Parmaklarınızı 20 Saniye Tutarak Ağrılarınızdan Kurtulun…

12289518_10205308938951440_3581188324528854485_n[1]

AFFETMEK NE DEMEKTIR ? AFFETME SURECI NASIL BASLAR?? NASIL AFFEDEBILIRIZ? ?PEKI AFFETMEZSEK NE OLUR??

fft68_mf62051[1]

 

Affetmek, başkalarının yarattığı koşullardan ve yanlışlardan dolayı kendimize acı vermeye, ya da başkasının bize acı vermesine izin vermemize son vermek demektir.

Affetmek, bir kesiftir… Bir yanlışı silmek değil, affettiğimiz kişiyle aramızdaki benzerliği keşfetmektir.

Affetmek unutmak değildir.. Geçmiş unutulmaz.. Unutmamalıyız da.. Ama geçmişte yapılanların yıkıcı etkisini ortadan kaldırmaktır. Artık acıyı hissetmemektir.

Affetme süreci, yas tutma sürecidir.. Kişi affetse de kaybetme duygusunun ve yaralanma duygusunun acısını hissedebilir. Onarım zaman gerektirir.

Affetmek yapılanları onaylamak, hoş görmek değildir.. Yapılanları önemsiz farz etmek, örtbas etmek, yapılanların kötü olduğunu geçersiz farz etmek ya da o kişinin hakli olduğunu zannetmek de değildir.. Tam tersi “yapılanlar kotuydu.. İncitti ” diyerek ve yüzleşerek yola çıkılır.

Affetmek o kişiye kendimizi daha büyük hissettirerek onu bize karşı borçlu kılmak ta değildir.. Bu bir ego oyunu olabilir ancak.
Affetmeyi seçtiğimizde kimse bize borçlanmayacaktır. Diğer insanin da affetmesini, özür dilemesini, değişmesini ve
Bizim istediğimiz gibi olmasını beklemeyeceğiz. . Çünkü biz ancak kendimizi kontrol etmeye muktediriz..
Bir başkasının seçimlerini kontrol edemeyiz. Böyle bir gücümüz yok..

Affetmek fedakarlık değildir.. Katlanmak hiç değildir.. ” iyilik perisini” oynamak ta değildir.

Affetmemiz için illa o kişiyi anlamamız gerekmez.. Olayları illa hatırlamamız da gerekmez.

Affetmek o ana mahsus bir durum değildir.. Bir süreçtir.. Zaman içersinde sabırla yavaş yavaş olur.

Affetmek bir secimdir.. Amaç bizim öz mutluluğumuz, rahatlamamız, özgürleşmemiz, hastalanmamamız ve hayatimizi sağlıklı ve mutlu yaşamamızdır.

Affetmek, o kişiyi sevmek değil, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil,
O kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil,
O kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil,
O kişiyi suçsuz ya da hakli bulmak değildir.

Affetmeyi gerektiren her yara ve travma, içinde önemli bir dersi de barındırır.
Dersi görebilmek için yarayı yeniden deşmemiz, yüzleşmemiz gerekebilir. .
Cesurca bunu yapmalıyız.. Zira affetmenin gerçek yolu buradan gecer.

Affetmek öfke ve intikama yatırım yapmaktan vazgeçmektir.
Affetmek kendimize verdiğimiz en büyük armağandır..
ACI, öfke ve çaresizlik hislerinden özgürleşmektir. .. Geçmişe değil, şimdiye ve geleceğe yatırım yapmaktır.

Affetmek kendini yiyip bitirmek ya da kişiye bedel ödetmek yerine, var olan enerjimizi kendimizi geliştirmek için kullanmamızı sağlar.

Gerçek affediş, mazeret uydurmak ta değildir.. ” annem babam yapabileceklerinin en iyisini yaptılar.. Naapsinlar.. Ah canim benim” demek te değildir.

Öfke ve affetmek birbirinin zıttı değildir. Üzerinde birlikte çalışılması gereken olgular ve duygulardır.

Affetme süreci nasıl başlar?… Nasıl affedebiliriz?

1) Önce acıyı, travmayı kabul etmek ve yüzleşmeye kendimizi hazır hissetmek

2) Kendimizi tanımak, bu süreç içersinde bir yandan kendimizi affetmeye de başlamak

3. Basamak: sınırlarımızı çizmek.. Kendimize güvende hissettiğimiz bir alan yaratmak…
Yanı ” tamam.. Bugüne kadar yaptığın yanlıştı.. Kotuydu.. Bana acı verdi..
Ama artık dur.. Bundan sonra buna izin vermiyorum.” diyebilmek ve bu sınırı koymaya karar vermek.

4) Kendi duygusal tepkilerimizle yüzleşmek.. Değişecek olan diğer insan değil, biziz..
Yanı beklenti ondan değil, kendimizden.

5) Öfkemizi kullanacağız. .. Önce kendi öfke ve çaresizlik hislerimizi fark edeceğiz. .
Öfke enerjimizle sınırlarımızı yeniden belirleyeceğiz.

6) Affetmenin kısa yolu, sihirli tarifeleri yoktur.. Bir süreçtir,, sabır gerekir.. Herkes için farklı yaşanır.

7) Objektif olarak bize acı veren durumla yüzleştiğimiz zaman, derin bir mutsuzluk ve yoğun bir öfke,
Korku hislerinden sonra gerçek uyanış başlar ve yeniden sevme gücünü kazanma sansını elde ederiz.

8) Bütün bunları yapmadan affetmeye çalışmak sağlıklı ve yararlı olamaz.
Eğer biz bır cesaret yüzleşmezsek,
Travma kendini değişik kılıflarda, obje değiştirerek yine karşımıza çıkarak tekrarlayacaktır. .
bazen de ” marazı ask” kılıfı altında çıkacaktır karsımıza..
Marazı ask, çocuklukta yarım kalmış öfke ve obsesyonun erişkinlikte yeniden yaratılmış halidir.

9) Duygularımız bilinç altımızın tercümanıdır. .
Duygularımızı dinlemeyi anlamayı öğrenmeliyiz ve duygularımızın rehberliğine izin vermeliyiz..
Acılarımızı dolu dolu yasamadan yapılan affedişler gerçek affediş değildir,
Affettiğimizi söyleriz ama acı bilinçaltına gömülür,
Hiç olmadık yerde hiç olmadık şekillerde farklı objelere yansımalarla patlamalar yasarız..
Bu da bize zarar verir.

10) Affettikçe bir zamanlar gözümüze canavar gibi görünen insanın gittikçe boyutu gözümüzde küçülür…
Bizi bilinçli kırmaya çalışan ya da kotu niyetli davranan, zarar veren kişi
Zaten kendi yarattığı cehennemi yaşamaktadır.
Zaten yaşamında mutlu olsa, kendiyle barışık olsa hiç bunları yaparmı?
Başkalarına zarar verme güçsüzlerin, sevecenlik, affedicilik güçlülerin işidir.

11) Çocukluk döneminin travmalarıyla yüzleşmek çok önemlidir..
Yoksa eşimizle olan yaşantımızda, patronumuzla ilişkilerimizde hemen aynı sorunlar karsımıza çıkıverir..
Örn: çocuğunu sevgiyle boğan kontrolcü ebeveyn,
Kendi doğrularını empoze etmeye çalışan mukemmeliyetçi ebeveyn,
Babaların yonettiği yaşamlar sevgi nefret ilişkisi yaratabilir. .
Bunları bastırmaya çalışırsak ruhsal gelişimin yolunu tıkarız…
Derken önce ruh hastalanır.. Sonra beden.

12) Gerçek affediş, zarar veren kişi için ” sen kendi öfkeni kusuyordun ama bu bana zarar veriyordu..
Artık bana zarar veremezsin.. İzin vermiyorum.. Bitti..
Artık benim üzerimde hiçbir gücün yok. Ben özgürüm.” diyebilmek, hissedebilmek ve karar vermektir.

13) Öfke enerjisinin görevi bize yeniden sınırlarımızı belirlemek gücünü vermektir..
Onun için ikisi aynı süreç içerisinde yaşanır..

14) Acıyı ilaçlarla uyutmaya ve gömmeye çalışmak bir tedavi yolu değildir..
Kendimize yönelik işlediğimiz bir suçtur..
İlaç tedavi etmez sadece semptomları geçici olarak bastırır..
Kökten iyileşme ancak farkındalıkla ve kendini derinden tanıma sureciyle olur..
Bedensel hastalıklar da duyguların hastalığıdır. .
Tedavisi yine duyguların açığa çıkmış enerjisi ile sağlanır.

15) Duyguları ifade etmek bastırmaktan daha sağlıklıdır. .
Ama ideal yol, duygularımızı rehber alarak, onları kanalize edebilmektir. .
Duygularımızı bastırırsak kendimize zarar veririz..
İfade edersek karşı taraf incinebilir. .
Ama kanalize eder yani yüzleşerek sınırlarımızı net bir şekilde çizersek, bu zarara izin vermemiş oluruz.

16) Affettiğimizi nerden anlarız ?
Artık o insandan korkmuyorsak, özellikle de onun da iyileşmesi için duacı isek,
Başına kötü birşey gelsin ya da mutsuz olsun beklentisinde değilsek,
Ve o kişiyi kendisiyle başbaşa bırakabiliyorsak,
O kişinin adı geçtiğinde artık yüreğimizde acı hissetmiyorsak, bilelim ki affetmişiz..
Lütfen bunu farkettiğimiz gün kendimizi kutlayalım..
Ama unutmayalım ki bu bir süreçtir.. Yas sürecidir.. Zaman ve sabır gerekir.. Zoru başarmaktır.

17) Affetmek kimseye yaptığımız bir iyilik ya da yücelik hali değildir…
Sadece kendi ruhumuzu tedavi etme ve iyileştirme sürecidir..

Peki affetmezsek ne olur??

Sürekli bir güçsüzlük, acizlik duygusu içinde oluruz.. Kendimizi sık sık kurban ilan edebiliriz..
Çaresizlik yakınmalarımız hep değişik objeler aracılığıyla gündeme gelir.
Zira tüm onları yapan “kötü kişi ” olacağı için biz otomatik olarak “iyi kişi” konumunda oluruz.
Affetmediğimiz surece içimizde derinlerde devamlı bir haddini bildirme arzusu, intikam duygusu,
Gurur, kıskançlık, pişmanlık, kendimizi hep hakli gösterme çabası, zannedilen bir reddedilmişliğin incinmişliği,
Sevgisizlik, affedemeyeceğine inanma, obur kişinin mutluluğunu istememe gibi negatif duygular içersinde olunur.

Veeee tüm bunların sonucunda:
Hayır deme zorluğu, yani kendi bireysel sınırlarını koyamama,
Farkında olmadan kendini cezalandırma ( çünkü bu duygular, arzular ve hırslar bilincin derinliklerinde “suçluluk hisleri” yaratacaktır ve bilinçaltı ” suçlular cezalandırılmalıdır ” komutu verecektir.)
Güzelliklerden mahrumiyet ve utanç
Zarar verici ilişkiler
Dürtüsel, zarar verici davranışlar
Bağımlılıklar
Kazalar
Hastalıklar
Depresyon
Yabancılaşma, yalnızlık
Büyüyememe
Risk alamama
Mutlu aile kuramama
Başkalarının hayatlarını yaşama vs. vs. olacaktır
Hiçbirşey için geç değildir!
Hepimize affetme gücü diliyorum..

* Dr. Şule Tokmakçıoğlu- sonsuz şifa sayfasından alınmıştır

 

 

Affedin kurtulun gari:)Anette

KENDIMIZI DAHA MUTLU HISSETMEK ICIN HERKESIN UYGULAYABILECEGI 10 ALISTIRMA

asumank73_132808850026[1]

Dunyasal hirslardan ozgurlesmek, bilinc duzeyimizin yukselmesinde cok buyuk onem tasir. Yasamimizda huzur ve mutlugun sureklilik kazanmasini istiyorsak hirslarimizdan ozgurlesmeliyiz. Hirs, insanda korluk yaratir. Yapabileceklerimiz nelerdir?

1- Her durumda yapabilecegimizin en iyisini yapmak ve cikan sonucu kabul edip, kendimimize ofkelenmemekle ise baslayabiliriz. Yapabileceklerimizin en iyisi, gunden gune farkliliklar gosterebilir. Bu normaldir. Insanin gunu gunune uymayabilir.
2- Sahip olamadiklarimiz icin, kendimizi sanssiz gormemeliyiz. Yada ailemizi veya cevremizi suclamamaliyiz. Bu duygu, olaylari kurban bilinciyle degerlendirmemize neden olur. Yaratacagi sey, ofke, kiskanclik, guvensizlik,mutsuzluk, tatminsizlikten oteye gidemez.
3- Bizler, hicbirseyin sahibi degiliz. Bir an sonra ne olacagini bilmedigimizi hep hatirlayalim.Bunu kendimize hatirlattigimizda, hayati surprizlerle yasamak icin izin vermis oluruz.
4- Dedikodu yapan, yalan soyleyen, surekli sikayet etmeyi seven, kiskanc, hep olumsuz konusan insanlari yakin cevremizden uzaklastirmaliyiz. Bu insanlarin yaydigi enerjiler, bilincimizi olumsuz etkiler.
5- Acik havada, derin nefesler alarak kanimizdaki oksijeni arttirmaliyiz. Hicbirsey yapamiyorsaniz, pencerenizi acin ve cigerlerinize temiz havayi doldurun.
6- Daha az tv izleyin.Seyrettiginiz dizilere ozenli secin.. Mumkunse dizi seyretmeyin diyecegim. Tv programlari beynimizi copluge ceviriyor. Vaktinizi gecirmek icin, daha yararli ugraslar edinin.
7- Bir defter alin ve caninizi sikan herseyi yazin, birilerinin okumasindan tedirgin olacaksaniz yazdiginizi daha sonra yakin.
8- Kendinize sevdiginiz bir ugras yaratin. Bir kursa gidin mesela, belediyelerin ucretsiz kurslarini inceleyebilirsiniz.
9- Gidalariniza dikkat edin, saglikli beslenmeye ozen gosterin.
10- Spor yapin, yapamiyorsaniz uzun yuruyusler de etkilidir.

Yukarida yazdiklarimi uyguladiginiz takdirde, kendinizi cok daha mutlu hissedeceksiniz.😙😙😙

HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN RİSK ALDIĞIN GÜN YAŞAYACAĞIN 14 ŞEY!

o6zf6am53tu83grcxpes[1]

 

Bir kere hayallerinizi peşinden gitmeye karar verdiniz mi, gerisi çorap söküğü gibi gelir…

1. Rahatın bozulacak
Yıllardır yaptığın şeyler,i alışkanlıkların, rutinlerin, vs. bir anda değişecek. Bilmediğin bir dünyaya giriyormuş gibi hissedeceksin, rahatın kaçacak, tedirgin olacaksın.

2. Korkacaksın
Rahatının bozulması seni korkutacak. Bir bilinmezliğin içine yuvarlanıyormuş gibi hissedeceksin. Gelecek kaygısı, bundan sonra ne olacak endişeleri arasında bocalayacaksın.

3. Bazen kuşkuya düşeceksin
Yaptığının doğru olup olmadığını düşünmeye başlayacaksın. Ne gereği vardı durup dururken diye tereddüt edeceksin. Vazgeçmeyi düşüneceksin çoğu zaman.

4. Daha garantili bir şeyler yapmayı düşüneceksin
Ne olacağım belli değil diyerek, sana daha garanti şeyler vadeden ama senin hayalin olmayan şeyler düşünmeye başlayacaksın. “Off nereden bulaştım bu işe ya” diye hayıflanacaksın.

5. Aklından şüphe edeceksin
Kendine “ben deli miyim?” diye sorduğun zamanlar olacak. Rahat yaşamı, huzuru, rutini bırakıp nereye gideceği belli olmayan bu maceraya niye girdim ki diyeceksin.

6. Çevrendekileri mutsuz ettiğini düşüneceksin
Sadece sen değil çevren de seni sorgulayacak, sen bile kendinden emin değilken çevrendekiler iyice kuşkuya düşecek ve sen sürekli aileni, arkadaşlarını üzdüğünü, onları tedirgin ettiğini düşünmeye başlayacaksın.

7. Ne kadar zeki ve üretken olduğunu görmeye başlayacaksın
Ardından yaptığın işlerin getirilerini görmeye başlayacak, sorunları tek tek çözdükçe kendi zekana şaşacaksın.

8. Nereye kadar gidebileceğin konusunda hiçbir fikrin olmayacak
Sınırlarını bilemeyeceksin, nereye kadar gidebileceğin konusunda hiçbir fikrin olmayacak. Bir sis bulutu içerisinde ilerliyormuşsun gibine gelecek.

9. Seninle aynı hayalleri kuran insanları tanımaya başlayacaksın
Ardından yol arkadaşları bulacaksın. Senin gibi düşünen, seninle aynı hayalleri paylaşan, seninle yürümek isteyen.

10. Sabırlı olmayı öğreneceksin
Sabretmenin ne büyük bir erdem olduğunun farkına varacaksın.

11. Temel ihtiyaçlarının bir şekilde karşılanabileceğini göreceksin
İlk başta korktuğun şeylerin gerçek olmadığını göreceksin. Temel ihtiyaçlarının karşılandığını, hayatın o kadar da acımasız olmadığını fark edeceksin.

12. “Zafer”in gerçek tadını alacaksın
Başardıkça, yol aldıkça zaferin, galibiyetin, yenmenin gerçek tadını alacaksın. Bu sana güven ve mutluluk verecek.

13. Kendine “neden bu kadar bekledim?” sorusunu soracaksın?
Kendine
Sonra bir gün, neden bu kadar geç kaldım diye soracaksın kendine.

14. Ve sonra başkaları geç kalmasın diye uğraşacaksın…
Diğer insanları “hayallerinin peşinden gitme” konusunda teşvik edeceksin

KAYNAK: listeliste

”ŞANSLI” YA DA ”ŞANSSIZ” OLMAK KADER MİDİR? (ARAŞTIRMA)

perihanmutlu_1335821990176[1]

 

Profesör Richard, Wiseman Üniversitesi Hertfordshire,

Neden bazı insanlar inanılmaz derecede şanslıyken,diğerleri hak ettikleri olanaklara asla sahip olamaz?

Bir psikolog, yanıtı bulduğunu söylüyor.

10 yıl önce, şansı araştırmaya başladım.

Neden bazı insanların hep doğru zamanda doğru yerde olduğunu, diğerlerinin ise sürekli olarak şanssızlıklarla boğuştuğunu merak ediyordum.

Ulusal gazetelere ilan vererek kendilerini her zaman şanslı ya da şanssız hisseden insanların benimle temasa geçmelerini rica ettim.

Yüzlerce sıradışı erkek ve kadın, araştırmam için gönüllü oldu. Yıllar boyunca, onlarla söyleşiler yaptım; yaşamlarını gözlemledim ve deneylere katılmalarını sağladım.

Sonuçlar gösteriyor ki insanlar, neden şanslı ya da şanssız olduklarını tam olarak bilemeseler de düşünceleri ve davranışları, bu durumu büyük ölçüde açıklıyor.

Bir şans ya da bir fırsat gibi görünen durumları düşünelim.

Şanslı insanların bu tür fırsatlarla sürekli karşılaşmalarına karşılık, şanssız insanlar bunlarla hiç karşılaşmazlar.

Bu durumun, insanların söz konusu fırsatları fark etme yetenekleri arasındaki farklılıklardan mı kaynaklandığını bulmak için basit bir deney yaptım.

Hem şanslı, hem de şanssız insanlara bir gazete verdim ve onlardan gazeteyi iyice inceleyip içinde ne kadar fotoğraf olduğunu bana söylemelerini istedim.

Gazetenin ortalarında bir yere, üzerinde şu not yazılı olan büyük bir mesaj yerleştirdim:

Deney görevlisine bunu gördüğünüzü söyleyin; 250 dolar kazanın.

Bu mesaj, sayfanın yarısını kaplıyordu ve yüksekliği 5 cm’in üzerinde olan bir fontla yazılmıştı.

Herkesin yüzünü sabit bakışlarla süzüyordum.

Şanssız insanlar, bunu fark edemezlerken, şanslı insanlar hemen fark ettiler.

Şanssız insanlar, genel olarak şanslı insanlardan daha gergindirler.

Bu endişeli ruh hali, beklenmeyeni fark etme yeteneklerine zarar verir.

Sonuç olarak, fırsatları kaçırırlar; çünkü başka bir şeyi Aramaya aşırı odaklanmışlardır.

Partilere, mükemmel eşlerini bulma düşüncesiyle giderler; bu yüzden de iyi arkadaşlar edinme firsatlarını kaçırırlar.

Belli iş ilanlarını bulmaya kararlı bir biçimde gazeteleri İncelerler ve diğer iş olanaklarını kaçırırlar.

Şanslı insanlar, daha rahat ve açıktırlar.

Dolayısıyla, yalnızca aradıklarını değil, orada ne olduğunu da görürler.

Araştırmam, sonuç olarak şunu gösterdi:

Şanslı insanlar, dört ilke sayesinde şanslarını yaratırlar:

1) Şans fırsatlarını yaratma ve fark etme konusunda beceriklidirler;
2) Sezgilerini dinleyerek şanslı kararlar verebilirler;
3) Olumlu beklentiler sayesinde doğru çıkan tahminlerde bulunurlar.
4) Şanssızlığı şansa dönüştüren esnek bir yaklaşım benimserler.

Çalışmanın sonuna doğru, bu ilkelerin, Şansı yaratmada kullanılıp kullanılamayacağını merak ettim.

Bir grup gönüllüden, bir ay boyunca, şanslı bir insan gibi düşünüp davranmaya yardımcı olacak egzersizler yapmasını istedim.

Bu egzersizler, şans fırsatlarını fark etmeleri, Sezgilerini dinlemeleri, şanslı olmayı ummaları ve şanssızlığa karşı daha esnek olmalarında onlara yardımcı oldu.

Gönüllüler, bir ay sonra döndü ve neler olduğunu anlattılar.

Sonuçlar, çarpıcıydı:

Bu insanların % 80’i, artık daha mutluydu; yaşamında daha çok tatmin oluyordu ve belki de en önemlisi, daha şanslıydı.

Sonuç olarak, asla akla gelmeyecek; şans faktörünü bulmuştum.

Aşağıda, Profesör Wiseman’in şanslı olmak için önerdiği dört temel ipucu bulunuyor:
1) İçsel sezgilerinizi dinleyin; normalde doğru çıkarlar.

2) Yeni deneyimlere ve normal rutininizi bozmaya açık olun.

3) Her gün birkaç dakikanızı iyi giden şeyleri hatırlayarak geçirin.

4) Önemli bir toplantı ya da telefon görüşmesi öncesinde kendinizi şanslı olarak hayal edin.

ŞANS, ÇOĞU ZAMAN DOĞRU ÇIKAN BİR TAHMİNDİR.

  • Alıntı. kaynak: sonsuz şifa

Çöp Kamyonu Kanunu

12278748_1150756651608969_3761295313156947948_n[2]

Kadın taksiye binmiş ve havaalanına gitmek istediğini söylemişti. Sağ şeritte yol alırken, siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önlerine çıktı. Şoför, çarpmamak için sert şekilde frene bastı!

Taksi kaydı, ama diğer arabaya çarpmaktan kıl payı farkla kurtuldu. Siyah arabanın sürücüsü, camdan başını çıkarıp bağırmaya ve küfretmeye başladı. Taksi şoförü ise gayet sakin, ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı!

Kadın, bütün bu olanları şokunu yaşarken, taksi şoförünün tavrına daha da şaşırmıştı. Sordu… “Neden böyle davrandınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastanelik edecekti!”

Taksi Şoförü gülümsemeye devam ederek… “Çöp Kamyonu Kanunu!” dedi.

Kadın: “Çöp Kamyonu Kanunu mu?” diye sordu, anlamamıştı…

Şoför açıkladı…
“Pek çok insan, çöp kamyonu gibidir. Her tarafta içleri çöp dolu olarak dolaşıyorlar; kızgınlığı, öfkeyi ve hayal kırıklığını biriktiriyorlar. Ancak doldukça, çöpleri bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar. Bu bazen ben, bazen de siz olabilirsiniz. Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın…”

Başarılı insanlar, çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler. Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için iyi temennilerde bulunun…

Hayat “%10” oranında onunla ne yaptığınız, “%90” oranında ise onu nasıl alıp karşıladığınızdır!

Yazarı Bilinmiyor

Charlotte Gabayın sayfasından alınmıştır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kürk Mantolu Madonna’dan 17 Derin Söz

1.“Seni seviyorum… Deli gibi değil gayet aklı başında olarak seviyorum.”

2.“Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. Çünkü o, benim için bütün insanlığın timsaliydi.”

3.“Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?”

4.“Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz.”

5.“Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, ‘Bu öyle olmayabilirdi!’ düşüncesi.”

6.“Seninle şöyle bir oturup konuşamadık.”

7.“Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş.”

8.“Bir şey noksandı, fakat bu neydi? Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm.”

9.“İlk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde, ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz.”

10.“Bitmiyor, sadece bazen belki güneşli bir günde veya kalabalık bir gecede geçtiğini sanıyorsun ama geçmiyor esasında. Alışıyorsun zamanla. Asla bitmiyor…”

11.“Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?”

12.Aşk öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilemediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilemeyiz.”

13.“İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor.”

14.“Ne kadar çok insanı seversek, asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir.”

15.“Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğumuzu zannetmektir ki, ne kendimiz bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur.”

16.“Hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim.”

17.“Bilhassa tahammül edemediğim bir şey, kadının erkek karşısında her zaman pasif kalmaya mecbur oluşu… Neden? Niçin daima biz kaçacağız ve siz kovalayacaksınız? Niçin daima biz teslim olacağız ve siz teslim alacaksınız? Niçin sizin yalvarışlarınızda bile bir tahakküm, bizim reddedişlerimizde bile bir aciz bulunacak? Çocukluğumdan beri buna daima isyan ettim, bunu asla kabul edemedim.”

– Maria Puder

kaynak: liste liste

Doğru parmağı 20 saniye boyunca sıkmak bakın hangi sorunlarınızı çözüyor…

Başınıza ağrı mı saplandı, kaslarınızda gerilme mi var, sinirleriniz mi bozuldu, sindirim sıkıntısı mı çekiyorsunuz, yorgun mu hissediyorsunuz? Doğru parmağı 20 saniye boyunca sıkmak bakın hangi sorunlarınızı çözüyor…

5639f77a18c7736a783e88ed1[1]

Hemen doğru parmağınızı 20 saniye boyunca sıkın!

Peki hangi parmağınızı sıkıcağınızı bilmiyor musunuz?Refleksoloji vücuttaki belirli bölgele baskı uygulayarak anlık gelişen rahatsızlıkları önleme yöntemidir diyebiliriz. Tıbbi durumlarda etkili bir tedavi olmamakla birlikte, iş stresi, anlık mutsuzluklar, olağan yorgunluklara karşı sizi rahatlatabilecek bazı pratik çözümler sunar.

Barbara Kunz ve Kevin Kunz adlı refleksolojistler geçtiğimiz günlerde kendi sitelerinde yayınladıkları bir makale ile gündelik sıkıntılara sadece elinizi ve parmaklarınızı kullanarak getirebileceğiniz çözümler yayınladılar.

Makalede geçen yöntemler kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve büyük ilgi gördü. Hangi parmağını tuttuğunu söyleyen iletiler ve karşılığında “Hayırdır neye üzüldün?” gibi cevaplar gelmesiyle birlikte bu dalga Türkiye’ye yayılmadan önce sizi bir bilgilendirelim istedik.

Araştırmacılara göre her bir parmak ve elin farklı bölgeleri, farklı sıkıntılarımıza çare olacak şekilde tutulup, sıkılıp, ovulduğunda, farklı sıkıntılarımıza çözüm olabiliyor. Nedir peki onlar? İşte size alternatif tedavinin en pratik hali;

1. BUNALMAK VE BAŞ AĞRILARI

Yoğun tempo sebebiyle bunalan ve başı ağrıyan pek çok vatandaşımız olduğunu biliyoruz. Kafanıza bez bağlamak, “Kardeş şu şakaklarımı biraz ovsana”, “Mehmet şuradan iki tütsü yak” demek istemiyorsanız baş parmağınızı 3 ila 5 dakika sıkabilirsiniz.

Sıkayım derken kan dolaşımınızı etkileyecek kadar sert değil ama baskıyı hissedebileceğiniz kadar sıksanız yeter. Baş parmağınız vücudunuzdaki bütün denge merkezleriyle bağlantılı olarak çalışır.

2. HÜSRAN DUYGUSU VE KAS AĞRILARI

Vücudunuzdaki kas sistemleriyle ve böbreklerinizle bağlantılı çalışan işaret parmağınızı belirli aralıklarla sıkarak kas ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz. İlginç bir başka nokta da Minnesota Üniversitesi’nin çalışmalarına göre işaret parmağı masajı yapılan kişilerin böbrek rahatsızlığı çekenlerin iyileşme sürecini hızlandırdığı görülmüş.

Beyninizdeki korku merkezine açılan kapı olarak görülen işaret parmağınız aynı zamanda kötü olaylardan sonra sizi hüsran duygusundan kurtaracaktır. Misal takımınız gol mü yedi? Şampiyonluğu mu kaybetti? Üzülmeyin, işaret parmağınızı sıkın biraz.

3. YORGUNLUK VE SİNİR

Orta parmağınızı öncelikle sinirlerinizi yatıştırmak ve ve yorgunluğunuzu bastırmak için sıkabilirsiniz. Aynı zamanda karaciğer sorunlarında tedaviye destek amaçlı kullanılan orta parmak masajı, öfkelendiğiniz anlarda sizi sakinleştirebilir.

Trafikte sıkışıp kaldınız mı? Orta parmağınızı sağa sola gösterip hakaret amaçlı kullanacağınıza, avcunuza alıp biraz sıkın belki sizi yatıştırabilir.

4. OLUMSUZLUK VE SİNDİRİM SORUNLARI

Eğer kendiniz hakkında olumsuz düşünceleriniz varsa hemen yüzük parmağınızı sıkarak meditasyon konumuna geçin. Sizi daha mutlu yapacak ve sindirim sisteminizi düzenleyecektir.

Düzenli nefes almaya çalışarak bu alternatif tedaviyi hızlandırabilirsiniz. Ağır bir yemekten sonra denemeye değer ama tuvalete yakın bir yerlerde olmaya gayret gösterin…

5. STRES

Hepimiz bir şekilde stres denen illeti yaşıyoruz. Bu gibi durumlarda kimimizin saçı dökülüyor, kimimiz sivilce çıkartıyor, kimimizin ise bağırsakları bozuluyor. Hiç bunlara gerek yok.

Mesainin bitimine 1 saat kala önünüze yığınla iş mi koyuldu? Bir kenara geçim serçe parmağınızı sıkın, ovalayın her şey daha kolay olabilir…

Bonus: Mide bulantısı ve gerginlik

Genelde yığılıp kalan insanların başına bez koyulur avuçlarının içi ovulur, illa bu sahneyi görmüşsünüzdür. Bu aslında çok başarılı bir alternatif tedavi yöntemi. Mideniz bulanıyorsa, özellikle toplu taşıma araçlarında bu rahatsızlık görülebiliyor, hemen avcunuza baskı uygulayın ve ovun. Gerginliğe de birebir olduğu söyleniyor.

Bonus 2: Kan akışı ve enerjisizlik

Soğukta ne yaparsınız? Avuçlarınızı birbirine sürtüp ısı yaratmaya çalışırsınız değil mi? Aslında bu eylem aynı zamanda vücudunuzdaki kan akışını da hızlandırıyor ve bir pil görevi görererek vücudumuza enerji veriyor. Pek çok dövüş sanatında sporcular avuçlarını birbirine vurarak ya da sürterek bu enerjiyi almaya çalışırlar. Yorgun düştüğünüz de ve ısınmak istediğinizde bu yöntemi deneyebilirsiniz. Önümüz kış, karda kıyamette yollarda kalınca elleriniz cebinizde durmasın…

kaynak:hürriyet

On Kapıdan Birini Seçin Kişiliğini Keşfedin…

numaralandirilmis-kapilar1[1]

Daha önce “On Kapı Kişilik Testi”ni duydunuz mu? Bu test on kapı arasından birini seçerek kişilik çeşidinizi keşfetmenize yardımcı oluyor. İşe, yukarıdaki alternatiflerden bir kapı seçerek başlayın ve takip eden makalede kişiliğiniz hakkında daha fazla bilgi edinin.

Niçin Kapılar?

Bu testin ardındaki sembolizm gerçekten şaşırtıcı. Belki henüz farkında değilsiniz ancak, hayatlarımızdaki her adımda bir kapıdan geçmek zorundayız. Bugüne kadar kaç kapıdan geçtiğinizi, kaçını çaldığınızı ve geleceğinize giden yolda kaç kapı açtığınızı hiç düşündünüz mü?

Kapılar heryerdeler; evimizde iken kapılar bizler için güvenlik sembolleridirler, bir ziyarete gittiğimizdeyse kapılar bizi karşılamak için yine oradadırlar. İşlevleri her zaman aynı olsa da (içeriye girmenize izin vermek, veya vermemek), kapılar değişik ölçü, şekil, materyal, model ve tasarımdadırlar.

Bir ev inşa edilirken, dış kapı, evi tamamlayıcı son bir dokunuş olarak düşünülür. Ahşap olsun, cam veya alüminyum olsun kapılar; önümüzde açılırlar ve bizleri farklı bir dünyanın içerisine alırlar.

İstenilen şeye ulaşma imkanı verilmemek anlamına gelen “kapılar yüzüne kapanmak” deyimini mutlaka duymuşsunuzdur. Veya herhangi bir konuda ilişkiyi kesmeden anlaşma ortamını sürdürmeye çalışmak anlamına gelen “kapıları açık tutmak” deyimini…

Kişiliğinizi ortaya çıkaracak olan şey, bir kapıdan daha iyi ne olabilir ki? Yukarıdaki resimde numaralandırılmış kapılardan birini seçin. Seçiminizi, sevdiğiniz renge veya sayıya göre yapmayın, sadece bütünüyle gözünüze ilk takılan kapıyı seçin. Sonra aşağıdaki analizleri okuyun ve seçtiğiniz kapıya ait kişilik özellikleri ile kendinizi kıyaslayın.

On Kapı, On Farklı Kişilik

Bir Numaralı Kapı

Bu kapı, turkuaz renkte, çift kanatlı, hem içeriyi, hem de dışarıyı görebilmenize olanak tanıyan bir kapı. Eğer bu kapıyı seçtiyseniz, her şeyin açıkta, görünülebilir olmasından hoşlanan, tam bir eğlence insanısınız demektir. Siz, duygularını gizlemeyen, ve hayat ile ilgili problemleri basit bir yaklaşımla ele alan bir kişiliksiniz. Hayatın sunduğu küçük hazları minnettarlıkla karşılayan, seyahat etmekten ve yeni kültürler tanımaktan hoşlanan bir yapınız var. Her zaman diğerleri için en iyisini istersiniz ve konuklarınız için rahat bir atmosfer oluşturmaktan sizi hiçbir şey alıkoyamaz.

İki Numaralı Kapı

Koyu görünümüyle siyah bir kapı. Kolu kenarında yer alan ve gözetleme deliği bulunmayan bir kapı. Eğer bu kapıyı seçtiyseniz, bunun sebebi; sizin sade, lükse düşkün olmayan, her zaman veren ve yaptıkları ile gurur duyan ancak daha ileri gitmekle ilgili sorun yaşayan bir yapıda olmanızdır. Unutmamalısınız ki; hayatta, bir kere bile olsa, biraz renkli olmaktan ve hayatın size sunacağı aksiyonlar ile -pozitif olmasa dahi- deneyimlerden zarar gelmez.

Üç Numaralı Kapı

Eğer bu çarpıcı, turuncu renkte, stil sahibi tokmağı ve mandalı olan kapıyı seçtiyseniz, gittiği her yerde ilgiyi üzerinde toplayan, orijinal ve ilginç bir kişiliğiniz var demektir. Tanıştığınız herkes üzerinde unutulamaz bir etki bırakan, ve birçok şeyi yapmakta oldukça başarılı olan bir insansınız. Sanattan hoşlanırsınız ve hemen hemen hiçbir şeyden bir şeyler üretebilirsiniz. Bu kişilikteki insanlar, dünya ile her zaman bağı bulunmayan fanteziler içinde yaşamaya eğilimlidirler ve bir baloncuğun içinde yaşıyor olduklarını çoğu zaman farkedemezler.

Dört Numaralı Kapı

Koyu yeşil renkte, antika dizaynlı, üzerinde birçok kilidi bulunan bir kapı. Bu kapıyı seçen insanlar; müzik, edebiyat, resim veya heykel gibi sanat dallarına yatkın kişiliklerdir. Bazen açık ve arkadaş canlısı biri olabilirken, bazense kapalı ve kendine has bir yaşam tarzı güdebilirler. Bu kapıyı seçenlerdenseniz, kendi düşüncelerinizi ve problemlerinizi kendinize saklama eğilimindesinizdir. Diğerlerinin sizi bir kaya gibi sağlam görmesini istersiniz çünkü.

Beş Numaralı Kapı

Dikkat çekici, mor renkli, üstünde küçük bir penceresi bulunan bir kapı. Bu kapıyı mı seçtiniz? Eğer öyleyse, kendinizi bir yere, bir gruba dahil hissetmeyi önemsiyorsunuz demektir. Ortaya birçok şey koyuyor, yaratıcı olabilmenize olanak tanıyacak şeyler yapıyorsunuz, ancak çoğu zaman bunlarla öylesine meşgulsünüz ki, çevrenizde olup bitenlerin farkında olamayabiliyorsunuz. Bazen biraz rahat olmakta, rutinden sıyrılmakta fayda var. Aktivitelerle doldurulmamış bir gün, boşa geçirilmiş bir gün demek değildir.

Altı Numaralı Kapı

Kırmızı renkte, altın detaylı; gözetleme deliği, tokmağı ve posta yuvası bulunan bir kapı. Eğer bu kapıyı seçtiyseniz, kendinizden oldukça eminsiniz. Detaylar konusunda şaşırtıcı derecede yetenekli bir bakış açısına sahipsiniz. Nasıl göründüğünüzü ve diğerlerinin sizi nasıl gördüklerini önemsiyorsunuz, ancak işin özünde tam bir facia gibi hissediyorsunuz. Dikkatli olun çünkü kendinize zarar verebilecek bir eğiliminiz olabilir. Diğerleri size nasıl bakarlarsa baksınlar, hakkınızda ne düşünürlerse düşünsünler; kendiniz için yaşamanız gerektiğini hatırlayın, başkaları için değil.

Yedi Numaralı Kapı

Beyaz, sade, ahşaptan yapılmış, detaysız ve biraz da yıpranmış bir kapı. Bu kapıyı seçen insanlar, sade, minimalist ve her zaman yapacak önemli işleri olan kişiliklerdir. Kendilerini diğerlerine adamışlardır. Oldukça duygusaldırlar ve etraflarını duygulara hitap eden objelerle doldurmuşlardır. Aile ve arkadaşları, olmazsa olmazlarıdır. Hallerinden memnun ve sağlam kişiliktedirler. Onlara tavsiye; hayatlarındaki formaliteleri biraz değiştirme fırsatından faydalanmaları.

Sekiz Numaralı Kapı

Kapı kolu ve tokmağı ihtiyatla renklendirilmiş, modern, mavi bir kapı. Eğer bu kapıyı seçtiyseniz, eğlenceli ve şakacı, yüreği sonsuza dek genç kalacak birisiniz demektir. Kendinize karşı güven problemleri yaşıyor ve hayatınızın belirli alanlarına dair kaygılar besliyorsunuz. Biraz dağınık, gururlu ve kendisini daha fazla sevmesi gereken bir yapıdasınız. Yanıtı, kendinizi özgürce ifade etmekte bulabilirsiniz.

Dokuz Numaralı Kapı

Açık yeşil renkte, oldukça ağırbaşlı bir kapı. Biraz yıpranmış; en göze çarpan özelliği, ekipmanlarının, kendi ölçülerine göre biraz büyük olması olan bir kapı. Bu kapıyı seçenlerin kişiliklerinin ardında yatan; her zaman nesnelerin nasıl işlediklerine dikkat eden ve muazzam bir problem çözme yeteneğine sahip kişiliklerde olmalarıdır. Bunlar, oldukça pratik insanlardır. Temel olana bağlı, karmaşadan uzak, sade yaşamlar sürerler. Kolayca memnun olurlar ve başkalarına yardım etmekten, onlar için bir şeyler yapmaktan memnuniyet duyarlar. Bu tarz insanların, hayatlarında, kendi hayret ve merak sezgilerine daha fazla yer açmaları gerekir.

On Numaralı Kapı

Ahşaptan yapılmış, doğal dokunuşlarla tamamlanmış geniş bir kapı. Üst kısmında dört küçük penceresi bulunmakta. Eğer bu kapıyı seçtiyseniz, bütünlük ve istikrara önem veriyor olmalısınız. Ayrıca, en küçük detaylardaki kaliteden dahi keyif alıyorsunuz. Her zaman ne istediğini bilen ve hayatı güvenli yaşamaktan hoşlanan birisiniz. Sevmediğiniz bir işte çalışıyorsanız, yaratıcılığınızı arka plana itebilirsiniz. Şunu hatırlamakta fayda var; hayatınızdaki problemler sizin ve kimse onları çözmekle yükümlü değil.

kaynak: sağlığa bir adım

BAZI AĞRILARI TETİKLEYEN 10 OLUMSUZ DUYGU…

1419848796794[1]
Psycology Today dergisinde yayınlanan bilimsel bir çalışmaya göre, vücudumuzdaki ağrıların fiziksel sebeplerinin yanı sıra duygusal sebepleri de olabilir. Buraya kadar normal, çünkü hepimiz stresin bir takım ağrı ve acıları tetiklediğini biliyoruz. Ancak bu çalışmada hangi duyguların hangi bölgeleri etkilediğini de ortaya koymuş. Özellikle fiziksel sebebi saptanamayan kronik ağrıların sebebinin çözülemeyen travmalar olabileceği iddia edilmiş.
 
1. Baş Ağrısı – Stres ve Rahatlayamamak
 
Hepimizin tahmin edebileceği gibi baş ağrısının en önemli sebeplerinden biri gün içerisinde yaşanan stres, bu stresten kaynaklı kasılmalar ve rahatlayamama, düzensiz nefes almak ve beyne giden oksijenin azalması.
 
2. Boyun Ağrısı – Affedememek ve Kin
 
Bu çalışmaya göre kronik boyun ağrısının arkasında insanları affedememek ve kin beslemek yatıyor olabilir. Koy verin gitsin, tatlı canınızdan değerli mi?
 
Herkesi affettim ama ağrım geçmiyor diyorsanız biraz egzersiz işe yarar belki.
 
3. Omuz Ağrısı – Duygusal Yükler ve Suçluluk
 
Omuz ağrısı duygusal bir yükü taşımayı ifade edebiliyormuş. Bu yük bir başkasının size yüklediği yük de olabilir, bir suçluluk duygusu da.
 
4. Sırt Ağrısı – Duygusal Destek ve Sevgi Eksikliği
 
Sırt ağrısı çevrenizden beklediğiniz destek ve sevgi eksikliğinden kaynaklanıyor olabilirmiş. Savaşmayalım, sevelim, sevişelim ama biz yine de oturma ve duruş bozukluklarımızı da gözden geçirelim. (buyrun)
 
5. Bel Ağrısı – Maddi Kaygılar
 
Bel ağrısının sebebi maddi kaygılar ve gelecekle ilgili dünyevi endişeler (ev, iş, para, geçim derdi) olabiliyormuş. Belini doğrultamamak terimi tesadüf olabilir mi?
 
6. El Ağrısı – İletişim Eksikliği ve Kendini İfade Edememek
 
Psikologlar ellerimizin diğer insanlarla olan iletişim araçlarımız olduğunu ifade ediyor, bu sebeple vücut dilimizde en çok ellerimizi kullanıyoruz. Ellerimizde duyduğumuz ağrının kaynağı da iletişim eksikliği, anlatmak isteyip anlatamadıklarımız, kendimizi ifade edemeyişimiz olabilir.
 
Mouse kullanım alışkanlıklarımızı da gözden geçirmekte fayda var. (Karpal Tünel Sendromu)
 
7. Kalça Ağrısı ve Dirsek Ağrısı – Değişime Direnmek
 
Kalçaların ve dirseklerin değişime en çok direnen bölgeler olduğu söyleniyor. Hayatımızda büyük değişiklikler yaşadığımızda, koşa koşa seve seve değiştiğimizi düşündüğümüz zamanlarda bile kalçalarımız ve dirseklerimiz bu değişime direniyor ve düzeni korumak istiyor olabilir, böyle durumlarda ise sinyal veriyorlarmış.
 
8. Diz Ağrısı – Yüksek Ego
 
 
Diz Ağrılarının sebebinin yüksek ego, kibir ve kendini beğenmişlik olduğu düşünülmüş. Biraz tevazu lütfen.
 
Ayrıca yokuş aşağı koşmamaya da özen gösterelim, 65 yaşında emekli olup da gezmek istediğimizde o dizlere çok ihtiyacımız olacak. (Dikkat: Menisküs)
 
9. Bacak Ağrısı – Kıskançlık ve Kendine Güvensizlik
 
Bacak ağrılarının kişinin kendine güvensizliği, yetersizlik duygusu ve kıskançlıkla tetiklendiği düşünülüyor.
 
10. Ayak Ağrıları – Kötümserlik ve Umutsuzluk
 
Vücudun bütün yükünün ayaklarımızda birikmesi gibi, kötümserliğimizin olumsuz etkileri de ayakları etkiliyor, umutsuz başın cezasını ayaklar çekiyor.
* Alıntı

İSİMLERİN KADERE ETKİSİ

resim1_alfabe-3[1]

 

( A ) Harfi namus ve erdem sembolüdür . Ayrıca kişiye lider olmak şahsiyetini verir . ( A ) Harfi İnsanın keşif etme ve orijinal yaşantısına yön verir .

İsminizin ilk harfi ( A ) İse Sağlam iradeniz mücadeleci bir gücünüz var demektir .

( A ) Harfi isminizin ilk harfi değil de isminizin içinde bulunuyorsa o zamanda tahakküm edici bir şahsiyetiniz var demektir .

İsminizin içinde ( 1 ) Den fazla ( A ) Hafi varsa . Buda sizin macera sever Sadakatli , Çalışkan ,ve verimli bir şahsiyetiniz var demektir .

( B ) Harfi Hayat gücünü ifade eder . ( B ) Harfi kişiye canlılık ve heves verir . Beden ve ruh canlılığı ( B ) Hafinin etkisindedir .

İsminizin ilk harfi ( B ) İse heyecanlı olurlar . Her zaman içinde bir yardımcı ararlar . Başkalarının görüşlerine de saygı duyarlar .

İsminizin ilk harfi ( B ) Değil de ( B ) Harfi isminizin içinde bulunuyorsa . kendinizi daha çok düşünen ve sağlığına aşırı düşkün olan ve şüpheli ve kuşkulu bir kişiliğiniz var demektir .

İsminizin içinde ( 1 ) Den fazla ( B ) Harfi varsa her işiniz yardımcısız halletmeye gücünüz ver demektir .
Bu harfler insana fizik ve manevi güç verir .

İsminizin ilk harfi ( C / Ç ) ise iyimser sevecen ve idareci bir iradeniz var demektir .

Eğer ( C / Ç ) Harfi isminizin içinde bulunuyorsa ve isminizin içinde ( 1 ) Den fazla ( C / Ç ) Harfi varsa . Hayatta her istediğinizi elde edeceksiniz demektir .

İsminizin ilk harfi ( D ) ise Zaman zaman maddi ve manevi sıkıntılı günler yaşarlar . Ancak yine bu sıkıntılarım ( D ) Harfinin gizemi ile aşarlar .

( D ) Harfi ( 4 ) Rakamının tüm özelliğini taşırlar . Tabiatları yavaştır ve uysal ve Egoist olurlar .

İsminin içinde ( D ) Hafi bulunan kimseler . Realist , ve Çalışkan olurlar Ancak ( 4 ) Rakamının Zıt etkinliklerinden kaçınmaları lazım .

İsminizin ilk harfi ( E ) Harfi ise insana zihin gücü ve kültür zenginliği verir . ( E ) Harfi insana Müzisyenlik ve Konuşma yeteneği kazandırır ,

Kısa olarak . ( E ) Harfi isminizin içinde olursa . Söz ile ifade edilen tüm meslek dallarında başarılı olurlar .

İsminizde ( 1 ) Den fazla ( E ) Harfi varsa . Bütün sanat dallarında ve tüm alanlarda başarılı ve aranan kimseler olurlar .

İsminizin İlk ( F ) Harfi ise ev ile aile ile ilgilenen bir kişi olduğunuzu gösterir . ( F ) Harfi hayatta büyük sorumluluk yükleneceğinizi gösterir .

İsminizde ( F ) Harfi varsa . İyi huylu ve çalışkan olduğunuzu gösterir . Hayatta karşılaşacağınız tüm zorlukları aşacağınız gösterir .

( G / Ğ ) Bu Harfler tefekkürü ifade eder . İsminde bu harfler olan kişiler Her olayı ve her davayı araştırır . Hayatın gizemini araştırmayı seven kişiliklidir .

İsminde ( 1 ) Den fazla ( G / Ğ ) Hafi bulunanlar . “ Mistisizm ” Ağır basar bu “ Mistik ” Gelişkinliğe . Paralel olarak bedeni gelişmede vardır .
İsminde ( G / Ğ ) Harfi bulunan kişiler Hayatta hiç kimseye muhtaç olmadan yaşamanın yollarını bulurlar .

( H ) Harfi merdivene benzer . Hayatta bütün güçlükleri yeneceklerine
işarettir .

İsminde ( H ) Harfi bulunanlar . Hayattaki önlerine çıkan merdivenli yolları çıkışlı yollar ağır ve emin adımlar ile çıkar başarıya ulaşırlar .

İsminin içinde ( 1 ) Den Fazla ( H ) Harfi varsa . Daha başarılı ve zeki olmaları için . Yeteneklerinizi kullanmanız lazımdır .

( I / İ ) Harfleri Bu Harfler Kainata benzer sütuna benzedikleri için . Kişiye yıkılmaz ve yılmaz bir güç verir . ve Mükemmel bir şahsiyet ifade eder .

İsminin içinde bu ( I / İ ) Harfi bulunan kimse . Hoş görülü , Sempatik , Yardım sever , Ve seyahat etmeyi severler .

( J ) 10 = 1 + 0 = 1

( J ) Harfi tek basamaklı rakamı ( 1 ) Dir İsminde ( J ) Harfi bulunan kimse Çok iyi bir lider ve otoriter bir kişi olur .

İsminde ( J ) Harfi bulunan bir kimse güçlü şansı açık ( J ) Harfinin rakamsal değeri ( 10 ) dur . ( 10 ) Da , ( 1 ) ’ On katıdır .

Bu nedenler isminde ( J ) Harfi bulunan kimse maddi ve manevi sahada çok güçlü olurlar . ( J ) Harfi kişiye manyetik güç ve cazibe kazandırır .

( K ) 11 = 1 + 1 = 2

İsminizin ilk harfi ( K ) Harfi ise Büyük halk topluluklarını etkileyecek bir güçleri sahip olur . Kendi güçlerini ve etrafına toplananların . güçlerini ve fikirlerini birleştirirlerse daha da başarılı olurlar

( K ) Harfi ( 2 ) Rakamının etkisindedir . ( K ) Harfi manyetik güçler ile donatılmıştır .

İsminde ( K ) İçinde Harfi olanlar mücadeleci cesur atak ve atılgan olurlar mizaçları hareketlidir .

( L ) 12 = 1 + 2 = 3

( L ) Hafinin rakam değeri ( 3 ) Tür . ( L ) Harfi tüm güzellikleri temsil eder .

İsminde ( L ) Harfi bulunanlar popüler bilgili ve başarılı olurlar . Sezgileri kuvvetli olur . Başkalarının davranışlarındaki problemi anlamak ve olayları çözmek isminde ( L ) Harfi bulunanlar için daha da kolaydır .

( M ) 13 = 1 + 3 = 4

İsminizin baş Harfi ( M ) İse itlerinizde ve aşk yaşantınızda başarı sağlayacaksınız demektir . Bir kişinin İsminin içinde ( 1 ) den fazla ( M ) Harfi varsa o kişi çok başarılı ve üstün demektir .

( M ) Harfinin rakam değeri ( 4 ) Tür . ( M ) Harfi insana mükemmel bir hareket ve güç verir .

İsminin ilk harfi ( M ) olan insanlar . Mantıklı iradeli üstün yetenekli olurlar . Konsantrasyon güçleri çok gelişmiş olurlar .

( M ) Harfi düzenli ve bilinçli atılan bir adıma benzer . Bu nedenle isminde ( M ) Harfi Olan kişiler her işte her yerde ve her sahada alanda başarılı olurlar . Ruhsal ve bedensel açı dan çok güçlü olurlar .

( N ) 14 = 1 + 4 = 5

( N ) Harfinin Rakam değeri . ( 5 ) Tir . İsminin İlk harfi ( N ) . Olan Merkür Gezegeninin . Tesiri ve Etkisi altındadır . Akılları ve hisleri devamlı çarpışma halindedirler .

İsminde ( N ) Harfi olan kişi . Tıpkı bir radyo alıcısı gibi . Frekansları her şeyden etkilenir ve tesiri altında kalırlar .

İsminde ( N ) . Harfi olan kişiler . Her zaman uyanık olurlar ve her söyleneni hıfz ederler . Ve kolay aldatılamazlar . Bu harfin bir özelliğinde kararsızlıktır . Bazen kararsız olurlar ve sıkıntı ve stres yaşarlar . Başarılı olmak istiyorsanız hislerinizi yenmeniz lazımdır .

( O / Ö ) 15 = 1 + 5 = 6

İsminizin Baş Harfi . ( O / Ö ) Harfi ise . Gizemli ve Sihirli olan şeyleri araştırıp bulma yeteneğini verir kişiye .

( O / Ö / ) Harflerinin Rakam değeri . ( 6 ) Dır . Sembolü Kainat ’ tır . Maddi ve Manevi güçleri üzerinde toplar .

( O / Ö ) Harfi kişiye . Maddi ve Manevi açıdan yükselmeyi öğretir ve Kişiyi samimileştirir .

( P ) 16 = 1 + 6 = 7

( P ) Harfinin Rakam değeri ( 7 ) Dir İsminde ( P ) Harfi bulunanlar Tedbirli zeki ve anlayışlı ve ileri görüşlü olurlar . Okumayı severler .

Mistik görüşleri ağır basar Buda normaldir çünkü ( P ) Harfinin Ters etkisi ve tesiri içine kapanıklıktır başarılı olmak için . ( P ) Harfinin olumlu etkilerinden faydalanınız . Dünya işlerine pek önem vermezler .

( Q ) 17 = 1 + 7 = 8

( Q ) Bu Harfin rakam değeri ( 8 ) Dir . ( Q ) Harfi ( 1 ) ve ( 7 ) Rakamlarının etkisinde olduğu için . Bu rakamlarını özelliğini gösterir .

İsminde ( Q ) Bu harf olanlar kavgacı bir mizaçları vardır . Ayrıca renkli bir dünyaları vardır . ( Q ) İsminde bu Harf olan kişiler başarıya daha çabuk ulaşırlar .

( R ) 18 = 1 + 8 = 9

İsminizin ilk harfi ( R ) İse emin ve sayılır sevilir ve iyi bir lider olur korkusuzca giderler davaların üzerine . Zenginden alıp fakire veren bir mizaçları vardır . Kişilikleri karizmatik ve sade gösterişi sevmeyen bir tiplerdir .

( R ) Bu Harfin Rakam değeri ( 9 ) Dur . ( R ) Harfi enerjik başarı ve azim doludur . Olayların üzerine Emin adımlar ile giderler ve başarısız olmaları muhtemelen azdır .

( S / Ş ) 19 = 1 + 9 = 10

( S / Ş ) Harfleri bitip tükenmeyen güçleri ve arzuları Sembolize eder ve ( S / Ş ) Harflerinin Rakam değeri ( 2 ) dir .

Bu Harflerin Rakamının ( 19 ) olması ( 19 ) . Rakamını topladığın zaman ( 10 ) . Elde edilmesi . ve tek basamaklı Rakamının da ( 1 ) . Olması

İsminde ( S / Ş ) Harfi bulunanlar ihtiraslarla ve gizem ile dolu olduğunu gösterir kişiye .

( T ) 20 = 2 + = 2

( T ) Harfinin Rakam değeri ( 2 ) Dir . İsminin İlk Harfi ( T ) İse Çoğunluklar Sihirli ve Gizemli bir mizaca sahip olurlar . Fakat ( 2 ) Rakamının etkisi ile zaman zaman uysal bir kişi olurlar .

( T ) Harfinin esas Rakamı ( 20 ) Dir . ( 20 ) Deki ( 2 ) Rakamı . ( 20 ) Rakamından ( 10 ) Defa daha güçlüdür .

İsminde ( T ) Harfi bulunan kimse çoğunlukla başkalarının idaresi altında yaşamaktan zevk alırlar . Kendi başlarına bir iş yapmaktan ve sorumluluk almaktan korkar ve çekinirler .

( T ) Harfindeki . Şekil değiştirme . Özelliğinden ötürü . İsminde ( T ) Harfi bulunan kimse . Zaman zaman karakterleri değişir ve uysal bir insan olurlar .

( U / Ü ) 21 = 2 + 1 = 3

İsminizin İlk harfi ( U / Ü ) ise hiç beklemedik bir başarı ve yetenek kazanırlar .

( U / Ü ) Harflerinin Rakam değeri ( 3 ) Tür . Bu Harfler içine her şey konan bir kaba benzer .

İsminiz içinde . ( U / Ü ) Olan kimseler her şeyi öğrenmek için çok yetenek ve güç harcarlar ve öğrenirler . Zeki ve azimli olurlar .

( V ) 22 = 2 + 2 = 4

İsminizin İlk Harfi ( V ) İse . Güçleri sayesinde Hayatta karşılaşacakları tüm engelleri ve güçlükleri aşarlar ve başarıya ulaşırlar .

( V ) Harfinin Rakam değeri ( 4 ) Tür . ( V ) Harfi ( 2 ) Rakamının etkisindedir . ( 4 = 2 x 2 ) Dir Bu nedenle

İsminde ( V ) Harfi Bulunanlar . Metafizik alanında çok güçlü olurlar . Nazariyattan ziyade tatbikatta daha başarılı olurlar . Azimleri sayesinde başaramayacakları iş yoktur .

( W ) 23 = 2 + 3 = 5

( W ) Harfi insana değişiklikleri gösterir

İsminde ( W ) Harfi olan kimseler . Mizaçlarında şaşılacak kadar değişiklik görülür .

( W ) Harfi Dalgalanan heyecanların simgesidir . İsminde ( W ) Harfi bulunan kimse . Ay ’ ın denizleri etkilemesine benzer şekilde ( W ) Harfin etkisinde kalırlar .

( X ) 24 = 2 + 4 = 6

( X ) Bu Harf çok etkili bir harftir .

İsminde ( X ) Harfi bulunan kimseler . Doğru dürüst ve Çok yetenekli olurlar . Ruhsal güçleri de kuvvetli olur insanların yardımına da koşmayı severler .

( Y ) 25 = 2 + 5 = 7

İsminizin İlk Harfi ( Y ) Harfi ise ilim sahasında çok başarılı olurlar . Her ortama ve her topluma kolayca uyum sağlayabilirler .

( Y ) Harfinin Rakam değeri ( 7 ) Dir . Çok değerli bir Harftir . Define ve Petrol aramada kullanılan çubuğa benzer . İsminde ( Y ) Harfi olduğundan gizli ilimlere de aşırı merak duyarlar ve gizemleri araştırmayı severler .

Tefekkür ve İnsanlık sevgisi ve sırdaşlık . ( Y ) Harfinin kişiye kazandırdığı bir başka özelliktir .

İsminizde ( Y ) Harfi varsa . özel yetenekleriniz vardır azminiz ve inancınız ile azminizi ve yeteneğinizi birleştirirseniz uzanamayacağınız dal ve başarılı olamayacağınız alan ve saha kalmaz .

( Z ) 26 = 2 + 6 = 8

( Z ) Harfinde muazzam bir güç ve enerji vardır bu harfin rakam değeri ( 8 ) Dir . Ancak bu güç insanı çok güçlü ve çok güçsüz yapacak niteliktedir .

İsminizi İlk Harfi ( Z ) İse . İç güdülerinin emrettiği Kötü işleri yapmazlarsa Çok başarılı ve azimli olurlar . İç güdülerini sesini dinler ve iş güdülerinin emirlerine ran olur boyun eğerlerse Hayattan zevk alamazlar .

( Z ) Harfinin etkisi ve tesiri Dalgalı elektrik akımına benzer . Bu nedenle isminde ( Z ) Harfi olan kişiler .

Tıpkı ( Z ) Harfinin . Olduğu gibi Bir ileri bir geri düşünceye sahip olurlar .

İsminde ( Z ) Harfi olan kişiler . maddi sıkıntı çekmezler . Politikada başarılı olabilirler . Ancak mevki ve makamlarını korumaları için . ( Z ) Harfinin Etkilerinden kurtulmaları lazımdır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Osho’nun Ego Analizinden..

Osho1[1]

 

“Bir Zen üstadı sokak boyunca yürürken başına böyle bir şey gelmiş.
Bir adam koşarak gelmiş ve sert bir şekilde ona vurmuş. Üstat yere düşmüş. Ayağa kalkmış ve önceden yürüdüğü yönde, geriye bile dönüp bakmadan tekrar yürümeye başlamış. Yanında bir öğrencisi varmış. Şoka uğramış.
“Bu adam da kim? Bu nedir? Böyle birileri yaşıyorken, herhangi birisi gelip sizi öldürebilir. Ve siz adamın kim olduğunu, bunu neden yaptığını merak edip dönüp bakmadınız bile” demiş.
Üstat da, “Bu onun sorunu, benim değil” demiş.
Siz aydınlanmış birisiyle çatışabilirsiniz, ama bu sizin sorununuzdur, onun değil. Ve bu çatışmada incinirseniz o da sizin kendi sorununuzdur. O sizi incitemez.
Bu bir duvarı yumruklamak gibidir canınız yanacaktır ama duvar değildir sizi inciten”
Osho’nun Ego Analizinden

kaynak: Hülya Reis Facebook Sayfası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

BU GECE DOLUNAY ALLAH TÜM DUALARINIZI KABUL ETSIN

imagesB91YYHWF

Alahım!!! Sıkıntısı olanların sıkıntısını gider onlara yeni kapılar aç
Allahım !!!  Tüm hastalara şifa ver

Allahım !!! Kimin eli dardaysa  elini ferahlat

Allahım!!! Hepimize akıl fikir ve doğru kararlar verme gücü ver

Allahım !!! Tüm insanlığa huzur ve neşe ver…

Allahım!!! Yüreğimize ferahlık var

Allahım!!! Başkalarını ve kendimizi affedebilme gücü ver

Allahım!!! Bizi kıskançlıklarımızdan ve açgözlülüklerimizden arındır

Allahım!!! Sana layık kullar olmamıza yardım et

(AMİN)

Anette İnselberg

Not: Bunlar benim aklıma gelenler siz istediğiniz kadar duamızı uzatabilirsiniz…

SUYUN sihiri ile kilo vermek çok kolay!..

Sıcak su[1]

 

SU İLE KİLO VERME
farkında olarak kendi iç bedeninizle konuşarak içtiğiniz her bir bardak su,hücre düzeyınde moleküler yapınızın değişmesine ortam hazırlıyor…
Su ile kilo vermek istediğinizde; gün içinde içmekde olduğunuz suya (ortalama 6 bardak) zihninizi odaklayın…”mavı ışığın enerjisini akıttığım bu suyla,bedenimde birikmiş olan fazla YAĞ HÜCRELERİMİ parçalayarak idrar yolu ile kolayca dışarı atıyorum ” cümlesini suya yükleyerek içiniz.
Suyu özellikle yemeklerden yarım saat, kırk dakika önce ya da sonra içmeye gayret ediniz. Su içtiğiniz bardağınız bu süre içersinde KIRMIZI renkde olsun.
Su her konuda şifa verebilmek için sevgi ile kodlanmayı bekler… Öylesi, ne gizemli ve sihirli yapısı varki… Her türlü sözü yada duyguyu anında anlayarak kendi moleküler yapısına yerleştirebiliyor… Hafızası var… Ve her şeyi bizim istediğimiz ölçüde kaydedebiliyor…

YERKÜRENIN BİZE sunduğu en önemli DOĞAL İLAÇ…
Bu mucizevi şifa kaynağını zihnimizle birleştirerek hayatımıza aldığımızda her derde deva bir forma dönüşüyor.
Suya yapılan enerjitik yükleme ile su tamamen sanki bir ilaç halini alıyor ya da her türlü etkıye karşı suyun#nötrleme,arındırma gücünü kullanabiliyoruz.
Hayatınız için olmasını istediğiniz her şeyı ”MAVİ IŞIK enerjisi ile (ne istiyorsanız NET biçimde düşünerek) SU gibi akıp hayatıma girmesini onaylıyorum” cümlesiyle isteklerinizi zihninizle birlikde suyla birleştirin. Bu suyu dileklerinizi düşünerek yavaş yavaş için.

Ağrılarınızdan kurtulmak, sakınlik, uyku için de suya kodlamınızı yapınız… Bardağınız MAVİ renkde bir bardak olsun.
İçtiğiniz suyun size enerji vermesini istiyorsanız; üçüncü göz ve kalp
çakrası ile birlikde oluşturduğunuz mavi lazer ışınını bu suyla doldurun. ” MAVİ IŞIK ENRJİSİNİ akıttığım bu suyun içine neşemi, huzurumu, gücümü tüm hücrelerime yüklüyorum ” kodlamasını yapın ve için. Bu işlemi turuncu renkli bir bardakla yapın.

Yumurta Kaç Günlük…

10583812_758781657515923_8994611680096447822_n[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »