Kadınlar niye erkeklerden uzun yaşar… :)))

 Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı.

Annem, ‘Geç oldu’, ‘zaten yorgun…um, ben yatıyorum.’dedi. Annem kalktı, mutfağa gitti. Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı. … Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu.

Şekerliğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi. Kahvaltı için buzluktan ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu. Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı. Telefonu şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu. Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu.

Banyodaki çöp sepetini boşalttı. Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı. Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti. Çiçekleri suladı. Esneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu. Çalışma masasının yanından geçerken durdu, öğretmene tezkere yazdı, okul gezisi için para sayıp ayırdı, eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu.

Kek tarifleri defterini çıkardı, arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu. Bakkaldan alınacakları not etti, notu da Çantasına koydu. Sonra gitti, 3’ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı, dişlerini fırçaladı.

Gece kremini ve kırışık önleyici nemlendiricisini sürdü. Tırnaklarına baktı, törpüledi. İçeriden ‘sen yatmaya gitmemiş miydin’ diye seslenen babama ‘şimdi gidiyorum’ deyip köpeğin su kabını doldurdu.

Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı. Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş, lambasını söndürdü, bilgisayarını kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete attı.

Bana geldi, ‘haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın,’ dedi. Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı. 6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi.

Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi.

İşte o sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir ‘ben yatıyorum’ dedi ve gitti yattı. Sizce bu işte bir gariplik yok mu?

 Kadınların neden daha uzun yaşadığını merak etmiyor musunuz?

ÇÜNKÜ BİZİM YAPIMIZ UZUN ÇEKİŞLİ (ve işimizi bitirmeden öyle çabuk çabuk ölemeyiz)! Şimdi bu yazıyı tanıdığınız olağanüstü kadınlara gönderin. Emin olun, hepsi bayılacaktır. SONRA DA ARTIK YATIN !… :)))
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nereye Kaçarsan Kaç , Üç Şey Senle Gelir…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

İnsanlara saygım sonsuz ama sabrım sınırlı…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutlu olduğunuz zamanlarda bütün dünyanın çok daha güzel göründüğünü hiç hissettiniz mi?

Mutlu olduğunuz zamanlarda bütün dünyanın çok daha güzel göründüğünü hiç hissettiniz mi?

Oysa sizin bakış açınız dışında gerçekte hiçbir şey değişmemiştir.”

(Judi James)

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hây’dan geldik, Hû’ya gideriz . .

Hây’dan geldik, Hû’ya gideriz . . .

Hû, Arapça “O” anlamına gelen, sufi literatürde sıklıkla Allah’ı kastetmek için kullanılan kelimedir.

Hây, Allah’ın isimlerinden birisidir ve “diri, dirilten, yaşamın kaynağı olan” anlamına gelir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DOĞRU OLANI YAPMAK

On bir yaşındaydı ve New Hampshire gölünün ortasındaki adadaki evlerinde ne zaman eline bir fırsat geçse hemen balığa giderdi.
Levrek avı yasağının kalkmasından bir gün önce, babasıyla akşamın ilk saatlerinde küçük güneş balıklarından yakaladı. Sonra oltasına yem takıp, oltayı fırlatma talimi yaptı. Yem suya değdiği zaman gün batımında suda altın haleler oluşturmuş, daha sonra gölün üzerinde ay doğmuştu. Oltasının hızla çekildiğini hissedince, oltaya büyük bir balık geldiğini anladı. Babası oğlunun balığı çekişini hayranlıkla izledi. Çocuk sonunda yorgun düşen balığı sudan çıkardı. O güne kadar gördüğü en büyük balıktı, bir levrek; ama av yasağının kalkmasına sadece saatler kalmıştı.
Baba-oğul güzelim balığa baktılar, pulları ay ışığında ışıl ışıl parlıyordu. Babası bir kibrit yakıp saatine baktı. Saat on olmuştu. Av yasağının bitmesine daha iki saat vardı. Önce balığa, sonra oğluna baktı.
‘Suya geri bırakman gerekiyor, oğlum,’ dedi.
‘Baba!’ diye itiraz etti çocuk ağlamaklı bir sesle.
‘Başka balıklar da var,’ dedi babası.
‘Ama hiçbiri bunun kadar büyük değil!’ dedi çocuk.
Göle şöyle bir göz attı. Gölde hiçbir balıkçı teknesi yoktu. Babasının yüzüne baktı bu kez. Kendilerini hiç kimsenin görmemiş olmasına, kimsenin ne balığı yakaladıklarını bilmesinin olanaksız olmasına karşın, babasının sesinden bu konuda hiçbir ödün vermeyeceğini anlamıştı.
Oltanın ucunu balığın ağzından çekti ve balığı gölün karanlık sularına bıraktı. Balık suya düşer düşmez, şöyle bir çırpındı ve gözden kayboldu. Çocuk bir daha bu kadar büyük bir balık tutamayacağından emindi..
Bu olay bundan tam otuz dört yıl önce oldu. Bugün o çocuk New York City’nin ünlü mimarlarındandır.
Babasının küçük evi hâlâ o adadadır.
Oğlunu ve kızlarını hâlâ o adadaki küçük eve balık tutmaya götürür.
Çocuk haklıydı. Bir daha o kadar büyük bir balık tutamadı. Fakat ‘değerler’ konusunda bir ikilem yaşadığı zaman hep o balığı gözünün önüne getirir.
Babasından öğrendiği gibi ‘değerler’, doğru ile yanlışın ne olduğu konusunda çok basit bir konudur.
Güç olan yalnızca değerlerin uygulanabilmesidir.Birileri görmediği zaman da doğru olanı yapabiliyor muyuz?
Evet, küçüklüğümüzde bizlere balığı suya geri bırakmak öğretilseydi, doğru olanı yapabilirdik. Çünkü gerçeğin ve doğrunun ne olduğunu öğrenmiş olurduk.
Doğru olanı yapma kararı belleklerimizdeki canlılığını hiçbir zaman yitirmez. Bu anıyı dostlarımıza ve torunlarımıza göğsümüz kabara kabara anlatırız.
Fırsatlardan yararlanmak değil, doğru olanı yapmaktır önemli olan.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÖRÜMCEK AĞI

 

Bir gün dünyadaki hayatında hep kötülük yapan bir adamı Cehennem kapısında bir melek karşıladı. Melek adama şöyle seslendi: … “Hayatta iken tek bir gün bile birisine iyilik yaptı isen buraya girmeyeceksin.” Günahkar adam uzun süre düşündükten sonra, bir keresinde ormanda gördüğü örümceği hatırladı.

 Balta girmemiş ormanda yürürken önüne bir örümcek ağı çıkmıştı. Adam ağı bozmamak ve örümceği ezmemek için o gün yolunu değiştirmişti. Heyecan içinde o günü meleğe anlattı.

Melek adama gülümsedi ve ardından elini şıklattı. Gökten bir örümcek ağı inmişti. Adam, bu ağa tutunarak cennete girebilecekti. Adam neşe içinde ağa tırmanırken, cehennemden bazıları da bu ağa tutunarak cennete gitmeye çalıştılar.

Ama adam ağın o kadar çok insanı taşıyamayacağından korkarak onları itmeye başladı. Tam o sırada ağ gerçekten koptu ve diğerleri ile birlikte adam da Cehenneme düştü.

 “Yazık” dedi melek, “Bencilliğin, hayatında işlediğin tek iyiyi de kötülüğe döndürdü. O insanlara şefkat gösterebilseydin, ağın herkesi taşıyabileceğini de görecektin”. ‘

‘YAŞAMIN ÖRÜMCEK AĞINI ÖREN İNSANIN KENDİSİ DEĞİLDİR. O BU AĞDA SADECE BİR TELDİR VE BU AĞA YAPTIĞI KATKIYI ASLINDA KENDİ YAŞAMINA YAPMAKTADIR
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir.

Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir.

Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir.

Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir !.”

(Francis Bacon

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yalnız olmadığını bilesin diye…

Yalnız olmadığını bilesin diye

Sana ” MERHABA ” diyesim geldi……….♥

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GERÇEK SADECE DOGRULARİ DUYMAYA SUSADİĞİMİZ AN DİNLEDİKLERİMİZ GÖRDUKLERİMİZ VE DOKUNDUK LARİMİZDİR…!

GERÇEK SADECE DOGRULARİ DUYMAYA SUSADİĞİMİZ AN DİNLEDİKLERİMİZ GÖRDUKLERİMİZ VE DOKUNDUK LARİMİZDİR…!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bekle, pes etme, sabret, vazgeçme, gülümse, unutma

BEKLE

Hatırla ne zor zamanlar geçirdin, yenilmedin.

PES ETME

Bu kötü günlerinde miyadı dolacak

SABRET

Gün size muradınızı doğuracak

VAZGEÇME …

Belki de hiç ummadığınız kadar yakınsınızdır..

 GÜLÜMSE

Güller açsın, dikenlerine rağmen

UNUTMA

 Sonu muhteşem olacak dıye düşün.

Bekle, pes etme, sabret, vazgeçme, gülümse, unutma
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Dokunmanın Gücü…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şu hayatı; sarıp sarmalasakta mı yaşasak…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Alışkanlıklar kırılmak içindir. Bir alışkanlığı kırmanın keyfi, o alışkanlığı yaşamanın keyfinden sonsuzca fazladır

Alışkanlıklar kırılmak içindir.

Bir alışkanlığı kırmanın keyfi, o alışkanlığı yaşamanın keyfinden sonsuzca fazladır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

20 Sağlıklı Hatırlatma

1. Su  ve çay iç

2. Dışarı çık

3. Araştırma yap

4. Yediğin ne ise sen osun

5. Erken yat erken kalk

6. Makul hedefler belirle

7. “Biraz ter kimseye zarar vermez”

8. Bilgisayarını kapat

9. Temkinli ol

10. Şimdi yap (bugünkü işini yarına bırakma gibi bişey)

11. Hata yapmak normaldir

12. Gülmek kalori harcatır

13. Seks yapmak da (kalori harcatır)

14. Artık mazeret yok (istemez)

15. Güzellik (güzel olmak) bir seçimdir

16. “Hayır” de

17. Güneş kremi kullan

18. Limitlerini (sınırını) bil

19. Değerini bil

20. Kontrol sende

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »