Allah seni toplasın!"

Hiç duydunuz mu şu duayı?
“Allah seni toplasın!”
Eskiler böyle dua ederlermiş hep. Ne güzel bir duadır
bu Ya Rabbi! hele ki bu çağa karşı!
Allah seni toplasın!
-Gözünü.. -Kulağını..
-Aklını..
-Yüreğini..
-Hayalini toplasın ağyardan..
Sana “el” olan sınırlardan.”Allah seni toplasın”
Toplanmazsan dağılacaksın çünkü. Dağılınca da dağıtacaksın!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

EFT NEDİR

 560025_484222148308166_298066640_n[1]

EFT teknik olarak bedenimizin değişik noktalarına parmak uçlarıyla vuruşlar yapmaktan ibarettir. Doğrudan, sorunu oluşturan düşüncelere, duygulara v…e davranış modeller üzerine odaklanarak yapılır. Bu kısmını 5 yaşındaki çocuk bile beş dakikada öğrenir. EFT ‘yi EFT yapan aslında bu vuruşlar değil, zihinsel düzeyde bu vuruşların titreşmesidir. Bedendeki bazı özel noktalara vuruş yapılarak bilinçaltı düzeyde değişim yapmayı sağlayan bir tekniktir.

EFT NİN FAYDALI OLDUĞU RAHATSIZLIKLAR
Anksiyete ·

Araba kazası ·

  Sıkıntı ·

Klostrofobi ·

Depresyon ·

Yas ·

Suçluluk ·

Başağrısı ·

İnsomnia ·

Sınırlayan inanışlar ·

Aşk acısı ·

Fisiksel ağrılar ·

Panik atak ·

Üzüntü ·

Utanç ·

Stres ·

Cinsel taciz ·

Travma ·

Kilo verme ·

Fobiler

o   Toplum önünde konuşma

o   Diş doktoru korkusu

o   Fareler

o   Örümcekler

o   İğneler

o   Araba kullanma korkusu

o   Yılanlar

o   Yükseklik korkusu

o   Su, deniz korkusu

ÖRNEK AŞK ACISI EFT ÇALIŞMASI

1. tur—> yüzleşme: Kaş üstü: bu aşk acısı

Göz kenarı: bu kalp ağrısı

Göz altı: ben kaybedenlerdenim

Burun: gerçek şu ki, ben yetersiz ve başarısızım

Çene: kimse beni sevmeyecek , zaten ne zaman sevildim ki

Göğüs: ben değer verilecek ve sevilecek biri değilim

Kol altı: ben hiç bir zaman sevilmeyeceğim Baş: çünkü bunu haketmiyorum

2. tur—> yeni duyguyu yerleştirme/olumlama

Kaş üstü: aşk acısı çekmeme rağmen, duygusal takıntılarımın ve engellerimin üzerine çalışıyorum ve bunlardan tamamen kurtulmayı seçiyorum

Göz kenarı: kalbimin bu kadar ağrımasına rağmen, tamamen iyileşmeyi seçiyorum

Göz altı: kaybettiğimi düşünsem de, olumsuz tüm duygularımdan arınmayı seçiyorum ve bunun şuan gerçekleştiğini hissediyorum

Burun: kendimi değersiz ve yetersiz hissetsem de, değerimi kalbimin içine çekmeyi ve içimdeki değeri kabul etmeyi seçiyorum

Çene: hayatın bana getirdiği yenilikleri sevgiyle kabul ediyor ve güvende olduğumu hissediyorum

Göğüs: gerçek ve doğru aşka kalbimi tüm derinliğimle açmayı tercih ediyorum

Kol altı: mutluluk, aşk, huzur ve güven içimde..

Baş: çünkü ben her şeyimle bunu hakedenlerdenim

Evrensel Şifa
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

GÜNÜN HİKAYESİ…

1924 YILINDA TOKYO ÜNİVERSİTESİ’NDE GÖREV YAPAN JAPON PROFESÖR HİDESABURA UENO, KENDİNE TREN İSTASYONUNDA BULDUĞU KÜÇÜK BİR KÖPEK YAVRUSU EDİNDİ. PROFESÖR UENO KÖPEĞİNE, JAPONCADA “SEKİZ TANE” ANLAMINA GELEN HACHİKO ADINI KOYDU. … SAFKAN AKİTA CİNSİ BEYAZ BİR ERKEK OLAN HACHİKO, HER SABAH ÜNİVERSİTEYE GİTMEK İÇİN EVDEN METROYA YÜRÜYEN SAHİBİNE EŞLİK ETTİ. METRONUN DIŞ KAPISINA KADAR GETİRDİĞİ SAHİBİNİ UĞURLADIKTAN SONRA DA EVE DÖNDÜ.

ÇOK GEÇMEDEN BİR AKŞAM ÜNİVERSİTE DÖNÜŞÜNDE METRONUN ÇIKIŞINDA HACHİKO’YU KENDİSİNİ BEKLERKEN GÖRDÜ PROFESÖR VE ÇOK ŞAŞIRDI. BU AKILLI KÖPEK SAHİBİNİN EVE DÖNÜŞ SAATLERİNİ HESAPLAYARAK VE AYNI YOLU KULLANACAĞINI DÜŞÜNEREK METRONUN ÖNÜNE GİTMİŞTİ. ONDAN SONRAKİ BİR YIL BOYUNCA HER SABAH SAHİBİNİ METROYA KADAR GÖTÜRDÜ, HER AKŞAM İŞ ÇIKIŞINDA DA METRONUN ÖNÜNDE KARŞILADI. SAATİNİ HİÇ ŞAŞIRMADI.

AMA BİR AKŞAM PROFESÖR METRODAN ÇIKMADI. HACHİKO GÖZLERİ METRONUN KAPISINDA, GECE BOYUNCA BEKLEDİ. BİR SONRAKİ AKŞAM PROFESÖR YİNE YOKTU. ÜÇÜNCÜ AKŞAM METRODAN YİNE ÇIKMADI. ÇÜNKÜ PROFESÖR ÜNİVERSİTEDE KALP KRİZİ GEÇİRİP ÖLMÜŞTÜ.. HACHİKO HER AKŞAM SAHİBİM METRODAN ÇIKAR DİYE İNATLA BEKLEDİ. HAFTALAR, AYLAR,YILLAR BOYUNCA HER AKŞAM TOKYO METROSUNUN SHİBUYA İSTASYONUNUN KAPISINA GİTTİ.

TAM 10 YIL BOYUNCA. HACHİKO 12 YAŞINDAYKEN METRONUN KAPISINDA ÖLDÜ. BUGÜN TOKYO’YA GİDENLERİN SHİBUYA İSTASYONUNUN KAPISINDA KARŞILAŞTIĞI KÖPEK HEYKELİ HACHİKO’DUR. JAPONLAR, SADAKAT VE İNSAN HAYVAN İLİŞKİSİNİN SEMBOLÜ OLARAK ÖLÜMÜNDEN HEMEN SONRA 10 YIL BOYUNCA SAHİBİNİ BEKLEDİĞİ YERE HACHİKO’NUN HEYKELİNİ DİKTİLER.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Mutlu Olmak İçin Vazgeçmeniz Gereken 15 Şey…

ACI ÇEKEN İNSAN…

3522_505340189504340_1686606630_n[1]
Bir adam çok acı çekiyormuş ve her gün Tanrı’ya dua edip, “Neden ben? Başka herkes çok mutlu görünüyor, ben neden böyle acı çekiyorum?” diyormuş. Bir gün büyük bir umutsuzlukla Tanrı’ya dua etmiş: “Bana başka herhangi birinin acısını verebilirsin, onu kabul etmeye hazırım ama benim acımı al. Artık dayanamıyorum.”

… O gece güzel bir rüya görmüş, güzel ve çok açıklayıcı.bir rüya. O gece rüyasında Tanrı’nın gökyüzünde görünüp herkese, “Bütün acılarınızı tapınağa getirin,” dediğini görmüş. Herkes kendi acısından bıkmış durumdaymış aslında herkes hayatının bir döneminde, “Herhangi birinin acısını kabul etmeye hazırım ama benimki al; benimki çok fazla, dayanılmaz,” diyormuş.

Böylece herkes kendi acılarını torbalara doldurmuş, tapınağa gitmiş ve herkes çok mutlu görünüyormuş; artık dualarının kabul olduğunu düşünüyorlarmış. Bizim adam da tapınağa koşmuş.

Tanrı, “Torbalarınızı duvar kenarına koyun,” demiş. Bütün torbalar duvar kenarına konmuş ve Tanrı, “Şimdi seçebilirsiniz,” demiş. “Herkes istediği torbayı alabilir.”

Ve en şaşırtıcı şey şuymuş: bu her zaman dua eden adam, başka herkesten önce kendi torbasını seçebilmek için yanına koşmuş! Ama çok şaşırmış çünkü herkes kendi torbasına koşuyor ve tekrar onu seçmekten mutlu görünüyormuş. Ne oluyormuş? İlk defa olarak herkes başkalarının sefaletlerini, başkalarının acılarını görüyormuş onların torbaları da büyükmüş, hatta daha da büyükmüş!

Ve ikinci sorun şuydu ki, insan kendi acılarına alışıyordu. Şimdi başka birininkini seçmek Torbada ne tür acılar olduğunu kim bilebilirdi? Uğraşmak niye? En azından kendi acılarını tanırsın, onlara alışmışsındır, katlanılabilirler. Yıllarca onlara katlanmışsındır niye bilinmeyeni seçesin?

Herkes evine mutlu bir şekilde dönmüş. Hiçbir şey değişmemiş, aynı acıları geri götürüyorlarmış ama herkes kendi torbasını alabildiği için mutluymuş ve gülümsüyormuş.

Ertesi sabah Tanrı’ya dua etmiş ve, “Dua için teşekkür ederim,” demiş. “Bir daha asla böyle bir şey istemeyeceğim. Sen bana her ne verdiysen iyidir, benim için iyi olmalı ki bana verdin.”

Büyü, gitgide daha özgün bir insan haline gel. Kendini sev ve Tanrı’nın seni yaratış şekline saygı duy. O zaman cennetin kapıları senin için hemen açılacaktır. Her zaman açıktırlar ama sen onlara dönüp de bakmamışsındır…

Tüm Gönül Dostlarıma Sevgilerimle Sufizm ve İnsan

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bilgili İnsan, Diplomalı Olan Değil, İstediği Her Şeyi Başkalarının Hakkını Çiğnemeden Elde Edendir…

I’m gonna make the rest of my life, the best of my life…

Dostlarıma Duam…

Fotoğraf

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

There is no Wi-Fi in the forest, but I promise you will find a bette connection…

Please Share :)

Yaslandığın her duvarın çökmesi moral bozmasın,Çünkü, sonunda desteğe gereksinim duymaksızın ayakta kalmayı öğrenirsin…

558970_10151553906649129_237101892_n[1]

Yaslandığın her duvarın çökmesi moral bozmasın; Çünkü, sonunda desteğe gereksinim duymaksızın ayakta kalmayı öğrenirsin…

lEVENT kORMAN

Bir satış görevlisine öfkelenmeniz ile birkaç saat sonra komşunuzdan köpeğinizin havlamasıyla ilgili bir şikayet telefonu almanız arasında bağ kurmazsınız.

images[3]
Bir satış görevlisine öfkelenmeniz ile birkaç saat sonra komşunuzdan köpeğinizin havlamasıyla ilgili bir şikayet telefonu almanız arasında bağ kurmazsınız.
Öğle yemeğinde buluştuğunuz arkadaşınızla ortak bir arkadaşınızı çekiştirdikten sonra işyerinde önemli bir müşterinizle sorun yaşamanız arasında bağ kurmazsınız.
Akşam yemeğinde haberlerdeki bir şeyle ilgili olumsuz konuşmanız ile  gece mide ağrısından uyuyamamanız arasında bağ kurmazsınız.
Sokakta yere bir şey düşüren bir insana yardım etmek için durmanız ile on dakika sonra market kapısının önünde park yeri bulmanız arasında bağ kurmazsınız.
Akşam çocuğunuzun ödevine seve seve yardım etmeniz ile ertesi gün vergi iadesinin beklediğinizden fazla gelmesi arasında bağ kurmazsınız.
Bir arkadaşınıza iyilik etmeniz ile aynı hafta patronunuzun size iki maç bileti ya da konser davetiyesi vermesi arasında bağ kurmazsınız.
Oysa hayatınızın her anında VERDİĞİNİZİ GERİ ALIRSINIZ. Siz arada bir bağ kursanız da kurmasanız da…
The Power/ Rhonda Byrne

İNSANLAR SENİ SEVECEK DİYE DEĞİŞME ; KENDİN OL VE SADECE DOĞRU İNSANLAR SENİ SEVSİN

534326_491466294238133_1194602704_n[1]İNSANLAR SENİ SEVECEK DİYE DEĞİŞME ; KENDİN OL VE SADECE DOĞRU İNSANLAR  SENİ SEVSİN

Turgay koçlu

Her Kalp Kendi Hayat Melodisini Çalar…

Ağaca Bağırmak…


Solomon adalarında yaşayan yerlilerin ilginç bir ağaç kesme yöntemi olduğunu biliyor muydunuz? Elektronik testere gibi teknolojik nimetlerden mahrum olan yerliler, baltayla kesemeyecekleri kadar kalın bir ağacı üfleyerek deviriyorlarmış… Evet, yanlış duymadınız, üf-le-ye-rek. Baltayla deviremeyeceklerini düşündükleri ağacın karşısına hep birlikte dizilip bir ağızdan ağaca kötü sözler fısıldıyorlarmış.

Bunu yaparken her bir ağacın içinde bir ruh taşıdığına inanıyorlarmış. Kötü fısıltıların bu ruhu güçlendirip ağacı terk etmesini bekliyorlarmış. Ve haklı da çıkıyorlarmış. Bir süre sonra ağaç kurumaya yüz tutuyor, ardından da devriliyormuş…
İnanamayabilirsiniz… Ancak Solomon adası yerlilerinin ağacın içinde farz ettiği ruhun insanlarda da olduğuna bir inanabilsek… Ve onları baltadan çok kötü sözlerin devireceğine…
Söz baltadan daha yaralayıcı olmalı…

 Aaamir Khan’in yonettigi bir hint filmi olan ‘her cocuk ozeldir’ filminde resim ogretmeni Nikumbh’un anlattigi bir hikaye 
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Aynı pencereden dışarı bakan iki kişiden biri sokaktaki çamuru diğeri gökyüzündeki yıldızları görebilir. Seçim bizlere aittir.

72948_2871515483522_851661228_n[1]

Arjantinli ünlü golfçü Robert Vincenzo yine bir ödül kazanmış ödülünü alıp kameralara poz vermiş. Ardından klubüne uğramış eşyalarını toplayıp otoparktaki arabasının yanına doğru yürümüş.O sırada yanına bir kadın yaklaşmış. Vincenzo’yu kutladıktan sonra ona küçük bir bebeğinin olduğunu bebeğin çok hastalandığını ve hastane masraflarını karşılayamadığını onun her gün biraz daha ölüme yaklaştığını anlatmış bir çırpıda.

Kadının anlattıkları Vincenzo’yu çok etkilemiş. Hemen çek defterini çıkarmış ve turnuvadan kazandığı paranın bir bölümünü yazıp imzalamış. Çeki kadına uzatmış. O sırada kadına “umarım bebeğinin iyi günleri için harcarsın” demiş. Ertesi hafta Vincenzo klupte öğle yemeğini yerken Golf derneği’nin bir üyesi yanına yaklaşmış ve “otoparktaki çocuklar Geçen hafta siz turnuvayı kazandığınız gün bir kadının yanınıza yaklaştığını ve sizinle konuştuğunu söylediler” demiş.   “Evet” demiş Vincenzo “bunun nesi garip?”.

“Garip değil tabi ki” demiş adam” ama size bir haberim var o kadın bir sahtekarmış. Sizin gibi zengin kişilere yaklaşıp hasta bir bebeği olduğunu söyleyip para koparırmış. Korkarım sizden de koparmış.” Vincenzo şaşkınlıkla ” yani ölümü beklenen bir bebek yok mu?” demiş.   “Yok” demiş adam.   “İşte bu hafta duyduğum en iyi haber” demiş Vincenzo. İşte buna bakış açısı farkı diyoruz.

Kimi parasını kaybettiğine   üzülür ama kimi de Vincenzo gibi ölümü bekleyen bir bebek olmamasına sevinir.   Aynı pencereden dışarı bakan iki kişiden biri sokaktaki çamuru diğeri gökyüzündeki yıldızları görebilir. Seçim bizlere aittir.