Koah, Bronşit, Öksürük İçin Çözüm Arayanlar… Kozalak Reçeli Sizin İçin…

21078468_1932981050277626_7634117818425243886_n[1]

Kozalak reçeli
Astım
Koah
Bronşit
Balgam sökücü
Öksürük
Ve sigara kullananlar için çok şifalı
20 adet yeşil kozalak
2,5 lt su ile 1 saat kaynayacak
9 – 10 bardak şeker eklenecek pekmez kıvamı olana kadar kaynamaya devam ediyor 1 tatlı kaşığı limon tuzu ekleyip 10 dk kadar kaynatıp ocaktan alıyoruz kozalaklarla beraber kavanozlara koyup sabah aç karnına 1 yemek kaşığı yenilecek
Kozalaklar yenmiyor tabiki özleşmesi için beraber konuluyor hemen tüketmeye başlayabilirsiniz

Kaynak: Karbonat

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 5 Comments »

Bu Resimde İlk Olarak Gördüğünüz Şey Ne?

ilk-olarak-ne-goruyorsunuz[1]

Her bireyin geçirdiği tecrübeler doğrultusunda dünyayı algılayış biçimi doğal olarak farklılaşır. Bu farklılıkların incelemesini yapan psikanalistler ve göstergebilimcilere göre aynı cisim üzerinden yapılan farklı yorumlar, aslında kişinin bilinçaltı düzeyde dünyayı nasıl gördüğünü, içinde bulunduğu psikolojiyi, isteklerini, mutluluklarını ve korkularını ele veren ipuclarıdır.
Bu bağlamda aşağıdaki resmi incelediğiniz zaman hepsinde önce ilk olarak gördüğünüz ve dikkatinizi seçen şey ne?

 

Eğer resme bakar bakmaz büyük bir insan silüeti görüyorsanız;

Büyük resmi iyi okuyabiliyorsunuz. Önünüze konan meselenin özünü kavrama konusunda oldukça iyisiniz. Karşılaştığınız ya da size danışılan problemlerde, neyin neye sebep olduğunu, sorunun hangi noktadan kaynaklı olduğunu anlama konusunda yeteneklisiniz. Ancak dikkat etmeniz gereken bir nokta var. Hayata geniş bir çerçeveden bakmanızdan ve İnce detayları çok kolay halledilebilir olarak görmenizden ötürü karşınıza hiç beklemediğiniz problemler çıkabilir ve ummadığınız şekilde yanılabilirsiniz. Yani kısacası hayatı genel olarak iyi yönleri ile algılayama kendinizi zorlarken, ayrıntıda saklı küçük şeyleri gözden kaçırmaya ve hafife almaya bir son vermelisiniz.

Eğer resme bakar bakmaz oturan ve kitap okuyan bir insan gördüyseniz;

İç dünyası oldukça geniş ve gelişmiş bir bireysiniz. Kendi başınıza vakit geçirerek, kendinize katkıda bulunmaktan çok hoşlanıyorsunuz. Ayrıca üstün körü yapılan işlerden hoşlanmıyorsunuz ve karşılaştığınız bir problemi ya da işi iyice analiz etme taraftarısınız. Bu detaycı ve yapınızdan ötürü çevrenizdeki insanlar bir sorun yaşadıklarında sizinle görüşme isteyebilir, size akıl danışabilirler. Ancak dikkat etmeniz gereken bir nokta var ki, oda detaylarda ve bir şeyin “nasıl olması gerektiğine” fazla kafa yormanızdan ötürü, yapmak istediğiniz şeyleri sürekli olarak erteliyor olabilirsiniz. Evet iyi analiz ederek, kendini geliştirmek güzel bir meziyettir ancak hayaller ancak onların uğrunda harekete geçenler içindir. Her şeyi kitabına uydurarak mükemmel yapmak zorunda değilsiniz. Sadece harekete geçin!
Eğer resme bakar bakmaz elmaları görüyorsanız;

 

Hayal gücü ve buna bağlı olarak iç benliğinde geliştirdiği hayal dünyası oldukça gelişmiş bir bireysiniz. Diğer insanların materyalistik şekilde yaklaştığı sıradan gibi gözüken şeylerde bile, gözden kaçmış, dikkat edilmemiş ve sıradanlığın güzelliğini yansıtan ufak nüansları yakalamayı biliyorsunuz. Sanatsal eğilimleriniz olma ihtimali oldukça yüksek. Çok büyük bir ihtimalle duygusal bir yapıya sahipsiniz ve bu duygusal yapınızı yaratıcı bir zihinle taçlandırmışsınız. Ancak bu noktada dikkat etmeniz gereken şey her ne kadar diğerlerinden farklı gördüğünüz ve kendi renklerinizle boyadığınız bu dünyadan memnun olsanızda, hayatın gerçeklerine yer yer uyum sağlamak zorunda olduğunuz gerçeğidir. Size zor gelsede gündelik hayatınızı sürdürebilmek adına bazı durumlarda diğerlerinin dilinden konuşmalı ve hayal dünyanızda kaybolmamalısınız. (Bu yazılanlar özellikle resimde ilk olarak görülmesi çok zor olan “yeşil elmaları” ilk olarak görenler için geçerlidir!)

http://filoji.com/resimde-ilk-olarak-gordugunuz-seyin-karsilik-geldigi-psikolojik-bir-gercek-var/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yiyip Yiyip Kilo Almayan Metabolizmam Olsun Diye Evrene Mesaj Yollamış Mıydınız?

Screenshot_2017-08-20-12-47-35-279[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Haklı haksız, doğru yanlış şeklinde düşünerek kendinize eziyet etmeyi bırakın.

cemşen1[1]

 

Haklı haksız, doğru yanlış şeklinde düşünerek kendinize eziyet etmeyi bırakın. Ne haklı olmanız ne de doğruyu yapmış olmanız önemli. Önemli olan tek şey kendi haklılığınız ya da haksızlığınız yüzünden belli bir duruma saplanıp kalmamanız. Kendinizin ya da bir başkasının doğru ya da yanlış eylemleri sebebiyle kısıtlanır kalır, kıpırdayamaz hale gelirseniz bu hayattaki en büyük tehlike ve en büyük kayıptır. Zihninizin ne haklılığa ne haksızlığa, ne doğruya ne yanlışa takılıp kalmasına izin verin.
Yıllarca kendi arayışımda da öğretmenlik deneyimimde de sürekli -meli, -malılarla, doğru ve yanlışlarla, yakınıp duran, kendilerini doğru ve yanlış ile ilgili inançları sebebiyle hareket etmekten aciz bırakmış insanlarla karşılaştım. Bu insanların genellikle kendi doğru-yanlış, haklı-haksız, saf-kirli, erdemli-erdemsiz inancına saplanıp kalarak kendilerini nasıl tembel, uyuşuk, korkak, öfkeli ve karanlık bir var oluşa hapsettiklerini gördüm.
Zihnin ileriye doğru, herhangi bir şeye takılıp kalmadan hareket halinde olması gerekir. Arkadaşlarınızla ilişkinizde de, kendi duygularınız ve zihninizle ilişkiniz de de sürekli akış halinde olun. Ne içsel ne dışsal çatışmalara takılıp da eylemsiz kalmayın. Evrende yalnızca ölüler eylemsizdir; ki o bile bir görünüşten ibarettir.

Cem Şen

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Boğazınızda gıcıklanma varsa hasta olacağınızı hissediyorsanız:

19149337_460868464288394_3507930798560722571_n[1]

Boğazınızda gıcıklanma varsa hasta olacağınızı hissediyorsanız:

Bir fincan sıcak suya;

2 yemek kaşığı bal

2 yemek kaşığı sirke

Bir tutam tarçın

ve 2 yemek kaşığı limon suyu koyup karıştırın.

Bunu içtikten bir saat sonra şikayetleriniz geçer. Denenmiş ve % 100 işe yaramış bir yöntem…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşam Felsefenizi Değiştirecek 20 Hayat Öğretisi

50den-sonra-omru-uzatan-10-tavsiye-1495291355-1844802[1]

Budizm öğretisi, yaşam hakkında güzel dersler çıkarabileceğimiz bazı güçlü felsefeler ve bakış açıları barındırır.  Birçoğu Buda’nın sözleri olan ve Budizm öğretisinin ana felsefesini oluşturan 20  öğretici bilgi…

İşte Buda’dan yaşama bakış açınızı değiştirebilecek güçteki 20 öğretici ders;
1)Sevgi her şeyin ilacıdır.
“Nefretin açtığı yaralar nefretle tedavi edilemez. Ruhta açılan yaraları tedavi edebilecek tek güç sevgidir ve bu, yaşadığımız evrenin en temek kuralıdır.’’

2)Sizi siz yapan söyledikleriniz değil, uygulamaya geçirebildiklerinizdir.
“Birini sırf çok konuştuğu için bilge olarak tanımlayamazsınız. Kişinin bilgeliği ancak içindeki huzur, sevgi ve cesaretle ölçülebilir.’’
3)Sağlıklı yaşamın sırrı, anı yaşamakta gizlidir.
‘’Geçmişe takılıp kalma, geleceğin hayalini kurma. Zihnini yalnızca içinden bulunduğun ana odakla ve yaşa.’’
‘’Bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı olabilmenin sırrı ne geçmişin yasını tutmakta, ne de gelecekle ilgili endişe duymakta. Sağlıklı olabilmenin sırrı bilgece ve farkında olarak anda yaşamakta.’’
4)İçine dönebilen herkes görünmeyeni görmeye başlar
“Sonsuz huzura giden yol göklere değil, yüreğe uzanır.’’
5)Kelimeler hem silah hem de merhemdir.
“Kelimeler bir insanı hem yaralayacak hem de iyileştirebilecek güce sahiptir. Hatta doğru ve ince olabilenleri, dünayayı bile değiştirebilir.’’

6)Akışına bırak, istediğin her şey sana gelir.
“Sürekli çevresinde dönüp durduğun şeyi en çabuk kaybedersin.’’
7)Kimse hayat yolunuzu sizin için yürümez
“Bizi kendimizden başka kimse kurtaramaz.. Hepimiz kendi yolumuzu kendimiz yürümek zorundayız.”
8)Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır.
“Binlerce mum, tek bir mumun ışığıyla yanabilir ve o mumun ömründen hiç bir şey götürmez. Mutluluk da mum ışığı gibi paylaşıldıkça çoğalır.’’

9)Çevrenizdekilere karşı yardımsever olun.
“Zengin ya da fakir… Herkesin başa çıkmaya çalıştığı problemler var. Bazılarınınki çok, bazılarınınki az.’’
10)Sizden inanmanız beklenen şeyleri sorgulayın.
“Herhangi bir şey yalnızca öyle duyduğunuz için öyle olmak zorunda değil. Duyduğunuz şeylere ne kadar çok kişi inanıyor olursa olsun koru koruna inanmayın. Dini kitaplarda yazdığı için, deneyimli insanlar söylediği için ya da gelenekleriniz bunu gerektirdiği için inanmayın.
11.Gözlem ve analiz yapın.
Düşündüğünüz şeyin sebeplerini araştırın ve olası sonuçlarıyla ilgili çıkarımlarda bulunun. Deneyimleyin ve kendi deneyimlerinizle öğrenin.’’
12)Cesur olun
“Var olmanın en büyük sırrı korkusuz olmaktır. Geleceğin size getireceklerinden korkmayın. Korkularınız yüzünden başkalarına bağımlı yaşamayın. Cesur olmak özgürlük kilidinin anahtarıdır. ‘’

13)Gerçekler bir şekilde gün yüzüne çıkacaktır.
“Hayatta asla gizlenemeyecek 3 şey vardır: Güneş, ay ve gerçekler.’’
14)Zihninizin kontrolünü sağlayamazsanız o sizi kontrol etmeye başlar.
“Sağlıklı olabilmek, gerçek mutluluğa ulaşabilmek ve huzuru bulabilmek için zihninizi kontrol edebilmelisiniz. Kontrol edemediğiniz bir zihin sizi kendi karanlığına çeker ve bilgeliğe ulaşmanızı engeller.’’
15)Şüphe ayrıştırır, güven birleştirir.
“Şüphe kadar zihni kemiren başka bir alışkanlık yoktur. Şüphe, insanları ayrıştırır. Arkadaşlıkların ve en büyük aşkların ölümüne sebep olan zehir, şüphedir. ‘’

16)Hayatınızdaki kimseyi kendinizden daha çok sevmeyin.
“Hayatımız boyunca kendimizden daha çok seveceğimiz birilerini arar dururuz. Bu kişiyi çok uzaklarda ararız ancak bize kendimiz kadar yakındır. Hayatta en çok sevmeniz gereken ve sevginizi en çok hak eden kişi kendinizsiniz.’’
17)Her şeyi bilmek, bilgeliktir; kendini bilmek ise aydınlanma.
“Binlerce savaşı kazanmak için savaşmak yerine kendinizi fethetmeyi deneyin. Zafer, sizsiniz.’’
18)Maneviyat bir lüks değil, ihtiyaçtır.
“Tıpkı bir mumun ateş olmadan ışık veremeyeceği gibi, bir insanın da maneviyat taşımadan aydınlanabilmesi mümkün değildir.’’

19)Kıskanmak yerine takdir etmeyi öğrenin.
“Çevrenizdekilerin sahip olduğu iyi şeyleri kıskanmak yerine takdir edin ve daha iyilerine sahip olabilmek için çalışın.’’
20)Huzuru içinizde arayın.
“Huzur içinizdedir, dışarıda aramayın.’’

Kaynak: 50 en sonra hayat

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

MİLYON DOLARA DEĞER BİR MESAJ HARİKA ❤

20994246_420063078389779_1534410991947708077_n[1]
“Milyon dolarlık Bentley’imi gömeceğim”
Brezilyalı iş adamı Thane Chiquinho Scarpa Mısır firavunlarına özendiğini, öbür dünyada da kullanabilmek için milyon dolar değerindeki Bentley Continental Flying Spur marka arabasını bir törenle gömeceğini sosyal medyada duyurur.
Oldukça geniş bir kitlenin ilgisini çeker.
Epey de tepki toplar. Ama Scarpa o kadar ciddidir ki, gömme işlemini yapacağı tarihi verir ve tüm medyayı da malikanesine davet eder. Daha da inandırıcı olmak için kazdırdığı mezarın fotoğraflarını da sosyal medyada paylaşır. Takipçileri oldukça sert tepkiler verir. Ona deli diyenlerden tutun da arabayı gömeceğine hayır kurumlarına bağışlaması çağrısında bulunanlara kadar birçok tepki alır..
Scarpa, gelen tepkilerin hiç birine aldırış etmez ve tüm baskılara rağmen düzenlediği töreni iptal etmez. Verdiği tarih geldiğinde ise kalabalık bir gazeteci grubu malikaneye gelir ve tören başlar.Araba mezara indirilirken fotoğraflar çekilir. Herkes nefesini tutmuş bir şekilde beklerken Scarpa töreni bir anda durdurur. Davetliler merak içinde döner ve Scarpa şu konuşmayı yapar:
“Milyon dolarlık Bentley’imi gömeceğimi söylediğim için beni kınadınız. Halbuki birçok insan, benim bu arabamdan çok değerli bir şeyi sürekli toprağa gömüyor. Kalpler, karaciğerler, akciğerler, gözler ve böbrekler toprağa gömülüyor. Bu aptalca. Dışarıda organ nakli bekleyen o kadar çok insan varken, bu sağlıklı organları gömüyoruz. Bu dünyadaki en büyük israf! Bentley’im bununla karşılaştırıldığında hiçbir şey. Bir organdan daha değerli hiçbir şey yok; çünkü insan hayatından daha değerli bir şey yok. Burada organlarımı bağışladığımı şu an resmen açıklıyorum.”
Bu konuşma sonrası olanları tahmin edebilirsiniz. Peki, bunu bir çağrı olarak gördüğümüz zaman, işe yarayıp yaramadığını merak ediyor musunuz? Elbette yarıyor ve 1 ay içerisinde organ bağışları tam olarak % 31,5 oranında artıyor.
Brezilyalı iş adamının bu hareketi, alkışlanacak bir farkındalık projesi
✔Gözlerimi; gün ışığını, bir bebeğin yüzünü,
bir kadının gözlerindeki sevgiyi görmemiş bir adama verin.
✔Kalbimi; kendi kalbi ona acı vermekten başka bir şeye yaramayan birine verin.
✔Kanımı; bir otomobilin enkazı altından çıkarılmış olan gence verin.
Verin ki; torunlarının oynadığını görene dek yaşayabilsin.
✔Böbreklerimi; haftadan haftaya yaşaması makineye bağlı olan birine verin.
✔Kemiklerimi; alın ve sakat bir çocuğun yürüyebilmesinin yolunu bulun.
BİNLERCE HASTA NAKİL BEKLİYOR.
ORGANLARINIZI LÜTFEN BAĞIŞLAYIN , TOPRAK OLMASIN.
Alıntı.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Hata yapmaya hazır olmayan, asla hiçbir şey öğrenmeyecektir.

508357-late-osho-rajneesh[1]

 

Yakın zamanlarda bir dükkân açmış olan bir adam, dükkânının tepesine “Burada Taze Balık Satılır” yazan büyük bir tabela astı.
Yanına bir arkadaşı geldi ve dedi ki “ Tabelada neden “Burada” yazıyor?” Adam “Burada” kelimesini tabeladan kaldırdı.
Sonra başka bir arkadaşı geldi ve dedi ki “ “Satılır”? Tabii ki satılır. Bağış yapmıyorsun, öyle değil mi?” “Satılır” kelimesi tabeladan kalktı.
Üçüncüsü geldi ve dedi ki “ “Taze Balık”? Taze olmak zorunda. Bayat balığı senden kim alacak? “Taze” kelimesi çıkartıldı.
Dükkân sahibi boynunu eğdi. Tabelada şimdi sadece “Balık” kelimesi vardı ve dördüncü gelerek“ “Balık”? Bunu çıkartmak ne iyi olur! Zaten bir kilometre öteden kokusunu alabilirsin” dedi. Dükkân sahibi tabeladaki son kelimeyi de sildi.
Beşinci bir adam geldi ve dedi ki “Dükkânın tepesine boş bir tabela asmanın ne anlamı var?” Dükkân sahibi tabelayı çıkarttı.
Sahneye altıncı bir adam geldi ve dedi ki “ Bu kadar büyük bir dükkân açtın. “Burada Taze Balık Satılır” yazan bir tabela asamıyor musun?”
İnsanları dinlemeye devam edersen daha çok ve daha çok aklın karışacak; bu şekilde aklın karışmış duruma geldin. Senin karışıklığın bu: bir sürü insanı dinlemek ve hepsi farklı tavsiyelerde bulunuyorlar. Ve ben onların iyi niyetli olmadıklarını söylemiyorum; iyi niyetliler, ancak bilinçli değiller; öyle olsalar sana tavsiyede bulunmazlardı. Sana bir iç görü verirlerdi, tavsiye değil. Sana ne yapman, ne yapmaman gerektiğini söylemezlerdi. Senin daha uyanık hale gelmen için sana yardım ederlerdi ki, sen ne yapılması ve ne yapılmaması gerektiğini kendin görebilesin.
Gerçek arkadaş, sana tavsiyede bulunmayan, ancak daha tetikte olman, daha uyanık olman, hayatın içinde daha bilinçli olman için yardım edendir- hayatının problemlerinin, fırsatlarının, gizemlerinin içinde- sana kendi yolculuğuna çıkman için yardım edendir, deneyimlemen için, araştırman ve araman için, birçok hata yapman için seni cesaretlendirendir.
Çünkü hata yapmaya hazır olmayan, asla hiçbir şey öğrenmeyecektir.
Gerçek arkadaş, zekânı keskinleştirmen için yardım eder. Sabit tavsiyelerde bulunmaz, çünkü sabit tavsiye işe yaramaz. Bugün doğru olan, yarın doğru olmayabilir ve bir durumda doğru olan başka bir durumda yanlış olabilir. Durumlar her zaman değişiyor, o halde ihtiyacın olan sabit bir hayat modeli değil, bakış açısıdır, böylece nerede olursan ol, kendini hangi durumda bulursan bul, kendiliğinden nasıl davranacağını ve kendi varlığına nasıl dayanacağını bilirsin – OSHO

Üzerinde Ne Var Şu An?

uzerinde-ne-var-karikaturu-mustafa-saray[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

JAPON SU TERAPİSİ

The water flowing in a glass

JAPON SU TERAPİSİ
Su içmek kimi insanların aklına bile gelmez ama o kadar faydası var ki okudukça şaşıracaksınız… Japonların uyanır uyanmaz ilk iş olarak su içme alışkanlıkları olduğunu biliyor muydunuz? Çok eski tarihlere dayanan Japon Su Terapisi pek çok hastalığı iyileştirmede kullanılıyor.
Çok eski tarihlere dayanan Japon Su Terapisi pek çok hastalığı iyileştirmede kullanılıyor. Su içmenin faydaları üzerine yapılan ve literatüre geçen araştırmalar da her geçen gün artmakta. Japon Su Terapisi gastrit, diyabet, hiper tansiyon, astım, kabızlık, ishal, göz hastalıkları, hemoroid, bronşit, tüberküloz, kalp problemleri, epilepsi, kulak burun boğaz hastalıkları, artirit, kanser, adet düzensizlikleri, böbrek ve idrar yolları rahatsızlıkları gibi oldukça ciddi ve yaygın hastalıkla mücadelede kullanılan doğal bir yöntemdir.
Boş mideyle su içmeye dayanan Japon Su Terapisi sabah ilk iş olarak yapılmalıdır. Dişinizi fırçalamadan önce 640 ml (yaklaşık 4 bardak) su için. Suyun florid içermemesine dikkat edin. Dişinizi fırçalayıp ağzınızı temizleyin ama 45 dakika boyunca hiçbir şey yemeyin. Her zamanki gibi kahvaltınızı yapın. Kahvaltıdan sonra 2 saat boyunca hiçbir şey yemeyin. Orijinal Japon geleneklerine göre su hafif sıcak olmalıdır, ne soğuk ne de oda sıcaklığında olmamalıdır. Uzak doğuda insanlar yemek sırasında asla soğuk su içmezler. Onun yerine sıcak çay önerilir.
– Hipertansiyon için 30 gün,
– Diyabet için 30 gün,
– Gastrit için 10 gün,
– Kabızlık için 10 gün,
– Tüberküloz için 90 gün,
– Kanser için 180 gün
Artrit sorunu olan kişiler bu terapiyi ilk hafta sadece üç gün yapmalı ve sonra da günlük uygulamaya geçmelidir. Eğer sabah uyanır uyanmaz bu kadar büyük miktarda su içmekte zorlanıyorsanız bir – iki bardakla başlayıp zaman içinde 4 bardağa çıkarabilirsiniz. Böbreklerimiz saatte 800 ml ile 1000 ml suyu süzebilir. Bu nedenle bir seferde 4 bardaktan fazla su içilmesi de zamanla böbreklere zarar verebilir.
Japonya’da oldukça saygın bir yere sahip olan ve yaygın bir şekilde uygulanan Japon Su Terapisi’nin bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur ve günlük rutininize dahil ettiğinizde genel sağlığınızın daha iyiye gitmesine yardımcı olur.
Bilim Açıklaması: İnsan midesinin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıdır. Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda içerse doğrudan doğruya onikiparmak bağırsağına geçer. Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında Waldeyerin mide caddesi denen oluk bulunur. Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını (pilor) geçerek onikiparmak bağırsağına (duodenum) geçer.
Eğer insan sıvıyı oturarak içerse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra onikiparmak bağırsağına geçer. Bu durumda oturarak su içme usulüne uymakla insan kolera dahil, bir çok insan hastalıklarından korunmuş olur. Ayakta içildiğinde tazikli su sıkılmış gibi organlar hırpalanıyor. Halbuki oturur vaziyette su kıvrılarak yavaş yavaş gidiyor. Bunu akarsularımızdan menderese benzete biliriz. Su yavaş yavaş kıvrılarak gider akıntısı yavaştır.
Su ne zaman içilir ne zaman içilmez?
Uzmanlar su içmenin kurallarını açıkladı.
SU İÇMEYİN
1 – Banyodan sonra su içilmez, içilirse organlar yaşlanır
2 – Acı yedikten sonra su içilmez içilirse reflü, gastrid ve bağırsak rahatsızlığı yapar
3 – Uyku arasında içilmez, beyni etkiler
4 – Meyveden sonra içilmez, asit ortaya çıkar
5 – Koşup yorulduktan sonra içilmez, karaciğer ve dalak büyür
6 – Tatlı yedikten sonra içilmez, şeker yükselmesi olur
7 – Kustuktan sonra içilmez, vebaya sebep olur
8 – Sofraya oturunca yemeğin altına ve Sofradan kalkmadan, yemeğin üzerine içilmez.
SU İÇİN
1- Et yedikten sonra,
2- Yağlı yedikten sonra,
3- Korkunca,
4- Yataktan kalkınca,
5- Uykudan önce,
6- Yemek arasında.
7 – Susamadan, en az günde iki litre su içilir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ne Kadar Huysuzsun…

420093[1]

Koç: % 90

Boğa: % 17

İkizler: % 77

Yengeç: % 100

Aslan: % 32

Başak: %98

Terazi: % 52

Akrep: % 77

Yay: %27

Oğlak: %95

Kova: % 23

Balık: % 50

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yalnızca Güçlü İnsanların Fark Edebildiği 8 Hayat Gerçeği

mark-twain-sozleri[1]

Hayat birçok şeydir. Hayat güzeldir, mucizevidir ve olağanüstüdür. Ama bir de şu vardır ki: kolay değildir. Hayatın zor oluşunun diğer güzel taraflarından daha belirgin olduğu bazı zamanlar vardır. Bizde kendimiz için kolaylaştırmayız tabi: yanlış ve saçma olan hatta bize zarar veren düşünceleri ve alışkanlıkları devam ettirmeye çalışırız. Basit gerçekleri anlamayı reddederek hayatımızı yaşamaya devam ederiz çünkü bu gerçeklerin katlanmak için çok zor oldukları konusunda endişeliyizdir ve bunu aslında bu gerçekleri kabullenmenin yaşadığımız her günü çok daha kolay ve keyifli bir hale getireceğini fark etmeksizin yaparız. William Beteet’ in listesi kabul etmeyi öğrenmemiz gereken bazı acı gerçekleri mükemmel bir şekilde anlatıyor.
1. Hayatımızı Anlamlandıran Bizleriz

 

Budistler, insanların kendi dünyalarını kendi düşünceleriyle ve eylemleriyle yarattığına inanırlar. O zaman anlamlı bir hayata sahip olmak bir seçimdir. Anlamlı bir hayata sahip olmak için barış gücüne katılmak ya da dünyadaki açlığa son vermek zorunda değiliz. Manavdaki bir paketçi çok büyük bir şirketin CEO’su (yönetim kurulu başkanı) kadar başarılı hissedebilir. Çoğu zaman sahip olmadıklarımıza ve istediklerimize çok fazla odaklanırız ve ne kadar şeyi başarmış olursak olalım bu hayatımızı bir boşluktan ibaretmiş gibi hissetmemize neden olur.
2. Sevdiklerimiz Hayata Bir Gün Veda Edecek

Kulağa ne kadar acımasızca da gelse eninde sonunda kendinizin ve tanıdığınız herkesin sonsuza kadar yaşamayacağını fark etmek ilişkilerinizi güçlendirir ve derinleştirir. Birçok insan sevdiği kişileri cepte görür ve bu kişiler gittiğinde amansız bir pişmanlık duygusu hisseder. Ebeveynlerimiz, büyüklerimiz, arkadaşlarımız… Artık onların bizle olamayacağını ne zaman öğreneceğimizi asla bilemeyiz. Son zamanlarda annenizi ve babanızı aradınız mı? Onları hemen şimdi arayın. İlişkilerimiz bu hayatta sahip olduğumuz en anlamlı şeyler ve bu yüzden sevgiyle anılmalılar.

 

3. Mükemmel Eş Yoktur

Birçok insan gün batımında “sonsuza kadar mutlu oldular temalı” kusursuz bir aşk hikâyesinin ve ayaklarını yerden kesecek bir eşin hayalini kurar. Aslında çoğumuz,  “mükemmel uyum” ile ilgili bazı zamanlar hayallere daldığımız için muhtemelen suçluyuz. Ama eşlerimiz kusursuz hayallerimizdeki resimle uymadığında, bu bizim gerçek ilişkilerimizi nasıl etkileyebilir? Bu acınası birine razı olmamız gerektiği anlamına değil, ilişkimize her zaman emek sarf etmeyi ümit etmek anlamına gelir. Bunu sanatsal bir şaheser olarak düşünün; siz ve eşiniz birer fırçasınız ve tuvalde güzel bir eser oluşturmak için birlikte çalışmak zorundasınız. Bir ilişkide mutlu ve tatminkar  bir ruh halinde olabiliriz ama tuvalin kendi kendini boyamasını bekliyorsak tabiî ki olamayız!
4. Hayat Bir Oyundur

 

Neden tüm hayatımız boyunca son derece dikkatli ve bir şeylerin aşırı kötü bir şekilde gideceğinden endişelenerek yaşamamız gerekiyor? Hayat kendi tecrübelerimizden öğrendiklerimizdir. Bunu bir oyun olarak düşünmeliyiz; hayatta yapmak istediklerimize karar vermeli, kuralları öğrenmeli ve seviye atlamalıyız. Eğer oynamaktan korkarsak hiçbir şeyi asla başaramayız ya da başarılı olamayız. Daha önce hiç futbol sahasına ayak basmadan profesyonel futbolcu olmuş birini duydunuz mu?
5. Her Şeyin Bir Sonu Vardır

Belki de bu duyduğunuzda size biraz daha zor gelecek ilk şey olabilir. Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Sadece kısa bir süre için genciz ve daha sonra yaşlanacağız. Aşık olacağız, aşkımız bitecek ya da sevdiklerimizi kaybedeceğiz. Yaşayacağız ve sonra da öleceğiz. Bizden önce yaşayan bir sürü insan yaşadı, sevdi, başardı, başarısız oldu ve öldü. Bizim diğerlerinden bir farkımız olmadığını unutmamamız gerekiyor. Bunun yüzünden depresyona girmektense, bu hayatta minnetkar, heyecanlı ve hatta güçlü hissedebiliriz. Eğer her şey sonsuza kadar sürseydi, onları özel kılan ne olurdu? Zaman ve sonlar bazı şeyleri değerli kılar. Her şeyin kıymetini bilmeliyiz.
6. Küçük Şeylere Dahi Duygusal Yaklaşmalı

Her şeyin bir sonu olduğunu bildiğimiz andan itibaren, aynı zamanda bu hayatta sevebildiğimiz kadar sevmemiz gerektiğini de öğrenmiş olduk. Hayata “günlük işkence” olarak bakan birinin sıradan zihninde her şey çok basit, olağan bir hale gelebilir. Buna karşın bu küçük şeyler, biraz zaman ayırıp akışına bıraktığımızda güzeldir. İşe ya da okula giderken farklı bir rota izleyin, çimlere uzanıp bulutları izleyin ve yıldızlara bakın. Duygusal olun ve dünya her zaman çok iyi hissettirsin. Kendinize stressiz bir gün ayırın ve hayatın keyfini çıkarın.
7. Büyük Şeyler Konusunda Gerçekçi Olmalı

Hayatı çok ciddiye almamamız gerekse bile, sağ beynimizin günün tüm saatlerinde hüküm sürmesine izin vermememiz de önemlidir. Hayatta analitik düşüncemizi daha fazla kullanmamız gereken bazı şeyler vardır. Örneğin; aramızda ünlü birer yazar olmak isteyenlerin birkaç kelime yazıp yıldızının parlamasını ve bir anda en çok satanlarda yer almayı beklememesi gerekir. Hayır. İşimizi düzenlemek, tanıtmak ve yayınlamak için uygun adımları atmak zorundayız. Değerli olan çoğu şey zaman ve enerji gerektirir. Esasında bazen herkesin kafasını kullanması gerekir.
8. Ya Bir Yolunu Bul Ya Da Şikayet Etme!

Neredeyse herkes, hiçbir şey yapmayan fakat hayatının istediği şekilde gitmediği konusunda şikayet eden biriyle tanışmıştır. Onları ya duymazdan geliriz ya da sinirleniriz. Madem bu şekilde olmasından memnun değiller, o zaman neden değiştirmiyorlar diye düşünürüz. Ancak eğer kendimize karşı dürüst olursak, bizimde her zaman onlardan daha iyi olmadığımızı fark ederiz. “Şu öğretmen çok zor beğeniyor. Sınavları hiç mantıklı değil.” “Bunu nasıl yapmam gerektiğini öğrenemiyorum. Bir durumum var.” vb şikayetleri örnek verebiliriz. Gerçek şu ki şikayetler bir şeyleri çok nadir değiştirir hatta genelde değiştirmez, bizi zapt ederler. Etkin ve pozitif olmamız gerekiyor. Bir yolunu bulacağımıza inanmamız gerekiyor. Bunları yapamıyorsak şikayetlerimizi kendimize saklamalıyız.

http://filoji.com/hayatla-ilgili-bu-acimasiz-8-gercegi-ogrenir-ogrenmez-cok-daha-guclu-olacaksiniz/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eve Gelince Telefonu Neden Sessize Alıyorsun Onu Anlat?

20768139_1908310545862437_1092506298492193192_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ALLAH’ ım;

water-lily-1593693_960_720[1]

ALLAH’ ım;
Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek,
Zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak,
Yalan söylememek için bana yardım et….
Zenginlik verirsen mutluluğumu alma,
Güç verirsen muhakeme yeteneğimi zayıflatma,
Başarı verirsen alçak gönüllüğümü,
Alçakgönüllülük verirsen saygınlığımı kaybettirme…
Görünenin diğer yüzünü tanımama yardım et.
Bana kendimi sever gibi diğerlerini sevmeyi,
Diğerlerini yargılıyormuş gibi kendimi yargılamayı nasip eyle.
Kazandığım zaman sarhoşluğuna izin verme.
Başarısız olduğum zaman umutsuzluğa düşürme beni.
Hoşgörü güçlerin en büyüğüdür,
İntikam arzusu zayıflığın görünümüdür.
Başarıdan yoksun bırakırsan irade gücü ver.
Sağlık bağışından yoksun bırakırsan,
İnanç lütfunu esirgeme üzerimden.
İnsanlara zarar verirsem özür dileme gücü,
İnsanlar bana zarar verirse,
Affetme ve merhamet gücü ver.
Allah’ım eğer ben seni unutursam
Sen beni unutma………..
AMİN

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bazen herşeyin üstesinden gelecek kadar güçlü hissediyorum kendimi…

20882926_1518105991636361_4272987306729914426_n[1]

Bazen her şeyin üstesinden gelecek kadar güçlü hissediyorum kendimi.

Bazense, her şey üstüme geliyorçasına çaresizlik.

Bazen herkes yanımdaymış gibi kalabalık hissediyorum,

Bazense herkes karşımdaymış gibi kimsesizlik.

Bazen gösterdiğim sabır, beni bile şaşırtıyorken, bazense dayanılmaz geliyor bana, yaşadığım belirsizlik.

Gülen yüzüme bakıp içimi iyi sanmayın.

Dışımda, yaşıma inat bir çocuk gülümsemesi,

içimdeyse sanki bir fırtına öncesi sessizlik…

Uğur GÖKBULUT

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »