Faydalı Shamanik Ritüeller

saman-inanc[1]

Geçmişte herkes gibi sizde başka insanları kötülemiş olabilirsiniz

Kötü sözlerin üzerinizde bıraktığı negatif enerjilerden korunmak için.

Bir kase içme suyuna deniz tuzu ekleyin ve yavaşça karıştırın. Sakin bir ortamda beyaz bir mum yakın ve tuzlu su dolu kaseyi önünüze alın. Suyun içine doğru; Konuşma kabiliyetimi olumsuz ve tutsak enerjilerden temizlemek, insanlara yalnızca iyilik ve sevgi diliyle hitap etmek için bu suyu arındırıyorum. İnsanları güçlendiren iyi bir kaynaktan gelmediği sürece onlara ait bilgileri paylaşmak adına bu suyu arındırıyorum.” sözlerini söyledikten sonra suyun birazıyla 4 kez gargara yapın ve tükürün.

Aynı ritüeli aşağıdaki sözlerle de tekrarlayın.

“Kendime yada başkalarına olumsuz ve hastalıklı sözler söylememe neden olan her kelimeden her olumsuzluklardan her enerjiden her ruhtan ağzımı arındırıyorum.”
4 kez gargara yapın ve tükürün.

Son olarak kasede kalan suya şunu söyleyin.

“Allahım ışığın ilahi ruhu sözlerimi sevgiyle aydınlat, bütün sözlerim sevgiyle söylensin. Sözlerim güzelliklere ve sevince yol açan bir güce dönüşsün. İnsanların kalplerinde ve zihinlerinde muhteşem şeyler oluşturmak için dünyaya karışsın.”
Suyun hepsini toprağa dökün.

Boğazınızı fesleğen yağı, okaliptüs yağı ve kışın yetişen yeşil otların yağları veya bunlardan yapılan merhemlerle ovabilirsiniz.

Kısa ritüel:
Bir kase içme suyuna deniz tuzu ekleyin ve yavaşça karıştırın. Aşağıdaki sözleri söyleyin.
Sözlerim hep iyi olsun. Kelimelerim hep temiz olsun. Sözlerim insanlara iyi gelsin hep onları hep yüceltsin.
Tuzlu suyla gargara yapın ve bir bardağa tükürün.
Aşağıdaki sözleri söyleyin.
“Ağzım artık zehirden arındı” 4 kez tekrar edin.

“Ağzıma yerleşen zehri dilimden ve boğazımdan atıyorum ve şimdi ağzımı bu zehirden tamamen arındırıyorum.”

Tuzlu suyla gargara yapın ve bardağa tükürün. Bardaktaki suyu toprağa dökün ve üzerine deniz tuzu serpin.

Nefes egzersizi:
Önce bir kaç kez derin nefes alın verin. Bir dakika boyunca her nefes aldığınızda tanıdığınız bir insanı düşünün ve nefesinizi verirken onun için iyi olumlu ve yüceltici şeyler söyleyin.

Yeni Başlangıçlar Tılsımı:
Hayatınızda başlatmak istediğiniz şeyler için Dolunay olduğu gün cam bir kaba su doldurun. Niyetinizi ve başlamasını dilediğiniz şeyi küçük bir kağıda yazıp, yazısı içeri bakacak şekilde kabın camına bantla yapıştırın. Suya şeker ekleyin ve karıştırın. Kabı buzdolabına koyun. Devamında bir dahaki dolunaya kadar suyu yudum yudum için bitirene kadar için.
Bu ay suyudur! Dolunay suyunun şekerle, hayatın tatlılığı ile şarj edilmesi oldukça eski bir şamanik tekniktir. Gerçek anlamda sisteminizi şarj eder.
İçerken şöyle bir şeyde söyleyebilirsiniz. “Hayatımın düşlediğim gibi olmasından ötürü çok heyecanlıyım, haneme harika şeyler geliyor., her gün istediğim şeyler olmaya devam ediyor..”

Güçlü ışık titreşimi:
Kendi auranız için güçlü bir ışık titreşimi yaratmanızı sağlayacak bu ritüel hem koruyucu hem şifalandırıcıdır. Aynı zamanda titreşiminizin yükselmesine yardımcı olur.
Bir limonu alın ve ellerinizin arasında ovalayın. Daha sonra ellerinizi limonla birlikte suda yıkayın. Ellerinizi değdirmeden önce başınızın üzerinde tutun, ardından tüm vücudunuzdan geçerek ellerinizi ayaklarınıza doğru getirin, sonra aynı şekilde ellerinizi göğsünüze doğru getirip kalbinizden ileriye doğru açın ve enerjiyi dışarı doğru itin. Son olaral ellerinizi kalbinize doğru getirip kalbinizin üzerinde birleştirin. Bu hareket enerji alanınızdaki ışığı şarj edecektir. Müthiş bir araçtır. Şamanlar bu ritüelde limon dışında nane biberiye gibi belli tipte bitkileri kullanırlardı. Bu bitkiler bedeninizdeki ışık enerjisini şarj edebilecek şifa özellikleri barındırır.

Duşta şifa:
Su çok güçlü bir şifa elementidir. Duş alırken bedeninizden akan suyu şifalanmak için kullanabilirsiniz. Akmakta olan suya ” Beni şifalandır. Beni negatif enerjilerden arındır…”Şeklinde niyet edin. Suyun değdiği yeri negatif enerjilerden arındırdığını düşünün. Kendinizi arındırmak için harika ve gerçekten çok etkili bir yöntemdir. Üzerinide baskı, yorgunluk ve gerginlik hissettiğinizde buna ilişkin niyet ederek duş alın.

Deniz tuzuyla şifa:
Tuz arındırma gücü yüksek bir mineraldir. İşlenmemiş deniz tuzunu (kaya tuzu da olur) alıp ellerinizi ve bedeninizi ovalayın. Sonrada yıkanın. Sizi etkileyen enerjilerden temizlenmek için etkili bir yöntemdir.

Bu yöntemlerin sizi şifalandırmasını sağlayan şey, sizin onlara bilinçli dikkatinizi vermeniz. Sadece duş aldığınızda sabunla yıkandığınızda aynı etki gerçekleşmez. Arınma niyeti ile su nereye değerse orada enerjiyi temizleyeceğine dair bilinçli bir farkındalık yaratıyorsunuz.

Fesleğen muskası:
Bir kasenin içine fesleğen, eser miktarda nane, tarçın, biraz muskat, karabiber koyun. İçine kişisel bir şey ekleyin örneğin nazar boncuğu gibi. Karışımın birazını alıp keçe bir kumaş parçasına koyup dört köşesini tutturup sıkıca düğümleyin. Bunu kıyafetlerinizin cebinde yani üzerinizde taşıyın. Sizi enerji alanınıza girmeye çalışan davetsiz ruhlardan tüm kötü enerjilerden korur. Aynı zamanda negatif enerji titreşimindeki insanlarla bağlantıya geçmekten koruyacaktır. Böylece bu enerjiler alanınıza çekilmeyecektir. Bu bir korunma aracıdır ancak doğrudan sizi koruması anlamına gelmiyor.
Yaptığı şey ışığınızı güçlendirmek.

Ritüeller Shaman Durek’ten alıntıdır

Sevgiler,

Kaynak:milliyet.com.tr

Yazar:Nur Demir

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eğer bir insan saçma şeylere bile gülüyorsa, o kişi derin bir yalnızlık duygusu içindedir.

1972403_713384338723812_5176215819819364162_n[1]

Psikologlar diyor ki:
1-Eğer bir insan saçma şeylere bile gülüyorsa, o kişi derin bir yalnızlık duygusu içindedir.
2- Eğer bir insan çok uyuyorsa, o kişi üzgündür.
3- Eğer bir kişi az ama hızlı konuşuyorsa, bir sır saklıyordur.
4- Eğer bir insan ağlayamıyorsa, o kişi güçsüzdür.
5- Eğer bir kişi anormal bir şekilde yemek yiyorsa o kişi gergindir.
6- Eğer bir insan basit şeyler için ağlıyorsa o kişi masum ve yumuşak kalplidir.
7-Eğer bir kişi saçma veya basit şeylere kızıyorsa, bu demektir ki o kişinin sevgiye ihtiyacı var…
İnsanları anlamaya çalışın.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Evinizi Olumsuz Enerjilerden Arındırıp, Frekansınızı Yükseltmeye Yarayacak 9 Yöntem

filojş-1024x512[1]

 

Yaşam alanınız, hayat kalitenizin başladığı yerdir. Evinizde kullandığınız eşyalar hayat kalitenizi arttırır veya düşürür gibi yargılarda bulunamasak da, evi çekip çevirme yönteminizin, hayatınızı nasıl çekip çevirdiğinize yansıdığını söyleyebiliriz. Evinizde pozitif ve güçlü enerjiyi sağlamanın önemini gözetiyorsanız, enerji bakımından evinizi temiz tutmanız oldukça önemlidir.
Eviniz, özellikle uykudayken olmak üzere, enerjinizin dolup tazelenebileceği bir alandır. Bu konuya verdiğiniz öneme bağlı olarak, yaşam alanınız sizi şifalandırabildiği gibi, zarar da verebilir.

İşte Evinizi Olumsuz Enerjilerden Arındıracak 9 Yöntem:
1. Evinizdeki Dağınıklığı Toplayın

Evinizde, dağınık bir görüntüye sebep olacak bir düzensizlik varsa, aynı zamanda hayatınızda enerji anlamında da dağılmış bir haldesinizdir. Bulunduğunuz mekanları dağınık bırakmanız, ve en acısı, dağınıklığın içinde uyumanız, hayatınızı darmadağın bir enerjiye götürebilir.
Kötü ve olumsuz enerjilerden arınmak için, evinizi olabildiğince temiz tutmanın büyük önem taşıdığını hatırlatmak isteriz.
2. Geçmişteki Olumsuz Anılarınızla Alakalı Eşyalarınızdan Kurtulun

Geçmiş anılarınıza ve yaşanmışlıklarınıza dair eşyaları atmaya kıyamama gibi bir huyunuz olabilir. Geçmişte kötü olarak hatırladığınız insanlarla veya olaylarla bağlantıları olan eşyaları hala evinizde tutuyorsanız, artık onlardan kurtulma ve yolunuza bakma vaktiniz gelmiş demektir.
Aksi halde, kendi tecrübelerinize dayanarak olumsuz enerji yüklediğiniz eşyalarınız, evinize olumsuz enerjiler yayıp, aynı acıları size tekrardan yaşatacaktır.
3. Pencerelerinizi Gün İçinde Açın ve Çiçek Yetiştirin

Özellikle sabah saatlerinde ve uyumadan önce, odanızın havasını değiştirip biraz taze havanın içeri girip sizi canlandırmasına izin vermeniz, kötü enerjilerden arınmanız adına büyük önem taşır. Bununla birlikte perdelerin, güneş ışığına mani olmasına izin vermeyin. Bırakın ışık odanıza dolsun ve sizi aydınlatsın.
Evinize saksıda yetiştirebileceğiniz çiçekler de alabilirsiniz çünkü bitkiler havayı yenileme gücüne sahip, enerjisel olarak en saf canlılardır.
4. Himalaya Tuzu Lambasının Evinizdeki Gücünü Keşfedin

Evinize bir himalaya tuzu lambası alın, pişman olmayacaksınız. Tuzun kristalli yapısı, negatif havayı kırarak yerini olumlu enerjilere bırakır ve mekanın enerji anlamında güçlenmesini sağlar.
Sağlığınıza da birçok faydası olacak Himalaya tuzu lambasının yararlarını saymakla bitiremiyoruz!
5. Kristal ve Doğal Taş Kullanın

Sizin ve dolayısıyla evinizin de enerji akışını arttırması ve kuvvetlendirmesi amacıyla, sizin için uygun olan bir kristal veya doğal taş edinebilirsiniz. Kristaller, evrenden aldığı frekanslarla kendi içlerinde titreşim frekansları oluşturduklarından dolayı, enerjinizi temizlemek ve arındırmak için kristallerden veya doğal taşlardan yapılmış objeleri, döşemeleri ve aksesuarları eviniz için tercih edebilirsiniz.
6. Evinize Negatif İnsanları Davet Etmeyin

Bazen, bazı insanlara gösterdiğimiz iyi davranış ve iyi niyet sayesinde, o insanların da bizlere iyi ve düşünceli davranmaları gerektiğini anlayacaklarını düşünürüz. Bazen de, neden etrafımızda böyle insanların olduğuna bir anlam veremeyiz. Durum ne olursa olsun, negatif insanları evinize almamalısınız.

Negatif insanlar, evinizdeki olumlu enerjiyi emerek öyle bir enerji kaosuna sebep olurlar ki, hantallaşıp tembellik etmeye başlayacak kadar ağırlaşmış hissedersiniz kendinizi. Bu anlamda, böyle insanlardan etkilenmemek için aynı ortamlarda bulunmamaya dikkat etseniz, sizin için iyi olur.
7. Meditasyon Yapın veya İbadet Edin

Meditasyon yapmak veya ibadet etmek, zihninizin sakinleşmesine, bedensel ve zihinsel enerji frekanslarınızın temizlenip, güçlenmesine yardımcı olur. Bununla birlikte, yalnızca sizin enerjinizi temizleyip, arındırmakla kalmayıp, aynı zamanda yaşam alanınızdaki enerjiyi temizler.
Evinizde insanların girip çıkamayacağı bir alanı veya mümkünse odayı, meditasyon veya ibadet etmek için ayırdığınızda, oluşturduğunuz bu kutsal mekanda yayacağınız saf ve temiz enerjiler, evinizini bereketlendirip,içinde olumlu bir enerji akışı sağlayacaktır.
8. Şükredin

Sahip olduklarımız için şükretmek çok mühim bir farkındalıktır. Hayatımızı daha iyi ve kolay kılacak daha fazla şeye sahip olabiliriz ancak, zaten bizlere bahşedilmiş olanları da hafife alıp nankörlük etmememiz gerekir.
9. Sevdiğiniz Ne Varsa Daha Çok Yapın

Eviniz, sizin tapınağınızdır. Ev, hakiki mutluluğu ve sakinliği yakalayabileceğiniz bir mekandır sizler için. Sevdiğiniz uğraşlara yönelmek de, olumlu enerji üretimine yarayacağından, hayatınız da bu bağlamda nasibini alacaktır.

http://filoji.com/evinizi-olumsuz-enerjilerden-arindirip-frekansinizi-yukseltmeye-yarayacak-9-yontem/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ait Olduğunuz Kan Grubuna Göre Kişiliğinizin Baskın Özelliklerini Öğrenin

23905390_10155620137049504_459695695334038566_n[1]
A Grubu
Görünüşte sakin durmalarına rağmen, o kadar yüksek standartları(mükemmelliyetçi) vardır ki içlerinde sinir buklelerini taşırlar. Kan grupları içerisinde en sanatsal olanı A grubudur. Utangaç olabilirler ancak vicdanlı, güvenilir ve hassas insanlardır.
İyi özellikleri: Koruyucu, içine kapanık, sessiz, sabırlı ve dakik. Mükemmelliyetçi.
Kötü özellikleri: Takıntılı, inatçı, utangaç, gergin
Bu kan grubuna sahip bazı ünlüler: George Bush, Britney Spears, Adolf Hitler, Jet Li
B Grubu
Hedef merkezli ve güçlü iradeli insanlardır. Bir işe başlarlar ve bitirene kadar devam ederler. Sorumluluk bilinçleri çok yüksektir, verdikleri sözü tutmak için ellerinden geleni yaparlar. B grubu, kan grupları arasında en bireyci kesimi kesimi oluşturur ve hayatta kendi yollarını çizmeleri ile bilinirler.
İyi özellikleri: Yaratıcı, tutkulu, hayvanları seven, iyimser, rahat ve bireyci.
Kötü özellikleri: Unutkan, sorumsuz ve benmerkezci.
Bu kan grubuna sahip bazı ünlüler: Akira Kurosawa, Jack Nicholson, Pavarotti, Leonardo DiCaprio
AB Grubu
AB grubu kan gruplarının bölünmüş kişilikleridir. Hem utangaç hem dışa dönük, hem ürkek hem de güvenli olabilirler. Sorumluluk sahibi olmalarına rağmen çok fazla sorumluluk onlarda sıkıntıya yol açar. Güvenilir insanlardır ve başkalarına yardım etmeyi severler.
İyi özellikleri: Karizmatik, kontrollü, rasyonel, içedönük ve empatik
Kötü özellikleri: Soğuk, hassas, kararsız ve affetmez
Bu kan grubuna sahip bazı ünlüler: John Kennedy, Marilyn Monroe, Thomas Edison
0 Grubu
0 grubundan olan insanlar dışa dönüktür ve çok sosyallerdir. Başladıkları şeyleri genelde bitirme konusunda zaman zaman sıkıntılar yaşasalar bile yeni şeyleri deneyecek cesaretleri vardır ve öncü kişiliklerdir. Yaratıcı ve popülerdirler. Genellikle lafını sakınmayan ve girdikleri ortamlarda ilgi çeken kişiler olarak bilinirler.
İyi özellikleri: Hırslı, atletik, dinç ve özgüvenli. Doğuştan liderler
Kötü özellikleri: Kibirli, gösteriş meraklısı, duygusuz, merhametsiz
Bu kan grubuna sahip bazı ünlüler: Al Capone, Mikhail Gorbachov, 2. Kraliçe Elizabeth, John Lennon, Elvis Presley

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bazı Bölgelerinizde Sebepsiz Yere Duyduğunuz Ağrıların Altında Başka Nedenler Yatıyor Olabilir

sebebsiz-agrilar[1]

 

1. Başınızdaki ağrı
Başınızdaki ağrı, baş ağrısı gibi, günün stresinden kaynaklanıyor olabilir. Rahatlamak için kendinize biraz zaman ayırın ve her geçen gün stresten biraz daha kurtulun.

 

2. Boynunuzdaki ağrı
Eğer boynunuzda ağrı hissediyorsanız, kendinizi veya başkalarını affetme konusunda sıkıntı çekiyor olabilirsiniz. Boyun ağrısı çekiyorsanız, insanlar hakkında sevdiğiniz şeyleri düşünün.

3. Omuzlarınızdaki ağrı
Omuz ağrısı, ağır bir duygusal yük taşıdığınız anlamına gelebilir. Yüklenme işi omuzlarla olur, omuzlardan gelir. Problemleri çözmeye odaklanın ve hayatınızdaki yükü hafifletin.

4. Sırtınızın üst kısmındaki ağrı
Vücudunuzun bu kısmındaki ağrı yeteri kadar duygusal destek alamadığınız anlamına gelir. Kendinizi istenilmeyen ve sevilmemiş gibi hissedebilirsiniz.

5. Belinizdeki ağrı
Bel ağrısı para konusu hakkında çok endişeli olduğunuz anlamına gelebilir. Finansal planlama yapmanız sizin için iyi olabilir.

6. Dirseklerinizdeki ağrı
Dirsek ağrısı hayatınızı değiştirme konusundaki direncinize seslenir. Sert dirsekleriniz varsa yaşadığınız hayat da sert olabilir. Kendinizden biraz ödün verin ve kendinizi silkeleyin.7. Ellerinizdeki ağrı
El ağrısı istediğiniz gibi başkalarına yardım eli uzatamadığınız anlamına gelebilir. Yeni arkadaşlar edinmeyi, bir iş arkadaşınızla yemek yemeyi ve insanlarla yeni bağlantılar kurmayı deneyin.

8. Kalçanızdaki ağrı
Kalça ağrısı hareket etmekten korktuğunuzu gösterebilir. Bu ağrı değişime ve harekete karşı direndiğinizi gösterebilir. Karar verirken çok temkinli olabilirsiniz.

9. Dizlerdeki ağrı
Diz ağrısı egonuzun birazcık büyük olduğunun ve kendiniz hakkında biraz fazla düşündüğünüzün bir işareti olabilir. Kendinize karşı alçak gönüllü olun. Gönüllülük faaliyetlerine katılın. Bu dünyada gelip geçici olduğunuzu unutmayın.

http://filoji.com/bazi-bolgelerinizde-sebepsiz-yere-duydugunuz-agrilarin-altinda-baska-nedenler-yatiyor-olabilir/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yılın Son Dolunayı 3 Aralık Pazartesi… Hayatından Sil Gitsin Listesi BENDEN Yapması Sizden…

sil-bac59ftan[1]

HAYATINDAN SİL GİTSİN✔
1- Sen aramayı, yazmayı bıraktığın an bakarsın ki o aramıyor, yazmıyor. Bütün ilişkiyi sen devam ettiriyorsun,
Sil gitsin✔
2- Bir insandan bir şey öğrenemiyorsan, o insan gereksizdir.
Sil gitsin✔
3- Başkalarının sırlarını sana anlatan senin sırlarını da başkalarına anlatır.
Sil gitsin✔
4- Tartışmayı bilmeyen, dinlemeyen, kendi fikrini dayatan insanla konuşacak bir şeyin yok.
Sil gitsin✔
5- “Yoğunum” kelimesini ağzına sakız etmiş, sürekli zamansızlıktan dem vuranı Sil gitsin✔
Unutma!. Zaman hiçbir zaman bulunmaz, yaratılır…
6- “Ben buyum” deyip sıyrılan insanla asla anlaşamayacaksın.
Sil gitsin✔
7- Saatlerce kendi derdini anlatıp durur, bencillikten burnunun ucunu görmez.
Sil gitsin✔
8- Ne yaparsan yap gülmez. Bazıları mutsuzluktan beslenir.
Sil gitsin✔
9- Senden alır, alır, alır…. vermeye gelince beklentisiz sevgiden dem vurur.
Sil gitsin✔
Değer veriyorsan değer görmelisin. Aksi aptallıktır…
10- Kendi yapamadığı için senin başarılarını küçümser. Hatta dürüstlük adı altında kıskançlığını kusar. Sıkma canını, onun derdi kendi acizliğiyle.
Sil gitsin✔
11- Hayallerini dinlemeyenleri, acını ve mutluluğunu paylaşmayanları,
Sil gitsin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Evrenin Size Gönderdiği Ve Yanlış Yolda Olduğunuza İşaret Eden 10 Mistik Mesaj

filojjiii[1]

 

Bu hayatta yanlış yol yoktur. Yapmak istediğiniz yolculuğa bağlı olarak bütün yolların sonu eve varır. Bazı zamanlar olur gittiğimiz bu yolda bir bakmışız ki kaybolmuşuz veya durup kalmışız öylece… Bazen de kendi hayatlarımız için oluşturmak istediğimiz şartlara ve imkanları karşılamayan yollara kaptırırız kendimizi, sırf o yolu merak ettiğimiz için…
Doğru yolda olup olmadığınızı sorguluyor ve işlerinizin dengesini şaştığını düşünüyorsanız, evrenin sizler için gönderdiği 10 işareti takip edip asıl rotanızı çizip doğru yönde gidebilirsiniz.

1) Dikkatsizliğin Getirdiği Kazalar

Mesela bugün serçe parmağınızı keskin bir yere vurmuş veya dirseğinizi birkaç defa bir yerlere çarpmış olabilir misiniz? Bu gibi kazalar evrenin aslında size yavaşlamanızı ve sonraki adımlarınızı atmadan önce düşünmeniz mesajını verdiğini gösterir.
Böyle durumlarla karşılaşıp kendinize istemeden zarar verdiğiniz oluyorsa, bu aslında kendi hayatınızda sezgilerinizi görmezden geldiğinizi veya belli bir durumun ardında yatan gerçeği göremediğinizi gösteren bir işaret olabilir.
Ayak parmaklarını istemeden bir yere vurmak sadece ufak bir kaza olabilir. Ancak sık tekrarlandığında, aslında evrenden gelen, yaşamınızdaki belli durumlara ışık tutacak mesajları fark etmek adına düşünmenizi tavsiye ederiz.
2) Unutkanlık

Kendinizi sürekli unutkanlıkla veya kaybettiğiniz eşyaların yerini hatırlamakla cebelleşirken buluyorsanız, evrenin sizin için mesajı; “ilerlemeden önce öncelikle özgüvenini sağlayıp daha sonra amacını ve hedefini kendi içinde oluşturmak için kendine zaman tanı ve kendini kontrol et” olabilir.
Aynı zamanda böyle durumlar, oluşturmak veya hayatta başarmak istediğiniz konulara dair daha açık ve net olmanız gerektiğini gösteriyor olabilir.
3) Devamlı Geç Kalmak

Trafiğe takıldığınız için geç mi kaldınız? Yada, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınızdan dolayı geciktiniz mi? Devamlı olarak bir yerlere gecikiyorsanız ve sürekli zamanla yarışıyor hissiyatına kapılıyorsanız, evrenden sizler için, dikkat etmeniz gereken önemli bir mesaj olabilir.
Gecikme ve sürekli bir zaman baskısı altında kalma durumu, aslında yaşamınızda aynı anda birçok işle uğraştığınız ve gerçekten yapmak istediklerinizle uyuşmayan durumlar altında kaldığınız anlamı taşıyor olabilir.
Siz hayatta akışta kaldığınız takdirde, zaman da sizinle birlikte akıp gidecektir. Aksi halde, akıştan kopup gittiğiniz vakit, zaman faktörüyle daha çok yüzleşirsiniz.
4) Dağınık Ortamlar

Odanızı veya bulunduğunuz ortamı temizlemeniz ne kadar zor olursa olsun, bir dağınıklığın sürekli sizi takip ettiğini ve evinizde belli bir yerde biriktiğini görüyorsanız, evrenden size üzerinde durup fark etmenizi istediği bir işaret olabilir.
Dağınıklık sizin hayatınızda bir işaret olarak, geçmişte bilinçaltınıza yerleşmiş bir anıyı veya durumu temizlemekten kaçındığınıza veya bir durumun altında yatan gerçeği göremediğinize dair bir mesaj veriyor olabilir.
Dağınıklığın oluştuğu ve biriktiği alandan yola çıkarak, bunun altında yatan duygusal sebepler ortaya çıkarılabilir. Örneğin, dağınıklığın oluştuğu alan devamlı mutfaksa, sizi duygusal yönden besleyen öz sevginiz ve öz bakımınızla ilgili meselelerde sorun yaşıyor olabilirsiniz veya yatak odanızda oluşan dağınıklık, ikili ilişkilerle veya yakın ilişkilerinizle ilgili sorunlardan haber verebilir.
5) Eşyaları Kırmak veya Düşürmek

Sürekli istemeden eşyalarınızı düşürüp kırıyorsanız, evrenden aldığınız mesaj, size zarar veren bir yolda yürüdüğünüze veya başarıya giden yolda kendi kendinizi sabote ettiğinize dair anlamlar taşıyor olabilir.
Eşyalarınızı düşürüyor veya kırıyor olmanız, aynı zamanda hayatınızdaki aşırı kontrolü bir müddet bırakmayı ve akışta kalmayı öğütlüyor olabilir. Özellikle de, hayatınızda, belirli bir alanda hissettiğiniz sıkışıklık ve durgunluk hissi, kendinizi sadece evrenin akışına bırakmanız gerektiğini doğrular bir niteliktedir.
6) Sık Sık Hastalanmak

Devamlı olarak enfeksiyon kapıp, soğuk algınlığı veya öksürük gibi rahatsızlıklar yaşıyorsanız, evrenden, yavaşlamanız ve yaşam yönünüzü ve gidişatınızı durup bir düşünmeniz gerektiğine dair bir mesaj alıyor olabilirsiniz. Bu işaretler aynı zamanda, hayatınızdaki kararları diğer insanların istekleri doğrultusunda alıp, kendi isteklerinizi hiçe saydığınız anlamını da taşıyor olabilir.
Sık sık hastalanmanız, belki de daha fazla dinlenmenizi, daha sağlıklı beslenmenizi ve iç huzurunuz için kendinize zaman ayırmanız gerektiğini hatırlatan bir işaret de olabilir.
7) Konuşmaktan ve Düşünmekten Kaçınmak

Yaşadıklarınız hakkında konuşmak istemiyor ve hatta olanları düşünmek bile istemiyor musunuz? Bu durum, hayatınızın gidişatındaki gerçekleri göremediğinize dair çok açık bir işarettir.

Önemli bir husus hakkında konuşmaktan kaçınıyorsanız, iç dünyanızda aslında karşı taraftın söyleyeceklerini duymaktan korktuğunuz mesajı yatıyordur. Aynı zamanda, yapmanız gerekeni bilip ancak harekete geçmeye korktuğunuzu gösteren bir işaret olabilir.
Kendi düşüncelerinizi ve sözcüklerinizi içinize hapsederseniz, zamanla ruhunuzla olan bağınızı yitirip onun isteklerini duymamaya başlarsınız.
8) Kaygı ve Stres

Günlük iş rutininize başlamadan önce karnınızda bir kaygı sancısı hissediyorsanız, doğru iş ortamında ve doğru yolda olmadığınızı gösteren net bir işaretle karşı karşıyasınız demektir.
Tabii ki, endişe farklı sebeplerden doğabilir. Ancak, sürekli bir yer veya kişi ile ilgili olarak stres ve kaygı problemi yaşıyorsanız, temel sebebi bulmak için biraz daha derine inmeniz gerekiyor demektir.
Genel olarak kaygı ve stres duyguları, hayatınızda bir takım değişikliklere gitmeniz ve isteklerinizle uyumlu bir rota çizmeniz gerektiğini öğütlüyor olabilir.
9) Başlanan İşi Bitirmede Zorluk Çekmek

Bir anda bir işe başlama şevkine gelip, ardından sürekli olarak tamamlayamama sorunu çekiyor musunuz?
Bir projeye veya işe tutunamayıp bir sonuca varamamak, hayatınızda ayaklarınızın yere gerektiği kadar sağlam basmadığnı vurgulayan bir işaret olabilir. Belki de bu iş, en büyük hedef ve arzularınızla uyuşmuyordur ve bu yüzden bitirme azmi bulamıyorsunuzdur kendinizde…
Fikirlerinizi hayata geçirmek konusunda zorluk yaşıyorsanız, yapacağınız en iyi şey; hayatın akışına teslim olmaktır. Bu yöntemi denerseniz, yeni bir yaşam yolu önünüze çıkabilir ve fikirlerinizi daha sağlam adımlarla yürütüp gerçekleştirebilirsiniz.
Başladığınız işi bitirmede yaşadığınız zorluk, dileklerinize giden yolda kendinize daha çok inanmanız gerektiğini öğütleyen bir işaret olabilir.
10) Sıkılmak

Hayatınızdan sürekli sıkılmanız, potansiyelinizi azami noktada kullanarak yaşamadığınızı gösteren oldukça iyi bir işarettir. Yaşam, birçok imkanla dolu olağanüstü bir olgudur. Sıkılmanızı gerektirecek bir sebep yoktur aslında.
Sıkılmak daha çok “rahat batması” tabirinden alışık olduğumuz gibi, hayat şartlarımız içinde aşırı rahat hissettiğimiz zamanlarda açığa çıkar.
Eğer gerçekten hayattan çok sıkılıyorsanız, yaşamınızda hangi alanlarda ne gibi değişiklikler yapmanız gerekiyor tespit edin. Örneğin, yeni bir hobi edinmek, kariyer planında değişiklik yapmak, seyahat etmek gibi kendinize tanıyacağınız imkanlar, hayatınızı canlandırıp sıkılganlığı ortadan kaldırabilir.
Evren bizlere yaşam yolumuzda ışık olacak birçok işaret göndermekte. Sezgilerimize güvenmek ve ruhumuzun isteklerine kulak vermek, kendimiz için yapabileceklerimizin en iyisi. Gördüğünüz işaretlere karşı duyarlı olun ve olumlu olanakların yaşam yolunuzu kolaylaştırmasına izin verin…

http://filoji.com/evrenin-size-gonderdigi-ve-yanlis-yolda-oldugunuza-isaret-eden-10-mistik-mesaj/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Süpürgenizi Seçin Ve İçinizde Hangi Gücün Saklı Olduğunu Keşfedin!

süpürge[1]

Her kadının içinde gizli büyülü bir gücü vardır. Bazıları inatla bunu inkar ederler, süpürgeyi kilerde saklarlar ve bazıları kendi büyücü yetenekleri hakkında övünmekten hoşlanmazlar.
Şimdi bir süpürge seçin ve içinizde hangi büyünün saklı olduğunu ortaya çıkarın:

1. Girişimcilik

Kendi yeteneklerinizi açıkça belirleyebilme yeteneğiniz var. Yeni şeyler ve başlangıçlar denemek istersiniz. İşyerinde, genellikle risk ve kayıplardan kaçınmanızı sağlayan bir zekanız ve pratikliğiniz var. Serbest zamanınızı aktif şekilde harcarsınız: Süpürge çubuğundaki uçuşlar ve dinamik sporlar size yabancı değildir. Cumanızı eğlenceli geçirmek içinde arkadaşlarınızla sözleşmeye ihtiyacınız yok. Genelde her zaman hazır bir planınız bulunur.
2. Liderlik

Anlamlı bir yüzünüz ve sihirli bir auranız var. Muhtemelen çevrenizdeki insanlar da, farklı olayları önceden tahmin etme ve onlara önceden hazırlanma kabiliyetin olduğunu fark etmişlerdir. Son derece akıllı bir insansınız. Başkalarının sözleriyle duyguları arasındaki tutarsızlıkları hızla yakalayabilirsiniz.
3. Etkileyicilik

Onlarla iyi ilişkiler içerisindeyken; insanları duygusal baskılarla etkileme yeteneğine sahipsiniz. Etkileyici bir auranız ve iletişim gücünüz var. Güçlü liderlik özelliklerinize rağmen de, başkalarının uğruna kendi çıkarlarını genellikle feda edersiniz.
4. Mükemmelliyetçilik

Evdeki düzene tamamen hakimsiniz. Sizin bulunduğunuz ortamda her şey yerli yerinde olmalı. Kusursuz düzeni seviyorsunuz ve çevrenizdekilerin de bunu korumasını istiyorsunuz. Bir rapor hazırlamak ya da önemli bir tören organize etmekteyseniz, kesinlikle işinizi halledeceksiniz. İşlerinizi yarım bırakmaktan hoşlanmazsınız.
5. Mentörlük

Evren size bir akıl hocalığı ve öğretmenlik hediye etti. Kurnazca diğer insanların beynine girebiliyorsunuz. Buradaki kurnazlık iyi anlamdadır. Zekisiniz ve diğer insanlara karşı mentörlük yapabilme kabiliyetiniz var.
Sizi gerçek bir rol modeli olarak gören gençlerle çalışmayı seveceksiniz. Bir ilişkide güven sizin için en önemli kriterdir. Sadakatsizliğe gelemezsiniz.
6. Yenilmezlik

Bir ilişkide yalancılık ve planları kolayca anlayabilirsiniz. Görüş ve ilkelerinizi her zaman sunmayı ve savunmayı başarırsınız. Başkalarının sizden üstün olması zorunuza gidiyor ve bu nedenle bitmek bilmeyen bir savaş içine giriyorsunuz. Sert bir mizacınız var ve bunu korumaya özen gösteriyorsunuz. Duygusal kapılarınız kapalı ve insanların sizi buradan vurmasına engel oluyorsunuz.
7. Yenilikçilik

Geniş bir ilgi alanıyla diğer insanlardan farklısınız. Yeni koşullara ve yaşamdaki değişikliklere kolaylıkla uyum sağlıyorsunuz. Tüm önemli problemleri kendiniz çözüyorsunuz ve yeni bir şeyi başlatan ilk kişi olmaktan korkmuyorsunuz. Vizyonunuz geniş ve hayatın size sunduğu fırsatları değerlendiriyor ve geliştiriyorsunuz.

http://filoji.com/supurgenizi-secin-ve-icinizde-hangi-gucun-sakli-oldugunu-kesfedin/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sık Görülen Sayıların Anlamları…

logomark_trans_lg[1]

 

Sık görülen sayılar.
11 = Yeni doğum ve bağlama.
22 = Yeni oluşturun. Yeni yaşamlar ve Yeni bir dünya oluşturmak.
33 = Bir varlığımızın hızlanması yoluyla evrensel hizmet.
44 = Ruhsal ve fiziksel arasındaki dengeler, evrimsel labirentimizin yeniden yapılandırılması. Yukarıdaki gibi aşağıda. Yeni hayatlarımızın temellerinin oluşturulması.
55 = Kendinizi geçmişten kurtaran ve tamamen gerçek olan kişisel özgürlüğe kavuşun.
66 = Sorumluluklarımızı yaratıcı ve eğlenceli bir şekilde yerine getirmek.
77 = Derin iç gözlem ve vahiy. En derin özümüze güvenin.
88 = Bütün alanlarda bolluk ve bütünlüğün derin bilgisi.
99 = Büyük bir evrim döngüsünün tamamlanması. Başka bir atılım zamanı.
Rüya Evren (Alıntı)

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sizi kendinizden başka hiç kimse kurtaramaz. Kendi kendinize ışık olun.

23755157_1147574325379984_7829943914950184425_n[1]

 

1.Önce kendi gideceğin yolu öğren, sonra öğretmeye kalk.
2. Bırakmayı öğren. Mutluluğun anahtarı budur.
3. Nefret hiçbir zaman nefretle yok edilemez. Nefret sevgiyle yok edilir, bu ölümsüz kanundur.
4. Sizi kendinizden başka hiç kimse kurtaramaz. Kendi kendinize ışık olun.
5. Damı basit yapılmış bir eve yağmur dolması gibi, derin düşünmeyen beyine de tutku öyle dolar.
6. Gökten altın yağsa insanın arzuları doyurulamaz. İsteğin küçük bir zevk verdiğini ve aslında acıya neden olduğunu bilen kişi, bilge kişidir.
7. Öfkeniz yüzünden cezalandırılmayacaksınız, öfkeniz tarafından cezalandırılacaksınız.
8. Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan, ne yaptığına bak.
9. Bir kişinin kendi kendini yenerek kazandığı zafer, bir başkasının savaşta bin kişiyi bin kez yenerek kazandığı zaferden daha iyidir.
10. İnsanlar arasında nehri geçip karşı kıyıya ulaşan azdır. Büyük bir çoğunluk nehrin kıyısında bir aşağı bir yukarı doğru koşup durur.
11. Nedensellik, etkileşim, koşullar ve ayırt edici algılama. Dört büyük element bunlardandır.
Sevgiyle
Önce insan

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

100 Eşya İle Yaşamak

624511336[1]
Şu sıralar basit yaşam üzerine kafa yorduğumdan bahsetmiştim. Gerçekten de, basit ve sade ama kaliteli yaşamın, daha üretken ve mutlu yaşamamız üzerinde büyük etkisi olduğuna inanıyorum.
İlerleyen zamanlarda, hayatımda bu basitliği nasıl sağladığımdan bahsedeceğim.
Basit yaşam üzerine ilham aldığım fikirlerden birisi “100 Things Challenge” (100 Şey İle Yaşama Becerisi) kitabının yazarı Dave Bruno oldu.
Henüz bunu uygulamadım kendi hayatımda ama gittikçe kullanıdığım eşyaları azaltıyorum ve 100 eşya ile yaşamayı, bir süreliğine de olsa, deneyimlemek istiyorum.
Sade ve basit yaşama fikrini kendi hayatıma uygulamaya başladığımdan beri (henüz 100 eşyaya kadar azaltamasam da) kendimi çok daha özgür, çok daha hafiflemiş hissediyorum. Düşünsenize, evdeki kıyafet dolabını açıyorsunuz ağzına kadar dolu, aradığınız kıyafeti bulamıyorsunuz, buzdolabını açıyorsunuz dolu ve yiyecekler zamanında bulup da yiyemediğiniz için çürüyor. Aynı şekilde iş yerinde de dosyaları azaltmadığınız için bir gün içinden çıkılmaz hal alabiliyor. E-posta’nızın gelen kutusunda binlerce mail gereksiz bir şekilde bekliyor. Kredi kartınız bile ağzına kadar dolu çünkü gereksiz şeyler alabiliyoruz…
Tüm bunlar hayatımızda ve beynimizde, biz farkında olmasak bile bir yük oluşturuyor. Tüm bunlardan yavaş yavaş kurtulmak ve mümkün olduğunca basit yaşamaya başlamak inanın çok hafifletiyor. Yaşam kalitenizden vazgeçmek zorunda değilsiniz. Sadece fazlalıklardan kurtulun yeter.
Dave Bruno’nun bahsettiği sistem şöyle:
100 eşya seçmesinin belli bir nedeni yok. Sadece kendisi için belirlemiş olduğu bir sayı bu ve 1 sene boyunca bu şekilde yaşamayı denemiş. Bu 100 eşyanın içinde olmayanlar;
Diğer aile fertleri ile ortak kullanılan eşyalar,
Kişisel olmayan eşyalar (tabaklar, temizlik malzemeleri gibi),
Kitaplar,
Araç gereçler,
Kolleksiyon parçalarının tümü 1 şey olarak sayılıyor.
Peki neden bu zahmete katlanalım?
Bunun için bence aşağıdaki nedenler sıralanabilir:
Yaşadığınız mekanın çok daha organize ve rahat olması için,
Hayatınızda gerçekten nelere ihtiyaç duyduğunuzun, neleri sevdiğinizin ve nelere ihtiyaç duymadığınızın farkına varabilmek için,
Erteleme alışkanlığınızdan kurtulmak için,
Eğlence için,
Gereksiz şeylere para harcamamak için,
Çok daha hafif yaşamak için,
Daha iyi odaklanabilmek için,
Aradığınız şeyi hemen bulabilmek için,
Etrafta sürekli gördüğünüz, aslında uzun süredir işinize yaramayan gereksiz eşyaların enerjinizi düşürmemesi için.
Hayatımızda böyle bir yeniliği uygularken akıllara pek çok soru gelecektir:
Bazı eşyaları 1 şey mi yoksa daha fazla mı saymamız gerek?
Hangi eşyalar ortak hangileri kişisel saymalıyız?
100 eşyadan daha az ya da çok olabilir mi?
gibi sorulara cevabı kendiniz verin. Sonuç olarak bu, eğlenceli bir uygulama olmalı ve amaç olarak daha sade ve hafif yaşamak hedeflenmeli. Bu yüzden kararınızı siz verin.
100 eşya ile yaşamak uygulamasına başlarken bazı tavsiyeler de verilmiş:
Öncelikle bir liste oluşturun.
Listede mutlaka olması gerekenlerin yanına bir işaret koyun.
Listeye yazdığınız ama emin olmadığınız şeyleri bir daire içine alın ve sonra 100 eşyanın altında kaldıysanız dahil edebilir ya da çıkarabilirsiniz.
Liste dışında kalan her şeyden kurtulun. Eminim ben de yaparken çok zorlanacağım ama çok farklı bir deneyim olacak.
Eğer 100 eşya sizin için kolay olacaksa, daha düşük bir sayı seçebilirsiniz. Limiti siz belirleyin.
Eğlenceli ve çok faydalı bir deneyim olacağını düşünüyorum. Siz de bu fikir için en az benim kadar heyecan duyuyorsanız, hepinize daha sade ve basit bir yaşam diliyorum

Kaynak: Blog-Motivasyon Zamanı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GİZLİ Çİ GONG DUASI

nocanvas_cigong-g3mpg[1]
Dua gerçek su veya hayal ettiğiniz su ile yapılabilir. Bu egzersizi icra ederken bedeninizin ve zihninizin bütün parçaları yıkanır. Her gün duş alırız değil mi? Ardından da bir kupa çay veya kahve içeriz. Hatta bazılarımız yataklarımızı yaparız. Sizce de bütün gün boyunca oluşturduğumuz negatif düşünceleri ve duyguları, ruhumuz ve zihnimizden silmeyi nadiren düşünmek enteresan değil midir?
Dua ellerin birbirine sürtülmesiyle ve kendi kendimize düşünmemizle başlar,
—–Eller doğru yollarda kullanılmalıdır, pişman olunacak yollarda değil.
Ve ardından ağzımızı ellerimizi kullanarak yıkar ve o esnada deriz ki,
—–Ağzını doğruluk için kullan. Doğru kelimeler için. İncitecek kelimeler için kullanma, pişman duyulacak hiç bir kelime için kullanma.
Sonrasında burnumuzu ellerimizle yıkar ve düşünürüz ki,
——Bu burun, egomun davranması gerekenden daha öteye geçecek durumlarda, bu işlerin içine girmekten uzak duracaktır.
Sonrasında gözlerimiz yıkarken deriz ki,
—–Gözler ışığı görmelidir, gerçeği, “BİR” olanı. Onlar diğerlerin hatalarını görmemelidir. Onlar Bir olandan daha ötesini görmeyecek ama benim için doğru olanı; yapılması ve yapılmaması gerekeni görecektir.
Ardından yüzümüzü yıkarız ve deriz ki,
—-Işıkla yüzleş. Dik dur, gerçekle yüzleş. Başarısızlığı gördüğümüz yerde, yüzünü ışığa dön.
Ardından yavaşça kafamıza masaj yapar ve kendi kendimize söyleriz ki,
——Başını serin tut-rahatlamış, zihni sakin. Zararlı ve gereksiz fikirlerle gerilme.
Kulaklarımızı yıkarken deriz ki,
——Kulaklar gerçekleri duymak içindir. Kötü şeyler ya da dedikodu duymam için söylenmemiştir.
Ardından ensemiz ve omuzlarımızı hafifçe ovmaya başlarız ve deriz ki,
——Omuzlarım, ensem rahat. Çünkü gerginlik veya baskı burada kalıp bekleyemez.
Son olarak bacaklarımızı önden arkaya doğru hafifçe sıvazlarken deriz ki,
—–Ayaklarım beni doğru yoldan geçirerek taşıyacak, ateşe doğru değil. Hatta ateşe yürümüş olsak bile, su, ben ateşten geçinceye kadar, ateşi söndürecektir.

Kaynak: Esin Öktem Fırat

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendinizi Kötü Hissettiğinizde…

931986_940x531[1]
Sabah işe geç kaldınız, gününüz berbat geçti, sıkıntıdan ve stresten patlamak üzeresiniz ve yatağınıza yattığınızda uyuyamıyorsunuz..!
Bu kabusa son verip keyfinizi yerine getirecek 5 taktikle yüzünüz gülecek…
Bir gününüzün diğerine uyması gerektiğini kim söylemiş? Salı günü yüzünüzde çiçekler açarken, çarşamba günü aynaya bile bakmak istemeyebilirsiniz. Unutayın ki, bu gibi durumları lehinize çevirmek elinizde. Gününüzün rezil olmasına izin vermeyin ve tavsiyelerimizi okuyun.
1) SIKINTIDAN PATLAMAK ÜZEREYKEN:
Öyle günler olur ki keşke hiç yataktan kalkmasaydım diye düşünürüz. Böyle bir durumda size önereceğimiz tekniğin çok işe yaradığını göreceksiniz. Kalp, vücudunuzun ritmini koruyan bir organdır. O sakin olduğunda vücudunuz ve aklınız sakinleşir. Önereceğimiz bu aktivite sadece bir dakikanızı alacak:
– Elinizi göğsünüzün sol tarafına koyun ve üç kez yavaş yavaş nefes alın.
– Yorgunluğu ve kızgınlığı üzerinizden atmak için sevdiğiniz birini düşünün.
– Düşüncelerinizi dağıtabilmek için 10 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Bu, kalp atış hızınızı yavaşlatacak ve sorunlannızı daha açık bir zihinle düşünebileceksiniz.
2) BİRİ SİZİ ÜZDÜĞÜNDE:
Kendinizi iyi ifade edemediğinizde kötü bir ruh hali içine girersiniz. Biri sizi üzdüğünde bunu ondan saklamayın. Ne hissettiğinizi dile getirin. Buna sandviç tekniği deniyor; önce pozitif bir şey söyleyin, ardından üzüldüğünüzü belirtin ve konuşmanızı pozitif herhangi bir şeyle sonlandırın.
Sizi üzen patronunuz olduğunda bunu uygulayamayabilirsiniz. Böyle bir durumda sinirinizi bozan şeyi bir kağıda yazın ve arkasından kağıdı yakın. Kendinizi ne kadar iyi hissedeceğinize şaşıracaksınız.
3) GÜN BOYUNCA KÖTÜ BİR RUH HALİ İÇİNDE OLDUĞUNUZDA:
Bir şey ya da biri sinirinize dokunduğunda bütün gününüz rezil olabilir. Sonrasında ise istemeden de olsa çevrenizdeki başka insanlara kötü davranmaya ve onları kırmaya başlayabilirsiniz. İşte böyle durumlarda aşağıdakileri yapmayı deneyin:
– Durumu puanlayın. Ne kadar sinirlendiğinize 1 ile 10 arasında bir puan verin.
– Daha farklı davranabilmeniz mümkün olur muydu diye düşünün.
– Durumu nasıl daha iyi bir hale getirebileceğinizi düşünün. Arkasından da yaşananların bir daha tekrarlanmaması için olayları kafanızda tartın.
– Başka insanların duygularını kontrol edemeyeceğinizi kabullenin.
– Unutmayın ki, problemlere bakışınız sonrasında olacakları ve bütün hayatınızı derinden etkiler.
4) STRESTEN ÇOK BUNALDIĞINIZDA:
Konuşmayın, parmak uçlarınızı kullanın! Parmak uçlarınızla küçük darbeler gerçekleştirmeniz vücudunuzdaki enerji akışını dengeler. Uzmanlar bu tekniğe duygusal akupunktur adını veriyorlar.

Gözlerinizin üzerine orta parmağınızın ucuyla hafifçe 5 kez vurun.

Sonrasında köprücük kemiği ile kaburganızın birleştiği yerlere aynı vuruşları tekrarlayın.

İşlemi göğüs kafesiniz ile tamamlayın. Bu enerji noktalarına parmak uçlarınızla masaj yapmak sizi rahatlatacaktır.
5) KAFANIZDAKİ DÜŞÜNCELER YÜZÜNDEN UYUYAMADIĞINIZDA:
Yatakta dönüp durmak yerine sırt üstü pozisyona gelin, çenenizi gövdenizle aynı hizaya getirip tavana bakın. Bacaklarınızı iyice gerin ve kollarınızı düzgünce vücudunuzun yanına koyun.
Gözleriniz kapalı olarak parmak uçlarınızdan başlayarak vücudunuzun her noktasını hissetmeye ve arkasından gevşe komutuyla gevşetmeye  çalışın. Vücudunuzdaki tüm kasları rahatlatırken düzenli bir şekilde nefes almaya çalışın.  10 defa derin nefes alıp verin.
Bu şekilde önce vücudunuza sonra nefesinize odaklanarak zihninizi boşaltmanız mümkündür. Yarım saatte uykuya dalacağınızdan emin olabilirsiniz..
-alıntı-

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Parmağınıza 60 saniye bastırın bakın ne oluyor

0[1]

 

Parmağınıza 60 saniye bastırın bakın ne oluyor : Hepimizin ortak şikayeti baş ağrısı ya da vücudumuzun değişik bölgelerinin sebepsiz olarak aniden ağrımasıdır. Böyle durumlarda hemen ağrı kesici ilaç ya da doktora başvururuz fakat refleksoloji yöntemi ile 60 saniyede kurtulmak mümkün.
Refleksoloji basit olarak vücudun her organ ve bölgesinin diğer organlarımızla bağlantılı olması üzerine kurulu bir sistemdir. Yani parmağınıza bastırdığınız zaman o bölge ile bağlantılı diğer organınızda olan ağrı anında kesilecektir.
Tek yapmanız gereken hangi parmağın nere ile bağlantılı olduğu ve buna göre ne yapmanız gerektiğini öğrenmek.
Başparmak – Kalp ve akciğerler ile alakalıdır. Kalp ritmimiz hızlandığı zamanlarda başparmağınızı ovarsanız eğer kalp atışınızın yavaşlamasına yardımcı olacaktır.
İşaret parmağı – Bu parmak kolon ve mide ile bağlantılıdır. Eğer kabızlık veya karın ağrısı şikayetiniz varsa, işaret parmağınıza basın ve 60 saniye boyunca ovalayın. Karın ağrınızın anında kesildiğini hissedeceksiniz.

Orta parmak – Bu parmak kalp, ince bağırsak, kan dolaşım ve solunum sistemi ile alakalıdır. Eğer sürekli baş dönmesi ve uyku hali yaşıyorsanız, şikayetlerinizin geçmesi için orta parmağınızı ovalamanız yeterli olacaktır.
Yüzük parmağı – Yüzük parmağı ruh durumuz ile alakalıdır. Kendinizi depresif hissettiğiniz zaman, yüzük parmağınıza masaj yapmak sizi çok daha iyi hissettirecektir.
Küçük parmak – Baş, boyun ve böbrek ile bağlantılıdır. Yani,ne zaman bir baş ağrısı ya da boyun bir ağrı şikayetiniz varsa, ya da böbrekleriniz ağrıyor ise serçe parmağınıza masaj yaparak kendinizi rahat hissedebilirsiniz.
Avuç içi – Avuç içlerimiz kan dolaşımını uyarmak için oldukça etkilidir ve sinir sistemimizi doğrudan etkiler. Ellerinizi çarpmak yani alkış tutmak oldukça faydalıdır.
Bu yazıyı okurken faydalı bulduysanız ve daha fazla insana ulaşması için lütfen paylaşın. Okuyanlara ve paylaşanlara teşekkürler.

kAYNAK: Bayanlar Bilir

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Her Güçlü Kadının Mutlaka İzlemesi Gereken 12 Film

coco-chanel-kadin-filmleri[1]

 

1. Coco Chanel’den Önce (Coco Before Chanel)

Audrey Tautou’yla hayat bulan, moda dünyasının fenomeni Gabrielle “Coco” Chanel’in gerçek yaşam hikayesi: Coco Before Chanel. Yetimhanede başlayıp, kabare şarkıcılığına uzanan daha sonra da dünyanın en önemli modacısı olma yolunda ilerleyen, masal gibi bir hayat. Gerçek adı Gabriella Chanel olan Coco Chanel’in Paris’e taşınmadan ve ünlü olmadan önceki yaşamından kesitleri sergileniyor.

2. Marilyn İle Bir Hafta

23 yaşında genç bir delikanlı olan Colin Clark, Oxford’da okuduğu bölümü terk ederek, sinema sektörüne girer ve kendisine o sırada çekimlerine başlanan ‘The Prince and the Showgirl” adlı filmde asistan olarak yer bulur. Asistan Colin’in gözünden Marilyn Monroe’nun İngiltere’de geçen bir haftasını konu alan film iki genç insan arasında yaşanan karşı konulmaz yasak çekimi bir kez daha beyazperdeye taşıyor.
3. Where The Heart Is

Novalee (Nathalie Portman) 17 yaşında hamile bir genç kızdır. Erkek arkadaşıyla birlikte yeni bir hayata başlamak için California’ya doğru yola çıkmıştır. Ancak erkek arkadaşı Willie onu Oklahamo’da bir Wal Mart dükkanında terk eder. Hiç bir mesleği, yeteneği olmayan ve beş parasız ortada kalan Novalee gizlice dükkanda yaşamaya başlar.
4. Dua Et Sev (Eat Pray Love)

Senaryosu Ryan Murphy’ye ait olan ve yazar Elizabeth Gilbert’ın kendi hayat deneyiminden yola çıkarak yazdığı Eat, Pray, Love kitabından uyarlanan filmde Julia Roberts, ABD’nin bu popüler yazarını canlandırıyor. Roberts’a filmde, The Visitors ile Oscar’a aday olan Richard Jenkins eşlik edecek. Film, hayatta herşeye sahip olan ama bir türlü tam bir mutluluğa erişemeyen Elizabeth’in acılı bir boşanma ve depresyonun ardından kendini keşfetme sürecini anlatıyor.
5. Frida

Film, sanat tarihinin sıradışı insanlarından biri olan Frida Kahlo’nun hayatını anlatıyor. Frida’nın meşhur aşkı, bir kadın düşkünü olan Diego, Frida’ya ‘kendini farklı kadınlarla birlikte olmaktan alıkoyamayacağını, ama özünde sadece O’nu seveceğini’ söylemiş ve Frida tarafından anlayışla karşılanmıştır. Ancak zamanla ilişkileri problemli bir hal almaya başlar.
6. Erin Brockovich

Parası, işi ve geleceğe dair hiçbir umudu olmayan Erin Brockovich, çok zor bir durumdadır. Hiç suçu olmadığı bir araba kazasına karışan Erin, bir anda kendisini daha da kötü olayların içinde bulur. Hiçbir seçeneği kalmayan Erin, avukatı Ed Masry’nin (Albert Finney) hukuk bürosunda çalışmak için onu ikna eder. Burada çalışırken gayrimenkul dosyalarındaki bazı tıbbi kayıtlara rastlar. Kafası karışan Erin, aradaki bağlantıyı sorgulamaya başlar. Bu konuyu araştırmak için Ed’i ikna eden Erin, yöre halkının kullandığı suyun kirli olduğunu, bu gerçeğin onlardan saklandığını ve bu sebeple orada yaşayan insanların birtakım ciddi hastalıklara yakalandıklarını öğrenir.
7. Tek Başına (North Country)

Tüm Dünyayı Sarsan ilk Cinsel Taciz Davası! Josey Aimes’in tek isteği, masasına yemek koyabilmesini ve çocuklarına iyi bakabilmesini sağlayacak iyi bir iştir. Ancak karşılaştığı şey tehdit, aşağılama, taciz, küçümseme ve saldırı olur. Son derece duygusuz olan patronu tüm bu yaşadıklarını bir erkek gibi karşılamasını beklemektedir. Ancak bunun yerine Josey yaşadıklarını bir insan gibi karşılar ve karşı savaş açar.
8. Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada)

 

New York moda dünyasının göz alıcı karmaşasında , 0 bedenli muhteşem kadınlar içindeyken saçınızın kötü olduğu bir gün iş hayatınızın sonu olabilir. İşte Runway Dergisi bu inanılmaz cehennemin tam ortasıdır. Miranda Priestly (Meryl Streep) ise moda dünyasının en güçlü kadını Runway’in korku salan kraliçesi kendisine bir asistan alacaktır. Milyonlarca kızın hayatını verebileceği bir iş ise sıradan bir NewYork’lu olan Andy Sachs (Anne Hathaway) için göz kırpmaktadır. Yapacağı iş kesinlikle kendisine saygısı olmayan insanların yapabileceği türden, yaşamı bırakıp çalışmaya dayalı bir tür Miranda köleliğidir.
9. Mona Lisa Gülüşü (Mona Lisa Smile)

Katherine Ann Watson (Julia Roberts), 1953 yılında sanat tarihi öğretmeni olarak California’dan New England’da bulunan Wellesley Kız Koleji’ne gelir. Dönem savaş sonrasıdır. En başarılı ve en iyi öğrenciler bu okulda okusalar da, okul ve kasaba oldukça muhafazakârdır. Öğrencilerine, yürüyecekleri yolun onlara gösterilmiş olan değil, kendilerinin seçecekleri yol olduğunu anlatmaya çalışan Watson, güçlü bir muhalefetle karşılaşacaktır.
10. Milyonluk Bebek (Million Dollar Baby)

Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, herşeyin üzerinde kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald spor salonuna gelir ve bu yetenekli kız sayesinde işler değişmeye başlar.
11. Kaldırım Serçesi (La Vie en Rose)

Edith Piaf’ın 1959’da New York’da verdiği konser sahnesi ile başlayan film, Fransız şarkıcı Piaf’ın, 40’lı yaşlarına odaklanıyor. 1915 yılında dünyaya gelen Piaf, babasının çalıştığı sirk sayesinde küçüklüğünden itibaren pek çok yer dolaştı. O dönemlerde, en yakın arkadaşı Mômone (Sylvie Testud) ile sokaklarda şarkı söyleyerek para kazanıyordu. Bu sırada bir kabare işleten Leplée (Gérard Depardieu) tarafından keşfedildi ve kısa sürede, onu meşhur edecek çevre içine girdi. “A Very Long Engagement” (Kayıp Nişanlı), adlı filmden tanıdığımız Cotillard, Piaf’ın gençlik yıllarından, 47 yaşında ölümüne kadar olan süreyi büyük başarıyla canlandırıyor. Genç yaşta yakalandığı hastalık ve bağımlılıkların, henüz 40 yaşındayken onu 70 yaşında bir kadın haline dönüştürdüğü, yürüme, konuşma ve şarkı söyleme yetisini kaybettiği süreci tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Filmde, Piaf’ın büyük aşk yaşadığı ve 1949 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybeden boks şampiyonu Marcel Cedan’ın (Jean-Pierre Martins) da önemli bir yeri var.
12. Gia

Angelina Jolie ‘nin ‘’Canlandırırken kendime en yakın hissettiğim rol, Gia’dır,’’ diye bahsettiği film, Amerika’nın ilk top modeli olan Gia Marie Carangi’nin 17 yaşından başlayarak 1986 yılındaki ölümüne kadar geçen süredeki zorlu hayat hikayesi anlatıyor.

http://filoji.com/her-guclu-kadinin-mutlaka-izlemesi-gereken-12-film/