”Balık avlamaya çıkmak” :)))Okursaniz eminim Hosunuza gidecek

Üç erkek arkadaş balığa çıkmışlar, aralarında konuşuyorlar;

Birincisi: Bugün balığa çıkabilmek için karıma bir hafta içinde bütün evi boyayacağıma dair söz verdim…”

 Öteki: O da bir şey mi, ben bugün balığa çıkabilmek için karıma 1 hafta içinde bütün elektronik eşyaları yenileyeceğime dair söz verdim…

Üçüncüsünden ses çıkmayınca sormuşlar; -Eee?… Sen ne söz verdin bugün balığa çıkabilmek için?…

“Valla bir söz vermedim” demiş adam; “-Sabah kalkınca karıma ‘Balığa mı çıkayım, annemlere mi gideriz’ diye sordum…

 Cevabı kesin ve netti; “-Üstünü sıkı giyin, üşürsün…:))
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ayakta kalmayı bileceksin…Hayat o zaman güzel…

 

 

Ayakta kalmayı bileceksin…Hayat o zaman güzel…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kusurlarımı seviyorum !

Hoplaya zıplaya yürümeyi.. Olur olmaz yerde kahkahalar atmayı …

Canım sıkıldığında avaz avaz bağırmayı …

Bazen herşeyi yüzüme gözüme bulaştırmayı …

Sosyalliğimi ..

Kızınca küsmeyi .. Sinirimi sonuna kadar çıkarmayı …

Heycanlarımı seviyorum …

Normal olmamayı seviyorummmm…

Sadece canımın istediği şeyleri yapmayı …

Gezmeyi, dolaşmayı, yağmurda yürümeyi..

Çalışkanlığımı… Mücadeleciliğimi…

İnsanları sevmeyi,onlara değer vermeyi… Yani hayatı seviyorum …

İYiki varım ..

İyiki ben benim !

Ne mutlu ki mükemmel değilim.. Ben benim!

Benden bitane daha yok !

Seven sevsin, sevmeyen kendini sevsin !

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Ne kadar eksiksen, o kadar suçlarsın başkalarını… Ne kadar tamamsan o kadar susarsın…

Ne kadar eksiksen, o kadar suçlarsın başkalarını.

Ne kadar tamamsan o kadar susarsın

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ağlamaktan korkma. Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gün içinde;kızdığınız, sizi üzen, olumsuz etkileyen olaylar, kişiler olursa…

Aklınıza gelen her an iç sesinizi durdurarak defalarca ve sabırla:” ALLAHIM SENİN SEVGİN VE YARDIMINLA….(İSİM SOYAD/VEYA OLAY) TÜM SEVGİMLE BAĞIŞLIYOR, OLDUĞU GİBİ …KABUL EDIYOR,ONAYLIYOR ,SEVİYOR VE ÖZGÜR BIRAKIYORUM.” deyin…

 Öfkenin, endişenin, boşa harcanana bir enerji olduğunu fark edin.

” HUZURLUYUM, SAKİNİM, GÜVENDEYİM, EMİN ELLERDEYİM, EVREN İHTİYACIMA UYGUN HERŞEYİ BANA SUNUYOR”… deyin…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karakterim ve tavrımı birbirine karıştırmayınız !Karakterim "kim olduğumla" ilgilidir, tavrım "sizin kim olduğunuzla"..;)

Karakterim ve tavrımı birbirine karıştırmayınız !
Karakterim “kim olduğumla” ilgilidir, tavrım “sizin kim olduğunuzla”..;)

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tanrım, değiştirebileceğim şeyler için bana değiştirme cesareti ver,

Tanrım, değiştirebileceğim şeyler için bana değiştirme cesareti ver,

değiştiremeyeceğim şeyler için ise kabullenme gücü ve

bu ikisi arasındaki farkı anlayabilmek için de bilgelik ver.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kuşlar birlikte uçsalar bile herkes kendi kanatlarıyla, kendini taşır…

Kuşlar birlikte uçsalar bile herkes kendi kanatlarıyla, kendini taşır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Asalet: Boyda değil, soyda olmalı…İncelik: Belde değil, dilde olmalı… Doğruluk: Sözde değil, özde olmalı…Güzellik: Yüzde değil, yürekte olmalı….

Asalet: Boyda değil, soyda olmalı…

İncelik: Belde değil, dilde olmalı…

Doğruluk: Sözde değil, özde olmalı…

Güzellik: Yüzde değil, yürekte olmalı….

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sen her neysen, onun en iyisi ol…

Dağ tepesinde bir çam olamazsan, vadide bir çalı ol; Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.

Çalı olamazsan bir ot parçası ol, bir yola neşe ver;

Bir misk çiçeği olamazsan bir saz ol;

Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.

Cadde olamazsan patika ol;

Güneş olamazsan yıldız ol;

Kazanmak veya kaybetmek ölçü ile değil;

 Sen her neysen, onun en iyisi ol.”

Douglas Malloch
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eğer engellerde çabuk yelkenleri indiriyor ve serüvenden vazgeçenlerdenseniz lütfen şu hikayeye bir kulak verin;

Lunaparktaki dönme dolap misali; iniş çıkışlarıyla, acısı tatlısı, mutluluğu hüzünüyle, dualite üzerine kurulu hayat, şaşırtıcı bir denge ve zıtlıkların bütünlüğü içinde yol alırken, her bir varlık da kendi serüveninde kimi hiç heyecanını kaybetmeden, kimi ise engellerde takılıp da bir türlü kendine gelemeden bu yolculuğa eşlik ediyor… Peki, siz hangisisiniz?

Eğer engellerde çabuk yelkenleri indiriyor ve serüvenden vazgeçenlerdenseniz lütfen şu hikayeye bir kulak verin; “Bir gün işten eve dönerken mahallede¬ki çocukların evimin yakınındaki parkta futbol oynadıklarını gördüm ve maçı seyretmeye başladım. Kalenin arkasındaki sıralardan birine oturdum ve yanımda oturan çocuğa skoru sordum. Çocuk “4-0 mağlubuz” diye cevapladı bana gülümseyerek. “Gerçekten mi? Pek de moralin bozulmuş gibi görünmüyorsun ama” Çocuk gayet rahat cevap verdi: “Niye bozulsun ki moralim?” dedi şaşırmış bir ifadeyle, “Maç daha başlayalı beş dakika oldu!”

J.Canfield
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüzü güzele 40 günde doyarsın, gönlü güzele 40 yılda doyamazsın…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Beyniniz Neye İnanıyorsa Onu YaşarsınıZ…

 İngiltere’de yapılan bir araştırmada bir grup öğrenciye zeka testi uygulanmış. Test sonucunda yüksek zekalılardan bir sınıf, daha düşük zekalılardan bir diğer sınıf oluşturulmuş. Düşük zekalıların olduğu sınıfa test sonuçlarına göre yüksek zekalı çıktıkları, bu yüzden zor dersler işleyecekleri, çünkü onların zor dersleri bile kolaylıkla yapabilecekleri söylenmiş.

 Yüksek zekalıların olduğu sınıfa ise test sonuçlarına göre düşük zekalı çıktıkları ve kolay dersler işleneceği, çünkü ancak o kadarını yapabilecekleri söylenmiş. Bir yılın sonunda her iki sınıf ortak bir sınava tabi tutulmuş. Sınav sonunda düşük zekalıların sınıfı daha yüksek notlar alırken, yüksek zekalıların sınıfı daha düşük notlar almışlar. Zeka bile bir önyargıdır. Düşük zekalılar “Yüksek zekalı oldukları” önyargısıyla başarılı olurken, yüksek zekalılar “Düşük zekalı” oldukları önyargısıyla başarısız oldular.

 Siz hangi gruptasınız? Yüksek zekalısınız da düşük zekalı mı olduğunuza inanıyorsunuz, düşük zekalısınız da yükse zekalı mı olduğunuza inanıyorsunuz? Eh hangisine inanıyorsanız haklısınız; çünkü inandığınız şeysiniz. İnandığınız şey ise sizin gerçekliğinizdir, bir başkasının değil. Beyninizde neye inanıyorsanız onu yaşarsınız. Yani kendi gerçeğinizi.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Önemli bir ortamda konuşacak olsam, endişeden sesim titriyor, nutkum tutuluyor, düşüncemi toparlayamıyorum… Ne yapayım mı diyorsunuz.???

-Önemli bir ortamda konuşacak olsam, endişeden sesim titriyor, nutkum tutuluyor, düşüncemi toparlayamıyorum, hayır diyemiyorum. Ne yapayım? –Şuuraltından seni engelleyen korkuyu keşfetmeye çalış. İçindeki çocuk, ‘fikrinle ve varlığınla ortaya çıkarsan zarar görmenden korkuyor. Vaktiyle korkutulmuşsun.  Eleştirilmekten mi, küçümsenmekten mi,  dostluğunu kaybetmekten mi, korkuyorsun? Neden konuşamadığını veya hayır diyemediğini anlamak için kendini keşfet.

-Evet, utanmaktan, ayıplanmaktan, alaya alınmaktan korktuğumu hissediyorum. Ama neden bu durumu değiştiremiyorum?

-Sorunun sebebini keşfederek değişimi başlattın. Yılların zihninde nasırlaştırdığı düşünce kalıpları bir çırpıda sökülmez.

Öyleyse değersizlik girdabından şöyle kurtul:

a) kendini rol yapmaksızın ve eksikliklerinle kabul et;

b) egonu  yerlere indir ki oklardan korumak zorunda kalmayasın;

c) değerini çevrenin takdirinde değil, kendi gözünde ara…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »