri geleceklerdir.
Eğer insanları incitirseniz, bu size geri gelecektir.

Bir defasında bir kaç arkadaşımla Matheran’daydım. Yankı Noktası denilen bir yeri gezmeye gittik. Bizimle beraber olan bir adam köpek gibi havlamaya başladı ve etraftaki tüm vadiler ve dağlar sanki oralarda binlerce köpek varmış gibi havlamaya başladı.

Adama şöyle dedim, “Neden bir şarkı söylemiyosun? Çünkü bu dağlar sadece verdiğini geri veriyorlar. Eğer bir köpek gibi havlarsan onlar da köpek olur.
Neden bir şarkı söylemiyorsun? Ve adam bir şarkı söylemeye başladı…ve üstümüze onun bu güzel şarkısı yağdı. Tüm vadilerden ve dağlardan bu şarkı bize geri gelmeye başladı.”

Oradaki insanlara yaşamın da bir yankı noktası olduğunu söyledim.

Size onu geri verir. Daha önce ektiğiniz ürünü biçmelisiniz. Zehir tohumları ekerek nektar biçmeyi ummayın; zehir tohumlarıyla nektar elde edemezsiniz.

Zehir daha çok zehir getirecektir. Nektar tohumları ekin ve nektar biçin.
Her durumda onu sevebileceğiniz yollar ve vasıtalar bulun,

Size çok iğrenç gelen birinin bile onda sevebileceğiniz birşeyi vardır.

* Osho

TOPRAKLANMA TEKNİKLERİ

Büyüyen Kökler Tekniği; Ayaklarınızdan ve kök çakranızdan yeryüzüne doğru büyüyen kökler hayal edin. yeryüzünün enerjisini içinize doğru çekerken, içinizde olduğunu hissettiğiniz negatif enerjileri de dışarı atın. Negatif enerjinin nefesinizle birlikte vücudunuzu terk ettiğini hissedin. Bunu, tüm negatif enerjilerin vücudunuzu terk edip yerini tazeleyici yeryüzü enerjisi doldurana kadar tekrarlayın. Bu uygulamanın değişik bir varyasyonu da, negatif enerjiyi köklerinizden yeryüzüne doğru atarak yapılabilir. 

Boya Tenekeleri Tekniği; Her bir çakranızda kendi rengine uygun (kök çakra için kırmızı, kuyruk sokumu çakrası için turuncu, solar pleksus için sarı, kalp çakrası için yeşil ya da pembe, boğaz çakrası için mavi, alın çakrası için lacivert ve taç çakra için de eflatun/beyaz) bir boya tenekesi bulunduğunu hayal edin. Kök çakradan başlayarak mevcut tenekede bir delik açın. Kırmızı boyanın vücudunuzu temizlediğini ve daha sonra bunun yeryüzü tarafından emildiğini görün. Bunu diğer çakralar için de uygulayın. Bu uygulama her bir çakrayı ayrı ayrı topraklayacak ve sonunda kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Işık Huzmesi Tekniği; Muhteşem bir ışık huzmesinin sonsuzluktan gelip auranıza vücudunuza nüfuz ettiğini hayal edin. Bu ışığın enerjisini vücudunuz boyunca her bir çakranızda ayrı ayrı hissedin ve en sonunda da bu enerjinin yeryüzü aracılığıyla tekrar sonsuzluğa bağlandığını hissedin. Bu enerjinin sizi temizlerken tüm negatif enerjileri de ayaklarınıza ve oradan da yeryüzüne doğru yıkadığını hayal edin.

Kristal Tekniği; Her bir çakranızın üzerine kendi rengiyle uyumlu bir kristal yerleştirin. Kendinizi beyaz ışığı teneffüs ederken ve bu kristallerin ışığı renklendirip çakralarınızı beslediğini hayal edin. Daha sonra bu enerjinin bir gökkuşağı şeklinde ayaklarınıza ve oradan da yeryüzüne doğru hareket ettiğini hissedin. Bu uygulama çakralarınızı dengelerken enerjiyi de topraklayacaktır. Eğer uygulama sonunda kendinizi tamamiyle topraklanmış olarak hissetmezseniz, kök çakradaki kırmızı kristal dışındakileri kaldırarak aynı uygulamayı sadece kök çakranızla tekrar edin.

Ağaç Kucaklama Tekniği; Gidin, bir ağacı kucaklayın ve onun enerjisi ile kendi enerjinizin kaynadığını, bir araya geldiğini hissedin. Ondan, kökleri aracılığıyla sizi topraklamasını ve enerjisini sizin enerjinizle birleştirmesini isteyin. Ağaçla bir olun ve onun köklerini enerjinizi taşıyıp sizi topraklaması ve temizlemesi için kullanın. Daha sonra ağaca teşekkür etmeyi unutmayın.

Alıntı

İÇ ORGANLARDAKİ ZEHİRLİ MADDELER NASIL ATILIR ?

 

İnsan vücudundaki iç organlarda zehirli maddeler var mı? Bedensel sorunlara bu zehirli maddeler mi yol açar?

Çin tıbbına göre, insan vücudundaki beş iç organda zehirli maddeler birikir, bu zehirli maddelerin birikmesi, vücutta belirtiler bırakır. Şimdi zehirli maddelerin saklandığı yerleri bulalım ve bu zehirli maddeleri yok etme yöntemleri öğrenelim.

Eğer dalakta zehirli maddeler birikirse, yüzde benekler görülür. Yüzünde benekler olan bir kadının sindirim sistemi nisbeten zayıflar; beyazımtırak akıntısı fazla olur; yağ birikir.

Çin tıbbına göre, dalaktaki sindirim iyi olmadığı takdirde, zehirli maddeler zamanında dışarı boşaltılmaz. Bu nedenle kilo vermek isteyen bir kişi, öncelikle dalağının ve midesinin işlevini normalleştirmeli; dalağında zehirli maddeler bulunan kişide ağız kokusu olur, ağız ülseri görülür.

Şimdi dalaktaki zehirli maddeleri boşaltma yöntemlerine geçelim.

1. Dalaktaki zehirli maddelerin boşaltılmasına ekşi yemekler iyi gelir. Ekşi yemekler, bağırsak ve midenin sindirim işlevini pekiştirir, yemeklerdeki zehirli maddelerin en kısa sürede boşaltılmasını sağlar; ayrıca ekşi yemekler dalağı güçlendirir.

2. Dalaktaki zehirli maddelerin boşaltılması için Shangqiu adlı akpunktur noktasına basılabilir. Bu akpuntur noktası, iç topuk kemiğinin altındaki çukurun ortasında bulunur. Bir parmakla bu noktaya, azcık acı hissetecek şekilde basabilirsiniz. Bu basma bir defasında üç dakika sürerse, yeterli olur.

3. Yemekten sonra yürüyüş yapmak. Spor, dalağa ve mideye yardımcı olur. Bu yöntem azimle uygulanmalı.

Yemek sonrası, zehirli maddelerin en kolay oluştuğu zaman dilimidir. Yemeklerin zamanında sindirilmemesi veya emilmemesi halinde zehirli maddeler birikir. Bu nedenle yemekten sonra yürüyüş tavsiye edilir. Ayrıca yemekten bir saat sonra bir meyve yenebilir.

******

Karaciğer, insanın diğer önemli iç organlarından biridir. Karaciğerde zehirli maddeler birikirse, tırnak üzerine çıkıntılı çizgi veya tırnak çökmesi görülür. Çin tıbbına göre, kirişler karaciğere bağlıdır, tırnak ise kirişlerden bir bölümüdür. Bu nedenle karaciğerde zehirli maddeler biriktiği takdirde, tırnak üzerinde belirgin işaret olur.

Karaciğerde zehirli maddeler bulunursa, kadında mastit görülür; deprasyon başgösterir. Çünkü karaciğer insan vücudunda duyguları ayarlayan iç organdır. Eğer içindeki zehirli maddeler zamanında boşaltılmazsa, Qi dolaşımı engellenir, bu da depresyon duygusuna neden olur. Ayrıca yarım baş ağrısı ve aybaşı ağrıları gibi belirtiler görülür. Yüzün iki yanağı ve göbek, karaciğer ve safra kesesinin “etki alanı”dır. Eğer karaciğerde zehirli maddeler varsa, yüzde ve göbekte mutlaka belirti gözükür.

Karaciğerdeki zehirli maddelerin boşatılması için, yeşile çalan mavi renkli yemekler tüketilmeli. Örneğin portakal veya limon suyu, karaciğere iyi gelir; karaciğerle bağlantılı akpunktur noktasına basmak iyi gelir. Basılacak nokta, birinci ve ikinci ayak parmaklarının buluştuğu noktanın önündeki çukurun ortasında yer alır. Ağlama, zehirli maddelerin boşaltılmasına yardımcı olur. Kadınların erkeklerden daha uzun yaşamasının gözyaşlarına bağlı olduğu, hem Batı tıbbınca, hem de Çin tıbınca doğrulandı. Gözyaşları gerçekten insan vücuduna zararlı maddeler içerir. Bu nedenle istediğiniz zaman ağlayabilirsiniz.

******

İnsan kalbinde zehirli maddeler birikirse, dil ülseri olur, alnında kabarcıklar oluşur, uykusuzluk ve kalp rahatsızlığı meydana gelir.

Çin tıbbına göre, kalple en yakın ilişkili organ dildir. Bu nedenle ülser dilde görülür. Alın, kalbin “nüfuz alanı”dır. Eğer kalpte “ateş” varsa, alın “yanar”, kabarcıklar ortaya çıkar.

Kalpteki zehirli maddelerin boşaltılması için, nilüfer tohumları gibi, acı yemekler tavsiye edilir; kalbi simgeleyen Shaofu adlı akpunktur noktasına basılır. Shaofu, insanın yumruğunu sıktığı zaman, avuçta yüzük parmağı ve küçük parmağının tırnaklarının değdiği yerdir. Bu noktaya güçlü bir şekilde basılır. Yeşil fasülye, zehirli maddelerin idrar yoluyla boşaltılmasına yardımcı olur.

Çin’de yaz mevsiminde hemen hemen her ailede yeşil fasülye suyu içilir. Siz de deneyebilirsiniz.

******

Akciğerde zehirli maddeler birikirse, insanın cildi pas renginde olur, kabızlık çekilir, duygusal durumunda hassasiyet meydana gelir.

Çin tıbbına göre, akciğer, tüm cildi yönetir. Cildin iyi olup olmaması, akciğerin sağlıklı olup olmamasına bağlıdır. Akciğerdeki zehirli maddelerin miktarı fazla olursa, bu zehirli maddeler akciğerin çalışmasıyla cilde yansır; ayrıca akciğer ve kalın bağırsak tek bir sistemdir. Yukarıda akciğerde zehirli maddeler varsa, aşağıdaki bağırsak içinde de anormal birikim olur, kabızlık çekilir; akciğerdeki zehirli maddeler de Qi ve kan dolaşımını engeller.

Turp, akciğere en iyi gelen yiyecektir. Çin tıbbına göre, kalın bağırsak ile akciğer arasında yakın ilişki vardır. Akciğerdeki zehirli maddelerin ne kadar boşaltılacağı, kalın bağırsağın iyi çalışıp çalışmamasına bağlıdır. Turp kalın bağırsağın dışkıyı boşaltmasına yardım eder. Turp çiğ de yenir.

Ayrıca akciğeri temsil eden akpunktur noktasına basmak da yararlıdır. Hegu adlı nokta, el sırtında, parmakların arasında bulunur.

Terlemek, akciğere iyi gelir; çünkü terle vücuttaki zehirli maddeler atılır; sıcak duş ve derin nefes da benzer sonuç verir.

Akdiğerdeki zehirli maddelerin boşatılması için en uygun zaman dilimi sabah 7:00 ile 9:00 arasıdır. Bu zaman içinde bol oksijen almayı sağlayan spor yapılırsa, çok iyi olur.

******

Böbrek içinde zehirli maddelerin biriktiği zaman, aybaşı miktarı az, süresi kısa ve rengi koyu olur. Aybaşının oluşması ve kaybolması, böbrek işlevinin güçlü olup olmamasına bağlıdır; böbrekteki zehirli maddeler, hidronkusa neden olur, altçenede kabarcıklar oluşur, yorgunluk çekilir.

Böbreği simgeleyen akpunktur noktası Yongquan’dır. Bu nokta, insan vücudundaki en alçak akpunktur noktasıdır. Yongquan, ayak tabanının üçte birinin ilerisinde bulunur. Bu nokta hassas olduğu için fazla güçlü basılmamalıdır. Beş dakika yeterlidir.

Böbrekteki zehirli maddelerin boşaltılması için en iyi zaman dilimi sabah 5:00 ile 7:00 arasıdır. Bu nedenle sabah kalkınca bir bardak su içilmesi çok iyi olur.

* Alıntı

___________