Empatinin doruğundan, kariyerinin zirvesine atlayan kelle avcısı…

Şu anda Üçüncü Dünya Savaşı’nın içindeyiz. Bu, bir yandan gezegenin çeşitli yerlerindeki işgal, iç savaş ve katliamlarla harlanan; fakat asıl küreselleşmeyle birlikte tek tipleşen [birer savaş makinasına dönüşmüş] insanların gündelik hayatında cereyan eden, psikolojik bir savaş.

Eskilerin “geçim derdi, dünya meşgalesi” hatta “hayat kavgası” dediği şey, gelişerek mükellef bir savaşa dönüştü artık. Herkes gırtlağına kadar rekabetçi. Başarı motivasyonu aynı zamanda başkalarını başarısızlığa itme, mahkum etme şeklinde tezahür ediyor. Öyle ki, ötekileri, hatta berikileri kötüleyerek zafer kavanozu yalamak kitlesel, kolektif bir tutku katına yükseldi. Hiç tanımadığınız biri gırtlağınıza çökerse şaşırmayın. Çiklet üreticilerinin binlerce sayfalık stratejik literatür oluşturduğu; anaokulu öğrencilerinin emeklilik planları yaptığı bir çağda yaşıyoruz.

Aile babaları rüyalarında banka soyuyor. Her ofis bir savaş meydanı. Bakışmalar, el sıkışmalar filan bile taktik icabı tasarlanıyor. Her sözde bir entrika tohumu var. Bize kurulan iletişimsel tuzaklardan ötürü [Rek-lam-lar!] satın almak zorunda kaldığımız markalı ürünleri, başkalarına kurduğumuz tuzaklara yem niyetine serpiştiriyoruz.

Her aile bir müfreze. Mamaafih, baba oğuna soruyor: “Aramızda bir sorun mu var, beni Facebook listenden silmişsin?”… Lafı nereye getireceğim? Norveç yapımı Hodejegerne’ye tabii ki. Ün, para, şirket kardeşliği, aile, aşk… gibi olguların arka planında nasıl bir infaz motivasyonu olduğunu gözler önüne seren süper filme. Dilerseniz baş döndürücü, sarhoş edici bir gerilim-macera diye de izleyebilirsiniz. Ya da en yaygın felsefi sorulardan olan “N’oldu, niye böyle oldu?”yu sorarak, filmin hikayesinden öte bir yola girebilirsiniz.

Belki dosdoğru Zizek, Baudrillard ve mesela [“Etrafınıza bir bakın, sizce de kıyamet kopmuyor mu?” diyen] Murat Uyurkulak’ın takıldığı kıraathaneye vardıracak bir yola. “Film okuması” tabirinden hoşlanmıyorum, fakat Hodejegerne okunaklı bir eser. Aşk, ihanet, liderlik, ticaret, sanatseverlik, lüks, nezaket… vs.’nin sözlükteki karşılığı ile cümle [hayat, hikaye; ikisi de aynı şey] içindeki anlamı arasındaki farkı keşfederken kalbiniz heyecandan gümleyecek.

Hodejegerne [Headhunters] Yön.: Morten Tyldum Sen.: Lars Gudmestad, Jo Nesbo, Ulf Nyberg Oyn.: Aksel Hennie, Nikolaj Coster-Waldau Yapım: Norveç, 2011

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BENİMDE HER LAFA VERİLECEK BİR CEVABIM VAR AMA,

 

BENİMDE HER LAFA VERİLECEK BİR CEVABIM VAR AMA,

O CEVAP AKLIMA OLAY ANINDA DEĞİL DE, GECE YATAĞIMA YATINCA GELİYOR 🙂

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

İşte böyle bir ofiste çalışılır…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir Japon atasözü…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücut dili testi…

http://platform.twitter.com/widgets/hub.1324331373.html

http://www.benoyum.com/?p=4179

Vücut Dili Testi.

Yüz ifadeleri duyguların evrensel dilidir. Bu ifadeleri okumak empatinin temelidir. Kısa testi uygulayarak konu hakkındaki duygusal zekanızı ölçebilirsiniz. Testte size sunulan 20 adet resimdeki yüz ifadelerini belirlemeye çalışın. Her cevap, hangi duygu durumunda yüzdeki hangi kasların aktif olduğunu tespit etme ve duygular  arasındaki farklılıkları ayırt etme yeteneğinizi ortaya koyacaktır. Bazı duygu durumları birden fazla soruda karşınıza çıkabilir. Yüz ifadelerindeki şifreleri çözmeyi başarırsanız, insan ilişkilerinin de şifresini çözmüş olacaksınız. (Testin orjinali Berkeley Psikoloji Fakültesinin ortaklaşa çalıştığı Greater Good Science Center tarafından hazırlanmıştır.)

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

çok ilginç aklınız duracak izleyin bence (sihirbaz)

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

İşte bu manzarada yaşamalı…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Beyin Gücünüzü Sınırlayan 9 Fren

1- Korku ; Düşüncelerimizi felce uğratır. Mantıklı ve zekice davranmamızı engeller. Kesin olarak neden korktuğumuzu bulmalıyız.
2- Stres: Fazla yüklenme anlamına gelir. Günlük hayana devamlı karşımıza çıkan bir durumdur. Görev dağıtmayı veya reddetmeyi öğrenin.
3- Telâş: Yeteri kadar zaman olmadığını düşünüyorsanız, birinci derecede Önemliyle ikinci derecede önemli ayırımını yapın.
4- Kurallar: Düşünce yasaklarına yol açan İlkelerinizi kontrol edin.
5- Rutin olmak: Zamanla bezginlik oluşturur. Frenleyici düşüncelerden uzak durun. Değişime açık olun.
6- Dikkat eksikliği: Üreticilik için dikkat şan. Sizi rahatsız eden şeyi bulun ve ortadan kaldırın.
7- Zaman baskısı: Uygun ritmi bulun. Uzun vâdede düşünebilenler kısa vâdede harekete geçerler.
8- Şüphe: Kendinize karşı olumlu olun. Böylece potansiyeilinizi tam kullanabilirsiniz.
9- İsteksizlik: Yaptığınız şeyden hoşlanmıyorsanız, sevebileceğiniz yeni hedefler arayın.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Feng Shui Dekarosyonda Giriş ve diğer mekanlar;

• Giriş kapılarının önünde, içeri giren enerjinin yansıyarak geri dönmemesi için aynaları tercih etmeyiz.

• Giriş kapısının karşında tuvalet olmamalı. Eğer varsa onu da kamufle edin. Gelen misafirlerin anlayamayacağı başka türlü bir çözüm üretebilirsiniz eğer yerini değiştiremiyorsak.

• Her şeyden önce sokak kapınız boyası çatlak, kolu kırık gibi tadilatsız yamuk bir kapı kesinlikle olmamalı. Doğru akış için öncelikle bozuk yerleriniz varsa onarın. Giriş kapısı enerjinin gireceği ilk bölümdür.

• Giriş kapılarının karşısında ayna olmadığı gibi yine cam da olmamalı. İçeri giren enerji yine dışarı dağılır.

• Yine kapı girişlerinde görülecek şekilde yemek masaları yerleştirilmemelidir. Başka yerleşim imkanımız yoksa seperatör ya da diğer başka bölücülerle görünmesini engelleyebiliriz.

• Mobilyalar her zaman düz hatlı olmalı

• Özellikle oturduğunuz odalarda mutlaka kırmızı renginin bulunduğu bir eşya ya da obje görünür yerde olmalı. Kırmızı bir mum, çerçeve, vazo vs olabilir.

• Canlı çiçeklerinizi evinizin güneydoğu cephelerine yerleştiririn. Ama kesinlikle kaktüs bulundurmayın. Yapay çiçek çok tercih edilmez ama canlı olup kurutulmuş çiçekleri hiç bulundurmayın.

• Kuzeybatı cephesi daha çok çalışma alanı olarak görüldüğünden bilgisayar ya da telefonlarınızı o cephede tutun eğer mümkünse

. • Mutfakta da hassas bir yerleşim var. Ateş elementini temsil eden fırın ile su elementini temsil eden lavabo, bulaşık makinesi yan yana ya da karşı karşıya gelmemelidir.

• Yemek pişirirken sırtınız mutfak kapısına dönük olmamalı.

alıntı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yılbaşı ağacı…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Asansörün icadı…

İngiliz kral VIII. Henry’in altı kraliçesi oldu. Kolayca dul kalıyordu. Kadınları ve ziyafet sofralarını yiyip bitiriyordu.

Altı yüz uşak, ziyafet masalarına doldurulmuş keklikler , muhteşem tüyleriyle birlikte tavus kuşları ve bıçağı elindeyken, dişlemeden önce soyluluk sıfatları verdiği dana ya da süt domuzlarının etlerini servis ediyorlardı.

Son kraliçesine sıra geldiğinde Henry o kadar şişmandı ki, yemek odasını evlilik yatağından ayıran basamağı dahi çıkamıyordu.

Kralın, karmaşık bir makara mekanizmasının yardımıyla kendisini oturur vaziyette sofradan yatağa kadar çıkaran bir koltuk icat etmekten başka çaresi kalmamıştı.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İyi fotoğraf çekmenin püf noktaları…

Fotobirim Eğitim1* Bakış noktanızı iyi seçin. Bunun için fotoğrafını çekeceğiniz konuyu nasıl göstermek istediğinizi düşünün. Sabit bir konunuz varsa (bina, çeşme vs) etrafında biraz dolaştıktan sonra en iyi açısını bulmaya çalışın. Perspektif hatalarını hesaba katmayı unutmayın!

Farklı bakış açıları geliştirmeye çalışın. Ortalama uzunluktaki bir insanın göz hizası yerine, çok daha yukarıdan ya da aşağıdan da çekimler yapmayı deneyebilirsiniz.

2* Herhangi bir konunun fotoğrafını çekerken, kompozisyonu yatay ya da dikey oluşturmanız konusunda önceki bilgi ve deneyimleriniz size yol gösterecektir. Bazı konular yatay çekildiğinde bazıları ise dikey çekildiğinde doğru ve güzel fotoğraf verirler.

4* Özellikle insan fotoğrafları ve portre çekiyorsanız, arka planlarının sade olmasına dikkat edin. Karışık bir arka plan, konumuzla karışacak ve belirginlikten uzak, seçici olmayan sıradan bir fotoğraf karesi olacaktır.

6* Yakından çektiğiniz portre fotoğraflarda göze netlik yapın. Gözlerin net çıkması diğer alanlardan çok daha önemlidir.

7* Fotoğraf konunuza göre deklanşöre basma anınız değişebilir. Bir manzara ya da hatıra fotoğrafında başka, hız ve hareket olan fotoğraf konularında ise çok daha dikkatli deklanşöre basmak gerekir. Kısaca “kritik an” dediğimiz konu, zamanlama ile ilgilidir. Konunuzu veya olayı iyi takip ederek en can alıcı noktasında deklanşöre basılmalıdır.

8* Bir daha tekrarlanamayacak önemli bir konu çekiliyorsa mutlaka deneme çekimi yapın ve normal zamanlardan daha fazla sayıda fotoğraf çekin.

9* Güneşin tam tepede olduğu saatlerde (daha çok 12.00 ile 14.00 arası) mümkünse fotoğraf çekmemeye çalışın. Özellikle insan fotoğrafları üzerinde hoş olmayan sert gölgeler belirginleşebilir.

13* Özellikle portre çekimlerinde ışık konunuzun arkasından geliyorsa konunuz ters ışıkta kalacak ve yüzü nerededeyse tamamen karanlık çıkacaktır. Eğer portrenizin yüzünü karanlık değil de daha aydınlık şekilde göstermek isterseniz en basit yöntem olarak dolgu flaşı kullanabilirsiniz. Böylece portrenizin yüzü de arka plan ile dengeli şekilde aydınlanacaktır.

15* Çok büyük ya da çok küçük şeylerin fotoğrafını çekerken karemizin içerisine, konunun boyutunu gösterebileceğimiz ve herkes tarafından bilinen referans alınabilecek bir nesne koymakta fayda var. Örneğin, çok küçük bir obje çekerken, kibrit çöpü ya da bir bozuk para kullanmak gibi…

16* Ufuk çizgisi, fotoğraf karesinin alt kenarına paralel olmalıdır. Aksi takdirde hoş olmayan yamuk bir fotoğraf karemiz olur.

17* Özellikle ters ışıkta ve güneş ışığının çok parlak olduğu yerlerde fotoğraf çekerken mutlaka objektifinizin parasoleyini (güneşliğini) kullanın.

22* En zor fotoğraflanabilecek konulardan biri bebek ve küçük çocuklardır. Çok hızlı ve sürekli hareket ettikleri için fotoğraf karelerine ya çok flu ya da istenmeyen bir anda çekilmiş halleri yansır. Yeni doğmuş bir bebek fotoğrafı çekecekseniz kesinlikle flaş kullanmayın ve flaşınızın kapalı olduğunu bir kez daha kontrol edin.

Çocuk fotoğrafları çekerken de onları oyalayacak bir şeyler bulun. Oyuncaklar bu işe yarar! Arada bir de size bakması için ona seslenin. Unutmayın, küçük bir çocuğun dikkatini sürekli olarak aynı noktada tutamazsınız.

23* Çekeceğiniz objeyi fotoğraf karenizin tam ortasına getirmeyin. Bilinenin aksine konuyu ortalamak yerine karenin alttan, üstten, sağdan veya soldan 1/3′üne yerleştirmek çok daha iyi bir sonuç verir.

24* Ormanlık veya ağaçların çok olduğu alanlarda fotoğraf çekiyorsanız çıkan sonuç genellikle gözümüzün gördüğü kadar güzel olmayabilir. Ağaçların arasından süzülen parçalı ışık fotoğraf karenizde delik deşik (açık-koyu bölgeler) bir görüntü oluşturabilir. Çektiğiniz fotoğrafları mutlaka kontrol edin. Parçalı ışık etkisini yumuşatmak için flaş da kullanabilirsiniz.

25* Çiçek fotoğrafları çekerken rüzgârın hızını hesaba katın. Çiçeğin arka alanına ve üzerine düşen ışığa dikkat edin. Bazı çiçekler ters ışıkta daha güzel fotoğraf verebilir.

26* Sis, duman ve ters ışık fotoğraflarının her zaman ilgi çekeceğini unutmayın.

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İstatistiklere göre 2000 ve 2010 yıllarında en çok verilen isimler… Buyrun efem…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Beş soruluk eğlenceli bir testle karakter analizi yapabilirsiniz…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu yıl evinize bir ağaç almak ya da plastik bi ağacı süslemek yerine bir ağaç dikmeye ne dersiniz??

Yılbaşı alışverişlerine başladınız mı?? Bu yıl evinize bir ağaç almak ya da plastik bi ağacı süslemek yerine bir ağaç dikmeye ne dersiniz?? Yerinde gidip sevebilirsiniz onları! Öyle güzeller ki:))     www.tema.org.tr

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »