Kaybetmekten Mi Korkuyorsun…

12744532_893168374113714_4801542915987515876_n[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kalabalık Ortamları Günahı Kadar Sevmeyen İnsanlar Hakkında Bilmeniz Gereken 15 Şey

Kalabalığı sevmediklerini az çok biliyorsunuz, yine de onları devamlı kalabalık yerlere davet ediyorsunuz. Yapmayın bunları, tanıyın artık şu insanları…

1. Her türlü ilişkide samimiyeti ön planda tutarlar. Samimiyet onlar için hayattaki en önemli şeylerdendir.

Her türlü ilişkide samimiyeti ön planda tutarlar. Samimiyet onlar için hayattaki en önemli şeylerdendir.

2. Eğlence anlayışları diğer insanlardan çok başkadır. Fiziksel değil, zihinsel aktiviteden keyif alırlar…

Eğlence anlayışları diğer insanlardan çok başkadır. Fiziksel değil, zihinsel aktiviteden keyif alırlar...

3. Çoğu zaman buluşmalara gitmek istemezler fakat kimseyi kırmak da istemezler. Bahane üretme şampiyonudur onlar…

Çoğu zaman buluşmalara gitmek istemezler fakat kimseyi kırmak da istemezler. Bahane üretme şampiyonudur onlar...

4. Genellikle az sayıda arkadaşları vardır ve onlarla ev ortamında takılmayı tercih ederler…

Genellikle az sayıda arkadaşları vardır ve onlarla ev ortamında takılmayı tercih ederler...

5. Gösteriş meraklısı değildirler. Hatta hiçbir zaman dikkat onların üstünde toplansın istemezler…

Gösteriş meraklısı değildirler. Hatta hiçbir zaman dikkat onların üstünde toplansın istemezler...

6. Onları lise, üniversite mezuniyet kutlamalarında görmeyi sakın beklemeyin. Üzülürsünüz…

Onları lise, üniversite mezuniyet kutlamalarında görmeyi sakın beklemeyin. Üzülürsünüz...

Ödül töreninde “En iyi çıkış yapan sanatçı” seçilseler, ödülü onlar adına başkası alır. O seviye…

7. Öyle çabucak yakınlık kurmalarını filan beklemeyin. Size güvenmeleri uzun zaman alabilir…

Öyle çabucak yakınlık kurmalarını filan beklemeyin. Size güvenmeleri uzun zaman alabilir...

8. Yapmacık insanlar değildirler. Kimsenin hoşuna gitmek için rol yapmazlar…

Yapmacık insanlar değildirler. Kimsenin hoşuna gitmek için rol yapmazlar...

9. Uzaktan rahat görünürler fakat üstlerine gelinirse gerilirler…

Uzaktan rahat görünürler fakat üstlerine gelinirse gerilirler...

10. Etraflarındaki insanlar tarafından “gıcık”, “uyuz” gibi nitelendirmelere maruz kalabilirler fakat bu, onları gerçekten tanımayanların yakıştırmasıdır…

Etraflarındaki insanlar tarafından "gıcık", "uyuz" gibi nitelendirmelere maruz kalabilirler fakat bu, onları gerçekten tanımayanların yakıştırmasıdır...

11. Yalnızlıktan korkmazlar. Onu severler, kucaklarlar…

Yalnızlıktan korkmazlar. Onu severler, kucaklarlar...

12. Genellikle bir şeyleri eleştirmeyi çok severler. Bu belki de tek kötü yanlarıdır…

Genellikle bir şeyleri eleştirmeyi çok severler. Bu belki de tek kötü yanlarıdır...

13. İşte, okulda bir şeylere çalışmak onlar için ölüm gibidir. En iyi odaklanmayı yalnızken sağlayabilirler…

İşte, okulda bir şeylere çalışmak onlar için ölüm gibidir. En iyi odaklanmayı yalnızken sağlayabilirler...

14. Her kalabalığa karıştıklarında içlerinden “Bir daha asla!” derler…

Her kalabalığa karıştıklarında içlerinden "Bir daha asla!" derler...

15. Ve her eve döndüklerinde dünyanın en büyük mutluluğunu yaşarlar…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kalabalık Ortamları Günahı Kadar Sevmeyen İnsanlar Hakkında Bilmeniz Gereken 15 Şey

Kalabalığı sevmediklerini az çok biliyorsunuz, yine de onları devamlı kalabalık yerlere davet ediyorsunuz. Yapmayın bunları, tanıyın artık şu insanları…

1. Her türlü ilişkide samimiyeti ön planda tutarlar. Samimiyet onlar için hayattaki en önemli şeylerdendir.

Her türlü ilişkide samimiyeti ön planda tutarlar. Samimiyet onlar için hayattaki en önemli şeylerdendir.

2. Eğlence anlayışları diğer insanlardan çok başkadır. Fiziksel değil, zihinsel aktiviteden keyif alırlar…

Eğlence anlayışları diğer insanlardan çok başkadır. Fiziksel değil, zihinsel aktiviteden keyif alırlar...

3. Çoğu zaman buluşmalara gitmek istemezler fakat kimseyi kırmak da istemezler. Bahane üretme şampiyonudur onlar…

Çoğu zaman buluşmalara gitmek istemezler fakat kimseyi kırmak da istemezler. Bahane üretme şampiyonudur onlar...

4. Genellikle az sayıda arkadaşları vardır ve onlarla ev ortamında takılmayı tercih ederler…

Genellikle az sayıda arkadaşları vardır ve onlarla ev ortamında takılmayı tercih ederler...

5. Gösteriş meraklısı değildirler. Hatta hiçbir zaman dikkat onların üstünde toplansın istemezler…

Gösteriş meraklısı değildirler. Hatta hiçbir zaman dikkat onların üstünde toplansın istemezler...

6. Onları lise, üniversite mezuniyet kutlamalarında görmeyi sakın beklemeyin. Üzülürsünüz…

Onları lise, üniversite mezuniyet kutlamalarında görmeyi sakın beklemeyin. Üzülürsünüz...

Ödül töreninde “En iyi çıkış yapan sanatçı” seçilseler, ödülü onlar adına başkası alır. O seviye…

7. Öyle çabucak yakınlık kurmalarını filan beklemeyin. Size güvenmeleri uzun zaman alabilir…

Öyle çabucak yakınlık kurmalarını filan beklemeyin. Size güvenmeleri uzun zaman alabilir...

8. Yapmacık insanlar değildirler. Kimsenin hoşuna gitmek için rol yapmazlar…

Yapmacık insanlar değildirler. Kimsenin hoşuna gitmek için rol yapmazlar...

9. Uzaktan rahat görünürler fakat üstlerine gelinirse gerilirler…

Uzaktan rahat görünürler fakat üstlerine gelinirse gerilirler...

10. Etraflarındaki insanlar tarafından “gıcık”, “uyuz” gibi nitelendirmelere maruz kalabilirler fakat bu, onları gerçekten tanımayanların yakıştırmasıdır…

Etraflarındaki insanlar tarafından "gıcık", "uyuz" gibi nitelendirmelere maruz kalabilirler fakat bu, onları gerçekten tanımayanların yakıştırmasıdır...

11. Yalnızlıktan korkmazlar. Onu severler, kucaklarlar…

Yalnızlıktan korkmazlar. Onu severler, kucaklarlar...

12. Genellikle bir şeyleri eleştirmeyi çok severler. Bu belki de tek kötü yanlarıdır…

Genellikle bir şeyleri eleştirmeyi çok severler. Bu belki de tek kötü yanlarıdır...

13. İşte, okulda bir şeylere çalışmak onlar için ölüm gibidir. En iyi odaklanmayı yalnızken sağlayabilirler…

İşte, okulda bir şeylere çalışmak onlar için ölüm gibidir. En iyi odaklanmayı yalnızken sağlayabilirler...

14. Her kalabalığa karıştıklarında içlerinden “Bir daha asla!” derler…

Her kalabalığa karıştıklarında içlerinden "Bir daha asla!" derler...

15. Ve her eve döndüklerinde dünyanın en büyük mutluluğunu yaşarlar…


Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HANGİ BURÇ NASIL BİR AŞIKTIR?

2%20boğa(2)[1]

KOÇ BURCU ♈ Ruhunuzu mest eden baygın bakışlarıyla sizi kendine bağımlı eder. Ona aşık olmak çıkmazı olmayan bir labirente girmek gibidir.

BOĞA BURCU ♉ Sadakat tescilli kişilerdir. Onlar kilometrelerce uzakta da olsa yanınızdaymış gibi hissedersiniz….

İKİZLER BURCU ♊ Onun güzelliğini yalnızca gözlerinle değil bütün azalarınla hissetmelisin. İşte o zaman aşktan sonsuz tat alırsın.

YENGEÇ BURCU ♋ Bir Yengeç’in kalbinde biri varken içeri başka kimse giremez! Birini yaşarken bir başkasına başlayamaz.

ASLAN BURCU ♌ Sevebilmek ve sahiplenebilmek bir yetenekse, Aslan en yeteneklisidir. Onun tarafından sahiplenmek eşsiz bir duygudur.

BAŞAK BURCU ♍ Ona sakın yav.şamayın çünkü hiç haz etmez. Efendi ve dürüst değilseniz Başak için bir hiçsiniz.

TERAZİ BURCU ♎ Onlarla dost olmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Terazi burcunun kalbi sığınabileceğiniz en güvenli ve en huzurlu limandır.

AKREP BURCU ♏ Sevgiden çok saygıya değer verir.. Çünkü saygı bitince sevginin de yok olacağına inanır.

YAY BURCU ♐ Mutluluk denizinde kulaç atmak gibidir Yay’la beraber olmak. Sevdiği kişiye mutlu eder yeter ki haketsin.

OĞLAK BURCU ♑ Eğer bir Oğlak ile beraberseniz yapmanız gereken tek şey şükretmek olmalı. Onunla beraber uyuyakalmak.. Söyle…yeceklerim bu kadar.

KOVA BURCU ♒ İstiridyenin içindeki paha biçilmez bir inci gibidir. Başlı başına bir hazinedir. Bu yüzden kolay kolay sahip olamazsınız..

BALIK BURCU ♓ Karanlık gecenizi aydınlatan Ay gibidir. Ama onu kırarsanız gündüzünüzü karartan kara bulut gibi çöker tepenize.

Kendime iyi davranacağım

Yakın zamanda kendi gelişimine önem veren herkese önerebileceğim bir kitap okudum. “Gorilla Mindset” (Goril Zihniyeti) isminde ustalıkla yazılmış bu kitabın yazarı Mike Cenovich. Kitabın beni kendine hayran bırakmasının nedeni okuduğunuz her sayfada yer alan aktiviteler ve kurgusu sayesinde özgüveninizin arttığını hissettirmesi. Gorilla Mindset sizin inanç ve hayat tercihlerinizi sorgulamanızı sağlıyor. Kendinizi kabul etmenizin, kendinize karşı anlayışlı ve kibar olmanızın değerini öğretiyor; bu sayede başkalarıyla olan ilişkilerinizin kaçınılmaz bir şekilde iyileşeceğini söylüyor. Buna Domino Etkisi adı veriyoruz. Yaşadığınız bazı olaylar çerçevesinde, çare göremediğiniz durumlarda bir ışığın, bir umudun, varlığını size gösteriyor. Dengede bir zihin ile daha net bir düşünme tarzı geliştirmenize yardımcı oluyor. Bedeninize saygı, itina ve sevgi göstermeyi öğretiyor. Öz sevgiyi ve minnettarlık duygularını da sizlere aşılıyor. Alışkın olunan hayatı değil, hayal edilen hayatın nasıl yaşanması gerektiğini gösteriyor.

Bu kitapta, iki farklı zihniyet türü var; birincisi gelişim ve hedeflere ulaşma yeteneğini temsil eden bolluk zihniyeti, ikincisi ise değişimin bir hayal olduğu sabit bir zihniyet türü olan kıtlık zihniyeti. Bu ikinci tür zihniyet türünde yaptığınız hiç bir şey yeterince iyi değil ya da bir değer ifade etmiyor. Kıtlık zihniyetine sahip olan insanlar genellikle bir duruma saplanıp kalmış, mutsuz ve depresif insanlar oluyor. Bu yazıyı okurken bolluk zihniyetine sahip olmanızı istiyorum. Çünkü böyle bir algılama size en büyük mutluluk ve neşenin kapılarını açıyor.

Hadi başlayalım artık değil mi? 

Gorilla, iç-konuşma alışkanlıklarını anlayarak, bu alışkanlıkları hayatınıza dahil etmeniz büyük önem taşıyor. Eğer bunları öğrenmez ya da en azından bu alışkanlıklardan bazılarına aşina olmaya çalışmazsanız dünyaya yaydığınız negatif enerjinin içinizde tezahür edenlerle bağlantısını hiçbir zaman bilemeyebilirsiniz.

Kendinizi iyileştirerek, ilişkilerinizi iyileştireceksiniz.

1. Alışkanlık: Gorilla Mindset Her zaman bunu yapıyorum, her zaman şunu yapıyorum…” gibi kesin ifadelerle konuşmanın gelişim fırsatınızı sınırlandırdığını anlamanızı istiyor. Örneğin, “İnsanlarla ilişki kurmada her zaman kötü oldum” şeklinde bir ifade gelişim için hiçbir alan bırakmıyor, böyle bir ifadeyle kendinizle ilgili değiştirilemez bir beyanda bulunmuş oluyorsunuz. Kaderinizi sosyal olarak beceriksiz bir insan olarak mühürlüyorsunuz. Bunun ayrıntılarını inceleyelim mi? Nasıl HER ZAMAN kötü ilişkiler kurmuş olabilirsiniz ki; bu sizin tüm hayatınız boyunca hiç kimseyle bir kere bile sohbet etmeyi başaramamış olduğunuz anlamına gelmiyor mu? Tek bir basit günaydın ya da merhaba dememiş olduğunuzu gösteriyor. Bununla nereye varmak istediğimi anlıyor musunuz? İyi :) O zaman yola devam edelim değil mi? Böyle bir iç-konuşmayı değiştirmek için “Geçmişte sosyal biri olmasam da artık bu yeteneğimi bugün ve gelecekte geliştirmek için çalışacağım…” diyebilirsiniz.

Kendinize şimdi şu soruyu sorun: Hangi ifade gelişiminize açık ve umut dolu?

2. Alışkanlık: Kendinizle sevdiğiniz biriyle konuşur gibi konuşun. Bunun önemli olmasının nedeni yakın arkadaşlarınıza ya da kısaca başkalarına daha anlayışlı ve kibar olduğunuzdur. Önünüze koydukları problemler kabul edilemez olsa da, problem ya da problemlerin kendi hayatları üzerinde ya da hatta sizin hayatınızın üzerinde negatif bir etkisi olsa da, konuyla ilgili yanlış ve doğruları anlatırken hassas olma gereği hissedeceksiniz.

Egzersiz: Bir sonraki sefer bir arkadaşınızla konuşurken nasıl konuştuğunuzu fark etmenizi istiyorum; tonlamanızı, sözlü ve beden dilinizi dinleyin. Bu egzersiz kendinize diğerlerinden daha zalim davrandığınızı gösterecektir.

ss

Kendinizle nasıl konuştuğunuza dikkat edin çünkü bu konuşmayı dinleyen ve duyan insan sizsiniz. Lisa M. Hayes

 3. Alışkanlık: Bir başka harika uygulama kendinize kızdığınız zaman gülümseme alışkanlığını benimsemektir. Kendinizi aşağılayıcı bir şekilde konuşmaya başladığınızda sadece gülümseyin; çünkü gülümsemek Endorfin adı verilen Mutluluk Hormonunun salgılanmasını sağlar.

Bunun yanı sıra insanların duygu durumlarıyla vücutlarının arasında çok kuvvetli bir bağ vardır. Bir olay dahilinde vücut dilinizi nasıl kullandığınız, duygu skalasında yukarı mı yoksa aşağıya mı inip çıkacağınızı belirleyecektir.

Egzersiz: Kötü ve keyifsiz hissettiğinizde kendinize sevgi dolu davranın, derin bir nefes alın ve yüzünüze bir gülümseme yerleştirin. İçinde olduğunuzu düşündüğünüz olumsuz duyguya teslim olmamaya çalışın; kendinize küçük de olsa savaşmak, mutlu olmak, bardağı yarı boş değil de yarı dolu olarak görmek için bir şans tanıyın.

4. Alışkanlık: Kendinize karşı aşağılayıcı bir şekilde konuşmak yerine kendinize önemli bir soru sorun.

  • Gelecekte aynı hatayı yapmayı nasıl önleyebilirim?

Sizi ömür boyu hapse mahkum eden eleştiri cümlesini kendinizi geliştirmenizi sağlayacak bir soruya dönüştürün.

5. Alışkanlık: İç konuşmanızı geliştirmenin bir başka yolu aynanın karşısında kendinizle konuşmanızdır. Ayna karşısında konuşmak aslında nasıl iletişim kurduğunuzla ilgili farkındalığınızı olgunlaştıracaktır. Kendinizi dinlemeniz ve ayna karşısında yüz ifadenizi görmeniz size kelimeleri seçerken daha yumuşak olmayı öğretecektir.

ae8ec1840b3c56d2

Egzersiz: Kötü bir döngüye girdinizi hissettiğiniz zaman “karşınızda gördüğünüz kişiyi sevip sevmediğinizi” ya da “olmak istediğiniz kişinin bu olup olmadığını” sormalısınız. Lütfen kelimelerin kılıçtan daha keskin olduğunu unutmayınız

Kendinize İyi Davranın 

6. Alışkanlık: Yukarıda bahsedilen uygulamalara ek olarak, size özel bir olumlama ya da bir mantra bularak iç-konuşmanızı daha iyi hale getirebilirsiniz; bu özellikle öz-değişim arayışında başarılı olmak için bir neden ya da irade varsa çok daha değerli hale gelir. Bu mantra bir kelime, cümle ya da mutluluk ve güven veren kelimelerden oluşan bir yazı da olabilir. Seçtiğiniz olumlama cümlesi, pozitif yönde değişiminiz için çıktığınız bu güzel ama sabır gerektiren yolda size manidar olmalıdır.

Örnek: “Yapacağım”, “İnan ve kabul et”, “Sadece nefes al ve başar”               “… yapacağım çünkü…”…

Hayatta her şeyde olduğu gibi iç-konuşmada da böyle bir geçişe alışmak zor olabilir; bilinçsizce kendinizi eleştirmeye o kadar alışmış olabilirsiniz ki değişimin gerekli olduğunu idrak etmeniz bile zor bir konsepttir. Bu 6 alışkanlığı uygular ve hayatınıza dahil ederseniz zamanla yaşamınızın kalıplaşmış bir parçası haline geldiğini görürsünüz. Lütfen şu cümleyi unutmayalım pratik mükemmelleştirir

               Kişisel Gelişim için Motivasyonunuzu Kaybetmeyin

Bilge bir yazar Zig Ziglar’ın bir keresinde söylediği gibi, “İnsanlar sıklıkla motivasyonun uzun süre devam etmediğini söyler. Aynı şekilde, temiz olmak da uzun sürmez – bu nedenle her gün banyo yapmanız tavsiye edilir…”

kaynak: filminds.com

şebnem dural

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

KADIKÖY DERVİŞ BABA KAHVEHANESİ İHTİYAÇ LİSTESİ

12744111_10153456898166139_4162429222183741192_n[1]
Hepimiz heyecanlıyız, meraktayız. Neden mi?
Kar amacı gütmeyecek ve tek amacı yolda kalanların yola devam edebilmesini sağlamak için en büyük kaynağımız olacak kahvehanemizin açılması için. İhtiyaç sahiplerinin ücretsiz karınlarını doyurmaya; leziz çayları ile gönüllülerin can yoldaşı olmaya hazırlanıyoruz. Verdiğiniz her sipariş yine ihtiyaç sahiplerine gıda, burs,vs yardımlarına çevrilecek muhteşem bir dönüşüm gücüne sahip olacak hem de!
Kahvehanemizi açmaya var mısın?

Not: Almak kadar bu iletiyi paylaşmak da büyük yardım. Paylaşalım, güzelleşelim

İhtiyaçları ulaştırmak için Kadıköy Derviş Baba Facebook sayfasından görevlilere  ulaşabilirsiniz…

Kim Şanslı, Kim Şanssız?

12742325_1204182619599705_4153636458604416212_n[1]

Neden bazı insanlar inanılmaz derecede şanslıyken, diğerleri hak ettikleri olanaklara asla sahip olamaz? Bir psikolog, yanıtı bulduğunu söylüyor…

10 yıl önce, şansı araştırmaya başladım. Neden bazı insanların hep doğru zamanda doğru yerde olduğunu, diğerlerinin ise sürekli olarak şanssızlıklarla boğuştuğunu merak ediyordum.

Ulusal gazetelere ilan vererek, kendilerini her zaman şanslı ya da şanssız hisseden insanların benimle temasa geçmelerini rica ettim. Yüzlerce sıra dışı erkek ve kadın, araştırmam için gönüllü oldu. Yıllar boyunca, onlarla söyleşiler yaptım, yaşamlarını gözlemledim ve deneylere katılmalarını sağladım. Sonuçlar gösteriyor ki insanlar, neden şanslı ya da şanssız olduklarını tam olarak bilemeseler de, düşünceleri ve davranışları bu durumu büyük ölçüde açıklıyor.

Bir şans ya da bir fırsat gibi görünen durumları düşünelim… Şanslı insanların bu tür fırsatlarla sürekli karşılaşmalarına karşılık, şanssız insanlar bunlarla hiç karşılaşmazlar. Bu durumun, insanların söz konusu fırsatları fark etme yetenekleri arasındaki farklılıklardan mı kaynaklandığını bulmak için basit bir deney yaptım…

Hem şanslı, hem de şanssız insanlara bir gazete verdim ve onlardan gazeteyi iyice inceleyip içinde ne kadar fotoğraf olduğunu bana söylemelerini istedim. Gazetenin ortalarında bir yere, üzerinde şu not yazılı olan büyük bir mesaj yerleştirdim… “Deney görevlisine bunu gördüğünüzü söyleyin, 250 dolar kazanın!” Bu mesaj, sayfanın yarısını kaplıyordu ve yüksekliği 5 cm’in üzerinde olan bir fontla yazılmıştı. Herkesin yüzünü sabit bakışlarla süzüyordum. Şanssız insanlar bunu fark edemezlerken, şanslı insanlar hemen fark ettiler!

Şanssız insanlar, genel olarak şanslı insanlardan daha gergindirler. Bu endişeli ruh hali, beklenmeyeni fark etme yeteneklerine zarar verir. Sonuç olarak, fırsatları kaçırırlar çünkü başka bir şeyi aramaya aşırı odaklanmışlardır.

Partilere, mükemmel eşlerini bulma düşüncesiyle giderler ve bu yüzden de iyi arkadaşlar edinme fırsatlarını kaçırırlar. Belli iş ilanlarını bulmaya kararlı bir biçimde gazeteleri incelerler ve diğer iş olanaklarını kaçırırlar. Şanslı insanlar, daha rahat ve açıktırlar. Dolayısıyla, yalnızca aradıklarını değil, orada ne olduğunu da görürler.

Araştırmam, sonuç olarak şunu gösterdi…
Şanslı insanlar, dört ilke sayesinde şanslarını yaratırlar. Şans fırsatlarını yaratma ve fark etme konusunda beceriklidirler. Sezgilerini dinleyerek şanslı kararlar verebilirler, olumlu beklentiler sayesinde doğru çıkan tahminlerde bulunurlar ve şanssızlığı şansa dönüştüren esnek bir yaklaşım benimserler.

Çalışmanın sonuna doğru, bu ilkelerin, şansı yaratmada kullanılıp kullanılamayacağını merak ettim. Bir grup gönüllüden, bir ay boyunca, şanslı bir insan gibi düşünüp davranmaya yardımcı olacak egzersizler yapmasını istedim…

Çarpıcı Sonuçlar!

Bu egzersizler, şans fırsatlarını fark etmeleri, sezgilerini dinlemeleri, şanslı olmayı ummaları ve şanssızlığa karşı daha esnek olmalarında onlara yardımcı oldu. Gönüllüler, bir ay sonra döndü ve neler olduğunu anlattılar. Sonuçlar çarpıcıydı… Bu insanların % 80’i, artık daha mutluydu. Yaşamında daha çok tatmin oluyordu ve belki de en önemlisi, daha şanslıydı! Sonuç olarak, asla akla gelmeyecek “şans faktörü”nü bulmuştum.

Aşağıda, Profesör Wiseman’ın şanslı olmak için önerdiği dört temel ipucu bulunuyor…

– İçsel sezgilerinizi dinleyin, normalde doğru çıkarlar.
– Yeni deneyimlere ve normal rutininizi bozmaya açık olun.
– Her gün birkaç dakikanızı, iyi giden şeyleri hatırlayarak geçirin.
– Önemli bir toplantı ya da telefon görüşmesi öncesinde, kendinizi şanslı olarak hayal edin. Şans, çoğu zaman doğru çıkan bir tahmindir.

PROFESÖR RICHARD WISEMAN

Charlotte Gabayın Facebook sayfasından alınmıştır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

SEVGİ VE SADAKATTE FEYZ ALMAMIZ GEREKEN 10 HAYVAN

1. PenguenlerPenguenler
Bu kuşlar Antarktika’nın aşırı soğuklarında yaşayan büyük kalpleri olan canlılardır. Hem erkek hem de dişi penguenlerin tek hayat meşgalesi yavrularıdır.

2. Kuğular

Kuğular
Kuğular hayatları boyunca birbirlerine sadık kalırlar. Aile yaşamları  şefkat, dostluk üzerine kuruludur.

3. Kartallar

Kartallar
Kartallar sadık olmaları nedeniyle Amerikanın milli amblemi olmuşturlar.

4. Gibongiller

Gibongiller
Bu hayvanlar son derece güçlü bağlara sahiptirler.

5. Albatroslar

Albatroslar
Erkeğin uzun vadeli «iş gezileri» ve dişinin şapşal ama sevgi ritüel dansları albatrosların görünüşte güçlü bir aşk tutkunu olduğunu gösteriyor.

6. Kurtlar

Kurtlar
Erkek kurtlar dişi kurtlara karşı son derece sevecen ve naziktirler. Sadece onları ölüm ayırabilir.

7. Kunduzlar

Kunduzlar
Kunduzlar son derece düzenli aile yapıları ile bilinir. Kunduzların uzun ve mutlu ilişkilerinin sırrı kadın partnerinin sonsuz bilgeliğinde yatıyor.

8. Üveyikler

Üveyikler
Bu kuşlar her zaman sevgi ve bağlılığın sembolü olmuşlardır.

9. Baykuşlar

Baykuşlar
Erkek baykuş bir yıla yakın zaman boyunca dişi baykuşdan ayrılmaz. Sonra bir yuva yapar ve dişi baykuşu bu yuvaya davet eder. Eğer yavruları olursa ailenin tüm bakımını erkek baykuş üstlenir.

10. Tilkiler

Tilkiler
Erkek tilki ve dişi tilkinin ailesinde dişi tilki ölürse erkek geri kalan hayatını tek başına geçirir.
Kaynak:
ofpof.com
kaynak: Özlem Çetinkaya -Hayalhanesi

Bir Şamandan Sağlıklı Yaşam Reçetesi

şamanizm-tarihi[1]

Kalbinizden Nefes Alıp Verin

Nefes alıp vermek, enerjiyi dönüştürmenin en basit yollarından biridir. Bu alıştırmayı, gün boyunca yapabilirsiniz: Ellerinizi kalbinizin üstüne koyun ve nefes alıp verirken kalbinizin hareketini hissedin. Bu, sakinleştiricidir ve dünyaya sevgi, huzur ve uyum enerjisi yollar.

Aynaya Bakın

Mücadele gerektiren bir duruma tepki vermeden önce bir aynadaki yansımanıza bakarak duygu ayarı yapın. Hiç kimse kendini zehirli bir tarzda hareket ederken görmek istemez. Size aptalca gelebilir ama bu düşüncenin sizi durdurmasına izin vermeyin. Kendimizi fazla ciddiye almak, negatif düşüncenin nedenlerinden biridir.

İfade Edin; Yollamayın

Stres, daha sonra pişman olabileceğimiz tarzda davranmamıza yol açabilir. Sorunlu duygulara sahip olmak normaldir ve hislerinizi tanıyıp kabullenmek önemlidir. Yalnızca enerjiyi kendinize, başkalarına ve dünyaya bir “zehirli ok” gibi göndermemeye dikkat ediniz.

Sevdiğiniz Birinin Yüzünü Düşünün

Duygularınızın ardındaki enerji tüm canlılara yayılır. Duygularınızın ardındaki enerji tüm canlı varlıklara yayılır. Sizin için sorunlu olan duyguları tetikleyen biriyle karşılaştıysanız, sevdiğiniz birini düşünün ve size meydan okuyan kişinin siması yerine sevdiğiniz kişinin simasını koymaya çalışın. Örneğin, bir küçük yavru kedinin siması veya sevdiğiniz bir çiçeğin imgesi ile de çalışabilirsiniz.

Sözlerinize Dikkat Edin

Düşünceleriniz ve duygularınız gibi sözleriniz de içinde yaşadığımız dünyayı ve deneyimlerinizi değiştirme gücüne sahiptir. Bu, yüksek sesle başkalarına söylediğiniz sözler kadar sessizce kendinize söyledikleriniz için de geçerlidir.

Kendinize iyi bir insan olmadığınızı söylemekteyseniz bu gerçekliği tezahür ettirmeye başlarsınız. Zihninizi olumlu sözcüklerle doldurun ki hayatınız da olumlu yönde açılıp genişlesin. “Abrakadabra” kelimesi, Arami dilinde “Konuştuğum üzere yaratacağım” anlamına gelen “Abraq ad habra” cümlesidir. Çocukken, ne anlama geldiğini bilmeksizin, kim bilir ne kadar sık söylemişizdir bu cümleyi.

Başkalarında Tanrısallığı Görün

Istırap çektiğini algıladığınız kişilere acımayınız; bu, onları yalnızca daha da derin bir ıstıraba sevk eder. İnsanları kendi ilahi ışıkları ve kusursuzlukları içinde gördüğünüzde, zorluklarıyla başa çıkmak için ihtiyaçları olan kuvveti onlara vermeye yardımcı olursunuz. Algılamanın gerçekliğinizi yarattığını unutmayın.

Doğayla Bağlantı Kurun

Bizler doğanın birer parçasıyız. Stres durumunda olduğumuzda doğanın temel unsurlarından –toprak, hava, su ve ateş (güneşteki gibi)– beslenmemiz kesilir ve gerçekten hastalanabiliriz. Doğa, en büyük şifacıdır. Sık sık zaman yaratıp doğal dünya ile bağlantıya geçin.

Suyla İyileşin

Suyun yaşam gücü acılarınızı yıkayıp götürebilir ve en basit faaliyetlerin bile şifa verici bir etkisi vardır. Ellerinizi yıkarken, duş alırken veya yağmur altında ıslanırken negatif enerjinin sizden uzaklaştığını ve ışığa dönüştüğünü imgeleyin.

Kendinizi Işıkla Koruyun

Birinin size psişik açıdan saldırdığını veya enerjetik açıdan düşmanca davrandığını hissederseniz, etrafınızı saran koruyucu bir ışık imgeleyin. Bazıları bunu beyaz bir enerji alanı olarak düşünmektedir; ben ise şeffaf ve mavi bir yumurtanın içinde olmak şeklinde imgeliyorum. Size uygun rengi bulmaya çalışın. Bu sizi, size doğru yollanan zararlı enerjilerden koruyacaktır.

Sevgiyle Yanıt Verin

Başkalarından gelen negatif ve zehirli enerjilerin alıcısı olmanız gerekmez. Sevgiyle almak istemediğiniz enerjiyi geri çevirebilirsiniz. Sevgiyle yanıt vermek ise bir saldırı pozisyonu almanızı ve daha çok negatif enerji yaratmanızı önleyecektir. Şifa veren tek şey sevgidir.

Sandra İngerman
Çeviren: Yasemin Tokatlı.

kaynak: oktay gürsoy

Daha Hızlı Yaşlandıran 6 Alışkanlık

yaşlılık[1]

Stres ve depresyona maruz kalmak olduğunuzdan daha erken yaşlanmanıza sebep olabilir. Bunun için, negatif hislerinizi kontrol etmeyi ve kendi sağlığınızı korumak için öncelikleri belirlemeyi öğrenmelisiniz.

Zamanın geçmesine ve yaşlanmaya ne yazık ki engel olamıyoruz, fakat bunun sizi ne kadar etkilediği günlük alışkanlıklarınızla da bağlantılı. Bazı insanlar pahalı krem kullanmayı, yaşlandırmayı geciktirici ve kırışıklıkları önleyici tedaviler uygulamayı seçiyor, peki ya size yaşlanmayı geciktirmenin daha kolay yöntemleri olduğunu söylesek?

Bugünkü yazımızda size daha hızlı yaşlanmanıza sebep olacak 6 günlük alışkanlıktan bahsedeceğiz. Hazır mısınız?

1. Beslenmeniz Ne Durumda?

hamburger

Tabii ki de bazen yemek yapmaya zamanınızın olmadığı doğrudur. Belki iş yüzünden, belki günlük sorumluluklarınız yüzünden ya da belki de günün temposu ve karmaşası yüzünden hızlıca elinize bir şeyler alıp karnınızı doyurmak zorunda kalıyorsunuz. Günümüzde insanların çoğu belki de bu sebepten dolayı önceden pişirilmiş, dondurulmuş veya mikrodalgada ısıtıldığında hemen hazır hale gelecek yiyecekleri yemeyi tercih ediyor.

Başka yaygın bir durum ise, genellikle stres ile alakalı, yemeklerimizi tatlandırıcılarla, yağlarla, tuzla, etle, işlenmiş unla veya şekerle süslüyoruz. Bu maddeler tabii ki de tatmin edici, fakat aynı zamanda enflamasyona, kilo alımına ve kötü kolesterol seviyesinin yükselmesine yol açıyorlar.

Bütün anlattıklarımız günümüz dünyasında çok fazla görülen durumlar, fakat bu şekilde nasıl kötü ve zayıf bir beslenmenin sağlık problemlerine ve erken yaşlanmaya yol açabileceğini görüyoruz. Vücuttaki toksinler metabolizmanızı değiştirebilir; sıvı birikimi vücudunuzun kendi kendine düzgün bir şekilde detoks yapamaması demektir; bunlar da mat, yıpranmış ve sağlıksız bir cilde sahip olmamıza sebep olur. Yani daha çabuk yaşlanırız.

Peki o zaman çözüm nedir? Güzelliğinize güzellik katacak sağlıklı beslenme alışkanlıkları için sizi bilgilendirmek istiyoruz. Bu sağlıklı yiyeceklerdeki antioksidanlar vücudunuzun serbest radikallerden korunmasına yardımcı olacak ve zaman ile savaşacak. Portakal, limon, ananas ve çilekten oluşan doğal meyve suları içmeye çalışır. Her gün zengin, çeşitli ve bol malzemeli salatalar hazırlayın, içine sebzeler, yağsız et, balık ve kuru yemişler ekleyin… Tuza ve şekere de elveda demek mecburiyetindesiniz. Aynada farkı ancak bu şekilde göreceksiniz!

2. Güneşte Dikkatli Olun

güneş

Eminiz ki hepiniz güneşi çok seviyorsunuz, özellikle de yaz aylarında. Fakat güneşe maruz kalırken aynı zamanda belirli zaman aralıklarında dikkatli olmak cildinize zarar vermemek açısından, yeterli miktarda güneşe çıkmanız da D vitamini alımınız için çok önemli.

  • Güneş ışığına maruz kalmak yaşlanma sürecini hızlandırır ve güneş koruyucu kullanmadan sürekli olarak güneşe maruz kalmanız da cilt sağlığınızın baş düşmanıdır.
  • Günlük cilt bakımınıza herhangi bir çeşit güneş koruyucusunu eklemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. Piyasada son dönemlerde makyaj ürünlerinin veya losyonların içine güneş koruyucusu konarak oluşturulan harika ürünler var. Bir çok seçenek arasından ihtiyacınız olan korunma yöntemini seçebilirsiniz.

3. Stres ve Negatif Duygular

gözyaşı

Uzun bir dönemde ve sürekli olarak acı çekmek kesinlikle yaşlanmanızı hızlandırır. Bu kulağa abartı gibi geliyor olabilir, fakat farkında olmanız gereken çok gerçek bir durumdur:

  • Uzun süreli stres, her gün olmaya başladığında kronik bir hale dönüşür ve bütün hayat standardınızı etkileyerek düşüşe yol açar. Zaman geçtikçe basit şeylerden zevk almak imkansız bir hale gelir, sevdiklerinizle vakit geçirmekten bile hoşlanmaz olursunuz veya gerçekten mutlu olabileceğiniz bir durumda mutluluğu hissedemezsiniz.
  • Eğer mutsuzluğunuz ve acınızla başa çıkmakta zorluk yaşarsanız, sağlığınız bundan zarar görecektir. Depresyon her zaman fiziksel problemlerle birlikte gelir, örneğin; migren, sindirim bozuklukları ve kas – iskelet ağrıları. Fiziksel ve duygusal acının bu birleşimi, sizin yaşlanmanızı karşı konulamaz bir şekilde hızlandıracaktır.
  • Stres seviyenizi kontrol altında tutmayı öğrenmeyi deneyin. Kendinize öncelikler koyarak, umutlarınız, hayalleriniz ve heyecanlandırıcı projeleri ön plana alarak, sakin ve barışçıl bir hayat sürerek pozitif duygularınızı körükleyin. Eğer bu tip şeyleri ön plana çıkartarak hayat kalitenizi yükseltirseniz, içinizdeki dengenin dış güzelliğinize de yansıdığını göreceksiniz.

4. Her Zaman Cildinizi Nemli Tutmaya Özen Gösterin

su

Gün boyunca kaç bardak su içiyorsunuz? Nem dengesini korumak vücut ve cilt sağlığı için çok önemli, tabii ki genel sağlık durumunuz için de. Su sayesinde vücudunuz en iyi durumunda fonksiyonunu sürdürür, erken yaşlanmaya ve enflamasyona sebep olabilecek toksinlerden ve zararlı maddelerden kendini arındırır.

Su çok önemli olduğu için, günde 6-8 bardak arası su tüketmelisiniz. Eğer tadını sevmiyorsanız, birazcık limon suyu ekleyin. Çok lezzetli olacaktır!

5. Monotonluktan Bunaldınız mı? Rutininizi Değiştirin!

gözlükKolay olmadığını biliyoruz. Hepimizin günlük yapması gereken zorunlulukları var, fakat günlük rutininizi değiştirmek monotonluğun yol açtığı bunalmışlıktan kurtulmak için vazgeçilmez bir seçenek. Öğrenmeyi ve gelişmeyi tetiklemeyen monotonluk vücut ve beyin aktivitelerinizin daha yavaş gerçekleşmesine yol açar.

Hayatınıza heyecanlı birkaç dokunuş katmamanız, moralinizi yerlerde hissettirebilir, motivasyonunuzu düşürebilir. Beyin genç ve sağlıklı kalmak için günlük aktivasyonlara ihtiyaç duyar. Bu yüzden, sadece kendiniz için günde 2 saat ayırın. Yürüyüşe çıkın, internet üzerinden bir kursa kayıt olun, kitap okuyun, hafif rüzgarın tadını çıkarın… ve hatta yeni maceralara yelken açabileceğiniz yeni yerlere heyecanlı geziler düzenleyin. Tecrübe, öğrenme ve zihinsel zenginleşme sizi canlı ve genç tutacaktır.

6. Peki ya Uykularınız Ne Durumda?

uyku

Sessiz ve dinlendirici bir uyku sabah dinlenmiş hissederek uyanmanızda ve canlı görünmenizde çok önemli bir role sahiptir. Yeterli uykuyu alabilmek için aşağıdaki önerileri kulak ardı etmeyin:

  • Hafif bir akşam yemeğini yatağa gitmeden en geç 2 saat önce yiyin.
  • Yatmadan 2 saat önce bilgisayarınızı ve telefonunuzu kapatın.
  • Yarım saat boyunca yürüyüş yapın.
  • Sıcak bir duş alın.
  • Melisa veya gülsuyu içeren bir çay için.
  • Düşüncelerinizi rahatlatacak ve uykuya kendiliğinden gitmenize yardımcı olacak bir kitap okuyun.

Bu basit ipuçlarını şimdiden uygulamaya başlayarak hayatınızın kalitesini yükseltin ve keyfini çıkarın. Bu ipuçlarının zamanın acımasızlığını daha nazik bir hale getirdiğini göreceksiniz.

PARAYLA İLGİLİ KÖR İNANÇLARINIZI TANIYIP ONLARDAN KURTULUN

essu_1354198041127[1]

Bu yazıda bereketin size akmasını durduran şeyin ne olduğunu ve artan yüksek miktarlardaki parayı almaya nasıl açık olabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

1. Parayla ilgili engelleyen inançlarınızı tanımlayın
Eğer paranın hayatınıza serbestçe akmasına izin vermiyorsanız, bu her zaman parayla ilgili engelleyen inançlarınız olduğu anlamına gelir.
Bilinçaltınıza ailenizden ve öğretmenlerinizden sıkça tekrar edilmiş kalıpları alırsınız ve böylece bunlar inanca dönüşürler.
Çocukken anne babanızın, öğretmenlerinizin ve diğer otorite figürlerinin hep doğru olduğunu düşündünüz ve böylece fikirlerinin geçerliliğini sorgulamadınız ve hepsini gerçek saydınız. Sıkça tekrar edilen görüş ve kalıpları bilinçaltına aldınız ve hayat deneyiminiz de sahip olduğunuz inançların yansıması haline dönüştü.
Bu tarz inançları tanımlayabilmek için çocukken anne babanızın parayla ilgili hangi görüşlere sahip olduğunu hatırlamanız gerekir. Varlıklı insanları eleştirirler miydi? Genellikle almaya güçlerinin olmadığını mı tekrar ederlerdi? Borçlardan ve bozuk maddi durumdan mı bahsederlerdi? Bütün bunlar bilinçaltınızın derinliklerinde bulunan muhtemel engelleyen inançlar olabilir.
Bu inançları bulup çıkartmak zaman alabilir ancak bu zamana değer. Finansal durumunuz buna bağlıdır. Bunları bir kez açığa çıkardığınızda paranın hayatınıza serbestçe akmasını da sağlayacaksınız.
Sıkça tekrar edilen ifadeleri hatırladığınızda bunları yazın ve yüksek sesle okuyun. Okuduğunuz ifadeye cevap olarak karnınızda negatif bir his oluşuyorsa bu sahip olduğunuz engelleyen bir inancı açığa çıkardığınızı gösterir.
Şimdi bu engelleyen inancı düşünmeye çalışın. Bu inanca sahip olmanın faydası var mı? Bu inancın bereketin akışını engellediğini ve işe yaramaz olduğunu anlamaya çalışın.
Sahip olduğunuz bu inancın başlangıçta size ait olmadığını anlamanız gerekir. O yalnızca anne babanıza veya öğretmenlerinize ait sıkça duyduğunuz bir görüştü ve sonuç olarak bilinçaltınız onu kabul etti.
Anne babanızın sizin yalnızca iyiliğini istediğini anlamalısınız. Onlar da anne babalarından böyle görmüşlerdi ve o yüzden size doğru bir şey öğrettiklerini zannettiler. Bu tarz ifadelerin size zarar vereceğinin farkına varamadılar.
Anne babanızı maddi bereket konusundaki bilgi eksikliğinden dolayı tamamen bağışlamalısınız. Öğretebilecekleri en iyi şeyi öğrettiler o yüzden onlardan aldığınız tüm güzel dersler için takdir edici olun ve çok iyi olmayan dersler için de anlayış gösterin.
Anne babanızı tamamen bağışlayıp onların kıymetini bildiğinizde kısıtlayan inancı da sonsuza dek çözmüş olacaksınız. Şimdi yapacağınız tek şey bereket ile ilgili pozitif bir olumlama söylemek.

Bu olumlamalar şöyle olabilir:Para hayatıma kolayca ve sıkça akıyor.
Farklı kaynaklardan artan miktarlarda para kazanıyorum.
Her gün para kazanma fırsatları ile karşılaşıyorum.
Para kazanmak benim için çok kolay.

Ben şimdi paramı akıllıca kazanıyor, biriktiriyor, harcıyor ve yatırıma dönüştürüyorum.
Parayı bollukla kazanmayı hak ediyorum.
Bir mıknatıs gibi parayı çekiyorum.
Hayatımın işini yaparak büyüyor ve gelişiyorum.
Hayal ettiğimden daha fazla sevgi, mutluluk ve paranın hayatıma girmesine izin veriyorum.
Hem para kazanıp hem de kendimi eğlendirmeyi hak ediyorum.
Tüm dünyanın parasını ve kendi paramı onurlandırıyorum.
Para benim dostumdur.
Para yaşamımda özgürce ve sürekli dolaşıyor.

2. Para akışı tıkanıklıkları için evinizi kontrol edin.

Giriş kapısında, yüzünüzü kapıya dönmüş olarak durduğunuzda evin sol karşı köşesinde ne olduğunu kontrol edin.
Eğer eviniz yoksa ve bir kiralık bir odada yaşıyorsanız, yine aynı şey geçerlidir. Kapıda durun ve içeriye bakarken sol karşı köşede ne olduğuna bakın. Bu köşenin ne içerdiğine bakın.
O köşede bir dağınıklık görüyorsanız orayı mümkün olduğunca çabuk temizlemelisiniz. Para bölgesindeki dağınıklık para akışını tıkar.
Bu bölgeye koyacağınız bazı para sembolleri ile burayı güçlendirin. Bu semboller (Çin paraları, içi para dolu bir kap gibi) geleneksel bereket sembolleri veya size özel semboller olabilir.
Bozuk veya tam çalışmayan şeyleri tamir edin. Böyle şeyler de para akışını tıkar.
Para bölgesi aynı zamanda hayal panonuzu veya maddi olarak arzuladığınız şeylerin resmini koyabileceğiniz harika bir yerdir.
Buraya yeşil veya mor renkli şeyler koyun. Mor çiçekler olabilir veya mor ve yeşil resimler. Yeşil gelişmeyi, mor bereketi sembolize eder. İkisi beraber artan bereketi sembolize eder.
3. Kullandığınız dile dikkat edin
Hiçbir zaman yoklukla ilgili konuşmamalısınız, hangi gerekçe ile olursa olsun. Bu konuda şaka bile yapmamalısınız. Yokluktan bahsettiğinizde yokluğu düşünürsünüz ve yokluğun zihinsel bir görüntüsünü yaratırsınız. Ve sonuç olarak da yokluğa sahip olursunuz.
Maddi durumunuzdan yalnızca olumlu şekilde bahsedin. Eğer paranız yoksa, paranın hayatınıza gelmekte olduğunu ve ihtiyacınız olduğunda paranızın hep olduğunu söyleyin.
Başta yalan gibi görünebilir ancak zamanla bereketle ilgili bu pozitif ifadelere alışacaksınız ve hayatınızda artan bir para akışı deneyimleyeceksiniz.
4. Seçici odaklanmayı uygulayın
Yoklukla ilgili sembollere ve görüntülere bakmayın çünkü yokluk hayatınıza yansır. Daima bolluk bereket ile ilgili sembollere bakın.
Bahçedeki çiçeklerin bereketine, gökyüzündeki yıldızların bolluğuna, lüks arabalara veya zengin insanlara odaklanın. Birçok bereket sembolü vardır. Bu sembollere sürekli olarak odaklandığınızda, yüksek bir titreşim yaymaya başlayacaksınız ve bu da size daha bol para akışını açacak.
Yoklukla ilgili sembolleri tamamen göz ardı edin. Onlara hiç dikkat etmeyin ve bu şekilde yokluğu hayatınıza davet etmemiş olacaksınız. Genel olarak, hayatınızda görmek istediğiniz şeye odaklanın.

5. Bolluk içindeki insanların arasında olun
Eğer tüm arkadaşlarınız parasızsa sizin de maddi zorluklar yaşıyor olmanız sürpriz olmaz. Yalnızca varlıklı en azından borcu olmayan insanların arasında olun. Bu tanıma uyan hiçbir arkadaşınız ya da akrabanız yoksa, maddi durumunuzu yoluna koyana kadar yalnız kalın. Böylece maddi bolluk içindeki kişileri çekmeye başlayacaksınız.
Parasız insanları dışlamak istemeyebilirsiniz ancak parasızlıktan şikayet ederek size verdiği zararları düşünün. Zihninize yokluğun resimlerini işliyorlar ve bu da sizin gerçeğiniz olarak hayatınıza yansıyor.
Sizin için hangisinin daha önemli olduğunu düşünün. Varlıklı olmak ve kendinizi özgürleştirmek mi yoksa şikayet eden arkadaşlarla nefret ettiğiniz bir işe yapışıp kalmak mı? Bu tamamen sizin seçiminiz.

6. Çevrenizde daha fazla para kanıtı yaratın
Sahip olduğunuz tüm ucuz şeylerden kurtulun ve sadece kaliteli olanları bırakın. Sıkça alışverişe gitmemelisiniz çünkü böylece yokluk enerjisi yayan birçok ucuz şey alabilirsiniz. Az alın ancak zenginliği sembolize eden daha kaliteli ürünler alın.
Yüksek fiyatlı eşyalara sıcak bakmıyorsanız bu fikrinizi değiştirme zamanı. Bu o ürünlerin ne olduğuyla ilgili değil, onların değeri, fikri ve markası ile ilgili. Siz bir zenginlik sembolü alıyorsunuz. Bu eşyalara sıcak bakmıyorsanız, onlar sizin için hiçbir zaman alınabilir olmazlar.

7. Bereket titreşimine geçin
Titreşiminizi yükseltin ki bereketle aynı titreşimde olabilin. Yalnızca pozitif şeylere ve bereket sembollerine odaklanın, olumlu konuşun ve hiçbir zaman nefret, kıskançlık, güçsüzlük gibi düşüncelerin içine girmeyin, çünkü bunlar negatif görüntüleri hayatınıza çekerler.

8. Para konusunda kendinizi iyi hissedin
Birisi para konusunu gündeme getirdiğinde, kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Duymaya istekli misiniz, hevesli misiniz, heyecanlı mısınız? Ya da korku, endişe, kafa karışıklığı ve acizlik mi hissediyorsunuz? Bunlar finansal çekim noktanızı gösteren çok farklı titreşimlerdir.
“Kara gün” için para biriktirmemelisiniz çünkü böyle yaparak paraya doğru çok negatif (korku ve acizlik içeren) enerji yönlendirirsiniz. Bunun yerine parayı fırsatlar için bir kenara ayırın. Böylece yeni fırsatlara açık olursunuz ve onları almaya hazır olduğunuz için onlar da size daha çabuk ulaşırlar.
Paraya daha saygılı ve pozitif bir tutum içinde olmaya çalışın, böylece kısa zamanda hayatınıza para akışını yaratmaya başlayacaksınız. Paraya böyle bir tutum içinde olmak size zor geliyorsa; bu durum, konu hakkında hâlâ engelleyen bazı inançlara sahip olduğunuzu gösterir. Bu tarz inançları bulmak ve yok etmek için bu yazıdaki ilk maddeyi yeniden gözden geçirin.

9. Paraya saygıyla davranın
Yolda yerde para görürseniz alın, parayı cüzdanınıza özenle yerleştirin, parayı çantanıza veya cebinize tıkıştırmayın. Paraya saygılı olun ve böylece para sizi izlesin.
Faturalarınızı zamanında ödeyin. Borç aldığınız parayı ödemezseniz, bundan dolayı başka para alamazsınız. Parayı bir yerlerde saklarsanız, bu sahip olacağınız tüm para olur.
Parayı sevgi, mutluluk ve inançla verirseniz, o zaman para akışını açarsınız.

10. Para bağışlayın
Yardım kuruluşlarına, ihtiyacı olanlara ve iyiliğe vesile olacak şeylere para verin. Bu para size on katıyla geri döner. Bu evrensel bir kuraldır.
Paraya ve hayatınızdaki diğer iyi şeylere şükredin çünkü ne kadar şükür içinde olursanız doğası aynı olan şeyler hayatınıza akmaya başlar.

11. Sabırlı olun
Bereket sürecinin tadını çıkarın çünkü yakında zengin olacaksınız. Ancak hâlâ paranızın olmadığının kanıtlarına bakar durursanız emin olun ki para hayatınıza daha yavaş akacak.
Henüz hiç kanıtı olmasa bile, paranın hayatınıza akacağına dair inançlı olun. Paranın yokluğunu gözardı edin ve tüm enerjinizi paranın geldiğine dair inancınıza odaklayın – ve gelir.
Sonuç
Bu para akışını sağlayacak 11 teknik, finansal olarak daha büyük bolluk içinde olmanıza yardım edecek. Bütün teknikleri veya aklınıza yatanları deneyebilirsiniz. İnanç ve heyecanla uygularsanız muhakkak işe yararlar.
Ancak negatif bir tutumla uygulamaya başlarsanız, işe yaramaz çünkü negatif enerji bu tekniklerin faydalarıyla uyumlu değildir.
O yüzden, bu adımlar üzerinde güvenle ve pozitif olarak çalışın ve kısa zamanda gelen paranın tadını çıkarın.

  • Çeviri: Hakan Arabacıoğlu

” Tahammül edildiğiniz yerde durmayın, varlığınızın kutlandığı yere gidin”. Ben buna ba- yıl- dım.

73936_3[1]

 

” Tahammül edildiğiniz yerde durmayın, varlığınızın kutlandığı yere gidin”. Ben buna ba- yıl- dım.

SAĞLIKLI BİR UYKU İÇİN 12 YİYECEK

yasiniza-gore-ideal-uyku-saatleriniz-50152[1]

 

Uyku meseleniz varsa artık dertlenmenize gerek kalmadı.

Journal of Clinical Sleep Medicine isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmanın sizi “mışıl mışıl” uyutacak beslenme tavsiyeleri var (1).

Araştırmaya göre yediğiniz gıdalar uykunuzu doğrudan etkileyebiliyor.

Doymuş yağ ve şekerden zengin gıdalar ile lif fakiri olanlar uykunuzun daha sağlıksız olmasına ve sık sık uyanmanıza yol açıyor.

Araştırma ortalama yaşları 35 olan normal ağırlıkta 13 kadın 13 erkek 26 erişkin üzerinde gerçekleştirildi.

Bunlar 5 gün süreyle 9 saat (akşam 10 sabah 7 arası) uyku laboratuarında kadılar ve ortalama olarak günde 7 saat 35 dakika uyudular.

Katılımcılar bu beş gece boyunca “polisomonografi” ile takip edildiler, bu sırada beyin dalgaları, kalp hızı, solunum ve oksijen seviyeleri, göz ve bacak hareketleri kaydedildi.

Katılımcıların verileri, dördüncü gün bir beslenme uzmanı tarafından hazırlanan yiyecekleri yedikten sonra ve beşinci gece istedikleri yiyecekleri yedikten sonra değerlendirildi.

Araştırmanın ilk 4 gününde kontrollü bir diyet uygulanan katılımcıların 17 dakikada, 5. gün istediklerine yemelerine müsaade edildikten sonra ise 29 dakikada uykuya daldıkları belirlendi.

Gıdalar vücut saatini etkiliyor

Araştırma şekerli gıdaların vücut iç saatini etkilediğini ve vücut iç sıcaklığı ile gece melatonin salgısını değiştirdiğini gösteriyor.

Uykusuzluğun stres hormonu olan kortizol seviyesini yükselttiği ve bunun da iştahı artırdığı biliniyor.

Böylece sağlıksız gıdalar sadece uykusuz bırakmakla kalmayıp sağlıksız gıdalara da teşvik etmiş oluyor, kısır bir döngüye giriliyor.

Yeteri kadar uyumayanlarda açlık hormonu olarak bilinen “grelin” miktarı artıyor ve bu da daha fazla yemeye yol açıyor.

Araştırmalara göre, ne kadar fazla uyunursa ertesi gün o kadar az kaloriye ihtiyaç duyuluyor.

Bu sonuçlar, sağlıklı beslenmenin sağlıklı uyku için ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

İşte size güzel bir uyku çektirecek 12 yiyecek

Bezelye: Doymuş yağlar çok azdır, liften de zengindir. Bir kâse bezelyede 0.1 gram doymuş yağ ve 7 gram lif bulunur.

Enginar: Bir enginarda 1.3 gram şeker vardır, doymuş yağ ise sıfırdır. Lif miktarı ise 7 gramdır. Enginarın sapı da başı da faydalıdır.

Börülce: Bir kap börülcede 0.4 gram doymuş yağ ve 3.9 gram şeker bulunurken lif miktarı ise 29 gramdır. Ne kadar çok yerseniz o kadar iyi uyursunuz.

Mercimek: Bir yemek kaşığı mercimekte doymuş yağ bulunmazken 0.2 gram şeker ve 1 gram lif vardır.

Brokoli: Bir sap brokolide 0.1 gram doymuş yağ, 2.6 gram şeker ve 3.9 gram lif bulunur.

Brüksel lahanası: Bir porsiyon Brüksel lahanasında 0.1 gram doymuş yağ, 1.9 gram şeker ve 3.3gramlif vardır

Ahududu: Bir kâse ahudududa 5 gram şeker ve 8 gram lif vardır, doymuş yağ yoktur.

Avokado: Bir avokadoda 2.9 gram doymuş yağ, 0.4 gram şeker ve 9 gram lif vardır. İdeal değilse de gene de fena değildir.

Böğürtlen: Bir kap böğürtlende 7 gram şeker ve 9 gram da lif vardır ama doymuş yağ sıfırıdır.

Yulaf ezmesi: Bir kasede ortalama olarak 0.5 gram doymuş yağ, 1.1 gram şeker ve 4 gram lif vardır.

Armut: Orta boy bir armut 17 gram şeker ve 6 gram lif ve sıfır gram doymuş yağ ihtiva eder.

Tam buğday makarnası: Standart spagettinin aksine tam buğday spagettide doymuş yağ bulunmaz, 1 gram şeker ve 6 gram lif vardır.

Gelelim neticeye

BİR: Bu yiyeceklerin hepsi de sağlıklı, özellikle sebze sınıfından olanlara diyecek tek bir sözüm yok.

Aşırıya kaçmamak kaydıyla tam tahıllara da eyvallah ama doymuş yağların kötülenmesine katılmıyorum.

Tam aksine doymuş yağların kan şekerine etkileri olmadığı ve uzun süre tok tuttukları için sağlıklı bir uyku için “elzem” olduklarına inanıyorum.

Burada “sağlıklı doymuş yağlar” demek lâzım çünkü USA’ da doymuş yağ denildiğinde sosis, salam, jambon gibi işlenmiş etler anlaşılıyor ve bunların sağlıklı olduğunu iddia etmek de zaten mümkün değil.

İKİ: Buradaki temel bir diğer yanlış da, her organ için her vücut fonksiyonu için ayrı beslenme düzeni tavsiye edilmesi!

Sağlıklı yaşamak bir bütündür, her organ ve vücut fonksiyonu için ayrı ayrı diyet uygulayacak olursanız evin yolunu bulmanız mümkün olmaz.

Adam gibi beslenenler adam gibi de yaşarlar!

Kaynaklar:

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Aradığım Destek Baykuş Erkeklerindeymiş:)))

10426616_825964864108366_6853326722494198985_n[1]

Erkek baykuşlar, eşleri uyurken dengesini kaybedip düşmesin diye onlara yastık olurlar…

Başarılı İnsanlar-Başarısız İnsanlar

8288_931275713587158_3011517442790640988_n[1]

Başarılı İnsanlar: Her gün okurlar Yapıcıdırlar  Değişimi Severler    Kolay Affederler   Fikirler Hakkında Konuşurlar   Sürekli öğrenirler   Başarısız Olduklarında Sorumluluğu Üstlenirler Amaçları Vardır

Başarısız İnsanlar: Her gün TV İzlerler  Sürekli Eleştirirler  Değişimden Korkarlar  İnanılmaz Kincidirler   İnsanlar Hakkında Konuşurlar   Her Şeyi Bilirler  Başarısız Olduklarında Başkalarını Suçlarlar  Amaçları Yoktur

 

 

 

 

 

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »