BEN SADECE AYNAYIM. SENİN AYNAN.
BANA BAKTIĞINDA GÖRDÜKLERİNİN, SÖYLEDİKLERİNİN HEPSİ SENSİN.
Hayatta yapılacak o kadar çok hata var ki; aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin anlamı yok”.
Sartre

Lao Tzu der ki; Ne Olduğumu Bıraktığımda, Neysem O Olabilirim.
TASAVVUFTA 4 KAPI VARDIR
1-Şeriat Kapısı
2- Tarikat Kapısı
3- Marifet Kapısı
4- Hakikat Kapısı
Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır.
************
Öğrencilerinden biri Mevlana’ya sormuş;
“Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum.
Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?”
“Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve
hepsi rahlelerine eğilmiş.
Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra gel sana anlatayım.”
****
Öğrenci gitmiş, birincinin ensesine bir tokat akşetmiş.
Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir
tokatla Mevlana’nın öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama
hocasına itaat var.
Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat akşetmiş. O da derhal ayağa
kalkıp elini kaldırmış.
Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş.
Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış.
Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş.
Dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına
devam etmiş.
Öğrenci Mevlana’ya dönmüş, olanları anlatmış.
Mevlana; “İşte sana istediğin örnekler….
– Birinci, şeriat kapısını geçememiş biri idi.
Şeriatta kısasa kısas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynısını
sana iade etti.
– İkinci, tarikat kapısındadır. Tokadı yiyince o da kalktı, tam
tokadı iade edecekti ki, tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi.
“Sana kötülük yapana bile iyilik yap”.
Onun için döndü, oturdu.
– Üçüncü, marifet kapısına kadar gelmiştir.
İyinin ve kötünün tek Yaradandan geldiğini bilir, inanır.
Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle bir dönüp baktı.
– Dördüncü, hakikat kapısını da geçmiştir.
İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir.
Onun için dönüp bakmadı bile…
Bir bilge adam çölde öğrencileriyle otururken demiş ki; “Gece ile gündüzü nasıl …ayırt edersiniz? Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır?”
Öğrencilerden biri;”Uzaktaki sürüye bakarım, “demiş, “koyunu keçiden ayıram…adığım zaman akşam olmuş demektir. ”
Başka bir öğrenci söz almış ve “Hocam” demiş, “İncir ağacını, zeytin ağacından ayırdığım zaman, anlarım ki sabah başlamıştır. ” Bilge adam uzun süre susmuş.
Öğrenciler meraklanmışlar ve “Siz ne düşünüyorsunuz hocam?” diye sormuşlar.
Bilge şöyle demiş; “Yürürken karşıma bir kadın çıktığında, güzel mi çirkin mi, siyah mı beyaz mı diye ayırmadan ona bacım diyebildiğimde ve yine yürürken önüme çıkan erkeği, zengin mi yoksul mu diye bakmadan, milletine, ırkına, dinine aldırmadan, kardeşim sayabildiğimde anlarım ki sabah olmuştur, Aydınlık başlamıştır
HUZUR…
Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlandı. Ama birinciyi seçmek için karar vermesi gerekiyordu.
Resimlerden birisinde, sükunetli bir göl vardı. Göl bir ayna gibi etrafına yükselen dağların huzurlu görüntüsünü yansıtıyordu.Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslüyordu. Resme kim baktıysa, onun mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu.
Diğer resimde de dağlar vardı. Ama engebeli ve çıplak dağlar. Üst tarafta öfkeli gökyüzünden yağmur boşalıyor ve şimşek çakıyordu. Kısacası, resim hiç de huzur dolu görünmüyordu.
Fakat, kral resme bakınca, şelalenin ardında kayalıklarda bir çatlaktan çıkan bir çalılık gördü. Çalılığın üzerinde ise anne kuşun ördüğü bir kuş yuvası görünüyordu. Sertçe akan suyun orta yerinde ise anne kuş yuvasını koruyordu.
Peki ödülü kim kazandı dersiniz?
Kral ikinci resmi seçti.
‘‘Çünkü’’ dedi, ‘‘Huzur hiçbir gürültünün, sıkıntının ya da zorluğun bulunmadığı yer demek değildir. Huzur, bütün bunların içinde bile yüreğinizin sükun bulabilmesidir.
.

Bana güç veren, doğru olanı yaptığımı bilmektir…Desmond Tutu

|
Yi Jin Jing, Zen Budizminin kurucusu olarak kabul edilen Bodhidharma tarafından yaratılmıştır ve doğuda, sağlığın ve yaşamsal enerjinin geliştirilmesi için en etkili egzersiz olarak tanınmaktadır. Pek çok qigong (yaşam enerjisini geliştirme çalışmaları) egzersizine göre çok daha dinamik ve kaslar ile tendonların kullanımını içeren bu zevkli egzersiz, kasları ve tendonları güçlendirmekte, esnetmekte, fiziksel güçü artırmakta, iç …or…gan rahatsızlıklarını iyileştirmekte, esnekliği, hız ve dayanıklılığı artırmakta, denge ve koordinasyonu mükemmelleştirmektedir. Hatta Çin’daki qigong ustaları tarafından bedeni zehirlerden arındırmayı başaran tek egzersiz olarak kabul edilmektedir. Egzersiz beden hareketlerinin uyumuna, solunuma ve zihine aynı anda odaklanmakta ve bu sayede qi denilen yaşamsal enerjinin bedende rahatça akmasını garantilemektedir.
Uzun, yumuşak ve kesintisiz hareketleri oldukça zariftir ve omurgayı esnetirken hem bedenin hem de iç organların mükemmel işlemesini sağlar. Bu hareketlerin sağlığı, dayanıklılığı artırdığı, hastalıklardan koruduğu ve ömrü uzattığı kanıtlandığı için savaş sanatlarından ruhsal gelişime kadar her alanda kullanılabilmektedir. Aynı zamanda eklem, sindirim sistemi, kardiyovasküler system ve sinir sistemi üzerinde olağanüstü olumlu etkileri bulunmaktadır. Bodhidharma tarafından geliştirilen bu egzersiz, daha sonraki yıllarda unutulmuş ve eldeki kaynaklardan yeniden yaratılmaya çalışılmıştır. Günümüzde Yi Jin Jing adıyla bilinen, avuç içi ve yumruk formları olarak öğretilen iki form ne yazık ki gerçek Yi Jin Jing çalışması değildir. Cem Şen, Da Mo Pai ustasından öğrendiği bu çalışmanın en önemli özelliklerinden birisini, yine ustasının sözleriyle şöyle aktarmaktadır: “Hepimiz ruhsal yolda ya da sağlık yolunda ilerlerken farkında olmadan pek çok hatalar yapıyoruz. Bunlar iyi niyetli hatalar fakat sonuçları yıkıcı. Bu hataların sonucu olarak sağlık ya da ruhsal gelişim elde ettiğimizi düşünürken aslında sağlıksızlığa ve ruhsal karanlığa düşüyoruz. Yi Jin Jing çalışmasının en önemli özelliklerinden bir tanesi, yıllar içinde hatalı çalışmaların neden olduğu zararları ortadan kaldırması ve uygulayan kişinin hem sağlık hem de ruhsal gelişim basamaklarını rahatça tırmanmasını sağlaması.” Çalışmayı yaratan ve Çin tarihinde 72 aşamalı ruhsal yolun en sonuna varmayı başaran iki insandan biri olarak kabul edilen Bodhidharma (diğeri Taiji’nin yaratıcısı Chan San Feng), Shaolin tapınağına ilk geldiğinde rahiplerin uzun meditasyon çalışmaları sonucunda sağlıklarını bozduklarını ve aydınlanmadan gittikçe uzaklaştıklarını görmüştü. Bunun üzerine 9 yıllık bir derin arayışın sonucunda efsaneye göre yüce bir varlık tarafından kendine sunulan bu çalışmayı rahiplere öğretmişti. Bunun üzerine rahiplerin sağlığı düzeldi ve hepsi de aydınlanmaya ulaştılar. Daha sonra Yi Jin Jing çalışması efsanevi Shaolin Kung Fu’nun temelini oluşturdu. Cem Şen tarafından öğretilecek olan orijinal Yi Jin Jing formu, Da Mo Pai okuluna kuşaktan kuşağa aktarılan formdur. Bu nedenle de tüm yararlarını içinde barındırmaktadır. Eğitim Ücreti: 500 TL Devamını Gör |

Çoğumuz hayatımız boyunca gerçek kişiliklerimizi saklayan sosyal maskeler takıyoruz.
İnsanlığın tüm renklerini sergilemek yerine;
dünyanın olmamız istediğini “sandığımız” kişinin heykeli haline dönüyoruz.
İnsanların söylememizi istedikleri şeyleri söylüyor,
giymemizi istedikleri kıyafetleri giyiyor
ve yapmamızı istedikleri şeyleri yapıyoruz.
Kaderimizde yazan hayatı sürmek yerine
başkaları gibi yaşıyoruz.
Böylelikle de yavaş yavaş ölüyoruz.
‘Ölüm ölmenin birçok yolundan birisidir.’ demiş Kaşif Alvah Simon.