Eğer geçmiş deneyimleriniz sizi olumsuz düşünmeye alıştırdıysa zinciri bir yerde kırın…

Dr. Muhammed BozdağEğer bu hayatı öyle ya da böyle yaşayacaksanız bunun olumlu veya olumsuz olması sizin tercihinizdir.

Eğer geçmiş deneyimleriniz sizi olumsuz düşünmeye alıştırdıysa zinciri bir yerde kırın, beyninizin alışkanlıklarını yeniden yapılandırın ve hayatın güzel taraflarını düşünmeye başlayın.

Hayalinizi olumlu imgelerle doldurun ve  şükredin,

M. Bozdağ
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gerçek dostluk nedir???

 1- PAYLAŞMAK

 Öyle ki iyi ve kötü günlerinizi, acılarınızı, üzüntülerinizi, kederlerinizi, sevinçlerinizi, mutluluğunuzu açık açık birbirinizle dürüstçe ve güvenerek paylaşabilmek

 2-GÜVENMEK

… Öyle güven vermelisiniz ki karşıdaki dost dediğiniz kişi size gönül rahatlığı ile her şeyini paylaşabilip anlatabilmeli. Sizin yanınızda huzur bulmalı. Sevgi ve saygı duymalı. Ona en zor anında bile damla damla mutluluk aşılamalısınız. Güvenilir bir kişi olmalısınız. Sırlara sadık kalmalısınız. Onu çok iyi dinlediğinizi hissettirmelisiniz, Çok iyi empati kurmalısınız. Konuştuğunuz kişi karşınızda ise onu dinlerken gözlerine bakmalısınız, dinlendiğini bilmeli…

 3-AÇIK SÖZLÜLÜK:

 Bence eğer bir dostunuzun hatasını veya olumsuz bir yanını gördüyseniz onu uyarıp doğru yolu göstermelisiniz. Hani derler ya ”DOST ACI SÖYLERMİŞ” Yani dostunuza zarar gelecek bir şey var ise açık sözlülükle ona söyleyebilmelisiniz.

 4-FEDAKÂRLIK:

Gerçek dost dostunun her zor anında yanında olmalıdır. Mazeret göstermeden eğer size onun ihtiyacı olduğunu öğrenmiş iseniz dağları delip yanında olmalısınız. Onun acı ve sevincine ortak olmalısınız. Gerçek dostluklar büyük özveri ister. Acılı, sevinçli, hastalıklı, kederli anında yanında bulunmalısınız. Ona güç vermelisiniz.

 5-SÜREKLİLİK: Gerçek dostluklar çabuk bitmez. Uzun yıllarca her türlü sevinç ve üzüntülerini, zor anını takip edip dost olduğunu, hep onun yanında olduğunu ve olacağını hissettirmelidir. Tek kelime ile SADIK BİR DOST olmalıdır…

İYİKİ VARSINIZ DOSTLARIM

ELİF ÖZTÜRK
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İlk kendine günaydın de uyanırken

İlk kendine günaydın de uyanırken

Ve ilk kendine gülümse aynalarda

Bir tatlı söz söyle tebessüm et

Ve umursa kendini teşekkür et

Sevmekle başlar her şey kendini sev

Ve paylaştıkça çoğalır sınırsız ver

Dost ol kendine dürüst ol

Ve dokun kendine hesapsız.

İlk kendine günaydın de uyanırken

 Ve ilk kendine gülümse aynalarda

Ve daha sonra göreceksin

Binlerce yüzde kendi yansımanı

Sağlıklı Olun

Mutlu Olun

 Sevgi İle Kalın

Günaydın

 Günaydın Herkese

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnanıp direnirseniz,ıssız çölün sessiz kuyusuna da düşseniz, İlahi yardım size gönderilir.

 İnanıp direnirseniz,ıssız çölün sessiz kuyusuna da düşseniz, İlahi yardım size gönderilir.

(Ruhsal Zeka/Muhammed Bozdağ)

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

En önemli olanı unutma…

Kadın kucağındaki çocuğuyla mağaranın önünden geçerken içeriden bir ses duyar: “İçeri gir ve ne istersen al ama en önemli olanı unutma! Ayrıca sen çıktıktan sonra kapının bir daha asla açılmayacağını da dikkate al!” Kadın mağaraya girer ve büyük bir servetle karşılaşır. Masanın üzerindeki altın ve mücevherleri görünce şaşkına döner,çocuğunu yere bırakarak hemen büyük bir hırsla masanın üzerindekileri toplamaya başlar.

Bu sırada o esrarengiz ses yine duyulur: “Yalnız 8 dakikan var! “ 8 dakika çabuk geçer; kadın toplamış olduğu kıymetli taş ve altınlarla mağaranın dışına koşar, kapı kendiliğinden kapanır. Bu sırada çocuğunu içeride unuttuğunun farkına varır ama kapı bir daha açılmamak üzere kapanmıştır artık. Aynı şey çoğu zaman bizim başımıza da gelir. Bu dünyada 70-80 yıllık ömrümüz vardır, o da nasipse ve bir ses daima bize ”Sakın en önemli şeyi unutma!” der gibidir.

Önemli olanlar manevi değerler, inançlar, dikkatli olmak, aile, dostlar ve hayattır. Ancak kazanç hırsı, zenginlik, maddi şeyler bizi öylesine büyüler ki; çoğu zaman en önemli şeyleri bir köşede bırakırız. Asla akıldan çıkarmamak gerekir ki, dünya hayatı çok çabuk geçer ve ölüm beklenmedik zamanda bizi yakalar.

Dünya hayatının kapısı bizim için ebediyyen kapanmış olacağından son pişmanlık fayda vermez. EN ÖNEMLİ ŞEYLERİ unutmamanız dileğiyle

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Üç kişiye birer dilek hakkı verilir…

Pazarlamaci, sef sekreter ve Patron bir öglen paydosunda lokantaya dogru yürü…mektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayi ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çikar. “Aslinda kisiye 3 dilek hakki veriyorum ama sizler üç kisi oldugunuz için hepinizin birer dilegini gerçek yapacagim” der cin.

Sef sekreter arsizca atilarak “önce ben” diyerek siranin önüne yerlesir. “Bahamalarda, muhtesem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatima girmesin” diye dilegini ifade eder. Ve hoop, ortadan kaybolur.

Simdi de pazarlamaci atilir ve “simdi sira bende” der. “Hayallerimdeki kadinla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum” der ve hoop, o da ortadan kaybolur. “Simdi sira sende” der cin digerlerinin patronuna.

“Bu iki salağı da ögleden sonra islerinin basinda görmek istiyorum” der patron.

Hikayeden çikartilacak ders : Üstünüz olan birinin her zaman için önce konusmasina  izin verin.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatımızda cazibesine kapıldığımız bir sürü problem olur, kalbi okşayan ama sorun yaratmaktan başka işe yaramayan ve vazgeçmek istemediğimiz ilişkiler, alışkanlıklar ve istekler gibi.

Tibet dağlarının ücra köşelerindeki bir manastırda Üstadın başdanışmanı vefat etmişti. Üstad kendisi için bir başdanışman seçmeliydi. Başdanışmanlık görevini yürütebilecek düzeydeki talebelerini topladı ve durumu açıkladı:

– Bana yardımcı olacak bir başdanışman lazım. Birazdan vereceğim problemi çözen kişi benim başdanışmanım olacak. Bu…nu söyledikten sonra sehpanın üzerine, zarif bir gülün bul…unduğu antika bir vazo koydu. Üstad “İşte problem bu”, dedi ve öğrencilerine başka hiçbir şey söylemeden gözlerini yumdu. Herkes vazonun ve gülün güzelliğine hayran oldu. Ortada bir problemin olduğunu ve onun çözümünün bulunması gerektiğini bilen talebeler kafa yormaya başladılar.

Ansızın talebelerin birisi yerinden kalktı ve elinin tersiyle sehpadaki vazoyu yere savurdu. Üstad gözlerini açtı ve “Artık benim başdanışmanımsın”, dedi. Talebeler olan biteni anlayamadı. Üstad ise sözlerine şöyle devam etti: – Sizler problemin içindeki cazibeye kapılarak onu çözmekten aciz kaldınız. Bu kardeşiniz ise problemin problem teşkil ettiğinin bilincinde olarak onu ortadan kaldırdı.

Hayatımızda cazibesine kapıldığımız bir sürü problem olur, kalbi okşayan ama sorun yaratmaktan başka işe yaramayan ve vazgeçmek istemediğimiz ilişkiler, alışkanlıklar ve istekler gibi. Önemli olan çözüme odaklanmaktır, bizi çözümden uzaklaştıran problemin içindeki güzelliğe değil.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çevremizdeki her insana yardım elini uzatıp, yukarı çekelim. Hoşgörüyü, merhameti ve sevgiyi yayalım…

Bir balıkçı dostum bana tuttuğu yengeçleri içine koyduğu sepetin bir kapağı olmasına gerek olmadığını söylemişti. Yengeçlerden biri sepetten yukarı doğru tırmanmaya başlarsa ikinci bir yengeç onun arkasından tırmanır ve onu aşağı doğru çekermiş.

Biz böyle yapmayalım. Çevremizdeki her insana yardım elini uzatıp, yukarı çekelim. Hoşgörüyü, merhameti ve sevgiyi yayalım…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ve göreceksin ki dayanıklısın… Ve kuvvetlisin…Ve değerlisin…

Bir süre sonra, bir eli tutmakla bir ruhu zincirlemek arasındaki ince farkı öğrenirsin…

Yenilgileri başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın, bir çocuğun üzüntüsü ile değil, bir yetişkinin zerafeti ile…

Ve herşeyi bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin çünkü yarın ile ilgili herşey belirsizdir…

Bir süre sonra güneş ışığının yakıcı olduğunu öğrenirsin eğer fazla maruz kalırsan…

Bu yüzden, başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden kendi bahçeni yap ve kendi ruhunu kendin süsle…

Ve göreceksin ki dayanıklısın…

Ve kuvvetlisin,

 Ve değerlisin…
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsanı düzelttiğin zaman dünya kendiliğinden düzelir…

Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra, pazar sabahı kalktığında keyifle eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını hayal  ediyordu. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu.
Baba, oğluna söz vermişti; bu hafta sonu parka götürecekti onu ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti.

Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı:
– Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim! dedi.
Sonra düşündü:
– Oh be, kurtuldum! En iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez!
Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi:
– Babacığım, haritayı düzelttim. Artık parka gidebiliriz! dedi.
Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içindeydi ve oğluna bunu nasıl yaptığını sordu.
Çocuk şu ibretlik açıklamayı yaptı:
– Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı. İnsanı düzeltiğim zaman dünya kendiliğinden düzelmişti!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu resimde neler var ??? Bakalım kim bulacak ???

Her anın bir sürpriz olduğunu ve önceden hazırlanmış hiçbir cevabın işe yaramayacağını anlarsın.

Hayat böyledir işte. Ona hazırlanamazsın, onun için hazır olamazsın. Güzelliği, mucizesi de budur, seni hep hazırlıksız yakalar, hep sürpriz yapar. Gözlerin varsa her anın bir sürpriz olduğunu ve önceden hazırlanmış hiçbir cevabın işe yaramayacağını görürsün… OSHO
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Ya kartal olup uçacaksın; Yakalamak için güneşi, başarıyı, umudu, mutluluğu ve sevgiyi…

Heyyyyyyy sen, evet evet bu yazıyı okuyan sen, sana söylüyorum. “Ya kartal olup uçacaksın; Yakalamak için güneşi, Başarıyı, umudu,  mutluluğu ve sevgiyi, yada tavşan gibi yaşayacaksın olmak için kartal yemi. Seçenek senin”..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Senin Dünyaya Baktığın Pencere Kirli İse Benim Renkli Çiçeklerimi Çamur Görürsün

Senin Dünyaya Baktığın Pencere Kirli İse Benim Renkli Çiçeklerimi Çamur Görürsün!

“Uğur Koşar”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Her şeyi göz ile değil, öz ile görmeye gayret ediniz…

Bu dünyaya herkesin ayrı bir görevi vardır. Kimi şifa verir. Kimi okur, kimi yazar, kimi gezer. Kaderinizde ne varsa o olur. Kendini bulan kişi mucizeler onun işi…

Asılsız düşünceler, bedeninizi yıpratmaktan başka bir işe yaramaz. Üzüntü hiçbir şeyi geri getirmez. Sadece sizi götürür. Olmayacak şeylerin peşinde koşmayın. Saadet yolu pek çoktur. Her işte mantığınızı kullanın.

Her şeyi göz ile değil, öz ile görmeye gayret ediniz.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »