Malatya’dan güzel bir hikaye

1609889_1021733921204536_1324391064430670082_n[1]

22199_1021733854537876_5242626934991825482_n[1]

11350540_1021733891204539_1479397566557502044_n[1]

Fotodaki kişinin ismi Kadir , Mercedes Kadir. Akli dengesi yerinde değil ve bütün gün üstünde dolaştığı önünde Mercedes arması olan sopayı Mercedes’i zannederek yaşıyor.
Buraya kadar tamam. Anlatmaya bayıldığım kısmı bundan sonra başlıyor.. Koskoca bir şehir , Kadir’in Mercedes hayalini her şeyiyle sahiplenmiş durumda.. Kadir trafik ışıklarında duruyor, arabasını park ediyor, diğer arabalar trafikte ona yol veriyor, ona göre park ediyor. Bütün şehir o “Mercedes”in farkında! Kadir sopasını Mercedes servisine götürüyor, ustalar bütün ciddiyetleriyle arızaları anlatıyor, bir usta sopaya teyp takıyor, diğeri aynasını, armasını yeniliyor..
Sıkı durun; trafik polisleri yanlış yere park ettiğinde ya da ‘çok hızlı gittiğinde’ Kadir’e ceza yazıyorlar, zamanı geldiğinde muayeneye gönderiyorlar! Bir koca şehir, Malatya, Kadir’in hikayesini onunla birlikte yaşıyor.
Bir ‘deli’nin sopasına göre yaşayan şehirlerin, sopayla, sapanla, satırla birbirlerini kovalayan şehirlere dönüşmesini gördükçe bu hikaye çok hoş gelir insanın kulağına.. Anlarsınız umarım..
Bir gün mercedes kadir arabası(sopası) arızalandı diye sanayiye gider. Usta arızasını söyler ve 3 gün sonra gelip alabileceğini belirtir. Tabi mercedes kadir 3 gün sonra gelir usta daha işinin bitmediğini yarın gelmesini söyler. Mercedes kadir bu şekilde 2 hafta boyunca gider gelir. Bir gün yine gider sanayiye ama usta işinin daha bitmediğini söyler tabi mercedes kadir sinirlenir artık ve şunu söyler yeter artık yap şu arabayı 2 haftadır eve yürüyerek gidip geliyorum : )

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayata Dair Derlemeler… Aman Dikkat… Yapalım… Yaptıralım…

359da792bacc6c8e92211ae288dcfcf4_L[1]

1 -Yüzeyde hazine bulamazsınız.
2 – Pencereniz kirliyse dışarı çıkıp manzarayı parlatmanız boşunadır.
3 – Eğer siz kendinizi sevmiyorsanız başkaları neden sevsin?
4 – Ana babanız doğumunuzdan sorumludur, hayatınızdan değil.
5 – Eğer kendinize yön arıyorsanız yolunu kaybetmiş birine sormayın.
6 – Dostluk, ayrı oldukları zaman insanları birlikte tutar.
7 – Fedakarlık çiçeğin köküdür.
8 – Geçmişi bir kitap gibi kullanın, eviniz gibi değil.
9 – Birçok insan hayatının büyük bölümünü olduğundan farklı görünebilmek için heba eder.
10 – İlerlemenizin önündeki en büyük engel kendinize güvensizliğinizdir.
11 – Acı, mutluluğa göre daha çok şarkı bestelemiştir.
12 – Her davranışında başkalarının onayını arayan kimseler hayatin birçok güzelliğini ıskalar.
13 – Gerçek değişim kimi eski şeyleri farklı görmeye başlamaktır.
14 – Kahkaha ruhun dansıdır.
15 – Mucize, enerjinizi korkularınıza değil rüyalarınıza verdiğiniz zaman baslar.
16 – Karsınızdakini dinliyor musunuz, yoksa konuşmak için sıra mi bekliyorsunuz?
17 – İkiyüzlülük sadece sahibi tarafından görülemez.
18 – Hayatınızı bir para kazanma denemesi olarak kullanmayın.
19 – Gerçek zenginlik vaktinizi insanlara vermektir, para karşılığı satmak değil.
2o – Müziği notaların arasındaki sessizlik meydana getirir
______Richard Wilkins “Mental Tonic________

budur
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kaybedişimizin 20 Yıl Sonrasında Aziz Nesin’den Bize Kalan 17 Söz

Türk Edebiyatı’nın güçlü kalemi Aziz Nesin 20 Aralık günü Heybeliada’da doğdu. Mizah, kısa öykü, tiyatro ve şiir gibi alanlarda pek çok eser veren Nesin, eserleri yabancı dile çevrilen yazarların içerisinde çok önemli bir yere sahiptir.

Siyasi olarak da aktif olan Aziz Nesin, Madımak’ta gerçekleşen olaylarda oldukça zor zamanlar yaşadı. Yaşamının son günlerini Çeşme’de geçiren büyük usta kalp krizinden hayatını kaybetti.

6 Temmuz günü aramızdan ayrılan Nesin gerisinde birçok ses ve söz bıraktı…

1. Bahse girerim yarın bir yobaz çıkıp, tuvalete gitmek günah diye fetva verse, tuvalete gitmeyecek ve altına yapacak o kadar öküz var ki bu ülkede.

Bahse girerim yarın bir yobaz çıkıp, tuvalete gitmek günah diye fetva verse, tuvalete gitmeyecek ve altına yapacak o kadar öküz var ki bu ülkede.

2. Hayalim; küçük bir çocuğa ‘ne kadar seviyorsun’ dediğinde, açıp elini iki yana ‘İşte bu kadar’ derken ki o masum sevgiyi bulmaktı.

Hayalim; küçük bir çocuğa ‘ne kadar seviyorsun' dediğinde, açıp elini iki yana ‘İşte bu kadar' derken ki o masum sevgiyi bulmaktı.

3. Aynı kağıdın arka ve on yüzleri gibiyiz. Sonsuza dek beraber; ama hiçbir zaman birbirlerini görmeyen.

Aynı kağıdın arka ve on yüzleri gibiyiz. Sonsuza dek beraber; ama hiçbir zaman birbirlerini görmeyen.

4. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, diyerek yaşattığınız yılanların bir sonraki hedefi siz olursunuz.

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, diyerek yaşattığınız yılanların bir sonraki hedefi siz olursunuz.

5. Ne kadar kalmak istesek de bazen gitmek zorunda kalırız. Ve ne kadar gitmek zorunda olsak da kalmaktan yanadır sol yanımız.

Ne kadar kalmak istesek de bazen gitmek zorunda kalırız. Ve ne kadar gitmek zorunda olsak da kalmaktan yanadır sol yanımız.

6. Türk erkeğinin dünyanın en kıskanç erkeklerinden biri olmasının sebebi; sevgililerine değil, kendilerine güvenmediklerindendir.

Türk erkeğinin dünyanın en kıskanç erkeklerinden biri olmasının sebebi; sevgililerine değil, kendilerine güvenmediklerindendir.

7. Korkmuyorum diyenler, ya başkalarına yalan söylüyorlar, ya kendilerine yalan söyleyip kendilerini kandırıyorlar ya da bilmeyerek insan olmadıklarını söylüyorlar.

Korkmuyorum diyenler, ya başkalarına yalan söylüyorlar, ya kendilerine yalan söyleyip kendilerini kandırıyorlar ya da bilmeyerek insan olmadıklarını söylüyorlar.

8. Hiç kimseye güvenmiyorum diye bir şey yoktur, “Zamanında o’na güvendiğim için, artık kimseye güvenmiyorum” diye bir şey vardır.

Hiç kimseye güvenmiyorum diye bir şey yoktur,

9. İçimde bir merak öyle bir merak ki ölümümden bir ay sonra bir güncük yaşamak ve dostu düşmanı suç üstü yakalamak.

İçimde bir merak öyle bir merak ki ölümümden bir ay sonra bir güncük yaşamak ve dostu düşmanı suç üstü yakalamak.

10. Aşığım sana cümlesinin sonundaki a harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine, sen hala aşığım san beni.

Aşığım sana cümlesinin sonundaki a harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine, sen hala aşığım san beni.

11. Bir gün bu ülkenin başucuna bir not yanağına da bir öpücük kondurup gideceğim. Çok tatlı uyuyordun uyandırmaya kıyamadım diyeceğim.

Bir gün bu ülkenin başucuna bir not yanağına da bir öpücük kondurup gideceğim. Çok tatlı uyuyordun uyandırmaya kıyamadım diyeceğim.

12. Belki sıkıca sarılabileceğimiz bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız. Ama bilinsin ki, adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız.

Belki sıkıca sarılabileceğimiz bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız. Ama bilinsin ki, adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız.

13. Nasıl bittiyse bundan öncekiler, bu da biter. Bite bite sonunda ben de biterim. Olur biter.

Nasıl bittiyse bundan öncekiler, bu da biter. Bite bite sonunda ben de biterim. Olur biter.

14. En güzel şiir matematiktir. Yeryüzünde şimdiye kadar “İki kere iki dört eder”den daha güzel bir dize yazılmamıştır sanırım.

En güzel şiir matematiktir. Yeryüzünde şimdiye kadar “İki kere iki dört eder”den daha güzel bir dize yazılmamıştır sanırım.

15. İşin zoruna gideceksin. Her zaman zoru dene. Zoru yapamasan bile, zoru yapmaya çalışarak hiç olmazsa kolayını yaparsın.

İşin zoruna gideceksin. Her zaman zoru dene. Zoru yapamasan bile, zoru yapmaya çalışarak hiç olmazsa kolayını yaparsın.

16. Ne ölünün arkasından konuşulur, ne de gidenin. Çünkü ha ölmüştür, ha gitmiştir kalan için.

Ne ölünün arkasından konuşulur, ne de gidenin. Çünkü ha ölmüştür, ha gitmiştir kalan için.

17. Hayatım süresince boyum kadar kitap yazdım ama beni sevmeyenler buna da mazeret bulup -onun zaten boyu kısaydı diyebilirler

kaynak: onedio

Nefsin 19 Afeti… Ruhun 19 Hasleti…

11209412_753544684772335_5427380786645625104_n[1]Ruhun 19 Hasleti

1.ilim

2. Cömertlik

3. Ketumiyet

4.Tevhit

5. Edep

6. Kanaat

7.İtaat

8. Faziletler

9.Sevgi

10.Tevazu

11.İman

12.İhlas

13.Sakin

14.Sukünet

15.Sabır

16.Vefa

17. Doğruluk

18. Hakikat

19.Adalaet

Nefsin 19 Afeti

1Cehalet

2.Cimrilik

3. Dedikodu

4.Fitne fesat

5. Haset

6. Hırs

7. İsyan

8.Kötü alışkanlıklar

9. Kin ve nefret

10. Kibir

11.Küfür

12.Mürayilik

13. Nankörlük

14. Öfke ve geyz

15.Sabırsızlık

16.Vefasızlık

17.Yalan

18.Zan

19. Zulüm

Elektromanyetik Alan Nedir ve Sizi Nasıl Etkiler?

11701104_10155763270065557_5241621647872216743_n[1]

Bilgisayarlar, cep telefonları, prizler, mikrodalga fırınlar, Wi-Fi… Her gün kullandığınız veya hayatınızı kolaylaştıran cihazlar çevrenizde sizin sağlığınızı olumsuz etkileyen elektromanyetik alanlar üretmektedir. Bu alanlar uykusuzluk, anksiyete, alerjiler, kuru cilt, vs. gibi pek çok soruna neden olur.
Bu makalede bu alanların ne olduğunu, sizi nasıl etkilediğini ve sağlığınıza zarar vermeden bu cihazları kullanmaya devam etmek için kendinizi nasıl koruyabileceğinizi açıklayacağız.

Elektromanyetik Alanlar Nelerdir?
Günümüzde elektromanyetik alanlar her yerdedir, çünkü elektronik aletler kullanmadığınızda dahi komşularınızın kullandığı aletlerin dalgaları sizi bulacaktır. Sadece diğer insanlardan uzak yaşayanlar ve yaşadıkları yerde herhangi bir kablo bulunmayan insanlar bu dalgalardan etkilenmezler. Bu alanlar insan gözü tarafından görülmez. Onlara gerekli olan önemi göstermememizin başlıca nedeni de budur.

Söz konusu alanlar bağlantıların, televizyon antenlerinin, telsiz veya telefon istasyonlarının, güç kaynaklarının, x-ray cihazlarının ve akla gelebilecek tüm elektronik cihazların ürettiği elektrik yükünün birikimi sonucu ortaya çıkar. Bir aleti prize taktığınızda havaya ilgili cihazı saran elektronik dalgalar yayılmaktadır. Gerilim ne kadar yüksekse, elektronik alan da o kadar yoğun olur. Eğer bilgisayarınız internete bağlıysa, çevrenizde mevcut olan wi-fi alanlarını görebilirsiniz. Bunların hepsi bir şekilde vücudunuzla temas eder.

Ayrıca dünyanın enerjisi tarafından üretilen doğal bir elektromanyetik alanın da mevcut olduğunu not etmekte yarar var. Bu da sağlığınızı olumsuz etkileyebilir, ama etkileri bu makaledeki önerilerimizle büyük ölçüde önlenebilir.

Sizi Nasıl Etkilerler?
Elektromanyetik alanlar özellikle son senelerde çok yaygın bir hal aldıkları için, sürekli olarak onlara maruz kalmanın olumsuz etkileri hakkında henüz uzun süreli bir çalışma bulunmamakta. Her durumda, bütün gününü oldukça yüklü bir ortamda geçiren bir insan ilgili etkileri vücudunda hissedecektir. Ofiste uzun süre çalışan pek çok insan bu etkileri her gün hissetmekte ve çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşmakta.

Bu etkilerin bazıları:
Sinir sistemi bozuklukları: depresyon, anksiyete, sinirlilik, vs.
Uykusuzluk
Alerjiler
Hipertansiyon
Görme sorunları
Kuru cilt
Konsantrasyon sorunları, baş dönmesi, yönelim bozukluğu
Migren
Stres
Kısırlık ve gebelik sorunları
Otoimmün hastalıklar
Aritmi
Çeşitli çalışmalar aynı zamanda uzun vadede kanserojen etkilerin de söz konusu olabileceğini belirtmektedir.

Bunların Etkilerinden Kaçınmanın Yolları

En ideal seçenek doğanın ortasında, etrafta herhangi bir elektrik bağlantısının olmadığı organik bir evde yaşamaktır. Bu seçenek çoğu insan için imkansız bir seçenektir.

Başta gününüzün çoğunu geçirdiğiniz odalarda veya ortamlarda mümkün olduğunca elektronik cihazlardan uzak durmaya çalışmanın ve wi-fi yerine kablolu internet kullanmanın yanı sıra bu elektromanyetik kirlilikten kurtulmak için birkaç yol daha var:

En az bir saat kumda veya çimende yalın ayak yürüyün.
En az 15 dakika bir ağaca sarılın.
Yatağınızın altında bir doğal koyun yünü battaniye ile uyuyun, çünkü bu yalıtım görevi görür.
Elektromanyetik dalgaları izole eden ürünler satın alın (örneğin cep telefonları için bu görevi gören ürünler yaygındır).
Doğal yalıtım oluşturmak için bakır kullanın (bakır parçacığı içeren kıyafetler, bakır bilezikler, vs.), çünkü bakır bu dalgalara karşı koruyucu özelliğe sahiptir.

Denemek İster Misiniz?
Daha şüpheci insanların bir deney gerçekleştirmelerini öneriyoruz. Bir ay süresince her gün bir miktar suyu mikrodalga fırında kaynatın ve bu ılıkken bununla bir çiçeği sulayın. Buna ilaveten bir başka, aynı özellikteki çiçeğiyse doğrudan musluk suyuyla sulayın.

Bir ay sonunda her birinin ne şekilde büyüdüğünü göreceksiniz. Mikrodalga fırında ısıtılan suyla sulananın farklı bir şekilde büyüyeceğini veya dayanmayacağını göreceksiniz.

Kaynak: Facebook sağlıkla kal sayfası mutlaka üye olunuz.

Fatoş Pabuccu Tuncay

Günden Güne Sizi Daha Zeki Biri Haline Getirecek 24 Basit Günlük Alışkanlık

Elbette burada bir günde atomu parçalamaktan, dünyanın bütün gizemlerini çözmekten bahsetmiyoruz. Bütün bir millet olarak ”zekalı ama çalışmıyor” olsak da, bu küçük günlük aktiviteler, hayatınızı zenginleştirmenizde, daha fazla bilgiye ve ilime ulaşmanızda küçükte olsa katkı sağlayacaktır.

1. Her gün yepyeni 10 fikir belirleyin.

Her gün yepyeni 10 fikir belirleyin.

Bu hayatınızdaki herhangi bir şey hakkında olabilir. Yepyeni bir icat, bir film senaryosu… Bunlar hakkında düşünmek eminim ki farklı ufuklara yelken açmanıza katkı sağlayacaktır.

2. Kafanızdaki soru işaretlerini takip edin.

Kafanızdaki soru işaretlerini takip edin.

Sorulardan asla kaçmayın. Problemleriniz hakkında düşünmek, yeni çözümler üretmenizde, bir konuya farklı bir bakış açısı ile yaklaşmanızda önemli rol oynayacaktır.

3. Şeytanın avukatını oynayın

Şeytanın avukatını oynayın

Olabilecek en kötü sonuçları düşünün, böylelikle her türlü duruma hazırlıklı olun.

4. Bir kitaptan en az bir bölüm okuyun.

Bir kitaptan en az bir bölüm okuyun.

Teknolojinin hayatımızın bir parçası olduğu bu dönemde eski alışkanlıklardan uzaklaşmamak oldukça önemli. Sevdiğiniz bir yazarın, bir kitabın en az bir bölümünü okumak size yeni bilgiler kazandıracaktır.

5. Sadece dizi değil, eğitici videolar da izleyin.

Sadece dizi değil, eğitici videolar da izleyin.

Eğitici video izleyeceğim diye ilginiz olmadığı halde ”halı dokuma sanatının püf noktaları” tadında videolar değil, neye ilginiz varsa onunla ilgili videolar izleyin.

6. Gazete okuyun.

Gazete okuyun.

Elbette internete gidip bütün haberleri anında öğrenebilirsiniz. Fakat en azından takip ettiğiniz bir köşe yazarının olması oldukça iyi olacaktır. Başka insanların, ilgilendiğiniz konular hakkında düşüncelerini takip edin.

7. Bilgi kaynaklarınızı sık sık kontrol edin.

Bilgi kaynaklarınızı sık sık kontrol edin.

Bu yolla yeni gelişmeler ve olaylar hakkında çabucak bilgi sahibi olabilirsiniz.

8. Öğrendiğiniz şeyleri diğer insanlarla paylaşın.

Öğrendiğiniz şeyleri diğer insanlarla paylaşın.

Sonuçta bilgi paylaşıldıkça yayılır 🙂

9. Öğrendiklerini uygulayın.

Öğrendiklerini uygulayın.

Çünkü eğer uygulamazsanız muhtemelen unutacaksınız. Uyguladığınız her yeni bilgi, ilerde bunu tekrar etmenizi kolaylaştıracaktır.

10. Bir ”checklist” hazırlayın.

Bir ''checklist'' hazırlayın.

Daha önce belirlediğiniz ve başardığınız her şey için bir tik atın. Bu hem motivasyonunuzu arttıracaktır, hem de yeni hedefler koymanızı sağlayacaktır.

11. Kötü alışkanlıklarınız içeren bir liste hazırlayın.

Kötü alışkanlıklarınız içeren bir liste hazırlayın.

Kendinizin kötü olduğunu düşündüğü veye çevrenizdeki insanların rahatsız olduğu alışkanlıklarınızı bir kenara yazın ve bunları aşmak için yeni yollar arayın.

12. Öğrendiğiniz şeyleri yazın.

Öğrendiğiniz şeyleri yazın.

Daha sonra yapmak üzere küçük notlar alın. Ben bunu hatırlarım diyorsanız ise çok yanılıyorsunuz, çünkü söz uçar yazı kalır.

13. Beyninizi uyarın.

Beyninizi uyarın.

Bir şeyler hakkında düşünmek, beyninizi yormak düşünme şeklinizi de değiştirecek ve geliştirecektir.

14. Online dersler alın.

Online dersler alın.

Yeni bir dil, Mısır medeniyeti… Ne ilginizi çekiyorsa, onunla ilgili internetten kurslara katılabilir ve bilgi dağarcığınızı genişletebilirsiniz.

15. İlginç bulduğunuz insanlar ile iletişim halinde olun.

İlginç bulduğunuz insanlar ile iletişim halinde olun.

Onlardan öğrenecekleriniz inanın ki çok fazla…

16. İlginç bilgiler barındıran içerikleri takip edin.

İlginç bilgiler barındıran içerikleri takip edin.

Her gün bilmediğiniz bir bilgi öğrenmeniz, şaşırtıcı derecede yararlı olabilir.

17. Oyun oynayın.

Oyun oynayın.

Oyun oynamak da şaşırtıcı derecede beynin gelişmesini sağlayan bir etkinlik. Yeni düşünme şekilleri geliştirebilir, en basit olarak ise dinlenebilirsiniz 🙂

18. Eğlenceli ve öğretici uygulamalar indirin.

Eğlenceli ve öğretici uygulamalar indirin.

Kelime oyunları oynayabileceğiniz veya her gün yabancı bir kelime öğreten uygulamalar da bu alışkanlıklarınızın arasında girmeli.

19. Arkadaşlarınızı korkutun!

Arkadaşlarınızı korkutun!

Evet! Arkadaşlarınızı şaka yoluyla korkutmak için yeni fikirler düşünmek, beyninizi de çalıştıracaktır. Bu sayede ilginç yöntemler bulabilirsiniz. Tabii her şeyin bir sınırı olduğunu da unutmayın. Korkutacağım diye insanların kalbine de indirmeyelim, makul miktarda korku yeterli olacaktır 🙂

20. Yeni yerler keşfedin.

Yeni yerler keşfedin.

Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı tartışmasına hiç girmeyeceğim fakat, gezmek ve yeni yerler keşfetmek size farklı dünyaların kapılarını aralayacaktır.

21. Sizden daha zeki insanlar ile zaman geçirin.

Sizden daha zeki insanlar ile zaman geçirin.

Bu kişilerin sinir bozucu, ukala tipler değil daha çok bir şeyler öğrenebileceğiniz insanların olması daha sağlıklı olacaktır.

22. Hiçbir şey yapmadığınız bir zamanınız olsun.

Hiçbir şey yapmadığınız bir zamanınız olsun.

Biraz da dinlenip, rahatlamak elbette ki size çok iyi gelecektir 🙂

23. Pratik yapabileceğiniz bir hobi edinin.

Pratik yapabileceğiniz bir hobi edinin.

Sürekli iş, güç, dert, tasa nereye kadar? Kendinize zaman ayırdığınızda, eğlenebileceğiniz, mutlu olabileceğiniz bir hobi bulun. Böylece üretkenliğiniz de artacaktır.

24. Egzersiz yapın ve sağlıklı beslenin.

Egzersiz yapın ve sağlıklı beslenin.

Egzersiz yapmak algılarınızı da açacaktır. Ayrıca ”sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

kaynak:onedio

Evde Kendi İmkanlarıyla Tarım Yapmak İsteyenlere Yemyeşil 7 Tavsiye

Kendi elinizle ve emeğinizle yetiştireceğiniz sebzelerin, otların ve bitkilerin tadına varmak istiyor ama bir türlü bu işe başlayacak motivasyonu kendinizde bulamıyorsanız, ihtiyacınız olan bilgiler ayağınıza geldi. Hem neler yapabileceğinizi görmek hem de hiç duymadığınız tavsiyeler almak için hazır olun.

1. Filizlendirme

Filizlendirme

“Filizlendirip ne yapacağım?” diyenler olabilir ama bakliyat filizleri yemekleriniz için protein deposu. Salatalarda, sandviçlerde ve tavada hafif kavurarak kullanılabilecek filizleri evde kendi imkanlarınızla yapabiliyorsunuz.

Neleri filizlendirebilirsiniz? 
Çiğ mercimek, nohut, maş fasülyesi gibi seçenekler mevcut.

Nasıl yapacağım?
Tohumları yıkayarak bir gece suda bekletiyorsunuz. Süzdükten sonra ağzı bez ile kapatılmış cam kavanozda 45 derecelik bir açıyla baş aşağı, karanlık ve ılık bir köşede tohumların nemli kalmasını sağlayarak bekletiyorsunuz. Günde 1 ya da 2 kez yıkayıp süzerek işleme 4-5 gün devam ediyorsunuz.

2. Artık sebzeleri suda değerlendirme

Artık sebzeleri suda değerlendirme

Yemek yaparken elinizde kalan sebzelerle evde kendi tarımınızı kendiniz yapacağınızı duyunca şaşıracaksınız. Havuç başı, ananasın baş kısımları veya kereviz sapını kullanarak isterseniz yiyebileceğiniz isterseniz dekorasyon olarak kullanabileceğiniz yeşillikler yaratabilirsiniz.

Nasıl yaparım?
Suya bırakacağınız sebzelerin baş kısmından yeşeren yeşil kısımları yemeklerinizde ve salatalarınızda kullanabilirsiniz. Ya da bir vazo içinde yemyeşil görüntüsüyle salonunuzu süsleyebilirsiniz. Biraz daha emek isteyen bir suda yetiştirme örneği için sizi aşağıya bekliyoruz 🙂

3. Suda avokado yetiştirme

Suda avokado yetiştirme

Avokadoyu evde yetiştirebileceğini bilen insan sayısı oldukça az. Kulağa enteresan gelmesinin yanında yapımı da oldukça enteresan ve eğlenceli.

Nasıl yetiştiririm?
Avokado çekirdeği bulduktan sonra ona 3 adet kürdan saplıyorsunuz. Ve sivri kısmı yukarıda kalacak şekilde su dolu bardak içerisine oturtun. Su eksildikçe eklemeye devam edeceksiniz. Avokadonun dibinden bardağın sonuna kadar inecek köklerini izleyin. Tabii bu işlem filizlendirme gibi 4-5 günde oluşmuyor; en az 2 aylık bir bekleme süreniz olacak. Kökler yeterinde büyüdükten sonra kırmadan toprak dolu bir saksıya ekin ve düzenli sulayarak büyümesini izleyin.

4. Elyafla filizlendirme

Elyafla filizlendirme
Topraksız tarıma örnek olabilecek diğer örnek de elyaflı bir yastığa açılmış deliklere yerleştirilen semizotu kökleri. Semizotunu aynı zamanda toprak dolu saksıda da yetiştirilebildiğinden ev bahçeciliği için oldukça uygun bir bitki. Yazın bol yoğurtlu semizotu salatalarını tamamen evinizden çıkma üretimle yemenin tadı bambaşka olacak.

5. Torbada tarım

Torbada tarım
Torba kullanmak hem ev bahçeciliğini geliştiren hem de görünüş itibarıyla etrafa hoşluk katacak bir işlem. Gübreli toprak ve taş parçacıklarıyla dolduracağınız torbaları, balkon-teras-bahçe gibi uygun olabilecek alana yerleştirin.
Torbada yetiştirilebilecek sebze ve bitki seçeneği oldukça fazla. Hatta kabak bile yetiştirebileceğinizi söyleyebiliriz 🙂 Özellikle havanın kurak olduğu yerlerde bu yöntem tercih ediliyor; ayrıca kolay ve verimli.

6. Kağıt havlu üzerinde tere yetiştirme

Kağıt havlu üzerinde tere yetiştirme
Bu işlere yeni başladıysanız ilk denemelere uygun bir seçenek olan tere otuyla tanışın. Tere, çimene benzer bir bitki olduğundan kolay yetişmekte. Hem de toprağa ihtiyaç duymadan!
Nasıl yaparım?
Kağıt havlu veya pamuk üzerinde kolayca yetiştirilebilen tereyi, bol güneş alan bir yerde tutarsanız 7-10 gün arasında hasata uygun halde bulabilirsiniz.

7. Bir klasik: Saksıda domastes, biber, patlıcan!

Bir klasik: Saksıda domastes, biber, patlıcan!

Yeterli büyüklükte saksı ve gübreli toprakla geniş saksılarda domates, biber, patlıcan ve limon yetiştirebilirsiniz. Bunun için hazırlık biraz daha uzun sürebilir ama kendi elinizle yetiştirdiğiniz sebzelerin tadı bir başka olacaktır.

Peki hangi otları toprak dolu saksıda yetiştirebilirsiniz? 
Fesleğen, Adaçayı, semizotu, reyhan gibi örnekler kolayca yetiştirmeye uygun seçeneklerdir. Haberiniz olsun 🙂

Bonus: İşte size naylon çorap sürprizi!

Bonus: İşte size naylon çorap sürprizi!

Elyafla doldurduğunuz ince naylon çoraba yerleştirdiğiniz semizotu tohum ve kökleri bir zaman sonra balkonunuzda eğlenceli bir görüntü de yaratabilir 🙂

kynak: onedio

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

EYLÜL 2015′E KADAR FREKANS DEĞİŞİM

359da792bacc6c8e92211ae288dcfcf4_L[1]

Dr Simon hayatının çoğunu kozmik enerjileri ve bunların gezegeni ve insan psişesini nasıl etkilediğini araştırarak geçirdi ve deneyimine dayanan algoritmalar ile öngörülerini yaptı.
Bu enerjisel değişiklikler o kadar dramatik olacak ki, herkes köleleştirilmekte olduğumuzu görme şansına sahip olacak. Ayrıca kendimizi enerjisel frekans yükselişleri ile nasıl özgürleştirebileceğimizi açıkça görmeye başlayacağız.

Dr Simon’un öngörüleri:
* Özellikle Ağustos’un sonlarından Eylül’ün sonlarına kadar oluşacak olan Güneşten ve diğer kozmik enerjilerden gelen elektromanyetik enerjinin hızlanması ve yükselmesi bilinçte ‘frekans değişimi’ dediği şeye neden olacak. [şu sıralardaki solar CME’ler ve bunun sonucu olarak Dünyada oluşan jeomanyetik fırtınalar bunun gerçek – zamanlı tezahürüdür]
* Önceden manyetik kalkanı zayıflamış olan gezegendeki basınçta oluşan değişim yüksek sıklıkta sismik aktiviteye ve aşırı iklim modellerine neden olacak.
* Hızlanan enerjilerin ve bilinçte frekans değişiminin bazı insanların zihinsel işlevinde, finans marketlerinde ve organizasyonlarda etkileri olacak.
* Temmuz ve özellikle Ağustos’ta insanların kendi düşüncelerini kontrol edemediği ile ilgili haberler olacak, bu insanların ‘kafayı yediği’ sosyal olaylara yol açacak.
* Bazı hükümet ve şirket liderleri halüsinojenik olacaklar, “davranışları nedeniyle halk tarafından uzaklaştırılan lider”e yol açabilecek şeyleri hayal edecekler.”
* Hızlanan enerjilerle Schumann Rezonansı olarak bilinen Dünyanın frekansı Eylül’ün sonuna kadar muhtemelen 13 veya 14 Hz’e yükselecek.
* Bu hızlanmalar Eylül ayının 3 ncü ve 4 ncü haftasında mağazaların kapanabileceği ve hükümetlerin artan şekilde işlevsiz olacağı 2 – 4 günlük periyoda yol açacak.
* Tüm bunlarla ilişkili olarak, başka bir galaksiden gelecek olan galaksilerarası elektromanyetik bir dalga gezegeni süpürecek; bu bilincin yükselmesi için bir araçtır, yardımcıdır ve bir kaç günlüğüne dünyayı sersemletecek, nüfusun %10-17 sinin sanrılar ve halüsinasyonlar deneyimlemesine yol açacak.
* Daha geniş karaları ve manyetikleri nedeniyle Kuzey Yarımküre hızlanan enerjileri daha fazla deneyimleyecek.
* Tüm bunların farkında olan Gücü elinde tutanlar (İllüminati) doğal olayların arkasına unsurlar ekleyerek veya yapılandırarak, daha chemtrailler ile, iklim savaşı ile, teknolojik silahları kullanarak daha fazla zihin kontrolü ile bu frekans değişiminden yararlanmaya, manipüle etmeye, baskılamaya ve kontrol etmeye çalışacak – tüm bunlar bilinç uyanışını kısıtlama araçlarıdır.
Bu frekans değişimi bir süreliğine kutupluluğun artmasına yol açacak, bilinç genişlemeye ve uyanmaya devam ederken yükselen sosyal kaos olacak. Yeni teknoloji ve sağlık bakımı yöntemleri daha hızla ortaya çıkacak.

Potansiyel serbest enerji kaynakları, elektromanyetik tedaviler ve doğal ilaçlar ortaya çıkacak.

Bununla ilişkili olarak başkalarıyla ne kadar çok paylaşırsanız, o kadar çok bolluk alacağınızı söylüyor, çünkü yaptığınız şey bu değişim aracılığı ile korku enerjisini salıvermektir.

Ayrıca Dr Simon sonraki bir kaç ayda bezı ülkelerde liderlerin ortaya çıkacağını ve Açık Kaynak platformlarının sürekli gelişimini teşvik edecek olan yeni bir barış forumunu başlatacağını umuyor.

CERN’in Büyük Hadron Çarpıştırıcısının amacının galaksiler arası dalganın Dünyaya ulaşmasını durdurmak olduğunu söylüyor. Bu girişimin başarısız olacağına inanıyor. Bu enerji dalgası çok boyutludur ve gezegenin etrafında işitilen garip iniltiler ve çatırtılar bağlanan boyutlar ile uyum ve armonide olmayan açılmakta olan boyutların göstergeleridir. Tüm dünyada bu seslerde artış olacaktır ve muhtemelen çok fazla sayıda insan bu sesleri YouTube’a koyacaktır.

Simon’un bu enerji değişimi için en iyi nasıl hazırlanabileceğimiz ile ilgili önerileri:
* Finansal olarak: Borsa 1966′dan bu yana her 7 senede çöktü. Borsadan paranızı çekmeniz, elektronik tabanlı olan finansal kurumlardan paranızı çekmeniz tavsiye edilir. Altın ve gümüş, arazi, çok fazla şişelenmiş su, yiyecek iyi yatırımlardır.
* Duygusal olarak: Kalbinizde merkezlenin. Şeyleri kişisel almayın, etrafınızda duygular patlarken nötr konumda kalabilirsiniz.
* Fiziksel olarak: Bedeniniz için yapabileceğiniz ilk şey bol bol uyumaktır. Mümkünse her gün güneşte 15 – 20 dakika geçirin. Okyanus dalgalarından veya oda iyonizerinden gelen negatif iyonlar çok fazla yardımcı olacaktır.
* Ruhsal olarak: Enerjinizi temizlemeniz ve topraklanmış kalmanız önemlidir. Bunlar üzerinde çalışmayanlar halüsinasyon görebilir ve akıllarını kaybediyormuş gibi hissedebilirler.
* Zihinsel olarak: Şimdi öncekinden daha çok farkında olmalıyız ve düşüncelerimizi kontrol etmeliyiz, çünkü düşüncelerimiz gerçekliğimizi yaratır.

Eylül’de gerçekleşmesi öngörülen tüm bu değişimlerin hepsi aynı anda olmayabilir, zamanda bir noktada frekans değişiminin hissedileceği ve onu almayı seçenler tarafından özümseneceği beklenmektedir. Sonra dışsal gerçekliğimizde değişimler ışık hızında gerçekleşmeye başlayacak. Bu, insanlığın hastalıktan, açlıktan ve kontrol ve hegemonya ile hayatta kalma korkusundan özgürleşeceği uzun vadeli bir dönüşümün sadece başlangıcıdır. Gezegenin ne kadar hızla özgürleşeceği bize bağlıdır ve kişisel olarak ne kadar hızla dönüşeceğiniz kendi ruhsal yolunuza ve bu enerjiyi nasıl kullandığınıza bağlıdır.
(Çeviri: Saffet Güler)

alıntı

Erkeklerin Korkulu Rüyası “Bağımsız Kadınlar” Hakkında Bilmeniz Gereken 13 Şey

Kadın ve bağımsızlık eminim ki birçok erkeği bu iki kelimenin yan yana gelmesi bile rahatsız etti. Ama alışsanız iyi edersiniz, ataerkil düzeninizi yıkmaya geliyorlar.

1. Bağımsız kadının lügatinde “izin almak” diye bir kavram yoktur.

Bağımsız kadının lügatinde “izin almak” diye bir kavram yoktur.

İstediği şeyi, istediği yerde, istediği zaman yapar. Hayatının bütün kontrolü kendi ellerindedir.

2. Bağımsız kadının kendine ait fikirleri vardır.

Bağımsız kadının kendine ait fikirleri vardır.
Beyim ne derse o devri kapanalı çok oldu, artık kendi fikrini ölümüne savunan dirayetli, hırslı, tuttuğunu koparan kadınların devri.

3. Senin, şunun, bunun, ne düşündüğü bağımsız kadını asla bağlamaz.

Senin, şunun, bunun, ne düşündüğü bağımsız kadını asla bağlamaz.

Hareketlerini, davranışlarını, yaşam biçimini, zevklerini, başkaları ne der korkusuyla değiştirmezler.

4. Asla onaya ihtiyaç duymazlar.

Asla onaya ihtiyaç duymazlar.
Davranışlarının sorumluluğunu alacak kadar özgüvenlidir bağımsız kadın. Başkalarının onayını istemez de beklemez de.

5. Bağımsız kadın korkmaz, geri çekilmez, aksine ondan çekinilir.

Bağımsız kadın korkmaz, geri çekilmez, aksine ondan çekinilir.
Baskılar karşısında yılan, geri adım atan, ürken biri değildir o. Aksine kendisinden korkulan biri olmayı tercih etmiştir.

6. Bağımsız kadının bir erkeğe ihtiyacı yoktur.

Bağımsız kadının bir erkeğe ihtiyacı yoktur.
Buradan bağımsız kadının yalnızlığı tercih ettiği veya cinsel yönelimleri anlaşılmasın. Tabii ki hayatında biri olsun ister ama ona bağlı, mecbur değildir. Eşit bir birlikteliğe her zaman vardır.

7. Partneri tarafından sahiplenilmeyi beklemez, istemez.

Partneri tarafından sahiplenilmeyi beklemez, istemez.
Biri beni sevsin, beni sahiplensin gibi düşünceleri yoktur. Mal olmadığını bilir, partnerinin onu sahiplendiği kadar o da partnerini sahiplenir.

8. Göz önünde olmaktan asla çekinmez.

Göz önünde olmaktan asla çekinmez.
Bağımsız kadın bir şeylerin arkasına saklanacak, başarılı erkeğin arkasında duracak bir kadın değildir. Bilakis öne çıkmayı, kendinden söz ettirmeyi sever.

9. Bağımsız kadın kendini geliştirir; okur, gezer, araştırır…

Bağımsız kadın kendini geliştirir; okur, gezer, araştırır…

Bağımsız kadın meraklıdır, gezmeyi, yeni yerler görmeyi, yeni arkadaşlar edinmeyi, kitap okumayı, film izlemeyi sever. Bu dünyaya geliş amacını arama yolunda kendi sınırlarını çözer. Ve görür ki sınırları yok!

10. Bağımsız kadın kendine yetmesini bilir.

Bağımsız kadın kendine yetmesini bilir.
Kadın zayıftır, korunması gerekir, vb. saçmalıkları yerle bir eder o. Kendi kendine yetmesini, kendini korumasını, kendine hakim olmasını gayet iyi bilir.

11. Bağımsız kadının özgüveni son derece yüksektir.

Bağımsız kadının özgüveni son derece yüksektir.
Donanımının, birikiminin, kadınlığının farkındadır kesinlikle. Kadınlığı bir zaaf olarak görenlere karşı dimdik ayaktadır her zaman.

12. Bağımsız bir kadın iş hayatında tüm zorluklara karşın var olmasını bilir.

Bağımsız bir kadın iş hayatında tüm zorluklara karşın var olmasını bilir.
Ne kadar sindirilmeye çalışılsa da, daha az maaşlarla çalışmak zorunda kalsa da, tacizlere maruz kalsa da bağımsız kadın iş hayatında var olmayı tercih eder, kendi ayakları üzerinde durmasını bilir.

13. Bağımsız kadın trip, taktik, ayak oyunu bilmez.

Bağımsız kadın trip, taktik, ayak oyunu bilmez.
Bunlara eyvallahı da yoktur onun. İlişkilerini güven ve dürüstlük üzerine kurar. Dış görünüşe önem vermez, kendisinden de bunun beklenmesini istemez. Doğallıktan yanadır bağımsız kadın, kendini pazarlamak gibi saçma bir şeyden habersizdir.

kaynak: onedio

KEKEMELİK DUYGUSAL VE ZİHİNSEL NEDENLERİ ?KEKEMELİK SORUNLARINA NEFES NASIL İYİ GELİR ?

kekemelik[1]

 Kekeme sorunları yaşayan kişilerin çocukluk dönemini sorduğumuzda, yaşanmış travmatik bir olay ya da yaşanmamış, bastırılmış bir çocuk dönemi olduğunu gözlemleriz.

Çocukken tam kapasite nefes alırız. Karın nefesimizi çok rahat bir şekilde kullanırız. Çocukken andayızdır. İstediğimiz zaman güleriz, peşine ağlayabiliriz. Sonra tekrar hiç bir şey olmamış gibi ana odaklanırız.

Sonra ne olurda andan uzaklaşırız? Sonra toplum kuralları ile bizi limitleyen ebeveyenlere ya da korku, öfke, kızgınlık duyguları ile nefesimizi tutarız.

Kekeme sorunu yaşayan kişileri bebekken aldığı gibi karın nefesini artırdığımızda, bastırılmış duygular ortaya çıkarılarak, var olan korkular dönüştürülerek kekemelik problemi çözülüyor.

Nefes seanslarımızda söylediğimiz olumlumalar ;

“ Kendimi duygularımı ifade etmek güvenli, kendimi özgürce ifade ediyorum ”

Bol nefesli günler

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İSHAL’IN DUYGUSAL VE ZİHİNSEL NEDENLERİ NELERDİR ? NEFES NASIL FAYDA SAĞLAR?

ishal[1]

 

İshal sorunları yaşayanları baktığımızda genelde hareketli, yerinde duramayan, sanki kendinden kaçar gibi bir halleri vardır. Gelecek kaygısı olan, gelecek ile ilgili korkuları olan insanlar olduğunu gözlemleriz.

İshal, vücudumuzdaki minarelerin gitmesini neden olduğu için basit bir hastalık gibi gözükse de bizim dengemizi bozabilir.

Nefes seansların da kullandığımız olumlamalar ;

“ Gelecek ile ilgili bütün korkularımı ve kaygılarımı bırakıyorum. Şu an her şey olması gerektiği gibi mükemmel tam. Su ana odaklanıyorum. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum. Ben dengedeyim.

kaynak: gülin sarıyiğit

Vücudumuzun Çeşitli Bölgelerindeki Ağrıları Tetikleyen 10 Olumsuz Duygu

Psycology Today dergisinde yayınlanan bilimsel bir çalışmaya göre, vücudumuzdaki ağrıların fiziksel sebeplerinin yanı sıra duygusal sebepleri de olabilir. Buraya kadar normal, çünkü hepimiz stresin bir takım ağrı ve acıları tetiklediğini biliyoruz. Ancak bu çalışmada hangi duyguların hangi bölgeleri etkilediğini de ortaya koymuş. Özellikle fiziksel sebebi saptanamayan kronik ağrıların sebebinin çözülemeyen travmalar olabileceği iddia edilmiş.

1. Baş Ağrısı – Stres ve Rahatlayamamak

Baş Ağrısı - Stres ve Rahatlayamamak

Hepimizin tahmin edebileceği gibi baş ağrısının en önemli sebeplerinden biri gün içerisinde yaşanan stres, bu stresten kaynaklı kasılmalar ve rahatlayamama, düzensiz nefes almak ve beyne giden oksijenin azalması.

2. Boyun Ağrısı – Affedememek ve Kin

Boyun Ağrısı - Affedememek ve Kin

Bu çalışmaya göre kronik boyun ağrısının arkasında insanları affedememek ve kin beslemek yatıyor olabilir. Koy verin gitsin, tatlı canınızdan değerli mi?

Herkesi affettim ama ağrım geçmiyor diyorsanız biraz egzersiz işe yarar belki.

3. Omuz Ağrısı – Duygusal Yükler ve Suçluluk

Omuz Ağrısı - Duygusal Yükler ve Suçluluk
Omuz ağrısı duygusal bir yükü taşımayı ifade edebiliyormuş. Bu yük bir başkasının size yüklediği yük de olabilir, bir suçluluk duygusu da.

4. Sırt Ağrısı – Duygusal Destek ve Sevgi Eksikliği

Sırt Ağrısı - Duygusal Destek ve Sevgi Eksikliği
Sırt ağrısı çevrenizden beklediğiniz destek ve sevgi eksikliğinden kaynaklanıyor olabilirmiş. Savaşmayalım, sevelim, sevişelim ama biz yine de oturma ve duruş bozukluklarımızı da gözden geçirelim.  (buyrun)

5. Bel Ağrısı – Maddi Kaygılar

Bel Ağrısı - Maddi Kaygılar
Bel ağrısının sebebi maddi kaygılar ve gelecekle ilgili dünyevi endişeler (ev, iş, para, geçim derdi) olabiliyormuş. Belini doğrultamamak terimi tesadüf olabilir mi?

6. El Ağrısı – İletişim Eksikliği ve Kendini İfade Edememek

El Ağrısı - İletişim Eksikliği ve Kendini İfade Edememek
Psikologlar ellerimizin diğer insanlarla olan iletişim araçlarımız olduğunu ifade ediyor, bu sebeple vücut dilimizde en çok ellerimizi kullanıyoruz. Ellerimizde duyduğumuz ağrının kaynağı da iletişim eksikliği, anlatmak isteyip anlatamadıklarımız, kendimizi ifade edemeyişimiz olabilir.
Mouse kullanım alışkanlıklarımızı da gözden geçirmekte fayda var. (Karpal Tünel Sendromu)

7. Kalça Ağrısı ve Dirsek Ağrısı – Değişime Direnmek

Kalça Ağrısı ve Dirsek Ağrısı - Değişime Direnmek
Kalçaların ve dirseklerin değişime en çok direnen bölgeler olduğu söyleniyor. Hayatımızda büyük değişiklikler yaşadığımızda, koşa koşa seve seve değiştiğimizi düşündüğümüz zamanlarda bile kalçalarımız ve dirseklerimiz bu değişime direniyor ve düzeni korumak istiyor olabilir, böyle durumlarda ise sinyal veriyorlarmış.

8. Diz Ağrısı – Yüksek Ego

Diz Ağrısı - Yüksek Ego

Diz Ağrılarının sebebinin yüksek ego, kibir ve kendini beğenmişlik olduğu düşünülmüş. Biraz tevazu lütfen.

Ayrıca yokuş aşağı koşmamaya da özen gösterelim, 65 yaşında emekli olup da gezmek istediğimizde o dizlere çok ihtiyacımız olacak. (Dikkat: Menisküs)

9. Bacak Ağrısı – Kıskançlık ve Kendine Güvensizlik

Bacak Ağrısı - Kıskançlık ve Kendine Güvensizlik
Bacak ağrılarının kişinin kendine güvensizliği, yetersizlik duygusu ve kıskançlıkla tetiklendiği düşünülüyor.

10. Ayak Ağrıları – Kötümserlik ve Umutsuzluk

Ayak Ağrıları - Kötümserlik ve Umutsuzluk
Vücudun bütün yükünün ayaklarımızda birikmesi gibi, kötümserliğimizin olumsuz etkileri de ayakları etkiliyor, umutsuz başın cezasını ayaklar çekiyor.
Don’t worry be happy!

kaynak: onedio

KENDİ KENDİNİZLE OLUMLU KONUŞMA TEKNİĞİ

AFFETMEKNEFES[1]
1. Her akşam yatmadan önce o gün içinde, sizin yaptığınız veya söylediğiniz ama yapmış ya da söylemiş olmaktan memnun olduğunuz üç şeyi yazın. Bunlar basit, küçük şeyler de olabilir.
2. Yine o güne ait sizin dışınızda gelişen ve sizin sadece tanıklık ettiğiniz üç güzel şey bulup yazın. Belki yağmur sonrası toprağın kokusu veya yaşlı birine yardımcı olan bir genci görmek gibi…
3. Yatağınızda uyumadan hemen önce listenizdeki her bir örneği üç kez kendinize tekrarlayın. İnsan beyni uyarıcıya aç bir şekilde yaratılmıştır.
Uykuya daldığımızda artık beş duyu organı dışarıya kapalı olduğundan beyne uyarıcı ulaşmaz. Bununla birlikte her gece uykuya dalan ve bu şekilde dinlenen bilinçli zihnimizdir.
Bilinçdışı zihnimiz uyumadığından ve dışarıdan da yeni uyarıcı gelmediğinden bu kez uyumadan önce aklımızdaki en son konu bilinçdışı zihnimizce ele alınır.
Bu teknikle bilinçdışımıza biz uykuda iken düşüneceği bir sürü olumlu şey vermiş oluruz.
Bunlardan ilk üçü, kişisel başarılarımız olduğundan kendimize güvenimizi artıracak; diğerleri de geçmişte ne olursa olsun, dünyada hala birçok olumlu şeyin var olduğuna ve her şeye rağmen mutlu olabileceğimize bizi inandıracak ve bunun sonucunda da daha sağlıklı bir hayat süreceğiz.
Kadir Tuğtekin OK
KAHUNA İçsel Dönüşüm Merkezi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yazıyı hiç affedemediğiniz ve çok kızgın olduğunuz bir kişiye doğru söylediğinizi düşünerek okuyun! Etkileri inanılmaz güzel oluyor!

Yazıyı hiç affedemediğiniz ve çok kızgın olduğunuz bir kişiye doğru söylediğinizi düşünerek okuyun! Etkileri inanılmaz güzel oluyor!

Alocasiamacrorrhizayaprak[1]

Seni kabul etmeyi seçiyorum. Bu sefer seni affetmiyorum. Senin için üzülmüyorum. Sana kırılmıyorum. Sinirlenmeyen beni sinirlendirmeni, tanımadığım öfke duygusunu içimde yeşertmeye başlamanı kabul etmiyorum bu sefer. Bu sefer seni kabul ediyorum. Tanrı yardımcım olsun ki, ruhum ve zihnimin onayladığı bu karara tüm hücrelerim de katılsın istiyorum. Seni, senin için affettiğimi düşünüyordum. Sana, senin için üzüldüğümü sanıyordum. Beni kırdığını, kızdırdığını sanıyordum. Şimdi seni, benim için kabul ediyorum. Sana ruhumun elini uzatıyorum. Sana yüreğimi sonuna kadar açıyorum, sadece kendim için. Kirlerimi temizlediğimi zannediyordum, tortuların ana yaptığını fark edinceye kadar. Çoğalmalarına izin vermiyorum, beni başkalaştırmana karşı çıkıyorum. Bana ne öğretmeye çalıştığını ancak seni kabul ederek anlayabileceğimi biliyorum.

Hayatımsın, hayatımdasın. Ve seni hayatımda tutmaya devam etmek istiyorum. Kendim için, aynı köklerden geldiğimiz için, dalımı kaybetmemek için. Senin için yapabileceğim hiçbir şey olmadığını anladım, ta ki sen isteyene kadar. Artık haddimi aşmıyorum. Seni olman gereken yere teslim ediyorum. Senin için endişelenmiyorum. Olman gereken yerde, olman gerektiği kadar güvende olduğunu biliyorum.

Seni kabul ediyorum. Senden aldığım zararları da teşekkürlerimle kabul ediyorum. Bana öğretmeye çalıştığına minnettarım. Neredeyse beni öldürmeye uğraştığını düşündüğüm anlardaki kızgınlıklarım, hasta olduğunu yetersiz olduğunu düşündüğüm anlardaki acımalarım, büyük davranmam gerektiğini düşündüğüm anlardaki aflarım, sana inemeyeceğimi düşünerek seni kaldırmaya çalışmalarım için özür dilerim. Seni, -birliğin içinden çekip herkesten daha çok sevdiğimi sandığım, evrene hadsizlik yapıp senin için en iyisini bilebileceğimi, seni herkesten çok koruyabileceğimi sandığım için özür dilerim. Hep iyi taraf olup sana kötüyü bıraktığım için, her olumlama sözcüğüm, her öğüdüm, sana uymayan her bakış açım, sana benzemeyen her yanım için özür dilerim. Haksızlığa uğradığımı düşünüp, kendimi kurban saydığım için özür dilerim. Tüm bu egolarım ve bunların tam olarak yeni farkına vardığım için özür dilerim. Aslında uzun zamandır farkında olduğum halde, ne yazık ki içselleştiremediğim için özür dilerim. Oyununa geldiğim, öğrenimimi uzattığım için üzgünüm.

Seni, tam da sen olarak kabul ediyorum ve tam da ben olarak. Seni hayatımda tutmak istiyorum. Yaptıklarına değer vermiyorum, sözlerine anlam yüklemiyorum, düşüncelerini önemsemiyorum, hissettiklerine saygı duymuyorum artık. Sadece sana saygı duyuyorum. Sadece seni seviyorum. Hepimizden biri olduğun için… Benim köklerimden olduğun için… Ve kendimi sevdiğim, kendime saygı duyduğum için. Egosu azalmış bir benle seni kabul ediyorum…

kaynak: şafak burçak alkanlı facebook sayfası

alıntı

Erkeklerin Flört Döneminde Söylediği 13 Yalan

rkeklerin flört döneminde kendileriyle ilgili anlattıkları şeyler ile aslında oldukları insan arasında epey fark oluyor genelde. Çoğu zamanda hep aynı hikayeleri anlatırlar zaten 😂😂 Söylediklerinin doğru olup olmadığını anlamak içinse biraz tecrübe lazım tabi. Kavun değiller ki koklayıp anlayalım iyi mi kötü mü diye…. İşte erkeklerin en bilindik 13 yalanı ve işin aslı….

1. Mutfakta zaman geçirmeyi severim… Sana bi gün beşamel soslu sebzeli et sote yapayım, parmaklarını yersin :))))

Mutfakta zaman geçirmeyi severim... Sana bi gün beşamel soslu sebzeli et sote yapayım, parmaklarını yersin :))))

2. Yatakta çok farklı bi insana dönüşürüm ;))))

Yatakta çok farklı bi insana dönüşürüm ;))))

3. Kadın ruhundan anladığım söylenir, romantiğimdir….

Kadın ruhundan anladığım söylenir, romantiğimdir....

4. Öyle günler oluyor ki centilmenlikten uyuyamıyorum….

Öyle günler oluyor ki centilmenlikten uyuyamıyorum....

5. Elim çok ağırdır benim. Bi vurduğum bi daha yerden kalkamaz….

Elim çok ağırdır benim. Bi vurduğum bi daha yerden kalkamaz....

 6. Kitaplara çok düşkünümdür. Entelektüel kadınlardan hoşlanırım :))))

Kitaplara çok düşkünümdür. Entelektüel kadınlardan hoşlanırım :))))

7. Sağlam içiciyimdir. Bi oturuşta tek başıma bi büyük devirir, eve de kendi başıma giderim…

Sağlam içiciyimdir. Bi oturuşta tek başıma bi büyük devirir, eve de kendi başıma giderim...

8. Ailem benim hayatıma karışamaz yea… Asiyimdir de biraz ;)))

Ailem benim hayatıma karışamaz yea... Asiyimdir de biraz ;)))

9. Benim için cinsellik ikinci plandadır. Hiç öyle diğerleri gibi düşkün değilimdir. Başka şeylere önem veriyorum ben…

Benim için cinsellik ikinci plandadır. Hiç öyle diğerleri gibi düşkün değilimdir. Başka şeylere önem veriyorum ben...

10. Para konusunda çok savurganımdır yea çok cömert olduğum söylenir ;)))

Para konusunda çok savurganımdır yea çok cömert olduğum söylenir ;)))

11. Takıntı derecesinde titizimdir. Dağınıklığa, kirliliğe filan hiç gelemem. Hiç öyle bekar evi gibi filan değildir evim…

12. Sevdiğim kadınla eğlenceli vakit geçirmeye çalışırım. Monotonluktan hiç hoşlanmam…

Sevdiğim kadınla eğlenceli vakit geçirmeye çalışırım. Monotonluktan hiç hoşlanmam...

13. Sadakat en önem verdiğim şeylerden biridir. Sadakatsizliği alçaklık olarak görüyorum hatta…

kaynak: ondio