Elma Sirkesinin 14 Müthiş Mucizesi

timthumb[1]

Elma sirkesini yalnızca salatalarınıza katarak kullanıyorsanız, büyük hata yapıyorsunuz! Neden mi? Çünkü elma sirkesinin zayıflamaktan göbek eritmeye kadar 14 muazzam mucizevi etkisi var!

Elma Sirkesinin Faydaları

1. Elma sirkesi göbek eritir

Bir çok insan üzerinde yapılan bilimsel deneyde 3 ay boyunca elma sirkeli su içenlerin, karın yağlarını yakarak göbek erittiği gözlemlenmiştir. Bir litre suya 1 çay bardağı elma sirkesi ekleyip gün boyunca tüketebilirsiniz.

2. Elma sirkesi saçları kuvvetlendirir

Elma sirkesi tamamiyle doğal bir saç bakım mucizesidir. Saç dökülmesini engellemek, kepekleri gidermek ve yumuşacık saçlara sahip olmak için banyodan çıkmadan evvel saçlarınıza elma sirkesi sürün, biraz bekletin ve durulayın.

3. Elma sirkesi çamaşırları yumuşatır

Doğal ve ekonomik çamaşır yumuşatıcısı mı gerekiyor? Elma sirkesi kullanın! Korkmayın, çamaşırlarınızda katiyen sirke kokusu kalmayacak yalnızca yumuşacık olacaktır. Hem çevreye zarar vermeyeceksiniz hem paranız cebinizde kalacak.

4. Elma sirkesi kilo verdirir

Her sabah 1 su bardağı ılık suya bir yemek kaşığı elma sirkesiyle bir çay kaşığı bal ekleyip karıştırın. Aç karna için ve ay boyunca kilo verdiğinizi kendi gözlerinizle görün.

5. Elma sirkesi uykuyu düzenler

Uykuya dalmakta ve uyanmakta problem mi yaşıyorsunuz? O zaman elma sirkesine elinizi uzatın. Uyku saatiniz geldiği zaman 1 su bardağı ılık suya bir yemek kaşığı elma sirkesi ve bir çay kaşığı bal ekleyip karıştırıp için.

6. Elma sirkesi diş etlerini güçlendirir

İnsanlar üzerinde yapılan bilimsel deneyler sonucunda, günde 1 kez elma sirkesiyle ağız gargarası yapanların diş eti kanamalarında azalma gözlenmiş ve kuvvetlenmiştir.

7. Elma sirkesi sivilceleri iyileştir

Anti septik yani mikrop temizleyici özelliği olan elma sirkesi, sivilce iyileştirmede gerçekten mucizedir! Uyumadan önce bir parça pamuğu elma sirkesine batırıp sivilcenin üzerine koyun. Sivilce üzerinden kaymaması için yara bandıyla bantlayın. Gece boyunca kalsın.

8. Elma sirkesi cildinizi güzelleştirir

Cildinizdeki lekeleri, renk farklılıklarını gidermek için elma sirkesinin mucizesinden yararlanın: cildinizi her gece yatmadan önce elma sirkesiyle silin.

9. Elma sirkesi siğilleri iyileştirir

Siğiliniz mi var? Gece yatmadan önce bir parça pamuğu elma sirkesi ile ıslatın ve pamuğu siğilin üzerine koyup yara bandı ile kapatın. Sabaha kadar açmayın. Siğilin yeniden oluşmaması için aynı yöntemi birkaç gün daha yeniden tekrarlayın.

10. Elma sirkesi diş lekelerini temizler

Dişlerinizde lekeler mi var? Yoksa çay ve kahve tüketmekten kaynaklı sarardı mı? Her gün bir defa dişlerinizi elma sirkesiyle fırçalayın ve ağız gargarası yapın. Mucizeye şahit olun!

11. Elma sirkesi rahatlatıcıdır

Gün boyunca yaşadığınız gerilim sizi yordu mu? İyilik meleğiniz sirke hazır! Banyo suyuna bir su bardağı elma sirkesi ekleyin ve rahatlatıcı etkisini sonuna kadar yaşayın.

12. Traş losyonu olarak kullanın

Erkekler traş olduktan sonra kadınlarsa jiletle epilasyon yaptığında ciltteki tahrişi engellemek için elma sirkesinden yararlanılabilir. Nasıl mı? Eşit miktarda elma sirkesi ve suyu bir şişede karıştırın ve çalkalayıp cildinize uygulayın.

13. Elma sirkesi ayaklarınızı dinlendirir

Yorulan ellerinizi ve ayaklarınızı dinlendirmek için elma sirkesi mucizesinden yararlanın. Elma sirkesini avucunuza alıp yorgun bölgelere masaj yaparak yedirin.

14. Elma sirkesi alkali yapar

Bu günlerde adını sıkça duyduğumuz alkali beslenme, alkali su kavramları elma sirkesiyle mümkündür! Elma sirkesi, bütün iç beden sisteminizi dengeler. Beden, sürekli bir denge durumuna ulaşmak için çabalamaktadır. Elma sirkesi vücudun sağlıklı alkali pH düzeyine erişmesi için yardım eder.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sen Neymişsin Börülce

Börülce protein kaynağıdır. Bir bardak börülcede 15-16 gram protein vardır. Vücudumuzun temel yapı taşları proteinler sayesinde büyüme ve gelişmenin gerçekleşmesi, yara ve enfeksiyonların iyileşmesi, yeni dokuların yapılması sağlanır. Böylece derimizin, kaslarımızın, saçlarımızın, tırnaklarımızın yani tüm vücudumuzun daha sağlıklı olması için protein alımı çok önemlidir.

Sen Neymişsin Börülce   - Prof. Dr. İbrahim Uslu #yemekmutfak

Börülce lif oranı yüksek gıdaların başında gelmektedir. Yarım bardak börülcede 5-6 gram lif vardır. Gıdalarda çözülebilen ve çözülmeyen lifler olarak ikiye ayrılır. Börülcedeki lif yapısı çözülebilen lif olduğu için kötü kolesterolü azaltır. Sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağladığından kabızlığın giderilmesinde yardımcı olur. Yüksek lifli besinler bu açıdan kendinizi iyi hissetmenizi ve besinlerin daha yavaş sindirilmesini sağladığından verdiği tokluk hissinden dolayı kilo almanızı engelleyici rol oynar. Diyet yapanlar kullandığı takdirde tokluk hissi verir, böylelikle zayıflamaya yardımcıdır. Yüksek orandaki lif yapısı sayesinde kalp hastalığı riskini azaltır, yüksek tansiyonu olanlar için faydalıdır. Çözülebilen lif yapısının şeker hastalarında karbonhidratların soğurulması oranını azaltması sonucu kandaki şeker oranını koruduğu için şeker hastalarının vazgeçilmez besinlerindendir.

Börülcedeki vitamin A beta-karotenli yapısından gelir. Bu sayede hem görme duyularınızın daha iyi çalışmasını hem de antioksidanlı yapısından dolayı bağışıklık sisteminizi güçlendirici ve kanseri önleyici faydaları vardır. Bir bardak börülceyle vücudumuzun ihtiyaç duyduğu günlük A vitamininin %50’sini alırız.

Börülce tüm fasulyeler gibi demir açısından da zengin bir besindir. Ülkemizde yaygın bir şekilde demir eksikliği anemisi olduğunu unutmayalım. Büyüme çağındaki çocuklar, adet görmeye başlayan genç kızlarımız, gebe ve emziren anneler, sağlıklı beslenmedikleri zaman demir eksikliğine bağlı anemi oluşabilir. Sadece anemi değil, başta sinir ve stres olmak üzere birçok sıkıntının sebebi, demir eksikliğidir. Börülce kansızlığa iyi gelmesinin yanısıra kandaki yüksek kolesterolü de düşürür.

Börülce çinko açısından da çok zengin bir mineraldir. Hücrelerin yenilenmesi, yaraların iyileştirilmesi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için yeterli miktarda çinko alımı gereklidir. Hamilelikte de fetüsün büyümesi ve gelişimi için yeterli çinko alımına özen gösterilmelidir.

Börülcenin zengin olduğu diğer element de manganezdir. Manganez minerali vücuttaki protein sentezlenmesi, sindirim ve besinlerden enerji üretilmesini sağlamaktadır. Bağ dokuları, kemiklerin gelişmesi ve büyümesi açısından gerekli bir mineraldir. Sinir sistemi fonksiyonları ve gelişmesinde oldukça faydalıdır. Vücuttaki kanın pıhtılaşması için gerekli olan manganez, kısırlığa da iyi gelir ve cinsel gücü arttırıcıdır. Bu yüzden börülcenin cinsel gücü artırıcı etkileri vardır.

Bir bardak börülcede 0,5 gram potasyum vardır. Potasyum beslenmede hayati önemi olan bir mineraldir. Potasyum vücuttaki su ve mineral dengesinin korunmasına yardımcı olur. Besinlerin hücre içine taşınması, sinir sistemindeki mesajların iletilmesi, kalp ve kaslar için önemlidir. Tansiyonu dengeler ve beyine oksijen taşıyarak zihin faaliyetlerini destekler.

Börülce folik asit olarak da bilinen B9 vitamini açısından da zengindir. Bir bardak börülce yemeğiyle günlük almamız gereken B9 miktarının %50-60’ını karşılarız. B9 eksikliği kansızlığa sebep olur. Antibiyotikler, alkollü içecekler ve sigara içen kimselerde B9 vitamin eksikliği oldukça sık görülmektedir. Özellikle depresyonlu hastalarda, hatta şizofrenik hastalığı olanlarda B9 eksikliği yaygındır. Bu tür hastalara B9 verilince depresyon geçer. Çoğu kez böyle hastalarda diğer B grubu vitaminlerin de eksikliği görüldüğünden, psikiyatrik hastalara B kompleksi verilmesi gerekir. Ayrıca yaşlılar da B kompleksle takviye edilmelidirler. Son yıllardaki en ilginç bulgulardan biri de, B9 vitamininin özürlü çocuk doğurma riskini azaltmasıdır. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde hamilelere günde 0.4-0.8 mg B9 vitamini almaları önerilmektedir. B9 vücutta depolanmadığından her gün alınması gereklidir.

Gördüğünüz üzere adeta protein, mineral ve vitamin deposu olan börülcenin sadece Ege bölgesinde tüketilmesine çok üzülüyorum. Böyle önemli bir besin kaynağının Anadolu’muzun tüm yörelerinde tüketilmesi için hepimiz çabalamalıyız.

Börülce sofralarımızda daha çok tüketmemiz gereken gıdaların başında gelmektedir. Ne dersiniz güzel bir zeytinyağlı börülce tarifi ile başlayalım mı daha sağlıklı olma yolunda küçük ama önemli bir adım atmaya.

kaynak: yemek- mutfak

Prof. Dr. İbrahim Uslu

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kansızlık, Kanser, Diyabet ve Tansiyonla Savaşan Mucizevi Besin – Kırmızı Pancar

 Anavatanı Akdeniz olan kırmızı pancar, içerdiği vitamin ve mineraller bakımından adeta bir enerji deposudur. Sağlığa en yararlı besinlerden biri olan ve A, B, C, P vitaminleri içeren kırmızı pancar mineraller bakımından da çok zengindir. Fosfor, demir, magnezyum, potasyum, çinko ve kalsiyum deposudur. Pancarın yaprakları da aynı şekilde vitamin ve mineral açısından zengindir.

Kansızlık, Kanser, Diyabet ve Tansiyonla Savaşan Mucizevi Besin -  Kırmızı Pancar   - Prof. Dr. İbrahim Uslu #yemekmutfak

Kırmızı renkte olan tüm meyve ve sebzelerin antioksidan özelliği taşıdığı artık herkes tarafından bilinmektedir. Kırmızı pancar yüksek antioksidan etkisiyle başta kanser olmak üzere bin bir derde şifadır.

İçerdiği bu vitamin ve mineraller sağlığınızın çok önemli koruyucularındandır. Örneğin, saç dökülmeleri, sedef hastalığı, egzama hastalığı, ürtiker, kurdeşen, vücut kaşıntıları ve karaciğer hastalıklarına çok faydalıdır. Cildi güzelleştirir.

Kırmızı pancar sizi kalp hastalıklarından korur.

Tüm sindirim sisteminiz açısından da çok önemli faydaları vardır. Mide ve bağırsaklarınızı güçlendirir. Hazmı kolaylaştırır, kabızlığı yok eder ve mide ağrısı ve ekşime sorunlarını anında giderir.

Karaciğerinizi düzenli çalıştırması sebebiyle şeker hastalığını önler.

Kansızlıkta ve demir eksikliğinde çok etkilidir. Kansızlık problemi olanların bol miktarda kapari kullanmaları ve mutlaka kırmızı pancar suyu tüketmeleri gerekir. Havuç suyu ile eşit oranda karıştırılarak içilen pancar suyu kısa sürede kan yapımına destek verir, kandaki alyuvarların düzeyini yükseltir. Ülkemizde pek çok insanın kansızlık sorunu olduğu dikkate alındığında bu bilgi çok önem kazanmaktadır. Kansızlık özellikle kadınlarda daha yaygındır. Kansızlık problemini gidermesi sonucu, iştahı da açarak, vücuda dinçlik verir.

Kırmızı pancar suyu kaynatılıp içilirse idrar yollarını açar ve idrar söktürür. Böylece böbrek kumlarını dökmekte faydalıdır.

Ayrıca hipertansiyon hastaları günde 1 bardak (250 ml) kırmızı pancar suyu içmelidir. Günlük içilen bir bardak pancar suyu 24 saat boyunca tansiyonu düzenler ve sinirleri yatıştırır.

Ancak son derece yararlı olan kırmızı pancar suyunun yüksek miktarda ve seyreltilmeden içilmesi önerilmiyor. Havuç suyu, elma suyu veya başka meyve – sebze suları ile yarı yarıya seyreltilerek içildiği zaman ise son derece faydalı.

Kırmızı pancar 15 dakikadan daha uzun süre ile pişirilmemelidir. Kırmızı pancardaki çok önemli kanser önleyici antioksidanlar olan Betanin ve vulgaxanthin uzun süre kaynatıldığı zaman büyük oranda azalmakta ve pancarın bu kanser önleyici antioksidan etkileri önemli miktarda yitirilmektedir.

Tüm bu özellikleri dikkate alındığında kırmızı pancar daha sık tüketilmesi gereken besinler arasında yer almalıdır.

Kırmızı pancar taze olarak suyu sıkılarak ya da çiğ ve rendelenmiş şekilde tüketilebilir. Ayrıca kırmızı pancarın turşusu yapılabilir. Böylelikle yıl boyunca pancar tüketebilirsiniz. Kırmızı pancar turşusunu yemeklerin yanında veya salatalarda kullanabilirsiniz.

kaynak: yemek mutfak

Prof. Dr İsmail Uslu

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GUATR HASTALIGI VE VITAMIN KULLANIMI

11745963_10155808357420557_3395496391048344286_n[1]
Tiroid bezinin az ve çok çalistigi durumlarda vücudumuzdaki vitaminlerin metabolizmasinda da degisiklikler olmaktadir. Bu durumlara göre bazi vitaminlerin destek olarak alinmasi faydaliyken bazilarini almamalidir. Hipotiroidi dedigimiz tiroid bezi az çalismasi durumunda ve hipertiroidi denilen tiroid bezinin asiri çalismasi durumunda vitaminlerde görülen degisikler ile destek olarak hangi vitaminlerin alinmasi gerektigi asagida verilmistir:

A) Hipotirodi (tiroid bezi az çalismasi) hastaliginda vitamin degisiklikleri:
Hipotiroidide A vitaminin öncü maddesi olan beta-karoten kanda birikir ve A vitaminine dönüsemez. Bu nedenle tiroid bezi yetmezligi olan kisiler A vitamini içeren multivitamin ilaçlar almamalidir.
E vitamini de hipotiroidide kanda artis gösterir. Bu nedenle E vitamini almaya gerek yoktur.
Tiamin vitamini tiroid hormon yapimini azalttigindan tiroid yetmezliginde verilmez.

Hipotiroidide kanda riboflavin (B2 vitamini) düzeyi azalir. Bu vitamin T4 hormonundan T3 hormonu olusumunu artirdigi için hipotirodili hastalarda kullanilmalidir.
Pridoksin yani B6 vitamini tiroid hormon yapimini ve etkisini artirdigindan hipotiroidide alinmasi faydali olur.

Hipotiroidide kanda homosistein düzeyinde artis ve buna bagli koroner kalp hastaligi riski arttigindan folik asit vitamini, B12 vitamini ve B6 vitamini verilmesi faydali olur ve böylece homosistein düzeylerinde azalma saglanir.

Özetle; tiroid bezi yetmezliginiz varsa B2, B6, folik asit ve B12 vitamin destegi alinabilir. Buna karsilik A ve E vitamini alinmamalidir.

B) Hipertirodi (tiroid bezi asiri çalisanlarda) vitamin destegi:
Tiroid bezi asiri çalisan kisilerde kandaki A vitamini düzeyinde azalma olmakta ve bazi hastalarda karanliga uyumda yani gece görüsünde zorluk olabilmektedir. Bu nedenle A vitamini destegi faydali olabilir.
Tiroid hormonu çok olunca veya hipertiroidi durumunda bagirsaklardan kalsiyum emilimi azalirken böbreklerden ve diski yolu ile kalsiyum atilimi artar. Kandaki D vitamini düzeyi normaldir. Siddetli hipertiroidi olan bazi hastalarda kan kalsiyumu artisi olabilir. Bu nedenle kanda kalsiyum düzeyine bakmak gerekir.
E vitamini hipertiroidisi olan hastalarda oksijen yan ürünlerinin (radikalleri) olusmasini azaltarak faydali olur. Tiroid bezi çok çalisan kisilerde kandaki E vitamini ve koenzim Q 10 düzeylerinde azalma oldugundan E vitamini ve koenzim -Q10 destegi gerekir.
Tiroid bezi fazla çalisan kisilere Tiamin (B1 vitamini) verilmesi faydali olmaktadir. Tiamin, hipertiroidiye bagli sikayetlerde azalma yaptigi gibi bu hastaliga bagli adet bozukluklarini önlemede de faydali olmaktadir. Tiamin, tiroid hormon yapimini azaltmaktadir.
Hipertiroidi durumunda vücudun B6 vitaminine ihtiyaci artar ve kanda azalir. Bu nedenle hipertiroidide B6 vitamin destegi faydalidir
Tiroid bezi fazla çalistiginda kandaki B12 vitamini ve folik asit düzeylerinde azalma olmaz
Tiroid bezinin fazla çalismasi C vitamininde azalma yapar. Bu nedenle C vitamini destegi faydali olmaktadir.

Özetle hipertiroidi durumunda vücudumuzu oksidan maddelerin yani oksijen radikallerinin (oksijen yanma ürünlerinden) hasar yapici etkisinden koruyacak antioksidan vitaminler dedigimiz A vitamini, E vitamini ve C vitamini ve koenzim Q 10 düzeylerinde de azalma olustugundan verilebilir. Hipertiroidi hastalarin antioksidan vitaminlerle (A, E, C vitamini) birlikte tiamin ve B6 vitamini kullanmalari da faydalidir.

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Böbrekleriniz için Soğan Çorbası

Böbrekleriniz için Soğan Çorbası

Soğan en şifalı gıdalardan biridir. Yüksek kan temizleyici, idrar söktürücü ve mikrop önleyici özellikleriyle idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları, sıvı birikimi ve böbrekle ilişkili benzeri herhangi bir sorunla mücadele etmek için mükemmel bir tedavi sağlar.

Bu makalede size böbreklerinize daha iyi bakmanızı sağlamak için soğan çorbası tüketerek gerçekleştirebileceğiniz 9 günlük bir böbrek temizleme yöntemini açıklayacağız. Sonuçları hemen görmeye başlayacaksınız ve böbrekleriniz size teşekkür edecektir.

Soğanın Özellikleri

Soğan kalsiyum, magnezyum, klor, bakır, demir, fosfor, iyot, silikon, kükürt, vs. gibi mineraller açısından zengindir. Ayrıca A, B, C ve E vitaminlerini içerir. Bu değerler sonucunda aşağıdaki faydaları sağlar:

  • İdrar söktürücüdür ve bu nedenle sıvı birikimi, şişik göz kapakları, ödem, vs. gibi durumlarda yardımcı olur.
  • İltihaplanmayla mücadele eder.
  • Çok önemli bir antioksidandır.
  • Antiseptik, mikro öldürücü ve mantar önleyici özellikleri vardır: bakterilerin, mikropların ve mantarın neden olduğu iltihaplanmalarla mücadele etmeye yardımcı olur.
  • Solunumu iyileştirir.
  • Kalp-damar hastalıklarına karşı korur.

soğan-6

Soğan Çorbasının Hazırlanışı

Soğan çorbasını hazırlamak için bir litre su başına bir soğan kaynatın. İsteğe bağlı olarak soğanla birlikte maydanoz da kaynatabilirsiniz. Bu da böbreklerinizin derinden temizlenmesine yardımcı olur.

İki litre su ve iki soğandan oluşan bu çorbayı her gün için. Fazladan hazırlayıp en fazla iki veya üç gün buzdolabında saklayabilirsiniz.

çorba-2

Nasıl Tüketmeli?

Gün boyunca, ana öğünlerin dışında, mümkünse oda sıcaklığında olmak üzere ufak yudumlar halinde tüketin. Arzu etmeniz durumunda içine az bir miktar limon suyu da ekleyebilirsiniz.

Bu çorbayı kahvaltıdan en az yarım saat önce aç karna, en az iki bardak miktarında tüketmeniz önerilir.

Geceleyin tuvalete gitme ihtiyacıyla karşılaşmamak için çorbayı gün içerisinde tüketmeniz önerilir.

9 Günlük Tedavi

Bizim tavsiye ettiğimiz idrar söktürücü böbrek tedavisi dokuz gün sürmekte. Çorbayı içmeye ilaveten aşağıdaki önerilerimizi de dikkate alınız:

  • Tuz veya tuzlu gıdaları tüketmekten kaçının. Yemeğinize tuz yerine bir miktar tuzlu su ekleyebilirsiniz (doğal ürünler satan dükkanlarda ve bazı süpermarketlerde bulunabilir).
  • Hayvan proteini tüketiminizi azaltın (özellikle et, süt ve süt ürünleri) ve sebze proteinine öncelik verin. Böbrekleriniz için mükemmel baklagillerden biri, şans eseri böbrek şeklinde olan adzuki fasulyesidir. Baklagillerin dışında sebze proteini için diğer kaynaklar kurutulmuş meyveler ve mantardır. Hayvan proteini içerseler de yumurta ve az bir miktar balık yiyebilirsiniz.
  • Rafine şeker ve şekerli ürünleri tüketmekten kaçının. Tatlandırma için bal ve şeker otu kullanın.
  • Üşüdüğünüzde; böbrekler, karaciğerle birlikte böbrek hastalıklarının kötüleşmesine, enerji eksikliği ve yorgunluğa, bel bölgesinde ağırlara, vs. neden olan başlıca organlardır. Bunu önlemek için sırtınızın orta ve alt kısmını her zaman soğuktan koruyun. Geceleyin bir süreliğine sıcak su torbası veya elektrikli ısıtıcı kullanabilirsiniz.
  • Eğer fiziksel aktivite yapıyorsanız ve terliyorsanız, bu böbreklerinizi gevşetmeye yardımcı olacaktır. Onları aşırı çalıştırmak da vücudunuzdan sıvıları elimine etmek için bir diğer yoldur.

Sağlıklı bir Günlük Öğün Planına bir Örnek

Aşağıda sizin için hazırladığımız sağlıklı bir öğün planını bulabilirsiniz:

  1. Aç karna:  iki veya üç bardak çorba
  2. Kahvaltı: tam tahıl tost ve omlet
  3. Sabahleyin: birkaç bardak çorba
  4. Sabah ortası: kurutulmuş meyveler
  5. Öğle yemeği: mercimek çorbası, bütün pirinç, karışık salata ve balla tatlandırılmış elma reçeli
  6. Öğle ortası: birkaç bardak çorba
  7. Atıştırma: muz ve kızılcık içeceği
  8. Akşam yemeği: sarımsakla kızartılmış patatesli lahana ve balık fileto

Bir Uyarı

Bazı insanlar soğanı pek iyi sindiremezler. Ancak eğer yeterince iyi pişirilirse bu sorunla karşılaşılmaz. Yukarıdaki önerilerimizi temkinli bir şekilde uygulamanızı öneririz. Eğer sindirimle ilgili sorun yaşarsanız, tedaviyi bırakmanızı öneririz.

kAYNAK: SAĞLIĞA BİR ADIM

 

Kansızlığa Karşı Doğal Meyve Suları

Kansızlığa Karşı Doğal Meyve Suları

Kansızlık, vücutta demir eksikliğinden kaynaklanan bir sorundur. Kadınların en çok karşılaştıkları problemlerden biri olan kansızlık, yoğun adet döneminde veya kötü beslenme gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu yazımızda, kansızlığı önleyici ve tedavi edici doğal içecek tarifleri vereceğiz.

Demir, vücutta hemoglobin ve kırmızı kan hücrelerini sentezlemeye yarayan, çok önemli bir mineraldir. Hemoglobin ve alyuvar da denilen kırmızı kan hücreleri, ciğerlerden kana oksijen taşımak gibi yaşamsal bir fonksiyonu gerçekleştirmekle görevlidirler. Kansızlık yaşayan bir bünyede, hücreler yukarıda bahsedilen görevleri düzgün şekilde yerine getirilmediği için; yorgunluk, saç tellerinde zayıflama, tırnaklada güçsüzlük, deri renginde solgunluk ve çarpıntı gibi şikayetler baş gösterebilir. Bunları yaşamamak için, kansızlığı tedavi etmeye ve önlemeye yardımcı  sağlıklı ve doğal meyve suyu tarifleri vereceğiz.

Kansızlığı giderici meyve suları

Pancar ve Havuç Suyu

beet tr

Pancar, içerdiği yoğun miktarda demirle, kansızlığı önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olur. Pancarı havuçla birlikte tüketmek, vücutta demir emilimini arttırır. Bunlara eşlik edecek bira mayası da, demir eksikliğini gidermekte yardımcı olan besinlerden biridir.

Malzemeler

  • Bir adet pancar
  • Bir havuç
  • 2 yemek kaşığı bira mayası
  • 1 bardak su

Hazırlanışı

  • Pancar ve havucu yıkayıp küçük parçalara ayırın.
  • Parçaları 1 bardak suyla birlikte bledırdan geçirin.
  • İyice karıştıklarında bira mayasını ekleyin.
  • Bu karışımı sabah kahvaltıdan önce tüketirseniz, en etkili sonuca ulaşabilirsiniz.

Maydonoz Suyu

Green-juice-parsley-infusion tr

Maydonoz suyunun tadı bazılarınız için biraz acı olabilir. Fakat maydonoz suyu, kansızlığı tedavi etmekteki en etkili yollardan biridir. Çünkü maydonoz, çok yüksek miktarda demir içerir. Limon suyu ile birlikte tüketildiğinde, içindeki demirin vücutta emilimi kolaylaşır. Maydonoz suyunu ana yemeklerden önce içebilirsiniz.

Malzemeler

  • Bir avuç maydonoz
  • Bir adet limon
  • Bir bardak su

Hazırlanışı

  • Malzemelerinizi iyice yıkamaya özen gösterin.
  • Maydonozu küçük parçalara ayırın ve bir bardak suyu ilave ederek blendırdan geçirin.
  • Limonu sıkarak karışıma ekleyin.

Tadı biraz acı olsa da , kansızlığı tedavi etmeye çok yardımcı olan bu karışımı içmeyi ihmal etmeyin. Maydonozun içindeki demirin bağırsaklarda emilmesi için, limonla beraber tüketilmesinin faydalı olduğunu unutmayın.

Ispanak, Pancar ve Kırmızı Meyvelerin Suyu

Beet-and-spinach-juice tr

Bu besleyici meyve suyu, çok fazla oranda demir içerir. İçinde, bu mineralin bolca bulunduğu ıspanak ve pancar vardır. Çilek, kiraz, böğürtlen gibi kırmızı meyveler de hem lezzetli, hem de demir oranı yüksek meyvelerdir. Bu lezzetli karışımı, akşam yemeklerinden önce içebilirsiniz. Günlük besin ihtiyacınızı karşılamaya yardımcı olacak bu karışım, kansızlıktan kurtulmanızı da sağlayacaktır.

Malzemeler

  • 5 avuç dolusu kırmızı meyve (çilek, kiraz, böğürtlen, frambuaz, dut, yaban mersini gibi küçük kırmızı meyveleri kullanabilirsiniz)
  • 3 adet küçük turp
  • 1 adet pancar
  • 2 avuç dolusu ıspanak
  • 1 bardak su
  • Yarım çorba kaşığı bira mayası

Hazırlanışı

  • Tüm malzemeleri güzelce yıkayın.
  • Kırmızı meyveleri, turp, ıspanak ve pancarı küçük parçalar halinde blendıra atın.
  • Bir bardak suyu da ekleyin ve yoğun kıvamlı bir içecek haline gelene kadar blendırda karıştırın.
  • Bu karışım pancarın pembe rengini alacaktır.
  • Karışıma bira mayasını ekleyin. Bira mayası, içecekteki demir oranını büyük miktarda çoğaltacaktır.
  • Yavaş yavaş tüketin.

Bu tür içecekleri taze tüketmeye özen gösterin. Özellikle de kansızlığı gidermek amacıyla içiyorsanız, hazırladıktan sonra hiç bekletmeden içmelisiniz.

Kansızlığı tedavi etmek veya önlemek için yukarıda verdiğimiz bu meyve sularından sevdiklerinizi, öğünlerinize günlük olarak ekleyin.

kaynak: sağlığa bir adım

 

UVB Işınlarının D Vitamini sentezlenmesinden başka pek çok yararı var.

11745418_10155815925570557_4126495811298963407_n[1]

Güneşin UVB ışınlarından yararlanmak çok eskiye dayanıyor. Pek çok hastalığın tedavisinde geleneksel olarak kullanılmış ancak bilimsel temellere daha sonra dayandırılmış. Hatta fototerapi adı altında yapay UVB ışınlarıyla çeşitli tedaviler geliştirilmiş. Işıkla tedavinin insan vücudunda nasıl kullanılabileceği 40 yıl önce Richard J. Wurtman tarafından araştırılmış ve detaylarıyla yazılmış (2). Dr. Mercola ise UVB’nin yararlarını aşağıdaki 14 maddede özetlemiş. (3)

1- Endorfin salgısını tetikleyerek ruh halini iyileştir ve enerjiyi arttırır.
2- Sedef, vitiligo, atopik dermatit ve skleroderma hastalıklarını tedavi eder.
3- Melatonin salgısının düzenlenmesinde etkilidir.
4- Antibiyotiklerin icadının öncesinden beri tüberküloz tedavisinde etkilidir.
5- Koltuk altlarının sterilizasyonunu yapar böylelikle ter kokusu önlenir.
6- Gözlerimizi kanalıyla bize ulaşan güneş ışınları vücudumuzdaki önemli biyoritmleri senkronize eder.
7- Melanomdan (cilt kanserlerinin en kötü türü) korur ve melanomdan ölüm ihtimalini azaltır.
8- MS (mültipl skleroz) hastalığından korur ve MS ‘in semptomlarını baskılar
9- Nitrik oksit (NO) salgılanmasını tetikler. Bu da,
9.1. Cildi UVA ışınlarının zararlarından korur,
9.2. Kalp damar sistemini korur,
9.3.Anti mikrobik etkisiyle yaraların iyileşmesine yardımcı olur,
9.4.Kansere karşı savaşta da etkilidir.
10-Fibromiyalji ağrılarını azaltır, dindirir.
11- Yeni doğan sarılığını tedavi eder.
12-Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu hastalığını tedavi eder.
13-Vücut ısısını düzenler.
14- T Hücre lenfoması hastalığını tedavide etkili olabilir.

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Kemik Erimesini Önleyen Beslenme Düzeni

osteoporosis1[1]

Osteoporoz (kemik erimesi) kemiklerin kalınlığını ve yoğunluğunu kaybetmesi sonucu zedelenmelere ve kırıklara karşı hassas hale gelmesidir. Bu durum tüm kemikleri etkileyebilir. Bu yüzden, kemik erimesine karşı alınabilecek tüm önlemleri almak çok önemlidir.

Doktorlar, kemikleri daha ince ve yoğunluğu daha az olduğu için kadınların kemik erimesine daha yatkın olduklarını düşünüyorlar. Ayrıca menopoz döneminde girdikleri hormonal değişim de kadınlarda kemik yoğunluğunun azalmasına neden oluyor.

Kemik erimesini önlemek için beslenme düzeninizde bulunması gerekenler:

Kalsiyum

orange-juice

Kemik erimesini tedavi etmek veya önlemek istiyorsanız, sizin için en önemli besin kalsiyum. Kemiklerin yapı taşının kalsiyum olduğunu biliyoruz ancak bu mineral kas hareketleri, sinir işlevleri ve bağışıklık sistemimizin devreye girmesi gibi durumlar için de çok önemlidir.

Eğer beslenme düzeniniz sağlıklı değilse veya dengesizse, bedeniniz kemiklerinizi bir enerji kaynağı olarak kullanabilir. Bu durum, bir iki günlüğüne olduğunda, kısa süre içinde sağlıklı alışkanlıklarınıza geri döneceğiniz zaman çok ciddi bir sorun değildir. Kemiklerinizden alınmış olanı yerine koymak için birazcık daha fazla kalsiyum tüketmeniz yeterli olacaktır. Ancak, beslenme düzeniniz çok sağlıksızsa, böyle bir denge kuramazsınız ve bedeniniz kemiklerinizden kalsiyum almaya devam eder. Bunun sonucu olarak osteoporoz ve etkileri ile karşı karşıya kalırsınız.

30 yaşına vardığınızda, kemikleriniz en güçlü ve yoğun hallerinde olacaklar. Bu yüzden çocukların ve yetişkinlerin gerekli miktarda kalsiyum tüketmesi önemlidir. Kadınlar menopoz dönemine girdiklerinde, hormonal değişiklikler yüzünden kemik yoğunlukları azalır. Bu kemik erimesine neden olabileceğinden, kalsiyum tüketimi çok önemli bir hale gelir.

Günde 1000 ila 1200 miligram kalsiyum tüketmek en iyisi olacaktır. Size günlük ihtiyaç duyduğunuz kalsiyumu tedarik edebilecek diyet takviyeleri olsa da, doğal besinleri tercih etmeniz sizin için daha faydalı olur. Eğer kalsiyum takviyesi alıyorsanız günlük 2500 miligramın üstüne çıkmadığınızdan emin olun, çünkü aşırı kalsiyum tüketimi minerallerin emilimini zorlaştırıp böbrek taşlarına neden olabilir.

Kalsiyum oranı yüksek olan bazı yiyecekler: konserve sardalya, yumurta, kuru incir, portakal, nohut, midye, havuç, çam fıstığı, soğan, kalsiyum takviyeli tofu, az yağlı süt…

D vitamini

Kalsiyum önemli olsa da D vitamini olmadan kemik erimesiyle savaşmakta hiçbir işe yaramaz. D vitamini kalsiyumun, kemikler de dahil olmak üzere vücutta ihtiyaç duyulan yerlere dağıtılmasını sağlar. Yetişkinlerde D vitamini eksikliği, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu kalsiyumu kemiklerden almasına ve daha sonra kemiklerden alınan kalsiyumu yerine koyamamasına neden olur. Bu da kemik erimesine zemin hazırlayan durumlardan birisidir.

Günlük tüketmeniz gereken D vitamini miktarı 800 IU yani 0.02 miligramdır. Bu vitamini alabileceğiniz besinlerin bazıları: somon, sardalya, güçlendirilmiş süt, soya sütü, güçlendirilmiş yoğurt, yumurta sarısı, mantar…

Magnezyum

magnesium1

Magnezyum bedenimizde pek çok işe yarar. Bunlardan bir tanesi kalsiyum emilimini kolaylaştırmaktır. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar, düzenli magnezyum tüketiminin kemik yoğunluğunu arttırdığını, kemik erimesi ve çatlak riskini azalttığını göstermektedir. D vitamini ve kalsiyum içeren diyet takviyelerinin çoğu magnezyum da içerir. Bu tüketimini kolaylaştırsa da mide sorunlarına yol açabilir.

Aslında diyet takviyesi ürünleri kullanmanıza gerek yok. Bu besinlerden bazılarını beslenme düzeninize eklemeniz yeterli olacaktır: balkabağı çekirdeği, ıspanak, horozibiği çiçeği, ayçiçeği çekirdeği, badem, beyaz patates, fasülyeler, yerfıstığı, yerfıstığı ezmesi, tam buğday ekmeği ve susam.

Potasyum

Potasyum kemik oluşumuna yardım eder, kalsiyum dengesini arttırır, kemiklerdeki mineral yoğunluğunu arttırır ve metabolik asitler tarafından oluşan kemik eksilmesini azaltır. Menopoz öncesi ve menopoz sonrası toplam 3000 kadınla yapılan bir çalışma, hala adet gören ve potasyum tüketimini arttıran kadınların, kemik mineral yoğunluğunun da %8 arttığını göstermektedir.

Bilim adamları bu etkinin meyve ve sebzelerin doğal özellikleri ile değiştiğini söylüyorlar, ama potasyumun kemik erimesine karşı yandaşımız olduğu kesin.

Potasyum açısından zengin besinler: beyaz patates, yoğurt, soya, balık, tatlı patates, avokado, muz, marul, ıspanak, kavun, balkabağı, süt, havuç, mercimek, şeftali, papaya, antep fıstığı, soya sütü, karpuz, domates, mantar, kuru üzüm, yerfıstığı, badem, portakal, brokoli, ayçiçeği çekirdeği vb…

K vitamini

Broccoli

K vitamini sadece kemiklerde bulunan bir protein olan osteokalsin oluşumu için çok önemlidir. Yüksek oranda K vitamini alan kişilerin kemik erimesi veya çatlak riskinin çok daha az olduğu kanıtlanmıştır. Yeteri miktarda K vitamini almak çok önemlidir. Herhangi bir destek ürünü kullanmaya başlamadan mutlaka doktorunuza danışın.

K vitamini almanızı sağlayan besinler: ıspanak, kale, lahana, pazı, endivyen, hardal, marul, brokoli, maydanoz, Brüksel lahanası, roka, kuşkonmaz vb…

Protein

Pek çok kişi proteinin kemik erimesi riskini yükselttiğini zannediyor çünkü protein tüketiminiz ne kadar arttıysa, idrarla o kadar çok kalsiyum atılıyor. Bilim adamları, bu durumda proteinin kendisinin değil, aşırı protein tüketiminin sorun olduğunu buldular.

Protein kemik sağlığımız için çok önemli bir maddedir. Güçlü kemiklerimiz olması için yememiz gereken protein içeren besinler: kırmızı et, balık, yumurta, fasülyeler, mercimek, soya, ceviz vb…  Süt, peynir ve yoğurt gibi besinleri, yüksek yağ oranlı oldukları sürece dikkatli tüketmelisiniz.

Kemik erimesini önlemek için uygulayacağınız bir beslenme düzeni, normal alışkanlıklarınızdan aslında çok da farklı veya kısıtlayıcı değil. Gördüğünüz üzere, sağlığınızı korumak için uygulayacağınız dengeli bir beslenme düzeni, kemik sağlığınız için gereken mineral ve besinleri de size sağlayacaktır.

kaynak: sağlığa bir adım

 

TÜKÜRÜK TESTİ

11760055_10155812738815557_8184412655392087127_n[1]
Bir bardak dolusu suyu geceden baş ucunuza koyun.
Sabah kalkana dek gece boyunca hiç su içmeyin, diş fırçalamayın, öpüşmeyin (bi gecelik sabır:), sabah kalkar kalkmaz ilk işiniz tükürüp üretip bu bardağın içine tükürmektir (yavaşça bırakın, su alınır yoksa).

Hemen tükürüğün su içindeki halini gözlemleyin. Her 10-15 dakikada bir gözlemlemeye devam edin.

Sağlıklı bir tükürükün rengi berrak olur, şeffafımsı görüntü alır, hafif köpüklenme olabilir ve batmadan suyun yüzeyinde kalır. Zamanla da suya karışarak suda çözünür.

Eğer vücüdunuzda mantar(candida) varsa resimdeki gibi aşağı uzayan, deniz anasını andıran bacakları olabilir; buluta benzer bir yapıda suyun dibine çökebilir; ortalarda bir yerde asılı kalan kirli toz parçacıkları gibi bir görüntü olabilir. Deniz anasının bacakları ne kadar çok ise, ve ne kadar çok buluta benziyorsa, ve yine bu durum ne kadar hızla oluşuyorsa, vücudunuzda mantar oluşumu da o kadar hızla gelişiyor demektir.

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuççu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Meyve ve sebzelerin besin değerleri ve faydaları like ifade simgesi

11041156_877490658984603_1710273902421729681_n[1]

 

Elma: C ve E vitamini, folik asit, pektin ve flovonoid içerir. Bağırsak sisteminin korunmasında faydalı ve posadan zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini kontrol altında tutar ve vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur.

Kabak: K ve C vitamini içerir. Kanın pıhtılaşmasını düzenler. Kemik gelişimini sağlar. Böbrek fonksiyonlarında faydalıdır.

Armut: Fosfor, kalsiyum ve potasyumdan zengindir. Kalp kaslarının düzenli çalışmasına fayda sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posadan zenginliği nedeniyle bağırsakları çalıştırır.

Dut: Kalsiyum, C ve B vitamini ile bol lif içerir. İdrar söktürücü ve bağırsak çalıştırıcıdır.

Kiraz: Kalsiyum, fosfor ve C vitamini içerir. Diş çürümesini önlemede faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Vücudun su dengesini sağlar.

Erik: A ve C vitamini ile kalsiyumdan zengindir. Bağırsak çalıştırıcı ve direnç artırıcıdır.

Yeni dünya (Malta eriği): A vitamini deposudur. Görmeye ve büyümeye faydalıdır.

İncir: Bol posa, kasiyum, fosfor ve magnezyum içerir. Sindirime yardımcıdır. Kemik ve diş sağlığına etkilidir.

Üzüm: Potasyum ve C vitamini deposudur. Sindirim sistemi üzerinde faydalıdır. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.

Hindiba: Potasyum, folik asit, C, A ve E vitamini içerir. Demir içeriğiyle kansızlığa iyi gelir. Yüksek lif içeriğiyle bağırsakları çalıştırır. Toksin atıcı ve idrar sökücüdür. İştah açıcı özelliği vardır.

Ananas: Potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır.

Havuç: A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Saç dökülmesini azaltır ve saçı canlandırır.

Salatalık: A, B ve C vitamini ile fosfor ve selenyum deposudur. Güçlü bir antioksidandır. Cildi nemlendirir. İdrar yolları enfeksiyonlarında faydalıdır. Bol miktarda posa içermesinden dolayı barsak çalıştırıcıdır. Sakinleştirici etkisi vardır ve toksin atıcıdır.

Şalgam: C vitamini, potasyum ve magnezyum içerir. Yüksek tansiyona iyi gelir. Lif içeriğiyle bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucu etkileri vardır.

Soya: A vitamini, folik asit, doymamış yağ asitleri, demir ve yüksek oranda lif içerir. Kalp sağlığını korur. Tansiyona iyi gelir. Bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur. Kemikleri güçlendirir.

Kuşburnu: A, C, D ve E vitamini yönünden zengindir. Antioksidandır. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir. Bağırsak çalıştırır. Enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Güçsüzlük ve halsizliğe iyi gelir.

Brokoli: A, C, E, B1 ve B2 vitamini ve bol miktarda posa içerir. Kalp hastalıklarına karşı korucudur. Prostat ve kolon kanseri riskini azaltır. Demir ve folik asitten zengindir. Kansızlığa faydalıdır.

Marul: A, B ve E vitamini içerir. Sinir sisteminde faydalıdır. Büyüme ve gelişmede, cilt ve saç sağlığında olumlu etkileri vardır.

Soğan: A, B ve C vitamini ile fosfor ve kükürtten zengindir. Doğal antibiyotiktir. Bronş açıcı, bağırsak çalıştırıcıdır. Dayanıklılığı arttırır. Kemik ve diş sağlığında faydalıdır.

Sarımsak: A, B, C ve E vitamini ile sakaroz içerir. Yaşlanmayı geciktirir. Kireçlenmede faydalıdır. Yüksek tansiyonu ayarlar. Doğal antibiyotiktir. Ödem sökücüdür. Damar gelişiminde faydalıdır.

Kereviz: A ve E vitamini ile folik asit ve potasyum içerir. İdrar söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır. Sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi vardır.

Karpuz: A ve C vitamini ile fosfor ve potasyum içerir. Böbrekteki kum ve taşların atılmasında faydalıdır. Toksin atıcıdır. Sıvı ihtiyacının karşılanmasına da katkısı vardır.

Kavun: A vitamini, potasyum ve folik asitten zengindir. Damar tıkanıklığında, bağırsakların çalışmasında etkilidir. Göz sağlına fayda sağlar.

Brüksel lahanası: C ve B vitamini ile kalsiyum ve demirden zengindir. Kalp sağlığına ve kansızlığa iyi gelir. Kas gelişiminde faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yüksek tansiyonu düşürmede fayda sağlar.

Lahana: Folik asit, A, B ve E vitamini yönünden zengindir. Güçlü antioksidandır. Mide rahatsızlıklarında ve hazımsızlık gidermede faydalıdır. Toksin atıcıdır.

Pazı: A ve C vitamini ile folik asitten zengindir. Beden güçlendiricidir. Demirden zengin olması sebebiyle kansızlığa iyi gelir. Bol posa içerir. Bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır.

Karnabahar: Potasyumdan zengindir. C vitamini içerir. Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalıdır.

Yer elması: İnsülin ve glikoz içerir. Emziren annelerde süt artırıcı etki yapar. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Cilde faydalıdır.

Pırasa: Demir, kalsiyum ve potasyum içerir. İdrar sökücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır.

Patates: C ve B vitamini ile fosfor ve potasyumdan zengindir. Hazımsızlığı giderir. Mide rahatsızlıklarında faydalıdır. Kalp üzerinde olumlu etkileri vardır. Nişasta içeriğinden dolayı kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olabilir.

Enginar: Bol posa içerir. Kalsiyum, potasyum, magnezyum, A ve C vitamini içerir. Karaciğer ve safra kesesi sağlığını korur. Sindirimi kolaylaştırır. Böbreklerin çalışmasını düzenler. Toksin atıcıdır.

Taze fasulye: Folik asit, potasyum, A ve C vitamininden zengindir. Kötü kolesterolün düşmesinde yardımcıdır. Antioksidan özelliği vardır.

Avakado: Potasyum, magnezyum, A ve E vitamini içerir. Lif oranı yüksektir. Kabızlığa iyi gelir. Kalın bağırsak ve hemoroit için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürücü etkisi vardır.

Bamya: A, B ve C vitamini içerir. Sindirime yardımcıdır.

Börülce: Kalsiyum, posa, potasyum ve A vitamini içerir. Kolesterolün ve tansiyonun düşmesinde faydalıdır. Kabızlığa iyi gelir.

Ayva: A, B ve C vitamini içerir. Mideyi rahatlatır. İshale karşı korucudur. Cilde faydalıdır.

Bakla: A ve C vitamini içerir. Lif yönünden zengindir. Kabızlığa iyi gelir. Kolesterole ve kansere karşı koruyucudur.

Ispanak: B ve C vitamini ile magnezyum ve çinkodan zengindir. Cilt sağlığına, sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye faydalıdır.

Mısır: Protein, A, B ve C vitamini yönünden zengindir. Damar sertliğine ve kolesterole faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Böbreklerin düzenli çalışmasında fayda sağlar.

Muz: B6 vitamini ve potasyumdan zengindir. Hücre yenilenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır. Elektrolit dengesini sağlar.

Kayısı: A, B ve C vitamini içerir. Cilt, göz ve bağışıklık sistemine fayda sağlar. Kemik gelişimini arttırır. Kansızlığa iyi gelir. Kas ve sinir sistemini güçlendirir.

Vişne: A vitamini ve potasyumdan zengindir. İdrar söktürücüdür. Karaciğer ve mide üzerinde olumlu etkileri vardır.

Şeftali: C vitamini, potasyum ve posadan zengindir. Hazmı kolaylaştırır. Sinir sistemine faydası vardır. Vücudun savunma sistemini güçlendirir.

Ahududu: Folik asit, C, E ve A vitamini içerir. İştah açıcı ve idrar sökücüdür. Diş sağlığına iyi gelir. İshali önler ve ateş düşürücüdür.

Domates: Folik asit, magnezyum, potasyum, B ve A vitamini içerir. Hücre yenilenmesinde, bağışıklığın artmasında, kemik ve kas gelişiminde etkilidir.

Patlıcan: B1, B2, C ve A vitamini içerir. Sinir sistemine iyi gelir. Cilt sağlığına ve bağışıklık sistemine faydalıdır.

Trabzon hurması: A ve C vitamini ile potasyumdan zengindir. İshal koruyucudur. Göz ve cilt sağlığına olumlu etkileri vardır.

Portakal: C vitamini ve flovanoid denilen antioksidan deposudur. Kansızlığa iyi gelir. Kalp ve atardamarları korur. Kolesterol düşürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Nar: C vitamini, demir ve potasyum deposudur. Çok güçlü antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.

Mandalina: C ve A vitamini ile potasyum yönünden zengindir. Hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.

Greyfurt: Folik asit, potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Hücre yenilenmesinde ve büyümesinde etkilidir. Güçlü antioksidandır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Damar sertliğine faydası vardır.

Kivi: C vitamini deposudur. Yaşlanmayı geciktirir. Güçlü antioksidandır. Alerjiye karşı bağışıklığı arttırır.

Çilek: A, C ve E vitamini ile folik asitten zengindir. Kas ve eklem ağrılarında faydalıdır. Cilde iyi gelir. İdrar sökücüdür.

Yeşil biber: C vitamini yönünden çok zengindir. Güçlü bir antioksidandır.

Limon: Yüksek oranda C vitamini içerir. İskorbüt hastalığına iyi gelir. Güçlü antioksidandır. İdrar sökücüdür. İdrar yolları iltihabında faydalıdır.

Maydanoz: Çok yüksek oranda C vitamini içerir. Ayrıca folik asit, A ve E vitamini yönünden zengindir. Büyüme, kemik ve diş sağlığı gelişiminde etkindir.

Mango: A ve C vitamini yönünden hayli zengindir. Göz ve cilt sağlığına iyi gelir. Antioksidan özelliği ile kansere karı koruyucudur.

Pepino: C vitamini, fosfor ve potasyum kaynağıdır. Eklem romatizmasında, kemik gelişiminde ve hemofili hastalığında etkilidir.

kaynak: sağlık olsun

Çöl Sıcaklarına Önlem 14 Serinletici Tarif…

“Çöl sıcakları geliyor!” uyarılarından sizi kurtaracak en güzel şey dondurma ama hep aynı tatlar diyenlere işte evdeki değişik şeylerden yapabilecekleri soğuk tatlar!

1. Nutella dondurma! 😍😋

Nutella dondurma! 😍😋
Dünyanın en basit en güzel tarifi işte burada!
Aynı ölçüde çikolatalı süt ile nutellayı mikserde ya da blenderda iyice karıştırıp. Dondurma kalıplarına dökerek dondurun. Eğer ben dondurma kalıbıyla uğraşamam diyorsanız buz kalıplarına çubuk da koyabilirsiniz.

2. Çikolatalı pudingden bile dondurma olur ki!!

Çikolatalı pudingden bile dondurma olur ki!!

Yine hem pratik hem ağzınızın salyalarına hakim olamayacağınız bir tarif.

1 paket çikolatalı puding
1,5 S.B çilek/ahududu/böğürtlen
1 Y.K pudra şekeri

Pudingi üzerindeki tarife göre hazırlayın ve ılımaya bırakın. Seçtiğiniz kırmızı meyve üzerine şekeri koyun ve suyunu salana kadar bekletin. Ardından püre haline getirin. Puding hafif soğuduktan sonra dondurma kalıplarını puding ve meyve olarak sıra ile doldurun. Bir gün dondurun.

3. Eh diyette olanlar dondurma yiyemeyecek mi?

Eh diyette olanlar dondurma yiyemeyecek mi?
Tek ihtiyacınız olan biraz yoğurt biraz bal daha sonrası hem hafif hem kalorisiz serinleme garantisi.
2 S.B yoğurt
1 S.B bal
1 S.B kırmızı meyve

Yoğurt ve balı pürüzsüz olana kadar çırpın ve içerisine dilediğiniz kırmızı meyveyi katın. Ardından dondurucuda bir gün bekletin.

4. Sütü eğlenceli hale getirmek için tek ihtiyacınız bir buz kalıbı ve biraz dondurma!

Sütü eğlenceli hale  getirmek için tek ihtiyacınız bir buz kalıbı ve biraz dondurma!
Küçük büyük herkesin favorisi olacak bu lezzet için; buz kalıplarına istediğiniz aromada dondurma koyun. Canınız süt istediğinde hem lezzetine lezzet katmak hem de serinlemek için bir kaç küp dondurmayı sütün içine koyarak servis edin.

5. Suya biraz ferahlık katmak ister misiniz?

Suya biraz ferahlık katmak ister misiniz?
Kek kalıplarınıza su doldurup üzerine bir dilim limon koyup dondurun. Büyükçe bir bardak suyun içerisine ferahlık katacaktır. Aynı işlemi limonata için de uygulayabilirsiniz.

6. Ev yapımı Mey-Buz! 😃😃

Ev yapımı Mey-Buz! 😃😃

Dilediğiniz meyveleri alın ve püre haline getirin ardından ya su ile ya da meyve suyu ile karıştırın ve buz poşetlerine doldurarak dondurun. İşte hem sağlıklı hem basit tıpkı çocukluğumuzdaki gibi Meybuz!

7. Hayat keşke çikolatalı muz gibi taptatlı olsa!

Hayat keşke çikolatalı muz gibi taptatlı olsa!
Evet çok pratik ve bir o kadar da güzel.
Dilimlenmiş muz arasına ister fındık/fıstık ezmesi isterseniz de nutella koyun ve birkaç saat buzdolabında bekletin. Bir kenarda bitter çikolata eritin ve muz sandviçlerini içerisine atın. Bir kaç saat dondurucuda dondurun.

8. Çikolatalı bisküvi sandviçlerini bir de dondurma halinde denemelisiniz!

Çikolatalı bisküvi sandviçlerini bir de dondurma halinde denemelisiniz!
Biraz bisküvi, biraz çikolatalı dondurma ve marshmallow ile mükemmel bir tat yakalayabilirsiniz.
6 adet petibör bisküvi
Bir paket marshmallow
100 ml krema
2 S.B çikolatalı dondurma

Kremayı ısıtın ve marshmallowları sıcak krema içerisinde eritin. Marshmallowları hafif soğutun. Bir kağıt bardağın dibine parçalanmış bisküvi ardından çikolatalı dondurmayı koyun üzerine de marshmallow karışımını koyun ve bardak dolana kadar tekrarlayın.

9. İçecekleri serinletmek hiç bu kadar renkli olmamıştı!

İçecekleri serinletmek hiç bu kadar renkli olmamıştı!

İster su ister maden suyu ya da başka içeceklerinizin içerisine atmak için meyveli/sütlü buzlar yapabilirsiniz.

Buz kalıplarının bazılarına biraz süt koyup dondurun. Ardından diletiğiniz meyveleri püre haline getirin ve donan sütlerin üzerine doldurun.

10. Karpuz ve çikolata mı?! İşte böyle kalpler kalpler 💚💚💚

Karpuz ve çikolata mı?! İşte böyle kalpler kalpler 💚💚💚

Benim favorim kesinlikle bu! Hem basit hem muhteşem!

Karpuzları küp küp doğrayın. Bir kapta bitter çikolatayı benmari usulü ile eritin ve karpuzları batırıp dondurun.

11. Kek hamurundan dondurma yapmayı denemek ister misiniz?

Kek hamurundan dondurma yapmayı denemek ister misiniz?

Evet mis gibi kek hamurunu dondurmaya dönüştürmeniz inanın çok kolay.

1 paket hazır kek karışımı
2 S.B süt reçeli
1,5 S.B diyet gazoz
2 S.B kremşanti

Kek karışımını gazoz ile karıştırıp üzerindeki derecede pişirin. Ardından kremşanti ve süt reçelini iyice çırpın. Pişen kekin yarısını parçalara ayırın ve kremalı karışımın içine atın iyice çırpın. Bir kek kalıbına döküp dondurun.

12. Eskiden çok yenirdi artık pek yok karsambaç!

Eskiden çok yenirdi artık pek yok karsambaç!

Renk renk kağıt külahlara kocaman kar topları yapıp üzerine istediğiniz şerbeti dökerek bu yaz sıcaklarına serinletici bir çözüm bulabilirsiniz.

Buzları blenderda iyice kar haline getirin. Ardından istediğiniz meyvenin püresinden ya da suyundan şerbet yaparak üzerine dökün.

13. Fıstık ezmesi sevenleri böyle alabiliriz.

Fıstık ezmesi sevenleri böyle alabiliriz.

Kağıt bardakların içine vanilyalı dondurma ve fıstık ezmesini sıra ile yerleştirin en üstüne biraz kırılmış yer fıstığı sepin ve bir çubuk ya da plastik kaşık saplayın. Bir gece dondurun.

14. Çikolata ile başladık çikolata ile bitirelim!

Çikolata ile başladık çikolata ile bitirelim!
Marketten alacağınız iki adet hazır pudingi birbirine karıştırmanız yeterli olacak. Beyaz çikolatalı ya da vanilyalı puding ile çikolatalı pudingi ayrı ayrı dondurma kalıplarına dökün ve bir çatal yardımı ile karışmalarını sağlayın.
kaynak: onedio

Çocuklarınıza Mutlaka Kemik Suyu İçirin…

Kemik suyunun faydaları,  Yüzyıllardır Annelerimizin kemik suyunu pişirdiği yemekleri çocuklarına yedirerek beslemeye çalıştığı herkes tarafından bilinir. Kemik suyunun en önemli özelliği, kalsiyum deposu olmasıdır. Eğer kemik suyu eklem kemiklerinden elde edilirse besleyiciliği ve faydaları ikiye katlanmış olur. Kemik suyunu elde edeceğimiz kemik yağsız ve kırmızı ilik yani yaşı ilerlememiş bir hayvanın kemiklerinden elde edilmiş olmalıdır.Hayvanın yaşı ilerledikçe kemiğin içindeki iliğin rengi yağlanarak sarıya döner. Böylece yaşlı hayvanın kemiğinden elde edilen kemik suyunun faydadan çok zarar verir. Özellikle yaşlılarda kalp ve damar tıkanıklıklarına ve kolestrolün yükselmesine neden olur bu şekilde elde edilmiş olan bir kemik suyunun bebeklere verilmesi son derece sakıncalıdır. Faydalı olan kemik suyu, İneğin kaval kemiğinin kaynatıldıktan sonra elde edilendir. İçine yaklaşık olarak  5 kaşık elma sirkesi ilave ederek vitamin ve minerali değerleri artırılmış olur.

kemik-suyunun-faydalari[1]

Bu şekilde elde ettiğimiz kemik suyunun faydalarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

  • Çocukların yemeklerine az miktarda katılarak tüketmesi sağlanırsa gelişimlerine çok faydalıdır .
  • İnsanlarda özellikle de kadınlarda yaş ilerledikçe diz kapaklarındaki sıvılar azalır ve insanlar diz ağrılarından şikayet ederler. Kemik suyu eklemlerdeki sıvıyı tekrardan oluşturur ve ağrıların azalmasını sağlar. Düzenli olarak kullanılırsa diz kapaklarındaki erimeler engellenebilir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirerek özellikle kış aylarında grip ve nezle gibi rahatsızlıklara karşı vücudu direncini artırır.
  • Menepoz döneminde görülen kemik erimesine karşı çok etkili olduğu ve kadınlarda menepoza bağlı olarak  görülen sorunların büyük ölçüde azaldığı gözlemlenmiştir.
  • Vücudunun her hangi bir yerinde kırık ve çıkığı olan hastaların düzenli olarak  kemik suyu tüketmesi sağlanırsa  hızlı bir şekilde iyileşmesine yardımcı olur.
  • kaynak: faydalar. gen.tr

Dunyada bugun icin ispatlanmis en iyi omega 3 kaynagi olan krill yagi alirken dikkat edilmesi gerekenler:

11060856_10153166492158952_1464483871134299013_o[1]

10924164_10153166492148952_401725303142408198_o[1]

Dunyada bugun icin ispatlanmis en iyi omega 3 kaynagi olan krill yagi alirken dikkat edilmesi gerekenler:

1) krill, Artktik denizlerin derinliklerinde yasayan bir tur kabuklu karides turlerinden olup: bio-cevresel anlamda surekliligi saglanmis canlilardandir. Tuketilmesinin cevresel anlamda zarari yoktur, cunku halen varolan dogal stoklarin %2’sinden azi kullanilmaktadir.

2) yasadiklari denizler nedeniyle endustriel kirlilik ve agir metal expozisyonu da yok denecek kadar azdir. Bu nedenle klasik metodlarla balik yaglarindan elde edilen omega 3 yag asitlerine gore cok daha etkili ve sagliklidir

3) omega 3 pek cok acidan insan sagligina onemli katkisi olan bir maddedir. Fazla alinmasi bir yana, pek cok kiside eksikligi fazlaligindan daha cok gorulmektedir. Kalp/damar sagligindan beyin sagligina kadar cok onemli faydalari vardir. Hatta yapilan calismalarda Alzheimers gibi ileri yaslarda rastlanan dejeneretif hastaliklari onlemede de faydali oldugu gorulmustur

4) krill yagi alirken, herhangi bir sekilde isiga expoze olmamis, koyu renkli siselerde, ve mumkun oldugu kadar dagitimcisindan direk almayi deneyin, ve cok buyuk mega adetteki kapsul siseleri yerine daha kucuk siselerde alin.

5) diger onemli iki kriter de toplam kapsul hacminin en az %40’i kadar phosfolipid orani olmasina ozen gosterin….bu oran yaglarin emilimi icin onemlidir. Bir baska onemli madde de Astaxanthin oranidir. Her bir gram basina en az 2mg Astaxdanthin olmasi onemlidir. Bundan daha dusuk oranlarda kapsullerin bayatlama riski artmatadir. Astaxanthin, hem hucresel enerji hem de anto-oksidant koruyuculuk anlaminda cok onemli bir maddedir. Gerekirse disardan Astaxanthin takviyesi de yapilabilir, cunku bu iki takviye birbirini guclendiren yapidadir.

6) en sonda olmasina ragmen diger onemli olan konu da aldiginiz takviyederki EPA/DHA omega 3 yag asitlerinin mumkun oldugu kadar yuksek olmasina dikkat edin. Her bir gram basina en az 300-350mg bu yag asitlerinin olmasi onemlidir.

sonuc: normal yasantimizda her ne kadar sik sik balik yesek bile, omega 3 takviyesi yapmamiz onemlidir. Bugun icin en etkili ve saglikli omega 3 takviyesi krill yagidir. Yukarida belirtilen turden bir krill yagini hergunluk takviyeler icinde kullanmak zaman icinde kalp/damar sagligi kadar anti-oksidant takviyesi anlaminda ve ileri yaslardaki dejeneretif hastaliklardan muzdarip olmama adina önemlidir

KAYNAK: GREEN JUİCE LOVERS

Günde Bir Bardak İçinde Ne Kalp Kalıyor Ne Şeker…

11667428_880169402050062_6418020143169551752_n[1]

 

ABD Tarım Bakanlığı, kalp hastalıkları, felç ve diyabet riskini düşüren bir içeceği ortaya çıkardı.

Günde iki bardak kızılcık suyunun içilmesi inme veya kalp hastalığı riskini düşürdüğü ortaya çıktı. ABD Tarım Bakanlığı’nın yaptığı son araştırmada 56 katılımcıya kontrollü diyetler uygulandı. 28 kişiye günde iki bardak kızılcık suyu içirildi, 28 kişiye de normal beslenme önerildi.

Daily Mail’deki habere göre, sekiz hafta sonrasında katılımcıların kan basıncı, kan şekeri ve kan lipitleri değerleri ölçüldü. Buna göre kızılcık suyu içenlerin değerleri olumlu çıktı.

Uzmanlar, kızılcığın içinde bulunan polifenollerin çok güçlü antioksidanlar olduğunu söylerken, “Kızılcık bu açıdan çok zengin. Onda elma, yaban mersini, üzüm ya da kirazdan daha fazla polifenol var” açıklamasını yaptı.

KIZILCIK SUYU NASIL YAPILIR?

Malzemeler;

1 kg Kızılcık
2 buçuk lt. su
1.5 su bardağı şeker

Kızılcık suyu tarifi;

Kızılcıkları yıkayıp tencereye alın.
Üzerine sıcak suyu ekleyip kaynamaya bırakın
Kaynamaya başladıktan itibaren 15 dakika daha kaynatıp altını kapatın.
Sık bir süzek veya tülbentten süzün. Şekerini ilave edip karıştırın.
Oda sıcaklığına gelene kadar dışarda bekletip, soğuması için buzdolabına kaldırın.
Afiyet şifa olsun.

NOT: Eğer konsantre şerbet yapmak isterseniz, süzdükten sonra şekerini atıp, cıvık pekmez kıvamına gelene kadar kaynatın. Kavanozlara koyup ters çevirin.

kaynak: facebook sağlık olsun sayfası

Yazın Serinletici İçeceği Karpuzlu Limonata

11221363_798433326922163_2252420231878194415_n[1]

– Yazın en sulu ve en serinletici meyvesi karpuzdur. Karpuz sıcak havalarda peynirle beraber hafif bir öğün olurken limon ile birleştiğinde harika bir yaz içeceğine dönüşür. Karpuzlu limonata tarifini mutlaka sevdiklerinize ikram edin.

Yazın geldiğini hissettirecek karpuzlu limonata tarifi:

Malzemeler:

3 adet limon

1/2 adet orta boy karpuz (dilimlenmiş, kabukları çıkartılmış)

3 yemek kaşığı şeker

1,5 su bardağı soğuk
su

Hazırlanışı:

Kabuğunu kesip dilimlere ayırdığınız karpuzun çekirdeklerini temizleyin.

Limonların suyunu sıkın ve limon kabuklarını rendenin iri tarafıyla rendeleyin.

Temizlenmiş karpuzları, limon suyunu, rendelenmiş limon kabuğunu, soğuk su ve şekeri blender da karıştırın.

Pratik karışımı bir süzgeç yardımıyla süzerek posasını ayırın.

Karpuzlu limonatayı soğuk servis edin.

Tarif Ediyorum Önerisi:

Karpuzlu limonatayı kurabiye kalıplarıyla farklı şekiller verdiğiniz karpuzlar eşliğinde ve taze nane yaprakları ile servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »