Ne Geriye Bak Kızgınlıkla, Ne De İleri Korkuyla! Sadece Etrafa Bak ”FARKINDALIKLA”…

1513861_674949372569433_1194893795_n[1]

Kendi hayatının efendisi olabilmek için kendini gözlemle, kendi üzerinde çalış ve kendini bil.

 

 

Kendi hayatının efendisi olabilmek için kendini gözlemle, kendi üzerinde çalış ve kendini bil. Düşleme Sanatını öğren.

FLW / Stefano D’Anna ile Düşleme Sanatı & Kendinin Lideri Olma / Kendini Gözlemleme Eğitimi

27 Nisan – 4 Mayıs, Istanbul.

KALBİNİ AÇABİLENE, EN İYİ ÖĞRETMENDİR HAYAT…

 

 Kendi etrafımıza ördüğümüz kozalarımızdan, o küçük dünyalarımızın içinden çıkıp büyük resme bakabilirsek, iyi bir insan olmak ihtiyacını ruhumuzda en yakıcı biçimiyle hissedeceğiz.Kimileri hayatları boyunca parayı koklar, o kokuları aldıkları yöne seyirtir. Kimileri iktidar açlığı içindedir, oturdukları koltukla yüceldiklerini sanır…
İnsanların çoğu, kendi güvensizliğini iyileştirme telaşındadır diyor Psikiyatr Prof. Kemal Sayar…
Oysa güzelliği, iyiliği ve hakikati aramayan bir ömür, sonunda beyhude bir debelenme hissinden başka ne verebilir ki?
Diyorum ki hepimizi aynı kaderin beklediği, hayatların farklı ancak kaderin ortak olduğu bir dünyada, kimin kazanıp kimin kaybettiğini nereden bileceğiz? Ne banka hesabımız ne oturduğumuz koltuklar ölüme karşı bir panzehir sunuyor. Kader ortak… En güzeli hayatın akışına kendimizi katmak, hayattan öğrenmek, her anını bir mucize duygusuyla yaşamak.
VAR OLMAKLA DÜNYADA KÖTÜ GİDEN BİR ŞEYLERİ DEĞİŞTİREBİLECEĞİNİ, VARLIĞIN DÜNYAYI GÜZELLEŞTİREBİLECEĞİNİ FARK ETMEK.
Ömür yettiğince çok defa düşüp kalkacağız, yorulacağız ve kendimizi bazen çok kötü hissedeceğiz. Ve İŞTE BUNUN ADI HAYAT diyeceğiz . Bu düşmeler ve kalkmalar , hayat kırıklıkları ve yaşanan sallantılarla kıymetli.
Ben diyorum ki , arada bir hüzünlü, kederli olduğumda mutluluğun kıymeti buymuş diyorum.. Bİzleri dünyada biricik kılan, diğer varlıklardan ayıran şey anlayan arayan bir varlık oluşumuz . O halde iyimserlikle yola devam diyorum

Acıdığım veya imrendiğim insanların, takip ettiğim veya meydan okuduğum insanlardan aslında hiçbir farkım olmadığını söyledi.”

 

Ruhum bana fısıldadı ve güçlü ve zayıf olarak ikiye ayırdığım insanların aslında benim gibi olduğunu söyledi. Acıdığım veya imrendiğim insanların, takip ettiğim veya meydan okuduğum insanlardan aslında hiçbir farkım olmadığını söyledi.”

Halil Cibran

Mutluluk, sizinle kendiniz arasında bir meseledir…

Yaşanan her şerr’i hayra yormak…

Başınıza gelen olumsuz olaylar, hastalıklar, durumlar; ruhunuzun sizin için özel olarak hazırladığı tekamül duraklarıdır. Ruhunuz o an en çok ihtiyacınız olan olaya, duruma, kişiye ya da deneyime çekilir ancak bu şekilde tekamül edebiliriz. O an her ne yaşanıyorsa en yüksek hayrınıza olduğunu bilin ve ” neden ben?” “neden hep aynı olayları yaşıyorum?” neden hep bana bu şekilde davranıyorlar?” diye sormak ve karşınızdakini suçlamak yerine; “bu olayda görmem gereken ne?”, “şimdi bu olayı neyi öğrenmek için yaşadım?”, “bu olay ya da kişi şimdi bana ne anlatmak istiyor?”, “bu davranışının aynısını ben nerde, kime yapmıştım?” gibi kendinizi sorgulayıcı sorular sorarsanız gerçekten o olayı neyi öğrenmek için yaşadığınızı çok kolay görürsünüz. Dersinizi aldığınız için tekamül sürecinde bu olay tekrar karşınıza çıkmaz ve yaşam yolundaki deneyimleriniz kendinizi keşfetmek için keyifli bir yolculuğa dönüşmüş olur…

Kaynak: Dışarısı Nasılsa İçerisi Öyledir

Sonuçta “yaşamak” dediğimiz şey yerini bir tür performans sanatına bırakmak üzere………..”

images[6]

”Zenginmiş gibi…
Mutluymuş gibi…
Âşıkmış (pek seviyormuş) gibi…
Entelektüelmiş gibi…
Hatta mesela son zamanlarda pek gözde olduğundan belki;
azıcık dervişmiş gibi…
Uzmanmış gibi…
Serüvenciymiş gibi…
En beteri de dürüstmüş, sözünün eriymiş, çok güvenilirmiş gibi yapanlarla kaynıyor ortalık!…

Sonuçta “yaşamak” dediğimiz şey yerini bir tür performans sanatına bırakmak üzere………..”
Haşmet Babaoğlu

Tavrınız Olsun… Tarzınız Olsun… Hedefiniz olsun… Çizginiz Olsun… Prensipleriniz Olsun… Farkınız Olsun… Sınırlarınız Olsun…

Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle…

mevlana-2[1]

 

Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle…

Ve Geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil,

Kaç kere küllerin arasından doğrulup yeni bir Gül olduğunu hatırla….!!! ”

Mevlana

Do Not Let The Behavior Of Others Destroy Your Inner Peace…

Sağlık İçin 10 Öneri…

Ruhu renkli olanı, Ne yapsan grilerde tutamazsın…

Ruhu renkli olanı,
Ne yapsan grilerde tutamazsın…

Selda Terek

Sabır Nedir? Kanaat Nedir? Delikanlılık Nedir?

Muhiddin Arabi idam edilmeden önce hücreye atıldığında aynı hücrede bir mahkum daha vardı. Araların da şöyle bir konuşma geçti:– Ya imam sana üç şey sormak istiyorum.
– Sor bakalım.
– Sabır nedir?
– Ben şimdi nazar etsem şu kapılar teker teker açılır ve ben çıkar giderim.
Dedi ve kapılar açılmaya başladı.
– Fakat ben Allah c.c un beni bu şekilde imtahan etmesine tahammülüm sabırdır dedi.
– Peki kanaat nedir?
– Ben şimdi nazar etsem şu yerdeki çakıl taşları altın ve gümüş olur dedi
Ve yerdeki çakıl taşları altın gümüş olmaya başladı.
– Benim şu anda ne lambamda yakacak yağım ne de yiyecek ekmeğim var ben ise bu halime şükrediyor ve sabrediyorum işte bu kanaattir
– Peki Fütüvvet (Delikanlılık) nedir.
– Bu soruna yarın cevap vereyim der ve uykuya dalarlar.
– Soruyu soran mahkum rüyasında mahşerin kurulup herkesin hesaba çekildiğini görür. Muhiddin Arabi’ nin yanına gelen melekler ise şu müjdeyi verir sana azda olsa muhabbeti olan kişileri de Allah c.c cennetine koydu der. Fakat Muhiddin Arabi dua etmeye başlar.
– Yarabbi ben sadece bana muhabbeti olanların değil. Beni sevmeyenlerin de cennete girmelerini istiyorum diye dua eder ve o mahkuma dönerek.
– İşte Fütüvvet de (Delikanlılık) budur der

Cem Şen

Bugünü, yarın yaşamak istediğiniz gibi yaşamıyorsanız yarına yaptığınız yatırım sizi o yarına ulaştıramayacaktır.

 

Bugünü, yarın yaşamak istediğiniz gibi yaşamıyorsanız yarına yaptığınız yatırım sizi o yarına ulaştıramayacaktır.

Cem Şen

Önemli olan tek şey vardır: Nasıl çalışıyorsun, nasıl uğraşıyorsun, nasıl çabalıyorsun, nasıl anlatıyorsun, nasıl yaşıyorsun?

Çok çalışırsın kazanacağım diye; kazanamazsın.
Çok uğraşırsın sağlıklı olacağım diye; olamazsın.
Çok çabalarsın başarılı olayım diye; olamazsın.
İnsanlar beni sevsin diye türlü şeyler denersin; olmaz.
Anlatmaya çalışırsın; anlamazlar.
Ulaşmak ister varamaz, kaçmak ister kurtulamazsın.
Demem o ki kardeşim ne kadar denesen de sonuç belli olmaz. O nedenle bir şeyin sonucuna kafanı takıp da tüm umudunu o sona bağlama. O son, sen ne yaparsan yap belirsizdir.

Önemli olan tek şey vardır: Nasıl çalışıyorsun, nasıl uğraşıyorsun, nasıl çabalıyorsun, nasıl anlatıyorsun, nasıl yaşıyorsun? Eğer eylemlerin doğruysa sonuç varsın istediği gibi olsun. Kalbin rahatsa ne kayıp ne de kazanç, ne yaşam ne de ölüm sana dokunamaz kardeşim…

Cem Şen