Mutlu Bir İlişkisi Olan Çiftlerin Sahip Olduğu 10 Mühim Alışkanlık

Mutlu  ve huzurlu bir ilişki yaşamak öyle sandığınız kadar olmayabilir. Bazı şeyleri alışkanlık haline getirmek gerekir. İşte o alışkanlıklardan yalnızca 10 tanesi…

1. Yatağa aynı anda girerler ve birlikte uyurlar.

Yatağa aynı anda girerler ve birlikte uyurlar.
Mutlu çiftler beraber yatıp; uyurlar. Aynı anda yatağa girmek ve birlikte uyumak ilişkinin en önemli ihtiyaçlarından biridir. Sarılıp yatmak ya da beraber uyumak için sabırsızlıkla beklediğiniz; ilişkinizin o ilk günlerini hatırlıyorsunuz di mi? İşte o günleri unutmamalı; sevgiyle anmalı. Anılarla gönülleri hoş tutmalı.

2. Ortak ilgi alanları bulurlar ya da yaratırlar.

 Mutlu çiftler birlikte eğlenceli ve kaliteli vakit geçirmeyi önemserler. Çünkü bir ilişkinin en önemli ihtiyaçlarından biri de budur. Çiftler birbirinin tutkularına ilgi duyar gibi yapmak zorunda değil; çünkü yeni şeyler deneyebilir ve mutlaka iki tarafın da keyif alabileceği ortak ilgi alanları bulabilirler.

3. Temas etmeye özen gösterirler; birbirlerine dokunurlar.

 El ele tutuşmak ya da birbirlerine sarılmak mutlu çiftlerin ilişkilerinde önemli bir yer tutar. Çünkü bu davranışlar çiftlerin birbirine olan yakınlığını pekiştirir. El ele tutuştuğunuzda ya da temas ettiğiniz herhangi başka bir anda; farketmeden birbirinizi önemsediğinizi hatırlarsınız.

4. Yerli yersiz dırdır edip söylenmezler.

 Mutlu ilişkilerde; çiftler yaşadıkları olumlu şeylere daha çok önem verirler ve boş yere kafa şişirmezler. Eğer akıllarına takılan bir sorun varsa o konuda karşılıklı konuşup, bunu çözmeye çalışırlar. Çünkü bir ilişkide yaşanan sorunları uzun bir süreye yaymadan çözüp; ortadan kaldırmak ve bir daha konusunu açmamak esastır.

5. Birbirlerine olan düşkünlüklerini unutmaz ve unutturmazlar.

6. Birbirlerine olan ilgilerini ve samimiyetlerini kaybetmezler.

 Cicim aylarında her çift sürekli görüşmek ister ve her anı beraber geçirirler. Ama yalnızca mutlu bir ilişki yaşayan çiftler bu yakınlığı ve ilgiyi geçen zamana rağmen sürdürenlerdir. İlişkinin ilk zamanları geçtiği için tutkuları bitmez ve romantizmi öldürmezler.

7. Birlikte dışarı çıkmaya devam ederler.

 Geçen zamana rağmen heyecanla hazırlanıp; dışarıda vakit geçirmek saçma geliyor olabilir ama ilişkideki heyecanınızı canlı tutar.

8. Yalnızca sevgili değil iyi birer dost olurlar.

Mutlu çiftler birbirlerinin en iyi arkadaşlarıdır. Beraber vakit geçirmekten ve dertleşmekten keyif alırlar. Beraber geçirilen vakit onlar için bir zorunluluk değil; sabırsızlıkla bekledikleri anlardır. Çünkü her konuda konuşabilir ve dertleşebilirler.

9. İlişkilerinin alışkanlık haline gelmesine izin vermezler.

 

 Mutlu çiftler ilişkilerinde mutlaka alışılmışın dışına çıkıp; monotonluktan kurtulurlar. Bazen plansız programsız hareket edebilirler ve sürprizlere açık olurlar. Çünkü aksi halde ilişki bir rutin haline gelir ve çiftlerde olumsuz etkiler yaratabilir.
10. Telefonu bir kenara koymayı bilirler.
Mutlu ilişkilerde; çiftler kaliteli zaman geçirmenin ilk şartının tüm dikkatini karşındaki kişiye vermek olduğunu bilirler. Teknolojiyi kullanmaya biraz ara vermeniz gerekir çünkü Instagram, Facebook ya da Twitter biraz daha bekleyebilir ama başbaşa yaşadığınız güzel anlara geri dönmek mümkün değil.
kaynak: listeliste

Her Şeyin Üstesinden Kolaylıkla Gelenlerin Basit Ama Etkili 11 Sırrı

1. Ne zaman onlara ihtiyaç olsa anında olay yerinde biterler.

Ne zaman onlara ihtiyaç olsa anında olay yerinde biterler.

Onlar bir bakıma kötü gün dostudurlar da. Ne zaman ihtiyacınız olsa aramanız gereken ilk insanlardan oldukları için hiçbir yere gecikmezler ve onlara ihtiyacınız olduğunda kesinlikle önemserler.

2. Hiçbir şeye ikinci kez bakmazlar.

Hiçbir şeye ikinci kez bakmazlar.
Çünkü onlar için her şey o anın içindedir; asla canı istedikleri için telefonları ertelemez ya da “sonra hallederiz” demezler. Önlerinde ne varsa o ana aittir ve yapılmak zorundadır.

3. Notları, onların evrenidir.

Notları, onların evrenidir.

Her şeyde plan yapmayı ve planlar hakkında not almayı ertelemezler veya buna üşenmezler. Ufak hatırlatıcı kelimeler dahil, hayatlarını liste halinde düzenleyerek asla yarı yolda kalmazlar.

4. Not almaktan çekinmedikleri gibi, planlarından da asla şaşmazlar.

Not almaktan çekinmedikleri gibi, planlarından da asla şaşmazlar.

Onlar için pratik de teori kadar önemlidir. Not aldıkları hiçbir şeyi es geçmezler ve hayata geçirirler. Zaten geçirmiyor olsalar, ancak hayalkırıklığı olarak anılırlardı 🙂

5. Hayır demeyi bilirler.

Hayır demeyi bilirler.

Uygun zamanda uygun yerde “hayır” diyebilmek, bir yetenektir. Her işin altından kalkmak için bazen de hayır diyebilmek gerekir. Onlar “hayır” diyebilmenin ustasıdır.

6. Asla aynı anda birden çok iş yapmazlar.

Asla aynı anda birden çok iş yapmazlar.

Çok yönlü bir çalışan olmak, her zaman iyi değildir. Bu insanlar o an ne yapılacaksa onu yapıp; başka işleri o anın içine sıkıştırmazlar.

7. Mütevazilikten vazgeçmeleri mümkün değildir.

Mütevazilikten vazgeçmeleri mümkün değildir.

Onlar, hiçbir zaman bu dünyadaki en zeki ve başarılı insan olduklarını iddia etmezler. Her zaman çevrelerindeki insanların yeteneklerini ve fikirlerini göz önünde tutarlar.

8. Teknolojik gelişmeleri yakından takip ederler.

Teknolojik gelişmeleri yakından takip ederler.

Gelişmeleri takip ederler ki her işe yetişecek yetenekleri de gelişebilsin. Son çıkanlardan her zaman haberdardırlar. Bu yüzden de size alternatif çözümler üretmede başarılılar.

9. Her duruma karşı tetiktedirler.

Her duruma karşı tetiktedirler.
Onlara sinsi değil ancak uyanık denebilir. Her türlü tehlikeyi önceden sezip duruma hazırlanmakta oldukça başarılıdırlar.

10. Karamsar oldukları tek bir an yoktur.

Hayatın tüm zorluklarına gülümseyerek yaklaşırlar ve iç karartacak ihtimallerden söz etmezler. Bu yüzden de yanınızda hep olsunlar istersiniz.

11. Yardım istemekten çekindikleri görülmemiştir.

Yardım istemekten çekindikleri görülmemiştir.
Onlar asla utanma-çekinme gibi kaygılarla zor durumlarda hiçbir şey yapmadan beklemeyi tercih etmemişlerdir. Her zaman yardıma ve ekip çalışmasına açıktırlar. Bu yüzden de hayatta altlarından kalkamayacakları hiçbir iş yoktur.

kaynak: onedio

Hayallerinizi Gerçekleştirmenin 10 Yolu

Hiç kendinizi “Şimdiki aklım olsaydı, her şey farklı olurdu” derken yakaladınız mı? En basitinden, geçtiğimiz Pazartesi yapmayı hedeflediğiniz şeyleri gerçekleştirdiniz mi? Peki bu yaz için planladıklarınızı tamamladınız mı?

Hayallere giden yol bu galeriden geçiyor:)

1. Hayallerinizi gerçekleştirmenin birinci adımı; önce ona inanmak, hedef koymak ve bu yolda uğraş vermektir.

Zihniniz en güçlü silahınız. İmkansız olan bir şey yoktur.

2. Değişmez kural ise, kesinlikle “kararlı” olmak!

Değişmez kural ise, kesinlikle “kararlı” olmak!
Kürek çekmeye devam ederseniz kesinlikle başarılı olursunuz.

3. Diğer bir kural; hayallerinizi bir başkası için asla değiştirmemek ve ertelememek!

Diğer bir kural; hayallerinizi bir başkası için asla değiştirmemek ve ertelememek!
İnsanları memnun etmekten hoşlanıyor olabilirsiniz, ama sizin için en iyi olanı sizden başka kim bilebilir ki?

4. Zamanınızı, enerjinizi, paranızı sizi daha ileriye götürecek şeylere harcayın.

Zamanınızı, enerjinizi, paranızı sizi daha ileriye götürecek şeylere harcayın.
Hiçbir şeyi boşa harcamayın.

5. Tutkularınızdan vazgeçmeyin ve hayallerinizi her zaman hayata geçireceğinizi bilin.

Tutkularınızdan vazgeçmeyin ve hayallerinizi her zaman hayata geçireceğinizi bilin.
Hayallerinizi hep canlı tutun. Bir şeyi başarmak için inanç, kendine güven ve kararlılık gerektiğini unutmayın.

6. Gözlerinizi kapayın ve kendinizi planladığınız yerde düşünün. Bunun size nasıl hissettirdiğini hiç unutmayın.

Gözlerinizi kapayın ve kendinizi planladığınız yerde düşünün. Bunun size nasıl hissettirdiğini hiç unutmayın.
Bu duygu ayaklarınızı yerden kesiyorsa doğru yerdesiniz.

7. Bu düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşın ve önerilerini alın.

Bu düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşın ve önerilerini alın.
Mümkünse bu kişiler pozitif ve iyimser insanlar olsun:)

8. Mükemmel olmayı bir kenara bırakın.

Mükemmel olmayı bir kenara bırakın.
Kimse mükemmel değil sonuçta.

9. Başarısız olma korkusu hayallerinize kavuşmadaki en büyük engel. Bu korkudan bir an önce vazgeçerseniz bir adım atmış olursunuz.

Başarısız olma korkusu hayallerinize kavuşmadaki en büyük engel. Bu korkudan bir an önce vazgeçerseniz bir adım atmış olursunuz.
Başarısızlık yeniden deneyebilme fırsatıdır!

10. Hiç ayağa kalkmamaktansa bir adım atmak her zaman daha iyidir, unutmayın.

Hiç ayağa kalkmamaktansa bir adım atmak her zaman daha iyidir, unutmayın.
Kuleye çıkış, merdivene atılan bir adımla başlar.

kaynak: onedio

İSTEKLERE ULAŞMAK ve MUTLU OLMAK İÇİN 45 SIR

yesil-yaprak[1]

1) Hepimiz tek bir sınırsız güç …ile çalışırız.
2) Sır, ne istediğini bilmek, doğru şekilde istemek ve umutla beklemektir.
3) Zihninizden ne geçiriyorsanız, onu çekersiniz.
4) Bizler mıknatıs gibiyiz, benzer benzeri çeker. Düşündüğünüz şey olursunuz ve düşündüğünüzü çekersiniz.
5) Her düşüncenin bir frekansı vardır. Düşünceler manyetik enerji gönderirler.
6) İnsanlar arzu etmedikleri şeyleri düşünürler ve arzu etmediklerinin çoğunu çekerler.
7) Düşünce = Yaratım. Eğer bu düşünceler güçlü duygulara bağlı ise, o duygu, yaratımı hızlandırır.
8) Baskın olan düşüncelerinizi çekersiniz.
9) Her zaman hastalıktan söz edenler hasta olurlar, her zaman bolluktan söz edenler bolluk içinde olurlar.
10) Güzel düşünce, insanın kendisini ve içine doğduğu hayatı güzelleştirir. Güzel düşünün, güzelleşin.
11) İçine zihnin girmediği bir evrene sahip olamazsınız.
12) Düşüncelerinizi dikkatle seçin; siz yaşamınızın şaheseri, başyapıtısınız.
13) Bütün sanat başyapıtları, mimari eserler önce düşüncede tasarlandı, sonra hayata aktarıldı.
14) İyi dileklerde bulunun, kötü bir şeyle karşılaşsanız bile… Her şerde bir hayır vardır çünkü.
15) Düşünceleriniz, zamanla inançlarınız halini alır.
16) Duygularımızın arkasındaki tüm “nedenleri” karmakarışık etmeye gereksinim yok. İki kategori var, iyi hisler ve kötü hisler.
17) İyi hisler getiren düşünceler doğru yolda olduğunuz anlamına gelir. Kötü hisler getiren düşünceler doğru yolda olmadığınız anlamına gelir.
18) Düşündüğünüz şey her ne olursa olsun, gerçekleşme sürecinde olanın mükemmel bir yansımasıdır.
19) Hissettiğiniz şeyi tam olarak elde edersiniz.
20) Mutlu hisler daha çok mutlu durumları çeker.
21) Arzu ettiğiniz şeyi hissetmekle (orda olmasa bile) işe başlayabilirsiniz. Evren şarkınızın doğasına karşılık verecektir.
22) Düşünce ve hislerinizde neye odaklanırsanız , deneyiminize onu çekersiniz.
23) Düşündüğünüz ve hissettiğiniz şey ve tezahür eden şey daima birbirine uyar. İstisna yoktur.
24) Neşeli olan bir şeyi düşünerek veya bir şarkı söyleyerek ya da mutlu bir deneyimi hatırlayarak anında duygunuzu değiştirebilirsiniz.
25) Tüm arzularınız için şu cümleyi kullanarak başlayın: “Şimdi çok mutluyum ve minnettarım.”
26) Evren sürati sever. Ertelemeyin, ikinci bir tahminde bulunmayın, şüpheye düşmeyin.
27) Fırsat çıktığında eyleme geçin.
28) Hiçbir şeyiniz olmadan başlayabilirsiniz, hiçbir yolunuz olmayabilir, size bir yol sunulacaktır.
29) Evrene göre kural yoktur. Ona şimdi sahip olduğunuz hisleri sunarsınız, evren de buna yanıt verir.
30) Düşündüğümüz ve teşekkür ettiğimiz şeyi meydana getiririz.
31) Gözünüzde canlandırın. Onu görün, hissedin! Burası eylemin başladığı yerdir.
32) Onaylayıcı bir düşünce, negatif bir düşünceden 100 kat daha güçlüdür.
33) Görsel bir pano yapın: Çekmeyi arzu ettiğiniz şeylerin resimlerinden oluşsun. Her gün ona bakın ve zaten bu arzularınızın gerçekleştiğin hissine sahip olun.
34) Neyi arzu ettiğinize karar verin, ona sahip olabileceğinize inanın, onu hak ettiğinize inanın, onun sizin için mümkün olduğuna inanın.
35) Gözlerinizi kapatın ve arzu ettiğiniz şeye sahip olduğunuzu gözünüzde canlandırın ve o hissi yaşayın.
36) İlham edilmiş bir düşünceniz olduğunda, ona güvenmeli ve eyleme geçirmelisiniz.
37) Kendinize, başkalarının size davranmasını istediğiniz gibi davranın, kendinizi sevin, sevilirsiniz.
38) Kendinize karşı sağlıklı bir saygınız olsun.
39) Düzenli olarak etkileşimde olduğunuz ve birlikte çalıştığınız kişiler için bir not defteri edinin ve o insanların her birinin pozitif yanlarını yazın.
40) Realitenizi yaratan, sadece sizsiniz.
41) Başka hiç kimse sizin için düşünemez veya hissedemez. Sadece siz…
42) Kendi sağlığınız için evrene teşekkür edin. Gülün. Stressiz mutluluk, sizi sağlıklı tutar.
43) Bedeninizin parçaları her gün, her hafta değişir. Birkaç yıl içinde yepyeni bir bedene sahip oluruz.
44) Kendinizi yeni bir bedende yaşarken görün. Umutlu, sağlıklı, mutlu, daha mutlu biyokimya…
45) Dingin olmayı öğrenin; dikkatinizi, deneyimlemeyi arzu ettiğiniz şeye odaklayın.
* Volkan Arslan’ın “Evrenin Düşüncelerimizi Okuma ve Yansıtma Gücü” adlı yazısından…

‘Sen ne güzel bir adamsın ya..’ dedim, ne olduğunu anlayamadı, sarıldım ağladım..

11703200_925420220854671_934485801611834416_n[1]

 

O zamanlar tığ gibi delikanlı, cepte para çok. Oyuncu bir de, Mavi Boncuk filmini cekiyoruz. Bir gün setten çıktık eve gidiyoruz. Ben Laleli’de oturuyorum. Kemal, benden önce çıktı. Herkes yevmiyesini almış, taksiyle giden gitti, kendi arabasıyla giden gitti. Ben baktım ki Kemal yürüyerek gidiyor; üç kilometre var gideceği yere. Her gün yürüyerek gidip geliyor. Merak ettim, nereye gidiyor bu adam böyle diye.

Uzun süre yürüdü,sonra bir bankta bir adam yatıyordu. Kaldırdı adamı, bir şeyler konuştular, sonra cebinden para çıkarıp verdi. Şaşırmıştım. Sonra biraz daha ilerde bir lokantaya girdi, bir şey yemeden çıktı, oraya da para verdiğini görmüştüm…

Bıraktım takibi, banktaki adama yaklaştım: ‘tanıyor musunuz o az önce size para veren adamı?’ dedim.

‘Adını bilmem, sormam da, her gün para verir bana..’ dedi.
Teşekkür ettim.
Az ilerdeki lokantaya gittim: ‘Az önce gelen beyin borcu mu var size?’dedim. tanımadılar beni: ‘Kemal abi’nin mi, yok hayır bize her gün evsizler uğrar, yemek yediririz, o da sağolsun, onların yemek masrafını öder…’
dedi..

Ertesi gün Kemal’in yanına gittim.
‘Sen ne güzel bir adamsın ya..’ dedim, ne olduğunu anlayamadı, sarıldım ağladım..

‘Ölme sen benden önce..’ dedim, ama dinletemedim…

Yazan: Emel Sayın

Ne güzel düşünülmüş .

11265167_924773870919306_3756228146120707508_n[1]

 

Osmanlı’da kasaplık sürekli hayvan kesme ve et parçalama üzerine olduğu için merhametleri azalabilir diye devlet , altı ayda bir kasapları izne çıkarır ve onların bahçıvanlıkla meşgul olmasını sağlardı . Böylece kaybettiği insani duyguları yeniden kazanması sağlanırdı .

Ne güzel düşünülmüş .

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

DOSTLARLA içilen kahve : NEŞE’dir..!

10898151_813235445406483_7643357982557548465_n[1]

EŞLE; içilen kahve : HUZUR’dur..!
Köpüklere GÜVEN karışır, dudağının kenarına hafif bir TEBESSÜM kondurur..!

ANNEYLE içilen; hadi bir sohbet ederken kahve içelim : GÜÇ’tür..! Köpüğünde ANNE ŞEFKATİ vardır, TELVESİNDE hayatın yorgunluğu..!

BABA ile içilen kahve : SEVGİ dir..!
Az şekerli, HEP BENİMLE OL’dur telvesi..!

BEKLEMEDİĞİN bir anda gelen kahve : BAŞKA’dır..! Isıtıverir içini..!
YORGUNKEN içilen kahve : HAFİFLETİR, yorgunluğunu alır..!

DOSTLARLA içilen kahve : NEŞE’dir..!
Kahkahalar KÖPÜKLER üzerinde yüzer..!

TEK BAŞINA balkonda içilen kahve : YANLIZLIK’tır;
ACIDIR TADI. Köpüğüde, telveside GÖZYAŞI kokar..!

O yüzden; yalnız içmeye GÖNLÜM elvermedi..!
İstedim ki : KAHKAHALARIMIZ; birlikte köpükler üzerinde yüzsün..!

AFİYET OLSUN

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Pozitif Düşünce Diyeti

11168556_10155750208880557_8206828100876345366_n[1]

Duygu ve düşüncelerinizi takip ederek aşağıdakileri 21 gün süresince uygulayın.

Bu süre içinde, günde 6-8 saat düzenli uyumak, günde

2,5 lt su içmek, haftada 2-3 gün en az 20 dakika yürüyüş veya egzersiz, özellikle her gün 10 dakika dahi olsa meditasyon yapmak; ekstra destek sağlayacaktır.

Nasıl uygulamalı?
1. Hiç kimseden ve hiçbir şeyden şikayet etmeyin. Var olan her şeye minnet ve şükür duygusu ile yaklaşalım

2. Tv dizileri, gazete ve televizyon haberlerinden, ayrıca sürekli dert yakınan, olumsuz kişilerden uzak duralım.

3. Hiç kimse hakkında dedikodu yapmayın.

4. Geçmişte yaşadığınız sizi üzen, rahatsız eden olayları hatırladığınızda, o düşünceden uzaklaşmak için hemen hareket edin ve güzel bir anınızı düşünün.

5. İstediğiniz şeyleri dile getirirken; olumlu cümleler kurun. Örneğin kıyafetlerini ortalığa atma yerine, kıyafetlerini dolabına kaldır..

6.Olması muhtemel olaylarda olumsuz düşünce ile bu ihtimalleri kuvvetlendirmek yerine, pozitif sonuçları kurgulayalım. Kaygı, korku ve vesvese yerine, pozitif ihtimalleri kurgulama ile planlarımızı destekleyelim.

7. Lütfen, seni seviyorum, teşekkür eder,m ve affedersin sözcüklerini gerekli olduğu durumlarda karşımızdakilerden esirgemeyelim.

8.Günaydın demek için karşımızdakini beklemek yerine önce davranan olmaya gayret gösterelim.

9.Tanımadığınız birine gülümsemek için illa bir nedene ihtiyaç duymayalım. Pozitif enerji aktarımı gülümseme ile başlayan bir d döngüdür. Domino etkisine sahiptir. Bunu hemen deneyebilirisiniz.

10. Sabah uyanır uyanmaz küçük esneme egzersizleri ile güne başlayın.

11. Gece yatarken odanızın havalandırılmış olması ve camınızın bir miktar(hava sirkülasyonu için)açık tutulması uyku kaliteniz ve huzurlu bir uyku ve beraberinde huzurlu bir güne uyanmak için mutlaka gereklidir.

12. Uykudan önce ılık duş almayı alışkanlık edinin. Tüm günün manyetik alan, radyasyon vb tesirlerini topraklamakta çok faydalı olacaktır.

13. Uyku öncesi yemek yemeği en az 4 saat önceden kesmeye çalışın.
Sağlıkla Kalın

Kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Aydınlanmış olmak ya da çakal olmak hakkında bilmeniz gereken bazı gerçekler;

11713863_10153415662969909_3973044155545765695_o[1]

Zamanınızın genelini yüksek fikirlerle ama ard niyetlerle oturup aniden bir ilham ya da aydınlanmanın gelmesini bekleyerek geçiriyorsunuz fakat hiçbir şey olmuyor mu?

Oradan buradan duyduğunuz ve kendinize ego tatmini için kılavuz bellediğiniz ve sık sık insanlara söylediğiniz cümleler hiç bir işe yaramıyor mu?

Ya da aydınlanma, gerçekten hayatınızdaki nihai amacınız mı?

Eğer cevabınız evet ise bazı aydınlanmış insanların genel özelliklerine değinmeye çalışalım bir bakalım, belki onlardan biraz feyz alarak kendiniz için de bir rehber oluşturabilir veya ne kadar aydınlanmaya çalıştığınızı anlamak için kendinize gerçek bir yol haritası belirleyebilirsiniz;

1. Şu anda yaşarlar

Aydınlanmış insanlar geçmiş ve geleceğin üst bir akıl tarafından yaratılmış zihinsel yapılar olduğunu ve gerçek tinsellikle muazzam bir bağı olduğunu anlamışlardır. Tek gerçekliğimiz şu anda içinde yaşadığımız zamandır. Geçmiş veya gelecek hakkında düşünmek ve birtakım şeyleri tezahür etmek yine, yalnızca şimdiki zaman diliminde gerçekleşebilir. Bu insanların, şimdiki zamana olan derin odaklanması, onlara güçlü bir canlılık hissetmelerine ve etrafında olan biten olaylara ve insanlara karşı farkındalık geliştirmelerine olanak vermiştir. Doğal olarak bu gibi insanların düşmanları çoktur.

2. Bir şeyden sadece yaptıkları için zevk alırlar ve bunu başka bir şeye yormazlar

Aydınlanmış, bilge insanların bir amacı yoktur çünkü, amaçlarını zaten gerçekleştirmişlerdir. Gelecekte onlara getireceği potansiyel faydasına bakmaksızın, yaptıkları her aktiviteden sadece o aktiviteyi gerçekleştirdikleri için zevk almaya bakarlar. O olayın başka bir şey olmasını ummazlar, keşkeleri yoktur. Ruhani öğretmenlerden bir çoğu “Burada olmayı tercih ederim” der. O halde siz burada olmaktan başka ne bekliyorsunuz?

3. Egoları yoktur

Şu anda yaşadıkları için, çoğunlukla geçmişte yaşanmış tecrübelerin yorumuna dayanan ‘kendi (çok özel!) hikayeleri’ de çok da fazla umurlarında filan değildir. Kendilerini böbürlenerek satmazlar. Düşünceler üzerine inşa edilmiş zihinsel yapıdan ibaret olan mastürbatif ego ve benlik gibi kavramlar da onlarda yok olmuştur. Çünkü egonun gerçek benlik olmadığının farkındadırlar.

Başarısızlık, başarı, onur, utanç, tanınma, kızma, küsme, kayıp, kazanç veya para onlar için hiçbir şey ifade etmez. Bunlar sadece anormal sosyal durumlara dayanır.

Onların kimseyi etkilemesi de gerekmez ve insanların kendileri hakkında ne düşündüğünü zerre kadar umursamazlar. Onlar sadece kendi hayatını yaşarlar ve hayatlarında hiçbir endişeye yer vermezler.

4. Akıl ve bedenlerinin gerçek benlikleri olmadığını anlamışlardır

Vücudumuzdaki tüm hücreler her 7-8 yılda bir yenilenir ve düşüncelerimiz ya da prensiplerimiz sadece aklımızdan gelip geçer; bu yüzden zihin ve bedenimiz bizim gerçekten öz benliğimizi oluşturamazlar.

Aydınlanmış insanlar, kendi beden ve zihinlerinin ötesindeki varlığın farkındırlar. Onlar kendi beden ve zihinlerine tanıklık ederek, dış dünyayı tarafsız bir şekilde gözlemlerler. Kişisel değildirler ve evrensel davranırlar. Affedicilik onlar için bir erdem değil doğal bir süreçtir.

5. Hayatı çok fazla ciddiye almazlar

Onlar için hayat, olayların akışına tarafsız bir şekilde tanıklık edebilecekleri bir oyun bahçesidir. Dış dünyada olup bitenlerin kendi öz benliklerini etkileme gücünün kesinlikle olmadığını anlamışlardır.

6. Ne kadar yaşayacaklarını umursamazlar

Aydınlanmış insanlar sadece şimdiki zamanda yaşadıkları için, zaman kavramı onlar için silikleşmiştir.

Biz sadece şimdiki limaş zamanda yaşayabiliriz ve şimdi dediğimiz şey ise zamansızdır. Eğer düşünmeyi durdurursak, geçmiş ve gelecek zaman fikri kaybolur. Bundan sonra da, 5 saniye içinde veya 50 yıl içinde öleceğimizin artık bir önemi kalmaz. Sahip olduğumuz tek şey mevcut anın kaybıdır, bunun dışındaki her şey zihinsel oluşumlardan ibarettir.

Geçmiş zamanı tezahür etmemiz sadece şimdiki zamanda gerçekleştiğinden, 70 ya da 20 olduğumuzun bir önemi kalmaz. Geçmişimiz bir yanılsama, aklımızın bize oynadığı bir oyundur. 70 yılda biriken deneyimlerimizi hatırlayarak, sadece dün yaşadığımız bir olayı hatırlayarak duyduğumuz mutluluktan daha fazlasını elde etmeyiz. Zaten geçmişi hatırlamaktan ziyade bu anın tadına varmamız gerekmez mi?

7. Kendi hayatlarını yaşarlar ve başkalarının da bunu yapmasına izin verirler

Kendileri özgürdür ve başkalarının da özgür olmalarını isterler. Duygusal anlamda diğer insanlardan bir beklentileri yoktur ve onlardan bir şey talep etmezler. Başkalarının kendi hayatlarına doyum getirmesini beklemezler çünkü diğerlerini, kendileri ile birlikte olmaya zorlamanın bir anlamı olmadığının çoktan farkındadırlar. Nihayetinde gerçek aşk ya da sevgi, insanları hayatımızda sıkı sıkı tutmak ve gitmelerine izin vermemek değil; gerektiğinde eğer gitmek onlara mutluluk verecekse, bunu göze almak ve izin vermektir, bu bizi mutlu etmese dahi.

Çünkü; gerçek diye bir şey yoktur, bu kişiye veya duruma göre değişir.

8. Kendi kendilerine mutludurlar

Onlar, küçük çocukların yaşadığı doğal mutluluk durumunu yaşarlar; yani mutlulukları, içten gelir. Mutlu olmaları için kimseye ya da hiçbir şeye ihtiyaçları yoktur. Gerçekten başkalarının varlığından ve arkadaşlığından zevk alsalar bile, onlara duygusal olarak bağlanmazlar ya da onların kişisel var oluş tarzlarının kendi umdukları gibi ortaya konmamasından gocunmazlar. Başkalarıyla birlikte olmaktan mutluluk duysalar da yalnız olarak da tamamen mutludurlar.

9. Sahtekar değildirler

Başkalarının emek vererek ortaya koymuş oldukları düşünceleri ve çalışmaları diğer insanlarla paylaşırken kaynak gösterirler ve büyüklük taslamak ya da ego tatmini adına kendilerini ön plana koymazlar. Bu tür çaba ve keşifleri kendilerine mal etmezler. Çünkü bilirler ki her hamle bumerang gibidir yani sonunda kaynağına ulaşır ve avcı bir anda av oluverir. Kavramışlardır ki serdar dediğin serden aşmalıdır.

Ne demiş bilge adam?: “Biz ne geleni ne de gideni sorgularız. Lakin, yine ve hep geleni göndermişsek işte o zaman puştluk illaki bizdedir.”

Düzenlemiş alıntı kaynağı: Pick the brain

kaynak: Şamil Erkan

HAYATIN TADINA VARMAK İÇİN MUTLAKA OKU !

ruzgar-sahil[1]

Hayat dermiş ki;
Sevdiğin insanda arayacağın ilk şey iyi niyet olmalıdır.O yoksa başa özelliklerinin anlamı kalmayacaktır

Hayat dermiş ki;
Dost dediğin sadece kötü gününde yanında olan değildir,aynı zamanda sevincine de en az senin kadar sevinebilendir

Hayat dermiş ki;
Başarmak için sıradan olandan ayrılmak zorundasın.Bırak insanların karşı duruşunu,doğru bildiğine sarıl ısrarla

Hayat dermiş ki;
Daha önce görmediğin biriyle karşılaştığında ilk dakikalara dikkat et.O insanın pozitif yada negatif enerji veren biri olduğunu anlayacaksın

Hayat dermiş ki;
Yaptığın seçimlerden dolayı başın derde girerse eğer,ilk suçlaman gereken kişi sensin.Sızlanmak ve başkalarını suçlamak yerine,hatanı bulmaya çalış

Hayat dermiş ki;
Bir yıkımla karşılaştığında yas tutma.O yıkımı,ne yap et öğretmenin haline getir

Hayat dermiş ki;
Hayvan sevmeyen insanlardan uzak dur.Doğal ve güzel olanı sevemez onlar çünkü.

Hayat dermiş ki;
İnsanlara kendini defalarca anlatmak zorunda kalma.Ya oradan ayrıl yada bildiğini oku

Hayat dermiş ki;
Hedeflerin konusunda kararlı ol.Engelleri düşünme.Ya bir yol bul,ya bir yol aç.

Hayat dermiş ki;
İçgüdülerinin sesine çok iyi kulak ver.Unutma ki,onca hayvan türü onlar sayesinde varlığını sürdürüyor miliyonlarca yıldan beri

Hayat dermiş ki;
Kendini saygın bir birey haline getir.Aksi taktirde,boşuna beklersin başkalarının sana saygı duymasını

Hayat dermiş ki;
Başına bir şey geldiğinde,neden başkalarının değil de benim başıma geldi bu iş diye sızlanma,durduğun yere bak

Beyin gücünüzü artırmak için 10 öneri

. Yaşınız, cinsiyetiniz veya fiziksel durumunuz ne olursa olsun, işte size beyin gücünüzü artıracak 10 öneri:

1. Beyin hücrelerinizi koşuya çıkarın

Araştırmalar, fiziksel egzersiz yapan kişilerin daha sağlıklı bir beyne sahip olduğunu gösteriyor. Kaliforniya La Jolla’daki Salk Biyolojik Çalışmalar Enstitüsü’nden uzmanlar, egzersiz yapan deneklerin beyinlerinin öğrenme ve hafıza merkezinde, diğerlerine göre iki kat daha fazla yeni beyin hücresi tespit etti. Uzmanlar bunun nedenini tam olarak belirleyememiş olsa da egzersizin stresi azaltıcı etkisinin önemli olabileceği görüşündeler. Spor yapmak için isteksiz olduğunuzda, egzersizin sizi daha “zeki” yaptığını düşünerek motivasyonunuzu artırabilirsiniz.

Beyin gücünüzü artırmak için 10 öneri
Fiziksel egzersiz yapan kişiler daha sağlıklı bir beyne sahip.
2. Beyninize egzersiz yaptırın

Beyin hücrelerinizi canlandıran şey sadece fiziksel aktivite değil, beyin egzersizleri de buna yardımcı oluyor. Nasıl ki daha önce yapmadığınız bir hareket çalışmayan kaslarınızı çalıştırıyorsa, dünyayı başka bir açıdan görme ve düşünme gibi faaliyetler de beyninizin egzersiz yapmasını sağlıyor. Bunun için yeni tatları ve kokuları deneyebilir, kullanmadığınız elinizi kullanarak bir şeyler yapmaya çalışabilir, işe giderken yeni yollar deneyebilir, sanat dallarıyla ilgilenebilir; kısacası her zaman yapmadığınız zihinsel faaliyetlerle kullanmadığınız beyin hücrelerinizi aktifleştirebilirsiniz.

3. “Neden” diye sorun

Beynimiz meraklı bir organdır ancak birçoğumuz büyüyüp olgunlaştıkça doğamızda olan bu “meraklılığı” inkar ederiz veya bastırmaya çalışırız. Merakınızı engellemeyin! Olayların neden ve nasıl böyle olduğunu merak edin, başkalarına sorun. Beyninize merak egzersizi yaptırmanın en iyi yolu “neden” diye sormaktır. Yeni bir alışkanlık edinin ve her gün en az 10 defa “neden” diye sorun. Zamanla beyninizin özel hayatınızda ve iş hayatınızda yeni fırsatlara ve çözümlere daha açık olduğunu fark edeceksiniz.

Beyin gücünüzü artırmak için 10 öneri
Beyninize merak egzersizi yaptırmanın en iyi yolu “neden” diye sormaktır.
4. Gülün

Uzmanlar gülmenin, vücut sistemimize endorfin ve diğer pozitif kimyasallar salgılanmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Gülmek aynı zamanda stresi ve geçmişten gelen kalıpları da yok eder. Bu nedenle gülmek aslında beyniniz için bir anlamda “hızlı şarj” hizmeti görür. Daha çok ve daha sesli gülün.

5. Balık yiyin

Kuruyemiş, keten tohumu ve özellikle de balıkta bulunan Omega 3’ün kalp sağlığı için çok yararlı olduğu uzun zamandır biliniyor. Son araştırmalar ise Omega 3’ün sadece beyni daha fazla oksijen pompalanmasını sağlayarak değil aynı zamanda beyin hücrelerini çevreleyen zar tabakanın fonksiyonunu artırarak tam bir beyin güçlendirici olduğunu gösteriyor. Haftada en az üç defa somon, sardalya, uskumru veya ton balığı yiyerek başlayabilirsiniz.

6. Hatırlayın

Beyniniz bir hafıza makinesi gibidir, bu makinenin çalışması için fırsat yaratın. Eski bir fotoğraf albümünü veya lise yıllığını alın ve anılarınıza vakit ayırın. Hafızanızın bu anıları canlandırmasına izin verin.

7. Yağı kesin

Kötü yağlar sadece beyninize oksijen açısından zengin kan pompalanmasına engel olmakla kalmaz, aynı zamanda beyninizin besin olarak kullandığı glukoz, yani şekerin metabolizmasını yavaşlatır. Günlük beslenmenizin yüzde 30’unu yağlar oluşturmaya devam edebilir ancak bu yağların balık, zeytin veya kuruyemişlerden gelmiş olmasına dikkat edin. Trans yağlardan ve atıştırmalıklardan uzak durun.

8. Bulmaca çözün

Bazıları yap-boz oyunlarını, bazıları bulmacayı, bazıları ise mantık bilmecelerini sever. Hangisi olduğu önemli değil, boş vaktinizde puzzle yapmak veya bulmaca çözmek beyninizi çalıştırmak için en iyi yöntemlerden biridir.

Beyin gücünüzü artırmak için 10 öneri
Puzzle yapmak veya bulmaca çözmek beyninizi çalıştırmak için en iyi yöntemlerden biri.
9. Mozart etkisi

Bundan yaklaşık 10 yıl önce Wisconsin Üniversitesi’nden Psikolog Frances Rauscher ve ekibi, Mozart dinleyen insanların matematiksel ve mekansal muhakeme gücünün arttığını keşfetti. Mozart’ın piyano sonatları gibi ahenkli müzikler, sadece dinleyenlerin kendini daha iyi hissetmesini sağlayarak bile beyninizi güçlendirebilir.

10. Yeteneklerinizi geliştirin

Bahçe bakımı yapmak, dikiş dikmek, briç oynamak, okumak, resim yapmak veya bulmaca çözmek önemlidir. Ancak bunları sürekli alışkın olduğunuz şekilde değil zaman zaman değiştirerek yapmak beyin gücünüzü daha yükseklere çıkarmanızı sağlar. Daha farklı bir dikiş tekniği deneyebilir, sizden daha iyi olanlarla briç oynayabilir veya alışkın olmadığınız tarzda bulmacalar çözmeyi deneyebilirsiniz.

Kaynak:Ririan Project  uplifers.com sayfası

Kaynak: facebook sağlıkla kal sayfası Fatos Pabuccu Tuncay

Uzun Yaşamın 10 Altın Kuralı

11110746_10155740430600557_2825726045450752853_n[1]

Gün geçmiyor ki,gazetet ve dergilerde sağlıklı ve uzun yaşamın sırları üzerine yeni bir araştırma yayınlanmasın. Bu kervana katılan yayın organlarından biri de dünyaca ünlü ekonomi dergisi Forbes… ABD’de yayınlanan dergi, birbirinden prestijli üniversitelerde yapılan araştırmalara dayanarak uzun yaşamın sırlarını açıkladı. İşte Forbes dergisinden uzun ve sağlıklı yaşam formülünü içeren 10 altın öğüt:

1 – İYİ BİR EVLİLİK YAPIN
İyi bir evlilik yapmak çoğu kişi için ‘zengin biriyle ile evlenmek’ anlamına gelebilir. Ama burada bahsedilen ‘genetik’ anlamda iyi bir evlilik yapmak. Uzun yaşamın sırrının genetik olduğu bilimadamlarınca ispatlandı. 2005 Şubat’ında yapılan bir araştırmaya göre uzun yaşam ve sağlıklı yaşlanma aileden miras kalan genlere bağlı. Bu nedenle eşinizi seçerken büyükanne ve babasının yaşayıp yaşamadığına bakın. Tabi ki bu seçim doğrudan sizin etkilemez ancak en azından çocuklarınız için yardımcı olacaktır.

2 – ANTİOKSİDAN ALIN
Antioksidanlar, vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya çevre kirliliği, sigara, alkol ya da kirli hava ile alınan zararlı maddeleri etkisizhale getirirler. Antioksidanlar, vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi, gıdalarla da alınan bir grup kimyasal madde. Gıda yoluyla alınan en önemli antioksidanlar, betakaroten, E ve C vitaminleridir. Bunun için de sofranızdan; tarçın, karanfil, enginar, koyu renkli yapraklı bitkiler, ıspanak, havuç, C vitamini yönünden zengin turunçgiller, çilek, brokoli, lahana, patates, maydonoz kuruyemişler, bazı bitkisel yağlar ve lifli yeşil besinleri eksik etmemeye özen gösterin.

3 – EVCİL HAYVAN BESLEYİN
Evlerinde evcil hayvan ve özellikle de köpek besleyenlerin, hayvanlardan uzak duranlara oranla daha az stresli olduğu tespit edildi. Evcil hayvan besleyenlerin kan basıncı daha düşük oluyor. Hayvanlar bunun yanı sıra psikolojik olarak insanı rahatlatıyor. Evcil hayvanlar, sahibini neşelendiriyor, yalnızlık duygusunu ve depresyonu azaltıyor, iyi beslenmeye ve spor yapmaya teşvik ediyor.

4 – STRESTEN UZAK DURUN
John Hopkins Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, çabuk öfkelenenler kişilerde kalp hastalıklarının baş göstermesi ihtimali diğerlerine göre üç kat daha fazla. Çabuk sinirlenenler için 55 yaşından sonra kalp krizigeçirme ihtimali ise altı kat daha yüksek. Bundan alınacak ders ise çok basit: Olabil diğince stresten uzak durun!..

5 – SİGARAYI BIRAKIN
‘Sigara sağlığa zararlı’ demek oldukça klişe bir uyarı ama sigara tiryakisi olan erkeklerin, hiç sigara içmeyenlere oranla prostat kanserine yakalanma riskinin iki kat fazla olduğunu hatırlatmakta fayda var. Uzun yaşamak isteyenlerin, sağlıklı yaşlanmanın baş düşmanları arasında yer alan sigaradan uzak durması gerekiyor.

6 – DAR GELİRLİNİN İŞİ ZOR
Amerikan Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi’ne göre geliri, 20 bin doların altında olanların yüzde 24’ü kronik hastalıklara yakalanırken, geliri 75 bin doların yukarısında olanların sadece yüzde 6’sında bu tarz problemler görülüyor. En ağır sağlık problemleriyle yüzleşenler, gelir düzeyi ya da eğitim seviyesi en düşük kesim arasında yer alıyor. Çünkü yüksek gelir; iyi beslenme, sıcak bir ev ve temiz bir çevreyi de beraberinde getiriyor.

7 – DÜZENLİ DOKTORA GİDİN
Doktor kontrolleri hastalıkların erken teşhis edilmesini sağlayarak üzücü sonuçları önleyebiliyor. Özellikle ilerleyenyaşlarda sağlık sorunlarınızı ihmal etmeyin ve şikayetlerinizi ertelemeyerek derhal bir doktora danışın.

8 – HAYATA OLUMLU BAKIN
ABD’nin Minnesota eyaletinin Rocherster kentinde bulunan Mayo Klinik’te yapılan bir araştırmaya göre erken ölüm ihtimali karamsar insanlarda iyimserlere oranla yüzde 50 daha fazla. Pozitif bakış açısı olanlar daha az stresli, rekabete karşı hazırlıklı ve daha sağlıklı oluyorlar.

9 – CİNSEL HAYATINIZI CANLANDIRIN
Seks sağlıklı kalmaya yarıyor ve bu da ömrü uzatıyor. Seks, insanın daha az stresli, daha mutlu ve dinlenmiş olunmasını sağlıyor. 2004 yılı Nisan ayında Amerikan Tıp Birliği gazetesinde yayınlanan bir araştırmaya göre düzenli bir cinsel yaşam, erkeklerde prostat kanseri riskini azaltıyor.

10 – FAZLA UYUMAYIN
Çok fazla uyumak ömrü kısaltabiliyor. Araştırmaya göre günde sekiz saatten fazla uyuyanların ölüm oranları daha yüksek. Ancak bu haber, partilerde sabahlayanları sevindirmesin. Çünkü dört saatten az uyuyanların ölüm oranı da hayli yüksek. Uzun bir yaşam için günde en az altı saat uyumak gerekiyor.

kaynak: Fatoş Pabuccu Tuncay

Facebook: sağlıkla kal sayfası

Kavak Ağacı ile Kabak Ağacı…

10941829_10152985309122510_6149142337752396609_n[1]

Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış.

Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:

-Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?
-On yılda, demiş kavak.
-On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
-Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!
-Doğru, demiş kavak.
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:
-Neler oluyor bana ağaç?
-Ölüyorsun, demiş kavak.
-Niçin?
-Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.

Sonuç:
Kolay kazanılan, kolay kaybedilir. Dev gibi eserler verebilmek için, karınca gibi çalışmak gerekir, derler.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ERKEKLERİN HASTALANMADAN YAŞAMA REÇETESİ…. :)))

gulen-yuz-sticker[1]
Doktor , erkek hastasını muayene ettikten sonra, adamın eşi ile özel konuşmak istediğini bildirdi. Adam dışarıya çıktan sonra, kadına ciddi bir sesle durumu anlatmaya başladı:
’Eşinizin hastalığı ciddi’ dedi ‘Korkunç bir stres’i var. Söylediklerimi uygulamazsanız, bilin ki ilk gerginlikte ölecek’.
Sonra devam etti:
’Her sabah mükemmel bir kahvaltı hazırlamanız gerekli.. Neşeli olmasını sağlamaya dikkat edin. Öğlen için de yanına çok iyi bir yemek vermelisiniz. Dört başı mamur bir menü. İş yerinde onu yesin. Akşam yemeği olarak ya yumuşacık bir biftek, ya da bonfile hazırlayın. Bol sebze garnisiyle. Haftada iki akşam da mükellef bir balık. Rakısına bir adet buz yeterli. 35liğin yarısını geçmesin. Keyiflenir de ‘bir duble daha’ derse bırakın içsin. Böylece gevşer biraz daha. Konuşurken sakın keyfini kaçıracak konulardan bahsedeyim demeyin. Özel problemlerinizi de kesinlikle açmayın. Yoksa kötüleşiverir.
Kendinize mutlaka dekolte bir kıyafet seçin. Bakımlı olun. Yanına oturup sırtını ovun. Televizyonda maç seyretmesi için her akşam teşvik edin. Siz de yanına sessizce oturup kırmızı şarap servisi yaparsanız fevkalade olur.
En önemli nokta da şu: Haftada birkaç akşam seks yapın. Eğer bu söylediklerimi aksatmadan bir yıl kadar uygularsanız, sanırım o takdirde kocanız iyileşip normal hayatına dönecektir ve uzun bir mutlu yaşam sizi bekleyecektir.’.
Eve dönüş yolunda koca, eşine sordu:
’Doktor ne dedi sana?’
Kadın kısaca cevap verdi:
“ÖLECEKMİŞSİN”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÖDEMİN DUYGUSAL VE ZİHİNSEL NEDENLERİ ?NEFES ÖDEME NASIL FAYDA SAĞLAR?

ödemnefes[1]

Ödem nefesi bırakamamak la, yani geçmiş anılara takılıp kalma, sürekli geçmişi düşünmek ile ilgilidir. Geçmişte yasadığı olaylar etkisinden kurtulamayıp, o zaman yaşadığı duyguları tekrar tekrar kendine yaşatması sonucu oluşur. Bir kişi hakkında sabit düşüncelere takılıp kalması ile ilgilidir. Bunun dışında fiziksel anlamda toksin birikmesinden dolayı vücutta şişkinlikler olabilir.

Ödem nefes seanslarında kolaylıkla atılabilir. Nefes  Detoks etkisi yapar.

Nefes seanslarımızda vücudunda ödem olan kişilere söylediğimiz olumlamalar;

“Geçmişi bırakmak güvenli, beni beslemeyen bütün inançlarımı, düşüncelerimi şimdi ve burada bırakıyorum. Olanı olduğu gibi kabul ediyorum”

Gülin SARIYİGİT

nefesterapisi.net/

tel : 0 532 665 41 15

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »