Çok Doğru…12 Soruda Kişilik Testi

1) Çok kalabalık bir lokantada, sipariş vermek için bekliyorsunuz. Fakat garson sizi 15 dakikadır görmüyor.

a) Garsona seslenerek el sallar, dikkatini çekmeye çalışırsınız.
b) Bir daha yanınızdan geçtiğinde nazikçe gülümser ve kibarca artık sipariş vermek istediğinizi söylersiniz.
c) Beklemeye devam edersiniz. Nasıl olsa bir ara sizi görüp gelecektir.

2) Haksızlık…

a) … sert bir biçimde cezalandırılmalıdır.
b) … değiştirilemez, en mantıklısı göz yummaktır.
c) … karşısında elinizden hiçbir şey gelmez.

3) Çok keyifsiz bir gününüzdesiniz…

a) Sinirinizi gizlemeye çalışmaz, neye sinirlendiyseniz belli edersiniz. Böylece keyfiniz tekrar yerine gelir.
b) Sıkıntınızı sadece yakın arkadaşlarınızla paylaşırsınız. Neşeli halinize geri dönmeniz biraz uzun sürebilir.
c) Kendi kendinizi dinler, keyfinizi kaçıranın ne olduğunu çözersiniz. Keyfiniz zaten çok çabuk yerine gelir.

4) En samimi kız arkadaşınız kuaförde saçlarını yaptırmış, fakat çok kötü görünüyor. Ona ne dersiniz?

a) ‘Kuaföre mi gittin? Çok hoş olmuş’ diyerek arkadaşınızın moralini bozmamaya çalışırsınız nasılsa olan olmuştur.
b) ‘Hala en yakın arkadaşımsın’ diyerek, hoş bir şekilde beğenmediğinizi anlatırsınız.
c) ‘Eski saçların daha güzeldi’ diyip net bir şekilde beğenmediğinizi ona söylersiniz.

5) Dostane ama sizi sürekli lafa tutan komşunuz, çok aceleniz varken size merdivenlerde rastlarsa…

a) Onu sabırla dinler, lafını kesmezsiniz. Elbet bir ara diyecekleri bitecektir.
b) Kibarca çok aceleniz olduğunu söyler, hızlı adımlarla uzaklaşırsınız.
c) Konuşmayı çabucak bitirmesi için kestirme laflarla cevap verir, sizi lafa tutup engellediğini tavırlarınızla belli edersiniz.

6) Kayınvalideniz yaş gününüzde size çok zevksiz bir kazak hediye etti…

a) Mutlaka teşekkür edersiniz, ama kazağınız dolabınızın en alt çekmecesinde yerini alır.
b) Hemen içine bakıp, değiştirme kartı olup olmadığını kontrol edersiniz.
c) Kayınvalidenizin sizin zevkinizi hala anlamamış olması canınızı sıkar ve gecenin ilerleyen saatlerinde bunu kendinize dert edersiniz.

7) Mutfakta başarılı olmamanıza karşın kek yaptınız…

a) Kimse yaptığım kek hakkında yorum yapmaz.
b) Gülümseyerek inatla insanların kekimi nasıl bulduklarını sorarım.
c) İkram etmeden önce keki denemek için yaptığımı mutlaka söylerim ve yanında pastaneden aldığım kurabiyeleri de koyarım.

8) Bir lokantaya giriyorsunuz ve yanınızdaki çiftin insanlara bakarak fısır fısır konuştuklarını fark ediyorsunuz…

a) Sinir olurum, başkaları hakkında böyle alenen konuşan insanlardan hiç hoşlanmam.
b) Bir şey düşünmem!
c) Çok şeker bir çift olduklarını ve birbirlerini yeni tanıyan heyecanlı aşıklar olduklarını düşünürüm.

9) Sabah koşu yaparken, sizden çok daha genç olan iş arkadaşınızla karşılaşıyorsunuz ve o gülümseyerek sizi hızlıca geçiyor.

a) Kalan tüm gücünüzü toplar siz de onu geçersiniz.
b) Siz de ona nazikçe gülümsersiniz, sporda hızlı olması sizden daha formda ve daha ince olduğunu göstermez.
c) Temponuzu hiç bozmazsınız, yavaş olmak hiç sorun değilmiş gibi davranırsınız.

10) Girdiğiniz mağazada tatlı dilli bir tezgahtar size çok yüksek fiyatlı bir pantolonu satmaya uğraşıyor.

a) ‘Bir daha bu dünyaya ne zaman geleceğim’ diye düşünür, pantolonu tereddüt etmeden alırsınız.
b) Paranıza kıyamaz ve mağazadan çıkarsınız.
c) Tezgahtara tekrar düşüneceğinizi söyler, evinizin yolunu tutarsınız.

11) Patavatsızlık yapıp, birilerini kırdığınız oluyor mu?

a) Elbette çok sık oluyor.
b) Hayır asla kırmam çok dikkatli davranırım.
c) Nadiren olur ama bunu asla kasten yapmam.

12) İnsanlara iltifat etmeyi sever misiniz?

a) İltifat etmesini de almasını da çok severim.
b) Eğer gerçekten öyle düşünüyorsam söylerim, iltifat olsun diye değil.
c) Evet ara sıra iltifat ederim, herkes biraz övgü duymak ister.

PUANLAMA

. a    b    c

1) 5    2    1
2) 6    2    1
3) 6    3    1
4) 1    2    4
5) 1    6    3
6) 2    5    0
7) 1    5    2
8) 7    0    3
9) 7    3    1
10) 3    6    0
11) 6    2    1
12) 5    3    1

DEĞERLENDİRME

9-25 puan arası

Kesinlikle çevrenizle çok uyumlu birisiniz. İnsanlarla rahat iletişim kurmak, yanlarında kendinizi huzurlu hissetmek sizin için son derece önemli.

Dikkat etmeniz gerekenler: Tüm gücünüzü insanlara ayırmayın, kendinizle ilgilenmek için de zaman yaratın. Seveceğiniz bir kitap, güzel köpüklü bir banyo ya da doğayla baş başa bir yürüyüş. Tüm bunlar biraz rahatlayıp kendinizle baş başa kalmanızı sağlayacaktır.

26-46 puan arası

Sempatik bir görüntünün, tüm kapıları açan bir anahtar olduğunun farkındasınız. Çevrenizle ilişkilerinizde kendinize fazlasıyla güveniyorsunuz ve beceriklisiniz.

Dikkat etmeniz gerekenler: Düzgün davranmaya o kadar uğraşıyorsunuz ki, içinizdeki ‘ben’ bir türlü dışa çıkamıyor. Ara sıra taşkınlıktan çekinmeyin. İçinizdeki ‘ben’i dışarıya çıkarın, gerçekten neyi arzuluyorsanız onu yapın ve herkes sizi daha az sevecek diye endişelenmeyin.

47-68 puan arası

İçiniz dışınız bir. Hiç kimse görüş ve düşünceleriniz konusunda ikilemde kalmıyor. Zaten siz de ikilemde kalmayı, kimsenin işi ikircikli bırakmasını istemiyorsunuz.

Dikkat etmeniz gerekenler: Ara sıra zayıf yönünüzü göstermenin bir zararı dokunmaz. Ara sıra çekilin bir kenara ve kendinize biraz soluk aldırın. Hem böylece başkaları siz olmadan da bir şeyler yapmaya çalışacaktır.

İki sebep için değişiriz: Ya yeterince öğrenir ve değişmek isteriz ya da yeterince yaralanır ve değişmek zorunda kalırız…

Çöpler dışarı, temizlik zamanındayız…

Çöpler dışarı, temizlik zamanındayız…

Ay kapanıyor; gözükmüyor, Eskiay’dayız…
Şimdi derlenme, toparlanma, sonlanma zamanı.
Fazlalıkları kapıya çıkarın, veda edin.
Eski kilolar, kötü alışkanlıklar, dostmuş gibi yapanlar…
Ne varsa yük gelen, sevgiyle ayrılın…

25 Ağustos Pazartesi akşamı Yeniay doğuyor,
Yeni adım atmak için bekleyin ama, karanlık geçsin…
27 Ağustos’ta Hilal’i görün, Ay’ın ışığı bereketiniz olsun.

Başarı Grafiği Dalgalıdır:)

Emin Olma…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kendime söz veriyorum:

images[11]/

Güçlü olacağıma ve akıl huzurumu hiçbir şeyin bozmasına izin vermeyeceğine;
Karşılaştığım insanlarla sağlık, mutluluk ve bolluk konuşacağıma;
Arkadaşlarıma onlarda özel bir şey olduğunu hissettireceğime;
Her olayın aydınlık yanını göreceğime ve aydınlığı gören olacağıma;
Hep en iyiyi düşüneceğime, en iyi için çalışacağıma ve en iyinin geçekleşmesini umacağıma;

Başkalarının başarılarına da kendi başarına sevindiğim kadar sevineceğime;
Geçmişte olan hataları unutacağıma ve gelecekteki başarıları görmeye odaklanacağıma,
Her zaman neşeli bir yüz ifadesi taşımaya çalışacağıma ve karşılaştığın her canlıya bir gülümseme sunacağıma;

Kendimi geliştirmek için çok zaman ayıracağından, başkalarını eleştirmeye zamanın kalmayacağıma;

Endişelenmeyecek kadar geniş, kızmayacak kadar asil, korkmayacak kadar cesur ve sorunların varoluşuna izin verebilecek kadar mutlu olacağıma söz veriyorum. Devamını Gör

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hayatın Anlamını Sorma, Ona Sen Bir Anlam Yükle…

binlerce kez şükür zamanlamam tam zamamında olmuş.. Kendim olmayı seçtiğim yaş dilimim 33 idi…Ve gerçekten zahmetliydi!:-))

1395908_10151745674164685_1154590680_n[1]
binlerce kez şükür zamanlamam tam zamamında olmuş.. Kendim olmayı seçtiğim yaş dilimim 33 idi…Ve gerçekten zahmetliydi!:-))

Önce ne istediğini bilmek gerekiyormuş. Önüne geleni ezbere yaşamak haz vermiyormuş insana. Bu hayatta başkalarına ne kadar rol yaparsan yap kendine rol yapamıyormuş insan…Kendini kabul ettirmek için verdiğin uğraşı aslında daha zahmetliymiş. Sadece kendin olmak , olduğun gibi olmak varken hayatı zorlaştıran bu çaba neden? Kendini başkalarına değil de önce kendine kabul ettirmek işin sırrı imiş..

İçinde rahat edemediğin kıyafetlerin içinde sadece içinde bulunduğun topluma kabul ettirmek demek değilmiş yaşamak… Peki ben ne olacağım diye bas bas bağıran içindeki sesi susturmak öyle kolay olmuyormuş anladım.

Dedim ya önce insanın ne istediğini bilmesi gerekiyormuş. Ben ne istediğimi anlayana kadar çok zaman geçti. Bu güne kadar kimse bana ne istiyorsun diye de sormamıştı aslında. Matemetik çalış Türkçe çalış…Derslerinde başarılı ol…Zaten hayat güzel olur dediler…Ama olmadı…

Matemetikden aldığım yıldızlı notlar hayatımda mutlu olmama yetmemişti,yetememişti. Hayatta kalmanın tek çaresi para kazanmak meslek sahibi olmak olduğunu dinleyerek büyüdük. Meslek sahibi mutsuz, depresyonda, iletişimi zayıf,hoşgörü gösteremeyen bir toplum olduk çıktık. Evlendiğinde mutlu olacaksın, çocuk olduğunda mutlu olacaksın diyerek kendimizi kandırarak geçti onca yıl…!

Mutsuz iki insandan mutlu bir evlilik olmuyormuş…! Ayrılığına şahit olduğun aşkların anlamsız savaşına tanık olmak değiştirmişti aşka yüklediğimiz anlamı.

Her ikisi de birbirinden kendi kendine beceremedikleri mutluluğu yaşatmasını istemişti. Nasıl mutlu olacağını kendisi bilmiyor iken eşinden bunu keşfetmesini beklemişti. Ama olmadı…!

Peki kendimize sorduk mu ne istediğimizi?

Ben kendime hiç sormamıştım ne istediğimi. Anladım ki sadece istediğimi sandıklarım vardı. İstediğimi sandıklarımı elde ettiğimde yaşayamadığım mutluluklar hiç gelmediğinde anladım yanlış da olduğumu.

Başkalarının isteklerini kendi istediklerim olduğunu sanarak geçmişti onca yıl. Ben hep başkası olarak yaşamıştım. O yüzden oldukça yabancıymışım kendime. İnsan başkasına ne kadar yakın olabilirdi zaten. Ben de kendime o kadar yakınmışım sonradan anladım.

Artık başkası olmak değil kendim olmalıydım. Kendimle tanışmaya karar verdim. Ama nereden başlayacaktım.”Merhaba ” diye mi başlasaydım. ” Nasılsın mı?” deseydim. Nasıl konuşsaydım kendimle önce bilemedim. Bugüne kadar hiç başkalarına konuştuğum gibi kibar konuşmamıştım kendimle. Hep suçlamış başkalarını daha değerli görmüştüm.

Zaten kendini değerli görmek kendini sevmek kibir değil miydi(!) Bize böyle öğretilmemiş miydi?

Başkalarının yanlışlarını hatalarını kabullenmiş, affetmiş,hoş görmüş ama kendimi hesapsızca ve acımasızca öylesine yargılamıştım ki…! Artık zihnim ve bedenim bana dur demişti. Dur artık…Dur ve kendin ol…!

Bu güne kadar konuştuğum bir tarz bir şekil vardı. Yeni tarzım nasıl olmalıydı acaba?

Genelde başkalarını anlamaya çalışarak konuşuyordum zihnimle. Kendimi anlamaya çalışmak hep ikinci sıradaydı. İnsanları anlarsam, daha yakından tanırsam her şeye hakim olmam daha kolay olacaktı… Herkes gibi ben de hakim olamadım elbette…! Çektiği acılar garantici ve tetikte yapıyordu insanı belki de.

Sonrası kocaman bir teslimiyet..!

Hayatın savurduğu her olayda kendimi aradım ben. Kendimi tanımakla tekrar başladım hayata. En baştan taa baştan.

Fark etmeyi seçtim. Sevgiyi seçtim. Bugüne kadar sevmeyi unuttuğum kendimi sevmeyi seçtim.

Ayten Tekeci

Herkes deli gibi mutluluğu arıyor

500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.
Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.

5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.
Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.

Konuşmacı dedi ki: “Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur…mutluluğun peşinden gitmek.” _____

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kadınların bilmesi gereken 25 şey..

HER bir maddeyi dikkatlice oku ve özümse……

 

1. Unutma! Sen değerlisin.
Çalışsan da çalışmasan da… Ünlü olsan da olmasan da… O erkek seni istese de istemese de… Sen sen olduğun için bi’tanesin.

2. Kadın olmanın tadını çıkartmalısın.
Biraz şefkat, biraz anaçlık, biraz dişilik, biraz seksilik, bolca zeka ve altıncı his… Sen şahanesin!
MUTLULUK SENİN İÇİNDE

3. Göbeğin çıktı diye, 36 bedenden çok uzaksın diye, saçların o reklamlardaki kız gibi dalgalanmıyor diye eksik değilsin.

4. Kendine güvenin en büyük silahındır ve o en derinlerinden gelen ışıl ışıl gülümsemen tabii ki.

5. Biliyorum adettendir ama sonuca varamadığın, sadece bünyeni hırpaladığın o konuyu 50 kere konuşmana, tartışmana gerek yok.
Olmuyorsa, üstünü çizip devam etmelisin.

6. Yaptıklarından suçluluk duyarak vakit kaybetmemelisin.
Yapamadıklarını listeleyip isteklerini gözden geçirmek suretiyle adımlar atarsan daha mutlu olabilirsin.

7. Hiçbir evlilik, hiçbir olması gerek şov, sana öğretilmiş hiçbir mecburiyet alın yazın değildir.
Kocan tek çıkışın, hayat zaferin değildir.

8. Uzaklarda arama sakın; en büyük mutluluk sendedir.

9. Aşkından gebersen de sınırlarını bilmelisin. Sınır neresidir? Sana saygısızlık yaptığı yerdir. Buna asla izin verme.

10. Sen kendine ne değer biçersen, sen kendine nasıl davranırsan; herkes sana öyle davranır. Asla ama asla kendini küçümseme.
HERKESE ‘SEVGİLİM’ DEME

11. Evde oturup derdine yanma.
Kaderini birine, bir kuruma, bir konuma bağlama.
Kaderin senin ellerinde, bunu sakın atlama!

12. Eski sevgili adı üstünde ‘eski’dir…
Senin yeni dünyanı bulandırmasına izin verme.

13. Yeniden seveceksin, çok da sevileceksin. Kimse son değil, bunu bileceksin.

14. Dünyanın kanunu bu; düşündüğünü çekersin. Allah rızası için kurup durma, senaryolar yazma!

15. Sevgilini çok sevmelisin. Öyle herkese ‘sevgili’ dememelisin.
Fakaaat çok sevmen demek, kendini ayaklar altına alman demek değildir. Bir kadın gerekirse, severken de gidebilir değil mi?
HER ŞEYİN ŞIK OLSUN

16. Her şeyin şık olsun. Ruhun, bedenin, kıyafetin, sevişin, terk edişin, dostluğun, sevgililiğin… Kadınlık şıklık demektir.

17. Başka kadınları kafana takmaktan vazgeç! Onlar sen olamaz, sen de onlar… Her kadın kendine özeldir, her kadın dibine kadar özeldir.

18. Kız arkadaşların önemlidir, en kıymetlilerindir ama onları seçmeyi bileceksin. Kadın kadının kurdudur, bir kenara not edeceksin.
Sadece kötü gününde değil, başarında, mutluluğunda da yanında olan, yüreğini ortaya koyan arkadaşlarından asla vazgeçmeyeceksin.

19. Erkekler çocuktur. Nokta!
Çocuğunu hem sevecek hem kızacak, icap ederse küsecek, cezasını vereceksin.
SEN ÖZELSİN BUNU UNUTMA!

20. Seni bırakıp gidebilenin arkasından gözyaşı dökmeyeceksin.
Aramazsa aramasın be!

21. Sevginin, aşkın ne demek olduğunu anlamayan bir adamın vizesini keseceksin.

22. Sen renklisin, sen beceriklisin, sen erkeğin mutlu olma sebebisin, sen başlangıçsın, sen sonsun…
Mecbursun, bunu fark edeceksin!

23. Her şey bir karar vermene bakar. Sabır bazen gerekli, bazen gereksizdir. Ayrımı yapabilmelisin.

24. Yapamayacağın şey yok.
Gidemeyeceğin yer yok. Sana kapalı olabilecek kapı yok! Şu an silkelenip kendine geleceksin!

25. Tekrar söylüyorum, kafana kazı istiyorum;
SEN ÖZELSİN, SEN Bİ’TANESİN, ÖNCE KENDİ DEĞERİNİ BİLECEKSİN!!!!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SEVİYORUM…..!

m36[1]

Yaşamayı seviyorum,
İnsanları seviyorum,
Filmleri ,konserleri , kitapları, sıcak ekmeği, kalabalık sofraları ,çikolatayı,

Gülmeyi, eğlenmeyi, gezmeyi, yanık mısırı, arkamı dayayabileceğim insanları, çimlerde koşmayı,

Köpekleri, şifacılığı, dilek fenerlerini, mavi ojeyi,
Rüzgarda yaprak olmayı,
Geceleri yıldız olmayı,
Yaz gecesinde yağmur olmayı seviyorum…


Ve en çokta ”SEVGİ” nin yüreğimdeki gücünü ….S

eviyorum……

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Nefesin Önemi…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

İyi İnsan; Aklından hiç kötülük geçirmeyen, saf insan değildir…

İyi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bakın. Görün. Adım atın. Sevin. Koruyun. Emek verin. Değer verin. Dürüst olun. Yorulunca düşün

hisar ağva 062
 
Kendini hiç bir yere, hiç bir gruba ve kimseye ait hissedemeden büyüyüveren ben, aidiyet sorununu bir kenara bırakıp sahip çıkmayı öğrendiğim gün büyümeye başladığımı anlamıştım. Bakın. Görün. Adım atın. Sevin. Koruyun. Emek verin. Değer verin. Dürüst olun. Yorulunca düşün. Kalkarken öfkelenin. Zorlanınca küfredin. Kötülüğe maruz kalınca ağlayın ama devam etmeyi bırakmayın. Utanmayın. Çözümsüz kaldığınızda paylaşın. Yukardan bakmayın, cevap heryerde olabilir. Dünya size karşı çıksa da vicdanınızı dinleyin. Tüketmek üzerine büyük bir oyun oynadılar size, kandırılıyorsunuz yeni bir siz yok. Üretin. Verin. Çoğaltın. Size kendinizi eski, bitmiş, ölmüş hissettirene dönüp zaten ölümlü olduğunuzu hatırlatın. Ölümün herşeyden eski olduğunu hatırlatın. Yaşamın almak tarafında bir sevecenlik yok. Uğraş kanatlardadır gökyüzü sizindir. Yukarı bakmayı bırakın. Yukarı bakıp gagalarınızı açmayı bırakın! Oyunun bir parçası olmayın. Sizi kendi yiyecekleriyle beslemelerine izin verdiğiniz sürece kanat çırpmaya enerjiniz olmayacak. Siz bir parçasınız ve oraya sizi koyan da, sizi bunun tercihiniz olduğuna inandıran da aynı güç. Fark edin! Özlemek dün ile ilintili bir duygudur. Yeniyi özlemek kapitalizm eliyle yaratılmış bir hastalıktır. Fark edin! Hiçbir şeyin bir parçası olmakla yetinmeyin. Kalkın. Parçalara uzanıp birleştirin. Bir arada tutun. Kapitale karşı durun. Ağrı vardır. Mutsuzluk vardır. Eski vardır. Düşeni yakalayın. Kopanı dikin. Bir yerde hiç birşeysiz durmayı keşfedin. Sıkılmak vardır! İnsanı ve insan kalan yerlerinizi tanıyın.
Ve tüm bunları çocuklara da öğretin.

Ömrünün yarısını insanları sevemeyerek ve hiçbir aidiyet hissedemeyerek geçirmiş biri, bunu biraz becerebiliyor, direnebiliyorsa, siz çok daha güzelini yaparsınız.
Biraz yavaş.. sadece biraz daha yavaş. Akıp giden yoldaki herşeyi iyice görmek için.
Çünkü hedef bir yanılsamadır.
Sizin, benim, hiç birimizin, aslında o akıp giden yol dışında, hiçbir şeyimiz yok

ALINTI
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dışarıyla Uğraşmaktan Vazgeçtim…