MUTLULUK REÇETESİ

Alman Bunte Dergisi’nin son sayısında Alman uzman Wilhelm Schmid Bode’nin mutluluk reçetesi açıklandı:
KIRMIZIBİBER
Acı kırmızıbiber, önce insanda cehennem duygusu uyandırır. Ancak hemen arkasından ödülü gelir. Biberdeki “Capsacin” adlı madde, damakta endorfin salgılanmasına yol açar. Endorfin acıları dindirir ve insani mutlu kılar.
Bol acılı yiyen Asyalılar bunun için mutludur.

GÜNLÜK TUTMAK
İnsanın gerçek mutluluğu dışarıda değil, iç dünyasındadır. Günlük tutmak, insanın pusulası olabilir. Başımızdan geçen olaylar arasında mutlu anıları özellikle vurgulayarak kâğıda dökersek, bunları kalıcı kılmış oluruz.

EVCIL HAYVAN
Kuş, kedi, köpek ya da balık… Ev hayvanlarıyla uğraşan insanların çok daha mutlu ve sağlıklı yaşadığı bilimsel bir gerçek.
Ev hayvanları, gün içinde nice küçük mutluluklar tattırırlar insana.

EV İŞLERİ
İnanılır gibi değil ama gerçek: Erkeklerin yüzde 12’si, yemek pişirip ütü yaparak, ev temizleyerek mutlu olduğunu söylüyor. İşin çok daha iyi yanı, erkekler iş yaptığı zaman kadınlar da mutlu oluyor.

MOR RENK
Mor renk insanı neden mutlu yapar? Renk araştırmacıları bu soruya şu yanıtı veriyor: Kırmızı insanı aktif yapar, mavi dinlendirir. Kırmızı ve mavinin karışımı olan mor ise insan ruhunu dengeye kavuşturur.

JOGGING
Açık havada koşu yapmak ya da sıkı bir yürüyüş, mutluluk hormonu serotonin algılanmasını sağlıyor. Bulduğunuz her fırsatta temiz havada koşu ya da yürüyüş yapın.

MEDİTASYON
Gevşeme teknikleri insanın ruhundaki sıkıntıları atar. Gevşemiş bir insan yaşadığı anın tadını çıkarır, çevresinde küçük mutluluklar bulabilir.

GÜLMEK
Her şeyi ciddiye alanlar baştan kaybediyor. Gülmek, gülümsemek ve mizah insanı sağlıklı ve mutlu yapıyor. Bir kahkaha, bin porsiyona bedeldir sözü kesinle doğru.

ÇİKOLATA
Bir parçacık yemek yeterli, mutluluk hormonu “serotonin” anında beyinde dolaşıma çıkıyor. Çikolatanın içerdiği “penilatilamin” insanı bulutlara çıkarıyor.

MUZ
Kendinizi güçsüz ve sinirli mi hissediyorsunuz, hemen bir muz yiyin. Magnezyum ve kalsiyum içeren bu meyve strese karşı birebir. O da mutluluk hormonu serotonini kışkırtıyor.

DOSTLUK
Almanya’da yapılan araştırmalara göre insanların yüzde 45’i kendini arkadaşıyla mutlu hissediyor. Dostluğun en önemli belirtileri, karşılıklı güven ve birbirini dinleme yeteneği.

ÇİÇEKLER
Doğaya saygı gösteren insanlar, küçük şeylerle mutlu olmayı da bilir. Araştırmalara göre çiçek, insanın mutluluk düzeyini yüzde 100 oranında artırıyor.

İDEAL DENİLEN ŞEY BİR YILDIZA BENZER, ONA HİÇBİR ZAMAN YETİŞEMEYİZ, AMA TIPKI DENİZCİLERE OLDUĞU GiBi BİZE DE YOL GÖSTERİR.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hayatından seni üzen, kıran insanları çıkart ki seni mutlu edeceklere yer açılsın…

Hayatımın Geri Kalanını Hayatımın En Güzel Yılları Yapmayı Seçiyorum…

Yaşamın boyunca tanıştığın her insanın aslında bir amaca hizmet ettiğini anlayacaksın…

BEDENİN HER HÜCRESİ AKILLIDIR DÜŞÜNCELERE KARIŞILIK VERİR


Hepimizin hayatta pes ettiği bir dönemi vardır..İnsanlar çeşitli acılar yaşıyarak pes etme noktasına gelirler..
Bu durum aslında bir bitişi belirler..Örneğin ; Yaşadığımız büyük bir sarsıntı,aşk acısı,en yakınını kaybetme acısı,kötü bir yenilgi,hayal kırıklığı gibi durumlarda ,artık mücadele gücünü kaybeden insan PES eder ve kendini bırakır..
“KENDİNİ BIRAKMA” sözcüğüne dikkat ederseniz,”kendinden vaz veçme” demek olduğunu anlarsınız..Kendinden vaz geçen insan yavaş yavaş tüm hücrelerine “YAŞAMAK İSTEMİYORUM ” diye seslenir..Ve peşinden türlü hastalıklar baş göstermeye başlar..Bedenimizin her hücresi akıllıdır , insanın düşündüğü her şeye, ağzından çıkan her söze karşılık verir.PES etme noktası aslında, içinde bulunduğumuz olumsuz durumun bitişidir ..Bilincimiz bizi pes etme noktasına getirdiyse bize ” ARTIK YENİ BİR BAŞLANGIÇIN ZAMANI GELDİ ” diyordur..Kendinizi böyle bir durumda görüyorsanız,
lütfen bunu idrak edin..Ve sakın,kendinizi bırakmayın..
Kendinize şöyle seslenin
BU BİTİŞ BANA YENİ BİR BAŞLANGICI GETİRİYOR
VE BU YENİ BAŞLANGIÇ TÜM HAYATIMA
HUZUR SAĞLIK VE MUTLULUK GETİRİYOR..
KENDİMİ BÖYLE KABUL EDİYOR VE ONAYLIYORUM
Kendinize bu şekilde seslenirseniz,bu defa o ,muhteşem akıllı hücreler bu seslenmeye karşılık verecek ve sizi içinde bulunduğunuz KENDİNDEN VAZGEÇMİŞLİKTEN kurtaracaktır….
Serap Özger
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SEN NİYETİNİ ET!..YÜREKTEN…KENDİ HAYRINA VE BÜTÜNÜN HAYRINA…

SEN NİYETİNİ ET!..YÜREKTEN…
KENDİ HAYRINA VE BÜTÜNÜN HAYRINA…
SONRA BIRAK…
ÖYLE DOLAMBAÇSIZ, NET OLSUN NİYETİN…
SONRA BIRAK…KOVALAMA PEŞİNİ…
DUYGULARIN ÖYLE GÜÇLÜ OLSUN Kİ, NİYETİNİ EDERKEN…
EMİN OL, GERÇEKLEŞECEĞİNDEN…İNAN…
SONRA BIRAK…
DEVRAN DÖNER, ZAMAN ALT ÜST OLUR,ANLAŞMALAR YAPILIR BOZULUR, GİDENLER GELİR, OTURANLAR HAREKETE GEÇER,…
SEN BİLE ŞAŞARSIN…
ÖYLE SEYRE DALARSIN…
NİYETİN, BİR KUŞ MİSALİ GELİR, AVUCUNA OTURUVERİR…
OLACAĞINA İNANDIN VE BIRAKTIN YA…
OLUR!..
HAYRINA VE BÜTÜNÜN HAYRINAYSA
OLUR!
BIRAK!
BIRAK!
SORGULAMA!..ÖLÇME!..BİÇME!..ŞEKİLLENDİRME!..
BIRAK!..
OLUR!..

 

Kaç Yaşında Olduğunu Unut Ve Sadece Yaşa…

“Sadece tuvaleti değil, lütfen insanları da bulmak istediğiniz gibi bırakınız.”

imagesZCQ627AU

 

“Sadece tuvaleti değil, lütfen insanları da bulmak istediğiniz gibi bırakınız.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendine Haksızlık Etmeyi Bırak! Ve Potansiyelini Fark Et!!!

Derin bir insanım ben…

 

Derin bir insanım ben…
Herkes anlayamaz…
Gülümsemelerim kahkahalarım çoktur…..
Ama bir o kadarda üzüntülerim, kederim
hayal kırıklıklarım da çoktur…..
Hepsini gülümsemelerimin arasına saklar, kendime mutluluk maskesi yaparım….. İyiyim derim soranlara,
bir şeyim yok her şey yolunda derim…..
Ama kimse bilmez yorgunluğumu,
suskunluğumu , sessizliğimi , kızgınlığımı ,
dargınlığımı , kırılmışlığımı icimde yanan yangını, vurup giden Fırtınamı, ve en başta hayallerimin imtahanını…
Dedim ya herkes anlayamaz…

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

“Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?’

images[6]Affetmek ile ilgili bir hikaye

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklife bulunur:

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler.

“O zaman” der öğretmen :  “Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin”

Öğrenciler bunu da yaparlar.

“Şimdi yarınki ödevlerinize hazır olun.Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!”

Öğrenciler, bu işten pek bir şey anlamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdı.

Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

“Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını patatesin üzerine yazıp torbaya koyun.”

Bazı öğrenciler üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzını kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine:

“Peki şimdi ne olacak?” der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

“Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız.Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde hep yanınızda olacaktır.’

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar:

“Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor.”

“Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, hem yorulduk.”

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

“Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir iyilik olarak düşünüyoruz. Halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.’

AFFEDELİM BU GECE…


Giden bir sevgili, haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüz insanlar,
Yarı yolda bırakan dostlar, yakınlarımız ailemiz…
Öyle ya da böyle birileri bizi kırdı incitti, yaraladı.
Bağışlayamadığımız insanlara dönüştüler..
Kendi bakış açımızdan incindiğimizi zarar gördüğümüzü düşündüğümüzde,
Onların da insan olduğunu unutup, intikamı hak görüyoruz kendimizde..
Bazen sudan sebeplerle, duygular açıkça ifade edilmediği için,
zihinlerimizde yazdığımız senaryolar, gurur yüzünden kopan ilişkiler;
Bazen de yaptığı hasara bakmadan, hayatımızdan çıkıp gidenler var.
Öfke kin bağışlayamamazlık hepsi bizi yakıp yıkıyor.
Bu gece kendimizi özgür kılalım..
Hepimiz hata yapıyoruz, yaşadıkça da yapmaya devam edeceğiz,
Hayat bu…
Bugün birilerini affetmekte zorlanıyoruz ya;
Yarın belki de affedilmeyi bekleyen biz olabiliriz…
Kadir geceniz kutlu olsun:)
Güzin Yeğin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Seni kurtaracak tek insan, yine sensin…

En doğru zaman, en önemli insan ve en gerekli şey…

En doğru zaman, en önemli insan ve en gerekli şey…
Bir zamanlar kralın biri şayet bir işe doğru zamanda başlamayı bilirse, kimin sözüne kulak verip kimden uzak duracağını bilirse ve de hepsinden önemlisi, her zaman yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse, giriştiği hiçbir işte başarısızlığa uğramayacağını düşünmüş.
Bu düşünceden hareketle bütün krallığına kendisine bir iş için en doğru zamanın ne zaman olduğunu, kendisi için en gerekli insanların kimler olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretecek kişiye büyük bir ödül vereceğini duyurmuş.
Bunun üzerine alimler kralın huzuruna gelmişler. Ancak kralın sorularına hepsi farklı cevaplar vermişler.
Verilen bütün cevaplar farklı farklı olduğu için kral bunların hiçbirine katılmadığını söyleyerek ödülü hiç kimseye vermemiş. Ancak sorularının doğru cevaplarını hala bulmak istediğinden, bu konuda yalnız başına yaşayan ve kendini ve Yaradanı tanımaya vermiş, bilgeliğiyle ünlü birisine danışmaya karar vermiş.
Bilge bir ormanda yaşıyor ve yaşadığı bu ormanın dışına hiç çıkmıyormuş. Kral bu nedenle üzerine sıradan giysiler giymiş. Bilgenin yaşadığı ormana tek başına gitmiş.
Kral kendisine doğru gelirken bilge adam, kulübesinin önündeki toprağı kazmakla meşgulmüş. Zayıf ve güçsüz görünen bilge, krala selam vererek kazmaya devam etmiş.
Kral, bilge adamın yanına gelerek,
-Soracağım şu üç soruyu cevaplamanız için size geldim, bilge kişi. Doğru zamanda doğru şeyi yapmayı nasıl öğrenebilirim? Bana en gerekli olan insanlar kimlerdir ve dolayısıyla kimlerin sözüne daha fazla önem vermeliyim?
Hangi şeyler diğerlerinden daha önemlidir ve üzerlerine öncelikle eğilmem gerekir?
Bilge adam, kralı dinlemiş ama hiçbir şey söylememiş. Kazmaya devam etmiş.
Kral, bilgeye yardım etmek istediğini söyleyerek küreği elinden almış ve iki tarhı belledikten sonra sorularını yinelemiş. Bilge adam krala yine cevap vermemiş.
Kral uzun bir süre daha kazdıktan sonra bilgeye sorularını cevaplamasını istediğini, eğer cevaplamamakta ısrarlıysa oradan ayrılmak istediğini söylemiş.
O sırada yanlarına koşarak birinin geldiğini fark etmişler.
Adam, yanlarına iyice yaklaşınca yaralı olduğunu ve kan kaybettiğini görmüşler. Kral hemen elindeki küreği bırakmış, yaralının kanını durdurmak için elinden geleni yapmış. Kral ile bilge adamın yardımlarıyla ölümden kurtulmuş.
Sabah olduğunda yaralı adam kendine gelir gelmez kraldan özür dilemiş. Bu duruma çok şaşıran kral, bu özrün nedenini anlayamamış. Yaralı adam, krala minnettarlığına neden olayı anlatmaya başlamış.
Yaralı adam, o gün kralı takip ettiğini, bilge adamı görmeye gittiğini bildiğini, dönüşte onu öldürmeyi planladığını anlatmış.Ancak kral, bilgenin yanında uzun süre kazma işiyle meşgul olduğu için ölümden kurtulmuş. Kralın adamları ise onu yakalayarak yaraladıklarını öğrenmişler.
Yaşlı adam, hayatını kurtaran kraldan kendisini bağışlamasını eğer yaşarsa bundan sonra ona kulluk yapmak istediğini söylemiş.
Kral düşmanıyla böyle kolay yoldan barıştığı ve onu bir dost olarak kazandığı için çok mutlu olmuş. Onu bağışlamış ve kendisiyle alakadar olmaları için hizmetçileriyle doktorlarını görevlendirmiş.
Artık oradan ayrılmak istediğini söyleyerek, yaralı adamdan müsaade isteyen kral, son kez sorularına cevap almak için bilge adamın kendisiyle konuşmasını istemiş. Bilge adam, ona cevaplarını aldığını söylemiş.
Kral istediği cevapların ne olduğunu kendisinden dinlemek istediğini söylemiş.
Bilge adam bunun üzerine anlatmaya başlamış:
Dün benim güçsüz oluşuma acımayıp, bu tarhları benim için kazmasaydınız ve yolunuza gitseydiniz, o adam sizi vuracaktı.
Dolayısıyla en önemli an o tarhları kazdığınız andı. En önemli kişi ise bendim ve en önemli uğraşınız da bana iyilik etmekti.
Sonra, o adam bize doğru koşarak geldiğinde, en önemli an onunla ilgilendiğiniz andı. Zira siz adamın yarısını sarmasaydınız adam sizinle barışmadan ölecekti. Dolayısıyla sizin için en önemli adam oydu ve onun için yaptıklarınız sizin için en önemli uğraştı.
Şunu sakın unutmayın: Önemli olan tek bir an vardır, o da şu an içinde bulunduğunuz andır. Çünkü bir tek o zaman elinizden birşeyler gelebilir. İnsana gerekli olan kişi şu an yanında olan kişidir. Çünkü hiç kimse günün birinde bir başkasına işinin düşüp düşmeyeceğini bilemez. Ve de insan için en önemli uğraşı iyilik yapmaktır. Zira bu, insanın yeryüzüne gönderiliş gayesidir…
Sevgiyle Serkan Sorguç – Kuantumdaben.com
Bu güzel hikaye usta Tolstoy’dan alıntıdır…

Kan Grubuna Göre BESLENME…

imagesCA8EWYOX

O Grubu: Avcı olduğundan et sever. Etle beslenir

A Grubu: Çiftlik insanı. Kümes hayvanı, balık ve sebzeyle beslenir

B Grubu: Konserve ve hazır yiyecek

AB Grubu: Fast food’la beslenir…

Sindirme büyük bir enerji gerektirir. O yüzden geç saate yemek iyi değil. Sindirmeye enerji harcayacağına diğer organlara faydalı olabilir.

Et bu yüzden öğlen tercih edilmeli. Kuzu en çabuk çözülen et.

Dana en ağır.

vÜCUDUNA UYGUN BESLENMELİSİN…

Kaynak: Bilge Hoca ders notları