Arada sırada mola vermeli ve yaşamının ritmini değiştirmek için tamamıyla farklı bir şey yapmalısın…

Arada sırada mola vermeli ve yaşamının ritmini değiştirmek için tamamıyla farklı bir şey yapmalısın. Bunu yaptığında göreceksin ki, yapman gereken işe tamamen tazelenmiş olarak dönebilecek ve onu yeni bir yaşam sevinci ve keyifle yapabileceksin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İfade etmek, tartışmak kavga etmek değildir…

.İfade etmek, tartışmak kavga etmek değildir… Çok güzel sözlerle karşıdakini yaralamadan duygularımızı ifade edebiliriz, hatta bunu yapmak zorundayız…

Bilimsel  verilere  göre  insanların bazı  dönemlerinde  kendilerini  ifade  edemedikleri   ve  içlerinde  biriktirdikleri   konular   zamanla  tiroit  vb  problemlere  yol  açıyor  sürekli  kadınlık  gururu  incinen  bir  kadında  jinekolojik  rahatsızlıklar  var oluyor

 ..ya  ruhumuz  ruhumuzdaki  etkileri…? Sürekli  lekeleniyor  ,  kirleniyor  , yük   alıyor ,  bizi     yaralıyanlardan  nefret  ediyor  ,kin  duyuyor  ve  tüm  bunları  hissediyor , biriktiriyor  sonuç  mutsuz  kendinden  uzak  hastalıklı  bir  yaşamı  sürdürmek zorunda  kalıyoruz…Bugün  bir  karar  verelim  ve  sınırlarımızı  belirleyelim  , bizi  rahatsız  eden  hiç  bir  şey  o  sınırlardan  içeri  giremesin  …

  S. B. Başoğl
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

önemli olan,her olaydan ders çıkartmak…

Yaşamda
kimseyi yargılamayın.
Kendinizi de yargılamayın…
Sadece kendinizin farkına varın.
Eleştirilere üzülmeyin .
… Onlar değişim için bir fırsattır.
Onu yakalamaya çalışın.
Aynı hatayı bir daha tekrarlamayın.
Kendinize ve insanlara GÜLÜMSEYİN.
İnsanlar hata yapmadan tecrübe sahibi olamazlar
önemli olan,her olaydan ders çıkartmak…
Ve ne kendinize
ne de başkalarını yıkıcı bir şekilde eleştirmeyin.
Eğer bir insanı insafsızca eleştirdiğinizi fark ederseniz…
Telafi edin ondan özür dileyin..
Bir daha kimseyi ne eleştirin ne de yargılayın…
Çünkü…
Bunlar…
Negatif enerjilerdir…
Ve size pozitif olarak dönmez
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın…

Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta, öğrencisini uğurla…mış. Çırağına ” Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?” demiş. ” Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma” diye ilave etmiş.

 Öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş.  Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.  Yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş. Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış.

Sevinçle ustasına koşmuş. Usta ressam şöyle demiş:
“İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.
İkincisinde, onlardan müspet,yapıcı,olumlu olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.
Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın.
Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma.
Asla bilmeyenle tartışma
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşanamamışlıklar biriktiriyoruz. Bir gün yaşarız ümidi ile…

Yaşanamamışlıklar biriktiriyoruz. Bir gün yaşarız ümidi ile.
Bir sürü kitap alıy…oruz. Bir gün okurum diye.
Bir sürü söz biriktiriyoruz. Bir gün söylerim diye.
Bir sürü susuyoruz. Uzun süre.
Sürü ile alıyoruz, almak da yetiyor, kullanmasak da olur, evde bulunsun işte canım diye.
Elde edilesi kadar mutluluklarımız.
Ruhu doyurmak mı? Gelecekte yaşıyoruz.
Seneye hallederim. Şu çocuklar büyüsün hele de bakarız.
Emekli olsaydım..
Facebookta sayfalar biriktiriyoruz. Beğen… Bir gün bakarım..
Raflarda kitaplar birikti. Ev eşya almaz oldu. Çocuklar büyüdü. Sanalda “beğenmek” le kültür-sanat yaptık.
Ruhumuz mu mutsuz?
Yarın bakarız ona da. İşimiz var biraz.
Her neyse, şu yaz bi geleydi.

Abdullah Kasay
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aşk, senin hiçbir zaman benim olmayacağını, o yüzden seni hiç kaybetmeyeceğimi öğretti…

Bir çiçeğe sahip olmak isteyen, onun güzelliğinin soluşunu seyretmek zorunda kalır. Ama bir tarladaki çiçeğe sadece bakmakla yetinirsen, o hep seninle olacaktır; çünkü çiçek akşamın ve günbatımının ve nemli toprağın ve ufuktaki bulutların bir parçasıdır..

Aşk, senin hiçbir zaman benim olmayacağını, o yüzden seni hiç kaybetmeyeceğimi öğretti… Bundan sonra aşk’ın özgürlük olduğunu hep hatırlayacağım

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YAŞAMDAKİ HERKES VE HERŞEY ONURLANDIRILMAYI HAKEDİYOR…

Bir Alman zoologu, nelerden oluştuğunu anlamak için bir serçe yuvasını dağıtmıştı.
Yapı malzemelerini sayınca şu sonuca ulaştı;

Yuvanın yapısında 630 uzun at kılı,
1715 daha kısa kıl,
195 kök parçacığı,
bir tül parçası,
3 yonca yaprağı,
çeşitli büyüklüklerde 20 başka yaprak,
45 iplik
ve 35 gr koyun yünü vardı.
Bütün bu malzemeler, hem sağlam, hem de yumuşak olan küçücük bir kuş yuvasında
bir araya gelmişti.

Bir kilo bal; 30 bin arı, 6 milyon çiçek, 20 bin km uçuş demektir.

GÖRDÜĞÜMÜZ, GÖREMEDİĞİMİZ HERŞEY, BÜYÜK ZENGİNLİKLERE SAHİP..
VE ONURLANDIRILMAYI HAKEDİYOR
YAŞAMDAKİ HERKES VE HERŞEY…”

David Dogan Beyo

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Başkalarına yönelttiğimiz eleştirleri ve önerilerimizi genellikle kendimiz duymak ve ikna olmak için söyleriz

Kendisi ile sorunu olan insan aynı ya da benzer sorunu karşısındaki insanda görm…e eğilimindedir. Hayatta herkesin karşısına eş olarak kendisi çıkar. İnsanlar kendi problemleri ile yüzleşmekten korktuklarında bu sorunu ilişkide oldukları insanlarda görerek kendilerini rahatlatırlar. Böylece karşısındaki insana yansıttığı problemi ile bağını koparacak ve kendini haklı görecektir. Örneğin insanlara güvenmek ile ilgili sıkıntı yaşayan biri, insanları güvenilmez bularak bu korkusunun yersiz olmadığını ispat eder.
Oysa ki bizde olmayan hiçbir özelliği başkasında göremeyiz, bu evrensel ayna fenomenidir. Bir kişinin partnerinde olmasını istediği özellikler aslında kendi gelişim planı olmalıdır. Hayat bize zaman zaman gelişmemiz gereken konularda sıkıntılar yaşatır, bunları bir ipucu olarak görüp bu konularda kendimizi geliştirdiğimizde ise sonsuz potansiyeli ile ödüllendirir.
Kendi gelişimini tamamlamaya çalışan ve eksikleri ile ilgili farkındalık sağlamış insanlar, ilişkilerinde daha başarılı ve mutlu olanlardır. İlişkilerin daha olumlu olması için harcanması gereken enerjiyi, diğerini suçlamak için harcayan birey sonuçta yalnız kalacaktır. Kendi içindeki kızgınlığı, saldırganlığı, kabalığı değiştirmeyenler nereye giderlerse gitsinler, dünyanın saldırgan ve kaba insanlarla dolu olduğunu söyleyeceklerdir.
Aslında bütün dünya kendi zihnimizden başka bir şey değildir. Başkalarına yönelttiğimiz eleştirleri ve önerilerimizi genellikle kendimiz duymak ve ikna olmak için söyleriz. Kendi söylediklerimizi duyup; hayatımızı değiştirebiliriz, hemen bugün!
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çözümleri dışarıda değil sadece ve sadece kendi içimizde bulabiliriz…

 

 

Bir dilenci otuz yıldır bir yol kenarında oturmaktadır. Bir gün onun  önünden bir yabancı geçer. Dilenci eski şapkasını mekanik bir  biçimde ona uzatarak,

-Allah rızası için bir sadaka, der.

-Benim sana verecek hiçbir şeyim yok, der yabancı.

Sonra, “Sen neyin üzerinde oturuyorsun?” diye sorar.

-Hiçbir şey, diye yanıtlar dilenci. “Sadece eski bir sandık. Kendimi bildim bileli onun  üzerinde oturuyorum.”

-Onun içine hiç bakmadın mı? diye sorar yabancı.

-Hayır, der dilenci. “Niye bakayım ki, onun içinde hiçbir şey yok.”

-Sen yine de bir bak, diye ısrar eder yabancı.

Dilenci yerinden kalkar ve biraz uğraştıktan sonra sandığın kapağını açmayı başarır.  Ve o, şaşkınlık ve sevinç içinde sandığın altınla dolu olduğunu görür.

***

Hazine her zaman  kendi içimizdedir… Çözümleri dışarıda değil sadece ve sadece kendi içimizde bulabiliriz…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşamı boyunca her güldüğü an,o ipe bir düğüm atarım…

BİR UZAKDOĞU İNANIŞI
Öykü,yüzyıllar önce gözlemlenen bir olayı nakletmektedir….Bir keşiş araştırma yapmak için bir köye gitmişti.Önce o köyün mezarlığına girdi.Çünkü kültürlerin,yaşam felsefesinin böyle yerlerde gizli olduğuna inanıyordu.Gözleri birden mezar taşlarının üzerindeki rakamlara takıldı.Mezar taşlarında 5, 867, 900, 20003, 4979, 7, 421 örneği,birbiriyle hiç de bağlantısı olmayan rakamlar vardı.Uzun uzun düşündü,fakat bu rakamların anlamını çözemedi.Köyün en bilge kişisine gitti,ona sordu.

“Nedir bu rakamlar Tanrı aşkına?”dedi.”Bu rakamların gösterdikleri ay mıdır?yıl mıdır?saat mıdır?”

Bilge kişi gülümseyerek yanıtladı:

“Bizler bebeklerimiz doğduğu zaman,bellerine bir ip bağlarız ”dedi.”Yaşamı boyunca her güldüğü an,o ipe bir düğüm atarız.Öldükten sonra ise,bellerindeki düğümleri sayar,düğümün sayısını mezar taşına yazarız.”

Bilge kişi,karşısındaki keşişin bir şey anlamadığını görünce açıklamasını sürdürdü:

“Böylece onun,ne kadar “yaşamış ”olduğunu anlarız

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Her şey birbirine bağlıdır…

Her yıl yapılan ‘en iyi buğday’ yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiy…e bu işin sırrı soruldu. Çiftçi:
-Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi.
-Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda,
-Neden olmasın, dedi çiftçi.
-Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aynayı değil kendimizi değiştirmeliyiz…

Çoğumuz, hayatımıza bakıp hayatı değiştirmek için uğraşıp duruyor.

Bu kendimizi değil aynayı değiştirmeye çalışmak gibi bir şey.

Aynayı ne kadar değiştirmeye çalışırsak çalışalım, eğer asıl değiştirmemiz gereken şeyi kendi düşünce, duygu ve inançlarımızı değiştirmezsek, hayat aynası bize gerçeği tekrar tekrar, tekrar tekrar gösterecektir.

Düşünce, duygu ve inançlarımız, gerek insan ilişkilerimizde, gerek para durumumuzla, gerekse sağlık durumları ile hayatımıza aynen yansıyor

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Otobüste seçtiğimiz yerler kişiliğimizi ele veriyormuş…

İngiltere’de yapılan bir araştırma, otobüste oturulan yerin, kişilikle ilgili ipuçları verdiğini ortaya çıkardı
Salford Üniversitesi bilim adamlarından Dr. Tom Fawcett’in yaptığı araştırmaya göre, “ileri görüşlü ve açık fikirli” kişiler, iki katlı otobüslerin üst katının ön sıralarına oturmayı tercih ediyor.

… Üst katın ortalarına oturan yolcular, genelde genç ve orta yaşlılardan oluşuyor ve çevreyle fazla ilgilenmeden ya gazete okuyor ya da kulaklıkla müzik dinliyor. Üst katın arka koltuklarına oturanlar ise Dr. Fawcett’e göre “asi ruhlu”. Bu kişilerin genellikle kendi yaşam alanlarına girilmesinden hoşlanmadığı için arkalara oturmayı tercih ettiği belirtiliyor.

“Girişkenler” ise otobüsün alt katının ön koltuklarına oturuyor. Bu kişiler, herkesle selamlaşıp, konuşmayı seviyor ve otobüse binenleri görmek için ön kapıya yakın oturuyor.
Dr. Tom Fawcett’e göre alt katın orta bölümünde oturanlar bulundukları ortamda genel hakimiyet kurmaktan hoşlanıyor. Otobüse biner binmez en arkaya ilerleyen yolcular ise, arka tarafta otobüsün yüksek koltuklarında oturmayı ve kendilerini “önemli hissetmeyi seven” kişiler olarak görülüyor.

Dr. Fawcett, nerede oturduğuna aldırmayan yolcu tipinin de olduğunu belirterek, “Bu tipler, bulundukları kaba göre şekil alabileceklerine inandıkları için otobüste kişiliklerine uygun yer kapmak gibi bir kaygıları yok. Biniyorlar, neresi müsaitse yolculukları boyunca orada duruyor ya da oturuyorlar” dedi.

Milliyet

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İyi insan olmaya çalışırken hasta olmayın…

İyi insan olmaya çalışırken hasta olmayın…

 Yaptığı  fedakârlıklarla konuşulan, hayatını başkaları için yaşayan, isteklerini geri  planda tutan ve “Hayır” diyemeyen biriyseniz bilin ki kendinizi  değiştirmelisiniz

İyi insan olmaya çalışırken kansere davetiye çıkarmayın!

kİŞİLİK YAPISI HASTALIKLARDA ETKİLİ

Psikolojik faktörlerin hastalıkları hızlandırdığı çıkarımın doğru olduğuna inandığını söyleyen ve tartışmalı boyutu olmakla birlikte bilimsel gözlem ve araştırmaların, C tipi kişilik yapısına sahip olanlarda bu hastalığın gelişme  riskinin arttığını gösterdiğine dikkat çeken Özkan, “Bu kişiler aşırı duygusal  olup duygu ve öfkelerini çoğunlukla içe attıkları için yaşamlarını kendi istek,  arzu ve dürtü leriyle yaşamıyorlar” diyor.

İYİ İNSAN
YOKTUR SAĞLIKLI İNSAN VARDIR

Prof. Dr. Sedat  Özkan, “İyi insan  olarak tanımlanan kişi her zaman ruhen sağlıklı insan anlamına gelmez” diyor.
Sağlıklı insanın; kişiliği olan, kendi benlik algısı bulunan, gerektiğinde hayır  demeyi bilen kişi olduğuna dikkat çeken Özkan, başkalarının belirlediği  kalıplara göre yaşamanın kişide kimlik karmaşası ve çatışmaya, bu durumun da  yoğun öfke birikimine yol açtığını söylüyor.

DUYGUSAL ÇATIŞMALAR SÜRECİ HIZLANDIRIYOR

Uzun süre devam eden duygusal çatışmalar, yakın zamanda yaşanan kayıp ve  travmalar organizmadaki hastalık sürecini tetikleyip hızlandırıyor. Prof. Dr.  Özkan, bunun toplumda “antikanser zihin” kavramı oluşturduğunu ve bir travmanın  zihinde yaşattığı çatışmanın beynin işlevlerini bozduğunu düşündüğünü söylüyor.  Bu durumda bağışıklık sistemi zafiyete uğruyor ve kanser süreci hızlanıyor.  Negatif deneyimler negatif öğrenmelere yol açtığı için sürekli travmaya maruz  kalan insan, hayatı içinde yaşadığı şekilde yorumluyor. Yapılması gerekenin  hastanın duygularını ortaya koyması ve negatif öğrenmeleri pozitife çevirerek  sorunları aşması olduğu belirtiliyor.

Uzun süreli kızgınlık bağışıklığa düşman

Araştırmalar ve klinik gözlemler uzun süreli kızgınlık ve umutsuzluk algısının, bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğini gösteriyor. Prof. Dr. Sedat  Özkan, “Kişinin kendini algılaması pozitifse bu bağışıklık sistemini olumlu  etkiler” diyor. Kendini sürekli kritize etme halinin kişi üzerinde negatif  etkisi bulunuyor. İyilik hissiyle yaşayan, kendisiyle barışık, huzurlu  insanların bağışıklık sistemi daha güçlüyken, ruhu çöken insanın bağışıklık  sistemi bundan olumsuz etkileniyor ve zedeleniyor

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için dua edin…

Bir gün bir taksiyle havaalanından hareket ettik. Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önümüze çıktı.

Taksi şoförü sert bir şekilde frene bastı, kaydı ve diğer arabaya çarpmaktan milim farkıyla kurtuldu.
…
Diğer arabanın sürücüsü camdan başını çıkartıp bağırmaya ve küfretmeye başladı.

Taksi şoförü ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı. Ve gerçekten çok arkadaşçaydı.

Sordum: ‘Neden bunu yaptığınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastaneye gönderecekti.
‘ Taksi şoförü bana, şimdilerde adına ‘Çöp Kamyonu Kanunu’ dediğim şeyi öğretti.

Şoför pek çok insanin çöp kamyonu gibi olduğunu açıkladı. Her tarafta gırtlaklarına kadar çöp dolu olarak dolanıyorlar; kızgınlık, öfke ve hayal kırıklığı dolular. Çöpleri biriktikçe onu bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar ve bazen sizin üzerinize bırakabilirler.

Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın.

Başarılı insanlar çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler.

Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla ‘size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için dua edin.’

Yüzünü güneşe dönen insan gölge görmez..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »