Ruhun jimnastiği şükretmektir….
Leyla Hun

1-İnsan beyninin ayaktayken ve açık havadayken yaklaşık yüzde 10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir.Önemli kararlarınızı alırken kapalı alandaysanız,
”volta atmayı”deneyebilirsiniz.
2-Yürüyerek kolları sallamak beynin performansını olumlu etkiliyor.Önemli kararlarınızı açık havada,kollarınızı sağa sola sallayarak yürürken almaya ne dersiniz ?
3-Yabancı bir dil öğrenme beyni güçlendiriyor.Her gün birkaç yabancı ya da yerli yeni kelime öğrenip, kullanabilirsiniz. Sözlük okuyabilirsiniz. Alışveriş listesi veya telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz.
4-Zihinsel jimnastik/antrenman yapın.Bunun için çeşitli bulmacaları çözebilirsiniz. Satranç gibi akıl oyunları oynayın.
5-Rutinden kurtulun. Rutin olarak tekrar ettiğiniz davranışlardan vazgeçin. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer elinizle taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. En azından bir günlüğüne televizyon kumandasını sık kullanmadığınız elinizde tutun.
6-Entelektüel zevklerinizi geliştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş antolojisinden birkaç cümle okuyun. Beyninizi kaliteli cümlelerle besleyin.
7.Her gün güzel bir resme veya fotoğrafa bakmaya çalışın. Estetik algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir.
8-Sevdiğiniz bir müziği bir süre gözleriniz kapalı dinleyin. Beyin otoriteleri tarafından klasik müziğin zekaya 7 puan ekleyebildiği iddia edilmektedir.
9-Günde aklınızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatınız da ona göre şekillenir. Unutmayın kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda da onu çoğaltırsınız.
10-Bir konu hakkında düşünürken,nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek,beyin ve düşünce kapasitesini arttırır.
11-İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Çok uyuyorum diye üzülmeyin. Einstein’in günlük 10 saatten fazla uyuduğu biliniyor. 24 saati geçen uykusuzluk beyinde sarhoşluğa benzer bir etki yapar.
12-Bol ve temiz oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun yüzde 2’sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin yüzde 25’ini tüketir. Oksijensiz kaldığımızda ölümü gerçekleşen ilk organımız beyindir. Odanızın penceresini açarak kendinize bol bol oksijen ısmarlayın.
13-Farklı düşünme tarzları beyninizi geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.
14-Kullanılmayan organ körelir. Sürekli televizyon seyrederek beyninizi düşük viteste çalıştırmayın.
15-Beynin en tehlikeli yanı ”ters çaba” kuralına göre çalıştığı anlardır.Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuzu başınıza getirir! Buna ters çaba kuralı denir.Beyin odaklanılan hedef olumsuz olsa bile,bunu gerçekleştirmek için çalışır.Topluluk önünde konuşma yaparken ”acaba heyecanlanır mıyım ?” diye düşünürseniz,heyecanlanırsınız.
16-Beyni yoran monotonluktur.Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirebilirsiniz.
17-Beyin kısa süreli hafızada beş ile yedi arasındaki bilgiyi işleyebilir. Yeni bir bilgi gelince,bu bilgilerden birini atar. Buna ”sihirli sayı” kuralı denir. Bu kural aşılıp aşırı bilgi yüklenmesi durumunda beynimiz ”servis dışı” olur. Hayatınızın en büyük kararlarını alırken ”kafadan” değil, tıpkı beş haneli iki rakam grubunu çarparken yaptığınız gibi, bir kağıt üzerine yazarak ne yapacağınızı hesaplayın.
(ALINTI : Genç Beyin Sayfası


Toplum bilimciler şunu der; toplumu anlamak istiyorsan ön yargılarını at. Meğer kişisel bilimciler de aynı şeyi söylüyormuş. Kendini tanımak istiyorsan ön yargılarını at, bakış açını değiştir. Bu kitap bunu söylüyor. Pozitif yaklaşacaksın, korkmayacaksın, inanacaksın, özgüvenini artıracaksın, affetmeyi bileceksin.
Hayatın zor olduğuna inanırsan hayat zor olur. Ne yapacağız? Bu kitap ne yapacağınızı söylüyor. Başka kitaplar da söylüyor ama bu kitap sadece söylemekle kalmıyor antrenman da yaptırıyor. Yolunu yordamını gösteriyor.”
Mehmet Tezkan,
Gazeteci, Milliyet Gazetesi köşe yazarı
“Bir solukta okuduğum bu kitabın beni en çok etkileyen tarafı, tamamıyla güncel hayatta uygulanmış ve faydalı sonuçlar vermiş tekniklere yer verilmiş olması. Değişim hiç bu kadar kolay ve eğlenceli olmamıştı!
Sevgili Arzu, emeğine ve yüreğine sağlık!”
Hatice YILDIRAN,
ID Coaching International
MBA, MCCT, Founder
“Şifa, insanın kendi farkındalık yolculuğudur. İçsel yolculuğumuzda daha derinlere indikçe hem ruhumuz, hem de bedenimiz şifa bulur. Bu kitap, bu yolculukta içimizdeki en derin, en gizli saklı noktalara ulaşabilmek için yeni kapılar açıyor, kendi farkındalığımızı artırabilme fırsatı tanıyor.
Uygulaması çok kolay, derin ve etkin farkındalık yaratan şifalandırıcı egzersizlerden oluşan bu kitabı, herkese öneririm.”
Ferda Berkman,
Sağlıklı Yaşam Koçu
Kitabı okumaya başlar başlamaz devamını merak ettim… O kadar sahici ki…
Sahici; çünkü kişisel gelişimi hayata dokunduran bir tarafı var… İnsan hayatına dair meseleleri inceliyor ve içten bir üslupla okuyucuyu kavrıyor…
Yaşam koçluğu ve NLP ile tanışmak, hayatında bir fark yaratmak isteyen herkes için başucu kitabı olacağını düşündüğüm bu değerli çalışma, okuyucularına kendi kitabını yazma fırsatını da veriyor.
Bu kitap, içerdiği güçlü teknikleri okuyucunun uygulamasını sağlıyor, cesaretlendiriyor ve harekete geçiriyor!
Neslihan Erdoğdu
Uluslararası Koçluk Entitüsü Derneği Başkanı

Hayatının, yalnız sana ait olduğuna karar verdiğin gün senin dönüm noktandır. Özürler ya da bahaneler olmadan, dayanacak, güvenecek veya suçlayacak başka kimse de aramadan. Bu armağan senindir. Bu harika bir yolculuk ve onun kalitesinden sorumlu olan da sadece sensin. İşte hayatın gerçekte o gün başlar.
Bob Moawad

Gürültü patırtının ortasında sükûnetle dolaş, sükûnette huzur bulunduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma.
İçten ol; telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü, dünyada herkesin bir öyküsü vardır. Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki tek dayanağın odur. Seveceğin bir işi seçersen yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle seveceksin ki, başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.
Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki: insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri sonsuz uzunluktaki bir kumsalda tek bir kum taneciğinden fazla değildir.
Aşka burun kıvırma sakın; o çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye lâyık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.
Kaybetmeyi ahlâksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlûp olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.
Yılların geçmesine öfkelenme; gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgâra göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir…
Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkânsızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.
Hatırlar mısın doğduğun zamanları? Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse.
Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Eninde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya, yine de insanoğlunun biricik güzel mekânıdır.
Ben olsaydım mutlaka şunu yapardım veya asla buna izin vermezdim” gibi iddialardan çekinin. Hayat hakkında iddiada bulunmak, Kaderin sahibine meydan okumaktır. “Şöyle yapmayı dilerdim veya inşallah böyle yapacağım” deyin de iddianızın başınıza gelmesinden kurtulun. Hayatınız, kalbinizden geçen veya ağzınızdan çıkan iddialarınızla sınanmakla GEÇECEK
Leyla Hun