Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini inadına mutlu ol..

images[7]
Bugün Yaşayacağın Her Şeyi Sen Seçeceksin; Ya kızacaksın yağmura etrafı ıslatıyor diye, Ya da seveceksin onu çiçeklerini suladığı için…
Ya sıkılacaksın param yok diye, Ya da harcamalarını planlayıp, müsriflikten uzak kalmaya çalışacaksın……
Ya sızlanacaksın bozulan sağlığına, Ya da hayatta olmayı kutlayacaksın…
Ya içli içli sitem edeceksin anne babana, seni büyütürken veremedikleri şeyler yüzünden, Ya da onları yürekten seveceksin seni dünyaya getirdikleri için…
Ya sıkıntı basacak dikenli güllere katlanmak zorundayım diye, Ya da dikenlerin gülleri var diyerek umut dolacaksın…
Ya kaybettiğin dostlar için yas tutacaksın, Ya da yeni insanlarla yeni dostluklar peşinde koşacaksın…
EL SENDEDİR,GÜL SENDE DİKEN SENDE, GÜL SENDE HER AN İMTİHANDASIN AĞLASAN DA GÜLSEN DE..
Kendini yorgun hissetsen bile, Başarı senden kaçsa bile, Bir hata sana zarar verse bile, Hatta ihanet sana acı verse bile,
Bir hayat yok olsa bile, Gözyaşları gözlerini yaksa bile, Kimse gayretini fark etmese bile, Nankörlük ödünün olsa bile,
Anlayışsızlık seni gülmekten alıkoysa bile, Ve hatta her şey ,hiç bir şey olsa bile, Yüreğini yakan felaketler varsa
Yangınını söndürecek mucizelerde var elbet Vazgeçme…Yeniden başla…
ÇÜNKÜ; HAYAT YAŞAMAYA & SEVGİ PAYLAŞMAYA DEĞER
Her şey sende başlar, sende biter.
.Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini inadına mutlu ol..
Yüzünüzden GÜLÜCÜK, Yüreğinizden SEVGİNİZ Eksik Olmasın.Herşey Gönlünüzce Olsun.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Kimi istersen onu seç ama önce kendini seç.

imagesMOXE5LDE
Kimi istersen onu seç ama önce kendini seç. Kendin için yaşa, kendin için sev, kendin için aşık ol… Kendini beğen ve kendini dinle her zaman. Ancak o zaman bulabilirsin mutluluğun formülünü.
Düşün ki; çok seviyorsun dans etmeyi. Ruhunu doyuruyorsun ve hayatın vazgeçilmezleri arasında. Öyleyse dans et. Durma, kimsenin seni engellemesine izin verme…. Sırf başkaları mutlu olacak diye oturma sandalyeye, kalk ve pistin ortasına ilerle. Sonra dönmeye başla yorulana kadar, bacakların ağrıyana kadar dans et. ”Ne derler” diye düşünme, bırak konuşsunlar. Sen mutlu olacaksın gerisinin önemi yok.
Kendini yollara mı vurmak istiyorsunbin ilk otobüse. Nereye gittiğine bile bakma, çık yola. Bir haber ver yeter, nereye gittiğini soranlara “Kendime gidiyorum” de. Kes dünyayla iletişimini ne olur? Bir mola yerinde pilav üstü kuru yerken alacağın tadı düşün. Kayboluşlar insan kendini buldurur bazen. Hem keşfetmek diye de bir şey var bu dünyada. Serüvenci bir ruhun varsa bundan kime ne?
Bir kaşif olmanın hazzını yaşa. Geride kalanları unutma elbette ama onlar da beklemeyi bilsinler. Çok mu beğendin vitrindeki giysiyi, al o zaman. ”Çok mini çok renkli çok frapan çok sakil” mi diyecekler? Bırak desinlersen kendine yakıştırıyorsun ya bu yeter. Giy ve bak aynaya. Nasıl iyi hissediyorsun değil mi? Öyleyse hadi şu kırmızı olanı da al.
Eskileri çıkar üzerinden ve onu giyerek git evine. Şaşırsınlar. “Bu da nereden çıktı şimdi?” diyene “Kendim için aldım, kendime aldım” de gitsin. Boşver gerisini… Kim kötü düşünürse düşünsün aldırma kötü düşünce kötü söz gibi sahibini bağlar. Sen başla şarkı söylemeye. Bağıra bağıra söyle hem de. Şarkının sözlerini bilmiyorsan uydur ne olacak ki? Merak etme kınamazlar seni. Kınarlarsa da bu onların sorunusen eğleniyorsun ya… Kendi besteni kendin yapkendi sözünü kendin yaz ve söyle. ”Bu şarkı da nereden çıktı? diye sorarlarsa “Kendime yazdım” de… Ne yaparsan kendin için yap kendini eğlendir önce. Sen mutlu ol kisenin mutluluğun başkalarını da mutlu etsin.
Mutsuzken, kimseyi mutlu edemezsin unutma. Ve sakın herkesi birden mutlu etmeye çalışma çünkü olamazlar.

REİKİ ŞİFASI:İyi talihini başkaları ile paylaş. Yardım kurumlarına bağışta bulun, şefkatli ol.

images[4]
1 – Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua et. Büyük Ruh dinler, eğer sen sadece konuşursan.
2 – Yollarında kaybolmuş olanlara karşı anlayışlı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve açgözlülük, kayıp bir ruhtan kaynaklanır. Rehberlik bulmaları için dua et.
3 – Kendini, kendi kendine araştır, keşfet. Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme. O senin, sadece senin yolundur. Diğerleri o yolu seninle birlikte yürüyebilirler, fakat hiç kimse o yolu senin için yürüyemez.
4 – Misafirlerine evinde saygıyla davran. Onlara en iyi yiyeceklerini ver, en iyi yatağı ver ve onlara saygı ve onurla muamele et.
5 – Herhangi bir kişiden, bir topluluktan, bir çölden ya da bir kültürden olsun, senin olmayan şeyi alma. O ne kazanılmıştır, ne de verilmiştir. Senin değildir.
6 – Yeryüzü üzerindeki her şeye saygılı ol – ister insan, ister bitki olsun.
7 – Diğer insanların düşüncelerini, isteklerini ve sözcüklerini on urlandır. Başka birinin sözünü asla kesme, alay etme ya da taklidini yapma. Herkese kişisel ifadeleri için izin ver. 8 – Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma. Evrene bıraktığın negatif enerji, sana katlanmış olarak geri döner.
9 – Herkes hatalar yapar. Ve tüm hatalar bağışlanabilir.
10 – Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olur. İyimser ol.
11 – Doğa bizim için değildir, o bizim bir parçamızdır. Onlar senin dünyasal ailenin parçalarıdır.
12 – Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır. Onların yüreklerine sevgi ek ve bilgelik ve hayatın dersleriyle sula. Onlar büyürken, onlara büyümeleri için yer bırak.
13 – Başkalarının kalplerini incitmekten kaçın. Verdiğin acının zehiri sana geri döner.
14 – Her zaman dürüst ol.
15 – Kendini dengede tut. Senin Zihinsel ben ‘in, Ruhsal ben ‘in, Duygusal ben ‘in ve Fiziksel ben ‘in – hepsinin güçlü, saf ve sağlıklı olmaya gereksinimi var. Zihnini güçlendirmek için bedenini çalıştır. Duygusal rahatsızlıkları iyileştirmek için ruhsallıkta büyü.
16 – Kim olacağını ve nasıl davranacağını belirlerken bilinçli kararlar ver. Kendi eylemlerinin sorumluluğunu üzerine al.
17 – Başkalarının mahremiyetine ve kişisel yerlerine saygılı ol. Başkalarının kişisel eşyalarına dokunma – özellikle kutsal ve dini eşyalarına. Bu yasaktır.
18 – Önce kendine karşı dürüst ol. Önce kendini besleyemezsen ve kendine yardım edemezsen, başkalarını besleyemezsin ve onlara yardım edemezsin.
19 – Başkalarının dini inançlarına saygı göster. Kendi inancını başkalarına kabul ettirmeye çalışma.
20 – İyi talihini başkaları ile paylaş. Yardım kurumlarına bağışta bulun, şefkatli ol.
REİKİ ŞİFASI

Kızılderililerin şeref sözleri…

images[1]
1 – Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua et. Büyük Ruh dinler, eğer sen sadece konuşursan.
2 – Yollarında kaybolmuş olanlara karşı anlayışlı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve açgözlülük, kayıp bir ruhtan kaynaklanır. Rehberlik bulmaları için dua et.
3 – Kendini, kendi kendine araştır, keşfet. Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme. O senin, sadece senin yolundur. Diğerleri o yolu seninle birlikte yürüyebilirler, fakat hiç kimse o yolu senin için yürüyemez.
4 – Misafirlerine evinde saygıyla davran. Onlara en iyi yiyeceklerini ver, en iyi yatağı ver ve onlara saygı ve onurla muamele et.
5 – Herhangi bir kişiden, bir topluluktan, bir çölden ya da bir kültürden olsun, senin olmayan şeyi alma. O ne kazanılmıştır, ne de verilmiştir. Senin değildir.
6 – Yeryüzü üzerindeki her şeye saygılı ol – ister insan, ister bitki olsun.
7 – Diğer insanların düşüncelerini, isteklerini ve sözcüklerini onurlandır. Başka birinin sözünü asla kesme, alay etme ya da taklidini yapma. Herkese kişisel ifadeleri için izin ver.
8 – Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma. Evrene bıraktığın negatif enerji, sana katlanmış olarak geri döner.
9 – Herkes hatalar yapar. Ve tüm hatalar bağışlanabilir.
10 – Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olur. İyimser ol.
11 – Doğa bizim için değildir, o bizim bir parçamızdır. Onlar senin dünyasal ailenin parçalarıdır.
12 – Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır. Onların yüreklerine sevgi ek ve bilgelik ve hayatın dersleriyle sula. Onlar büyürken, onlara büyümeleri için yer bırak.
13 – Başkalarının kalplerini incitmekten kaçın. Verdiğin acının zehiri sana geri döner.
14 – Her zaman dürüst ol.
15 – Kendini dengede tut. Senin Zihinsel ben ‘in, Ruhsal ben ‘in, Duygusal ben ‘in ve Fiziksel ben ‘in – hepsinin güçlü, saf ve sağlıklı olmaya gereksinimi var. Zihnini güçlendirmek için bedenini çalıştır. Duygusal rahatsızlıkları iyileştirmek için ruhsallıkta büyü.
16 – Kim olacağını ve nasıl davranacağını belirlerken bilinçli kararlar ver. Kendi eylemlerinin sorumluluğunu üzerine al.
17 – Başkalarının mahremiyetine ve kişisel yerlerine saygılı ol. Başkalarının kişisel eşyalarına dokunma – özellikle kutsal ve dini eşyalarına. Bu yasaktır.
18 – Önce kendine karşı dürüst ol. Önce kendini besleyemezsen ve kendine yardım edemezsen, başkalarını besleyemezsin ve onlara yardım edemezsin.
19 – Başkalarının dini inançlarına saygı göster. Kendi inancını başkalarına kabul ettirmeye çalışma.
20 – İyi talihini başkaları ile paylaş. Yardım kurumlarına bağışta bulun, şefkatli ol.

Birbimize baktığımızda, aynı denizi özleyen ırmaklar görsek,

11146261_664177150375910_7893347848319238045_n[1]

İnsanlara dışardan bakar,
Ve hayatlarında sevdiğimiz, nefret ettiğimiz, kızdığımız, özdeşlik kurduğumuz,
Küçük gördüğümüz, önem verdiğimiz, özendiğimiz, garipsediğimiz,
Hayranlık duyduğumuz, hayretle baktığımız,
Unutmak istediğimiz, bir türlü unutamadığımız,
Yakın bulduğumuz, yok saydığımız…
Nice şey görürüz!
Oysa herkes ama herkes,
Aynı şeylerden korkar,
Aynı şeyleri umar,
Aynı dertleri çeker…
Ve eninde sonunda yolu aynı denize çıkar.
Birbimize baktığımızda, aynı denizi özleyen ırmaklar görsek,
Hiç kızarmıydık smile ifade simgesi

kaynak: juno yıldız gözlemcisi

Resim: Kathe Fraga

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Doğanın döngüsünde, zafer veya yenilgi diye bir şey yoktur; yalnızca devinim vardır.

images[2]

 

 

Doğanın döngüsünde, zafer veya yenilgi diye bir şey yoktur; yalnızca devinim vardır. Kış, bütün yıla egemen olmak için mücadele etse de sonunda çiçekler açan ve neşe saçan ilkbaharın zaferini kabullenmeye mecburdur.
… Yaz, sıcak günlerin sonsuza dek sürmesini ister. Çünkü sıcağın toprağa iyi geldiğine emindir. Ama nihayetinde, toprağı dinlendiren sonbaharın gelişini kabullenir.
Ceylan, bitkileri yer ve aslan tarafından avlanır. Önemli olan kimin daha güçlü olduğu değil, Tanrı’nın bize ölüm ve yaşama dönüş döngüsünü ne şekilde gösterdiğidir.
Bu döngüde, kazanan ve kaybeden yoktur; sadece yerine getirilmesi gereken aşamalar vardır. İnsan, yüreği bunu kavradığı anda özgürleşir. Zorlukları yakınmadan kabullenir ve zaferlerin sarhoşluğuna kapılmaz.
İki durum da geçicidir. Biri biter, öbürü başlar. Böylece döngü biz etten sıyrılıncaya ve İlahi Güç’le buluşuncaya dek sürer…

Paulo Coelho’dan

Aşk Zannettiğimiz Çoğunlukla Tutkudan Başka Bir Şey Değildir…

images[10]
Aşk kimseye acı vermez. Ve şayet aşkın canını acıttığını hissediyorsan, canını acıtan şey senin sevebilme niteliğin değil başka bir şeydir. Bunu anlamadığın sürece aynı çemberin içinde yeniden ve yeniden dönüp duracaksın. Aşk olarak ad…landırdığın şey senin içinde pek çok sevgisiz şeyi gizleyecektir; insan zihni diğerlerini kandırmada ve kendini de kandırmada çok kurnaz ve beceriklidir. Zihin çirkin şeylere güzel etiketler yapıştırır.
İnsanların normalde kullandığı anlamıyla aşk sözcüğü aşk değildir. O tutkudur. Ve tutkunun can yakması kaçınılmazdır. Çünkü bir nesne olarak bir kimseyi arzulamak saldırganlıktır. O bir hakarettir, o şiddet içerir. Birisine karşı tutkuyla yöneldiğinde ne kadar o aşkmış gibi davranabilirsin?
Yüzeysel bir şey aşk gibi gözükecektir ama birazcık kazı ve altında saklanan şey katıksız tutkudur. Tutku hayvansıdır. Bir kişiye tutkuyla bakmak, saldırmak, aşağılamak, o kişiyi bir şeye, bir nesneye indirgemek….hiç kimse kullanılmaktan hoşlanmaz. Bu herhangi bir kimseye yapabileceğin en çirkin şeydir. Hiç kimse bir eşya değildir, hiç kimse bir amaca hizmet eden bir araç değildir.
Tutku ve aşk arasındaki fark budur. Tutku diğer kimseyi birtakım arzuları tatmin etmek için kullanır. Diğeri sadece kullanılır ve kullanım bittiğinde diğer kişiyi bir kenara atabilirsin.
Aşk bunun tam tersidir; diğer kişiye kendi içinde bir amaç olarak saygı duyar. Bir kimseyi kendi içinde bir amaç olarak sevdiğinde, o zaman incinme hissi yoktur; sen onun aracılığıyla zenginleşirsin. Aşk herkesi zenginleştirir.OSHO
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

-İKİ ŞEY-

11096724_870831562980204_1287856173695468886_n[1]

İki şey ‘Kalitesiz İnsan’ın özelliğidir:
1- Şikayetçilik
2- Dedikodu

İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:
1- Bakış açısını değiştirmek
2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

İki şey yanlış yapmanı engeller:
1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgeçinden geçirmek
2- Hak yememek

İki şey kişiyi gözden düşürür :
1- Demagoji (Laf kalabalığı)
2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)

İki şey insanı ‘Nitelikli İnsan’ yapar:
1- İradeye hakim Olmak
2- Uyumlu Olmak

İki şey ‘Ekstra Değer’ katar:
1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek

İki şey geri bırakır:
1- Kararsızlık
2- Cesaretsizlik

İki şey kâşif yapar:
1- Nitelikli çevre
2- Biraz delilik

İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:
1- Baskın yeteneği bulmak
2- Sevdiğin işi yapmak

İki şey başarının sırrıdır:
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek
2- Kendini güncellemek

İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:
1- Niyetin saf olması
2- Ruhsal farkındalık

İki şey milyonlarca insandan ayırır:
1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek

İki şey gelişmeyi engeller:
1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat)
2- Felakete odaklanmış olmak

İki şey çözüm getirir:
1- Tebessüm (gülümseme)
2- Sükut (susmak)

İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır:
1- Anne
2- Baba

İki şey geri alınmaz:
1- Geçen zaman
2- Söylenen söz

İki şey ulaşmaya değerdir:
1- Sevgi
2- Bilgi

İki şey “hayatta önemli olan her şey” içindir:
1- Nefes alabilmek
2- Nefes verebilmek

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

aSLINDA SOLAK OLAN aLBERT sCHWEİTZER, KENDİSİ SOL KOLUNDA UYUMAYI SEVDİĞİ İÇİN SAĞ ELLE YAZMAYI ÖĞRENMİŞTİR…

11152708_10153135825736390_6810381706817463470_n[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayat Bir Oyunsa, İşte Kuralları…

33621_163055393711059_4442665_n[1]

 

Chérie Carter-Scott’

“Hayat Bir Oyunsa, İşte Kuralları” adlı kitabında bu konulara değinmiş ve kendince açıklamalar getirmiş.Doğarken dünyaya bir kullanma kılavuzu ile gelmediniz; aşağıdaki kurallar yaşamınızı daha iyi kılmak içindir.

1.Size bir vücut verilecektir. Onu beğenebilir ya da ondan nefret edebilirsiniz, ancak kesin olan bir şey varsa o da ömrünüzün geri kalanı boyunca ona sahip olacağınızdır

2.Dersler öğreneceksiniz. “Yeryüzünde Yaşam” isimli tam zamanlı gayrı resmi bir okula kaydoluyorsunuz. Her kişi veya her olay birer Evrensel Öğretmen’dir.

3.Hatalar yoktur, yalnızca dersler vardır. Büyümek bir deneyim sürecidir.”Başarı” kadar “yenilgiler” de bu sürecin bir parçasıdır.

4. Bir ders öğrenilene kadar tekrar edilir. Bu ders, ta ki siz öğrenene kadar size çeşitli biçimlerde anlatılır. Ancak ondan sonra bir sonraki derse geçebilirsiniz.

5. Eğer kolay dersleri öğrenemezseniz bu dersler giderek zorlaşırlar. Dışsal sorunlar içsel durumunuzun kesin bir yansımasıdır. İçsel engelleri ortadan kaldırdığınız zaman dış dünyanız değişir. Acı, evrenin sizin dikkatinizi çekme şeklidir.

6. Davranışlarınız değiştiği zaman bir dersi öğrenmiş olduğunuzu anlarsınız. Bilgelik egzersizdir. Bir şeyin bir parçası olmak, hiçbir şey olmaktan daha iyidir.

7. “Burası”ndan daha iyi bir “orası” yoktur. “Orası” dediğiniz yer “burası” olduğu zaman gene “burası”na kıyasla daha iyiymiş gibi görünen bir “orası” olacaktır.

8. Diğer insanlar yalnızca sizin aynanızdırlar. Diğer bir kişinin bir yönü sizin kendinizde sevdiğiniz ya da nefret ettiğiniz bir yönünüzü yansıtmadıkça onu sevmeniz ya da ondan nefret etmeniz mümkün değildir.

9. Yaşamınızsize bağlıdır. Yaşam size tuvali sunar, resmi siz yaparsınız. Yaşamınıza sahip çıkın. Yoksa başkası sahip çıkacaktır.

10. Daima ne isterseniz onu alırsınız. Bilinçaltınız kendinize çektiğiniz enerjileri,deneyimleri ve insanları doğrulukla belirler. Dolayısıyla ne istediğinizi bilmenin en güvenilir yolu neye sahip olduğunuzu görebilmektir. Kurbanlar yoktur, yalnızca öğrenciler vardır.

11. Doğru ya da yanlış yoktur, ama sonuçlar vardır. Ahlaki yaklaşımların faydası olmaz. Yargılamalar ise yalnızca davranış kalıplarını korumak içindir. Yalnızca yapabildiğinizin en iyisini yapın.

12. Cevaplar kendi içinizdedir. Çocukların başkalarının rehberliğine ihtiyacı vardır;bizler ise olgunlaştıkça “Ruhun Yasaları”nın yazılı olduğu kalbimize güveniriz. Bildikleriniz duyduklarınızdan, okuduklarınızdan ya da size söylenenlerden çok daha fazladır. Yapmanız gereken yegâne şey bakmak, dinlemek ve güvenmektir.

13. Doğduğunuzda bunların hepsini unutacaksınız.

14. Ne zaman arzu ederseniz hatırlayabilirsiniz

Her engel bir fırsattır.

11091564_869661383097222_6823192818250293657_n[1]

 

Her engel bir fırsattır.
Kalp kırıklığı, mutlu olmak için,
hastalık, iyileşmek için,
nefret, sevmek için,
suç bağışlamak için,
başarısızlık, başarılı olmak için bir fırsattır.
Hata yapmaktan ve eleştirilmekten korkmayın!

Anthony Robbins

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Dünyada beş ağır suç vardır.

images[1]

Konfüçyüs, Hükümdar’ın isteği üzerine bir süre için şehrin yönetiminde olmayı kabul etti. Yedi gün izledi. Yedinci gün yüksek memur Şao-Çeng’i idam ettirdi, cesedin üç gün açıkta kalmasını emretti.

Öğrencileri çok şaşırdılar, yanına gittil…er, sordular : “Şao-Çeng bu şehirde hatırlı ve kuvvetli bir adamdı. Şimdi şehrin yönetimini aldıktan sonra ilk işiniz onu astırmak oldu. Bu yaptığınız doğru mudur. Bildiğimiz kadarıyla bu adam haydutluk, hırsızlık yapmamıştı…” Konfüçyüs “yaptığımın nedenlerini size anlatayım” dedi ve anlattı : “Dünyada beş ağır suç vardır. Haydutluk ve hırsızlık bunların arasında değildir, daha sonra gelirler.
 Bu beş suç şunlardır : Birincisi uyumsuz ve asi bir tabiatla birlikte gözüpeklik;
İkincisi aşağı bir hayat tarzıyla birlikte inatçılık;
Üçüncüsü çenesinin kuvvetli olmasıyla birlikte yalancılık;
Dördüncüsü herkesin ayıbını, kusurunu aklında tutmakla birlikte herkesle dost geçinmek;
Beşincisi hak ve adalet duygusu olmamakla birlikte yaptığı haksızlıkları süslü ve parlak gerekçeler arkasına gizlemek.
 Şao-Çeng’de bunların beşi de vardı. Nereye gitse taraftar topluyor, hizipler yaratabiliyordu; aldatıcı fikirlerini parlak konuşmaların arkasına gizleyebiliyordu; zulmüyle adaleti tersine çevirebiliyordu. Aşağılıklar birleştiği zaman ortaya çok güçlü bir kötülük çıkar. Ben de şehir halkı için tasalanmak yerine bu adamı idam ettirmeyi tercih ettim.”
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aldatan Erkeğin Pişmanlığı…

11015115_870815386315155_3719029199953528739_n[1]

Bir adam anlatıyor ve bir avukat dinliyor:

Karımı 1998’in sonbaharında kaybettim…Yedi senelik evliliğimizin iki
… ……
senesini kanser tedavisi için hastanelerde geçirmiştik.

Karım , her evlilik

yıldönümümüzde ikimizin fotoğrafını çerçeveler, “Bunlar bizim hayatımızın

gölgeleri” derdi.. Öldüğünde,yedi tane resmimiz vardı.97’in bir gecesinde

onu aldattım.Oysa ona sürekli onu ne kadar çok sevdiğimi ve sonsuza kadar

sadık kalacağımı söylerdim. Ölmeden iki hafta önce yine aynı şeyi

tekrarladım. Tuhaf bir gülümsemeyle baktı bana ve sadece “Biliyorum” dedi.

İzmir’e kar yağdığı gün, yani bir ay önce, evdeydim.Fotoğraflarımıza

bakıyordum yine… Her çerçevenin altında bir harf olduğunu ilk kez o gün

fark

ettim.A.R.K.A.S.I.N. Gerisi için yılları yetmemişti.Ama sanırım “Arkasına

bak”yazmaya filan niyetlenmişti.

Hemen çerçevelerin arkasına baktım.Hiçbir şey yoktu.Sonra birşey dürttü

beni, hepsini teker teker söktüm. İnanabiliyormusunuz,herbirinin

arkasından bir mektup çıktı! Geçirdiğimiz her sene için sevgi dolu sözler

yazmıştı.1997’dekiresmimizin içinden çıkan zarf ise simsiyahtı.

Ve içinden şu sözler çıktı: “14 Mart1997/Gözlerin bana başka birine dokunmuş gibi

baktı /Söylemene gerek yok,biliyorum…” 2002’deyiz. Onu kaybedeli

4,aldatalı 5 yıl oluyor.İçim acıyor şimdi. Çünkü kadınlar biliyor,

hissediyor..Sadece paylaşmak istedim. Sana boş gözlerle bakıp seni seviyorum diyenin sevgisinden

şüphe et. Çünkü;

Aşk sessiz,sevgi dilsizdir

Gerçektende hissediliyor, yanında yakınında olmasa bile… kilometrelerce uzağında olsa bile, sevmesini bildikten sonra varlığıda yokluğuda hissedilebiliyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir adam anlatıyor ve bir avukat dinliyor:

11064681_869469993116361_6004369232629481561_n[1]

Karımı 1998’in sonbaharında kaybettim…Yedi senelik evliliğimizin iki
… ……
senesini kanser tedavisi için hastanelerde geçirmiştik.

Karım , her evlilik

yıldönümümüzde ikimizin fotoğrafını çerçeveler, “Bunlar bizim hayatımızın

gölgeleri” derdi.. Öldüğünde,yedi tane resmimiz vardı.97’in bir gecesinde

onu aldattım.Oysa ona sürekli onu ne kadar çok sevdiğimi ve sonsuza kadar

sadık kalacağımı söylerdim. Ölmeden iki hafta önce yine aynı şeyi

tekrarladım. Tuhaf bir gülümsemeyle baktı bana ve sadece “Biliyorum” dedi.

İzmir’e kar yağdığı gün, yani bir ay önce, evdeydim.Fotoğraflarımıza

bakıyordum yine… Her çerçevenin altında bir harf olduğunu ilk kez o gün

fark

ettim.A.R.K.A.S.I.N. Gerisi için yılları yetmemişti.Ama sanırım “Arkasına

bak”yazmaya filan niyetlenmişti.

Hemen çerçevelerin arkasına baktım.Hiçbir şey yoktu.Sonra birşey dürttü

beni, hepsini teker teker söktüm. İnanabiliyormusunuz,herbirinin

arkasından bir mektup çıktı! Geçirdiğimiz her sene için sevgi dolu sözler

yazmıştı.1997’dekiresmimizin içinden çıkan zarf ise simsiyahtı.

Ve içinden şu sözler çıktı: “14 Mart1997/Gözlerin bana başka birine dokunmuş gibi

baktı /Söylemene gerek yok,biliyorum…” 2002’deyiz. Onu kaybedeli

4,aldatalı 5 yıl oluyor.İçim acıyor şimdi. Çünkü kadınlar biliyor,

hissediyor..Sadece paylaşmak istedim. Sana boş gözlerle bakıp seni seviyorum diyenin sevgisinden

şüphe et. Çünkü;

Aşk sessiz,sevgi dilsizdir

Gerçektende hissediliyor, yanında yakınında olmasa bile… kilometrelerce uzağında olsa bile, sevmesini bildikten sonra varlığıda yokluğuda hissedilebiliyor.

Hangi Yaşımda Ne Öğrendim…

11070977_868575363205824_703073276736562103_n[2]

Tecrübe

YAŞ 5
Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.

YAŞ 7
Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.

YAŞ 12
Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.

YAŞ 13
Annemle babamın elele tutuşmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.

YAŞ 15
Bazan hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.

YAŞ 18
İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.

YAŞ 24
Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.

YAŞ 33
Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.

YAŞ 36
Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.

YAŞ 38
Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.

YAŞ 41
Bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.

YAŞ 44
Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim.

YAŞ 46
Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi öğrendim.

YAŞ 49
Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.

YAŞ 50
Sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.

YAŞ 53
İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.

YAŞ 55
Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.

YAŞ 64
Mutluluğun parfum gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.

YAŞ 70
İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.

YAŞ 82
Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına basağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.

YAŞ 90
Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.

YAŞ 95
Öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim.

Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı.
Onu vurmaya gittim, kendimle vuruştum !

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »