Limonlu Zencefil Çayı İçmek İçin 5 Sebep:

zencefilli-çay[1]

 

 

Bağışıklık Güçlendirici:
Ballı Limonlu Zencefil çayının faydalarının başında bağışıklığı güçlendirmesi gelir. Zencefil çok kuvvetli bir antioksidandır. Limon  da yüksek miktarda C vitamini içerir. Soğuk algınlığı süresince içilen bu çay antibiyotik görevi görebilir. Limonda bulunan bioflavonoid’ler yani P vitamini kanser hücrelerinin yayılmasını engelleyebilir. Ayrıca limondaki antioksidanlar enflamasyon giderici etki edebilir. Zencefil kan akışını arttırır ki bu tam sağlık için gereklidir.

Bulantı ve Hazımsızlık Giderici:
Bedendeki bir düzensizlik sonucu bulantı ve kusma semptomları ortaya çıkabilir. Limon zencefil çayı mekanizmamız için çok iyi bir rahatlatıcıdır. Araba yolculuğu sırasında mideniz bulanan biriyseniz yolculuk öncesinde bu çayı içebilirsiniz. Ayrıca hamilelik ve kemoterapi bulantılarında da yardımcıdır. Mide yanması ve hazımsızlığa da iyi gelir. Yemeğin kolay sindirilmesini sağlar ve iştahınızı düzenler.

Diyabetin Etkilerini Azaltıcı:
Yeni araştırmalar, düzenli olarak limonlu zencefil çayı içilmesinin, diyabet sonucu oluşan karaciğer tahribatını azalttığını ortaya çıkartmıştır. Zencefilde bulunan çinko, insülin yapımında ve salgılamasında başlıca bir role sahiptir. Kan şekeri seviyesini kontrol eden ve diyabeti denetleyen insülindir.

Cilt ve Saç Bakımı:
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi zencefil limon çayının antioksidan ve vitamin yüklü olması, daha sağlıklı bir cilt ve saç için mükemmel bir zemin oluşturur. Antibakteriyel ve antiseptik özellikleri cildi enfeksiyonlardan korur. İçeriğindeki A ve C vitaminleri saçınızı güçlendirmenin ve daha çabuk uzamalarını sağlamanın doğal bir yoludur.

Kilo Vermeye Yardımcı:

Yüksek kan şekeri, karbonhidrat ve şekerli yiyecek aşermelerini tetikler. Zencefil kan şekerini normalize edebildiği için bu aşermelerin engellenmesine ve dolayısı ile kilo vermeye de yardımcıdır. Ayrıca zencefil yağ emilimini arttırır ve bedende birikimini engeller.

kaynak: Mert Güler

Vücuttaki zehiri yok edebilen tek besin ! TAHİN

10157339_10152376132851189_598856561_n[1]
Mevsimsel hastalıklar yavaş yavaş kapıları çalıyor. Sizlere bu hastalıklara karşı koruyucu bir besinden bahsedeceğiz…
•. Kansere karşı koruyucudur.
•. Damar sertliğini ve tıkanmalarını engeller.
•. İdrar söktürücüdür.
•. Cildi güzelleştirir.
•. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
•. Göz sağlığı için hayati önem taşır.
•. Kemik gelişiminde, yapısında bulunan bazı maddeler nedeniyle oldukça faydalıdır.
•. Safra taşlarının düşürülmesinde, nefes darlığı ve bronşite faydalı olduğu bilinmektedir.
•. Kemik gelişiminde, yapısında bulunan bazı maddeler nedeniyle oldukça faydalıdır.
•. Anne sütünü arıtıcı özelliği bulunmaktadır. Çocukların beyin ve zeka gelişiminde etkilidir.
•. Vücuda alınan ağır metaller, zehirli bileşikler, radyasyon ve bazı ilaçların yarattığı toksinlere karşı koruma sağlar.
•. Yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarının (Alzheimer) önlenmesinde olumlu etkisi olduğu kanıtlanmıştır.
•. Tahinde çok miktarda bulunan E vitamini ile tüm bu yararları da vücudumuza kazandırabiliriz….
•. E vitamini çok güçlü bir antioksidandır. Vücuda enerji verir. Seks hormonlarının oluşmasına yardımcıdır.
•. İki çorba kaşığı tahinde yaklaşık yarım kilo biftekteki kadar protein vardır.
Kendine has özel bir kokusu olan tahin, suyla temas etmedikçe uzun zaman bozulmadan saklanabilir.
E, C ve B vitaminleri açısından zengindir. Hücre yapısının bozulmasını engeller. Yaraların iyileşmesini hızlandırır.

Kızıl antioksidan likopen domates ve domates gibi kırmızı renkteki sebze ve meyvelerde bulunmaktadır

 images[1]  biberli salca (9) - Kopya[1]

ÇOK GÜÇLÜ TOKSİN DÜŞMANI  KANSERE KARŞI KORUYUCU
”””Eczanede değil ,pazarda satılıyor ””””
..
Likopen sebze ve meyvelerde doğal olarak bulunan karoten ailesine ait bir pigmenttir.
İnsan vücudu likopen üretemez.
Likopenin %85’i domates ve domates gibi kırmızı renkteki sebze ve meyvelerde bulunmaktadır.

SALÇA
Salçada domatesin ve kırmızı biberin 200 katı daha fazla bulunur.
En büyük özelliği kaynatıldığında kat be kat artmasıdır.
Salçanın ;çiğ domatese ve kırmızı bibere göre biyo-yararlanımının daha yüksek olduğu ve oksidatif stresi azalttığı gösterilmiştir.
Ayrıca, beta karoten ve yağlarla birlikte tüketilmesi durumunda daha yüksek biyo-yararlanıma sahip olduğu gösterilmiştir.

Lineer hidrokarbon yapısı sayesinde yağlı bölgelerde bulunma şansı da artar. Bundan dolayı likopen, insan vücudunda en çok serumun düşük yoğunluklu (LDL) ve çok düşük yoğunluklu (VLDL) lipoprotein fraksiyonlarında ve böbrek üstü bezleri, testisler, karaciğer ve prostat bezinde bulunur.

KANSERE KARŞI KORUYUCU
Likopen tüketiminin çeşitli kanser türlerine karşı koruyucu etkilerine yönelik çok sayıda epidemiyolojik, in vivo ve klinik çalışmalar bulunmaktadır.

% 50 KANSERDEN ÖLÜM ORANINI AZALTIYOR.
1271 yaşlı kişi arasında kansere bağlı ölümle sonuçlanan 42 olgunun değişik sebze çeşitlerinin tüketimlerini karşılaştırmalı olarak araştırmış ve tüm bölgelerde domates tüketimiyle kansere bağlı mortalitede %50 azalmayı ilişkili bulmuşlardır.

Likopen ile ilgili yapılmış 72 araştırmayı incelediği meta-analizinde, çalışmaların 57’sinde SALÇA tüketimi veya kandaki likopen seviyesi ile düşük kanser riski arasında ilişki olduğunu bildirmiştir.
Bu 57 çalışmanın 35’inin ciddi istatistiksel önemi olduğu belirlenmiştir.
Likopenin bu çalışmalarla ilgili olarak belirlenen koruyucu etkisi prostat, akciğer ve mide kanserleri için en kuvvetli düzeyde bulunmuştur.

Pankreas, kolon, rektum, yemek borusu, ağız boşluğu, meme ve rahim kanserleriyle ilgili koruyucu etkisi de bulunmuştur

AVCI LİKOPEN
Serbest radikal avcısı likopen; özellikle sigara, kirli hava ve ozon gazlarına bağlı yoğun serbest radikal saldırılarından akciğer dokusunu koruyucu etkiye sahiptir. Analizlerde salça ve likopen tüketimi ile akciğer kanseri arasında ilişki olduğunu ortaya koyan 14 çalışma incelemiştir.

ZENCEFİL ÇAYI KİLO VERDİRİYOR! MUTLAKA DENEYİN!

12346586_754264108051727_1677298701291755445_n[1]

Tatmin duygusu yaratmanın yanı sıra zencefil metabolizmayı hızlandırarak yağları yakmayı kolaylaştıran termojenik özellikler taşır.

Zencefil çayı – hiç denediniz mi? Tıbbi özellikleri olan bir köktür, doğal yollarla kilo vermeye yardımcı olur. Çeşnili ve güzel tadı sadece kilo vermenize değil aynı zamanda ağrıların dindirilmesine yardımcı olur ve dünyadaki en iyi iltihap gidericilerdendir.

Bugünkü makalemizde sizlere kilo vermek için zencefil kullanımından bahsedeceğiz. Ama bu lezzetli çayı tüketmenin ne zaman uygun olduğunu bilmek de önemli. Not almaya hazır mısınız?

Kilo vermek için neden zencefil çayı?

Eğer son zamanlarda kilo aldığınızı fark ediyorsanız, karın ve kalçalarınızın biraz büyüdüğü için normal giysilerinize sığamıyorsanız, şimdi harekete geçmenin zamanı. İlk olarak size kilo vermek için kendinizi günlerce zencefil çayıyla sınırlamalısınız demiyoruz. Kesinlikle hayır.

Zencefil çayı sağlıklı bir rejime destek olmak içindir. Günlük yağ alımınızı azaltmalı, daha iyi beslenmeli, salatalar yapmalı, buharda sebzeler yemeli, günlük protein ve lif ihtiyacınızı karşılamalı ve bol bol su içmelisiniz.

Eğer biraz egzersiz ve öğünler sonrasına zencefil çayı eklerseniz, 5 haftada ideal kilonuza ulaşacaksınız. Elbette biraz çaba göstermeniz gerekiyor ama kesinlikle buna değer.

Gelin zencefilin kilo vermeye nasıl yardımcı olduğunu öğrenelim:

1. Daha iyi bir sindirimi destekler

Zencefilin en büyük faydalarından biri sindirimi arttırmasıdır. Neden biliyor musunuz? Mide, küçük ve büyük bağırsağın işlevlerini düzenler. Böylece yiyecekler daha kolay işlenir ve vücudu ihtiyacı olmayan şeylerden arındırarak gerekli besinleri alırsınız.

2. Termojenik, metabolizmayı hızlandırır

Termojenij özellikler dediğimizde neden bahsettiğimizi biliyor musunuz? Bu vücudun ısısının arttığı anlamına gelir, dolayısıyla yağları yakmada metabolizmaya yardımcı olur.

Zencefil doğal yollarla kilo vermek için en etkili bitkilerden biridir, termojenik özelliği de en büyük yararlarındandır.

3. Tokluk hissi yaratır

Bunun başınıza geldiğine şüphe yok: öğle yemeğinizi bitrdiniz, işe döndünüz ve bir kaç dakika sonra karnınızda bir boşluk hissettiniz. Hala açsınız! İşte o anda atıştırmalıkları elinize almak gibi bir hata yaptınız, kraker, hamur işi vb.

Zencefil iştah bastırıcı olarak bilinir, bu yüzden yemeklerden sonra daha fazla yemek istiyorsanız zencefil kullanın. Eğer tokluk duyarsanız öğünler arasında atıştırmaya ihtiyaç duymazsınız ve umuyoruz ki akşam yemeğine kadar dayanabilirsiniz.

Zencefil o can çekmelerini ve yemekler arası atıştırmayı önler. Neden bugün denemiyorsunuz?

4. Zencefil harika bir antioksidandır

Zencefil çayı yüksek oranda antioksidan içerir, böylece iltihaplanma ve hastalığa yol açan toksinlerin vücuttan atılımını sağlar. Organlarınız daha iyi işler ve yağlar daha kolay yakılır. Sağlığınızı geliştirmek için harika bir yol!

Zencefil çayı yapmak için

Malzemeler:
-1 bardak su (200 ml)
-30 gram zencefil (kökü parmak kalınlığında kesin)
-Yarım limon suyu
-1 yemek kaşığı bal (20 gram)

Hazırlanışı:
Zencefil çayını hazırlamak çok kolay. Önce bir bardak suyu bir su ısıtıcıda veya kil/bakır bir çaydanlıkta kaynatın. Metal veya alüminyumdan yapılan çaydanlıklar tıbbi bitkilerin özelliğini kaybetmesine yol açar, bu yüzden bu gibi malzemeleri kullanmayın.

Su kaynayınca, zencefili ekleyin, 20 dakika demletin. Sonra altını kapatın ve 10 dakika bekletin. Bardağınıza koyun ve yarım limon suyu ekleyin. İyice karıştırın ve bir yemek kaşığı bal atın. Çok lezzetli olacak!

Ne zaman içmelisiniz?

Öğle yemeği ve akşam yemeklerinden sonra 15 gün boyunca birer bardak içerek başlamayın deneyin. Sağlıklı beslenmeyi ve egzersiz yapmayı ihmal etmeyin.
Ne zaman zencefil tüketmekten kaçınmalısınız?

Diyabet veya yüksek tansiyon ilaçları kullanıyorsanız zencefil kullanmayın. Bu tür ilaçlar bu bitkiyle kullanılmamalı.
Eğer hamileyseniz veya emziriyorsanız, zencefilden uzak durun. Bunu unutmamalısınız!

Karaciğer Yağlanmasını Kontrol Altına Almaya Yardımcı Meyveler

 

1-karacger-yaglanmasi[1]

Karaciğer yağlanması, günümüz toplumlarında oldukça yaygın görülen bir problemdir ve kronik hale gelebilir. Bu hastalıktan nasıl korunabilir ve hastalığı nasıl tedavi edebilirsiniz? Sağlıklı beslenme, bu konuda size oldukça fazla yarar sağlar; bu yüzden bugün size bu anlamda en faydalı meyveler hangileridir, bunlardan bahsedeceğiz. Haydi başlayalım!

Karaciğer Yağlanması ile Savaşta Yardımcı Meyveler

Yakın zamanda karaciğer yağlanması ile mi teşhis edildiniz? Muhtemelen bir başka aile üyenizde de böyle bir rahatsızlık var, değil mi? Eğer böyleyse; sahip olduğunuz karaciğer yetmezliği seviyesine göre doktorunuzun tavsiye ettiği yolları takip etmelisiniz. Ancak; genel anlamda bu rahatsızlık, karaciğer hücrelerinde biriken fazla yağdan dolayı oluşmaktadır.

İltihap, yorgunluk ve genel anlamda bir keyifsizlik hissediyor olabilirsiniz; ancak özünde bu hastalık sizin için, hayat tarzınızı değiştirmek adına bir çağrı anlamına geliyor olabilir. Aksi halde bu durum uzun vadede karaciğer yetmezliği veya siroz gibi hastalıkların habercisi olabilir. Dolayısı ile, ciddiye alınması gereken bir durum, değil mi? Elbette öyle! Takip eden bölümde, bu konuda size yardımcı olabilecek sağlıklı yiyeceklerden söz edeceğiz. İçlerinde özellikle bazı meyveler var ki, anahtar niteliğinde. Haydi öğrenelim:

1. Sağlıklı Elmalar

3-elma

Gün içinde kaç adet elma yiyorsunuz? Bunu soruyoruz çünkü: Sabah kahvaltılarınıza bir adet yeşil elma eklemenizi istiyoruz. Bu elmalar, tüm meyveler içinde en iyileridir. Doktorlara göre; kandaki şeker seviyesini düşürürler ve daha birçok faydaları vardır. Elmalar, antioksidanlar açısından oldukça zengindirler; bu sayede, karaciğer detoksu için harikadırlar. Ayrıca; kandaki şeker seviyesini düşürerek, serbest radikallerle de savaşırlar.

Dahası, elmalar malik asit (elma asidi) içerirler. Bu asit ise; böbrek taşı oluşumunu engeller ve bu organı koruyucu özelliktedir. Artık, elmayı kabuğu ile yemeniz gerektiğini söylememize herhalde gerek yok! Kabuğunda çok daha fazla mineral bulunduran elma, karaciğerde biriken yağları ve ağır metalleri yok etmeye yardımcıdır. Sonuç olarak: Günde bir elma, sizi doktordan uzak tutar!

2. Limon Suyu

4-limon-suyu

Artık limonun faydalarından haberdarsınız ve güne bir bardak sıcak limonlu su ile başlamanın sizin için neler yapabileceğini çok iyi biliyorsunuz. Bu alışkanlığı halihazırda edinmediyseniz, bir an önce beslenme diyetinize bu alışkanlığı da eklemenizi tavsiye ediyoruz. Bu sayede bir anda iyi hissetmeye başlayacaksınız ve karaciğeriniz size teşekkür edecek. Narenciye meyveler, içerdikleri antioksidanlar sayesinde, karaciğer detoksu için her zaman çok idealdirler.

Limon, C vitamini açısından zengin bir meyvedir ve bağışıklık sistemini de güçlendiricidir. Eğer limon suyu tüketmekten çok hoşlanmıyorsanız, bir bardak su ile sulandırarak da tüketebilirsiniz.

3. Greyfurt, Her Zaman İyileştirir

5-greyfurt

Greyfurt hakkında bilmeniz gereken bir şey: Araştırmalara göre, yemeklerden önce yarım greyfurt tüketirseniz bu kilo vermenize yardımcı olur. Tıpkı limon gibi, greyfurt da karaciğeriniz için oldukça faydalı bir meyvedir. Artısı: Greyfurt içinde, karaciğerdeki yağ ve toksinleri yok eden mekanizmayı teşvik edici enzimler içermektedir. Bu sebeple, mucizevi bir meyvedir

Greyfurt ayrıca, yüksek miktarlarda malik asit ve karotenoid içermektedir. Bu içerikler ise, bu önemli organı temizleyici ve güçlendiricidirler. İlaveten, greyfurtun yüksek oranda naringenin içerdiğini unutmayın. Bu madde vücuda karaciğerde biriken yağ asitlerini kırması için yardımcı olur.

4. Avokado

6-avokado

Avokadoları herkes çok sever. Avokadonun sahip olduğu müthiş özelliklerin henüz bilinmediği zamanlar da vardı muhtemelen. Şu an dahi, bu meyveyi ölçülü tüketmekte fayda var: Örneğin günde bir taneden fazla tüketmeyin. İçerdiği oleik asit (sağlıklı tipte, mono-doymamış yağ asidi) vücudunuza, kolesterol seviyesini kontrol altında tutabilmesi için yardımcı olur.

Ayrıca unutmayın ki; bu meyve lif de içermektedir; bu da tokluk hissi oluşturur ve ayrıca bu meyve kandaki şeker seviyesini de düşürücüdür. Bu meyveyi tüketerek, günlük besin ihtiyacınızın bir kısmını karşılamış, aynı zamanda da vücutta biriken zararlı yağ asitlerini yok ederek, karaciğer yağlanması problemi ile savaşmış olursunuz. Bugünden başlayarak, neden günlük beslenme diyetinize, örneğin salatanıza, bir miktar avokado eklemeyesiniz?

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HÜNNAP: BİR NARENCİYEDEN 20 KAT DAHA FAZLA C VİTAMİNİ İÇERİR!

12341466_753534238124714_5481369309516457493_n[1]
Hünnap çok sayıda minerali birden içerir: Magnezyum, potasyum, bakır, kalsiyum, manganez, fosfor ve demir.

Herhangi bir narenciyeden 20 kat data fazla C vitamini içerir ve bu da bağışıklık sisteminin güçlenmesine ve enfeksiyonlara karşı iyi bir gıdadır. Bu durunda, mevsiminin tam da yazdan sonbahara geçtiğimiz bu günlerde olmasına şaşırmamalı! Birçok kültürde yüzyıllarca boğaz rahatsızlıklarına karşı çay olarak kullanılmış.

Tıbbi araştırmalara göre, hünnap kan basıncını düşürmeye, kansızlığın tedavisine destek. Yine cilt bakımı ürünlerinde de, kırışıklıklara, kuru ciltlere ve güneş yanıklarına karşı kullanılıyor.
Çin tıbbında ise, asabiyet ya da uykusuzlupun tedavisinde kullanılıyor.

HÜNNAP’ IN FAYDALARI: (Dr.Ender Saraç’ tan )

*İlaç kadar faydalı bir meyvedir.
*Astım ve solunum sistemi hasTalarına çok faydalıdır.
*Balgam söktürücü özelliği vardır.
*Sebebi bilinmeyen öksürüğü keser
*Böbrek hastaları tuz yemeyi azaltarak hünnap meyvesini yerlerde idrar söktürücü özelliği vardır.
*Bağırsakları çalıştırır.
*Kanı temizler
*Şeker hastalarının rahatlıkla yiyebilecekleri bir meyvedir.
*Çocukların beslenmesinde de mutlaka yemeleri gereken bir besindir.

DİKKAT!
Fruktoz içerdiği için, özel sağlık koşullarınızı dikkate alarak ölçülü tüketin. Unutmayalım, zarar miktardadır:)

Bilinen Bileşimi : Şeker, nitrat, tartrat, pektin, müsilaj, C vitamini, tanen.

Kullanıldğı Yerler :
Güneşte kurutulan olgun meyveler çerez olarak çay ile tüketilebilir. Ayrıca kaynatılıp içilmekte ve reçeli yapılmaktadır. Bitkisel ilaç olarak da kullanılmaktadır.

Faydaları :

Çok eskiden beri yumuşatıcı, balgam ve idrar söktürücü ve kabız edici olarak kullanılmaktadır.

Hünnap meyvası: Eczacılık da 21 günlük kürler halinde (sabah aç 2 tane meyve) tüketilir.

Kolestrol ve lipid düşürücü olarak da kullanılır.

Hünnap Yaprağı: Çay olarak bronşit, astım, mide ve bağırsak rahatsızlıklarında kullanılır.

Kullanım Şekli : 4 bardak süte 30-60 gr. meyve konularak 15-20 dakika kaynatılır. Günde 4 kere 1′er bardak içilir.

Bileni pek azdır hünnabın. Oysa ki İstanbul pazarlarında bile kolayca bulunabilir bir meyvedir . Tabi ki zamanını kollamak gerekir. Sadece belli bir dönem ( eylül sonları ile ekim ayının başları) piyasalara çıkan hünnap, oldukça da az kalır tezgahlarda.Elmamsı, armudumsu, değişik karma bi tadı vardır ve oldukça lezizdir. Kurusunu aktarlarda bulabilirsiniz..

———————————————–
SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..!

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İŞTE YOĞURT SUYUNUN 10 HARİKA FAYDASI..!

12391939_753763234768481_3740304523106637484_n[1]

Yoğurt suyunun faydalarını biliyor muyuz? Yoğurt suyunun faydaları hakkında sizleri bilgilendirmeye geçmeden önce yoğurdun yararlarını saymak istiyoruz. Çünkü yoğurt suyu, yoğurdun içerisinde bulunan tüm vitamin, mineral ve proteinleri ve aminoasitleri bünyesinde barındırır. Faydalarını öğrendikten sonra belki her gün kullanmadan döktüğünüz yoğurt suyu nasıl değerlendirilir daha iyi anlamış olacaksınız. Yoğurttaki B vitamini suyunda gizlidir.Süzme olarak tükettiğinizde B vitamini kalmaz.

1- Yoğurt suyu; kemik, diş ve saç gelişimi için çok önemli olduğundan çocuklarımız için mucizevi bir besindir.Günün her saatinde kullanılabilir.Ayrıca yaşlılarda kemik erimesini önlemede çok önemli rolü vardır.

2- Araştırmalara göre yoğurt suyunun içerisinde bulunan bakteriler antikanserojen etkisi nedeniyle kanser hastalıkları daha başlamadan önlenmekte ve vücutta kötü huylu tümörlerin gelişimi yoğurt suyunda bulunan probiyotikler sayesinde önlenebilmektedir.

3- Yoğurt suyu böbrek taşı düşürmek için de kullanılabilen bir içecektir. Böbrek kumları ve böbreklerde taş şikayeti olanların ufak çaptaki kum ve taşları düşürebilmeleri için yoğurt suyu içmeleri önerilmektedir. Yoğurdun sarı suyunun faydaları arasında böbrekleri temizleyici yararı da bulunmaktadır.

4- Zayıflamak için diyet yapanların vücutlarında vitamin ve minerallerde kayıplar olur. Diyet yapanların mutlaka vitamin ve mineral deposu olan yoğurt suyunun kullanmaları önemle tavsiye edilmektedir.

5- Yoğurt suyu tiroit bezlerinin çalışmasına ve guatr hastalığının da önlenmesine yardımcı olur. Kısacası yoğurt suyu guatıra ve tiroide iyi gelen besinler, içecekler arasında en ön sıralardadır.

6- Hazımsızlığa ve mide rahatsızlıklarına da iyi geldiği söylenmektedir.

7- Kolesterolü dengelemede yardımcı olan yoğurt suyu vücutta zararlı toksinlerin atılmasında da önemli rol oynar.

8- Bedenimizin metabolizma hızını yavaşlatmadan koruyabilmek için yoğurt suyundan mümkün olduğunca fazla faydalanmak ve yoğurt suyu içmek te yarar vardır.

9- Yoğurt suyunun diyabet hastalarında şekeri düşürücü özelliğini gözardı etmemek lazım.

10- Vücut sağlığı ve gelişimi açısından bu denli önemli olan yoğurt suyu, cilt güzelliği ve beslenmesi için de faydalıdır. Cilt kırışıklıkları, lekeler ve sivilcelere karşı doğal bir tedavi yöntemi olarak uygulanır, cildi gençleştirir ve güzelleştirir. Ciltte sonradan oluşan lekeler için bir ay kullanıldığında lekelerde ciddi açılma olur.

Yoğurt Suyunu Çöpe Dökmeyin (Dr. Nurten Budak)

Çoğu zaman çöpe dökülen yoğurt suyu, sağlık açısından son derece önemli olan B2 vitamini bakımından oldukça zengin.

Türkiye’de eksikliği en fazla görülen vitaminlerden biri olan B2 vitamini, vücudun protein, karbonhidrat ve yağlardan daha fazla faydalanmasını sağlıyor. Genellikle yoğurdun kalitesini azaltacağı ve lezzetini bozacağı düşüncesiyle yoğurdun suyu dökülüyor. Halbuki B2 vitamininden faydalanılması için yoğurt suyunun dökülmemesi veya başka alanlarda kullanılması gerekli.

Protein, karbonhidrat ve yağların faydasını artırıyor B2 vitamini eksikliği göz ve ağız kenarlarında çatlamalar ve yaralara neden olur. Yoğurdun suyuna sarı ve yeşilimsi rengi veren Riboflavin (B2) vitaminidir. B2 vitamini protein, karbonhidrat ve yağlar ile etkileşim içine girerek onlardan daha fazla faydalanılmasını sağlar. Bu vitamin yoğurt suyunun yanı sıra tarhana gibi yiyeceklerde de bol miktarda bulunmaktadır.

B2 vitamininin azalmaması için bu yiyeceklerin güneş ışığından uzak tutulması gerekir. Bazı bölgelerde tarhananın güneş ışığında kurutulması alışkanlığı bu nedenle yanlıştır. Aynı şekilde güneş ışığında kurutulan tüm süt mamullerinde de vitamin kaybı olmaktadır.

SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..!

SADECE İKİ GIDA İLE KAN ŞEKERİNİZİ DENGELEYİN..!

12347580_753989984745806_6562780483729764080_n[1]

Tarçın kan şekeri düzeyini önemli seviyede düşürebildiğinden, aynı etkiyi yapan başka bir ilaç alıyor veya tedavi görüyorsanız mutlaka doktorunuzla konuşmalısınız.

Diyabet, ya yetersiz insülin üretiminden ya da vücudun üretilen insülin miktarına doğru şekilde cevap verememesinden kaynaklanan yüksek kan şekeri düzeyine sebep olan metabolik bir hastalıktır. Hareketsiz bir yaşam tarzı sürmek ve yetersiz beslenmek geçtiğimiz yıllarda dünyanın her yerine yayılmış bu sağlık sorununun en temel sebepleridir. Birçok çalışmaya göre, şu an dünyada 382 milyon diyabet hastası var ve bu sayı günbegün artıyor.

Bu sağlık sorunu kontrol altına alınabilir, ancak durumunuzu daha da kötü hale getirebilen tüm şekerli gıdaları beslenmenizden çıkarmanız gerektiği için tedavinize tam olarak kendinizi vermeniz çok önemlidir. Diyabet tedavisi bireyin ihtiyaçlarına göre adapte edilmeli ve kan şekerinizin sabit düzeyde devam etmesini sağlamak üzere düzenli olarak devam ettirilmelidir. Doktorunuz tarafından tıbbi bir tedaviye ve izlenmeye ihtiyacınız olacaktır; ancak aynı zamanda kan şekeri seviyesini düzenlemenize yardımcı olacak birkaç ev yapımı tedaviyi de deneyebilirsiniz.

Yalnızca iki malzemeyle kan şekeri seviyenizi nasıl düzenleyebilirsiniz?

Bu diyabet tedavisinde yalnızca uygun fiyatlı şu iki malzemeye ihtiyacınız var: tarçın ve karanfil. İkisinin de diyabet hastaları için olumlu sonuç verdiği görülmüştür.

Kan şeker seviyesini düzenlemek için tarçın

Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre tarçın Tip 2 diyabet hastalarına yardımcı olabilmektedir. Çalışmaya katılanlar düzenli olarak tarçın tüketmişler ve hem kan şekerlerinin hem de kolesterol seviyelerinin indiğini görmüşlerdir. Görünen o ki tarçın hem vücudun kan şekerini düzenleme kapasitesini hem de insülin etkinliğini arttırıyor. Düzenli tarçın tüketimi insülin üretimine daha etkili şekilde yanıt veren hücresel alıcıları uyarıp temel enzimleri etkin hale getiriyor.

Kan şekeri seviyesini düzenlemek için karanfil

Karanfil tariflere kattığı cezbedici aroması ve leziz tadıyla dünyanın her yerinde popüler hale gelmiş bir baharattır. Ama aslında karanfil yalnızca bir baharat değildir: karanfilin yüksek kan şekeri seviyesini indirebilmesi gibi birçok tıbbi özelliği bulunmaktadır. Karanfil içinde en çok antioksidan bulunduran baharatlardan biridir, her 100 gramında 80 mg C vitamini ile betakaroten, E vitamini, selenyum, fiber, fitosterol ve çeşitli temel mineraller bulunur.

Peki tarçın ve karanfil kullanarak kan şeker seviyenizi nasıl düzenleyebilirsiniz?

Size tarçın ve karanfilin kan şekeri seviyesini indirebileceğini gösterdiğimize göre, diyabeti kontrol altına almak için bu güçlü doğal tedaviyi artık nasıl uygulayabileceğimizi öğrenebiliriz.

Malzemeler:

-4 çubuk tarçın
-60 gram karanfil
-1 litre su

Yapılışı:

Tüm malzemeleri bir sürahiye doldurun ve dört beş gün kadar buzdolabından bekletin. Ardından sıvıyı süzerek ayırın ve karışımdan her gün yarım bardak için.

Yan etkileri:

Bazıları için yan etkileri olabileceğinden herkesin bu karışımı kullanmaması gerektiğini unutmayalım. Diyabet hastasıysanız ve bu doğal tedaviyi denemek istiyorsanız, öncelikle aşağıdaki noktalara dikkat edelim:

Tarçın mevcut karaciğer sorunlarını daha da kötüleştirebilir.
Bu doğal tedavi kan şekeri seviyenizi önemli derecede düşürebilir, bu yüzden aynı amaçla başka bir ilaç kullanıyor veya tedavi görüyorsanız ekstra önlem almakta fayda var.

Tarçının bazı çeşitlerinin içinde vücudun kan pıhtısı oluşturma kapasitesini azaltabilecek bir bileşen bulunmaktadır. Kaliteli tarçınınız güvendiğiniz bir kaynaktan satın alınız.Doktorunuz size diyabet teşhisi koymuşsa, bu doğal tedaviyi denemeden önce ona danışmanız çok önemlidir.

SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..!

kaynak: sağlık haberleri

ÖĞRENELİM !!! SIZMA ZEYTİN YAĞININ 7 MUCİZESİ…

12376821_1531722797150598_7678876171670850771_n[1]

1. ALZHEİMER A KARŞI ÖNEMLİ BİR SİLAHTIR :
Zeytinyağının içerisinde “oleokantal” isimli doğal bir bileşim bulunur BU bileşim Alzheimer hastalığının sebebi olduğu beta-amiloid birikimininDÜŞMANIDIR.
2.DİYETBET RİRKİNİ DÜŞÜRÜR
Zeytinyağı, vücutta karbonhidrat metabolizmasını düzenler. şeker hastalığı riskini en aza indiriyor.
3.KALP HASTALIKLARINA YAKALANMAYI ÖNLER
zeytinyağ aterojenik etkisi nedeniyle damar sertleşmesi gelişimini engelliyor.
4.MEME KANSERİ RİSKİNİ ENGELLER
DNA hasarını önler ve tümör hücrelerinin ölümünü tetikler
5.İNME RİSKİNİ ÖNLER
kötü kolesterol yüksekliğini düşürür inme oranını yüzde 41 oranında azaltır
6.KARACİĞER HÜCRE HASARINDAN KORUR
antioksidan özelliği sayesinde karaciğeri hücre hasarından koruyor.
7.AKUT PANKREAS OLUŞUMUNU ÖNLER
vücutta iltihaplanmayı önleyici etkileri sebebiyle, iltihabli bir kronik hastalık olan akut pankreatit gelişimini önler…..

kaynak: şifa doğada

SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..! Kaparinin MS Hastalığında Yüzde 80 Çare Olduğu Saptandı

12316552_752725498205588_4095283867628054688_n[1]
Türkiye’de yetişmesine rağmen çok fazla bilinmeyen kapari bitkisinin, Multipl Skleroz (MS) hastalarına çare olduğu bildirildi.
Pamukkale Üniversitesi(PAÜ) tarafından yapılan çalışmalarda, konsantre kapari çayı verilen MS hastası farelerin yüzde 80 oranında iyileştirildiği belirlendi.

MS hastalığı, beyindeki ve omurilikteki sinirlerin yıpranması ve bozulmasıyla ortaya çıkan, görmede bulanıklık, geçici görme kaybı, kolda veya bacakta güçsüzlük, yürüyüşte dengesizlik, ellerde titreme, konuşmada bozukluk gibi belirtiler gösteren, bağışıklık sisteminden kaynaklanan ve doğrudan merkezi sinir sistemini etkileyen bir hastalık. PAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Genel Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alaattin Şen, MS hastalığının tedavisinde kapari bitkisinden yararlanabilme yönündeki çalışmayı 1,5 yıldır yürüttüklerini söyledi.

Kapari ürünlerini kullanan hastalarla da temasa geçtiklerini anlatan Şen, çalışmanın ilerleyen bölümünde fareler üzerinde deney yaptıklarını söyledi.

‘FARELER MS’DEN KURTULDU’

Geliştiren ve üretilen ürünlerin deney sonuçlarını aylık takip eden Prof. Dr. Şen ve ekibi, MS’li farelerin hastalıktan kurtulduğu sonucuna vardı. Deneylerde elde edilen sonucun MS hastaları için çok olumlu olduğunu vurgulayan Şen, “MS hastalığında kullanılan ilaçlar var ama daha çok hastalığın ilerlemesini durdurmak ve hastaları bir nevi rahatlatmak için. Çünkü MS hastalığının dünyada bilinen bir tedavisi yok. MS tedavisi için çok büyük ümit vadeden bir çalışma yürüttüğümüze inanıyoruz.” dedi.

‘TEDAVİ BEKLEYEN 40 BİN HASTA VAR’

MS hastalığının sebebi ve kesin tedavisi bilinmezken Türkiye’de yaklaşık 40 bin hasta olduğu tahmin ediliyor. Pizzaya tat vermesi amacıyla kullanılan kapari, yapılan araştırmalar sonucu tedavi bekleyen MS hastalarına umut oluyor. Kapari ürünleri üreten Burdurlu Murat Mıhladız, birçok MS hastasının bu bitki sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirtti.

MS hastalığıyla 15 yıl mücadele ettiğini belirten Aysun Tok, kapari kullanarak şifa bulduğunu belirtti.

Hastalığın başlamasıyla ilaç tedavisine başladığını belirten Tok, “İlaç tedavisi fayda vermedi. Sonra kapariyi duyduk. Kapari salamurası, karpuzu ve çayını kullanmaya başladım. Hastalığın yavaş yavaş azaldığını fark ettim. Şuan hiçbir etki kalmadı. MS hastalarına tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın..!

kaynak: sağlık haberleri

DEFNE YAPRAĞININ FAYDALARI NELERDİR?

12310642_752726101538861_1797479732246921816_n[1]

Mutfakların vazgeçilmezi olan özellikle Akdeniz mutfaklarında sık sık kullanılan, yemeklere enfes bir tat katan defne yaprağı, son zamanlarda faydaları ile de adından söz ettiriyor. Yurt dışındaki ülkelerde de özellikle ünlü restoranların vazgeçilmez bitkilerinden biridir.

İşte bu şifalı yaprağın faydalarından bazıları:

-Soğuk algınlığı, grip gibi kış hastalıklarının önlenmesine yardım eder.
-Balgam sökücü özelliği vardır.
-İdrar söktürücüdür.
-Astım gibi solunum hastalıklarına fayda sağlar.
-Yapılan bir araştırmaya göre, bu yaprağın yaraları kısa sürede iyileştirdiği, açık yaraların çabuk kapanmasını sağladığı sonucuna varıldı.
-Kolesterolü düşürür.
-Cildi gençleştirir. Genç bir görünüme sahip olmayı sağlar. -Kırışıklıkları önler. Cildinizin genç kalmasını istiyorsanız yemeklerinizde bir parça defne yaprağı kullanmayı unutmayın.
-Kuru ciltler için de oldukça faydalıdır.
-Aknelere iyi gelir, geçmelerini sağlar.
-Artrit gibi kemik hastalıklarının iyileşmesine yardım eder.
-Mikroplara karşı savaşır. Bakteriyel enfeksiyonları engeller.
-Kulak ağrılarına iyi gelir.
-Egzama ve sedef hastalığı gibi el ve vücutta çıkan yaralar için de oldukça faydalı bir bitkidir.Defne Yaprağı
-Romatizmaya iyi gelir.
-Mantari veya viral enfeksiyonlara fayda sağlar.
-Alzheimer hastalığı için de yararlıdır.
-Yapılan araştırmalar sonucunda parkinson rahatsızlığına da iyi geldiği ortaya çıkmıştır.
-Görme bozukluklarına iyi gelir.
-Sakinleştirici özelliği vardır.
-Ülser gibi mide hastalıklarına oldukça büyük fayda sağlar. Mideyi güçlendirir.
-Kalp damar sağlığını korur.
-Lösemi yani kan kanseri ve cilt kanseri gibi kanser türlerine fayda sağlar.
-Bel ağrılarını giderir.
-Migren ve baş ağrılarına da fayda sağlar.
-Kan şekerini düşürmeye yardım eder. Yüksek kan şekeri olup düşüremeyen kişiler defne yaprağı kullanabilir.
-Sindirim sistemini rahatlatır, gaz giderici özelliği vardır.
-Ateş düşürücüdür.
-Vücuttaki mikrop, bakteri ve mantarların üremesini, çoğalmasını engeller.
-Antibiyotik özelliği vardır.
-Terlemeyi sağlar. Bu şekilde ter yolu ile vücuttan mikroplar atılabilir. Bu da vücudu rahatlatır, terleme ile tuz ve su yolu ile vücuttaki mikroplardan kurtulmak mümkündür. Ayrıca terleme ile vücut ısısı da düşer.
-Vücuttaki hormonların ve enzimlerin salgılanmasını, aktivitesini düzenler.
-Diş ağrısına iyi gelir.
-Saçların sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlar. Saçlarınızın uzamamasından yakınıyorsanız bu yaprağı kullanabilirsiniz.
-Saç dökülmesini önler.
-Regl dönemi düzensiz olan yada zamanı geldiğinde adet kanaması olmayan kadınlar da bu bitkiyi tüketmelidir. Adet kanamasını düzenler ve zamanında gelmesini sağlar.
-Zayıflamaya yardım eder.

Defne Yaprağı Zararları ve Yan Etikleri Nelerdir?

Yararları olduğu gibi bu bitkinin de yan etkileri veya bazı zararları bulunabilir.
Hamile ve emziren bayanların kullanmaması gereken bir bitkidir.
Merkezi sinir sistemine zarar verebilir.
Şiddetli bir şekilde koklandığı zaman solunum sistemine zarar verebilir.
Fazla kullanım alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
Alerjisi olanlar kullanmamalıdır.

Defne Yaprağı Hakkında Bilinmeyenler..

Defne yaprağı sadece yemeklere kullanılması, hoş kokusu ve aroması ile anılır. Aslında bu şifalı yaprağın başka özellikleri de vardır. Yazın, piknikte yada evinizin balkonunda mangal yapacağınız zaman mangalı yaktığınızda, ateşin üzerine birkaç tane defne yaprağı atarsanız oldukça hoş bir koku elde edebilirsiniz.

Defne yaprağının bir diğer özelliği de böcekler için kovucu olmasıdır. Böcekleri evinizden uzak tutmak, evinizi sterilize etmek için bu harika bitkinin yaprağını kullanabilirsiniz.

Defne yaprağının kullanım alanları:

-Anjin, ağız ve yaraları için 4 bardak suya 5 yaprak konur. 3-4 dakika kaynatılır. 5-10 dakika demlendirilir. Gargara yapılır, sinüzit ağrılarının bulunduğu yere kompres yapılır.
-Defne sabunu saç dökülmesini engeller.Deri mantarlarında etkilidir.
-Hazmettirici ve uyku için 3 bardak suya 2 yaprak konur 3 dakika kaynatılır. Akşam yemeğinden sonra 1 fincan içilir.
-10 gr defnetohumları balla macun yapılır. Kaşık kaşık yenir. Baş ağrısına, romatizmaya nefes darlığına iyi gelir.
-Defne, aromatik bir bitkidir. Kokusu çok hoştur. Defne yaprağı yemeklere lezzet verir. Defne yağı, parfüm sanayisinde kullanılır.
-Et ya da balık pişirirken tencerenin içine iki adet defne yaprağı attığınızda, yemeğiniz bambaşka bir lezzet kazanır. Ayrıca 2-3 günlük balıkların bayatlığını alır.
-Tavuk, hindi ya da et haşladığınız tencereye iki tane defne yaprağı attığınızda tadı daha lezzetli olacaktır.
-Bir-iki adet taze defne yaprağı fasulye, mercimek, nohut, pirinç gibi kuru yiyeceklerin içine konursa onların kurtlanmalarını önler.
Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın..!

Defne Yaprağı Çayı Nasıl Hazırlanır?

Defne yaprağı çayını 2 farklı şekilde hazırlayabilirsiniz. 1 büyük bardak çay için 3 defne yaprağını suyla birlikte kaynatın ve ocağın altını kapattıktan sonra 3-4 dakika demlenmesini bekleyin. Veya suyu kaynattıktan sonra defne yapraklarının bulunduğu bardağa dökün ve bardağın ağzı kapalı şekilde 8-10 dakika kadar demleyin. Çayın tadı sert gelirse 2-3 yemek kaşığı süt ya da 2 çay kaşığı balla tatlandırabilirsiniz

PORTAKAL SUYU DEMİR EMİLİMİNİ ARTIRIYOR..!

12373308_526943994138884_7027527936885159709_n[1]

Anneler faydalı olduğunu düşündüğü için genellikle çocuklarına yedirdikleri pekmeze yoğurt veya süt katar ya da tam tersi süte pekmez ekler.
Hâlbuki sütün içinde bulunan kalsiyum, pekmezde bulunan demirin emilimini azaltıyor. Demir, C vitamini ile birlikte tüketildiğinde emilim artıyor ve C vitamini demirin vücutta daha iyi kullanılmasını sağlıyor.
Bu sebeple pekmez, süt ve yoğurt yerine portakal suyu ile karıştırılırsa çok daha faydalı olacaktır.

kaynak: şifa evreni

Bacaklardaki Dolaşımı Arttırıcı 3 Meyve Suyu

 

 

Ananas, mükemmel bir diüretiktir, dolaşımı teşvik eder ve kan pıhtılarını engelleyicidir.

İspanyol Fleboloji Enstitüsüne göre günümüzde yetişkinlerin %30’u kronik venöz yetmezliğinden yakınmaktadırlar. Bu durum, ayaklarda yorgunluk hissedilmesine, bacaklarda şişkinliğe ve hatta varise sebep olabilir; oldukça yaygın görünen bir problemdir.

Bu rahatsızlığı nasıl rahatlatabilirsiniz? Endişe etmeyin. Aşağıda vereceğimiz meyve suyu tarifleri, bacaklarınızdaki zayıf dolaşımı rahatlatmaya yardımcı olacaktır. Haydi tariflere birlikte göz atalım!

1. Ananas, Karpuz, Kiraz ve Zencefil Suyu

2-kiraz-suyu

Hangi malzemelere ihtiyacınız var?

  • İki dilim ananas,
  • Bir dilim karpuz,
  • Bir fincan su,
  • On adet kiraz,
  • Bir yemek kaşığı rendelenmiş taze zencefil.

Nasıl Hazırlanır?

  • İnanın ki, bu doğal meyve suyu, lezzetli olduğu kadar sağlıklıdır da. İltihapla savaşan, bacaklardaki düzgün dolaşımı teşvik eden ve sizi nemlendiren bir içecektir.
  • Ayrıca, bilmenize yarar var, kiraz ve zencefilin ağrı kesici etkileri vardır. Her gün bir avuç kiraz yemek, bacaklarınızda hissettiğiniz yoğun ağrıyı ve kramp hissini azaltmaya yardımcı olur. Müthiş, değil mi?
  • Son olarak, bu meyve suyu, işten eve geldiğinizde içilebilecek harika bir içecektir çünkü günün yorgunluğunu alıp enerji içeceği etkisi yaparak, uzun bir günün sonrasında size enerji verir.
  • Hazırlamak için, ananas ve karpuzu dilimleyin. Kiraz çekirdeklerini ayırın ve her şeyi karıştırıcıya yerleştirin. Bu esnada, suyu kaynatın ve zencefillerin suda biraz beklemesine izin verin. Hazır olduğunda, tüm malzemeleri akışkan bir kıvam kazanıncaya kadar karıştırın. Oldukça basit!
  • Soğuk içmenizi tavsiye ederiz. Bacaklarınızdaki dolaşım açısından harikalar yaratacağını göreceksiniz.

2. Doğal Greyfurt ve Yaban Mersini Suyu

3-greyfurt-suyu

Hangi malzemelere ihtiyacınız var?

  • Bir adet greyfurt,
  • Bir fincan su,
  • On adet yaban mersini,
  • Bir yemek kaşığı taze zencefil.

Nasıl Hazırlanır?

  • Kulağa cazip gelmiyor mu? Evet, kesinlikle öyle. Bu meyve suyu taze olarak tüketildiğinde, vücudunuza, bacaklarınızdaki dolaşımı arttırıcı, bir dolu vitamin ve mineral sağlar.
  • Greyfurt, C vitamini ve antioksidanlar açısından oldukça zengindir ki bu da kalp sağlığını destekleyicidir. Yaban mersininin faydalarından bahsetmiyoruz bile. Eğer yerel marketinizde taze yaban mersini bulabiliyorsanız, almakta asla tereddüt etmeyin ve her zaman elinizin altında bir miktar bulundurmaya çalışın.
  • Yaban mersini, antosiyanin ve proantosiyanidin açısından zengindir. Koyu renk pigmentleri damarlardaki duvarları güçlendirmeye yardımcıdır. Harikadırlar. Bir kez daha, bu meyve suyumuza da bir miktar zencefil ekleyeceğiz. Sizin de bildiğiniz üzere, zencefil iltihabı ve ağrıyı azaltıcıdır.
  • Bu meyve suyunu yapabilmek için bütün bir greyfurta ihtiyacınız var. Suyunu sıktıktan sonra, çay yapmak için su ve zencefil ile kaynatın. Demlendikten sonra tüm malzemeleri, yaban mersinleri ile beraber karıştırıcıya ekleyin. Meyve suyunuz homojen ve lezzetli olmalıdır. Ve soğuk servis edilmesi tavsiye edilir.
  • Bu içeceği, öğle yemeğinden yaklaşık yarım saat kadar önce tüketin. İçecekten maksimum fayda sağlayabilmek için, haftada üç defa için. Denemeye hazır mısınız?

3.Havuç, Ananas, Kereviz ve Maydanoz Suyu

Hangi malzemelere ihtiyacınız var?

  • Bir adet havuç,
  • Bir dilim ananas,
  • Bir fincan su,
  • İki kereviz sapı,
  • Birkaç dal maydanoz.

Nasıl Hazırlanır?

  • Bu içeceği hazırlamak, gerçekten de çok kolaydır. Bu sayede hem besleyici hem de temizleyici güçlü bir meyve suyu elde etmiş olacaksınız. Bu içecek, vücudunuza, sağlıksız toksinlerden arınmak için ihtiyaç duyduğu basit içerikleri sağlar. Bu esnada da damarlarınızı güçlendirerek, dolaşımı teşvik eder.
  • Bu tarife maydanoz eklemeyi unutmayın. Neden mi? Doğal bir bitki olan maydanoz genelde tabaklarınızın kenarlarını süslüyor olsa da, aslında çok önemli bir detoks ajanıdır. Ayrıca, düzenli tüketildiğinde, iltihapla savaşır ve zaman içinde bacaklardaki dolaşımı arttırır.
  • Bu meyve suyunu hazırlamak için, öncelikle tüm malzemeleri güzelce yıkayın. Sonra bir fincan su ile birlikte hepsini karıştırıcıya ekleyin.
  • Tamamen karıştığından emin olun, bu özellikle maydanozdan dolayı çok önemlidir; çünkü güçlü bir aroması vardır.
  • İçinde ne kadar enerji olduğu göz önüne alındığında, bu içeceği akşam yemeği ile tüketmek iyi bir fikir olabilir. Çok lezzetlidir, seveceğinize eminiz.

Bu yazıyı uygulayabilmek için, her gün bu meyve sularından ikisini tüketmeye itina gösterin. Ferahlatıcıdırlar ve hazırlamak oldukça kolaydır. Ayrıca, eve yorgun döndüğünüzde mesela, tüketmek için oldukça idealdirler.

Bu meyve sularından birini tüketin ve ardından rahatlatıcı bir duş alın ve duşunuzu her zaman bacaklarınıza tutacağınız soğuk su ile bitirin. Bu işlem de, ayrıca bacaklarınızdaki dolaşımı arttıracaktır.

Pankreas Sağlığınızı İyileştirmek İçin İpuçları

pankreas1[1]

Pankreası tabii ki de hepimiz duymuşuzdur, fakat bir çok insan pankreasın vücutsal fonksiyonlardaki rolünü ve problemlerini nasıl çözeceğini bilmemektedir.

Bu yazımızda, pankreasın ne yaptığını ve doğru besinleri tüketerek nasıl pankreas sağlığını dengede tutacağınızı açıklayacağız.

Pankreas Ne İşe Yarar?

Pankreas, karın kaslarımızın civarında bulunan bir bezdir, mide ile omurganın arasında bulunur. 2 tane ana özelliği vardır:

  • İnce bağırsağa sindirici enzimler salgılar. Bu pankreasın ana fonksiyonudur ve düzgün bir sindirim için özellikle yağ ve protein açısından çok önemlidir.
  • Kan dolaşımına 3 tip enzim salgılar: insülin –metabolizmamızı ve enerjiyi düzenler-, glukagon ve somatostatin. Bu 3 hormon kan şekeri seviyesini düzenli tutmak için çalışır.

Pankreasım Sağlıklı mı?

Pankreasla ilişkili yaygın hastalıklar, pankreatit, diyabet, kistik fibroz ve pankreas kanseridir. Fakat bu hastalıklar oluşmadan çok uzun bir süre önce pankreasınız düzgün çalışamamaya başlar. Eğer bu organınıza özel olarak dikkat etmeye karar verdiyseniz, işte size bazı ipuçları:

  • Pankreasın durumu; dudakları, iştahı ve tat almayı etkiler. Eğer bunlardan birinde bir değişim gözlemliyorsanız, özellikle tatlı canınız çekiyorsa ya da yemekten sonra tok hissedip kısa bir süre sonra acıkıyorsanız pankreasınıza dikkat etmelisiniz.
  • Sindirim problemleri ve kronik kabızlık diğer organlarla ilişkilendirilse de, pankreasınızın düzgün çalışmadığının habercisi olabilir.
  • Eğer zayıf bir insansanız fakat sarkan bir göbeğiniz varsa, bu da pankreas probleminin öncüsü olabilir.

Pankreas İçin Sağlıklı Yiyecekler

Pankreas ile ilgili hastalıklardan korunmanın en iyi yolu, özellikle de ailenizde böyle bir geçmişi olan biri varsa, sağlıklı besinleri günlük beslenmenize dahil etmektir. Bu besinler kan şekeri değerlerinizi düzenlerken, pankreasın işini daha kolay yapmasını sağlayacaktır.

  • Bezelye: Bu lezzetli bakla tohumu insülin sebzesi olarak da bilinir, bu sebepten dolayı beslenmenize ekleyebilirsiniz.

bezelye

  • Bira Mayası: Bu madde beslenmeniz için vazgeçilmezdir. Pankreasın çalışmasını düzenlemesinin yanı sıra, sinir sisteminin de dengesini kontrol eder, saç, cilt ve tırnağa çok iyi gelir.
  • Şekerotu: Bu kalorisiz, doğal tatlandırıcı kendimizi sağlıklı bir yöntemle şımartmamızı sağlar. Kan şekeri seviyesini düzenlemek istiyorsak, rafine edilmiş olanları değil, doğal olanları kullanmalıyız.
  • Tarçın: Bu baharat, diyabeti tedavi etmek için şekerotu ile birlikte kullanılır. Beslenmenizde her zaman olması gereklidir. Meyvelerle, yoğurtla, tatlılarla ve hatta et ile birlikte kullanılabilir.

tarçın

Duygusal Durumlar

Doğal yöntemlerde en ufak duygu değişimleri bile önemlidir. Bu sebeple, pankreas sağlığımızı etkileyen duyguları anlatacağız.

Pankreas düzensizliği olan insanlar genellikle obsesif karaktere ve takıntılı düşüncelere sahip olurlar. Hatta bu maniye bile dönüşebilir, bundan muzdarip olan kişi farkında olmayabilir, fakat çevresindeki insanlar bu durumu farkedecektir.

Böyle davranışlar ve alışkanlıklar pankreasa giden enerjiyi engelleyecektir.

Üstte bahsettiğimiz yiyecekleri yemenin dışında, doğada zaman geçirmek, dünyayla ve doğayla bağlantı kurmak çok önemlidir. Bu sizi, enerjinizi engelleyen takıntılı ve tekrar eden düşüncelerden uzaklaştıracaktır.

Dışarı çıkmaktan, çıplak ayakla yürüyüp kirlenmekten çekinmeyin! Doğada geçirdiğiniz bir kaç dakikadan sonra vücudunuzun ne kadar rahatladığınız hissedeceksiniz. Pankreasınız da bu güzel anlardan nasibini alacak!

doğada yürüyüş

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HÜCRE YENİLEYİCİ KANTARON YAĞI! EVDE HAZIRLAYABİLECEĞİNİZ MUCİZE KARIŞIM..

12342507_752627461548725_1928466847618182738_n[1]
Antiseptik, kanama durdurucu, yara ve yanık iyileştirici, iltihap önleyici bu mucizevi yağ, daha bir çok şifa özelliğini bünyesinde barındırıyor. Hem haricen, hem de içilerek hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Hücre yenileyici niteliği sebebiyle, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkili.

Kantaron yağı hem kantaron bitkisinin, hem de zeytinyağının şifasını bünyesinde barındırıyor. Eski çağlardan beri kullanılan kantaron yağının, mikrop öldürücü ve damar büzücü etkisi modern araştırmalarla da kanıtlanmış durumdadır.

KANTARON YAĞININ ŞİFA ÖZELLİKLERİ:

Kantaron yağı her türlü yaralarda başarıyla kullanılmaktadı r. Açık yaralar, taze yaralanmalar, kesikler, ezikler, çarpmalar sonucu oluşan morluklar vb durumlarda iyileşme sağlar. Kantaron yağı;

*Antiseptik özelliğiyle yarada mikrop üremesini engeller,

* İltihap önleyici özelliğiyle yarada herhangi bir iltihap oluşmasına engel olur,

*Damar büzücü etkisiyle kanamayı kısa sürede durdurur,

*Hücre yenileyici özelliğiyle yaranın çabuk kapanmasını sağlar

*Aynı zamanda sürüldüğü sürece yaranın sebep olduğu ağrı ve sızıları yok eder, büyük bir rahatlama sağlar.

Yanıklarda ve haşlanmalarda da kantaron yağı bir numaralı yardımcınız olmalı. Yanıkları kısa sürede iyileştirdiği gibi, yanık anındaki acıyı dindirir. Yanığın mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller. Güneş yanıklarında da kantaron yağından yararlanabilirsiniz . Yanık bölgelerinize sürdüğünüzde acınızın azaldığını hemen hissedeceksiniz. Yanıklarınız kısa sürede iyileşecektir.

Trafik kazaları sonucu meydana gelen iç yaralanma ve iç kanamalarda hem sürülerek, hem de dahilen içilerek kullanılır. Damar büzücü oluşu sebebiyle iç kanamaların durmasına yardımcı olur.

Hematomlarda (derideki mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ilgili bölgeye sürülüp masaj yapılır.

Pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek için, cilt bakım yağı olarak yararlanabilirsiniz .

Kantaron yağı bebeklerin pişiklerinde de çok etkilidir.Yine bebeklerin karın ağrılarında kantaron yağı kullanıldığında ağlamaları sona erer. Ağlayan bebeğin karnına kantaron yağıyla, sağ avuç içi kullanılarak hafif hareketlerle masaj yapılır. Masaj yaparken bebeğinize sevginizi hissettirmeyi de sakın unutmayın.

Sırt ağrıları, lumbago, siyatik ve romatizmada masaj yağı olarak kullanılmaktadı r. Yalnız bu rahatsızlıklarda 1/10 oranında ardıç veya kekik yağı (yada her ikisi de) eklenerek kullanılır. Ağrıyan bölgeye bu yağla masaj yapılır. Kısa sürede ağrılarınızın hafiflediğini göreceksiniz. Değişik bitki kürlerinin yanı sıra, bu masajla hastalığınızı tamamen tedavi etme şansına sahipsiniz.

Dahilen kullanımda kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olur.

Yine dahilen iç ve dış varislerin tedavisinde etkilidir. Bunu damar büzücü özelliğiyle yapar.

Mide ağrılarında ve mide ülserinin tedavisinde de dahilen kullanılır.

Yaz-kış ayaklarını ısıtamayanlar kantaron yağından yararlanmalı. . Ayakları üşüyenler ayrıca bacak bacak üstüne atmamalı. Bu enerji dolaşımını kilitler ve ayakların üşümesine sebep olur.

Uyarı: dahilen kullanımlarda günde bir tatlı kaşığından fazla içilmesi uygun değildir.

Kantaron yağı 2-3 sene boyunca tazeliğini ve etki gücünü muhafaza eder.

Kantaron Yağı Nasıl Yapılır?

Kataron çiçeğini çok kolay bulabilmeniz mümkün olacaktır. Mevsimine göre, pazarlarda sıklıkla satılmaktadır. Bulamazsanız, aktarlarda da kolaylıkla bulabileceğiniz mümkün olacaktır. Büyük bir demet kataron çiçeğinden yaklaşık olarak 1 orta büyüklükte kavanoz çıkmaktadır.

Öncelikle almış olduğunuz kataron çiçeğini güzelce yıkayıp, kurutuyoruz. Çiçekleri ve sapını elimizle parçalara bölüyoruz. Ve bir kavanozun içerisine atıyoruz. Burda dikkat etmeniz gereken, asla çiçeklere makas ya da bıçak kullanmamanız olacaktır. Saf zeytin yağı kullanarak, kavanozun içini dolduruyoruz. Kavanozun ağzına bir tülbent koyuyoruz. Ve sıkıca kapatıyoruz. Kavanozun içerisinde bulunan Kataronların mayalanması için mutlaka, özlerini daha kolayca salabilmesi için 5 gün boyunca güneşte bekletiyoruz. Böylece daha kolayca özlerini zeytinyağına salacaklardır.

Kantaron Yağı Nasıl Yapılır?

5 gün bitiminde, kavanozun ağzını kapak ile kapatıyoruz ve hava almamasını sağlıyoruz. 45 gün boyunca, güneşte bekletiyoruz. 45 gün bitiminde, kavanozun içerisinde bulunan zeytinyağı ve kataron çiçeği özünü salacağı için rengi koyulaşacaktır. Kırmızımsı bir renk gelene kadar güneşte bekliyoruz. Eğer yağımız kırmızımsı bir hal aldığı zaman, koyu renki bir şişeye koyuyoruz. Ve karanlık bir yerde saklamamız gerekmektedir.

Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın..!