Bir Kelebek Seçin Ve Bilinçaltınızda Yatan Bilinmezlikleri Keşfedin

kelebek[1]

 

Mitolojide kelebeklerin insanların ruhlarını temsil ederdi. Eski Yunan’da insanlar öldükten sonra ruhlarının bir kelebek ya da bir güvercinin içine girdiğine inanılıyordu. Fotoğraftaki siyah arka plan sizin bilinçaltınızı temsil ediyor. Aydınlanmaya ihtiyaç duyan bir yer. Seçeceğiniz kelebeği seçerken dikkat edin. Çünkü sizi uçarak aydınlığa çıkartacak.

 

1. Kısıtlamaların Sembolü

Eğer 1 numaralı kelebeği seçtiyseniz kanatlarının üst kısmındaki renk değişimini fark etmişsinizdir. Bu sizin özgür olmak için mücadele ettiğiniz anlamına geliyor. Hayal kırıklıklarınızı ifade etmek istiyorsunuz. Özgürlüğü her an arzuluyorsunuz. Birisi ya da herhangi bir şey sizi düşüncelerinizi ifade etmekten yalnızca sizin izin verdiğiniz ölçüde kısıtlayabilir.
Yüzleşmeni gereken en önemli probleminiz ise kendinizi düzgün bir şekilde ifade edememeniz, bir şeyleri anlatırken parçaları birleştiremiyorsunuz. Siz konuşurken birileri devamlı sözünüzü kestiği için düşünceleriniz tam anlaşılmıyor hatta bazen duyulmuyor bile. Bunun önüne geçin, gerekirse sesinizi kontrollü kullanmayı öğrenin ama söylediğiniz şeyi karşı tarafa doğru aktarmanız insanlarla olan iletişimde önemli bir detay.
2. İkilik ve Karmaşanın Sembolü

Çekiç ve örs arasında sonsuza kadar iki dünya arasında gibisiniz. Baskı altında olduğunuzu hissetmeden hayatınızdaki hiçbir şeye pek karar veremezsiniz. Her zaman birbirinizden hoşlanmayan iki arkadaşın arasında yakalandığınız durumlarla karşı karşıya kalırsınız ve ikisini de vazgeçemez veya aralarında seçim yapamazsınız.
Başkalarına sizin arabulucu olmadığınızı söylemelisiniz. Diğer insanlar yüzünden seçim yapmayı bırakıp tamamen kendiniz için bir şeyler yapmak adına kararlar vermelisiniz.
3. Rutinliğin Sembolü

Eğer 3 numaralı kelebeği seçtiyseniz, bulunduğunuz konumdan belki daha iyisini elde etmek belki de geçmişteki kötü davranışlarını örtüp yeni bir şeylere başlamak adına bir şeyler yapmayı zor bulan bir yapınız var. Rutini ve onun yarattığı konforu seviyorsunuz. Monotonluk sizi zaman zaman rahatsız etse bile, durağanlığı tercih ediyorsunuz.
4. Sırların Sembolü

Hayatınızla ilgili çok büyük bir sırrı saklıyorsunuz. Bu geçmişte yaptığınız utanç verici bir şey de olabilir ya da kimseye söyleyemediğiniz bir hayal kırıklığınız da olabilir. İnsanların bunu anlayamayacağını düşünüyorsunuz. Bu büyük yalan sizi içten içe yiyor. Fakat bunun açığa çıkabilme ihtimali sizi çok fazla korkutuyor. Hayattan zevk alabilmeniz için tüm cesaretinizi toplayıp bunu ortaya çıkarmalısınız ve yüzleşmelisiniz.
Bu kendinizi ortaya çıkarmak olsa bile; bazı şeyleri kabul etmek, hayatta yapmamız gereken en zor şeylerden biridir.
5. İfade Edilemeyen Aşk Sembolü

En büyük sorununuz, sevdiğiniz kişi hakkındaki duygularınızı ifade etme korkusu. hiç fark etmeden aşık oluyorsun. Duygularınızı kendi içinde tutarsın ve sevdiğiniz kişi size yaklaştığında güvensizliğiniz yüzünden onları görmezden geliyorsunuz. Bu duyguları ifade etme cesaretini bulduğunuzda ve sonunda sevdiğiniz kişiye yaklaştığınızda, hayatınızda mutluluk bulacaksınız. İyi bir adım atmak için yapacağınız şey kendinizi her geçen gün daha çok sevmeye çalışmaktır.

6.Yanlış Anlaşılma Sanatçısı Sembolü

Sanat dünyasına ilgi duyuyorsunuz ve yaratıcı şeyler yapmak konusunda tutkunuz var. Resim, müzik veya yazı yoluyla kendinizi nasıl ifade edeceğinizi biliyorsunuz, ancak başkaları sanatınızda söylemeye çalıştığınız şeyi asla anlamıyor. Çok fazla kodlanmış mesajlar, soyut şeyler, çok fazla gizem kullanıyorsunuz.
Bazen siz bile aslında neyi ifade etmek istediğinizi anlamıyorsunuz. Kendinizi daha iyi anlamak için, aklınızı bazı basit solunum meditasyonlarıyla rahatlatmayı deneyin.
7. Samimilik ve Dürüstlüğün Sembolü

Siz çok dürüst birisiniz, bazen bu daha da yüksek seviyelere çıkabiliyor biraz acımasız bir şekil alsa da. Nasıl yalan söyleyeceğinizi bilmiyorsunuz ve çevrenizdekilerden bir şeyleri gizlemeyi sevmiyorsunuz. Arkadaşlarınız sizi bazen biraz zorlayan, otantik bir insan olarak görürler. Dürüstlüğünüzü köreltmek yerine, gülerek ve nezaketle konuşmayı deneyin. Bazen birkaç kibar kelime, başka birine yardım etmek için sert bir dürüstlükten daha fazlasını yapabilir.
8. Mükemmelliğin Sembolü

Bu kelebeği seçtiniz, çünkü mükemmel olmak istiyorsunuz. Herkes size söylemese de mükemmellik dengesini bulmak için sürekli uğraşıyorsunuz. Çalışmak ve arkadaşlarınızla olan ilişkiler konusunda çok bilinçli birisiniz. Mükemmele ulaşmaya çalışmak yerine belki de en iyisini yapmaya çalışmak ve olabildiğiniz en iyi halde olmaya çalışmalısınız. Mükemmel bir şey yoktur, sadece “dünden daha iyi” var.
9. Otoriterlik Sembolü

 

9 numarayı seçtiyseniz, bulunduğunuz durumlarda durumun tam kontrolünü isteyen bir kişisiniz. İnsanlardan istediğiniz her şeyi yapmasını, sorularınızı derhal yanıtlamasını ve bunlar beynini kullanarak hepsini yapmasını istersiniz. Her zaman patron gibi davranıyorsunuz ya da bir kontrol altında tutma eğilimindesiniz ve bu çevrenizdeki insanlara rahatsız edici gelebilir. Hayatınızda biraz daha alçak gönüllü olmaya çalışın; insanlar size daha çok saygı duyacak ve siz de daha mutlu bir yaşayacaksınız. Saltanatı bırakıp halktan biri olmanın tadına bakın.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Ünlü Filozof Platon’un Hayatınıza Yön Verecek 16 Sözü

platon3-e1520571575259[1]

 

Platon, tanınmış bir Yunan filozofu ve Sokrates’in en akıllı öğrencilerinden biridir. Yaşadığı çağdan kalma kendisine dair hiçbir biyografik bilgi bulunmadığından, onun hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsak ölümünden 500 yıl sonra başkaları tarafından yazılmış biyografileri ve kendi yazdıklarına güvenmek zorundayız.
Genç bir adam olarak Plato, Sokrates ile tanışana kadar resimle ilgilenmiş, şiirler yazmıştır. Filozof olmuştu ve siyasette kariyer yapmayı amaçlıyordu. Sokrates’in ölüm cezasına çarptırıldığı zaman bir politikacı olmaktan vazgeçmeye karar verdi. Daha sonra felsefe, bilim, matematik ve din üzerine yoğunlaştı.

 

On iki yıllık seyahat ve bilgi birikiminden sonra, büyük filozof, Batı medeniyetinin ilk organize okulu olan Akademi’yi kurduğu Yunanistan’a geri döndü.
Platon’un öğretileri, insan davranışının 2,500 yıl öncesinden beri pek değişmediğini kanıtlamaktadır.
Aşağıda Platon’un aşk, yaşam ve insan davranışları üzerine 20 derin ve etkileyici sözlerinde kendinizden parçalar bulabilirsiniz.
1. Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.

2. Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür.

3. Bir insan tanrıların varlığına hiç inanmasa da, eğer aynı zamanda dürüst bir mizacı varsa, böyle kişiler insanlardaki kötülükten nefret eder.

4. Devlet işleri içten gelen bir sevgi, edep ve kamil akıl ile yürütülmezse onun sonu çöküş ve yok oluştur.

5. Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür.

6. Hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır.

7. Kötülüklerin ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır.

8. İnsanın kendini fethetmesi zaferlerin en büyüğüdür.

9. Dost, hem iyi görünen hem de iyi olan insandır.

 

10. Kendini yönetirsen dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin.

11. Edep sahibi yalnızca iyiliklerden zevk alır.

12. Her şeyin en mühim noktası, başlangıçtır.

13. Kötülüğün yolu yakındır kolay ulaşılır ona. İyiliğin önüne ise alın teri ve vicdanı koymuştur Tanrı.

14. Makamını kaybedersen üzülme! Güneş de her sabah doğar ve akşam batar.

15. Boş bir kafa, şeytanın çalışma odasıdır.

16. Gözlemle, dinle, sus, az yargıla, çok sor!

Bir Melek Kartı Seçin ve Meleklerinizin Size Vermeye Çalıştığı Mesajı Öğrenin!

melek[1]

 

 

Birinci meleği seçtiyseniz;
Meleklerin geçmişinde yaşadığın zorlukların farkındalar. Sevdiğiniz birisini veya bir hayvanı kaybetmiş olabilirsiniz. Melekleriniz size geçmişte kaybettiğiniz sevdiklerinizin size mesaj gönderdiklerini söylüyorlar. Hiç yerde bozuk para veya tüy gördünüz mü? Tanıdık bir koku kokladınız mı? Dinlediğiniz bir şarkı size tanıdık geldi mi? Bu tarz işaretler geçmişte kaybettiğiniz kişilerin sizin yanınızda olduğunu gösterirler. Özellikle bayramlarda üzgün hissedebilirsiniz fakat bu işaretler sayesinde içinizi huzur kaplayacaktır.

 

Sevdikleriniz birer koruyucuya dönüşüyor. Eğer gözlerinizi kapatıp, işaretleri takip ederseniz aslında sizi yalnız bırakmadıklarını anlarsınız. Sevdiklerinizin yanınızda olduğunu mutlaka hissedeceksiniz çünkü onların sevgisi bu dünyadaki başka bir sevgiye benzemiyor. Bunları fark ettiğinizde gözünüzden mutluluk gözyaşları akacak. Eğer yakın zamanda birisini kaybedecek olursanız, ondan size işaretler göndermesini isteyin. Mutlaka bu çağrınıza bir cevap alacaksınızdır.
İkinci meleği seçtiyseniz;
Melekleriniz size yeni bir ilişkiye başlamak ya da var olan ilişkinizi ilerletmek için yardımcı olacaklardır. Her zaman kafanızı kurcalayan sorulara bir cevap vermek için hazır bekliyorlar. Onlara göre çok az bir zaman kaldı. Meleklerinizin size bu kartla birlikte verdiği en önemli tavsiye ilk önce kendinizi sevmeniz gerektiği. Eğlenmenize bakın, flört edin ve eski neşenizi tekrardan bulun. Eğlenmeniz sizi dışarıdan çok daha çekici kılacaktır.

Nasıl bir eş istediğinize iyi karar verin. Eğer arkadaşınız size bir kişiyi ayarlamak istiyorsa, o kişiyle buluşun. Gerçek aşkın sizi ne zaman bulacağını asla bilemezsiniz. Bu kart meleklerinizin sizi ruh eşinizle buluşturmak için çalıştıkları anlamına geliyor. Ruh eşiniz hiç beklemediğiniz bir mekan da ve hiç beklemediğiniz bir zaman da karşınıza çıkacaktır.
Eğer var olan ilişkinizdeki heyecanınızı kaybettiyseniz eşiniz de çekici bulduğunuz şeyleri tekrardan hatırlayın. Meleklerinize göre romantik bir buluşma ayarlamalısınız. Yeni bir elbise alın, saçlarınızı yaptırın, kendinizi güzel hissedeceğiniz bir şekilde hazırlanın. Geceye kadar sevgilinizle flört edin ve onu akşama hazırlayın. Onu ne kadar sevdiğinizi ufak notlara yazın ve cebine gizlice koyun. İlişkinizi tutkulu bir hale getirmenin birçok yolu vardır. Melekleriniz yaratıcı olmanızı öneriyorlar.
Üçüncü meleği seçtiyseniz;
Melekleriniz sizinle gurur duyuyor ve spiritüel yolcuğunuzda ne kadar yol aldığınızı size söylemek istiyorlar. Aştığınız bütün engelleri onlar görüyorlar. Bu yolculukta size destek olduklarını bilmenizi istiyorlar. Hayatınıza yeni bir yön verdiğiniz için sizi kutluyorlar. Yeni bir şeylere başlarken yaşadığınız korkuyu aşmanıza yardımcı olduklarını bilmenizi istiyorlar. Hedeflerinize odaklanmanız gerektiğini söylüyorlar.

 

Melekleriniz istediğiniz her şeyin zamanı gelince gerçekleşeceğini söylüyorlar. Aynı zamanda belirli insanların hayatınızdan çıkması gerektiğini de söylüyorlar. Bu durumdan pişmanlık duymayın çünkü her türlü bu insanlar çıkacak hayatınızdan. Önünüze bakmaya devam edin. Zaman zaman dinlenmek ve uzaklaşmak isteyebilirsiniz. Bu durum çok normal, melekleriniz yine de yanınızda olmaya devam edecekler. Etrafınızı iyi inceleyin ve işaretleri görmeye çalışın.
Dördüncü meleği seçtiyseniz;
Melekleriniz sizi bir bağımlılıkla mücadele ederken görmüşler. Bu bağımlılık yemek, sigara, kontrol problemleri, insanlar veya yalnızlık olabilir. Melekleriniz arka planda sizin için çalışıyorlar. Birkaç aydır kendinizi daha az bağımlı hissediyorsunuz. Melekleriniz size pozitif enerji gönderdiler. Size kötü alışkanlıklarınızı, iyi alışkanlıklarla değiştirmeniz gerektiğini söylüyorlar. İradenizin geçmiş aylar boyunca ne kadar güçlendiğini fark ettiniz. Artık gerçekleri görebiliyorsunuz ve olaylara daha olumlu bakıyorsunuz. Melekler hayatınıza mucizeleriyle geliyorlar. Size doğru yolu göstermek için ellerinden geleni yapıyorlar.

http://filoji.com/bir-melek-karti-secin-ve-meleklerinizin-size-vermeye-calistigi-mesaji-ogrenin/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayat Enerjin Yükselsin İster Misin?

ilkbaharda-detoks-04-700x437[1]
• Sürekli olarak dik dur! Gözlerin daima yukarıda olsun.
• Kendinle olan konuşmalarını kontrol et.
• Negatif konuşmaları hemen anında kes!
• Duygularını izle. Olumsuz duyguları vücudundan hemen at.
• Beslenmene dikkat et. Ağır şeyler yeme. Mümkünse hep doğal şeyler tüket.
• Her fırsatta derin nefes alıp ver. Burundan al uzun süre tut, ağızdan nefes ver.
• Hedeflerine odaklan. Hedefe ulaşıncaya kadar pes etme.
• Her zorluğun içindeki fırsatı gör. Daima umudunu koru. En zor durumlarda bile.
• Kararlı ol! En kötü karar bile kararsızlıktan daha iyidir!
• Kendine her durumda inan. Kimse sana inanmasa bile.
• En büyük ödüller, en büyük zorlukların ardından gelir.
• En büyük hediyeler, bazen en kötü ambalajla sunulabilir.
• Her zaman ŞİMDİ’ yi yaşa. Geçmişe takılıp kalma!
• Düşünme, sadece YAP!
• Cesur ol.
• Kararlı ol.
• Kendine güven. Kendine %100 güven.
• Çözüme odaklan, sorunlara değil
• Bütün sorumluluğu kabullen.
• Kendini bir değişim sanatçısı gibi hisset.
• Yaptığın her işi, Mozart’ın müzik yaptığı
kalitede yap.
• Doğru soruları sor.
• İçindeki kaynaklara ulaş.
• En büyük kaynaklar içinde saklı.
• Geçmiş başarılarını hatırla. Ama onlara sığınma. Daha iyisini yap.
• Meraklı ol. Sürekli yenilikleri takip et.
• Kendini geliştirecek ve motive edecek kitaplar oku.
• Kendini geliştir.
• Kendine inan. Kendine %100 inan.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

”N” Harfini Bir Dakikadan Kısa Sürede Kimler Bulacak…

102605-n-harfini-1-dakikadan-kisa-bir-surede-bul_d620[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatınızı Yeniden Başlatın: Aşmanız Gereken 20 Zihinsel Engel

f41f762e4d11ea43562f59f35ad30bf1[1]
Bir sıcak hava balonunun içinde olduğunuzu hayal edin. Siz ve size ait tüm eşyalar örgü sepetin içinde duruyor. Bir şeyler ters gitti ve hızla irtifa kaybediyorsunuz. Çabucak bir çözüm bulamazsanız 10 dakikadan az süre içerisinde yere çakılacaksınız.
Aklınıza ilk gelen, sepetteki fazla ağırlıktan kurtulmak için eşyalarınızın yarısından fazlasını aşağı atmak olurdu. Ya eşyalarını atacaksınız ya da 10 dakika içinde yere çakılacaksınız. Eşyalarınıza bakıp birkaç saniye duraklarsınız ama sonra yapmanız gerekeni yapar ve kazanmak için hayatınızın yarısını harcadığınız eşyaları tek tek aşağı atmaya başlarsınız. Yükünüz hafifler, düşüşünüz yavaşlar ve yeniden havada asılı kalmaya başlarsınız. Bir oh çekip düzgün düşünürsünüz.
Buna benzer durumlar daha az dramatik şekillerde hepimizin başına gelir. Yıllarca biriktirdiğimiz şeylere bağlanırız. Bazılarının kullanım açısından değerleri vardır. Bazı eşyalara ise sadece uzun zamandır bize ait olduğu için bağlılık duyarız. Zihinsel yaşantımızda da böyledir. Zaman içinde kafamızın içinde birçok şey biriktirip onları her yere taşımaya başlarız: hayat hikayemiz, duygusal bağlılıklar, inançlar ve zihnimizde yıllardır oyalanmaya devam eden diğer şeyler.
Bazıları gerçekten işe yaramazdır ve bizi aşağı çeker. Bazıları geçmişte yaşadığımız zor anlara ait duygusal çöküntülerdir. Bazılarıysa sadece bizlere zarar veren korku veya alışkanlıklar… Eğer sıcak hava balonundaki siz olsaydınız, aşmanız gereken durumlar neler olurdu? 20 tanesini sizler için listeledim, sizin aklınıza gelen başkaları var mı?
1)Bağlılıklardan kurtulun: Budist felsefesine göre, bağlılık çilenin köklerinden biridir. Kesinlikle katılıyorum. Kendimizi evrendeki en aptalca fikirlere bağlıyoruz. Siz de daha önce bir şeylere bağlandınız mı? Ne kadar bağlıydınız o şeye? Bağlılığınız sizi bir şeylerden alıkoydu mu? Size çile çektirdi mi? Tarafsız olun, rüyadan uyanın, o zaman tüm bağlılıklardan kurtulabilirsiniz.
2)Suçluluk duygusundan uzaklaşın: Suçluluk hissetmenin kimseye bir faydası olmaz. Bir düşünün, suçluluk duygusu hangi problemleri çözebilir? Tek yapabileceği sizi üzüntüye hapsedip kendi kendinizi cezalandırmanıza neden olmak.
3)Kötü düşüncelerin gitmesine izin verin: Karamsar düşünceler ve kötücül bir tutum sizi yaptığınız her şeye nüfuz eden bir karanlığa hapseder. Karamsarlık tehlikeli bir yoldur. Düşüncelerimiz dünyamızı etkiler.
4)Kendinizi eleştirmekten vazgeçin: Çoğu zaman boynumuzdaki o ağrının nedeni yine kendimiziz. Kendimizi iyi niyetle eleştirmeye başlasak da zaman içinde sınırları aşarız. Özeleştiri, özgüvenimizi çürütmeye başlar. Bundan vazgeçin ve kendinize karşı kibar olmayı deneyin.
5)Önyargıları bir kenara bırakın: Önyargılar size olumsuz ve kızgın bir bakış açısı verir. Yeni bağlantılar kurmanızı engeller.
6)Takıntılarınızdan kurtulun: Hiçbir sebebi yokken, bir şeyi sadece yapmanız gerektiğini hissettiğiniz için mi yapıyorsunuz? Yaptıklarınız işe yaramaz olduğunu dürüstçe itiraf etme vakti geldi.
7)Başkalarının onayına ihtiyaç duymayın: Sık sık başkalarının onayına ihtiyaç duymak aslında özgüvenimizi ve özgünlüğümüzü tehdit eden bir çeşit zaaf, ilgiye muhtaç olma belirtisi.
8)Sizi sınırlayan düşüncelerin dışına çıkın: Sınırlarımızın çoğunu bizler, kendimiz koyarız. Hayat aslında keskin çizgiler çekmez. Sizi sınırladığını hissettiğiniz düşünceleri belirleyin ve onlardan olabildiğince çabuk kurtulun.
9)Kin tutmayın: Kin ve hırs kalbinizi yorar. Ne kadar uzun süre kin tutarsanız o kadar uzun süre acı çekersiniz. Araştırmalar kalp hastalıkları ile kin ve öfke gibi duygular arasında pozitif bir ilişki olduğunu gösteriyor.
10)Ertelemekten vazgeçin: Ertelemek bilinçaltınızın sizi engellemek ve önemli işlerinizi yapmanıza mani olmak için kullandığı bir taktiktir. Bunun farkında olun ve elinizdeki işin en azından ilk kısmını yapmak için çaba gösterin. Sonrası çorap söküğü gibi gelecektir, sonuçta zor olan kısmı işe başlamak.
11)Endişelerinizi kontrol etmeye çalışın: Kaygılar gelecekle ilgili belirsizlikler sebebiyle ortaya çıkar. Hoş olmayan durumlara dair beklentiler, gerçek olmayan, yalnızca kafamızın içinde yarattığımız düşünceler. Kendinize şunu sorun: “Düşüncelerimin gerçekte temeli var mı?”
12)Kalp kırıklıklarını aşmaya çalışın: Kalp kırıldığında iyileşmesi uzun zaman alır. Zihniniz aynı konularla meşgul oldukça kalbiniz kilit altında kalır. Kalbinizi kıranın aslında kaybettikleriniz değil, zihninizdeki kaybetme düşüncesi olduğunun farkına varın.
13)Kötü anıları unutun: Bazen geçmişte kalmış kötü anıları hatırlayıp üzülürüz. Anılar geçmişten gelen kırgınlıkları bugüne taşır. Geçmişi geçmişte bırakın.
14)İşe yaramayan şeyleri hayatınızdan çıkarın: Her türden eşyayla aramızda bir bağ kurarız. Bazen de hayatımızı işe yaramaz birçok eşyayla doldururuz. Hepsinden kurtulun ve yaşam alanınızı daha basit bir yere çevirin.
15)Çalıştığınız o kötü işten ayrılın: Etrafınızda saygısız ve karamsar insanlar varsa, oradan hemen uzaklaşın.
16)Geçmişe takılıp kalmayın: Hepimizin sıklıkla yaptığı bir hata geçmiş tecrübelerimizin bizi yanıltmasına izin vermek. Geleceğin, geçmişe benzeyeceğini düşünmek önümüze çıkan fırsatları kaçırmamıza neden olur.
17)Kendinizi mesleğiniz üzerinden tanımlamayın: Modern hayatın tehlikelerinden biri de kendimizi meslekler üzerinden tanımlamak. Mesleklerin rollere dönüşmesi bizleri bu rolün bir parçası gibi hissetmeye zorluyor. Gerçekte olduğumuz kişiden uzaklaşıyoruz.
18)Size zarar veren alışkanlıklarınızı bırakın: Bunlar sürekli tekrarlanan ve insanları üretkenlikten uzaklaştıran, engelleyici alışkanlıklardır. Çok fazla televizyon izlemek, aşırı yemek yemek veya uyuşturucu bağımlılığı olarak örneklendirilebilir.
19)Olayları kişiselleştirmeyin: İnsanların davranışlarını kişisel bir pencereden yorumladığımızda sık sık duygusal çöküşler yaşarız. Olayları kişisel almak incinmemize ve hayal kırıklığına uğramamıza neden olur. Hayata daha objektif bakmak önceliklerimize odaklanmamızı ve duygusal açıdan daha sağlıklı olmamızı sağlar.
20)Saatle yaşamaktan vazgeçin: Zaman, strese neden olan en önemli unsurlardan biri. Aslında zaman değil de bizim zamanı algılama biçimimiz buna neden olur. Bazen dinlenme vakitlerimizde bile zaman kavramının kölesi oluruz. Bu durum gerçek özgürlüğümüzü ve boşluk hissimizi yok eder. Zamanın sürekli farkında olmadan anları yaşamayı öğrenmek, herkes için özgürleştirici ve verimli olabilir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Otomatik Negatif Düşüncelerden Arının!

düşünce-hataları-750x541[1]
Onlar kafamızın içinde dolaşan ve bazıları çok zararlı olan karıncalar! Okuyun, sizde de var mı ve nasıl mücadele edilir öğrenin
Uzmanlar onlara Otomatik Negatif Düşünceler (OND) diyor İngilizce’de kısaltması karınca anlamına gelen ANT olduğu için bu şekilde ifade edilebilirler Karıncalar, kafamızın içindeki olumsuz düşünceleri tanımlıyor Bunlarla başa çıkmanın yolları, kontrolü onlarak kaybetmemenin yolları psikoloji açısından son derece önemli Çünkü bazıları ‘kırmızı karınca’ olarak adlandırılan ve ‘zehirleyen’ bu olumsuz düşüncelen hayatınızı karartabilir
Psikologlar, utanma duygusu nasıl yüzün kızarmasına neden olarak fiziksel bir etki yaratabiliyorsa, insanın kendi kendine zarar vermesine neden olan olumsuz düşüncelerin de sağlığın bozulmasına, kilo almaya, cildin bozulmasına ve acıya neden olabileceğini düşünüyor
Düşüncelerin görünümü nasıl etkilediği konusunda yıllardır çalışan psikiyatrist Doktor Daniel Amen’ın çalışmaları, olumsuz düşünceleri olumlu düşüncelere dönüştürerek yaşamlarımızı daha iyi hale getirebileceğimizi ortaya koyuyor Amen yeni kitabı Change Your Brain, Change Your Body’de (Beyninizi Değiştirin, Vücudunuzu Değiştirin) ‘karıncaları’ ele alıyor Yeterince iyi, yeterince güzel, yeterince zayıf olmadığınızı, kötü bir anne, kötü bir çalışan olduğunuzu vs söyleyen kafanızın içindeki küçük sesleri anlatan Amen, bazı ‘karıncaların’ üstesinden gelinebiliceğini belirtiyor ve olumsuz düşüncelerin tüm düşünce yapısını ele geçirmesi anlamına gelen karınca istilasına karşı dikkatli olunması gerekiyor
Profesör, basit ‘karınca yok edici’ tekniklerle, bu düşüncelerin beyni yemesine ve işgal etmesine engel olabileceğini ve bir daha geri gelmemelerinin sağlanabileceğini söylüyor Amen, “Beyininiz güçlü bir organ Şişman, yaşlı, kırışık ya da ihmalkar olduğunuzu düşündüğünüzde, sağlığınızı, kilonuzu ve zihninizi etkileyen stres hormonunu yükseltiyorsunuz Olumsuz düşünceler olumsuz oluşlara neden olabilir Bunun için kendi ‘yok edici’ çözüm cephaneliğinizi oluşturmanız gerekir Kafanızda bir ‘karınca yok edici’ geliştirmeniz, tüm negatif düşünceleri yok etmenizi sağlayabilir Kendinizle kafanızda oluşan olumsuz düşüncelere kulak vermemek için anlaşın Bunu yaparsanız düşünceleriniz olumlu davranışlara yansıyacaktır Vücudunuz aklınızı takip eder Başka şansı yoktur” diyor
Bu ‘karıncalara’ bir göz atmak gerekirse:
Ya hep ya hiç
Bu, her şeyin ya iyi ya da kötü olduğuna inanmanıza neden olacak siyah-beyaz düşünmedir Bu, sözgelimi bir gün sporu kaçırdığınız için bunun öz disiplininiz olmadığı anlamına geldiğini ve tümden spor fikrinden vazgeçmenizi size dikte eden çarpık bir mantıktır
Çözüm: Yukarıdaki örneği ele alacak olursak, tek bir gün gidememenin tümden bırakmanız gerektiği anlamına gelmediğini kabul etmeye kendinizi zorlanamız gerekir O gün gidemediyseniz, ertesi gün mutlaka gitmeye çalışın
‘Daima’, ‘asla’,’hep’, ya da ‘herkes’ ifadelerini kullanmak
Sözgelimi kendinizi sürekli “Asla kilo veremeyeceğim” derken buluyorsanız, eylemleriniz üzerinde hiçbir kontrolünüz yokmuş gibi davranıyorsunuz demektir
Çözüm: Asla asla demeyin Genelleştiren sözcüklere bir yasak koyun
Olumsuzluklar üzerine odaklanmak
Eğer olumlu şeyler pahasına olumsuzluklara yoğunlaşıyorsanız, bu, sebat etmekten ziyade pes etmeye eğilimli olduğunuz anlamına gelir
Çözüm: Ruh halinizi iyileştirmek için mümkün olan her şeye olumlu anlamlar yüklemeye çalışın Aslında bu biraz Pollyanna’cılık oynamayı gerektiriyor
Hissederek düşünme
Bir şeyin doğru olduğuna dair hisleriniz bunu sorgulamanıza engel oluyorsa
Çözüm: Bunun yerine mantıklı düşünmeye çalışan, görüşlerinizi desteklemek ya da buna karşı durmak için kanıt arayın
Suçluluk
Yapmalıyım, yapmak zorundayım gibi kelimeler, suçluluk duygusunun inşasına izin verir ve davranışlarınızı kontrol etmeye başlar
Çözüm: Suçluluk duygusunu içinizden atın, ne yapabiliyorsanız yapın, ama sağlığınız pahasına bu kelimeleri kullanmayın -meli ekini sadece size uyduğu durumlarda kullanmaya ve uygulamaya çalışın
Etiketleme
Eğer kendinizi yaftalarsanız (sözgelimi “Ben başarısız biriyim”) eylemleriniz üzerindeki hakimiyetinizi kaybedebilir, olumsuzlukları salt gerçekler olarak görmeye başlarsınız
Çözüm: Bunu yapmaktan vazgeçin, etiketleri tersine dönüştürün ve buna göre davranın
Falcılık (kırmızı karınca)
Kendinize dair olumsuz bir gelecek tasavvur etmek (Asla bu sınavı geçemeyeceğim ya da bu işin üstesinden asla gelemeyeceğimgibi) Bunlar çok yaygın olumsuz düşüncelerdir ve hızla istila moduna dönüşebilir
Çözüm: Geleceği asla kesin olarak bilemeyeceğinizi kendinize hatırlatın Geleceğe dair merakınızı taze tutun ve geleceğin olumlu bir şekilde şekilleneceğini düşünün
Niyet okuma
Başkalarının düşüncelerini okumayın (Beni sevmiyor, çok şişman olduğumu düşünüyor, başarılı olmadığımı düşünüyorgibi)
Çözüm: İnsanların ne düşündüğünü kesin olarak bilemezsiniz Kafanızdan yorumlar uydurup buna inanmaktan vazgeçin Kendinize güvenin
Başkalarını suçlamak (Kırmızı karınca)
Başkalarını suçlamak ve başarı ya da başarısızlığınızın sorumluluğunu almamak zehirli bir düşüncedir ‘Bu senin hatan’ diye başladığınız cümleler, hayatınızı mahvedebilir Bu karıncaların kurbanı olabilirsiniz
Çözüm: Eylemlerinizin, başarı veya başarısızlıklarınızın sorumluluğunu almaktan korkmayın Eylemlerinizin sonuçlarıyla yüzleşmeye çalışın Kötü sonuçlardan çıkaracağınız derslerle yarın yeni ve daha iyi bir güne uyanacağınızı düşünün
PS: İngilizce’de ANT yani karınca kelimesi uzmanlar tarafından Automatic Negatif Thoughts (otomatik negatif düşünceler) olarak kullanılmış
* Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İsme Göre Aşk Haritası

ask-testi[1]
İsminizin ilk harfi çok şeyinizi ele veriyor olabilir. Özellikle aşk ve cinsel hayatınızda nasıl biri olduğunuzu merak ediyorsanız aşağıdaki bilgiler size yardımcı olabilir. Tabii aşk yaşamını merak ettiğiniz belli kişiler de olabilir. Onların sadece ismini bilmeniz, merakınızı gidermek için yeterli.
A’LARA HAREKET LAZIM: İlla da ilişkilerinizde romantizm diye tutturduğunuz söylenemez! Daha çok aksiyonla ilgilisiniz. Hareket lazım size, hareket. Üstelik uğraştığınız her şeyde. Flört edecek kadar sabırlı değilsiniz. Ama dobralığınıza söyleyecek hiçbir şey yok. Eşiniz çok çekici olmalı. Özellikle fiziksel yönden. Çünkü siz buna çok önem verirsiniz.
B’LERİN İRADESİ KUVVETLİ: Duygusallık ve romantizm sizin özelliğiniz. Mum ışığında yemek, ay ışığında yürümek sizin için ideal. Sevgiliniz size hediye almak zorunda çünkü bu tür numaralardan hoşlanıyorsunuz. İradeniz çok kuvvetli.
C’LER FLÖRT SEVER: Sosyallik paçalarınızdan akıyor. Siz flörtsüz de duramazsınız. Sevgiliniz yandı her an yanınızda olmak zorunda. Tamam duygulu ve duyarlısınız ama seks de önemli değil mi? Biraz bencilsiniz, ne ayıp, sanki eşiniz, sevgiliniz size tapmak zorunda! Seksi sevmenize rağmen çok uzun süre hayatınızda seks olmadan yaşayabilirsiniz.
D’LER SADIK OLUR: Kafaya takmaya görün! Onu mutlaka elde edersiniz. İmkansız olsa bile kolay kolay vazgeçmezsiniz. Yardımseverliğin bu kadarı da fazla. Popülerliğinizin kaynağı da bu. Sıfatlarınız şunlar: Seksi, sadık, kıskanç ve bencil.
E’LER İLGİ İSTER: Seks sizin için zevkten daha öte bir şey! İş, stres, para, dış etkenler seks hayatınızı olumsuz yönde kolayca etkileyebiliyor. Ama her şeye rağmen asla seks duygunuzu tamamen kaybetmiyorsunuz. İhtiyacınız sürekli ilgi. Allah kolaylık versin.
F’LER SICACIKTIR: İdeal sevgili, ideal romantik. Sevgilinizi ilahlaştırıyorsunuz. Üstelik bundan zevk alıyorsunuz. Dışarıdan gösteriş düşkünü olarak görülebilirsiniz ama içinizde sıcak ve romantik bir insan var. Umarım peşinde koştuğunuz ideal sevgiliye ulaşırsınız.
G’LER AYRINTICI: Sizin için söylenecek iki sözcük: Müşkülpesent ve ayrıntıcı. Biraz özentisiniz. Statüsü sizden yüksek insanlarla ilişki kurmaya bayılıyorsunuz. Ayrıca bir özelliğiniz daha var, erotizmin zirvesine nasıl ulaşabileceğinizi iyi biliyorsunuz.
H’LER İYİ PARTNER: Sürekli bir arayış içindesiniz. Üstelik ne aradığınız da biliyorsunuz: Sizi her yönden zenginleştirecek bir partner. Onun için her şeyi yapabilirsiniz. Ama buna yatırım gözüyle yapmanız iyi değil. İtiraf edin bazen yapıyorsunuz!
I’LAR SEVGİ SEVER: Sevilmek için yaratılmış birisiniz. Sevgilinizin size tapması için her şeyi yaparsınız. Ama unuttuğunuz bir şey var, her şeyi hep ondan bekliyorsunuz. Bu kadar çabuk kırılmanızın nedeni bu. Sizin için aslolan güven duygusudur. Seks ise sadece doyurulması gereken bir ihtiyaç.
J’LER BAŞTAN ÇIKARIR: Müthiş bir fiziksel enerjiniz var. Sevişirken hiçbir güç sizi durduramaz. Partnerinizin yorulması hariç! Romantik olduğunuz söylenebilir ama sizi asıl ilgilendiren baştan çıkarmak. İdeal aşka inanıyorsunuz. İşiniz kolay değil.
K’LER CİDDİDİR: Ketum ve utangaçmış gibi görünüyorsunuz ama son derece şehvetli ve duyarlı bir insansınız. Ama bunu kimseye çaktırmıyorsunuz. Ticari kabiliyetlerinize maşallah. Bu işin bütün ayrıntılarına hakimsiniz. Ciddi görüntünüz insanlarda çekingenlik yaratıyor. Aldatmaktan ve aldatılmaktan nefret edersiniz.
L’LER TUTKULU: Aşk sizin için tutkuyla eşdeğer. Sevilmekten çok sevmeye önem veriyorsunuz. Birine bağlanmak sizin için çok değerli. Aşk konusunda her alanda başarı garanti. Bu yüzden biraz maymun iştahlısınız. Yeni tatlar deneme potansiyeline sahipsiniz. Tuzlu mu, tatlı mı, ekşi mi? Sevgilinizin işi zor çünkü entelektüel olmak zorunda.
M’LER KORUR: Çok duygusalsınız. Çok ama. Bir ilişkiye girdiğinizde tüm benliğiniz eriyip gidiyor. Birlikte olduğunuz insanı çocuk gibi koruyup, kolluyorsunuz. Ama onun bundan sıkılabileceğini hiç düşünmüyorsunuz.
N’LER ÇEKİNGENDİR: Sizi yakından tanıyanların asla inanmadığı iki sıfatınız var: Masum ve çekingen. Bu sadece görünüşünüz. Son derece aldatıcı. Seks konusunda çok yeteneklisiniz. Sekste tekdüzeliğe asla tahammülünüz yoktur. Maalesef mükemmeliyetçisiniz bu yüzden de sizin standartlarınıza uygun birini bulmanız çok zor oluyor.
O’LAR İÇİN GÜÇ ÖNEMLİ: Oooo sekse çok düşkünsünüz! Ama biraz da çekingensiniz. Enerjinizi başka alanlara yönlendirmeniz bu yüzden. Para ve güç sizin için çıkış yolu. Düşkün olmanıza rağmen seksi ciddi bir iş gibi görüyorsunuz, karşınızdakini de seksüel bir obje gibi. Bu yüzden itirazlar geliyor.
P’NİN HEDEFİ STATÜ: Sizin için hayatın anlamı sosyal statü. Biriyle birlikte olabilmeniz zor. Çünkü eli yüzü düzgün olmayan biri sizin statünüzü düşürür. Üstelik çok da zeki olmalı çünkü siz tartışmadan duramazsınız. Bu sizin için bir ihtiyaç!
R’LER AKIL ARAR: Birlikte olmak için en iyisi kendinizi kopyalamanız olurdu. Çünkü sizin tıpkı kendiniz gibi birine ihtiyacınız var: Entelektüel ve zeki. Akıl sizin için fiziksel güzellikten daha önemli. Ama bu seksin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Eşiniz yatakta etkili değilse, öğretmekten zevk alırsınız.
S’LER FLÖRTÇÜDÜR: Gevezesiniz. En büyük zevkiniz konuşmak. Eşiniz dinlemekten hoşlanmıyorsa yandınız. Hayatınızdaki her şey derli toplu olmalı. Uyumsuzluk ve karmaşadan nefret ediyorsunuz. Siz her şeyi kontrol etmek istiyorsunuz. Çok flört ediyorsunuz. Sizin için flört seksten önemli. Ama bir kere kalbinizi kaptırmaya görün, dünyanın en sadık insanı oluverirsiniz. Size uygun sevgili bulamazsanız, iyi bir kitapla da idare edebilirsiniz.
T’LER AŞKA DÜŞKÜN: Tam bir romantik. Aşka düşkünsünüz. Flört için ideal bir tipsiniz. Aşık olduğunuzda romantiksiniz ve bu yüzden de kırılgansınız. Ufak bir aksilik ayaklarınızın yere basmasını sağlar. Anında gerçekçi olursunuz.
U’LAR SEVGİSİZ OLAMAZ: Aşık olduğunda gerçekçi, aşık olmadığı zamanlarda aşka aşık bir tip. Her zaman değer verecek birini arar. Sevmek için yaratılmıştır. Sevgilisini her şeyin üzerinde tutar.
V’LER TEHLİKEDE: Sizden adam olmaz, her zaman özgürlük ve heyecan peşindesiniz, üstelik gizemli insanlar ilginizi çekmek ne kelime, sizi büyüler. Ya yaşça büyük ya da küçük insanların peşinde koşarsınız. Bu yüzden bütün ilişkileriniz tehlikelidir.
Y’LER İSPAT PEŞİNDE: Bağımsızlık, sloganınızdır. Biriyle olmanız zor, haliyle. Her zaman kendinizi ispatlamak zorundasınız. Özellikle sevgilinize karşı. Ya o da kendini ispatlamaya kalkarsa? Ama Allah için son derece açık ve çekici bir insansınız. Sekse önem veriyorsunuz. Ama para daha önemli.
Z’LER EVLİLİK İSTER: Aşkın acı çekmek olduğunu artık biliyorsunuz. Samimi, hassas, duygusal ve hayalperestsiniz. Başı dertte olan insanlar için, sizden daha iyi biri bulunamaz. Üstelik her zaman da sevgilinizin kurtarıcısısınız. Ama paylaşmaktan çok hoşlanmıyorsunuz. Özel hayatınızı, sırlarınızı kendinize saklıyorsunuz. Belli olmasa da seksi seviyorsunuz. Evlenmek zorundasınız yoksa yapamazsınız.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kadın Ruhundan Anlamak Ne Demektir?

28782821_10155356502123030_7081947441248629553_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatınızı Farkettirmeden Mahveden ve Acilen Kurtulmanız Gereken 12 Zehirli İnsan Modeli

aglayan-kadin-filoji[1]

 

Dünya çok ilginç bir yer ve içinde çok değişik şeyler barındırıyor. Elbette bu kadar karışık ve büyük bir sistemde her türden insan bulunuyor. Herkesin iyi ve kötü yanları olduğundan kimse mükemmel değil ANCAK gerçekten iyi olmayan ve kötü niyetler barındıran insanlar var. Moralinizi düşüren ve size saygıyla davranmayan biriyle iletişimde olmak istemezsiniz.
İşte hayatınızdan çıkarmanız gereken bir takım zehirli insanlar olduğunu gösteren 12 işaret

12- Kalbiniz size yol gösterir

İç güdülerinizden ve kalbinizden geçenden asla şüphe etmeyin. Eğer içgüdülerinize güvenirseniz çoğu zaman haklı çıkacağınızı göreceksiniz. Eğer zehirli bir insanla birlikteyseniz, ki bu insan ister arkadaşınız ister eşiniz olsun, nasıl bir insan olduğunu HEMEN anlayacaksınız. Sürekli onların arkalarını toplamaktan bunu çok geç ve zor bir şekilde anlayacaksınız. Eğer yaşadığınız bir durum size tuhaf hissettiriyorsa iki kere düşünmeden o durumdan hemen kurtulun.
11- Sık sık öfkelerini kontrol edemezler

Zaman zaman herkesin öfkesini kontrol edemediği durumlar olur ancak gerçekten zehirli olan bir insan sinirlidir ya da neredeyse her zaman öfke nöbetleri geçirir. İçlerinde bulundukları durum ne olursa olsun sürekli olarak öfkeyle hareket ederler ve sinirli bir şekilde cevap verirler. Sonuçta öfkenin nasıl meydana çıktığını biliyoruz. Bu sinirli durumların hepsini alttan almanız mümkün olmayacak. Sık sık kaybedilen öfke kontrolü ve karşı tarafın sizi suçlamasıyla karşılaşıyorsanız size kesin olarak şunu söyleyebilirim ki hayatınızdaki kişi tam olarak zehirli biri!
10- Sürekli geçmişe dönerler

Sizin asla geçmişe takılmadan devam etmeniz gerekir ancak bazı insanlar sizi eski durumlarınıza ya da alışkanlarına döndürmekten zevk alır ve durağan bir zamanda yaşıyor gibi görünürsünüz. Bu tür arkadaşlar, bir şekilde sizi kendinizi geliştirmenizden ve devam etmenizden alı koymayı başarır. Kendileri ilerlemek istemediği için sizinde eski hayatınızdan ve davranışlarınızdan kaçmanıza izin vermezler.
9- Kontrol manyaklarıdır

Hepimiz bizi kendi işlerine çekerek manipüle eden bu insan tipini biliriz. Bu insanlar konu arkadaşlık olduğunda aşırı derecede inatçıdır ve dominanttır. Bazı şeylerin belirli bir yolla ya da sadece kendi istedikleri şekilde olmasını isterler. Diğer insanların rahat olmaları onlar için önemli değildir ve olabildiğince çok şeyi kontrol ettiklerinden emin olmaya çalışırlar.
8- Kurban rolünü oynarlar

Zehirli bir bir insan her zaman kurban rolünü oynar ve bu insanın yaptığı her şey kendine göre doğrudur. Bir şekilde her durumu kendi lehlerine çevirmeyi başarırlar ve suçu başkasına atma planları hazırdır bile. Konu o olmasa bile kandırıldıklarına ve adil olmayan bir şekilde muamele edildiklerine inanırlar. Kendi yaptıklarının sorumluluğunu alamayan biri ARKADAŞı bırakın ancak kurtulmanız gereken bir yük olabilir.
7- Merhametsizlerdir

Problem onlarla ilgili değilse çok büyük ve görünür bir şekilde merhametsiz davranırlar. Diğer insanlar için asla endişelenmezler ve hiç kimsenin kaybını ya da problemlerini umursamazlar. Ancak, ne zamanki o problem kendilerini de ilgilendirir işte o zaman kalplerinde ani bir değişim meydana gelir. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın sendromuna yakalanmış bu insanlar genellikle size samimi bir şekilde değer veren insanlardan biri değillerdir.
6- Narsistlerdir

Kendini beğenmiş biriyle arkadaş olmayın çünkü böyle tipler bu konuda gerçekten berbatlardır. Hatta bazısı bunu bir üst seviyeye taşıyarak kendini beğenmişlikten tam bir narsist olmaya kadar işi götürürler. Bu tür insanlar kendilerine o kadar takıntılılardır ki ne kadar iyi bir insan olduklarıyla alakalı sonsuza kadar konuşabilirler. Hatta bir konuşmayı sırf kendileriyle alakalı konuşmak için başlatabilirler. Sırf kendisiyle ilgilenen biri onu dinleyecek bir dinleyiciyi hak etmez.
5- Kıskanç ve hasettirler

Böyle insanların etrafında olmayı bırakın bunlarla konuşması bile aşırı derecede zordur. Bu kıskanç tipler her zaman başarınızı küçümser ve sanki önemsizmiş gibi göstermeye çalışır. Bunu sadece onun bir parçası olmadıklarında yaparlar. Bu tür insanlar her zaman motivasyonunuzu düşürür ve başarılarınızı aza indirgemeye çalışır ancak size bunları yapmalarına asla izin vermeyin. Bu davranışlar onların öz güvensizliklerinden filizlenerek sizin olduğunuz yere kadar ulaşır!

4- Dramları asla sona ermez

Nereye giderlerse drama onları takip eder. Gittikleri her yere bir miktar da huzursuzluk ve dram götürmeyi ne kadar adet haline getirdiklerini fark edersiniz. Bu zehirli insanlar dramla beslenirler, dedikoduları ve yalanları ilk yayan kişi olduklarından bu da daha fazla gereksiz dramı hayatlarına getirmeleriyle sonuçlanır.
3- Eleştirirler

Sizi sürekli olarak eleştiren ve yeterince iyi olmadığınızı söyleyen biri arkadaş olarak adlandırılmayı hak etmez. Size verecek hiçbir tavsiyeleri ya da önerileri olmamasına rağmen size sadece yanlış yaptığınız şeyleri söylerler. Bu insanlar kendi değerlerini arttırmak için bu çarpık davranışı sergileyerek durmadan moralinizi bozarlar.
2- Her zaman haklıdırlar ve asla yanılmazlar

Bu insanlar kendi haklılıklarını kanıtlamak için çok uç şeyler bile yapabilirler. Asla hatalı değillerdir. Durumun ya da fiziksel olayın ne olduğu önemli değildir. Önemli olan tek şey gün sonunda sadece onların söylediklerinin doğru olmasıdır.
1- Dedikodu yapmayı severler

Bu insanlar küçük dedikoducu kızlardan biri olmayı severler ve dedikoduyla yaşarlar. Dedikoduyu başlatan da yayan da, hatta ve hatta üstüne katarak anlatan da onlardır. Size dedikoduyu getiren insanın kim olduğuna dikkat edin çünkü söyleyeceğiniz şeylerin başka bir yerde konuşulmayacağını asla bilemezsiniz. Buna sunulabilecek tek çözüm dedikoduyu teşvik etmemek, buna katılmamak ve dinlememektir. Cahilliğin mutluluk olduğunu söylerler ve bu durumda sanıyorum ki öyle.
KAYNAK: filoji.com/hayatinizi-farkettirmeden-mahveden-ve-acilen-kurtulmaniz-gereken-12-zehirli-insan-modeli/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Gelmiş Geçmiş En Güçlü Karışımlardan Biri…

pancar-havuc-suyu-organik[1]

Bay Seto akciğer kanseri idi… Çin’de ünlü bir Herbalistin tavsiyesi üzerine bu içeceği içmeye başladı. 3 ay boyunca düzenli bir şekilde bu içeceği kullandı ve şimdi sağlığına kavuşmuş durumda.
Bu içeceği hazırlamak için ihtiyacınız olan şeyler:

1 adet pancar kökü
1 havuç

1 elma
Hepsini Blendırda karıştırın. Veya suyunu sıkın. Bu meyve suyundan vücudun ihtiyacı kadar için. Fazla abartmayın.
Kırmızı Pancar Lösemi ve diğer kanser türlerinde etkilidir.
Kırmızı Pancar vücüttaki ve kandaki toksinleri temizler.
İLTİHABI ÖNLEMEYE YARDIMCI/ Birçok besinde bulunmayan, hücreleri, enzim ve proteinleri koruyan betalain grubu bir madde içerir.

DETOKS ETKİSİ Kanın temizlenmesi ve karaciğerin zehirlerden arınmasına yardımcı olduğu bilinmektedir.
Bu mucize içeceğin etkili olduğu diğer rahatsızlıklar:

1) Gelişmekte olan kanser hücrelerini önlemekte.
2) Karaciğer, böbrek, pankreas hastalıklarını önlemekte ve ülser tedavisinde de kullanılabilmekte.
3) Akciğeri güçlendirir, kalp krizi ve yüksek tansiyonu önler.
4) Bağışıklık sistemini güçlendirir.
5) Kızarmış, yorgun veya kuru gözlere iyi gelir.
6) Kas ağrısını ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
7) Bağırsak hareketlenmesine yardımcı olarak kabızı ortadan kaldırır.

Detoks olarak da kullanılabildiğinden cildiniz daha sağlıklı ve parlak bir görünüme sahip olacaktır.
8) Boğaz enfeksiyonuna iyi gelir.
9) Regl ağrısını azaltmaya yardımcı olur.
10) Saman nezlesine iyi gelir.

Kaynak: bitkilog

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Kadın bütün istikbalini bir adamın vicdanına, aşkına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına yanılgılarına bırakmamalı”

251213[1]

 

Kadın evinde üretimden çekilip bütün istikbalini bir adamın vicdanına, aşkına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına yanılgılarına bırakmamalı”

Mehmet ASLANTUĞ

Ölümsüzlük meyvesi hünnap

olumsuzluk-meyvesi-hunnap-b[1]

Hünnap meyvesinin faydaları nelerdir?

Minicik cüssesiyle şifa dağıtan mucize meyve hünnap pek çoklarına tanıdık gelmeyebilir. Eylül ve Ekim aylarında taze olarak bulunabilen, yılın geri kalanında ise kuru olarak tüketilen hünnabın faydaları saymakla bitmiyor.

Ölümsüzlük meyvesi hünnap
İçindeki vitaminler ve antioksidan özelliğiyle pek çok hastalığın iyileştirilmesini destekliyor, vücuda enerji veriyor, kilo vermeye yardımcı oluyor, cilt sağlığına ve kas gelişimine katkıları bulunuyor. Ayrıca antioksidan özelliği ile meme kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine karşı vücudu koruyor.

Marmara Bölgesi, Batı ve Güney Anadolu’da bolca bulunan bu minik lezzet küpü öyle faydalı ki, Çin’de “ölümsüzlük meyvesi” ya da “Tanrı’nın bir hediyesi” gibi sıfatlarla anılıyor.

İlkbaharda sapsarı çiçekler açıp etrafa misler gibi kokular saçan hünnap ağacının meyveleri sonbahara doğru olgunlaşıyor. Eylül başından Ekim sonuna kadar tezgahlarda ve marketlerde bolca bulunuyor. Zeytin büyüklüğünde olan hünnap meyvesi, dış görünüşü itibariyle iğde meyvesiyle karıştırılabiliyor. Üzerinde kahverengi tonlarında incecik bir kabuğu bulunan meyve, Türkiye’de halk arasında “innabi”, “ünnap” ya da “çiğde” isimlerini de alıyor. Çiğ, reçel olarak ya da tatlı ile yenebiliyor.

 

Faydaları say say bitmiyor

Düşük kalorili oluşu ve enerji vermesi nedeniyle, kilo verme konusunda yardımcı oluyor, özellikle spor yapanlara önemli bir destek veriyor.
İçindeki A ve bolca C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor, vücudu hastalıklara karşı koruyor.
Niyasin olarak da bilinen B3 vitamini sayesinde kan dolaşımının düzenli bir şekilde devam etmesini sağlıyor.
Yine B3 vitamininin etkisiyle, sinir sistemi fonksiyonlarının da sağlıklı bir şekilde sürdürülmesine katkıda bulunuyor.
Güçlü antioksidan özelliği nedeniyle bu minicik meyve, karaciğer rahatsızlıklarının iyileşme sürecine olumlu etkilerde bulunuyor.
Antioksidan özelliği, cilt sağlığını koruma ve cildi güzelleştirme konusunda da önemli katkılar sağlıyor.
Kabızlık gibi durumlardan kolayca kurtulmayı sağlıyor, sindirim ve boşaltım sisteminin düzenli çalışmasına destek oluyor. Tabii çok tüketmemek kaydıyla…
İçindeki kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik ve kas gelişiminde önemli bir rol üstleniyor.
Hünnabın içinde potasyum da bol miktarda bulunduğundan kalp ve damar sağlığını destekleyici etkiler gösteriyor.
Hünnap kanser türlerine karşı etkili
Yapılan araştırmalara göre hünnap antioksidan etkisi sayesinde, meme kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine karşı vücudu koruyor ve kanserli hücrelerin büyüyüp yayılmasına engel oluyor. Antioksidanlar, vücuda giren serbest radikallerle reaksiyona girip vücuda zarar vermelerini önlüyor.
Hamilelik veya emzirme dönemlerindeki kadınların ve ağır hastalıklarla mücadele edenlerin, hünnap ya da günlük rutinleri dışındaki farklı bir yiyeceği tüketmeden önce doktorlarına danışması öneriliyor.

Hünnap meyvesinin faydaları nelerdir?

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Önemli Kadın Ressamlarımızdan Fahrelnisa Zeid’in 23 Tablosu

 

1901 yılında Büyükada’da doğan Fahrelnisa Zeid, pek çok sanatçı yetiştirmiş Kabaağaçlı ailesindendir.
Ailenin geçmişi asker kökenlidir. Dedesi Miralay Mustafa Asım Bey, Afyon’un Kabaağaçlı köyüne yerleşip burada bir çiftlik sahibi olduğundan, aile Kabaağaçlı soyadını almıştır. Oğullarından Cevat Paşa, Abdülhamit’in sadrazamlığını yapmıştır. Diğer oğlu Şakir Paşa da asker olmasının yanı sıra aynı zamanda diplomattır ve Osmanlı Devleti’ni yurt dışında elçi olarak iki kez temsil etmiştir. Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı ve ressam Aliye Berger, Fahrelnisa Zeid’in kardeşleridir. Yine kendisi gibi ressam olan Nejad Devrim oğlu, tiyatro oyuncusu Şirin Devrim ise kızıdır. Seramik sanatçısı Füreya Koral ve ressam Cem Kabaağaçlı da yeğenleridir.

sakir-pasa-ve-ailesi[1]

 

Şakir Paşa Ailesi
En arkadaki kisi Şakir Paşa’dır. En altta oturan çocuklar (soldan sağa) Fahrelnisa, Cevat Şakir (Halikarnas Balıkçısı) ve Aliye’dir.
Ailesi kendisine Fahrünnisa diye hitap etse de, yurt dışında ve resimlerindeki imzada adını Fahrelnisa olarak kullanmayı tercih etmiştir. Resme olan ilgisinin çocuk yaşlarda başladığı bilinmektedir. 9-10 yaşlarında başlayan bu ilgi, 14 yaşındayken olgun ressamlar gibi desenler çizmesini sağlamıştır.

fahrelnisa-zeid-mevleviler[1]

Mevleviler, 1912

 

Akademik eğitimine Sanayi-i Nefise’nin ilk öğrencilerinden olarak başlayan Zeid, daha sonra Paris’te Ranson Akademisi’nde Stalbach ve Bissière’nin yanında, 1929-30 yıllarında da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde Namık İsmail’in yanında resim çalışmalarına devam etmiştir.
İlk evliliğini İzzet Melih Bey ile yapmıştır. Ressam Nejad Devrim ile oyuncu Şirin Devrim bu evlilikten olan çocuklarıdır. Bu dönem kendisi, güzelliği ve kültürü ile belli çevrelerde oldukça beğenilen ve popüler bir isimdir. O dönemki güzellik yarışmalarında jürilik yaptığı bilinmektedir. Bunların dışında İngiltere’nin Türkiye büyükelçisi Clerk’in eşinin yazdığı bir Fransızca tiyatro oyununda oynadığı da bilinmektedir. Dönemin sanat çevrelerinin aranan isimlerindendir. Bir süre resim çalışmalarına ara verdikten sonra 1942’de D Grubu Ressamları’na katılmıştır. 1944’te Maçka’daki evinde ilk özel sergisini açmış, ardından da Avrupa’ya giderek Londra ve Paris’te yaşamıştır.

fahrelnisa-zeid-emin-efendi-lokantasi[1]

Emin Efendi Lokantası, 1944

fahrelnisa-zeid-buyukderede-kis[1]

Büyükdere’de Kış, 1946
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki erken dönem desen çalışmaları figüratif nitelikte, anıtsallık kaygısıyla yapılmış ve daha çok iç mekan tasvirleri olarak karşımıza çıkar. Bu iç mekan çalışmalarında daha çok minyatürleri andıran bir mekan kurgusu vardır. Kalın boyalı, derinlik yanılsamasının kasıtlı olarak ihmal eden ve renklerin ön planda olduğu bu dönem resimleri Matisse’yi anımsatmaktadır.

fahrelnisa-zeid-isimsiz[1]

İsimsiz, 1950

fahrelnisa-zeid-soyut-kompozisyon[1]

Soyut Kompozisyon, 1951
1940’ların sonu, artık en bilinen yapıtları olan soyut kompozisyonlarına yönelmeye başladığı yıllardır. Bunlar son derece anıtsal ve ışıklı renklerin kullanıldığı, yoğun bir lirizm içeren eserlerdir. Fahrelnisa Zeid’in sanatındaki soyutun kaynakları üzerine, dönemin eleştirmenleri birbirinden farklı görüşler dile getirmiştir. Avrupalı eleştirmenler oryantalist ve politik bir ilgiyle onu ele almış ve sanatındaki öğelerde özellikle Doğu’ya dair izler aramışlardır. Geometrik ve serbest soyutlamacı kompozisyonlardan oluşan bu yapıtlarda kimilerine göre bir İslami estetik söz konusudur. Batılı sanat ortamı Zeid’i Doğulu bulurken, aynı dönem Türkiye sanat ortamı ise fazla Batılı bulmaktadır. Zeid’in kendisini Türkiye sanat ortamının belirleyici tartışma ve ideolojilerinin dışında tutması, onun burada yeterince yerli kabul edilmemesine yol açmıştır.

 
Fahrelnisa Zeid, 1950-1960 yılları arasında bir yandan da Amerikan soyut dışavurumculuğunun romantik kanadını anımsatan bir soyuta ulaşmıştır. Resimsel ayrıntılardan çok malzemenin kendini okutması isteği öne çıkar, konu bu dokulandırma ve boyamanın gerisinde kalır.

fahrelnisa-zeid-gunes-arenasi[1]

Güneş Arenası, 1962
Büyük tuval üzerine küçük kareler, üçgenler, dörtgenlerden oluşan geometrik formları sarı, kırmızı, yeşil, beyaz ve mor renklerin en parlak, çarpıcı değerleriyle coşkuyla boyamıştır. Kontrast renkler cesaretle uyum endişesi taşımadan kullanılmış olmakla birlikte, bu zıt renkler sabırla bir araya getirilerek çok farklı, özgün ve çarpıcı bütünler oluşturmuş, ışıldayan, dağılan küçük renkli geometrik parçaların yarattığı bir ağa dönüşmüştür.

fahrelnisa-zeid-break-of-the-atom-and-vegetal-life[1]

 

Break Of The Atom And Vegetal Life (Atom Patlaması ve Bitkisel Hayat), 1962
Zeid, 2013’te bu tablosunun satışıyla Ortadoğu’nun en yüksek fiyatla satılan eserini resmeden kadın sanatçı unvanını kazandı. Zeid bu resminde İslam hat sanatının estetiği ile Sufizmin mistik karakterlerini, Paris’te bulunduğu yıllarda etkilendiği Bizans ve Batı sanatının estetiği ile harmanlamıştır. Onun resimlerindeki yazısal ritim ve geometri, hiç kuşkusuz tasavvufi, kendini yineleyen, geometriye ve çizgiye dayalı Doğu gizemciliğinin bir uzantısıdır. Bu anlamda çizgi ve geometri, yapı kuran değil ama yinelenen bir kendinden geçişe karşılık gelmektir. O nedenle, Zeid’in soyut sanatında, temelinde mistisizm olan üç ayrı gösterimden söz etmek gerekecektir: İzlenimler, doğaçlamalar, kompozisyonlar.

 

fahrelnisa-zeid-billur-gozlu[1]

Billur Gözlü
1934’te İzzet Melih Bey ile olan evliliğini bitirerek, Prens Emir Zeid ile evlenmiştir. Emir Zeid, Ürdün kralı Abdullah ile Irak kralı Faysal’ın küçük kardeşidir ve o dönem Ankara’da Irak elçisi sıfatıyla bulunmaktadır. Bu evlilikten sonra Fahrelnisa Zeid, prenses unvanını almıştır ve Avrupa ülkelerindeki sanatsal çalışmalarında da kendisinden Prenses Fahrelnisa olarak bahsedilmiştir. Eşinin elçilik yaptığı Berlin ve Londra’nın yanı sıra, Prens Emir Zeid’in kral naibi olduğu dönemde bir ara Bağdat’ta da yaşamıştır. Prens’ten, Raat Zeid adında bir oğlu olmuştur. Irak’ta çıkan isyan sonucu kral ve yakınları öldürülmüş, dolayısıyla yeni hükümet Emir Zeid’in Londra büyükelçiliği görevine son vermiştir ve Zeid çifti bunun üzerine Paris’e yerleşmiştir.

fahrelnisa-zeid-paris-vegatable-market[1]

 

Paris Vegetable Market
Fahrelnisa Zeid eşinin ölümünün ardından, oğlunun görev yapmakta olduğu Ürdün’e gitmiş ve Amman şehrinde yaşamaya başlamıştır. Sanatçı 1991 yılındaki ölümüne kadar da burada yaşamayı sürdürmüştür. Zeid’in ölümü üzerine Ürdün kralı, ülkesinde ulusal yas ilan etmiştir. Prenses Fahrelnisa, Ürdün Kraliyet Mezarlığı’na defnedilmiştir.

fahrelnisa-zeid-ammanda-turk-sefiresi[1]

 

Amman’da Türk Sefiresinin Portresi, 1980
Zeynep Oral onunla bir söyleşi yaptığında “Neden portre?” diye sorar. Aldığı yanıt şöyledir: “Eşim Zeid’imi yitirdikten sonra kendimi bir uçurumun başında buldum. Boşluğa yuvarlanmamak için, bomboş atölyemde bana bir mevcudiyet gerektiğine inandım. Ve Zeid’in portresini yapmaya başladım. Artık atölyemde yalnız değildik. Portre ve ben birbirimizi bulmuştuk.”

fahrelnisa-zeid-nofa[1]

Nofa, 1980
Fahrelnisa Zeid, Nofa isimli yapıtında Ürdün’ün önde gelen ailelerinden bir öğrencisinin üç kızından en büyüğünün on beş yıl sonraki halini tasavvur ederek resmetmiştir.

fahrelnisa-zeid-cerkez-gelin[1]

Çerkez Gelin
Fahrelnisa Zeyd, Ürdün’ün önde gelen ailelerinden bir öğrencisinin kardeşinden esinlenerek 1980’li yılların başlarında resmetmiştir Çerkez Gelin tablosunu.

fahrelnisa-zeid-kirmizili-kadin-portresi[1]

Kırmızılı Kadın Portresi, 1984

fahrelnisa-zeid-divine-protection[1]

Divine Protection, 1981

Fahrelnisa ve Çocukları
Londra’da 4, Paris’te 6 sergi açmıştır. Londra’da 1947 yılındaki sergisinin açılışına İngiltere kraliçesi Elizabeth de gelmiştir. Adolf Hitler’in Zeid’in resimlerinden övgüyle bahsettiği de bilinmektedir. Bunun dışında Amman’da, Amerika Birleşik Devletleri’nde, İsviçre’de ve Belçika’da eserleri sergilenmiştir. Dünyanın sayılı müzelerinde, imzasını taşıyan tablolar bulunmaktadır.
Nejad Devrim’in eşi Maria Devrim “Eşimin annesiyle ilişkisi zor bir ilişkiydi, çünkü Fahrelnisa Zeid oğlunu kıskanırdı” diyor. Oğul ise annesine olan hayranlık ve kızgınlıklarıyla resme sarılıyor, annesiyle resim aracılığıyla hesaplaşmak ve belki de bu şekilde kendini bulmak istiyor. Oğul annenin peşinden koşarken kendini buluyor, ressam Nejad Melih oluyor.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tüm Sıkıntılarımızı Küçük Bir Yumak Haline Getirdiğimizi Hayal Ediyoruz…

IMG_8129

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »