Okyanuslar halkları ve kültürleri ayırmak için değil, suları birleştirmek için vardır…

 

Okyanuslar halkları ve kültürleri ayırmak için değil, suları birleştirmek için vardır diyen Thor Heyerdahl, Kon Tiki adını verdiği salıyla gözü kara bir yolculuğa çıkar

Kon-Tiki, Norveçli bilim adamı Thor Heyerdahl ve beş arkadaşının 1947‘de Güney Amerika‘nın batı kıyılarından Tahiti‘nin doğusundaki adalara yaptıkları yolculukta kullandıkları sal.Heyerdahl, eski çağlarda Amerika‘da yaşayan insanların, okyanusu salla geçerek Polinezya‘da koloniler kurmuş olabileceği düşüncesini kanıtlamak istiyordu.Heyerdahl, arkadaşlarıyla birlikte Callao‘da (Peru) yetişen balsa ağacı kütüklerinden yaptığı ve efsanevi İnka tanrısı Kon-Tiki adını verdiği bu salla 4,300 millik yolu 101 günde almayı başardı.Kon-Tiki bugün Oslo‘da aynı adla anılan müzede sergilenmektedir

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bilim adamları beyne dışarıdan sinyal göndererek beyin aktivitesini etkilemeyi başaran bir makine geliştirdi…

Matrix’teki “mucize” gerçek oluyor! Beyine dışarıdan bilgi yükleyebilen makine geliyor! Matrix filminde Neo karakterinin sadece birkaç saniye içerisinde Kung Fu öğrendiği sahne gerçek oluyor.

Bilim adamları beyne dışarıdan sinyal göndererek beyin aktivitesini etkilemeyi başaran bir makine geliştirdi. Önce Duke Üniversitesi’nde görevli Amerikalı bilim adamları, beynine mikroçipler takılan bir maymuna istenilen bilgiyi göndermeyi başardıklarını duyurdu. Ardından Rus bilimadamı Vitali Valtsev, düşünme yeteneği olan ve bir bebek gibi eğitilmezse suçluya dönüşebilecek bilgisayar icat ettiklerini öne sürdü. Tüm bu gelişmeler gişe rekorları kıran The Matrix filminde Keanu Reeves’in canlandırdığı Neo karakterinin bir bilgisayara bağlanıp birkaç saniye içinde milyonlarca sayfa bilgiyi ve beceriyi kazandığı o sahneyi akıllara getirdi.

Boston Üniversitesi uzmanlarıyla ortak çalışan Kyoto Nörobilim Akademisi’nin Japon bilim adamları bu rüyanın gerçek olmaya çok yakın olduğunu açıklayınca birkez daha bilim dünyasında heyecan yaşandı. Hafıza hapı da geliyor Uzmanlar ‘yakın gelecekte’ yeni bir yabancı dilin ya da uçak uçurma becerisinin uyanık olmaya bile gerek duyulmadan insanların beynine kısa sürede yüklenmesinin mümkün olacağını açıkladı.

FMRI adlı bir cihaz geliştirdiklerini duyuran bilim adamları, bu cihazın beyne gönderdiği sinyaller ile beyin aktivitesini değiştirmeyi başardıklarını, bunun da teorik olarak beyne yeni bilginin dışarıdan aktarılmasına olanak verdiğini vurguladı. Saygın bilim dergisi Science, bilim adamlarının bu çalışmasını son sayısında geniş bir şekilde yayımladı. Ayrıca uzmanların, hafızayı dinç tutacak ve öğrenilen bilgilerin çok daha uzun süre beyinde zarar görmeden depolanmasını sağlayacak bir hafıza hapı üzerinde de çalıştıkları kaydedildi.
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

esnemenin, kişiler arasındaki yakınlık derecesine bağlı olarak karşıdakine geçebildiğini tespit etti…

Esnemek bulaşıcı ama… Bilim insanları esnemenin, kişiler arasındaki yakınlık derecesine bağlı olarak karşıdakine geçebildiğini tespit etti. … Esnemek bulaşıcı; Ancak  esneyen kişiye yakınlık derecesi ne kadar ileriyse o esnediğinde karşısındakinin de esneme ihtimalinin o kadar yüksek olduğunu tespit etti.

 Esneyen akrabaysa en yoğun şekilde taklit edilirken, arkadaş ve tanıdıklarda bu durum biraz daha azaldı, hiç tanınmayan kişide zayıf olarak ortaya çıktı. Bu bağlantının sadece empati geliştirebilenlerde bulunduğunu belirttiler.
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yıldızlar niye göz kırpar?

Yıldızların göz kırpıyormuş gibi ışıklarının kırpışmasının sebebi, çok uzaktan geliyor olmaları ve atmosferimizdir. Yeryüzünde nispeten ılınan hava devamlı olarak yükselme meylindedir. Bu durum gece de devam eder. Yıldızların zayıf ışıkları bu yükselen hava dalgası içinde kırılırlar. Bazen gözümüze tam olarak ulaşamazlar, yani kesik kesik gelirler.

Bu evimizdeki sıcak radyatörün veya bir ateşin ya da yazın çok sıcak yolların üzerindeki yükselen havanın arkasındaki şekillerin görüntüsünü dalgalandırmasına benzer. Gerçi görülebilir gezegenlerden gelen ışıklar da yükselen hava dalgaları ile kırılır ama onların ışıkları daha güçlü olduklarından gözümüze ulaşmada kesinti olmaz ve göz kırpmazla

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hangi yoldan gidiyorsunuz?

Hayatlarımızın kendisi birer yol. Doğduğumuz andan itibaren çıktığımız bu yolu bazen uçarcasına kat ediyoruz, bazense el yordamıyla arıyor, ayağımızı bir taşa çarpıveriyoruz. Yani aslında hayatı tek bir yola benzetmek ona haksızlık etmek olur. Hayat, patikasından dublesine pek çok yoldan oluşur ve insan hayatının her döneminde farklı bir yolun yolcusudur. Peki siz şu an hangi yolun yolcususunuz?

 

http://testyourself.tr.msn.com/olcer/Hangi_yolun_yolcususunuz/Start.aspx

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yorumsuz…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

10 Aralık 2011’de tam Ay tutulması var…

10 Aralık 2011’de tam Ay tutulması var…

10 Aralık 2011 Cumartesi günü, Tam Ay tutulmasında, tam tutulma süresi yaklaşık olarak 52 dakika sürecek, ancak bu yüzyılın en uzun tam ay tutulması 27 Temmuz 2018 tarihinde yaklaşık olarak 104 dakika sürecek

Ay, Dünya’nın arkasını dolanıp gölgesine girdiğinde Ay tutulması olur.

Bir tam tutulmada gölge, Ay’ı tamamen kaplar ancak tamamen karanlık olmaz, koyu bir pas kırmızısına döner. Bunun nedeni, Güneş’ten gelen ışınların Dünya tarafından tutuluyor olmasına rağmen, ışınlardaki kırmızı renk tonlarının Dünya atmosferi tarafından saptırılması ve bunlardan bir kısmının Ay’a yansıması sonucu meydana gelmesidir.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Eğer bir kişi kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul oluyormuş.

– Japonya’ya atom bombası atıldığında 2 yaşında olan bir kız, 12 yaşına geldiğinde maruz kaldığı radyasyon nedeniyle kansere yakalanmış ve hastaneye yatırılmış. Ama durumu ümitsizmiş.

Hastanedeki tüm doktorlar, küçük kızın ölümü için gün sayarken, küçük Japon kızı hayat doluymuş. Koridorlarda koşuyor, oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyormuş. Hastaların arasında en sevdiği kişi ise 80 yaşlarında…, kendisi gibi kanser olan yaşlı bir kadınmış.

Küçük Japon kızı, ölüm döşeğindeki bu yaşlı kadını hiç yalnız bırakmamış. Kadın ölmeden hemen önce “Benim için çok geç ama, bizim inanışımıza göre; eğer bir kişi kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul oluyor. Ben yapamadım, sen yap ve kurtul” demiş ve son nefesini vermiş.

Küçük Japon kızı çok üzülmüş ama hayatta kalma arzusuyla geleneksel Japon sanatı olan origamiyle kağıtan turna kuşları yapmaya başlamış. Neşe içinde çalıştığından ilk başlarda çok hızlı yapıyormuş. 1000 tane turna kuşu yapması işten bile değilmiş.

Ama sağlığı da hızla bozuluyormuş. Bu hazin öykü önce yerel, sonra da uluslararası basında yer almış. Dünyanın dört bir yanından insanlar kıza, binlerce turna kuşu göndermeye başlamış.

Ama küçük Japon kızı, haberler basında çıktığında elini kıpırdatamaz hale gelmiş. Hayattaki son saatlerini 644. kuşu yaparak geçirmiş. Kuşu bitirmiş, gözleri kapanırken hemşireler ve hastabakıcılar, postadan çıkan yüzlerce origami kuşuyla odasına girmişler. Ama küçük Japon kızı yüzünde bir tebessüm yatağında cansız yatıyormuş. Postacılar aylarca kağıttan turna kuşu taşımışlar hastaneye. Sayısı milyonlara ulaşan turna kuşları Japonya’da bir müzede sergileniyor…

Bu hikaye Japonya’da 1943-1955 yılları arasında yaşayan Sadako Sasaki’nin hikayesidir. Arkadaşları, eksik kalan 356 turnayı katlayıp onunla birlikte gömerler.

Turna kuşu, o zamandan beri barışın ve nükleer silahsızlanmanın simgesidir.

Küçük kızın hayatı “Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu” adıyla 1977 yılında Eleanor Coerr tarafından kaleme alınmıştır

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Resimden Kişilik Analizi…

Size uygun olan resmi seçin sonra aşağıdaki açıklamasını okuyun Aşağıdaki resimler psikologlar tarafından ortaya çıkarılmış. Defalarca test edilmiş şekiller ve renkler değişerek bugünkü halini almış. Hangi resim size yakın geliyorsa seçin 9 ana karakterden hangisi size uyuyor bulun.

1. İçedönük – Hassas – Kolay etkilenen Kendinizle ve çevrenizle ilgili düşüncelere etrafınızdaki çoğu kişiden daha sık ve daha derin bir şekilde dalıyorsunuz. Üstünkörü hareketler ve konuşmalardan nefret ediyorsunuz. Geyik muhabbeti yapmaktansa yalnız kalmayı tercih edebiliyorsunuz. Ama yakın arkadaşlarınızla olan ilişkileriniz o kadar kuvvetli ki bu da size ihtiyacınız olan uyumu ve gücü getiriyor. Yine de yalnız başına kalmaktan hiç sıkılmıyorsunuz.

2. Özgür – Geleneklere karşı – Tutulamayan Kendinizi geliştirmenizi sağlayacak özgür ve kimseye bağlı olmayan bir hayat peşindesiniz. Hobilerinizde ya da işinizde sizi Başarıya ulaştıracak yeteneklere sahipsiniz. Bağımsızlığa olan düşkünlüğünüz bazen sizden beklenilenin tam tersini yapmanıza neden olabiliyor. Öyle her gördüğünüz şeye üzerinde düşünmeden uyacak tiplerden değilsiniz. Aksine kendi fikirleriniz doğrultusunda gitmeyi yani akıntıya karşı kürek çekmeyi seviyorsunuz.

3. Dinamik – Aktif – Dışa dönük İlginç ve çeşitli işlere girebilmek için risk almaktan kaçınmıyorsunuz. Rutin bir hayat sizi etkisiz hale getirebiliyor. En çok sevdiğiniz şey tüm olaylarda başrol oynamak. Aslında olayları başlatan kişi de siz oluyorsunuz.

4. Ayakları yere basan – Dengeli – Uyumlu Komplike olmayan ve doğal bir yaşamı bir aşkı ve işi amaç edinmişsiniz. İnsanlar size saygı duyuyor çünkü sizin ayaklarınız öyle bir yere basıyor ki herkes sizden destek alıyor. Siz de bu insanlara güven sağlamayı biliyorsunuz. Çok sıcak ve insancıl olarak tanınıyorsunuz. Basmakalıp ve çok abartılı olan her şeyi reddediyorsunuz. Modanın getirdiği yeniliklere de bağlı değilsiniz. Aksine sizin için giyim pratik ve rahat olmalı.

5. Profesyonel – Pragmatik – Kendini tanıyan Hayatını eline alıp şansını kadere bırakmak yerine yaratmayı sevenlerdensiniz. Problemlerinizi pratik ve karışık olmayan yöntemlerle çözüyorsunuz. Günlük hayatınızda gerçekçi olmayı tercih ediyorsunuz. İşte ise herkes sizi sorumluluk sahibi olarak tanıyor. Sizin kendinize olan güveniniz sayesinde etrafınızdakiler de sizden güç alıyor. Fikirlerinizi uygulamaya koyana kadar rahat edemiyorsunuz.

6. Barışçıl – Tedbirli – Agresif olmayan Anlaşması kolay bir insansınız. Kendi özel hayatınıza ve özgürlüğünüze düşkün olduğunuz için de arkadaşlarınızı pek yormuyorsunuz. Bazen hayatın anlamını düşünmek ya da kendi kendinize eğlenmek için her şeyden uzaklaşıp yalnız kalmak istiyorsunuz. Bu yüzden de kaçabileceğiniz güzel mekânlar nerede biliyorsunuz ama siz yalnızlık düşkünü bir insan da değilsiniz. Sadece hayatın size vermiş olduklarını takdir eden dünyayla barışık bir insansınız.

7 . Dikkatsiz – Oyunsever – Neşeli Spontane ve özgür bir hayatı seviyorsunuz. Hayata bir kere gelinir ilkesinden yola çıkarak dolu dolu yaşamayı istiyorsunuz. Çok meraklı ve her yeni şeye açık bir insansınız. Tüm değişikliklerin sizi büyüttüğüne inanıyorsunuz. Bağlı kalmak kadar sizi sıkan bir şey yok. Sürpriz yapmaktan ve sürprizlerle karşılaşmaktan çok hoşlanıyorsunuz.

8. Romantik – Hayalci – Duygusal Çok duygusal bir insansınız. Olayları gerçekçi tarafından görmeyi reddediyorsunuz. Sizin için duygularınızın size söyledikleri önemli. Ayrıca yaşamda hayallere yer olması gerektiğini savunuyorsunuz. Romantizmi reddeden ve her şeyi akılcı bir yolla çözmeye çalışan insanlarla anlaşamıyorsunuz. Hayallerinizi duygularınızı sınırlayacak her şeyi reddediyorsunuz.

9. Analitik – Güvenilir – Kendinden emin Hayatınızı insanların gözden kaçırdığı küçük değerli taşlarla doldurmayı seviyorsunuz. Bu nedenle kültür sizin hayatınızda önemli bir yer oynuyor. Yine de siz şık ve zarif duygularınızın çevreden etkilenmemesini sağlıyorsunuz. Sizin için zarif ve görgülü bir hayata sahip olmak çok önemli. Ve yine aynı tarzdaki insanlarla birlikte olmayı tercih ediyorsunuz.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Kader Katsayısı Nedir? Bu sayi var olusunuzun gerisindeki amac ve ozellikleri belirliyor

Kader Katsayısı Nedir? Bu sayi var olusunuzun gerisindeki amac ve ozellikleri belirliyor.Icinizde sakli olan ozellikler, dusunce biciminiz,kisiliginiz ve yasamdaki amaciniz gizli bu sayi da dogumdan olume kadar bu sayinin isiginda yolunuzu cizeceksiniz. Kader Sayinizi Nasil Bulacaksiniz ? Yasam carkinizin kader sayisini bulmak icin dogdugunuz ayin degeriyle gunu ve yilinin sayilarini yan yana toplamaniz gerekiyor.

Aylarin sayi degerleri: Ocak : 1 Subat: 2 Mart: 3 Nisan: 4 Mayis: 5 Haziran: 6 Temmuz: 7 Agustos: 8 Eylul: 9 Ekim: 1 Kasim: 2 Aralik: 3 Sira kader sayinizi bulmaya geldi.

Tablodan dogdugunuzun ayin degerini bulup gün ve yil ile birlikte toplayin.

Örneğin: 20 temuz 1957 ‘de doğmussanız; 20+ 07+ 1957=1984 1+9+8+4=22 > 2+2=4 Kader sayınız: 4 eder

okuyun hesaplayın kişiliğinizle uyuşacaktır.

Kader Sayisi 1 “ÖNCÜ” Öncü, lider, yol gosterici ve planlayicisiniz. Gercekten guclu bir kisiliginiz var. Yeriniz kaptan kosku. Baskalarina boyun egmek sizin icin yabanci bir kavram. Son derece yaratici ve yeteneklisiniz.Dusuncelerinizi bir an evvel yasama gecirmek, gerceklestirmek icin gerekli olan mucadeleci ruhu sizde mevcut. Yukselme hirsi ise yasaminizin temelini olusturuyor. Arzu ettiginiz basariya ulasmak icin yilmadan calisiyorsunuz. Yoneticilik yeteneginiz oldugu icin Olaylara hemen hakimolabiliyorsunuz.Yasamin her alaninda bu yeteneginiz gecerli. Kararlilik, guc ve irade hirsinizin Araclari. Ve siz bu araclari Buyuk bir beceri ile kullaniyorsunuz. Zaman zaman bu Niteliklerin olumsuz yonlerini sergilediginiz oluyor.Boyle durumlarda son derece saldirgan olabiliyorsunuz. Oysa istediginizi elde etmenin yolu iliskilerinizde inceligi elden birakmadanhalletmek.Bazen elestiren ve emreden oluyorsunuz ama size elestiri yapildiginda kahroluyorsunuz.Aslinda son derece hassas bir kalbiniz var.Bu durumda kalbinizin sesini dinleyin.Kisa zamanda hem liderliginizi hemde dostlarinizi yeniden kazanirsiniz.

Kader Sayisi 2 “YARDIMCI” Sizi baskalarindan ayiran iki yonunuz var. Taktik ve insan iliskilerinde gosterdiginiz ustalik ve beceri ile ustesinden gelemeyeceginiz hic bir sey yok.Yasaminizdaki anahtar kelime isbirligi. Uyumsuzluk ve tartismali konular sisteminizi hemen etkiliyor. Bu yuzden basiniza boyle bir sey geldiginde butun gucunuzle durumu duzeltmeye calisiyorsunuz. Zarif bir insansiniz bunun yani sira baskalarini da cok dusunuyorsunuz kirmamaya calisiyorsunuz. Bu yuzden cevrenizden dostlariniz hic eksik olmuyor.Kader Carkinin diger sayilarindan daha mucadeleci bir ruha sahipsiniz ( 9’dan sonra ). Ancak yasamin guzel zevklerinden hic mahrum kalmiyorsunuz. 2 rakami toparlayiciligin sayisidir. Ruhunuzun birlestirici yonunu alevlendiriyor. Mutluluguzun temel kosulu ise uyum yaptiginiz hersey de sanki bir sihir var.Cunku bir kavrami ele alip onun icini doldurmakta ustunuze yok.Baskalarinin yardima ihtiyaci oldugunda ortaya cikiyorsunuz ama gerektiginde hic kimsenin yardimi olmadan isinizi kendi basiniza halledebiliyorsunuz.

Kader Sayisi 3 “SECICI” Orgutlenme yetenegi ve yoneticilik sizde toplaniyor. Becerikli bir insansiniz bu ozelliginiz sayesinde basari ve mutluluk dolu bir yasam sizi bekliyor Insanin dogasini ve zaaflarini iyi bildiginiz icin insanligi duzeltmek amacina yonelik meslekler seciyorsunuz. Aslinda cok bagislayici ve halden anlayici bir insansiniz. Otorite en onemli silahiniz. Yonetici olarak girdiginiz her yerde bu silahi kullaniyorsunuz. Ne kadar buyuk bir toplulukla calisirsaniz basariniz ve kazancinizda o derece buyuk olacaktir.Endustri, sirket ve orgutlerde yonetici yeteneklerinizi en iyi sekilde kullanabilirsiniz. Cok cesur bir insansiniz. Amaclariniz ve yapmaniz gerekenleri cok iyi biliyorsunuz. Amaciniz herkesin hareket ozgurlugunden faydalanmasini saglamak. Ama bu da size gore belli bir disiplin icinde olmali. Kendi ozgurlugunuz icin baskalarini incitmekten hoslanmiyorsunuz.Dogal olarak baskalarinin da bunu size yapmasina izin vermiyorsunuz.

Kader Sayisi 4 “DUVARCI” Yasam carkinizin sayisi kareyi simgeliyor. Bu adalet ve esitlik demektir.Siz ise bu karenin tam ortasinda dort tarafiniz cevrili oldugu icin kipirdayamiyorsunuz. Biraz da hareket ve renk lazim degil mi hayatinizda? Sadece yukariya dogru gelisebiliyorsunuz. Kare yasamin tum pratik yonlerini temsil ediyor. Ama olaylara degisik acilardan bakmayi basaramiyorsunuz.Yasam carkina gelecekte olacak iyi seylerin temeli diye de bakabilirsiniz. Sabirli ve sebatli birisiniz calismaya her an hazirsiniz. Aynen bir duvar ustasi gibi araclariniz mantik ve yontemdir. Sizin icin belirli kaliplar var,onlarin disina cikmayi ise hic akliniza getirmiyorsunuz. Sadik ve guvenilir bir kisisiniz. Ancak muhafazakarlik sizi kisitliyor.Ayrintilar ise sizin bazi cabalarinizin sonuclanmasini engelliyor. Kendi fikirlerinizi baskalarina zorla kabul ettirmeye calismazsaniz ilerlemeniz daha kolay olacaktir. Bir sanatcinin yada mimarin size kavram olarak sundugu bicimi tum ayrintilari ile gozunuzde canlandirabilirsiniz. Bundan sonrada kendi pratik yaklasiminizla projeyi kagida dokebilirsiniz. Kimse sizin icin gorev ve sorumluluklardan kaciyor diyemez cunku nerede guvene ihtiyac varsa orada sizi buluyorlar.

Kader Sayisi 5 “YAZICI” Dogustan Merkur ozellikleriniz var. Enerji canlisiniz. Ince bir zekanizin yani sira iyimser bir kisiliginiz var.Yasam sizin icin cesaret gerektiren bir macera. Eglenmesini dahasi yasamasini cok iyi biliyorsunuz.Yasamin degiskenligi sizin degisik ve cesitlilige olan duskunlugunuzle tam bir uyum icinde oldugundan yasama rahatlikla ayak uydurabilirsiniz.Dunyanin merkezi olmaktan hoslaniyorsunuz. Ama olmadiginizi bir turlu kabul etmek istemiyorsunuz.Ozgurlugunuze cok duskunsunuz. Ve hic bir seyin sizi ozgurlugunuzden alikoymasina izin vermiyorsunuz. Sozcukleri kullanmada cok basarilisiniz. Bundan dolayi konusmaya dayali mesleklerde cok basarili olursunuz. Eglence ve yazin dunyasinda bir yildiz gibi parlayabilirsiniz.Ancak ustun konusma yeteneginiz bazen sorunlarada yol acabilir. Bilmediginiz konulara dalarak mahcup olabilirsiniz. Degisken bir karakteriniz var. Bu kotu bir ozellik degil. Kimileri icin bir zevk de denilebilir. Size gore akilli insan zamana ayak uydurmak zorundadir.Ihtiyaclarinizin neler oldugunu biliyor ve bu ugurda yapmaniz gerekenlerden kacmiyorsunuz. Sizin icin mutluluga giden yol buradan geciyor.Her ne pahasina olursa olsun almak. Mutluluk kendinizi ifade etmek ve basariya ulasmaktir.

Kader Sayisi 6 “OGRETMEN” Sizin dunyanizin yoneticisi asktir. Aslinda kime asik oldugunuzun cok da onemi yoktur. Ve evrendeki goreviniz bu Felsefiyi ogretmektir.Amaciniz ise baskalarina yardim etmektir. Aska ve ilgiye olan asiri ihtiyacinizin arkasinda kendinize olan guvensizliginiz yatar. Ailede gerceklestirdiginiz huzuru, cevrenize sonrada tum dunyaya yaymak amaclarin en onemlisi. Kabaliga, bayaliga asla tahammul edemiyorsunuz. Ikili iliskiler tercihiniz. Kalabalikta kendinizi savunmasiz hissediyorsunuz. Muzikten,guzel sanatlardan anliyorsunuz. Yasamin guzelliklerine olan sevginizi bu alanlarda uzmanlasarak dile getiriyorsunuz. Kendinizden cok baskalarini dusunme ozelliginiz, sizi genclerin danismani, yaslilarin sirdasi ve dunyanin ogretmeni yapiyor. Cok ender elestiriyorsunuz. Aslinda sizi rahatsiz eden cok az sey var. Yaninizda sevgiliniz olsun yeter. Gorevlerinizin size yukledigi sorumluluk aslinda gorundugunden de agir.Ancak bu agir gorevlerin onemini gayet iyi biliyorsunuz. Yasamdaki gorevlerinizi yerine

getirerek buyuk mutluluga ulasabilirsiniz.
 Kader Sayisi 7 “MiSTiK” Gozlemci bir yapiya sahipsiniz herseyin ardindaki nedeni aramaniz en buyuk ozelliginiz. Yuzeysel hic bir sey sizi tatmin etmiyor. Tersine merakinizi korukluyor. Mistik konulari, yeni ve eski ilim alanlari ilginizi fazla cekiyor. Tipki bir doktor gibisiniz. Sorunlu insanlar aradiklari huzuru sizde buluyor. Sizin elinizde adeta sihirli bir guc var. Mesafeli tavriniz sizi diger insanlardan ayiriyor. Ancak yasamin derinliklerine inenler sizi anlayabilir,suskun donemlerinize bir anlam verebilir.Nitekim zaman zaman boyle manasizca icinize kapandiginiz oluyor. Insanlar ilk tanisdiklarinda sizden cekiniyor. Dogustan itibarlisiniz adeta. Yeriniz ne olursa olsun daima ilgi uyandiriyorsunuz. Felsefi ve kulturel konulara ilginiz buyuk. Ancak tam olarak cozebilmiz degilsiniz. Muzik yazmak,kesifler yapmak yaraticiliginizi kullanabileceginiz alanlardan. Sizin icin sanatcilarin eserlerinden yararlanmadan yasamak yasamak degil. Bazen yasam sizin icin bir dus kirikligi olsada daha ogreneceginiz cok sey var.Genelde karamsar ve suskun bir yapiya sahipsiniz.Yalniz da yasamayi basarabilecek nadir kisilerdensiniz. Hayat konusunda bazen umutsuzluga dustugunuz de oluyor. Ancak felsefi bakis aciniz yasamin nereden kaynakladigini ortaya cikaracak kudrette.
Kader Sayisi 8 “SANATCI” Herseyi net olarak ifade etme yetenegine hatta herseyi net olarak hissetme yetenegine sahip olmasanizda, zekanin yasaminizda buyuk bir onemi var. Cok cesitli konulardan zevk aliyorsunuz. Zamaninizi buyuk kismini da hayallere ayiriyorsunuz. Fakat yasamin salt eglence olmadiginin farkindasiniz. Cok yonlu olmak en buyuk ozelliginiz. Cok ve cesitli yetenekleriniz var. Cabuk kavramak da bunlardan biri. Fakat insanlar hakkinda kolay yanilgiya dusuyor, gercek yuzlerini cok gec farkedebiliyorsunuz. Bilgiye aninda ulasmanin yollarini biliyorsunuz.Ancak bilime yeteneginiz ve duskunlugunuz fazla degil. Cunku zamaninizin cogunu gercek bir bilim adami gibi bilime adamak yerine daha sanatsal ve sportif faaliyetlerden hoslaniyorsunuz. Hossohbet ve eglencelisiniz. Bu ozellikleriniz de kolay arkadas edinmenizi sagliyor. Pek cok insan sizi seviyor ama sizi gercekten anlayan cok az insan oluyor. Bunun sebebi karmakarisik ruhunuzun derinliklerine inebilmeyi cok az kisinin basarabilmesi. Ugrastiginiz size zevk veren konulardan cabuk bikiyorsunuz.Olaylari genelde oldugu gibi kabulleniyorsunuz.Yani fazla dert edinmiyorsunuz. Zaten mucadele etmekten de hoslanmiyor cabuk pes ediyorsunuz. Kivrak zekaya sahip oldugunuzdan baskalarini acimasizca elestirmek ten kacinmiyorsunuz.Sozcukleri kullanmadaki yeteneginiz iyi bir elestirmen, yazar, konusmaci,ya da sunucu olmanizi saglayabilir. Sevgisiz yasamayan bir insansiniz. bu yuzden sizi seven ve anlayan biriyle birlikte olmadikca mutlu olmaniz mumkun degil.
Kader Sayisi 9 “METAFIZIKCI” Yasaminiz, perdenin gerisindeki esrari, ruhun ve gizli ilmin ardindaki anlami cozmekle geciyor. Yasaminizin amaci gercegi yalnizca gercegi ogrenmek Bu konuda cok basarili oldugunuz da bir gercek.Ynsanlari tanimak icin genellikle 5 dk. gozlemlemeniz yeterli. Hayati seviyor fakat cok az kisiyi sevmeye deger buluyorsunuz. Hayatinizin her alaninda comert ve kusursuz olmak istiyorsunuz. Karsinizdakilerin de en az sizin kadar kusursuz ve guvenilir olmasini bekliyor, bu yuzden zaman zaman cok aci cekiyorsunuz.Cok guclusunuz fakat cabuk incinen altin bir kalbe sahibisiniz. Cok az insana gercek sizi tanima firsati veriyor, onlara da fazlaca deger veriyorsunuz. Psikolojik olaylari anlama yeteneginiz muazzam. Ancak sizin disinizda gelisen olaylar sizi ve ruh halinizi fazlasiyla etkiliyor.Bagimsizliginiza ve ozgurlugunuze duskunsunuz . Yine de sevgiyi herseyin ustunde tutuyorsunuz. Hayatiniz karisikliklari cozmek uzerine kurulu oldugu icin mucadele etmekten yorulmuyorsunuz. Hemen her seviyeden insanla anlasma yetenegine ve sonsuz sabra sahipsiniz. Insanlarin ihtiyaclarini onlar soylemeden anliyor ve yardimlarina kosuyorsunuz. Cok iyi bir dinleyici, gozlemci ve yol gostericisiniz bu yuzden iyi bir psikolog veya konusmaci olabilirsiniz… !! (adil)

 

 

 

 

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Maya burcunu merak edenlere…

http://www.mayaburcum.com/

Maya Takvimi bir mucize olan hayatımızın anlamını ve amacını kavramamızı sağlayan eksiksiz bir araçtır. Sizde Maya burcunuzu detaylı bir şekilde öğrenerek kendinizi ve hayat misyonunuzu derinlemesine anlayabilir, iş, aşk ve manevi gelişim konularında şanslı günlerinizi öğrenebilirsiniz. Güçlü günlerinizi öğrenerek, hayatınızda başarılı adımlar atmak elinizde

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Shiatsu masajından bir kaç örnek hareket…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayat üçgeni metodu hayat kurtarıyor…

DOUG COPP’UN ÖNERİLERİ

1996’da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya koyan bir film yaptık. Türk hükümeti, İstanbul belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Case yapımcılık, ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında işbirliği yaptılar. İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket ‘çömel ve korun’ metodunu uygularken, 10 maket ‘hayat üçgeni’ metodumu uyguladı.

Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik. Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar dahilinde direk olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi uyguladığım film ‘çömelip korunan/saklanan’ kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu.

Hayat üçgeni metodumu kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu. Bu film Türkiye’de ve Avrupa’nın geri kalan kısmında milyonlarca izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney Amerika’da RealTV programında izlendi.

Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu ‘ayıptı, gereksizdi’ ve çocukların neden koridorlarda (sıraların arasında) olmadığını merak ettim. O an, çocuklara bir şeyin/eşyanın altına saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum. Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim ‘hayat üçgeni’ dediğim alandır. Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az ezilecektir

Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim ‘hayat üçgeni’ dediğim alandır. Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az ezilecektir. Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu boşluğu kullanan kişinin yaralanmama olasılığı o kadar artar. Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğün üçgenleri say. Heryerdeler. Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın biçimdir.

1) ‘Binalar çökerken basitçe ‘çömelen ve korunan’ kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.

2) Kediler, köpekler ve bebekler’in hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında sizde bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepe, geniş büyük bir eşyanın yanında durun.

3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar bir çok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.

4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.

5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın..

6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür…Nasıl mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da ölürsünüz!

7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir ‘frekans aralığına’ sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar. Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır.. Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.

8) Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır

9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Francisco depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü. Araçlarının dışına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu.

10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını /ezilmediğini keşfettim. Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur/oluşur.

Bu mesajı mümkün olduğu kadar çok kişiye iletmeniz önemle rica olunur

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kaçan mısınız, kovalayan mı?

Kaçan mısınız, kovalayan mı?

Kaçan kovalanır. Kovalayan biri görüldümü de kaçılır… Siz hangi kategoriye giriyorsunuz? Daima kaçanlardan mısınız? Hep kovalayıp arada bir yakalayanlardan mı?

10 soruluk eğlenceli testimiz sizi bekliyor…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ayakta su içmek zararlı mıdır?

Bilimsel olarak açıklaması; İnsan midesinin ayakta ve otururvaziyetteki pozisyonu farklıdır. Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda içerse doğrudan doğruya onikiparmak barsağına geçer. Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında Waldeyerin mide caddesi denen bir oluk bulunur. Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını (pilor) geçerek 12 parmak barsağına (duodenum) geçer.
Eğer insan sıvı gıdayı oturarak içerse bunlar önce midede birikir asitle karışarak mikropları ölür ve sonra 12 parmak barsağına geçer. Bu durumda oturarak su içme usulüne uymakla insan kolera da dâhil birçok insan hastalıklarından korunmuş olur.
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »