KALP DAMAR TEMİZLEYEN BESİNLER..!

12301527_750147461796725_7781234079765215347_n[1]

Damarları Temizlemek İçin ve Damar Tıkanıklığını Önlemek İçin Tüketmeniz Gereken Besinler Listesi

Kalp hastalıkları gün geçtikçe sağlığımızı daha çok tehdit etmeye başlıyor. Dengesiz ve yanlış beslenme neticesinde tıkanan damarlar ölüm risklerini maalesef ki artırıyor. Bu yazımızda sevgili Bilgi Doktoru okurlarımıza damarları temizleyen besinler hakkında bilgi vereceğiz…

Acai üzümü:
Bilhassa kolesterolü düşüren acai meyvesi kan akışını dengelemesi sebebiyle kalp için çok yararlıdır.

Tarçın:
Tam bir Antioksidan kaynağı olan tarçın, kandaki şekerin düşmesini sağlayarak damarlar için çok yararlı hale gelir. Günlük 1 çay kaşığı tarçının kandaki yağ oranını yüzde 26 oranında azalttığı belirtilmektedir.

Yeşil çay:
Yeşil çay, damarlara zarar veren oksidatif stresi azaltır ve damarların temizlenmesini sağlar. İçerdiği antioksidanlar kolesterolü düşürür ve böylece kalbi korur.

Zeytinyağı:
Akdeniz ülkelerinde kalp rahatsızlıklarının görülme oranının daha az olması zeytinyağı kaynaklıdır. İçeriğindeki antioksidanlar sayesinde ileride oluşacak bazı raharsızlıkları engeller ve tansiyonu düşürür.

Brokoli:
K vitamini ile lif bakımından zengin olan brokoli, kolesterolü ve tansiyonu düşürür. K vitamini damarlardaki kalsiyum oranını da dengeler.

Badem:
E vitamini, çözünebilen lif ile tekli doymamış yağlar bakımından olabildiğince zengin olan badem, içerdiği antioksidanlar sayesinde damarlardaki hasarı önler.

Yulaf:
Yulaf, kolesterolü düşürerek damarların temizlenmesine yardımcı olur. Öğünlerinize yulafı ilave etmenizi tavsiye ederiz.

Zerdeçal:
Zerdeçal, damarların temizliğinde en faydalı baharatlardan biridir. Bunun yanı sıra damar sertliğini engeller ve yağ depolanmasını önler.

Kuşkonmaz:
Kuşkonmaz, damarlardaki baskıyı azaltarak kan akışını hızlandırır. Ayrıca damar tıkanıklığı ve enflamasyona da iyi gelmektedir.

Nar:
İçerdiği antioksidanlar sayesinde nar, kan akışını arttırır ve damarların tıkanmasını engeller.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

SABAHLARI KİLO VERMENİN 4 YOLU..!

12314698_750558118422326_8572818605036132687_o[1]

Erken uyanıp egzersiz yaptığımızda metabolizmamız güne hızlı başlar. Ayrıca bize kahvaltıda sakinlik sağlar, bu da gün için güç ve enerji anlamına gelir.Sabahları Kilo Vermenin 4 Yolu

Kilo vermenin nelere mal olduğunu hepimiz biliyoruz. Zor fedakarlıkların yanı sıra kilo vermek yaşam tarzında ve alışkanlıklarda değişiklikleri gerekli kılar; bu da sadece görünümümüzü değil, hayat kalitemizi de güzelleştirecektir.

Bu paylaşımımızda size sabah alışkanlıklarını değiştirerek kilo vermenin yollarından bahsedeceğiz. Denemeden geçmeyin!

1. Güne erken uyanarak başlasak?

Normalden erken uyanmak emek ister ve çok da kolay değildir… Peki bu ekstra saatin gününüze nasıl katkı sağlayacağını bilmek ister misiniz? Çok fazla!

Erken kalkarak daha iyi bir kahvaltı ederiz, egzersiz yapabiliriz ve güne daha rahat başlarız. Herkes arada sırada çılgın sabahlar yaşar ve her şeyi aceleyle yapar, kahvaltı dahi etmeden kapıdan çıkar. Ama bu kesinlikle iyi bir şey değil.

Eğer kafanızda belli bir saat yoksa bile yarından başlayarak yukarıda bahsettiğimizi uygulamaya koyun. Denemeye değer, yavaş yavaş kilo verdiğinizi göreceksiniz!

2. Vücuda verebileceğiniz ilk doğal içecek

Çok iyi. Erken kalkmayı başardık. Peki şimdi kilo vermek için ne yapacağız? Vücudunuza detoks yapacak ve metabolizmayı arttıracak doğal bir içecek hazırlayın. İşte dört seçenek:

Limonlu ılık su. Bir limonun suyuna ve biraz suya ihtiyacınız var. Bundan en iyi şekilde yararlanmak için suyun çok sıcak veya soğuk olmamasına özen gösterin.

Zencefil çayı. Şifalı bitkileri sever misiniz? O zaman zencefil kökü favorileriniz arasında olmalı. Kilo vermek, şişliği azaltmak, detoks ve bazen uyandığınızda gelen baş ağrılarından kurtulmak için birebir.

Ballı, acı biberli yeşil çay. Yeşil çay ve acı biberi karıştırmak kilo vermeye yavaş yavaş ivme kazandırır. Bayılacaksınız.

Mavi oolong çayı. Bu çay kilo vermek için sık kullanılır oldu. Aktarlarda kolayca bulabilirsiniz, yeşil çay kadar ekonomik olmasa da sonuçları için denemeye değer. Haftada 3 kez içebilirsiniz, antioksidanlar açısından çok zengindir ve görünümümüzü düzeltmeye yardımcı olur.

Aloe veralı ananas suyu. Bu güne başlamak için harika bir kombinasyon, çünkü toksinleri attırır ve vücudu temizler. Sabahları size iyi hissettirecek çok güzel bir karışım.

3. Biraz sabah egzersizi

Harika, erken kalktık ve güne başlamak için temizleyici içeceğimizi içtik. Şimdi, sonrasında kahvaltıyla takviye edeceğimiz bir atıştırmalık daha var. Şimdi vücudu hareketlendirelim. Aşağıda bir kaç seçenek sunacağız:

Sabahları sadece 10 dakikaya ihtiyacınız var ve bunu ekmek almaya gitmek, köpeğinizi gezdirmek veya aynı şeyi yapan bir arkadaşla buluşmak için bir bahane olarak kullanabilirsiniz.

20 dakika yürümek. Koşamıyorsanız, aynı etkiyi yaratacak 20 dakikalık bir yürüyüşü tercih edin. Ne kadar iyi hissettiğinizi göreceksiniz.

Evde egzersiz.  20 dakika mekik çekin veya bacaklarınızı ve uzuvlarınızı güçlendirmek için esnetin. Olay sadece kendinizi buna teşvik etmekte. Eğer günlük bir alışkanlığa dönüştürürseniz, zamanla daha kolaylaşacak.

Bu egzersizleri tamamladıktan sonra bir duş alın. Nasıl rahatladığınızı göreceksiniz.

4. Düzgün bir kahvaltı

Kahvaltı zamanı geldi, ve iyi beslenmeliyiz. Kapsamlı, dengeli ve çeşitli bir kahvaltı. Unutmayın kahvaltıyı atlayan insanlar daha yavaş bir metabolizmaya sahip olurlar. Kahvaltıyı atlayarak metabolizmalarını yavaşlatırlar ve sonuç olarak kilo alırlar.

O zaman kahvaltı yapmanın kilo vermek için çok önemli olduğu konusunda karara vardık. Detoks içeceğimizi içtik, biraz egzersiz yaptık ve duş aldık. Şimdi acele etmeden yemenin zamanı geldi. Peki kahvaltı için ne hazırlayacağız?

5 kahvaltı opsiyonumuz aşağıda, içlerinde bolca lif, vitamin ve kasları güçlendirmek için protein var.

Bir kap yeşil elmalı ve cevizli yulaf. Birkaç damla zeytinyağı ile haşlanmış yumurta.
Tam tahıllı ekmeğe avokadolu ve hindi göğüslü sandviç. Bir bardak doğal taze sıkılmış portakal suyu.

Yulaf suyu ile bir bardak kahve. Sarımsaklı omlet ve armut suyu.
Kesilmiş erik ve ceviz ile yoğurt. Tam tahıllı, zeytinyağlı, sarımsaklı tost ekmeği. Kahve, kızılcık suyu veya nar suyu.
Bir bardak doğal meyve suyu: 8 üzüm, 4 çilek, 1 erik. Tam tahıllı ekmeğe haşlanmış yumurtalı ve iki kiraz domatesli sandviç.

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

KIŞ AYLARININ VAZGEÇİLMEZİ BOZANIN TARİFİ..

12341425_750324905112314_1722219965963849753_n[1]

Kışı kış yapan yiyeceklerin başında gelen boza, soğuk kış günlerinde üzerindeki taze kavrulmuş leblebi ve toz tarçınla içinizi ısıtacak.

İçeriğinde sindirim için yararlı bakteriler ve yoğun miktarda B vitamini bulunduran boza, protein ve karbonhidrat açısından oldukça yoğun bir besin maddesi.

MALZEMELER

2 su bardağı kalın bulgur
1/2 su bardağı pirinç
6 su bardağı su

Maya karışımı için:

1 tatlı kaşığı yaş maya
1 yemek kaşığı toz şeker
1 su bardağı ılık süt

Kıvamını ayarlamak için:

1 su bardağı toz şeker
5 su bardağı su

Servisi için:

1 su bardağı leblebi
1 yemek kaşığı tarçın

Püf noktası:

Bozayı; güneş görmeyen, karanlık ve serin bir ortamda mayalanması için bekletmeye dikkat edin. Isı, bekleme esnasında bozanın tadını olumsuz yönde etkileyecektir.

Pişirme önerisi:

Bozayı tatlandırmak ve kıvamını ayarlamak için; sonradan katacağınız toz şeker ve suyu azar azar ekleyin. Kıvam ve tadını aralarda kontrol edin. Kıvamını yeterli buluyorsanız tüm suyu eklemeyebilirsiniz ancak buzdolabında muhafaza edeceğiniz boza, bekledikçe koyulaşmaya devam edecektir.

NASIL YAPILIR?

Bol suda yıkadığınız pilavlık kalın bulgur ve pirinci, derin bir tencereye aktarın. Suyunu katıp, iyice yumuşayana kadar orta ateşte kaynatın.

Püre haline gelen bulgurlu pirinç karışımının suyunu süzdürdükten sonra ince delikli bir süzgeçten geçirin. Posa kısmını kullanmamak üzere atın.

Süzgeçten geçirdiğiniz bulgur lapasını tamamen soğuması için oda ısısında uzun bir süre bekletin.

Bozanın ekşimesini sağlayacak olan maya karışımı için; ılık süt, yaş maya ve toz şekeri ayrı bir kapta karıştırın.
Oda ısısında soğuyan lapa karışımını büyük boy bir tencereye aktarın. Hazırladığınız maya karışımı ile karıştırdıktan sonra kapağını kapattığınız tencerede, güneş görmeyen bir ortamda 24 saat kadar bekletin.
Mayalanması için beklettiğiniz boza karışımının kapağını ara sıra açıp, havalanmasını sağlayın.
Uzun süre bekleyen bozaya toz şekeri ve sonradan ilave edeceğiniz suyu azar azar ekleyip, kıvamını ayarlayın.
Tercihen soğuması ve bir parça daha kıvam alması için; buzdolabında beklettiğiniz bozayı, kavrulmuş leblebi ve tarçın ilavesiyle servis edin. Sevdiklerinizle paylaşın.

kaynak: sağllık habrleri

Ballı Su İçmenin Faydaları

Çoğunuz balın faydalarına ve güzellikte kullanımına alışkınsınızdır. Bal çok sağlıklı bir besindir, içerdiği maddeler hastalıklara karşı savaşmanızı, sağlığınızı daha iyi hale getirmenizi sağlar. Hatta, suyla karıştırıldığında ve düzenli tüketildiğinde etkileri daha güçlü bir hale geliyor.

Çoğu araştırma, balın suyla karıştırılmasının ve düzenli tüketilmesinin faydalarını onaylıyor. Bu yazımızda size, aç karnına ballı su içmenin faydalarını anlatacağız.

Kilo Verin

Bal insanı tok hissettirir ve bu şekilde abur cubur yemeyi kontrol etmenizi sağlar. Bir yemek kaşığı balı suda çözmek sizi tok hissettirerek ve beynimizdeki şeker açlığını yöneten bölgeyi kontrol ederek, kilo vermenize yardımcı olacaktır.

Kireçlenme ile Savaşın

vücut

Kopenhag Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, ballı su içen katılımcıların dakikalar içerisinde acı ve ağrılarında azalma olduğunu göstermektedir. Bu sebepten dolayı, kireçlenmeye, eklem iltihaplarına bağlı olan ağrılarla savaşma ve bunu engellemede ballı su önerilmektedir.

Kolesterol Seviyesini Düşürün

Başka bir araştırma da yüksek kolesterole sahip olan insanların kolesterol seviyesini 2 saat içerisinde %10’a kadar düşürebildiğini göstermiştir. Su ve bal kalp hastalıkları ve dolaşım problemlerine engel olabilir. Bu karışımın faydalarını görmek için, katılımcılar 2 yemek kaşığı balı yaklaşık yarım litre su ile tüketmişlerdir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirin

Balın içindeki antibakteriyel ve antibiyotik içerikler nezle ve gribe sebep olan bakteri ve virüslerin vücuttan savuşturulmasına yardımcı olur. Aç karnına ballı su içmek, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için harika bir yöntemdir ve bütün hastalıklara karşı faydalıdır.

Yorgunluğa Karşı Savaşın

bal

Suyu bal ile karıştırıp içmek yorgunluk ve halsizlik semptomlarıyla savaşmaya yardımcı olur. Suyun içinde çözülmüş bal, vücuda canlılık ve dirilik verir, beynin çalışmasını arttırır ve bizi hareketli tutar.

Enerjinizi Yükseltin

Ballı su aynı zamanda enerjiyi yükseltme özelliğine de sahiptir ve bu sebepten fiziksel performansını arttırmak isteyenlere yardımcı olacaktır. Piyasada bir çok enerji içeceği olmasına rağmen, bu içecekler vücuda zararlı maddeler içermektedir ve bu da sağlığınızı etkileyebilir. Doğal enerji kaynağı olmasından ötürü ve diğer önemli besin değerlerinden dolayı ballı su çok daha iyi bir seçenektir.

Ekstra Yararları

bal ve kaşıkkaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

PORTAKAL KABUĞUNUN BU FAYDALARINI HİÇ DUYMADINIZ..!

12348156_749720648506073_85512218556403311_n[1]

Portakal kabuğunun sağlık açısından faydaları çok az bilinen bir şeydir. Portakal kabuğunda bulunan C vitamini oranı meyvesine göre daha fazladır. Genelde portakal tüketildikten sonra kabukları atılır. Ama eminim bu yazıyı okuduktan sonra bu alışkanlığınızı değiştirmeniz gerekecek.

– Portakal kabuğu flavonoidler C vitamini içermektedir. Bu özelliği bünye sağlığını korumaya yardımcı olurken aynı zamanda kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatabilir.
– Portakal kabukları kolesterol seviyesini dengeleyen hesperedin içerir.
– Portakal kabuğu metabolizmanın hızını arttırarak daha fazla yağ yakmayı ve dolayı ile kilo vermeyi kolaylaştırır.
– Sindirim sitemi sağlığını koru ve başta bağırsaklar olmak üzere sindirim siteminin temizlenmesinde önemli rol oynar.
– Özellikle ciltte enfeksiyon hastalıklarıyla mücadele der.
– Enfeksiyon hastalıklarına karşı bağışıklık sitemini güçlendirir.
– Solunum yolu hastalıklarından olan bronşite karşı etkilidir.
– Portakal kabukları kötü nefes kokusuna neden olan unsurları ortadan kaldırır.
– Portakal Kabuğunda bulunan Tangeretin ; antioksidan ve anti-kanser etkileri vardır.
– Böbrek taşı oluşumunu engeller. Ayrıca taş düşürücüdür.
– Kan dolaşımın hızlandırır.
– Damar tıkanıklarını engeller.
– Vücut direncini arttırır.

Nasıl Tüketilir:

Portakal kabuğunu tüketmeniz için organik portakalları öneriyoruz. Önce kabukları iyice yıkayın ve beyaz kısmını kesip iyice temizleyin. 1 gün kadar kurumaya bırakın. Sonra olabildiği kadar ince doğrayıp, kurutmaya devam edin (2 gün). Daha sonra portakal kabuklarını kurutun. (Hemen küçük doğramaya çalışırsanız çok sıvı kaybediyor. İlk kurutmayı uzatırsanız küçük parçalara ayırmak zor oluyor). Toz haline getirip, eleyin.

Portakal kabuklarını rendeledikten sonra kurutarak da kullanabilirsiniz. Rendelediğiniz portakal kabuklarını salatalarda, ufak dilimlere böldüğünüz portakal kabuklarını da çay yaparak tüketebilirsiniz.

HAVUÇ SUYU HER DERDE DEVA..!

 12308607_749171201894351_7126478245674239621_n[1]

Özellikle kansızlık sorunu yaşayanların sıklıkla tüketmesi gereken ciddi bir A vitamini deposu olan havuç, suyu sıkıldığında da oldukça faydalı.

Şekersi tadı ve muhteşem rengiyle havuç hemen hemen herkesin sevdiği bir besindir. İçeriğinde bulunan vitamin ve minerallerle de besin zincirinde önemli bir yer tutan havucun suyunu sıkarak da tüketebilirsiniz.

İşte her derde deva havuç suyunun faydaları:

– Kan kaybında veya kansızlıkta hızla kan yapar.
– Mide ve bağırsak kanamalarında çok faydalıdır.
– Havuç, A vitamini ve bol minerali ile karaciğerin kendi kendini tamir etmesini sağlayarak kuvvetlendirir. Özellikle enginar ile birlikte yenirse, karaciğerden ileri gelen sarılığı giderir.
– Safra miktarı ve akışını artırır.
– Bağırsakları tedavi eder. Yara ve iltihaplarının iyileşmesine yardım eder.
– Özellikle küçük çocuklarda sık sık görülen ishallerde faydalıdır.
– Kemik gelişmesi yavaş, dişleri çok çürüyen cılız çocuklara ve ruhi yorgunluk içinde olanlara faydalıdır.
– Kanı temizler.
– Vücuttaki üre asidi, ürat tuzları maddelerini idrarla dışarı atarak romatizma, mafsallarda ürat birikmesi, kum ve taş sorunlarına karşı oldukça etkilidir.
– Bol A vitamini ile gözlerin görme kapasitesini artırır.
– Her türlü hücrelerin çalışmasını ve yenilenmesini sağlar.
– Cilde temizlik ve pembelik verir.
– Yaşlılığı geciktirir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

ÖKSÜRÜĞÜ KESEN BU TARİFLERİ MUTLAKA DENEYİN..!

12314140_749290458549092_6123670125374545503_n[1]

Gıcık halinde gelen ya da hastalıktan sonra sizi rahatsız eden öksürüğü geçirmenin doğal yolları…

KARABİBER ÇAYI

Karabiber, dolaşımı ve balgam akışını hareketlendirir. Bal, katıldığında ise bu karışım, öksürüğü tamamen yatıştırır ve doğal bir antibiyotik niteliğindedir.

Karabiber çayının hazırlanışı:

Bir çay kaşığı kadar taze çekilmiş karabiber, 2 yemek kaşığı kadar bal ile bir fincanda karıştırılır. Üzerine kaynar su dökülür. 15 dakika kadar demlendikten sonra süzülür ve içmeye hazır hale gelir. Balgamlı halde gelen öksürüğü geçirmek için ideal bir içecektir.

KEKİK – BAL

Üst solunum yolları enfeksiyonlarına, bronşit gibi hastalıklara çok iyi gelir. Bu hastalıklar öksürük yapan hastalıklar olduğu için, bu öksürüğü geçirmek için kekik kullanılır. Kekik yaprağı, ispatlanmış bir öksürük ilacıdır. İçine bal katılmış kekik çayı daha faydalı olacaktır.

LİMON- KARABİBER- TUZ

Bir limonu dörde bölün. Böldüğünüz parçalardan birinin üzerine karabiber ve tuz atın. İyileşmenin hızlanması için limonu yiyin. C vitamini ile bağışıklığınız güçlenirken, nefes alışınız da rahatlar. Öksürük için ideal bir yiyecektir.

ILIK SÜT- BAL

Bal katarak içtiğiniz ılık süt, öksürüğünüzü alır ve boğazınızı tamamen rahatlatır. Boğazınızdaki gıcığı ve öksürüğün gelmesini engeller.

BADEM – PORTAKAL SUYU

Bademleri rondo yardımıyla parçalayın. Birkaç çay kaşığı parçalanmış bademi, bir fincan portakal suyu ile karıştırın. Öksürüğünüze çok iyi gelecek bir karışımdır.

KURUYAN ELLER İÇİN MİS KOKULU EV YAPIMI KREM

12314074_551271208370350_483148959855572510_n[1]

Krem  için ihtiyacınız olan malzemeler:

2 yemek kaşığı balmumu
4 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı
1 yemek kaşığı zeytinyağı (veya biberiye demlenmiş yağ)
Limon kabuğu, tarçın ya da kokusunu sevdiğiniz bir uçucu yağ

Yapılışı:

Küçük metal ve cam bir kasenin içine balmumu ve Hindistan cevizi yağını karıştırın. Sonra bu karışımı balmumu erinceye kadar mikrodalga içine koyun. Eğer mikrodalganız yoksa o zaman küçük kase içindeki karışımı, ocak üzerinde sıcak suyun içine oturtun. Balmumu erinceye kadar bu işleme devam edin.

Balmumu eridikten sonra karışımı alın ve içine zeytinyağı, rendelenmiş limon kabuğu, tarçın, ya da en sevdiğiniz uçucu yağdan birkaç damla ekleyin. Silikon kalıp içine karışımı dökün. Kalıpları buzdolabına koyun. En az bir saat kalsın ve iyice sertleşsin. Hazırladığınız losyon küplerini hoş bir kutunun içine koyabilirsiniz. Kuruyan ellerinizi ve vücudunuzun başka yerlerini bu küplerden biri alarak ovun. Ovma işlemi bittikten sonra küpleri yine losyon kutusunun içine koymayı unutmayın. Çünkü dışarıda bırakırsanız, bulunduğu yeni eriyerek nemlendirebilir.

kaynak: mucizevi şifa sırları

Kemik Erimesini Durdurmanın 10 Yolu

12316144_748830428595095_8107527597313536761_n[1]

En az iki bardak süt için

Her gün yeterli miktarda kalsiyum almaya özen gösterin. (1-10 yaş 800 mg, 11-24 yaş 1200 mg, daha sonraki yaşlarda 800 mg kalsiyum/gün, menopozal dönemde 1200 mg). Kalsiyum için en iyi kaynak süt ve süt ürünleridir. Bu nedenle gün boyunca en az 2 su bardağı süt veya yoğurt ve 2 kibrit kutusu kadar peynir tüketmelisiniz. İleri yaşlarda iseniz az yağlı sütü tercih edin.

Her öğün yeşil yapraklı sebze tüketin

Sütün dışında; özellikle brokoli olmak üzere, kıvırcık lahana, ıspanak ve asma yaprağı gibi yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, fındık, yerfıstığı, badem ve ceviz gibi yağlı tohumlar ile pekmez, kalsiyumdan zengin besinler arasında yer alıyor. Yeşil yapraklı sebzeleri her öğünde, yağlı tohumları da günde ortalama 30 gr kadar tüketmeyi ihmal etmeyin!

En az 15 dakika güneş ışığından yararlanın

D vitamini kemik sağlığı, kalsiyum emilimi VE kas gücü açısından önemli role sahip. 50 yaş üzeri erişkinlerde önerilen günlük D vitamini dozu 800-1000 IU dolayında seyrediyor. D vitaminin asıl kaynağı ise güneş ışınları. Dolayısıyla güçlü kemikler için her gün, güneş ışınlarının yeryüzüne dik gelmediği saatlerde, yüzünüzü ve kollarınızın güneş alması ve vücudunuzda D vitamininin aktif hale geçmesi için 15 dakikanızı ayırın.

Kilo başına 1 gram protein alın

Her gün kilo başına 1 gram protein almayı ihmal etmeyin. Yüksek proteinli diyetler idrarla kalsiyum atılımını artırarak kemiklerden kalsiyum kaybına neden olurken, bunun aksine yetersiz protein alınması ise kas gücü ve kitlesinde azalmaya, düşme ve kırık riskinin artmasına yol açıyor. Sadece 6 gram tuz alın Tuz tüketimini sınırlandırın. Çünkü aşırı tuz, idrarla kalsiyum atılımını artırarak kemikten kalsiyum kaybına neden oluyor.

Posa tüketimini 20-25 gramla sınırlandırın

Aşırı posalı yiyeceklerin tüketiminden sakının. Çünkü aşırı posalı yiyecekler tüketmek bağırsaktan kalsiyum emilimini bozarak kalsiyum eksikliği ve kemikten kalsiyum kaybına neden olabiliyor. Kepekli yiyecekler, tam tahılı ekmekler, sebze ve meyvelerin kabukları ve baklagiller dengeli oranda tüketilmeli. Günde 20-25 gr posa, sağlıklı beslenmeniz için yeterli geliyor. En fazla 2 fincan kahve için Günde 2 bardak nescafe veya 2 fincan kahveden fazlasını içmeyin. Ayrıca çay ve kola tüketimini de sınırlandırmaya özen gösterin. Ayrıca alkol ve sigara da kemik sağlığı için oldukça zararlı.

Aşırı zayıf olmayın

Güçlü kemikler için aşırı zayıflıktan kaçının. Beden kitle indeksiniz (BKİ) 20 kg/m² altına inmemeli. Çünkü menopozdan sonra vücut, yağ dokusunda oluşan östrojenden de yararlanıyor ve bilindiği gibi menopozdan sonraki hızlı kemik kaybının en önemli nedeni östrojen eksikliğidir.

Haftada 3-4 kez yürüyün

Düzenli fiziksel aktivite kemik sağlığı için çok önemli. Fiziksel aktivite gençlikte kemik kütlesini artırıyor, yaşlılıkta ise kemik kaybını önlüyor. Osteoporozda özellikle ağırlık (yük) bindiren ve kas güçlendirme egzersizleri ile denge egzersizleri öneriliyor. Yürümek, koşmak, ağırlık kaldırmak ve dans etmek kemikleriniz için birebir. Yüzme sırt kasları için yararlı olmakla birlikte, kemik kitlesinde belirgin artışa neden olmuyor. Kemiklerinizi güçlendirmek için haftada en az 3-4 kez 30-45 dakika yürüyüş yapmayı da unutmayın. Kemikler çocukluktan itibaren korunmalı!

İleri yaşların bir sağlık sorunu olarak kabul edilen osteoporozun aslında anne karnından itibaren kazanılan riskin bir yansıması olduğuna dikkat çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Selda Bağış “Kemik kütlesinin önemli bir kesimi çocuklukta ve özellikle adolesan döneminde kazanılıyor. Hamilelik sırasında yeterli kalsiyum ve D vitamini alınması, çocukluk dönemindeki bilinçli beslenme ve spor alışkanlığı edinilmesi kemik kütlesini artırıyor.

Kemikler çocukluktan itibaren korunmalı!

İleri yaşların bir sağlık sorunu olarak kabul edilen osteoporozun aslında anne karnından itibaren kazanılan riskin bir yansıması olduğuna dikkat çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Selda Bağış “Kemik kütlesinin önemli bir kesimi çocuklukta ve özellikle adolesan döneminde kazanılıyor. Hamilelik sırasında yeterli kalsiyum ve D vitamini alınması, çocukluk dönemindeki bilinçli beslenme ve spor alışkanlığı edinilmesi kemik kütlesini artırıyor.

Kimler risk altında?

Osteoporoz gelişiminde genetik faktörler kadar kişinin yaşam tarzı da önem taşıyor. Ailesinde osteoporoz hikayesi olanlarda, minyon yapılı, zayıf insanlarda, açık renk tenli kişilerde, hareketsiz yaşam sürenlerde ve erken menopoza girenlerde osteoporoz görülme riski daha fazla oluyor. Düşük kalsiyum alınması, sigara, aşırı alkol, kola ile kafein tüketimi, kortizon gibi bazı ilaçların kullanılması ve tiroit gibi bazı hastalıklar da osteoporoz gelişme riskini artırıyor.

KEMİK ERİMESİNİ DURDURAN BİTKİLER l

*Çemen Otu ( Şeker hastalığı kaynaklı kemik erimelerinde kullanılır)

*Tere Tohumu (Hipotiroid kaynaklı kemik erimelerinde kullanılır )

*Sahlep Otu (Çocuklarda görülen kemik erimelerinde kullanılır)

*Keçiboynuzu ( Gebelik döneminde anne karnında ki çocuğun gelişimi için kullanılır)

*Kuşburnu ( B ve C vitamini eksikliğinden kaynaklanan kemik erimeleri için kullanılır)

*Civanperçemi bitkisi ( Kansızlık ve Trombosit düşüklüğünden kaynaklanan kemik erimelerinde kullanılır )

*Isırgan otu ( Folik asit eksiğliği kaynaklı kemik erimelerinde kullanılır )

* Sütü çemen otu ve muz ile karıştırarak içerseniz kemikleriniz güçlenir

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

EKLEM AĞRISI VE KİREÇLENME İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ..

12342353_695015047301597_2616905152402239124_n[1]

 

DR. FERİDUN KUNAK’TAN EKLEM AĞRISI VE KİREÇLENME İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ..

Eklemlerin normal yapısını zorlayan ve çalışma şartlarını ağırlaştıran durumlarda kireçlenme belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Eklemi oluşturan kemiklerin yakın temas ve sürtünmesi ile ağrılar oluşur.

Genellikle kırk yaş, insan organizmasında kemik sistemi için bir dönüm noktasıdır. Bu zamandan sonra kemiklerde küçük değişiklikler başlar.Kireçlenme, yeni kemik oluşum yeteneğinin kaybolması, osteoporoz (kemiklerdeki kalsiyum içeriğinin azalması) bunlardan bazılarıdır.

Bu nedenle ilerleyen yaş ile birlikte eklemlerde kireçlenme oluşur. Yaş ile birlikte, şişmanlık, geçirilmiş spor yaralanmaları, kazalar kireçlenme riskini artırabilir.

Kireçlenme, genellikle, bel, diz, ayak bileği, kalça,omuz, dirsek, el bileği, el eklemleri, hatta çene ekleminde bile olabilir.
Bu bilgileri size verdikten sonra, şimdi de eklem ağrıları ve kireçlenme sorunu yaşayanlara yardımcı olmak istedik.
Bu konuda, Dr.Feridun Konak’ın eklem ağrılarını azaltacak, kireçlenme sorunu ortadan kaldıracak bitkisel bitkisel tedavisinden bahsetmek istiyoruz.

Eklem ağrılarını ve kireçlenme sorununu evde bitkisel yollarla tedavi etmek isteyenler için,

Feridun Kunak’ın Kireçlenme ve Eklem Ağrısına İyi Gelen Çamur ve Masaj Yağı Reçetesi :

Çamur için :
* 1 çorba kaşığı deniz tuzu yada turşuluk tuz,
* 2 çorba kaşığı kil,
* 2 çorba kaşığı buğday kepeği yada irmik,
* 1 kapak biberiye yağı,
* 1 kapak menekşe yağı,
* Yeteri kadar maden suyu,

Çamur uygulaması yapıldıktan sonra, Bitkisel yağlardan hazırlanmış, masaj yağı karışımı :

* 1 tatlı kaşığı pelesenk yağı,
* 1 tatlı kaşığı buğday yağı,
* 1 tatlı kaşığı biberiye yağı,
* 1 tatlı kaşığı menekşe yağı,
* 1 tatlı kaşığı susam yağı,
* 1 tatlı kaşığı çörekotu yağı,

Hazırlanışı ve Kullanım Şekli :

Çamur için, maden suyu hariç, diğer malzemeleri bir kabın içine koyun. Tahta bir spatula yardımıyla karıştırarak, bulamaç kıvamında bir çamur elde edene kadar, maden suyunu yavaş yavaş ilave edin. Daha sonra bu karışımı, ocakta, dayanabileceğiniz sıcaklığa gelinceye kadar ısıtın. Isıttığınız bu karışımı ağrıyan eklem yada kireçlenme olan bölgeye sürün. Üzerini streç ya da bezle sarın. Sıcak olması çok fayda sağlayacaktır. Soğuyuncaya kadar bekletin.

Bu Tedavide Dikkat Etmeniz Gerekenler:

* Karışımı, sıcak olarak sürdüğünüzde rahatlama yerine ağrılarınızda artma hissediyorsanız, o zaman soğuk olarak uygulayın.
* Karşımı, varislerinizin üzerine gelecek şekilde koymayın.
* Çamur soğuduktan sonra, uygulama yaptığınız bölgeyi su ile yıkayın.

Sonrasında, yukarıda masaj için önermiş olduğumuz yağları karıştırın, masaj yaparak bölgeye yedirin

kaynak: sağlıkhaberleri

Ne Yiyoruz Nereye Yarıyor?

12301530_943018345765167_39075215632490667_n[1]

Beyin: Somon, Ton Balığı, Sardunya, Ceviz

Kas: Kırmızı Et, Muz, Balık, Yumurta

Karaciğer: Brokoli, Lahana, Brüksel Lahanası

Deri: Yeşil çay, Somon, Yaban Mersini

Göz: Havuç, Mısır, Yumurta

Kalp: Domates, Patates

Bağırsak: Yoğurt, Kırmızı Erik,

Kemik: Portakal, Kereviz, Süt

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Böbrek Fonksiyonlarına İyi Gelen Sebzeler

 

Beslenme düzeniniz her zaman doğanın sunduğu gücü yansıtmalı ve bedeninize iyi gelmelidir. Böbrekleriniz, her şeyin en iyisini hak eden, yaşam kalitesi için çok önemli organlardır. Beslenme düzeninizde, böbrek fonksiyonlarına iyi gelecek besinlere ve özellikle sebzelere yer vermelisiniz.

Böbrek sağlığına iyi gelen sebzeler

Sağlıklı olmanın anahtarı sağlıklı ve dengeli beslenmedir. Yağlardan, işlenmiş yiyeceklerden, şeker ve tuz gibi maddelerden uzak durmak, böbreklerinize iyi bakmak için atabileceğiniz ilk adım.

Eğer sağlığınız üzerinde daha iyi bir etkisi olması için beslenme düzeninizi değiştirmeyi düşünüyorsanız; uzmanlar böbreklerinizi arındırıp koruyacak ve performanslarını arttıracak çeşitli yiyeceklere öncelik vermenizi öneriyorlar. Aşağıda organlarınızı tetikleyip en iyi şekilde çalışmalarını sağlayacak bu sebzelere bir kaç örnek vereceğiz:

1- Kuşkonmaz

kuskonmaz

Kuşkonmaz yedikten sonra idrarınızın aldığı ağır koku, bu güçlü sebzenin etkilerinden sadece birisidir. Bu güçlü kokuya kuşkonmazın içindeki, böbrekleri arındırmaya yarayan asparajin neden olur. Böbreklerinizi güçlü ve sağlıklı tutmak için, beslenme düzeninize kuşkonmaz ilave etmek çok iyi bir fikir olabilir. Ayrıca kuşkonmazın içindeki diğer vitamin ve mineraller de sağlığınıza iyi gelecektir. Kuşkonmaz yağ içermez ve bitki proteini açısından çok zengindir. Bol miktarda C vitamini ve lif içeren kuşkonmaz, doğal bir antioksidandır. Hem kim bu kadar lezzetli bir sebzeye hayır diyebilir ki?

2- Kırmızı dolmalık biber

 

dolmalıkbiber

Canınız kırmızı dolmalık biber mi çekti? İçerdiği potasyum sayesinde bu biberler böbrek dostu birer sebzedir. Dahası kırmızı dolmalık biberler likopen, A, C ve B vitaminleri, folik asit ve lif içerir.

Böbrek dostu bir yemek için biraz ton balığı ve doğranmış kırmızı dolmalık bibere en sevdiğiniz salatayı veya sebze karışımını ekleyin.

3- Lahana

lahana

Bedenimizdeki serbest radikallerle savaşan lahana, brokoli gibi güçlü ve şifalı sebzelerden birisidir. Bu sebzeyi beslenme düzeninize eklemeniz hem böbreklerinize hem de karaciğerinize iyi gelecektir. İçerdiği yüksek K, C ve B6 vitaminleri, lif oranı ve folik asit yüzünden bu sebzeyi kesinlikle gözardı etmemelisiniz.

4-  Karnıbahar

karnibahar

Lahana ile aynı özelliklere sahip karnıbahar böbrek dostu bir beslenme düzeni için çok uygundur. Karnıbaharı patates püresine ekleyebilir; ister çiğ ister pişmiş olarak salatalara ekleyebilir veya sirke ve zeytinyağı ile yiyebilirsiniz. Yüksek oranda C vitamini ve lif içeren bu sebze besleyici olduğu kadar da lezzetlidir. Tabağınızda, folik asit ve lif açısından zengin, böbreklerinizi temizleyip güçlendirecek, karaciğerinizin bedeninizdeki toksinleri atmasına yardımcı olacak harika bir öğün olacak.

5- En iyi doğal ilaç: Sarımsak

sarimsak

En yaygın bilinen ve eski doğal tedavilerden birisi olan sarımsak, enflamasyonu azaltır, enfeksiyonlarla savaşır, arındırır, kolesterolü düşürür ve doğal bir antibiyotiktir. Ayrıca sarımsak bedeninizin ihtiyaç duyduğu antioksidan ve pıhtılaşma önleyiciler de içerir.

 

Sarımsağı nasıl pişireceğiniz hakkında endişelenmenize gerek yok, kaynatıldığında bile bu özelliklerini kaybetmez. Sarımsağı pilavdan soslara kadar pek çok farklı ve lezzetli yemek hazırlamakta kullanabilirsiniz. Hatta sarımsaksız bir hayat düşünmek çok zordur!

6- Kadim bir dost: Soğan

sogan

Hem yemeklerinize lezzet katacak, hem de bedeninizi arındırmaya yarayacak bir sebze mi arıyorsunuz? Hem bedenimizde doğal olarak bulunan, hem de dışarıdan aldığımız yağ gibi kimyasalları ve toksinleri, bedenimizden atmaya yardımcı kuersetin gibi flavonoidler açısından zengin soğan tam aradığınız sebze! Soğan damarlarımızın yağ tarafından tıkanmasını önler, onları temizler ve kan dolaşımına iyi gelir. Ayrıca anti enflamatuar özelliğinin yanı sıra böbreklerimizi koruyan ve organlarımızın sağlıklı çalışmasına yardımcı olan soğan böbreklerimiz için de çok faydalıdır.

Soğanı salatanıza ekleyerek herhangi bir yemeğin yanında yiyebilirsiniz. Soğanlar düşük potasyum içerirler ve bu da böbrek sağlığı için önemlidir. Ayrıca metabolizmanızın protein ve karbonhidratları işlemesine de yardım ederler.

Böbrek sağlığınız için beslenme düzeninizi değiştirmeyi düşünüyorsanız, genel sağlığınıza iyi gelecek bu sebzeleri lezzetli birer alternatifler olarak ister çiğ ister salata olarak, isterseniz de pişmiş olarak beslenme düzeninize eklemenizi öneriyoruz.

Ayşe’nin Kış Çayı

 

rsz_127[1]

Merhaba

Soğuk havalarda ısınmak, enerjimi yükseltmek için bitki çaylarından çok faydalanırım. İşte bugün instagramda paylaştığım kış çayımın tarifi..

10 tane kakule çekirdeği

3-4 parça çubuk tarçın

5 -6 top karabiber

1 çorba kaşığı rendelenmiş taze zencefil

15 20 tane top yeni bahar

4-5 tane Yıldız anason

Portakal dilimleri

Tüm malzemeleri süzgeçli bir çaydanlığa koyun. Kaynar suyu üzerine dökün, 3 dakika kaynatın. Kapatıp 10- 15 dakika bekleyin. Üzerine bal ve benim favorim biraz süt ekleyip, sıcak sıcak için.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hindistan Cevizi Yağı Bir Mucize…

hindistan-cevizi-yagi[3]

 

Hindistan cevizi yağı ve faydaları

Hindistan cevizi yağı son zamanlarda adından fazlasıyla söz ettiriyor. İnsanlar hindistan cevizi yağıyla yapılacak yüzlerce şey bulduğu için, bu çok amaçlı yağ da hamur işlerinin içine,ilaçların yanına hatta ilk yardım dolabına bile girmeyi başardı. Bu kullanımlardan bazıları ilk bakışta tuhaf gözükse de, hindistan cevizi bu yeni şöhretini boşuna kazanmadı.Charlie Pulsipher’ın, bu mucizevi ve doğal ürün ile yapabileceklerinizin listesini Uplifers olarak sizlere sunuyoruz.

Hindistan cevizi yağını tereyağı ya da margarinle aynı kefeye koymak haksızlık olur, zira bu katı yağlarla karşılaştırıldığında, hindistan cevizi yağı çok daha sağlıklı duruyor. İçerdiği doymuş yağlar, orta zincir şeritlerden geliyor ve bu kısa zincirli yağlar, vücut tarafından hemen işleme alınıp, yağ olarak depolanmıyor.

Bu da demek oluyor ki hindistan cevizi yağı enerji seviyesini artırıyor, iyi kolesterolü yükseltiyor ve kilo aldırmadan, kolesterol ve diğer sağlık sorunlarına neden olmadan kan şekerini dengeliyor. Buna ek olarak antimikrobik, antioksidan, mantarla baş eden, iltihap önleyici ve parazit ile virüslere karşı koruma sağlayan bir ürün. Bağışıklık sistemini güçlendiren hindistan cevizi yağının faydalı olduğu diğer konuları da şöyle sıralayabiliriz:

  1. Masaj yağı: Hindistan cevizi yağı yorgun ve ağrıyan kasları gevşetir.
  1. Ayak kokusu: İçerdiği mantar önleyici nitelikler, mantarla ilgili bütün enfeksiyonlara iyi gelir. Bu sorunla daha etkin bir şekilde savaşmak istiyorsanız, mercanköşk ve çay ağacı yağından da bir iki damla ekleyin.
  1. Akne: Hindistan cevizi yağı, akneye neden olan bakterilerle nazik bir şekilde mücadele eder. Sivilcelerin üzerine direkt olarak sürüp, sönmelerini izleyin.
  1. Temizleyici: Hindistan cevizi yağı, etkili ve yumuşak bir temizleyici işlevi görür.
  1. Bit: Bu rahatsız edici problemi kökünden çözer.
  1. Vücuttaki çatlaklar: Hamilelikten kaynaklanan çatlakları hindistan cevizi yağı ile önleyip yumuşatabilirsiniz.
  1. Siğil ve lekeler: Sorunlu bölgeyi hindistan cevizi yağı ile ovun ve bandajlayın. Her gün aynı işlemi tekrarlayın.
  1. Nemlendirici: Hindistan cevizi yağı, sert ve zarar görmüş ciltleri yumuşatmanın ve nemlendirmenin harika bir yoludur.
  1. Yüz peelingi: Hindistan cevizi yağını karbonat, şeker, tarçın ve yulaf ezmesi ile karıştırıp harika bir peeling ve ölü hücrelerden arındırıcı maske elde edebilirsiniz.

10. Kepek: Kepeklerden ve yarattığı kaşınma hissinden kurtulmak için kafa derinize hindistan cevizi yağı ile masaj yapın.

11. İştahı azaltmak: Yemeklerden önce bir kaşık dolusu hindistan cevizi yağı tüketirseniz, iştahınız azalır böylece fazla yemezsiniz.

12. Kırışıklıklar: Cildi yeniden nemlendirmek ve kırışıklıkları yumuşatmak için yüzünüze hindistan cevizi yağı sürebilirsiniz.

13. Boğaz ağrısı: Bir kaşık hindistan cevizi yağının ağzınızda çözünmesini bekleyin ve yavaşça yutun. Bu sayede boğazınızı kaplamış korumuş olursunuz. Aynı zamanda mukus zarını canlandırır ve enfeksiyonlarla da savaşırsınız.

14. Saçkıran: Gözle görünmeyen saçkıran mikrobunu öldürmek için sorunlu bölgeyi hindistan cevizi yağı ile ovun. Enfeksiyonu daha hızlı yok etmek için biraz çay ağacı yağı da ekleyebilirsiniz.

15. Dudak nemlendiricisi: Hindistan cevizi yağı dudakları korur ve nemlendirir. Güneşten korunmaya da yardımcı olur.

16. Uçuk: Antiviral özelliği sayesinde, uçuğa neden olan bakterileri öldürür. İyileşmeyi hızlandırmak için bir damla mercanköşk yağıyla da karıştırabilirsiniz.

17. Kayganlaştırıcı: Özel dakikalarınızı kimyasal ürünlerle tehlikeye atmak istemiyorsanız, tamamen doğal hindistan cevizi yağını tercih edebilirsiniz. Fakat korunmayı tehlikeye atmamak için kondomla birlikte kullanmayın.

18. Sakız yapışması: Saçınıza ya da halınıza sakız yapıştığında, çözümün Hindistan cevizi yağında olduğunu unutmayın.

19. Evcil hayvan sağlığı: Hem harici hem dahili olarak kullanılması evcil hayvanların sağlığı için bir çok fayda sağlar. Nefes kokusunu alır, tüyleri parlatır, eklem sorunlarında etkilidir, kulakları temizler, pirelerden arındırır.

20. Arpacık: Bu rahatsız edici ve acı verici enfeksiyondan kurtulmak için, arpacığın üzerine ya da göz çevresine hindistan cevizi yağı sürebilirsiniz.

21. Kulak ağrısı: Hindistan cevizi yağı ve sarımsak yağı karışımı ile kulak ağrısı, enfeksiyonu ve dış kulak iltihabındanhızla kurtulabilirsiniz.

22. Konak: Bebeklerin saç derisinde oluşan konakla baş etmek için hindistan cevizi yağı kullanabilirsiniz. Acıyı, kaşıntıyı, kızarıklığı ve pullanmayı hafifletir.

23. Pişik: Bebek bezinden kaynaklanan hafif pişiklerde nazik ve etkilidir.

24. Morarmalar: Morarmış cildi hindistan cevizi yağı ile ovarak iyileşmeyi hızlandırabilirsiniz.

25. Yaşlılık lekeleri: Bütün cilt lekelerinin tedavisinde hindistan cevizi yağı işe yarar. Güçlü bir antioksidan olduğu için yaşlılık lekelerinde de etkilidir.

26. Tıraş kremi: Hindistan cevizi yağı, jiletin ciltte pürüzsüz bir şekilde kaymasını sağlarken, cildi de yumuşatır.

27. Tıraş sonrası losyonu: Tıraş sonrası oluşan kızarıklıklardan şikayetçiyseniz, özellikle hassas ciltler için yatıştırıcı etkisi olan hindistan cevizi yağını kullanın.

28. Diş macunu: Eşit miktarda hindistan cevizi yağı ve karbonatı karıştırıp, içine birkaç damla nane yağı ekleyin. Böylece florid, tatlandırıcılar ve diğer kimyasallardan arınmış doğal ve etkili bir diş macunu elde edersiniz.

29. Su çiçeği: Kaşıntıyı azaltıp iyileştirmeye yardımcı olması için hindistan cevizi yağı sürün. Zehirli sarmaşık, zehirli meşe, sinek ve böcek ısırıklarında da işe yarar.

30. Maya enfeksiyonu: Hindistan cevizi yağı hem dahili hem harici kullanılarak mantar enfeksiyonlarıyla savaşır.

31. Makyaj temizleyicisi: Rimel gibi yağ bazlı makyaj malzemelerini çıkarır. Cildi temizler, nemlendirir ve parlatır.

32. Saç kremi: Saçı güçlendirir ve onarır. Saçınıza hindistan cevizi yağı ile masaj yapın ve 10 dakika bekledikten sonra durulayın. Kıvırcık saçları kontrol altına almak için kuru saça da az bir miktar sürülebilir.

33. Mobilya cilası: Hindistan cevizi yağı, ahşap mobilyalara koruyucu bir parlak kazandırır. Sonucu beğenip beğenmeyeceğinizi kontrol etmek için, önce küçük bir alana uygulamakta fayda var.

34. Enerji: Orta zincir triglişeritler sayesinde canlılığı ve dayanıklılığı artırır. Gün içinde ihtiyacınız olan enerjiyi verir.

35. Deodorant: Hindistan cevizi yağını mısır nişastası, karbonat ve tercih ettiğiniz bir kokulu yağ ile karıştırıp, doğal bir deodorant elde edebilirsiniz.

kaynak: Ayşe Tolga- iyi yaşam

Kuru meyvelerin faydaları saymakla bitmiyor

11193329_992187784125965_6341817307103083816_n[1]

Meyvelerin kurutulmuş halleri, normal hallerinden çok daha fazla vitamin ve mineral içermektedir. Meyvenin posa ve lif oranı arttığından kuru meyvelerin faydaları saymakla bitmiyor. İşte, kuru meyvelerin faydaları ;
Kuru kayısı ; Sindirim sisteminde oluşan hastalıklara iyi gelir. Özellikle bağırsakları yumuşatarak, kolay dışkılamayı sağlar. Kabızlığın önüne geçer. İçerdiği A vitamini sayesinde cildi temizler ve düzenler. İçinde bulunan potasyum nedeni ile kalp hastalıklarına karşı koruyucudur.
Kuru üzüm ; Solunum yolu hastalıklarında balgam söktürür, düzenli yenildiğinde tansiyonu dengeler. İltihaplara karşı bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Unutkanlık sorununa ve konsantrasyon güçlüğüne iyi gelir.
Kuru elma ; Kuru elma yoğurt ile karıştırılarak yenilirse zehirli ishali tedavi eder. Bol lif içerdiğinden tok tutar. Göz ve görme sorunlarında etkilidir.
Kuru hurma ; Kuru hurma çok kuvvetli bir antioksidandır. Bu nedenle kansere karşı koruyucudur. Hazımsızlığa iyi gelir ve cilt sağlığını korur.
Kuru dut ; Kuru dut, kan yapıcı ve ateş düşürücüdür. Özellikle anemi yani kansızlıkta kullanılır. Zindelik verir ve ağız kokusunu alır.
Kuru erik ; B1, B2, B3, B6, A,C ve E vitamini yanında potasyum ve magnezyum içeren kuru erik, kanser, yaşlanma, tansiyon, kalp, karaciğer ve böbrek hastalıklarına iyi gelmektedir.
Kuru incir ; Sodyum, kolesterol, yağ içermez ve yüksek liflidir. Aminoasitler açısından zengin olan kuru incir, hücre gelişimini destekler, kilo vermeyi kolaylaştırır. Boğaz ağrısı ve bronşite faydalıdır.
Kuru kivi ; A ve C vitamini yanı sıra potasyum, kalsiyum, demir ve magnezyum içerir. İçinde bulunan yüksek lif nedeni ile, sindirimi kolaylaştırır, kabızlığa engel olur. Kan basıncını dengeler, kolesterolü düşürür. Bağışıklığı kuvvetlendirir, kansızlık ve mide hastalıklarına iyi gelir.
Armut kurusu ; Böbrekleri çalıştırarak, idrarı arttırır. Böbrek kum ve taşlarını düşürmeye yardımcıdır. Yüksek tansiyon, kansızlık ve kabızlığı engeller. Sinirleri rahatlatır. Hamilelikte kusmanın önüne geçer. Hazımsızlığa, şeker hastalarına önerilir.
Çilek kurusu ; C, B ve K vitamini yanı sıra fosfor ve demir açısından zengindir. Vücuda kuvvet verir, bağışıklığı kuvvetlendirir, damar tıkanıklığını engeller. Çok kuvvetli bir antioksidan olduğundan kansere ve serbest radikallere savaş açar. Bağırsaklarda oluşan kurtları döker, idrar söktürür, kanı temizler. Tansiyonu dengeler, romatizma ve karaciğer hastalıklarına iyi gelir.