Kök çakramız Korku ile,

29750103_1500368533419083_3630286758082938600_o[1]

 

Kök çakramız Korku ile,
Sakral çakramız Suçluluk duygusu ,Cinselliği bastırma / reddetme ile
Solar pleksus çakramız Utanç duygusu ile
Kalp çakramız Keder / üzüntü ile,
Boğaz çakramız Yalanlar ile (özellikle kendimize söylediğimiz),
Üçüncü göz çakramız Yanılsama ile,
Taç çakramız da Bencillik / dünyevi bağlantılar ile engelleniyor.
Tüm bunlar bizim için bir tür Zihinsel Zehirdir
(Aslında her çakra ile ilgili arketipler vardır
ve bunlardır zarar gören de)
___Sonuçta da -sıra ile-
hayata kök salamama
Çaresiz ve güçsüz hissetme, kendini sevmeme,kıskançlık ,cinsel düşkünlük /cinsel soğukluk
Ani tepkiler, depresyon,öfke,kibir, yavaş metabolizma,
Bağımlılık, yalnızlık korkusu,merhametsizlik, hoşgörüsüzlük,
Yalanlar / Maskeler, iletişim sorunları ,dünyanın bize karşı olduğu hissi,
Bağnazlık, tutuculuk, toplum kurallarına aşırı bağlılık, ilgisizlik , zayıf konsantrasyon,
Dünyevi olana aşırı bağlılık ait olamama, tükenmişlik duygusu, gerçeklerden kaçma, inkar…
görülüyor.
___Tüm bunlara bakarak ;
Korkularla yüzleşmenin,
af dilemenin, yaratıcılık ile bağlanmanın
özsaygı geliştirmenin, gülmenin,
sevecenlik, şefkat, sevgi ve muhabbetin,özveri ile paylaşmanın,
diğerkâmlığın,
gerçeklere -acı da olsalar- kendini açmanın,
gereksiz bağlardan kurtulmanın,
sessizliği deneyimlemenin, duanın, meditasyonun,
yanı sıra
Doğa ve model insanlarla birlikte olmaLI…

kAYNAK: HÜLYA REİS

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

MÜKEMMEL BİR YAŞAM İÇİN TOLERE EDİLMEYECEK 20 ŞEY

516[1]

 
1- SİZİ AŞAĞI ÇEKECEK İNSANLARDAN UZAK DURUN: İlişkiler size yardımcı olmalıdır. Sizi incitmemelidir. Sizi mutlu eden insanlarla vakit geçirin.
2- HOŞLANMADIĞINIZ İŞ ÇEVRESİNDEN VE İŞ YERLERİNDEN UZAK DURUN: Bir veya ikinci denemenizde işiniz sizi mutlu etmeyebilir. Vazgeçmeyin. Aramaya devam edin. Eğer kendinizi her saniye mutlu bir şekilde çalışırken buluyorsanız doğru işi bulmuşsunuz demektir. Devam edin. Başarı çok yakınınızda.
3- KENDİ OLUMSUZ BAKIŞ AÇINIZDAN KURTULUN: Kendi zihinsel konuşmalarınız farkına varın. Birçok kez zihninizin sizinle konuştuğunuzu duyarsınız. Kulaklarınızı dört açın. Zihniniz size ne diyor? Eğer zihniniz sizinle olumlu olmayan şekilde konuşmaya başladıysa, hemen kendinize gelin ve zihninizin sizinle olumlu şeyler konuşması için onu yönlendirin.
4- GEREKSİZ İLETİŞİMSİZLİKTEN UZAK DURUN: Hissettiğiniz şeyleri söyleyin ve söylediğiniz şeyleri hissettiğinizden emin olun. Açık konuşun. Sorular sorun. Tam anlayıncaya kadar, konuyu netleştirmekten çekinmeyin.
5- DAĞINIK YAŞAM VE İŞ ALANINDAN UZAK DURUN: Dağınıklığı temizleyin. Kullanmadığınız gereksiz eşyalardan kurtulun. Bu konuda yazılmış David Allen’in kitabı size rehberlik edebilir.
6- KENDİ GECİKMELERİNİZDEN KURTULUN: 30 dakika erken uyanırsanız, gün içerisinde deliler gibi koşturmaya ihtiyaç duymayacaksınız. Bu 30 dakika, sizi yorgunluktan ve gereksiz baş ağrılarından kurtaracaktır.
7-BAŞKALARINA BENZEME BASKISINDAN KURTULUN: Çoğunluk gibi olma baskısı, sizi çoğunluğun içerisinde fark edilmez bir hale düşürebilir. Kalabalığa karışıp kaybolmayın. Bunu kabul etmeyin. Olabileceğiniz tek kişiyi siz var edebilirsiniz.
8- SAĞLIKSIZ BİR BEDENİ KABUL ETMEYİN: Vücudunuz hayatınızdır. Vücudunuzdan vazgeçmeyin. Doğru beslenin, egzersiz yapın ve düzenli aralıklarla doktorunuza başvurun.
9- DEĞİŞİMDEN KORKMAYIN: Hayat değişimin ta kendisidir. Her gün yeni bir gündür. Her günün farklı bir başlangıcı ve sonu vardır. Bunu kabul edin ve farklılığın keyfini sürün.
10- İŞKOLİKLİKTEN KURTULUN: Zamanınızı sürekli çalışarak geçirmeyin. Fırsat buldukça eğlenceye zaman ayırın. Gülümsüyorsanız, doğru şeyi yapıyorsunuzdur.
11- ÜNLÜ İNSANLARIN VE GÜZELLİK REKLAMLARINA TAKILMAYIN:
Güzel bir görünüm gözleri etkiler. Kişilik ise kalbi etkiler. Kendiniz olmakla gurur duyun. Siz zaten güzelsiniz. Pazarlama malzemeleri sizi yetersizmiş gibi hissettirmemeli.
12- UYKUSUZ KALMAMAYA ÖZEN GÖSTERİN: Yorgun bir zihnin üretken olması nadiren görülen bir şeydir.
13- AYNI ŞEYLERİ TEKRAR TEKRAR YAPMAYIN: Siz yaşam tecrübelerinizin toplamısınız. Ne kadar çok tecrübe yaşarsanız, o kadar güçlü bir bakış açınız olur.
14- KİŞİSEL HIRSLARINIZDAN KURTULUN: Azim ve hırs aynı şey değildir. Azim sizi başarıya doğru yöneltirken, hırs ve açgözlülük sizi siz yapan her şeyi elinizden alır. Ayağınıza gelen şans bile, küçük bir hırsla, ayaklarınızın altında ezilmeye mahkumdur.
15- BORÇ YIĞINLARINDAN KURTULUN: Düşlediğiniz hayata henüz ulaşmamışken bile mutlu ve iyi yaşamaya çalışın. Gerek duymadığınız şeyleri satın almaktan vazgeçin ve pazarlama oyunlarına gelmeyin. Büyük düşünün ve birikim yapın. Bütçenizi planlayın.
16- SAHTEKARLIKLA İŞİNİZ OLMASIN: Dürüst bir yaşam, size huzur verir ve geceleri başınızı yastığa rahat bir şekilde bırakmanın değeri paha biçilmezdir. Sahtekarlıkla aynı cümle içinde bile geçmesin isminiz ve bu tür insanlara tahammül etmek zorunda olmadığınızı farkına varın.
17- SADAKATSİZLİKTEN UZAK DURUN: İlişkilerinizi güven çemberinin içinde tutun. İlişkilerinizi, onların kutsal olduğunu düşünerek yaşayın. %100 güven duymadığınız ilişkiler, %100 mücadele etmeye değmeyen, uğruna savaşmaya gerek olmayan ilişkilerdir.
18- GÜVENSİZ EV ORTAMINDA UZAK DURUN: Evinizde kendinizi mutlu ve güvende hissedemiyorsanız, hiçbir yerde mutlu ve güvende hissedemezsiniz kendinizi. Evinizde bulunmaktan gurur duyacağınız bir sevgi ortamı yaratmaya dikkat edin.
19- HAZIRLIKSIZ OLMAKTAN VAZGEÇİN: Hayat öngörülemez. Korku duymak veya hazır olmak arasında çok büyük fark vardır. Hayatı korkuyla da karşılayabilirsiniz, ona hazırlıklı olarak da. Her zaman hazırlıklı olun.
20-HAREKETSİZLİĞE PAYDOS: Ya harekete geçip yeni fırsatlar yaratmayı seçersiniz, ya da bunu başkalarının nasıl yaptığına şaşırmakla yetinirsiniz. Oturup düşünmekle, bir şeyleri değiştirmek bugüne dek kimseye nasip olmamıştır. Harekete geçin.
Alinti

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Hayata geri ver

Hayat, koparıp almak, sonra da aldığından koparıp koparıp yemek değil.
Hayat, koparıp almak, sonra da koparıp koparıp vermek.
Diyorlar ki, ilk 50 yılda aldıklarını ikinci 50 yılında vermeliymişsin.
Neden ikinciye kadar bekleyelim?
Hayatın en başında, aldıkça dağıtmayı öğretelim.
Bugün bir arkadaşımın kızı mail attı. Henüz 17 yaşında.
Kendi gibi parlak gençlerin okuması için 10 kilometre koşacakmış.
Bizden ‘justgiving’ (sadece geri veriyorum) sitesine, kendi adına bağış yapmamızı istedi.
Ne kadar bağış yapmak istersen, o kadar yapıyorsun.
Kim olduğunu ister yazıyor, ister gizliyorsun. Öyle güzel ki.
O kadar basit ki.
Bir şey ‘almaktan’ öyle daha hafif ki.
İnsanın kendine eklemesi için, elindekileri çıkartması gerekiyor.
20’lerimde bile bilmezdim. Kiraz daha 17’sinde biliyor.
Şöyle düşünmeliyiz belki de.
Sadece kendi bahçemizi sularsak, manzaramızın kuraklığında mutlu olabilecek miyiz?
Sırf kendimiz güzel okullara gidersek, sırf kendimiz güzel kıyafetler giyer, güzel yemekleri yersek doyacak mıyız?
Sırf kelimesi açlık yapar.
Başkalarına genişleyebilenin ruhu doyar.
Mark Twain demiş ki, bilmediklerimiz değil, doğruluğundan emin olduklarımız başımızı belaya sokar.
Ben büyüdükçe, sandıklarımın tersini görmeyi öğrendim.
Kalbimi de, kollarımı da yüz seksen derece açmayı öğreniyorum ki, her şeyi zıddıyla göreyim.
Ala toplaya topallaya giderken, avucumdakini bölüştürmenin erdemine varayım.
Çocuklara küçük yaşlardan itibaren, hediye etmenin, bölüştürmenin, elindekileri azaltıp hafiflemenin güzelliğini ve erdemini anlatmalıyız.
Size bahsetmiş miydim bununla ilgili harika bir kitap var.

5ac0f3507152d81ef8b01862[1]

 

İsmi ‘Bugün Bir Kova Doldurdun mu?’
Yazarı Carol McCloud.
Kitapta, herkesin görünmez bir kovası var.
Sokaklarda evlerde herkes o kovayla geziyor.
Kovanın tek işi, kendinle ilgili güzel duyguları taşımak.
Birisi seni mutlu ettiğinde, övdüğünde, yalnız bırakmadığında kovan doluyor.
Çünkü kendinle ilgili güzel duygulanıyorsun.
Birisi sana kötü davrandığında, haksızlık ettiğinde, kırıcı konuştuğunda kovan boşalıyor.
Kendinle ilgili üzücü duygulara bürünüyorsun.
Ama burada bitmiyor kovanın hikayesi.
Hazır mısınız? En sevdiğim bölüme geldik.
Birinin kovasını doldurursan, senin de kovan doluyor.
Birisinin kovasını boşaltırsan, senin kovan da boşalıyor.
Anaokullarına kovalar koymuşlar.
Her bir kovaya, bir çocuğun ismini yazmışlar.
Eğer birini paylaşarak, severek, teşekkür ederek iyi hissettirirse, hem onun hem kendisinin kovasına bilye atıyor.
Amaç kovanı doldurmak, ama nasıl?
Başkasının kovasını doldurarak.
Bu kitabı okuyalım.
Eve aile kovaları alalım.
Dolu kova neymiş, boş kova neymiş görelim.
17 yaşındaki Kiraz’dan bu pazartesi güzel bir şey öğrenelim.
https://www.justgiving.com/fundraising/uwcturkey

Yazar: Nil Karaibrahimgil

HASTALIKLARIN ZİHİNSEL SEBEPLERİ …


A Addison hastalığı: (Derin boyutta duygusal yoksunluk. Kendine duyulan kızgınlık.) “Bedenimin, düşüncelerimin, duygularımın bakımını sevgiyle yapıyorum.”
Adrenal sorunlar: (Yenilgi duygusu. Kendine aldırış etmemek. Endişe) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Kendime bakma isteğini duyuyorum.
” Ağlamak: (Gözyaşları hayatın ırmaklarıdır. Üzüntü ve korkudaki kadar sevinçte de gözyaşı dökülür.) “Tüm duygularımda huzur içindeyim. Kendimi seviyorum ve onaylıyorum
” Ağrılar, Sızılar: (Sevgiye hasret çekmek. Dokunulmayı özlemek.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Sevecen ve sevilen bir insanım.
” AIDS: (Kendini reddetmek, cinsel suçluluk ve yetersizlik duygusu.) “Hayatın kutsal ve görkemli bir ifadesiyim. Cinselliğimden haz duyuyorum. Kendimi seviyorum.
” Akciğer sorunları: (Hayatı kabul etmemek. Depresyon. Üzüntü. Dolu dolu bir yaşama kendini layık görmeme.) “Hayatım mükemmel bir denge içinde. Hayatı dolu dolu yaşamaya hakkım ve kapasitem var.
” Akıntı: (Eşe duyulan kızgınlık. Cinsel suçluluk duygusu. Kendini cezalandırma.) Başkaları, kendime duyduğum sevgi ve saygının aynalığını yapıyor. Cinselliğimin coşkusunu yaşıyorum.
” Allerjiler: (Kime allerji duyuyorsunuz? Kendi gücünü reddetmek) “Dünya güvenli ve dostça. Güvencedeyim. Hayatla barış içindeyim.”
Alkolizm: (Ne yararı var? Yararsızlık, suçluluk, yetersizlik duygusu. Kendini reddetme.) “Şu anda yaşıyorum. Her an yeni bir an. Özdeğerimi görmeyi seçiyorum. Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.
” Alzheimer hastalığı: (Yaşamı terketme arzusu. Hayatı olduğu gibi kabul edememek) “Herşey doğru zaman ve mekan sıralaması içinde gelişiyor. Her şey olması gerektiği gibi oluyor.
” Amfizem: (Yaşam korkusu. Kendini yaşamaya layık bulmama.) “Dolu dolu ve özgür yaşamak en doğal hakkım. Hayatı ve kendimi seviyorum.
” Amnezi: (Korku, hayattan kaçış. Kendi ayakları üzerinde duramama.) “Zeka, cesaret ve özdeğere daima sahibim. Hayatta olmayı seviyorum.
” Anemi: (“Evet, ama” yaklaşımı. Haz yoksunluğu. Yaşam korkusu. Yeterli olmama duygusu) “Hayatın her alanında zevk alacağım çok şey var. Hayatı seviyorum.
” Anksiyete (kaygı): Hayatın akışına ve gidişatına güven duymama) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Hayatın akışına güveniyorum. Güvencedeyim.”
Anoreksi: (Hayatı reddetmek. Aşırı korku, kendinden nefret ve reddedilme) “Olduğum gibiyim. Olduğum gibi olmaktan mutluyum. Yaşamayı seçiyorum. Hazzı ve kendimi kabul etmeyi seçiyorum.”
Anüs: (Atma noktası, boşaltma noktası.) “İhtiyaç duymadığım şeyleri kolaylıkla ve rahatlıkla atıyorum.
” Anüs- apse: (Bırakmak istediğiniz şeyi bırakamamaktan duyduğunuz kızgınlık) “Bıraktığımda güvendeyim. Sadece ihtiyacım olmayan şeyleri atıyorum.
” -Acı: (Suçluluk duyma. Cezalandırılma arzusu. Yetersizlik.) “Geçmiş geçmişte kaldı. Şimdi kendimi sevmeyi ve onaylamayı seçiyorum
-Fistula: (Gereksiz şeyleri kısmen tutarak atmak. Geçmişin olumsuzluklarına takılı kalmak.) “Sevgiyle geçmişi tümüyle özgür bırakıyorum. Özgürüm. Sevgiyim.”
-Kaşınma: (Geçmiş hakkında suçluluk duymak. Pişmanlık.) “Kendimi sevgiyle affediyorum. Özgürüm.” Anüs kanaması: (Kızgınlık ve öfke.) “Hayatın akışına güveniyorum. Doğru ve yararlı adımlar atıyorum.
” Apati: (Duygulara izin vermemek. Kendini ölü gibi hissetme. Korku.) “Duygularıma izin veriyorum. Kendimi hayata açıyorum. Yaşam deneyimlerine hazırım.
” Apandisit: (Korku, yaşam korkusu. İyi şeylerin akışını engellemek.) “Güvendeyim. Kendimi gevşetiyor ve hayatın zevkle akmasına izin veriyorum.
” Apse: (İncinme, küçümsenme, intikam duyguları içinde dönüp durma) Düşüncelerimin özgürleşmesine izin veriyorum. Geçmiş bitti. Huzurluyum.
Arter: (Yaşam sevincini taşıyan damarlar.) “Yaşam sevinciyle doluyum. Kalbimin her atışında tüm bedenime yayılıyor.”
Arterioskleroz: (Direnme, gerginlik. Katışlaşmış dar düşünceler. İyiyi görmeyi reddetmek.) “Hayata ve hazza tamamen açığım. Sevgiyle bakmayı seçiyorum.”
Artrit: (Sevilmediğini hissetmek. Eleştirilmek, kırgınlık). “Sevgiyim. Kendimi sevmeyi ve onaylamayı seçiyorum. Başkalarına sevgiyle bakıyorum.
” Artritli parmaklar: (Cezalandırma, suçlama arzusu. Kurban olduğunu hissetmek.) “Sevgi ve anlayışla bakıyorum. Tüm yaşadıklarıma sevginin ışığıyla yaklaşıyorum.
” Araba tutması: (Korku. Tutsaklık. Tuzağa düşmüş hissetmek.) “Zaman ve mekan içinde kolaylıkla ilerliyorum. Sevgi çepeçevre beni kuşatıyor.
” Astım: (Nefes almaya hak duymamak. Boğulmuşluk duygusu ve bastırılmış gözyaşı. “Hayatımın sorumluluğunu üstlenme güvenini duyuyorum. Özgür olmayı seçiyorum.
” Astım nöbeti: (Korku. Hayata güvenmemek. Çocuklukta takılıp kalmak.) “Büyümekten korkmuyorum. Hayatıma ve kendime güven duyuyorum.
” Bebek astımı: (Yaşam korkusu. Doğmaktan duyulan pişmanlık. “Bu çocuk güven dolu bir ortamda ve seviliyor. Beklenilen ve değer verilen bir çocuksun.
” Ayaklar: Kendimizi, başkalarını, hayatı anlama kapasitemiz. “Anlayışım genişliyor. Değişen dünyaya ayak uyduruyorum.
” Ayak parmakları: Geleceğin küçük ayrıntıları. “Tüm ayrıntılar kendi kendine yerlerini bulurlar.
” Ayakbileği: (Hareket ve yol belirlemeyi temsil ediyor.) “Hayatta ileri doğru adımları kolaylıkla atıyorum.
” Madura ayağı: (Dışlanmaktan duyulan çaresizlik duygusu. İleri adım atamama.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. İlerlemek için kendime izin veriyorum.
” Aybaşı sorunları: (Kadın olmaktan duyulan suçluluk duygusu. Cinsel organların günah, pis olduğu inancı.) “Kadın olarak gücümü ve bedenimin normal işlevlerini kabul ediyorum. Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.
” B
Bacak sorunları: – Üst: (Çocukluk travmalarının etkisinden kurtulamamak.) “Benim için bildiklerinin en iyisini yapıyorlardı. Onları affediyorum.”
– Alt: (Gelecek korkusu. Kıpırdamak istememek.) “Geleceğe güvenle bakıyorum.” Bademcikler: (Korku. Bastırılmış duygular. Tıkanmış yaratıcılık.) “Yüksek düşünceler bende ifade buluyor. Her şey iyiliğim için oluyor
.” Bağımlıklar: (Kendinden kaçmak. Korku. Kendini sevmeyi bilmemek) “Artık ne kadar harikulade bir varlık olduğumun farkına vardım. Kendimi sevmeyi ve haz almayı seçiyorum.
” Barsaklar: Dışkının atılmasını sağlıyor. – Sorunlar: (Eski ve ihtiyaç duyulmayan şeyi atmaktan korkmak.) “Kolaylıkla eskiyi bırakıyor, coşkuyla yeniyi kabul ediyorum.
” Baş ağrısı (Değersizlik duygusu. Korku. Kendini eleştirme.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Yaptığım şeyleri sevgiyle yapıyorum.
” Baş dönmesi: (Kaçış. Dağınık düşünce. Görmeyi reddetmek.) “Hayatla uyum ve barış içindeyim. Canlı ve mutlu olmakla güven içindeyim.
” Bayılmak: (Korku. Başedememek.) “Hayattaki her şeyle başetme gücüm var.” Beden Kokusu: (Korku. Kendinden hoşlanmamak. İnsanlardan korkmak.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Güven duyuyorum.
” Beyin: Bilgisayar ve santralı temsil ediyor. – Tümör: “Yanlış programlanmış inançlar. İnatçılık. Değişmeyi reddetmek.) “Zihnimin bilgisayarını yeniden programlamak çok kolay. Hayat değişimler sürecidir.
” Bitkinlik: ( Can sıkıntısı. Yaptığı işi sevmemek.) “Hayattan coşku duyuyorum. Enerji ve coşkuyla doluyum.
” Boğaz sorunları: (Kendi adına konuşamamak. Yutulmuş kızgınlık. Tıkanmış yaratıcılık. Değişme ve korkusu.) “Kendimi özgürce, kolaylıkla, sevgiyle ifade ediyorum. Yaratıcılığımı kullanıyorum. Değişmeye hazırım.
” Boyun ağrıları: (Soruna bir başka açıdan bakmayı reddetmek. İnatçılık. Esnek olmamak.) “Kolaylıkla ve esneklikle bir konuyu her açıdan görebiliyorum. Birşeyi yapmanın ve görmenin bir çok yolu var.”
Böbrek sorunları: (Yargılama, düşkırıklığı, başarısızlık. Utanç. Çocuk gibi tepki gösterme.) “Daima doğru adım atıyorum. Her deneyim yararlı. Büyümeyi seçiyorum.
” Bronşit: (Bağırılıp çağrılan aile ortamı): “Çevremde barış ve uyum var.
” Bunama: (Çocuğun güven dolu sanılan dünyasına geri dönmek. Bakım ve ilgi talep etmek. Etrafındakileri bir çeşit kontrol etme yolu. Kaçış.) “Korunma. Güven. Barış. Evrensel akıl hayatın her boyutunda çalışıyor
” Burun akması: (İçsel ağlama. Çocuksu gözyaşı. Kurban.) “Hayatımın yaratıcı gücünün bende olduğunu kabul ediyorum. Hayattan zevk almayı seçiyorum.
” Burun kanaması:: (Kabul görme isteği.Önem verilmeme duygusu. ‘Sevgi istiyorum.’) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Gerçek değerimi biliyorum.
” C
Cilt sorunları: (Kaygı, korku. Eski, derine gömülmüş bir tehlike. Dokunulma yoksunluğu.) “Barış ve sevgi düşünceleriyle kendimi koruyorum. Geçmişi unuttum ve affettim. Şimdi özgürüm.
” Cinsel hastalıklar: (Cinsel organların günah ve pislik yuvası olduğu inancı. Suçluluk. Cinsellikte insanları kullanmak, sömürmek, tecavüz etmek.) “Cinselliğimi sevgiyle ifade ediyorum. Bana iyi duygular hissettiren cinselliği yaşamayı seçiyorum.
” Cushing Hastalığı: (Zihinsel dengesizlik. Sürekli çılgınca fikirler üretilmesi. Aşırı güçlülük duygusu.) “Sevgiyle bedenimi ve zihnimi dengeliyorum. Şimdi bana iyi duygular veren düşünceleri seçiyorum.
” Cüzzam: (Hayatla başedememe. Temiz ve iyi olmadığına dair uzun süreli inanç.) “Sınırlılığımı aşıyorum. Sevgi tüm hayatımı iyileştiriyor.”
Ç
Çene Sorunları: (Kızgınlık. İntikam arzusu.) “Yarattıklarımı değiştirme gücü bende.
” Çıban (şirpençe): Bize yapıldığını düşündüğümüz haksızlıklara duyulan zehirli öfke.) “Geçmişi bırakıyorum, hayatımın her alanını iyileştirmek için kendime zaman tanıyorum.
” Çocuk hastalıkları: (Takvime, toplumsal kurallara ve sahte yasalara inanmak. Etrafındaki yetişkinlerin çocukça davranışları.) “Bu çocuk kutsal sevgi ve korumasıyla kuşatılmış. Zihinsel bağışıklık talep ediyoruz.
” Çocuk felci: (Paralize eden kıskançlık. Birisini durdurma isteği.) “Her şey, herkese yetecek kadar çok. Sevecen düşüncelerle özgürlüğümü yaratıyorum.
” Çürükler: (Yaşamda küçük engeller. Kendini cezalandırma.) “Kendimi seviyorum ve saygı duyuyorum. Kendime sevecen davranıyorum.”
D
Dalak: Obsesyon. Bir şeylere aşırı tutku. “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.
” Delilik: (Aileden kaçış. Hayattan şiddetli bir kaçış.) “Bu kişi gerçek kimliğini biliyor ve Evrensel Aklın yaratıcı bir ifadesi.
” Denge Kaybı: (Dağınık düşünceler.) “Hayatım olduğu gibi mükemmel ve güvenli. Her şey iyi ve güzel
” Deniz tutması: (Korku. Ölüm korkusu. Kontrolü yitirme.) “Her yerde barış ve huzur içindeyim. Hayata güveniyorum.
” Dirsek: Yön değişimlerini ve yeni deneyimleri kabullenmeyi temsil. eder. “Yeni deneyimlere, yeni değişimlere ve yeni doğrultulara kolaylıkla uyum sağlıyorum.
” Disk kayması: (Hayatta hiç bir desteğin olmadığı duygusu. Kararsızlık.) “Hayat, tüm düşüncelerimi destekliyor. Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.
” Diş sorunları: (Uzun süreli kararsızlık. Karar vermek için düşünceleri analiz edememe.) Doğruluk ilkesinden şaşmadan kararlarımı veriyorum. Doğru kararlar verdiğimin güvencesi içindeyim.
” Dişeti kanamaları: (Hayatta aldığımız kararlardan haz duymama.) “Aldığım kararların doğruluğuna güveniyorum. Huzurluyum.
” Dişeti sorunları: (Kararları kesinleştirememek, hayat karşısında güçsüzlük.) “Kararlı bir insanım. Kendimi sevgiyle destekliyorum ve kararlarımı uyguluyorum.
” Diyabet (Şeker hastalığı): Geçmişteki seçimlerinden pişmanlık duymak. Hayatı kontrol altına alma ihtiyacı. Derin üzüntü. Hayattan tat almama.) “Bu an güzelliklerle dolu. Günün tatlı yönlerini görmeyi, yaşamayı seçiyorum.”
Diz sorunları: (İnatçı ego ve gurur. Taviz verememe. Uzlaşamama. Esnek olmama.) “Affediyorum. Anlıyorum. Şefkat duyuyorum. Kolayca uzlaşıyorum.
” Doğuştan gelen sakatlıklar: (Karmik. Böyle gelmeyi siz seçtiniz. Ailemizi de biz seçeriz.) “Her deneyim, gelişim sürecimiz için mükemmel. Olduğum gibi olmaktan mutluyum ve huzurluyum.
” Dudak uçuğu: (Hayatı küçümseme alışkanlığı. Kendini ve başkalarını aşırı eleştirme. ‘Her şey ne kadar kötü, değil mi’ deme alışkanlığı.) “Hayatla birim. Kendimi ve başkalarını seviyorum. Yaşamaktan mutluluk duyuyorum.
” Düşük: (Gelecek korkusu. ‘Şimdi değil, daha sonra..’ Yanlış zamanlama.) “Hayat bana daima uygun çözümleri getiriyor.”
E
Egzama: (Aşırı muhalefet, düşmanlık. Zihinsel feveran.) “İçimde ve etrafımda uyum, barış, sevgi ve hazla çevriliyim. Güvencedeyim.”
Eklemler: Hayatımızın yön değiştirmesi. “Daima en iyi yöne doğru gidiyorum.
” El bileği: Hareketi ve kolaylığı temsil ediyor. “Tüm deneyimlerime bilgelikle, sevgiyle, kolaylıkla yaklaşıyorum ve üstesinden geliyorum.
” Epilepsi(Sara): (Eziyet çekme. Hayatı reddediş. Büyük mücadele duygusu. Kendine yönelik şiddet.) “Hayatı sonsuz ve haz dolu olarak görmeyi seçiyorum. Ben de sonsuz, haz dolu ve huzurluyum.”
F
Fıtık: (Zedelenmiş ilişkiler. Gerginlik. Yanlış yaratıcı ifade.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Kendim olmakta özgürüm.
” Fibroid Tümör ve kistler: (Eşe derinden kırılma ve bu kırgınlığı besleme. Kadınlık benliğine darbe yemek.) “Bu deneyimi bana çeken düşünce kalıbından kendimi kurtarıyorum.
” Frijitlik(Cinsel soğukluk): (Korku. Hazdan korkma. Cinselliğin kötü olduğuna dair inanç. Duyarsız eş.) “Bedenimden zevk duyarken güvencedeyim. Kadın olmaktan mutluluk duyuyorum.
” G
Gastrit: (Uzun süren kararsızlık.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.” Geğirme: (Korku. Hayatı çabucak yutmaya çalışmak.) “Yapmam gereken her şeyi yeri ve zamanı var. Huzurluyum.”
Göğüsler: Anneliği ve şefkati temsil ediyor. “Mükemmel bir denge içinde besleniyor ve besliyorum.”
– Kistler, yumrular, ağrılar: (Aşırı annelik. Aşırı koruma. Aşırı tahakküm. Yaşamdan beslenmeyi engellemek.) “Kendim olmakta özgürüm, başkalarının da kendileri olma özgürlüğüne saygı duyuyorum. Herkes büyüyüp gelişmeli.”
Gözler: Berrak görüşü simgeliyor. Geçmişi, anı geleceği.) “Her şeyi sevgi ve sevinçle görüyorum.”
Göz Sorunları: (Hayatta gördüğü şeylerden hoşlanmamak.) “Görmekten hoşlanacağım bir hayatı yaratıyorum.” –
Astigmat: (Kendini olduğu gibi görme korkusu.) “Kendi güzelliğimi ve görkemimi görmeyi seçiyorum.” –
Katarakat: (Geleceği karanlık görmek.) “Hayat sonsuz ve haz doludur.” – Çocuklar: (Ailede olan biteni görmek istememe.) “Bu çocuğu mutluluk ve güzellik kucaklıyor.
” – Şaşılık: (Aynı anda zıt amaçların olması.) “Gördüğüm bana güven veriyor.
” – Hipermetrop: (Anda yaşanılanların değerini bilmemek ve korkmak.) “Şimdi ve buradayım. Güvende olduğumu görüyorum.” –
Miyop: (Gelecek korkusu.) “Kutsal hayatın rehberliğine güveniyorum.” – Glakoma: (Taşlaşmış affetmezlik.) “Sevgi ve şefkatle bakıyorum.
” – Keratit: (Aşırı kızgınlık. Yumruk atma arzusu.) “Bırakıyorum yüreğimdeki sevgi gördüğüm her şeyi iyileştirsin.
” Grip: (Kitlesel karamsarlık ve inançlara uyum. Korku. İstatistiklere inanmak.) “Toplum inançlarının ötesindeyim. Toplumsal etkilerden özgürüm.
” Guatr: (Üzerinde baskılara duyulan nefret. Kurban. Doyumsuzluk.) “Hayatımın tek otoritesi ve gücü benim. Kendim olmakta özgürüm..”
Gut Hastalığı: (Tahakküm etme ihtiyacı. Sabırsızlık. Kızgınlık. “Kendimle ve başkalarıyla barışığım ve huzurluyum.
” H
Hazımsızlık: (İçgüdüsel korku, kaygı, başa çıkamama.) “Yeni deneyimleri kolaylıkla ve zevkle özümsüyorum.
” Hemoroid: (Geçmişe duyulan kızgınlık. Geçmişin sorumluluğu altında ezilme.) “Yapmak istediğim her şey için zamanım var. Sevgi olmayan her şeyi bırakıyorum.
” Hepatit: (Değişime direnç. Korku, kızgınlık, nefret.) “Düşüncelerim arınmış ve özgür. Geçmişi bırakıyorum, yeniye yöneliyorum.”
Herpes: (Cinselliğin ayıp olduğu toplumsal inancı kabullenme. Cezalanma ihtiyacı. Utanç duygusu. Cezalandırıcı bir Tanrı’ya inanma.) “Benim Tanrı anlayışım sevgidir. Cinsellik normal ve doğaldır. Cinselliğimi ve bedenimi seviyorum.
” Hipertiroidi: (İstenen şeyi yapamamaktan duyulan aşırı düş kırıklığı. Daima kendini değil, hep başkalarını düşünmek.) “Gücüme yeniden sahip çıkıyorum. Kararlarımı kendim veriyorum. Kendi mutluluğumun doyumunu yaşıyorum.
” Hiperventilasyon: (Korku. Değişime karşı duymak. Gidişata güvenmemek.) Nerede olursam olayım güven içindeyim. Hayatın akışına güveniyorum.
” Hipofiz: Kontrol merkezi. “Zihnim ve bedenim mükemmel denge içinde.” Hipoglisemi: (Hayatın yükü altında ezilmek.) “Hayatımı hafif, kolay, zevkli hale getirmeyi seçiyorum.
” Hodgkin Hastalığı: (Suçlama ve ‘yetersiz olmak’tan duyulan büyük korku. Kendini kabul ettirmeye duyulan aşırı gereksinme çabalarıyla yaşam zevkinin unutulması.) “Kendim gibi olmaktan son derece memnunum. Olduğum gibi değerliyim ve yeterliyim. Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.
” Horlama: (Kalıplaşmış düşüncelerden kurtulmayı inatçı bir reddediş.) “İçinde sevgi ve haz olmayan düşüncelerimi bırakıyorum. Yeniyi, tazeliği, canlılığı seçiyorum.
” İ
İçe dönmüş tırnak: (İlerlemekten duyulan endişe ve suçluluk duygusu.) “Hayatta kendi yolumu çizmek en doğal hakkım. Güvenliyim. Özgürüm.
“İdrar Sorunları: (Endişe. Eski, düşünceler saplanma. Bıkkınlık.) “Eskiyi kolaylıkla ve rahatlıkla bırakıyor ve yeniye hayatımda yer veriyorum.
” İdrar yolu enfeksiyonu: (Genellikle karşı cinse veya sevgiliye duyulan öfke. Başkalarını suçlamak.) “Bu koşulları yaratan bilincimdeki kalıpları değiştiriyorum. Değişmeye hazırım. Kendimi seviyorum.
” İktidarsızlık: (Cinsel baskı, gerginlik, suçluluk. Toplum baskısı. Önceki eşe duyulan öfke. Anne korkusu.) “Cinsel gücümü kolaylıkla ve zevkle ifade ediyorum.
” İshal: (Korku. Reddetmek. Kaçış.) “Beslenme, hazmetme ve dışkılama sistemim düzenli işliyor. Hayatla barış içindeyim.
” İştah –fazla: (Korku. Korunma ihtiyacı. Duyguları yargılamak.) “Güvendeyim. Hissetmek sağlıklıdır. Duygularım normal ve kabul edilebilir şeylerdir.” -az: (Korku. Kendini koruma. Hayata güvenmemek. “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Güvendeyim. Hayat zevkli ve güven dolu.
” K
Kaba etler (butlar): Gücü temsil ediyor. Gevşek kabaetler; gücün kaybolması. “Gücümü akıllıca kullanıyorum. Güçlüyüm. Güven doluyum.
” Kadın Sorunları: (Kendini, dişiliğini, dişilik prensibini reddetme.) “Kadın olduğum için mutluyum. Bedenimi seviyorum.
” Kalça Sorunları: Büyük kararlar almada duyulan korku. Gidilecek bir yönün olmaması.) “Hayatım denge içinde. Her yaşta kolaylıkla ve zevkle hayatımda ilerleme gösteriyorum.
” Kalp: Sevgi ve güven merkezi. “Kalbim sevgi ritmiyle atıyor.” – sorunları: (Uzun süreli duygusal sorunlar. Haz yoksunluğu. Kalbin katılaşması. Stres ve zorluklar.) “Coşku, haz, mutluluk. Bunların düşüncelerimi, deneyimlerimi, bedenimi doldurmasına izin veriyorum
.” – Krizi: (Haz duygusunu para, pozisyon vb için feda etmek.) “Önce sevgi geliyor. Hayattan haz almayı seçiyorum.” – Kalp damarlarının daralması: (Zihinsel katılık, katı yüreklilik,çelik gibi irade, esnek olmama. Korku.) “Sevecen mutlu düşünceleri seçerek sevecen, mutlu bir dünya yaratıyorum. Güvenli ve özgürüm.
” Kan: Bedende hazzı temsil ediyor, özgürce akıyor.) “Hayatın mükemmel ritmi içinde haz alıyorum ve haz veriyorum.
” Kan Sorunları: (Sevinç yoksunluğu ve düşüncelerin özgürce dolaşamaması.) (Sevinç verici yeni düşünceler içimde özgürce dolaşıyor.) -Pıhtılaşma: (Haz duymaya kapalı olmak.) “İçimde yeni bir hayat uyanıyor.
” Kanama: (Haz alma duygusunu yitirmek. Kızgınlık. ama neye?) “Hayatın mükemmel ritmi içinde haz alıyorum ve haz veriyorum.
” Kan Basıncı- yüksek: (uzun zamandır çözülemeyen duygusal sorun.) “Geçmişi huzurla bırakıyorum.” -düşük: (Çocukta sevgi yoksunluğu. Yenilgi. Niye uğraşayım ki? Nasılsa bir şey değişmeyecek.) “Hep sevinç dolu olan şu anda yaşamayı seçiyorum. Yaşamım bir sevinç kaynağı.
” Kabızlık: (Eski düşüncelerden vazgeçmeyi reddetmek. Geçmişe saplanmak. Bazen cimrilik.) “Geçmişi bıraktığımda yenilik, tazelik, canlılık geliyor. Hayatın içimden akmasına izin veriyorum.
” Kandidia: (Aşırı öfke ve düş kırıklığı. Kendini parçalanmış hissetmek. Tahakkümcü ve ilişkilere güvenmeyen, alıcı bir kişilik.) “Olabileceğim her şeyi olmaya kendime izin veriyorum. Hayatta en iyi şeylere layığım. Kendime de başkalarına değer veriyorum, takdir ediyorum ve seviyorum.
” Kangren: (Marazi düşünceler. Zehirli düşüncelerin sevinci boğması.) “Şimdi uyumlu düşünceleri seçiyorum.
” Kanser: (Derin acı. Uzun süre taşınan kırgınlık, sır, hüzün bedeni kemiriyor. Nefreti içine gömmek.) “Geçmişle ilgili her şeyi sevgiyle affediyorum. Yaşamımı mutlulukla doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyorum.
” Karaciğer: Öfke ve gazabın merkezidir. Sorunları: (Sürekli şikayet etmek. Kendini kandırmak. Haklı çıkmak için sürekli başkalarında hata bulmak. Kötü hissetmek.) “Kalbim açık olarak yaşamayı seçiyorum. Baktığım her yerde sevgiyi görüyorum.
” Karın ağrıları: (Korku, başlamış bir olayı, süreci durdurmak.) “Hayatın akışına güveniyorum. Güvencedeyim
“. Karın ağrısı: (Zihinsel tahriş. Sabırsızlık. Çevreden duyulan rahatsızlık.) “Bu çocuk yalnızca sevgiyi ve sevgi dolu düşüncelere karşılık veriyor. Her şey barış dolu.
” Kas Sorunları: (Aşırı korku. Herkesi ve her şeyi çılgın bir şekilde kontrol etme arzusu. Güven duymanın derin ihtiyacı.) “Hayatta olmak güzel. Kendim olmak güzel. Kendime güveniyorum
” Kaşınma: (Akıntıya kürek çekme arzusu. Doyumsuz. Pişman.) “Bulunduğum noktada huzurluyum. Arzu ve ihtiyaçlarımın karşılanacağını bilerek, iyiliğimi kabul ediyorum.
” Katarakt: (Geleceği olumlu görememek. Karanlık gelecek.) “Hayat sonsuzdur ve haz doludur. Her ana heyecanla yaklaşıyorum.
” Kazalar: (İstediğini dile getirememe. Otoriteye karşı çıkma isteği. Şiddetle inanmak) “Bunu yaratan düşünceyi aşıyorum. Huzurluyum, değerliyim.
” Kekemelik: (Güvensizlik. Kendini ifade yoksunluğu. Ağlamaya izin verilmemesi.) “Düşündüklerimi ifade etmekte özgürüm. Kendimi güven ve sevgiyle ifade ediyorum.
” Kellik: (Korku. Gerginlik. Her şeyi kontrol altında tutmaya çalışma.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Hayata güveniyorum.” Kemikler: Evrenin temel yapısını temsil ediyor.) “Dengeli ve sağlam yapılıyım
.” Kemik sorunları: -Kırılma: (Otoriteye karşı tepki.) “Dünyamda kendimin efendisi benim. Düşüncelerim yalnızca bana ait.
” -Deformasyon: (Zihinsel baskı ve gerginlik. Kasların ve düşüncenin esnekliğini kaybetmesi.) “Hayatın nefesini dolu dolu içime çekiyorum. Hayatın akışına güveniyorum.
” Kısırlık: (Hayat sürecine duyulan korku ve direnç Ya da anne baba olmaya ihtiyaç duymamak.) “Hayata güveniyorum. Doğru yerde, doğru zamanda, doğru şeyi yapıyorum. Kendimi seviyorum ve onaylıyorum
.” Kızarıklık: (Gecikmelerden duyulan rahatsızlık. Dikkat çekmenin çocukça bir yolu.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Hayatta her şey gerektiği zaman oluşuyor.
” Kistler: (Acı veren eski bir filmi tekrar tekrar seyretmek. Acıları beslemek. Sahte büyüme.)
“Zihnimin sinemaları güzel filmler gösteriyor. Çünkü ben seçiyorum. Kendimi seviyorum
.” Kistik Fibroz: (Hayatın size mutluluk getirmeyeceğine dair derin inanç. ‘Zavallı ben’.) “Hayat beni, ben hayatı seviyorum. Hayatı dolu dolu ve özgür yaşamayı seçiyorum.
” Kollar: (Hayat deneyimlerini kucaklama kapasitesi ve yeteneği.) “Yaşadıklarımı kolaylıkla ve zevkle, severek kucaklıyorum.
” Kolesterol: (Haz kanallarının tıkanması. Haz alma korkusu.) “Hayatı sevmeyi seçiyorum. Haz kanallarım ardına kadar açık.
” Kolit: (Aşırı derecede katı ana babalar. Eziyet çekme ve yenilgi duygusu. Şefkate duyulan büyük ihtiyaç.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Mutluluğumu kendim yaratıyorum. Hayatta ‘kazanan’ olmayı seçiyorum
.” Koma: (Korku. Bir şeyden veya birinden kaçmak.) “Seni sevgi ve güvenle kucaklıyoruz. İyileşmen için ortam yaratıyoruz. Sen sevgisin.
” Konjunktivit: (Hayatta görülen şeylere öfke ve düş kırıklığı duymak.) “Sevginin gözleriyle görüyorum. Uyumlu bir çözüm yolu var ve bu yolu kabul ediyorum.
” Koroner Trombos (kalp damarları tıkanıklığı): (Yalnızlık duymak ve korkmak. Yeterli olmamak. Yeterince uğraşmamak. ‘Asla yapamayacağım.’) “Tüm hayatla birim. Evren beni tümüyle destekliyor. Her şey harikulade.
” Kramplar: (Gerginlik. Korku. Sıkı sıkıya yapışmak.) “Zihnimi gevşetiyorum ve huzur dolu olmasına izin veriyorum.
” Kronik hastalıklar: (Değişimi reddetmek. Gelecekten korkmak. Güvende hissetmemek.) “Gelişmeye ve değişime hazırım. Şimdi güvenli yeni bir gelecek yaratıyorum.
” Kuduz: (Kızgınlık. Çözüm yolunun şiddet olduğu inancı.) “İçimde ve çevremde barış hüküm sürüyor.
” Kulaklar: İşitme kapasitesini temsil ediyor. “Sevgiyle dinliyorum.” Kulak ağrısı: (Kızgınlık. İşitmek istememek. Fazla kargaşa. Kavga eden ana baba.) “Çevremde uyum var. İyi ve hoş şeyler işitiyorum. Sevginin merkeziyim.
” Kulak çınlaması: (Dinlemeyi reddetmek. İçimizdeki minik sese kulak vermemek. İnatçılık.) Yüksek benime güveniyorum. İçimdeki sese sevgiyle kulak veriyorum. İçinde sevgi olmayan her şeyi bırakıyorum.
” Kurdeşen: (Küçük, gizli korkular.) “Hayatımın her alanında barış var.”
L
Larenjit: (Öfkeden konuşamamak. Otoriteye kızgınlık. Konuşmaktan korkmak.) “İstediklerimi rahatlıkla dile getiriyorum. Kendimi ifade edebiliyorum.
” Lenf Bezleri: (Aile çatışmaları, kavgalar. Çocuk istenmediğini hissediyor.) “İstenen, hoş karşılanan ve çok sevilen bir çocuğum
.” Lösemi: (İlham ve yaratıcılığın hunharca yok edilmesi. ‘Ne yararı var?) “Geçmişteki sınırlılığımı aşıp, şimdiki anın özgürlüğünü yaşıyorum. Kendim olmakla güvencedeyim.
” M Menopoz sorunları: (Artık istenmemekten korkmak. Yaşlanma korkusu. Kendini kabullenmeme.) “Hayatın tüm dönemlerinde dengeli ve huzurluyum. Bedenimi sevgiyle kutsuyorum.)
Migren: (Köşede sıkışıp kalma duygusu. Cinsel korkular. (Migreni geçirmek için en iyi yol mastürbasyondur.) “Hayatın akışına kendimi bırakıyorum. Hayat benim hayatım.”)
” Mide bulantısı: (Korku. Bir fikri ya da deneyimi kabul edememe.) “Güvendeyim. Hayatın bana daima iyilikler getireceğine güveniyorum.
” N
Narkolepsi: (Her şeyden uzaklaşma isteği. Aşırı korku. Burda olmayı istememek.) “Kutsal bilgeliğin gücüne ve rehberliğine güveniyorum.
” Nasırlar: Katılaşmış kavram ve düşünceler. Somut korkular.) “Yeni düşünce ve yolları görmek ve denemek güvenli. İyiye açığım.”
Nefes: Hayatı içimizde hissetme yeteneği.. “Hayatı seviyorum.”
Nefes Kokması: (Kızgınlık ve intikam dolu düşünceler.) “Geçmişime sevgiyle sünger çekiyorum. Sadece sevgiyi dile getiriyorum.
” Nefes sorunları: Hayatı dolu dolu yaşamaktan korkmak. Yaşamda yeri olmadığını hissetmek.) “Hayatı dolu dolu ve özgürce yaşamak en doğal hakkım. Sevilmeye layığım. Hayatı dopdolu yaşamayı seçiyorum.
” Nefrit (Bright hastalığı): (Hiç bir şeyi doğru yapamayan bir çocuk gibi hissetmek. Başarısızlık.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Değerli ve yeterli bir insanım.
” O Omurga: Hayatın esnek desteği. “Hayat tarafından destekleniyorum.
” Omurga eğriliği: (Hayata güvenmemek. Onursuzluk. Cesaretsizlik. Desteksizliğin korkusu.) Korkularımı yeniyorum. Sevgiyle dik duruyorum. Bu, benim hayatım
” Omurilik Menenjiti: (Aşırı aile uyumsuzluğu. Kızgınlık ve öfke dolu bir ortamda yaşamak. Aşırı içsel karmaşa. Destek yoksunluğu.) Düşüncelerimde, bedenimde ve dünyamda barış yaratmayı seçiyorum. Güvenliyim ve seviliyorum.”
Ö
Ödem: (Kimi yada neyi bırakamıyorsun?) “Geçmişi bırakıyorum ve özgürleşiyorum.
” P
Pamukçuk: “Dudaklardan dökülmesi engellenen çirkin, suçlayıcı sözcükler.) “Sevgi dolu dünyamda yalnızca sevinç dolu deneyimler yaratıyorum.
” Pankreas: Hayatın tadını simgeliyor. “Hayattan tat alıyorum.”
Parmaklar: (Hayatın detaylarını simgeliyor. “Hayatın ayrıntılarıyla barış içindeyim.” – Baş parmak: Akıl ve endişeyi simgeliyor. “Zihnim dingin.” – İşaret parmağı: Ego ve korkuyu simgeliyor. “Güvendeyim.” – Orta parmak: Kızgınlık ve cinselliği simgeliyor. “Cinselliğimle barış içindeyim.” – Yüzük parmağı: Birlikte olma ve üzüntüyü simgeliyor. “Sevecen ve huzurluyum.” – Küçük parmak: Aile ve sahte bir görünüm verme çabasını simgeliyor. “Hayat ailesinde olduğum gibi görünüyorum.
” Parkinson hastalığı: (Korku. Herkesi, her şeyi aşırı kontrol etme arzusu.) “Güvende olduğumu bilerek rahatım. Hayatım bana ait.”
Peptik ülser: (Yeterli olmama inancı. Başkalarını memnun etme kaygısı.) Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Kendimle barışığım.”
Prostat sorunları: (Zihinsel korkuların erkekliği zayıflatması. Vazgeçmek. Cinsel baskı ve suçluluk. Yaşlanma korkusu.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Gücümü kabul ediyorum. Ruhum daima geni
R
Rahim: Yaratıcılığın evini simgeliyor. “Bedenimle barışığım.”
Raşitizm: (Duygusal beslenme eksikliği. Sevgi ve güven yoksunluğu.) “Güvenliyim. Evrenin ta kendisi olan sevgiyle besleniyorum.
” Romatizma: (Kurban. Hep haksızlığa uğradığını hissetmek. ‘Hep benim başıma geliyor.’ Sevgi yoksunluğu.) “Deneyimlerimi ben yaratıyorum. Kendimi ve başkalarını sevip onayladıkça, gittikçe daha olumlu deneyimleri hayatımda yaratıyorum.
” Safra taşı: (Katı düşünceler. Lanetleme. Gurur.) “Geçmişi arkamda bırakmayı seçiyorum.
” Sağırlık: (Reddediş. İnatçılık. Tecrit. ‘Neyi işitmek istemiyorsun?’ ‘Beni rahatsız etme’.) “Yüce sesi dinliyorum. İşittiğim her şey bana zevk veriyor. Her şeyle birim.”
Saman Nezlesi: (Duygusal tıkanma. Zamanla yarış. Suçluluk.) “Hayatın BÜTÜNÜYLE BİR’İM. Her zaman hayata güven duyuyorum.” Sarılık: (İçsel ve dışsal önyargı. Dengesiz mantık.) “Kendim ve herkes için sevgi, anlayış ve şefkat duyuyorum.
” Selülit: (Çocukluk anılarına takılı kalmak. Geçmişteki kötülükleri unutamamak. İlerlemekte zorlanmak. Kendi yolunu çizme korkusu.) “Herkesi affediyorum. Kendimi affediyorum. Tüm geçmiş acılarımı affediyorum. Özgürüm.
” Sırt sorunları – üst: (Duygusal destek yoksunluğu. Sevilmediğini hissetmek. Sevgiyi göstermemek.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Yaşam beni destekliyor ve seviyor.” – orta: (Suçluluk. Sırta binen yükün altında ezilmek. “Sırtımdan in”.) “Geçmişimi bırakıyorum. Yüreğimdeki sevgiyle hayatta ileriye doğru yol almayı seçiyorum.” – aşağı: (Parasızlık korkusu. Ekonomik destekten yoksunluk.) “Hayatın kendisine güveniyorum. İhtiyacım olan şey daima karşılanıyor.
” Siğil: (Küçük nefretler duyma. Çirkin olduğuna inanma.) “Tüm ifadesiyle hayatın sevgisi ve güzelliğiyim.
” Sinir ağrısı (nevralji): (Suçu cezalandırmak. İletişim konusunda şiddetli üzüntü.) “Kendimi affediyorum. Sevgiyle iletişim kuruyorum.
” Sinir krizi: (Ben merkezcilik. İletişim yollarını tıkamak.) “Yüreğimi açarak, açık ve sevecen iletişim kuruyorum.
” Sinirlilik: (Korku, evham, mücadele, acelecilik. Hayata güvenmemek.) “Sonsuzluğun içinde yolculuk yaptığımı biliyorum. Her şeye zaman var. İçtenlikle iletişim kuruyorum.
” Sinüs sorunları: (Çok yakın bir insandan tedirgin olmak.) İçimde ve çevremde huzurlu ve uyumlu bir ortam var.
” Sivilce: (Kendini kabul etmemek. Kendinden hoşnut olmamak.) “Hayatın kutsal bir ifadesiyim. Kendimi şu anda olduğum gibi seviyorum ve kabul ediyorum.
” Siyah noktalar: (Kirli ve sevgisiz hissetmek.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.
” Soğuk algınlığı: (Aynı anda birden çok şeyin birden olması. Zihinsel karışıklık. Küçük incinmeler. “Her kış üç kez soğuk algınlığına yakalanırım” türünden inançlar.) “Gevşemeye ve düşüncelerimin berraklaşmasına izin veriyorum. İçimde ve çevremde berraklık ve uyum var.”
Ş
Şişmanlık: (Korunma isteği. Aşırı duyarlılık.) “Kutsal sevgiyle korunuyorum ve güven duyuyorum.”
T
Tetanoz: (Kızgın, yiyip bitiren düşüncelerden kurtulma isteği.) “Yüreğimdeki sevginin tüm bedenimi ve duygularımı yıkamasına ve iyileştirmesine izin veriyorum.
” Tırnak Yemek: (Çaresizlik ve düşkırıklığı. Kendini yemek. Anne babaya öfke duymak.) “Büyümeyi seçiyorum. Artık kendi hayatımı kolaylıkla ve zevkle idare ediyorum.
” Timus: Bağışıklık sisteminin temel guddesi. ‘Herkes bana zarar vermeye uğraşıyor. Hayat bana saldırıyor.’ Sevecen düşüncelerim bağışıklık sistemimim güçlendiriyor. İç ve dış dünyamda güvenliyim. Sevgiyle iyileşiyorum.
” Tiroid: (Aşağılanmak. ‘İstediğim hiç bir şeyi yapamıyorum. Bana sıra ne zaman gelecek?) “Eski sınırlılığımı aşıyorum ve kendimi özgürce, yaratıcılığımla ifade ediyorum.
” Tüberküloz: (Bencillikle kendi kendini yok etmek. Hükmedici sabit düşünceler. Öç alma ihtiyacı.) “Kendimi sevdikçe ve onayladıkça, daha zevkli, huzurlu, barışçıl bir dünya yaratıyorum
.” U
Uçuk ve kabarcıklar: (Kırgınlık. Duygusal korunma yoksunluğu.) “Hayatın akışında, her yeni deneyime kolaylıkla uyum sağlıyorum.” Uykusuzluk: (Korku. Hayat sürecine güvenmemek. Suçluluk.) “Günü ardımda bırakıyor, huzurlu bir uykuya dalıyorum. Yarın yeni bir gün ve çözümleriyle geliyor
.” Uyuşma: (Başkalarını umursamamak. Sevgi vermemek. Zihinsel duyarsızlık.) “Duygularımı ve sevgimi paylaşıyorum. Herkesin sevgisine karşılık veriyorum.
” Uyuz: (Başkalarının fazla etkisinde kalmak.) “Hayatın yaşayan, seven, haz dolu bir ifadesiyim. Benim, kendi kişiliğim var
.” Ü
Ülser: (Korku. Yetersiz olduğuna dair duyulan güçlü inanç. Sizi ne yiyip bitiriyor?) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Barış ve huzur doluyum.
” Ürperme: (Zihinsel kasılma. Geriye çekilme. Uzaklaşma arzusu. Beni yalnız bırak.) “Her zaman emniyetteyim ve güven içindeyim. Sevgi beni kuşatıyor ve koruyor.”
V
Varis: (Bulunduğun durumdan nefret etmek. Cesareti yitirmek. Aşırı yük taşıdığını hissetme.) Hayatı seviyorum ve özgürce hareket ediyorum.
Vitiligo(ciltte beyaz noktalar): (Ait olmama. Kendini her şeyin dışında hissetmek. Bir gruba dahil hissetmemek.) “Hayatın tam merkezindeyim. Herkese ve her şeyle sevgiyle bağlıyım.”
Y
Yanma: (Kızgınlık. Küplere binmek.) “Sevgi ve coşku doluyum.
” Yanıklar: (Kızgınlık. Alev alev öfke.) “İçimde ve çevremde barış ve uyum yaratıyorum. İyi hissetmeyi hak ediyorum.
” Yaşlılık sorunları: (Toplumsal inançlar. Eski düşünceler. Kendim olma korkusu. Şimdiyi reddetmek.) “Her yaşta kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Hayatın her anı mükemmel.
” Yatağı ıslatma: (Ebeveyn korkusu. Genellikle baba.) “Bu çocuğa sevgi, şefkat ve anlayışla bakıyorum.
” Yılancık: (Başkalarının hayatına çok fazla karışmasına izin vermek. Kendini yeterince temiz ve iyi bulmamak.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Hiç kimsenin, hiç bir şeyin üzerimde gücü olmasına izin vermiyorum.
” Yirminci yaş dişi: (Sağlam bir temel yaratmak için gereken zihinsel hazırlığı yapmamak. “Bilincimi, hayatın genişletmesine açıyorum. Gelişmek ve değişmek için hazırım. Ve bol imkanım var.
” Yumurtalıklar: Yaratıcılık noktası. “Yaratıcılığımı dengeliyorum.” Yüz: Dünyaya gösterdiğimizi temsil ediyor. “Kendimi olduğum gibi ifade ediyorum.”
Z
Zatürree: (Umutsuz. Hayattan bıkkınlık. Duygusal yaraların iyileşmesine izin verilmemesi.) “Yeni düşünceleri kabul ediyorum. Bu an, yeni bir an.
” Zona: (Korku ve gerginlik. Aşırı duyarlılık.) “Dinginim ve huzurluyum. Çünkü hayatın akışına güveniyorum.” “Düşünce Gücüyle Tedavi” kitabından alınmıştır – Louise Hay Fiziksel bir sorunun olduğunda listeyi kullanma yolu:
1. Sorunun zihinsel nedenine bak ve bunun senin için doğru olup olmadığını düşün. Değilse, sessizce otur ve kendine sor: “Bende bunu yaratan hangi düşünceler olabilir”
2. Şu sözleri tekrar et: “Bilincimde bu koşulları yaratan düşünce kalıbını bırakmaya hazırım.”
3. Yeni düşünce modelini birçok kez tekrar et. 4. İyileşmenin zaten başlamış olduğunu varsayıp, iyileşmeyi kabul ediyorum.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eklem Ağrılarını Bıcak Gibi Kesiyor

17.02.2017-1-33po2fnutefvv5xxg379q8[1]

Diz ağrısı ve eklem ağrısına ne iyi gelir: Sabahları parmak, bilek, kol ya da bacak eklemlerinizde şiddetli ağrılar ile uyanıyorsanız romatoid artrit (RA) hastalığına yani eklem iltihabına yakalanmış olabilirsiniz. Eklem iltihabında hareket esnasında eklemlerden çatırtı sesi de gelebilir. Kıkırdak veya kemik ve eklem arasında kısım hasar alır ve kemiklerin sürtünmesi artar. Bu da ağrıya ve çatırtı seslerine neden olur. Eklem iltihabı için günümüzde kalıcı bir tedavi olmasa da isterseniz evde yapabileceğiniz bitkisel çözümlerle ağrı çekmeden hayatınızı normal şekilde sürdürebilirsiniz.
Eklem ağrıları neden olur:
Eklem ağrıları romatoid artrit sebebiyle ya da fazla kiloya bağlı olarak aşınma sebebiyle oluşur genellikle belli bir yaştan sonra daha sık görülen şikayettir. Özellikle diz acısı çok sık söylenen şikayetlerdir. Fakat size vereceğimiz karışım tarifi ile Diz ağrısı ve eklem ağrısını şikayetleriniz 3 günde son bulacaktır. Bu karışımı her gün tükettiğinizde ne olacak:
1-Bu karışım iltahab ile savaşır ve vücuttaki iltahabı kurutur.
2-Ağrılarınız durdurur.
3-Eklemi çevreleyen bağ ve tendonları güçlendirir.
4- Trigliserid ve kolesterol seviyesini dengeler.
5-Magnezyum ve silikon gibi minaraller bakımından zengindir ve C vitamini – Bromelain eksikliğini giderir.
Diz ağrısı ve eklem ağrısını 3 günde kesen karışım için malzemeler:
1 su bardağı taze portakal suyu
1 su bardağı yulaf ezmesi
1 su bardağı içme suyu
1 çay kaşığı tarçın
2 su bardağı doğranmış ananas
1 muz
1 yemek kaşığı organik bal
Yarım su bardağı dövülmüş badem
Diz ağrısı ve eklem ağrısını 3 günde kesen karışımın yapılışı
Yaklaşık 10 dakika kadar süre ile yulafı suda pişirin ve soğumaya alın. Sonra pişmiş yulafı blendırdan geçirin ve üzerine ananas, portakal suyu, badem, tarçın ve balı da katarak blendırda karıştırmaya devam edin. Karışımın daha ince olmasını istiyorsanız zevkinize göre su ekleyebilirsiniz.
Bir ay boyunda yatmadan önce geceleri bir bardak ve sabahları bir bardak olmak üzere 3 gün boyunca devam edin. 3 gün sonra şikayetlerinizin azaldığını hissedeceksiniz ve 1 ay sonunda eklem ağrılarınız, diz ağrılarınız son bulacak. Bu şifalı ve faydalı bilgiyi paylaşarak daha fazla insanın görmesini sağlamanız bizim için en güzel teşekkürdür. Sağlıklı günler dileriz.

kAYNAK: SAĞLIKLIMIYIM

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

7 ADIMDA UYANIŞA GEÇMEK ***

29790482_2027167494219309_7876750551187015371_n[1]

7 ADIMDA UYANIŞA GEÇMEK ***
**Uyanmak istiyorsan Derinlere in.
Sorgulamak çok önemlidir. Hayatın anlamı en büyük sorulardan biridir? Kendini ve çevreni sorgula ve her yaşanan deneyimin derinlerine bak yüzeysel düşünme zihninde derinlere in. Meditasyon ve nefes çalışmaları bu konuda sana yardımcı olacaktır.
**Uyanmak istiyorsan Hayallerini keşfet.
Materyalist düşünebilirsin. Mantığın her zaman üstün olduğuna inanabilirsin. Ama unutma geleceği şekillendiren hayalperestlerdir. Jules Verne Aya yolculuğu yazarken bu sadece bir hayalden ibaretti mesela. Manevi dünyaya adım at. Hayaller kur ve imajinasyon çalışmaları yap. Göreceksin uyanışın başlayacaktır.
**Uyanmak istiyorsan Aklını özgür kıl.
Bu imkansız deme kendine asla belli kesin sınırlar çizme. Sınırlarını her zaman genişlet ve kendine özgür düşünmeyi öğret. Zihnimiz özgür değil. Gün boyunca pek çok düşünce ile meşgul ve iç dünyamızı tamamen kontrol eden bir ilizyon ile yaşıyoruz. Bu ilizyondan kurtulmak için an içinde kalıp geçmiş ve gelecek kaygılarından uzaklaşmak gerekiyor.
**Uyanmak istiyorsan Farkındalığını arttır.
Farkındalık şimdiye odaklanıp anı yaşamaktır. Anın içinde kalın ve farkındalığınızı arttırın. Bunun için bolca an içinde kalma egzersizleri yapın.
**Uyanmak istiyorsan Sezgilerini güçlendir.
Sezgilerimizi ancak ona sorular sorarak geliştirebiliriz. Bunun için basit soruları iç dünyamıza soralım. Mesela bugün ne yemek yapmalıyım veya filanca kişiyi aramalımıyım? Bu basit sorular ile sezgileriniz bir süre sonra size cevaplar vermeye başlayacaktır.
**Uyanmak istiyorsan Duygularını Serbest Bırak.
Duygularımız genellikle geçmiş anılara bağlı etkenlerdir. Bunun için geçmiş ile olan bağlantılarınzı serbest bırakmalısınız. Sedona yöntemi uygulayabilirsiniz. Olumlama cümleleri tekrarlayarak bilinçaltınızda bloke olmuş anıları serbest bırakabilirsin
**Uyanmak istiyorsan Gerçeği Kabul et.
Her şey beynimizin algıladıklarından ibaret. Bunu spritüalistler söylemiyor. Bilim adamları söylüyor. Kuantum fiziğine göre her şey sadece enerji ve beynimiz bu sinyalleri yorumluyor. Kısaca bir koku aldığınızda bu beyninizin oluşturduğu bir sinyal sayesinde oluşuyor. Kuantum gözlemci teorisine göre parçacıklar gözlemlenirken ve izlenmezken farklı davranabiliyor. Kısaca hayat siz ona bakmazken belkide sadece enerji
ALINTI

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

DÜNYANIN ÇÖZEMEDİĞİ GİZEM: GÖBEKLİ TEPE

10841842_873270536098695_8084055956758613859_o[1]
Anayurt Anadolu
Gobelitepe
Her şey, 1983 yılının sıradan bir gününde tarlasını karasabanla sürmekte olan bir çiftçinin, toprak altında bulduğu oymalı taş ile başladı!
İhtiyar çiftçi, dünyanın gelmiş geçmiş en ‘gizemli’ arkeolojik kazılarından birini başlatacağından habersizdi.
1996 yılında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü’nün başkanlığında Alman Arkeolog Harald Hauptmann danışmanlığında başlatılan çalışmalar, başlangıçta sıradan bir arkeoloji çalışmasını andırıyordu! Kazı devam ettikçe, klasik bir arkeoloji araştırmasından beklendiği gibi, ortaya çıkan bulguların soru işaretlerini aydınlatacağı umuluyordu.
Fakat soru işaretlerini gidereceği düşünülen bulgular, tam tersine kafa karıştırmaya başladı! Kazı alanı belirginleşmeye başladıkça, arkeologların şaşkınlığı daha da arttı! Ortaya çıkan yapılar, heykeller ve simgeler, insanlık tarihiyle ilgili bildiğimiz hiçbir şeyle uyuşmuyordu!
23 Nisan 2008’de The Guardian’ın attığı başlık kafa karışıklığını oldukça iyi anlatıyordu: “Arkeologları Sersemleten Kazı Alanı!”
Şanlıurfa’nın 17 kilometre doğusunda yer alan Göbekli Tepe’nin ünü bir anda dünyaya yayıldı! Konuyla ilgili haber ve köşeyazıları katlanarak artmaya başlamıştı! Herkes, hiçbir tarihçi ve arkeologun tatmin edici bir açıklama getiremediği Göbekli Tepe’yi konuşmaya başladı!
Gobelitepe-2
Peki neydi Göbekli Tepe’yi bu kadar esrarengiz kılan?
Göbekli Tepe kafa karıştırıcıydı çünkü, her şeyden önce tamı tamına 12.000 yaşındaydı!
Bu, insanlık tarihiyle ilgili bugüne kadar bildiğimiz her şeyi yerle bir ediyordu! Yazılmış on binlerce kitap ve yüz binlerce makaleyi çöpe attıracak bir bilgiydi bu!
Çünkü bugüne kadar yaptığımız arkeolojik kazılar ve buna dayalı olarak geliştirdiğimiz tarih bilimi, insanlığın 12.000 yıl önce henüz ‘emekleme’ çağına bile geçmemiş bir bebek olduğunu söylüyordu!
Tarih kitaplarına göre o çağlarda yaşayan insanın, henüz avlanarak ve bitki toplayarak hayatını sürdüren, dili, dini, kültürü, sanatı olmayan, yerleşik yaşama bile geçmemiş bir ‘sürü’ olması gerekiyordu!
Halbuki Göbekli Tepe’de devasa büyüklükte kayaların ayağa dikilmesiyle oluşturulmuş, özenle inşa edilmiş, özenle süslenmiş 8 ila 30 metre çapında 20 adet tapınak bulunmuştu! Tapınakta 3 ila 6 metre büyüklüğünde, 60 ton ağırlığa ulaşabilen T biçiminde dev heykeller yer almaktaydı!
Tarih bilimi altüst oluyor!
Klasik tarih biliminde, insanlığın büyük dönüşümünün M.Ö. 10 bininci yıllarda, tarımın bulunuşuyla başladığı varsayılıyordu!
Tarım yerleşik hayatı, yerleşik hayat da “binlerce yıl içinde” kültürü, sanatı ve dini, yani “Uygarlığı” meydana getirmişti.
Klasik uygarlıklar sıralaması şöyleydi:
Sümer Uygarlığı (İÖ.4000): Dicle ve Fırat
Mısır Uygarlığı (İÖ.3500 ): Nil Nehri
Maya Uygarlığı (İÖ. 2600): Güney Amerika
Hint Uygarlığı (İÖ.2500): İndüs Irmağı
Çin Uygarlığı (İÖ.1500): Sarı Irmak
Dikkat edilirse, ilk uygarlık olarak bilinen ve taş yapılar yapabilme kapasitesine sahip ilk topluluk olduğu düşünülen Sümer Uygarlığı’nın bile İ.Ö. 4000 yılında ortaya çıktığı görülmektedir!
O halde Sümerler’den 7.000 yıl önce, insanlığın henüz ok ve zıpkınlarının ucuna keskin taşlar bağlamayı bile yeni öğrendiği düşünülen bir çağda, bu büyüklükte yapılar nasıl inşa edilebilmişti?
Bilim insanları, aynı soruların benzerini daha önce İngiltere’deki “Stonehenge” ve Mısır’daki “Piramitler” için de sormuşlardı! “Teknolojinin bu denli geri olduğu bir çağda, insanlık bu büyüklükteki yapıları nasıl inşa edebilir?” sorusu, başlıca merak konusuydu!
Göbekli Tepe bulguları, bu soruları bile ‘anlamsız’ hale getirdi!
Zira Şanlıurfa’da ortaya çıkarılan tapınaklar, Stonehenge’den 7000, Piramitler’den 7500 yıl eskiydi!
Gobelitepe-3
Bazı taşlar Stonehenge’dekinden çok daha iriydi ve Stonehenge taşları kabaca oyulmuş, özelliksiz kayalardan oluşurken, Göbekli Tepe’dekiler ince resim ve işlemelerle donatılmıştı!
Göbekli Tepe’deki dev kaya-heykelleri inceleyen National Geographic araştırmacısı, konuyla ilgili belgeselde meseleyi özetleyen şu cümleyi kuruyordu: “Bu dönemde yaşayan insanların bu tapınakları yapabilmesi, üç yaşında bir çocuğun elindeki oyuncak tuğlalarla Empire States’i inşa etmesine benziyor!”
Anlaşılması güç sembolizm!
İnsanlığın Sümer ve Mısır yazısını daha yeni çözdüğünü ve bu toplumları anlamak için bu yazılı metinleri kullandığı düşünülürse, Göbekli Tepe’nin daha uzun süre “gizem” olarak kalacağını söyleyebiliriz.
Zira 12 bin yıl önce yaşayan bu insan topluluklarıyla ilgili elimizde “yazılı” hiçbir bulgu yok!
Günümüzden o kadar eskide yaşamışlardı ki, “Kimdiler, neye inanırlardı, nasıl yaşarlardı ve ne düşünürlerdi?” gibi sorulara verebileceğimiz hiçbir yanıt bulunmuyor!
Kayalar üzerine işlenen motiflerin anlamını çözmek bu yüzden oldukça zor.
T şeklindeki sütunların tümü, ‘insan şeklinde’ resmedilmiş. Ellerini kasıklarının üzerinde birleştiren dev insanlar. Yine Göbekli Tepe’de bulunan ve dünyanın en eski heykeli kabul edilen heykel figürü de, yine ellerini kasıklarında birleştirmiş bir insanı betimliyor. Bu ve buna benzer sembolizmlerin ne anlama geldiğini kimse bilmiyor!
Gobelitepe-4
Üstelik, Göbekli Tepe’deki gizem ve bilinmezlikler bu kadarla da sınırlı değil. 20 tapınak, inşa edilmelerinden tam 1000 yıl sonra tonlarca toprak taşınarak örtülüyor ve üzerleri tamamen kapatılıyor.
Yapımı için büyük çaba harcandığı belli olan bu muhteşem tapınakların neden daha sonra yine muazzam bir emek harcanarak gömüldüğünü anlamak mümkün değil!
Göbekli Tepe’nin gizemi o denli büyük ki, ona gösterilen uluslararası ilgi her geçen gün daha da büyüyor! Geçtiğimiz günlerde Göbekli Tepe’yi manşete taşıyan İngiliz Guardian Gazetesi, bölgenin yakında “Mısır Piramitleri” kadar ünlü olacağını açıkladı!
Belli ki, önümüzdeki yıllarda Göbekli Tepe daha çok konuşulur, daha çok tartışılır olacak. Türkiye’de yaşayan herkes, bunun ülkesi için ne kadar büyük önem taşıdığının bilincinde olmalı!

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hassas Yanınızı Ortaya Döken Tüy Testi: Hangi Tüyü Seçerdiniz?

tuy-testi[1]

 

Hiç bakış açımızdaki ince farklılıkların nelerden kaynaklı olabileceğini düşündünüz mü? Örneğin, siz kırmızı renkten hoşlanırken, size çok benzeyen bir başka arkadaşınızın mavi rengi daha çok sevmesinin ardında yatan sebep nedir? Bu ve buna benzer birçok örnekte gün yüzüne çıkan bu farklılıklar, birbirimize ne kadar benzersek benzeyelim, değişik çevresel etmenlerin etkisi ile her bir bireyin kendi içerisinde aslında farklı bir zihin yapısına sahip olduğunun kanıtıdır.
Bu karmaşık etmenlerin bir araya gelmesi sonucu, seçimlerimiz üzerinde söz sahibi olan zihin yapılarımızın, farklılıklarını bize gösterme hedefleyen bu basit ancak etkili tüy testini Filoji.com olarak sizler için Türkçeleştirdik.

Yapmanız gereken tek şey aşağıdaki tabloda yer alan tüyler arasından size en uygun olanı seçmek;

Eğer seçimizi yaptıysanız aşağıdan bu seçimin size söyleyeceklerini iyi inceleyin;
1 Numara

Sevgiden ve barıştan yana tavrı olan etrafınca sevilen bir yapınız var. Yakın dostları tarafından her zaman iyi anılan ve kimseye içinden gelerek kötülüğü dokunmamış birisiniz. Yardıma ihtiyacı olan birine sırtını dönmek sizin için çok zor. Ancak bu tavırlarınız her ne kadar takdire şayan olsa da, sizi kullanmaya çalışan insanlara karşı dikkatli olmak zorundasınız. Bazı durumlarda öncelikli olarak kendinizi gözetmeyi öğrenmelisiniz.
2 Numara

Birden fazla alana ilgi duyan, açılan her konuda fikir sahibi olan, çok yönlü bir insansınız. Bu yönünüzle diğer insanları şaşırtıyor ve takdirlerini topluyorsunuz. Ancak bazı çevrelerde sizi ukala bulan veya bu tavrınızı çekemeyen kimseler olabilir. Düşüncelerinizi açık etmeden önce karşınızdaki kişiyi önce tartmanız sizin için daha faydalı olacaktır. Ayrıca kendinizi geliştirmeyi çok sevdiğiniz bir gerçek ancak ara sırada olsa kafa dağıtmak için eğlenceli şeylere yönelmeyi ihmal etmeyin.
3 Numara

Düz ve kalın hatlı bu tüyü seçmeniz, kendi kararlarını kendi vermekten hoşlanan ve otoriter baskıdan hoşlanmayan özgür ruhlu biri olduğunu işaret etmektedir. Cesur ved dikbaşlısınız. Çoğu durumda çevrenizdekilerin dile getirmeye çekindiği şeyleri siz dile getiriyorsunuz. Ayrıca yolculuk ve maceralardan da hoşlanıyor olmanız gaye olası. Ancak ara sıra da olsa, zıtlaşmalardan kaçınarak kendinizi frenlemeniz sizin açınızdan daha faydalı olacaktır.
4 Numara

 

Tüm hatları düm düz olan bu tüyü seçtiniz. Bu olasıkları iyi hesaplayabilen ve oldukça mantıklı biri olduğunuza işaret eder. Bu özellikleriniz sayesinde birinin sizi kandırması veya olayları size olmadığı gibi lanse gerçekten çok zor. Mantıktan kopmadan düşüncelerinizi sürdürebilmenizden dolayı çevrenizdeki kişilerin size akıl danışma amaçlı geldiklerine çok şahit olmuş olabilirsiniz. Ancak şunu da unutmayın; Sürekli doğru olanı yapmak zorunda değilsiniz…
5 Numara

 

Süslemeli, hoş ve görünüşüyle çarpıcı olan bu tüyü seçtiniz. Bu tüy açık bir şekilde sanatsal ve duygulu bir zihin yapısını işaret etmektedir. Farklı olduğu hemen anlaşılan birisiniz ve sanatın her türlü alanına ilgi duymanız büyük bir olasılık. Ancak bunun yanında “hisli” şeklinde nitelendirilebilecek bir inceliğe de sahipsiniz. Kendi kendinize hüzünlenerek, düşüncelere dalma gibi huylara sahip olabilirsiniz. Kendinizi bu tarafınıza kaptırmadan, iyi yönlerinize ışık tutmaya çalışmalısınız.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir satış görevlisine öfkelenmeniz ile birkaç saat sonra komşunuzdan köpeğinizin havlamasıyla ilgili bir şikayet telefonu almanız arasında bağ kurmazsınız.

424549_10151523487433468_1323996114_n11[1]

Bir satış görevlisine öfkelenmeniz ile birkaç saat sonra komşunuzdan köpeğinizin havlamasıyla ilgili bir şikayet telefonu almanız arasında bağ kurmazsınız.

Öğle yemeğinde buluştuğunuz arkadaşınızla ortak bir arkadaşınızı çekiştirdikten sonra işyerinde önemli bir müşterinizle sorun yaşamanız arasında bağ kurmazsınız.

Akşam yemeğinde haberlerdeki bir şeyle ilgili olumsuz konuşmanız ile gece mide ağrısından uyuyamamanız arasında bağ kurmazsınız.

Sokakta yere bir şey düşüren bir insana yardım etmek için durmanız ile on dakika sonra market kapısının önünde park yeri bulmanız arasında bağ kurmazsınız.

Akşam çocuğunuzun ödevine seve seve yardım etmeniz ile ertesi gün vergi iadesinin beklediğinizden fazla gelmesi arasında bağ kurmazsınız.

Bir arkadaşınıza iyilik etmeniz ile aynı hafta patronunuzun size iki maç bileti ya da konser davetiyesi vermesi arasında bağ kurmazsınız.
Oysa hayatınızın her anında VERDİĞİNİZİ GERİ ALIRSINIZ. Siz arada bir bağ kursanız da kurmasanız da…

The Power/ Rhonda Byrne

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Her projesinde gözlerimizden kalp çıkartan Mehmet Günsür’ün yeni dizisi Kanaga, izleyenleri değişik bir yolculuğa sürükleyecek gibi görünüyor

8574375[1]

Mehmet Günsür’ün başrolde olduğu Kanaga dizisi hakkında bilmeniz gereken 12 şey
Her projesinde gözlerimizden kalp çıkartan Mehmet Günsür’ün yeni dizisi Kanaga, izleyenleri değişik bir yolculuğa sürükleyecek gibi görünüyor

1. Mehmet Günsür’ün başrolünde oynadığı web dizisi Kanaga’nın çekimlerine 2015 yılında başlandı.

2. Yapımcılığını Mehmet Günsür ve Kaan M. Yüceil’in, yönetmenliğini Tolga Yüceil ve Caterina Mongio’nun üstlendiği Kanaga’nın hikayesine Mehmet Günsür’ün eşi Caterina Mongio, Tolga H. Yüceil ve Kaan M. Yüceil imza attı.

 

3. Akıllı telefonlarla büyüyen jenerasyonlar için düşünülmüş yeni tür bir hikaye anlatıcılığı olan Kanaga: Macera biçiminde, çizgi roman DNA’sına sahip bir insanlık yolculuğudur.

4.Çevreye ve insanlığın bu dünyaya kötü davranmasına dair söyleyecek çok şeyi olan hikaye, insanlığın kadim bilgileri üzerine kurulu.
Fotoğrafı Paylaş:

Hepimizin çok sevdiği ve hayranlık duyduğu Mehmet Günsür, dizide Mardin Tamay karakterini canlandırıyor. Mardin Tamay (Mehmet Günsür), dünyaca ünlü bir arkeolog olan ve 30 sene önce öldüğü sanılan babasını ararken kendisini ve güçlerini bulacaktır. Gittiği her yerde, açıklanması güç olan, ezoterik ve büyülü yaşantıları deneyimlerken kendisi ile ilgili bambaşka gerçekleri keşfedecektir.

6. 38 yaşında bir Kuantum Fizikçisi olan Mardin Tamay’ın yaşam yolculuğunu takip ederken karşılaştığı doğaüstü ve insan bilincinin sınırlarını aşan dünyayı keşfe çıkıyoruz.

7. Hikaye, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan dünyayı kurtarma çabasını konu alıyor.

8. Kendisinden önce yaşayan birinin reenkarne olmuş hali olan ruhlar, güçlerinden habersiz biçimde kendilerini bir yolculukta buluyor.

9. Dizide Mehmet Günsür’e annesi Sibel Günsür de eşlik ediyor.

10. Dizi şimdiye kadar pek çok festivalin (Webfest Berlin, Dublin Web Festival,Bilbao Seriesland, Sicily Web Fest, Rio WebFest, Maverick Movie Awards) ön gösteriminde ödüller aldı.

11. ABD’de En İyi Web Dizisi, En İyi Yönetmen, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Sibel Günsür), En İyi Senaryo ve Müzik dalında birden çok ödül kazandı.

Uzun süredir konuşulan ama henüz hiçbir platformda yayınlanmamış olan dizinin birinci sezonu ise 4 Mart’ta yani dün yayınlandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Büyükannelerden Size Daha İyi Bir İnsan Olmanız İçin 8 İpucu

1-buyukanne[1]
Daha iyi bir insan olmak için kendinize ve önem verdiğiniz kişilere dikkat etmeyi öğrenmelisiniz. Hayatınızdan toksik ilişkileri uzaklaştırın ve meydana gelen her şeyin olumlu tarafını görmeye başlayın.

Büyükannelerimizden gelen tavsiyeler, çocukluğumuzdan beri hayatımızın büyük bir parçası olmuştur ve genellikle hak ettiği önemi vermesek de, zaman geçtikçe bize söylediği her şeyin doğru olduğunu fark ederiz.
Yılları ve tecrübesi, onları hayallerimizin ötesinde bir bilgeliğe ulaştırmıştır ve bize söyledikleri her şeyin çok değerli olduğunun farkındayız.

Bununla birlikte, bu bilgeliği kabul etmeyi öğrendiğimiz ve bunları hayatımıza uyguladığımız zaman dünyayı görme biçimimiz iyileşir ve daha iyi insanlar olmayı öğreniriz.
Ancak, her insan farklı bir kişiliğe sahip olsa da, hayatımızın olumsuz yönlerini ortadan kaldırmak ve mutluluğu elde etmek için değişiklikler yapmamız gerekir.
Bu nedenle, bu makalede sağlığınız için yukarıda bahsi geçen tavsiyelere özel bir alan ayırmak istiyoruz; şüphesiz ki kendinizi daha iyi hissetmeniz için size yardımcı olacaklardır.
1. Hayatta maddiyata fazla önem vermeyin

 

Bazen, bilinçsizce, aslında herhangi bir önem taşımayan maddi şeylerde mutluluğu arayarak çok zaman harcıyoruz.

Her ne kadar bu maddi şeylerin bizi genelde bize mutluluk ve huzur verebileceği doğru olsa da, asla ve asla deneyimlerden, insanlardan ve hayattaki basit şeylerden daha önemli olmayacaklardır.
2. Geleceği düşünün ve geçmişi arkanızda bırakın
Şu an için nerede olduğunuza ya da ne yaptığınıza bakmaksızın, geleceğin daha iyi olacağına ve hedeflerinize ulaşmak için daima çok fazla fırsat yakalayacağınıza inanmalısınız.
Geçmişteki kötü anları düşünmeyi bırakın ve dolaylı olarak olayları aşmaktan sizi alıkoyan şeylerden uzaklaşın.
Yaşamınızdaki her deneyimin büyümeye faydası vardır ve bazı anlar şu anda kötü görünse de zaman aksini gösterecektir.

3. Olaylara iyi tarafından bakmayı öğrenin

 

Dünyanın size karşı olduğunu düşünerek kaybettiğiniz onca zaman hakkında hiç düşündünüz mü?

Başınıza gelen her şey, ister iyi ister kötü olsun, sizi daha iyi bir insana dönüştürür.
Hayat sizi farklı yerlere götürecek, size farklı yollar gösterecektir ve aynı fikri paylaşmasanız dahi, tüm kötü günleri de tedavi edecektir.
4. Sevdiğiniz insanlarla vakit geçirin
İş, kişinin hayatının önemli bir parçasıdır, ancak önemli olan tek parça o olmamalıdır.
Psikolojik olarak büyümek ve mutlu olabilmek için yaşamınıza değer katan tüm insanlarla yeterli miktarda zaman geçirmeniz gerekir.
Aile ve arkadaşlar, yaşamaya ve hayatın karşımıza çıkardığı güçlükler sırasında güçlü kalmamıza yardımcı olan yakıtlardır.
5. Belirli insanlarla bağlantınızı koparmayı öğrenin

 

Ne yazık ki, farkına varmak her ne kadar acı verici olsa da, herkes arkadaşımız değildir ve birlikte olmak istediğimiz kişiler her zaman olmasını umduğumuz kişiler de değildir.

 

Duygularımızı kontrol etmek zordur, ancak yapılacak en sağlıklı şey mutluluğu bulup toksik insanlardan ayrı olarak yetiştirmektir.
Bu insanlar, öyle ya da böyle, gelecekteki hedeflerimize müdahale eden engeller yaratırlar.
6. Yaşam basit olabilir
Çok fazla yükümlülüğümüz ve yapmamız gereken işler olduğunda stres altına gireriz ve hayat çok karmaşıkmış gibi hissederiz.
Fakat … neden bu şekilde bakasınız?
Her şey bir davranış meselesidir ve çoğu zaman, yoktan yere yıpranırız.
Her şeyi teker teker yapmayı, yeteneklerimizi en iyi şekilde kullanmayı öğrenmek zorundayız, böylece bir daha yapmak zorunda kalmayız.
Yaptığımız her şeyde disiplinli olmaya, aktif olmaya ve zamanımızdan istifade etmeye çalışmalıyız, böylelikle zaman kaybını ortadan kaldırabiliriz.
7. Olumlu bir zihin sürdürün

Büyükannelerimiz bize hep, birçok şeyin hayata karşı takındığımız tutum yüzünden gerçekleştiğini söylemiştir.

Bu doğrudur! Olayları karmaşık hale getirmeyi, onların kötü tarafını görmeyi ve kendimize karşı aşırı derecede eleştirel omayı o kadar çok seviyoruz ki başarılı olmanın tek yolu işleri daha da zor hale getirmek oluyor.
Gülümseyin, her duruma iyi yönünden bakmaya çalışın ve şikayet etmeden önce çözümler bulun. Bütün bunlar, hem bireysel düzeyde hem de sosyal açıdan daha iyi bir insan olabilmemize yardımcı olur.
8. Sevdiğiniz şeyi yapın
Bize binlerce kez söylendi, “Sevdiğiniz şeyi yapın.”
Ama … bunu yapmak neden bu kadar zor?
Maddi şeyler elde etmek ve para kazanmak hakkında o kadar çok endişe duyarız ki, tutkularımızı ve hayallerimizi bir rafa kaldırırız.
Gerçekte sevdiğiniz bir şeyi yapmak cesaret gerektirir; sadece sizi mutlu etmekle kalmaz, aynı zamanda kim olduğunuzla gurur duymanızı sağlar ve size memnuniyet hissi verir.
Yukarıda bahsedilenlerden kaç tanesi sizin hayatınız için de geçerlidir?

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu Hile, Bir Dakika İçinde Kas Ağrınızı Hafifletmenize Yardımcı Olacaktır

3-boyun-agrisi[1]
Rahatsız edici kas ağrıları çekiyor musunuz? Bu yazıda kas ağrısını hafifletmenin doğal yollarını öğrenin!

Kas ağrısı birçok nedenden dolayı ortaya çıkabilir. Gerçek şu ki bu ağrının varlığı çok rahatsızlık vericidir.
Neyse ki, bu acıyı hafifletmek için çok faydalı olabilecek bir hile var. Sadece birkaç tenis topuna ve bir dakikaya ihtiyacınız var.

Not alın, farkı siz de göreceksiniz.
60 saniyede kaslarınızı rahatlatın
Bu hile, tüm kaslarınız için kolay bir masajdan meydana gelir. Bunu yapmak için, 2-4 tenis topuna ihtiyacınız olacak.
Boynunuza masaj yapacakken, daha önce kullanılmış topları seçin. Çünkü onlar daha yumuşaktır.
Bacaklarınız, kalçanız ya da sırtınız gibi diğer alanlarda daha sert toplar kullanabilirsiniz.
Sırtınızın üst kısmına masaj yapın

 

Süre: 2 ila 5 dakika arası

Bu masaj için yere yatın ve kürek kemiğinizin arasına 2 tane top koyun. Daha fazla rahat etmek için başınızın altına bir yastık yerleştirin.
Daha sonra, belirtilen süre boyunca, topların altınızda hareket etmesini sağlamak için yavaşça ileri hareket etmeye başlayın.
Eğer topların kaydığını fark ederseniz, bunu önlemek için topları çorap içine koyabilirsiniz.
Bel bölgeniz
Belinize masaj yapmak için, kuyruk sokumunuzdan doğru gelen bir masaj yapmanız gerekir.

Bunu yapmak için yere oturun ve her iki tarafa da iki top koyun. Yavaşça geriye yaslanın ve sırtınızı yere indirin. Belinizde baskı ve bir eğri hissedeceksiniz.
Oradan, kalçanızı yavaşça aşağıya doğru hareket ettirmeniz gerek. Bu, topların sırtınızın üst tarafına doğru 10-12 cm hareket etmesine izin verir.
Diğer taraf için de egzersizi tekrarlayın.
Kalça
Süre: 2 ya da 3 dakika
Kalça bölgesine masaj yapmak için sol tarafınıza uzanmanız gerekir. Bacaklarınız düz olmalı ve sağ kolunuz dirsekten bükülmüş halde vücudunuzu desteklemelidir.
Bir topu sol kalçanızın altına yerleştirin ve aşağıya doğru indirin.
Vücudunuzun ağırlığını topa geçirmeye çalışın. Bu onu altınızda yuvarlayacaktır. Top, kalçanızdan dizinize ve sonra tekrar yukarıya doğru gitmelidir.
Masajı diğer taraf için de tekrarlayın.
Boyun

Süre: 1 ya da 2 dakika

Boyun ağrısından kurtulmak için sırtınızın üzerine yatmanız ve başınızı sola doğru hareket ettirmeniz gerekir.
Bunu yapmak için, boynunuzun sağ tarafına koymanız gereken bir topla kendinize yardımcı olun.
Ardından bastırın ve topu aşağıya doğru hareket ettirin. Belirtilen süre boyunca başınızı sağa çevirin.
Aynı şeyi boynunuzun sol tarafıyla da tekrarlayın.
Ayaklar
Süre: 30 saniye
Ayaklarınızdaki acıyı gidermek için bir sandalyeye oturmanız gerekir. Daha sonra, ayaklarınızdan birinin altına bir top koyun.
Sonra, hafifçe öne eğilmeniz gerekir. Vücut ağırlığınızı öne geçirin.
Yavaşça, topu ileri ve geriye doğru hareket ettirin. Belirtilen süre boyunca basınç uygulayın.
Ardından, ayağınızın altıyla topa hafif vuruşlar yapmaya başlamalısınız. Bunu da 30 saniye boyunca yapın. Daha sonra diğer ayak ile egzersizi tekrarlayın.
Kollar
Süre: 2 ya da 3 dakika
Kollarınız genellikle kas sorunları olan bölgelerden biridir.
Bu sorunları hafifletmek için, bir masanın önünde duran bir sandalyeye oturun ve elinizi bir topa koyun.
Parmak uçlarından dirseklere kadar topu yuvarlamanız gerekir. Daha sonra, sıcak hissetmeye başlayana kadar geri yuvarlayın.
Kolunuzu döndürün ve bilekten başlamak üzere topu aynı şekilde hareket ettirin.
Pektoral kaslar ve omuzlar
Süre: 1 dakika
Göğüs ve omuzlar için bu masajı yapmak için ayağa kalkmanız gerekir. Bir duvarın önünde durun ve topu köprücük kemiğinizin altına koyun.
Derin derin nefes alın ve bir dakika boyunca bu konumda kalın.
Daha sonra yukarı, aşağı, sola ve sağa hareket eden bir masaj yapın.
Kaslarınızı daha iyi kontrol edebilmek için, başınızı döndürüp aşağı indirmeniz gerekir.
Bacaklar

Bacaklarınız için bir sandalyeye oturup bir bacağınızı eğin. Bükük bacağınızın topuğunu sandalyenin kenarına koyun.
Tenis topunu dizinizin arka tarafına koyun ve basınç uygulamaya ve ardından yavaşça serbest bırakmaya başlayın.
Bir bacağınız ile on kez tekrarlayın, ardından diğer bacakla on kez tekrarlayın.
Unutmayın ki bu bacak masajı için sert tenis topları kullanmak daha iyi bir fikirdir.

Kaynak: sağlığa bir adım

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KEDİ MIRILTISININ TEDAVİ EDİCİ GÜCÜ 😻

29683233_1777876522303052_3628068522464695663_n[1]
Kedi dostunuzun mırıldadığı esnada hem sizi hem de kendisini iyileştirdiğini biliyormuydunuz ?
Bir kedinin tüylerini okşarken belkide stresinizin azaldığını sakinleştiğinizi hissettiğiniz olmuştur.Bu aslında bir his olmaktan da öte bilimsel bir gerçektir.
Kediler 20- 140 Hz aralığında mırlama titreşimleri yayarlar. Bazı bilim insanları bu sesin gırtlaktaki bir titreşim sayesinde oluştuğunu bazıları da kedilerin göğüs duvarındaki kan damarlarının titreşimiyle bu sesin çıktığını iddia etmektedir. Bu konuda araştırmalar yapan tüm bilim insanlarının ortak görüşü ise ” Kedi mırıltısının tedavi edici gücüdür ”
Kedilerin mırıltısını her zaman mutluluklarıyla özdeşleştirmişizdir. Bu doğru olmakla birlikte aslında biraz eksiktir. Kediler mutsuzken veya canları acırken de mırıldarlar. Örneğin doğum yapan kedilerin doğum anında mırıldadığı gözlemlenmiştir. Bu onlar için bir tür terapidir.
Mırlama titreşimleriyle kendilerini hem fiziksel hem de psikolojik olarak iyileştirirler. İşte minik dostlarımızın kendilerini iyileştirmelerine yarayan bu ses bizleri de daha sağlıklı hale getirmektedir.
Kedi mırıltısı stresi azaltır. Düşük frekansta seyreden ve devamlı bir uğultu halinde olan bu ses işitildiğinde beyindeki temporal lobun derin yapılarında bulunan Hesl Giyrusu denen yerde oksijen ve glikoz tüketimi artar, vücuttaki kan basıncı düşer Bu durum kişide pozitif duyguların oluşmasına sebep olur. Mırıltı esnasında insan vücudunda kendimizi daha mutlu hissetmemizi sağlayan serotonin, pralaktin ve oksitosin hormonlarının da arttığı belirlenmiştir.
Görülen o ki minik dostlarımız sevimli olmalarının yanı sıra yaşamımızı daha mutlu geçirmemize de yardımcı oluyor. 🐾

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Halimiz…

29695051_10214533361100625_8600227989362955494_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

ACIYI AZALTMAK İÇİN YAZMAK

o-WOMAN-WRITING-LETTER-facebook-840x420[1]

ACIYI AZALTMAK İÇİN YAZMAK
Harvard Üniversitesi, acılar içinde kıvranan insanlarınyazmak suretiyle ızdırabı azaltabileceğini ve rahatlık hissedileceğini söylüyor. Böylece immunal sistemrahatlayıp güçleniyormuş. Psikolojik rahatlama hissedilirken, genel iyileşme de beraberinde geliyormuş. Aksi taktirde acıyı, ızdırabı içinde tutanların yükselen kan basıncı, kas kasılmaları ve hızlı kalp çarpmaları gibi
sorunlarla karşı karşıya geldiği gözlemlenmiş.
Burada bahsedilen acı, sevilen birisinin kaybedilmesidir. Er ya da geç her insanın başına gelebilecek, istenmeyen olaylara örnek olarak yakın birisinin bir kazada, kalp krizinden, doğum sırasında ölmesi vs. kastediliyor. Araştırmacılara göre, bu tür olaylar ıstırap verse de, yaşamın bir parçası olarak algılanmalı.Katlanılamayacak kadar ağır hissedilen olumsuzluklar zaman içinde bir nebze hafifler. Bu süreci hızlandırmak için yazmak, işe yarayabilir.
Size acı veren, fazlasıyla sarsan, günlük aktiviteleri yapmanızı engelleyecek kadar rahatsızlık hissettiren durumlar olabilir. Örneğin bir arkadaşın şiddet kullanılarak öldürülmesi, sevilen birinin feci bir trafik kazasında ölmesi ya da bir yakının intiharetmesi gibi. Bu tür durumlarda en iyi yöntem profesyonel bir terapiste başvurmaktır. Profesyonel yardım sırasında hisler yazıya geçirilebilir.
Acıyı azaltmak için yazmayı düşünenlere birkaç ipucu Harvard Üniversitesinden geliyor:
• Acıyı yazmak kolay değildir. Eskiyi hatırlatır, dayanılmaz acılar yeniden depreşir. Bu süreçte eskisi kadar, belki daha fazla, gözyaşı dökülebilir. Çok yüklü duygular yaşanır. Fakat yazmaya devam ettikçe iyileşildiği gözlemlenmiştir.
• Yazarken herşey açıklıkla dile getirilmelidir. Nasıl hissedildiği, neden öyle hissedildiği ve tüm çaresizlikler açık bir dille yazıya aktarılmalıdır. Çünkü sonuçta yazılan şey kişiseldir, kimseye göstermek için yazılmamaktadır. O nedenle gramer, dilbilgisi ve imla üzerinde durmaya hiç gerek yoktur. Hissedilen herşey yazıya geçirilmelidir.
• Acıyı hafifletmek için günde 15 ila 30 dakika, haftada 4-5 gün yazmak faydalı olabilir.
• Bu şekilde yazarak acıyı azaltmanın mümkün olduğunu düşünen araştırmacılar, belirli bir sürenin sonunda yazma aktivitesinin seyrekleşeceğini söylüyor. Bu noktadan sonra daha iyi hissetmenin mümkün olacağını ve yazma hissinin azalacağını ekliyorlar.
• Acıyı azalmak için zamana ihtiyaç var. Bu süreçte yazmak, ilave yardımcı olabiliyor.
• “Eğer bir insan sizinle değerli bir bilgiyi paylaşırsa ve siz de bundan faydalanırsanız, sizin de bunu diğer insanlarla paylaşma gibi ahlaki göreviniz vardır.”
Tugan Kütük
tkutuk@hotmail.com

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »