HEP KÖTÜ OLACAK DEĞİL YA !28 NİSAN-22 MAYIS MERKÜR RETROSU

RETRO MERKÜR

 

Birçok astroloji sitesinde, blogda ve medyada Merkür gerilemesinin yaratacağı kargaşadan, iletişim problemlerinden, anlaşma ve sözleşmelerdeki gecikme ve aksamalardan bahsedilir okumuşsunuzdur mutlaka. Konuşma,dinleme, öğrenme, anlama, araştırma,ulaşım, alış veriş ve pazarlık gibi her türlü iletişimimizden Merkür sorumludur. Ve bu gezegen yılda 3 bazen de 4 defa, yaklaşık bir ay kadar retro dediğimiz geri harekette bulunur.

Merkür gerilemesi tüm gezegen etkileri içerisinde toplumun ve astrolojiden az çok anlayanlar dahil herkesin ilgisini çeken bir fenomen haline geldiğini düşünüyorum.”Aman dikkat ! Merkür retrosu başlıyoorr” uyarıları ile karşılanan bu dönemin fenomen haline gelmesini anlamak basit aslında: Hangi burçtan olursak olalım herkes bu dönemden nasibini az çok alıyor, etkileri belirgin olarak hissediliyor.Son zamanlarda astrolojiye olan ilginin fazlalaşması ve bu konuda düşünen,yazan ve yorum yapan pesimist kişilerin bu dönemi felaketler zincirine yol açacak bir göksel etki olarak sunması da bunda pay sahibi elbet.

Bugünkü yazının konusu aslında Merkür gerilemesinin yaratacağı problemleri sıralayıp bunlarla ilgili bir dizi önlem reçeteleri sunmak değil.Bunları zaten farklı kaynaklardan da rahatlıkla bulabilirsiniz.Bugün size Merkür’ün retro etkisinin olumlu taraflarını anlatmak istiyorum. Merkür’ü  doğuştan retro, üstelik Merkür gerilemesi dönemlerinde iki defa anne olmuş biri olarak bu dönemin hiç de korkulası bir dönem olmadığını, aksine günlük hayatın dinamik yapısı içerisinde bir dizi faydası bile olabileceğine inanlardanım:)

Gelelim Merkür gerilemesinin olumlu  sonuçlara yol açabilecek etkilerine :

Merkür’ün gerileme dönemleri planlarımızı yeniden gözden geçirmemiz, eksik ve yanlış olabilecek noktalarını değerlendirebilmemiz ve düzeltebilmemiz için özel fırsat dönemleridir.Çoğu zaman hayatın dinamik akışı içerisinde kendimizi,davranışlarımızı hatta ağzımızdan çıkan lafları hiç gözlemlemeyiz. Eylemlerimizi hiç düşünmeden ortaya koyar, bunlardan elde ettiğimiz sonuçları da hiç sorgulamayız çoğu zaman. İşte retro dönemleri bizi bazı noktalarda durduracak,hatalar yapmamıza neden olabilecek ve belki de o hatalar neticesinde yüzleşmeler yaşayıp hatalarımızı düzeltme fırsatı verecektir bize.Durduğumuz noktada neler olup bitiyor bakmamız,dinlenmemiz ve enerjimizi daha verimli kullanmamız açısından önemli elbet.

Retro Merkür dönemlerinde bir bakmışsınız telefonunuz çalar, uzun zamandır haber almadığınız bir dostunuz ya da tanıdığınız sizi aramış. Merkür gerileme dönemlerinde bu oldukça sık yaşanan bir durumdur:) Eski bir dostun sesini duymak, ondan haber almak her zaman güzel ve yüzümüze tebbesümün ışıltısını getiren bir durumdur.(elbette arayan kişinin sizde ve gönlünüzde taşıdığı anlama göre de değişir bu:) )

Uzun bir dönem boyunca bir proje, bir görüşme, bir ilişki yürüttünüz diyelim.Bunu belli bir olgunluk noktasına kadar getirdiniz ama sonuç hiç de sizin istediğiniz gibi olmadı ve rafa kalktı.İşte retro Merkür döneminde bir anda bu olayı gündeminize tekrar getirip,yeniden ele alabilir o an elde edemediğiniz sonucu bir bakmışsınız ki kolaylıkla halletmişsiniz.Önceden görüştüğünüz bir firma sizi arayıp yeniden bir teklif vermenizi isteyebilir,yeniden karşılıklı görüşme talebi alabilirsiniz mesela.Ama burada püf nokta şu : gündeminize yeniden gelen  bu olay retrodan önce başlamış olmalıdır.

Merkür retrosu durumlara daha yakından bakma, derinlemesine inceleme yapma zamanlarıdır.Mesela yeni bir bilgisayar almak istiyorsunuz. ( ki bu dönem bunu yapmanız asla tavsiye edilmez ) Bu dönemi fiyat ve model araştırmaları için değerlendirirseniz retro dönemi sonunda bu konuda bir uzman kadar bilgi sahibi olabilir,ihtiyacı olan eşe dosta bile fikir verebilirsiniz. Retro bitiminde en uygun modeli, bütçenize en uygun fiyata alabileceğinizi garanti ediyorum : )

“Eyvah! En sevdiğim kazağımı bulamıyorum !” “Anneannemden kalan o yüzük nerede acaba ?” ” Arabanın yedek anahtarı nereye gitti acep ?”Bu dönem bu ve bunun gibi sorularınızın muhatabı olan eşyalarınız mucizevi bir şekilde ortaya çıkıverir mesela:) Belki de hiç kaybetmediğiniz ,sağda solda unuttuğunuz, göremediğiniz bu eşyalarınızı Merkür retrosu dönemlerinde bulabilirsiniz.

Merkür gerilemesi sırasında bir toplantınız, görüşmeniz ertelenebilir mesela. Bu toplantı ya da görüşme için ekstra bilgi sahibi olabilmeniz ve  daha iyi hazırlanabilmeniz için bir zaman diliminiz oldu işte ne güzel değil mi ?

Merkür gerilemesi dönemlerinde yapılabilecek en verimli işlerden birisi de evde  ve ofiste dolaplarınızı, çekmecelerinizi, dosyalarınızı temizlemek ve düzenlemek olacaktır. fazlalıkların elden çıkartılması hem sizin hafif hissetmenize yol açacak, bunların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması da daha huzurlu hissetmenize yardımcı olacaktır.

Özetle Merkür’ün gerileme dönemleri her zaman kötü şeyler olacağı anlamına gelmez.Yarım kalan işlerin tamamlanması için, içimize dönerek davranışlarımızın fikirlerimizin nedenleri ve sonuçlarını değerlendirmek, kendimizi daha iyi tanımak için harika zamanlardır.

Son bir not olarak bu yıl içerisinde yaşayacağımız Merkür’ün retro dönemlerini paylaşmak istiyorum ki bir kez de yukarıdaki bilgiler ışığında bu dönemi değerlendirmeye çalışın, kim bilir belki daha önceden fark etmediğiniz bazı şeyleri fark etmeye başlayabilirsiniz.

28 Nisan 2016- 22 Mayıs 2016 Merkür Boğa Burcunda Retro

30 Ağustos 2016- 21 Eylül 2016 Merkür Başak Burcunda Retro

19 Aralık 2016 – 8 Ocak 2017 Merkür Oğlak Burcunda Retro

Hepimize  Retro Merkür’e rağmen sağlıklı iletişim kurduğumuz, iyi okuyup, iyi anladığımız , etkili konuşmalar ve yazışmalar yaptığımız, bilgi karmaşasına kapılmadan en etkili kaynaklardan en verimli bilgilere ulaşabileceğimiz şahane bir  Merkür retro dönemi diliyorum.

Sevgi,mutluluk ve ışıkla…Gökyüzü rehberimiz olsun…

Hülya Değer dip.ASA 2016-astrorehber.wordpress.com

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Diğerleri sensin.

Diğerleri sensin. Karşılaştığın her kimse, dünyanın aynası tarafından yakalanmış, uçuşan bir görüntüdür. Her karşılaşma senin kendini tanıman, eksikliğini keşfetmen ve iyileştirmen için bir imkandır.
Stefano D’Anna

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BUGÜN DOLUNAY, YÜZLEŞMEYE HAZIR MISIN?

akrepppp
Dolunay zamanları gökyüzünde yoğun enerjiler barındırır. Ay gökyüzünde tüm parlaklığı ile görünür haldedir. Şu an gökyüzünde Güneş Boğa Burcunda, Ay ise Akrep burcunda ve birbirlerine tam karşı karşıya konumlanmış durumdalar. Bu karşıtlığın getirdiği gerilimi de çoğumuz hem iç dünyamızda hem de dışımızda olan biten olayların yansımalarında hissediyoruz zaten. Yaklaşık 10 gün kadar da hissetmeye devam edeceğiz.

Akrep Burcundaki Dolunaylar duygularımızın en çalkantılı olduğu dönemlerdir. Denge arayışımız öyle bir noktaya ulaşır ki; kendimizi bir dizi krizin hem yaratıcısı hem de muhatabı haline getirebiliriz. Astrolojik olarak Ay Akrep Burcunda rahat değildir. Çünkü Akrep burcunun “su” elementi olması onu hassas kılar, “sabit” niteliği ise değişime dirençli bir yapı verir. Hissedecek, arzu ve tutku duyacak ama öte yandan da değişmek için de direnç gösterecek. Ayın duygularımızın ifadesi olmasından yola çıkacak olursak bu durum bizlerin duygu dünyasında ne derece karmaşalar yaratacak, anlamak zor değil.

Boğa burcundaki Güneş “benim değerlerim, benim sahip olduklarım, benim param” diyor. Tam karşısındaki Akrep burcundaki Ay ise bunlara bakarak “paylaş benimle” diye bekliyor. Her iki burç da sabit nitelikte oldukları, kolay kolay esneklik göstermedikleri için aralarında bir gerilim yaşanması da doğal. Boğa Burcu bütün maddi vurguları ile yeryüzündeki cenneti temsil ediyorsa tam karşısındaki Akrep Burcu cehennemin kapılarını aralamakta. Bilinçli istek, plan ve hedeflerimizle, bilinçaltımızda kendine uygun sığınaklar bulan duygularımız, bir anda çatışma içinde kalacak çünkü duygular o güvenli sığınaktan dışarı çıkıp görünür hale gelecek dolunayın etkisiyle. Üstelik de uzun zamandır çoook derinlerde oldukları için nasıl ifade bulacaklarını da bilemeyecek, güvensiz ve depresif olacaklar, ürkek, alıngan, kırılgan hatta bir parça da kıskanç olma ihtimalleri de çok yüksek.

Bundandır ki Akrep burcunun bir Zümrütü Anka kuşu ile özdeşleşmesi. Krizlerle, sorunlarla, yoklukla, ölümle, problemlerle uğraşıp ama sonuçta değişime direnmeyi bıraktığı anda küllerinden yeniden doğup bambaşka bir boyutta cenneti yaşamaya başlaması.

akrep

İşte bu dolunay bizlere sahip olduğumuz değerleri değiştirme, dönüştürme enerjisini yansıtacak. Gizli olan açığa çıkacak, sırlar birer birer dökülecek. En derinlerde yatan belki bizim bile bilmediğimiz duygular yüzeye çıkacak ve bizi hangi hayat evimizden etkiliyorsa haritalarımızda, o konularda değişim ve dönüşüme zorlayacak. Kendimize güven duygumuzu sorgulatacak. Sahip olduklarımıza dört elle yapışıp kaldığımız sürece ya da sahip olduklarımıza şükretmeyi bilmeyip, kendi kendimizi “yokluk” bilinci içinde tuttuğumuz sürece de krizler, kıskançlıklar, güvensizlikler, duygusal olarak hırpalanmalar maalesef bizleri zorlayacak bu dolunayda. Korkularımızla yüzleşmeden cesaret kazanamayacağımız da bir gerçek.

Bu dönem içinde sorunları büyütmek yerine çözüme odaklanmalı, olabildiğince kendimizi rahatlatacak çalışmalar içinde kalmaya, meditasyon, dua, zikir, yoga, enerji çalışmalarına zaman ayırmaya özen gösterelim. Dolunaylarda göksel enerjinin yeryüzüne en yoğun aktığı zamanlar olduğu için bizler de yeryüzünden gökyüzüne en içten dualarımızı, en yürekten istediğimiz niyetlerimizi gönderebiliriz. Dolunayda derinlerde yatan yönlerimiz yüzeye çıkacak demiştik kim bilir belki de hiç bilmediğimiz bir yeteneğimizi de keşfedebiliriz bu dolunayda. Pozitif anlamda Dolunay konsantrasyon yeteneğimizi arttıracağı için elimizdeki mevcut işleri tamamlayıp ortaya bir ürün ya da çalışma koyabiliriz. Hırsımızı ve tutkumuzu kontrol etmeyi başarabilirsek bu dönem belki de en verimli çalışmalarımızın ortaya çıktığı bir dönem bile olabilir. Dolunayın etkisinin devam edeceği 4-5 günlük süreçte rüyalarınıza dikkat edin kim bilir aylardır beklediğiniz bir haber sizlere rüyalarınız aracılığı ile ulaşabilir.

Hepimize en derin korkularımızla yüzleşip en az bir tanesini geride bıraktığımız, en başarılı ve verimli çalışmalarımızın görünür hale geleceği bir dolunay diliyorum.

Sevgi ve mutluluk dolu günlere, gökyüzü rehberimiz olsun….

Hülya DEĞER dip.ASA 2016

astrorehber.wordpress.com

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

22 Nisan Dolunayında Bilinçaltının Yüklerini Bırakma (Bağ Kesme Çalışması)

 

BU DOLUNAYDA YÜKLERİNİZİ BIRAKMAK İÇİN MUTLAKA YAPMANIZ GEREKEN BİR ÇALIŞMA…
Bilinçaltının Yüklerini Bırakma (Bağ Kesme Çalışması)

Geçmişinden, çevrendeki insanlardan, annenden, babandan, sevdiklerinden, çatışma yaşadığın kişılerden yaşadığın alandaki herkesten ve her olay ve durumdan aldığın bilinçaltı kalıpların varlığında ve dış dünyanda çatışmaya sebep oluyor. Varlığının sonsuzluğu bu sınırlı kalıplarınla çatışıyor doğal olarak. Bu çatışma dış dünyanda da çatışma ile problemlerle karşılaşmana neden oluyor. Bu uygulamada bu yüklerin her birini tek tek bırakacak özgürleşeceğiz.

Rahat olacağın bir yerde rahat bir pozisyonda otur. Gözlerini yavaşça kapat. Ağır ağır ve derin nefesler al. Üç derin nefes alışverişinden sonra hayatında en fazla çatışma yaşadığın kişiyi gözünün önüne getir. Bu kişi bir arkadaşın olabilir, tanıdığın olabilir, bir akraban olabilir. Şu an hayatında olabilir, ya da geçmişte hayatında olmuş bir kişi olabilir. Hatta şu anda hayatta olmayan biri de olabilir. En fazla çatışma yaşadığın kişiden başla. Her seferinde bir kişi ile çalışacaksın.

Gözlerin kapalı, derin ve ağır nefesler alıyorsun. İlk önce çalışma yapacağın kişinin karşında olduğunu gör. Şu anda o kişi karşında. İmgesel olarak göremesen de yalnızca karşında olduğunu hisset. Şu anda o karşında duruyor. Ne hissediyorsun. Daha önce yaşadıgınız o çatışmadan dolayı ona kızgın olabilirsin, ya da sen bir şey yaptın, bunun suçluluğunu taşıyor da olabilirsin. O kişiden korkuyor olabilirsin hatta nefret ediyor olabilirsin. Ama bil ki bunu sen hissediyorsun. O sadece içindeki kızgınlığın, korkunun açığa çıkması, dışarıdaki yansıması. O sensin. Kendi içindeki, bilincindeki çatışan yönlerini görüyorsun. O sana onu gösterdi. Seni sana gösteren bir aynan, yüzün o. Senin iç dünyanın ayna görüntüsü. İçindeki bu çatışmayı durdurmazsan, hayatında farklı farklı görünüşlerle ayni sorunu yaşayacaksın. İsimler değişecek belki, sahneler degişecek. Ama aynı şeyleri tekrar tekrar yaşayacaksın eğer içinde o çatışan yönünü bırakmazsan.

Şimdi, ona hissettiğin şeyler ne olursa olsun onun gözlerinin içine bak. Ama yalnızca sevgiyle. Çünkü o sensin, senin yüzün. Sevgiyle gözlerinin içine baktıktan sonra ona söyleyeceğin iki cümle çok önemli. Bu seni onun varlığıyla ve evrenle birleştiren iki cümle. Evrenden, her şeyden kendini ayırdığın, büyük resmi göremediğin için yaşadın bunları. İki cümle.

TEŞEKKÜR EDİYORUM.

SENİ SEVİYORUM.

Bu iki cümle, seninle onu, çatışma ile çözümü biraraya getirecek. Teşekkür ediyorsun, çünkü o sana senin bir yüzünü gösterdi. Senin olmak istemediğin bir yüz olabilir bu. Ama en mükemmel yüzünü ortaya çıkarman için, önce sen olmayan yüzlerini kendine gösteriyorsun. Kendin olmayan yüzlerini görerek, en mükemmel oluş halini ortaya çıkaracaksın. Kendini hatırlıyor, her an yükseliyor, varlığın muhteşemliğini açığa çıkarıyorsun. Bunun için hayatında mutlaka çatışma yaratman gerekmiyor.Bir şeyleri öğrenmek için hayatında mutlaka zorluk yaşaman, düşmen, kafanı duvara çarpman gerekmiyor. Kafanı duvara çarpmadan da öğrenebilirsin. Acı çekmek burada öğrenmek ya da hatırlamak için kullandığın bir yöntemdi. Ama bu şekilde öğrenmek yerine her şeyi kolaylıkla, acı yaratmadan, sevgiyle, mutlulukla, bollukla hatırlayabilirsin. Acıyı kullanarak öğrenmek senin seçimin. Seçimin ne ise de onu yaşarsın.

Evrene bakarsan her şeyin kolaylıkla olduğunu görürsün. Evrende milyonlarca galaksi trilyonlarca trilyon yıldız var. Devasa boyutları ile doğal halleri ile dönüyorlar. Bir güç sarfetmelerine gerek yok. Bir tohum toprağa düştüğünde doğal hali ile çıkıyor. Bunu içinn ek bir güce, cabaya ihtiyacı yok her şey doğal haliyle ve kolaylıkla oluyor. Işığın müziğiyle birleştiğinde hayatında her şeyin kolaylıkla olduğunu goreceksin.

Gözlerin kapalı, o kişi karşında. Gözlerinin içine sevgiyle baktın. O muhteşem iki sözcüğü söyledin. Seni seviyorum, teşekkür ederim. Sonra ona SARIL. Bunu fizikselleştirebilir kendine sarılıyormuş gibi bir sarılma hareketi yapabilirsin. Bu sıcaklığı hissetmeni sağlayacaktır. Kendine sarılıyormuş gibi sarıl ona. Hisset sıcaklığını. Varlığını içine al. O senin varlığının içinde kabul etmediğin bir yüzün. O yüzünle bir arada olmak durumunda değilsin. Ama o yüzünü de kabul et. O da senin bir yüzün. Bir şeyi bırakman için önce kabul etmen gerekir. Kabul etmediğin, reddettiğin her ne varsa onları çoğaltırsın. Kabul, ruhunun, bedeninin şifasıdır.

Sarıldıktan sonra şunları söyle ona:

“Çok güzel anlar yaşadık, bir yüzümü gördüm ve çok güzel deneyimler kazandım. Ama artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum.”

Valığımızda karşılaştığımız insanların yüklerini taşyoruz. Bu sevdiğimiz insanlar için de geçerli. Sevdiğimiz biri bizimle biraraya geldiğinde yaşadığı bir sorunu anlattığında fark etmeden onun yükünü alıyoruz. Aynı zamanda onun hayata bakışını, kalıparını da bilinçaltımıza ekliyoruz. Çatıştığımız insanlar keza onların yüklerini de hala üzerimizde aşıyoruz. Geçmiş denilen zaman diliminde bir olay yaşanmış. Hala hayatımızda bu olayın yükünü taşıyoruz. Bu cümleyi söyleyin ona. Bu cümle ondan ayrılmanız anlamına gelmiyor. Varlığınızın bir parçasından ayrılamazsınız. Her biri bir çünkü. Yalnızca aldığınız, üzerinize yapıştırdıgınız yükünüzü bırakıyorsunuz. Çünkü artık yürümek, mutlulukla koşmak, ışığın muhteşem müziğini yazmak istiyoruz. Her şey birbiri ile bağlı ve bir olduğundan siz bu çalışmayı yaptıgınızda, karşınızda gördüğünüz kişi de yüklerini bırakabilir eğer arzu ederse tabi.

Ona sarıl ve bunu söyle “ama artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum.”. Sonra bir adım kadar geriye çık. Göbekleriniz arasında bir kordon ya da ip olduğunu düşün. Bu kordon, varlığına aldığın bu yükü taşıyan kordon. Kordonu gör, bu kordonla bilinçaltı kalıplarını, varlığını aşağı çekecek kabukları aldın. Şimdi eline altın renkli bir makas al. Bu altın renkli makasla o kordonu kes. Kordonun kesildiğini ve ayrıldıgını mutlaka gör. Ya da hisset. Ayrılmaz, kesilmezse tekrar dene. Daha çok sevgini ver. Bazen ip büyüyebilir, dallanıp budaklanabilir. Bu sefer makası büyüt o ip kesilsin ve ayrılsın. İp ayrıldıktan sonra tekrar gözlerinin içine bak, teşekkür ediyorum de ve uzaklaştığını gör. Yavaş yavaş gözlerini aç.

Bu çalışmayı yaparken çözülmeler yaşayabilirsin. Sarıldığında bazen birden bir duygu boşalması yaşayabilir, ağlayabilirsin. Bırak hislerin olduğu gibi aksın sen süreci yönetmeye çalışma bırak kontrolü. Varlığının çatışmaları çözülsün.

Çalışmanın aşamalarını kısaca tekrarlıyorum.

Gözlerini kapa, birkaç derin nefes al,

Çalışma yapacağın kişiyi karşına al,

Gözlerinin içine sevgiyle bakarak, teşekkür ediyorum ve seni seviyorum de,

Sonra ona sevgiyle sarıl ve şöyle söyle “Çok güzel anlar yaşadık, bir yüzümü gördüm ve çok güzel deneyimler kazandım. Ama artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum.” Bir adım geriye çık.

Aranızda bir kordon olduğunu gör ya da düşün. Yükü taşıyan bu kordonu altın bir makası eline alarak kes. İpin ayrıldıgını mutlaka gör. Ayrılmazsa makası büyüt. Eğer zorlama ya da direnç hissediyorsan o an o kişiyi bırakıp başka birine geçebilir, başka bir zaman yine aynı kişi için yapabilirsin.

Gözlerinin içine tekrar sevgiyle bakarak, teşekkur ediyorum de, senden uzaklaştığını gör ve gözlerini yavaş yavaş aç.

Bu çalışmayı her seferinde bir kişi için yap. Bir kişi için 2-3 dak. yeterlidir bunun için. Öncelikle en çok çatışma yaşadığın kişilere, daha sonra çevrendeki insanlara, geçmişte yaşamış ya da şu an yaşamayan hayatındaki kişilere, en son sevdiklerine de bu çalışmayı yap. Bir kişi için eğer kordon ayrıldı ise bir kez yapman yeterli. Tekrar tekrar yapman inancının zayıflığını, şüphe duymuş olduğunu gösterir. Bir kez yap ve olduğunu bil. Sevdiklerinle daha güçlü bağlar kurduğunu, daha mutlu ilişkiler deneyimlediğini göreceksin. Çalışma iki taraflı çalıştığından, çatışma yaşadığün bir kişi ile birden daha güzel bir diyalog içine girdiğini görebilirsin. O kişi seni hiç beklemediğin halde hemen ve kısa bir süre sonra arayabilir. Birden çatışmanın çözümlendiğini görebilirsin.

Daha açık, sevgi dolu dostluklar, ilişkiler kuracaksın. Çünkü ilişkilerin yüklerden özgürleşecek. Hayatına artık hizmet etmeyen kişilerin de hayatından birden kendiliğinden çıktığını göreceksin. Çünkü o senin bir yanındı, ve sana yalnızca bir şey anlatmak için yine senin tarafından kendi yüzlerinden birini görmen için geldi. Artık hayatındaki görevi bittiğinden, birden uzaklaştıgını görebilirsin. Hayatına yeni birileri girebilir. Hayatına yeni girenler de senin şu andaki sevgi dolu titreşimine uygun kişiler olacak. Hatırla, içerisi nasılsa dışarısı da öyledir. İç çatışma durduğuda dışarıdaki çatışma da duracak.

Çalışmayı kendinde çatıştığı yanların için de yapabilirsin. Mesela bir konuda endişeleniyorsun, ya da içinde bir yanın seni aşağı çekiyor, korkuya sevkediyor. Bu sefer, kendini karşına al ve bu çalışmayı yap. Karşındaki kendin olsun. Bak gözlerinin içine. Karşındakini tanımla, o sensin, benim …..dan endişe duyan yanım. Teşekkür ediyorum, seni seviyorum. Sarıl, “Çok güzel anlar yaşadık, bir yüzümü gördüm ve çok güzel deneyimler kazandım. Ama artık varlığımda bu yükü taşımayı tercih etmiyorum” dedikten sonra kendi nin o yüzü ile arandaki bağı kes. Bunu aynı şekilde, bağımlı olduğun şeylere yapabilirsin. Herhangi bir hastalığını karşına alıp onunla bağini kesebilirsin. Bu yöntemle birden hastaığın çözülmeye iyileşmeye başladığını görebilir, mucizeler yaşayabilirsin. Hatta calışmayan bir cihazla arandaki baği kestiğinde onun çalışmaya başladığını bile görebilirsin.

Bizim cansız dediğimiz cihazlarımız da enerji ile calıştıklarından bazen bizdeki enerji dalgalanmaları manyetik alan yaratıp onların bozulmasına sebep olabilir. Bazen tuttuğunuz bir şeyin bozulduğunu, ya da elinizde kırıldığını görebilirsin. Uygula bunu, aklına gelen her şeyle yapabilirsin, bitkilerin, hayvanlarınla, bununla oyna ve yaratıcılığınla bu yöntemi kullan. Çok etkili ve hızlı çalışan bu yöntem, ayağındaki taşları, prangaları atmanı, kanatlanmanı sağlayacaktır.

Yüklerini bırak ve KANATLAN.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Yatmadan hemen önce, çözemediğiniz sorunları…

yatmadan hemen önce, çözemediğiniz sorunları, nasıl çözebilirsiniz sorusunu kendinize sorup uyuyun. Alt beyniniz sizin için çözümleyip, cevabı SABAH size sunacaktır…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HASTALIKLAR VE İYİLEŞTİRİCİ RENKLERİ

MİDE KRAMPLARI- SARI, LİMON SARISI;
İLTİHAPLANMALAR- MAVİ, MAVİ-MOR;
AĞRI(KULAK)- TURKUAZ;
AĞRI(BAŞ)- MAVİ, YEŞİL;
AĞRI(KAS)- PASTEL TURUNCU;
AĞRI(DİŞ)- MAVİ, MAVİ-MOR;
SİVİLCE- PEMBE, KIRMIZI- MOR;
AİDS- KIRMIZI, LACİVERT, MOR sonra PEMBE ve ALTIN;
ALKOLİZM- LACİVERT, SARI;
ALERJİLER- LACİVERT, ACIK TURUNCU;
ANEMİ- KIRMIZI;
HEYEZAN- AÇIK MAVİ ve YEŞİL;
İŞTAH- LACİVERT;
İŞTAH(KAYBI)- SARI, LİMON SARISI;
ARTİRİT- MENEKŞE, MAVİ-MOR;
ASTIM- MAVİ, TURUNCU;
BULANTI- SARI, LİMON SARISI;
MESANE- SARI- TURUNCU;
KANAMA- MAVİ-YEŞİL;
SU TOPLAMASI- PUDRA ya da BUZ MAVİSİ;
TANSİYON(YÜKSEK)- MAVİ, YEŞİL;
TANSİYON(DÜŞÜK)- KIRMIZI, KIRMIZI-TURUNCU;
KEMİKLER- MOR, LİMON SARISI;
BAĞIRSAKLAR- SARI, TURUNCU;
GÖĞÜS- PEMBE, KIRMIZI- MOR;
BRONŞİT- MAVİ, MAVİ-YEŞİL, TURKUAZ;
YANIK- MAVİ, MAVİ-YEŞİL;
KANSER- MAVİ, MAVİ- MOR, ardından PEMBE;
SOĞUK ALGINLIĞI- KIRMIZI;
ŞEKER- MOR;
EGZEMA- LİMON SARISI;
EPİLEPSİ- TURKUAZ, KOYU LACİVERT;
GÖZLER- LACİVERT, KOYU LACİVERT;
ATEŞLENME- MAVİ;
BÜYÜME- MOR, MAVİ- MOR;
ŞAMAN NEZLESİ- KIRMIZI- TURUNCU;
KALP SORUNLARI- YEŞİL ve PEMBE;
HEMEROİD- KOYU MAVİ;
HAZIMSIZLIK- SARI, LİMON SARISI;
ENFEKSİYON- MOR;
GRİP- KOYU MAVİ, TURKUAZ, MOR;
BÖBREKLER- SARI, SARI-TURUNCU;
LÖSEMİ- MOR;
KARACİĞER- MAVİ ve SARI kombinasyonları;
REGL- AÇIK KIRMIZI ve MAVİ- YEŞİL kombinasyonları;
BAYGINLIK- BUZ MAVİSİ;
SİNİRLER- YEŞİL, MAVİ-YEŞİL;
PARKİNSON- LACİVERT;
VEREM- KIRMIZI ve KIRMIZI- TURUNCU, LACİVERTLE karışık olarak;
KAŞINTI- LİMON SARISI ve TURKUAZ;
CİLT SORUNLARI- PEMBE, MAVİ-MOR, TURKUAZ;
ŞİŞLİK- AÇIK ve BUZ MAVİSİ;
ÜLSER- YEŞİL.

Bütünsel Sağlık Koçu: Nermin Doğruoğlu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Önemli Olan Dünkü Halinden Üstün Olmandır…

Öğretmen, sınıftaki zeki fakat kıskanç öğrenciye…

“Niçin arkadaşlarını çekemiyor, onların yaptıklarını bozup kavga ediyorsun?” diye sordu.

Öğrenci, bir süre düşündükten sonra…

“Çünkü onların beni geçmelerini istemiyorum!” dedi.
“En iyi ben olmalıyım!”

Öğretmen, masasından kalktı. Eline bir parça tebeşir aldı ve yere 15 cm. uzunluğunda bir çizgi çekti. Kıskanç öğrenciye bakarak…

“Bu çizgiyi nasıl kısaltırsın?” dedi.

Öğrenci bir süre bu çizgiyi inceleyip, içinde çizgiyi bir çok parçaya bölmekte olan birkaç yanıt verdi.Öğretmen, yanıtları kabul etmedi ve yere ilkinden daha uzun bir çizgi çekti…

“Şimdi, birinci çizgi nasıl görünüyor?” diye sordu.

Öğrenci utana sıkıla…

“Daha kısa.” diyerek başını öne eğdi.

Öğretmen; bu yanıt üzerine öğrencisine, unutmaması gereken şu öğüdü verdi…

“Bilgini ve yeteneklerini artırarak kendi çizgini uzatman, rakibinin çizgisini bölmeye çalışmandan daha iyidir…”

Yazarı Bilinmiyor kaynak: Charlotte Gabayın sayfası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Günün tamamında size rahatsızlık veren bir düşünceye saplanıp kaldığınızda…

 

Bir psikolog stres yönetimi konulu seminer düzenler ve katılımcıların bulunduğu salona yarısı dolu bir su bardağı ile gelir.
Herkesin aklında “yarısı dolu mu, yoksa yarısı boş mu” klişesi vardır. Ama psikolog bu soruyu yöneltmez, onun yerine gülümseyerek” elimde tuttuğum yarısı su dolu bu bardağın ağırlığı sizce ne kadar olabilir” der.
Gelen cevapları dinler ve “elimde ne kadar süre tuttuğuma göre değişir” diye herkesi şaşırtan bir yanıt verir.
“ Bardağı elimde sadece bir dakika boyunca tutarsam ağırlığı düşük olur ve hiç zorlanmam, eğer bardağı elimde 1 saat tutarsam onu çok ağır olarak hisseder ve tanımlarım, diğer yandan bardağı elimde daha da uzun tutmaya kalkarsam muhtemelen artık kolumu hissetmem, bardak çok ağırlaşmış olur.”
“Her durumda bardağın ağırlığı aslında değişmez, ama onun ağırlığını esas belirleyen faktör benim onu ne kadar süre elimde tutacağım olacaktır” diye devam eder.
Hayatımızdaki stres ve kaygıyı da bu şekilde düşünebilirsiniz. Size stres veya kaygı veren bir konu hakkında sadece bir dakika düşünmeniz herhangi bir önemli olumsuzluk yaratmayacaktır. Ama süre biraz uzadığında kendinizi kötü hissetmeye başlamanız neredeyse kaçınılmazdır. Hele ki günün tamamında size rahatsızlık veren bir düşünceye saplanıp kaldığınızda aynı elindeki bardağı hiç bırakmayan bir insan gibi bütün hislerinizi ve hareket etme yetinizi kaybedebilirsiniz.
Özellikle geceleri yatmadan önce o güne dair olumsuz tüm düşüncelerinizi bırakın ve yatağa elinizde “bardakla” girmeyin. Bardağı komodinin üzerine bırakmış olduğunuzdan emin olunJ.
Hikaye beni gerçekten çok etkiledi.Bu hikayeden çok basit bir egzersiz yaratıp uygulayabiliriz. Bunu 3 yada 4 haftalık bir süre için yapabilirsek benzer durumlarda daha farklı düşünüp hareket etmek konusunda önemli bir avantaj elde ederiz.
Egzersiz iki şekilde yapılabilir. Birincisi diğer insanların sürekli olarak su bardağı ile ne yaptığınızı merak edebilecekleri bir ortamdaysanız bu egzersizi zihinsel olarak uygulamanızdır. Aklınıza sizde kaygı, endişe ve korku oluşturan bir düşünce geldiğinde elinizde içi dolu büyükçe bir su bardağı tuttuğunuzu hayal edin ve siz o düşünceyi bırakana kadarda bardağın elinizde kalmaya devam edeceğini hayal edin. Bu şekilde oluşturacağınız farkındalıkla daha farklı düşünceler seçerek kendinizi daha iyi hissetmeye başlayabilirsiniz.
Eğer ev ortamındaysanız egzersizi fiziken uygulamanızı öneririm. Elinizin altında gerçekten içi suyla doldurulmuş olan büyük bir su bardağı olsun. Aklınıza sizi rahatsız eden bir düşünce geldiğinde su bardağını gerçekten elinize alın ve yerine daha iyi bir düşünce yerleştirene kadar bardağı elinizden bırakmayın. Bunu örneğin günde yarım saat uygulamanız bile önemli bir farkındalık yaratabilir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Sana çok hoş davranan dostun-arkadaşın, bi bakarsın buz gibi oluverir…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Mutlu Olmak İsteyenlerin Öncelikle Kabullenmesi Gereken 10 Şey

 

Hayatın kullanma kılavuzu veya mutluluğa 10 adımda ulaşmanın yolu yok.

Hayatta her şeyi olan insanlar bir boşluk hissederken, neredeyse hiçbir şeyi olmayanların her zaman yüzlerinde bir gülümseme ile gezinmelerini kimse açıklayamıyor.

Mutluluk, mantıklı bir formüle sahip değil, somut hiçbir şey uzun zamanlı bir mutluluğu garanti edemiyor.

Çoğumuz, var olmanın ağırlığı altında eziliyor ve mutluluğun sahip olduklarımızın tersine, hep arayışından olduğumuz ve olacağımız bir şey olarak görüyoruz.

Hedefler koyuyoruz, belirli şeylerin mutlu olmamıza yeteceğini sanıyoruz, daha fazla para, çok daha fazla ayakkabı ya da ev almak…

Sonra, bu sıraladıklarımıza kavuştuğumuzda, neden hala aynı hissettiğimiz sorusunu cevaplayamıyoruz. Olay şu ki, kimse mutluluğun ne olduğunu veya nasıl ulaşacağını bilmiyor (aslında ona sahip olsalar da).

Ama, eğer kendimizi, mutluluğun kendi kafamızda yarattığımız bir çerçeve olduğu teorisine inandırırsak, üzerinde uğraşmamız ve kabul etmemiz gereken birkaç şey kalıyor;

1. Her şeyi kontrol edemezsiniz, bunu kabullenin.

Değiştiremeyeceğiniz şeyleri takıntı yapmak yerine değiştirebileceğiniz şeylerin kontrolünü ele alın.

Aynı şeyleri yapmaya devam edip farklı sonuçlar bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız bazı değişiklikler yapmanız gerekiyor.

2. Hayatınız planladığınız veya beklediğiniz şekilde ilerlemeyebilir.

Herkesin 5 ya da 10 sene sonraki hayatı hakkında birkaç fikri vardır.

Bundan dolayı, her birimiz, kendi yarattığımız gerçekleşmemiş beklentilerin gölgesinde yaşarız ve kendimizi “Şimdiye kadar zengin olurum sanmıştım.” ya da “Şimdiye kadar evlenirim sanmıştım.” tarzında cümleler kurarken buluruz.

Gerçek şu ki, hayatınız gözünüzde canlanandan çok farklı yönde ilerleyebilir, ama çıktığınız yolculuğun farklı olması aynı yere varamayacağınız anlamına gelmez.

3. Yol tümseklerle dolu olacak.

Sorunlarınızı değil sahip olduğunuz iyi şeyleri sayın (Gülücüğe odaklan). Hayatınız hiçbir zaman mükemmel olmayacak, çünkü öyle bir şey yok. Zamanımızın çoğunu, sahip olduğumuz harika şeylere odaklanmak yerine nelerin daha iyi olabileceği hakkında yakınarak harcıyoruz.

Sorun şu ki, yetersizliklere odaklanarak hiçbir zaman mutlu olamazsınız çünkü bir süre sonra tek görebildiğiniz şey onlar olur.

4. Sizinkinden güzel bir hayata sahip birisi illa ki olacak.

Mutluluğun sırrı, başka insanlarınkiyle kendinizinkini karşılaştırmamaktan geçiyor.

5. Hayatınızın tam olarak olması gerektiği gibi ilerlediğini kabul edin.

Bazı şeylerin olması gerektiği için gerçekleştiğini düşünürüz, çünkü buna mecburuz. Her ufak hareketin daha fazla rastgele şeyler doğurduğunu ya da en küçük kararların bile gelecekteki etkisinin devasa olduğunu düşünmek fazlasıyla korkutucu, o yüzden, (evde) denemeyin.

Ne olması gerektiği hakkında kafa yormayı bırakın ve şu an yaşadığınız şeyi yaşayın – bir sebebi var ki oluyor (yani, öyle umuyoruz).

6. Kontrol edebildiğiniz çok şey var zaten.

Gerisi şans ve zamanlama ile alakalı… Hikayenize biraz inanın, henüz bitmedi. Şu an mutsuz olsanız bile, 24. bölümden sonra hikaye yön değiştiriyormuş diye duydum.

7. Hatalar yaptınız ve büyük ihtimalle yapmaya devam edeceksiniz.

Dünyanın sonu değil.

Her pişmanlık sonrası kafayı yemek yerine, kendinize “Bir sene sonra önemli olacak mı?” diye sormayı deneyin, eğer cevap “hayır” ise saatler boyu üzülmenizi gerektirecek bir şey değildir belki de.

8. Herkesi memnun edemezsiniz.

Herkesi mutlu etmek için çok fazla zaman harcarsanız, kendiniz dışında herkesi memnun etmiş bulursunuz kendinizi.

Arada bir hayır demeyi öğrenin, bazen, sadece sizin için önemli olan şeylere odaklanmanız gerekebilir.

9. Bazı şeyler kontrolünüz dışında gelişir, bırakın olsunlar.

Kontrol edemediğiniz şeylerle savaşmak sadece enerji kaybına yarar.

Bir tabağı fırlatıp parçaların gideceği yerleri kontrol etmeyi bekleyemezsiniz. Zor zamanlar geçirirken, parçaların nereye isterse oraya düşmesine izin vermek ondan sonra birleştirmeye çalışmak en iyisi olacaktır.

10. Hedefler seçin, sonra onları yıkın.

Hayat ihtimallerle dolu olduğunda daha heyecanlı.

Amaçlarınızı belirleyin ve istediğiniz bir şeye ulaşmak için uğraşın. Ancak bunu yaparken, mutlu olmanın, istediğiniz her şeye ulaşmak olmadığını hatırlamaya çalışın, onlara ulaşmaya çalışırken ne kadar eğlendiğiniz ile alakalı.

kaynak: ünimetre

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YÜZÜMÜZDE Kİ DEĞİŞİKLİKLERE BAKARAK, HANGİ ORGANIMIZDA SORUN YAŞIYORUZ ANLAYALIM.!

Ayrıca rahatsız olan organınızın yerini yüzünüzde tesbit ettikten sonra, o
bölgelere masaj yapmanız faydalı olur.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

MARS RETROSU SİZİN BURCUNUZU NASIL ETKİLEYECEK ?

dikkat

 

Elinde olanlarla,bulunduğun yerde,elinden gelenin en iyisini yap…

THEDORE ROSOVELT

 

KOÇ BURCU İÇİN MARS RETRO SÜRECİ

Gökyüzünün enerjik,cesur,kendini direkt ortaya koyan,güvenli ve girişimci burcu Koçlar bu dönem bu saydığımız özelliklerini ifade etmekte zorlanabilirler.Sizin burcunuzun yönetici gezegeni Marsın 30 Hazirana kadar retro dediğimiz geri harekette olması enerjinizin azalmasına,harekete geçme ve karar verme süreçlerinizde aksamalara yol açabilir.Özellikle yurt dışı bağlantılı gündeminizde,ithalat ihracat gibi yurt dışı bağlantılı işlerinizde gecikmeler,iptaller ve sorunlar yaşamanız olası.Mahkeme ve hukuksal konularda engel ve gecikmeler de olabilir. Öğrenim çağında olan özellikle üniversite düzeyinde eğitim gören Koçların bu dönem motivasyon eksikliği yüzünden  aksiliklerle karşılaşması söz konusu olabilir.Yurt dışına bir seyahat planlıyorsanız dikkatli olmalı,son dakika iptalleri olabileceğini göz önünde bulundurmalısınız.Evli olan Koçlara eşlerinin aileleri ile olan ilişkilerinde yanlış anlamalar,gereksiz alınganlıklar sonucu oluşabilecek problemlere karşı dikkatli olmalarını öneriyorum.Çabuk karar veren,olayların sonunu düşünmeden derhal harekete geçen siz Koçlar ,bu dönem olaylar karşısında harekete geçmekte zorlanacağınız gibi öfkenizi ve sinirlerinizi kontrol altında tutmanız zor görülüyor,daha çok içe içe dönüp kendinizle kalmanız,kendinizi daha rahat hissettirecek faaliyetlerle ilgilenmeniz size iyi gelecek.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

BOĞA BURCU İÇİN MARS RETRO SÜRECİ

Sakin,dingin,sabırlı ve kararlı,risk almaktan hoşlanmayan sevgili Boğa burçları Marsın geri harekette olacağı 30 Haziran tarihine kadar olan süreçte enerjinizin azalması,motivasyonunuzun düşmesi sonucu içsel gerginlik hissedebilirsiniz.Ortağınızın ya da evliyseniz eşinizin kazanımları ile ilgili konularda arzu ettiğiniz maddi olanağı alamayabilirsiniz. Kredi,borç alacak konularında son dakikada işler istediğiniz gibi sonuçlanmayabilir.Bir ameliyat ya da ufak operasyon geçirme olasılığınız gündeminizdeyse ve bunu da erteleme şansınız  varsa bunu retro bitimi olan 30 haziran sonrasına bırakmanızı önerebilirim. Enerjinizin düşmesi cinsel libidonuzun da azalmasına yol açabilir,bu konuda da cinsel isteksizlik yaşayabilirsiniz.Gelip geçici,günü birlik ilişkilerden uzak durmalı, enerjinizi gereksiz eylemlere harcamak yerine daha içe dönerek kendi kendinizi iç gözlem yolu ile tanıma yoluna gidebilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

İKİZLER BURCU İÇİN MARS RETRO SÜRECİ

Gökyüzünün zeki,hareketli,neşeli ,meraklı,sosyal ve dışa dönük burcu olan İkizler Burcu Mars retrosu süresince özellikle ilişkiler alanında bir takım sorunlarla karşılaşabilirler.Eşinize,varsa ortaklarınıza karşı daha sabırsız,hoşgörüsüz davranma olasılığınız bulunuyor bu dönemde.Karşınızdaki kişileri ve dolayısıyla ilişkinizi yıpratmamak adına bu süreç içerisinde daha sabırlı olmaya çalışmalısınız.Enerjinizi doğru kullanmalı,gereksiz ayrıntı ve merak duygunuzdan kaynaklanan kuruntularınızı bırakıp daha hoşgörülü olmalı,olayları akışına bırakmalısınız.Bu dönemde ikili ilişkiler adına yeni kararlar almak yerine var olan ilişkinizle ilgili sorunları gidermek amacıyla enerjinizi partnerinizi anlamaya ,desteklemeye yönlendirmelisiniz. Yarışma,müsabaka gibi rekabet gereken ortamlarda ihtiyacınız olan motivasyonu bulmakta zorlanabilirsiniz bu dönem zarfında.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

YENGEÇ BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Gökyüzünün  naif,vicdanlı,gelenekçi,korumacı ve anaç burcu olan sevgili Yengeç burçları Mars retrosu süresince sağlıklarına özen göstermeliler.Bu süreç size kendinizi daha hasta,güçsüz ve zayıf hissettirebilir.Transit Satürnün de sağlık alanınızda geri gidiyor olması sonucu diş ve kemik problemleri,bacak ağrıları da sizi zorlayabilir.Belki de günlük hayatın rutin işleri,koşuşturmaları içerisinde bedenen kendinizi yorgun hissedebilirsiniz.Bu süreç 30 Haziran tarihinde Marsın düz hareketine başlaması ile tamamlanıyor.İş yerinizde,iş arkadaşlarınızla bir takım agresyonlar yaşamanız olası ,bu durum da sizin işe karşı motivasyonunuzun azalmasına yol açabilir.Ya da iş yerinizde sürekli angarya işler yaptığınızı düşünerek içten içe öfke duyabilirsiniz.Evcil hayvan sahibi olan Yengeç burçları bu dostlarının bakım ve aşılarını aksatmamalı,onlarla ilgili sorumluluklarını yerine getirmeli,evinde yeni bir evcil hayvanın bakımını üstlenmek isteyen Yengeç burçları ise bu sevimli dostları retro bitiminde evlerine misafir etmeliler.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

ASLAN BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Kendini göstermekten hoşlanan,sıcak,sosyal ve eğlenceden hoşlanan Aslan Burçları Mars retrosunu çocukları ve yaratıcılıkları ile ilgili alanda deneyimleyecekler.Çocuklarınız varsa onlarla ilgili gündeminizde efor sarf etmeniz gerekecek bir dönemdesiniz.Çocuklarınız ile ilgili konularda agresif bir tutum içinde olamaktan sakınmalısınız.Aşk ve yaratıcılık alanında da etkisini gösterecek retro Mars etkisi ile yaratıcı enerjinizde düşme hissedebilirsiniz.Kalbi boş olan Aslan burçları bu dönemde yeni aşk ilişkisine başlamak konusunda dikkatli olmalılar zira retro dönemlerinde başlayan ilişkilerin kalıcı olması ya da istikrar içerisinde devam etmesi oldukça zordur. Bu dönemde içsel enerjinizi spora yönlendirebilirsiniz.Hali hazırda profesyonel olarak bir spor dalı ile ilgilenen aslan burçları bu dönem içerisinde spor kazalarına karşı dikkat etmeli enerjilerini daha kontrollü kullanmalılar.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

BAŞAK BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Gökyüzünün çalışkan,titiz,düzenli,zeki ve amaç duygusu güçlü burcu olan Başaklar retro Mars süresince ev,aile ve yuva konularında enerjilerini kullanmak konusunda sıkıntı yaşayabilirler.Ailenizle ilgili konularda kendinizi isteksiz ve yorgun hissedebilirsiniz.Şayet çok acil değilse evinizle ilgili konularda değişim,taşınma,tadilat gibi konuları retro bitimi olan 30 Haziran sonrasına bırakmalısınız.Aile bireyleriniz,özellikle anne-babanızla ilgili konularda gereksiz alınganlıklar,düşüncesizce davranışlar sonucu oluşabilecek tartışmaları engellemek için bu dönem daha sakin kalmalı,enerjinizi tartışma ,kavga gibi olumsuz duygular yerine kendi içinize yönlendirerek varsa onlarla olan sorunlarınızı çözmek konusunda harcayabilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

TERAZİ BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Uyum ve dengenin,iyimserliğin,uzlaşma ve diplomasinin temsilcisi olan Terazi Burçları Mars retrosu süresince iletişim konularında,okuma,yazma,çizme gibi entelektüel konularda,yurt içi seyahatlerinde,seminer,eğitim ve kurs gibi faaliyetlerde bir dizi sabır testinden geçebilirler.Yukarıda saydığım konularda bir takım engeller ya da yavaş ilerlemeler yaşayabilirsiniz.Kısa yolculuklarınızda kaza ve aksilik yaşamamak için dikkatli olmalı,varsa arabanızla ilgili gerekli bakım ve kontrolleri yaptırmalısınız.Kardeşleriniz varsa bu dönemde onların sizlerden beklediği talepleri gerçekleştirme konusunda yeterince istekli olamayabilirsiniz. Retro süreci sizin iletişim kurarken motivasyon göstermekte isteksiz olacağınız bir dönemi de ifade ediyor.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

AKREP BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Gökyüzünün gizemli,sezgisel,sabırlı ve tutkulu burçları olan Akrepler yönetici gezegenleri Marsın retro süresi boyunca maddi kaynakların edinimi ve muhafaza edilmesi konularında enerji ve motivasyon düşüklüğü yaşayabilirler.Ödemeler,borçlar,alacaklar gibi konularda harekete geçmekte zorlanabilirsiniz.Yeni yatırım kararları almanız bu dönemde sizi gereksiz masrafa ve ödemekte zorlanabileceğiniz borçlara neden olabilir.En sağlıklısı bu dönem boyunca elinizde olan kaynakları verimli ve tasarruflu kullanmak olabilir.Gereksiz harcamalarınız sizi ödemekte zorlanacağınız kredi kartları ekstreleri ile baş başa bırakabilir.Bu dönem kazanımlarınızla ilgili problemler yaşamanız sizin motivasyonunuzu düşürebilir.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

YAY BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Enerjinin,motivasyonun ve cesaretin astrolojik sembolü olan Mars gezegeni sizin burcunuzda geri harekete geçiyor.30 haziran tarihine kadar olan süreçte yeni aksiyonlara geçmek yerine yapmanız gereken işlere yönelmeli,var olan projelerinizi tamamlamak adına efor sarf etmelisiniz.Yeni bir şeylere başlamak,bir şeyleri isteğiniz doğrultusunda değiştirmek için uygun etkiler altında değilsiniz.Enerjiniz bu dönem kısıtlanacağı için sadece yapmanız gereken şeylere odaklanmalı,yeni girişimlerinizi Temmuz ayından sonraki döneme ertelemenizi önerebilirim.Kazalara açık olacağınız bu döenmde olabildiğince dikkatli olmalısınız. Sizler burçlar aleminin en iyimser ve pozitif,küçük şeylerden mutlu olan,canlı ve neşeli burcusunuz bu dönemi de enerjinizi yapmanız zorunlu olan işlere gerektiği kadar harcayarak,doğanızda var olan felsefi ve spirituel yanınızın da desteği ile sağlıklı bir şekilde tamamlayabilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

OĞLAK BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Burçlar kuşağı içerisinde sorumluluk sahibi olmaları,kuralcı ve gelenekçi yapıları ile tanınan Oğlak burçları için retro mars süreci boyunca sadece fiziksel aktiviteleri ile değil ruhsal ve psikolojik alanlarda da motivasyonsuzluk yaşayabilirler.Aklınıza takılan konularda sürekli düşünüp kendi kendinizi psikolojik olarak yıpratabileceğiniz bir dönem içerisindesiniz.Endişeleriniz,gereksiz takıntılarınız,geçmişte yaptığınız olumsuz eylemlerin acısını çekmek yerine enerjinizi daha çok açık havada yapacağınız sportif aktivitelere,dua,meditasyon gibi ruhunuza iyi gelecek çalışmalara yönlendirebilirsiniz.Bu dönem arkanızdan dönen gizli düşmanlıklar açığa çıkabilir,sizden gizlenen bazı sırlar görünür hale gelebilir ve bunlar sizi daha da depresif hale getirebilir.Bu dönemin geçici olduğunu aklınızdan çıkarmadan kendinizi huzulu hissettirecek faaliyetler içinde olmalısınız.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

KOVA BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Arkadaşlık ve dostluğun en güzel ifade bulduğu,sağduyulu ,fikirleri için savaşan ve entelektüel yapınızla gruplar içinde dikkat çeken  siz Kova burçları için retro mars süreci  gruplar,dernekler,organizasyonlar içerisinde göstereceğiniz aktivitelerle ilgili alanlarda enerji ve motivasyon düşüklüğü şeklinde ifade bulacak.Sosyalleşmek,arkadaşlarınızla vakit geçirmek,yeni ve değişik ortamlarda bulunmak için gereken istek ve motivasyonu bulmakta zorlanabilirsiniz.Hiç istemediğiniz,sırf görev icabı orada olmanız gereken gruplar içinde olmaktansa,kendinizle baş başa kalmanız ,ruhunuza iyi gelecek,sizi daha rahat hissettirecek işlerle meşkul olmanız size daha iyi gelecektir.Bu dönem arkadaşlarınızla gereksiz tartışmalara girme olasılığınız var bu yüzden tepkilerinizi olabildiğince kontrol altına almanız sizin için daha iyi olacaktır.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

BALIK BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Burçar kuşağı içerisinde zengin hayal gücüne sahip olan,merhametli,romantik ve güçlü inanç sahibi siz Balık burçları için Retro Mars süreci iş ve kariyer konularında etkili olacak.İş yerinizde,kariyerinizle ilgili konularda kendinizi harekete geçmekte zorlanırken bulabilirsiniz.İşlerinizde her zaman yarattığınız etkiyi yaratmakta zorlanabilir,dönem dönem işe gitmekte bile kendinizde yeterli isteği bulamayabilirsiniz.İş hayatı ile ilgili konularda gecikmeler,yöneticileriniz ile tartışmalar,iş koşullarında sizi zorlayan koşullar yüzünden sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Bu dönem gereksiz agresyondan kaçınmalı,kabaran öfkenizi frenlemelisiniz. Yeni iş arayışlarınız varsa bunu retronun bitimine erteleyip,mevcut işinizle ilgili konularda aksayan tarafları düzeltme yoluna gidebilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

Kaynak: Hülya Değer- Astrorehber

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Stresi Azaltmak İçin 7 Pratik Öneri

Stresi Azaltmak İçin 7 Pratik Öneri

Stres günümüzde pek çok kişinin baş etmesi gereken bir sorun haline geldi. Yaşam tarzımız gün geçtikçe yoğunlaşıp strese neden oluyor. Ancak bunu önlemek için yapılabilecek pek çok şey var. Bu yazımızda sizlerle stresi azaltmak için 7 pratik öneri paylaşacağız.

1. Derin nefes alın

Derin nefes almak hem stresi azaltmaya yardımcı olur hem de beynin konsantre olabilmesi için gereken oksijeni almasını sağlar. Pek çok kişi doğru şekilde derin nefes almayı bilmedikleri için hipervantilasyon yani karbondioksitin ciğerlerden dışarı kaçmasına neden olurlar.

Elinizi karnınızın üstüne yerleştirip normal bir şekilde durun. Ardından derin nefes alıp karnınızın ve göğsünüzün nasıl şiştiğine bakın. Bunu her yaptığınızda, nefes almanın başka bir özelliği üzerine düşünün, ciğerlerinizin hava ile dolması, havanın kendisi, burun deliklerinizden geçişi… Nefesinizi 3 saniye tutun ve ardından ağzınızdan verin. Günde üç defa, 5 kere bu şekilde derin nefes almak, stres seviyenizi ciddi şekilde düşürecektir.

Pek çok kişi derin nefes almanın bize sunduğu avantajları göz ardı ediyor. Bu, kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken bir stres azaltma yöntemidir. Ve en önemlisi, bunu yaparken zihninize günün stresinden başka düşünecek bir şeyler vermenizdir. Derin nefes almak kesinlikle sizi stresli düşüncelerinizden uzaklaştıracaktır.

2. Kaslarınızı gevşetin

Seçtiğiniz kasları yavaşça germek ve ardından serbest bırakmak kesinlikle çok önemlidir. Bu sayede iki şey başarırsınız: hem zaten stresten gerilmiş olan kaslarınızı rahatlatırsınız hem de kafanızı dağıtıp stresten başka bir şeye odaklanabilirsiniz.

Kaslarınızı esnetin. Bir kası yaklaşık 5-10 saniye kadar gerdikten sonra rahat bırakın. Bunu istediğiniz herhangi bir kas için yapabilirsiniz. İstediğiniz kasları seçebilirsiniz. Örneğin, ayak ve bileklerinizle başlayıp ardından ellerinizi, kollarınızı ve omuzlarınızı gerip rahatlatabilirsiniz. En son da boynunuz ve suratınıza odaklanabilirsiniz.

Sabahları veya öğleden sonraları, sırt üstü uzanın ve sağ bacağınızı bedeninizin üstüne alın. Ardından diziniz yere değene kadar kalçanızı döndürün. Aynı şeyi öbür bacağınız ile de tekrarlayın. Eğer isterseniz dizlerinizi göğsünüze doğru çekebilirsiniz…

3. Doğaya çıkın

Happiness1

Oturduğunuz yerde stresinizin geçmesini ummak durumu sadece daha kötü hale getirecektir. İşin sırrı doğaya çıkmakta. Kendinizi, sizi doğa ile bir araya getirecek bir aktivite yaparken hayal edin. Bu size iyi olduğunuzu hatırlatacaktır. Eğer isterseniz temizlik yapmak, çamaşır yıkamak, çekmecelerinizi düzenlemek gibi sıradan günlük ev işleri yaparak da kafanızı dağıtabilirsiniz. Veya kitap okuyabilir, bir şeyler araştırabilir, arkadaşlarınızla konuşabilirsiniz. En kötüsü, üzerine odaklanabileceğiniz anti stres topu gibi bir şeyleri sıkabilirsiniz. Evde tek başınıza oturmayın ve televizyon izlemeyin.

4. Düşüncelerinizi değiştirin

Düşünce değişikliği teknikleri yıllardır bahsedilen şeylerdir ancak işe yaramaları için onları nasıl uygulayacağınızı da bilmeniz gereklidir. Size stresli hissettiren negatif bir düşünceniz olduğunda kendinize “dur” diyin. Bu düşünceyi yazıp geliştirmeye ve alternatif açılardan bakmaya çalışın. Size kendinizi daha sakin hissettiren, alternatif düşünceler etkili olacaktır. Ayrıca büyük resmi daha rahat görmenizi de sağlayacaklardır.

Örneğin, önemli bir toplantıya geç kaldığınız için işten atılacağınızdan mı endişeleniyorsunuz? Bu düşünceyi anında durdurup yerine daha makul bir alternatif yerleştirin. “Ben sadece insanım ve trafik her zaman önceden tahmin edilemeyebilir. Benim kendime olan güvenim, mükemmel eleman olmaktan gelmiyor.”

5. Yönlendirilmiş imgelemler kullanın

Gözlerinizi kapatın ve sizin için sakinliği ve huzuru temsil eden bir yer hayal edin. Bu yer sizin eviniz, bir kumsal, orman, sevdiğiniz birinin yanı veya evcil hayvanınızın yanı bile olabilir. Ardından bu deneyimin içine karışıp ona dahil olduğunuzu hayal edin. Ne duyuyorsunuz? Ne görüyorsunuz? Ne kokusu alıyorsunuz? Net olun ve kendinizi daha sakin ve rahat hissedene kadar bu imge üzerine odaklanın. Bunu günde iki kez yapmayı deneyin.

6. Endişelerinizi kabul edin

Stresli olduğunuzu kabul etmeniz, stresin sizin üzerinizdeki gücünü azaltmak için ilk yapmanız gereken şeydir. Korkmuş olduğunuzu kabul edin ve aklınızdaki negatif düşünceler ile yüzleşin. Tehlikeli veya rahatsız edici bir hissiyat mı? Stres çoğunlukla, gelecekte olacak şeyler veya olmamasından korktuğumuz şeyler için endişe etmekten kaynaklanır. Sadece siz gerildiğiniz ve stresli olduğunuz için gizli bir tehlike olduğunu var saymayın. Düşüncelerinizi dağıtıp bu şekilde hissetmenize neden olan şey stres. 

7. Egzersiz yapın

Bicycling

Herkes egzersiz yapmanın endorfin salgılattığını bilir. Endorfin zihninizin kendini daha iyi hissetme kapasitesini arttırır. Egzersiz yapmak illa her gün saatlerinizi spor salonunda geçirmeniz anlamına gelmiyor. Elinizden geldiğince aktif olmanız yani günde bir veya iki defa yaklaşık 15-30 dakika yürüyüş yapmanız da egzersiz sayılır.

Bisiklete binmek, kısa ama tempolu yürüyüş gibi kardiyo çalışmaları, tenis veya golf oynamak da egzersiz yapmak sayılır. Bir yoga veya Pilates kursuna da katılabilirsiniz.Ne kadar aktif olursanız kendinizi o kadar iyi hissedersiniz. Eğer televizyon izleme bağımlılığınız varsa, duygusal durumunuzu ve ruh halinizi yükseltip stresi azaltmak sizin için daha zor olacaktır.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Doğduğunuz Mevsime Göre Kişiliğiniz

 

Yapılan araştırmalara göre (burç yorumları dışında) doğduğunuz mevsimin kişiliğiniz üzerinde büyük etkileri var.

İLKBAHAR İNSANI

Herşeyin ortasını bulabilen, sevecen insanlardır. Çoğu kış ayındaki dondurucu soğuğu ve yazın kavurucu güneşini sevmez. Genel olarak psikolojik mesleklere yatkın ve içi kıpır kıpır olan insandır. Monotonluktan hoşlanmaz, hareket etmez. Muhabbeti bazen sıkıcı olur. Diğer insanlara oranla güneşin batışını seyretmeyi daha çok sever. Genel olarak pozitif düşünmeye çalışır. İlkbahar insanı olarak bir bayanın (diğer kadınlara oranla) en çok hoşlanacağı hediye çiçektir. Papatyaları ve çimlere uzanıp kafa dinlemeyi severler.  Sevdiği meyveler arasında incir, elma ve üzüm ön sırada olur.

KIŞ İNSANI

Sobanın üzerindeki kestane en sevdiği şeydir. Kışın soğuk anları onu katı bir kişiliğe sahip kılsa bile aslında içinde yumuşak huylu bir insan yatmaktadır. Şömine sesi ona her zaman huzur verir, sıcak tutan giyecekler ve giysiler her zaman favorisidir. Genelinin yüzü bembeyazdır ve etrafından “peynir gibisin” tepkisini alabilirler :) Kardan adam yapmak favori eğlencesidir. Yaz aylarında gördüğü kar tanesi veya kardan adam gibi ufak süslemeler onu mutlu edebilir. Sevdiği hediyeler genel olarak ufak biblolar veya kalın tarz giysilerdir. Kış kadınının en büyük sorunu da kalın kıyafetlerin onu şişman göstermesi olsa bile bunu kış sevgisi uğruna görmemezlikten gelebilir. En sevdiği meyveler arasında elma, nar ve kivi bulunur.

YAZ İNSANI

İçi nutella gibi tatlı ve yumuşaktır :))  Kış/sonbahar aylarında havanın en ufak bir derece artışında şort giyme meraklısı olurlar (genellikle kadınlar). Güneşi görmesi içindeki o şen şakrak insanın belli olması için yeterlidir. Terlemek onun kitabında yazmaz. Mayo ve bikinilerinin yanında plaj havlusu 4 mevsim hazırdır. En sevdiği şey de şezlong da uzanıp, güneşlenmektir. Dolabının %50 sinden fazlası yaz kıyafetleri ile dolu olur. Her zaman yaz gelse de havuz başında/ sahilde meyve kokteyli içsem diye bekler :) Soğukluk namına sevdiği tek şey karpuzdur. Kış alarında her zaman bir tarafı eksik gibi hisseder ve kişilik olarak da çok şefkatli ve cana yakın olurlar. Hediye olarak da orjinal fikirler taşıyan farklı tarzda eşyalar severler.

SONBAHAR İNSANI

Sonbahar insanının istisnasız hepsi hüzne ve şömine başında içilebilecek kahveye aşıktır. Yalnız kalmayı sever, gelecek hakkında çok fazla hayal kurarlar. Bir çoğunun kalbi şefkat doludur. Dışarıda esip saçlarına dolanabilecek en ufak bir meltem onları mutlu edebilir. Sade bir kişiliğe sahiptir. 6. hisleri diğer insanlara göre çok daha kuvvetli olur. Yazın bitimi ve kışın gelişi arasında kalan bu insanlar mükkemmel bir anın bile sonunu fark edebilir ve ona göre yaşarlar. Geneli çok sakin ve sessiz olur. Sessizlikleri aslında onlar için çok şey ifade ederken, diğer insanların onları anlaması (genel olarak) pek mümkün olmaz. Sessiz olabilirler ama iç dünyalarında istedikleri bir şey varsa onu kazanabilmek için çok fazla çaba sarf ederek, inat ederler. En sevdiği meyveler arasında mandalina, muşmula ve kızarmış sulu armut bulunur. Genel olarak sade ve küçük hediyelerden hoşlanır, en ufak bir şeyde mutlu olurlar :)

kaynak: oanada bak

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DUYGUSAL ÇÖPLERİNİZİ BOŞALTMA TERAPSİ

 

İşinize yarayan ne varsa bilgisayarınızda saklar; işe yaramayan, güncelliğini yitirmiş ne varsa bu kutuya atarsınız. Olmazsa, geri dönüşüm kutusunu da boşaltır, tüm işe yaramaz şeyleri bir defada uzay boşluğuna gönderiverir, bir daha yüzünü bile görmezsiniz.

Peki, yaşanmış, bitmiş, güncelliğini kaybetmiş, artık üzerinizde hiçbir etkisi kalmamış ya da sadece olumsuz tortularını taşıdığınız duygularınızdan ne haber? Yaşadığınız anda bile hoşlanmadığınıza karar verdiğiniz anılar… Eski aşklarınızı ne yaptınız mesela? Yoksa yaşanıp bittikten, üzülüp bunalıp stresini çektikten sonra onları ahde vefa olsun diye kaldırıp beyninizin en kıymetli yerindeki duygusal çöplüğünüze mi attınız? Attınız, buraya kadar güzel. Acaba onlar şimdi o çöplükte, canınız ne zaman sıkılmak ve kendinize bunalım yaratmak isterse çıkarıp çıkarıp kullanılmak üzere emre amade mi bekliyor?

Sizi Üzen Duyguları Artık Yanınızda Taşımayın!

Bazen şöyle bir cümle söylendiğini duyarım da, kanım mı donsun, kahkahalarla güleyim mi şaşırır kalırım. Mesela kimi arkadaşlar der ki; “Ben eski aşklarımın hiçbirini unutmadım, yaşadığım ne varsa anılarımda, aklımda.”

Aferin. Bu kadar vefalı olduğunuz için kendinizi tebrik edebilirsiniz; bir de tenekeden madalya takın bari! Zihninizde kaç tane yaşanıp bitmiş aşk, yaşanmış ama kötü bitmiş ilişki, ne bileyim kazık atmış, sizi üzmüş arkadaşlarınızla ilgili anılar, kısaca canınızı sıkıp sizi üzebilecek ne varsa sakın bir yere göndermeyin. Ömrünüzün sonuna dek beraber yaşayın!

İnkar edemem; aşk güzel bir duygudur. Bizi mutluluktan bebekler gibi zıplatır, kış ortasında bahar yaşatır, mutlu olmamızı sağlar.

Vefa da güzeldir. Yaşanılmış olayları, insanları, ilişkileri, aşkları unutmamak gerekir. Peki ama biz? Kendimize olan vefa borcumuz? Kendimize karşı yerine getirmemiz gereken görevlerimiz ve sorumluluklarımız?

İçimizdeki duygu çöplüğü bana göre gerçek bir bomba gibidir. Nasıl ki bir çöp bidonu, içine tehlikeli maddeler atıldıkça sessiz sakin şişer, dolduğunda da patlar; içimizde taşıdığımız ve hoşlanmadığımız ne varsa doldurduğumuz ‘Duygu Çöplüğü’ de işte böyle tehlikeli bir bölgedir.

Aşk güzeldir elbet. Doğar, büyür, yaşar. Ama unutmamak lazımdır ki bir gün mutlaka biter. Doğası gereği bitmek zorundadır. Tarihe mal olmuş ünlü aşklara baktığınızda göreceksiniz ki, ya kadın ölmüştür, ya erkek… Aşkları da araya ölüm engeli girip bitmeye fırsat bulamadığından, tarihe mal olmuştur. Son aşama hep bitiştir; bu kaçınılmaz. Bitişlerden sonra da zavallı ruhumuzda iyiler yanında kötü olayları da mı tutacağız? Bize kendimizi kötü hissettiren olayları zihnimizde, duygu çöplüğümüzde neden barındıralım?

Zihnimizi Çöplerinden Kurtarma Aşamaları

Gelin isterseniz bugün beynimizin “Duy-gu Çöplüğü” bölümünde bir tarama çalışması yapalım. Bizi üzen, bunaltan, mutsuz eden, süründüren ne varsa onları aklımızdan çıkarıp uzayın boşluklarına bir daha buluşmamak üzere gönderelim. Bunu başarmak için de şu sıralamayı takip edelim:

Öncelikle evimizin içinde kendimize sakin bir yer bulalım. Mekan seçimi size ait olup ses ve gürültüden etkilenmeyeceğiniz, rahatsız edilmeyeceğiniz bir yer olması gerekmektedir.

Terapimizi yapacağımız mekanın renkleri ise rahatlatıcı, pastel renklerden seçilmiş olmalı. Renk seçim imkanımız yok ise, hiç olmazsa oturduğumuz yere yeşil, mavi, pembe, sarı gibi renklerin pastel tonlarından oluşmuş veya bu da bulunamıyorsa beyaz bir örtü örtmek yeterli olacaktır.

Mekan seçimini yaptıktan sonra yanımıza bir adet kalem ve bol miktarda küçük kağıt (hatırlatma kağıtları boyutunda olması yeterli), bir adet kutu, bir de kulaklıkla hareketli bir müzik dinlememize imkan verecek herhangi bir alet alarak, yalnız kalabileceğimiz ve rahatsız edilmeyeceğimizden emin olduğumuz anda mekanımıza çekilelim.

Rahatça oturabileceğimiz bir pozisyonda yerimize yerleşip kendi içimize dönerek duygu çöplüğümüzde tarama yapmaya başlayalım. Bu taramayı yaptıkça aklımıza gelen her olay bir diğerini çağıracak, birbiri ardına kötü anılarımız yavaş yavaş sıraya dizilmeye başlayacak.

Her bir kağıdın üzerine ayrı ayrı canımızı sıkan, bizi üzen, bunaltan hangi anımız varsa onları kısa notlar halinde yazalım.

İçimizde varolanları bitirdiğimize ve hepsini kağıda döktüğümüzü düşündüğümüz anda yazma işlemine son verelim.

Kağıtlarımızı sıraya koyalım. Mekanımıza çekilirken yanımıza almış olduğumuz kutuyu yakınımızda bir yerlere koyalım. Müziğimizi dinlemek üzere kulaklıklarımızı takalım. Dinlemek üzere seçtiğimiz parçaların hareketli bir tempoda olmasına özen gösterelim; çünkü ağır ritimli parçalar bizim dağılıp anılarımıza dalmamıza neden olur.

Sıraya koyduğumuz kağıtları teker teker alıp okuyalım (tercihen sesli), okuyup bitirdikten sonra da buruşturup çöp sepetine atalım. Bu işlemi yaparken gözlerimizi kapatalım. Bu arada bu olayın beynimizin içinden dertop olup kağıdımızı attığımız kutuya düştüğünü hayal edelim.

Yazdığımız kaç adet kağıt varsa hepsi için aynı işlemi uygulayalım. Tüm kağıtlarımız bittiğinde, bunları doldurduğumuz kutuyu da alıp hepsini akan bir suya keyifle boşaltalım. Akar su hiçbir zaman kir barındırmaz, kötü anılarımıza da layık oldukları finali yaşatacaktır

Bu terapiyi, olumsuz hisler bizi ne zaman rahatsız ederse tekrar uygulayabiliriz. Lütfen unutmayın, bunu vefasız olduğumuzdan veya insanlara değer vermediğimizden değil, sadece karmakarışık hislerle baş başa kalmak yerine, biraz olsun ferahlamak ve ruhumuzu rahatlatmak için yapıyoruz. Önce de söylediğim gibi aşk güzeldir; yaşanılanlardan ise sadece güzel olanlar muhafaza edilmeye layıktır. Bizi rahatsız eden ne varsa uzaya yollayıp hem rahatımızı kaçırmayalım, hem de yeni ve güzel duygulara gerekli yeri açabilelim.

Sevgiyle kalın.

Alıntıdır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »