Zerdeçalı Göz Çevresine Sürün ve 5 Gün Sonra Değişime İnanamayacaksınız

zerdeçal-siyah-göz-halkalarına-iyi-geliyor

 

Zerdeçal, Hint mutfağında yaygın olarak kullanılan inanılmaz derecede sağlıklı bir baharattır.
Farklı, benzersiz bir lezzet ve karakteristik rengin yanı sıra şaşırtıcı sağlık özellikleri de vardır.
Güçlü özelliklerinden dolayı, bin yıldır kullanılıyor ve Çin ve Ayurvedik tıbbın önemli bir parçasıdır. Ağrı, soğuk algınlığı, grip, kansere ve diğer şiddetli sağlık koşullarına kadar olan çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
Zerdeçal ayrıca güçlü anti-aging, antioksidan ve anti-inflamatuar özelliklere sahip güçlü bir baharattır.
Bu baharatın sağlık özelliklerinin çoğu aktif cinsten zerdeçal kaynaklı. Zerdeçal en yeni çalışmaların konusu olmuştur ve bulgular, sayısız antioksidan, antiseptik ve anti-inflamatuar özelliği teyit etmektedir.
Üstelik, zerdeçal lif bakımından zengin ve mineraller, vitaminler gibi önemli besinler içerir.
Ayrıca, toksik değildir ve yan etkilere neden olmaz, bu nedenle kullanımı tamamen güvenlidir. Bunlar, bu baharatın en önemli sağlık faydalarından bazıları:
Diyabet kontrol eder
Yaraları iyileştirir
Acıyı hafifletir
Cildin sağlık ve görünümünü iyileştirir.
Alzheimer hastalığını önler
Kalp sağlığını geliştirir
Artrit önler
Sindirime yardımcı olur
Karaciğer detoksifikasyonu
Kanseri önlemek
Cilt pigmentasyonunu ve tonlamayı önler
Ruh durumu iyileştirir
Zerdeçalın sağlık yararlarından yararlanmak için, günlük diyetinize ekleyebilirsiniz ve bazı basit tarifler de hazırlayabilirsiniz.
Karanlık cilt sorununu çözmeye çalışan bir kadının gözleri etrafında piyasadaki olası tüm ürünleri denedi ve hiçbiri onun istenen bir etki yapmadığını belirtiyor.
Ancak, zerdeçal macunu denediğinden, karanlık çevreleri ilk 5 günden sonra bile kayboldu. Bu maskeyi uyguladı, bir süreliğine hareket etmesi için bıraktı ve yıkanır çıkmaz yüzü inanılmaz derecede gençleşti ve bu koyu halkalar belirgin bir şekilde aydınlandı.

Örneğin, göz çevresindeki karanlık çevrelerden kurtulmak için, aslında bu sayı için en iyi doğal çare olan aşağıdaki yapıştırmayı yapabilirsiniz:
Yarım çay kaşığı limon suyu, bir tutam zerdeçal, bir tutam un ve bir çay kaşığı domates suyu karıştırın. Daha sonra, bu macunu gözlerin etrafına uygulayın ve 10 dakika süreyle bırakın.
Ayrıca ananas suyu ve bazı zerdeçal tozları karıştırıp cildi aydınlatmak için bu karışımı gözlerin etrafında bırakabilirsiniz.
Ayrıca, altın sütü, baş ağrısı, ateş, soğuk algınlığı, parazit, kırışıklık, böbrek enfeksiyonu, viral enfeksiyonlar, mesane enfeksiyonları, kas ağrısı, diyare, bronşit gibi çeşitli sağlık durumlarını tedavi etmek için kullanılan son derece sağlıklı, eski bir yoga kürüdür. Ve artrit.

Bu mucizevi çare nasıl hazırlanır:
Malzemeler:
Yarım çay kaşığı öğütülmüş zerdeçal
1 su bardağı süt
1 tatlı kaşığı çiğ bal
Yarım çay kaşığı hindistan cevizi yağı
Çeyrek çay kaşığı taze rendelenmiş karabiber
Hazırlama metodu:
Başlangıçta, sütü ıslatın ve tarçın ekleyin. Sonra bal, zerdeçal, biber ve hindistan cevizi yağı ekleyin. Sütü ısıtıncaya kadar sürekli karıştırmalısınız, benmari usulü bu maskeyi hazırlayın ve kullanmadan önce ideal sıcaklığa ulaştığından emin olun.

Kaynak: Kadınlarsitesi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Gılgamış’ın Aradığı Ölümsüzlük Bitkisi Türkiye’de Bulundu!

Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ebru Erbay yaptığı son araştırmayla çok önemli bir keşfe imza attı ve damar sertliğinden kaynaklı ölümlerin önüne geçilebilmesi için umut oldu.

640xauto[4]
Damar sertliğine karşı mucize çözüm

Dr. Ebru Erbay, yaptığı çalışmayla farelerdeki damar sertliğini durdurmayı başararak adını tıp tarihine yazdırdı! Türk bilim insanının bu araştırması alanındaki önemli dergilerden birisi olan Science Translational Medicine’de yayınlandı.
Damar sertliğini durduran mucizenin adı: Palmitoleik asit

Palmitoleik asit, Dr. Ebru Erbay’ın araştırmasından önce zararlı bir asit türü olarak biliniyordu. Ancak, Erbay bu asidin sanıldığı gibi zararlı olmayabileceği yönünde bir hipotez geliştirdi ve araştırmalarını bu hipotezin üstüne kurdu. Fareler üzerinde yapılan çalışmalara göre, palmitoleik asidin bilindiği gibi zararlı değil, aksine koruyucu bir etkisi var.
Fareler yüksek kalorili gıdalarla beslendi

Yapılan deneylerde fareler yüksek kalorili gıdalarla beslendi. Damar sertliği oluşan farelere bir çeşit yağ olan palmitoleik asit verildiğinde damar sertliğinin durduğu gözlemlendi. Dr. Erbay, palmitoleik asidin damarlardaki sertliğe neden olan doymuş yağları uzaklaştırdığını söylüyor.
Sıradaki hedef insanlar üzerinde çalışmak

Damar sertliğini önlemenin yolunu bulduğunu düşünen Dr. Erbay’ın sıradaki hedefi çalışmalarına insanlar üzerinde devam etmek. Dr. Erbay, “Bazı insanlar şişmanlar ama diyabetik değiller ya da şişmanlar ama kalp ve damar hastalıkları yok. Yine şişmanlar ama uzun ve bunamadan yaşıyorlar.
Bunların sırrının gen havuzumuzda ve genlerin ürettiği metabolitlerde olduğunu düşünüyorum. Bu sırların biri de vücudumuzun ürettiği palmitoleik asittir. Gılgamış Destanı’nda aranan ölümsüzlüğün sırrını taşıyan bitki belki de topraklarımızda bulunan ve palmitoleik asitten zengin olan iğdedir” diyerek çalışmasına konu olan palmitoleik asidin önemini vurguluyor.
Yararları zaten biliniyordu

C vitamini yönünden zengin olan iğdenin yararları zaten uzun süredir biliniyordu ve halk arasında yaygın olarak kullanılıyordu. İğdenin egzama tedavisinden, kadınlardaki afrodizyak etkisine kadar çeşitli kullanım amaçları var.
Kalorisi düşük bir atıştırmalık

Olgunlaşmış iğde meyvesi oldukça düşük kalorili olması bakımından diyetlerde yer alabilecek harika bir atıştırmalık. Ayrıca diyet sırasında vücudun ihtiyaç duyduğu pek çok önemli bileşeni de içeriğinde barındırıyor. Ancak, çok fazla iğde tüketmenin kabızlığa neden olduğunu belirletelim.
Egzama, boğaz ağrıları ve kış hastalıkları için birebir!

İğde yaprakları ve çiçeği kaynatılarak egzamanın harici tedavisinde kullanılabiliyor. İğde, çok güçlü bir antiseptik olduğu için kaynatılan suyunun içilmesi boğaz ağrılarına iyi geliyor. Ayrıca bu suyu gargara yaparak ağız temizliğinde de kullanabilirsiniz. İğdenin meyvesi ve yaprakları kaynatılıp çay olarak tüketildiğinde kış hastalıklarına karşı direnci arttırıp, vücudu koruyor. Ortaya çıkan yeni faydasından sonra iğdenin hayatımızda daha fazla yer bulacağı kesin.

Kaynak: mynet

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GÖZ ENFEKSİYONUNU MUTFAĞINIZDA TEDAVİ EDEBİLİRSİNİZ !

18447371_1863684937214852_4131061450036434752_n[1]
Herşeyin çözümü Doğa Ana’da…
Basit bir göz kızarmasından arpacığa kadar göz sorunlarının da..
Bazen küçük bir alerjiden kaynaklanır. Bazen gözümüze bir şey kaçar, bazen virüsler, bakteriler, mantarlar, parazitler sebep olur bu sorunlara. Çoğu zaman vücudumuzdaki o değerli bir çift organımız kızarır, kaşınır; göz kapağımız düşer, görme yetimiz azalır, umutsuzluğa kapılırız.
Göz sağlığı çok ama çok önemlidir. Bu yüzden baştan belirtelim; aşağıda sıralayacağımız yöntemleri tek başına uygulamayın, mutlaka bir doktora başvurun. Doktorunuzun tedavi sürecine yardımcı olmak, hızlandırmak için de hemen mutfağınıza koşun.. 😉
İşte göz enfeksiyonlarına iyi gelen, mutfağınızda rahatça hazırlayabileceğiniz karışımlar!
1.Göz Otu
İsminden de belli değil mi zaten? 🙂 İlk tedavimizi şu şekilde hazırlıyoruz;
Her bir fincan suya 1 çay kaşığı göz otu denk gelecek şekilde bir karışım hazırlayın, 10 dakika kadar kaynatın. Karışımınız soğuduktan sonra temiz bir tülbent ile süzün. Süzdüğünüz karışım ile gözlerinizi günde birkaç defa yıkayabilirsiniz.
2.Tuzlu Su
Hazır mevsimi de yaklaşmışken bir gerçeği hatırlatalım; hani denize girdiğinizde yaralarınız iyileşir, vücudunuzda kaşınan, yanan neresi varsa düzelir ya.. İşte hepsi tuzlu suyun faydaları sayesinde 🙂
Karışımınızı 1 bardak suya 1 tatlı kaşığı tuz denk gelecek şekilde hazırlayın. Ardından kaynatın ve soğumasını bekleyin. Enfeksiyon kapmış gözlerinizi bu su günde birkaç defa yıkayabilirsiniz.
3.Bal
Balın en sağlıklı gıdaların başında geldiği, vücudumuza baştan aşağı yararlı olduğunu ezbere biliyoruz zaten… Tam hatırlayamadıysanız, buyrun buradan damıtın 🙂 Organik bal ile göz enfeksiyonunuzu rahatlatabilmek içinde aşağıdaki yöntemi izleyin;
Damıtılmış su ve eşit miktarda balı iyice karıştırın. Bu karışımı günde 2-3 defa, temiz bir pamuk kullanarak gözünüze uygulayabilirsiniz.
Bir başka yöntem ise gözün içine doğrudan bir damla bal damlatmak! ”Olur mu yahu!?” demeyin, bal doğal bir temizleyicidir, gözünüzün içindeki kir ve pislikleri hızla temizleyebilir.
4.Yeşil Çay
Sindirim sisteminizi rahatlatır, sizi rahat uyutur, sinirinizi stresini alır yeşil çay. Aynı zamanda gözünüzdeki kaşıntıyı da keser, göz altı şişliklerinizi de alır. Ayrıca göz sağlığınıza iyi gelen çeşitli besinler ve antioksidanlar yeşil çayda mevcuttur.
Yöntemimiz de oldukça kolay hem;
İki adet yeşil çay poşetini birkaç saniye sıcak suda bekletin, çıkartın, sıkın, buzdolabında soğumaya bırakın. Soğuyan sallama çay poşetlerini 10-15 dakika boyunca gözlerinizin üzerinde bekletin. Bu yöntemi günde 3 defa tekrarlayın.
5.Kurutulmuş Papatya & Papatya Çayı
Çünkü papatya tahriş giderir, antimikrobiyaldir. Gözünüzdeki tahrişi giderir, göz altı şişliklerini ve kızarıklıkları azaltır, kaşıntıları keser.
Papatya hususunda iki yöntemimiz mevcut; ilki aynı yeşil çaydaki gibi. Yukarıda bahsettiğimiz yöntemi papatya çayı poşetleriyle de uygulayabilir, gözlerinizi rahatlatabilirsiniz. Bir başka yöntem de kurutulmuş papatya demlemek; bir bardak sıcak suya bir tatlı kaşığı kurutulmuş papatya katın, 5 dakika boyunca ağzı kapalı olarak demlenmesini bekleyin.
Ardından ağzını açın, oda sıcaklığında karışımınızı soğutun. Bu karışımla gözünüzün hem içini, hem de dışını yıkayıp temizleyebilirsiniz.
6.Elma Sirkesi
Son önerimiz de elma sirkesi, ancak pastörize edilmemişinden bulmanız ya da evde kendiniz yapmanız gerekli 🙂 Pastörize edilmemiş elma sirkesinde malik asit vardır, bu asit bakteri ve enfeksiyonlarla savaşabilir, gözdeki mikrop ve pislikleri temizleyerek iyileşme sürecini hızlandırır.
Bir bardak damıtılmış suya bir çay kaşığı elma sirkesi karıştırın. Bu karışımı bir pamuk yardımıyla gözünüzün dışına uygulayın. Bu yöntemi birkaç gün boyunca, her birkaç saatte bir tekrarlarsanız gözünüzün hızla iyileştiğini göreceksiniz

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İkinci Beynin Bilinmeyen Gerçekleri

braingut[1]

 

• Karın bölgesindeki bu ikinci merkez ile mutluluk salgılarının, psikolojimizi belirleyen durumların çok yakından alakalı olduğu tespit edilmiş.

• Elliden fazla sayıda hastalıkla, bazı psikolojik rahatsızlıkların kökeninin, bizim şimdiye kadar farkında olmadığımız ikinci beyin bölgesindeki aksamalardan kaynaklandığı anlaşılmış.

• Tanısızlıktan hastalık hastası diye tanı konulan vakalarda gerçek suçlunun birinci beyin değil, ikinci beyin olduğu ortaya çıkmış.

• Bebeklik döneminde birinci beyinden önce ikinci beyin devredeymiş. İkinci beyinin hafızasının bebeklik döneminde yaptığı kayıtlar nedeniyle ömür boyu depresyon yaşama riski mevcutmuş.

• Kişilik oluşumu ikinci beyinle yakın ilişkideymiş. Çünkü bilinçaltı kayıtlarıyla ikinci beyin sıkı bağlantı halindeymiş.

Özellikle bu bilgi, bebeklik döneminde sağlıklı ve huzurlu bir ortamın ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha anlatıyor bize. Doğa şifacısı ebe ninemin bebek bakımında doktorlara inat bize yaptırdığı ve anlattığı “güya hurafeleri” daha iyi anladım bu bilgiler sayesinde.

İkinci beynin yarattığı biyolojik şifreler; sezgi, korku, aşk gibi konularda karın bölgesinde duyumsanan hislerin yol göstericisi. Entelektüel zekâ verileriyle hareket etmeyen sezgisel kararlar, ikinci beynin eseridir. Bu duruma “Gut feelings” yani karın hissiyatı deniliyor. Aklımızla tarif edemediğimiz bir sürü kararın altında bu biyolojik karar mekanizması yatıyor. Yani bedenimiz birinci beyini dinlemeden hareket kararı veriyor. Akıldışı gibi görünen eylemlerin altında yatan bilimsel gerçek budur belki de. Özellikle; “görünmeyen alanlar dediğimiz ruhsal alanlarda, ya da bilinçaltında bizi yöneten merkez karın bölgemizdir” şeklinde bir gerçek çıkıyor ortaya. Birinci beyin; kararı bağımsız olarak kendisinin verdiğini sanırken, ikinci beyinin kendisine gönderdiği bilgi deposundan geri bildirim aldığının farkına varmıyor. Birinci beyin gözlemcidir ve karar verirken gereğinden fazla enerji harcar. İkinci beyinle verilen kararlar daha çözümseldir. Sonuçları itibarıyla daha uyumlu bir yaşam sağlar.

İkinci beynin fiziksel faaliyet etkinlikleri bilimsel olarak incelenirken işin içine ruhsallık ve bilinmeyen alanlarımız giriyor; çünkü sezgi, korku, aşk gibi konular ruhsal alanımız içindedir. Rüyalar da bu alanın içinde yer alıyor

kaynak: spritüeller

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

20 Saniyede Sinüsleri boşaltma yöntemi

20 Saniyede Sinüsleri boşaltma yöntemi : Soğuk havada işe gidenler, erkenden okula giden öğrencilerimiz üst solunum yollarını üşüterek sinüs enfeksiyonlarına çok sık yakalanır. Kış sonu, ilkbahar başlarında sinüs enfeksiyonlarına rastlanmasının başlıca nedenleri ise, ortamın fazla nemli olmaması ve soğuk algınlığına yakalanma riskinin yüksek olmasıdır. Ve bu sinüs boşlukları burnunuz her tıkandığında otomatik olarak mukus tabakasıyla doluyor, en masum etkisiyle sesinizin bir garip çıkmasına, daha da ciddisini konuşacak olursak da duyma kayıplarına, uykusuzluğa ve baş ağrılarına sebep oluyor. .

sinus-tedavisi-1[1]

Öncelikle bir koltuğa oturun ve kafanızı vücudunuzla 45 derece açı yapacak şekilde eğin. Ardından kafanızı (sağ kulağınız yukarıda kalacak şekilde) sağa çevirin. Kulağınızın hemen arkasında bulunan ve Sternokleidomastoid kas adı verilen kasa masaj yapmaya başlayın. Bir süre sonra kafanızı bu kez sola çevirin; aynı masajı bu kez sol kulağınızın altındaki o havalı isimli kas üzerinde gerçekleştirin.
Bu masaj ile boyun kaslarınızı rahatlatmış, başınızı bir sonraki adımlara hazırlamış olacaksınızsinus-tedavisi-2[1]
Kaşlarınızın hemen altında yer alan, göz çukurlarınız ile alnınızı birbirinden ayıran kemiğe 20-30 saniye boyunca masaj yapın. Hemen ardından iki gözünüzün arasında, burnunuzun üst kısmında yer alan kemiğe geçin. Masajı yine dairesel hareketlerle yapın

sinus-tedavisi-4[1]

…ve alnınıza da her iki elinizle birden dairesel hareketlerle masaj yapmaya devam edin.
Yüz kaslarınıza uyguladığınız bu masajlar sayesinde tıkanıklıkların hızla açıldığını, ilaca pek de ihtiyaç duymadan kendinizi toparladığınızı fark edeceksiniz

sinus-tedavisi-5[1]
Sağlıklı mutlu günler dileriz

sinus-tedavisi-1[1]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ZERDEÇAL SÜT – ALTIN SÜT… Kolon, sinir sistemi ve kemik dokusu için oldukça faydalı bir karışım olan altın süt aynı zamanda eklem ağrıları tedavisinde bitkisel bir takviye olarak tercih ediliyor.

altin-sut-728x410[1]

 

ZERDEÇAL SÜT – ALTIN SÜT

Yalnızca iki malzeme ile hazırlanan altın süt karışımı bir çok hastalığa karşı şifa sağlıyor. Kolon, sinir sistemi ve kemik dokusu için oldukça faydalı bir karışım olan altın süt aynı zamanda eklem ağrıları tedavisinde bitkisel bir takviye olarak tercih ediliyor. Romatizma ve artrite gibi eklem hastalıklarında tedavi edici özellik gösteriyor. Aynı zamanda altın süt bağışıklık sistemini güçlendiren özelliği sayesinde kansere yakalanma riskini azaltıyor ve kansere karşı vücutta koruma sağlıyor.
Zerdeçal, süt ve su birleşimiyle oluşan karışım karaciğeri temizlemede, vücutta ki toksinleri temizleme de ve sindirim sistemini düzene sokmada yardımcı oluyor.

Altın Süt Nasıl Hazırlanır?
Malzemeler:
40 gram zerdeçal (yaklaşık 3 yemek kaşığı)
1 su bardağından biraz daha az su (100-150 ml su)
Süt
Altın Süt Tarifi: İlk olarak su ve toz zerdeçal karıştırılır. Ardından ocağa alınarak yaklaşık 8 dakika kadar pişirilir. Karışım macun kıvamına gelecektir. Eğer katı bir kıvamda olursa bir miktar daha su ilave edebilirsiniz. Macun kıvamına geldikten sonra ocağın altını kapatın. Hazırladığınız bu karışımı 40 gün boyunca buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.
? Zerdeçal ve su ile hazırladığınız bu macundan her gün sabah ve akşam olmak üzere günde 2 defa 1 çay kaşığı macunu 1 bardak süt ile karıştırarak tüketmelisiniz. Dilerseniz altın sütünüzü bal ile tatlandırabilirsiniz. Düzenli kullandığınızda daha etkili ve hızla faydasını göreceksiniz.

DİĞER BİR TARİF
Macunu önden hazırlayıp küçük bir kavanozda buzdolabında 3 hafta kadar saklayabiliriz. Sabahları ya da akşamları yatmadan yarım saat önce sıcak sıcak içip , içimizi ısıtmakla kalmıyoruz.Bu içecek aynı zamanda huzurlu , kaliteli bir uyku ve depresyon için de iyi gelen aminoasitler içeriyor. Başka kimlerin kullanması tavsiye ediliyor:
Astım, bronşit , sinüs gibi solunum problemleri olan , bakteri ve viral enfeksiyonlardan muzdaripler,
Mide , hazımsızlık,ishal gibi sindirim sıkıntıları olanlar ( düşük yağlı süt kullansınlar )
Cilt problemleri yaşayanlar ,
Mevsim itibariyle en populer şikayetler öksürük , soğuk algınlığı,
Daha sağlam kemik yapısı,
Meme , akciğer , cilt ,kolon ,prostat kanseri öyküsü olanlar
Ama özellikle de artrit, eklem ve kas ağrısı şikayetleri olanlar için anti-enflamatuvar etkisi sebebiyle tavsiye ediliyor.İçine yağ koyarsanız eklemlerin yağlanması açısından daha da iyi olacak. Aynı zamanda kandida mantarlarına karşı da güzel bir kalkan olacaktır.
Malzemeler
3 tepeleme tatlı kaşığı zerdeçal tozu
1/2 aida çay bardağı su
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı hindistan cevizi yağı ya da sade yağ (istenirse )
1/2 çay kaşığı kakule (istenirse)
1 çay kaşığı tarçın (istenirse )
1/2 tatlı kaşığı kadar çiğ bal (istenirse )
Yapılışı
Sos tenceresinde orta ateşte başlayıp kısığa alarak 5-6 dakika su ve zerdeçalı karıştırın. İyice pişmeli ve macunumsu kıvam almalı. Fazla kurursa biraz daha su ekleyebilirsiniz.
Bu macundan 1 tatlı kaşığı kadar 1 kupa süte ekleyerek ,yine ocakta karıştırarak sıcak çikolata gibi pişirin.
Tatlandırmak için çiğ bal, akçağaç şurubu veya agave eklenebilir. (Hiç tatlandırmadan kullanamak daha iyi, ancak içimi hoşunuza gitmezse azar azar tatlandırabilirsiniz.)
Ilındıktan sonra içine badem yağı/susam yağı/hindistancevizi yağı ekleyin.
Afiyet şifa olsun.

Hikmet Ersoy·25 Aralık 2016 Pazar

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Su: Vücut Ağırlığınıza Göre Ne Kadar İçmelisiniz?

Her insanın su ihtiyacı vücuduna bağlı olarak değişir, ancak genel bir deyişle, bir yetişkinin, metabolizma sırasında kullanılan sıvıdan dolayı, vücudunun nem oranını korumak için yaklaşık 2 litre (64 ons) suya  ihtiyaç duyduğu kabul edilmektedir. Vücudumuzun yaklaşık %60’ı sudan oluşur ve düzgün çalışabilmesi için bu oranın dengede tutulması gerekir.

Suyun kilo vermeye yardımcı olabileceği ve vücudu nemli tutmak için hayati olduğu doğrudur. Bununla birlikte, bazı insanlar, yarar sağlamak yerine sağlıklarını tehlikeye atabileceklerini bilmeden, vücutlarının işlevlerini yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu miktardan daha fazla su tüketme hatasına düşerler. İşte bu nedenle size bugün bazı ilginç bilgiler vermek istiyoruz, böylece kilonuza göre tüketmeniz gereken su miktarını hesaplamayı öğrenebilirsiniz.

Kilonuza göre su için

Çok az insan bunu hesaba katsa da, gerçekte her insanın vücut ağırlığı günlük tüketmesi gereken su miktarı ile çok ilgilidir. Örneğin, zayıf bir insanın kilolu bir kişi kadar suya ihtiyacı yoktur. Bununla birlikte, herkesin vücut ağırlığı farklı olduğundan, oldukça yararlı olabilecek bir formül mevcut.

su icme

Kilonuza göre tüketmeniz gereken su miktarını öğrenmek için vücut ağırlığınızın değerini libre olarak hesaplamanız ve ikiye bölmeniz gerekir. Bu matematiksel işlemin sonucu, vücudunuzun günlük ihtiyaç duyduğu suyun ons cinsinden miktarını verir.

Örneğin: 116 lbs (52 kg) olan birisinin kilosunu ikiye bölelim. Sonuç 58 ons (1,7lt), bu da 5 bardak suya denk geliyor.

Hatırlanması gereken formül: Libre cinsinden vücut ağırlığı/2 = Ons cinsinden günlük su tüketimi.

Hesaplama: 1 lbs yaklaşık 0,45 kg; 1 oz yaklaşık 30 ml olarak hesaplanabilir. Eğer birim dönüştürmekle uğraşmak istemezseniz, yaklaşık bir değer bulmak için kilonuzu 30a bölebilirsiniz. Yukarıdaki örneği tekrarlarsak: 52kg/30=1,73lt.

Özel durumlar

  • Ağır egzersizler ya da spor yapıyorsanız her 1 saatlik egzersiz için 1 litre daha fazla su içmelisiniz.
  • Eğer diyetinizde yeterince meyve ve sebze yoksa günde en az 2 litre su içmenizi öneriyoruz. 
  • Hastaysak ya da bağışıklık sistemimiz zayıfsa yeterince su almamız gerekir. Bu durumda normalden fazla su içmenizi öneriyoruz.

Gün içinde gerekli miktarda su içmek için öneriler

Günde ne kadar su içmeniz gerektiğini hesapladıktan sonra gün içinde hidrasyonu sağlamak veya kilo vermek için uygun miktarda su tüketmeniz gerekir. Bir çok insan su içmeyi unuttuğu veya zor bulduğu için, aşağıda sizlere günlük amacınızı yerine getirmek için öneriler sunacağız.

  • İyi bir yöntem her öğünden önce bir bardak su içmektir, çünkü böylece bu iyi alışkanlığı unutmanız zorlaşacak ve yemekleri daha iyi sindireceksiniz.
  • Bir diğer yöntem ise sabahları boş mideye ve gece yatmadan önce bir bardak su içmektir. Ancak gün içerisinde içmeniz gereken orana ulaşmak için içmeyi de unutmamalısınız.
  • Suyu tadı olmadığı için içmiyorsanız, doğal aromalı ama şekersiz sular hazırlayın. İçine bitkiler, meyveler ve benzerlerini koyabilirsiniz.
  • Günde belli miktarda su içmeniz gerektiğini unutuyorsanız kendinize her gün için kutular çizdiğiniz bir takvim yapın ve her bir bardak içtiğinizde kutuları işaretleyin.

Yeterince su içtiğinizi nasıl anlarsınız?

su2

Vücuda yeterince su alınıp alınmadığını anlamanın en iyi yolu idrardır. Bunun için ne sıklıkta tuvalete gittiğimizi ve rengini görmeniz önemlidir. Örneğin, idrarınız açık sarı ise yeterince su almışsınız demektir. Ancak koyu sarı ve yoğun kokulu ise daha fazla su içmelisiniz.

Cildiniz ve dudaklarınız kuruysa, yorgun hissediyorsanız ve gün içinde odaklanma problemi yaşıyorsanız, su tüketiminizi arttırmanızı öneriyoruz; çünkü bunlar susuzluğun açık göstergeleridir. 

Kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ayak detoksu evde nasıl yapılır : Ayak detoksu ile vücuttan zehirli toksinleri atmak:

Ayak-detoksu-ile-vucuttan-zehirli-toksinleri-atmak[1]

 

Ayak detoksu evde nasıl yapılır : Ayak detoksu ile vücuttan zehirli toksinleri atmak: Ayak detoksu ile belli bir süre uzmanlar tarafından verilen yiyecek ve içecekleri kullanmak zorunda kalmadan vücudunuzda biriken zararlı sıvıları atma yoluna denir. Ayrıca ayak detoksu yapan kişiler tarafından en güvenilir ve hızlı çözüm olarak da tercih sebebidir.
Ayak detoksunu evde kendiniz herhangi bir uzman doktora ihtiyaç duymadan kendiniz de yapabilirsiniz, üstelik hiçbir elektrikli alete de ihtiyacınız olmadan. Size daha önceki yazılarımızda Vücuttan zehirli toksinleri atan bant ayak detoksu tarifini vermiştik. Bu haberimizi tekar okumak ve videomuzu izlemek için tıklayın.
Şimdi size vereceğimiz tarif ise buna benzer fakat ayağa bir ped sarmıyoruz direk hazırlayacağımız sıvının içinde bekletiyoruz ve sonuç inanılmaz. Dakikalar içinde ayak detoksumuz etkisi gösterecek ve sıvının renginin değiştiğine şahit olacaksınız. Ayaktan zehirli toksinleri atan ped haberi için tıklayın
Ayak detoksu nasıl çalışır ?
Ayak detoksu ile vücudunuzda biriken zehirli sıvılar hazırladığınız sıcak tuzlu suda pozitif ve negatif iyonlar ile etkileşime girerek iyonik bir ortam oluşturma prensibine dayanır.
Ayak detoksu için gereken malzemeler nelerdir ?
– Epsom tuzu (aktarlardan bulabilirsiniz)
-Bentotit kil (aktarlardan bulabilirsiniz)

-Elma sirkesi
-Sıcak su (neredeyse kaynar sıcaklıkta )
Ayak detoksu nasıl yapılır ?
Ayağınızı içine koyacağınız ve bekleteceğiniz büyüklükte leğene kaynar suyu dökün, üzerine yarım su bardağı epsom tuzunu ilave edin. 2 çorba kaşığı bentotit kilini ve 1 çorba kaşığı elma sirkesini de ilave ettikten sonra iyice karıştırın. Karışım homojen olana kadar karıştırmaya devam edin. Gerekirse karışımı inceltmek için biraz daha su ilave edebilirsiniz. Ayağınızı yakmayacak sıcaklığa gelene kadar soğumasını bekleyin.
Şimdi ayaklarınızı detoks suyuna koyun ve en az 15 dakika bekletin. Unutmayın ne kadar çok bekletirseniz o kadar iyi. Ortalama 30 dakika beklettiğinizi varsayarsak şimdi ayaklarını çıkartın ve 10 dakika kadar kurumasını bekleyin.
Ayaklarınızı ayak detoksu içinde beklettikçe suyun renginin değiştiğini farketmiş olmalısınız. Bu renk değişiminin sebebi ayaklarınızda ve vücudunuzda biriken vücut sıvıları ve zehirli toksinlerin ayaklardan dışarı atılmasıdır. Bu sıvının renginin değişmesi genellikle sağlıksız beslenme ve işlenmiş gıdaların, doymuş yağların tüketilmesi neticesinde vücutta biriken zehirli toksinlerdir.
Ayak detoksunu ayda 1-2 kere yapmak sizin enerik, sağlıklı ve dinç olmanızı sağlar. Organların sağlıklı olmasını, pek çok hastalığın ilaçsız olarak atlatılmasını sağlar.

Kaynak: bayanlarbilir

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Cilt lekesi için patates ve limon suyu

Cilt-lekesi-için-patates-ve-limon-suyu[1]
Cilt lekesi için patates ve limon suyu: koyu renkler ve diğer cilt sorunları, pahalı ve kimyasal dolu kozmetik ürünlerin tersine, bazı doğal ve ev yapımı karışımlar ile geçirmek mümkün. Cilt lekelerinin azalmasının ve yok olmasının en etkili yolu meyve ve sebzelerin suyunun dondurulması ile oluşan buz küpleri. Bu sizi biraz şaşırtabilir fakat deneyince göreceksiniz ki biraz patates suyu ve limonla yapılan karışımı buz küpleri şeklinde cildinize sürdüğünüzde cilt lekeleri, kararmalar, siyahlıklar yok olacak.
Limon suyunun özellikleri içinde cilt beyazlatma olduğunu daha önceki yazılarımızda yazmıştık, bu sefer patates suyunu ekleyerek oldukça etkili bir karışım elde ediyoruz. Hemen gerekli malzemeler ile devam edelim yazımıza.
Cilt lekesi için patates ve limon suyu için gerekli malzemeler: 1 adet orta boy patates, yarım su bardağı kadar nar taneleri, 1 adet buz kutusu, yarım limondan çıkan su. Gerekli malzemeleri temin ettiyseniz şimdi yapılışına geçelim.
Cilt lekesi için patates ve limon suyu yapılışı: Önce patatesi yıkayın ve dikkatlice soyun. Kabuklarını fazla derin kesmeyin. Daha sonra patatesi rendeleyin ve üzerine nar tanelerini ekleyin. Bir yemek kaşığı da su ekleyin. Katı narinciye sıkacağından geçirin ve homojen sıvı elde edin. Üzerine de yarım limon suyunu ekleyip karıştırın. Karışımımız hazır. Buz kutusuna bu karışımı doldurun ve buzluğa atın.
Cilt lekesi için patates ve limon suyu kullanımı: Buz küpünü alın ve cildinize yumuşak hareketlerle leke olan bölgeye uygulayın. buz eriyince parmaklarınızla cildinizi (özellikle lekelerin olduğu bölgeyi) yuvarlak hareketler çizerek 2-3 dakika ovun. Sonra soğuk suyla durulayın ve kurumasını bekleyin. Günde 1-2 buz küpünü siyah lekelerin olduğu bölgeye uygulayın en iyi sonucu 3.günden sonra göreceksiniz. Bu yöntemi düzenli olarak belirli aralıklarla uygulayın. Sağlıklı günler dileriz.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yemekten önce 1 kaşık elma sirkesi içmek neye iyi gelir

Yemekten-once-1-kasik-elma-sirkesi-icmek-neye-iyi-gelir-376x280[1]
Yemekten önce 1 kaşık elma sirkesi içmek neye iyi gelir: Eminiz ki birçoğunuz pek çok diyet listedi denedi ve istediği sonucu alamadı. Ve yine eminiz ki artık yeni bir diyet tarifi denemeye inancınız kalmadı. Umutsuzluğa kapılmayın çünkü bu yöntem bir diyet listesi değil. Yemekten önce 1 kaşık elma sirkesi içmek sizin hızlı kilo vermenizi, vücudunuzdaki yağların parçalanmasını ve sağlıklı bir bedene sahip olmanızı sağlayacak.
Elma sirkesi kalsiyum, magnezyum, potasyum, demir ve bakır bakımından oldukça zengindir. Ayrıca elma sirkesi gün içinde aldığımız besinlerin zararlarını ortadan kaldıran doğal bir tonik görevi görür. Sindirime yardımcı olur, gaz ve ağırlığı ortadan kaldırır.
Sadece 1 yemek kaşığı sirkeyi yemeklerden önce içerek 10 günde kilo vermek istemez misiniz?
Bir bardak su içine 1 yemek kaşığı sirke ekleyerek içmek bedeninize inanılmaz fayda sağlar. İçinde bulundurduğu yararlı bakteriler bağırsaklarınızı temizler ve yağları parçalayan kimyasalları aktif ederek kilo verdirir.
Peki bu harika elma sirkesi karışımı nasıl yapılıyor ?
Sadece 1 bardak su yani 200ml suya 20ml yani 1 yemek kaşığı sirke ekleyin. Akşam ve öğle yemeğinden önce bu karışımı için. 10 gün boyunca bu işlemi uygulayın ve 1 hafta ara verin. Bu 17 günlük döngüyü ayda 2 kere uyguladığınızda yani 1 ay boyunca bu işlemi yaptığınızda daha kesin sonuçlar elde edeceksiniz fakat ilk 10 günde ne kadar zayıfladığınızı tartıya çıktığınızda göreceksiniz. Sonuçlar sizi çok mutlu edecek.Size yatarken elma sirkesi içmenin faydalarından da bahsetmek istiyoruz.

Kaynak: diyet evi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

10 dakikada siyatik ağrısı nasıl geçer, üstelik doğal yollarla:

10-dakikada-siyatik-agrisi-tedavisi-376x280[1]

 

 

 

10 dakikada siyatik ağrısı nasıl geçer, üstelik doğal yollarla: Siyatik insanların en uzun sinir oluşumudur. Kaburgalardan başlayıp dizin altına kadar uzanan bu sinirde oluşan ağrı insanların yaşamlarını olumsuz yönde etkiler. İstirahat ve dinlenme ağrıları azaltsa da tamamen çözüm yatmak değildir. Ağrılara ek olarak oturup kalkarken ani ağrılar yapması ve bacaklarda oluşan karıncalanma hayat kalitenizi düşüren başka etmenleridir.
Siyatik ağrısı çekenlerden biriyseniz bu haberimiz tam size göre. Çünkü bu doğal yöntem ile tam 10 dakikada siyatik ağrılarına dur diyeceksiniz. Dikkat etmeniz gereken ilk konu bu tedavi gece yatmadan önce yapılmalıdır.
10 dakikada siyatik ağrısı nasıl geçer
Bir kovaya yaklaşık 10 litre su koyun. Su ısısı ayaklar tarafından dayanılacak sıcaklıkta olmalıdır. Sonra suya yaklaşık bir avuç tuz ve 1.5 litre elma sirkesi ekleyin. Kovadaki suyu iyi bir şekilde karıştırın. Ayaklarınızı kovaya koyun ve suyun sıcaklığı gidene kadar bekleyin. Ayağınızı çıkarırken suyunu süzerek bir havlu ile sarın ve bu şekilde yatın. Ayağınızı sıcak tutmaya özen gösterin. Bu yüzden havlunun ayağınıza iyi sarılmış olmasına özen gösterin. Hatta kış aylarında battaniye ile ayağınızın sıcaklığını koruyun.
Ertesi gün terlik giyerek gezin ve yere terliksiz basmamaya özen gösterin. Ağrılarınızda ki karıncalanma ve ağrılar ilk tedaviden sonra azalmaya başlayacaktır. Bu tedaviyi 6 ayda bir tekrarlayın ve tekrar ağrı hissettiğinizde uygulamaya devam edin. Sonucunda etkilerini gördüğünüzde şaşıracaksınız. Bu haberimizi okuyanlar en çok alttaki haberimizi de okudu. Sizin de ilginizi çekeceğine eminiz.

Kaynak: Diyetevi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SAĞLIKLI YAŞAMIN 30 SIRRI‼️

18423690_1941112496109284_2848582389539254674_n[1]
Sağlıklı olmak ve kalmak yaşam stilinizi, alışkanlıklarınızı ayarlamakla mümkün. Uygulamanız gereken topu topu 30 madde var. Yazıya bir göz atın, bu yazıyı kesin ve saklayın. En güzeli buzdolabının kapağına yapıştırın.
1-Suyu seviniz. Güne iki bardak su içerek başlayıp, gün boyunca 2-2,5 litre su tüketmeye çalışınız.
2-Her sebze ve meyveyi mevsiminde en az iki defa tüketiniz. Doğanın tamamını kullanmış sayılırsınız.
3-Bebekler için anne sütünü, büyükler için de özellikle yoğurdu her gün sofranızdan eksik etmeyiniz. Yaşamın sırlarından biri olan probiyotikleri bünyenizde yaşatmış olursunuz.
4-Hasta olmasanız bile, şifalı otları/bitkileri kullanarak vücut direncinizi (immün sistemi) kuvvetli tutunuz.
5-Evinizde kurutulmuş nane, ıhlamur, adaçayı, kekik, kuşburnu, zerdeçal, fesleğen, keten tohumu, zencefil, çörekotu, günlük, yeşil çay ile soğan ve sarımsağı her zaman bulundurunuz. Her gün bunlardan en az birini kullanmaya çalışınız ki bunlar vücudunuzun koruyucu şövalyeleridir.
6-Sarımsak, soğan, tere, maydanoz, nane, dereotu, roka, fesleğen türü yeşillikleri fazla tüketiniz. Bunlar vücudunuzun yakın korumalarıdır.
7-Salatanızı mümkün olduğu kadar çok çeşitten oluşturunuz.
8-Hazır çorbalar yerine kendi yaptığınız çorbaları tercih ediniz. Gıdanın en doğalını elde etmiş olursunuz.
9-Kış için ev yapımı domates salçasını tercih ediniz. Domates bize Doğanın armağanı olup, harika bir antioksidandır.
10-Katkı maddeleri içeren gıdaları, mevsim dışı sebze ve meyveleri fazla tüketmeyiniz. Bünyenizi fazla dinamitlememiş olursunuz.
11-Yılda dört kez, on beş gün hiç et tüketilmemesi yararlıdır.
12-Günlük 2–3 adet badem, ceviz ve fındık almanız sizi her daim kuvvetli kılar.
13-Haftada en az 2 kez bakliyat ve balık tüketmeğe çalışınız.
14-Sıcak yemekler için toprak, çelik ve cam kapları tercih ediniz.
15-Kış aylarında tulum peyniri, portakal, limon, greyfurt, mandalina ve kuşburnu tüketimini artırınız.
16-Kışın dışarıda işleriniz yoğun ise; güne pekmez içerek başlayınız. Bu uygulama vücudunuzun antifrizidir.
17-Zihinsel çalışıyorsanız kuru üzüm yiyiniz. Beyniniz enerjisiz kalmasın.
18-Ekmek tercihinizi kepekliden yana kullanınız. Bağırsaklar kepekli tam posalarla tanışsın.
19-Her sabah 20 dakika derin nefes alıp verme çalışması yapılması, her nefes alımlarında 4–5 saniye nefesin içimizde tutulması çok yararlıdır. Doğru nefes aldığın kadar hafiflersin.
20-Sabahları ofis ve evinizi 5 dakika tam havalandırarak maksimum düzeyde oksijen, günlük 30 dakika tempolu yürümekle de tüm organlarınızı kazanırsınız.
21-Gülmeyi hiç ertelemeyiniz. Ruhunuzun en iyi ilaçlarındandır.
22-Gece uyku ortamının karanlık olması, yorgunluk durumlarında ise öğleyin kısa süreli uykular iyidir. Vücudumuzdaki pek çok restorasyon işlemi gece, kısa süreli uykularda da günlük tamiratlar yapılmaktadır.
23-Fırsat buldukça toprağa çıplak ayakla basınız. Tüm olumsuzluklarınız toprağa geçer.
24-Her gün 5 dakika gözlerinizi kapatıp hiçbir şey düşünmemeyi öğreniniz. Bu sizin yeniden doğumunuz gibidir.
25-Yaşamınız boyunca, vücudunuzu çok kötü üşütmemeye çalışınız.
26-Kahvaltı masanızda balı her daim bulundurunuz. Bin bir çiçeğin özütüdür o.
27-Yağ tercihinizi genelde zeytinyağından tarafa kullanınız. Vücudunuz hep bunu bekler.
28-Kahvaltının mutlaka tam yapılması, öğle öğününün orta, akşam öğününün de hafif alınması her daim iyidir.
29-Tuz ve şekeri bünyenize ölçülü alınız. Bunların azı karar fazlası hep zarardır.
30-Margarinleri kullanmamak cildinize, kalbinize ve damarlarınıza verdiğiniz en büyük ödüldür.(!)
31-Günlük bir elma ve bir havucun bünyenizde harikalar yarattığını unutmayınız.
SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..‼️

————————————————————-
Kaynak: https://www.facebook.com/saglikhaberleri
👍

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Propolis, bir çok kanser hastasının yeni umudu oldu, faydaları saymakla bitmiyor… Propolis nedir?

1459150478404[1]

 

Propolis, bir çok kanser hastasının yeni umudu oldu, faydaları saymakla bitmiyor…
Propolis nedir?

Propolis, yapışkan, reçinemsi bir maddedir. Bal arıları değişik bitkilerden toplayarak kovanlarına getirirler. Arılar kovanı dış etkenlerden, mikroorganizmalardan ve diğer zararlılardan korumak için üzerini propolisle kaplarlar.

Arılar tarafından değişik bitki tomurcuklarından yaprak ve gövdelerinden toplanıp biriktirilen reçinemsi bir madde olan Propolis genellikle kayın, karaağaç ve kozalaklı ağaçlardan toplanır.

Propolis biriktirme açısından arı türleri arasında farklılık vardır. Bazı türler diğerlerine göre daha fazla propolis biriktiriken bazıları örneğin tropik bölgelerde bulunan arılar hiç propolis biriktirmezler.

Arılar propolisi, kovanın iç duvarlarını düzgün hâle getirmek, peteklerin ağızlarını kapatmada ve başka canlıların içeriye girmesine engel olmak amacıyla kullanılır. Girdikten sonra ölen canlıları propolisle mumyalayarak kovanlarını koruma altına alırlar. Propolis kovandaki larvalara, mantar ve bakterilere karşı antibiyotik etki gösterir.

Propolisin toplandığı bitkilerin tür ve çeşitlerine göre içeriğindeki bileşikler farklılık arzeder.

Propolisin etkileri arıların bitkilerden topladığı antioksidan etkili bileşenlerine bağlıdır.

Kovanda oluşan hasarların ve çatlakların onarımı için ve kovanlarını korumak amacıyla kullanılan propolisin rengi sarımsı yeşilden koyu kahverengiye dek değişir.

Arıcılar kovandaki balı aldıktan sonra propolisi kovandan kazıyarak toplarlar. Sonra bazı işlemlerden geçirilmek suretiyle propolis kullanıma hazır hale getirilir. İçeriğinin önemli bir bölümünü flavonoitlerin oluşturduğu propolisin bileşiminde, polifenoller, fenolik asitler ve bunların esterleri, terpenler, steroitler, B1, B2, C ve E vitaminleri, mineraller ve aminoasitler yer alır.

Propolisin Faydaları Nelerdir:

* Bağışıklık sistemini destekler.

* Hastalık etkenlerine yönelik vücut direncinin yükseltilmesi amacıyla kullanılabilir.

* Antioksidatif etki açısından propolis diğer arı ürünleri arasında en yüksek etkiye sahiptir.

* Soğuk algınlığından korunmak amaçlı alınabilir.

* Akne ve uçuk için haricen kullanılır.

* Propolis kullanımı bademcik iltihabı, farenjit, larenjit için etkilidir.

* Ağız ve boğaz mukozası sorunları için hem oral olarak hem de gargara biçiminde kullanılır.

* Dişeti hastalıklarına karşı korucuyucu özelliktedir.

* Bioflavonoidler bakımından zengindir.

* Propolis ile ilgili yapılan araştırmalar bu maddenin ülserler, iltihaplı hastalıklar ve yanıklar için olumlu etkileri olduğu sonucunu ortaya koymuştur.

* Japon Kanser Araştırma kurulu tarafından 1991 düzenlenen toplantıda propolisin anti-kanser etkisiyle ilgili tebliğ sunulmuştur.

* Amerikada yapılan bir araştırmada propolisteki caffeic asit esterlerinin bağırsaktaki kanserli hücrelerin büyümesini inhibe edici özellikte olduğu görülmüştür.

* Yaraların iyileşmesinde hücre yenileyici olarak etkilidir.

* Mikroptan arındırıcı, bakteri üremesini durdurucu, iltihap giderici, mantarlara karşı etkili ve kas gevşetici etkileri vardır.

* Bakterilere karşı etkisi galangin, pinosembrin, kafeik asit ve ferulik asit içeriğinden, virüslere karşı etkisi kafeik asit, kersetin ve luteolinden, mantarlara karşı etkisi de pinobanksin, pinosembrin, kafeik asit, benzil ester, sakuretin ve pterostilbene ‘den kaynaklanmaktadır.

* Prostaglandinleri üreten enzimleri bloke edici özelliğiyle anti iltihapsal etkinliğe sahiptir.

Kaynak: sabah

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HER PARMAĞI 3 DAKİKA AVUÇ İÇİNİZLE SIKARAK DUYGULARINIZI İYİLEŞTİRİN |

ellerle-şifa[2]

 

Jin Shin Jyutsu kimdir? Antik dönem japon felsefecisi ve sanatçısıdır. O dönem alternatif tıp yöntemleri ile insanları iyileştirdiği söylenmektedir. Yöntem fiziksel ve duygusal refahı dengede tutmak için keşfedilmiştir. Bu bir dokunma terapisidir. Ağrıyı hafifletir ve hayati enerjiyi dengede tutmaya yardımcı olur. Tüm duygusal ve enerji noktalarının elden başladığına inanılır. Hafif uyumlu dokunmalar ile eldeki enerji hastalıkları iyileştirmede faydalı olur.

(Bu bir alternatif terapi yöntemidir. Lütfen herhangi bir rahatsızlığınızda önce uzman doktora başvurunuz)

İşte Jin Shin Jyutsu yönteminin faydalarından bazıları şunlardır:
Ağrı kesicidir ve gevşemeye yardımcı olur.
Stres ve kaygı etkilerini azaltır.
Kan dolaşımını ve konsantrasyonu arttırır.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Cildi güzelleştirir ve cilt problemlerini azaltır.
Vücudun yenilenmesini arttırır.
Nefes solunumunu arttırır.
Toksinlerden arınmaya yardım eder.
BAŞ PARMAK:
Organlar: Mide ve dalak
Duygular: Duygusal baskı, endişe, üzüntü, keder, depresyon, anksiyete, stres, gerginlik,
Fiziksel Belirtileri:  Mide sorunları, cilt hastalıkları, baş ağrısıİŞARET PARMAĞI:
Organlar: Böbrek ve mesane
Duygular: Korku, zihinsel karışıklık, hayal kırıklığı,
Fiziksel Belirtileri: Sırt ağrısı, diş eti sorunları, sindirim problemleri,ORTA PARMAK:
Organlar:  Karaciğer ve kalın bağırsak
Duygular: Öfke, negatif düşünce, kızgınlık, sinirlilik, kararsızlık
Fiziksel Belirtileri: Baş ağrısı, adet sorunları, yorgunluk, kramplar, kan dolaşım sorunları

YÜZÜK PARMAĞI:
Organlar: Akciğerler ve Kalın bağırsak
Duygular: Anksiyete, endişe, reddedilme korkusu, olumsuzluk
Fiziksel Belirtileri: Cilt hastalıkları, sindirim ve solunum problemleri.KÜÇÜK PARMAK:
Organlar: Kalp ve ince bağırsak
Duygular: Öz güven eksikliği, aile, güvensizlik, sinirlilik, yargılayıcı,
Fiziksel Belirtileri: Kan basıncı, boğaz ağrısı, şişkinlik.

Bu basit el egzersizini yapmak için
Jin Shin Jyustu göre > Elin her bölümü farklı bir organ ve ilgili duyguya bağlıdır. Yukarıdaki yazıda elin hangi bölümünde probleminiz olduğuna karar verebilirsiniz.
> İyileştirmek istediğiniz duygu durumu ve organ için o parmağa basılı tutun. Derin nefes alıp verirken, yaklaşık 3-5 dakika tutun.
> Eğer enerjiyi dengelemek ve vücut için uyum sağlamak istiyorsanız her parmağınıza yukarıdaki egzersizi tekrarlayın.Huzur ve Sağlıklı bir yaşam için Bilgi Erdemdir.
* ALINTI

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

7 GÜN İÇİNDE VÜCUDUN TÜM ŞİŞKİNLİĞİNİ VE YAĞLARINI ÇIKARTAN TARİF

7-gun-icinde-vucudun-tum-siskinligini-ve-tum-yaglarini-cikartan-tarif-b[1]

 

Vücutta metabolizma yoluyla kalori yakılır, bu nedenle uyurken bile metabolizmayı artırmak için ne yemeniz gerektiğini bilmek akıllıca olur. Bu içeceği yapın ve aynı anda daha hafif ve daha enerjik hissedin.
7 GÜN İÇİNDE VÜCUDUN TÜM ŞİŞKİNLİĞİNİ VE YAĞLARINI ÇIKARTAN TARİF
İçindekiler:
1 çorba kaşığı limon
1 çorba kaşığı salatalık
1 çorba kaşığı rendelenmiş zencefil
1 çorba kaşığı elma sirkesi(doğal)
1 çorba kaşığı maydanoz
1 bardak su
Hazırlık:
Bu sadece tüm karıştırın koyu bir karışım elde edene kadar bir blender veya meyve suyu sıkacağı veya elle karıştırın. Gece uyumadan önce içmek en iyisidir.
O nasıl çalışır?
Bu suyu bir bardak alarak yağın azaldığını, özellikle göbek yağdan hissedeceksiniz. Bu maddeler, uyurken metabolizmanın yağ yakmasına yardımcı olmak için bir araya geliyor.
Sağlığa yararları:
Salatalık yağla mücadelede çok güçlüdür. Maydanoz kalorisi çok düşüktür ve her ikisinde de antioksidanlar ve su tutma kabiliyetini azaltmada için çok güçlü olan vitaminler ve mineraller bulunur, böylelikle şişmiş bir karnı atmaya yardımcı olur.
Zencefil metabolizmayı hızlandırır ve aynı zamanda kabızlığı önler. Bu madde , uyurken inatçı karın yağını yakmanıza yardımcı olur.
Limon suyu vücutta biriken toksinleri temizlemek için çok etkilidir.
Elma sirkesi , kilo kaybı için son derece güçlüdür.
Su, kalori yakmak için gereklidir . Hidrasyon eksikse, metabolizma işinizi azaltır ve yapmanız gereken şekilde kalori yakamazsınız.
Bol su içerek metabolizmaya  güç verin.
Lütfen paylaşalım.

 http://kadindayasam.com/

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »