Karnabahar ile Hastalıklar Kapı Dışarı


Karnabahar; C vitamini ve mangandan zengindir, bu nedenle oldukça güçlü bir antioksidan etkiye sahiptir. Ayrıca beta-karoten, kaempferol, ferulik asit, sinnamik asit, kaffeik asit içerir. Bu antioksid…anlar vücudu serbest radikallerle karşı korur, kanser ve kardiyovasküler hastalıkların oluşumunu önler.
Karnabahar yüksek oranda K vitamini, sülfür, glukoraphanin ve omega-3 içermektedir, bu özelliğiyle varolan enflamasyonu gidericidir. Düzenli olarak karnabahar tüketenlerde artrit, ülseratif kolit, şeker hastalığı, inflamatuvar barsak hastalıkları daha az görülmektedir.
Antioksidan ve anti enflamatuar etkisinin yanı sıra karnabahar kardiyovasküler hastalıklardan da korumaktadır. Bunu damar tıkanıklığını önlemesinden, K vitamini ve omega-3’den zengin olmasından kaynaklı olduğu bilinmektedir. 1 porsiyon karnabaharda ortalama 3,5 g. lif bulunmaktadır. Lif tüketimi sağlıklı bir sindirim sistemi için elzemdir. Karnabaharda bulunan glukoraphanin adlı madde mide yüzey alanını koruyucu etkiye sahiptir. Ülser ve mide kanserine karşı koruyucudur.
Karnabahar içerisinde B1, B2, B3, B5, B6, B9 vitaminleri bulunmaktadır. Sinir sistemini onaran, metabolizmanın düzenli çalışmasını sağlayan, enerji üretiminde yardımcı etkisi bulunmaktadır.
Karnabahar indol-3 adlı bir madde içerir ve indol-3 anti-kanserojen bir maddedir, özellikle meme kanserine karşı korumaktadır.
Düzenli tüketimi bağırsakların çalışmasını ve idrar atımını sağlayarak vücudu toksik maddelerden temizler, detoks etkisi görür.
Potasyumdan zengin olan karnabahar tansiyonu da dengeleyici özelliğe sahiptir.

Demlikte Kalan Çayınızı Atmayın…

Saçınız mat mı? Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor.
Ayağınız mı kokuyor? Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam … yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.
Boğaz ağrılarında Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında gargara olarak kullanılır.
Cildiniz çok mu yağlı? Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun,balsam vazifesi görün.
Derinizdeki yaraların temizlenmesi Çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz.
Eliniz balık, soğan mı kokuyor? Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor. Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. işte kurtarıcınız yine çay. Elinizi demliçayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı?
Gözünüz çapak mı yapıyor? Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve etrafına tatbik edin .
Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız? Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın, diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.
Buzdolabınız koku mu yapıyor? Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.
Denemekle bir şey kaybedilmez en azından herhangi bir maliyeti yok

Kaynak: Hayat Güzeldir

Kırmızı Lahana’nın Faydaları…

Uzmanların sofralarımızdan eksik etmememizi önerdiği kırmızı lahananın vücut direncini artırmaktan hastalıklara karşı koruyucu özelliklere kadar birçok faydası var. İşte günde en az bir tabak yenmesi gereken kırmızı

Kırmızı lahanayı sofranızdan eksik etmeyin

Kırmızı lahana vücut direncini arttırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Dahası, insan sağlığına faydası saymakla bitmiyor.

İşte kırmızı lahananın bilinen faydaları:

– Balgam söktürücüdür. Yumuşatıcı ve hazmettirici özellikleri vardır. – Haricen iyi bir yara iyileştiricisi ve ağrı kesicidir. – Lahana tohumu dahilen kurt düşürücü ve idrar söktürücü olarak kullanılır. – Yaralı ve şiş ayaklara yapraklar ezilerek sarılırsa çok yararı olur. – İçerdiği kimyasallar nedeniyle bedenin hastalıklara karşı direncini arttırır.

Kırmızı lahana nasıl yenmeli?

Kırmızı lahanayı doğrayıp bol tuz ile derin bir kapta bir gün bekletin. Ertesi gün elinizle suyunu sıkıp süzdürdükten sonra kavanoza doldurun. Ağzına kadar üzüm sirkesiyle doldurup, salata yapmaya hazır hale getirin. İsteğe göre roka, dilimlenmiş zeytin, mısır konservesi ilave edip salata yapın. Bu şekilde yaptığınız salata size sağlık aşılayacak.

 

Tatlı Krizleri İle Savaşmanın 10 Yolu


Az miktarda tüketin… Yapılan araştırmalar canı tatlı isteyen kişilerin eninde sonunda o tatlıyı tükettiğini gösteriyor. Bu nedenle canınız tatlı istediğinde az miktarda tüketmek yardımcı olacaktır. Gün…lük 150 kaloriyi aşmayacak bir tatlı tüketiminin vücuda çok zararlı olmadığı düşünülüyor. Amerika Kalp Sağlığı Derneği’nin açıklamasına göre Amerikalılar günde 22 çay kaşığı şeker tüketiyor, önerilen maksimum miktar ise kadınlar için altı, erkekler için dokuz çay kaşığı dolusu şeker.
Tatlı ile diğer besinleri karıştırın… Tatlıdan alacağınız kaloriyi azaltmak ve daha az miktarda tatlı tüketerek tatlı damağınızı kırmak istiyorsanız, besinleri karıştırmalısınız. Örneğin çikolata sosuna bandırılmış muz ve çilek tüketmek veya direkt çikolata yemek yerine fındık ve bademli drajelerden tüketmek hem daha az miktarda tatlı ile tatlı isteğinizi kesmenize hem de daha az kalori almanıza yardımcı olur. Ayrıca karışım tatlılar, kan şekeri daha yavaş yükselip daha yavaş düştüğünden ötürü tatlı tüketimine bağlı hızlı acıkma ihtimalinizi de azaltmış olursunuz.
Şekersiz sakız çiğneyin… Şekersiz fakat şeker tadı olan aromalı sakızlardan çiğnemek tatlı ihtiyacınızı azaltabilir. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar, sakız çiğnemenin yemek yeme isteğini azalttığını göstermektedir.
Meyve tüketmeye çalışın… Canınız tatlı istediğinde taze veya kuru meyveler ile bu ihtiyacınızı bastırabilirsiniz. İş yeri çekmecenizde veya mutfağınızda aşırı kalorili şekerli atıştırmalıklar yerine kuru kayısı, kuru incir, hurma, kuru erik gibi tatlı ama sağlıklı atıştırmalıklara yer açın.
Odağınızı değiştirin… Canınız gün boyunca tekrar tekrar tatlı bir şeyler tüketmek istiyor ise odağınızı değiştirmelisiniz. İmkân varsa yürüyüşe çıkmak tatlıyı unutturacak en iyi yöntemlerden biridir. Bilgisayar oyunları, gazete, dergi ve kitap okumak gibi faaliyetler ilk on dakikasından sonra genelde tatlı ihtiyacını ortadan kaldırır. Tatlı istediğinizde evi toplamak, en yakın arkadaşınızı arayıp sohbet etmek hatta günümüz dünyasında sosyal medyada zaman harcamak tatlıyı unutturacak yöntemlerden sayılabilir.
Kaliteli tatlı tüketin… Şeker ve gofretler yerine yoğun kakaolu bitter çikolataları, hamur tatlıları yerine meyveli ve sütlü tatlıları tercih edin. En azından tatlı isteğinize mağlup olduğunuzda, sadece şeker değil, vücudunuz için gerekli olan bazı vitamin, mineral ve diğer besin öğelerini de almış olursunuz.
Düzenli beslenin… Uzun süre aç kalmak, ana öğünleri atlamak gibi beslenme yanlışları tatlıya olan isteğinizi arttırabilir. Günde 3 saatten uzun aç kalmayacağınız ve aralarda sağlıklı atıştırmalıklar tüketeceğiniz bir beslenme planı tatlıya olan isteğinizi ciddi anlamda azaltır.
Destek alın… Eğer üzüntü, stres gibi duygusal durum değişiklikleri tatlı krizlerine yol açıyorsa ve bu hayatınızda artık çözümlenemeyen ve sürekli tekrarlanan bir hal aldı ise destek almayı düşünebilirsiniz. Unutmayın ki, hiçbir besin veya içecek hayatınızdaki problemleri çözemez. Hayatınızda ciddi bir mutsuzluk kaynağı var ise onu tatlı yiyerek yenemeyeceğinizin farkına varmalısınız. Tatlının problemi sadece erteleyen anlık bir çözüm olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Kendinizi ödüllendirin… Tatlı krizlerinize karşı açtığınız savaşı bütün hafta hafif sıyrıklar ile atlattı iseniz, haftanın sonunda kendinizi ödüllendirmelisiniz. Yemeğin bir ödül olmadığını unutmayın. Çok beğendiğiniz kazak veya en sevdiğiniz yazarın yeni kitabı gibi. Bu ödüller tatmin etmiyor ise 150 kaloriyi aşmayan bir tatlı ile kısa dönemli bir ateşkes ilan edin.
Hep aynı taktiği uygulamayın… Canınız her tatlı istediğinde kuru kayısı tüketmek veya en yakın arkadaşınızı aramak gibi aynı yöntemler ile yol almaya çalışırsanız başarısız olabilirsiniz. Bu nedenle canınız her tatlı istediğinde başka bir taktik uygulamaya çalışmalısınız.

Siyahlardaki Gücü Keşfedin…


Yediğiniz besin ne kadar koyu renkli ise o kadar çok antioksidan madde içermekte, kanserden korumakta, hastalık savaşçısı fitokimyasallar içermektedir.
Siyah rengi çok da gözümüze hoş gelmeyebilir ama son çalışm…alar diyor ki; özellikle siyaha yakın renkteki besinler yakın zamanda süper besinler olarak adlandırılacak. Elbette hepimiz sebze veya meyve tüketirken en parlak, en canlı renkte olanları tercih ediyoruz ama diyetimize biraz da siyah eklemek faydalı olacak.
Siyah fasulye
Beslenme alışkanlıklarımız arasında pek yer almayan siyah fasulye görüntü olarak itici olsa da lezzette kuru fasulyeden daha lezzetli denebilir. Ayrıca içeriğindeki fitokimyasallar nedeniyle diğer besinlere göre biraz daha fark yaratıyor ve en güçlü anti kanserojen besinler arasında gösteriliyor. Yakın zamanda Harvard’da yapılan bir çalışmaya göre de şeker dengesini sağlıyor. Bu nedenle gönül rahatlığıyla yiyebileceğiniz bir besin.
Böğürtlen
Kalori değeri düşük, besin değeri açısından oldukça zengin olan böğürtlen özellikle kansere karşı koruyucu, bağışıklık sistemini güçlendirici, şeker ve kolesterol düşürücü, kan basıncını dengeleyici, sinir sistemini onarıcı mucizevi bir meyvedir. Diyetinizde diğer meyveler kadar yer alması gerekmekte.
Siyah mercimek
Kırmızı ve yeşil mercimekten besin değeri açısından çok farkı olmayan siyah mercimek lif açısından biraz daha zengin olması nedeniyle kolesterol seviyesini düşürücü bir özelliğe sahip.
Siyah susam
Görüntü olarak çörekotuna benzeyen siyah susam daha çok uzak doğu ülkelerinde kullanılan bir bitkidir. Sindirimi hızlandırıcı, bağırsak problemlerini giderici etkisi bulunmaktadır. Mineral bakımından da oldukça zengin olan siyah susam bakır içermesiyle kan damarlarını, eklemleri ve kemikleri güçlendirir.
Siyah mantar
Kanser savaşçısı olan siyah mantar yapılan çalışmalara göre menopoz sonrası meme kanseri riskini azaltmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirip enerji metabolizmasını da etkilemektedir.
Siyah Çay
Biz diyetisyenler yeşil çay tüketimini daha çok öneririz ama siyah çayın faydalarını da göz ardı etmemek gerek. Kalp hastası olup düzenli siyah çay içenlerde içmeyenlere göre daha sağlıklı bir damar yapısı gözlenmektedir. Flavonoid açısından oldukça zengin bir bitki.
Siyah pirinç
Pirinç glisemik indeks açısından oldukça yüksek bir besin bu nedenle çok sık tüketmemekte fayda var ama siyah pirinç onun kadar tehlikeli değil ayrıca enflasmasyon azaltıcı bir etkisi de olacak. Antosiyanin adlı maddelerden oldukça zengin yani güçlü bir kanser savaşçısı.
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bu Harika 9 Besinle Metabolizmanızı Harekete Geçirin!

Çileğin faydaları

544642_10150911154869331_1946657114_n[1]
Yaz aylarının vazgeçilmez meyvesi çileğin faydaları saymakla bitmiyor. Rengi kokusu ve tadı ile en sevilen meyvelerden biri olan çileğin faydaları da epeyce çok. Çilekte bol miktarda fosfor ve demir bulunuyor. Bunun yanında B, C ve K vitamini açısından da bir hayli zengin.

Şimdi maddeler halinde çileğin faydalarını sıralıyorum ;

· Vücuda kuvvet verir, damar tıkanıklığını önler ve kolesterolü düşürür.

· Çok iyi bir antioksidan olması sebebiyle bağışıklık sistemini güçlendirir.

· Kansere karşı koruyucu özelliği vardır ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.

· Bağırsak kurtlarının dökülmesini yardımcı olur, kanız temizler, vücuttan zararlı maddeleri uzaklaştırır.

· Diş etlerini güçlendirir, ağız kokusunu giderir.

· Sakinleştirici etkiye sahiptir, stresi azaltır, tansiyonu düşürür, ateşi düşürür.

· Romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir.

· Cildi nemlendirip taze bir görünüm kazandırır, güzellik katar cilde.

· Vücutta biriken zehirli maddeleri dışarı atar, damar sertliği ve böbrekteki kum taş gibi rahatsızlıkları önler ve zamanla bunların geçmesini sağlar.

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Zencefil’in Faydaları…

Zencefil aslında yüzyıllardır birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bir bitkidir ama son yıllarda faydalarını keşfedip tüketmeye başladık. Sayısız faydası bulunan bu bitkiyi düzenli tüketmek de önemli. Zencefilin bilinen en önemli etkisi soğuk algınlığını önlemesi ve gidermesidir, grip olduğumda veya kendimi yorgun hissettiğimde tükettiğim ve fazlasıyla faydasını gördüğüm bir bitkidir ki araştırmalarda bunu destekliyor.
*Yumurtalık kanseri tedavisinde tüketildiğinde kanser hücrelerinin küçülmesine hatta yokolmasına dahi neden olabilmektedir, tabi doktorunuzun önerisiyle.
*Kolon kanserini önlemektedir, kolorektal kanser hücrelerinin hızlı büyümesini engelleyebildiği araştırmalarca desteklenmekte.
*Radyoterapi veya kemoterapi tedavisinde oluşan mide bulantılarını yemekle beraber tüketildiğinde azaltmaktadır.
*Enfeksiyon gidericidir ve en etkili doğal ağrı kesicidir, özellikle osteoartritte oluşan eklem ağrılarına faydalıdır.
Diyetisyen Özlem Sert Aydın *Sindirim sitemini düzene sokar, mide bulatısı ve kusmayı önler.
*Besin zehirlenmelerinde de faydalıdır
*Migren ağrılarında ve regl öncesi ağrılara faydalıdır
*Hafızayı güçlendirir
*Damar tıkanıklığını önler, kanı temizler
*Sakinleştirici etkisi vardır
*Sindirim sistemini düzenler
*Total kolesterol ve LDL kolesterol seviyesini düşürür
*Kanın pıhtılaşmasını önler ama tüketim miktarı önemlidir
*Kalp ritmini düzenler
*Astım hastalarında solunumu düzene sokar
*Gaz problemlerini giderir
*Kan şekerini dengeler özellikle ıhlamur ve tarçınla birlikte tüketildiğinde
**Hamilelikte özellikle son aylarda kasılmaları artırabileceğinden tüketmemekte fayda var.
Nasıl tüketebiliriz? Zencefili toz olarak almaktansa daha çok tazesini almaya çalışın, tazesi artık birçok markette de satılmaktadır. Yumru şekilli olan bu bitkiden ince bir dilim kesip, kabuklarını soyup, rendeleyerek bitki çaylarınıza ilave edebilir veya dilim olarak sebze yemeklerinize katıp sebze ile beraber pişirebilirsiniz. Ayrıca kurabiye veya kek içerisinde de oldukça güzel bir aroma vermektedir. Saklama koşulları önemli Zencefili taze olarak alıp tüketmek en etkilisi ama saklama koşulları da önemli çünkü zencefil kesildikten sonra oda koşullarında çok çabuk küflenebilmekte. Bunu önlemek için zencefili aldıktan sonra rendeleyip derin dondurucuda saklayabilir ihtiyacınız olduğunda kullanabilirsiniz.
Kullanmadan önce doktorunuza danışınız…
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Yasemin Çayının Faydaları…

 
Konu aromalı çay olunca yasemin dünyada en çok tercih edilen bitkiler arasında yer almaktadır. Yasemin çayı tek başına yasemin bitkisinden hazırlanabileceği gibi genellikle yeşil çay ile birlikte kullanılır. Yasem…in genellikle beyaz veya sarı renkli ve 2,3 yaprağı bulunan çiçekler açar. Asya’nın tropikal bölgelerinde doğal olarak yetişen bitki özellikle kendine özgü kokusuyla popüler olmuştur. Bitki ekildikten yaklaşık 6 ay sonra bahar veya yaz aylarında çiçek açmaya başlar. Gerçek yaseminin oval, parlak yaprakları vardır ve çiçekleri hafif yapışkandır.
Yasemin bitkisi 2,5-3 metreye kadar uzayabilir ve yılda yaklaşık 30 santim boy atar. Bazıları yıl boyunca yapraklı olarak kalırken bazı türleri kışın yapraklarını dökebilir. Hindistan’ın birçok bölgesinde (gül ve diğer çiçeklerle birlikte) bahçelerde ve saksı bitkisi olarak evlerde yetiştirilen yasemin kadınlarda saç süsü olarak ve ibadet için kullanılmaktadır. Evlilik törenleri, festivaller ve dini tören ritüellerinde sıkça kullanılır ve bu törenler için ticari olarak üretilmektedir.
Enerjiyi arttırır
Bağışıklık sistemini güçlendirir
Yağ yakmak için kullanılır
Konsantrasyonu arttırır
Stresi azaltır
Kalp hastalıklarından korunmak için kullanılır
Kolesterolü düşürmeye yardımcı olur
Kas ağrılarını hafifletir
Soğuk algınlığına iyi gelir
Şeker hastalığının tedavisine yardımcı olur
Alerji belirtilerini hafifletir
Eklem ağrılarını azaltır
Bel ve sırt ağrısına karşı kullanılır
Antioksidandır
Depresyon belirtilerini azaltır
Ağız kokusunu alır
Kan basıncını düşürür
Yasemin Çayı Nasıl Hazırlanır?
3-4 bardak yasemin çayı hazırlamak için bir demlik kaynamış suya 1 yemek kaşığı yasemin atın. 5 dakika kadar demlenmesini bekledikten sonra içebilirsiniz. 5 dakikadan uzun demlerseniz çayın tadı biraz acı olabilir. Yaseminin tatlı kokusu ekstra bir tatlandırıcı gerektirmez ancak daha tatlı olsun isterseniz bal kullanabilirsiniz. Yasemin çayı genellikle yeşil çay yaprakları ile karıştırılarak kullanılmaktadır.
Yaseminin Sağlığa Faydaları
Antioksidan özelliği ile yasemin çayı yaşlanmanın fiziksel etkilerini geciktirir. Pek çok diyetisyen tarafından diyet programlarına dahil edilmektedir çünkü tatlı tadı çay ya da kahveyi şekerli içenlerin şeker kullanmadan sıcak içecek içmesini sağlar ve yağ yakılmasını teşvik eder. Göğüs kanseri üzerine yapılan bazı araştırmalar çeşitli kanser türlerine karşı korunma sağladığı ve kanserli hücrelerin yayılmasını yavaşlattığı yönünde çalışmalara sahiptir. Ancak bu bulguların bilimsel olarak kabul görmesi için daha fazla sayıda araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Çin’in çeşitli bölgelerinden 14,212 kişi (35-60 yaş arası) üzerinde yapılan araştırma sonucunda yeşil çay ve yasemin çayı içenlerin kalp krizi geçirme risklerinin ciddi oranlarda azaldığı belirlenmiştir.
Yine Çin kaynaklı bir araştırma kalp hastalıklarında önemli bir rol oynayan kötü kolesterolün yasemin çayı kullanılarak düşürülebileceği yönünde sonuçlara sahiptir. Ancak her iki araştırmanında kesin kabul görmesi için bağımsız diğer kaynaklar tarafından yapılacak araştırmalarla desteklenmesi gerekmektedir. Kyoto Üniversitesi tarafından 24 sağlıklı kişi üzerinde yapılan bir araştırmada 5 dakika boyunca yasemin çayının kokusunu soluyanların sakinleştiği belirlenmiştir. Çay geleneksel olarak halk arasında bu özelliği ile uyku bozuklukları ve stresi azaltmak için kullanılmaktadır. Yaseminin Tarihi Himalayalar ve Çin’in batısından geldiği düşünülen yasemin çiçeğinden eski Çin, Fars ve Mısır yazılarında bahsedilmektedir.
Tarih boyunca Arap yarımadası ve Çin arasında İpek Yolu aracılığıyla ticareti yapılmıştır. Bitkinin en eski tarihli kullanımı yağı ve yaprakları ile birlikte yeşil çay yapraklarıyla karıştırılarak hazırlanan çaydır. Tarih boyunca güzel kokusu nedeniyle kişisel bahçelerde ve ev bitkisi olarak kullanılan .yasemin Endonezya, Pakistan ve Filipinler’in ulusal çiçeğidir ve İran ve Orta Doğu’da en popüler kız isimlerinden biridir. Yasemin Çayının Yan Etkileri Yasemin çayı düşük miktarda kafein içerir. Özellikle yeşil çay ile karıştırıldığında kafein alımını kontrol altında tutması gereken kişilerde (hamilelik, emzirme dönemi…) yan etkilere yol açabilir. Kafeinsiz yasemin çayları satılmaktadır ancak yine de böyle hassas dönemlerde doktorunuza danışmadan herhangi bir bitki çayı tüketmeniz tavsiye edilmez.
Kaynaklar Jasmine – Wikipedia, the free encyclopedia Perillyl alcohol and methyl jasmonate sensitize cancer cells to cisplatin Jasminum – Jasmine – Botany.com Jasmine Flower – Varieties and Types of Jasmines – TheFlowerExpert Jasmine – Garden Of Tomorrow Jasmine Tea Caffeine – Should You Be Concerned? Does Jasmine tea have caffeine? – Yahoo! Answer
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 1 Comment »

KOLESTEROLÜ YÜKSELTEN GIDALAR VE SAĞLIKLI BESLENME…

Yağ içeren her gıda doymuş ve doymamış yağlar içerir. Doymuş yağ kan kolesterol seviyenizi en çok arttıran sebeptir. Bu yağ çeşidi en çok hayvansal kaynaklı besinlerde bulunmaktadır. Yağlı …etler, kümes hayvanlarının yağlı derileri, tam yağlı süt ve süt ürünleri, tereyağı bunların en önemlileridir.

Hayvansal yağ kaynaklarının yanısıra bazı bitkisel kaynaklar da doymuş yağ ihtiva ederler. Hindistan cevizi, kakao yağı ve palm yağı en fazla doymuş yağ oranına sahip bitkisel ürünlerdir. Bu yüzden hindistan cevizli ürünler, kakao yağının bol miktarda bulunduğu çukulata kolesterolü yükselten besinlerdir. Üretiminde kullanılan palm yağı nedeniyle bisküviler de doymuş yağ içerirler. Her ne kadar üzerlerinde bitkisel yağ buluduğu belirtilse de bu yağ zararlı bir yağdır. Trans yağ asidi içeren gıdalar da kolesterolü yükseltir.

Bu yağ çeşidi özellikle hidrojene nebati yağlarda bunur. Bilindiği gibi sıvı bitkisel yağlar hidrojenizasyon işleminde geçirilerek katı yağ haline getirilir. Trans yağ asitleri bu işlem sırasında oluşur ve ayçiçek yağı gibi başta zararsız bir bitkisel yağı zararlı bir hale getirir. Bu yüzden bitkisel de olsa katı yağlardan uzak durmak gerekir. ABD sağlık dairesi gıdaların paketleri üzerinde trans yağ asidi miktarının belirtilmesini 2005 yılından itibaren mecburi tutmayı kararlaştırmıştır.

Önemi ülkemizde yeterince bilinmeyen bu çeşit katı yağlara bilinçli yaklaşmak gerekir. Diyetteki doymuş yağ oranının kolesterolü yükselten ana sebep olmasının yanında, kolesterolden zengin besinleri tüketmekte doğal olarak kolesterol seviyesini arttırır. Bu besinler 2 kat daha zararlıdır, çünkü aynı zamanda doymuş yağ bakımından da zengindirler. >>>

Kolesterolden Zengin Gıdalar : Besin/ porsiyon/Kolesterol

Haşlanmış Yumurta/ 1 adet/ 225 mg

Krem Peynir/ 30 gram/ 27 mg

Çedar Peynir/ 30 gram/ 19 mg

Tereyağı/ 100 gram/ 250 mg

Koyun eti/ 100 gram/ 70 mg

Sığır eti/ 100 gram/ 70 mg

Tavuk/ 100 gram/ 60 mg

Böbrek (sığır)/ 100 gram/ 375 mg

Ciğer (sığır)/ 100 gram/ 300 mg

Dondurma/ 100 gram/ 45 mg

Kek/ 100 gram/ 260 mg >>>

Kolesterolsüz Gıdalar : Besin/ Kolesterol

Tüm Sebzeler/ 0 mg

Tüm Meyveler/ 0 mg

Tüm Tahıllar/ 0 mg

Tüm Tohumlar/ 0 mg

Tüm Kuruyemişler/ 0 mg

Tüm Sıvı Bitkisel Yağlar/ 0 mg

Bu tablolardan da anlaşılacağı gibi; Kolesterolü Düşürmenin Yolları Bol meyve ve sebze yiyin. Günde 3-4 porsiyon sebze, 3-4 porsiyon da meyve yiyiniz. En ideali her ikisinden de her gün 5er porsiyon tüketmektir.

Meyve salatası yapabilir ya da meyveleri sıkıp içebilirsiniz. Sebzeleri tüketmenin en basit yolu hepsini doğrayıp bir tencerede türlü olarak pişirmektir. Daha fazla salata yiyin. Domates, salatalık, mısır, göbek ya da marul, havuç… Daha az yağ yiyin. Şekeri azaltın…(adiLoş) kaynak:sağlıklı yaşam dergisi

EViNiZE DETOKS iÇiN 12 YOL

 1. Plastik kavanoz ve kaplarınızı cam olanlar ile değiştirin.

2. Beyazlatıcı / ağartıcı ürünler kullanmayı bırakın.

3. Antibakteriyel sabunları kullanmayın.

4. Teflon tava ve kapları değiştirin. …

5. Naturel kozmetik ve kişisel bakım ürünlerine dönün.

6. Kimyasal bazlı temizleyicilerden kurtulun.

7. Oda kokuları kullanmak yerine hava temizleyici filtre kullanın.

8. Kuru temizleme kimyasallarından uzak durun.

9. Kimyasal gübre ve böcek ilacı kullanmayın.

10.Evinizi sık sık havalandırın

11. Enerjisi sizi rahatsız eden insanları mümkün olduğunca evinize çağırmayın

12.Üzüm sirkesiyle oluşturduğunuz karışımı evin her tarafına hafifçe serpin

Kaynak: Pembeye ve Hyata
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

kALP kRİZİ vE aSPİRİN…

Neden yatağınızın başucunda aspirin olsun?

Kalp krizleri hakkında: Sol kol ağrısı dışında başka işaretleri de var kalp krizinin..

Yoğun ense ağrısı, kusma, terleme de daha seyrek ama gözardı edilmemesi gereken belirtilerden.

Kalp krizinde göğüste illa ki ağrı olacak diye bir şey yok!!.

Uykularında kalp krizi geçiren çoğu (yaklaşık 60%) insan, bir daha uyanamadı.

Yine de, yoğun göğüs ağrısı ile de uyanabilirsiniz.

Diyelim ki başınıza geldi, derhal ağzınıza iki aspirin atın bir damla su ile yutun

Sonra da: Yakında oturan bir akraba ya da arkadaşınızı arayın. – “kalp krizi!” deyin – 2 aspirin aldığınızı da söyleyin . – Mutfak ya da holden bir sandalye alıp giriş kapısına yakın bir yere oturun ve, yardımın gelmesini bekleyin. Sakın yere uzanmayın!!!

kAYNAK: kADINLAR sİTESİ
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Omega 3 ve 9 Hakkında Bilgiler…

Bahar Yorgunluğu

 
Bahar mevsimine girdik. Havalar güzelleşti.
Dışarıda parlayan güneşi görmenize rağmen yorgun uyanıyorsanız, yataktan kalkmak istemiyorsanız birkaç pratik çözüm önerebiliriz.
Duş alarak güne başlayın. Nane ve portakal gibi ferahlatıcı sabunlar kullanın.
Kırmızı renk enerji verir.
Bahar günlerinde enerji veren renklerde kıyafet giyin.
Kafeinin uyarıcı özelliğinden faydalanın.
Bir bardak kahve için.
Enerjini korumak adına, beslenmenize dikkat edin.
Salatalarınızda bolca nar ekşisi kullanın.
Meyan kökü, ginseng ve adaçayı tüketin.
Balık yiyin.
Aromatik yağlar ile vücudunuza  masaj yapın.
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Nar Ekşisi

Bağışıklık sistemimizi zayıflatan toksinlere karşı antioksidan etkiye sahip nar ekşisi, aynı zamanda vücudu güçlendirerek hastalıklara karşı korunmamızda da yardımcı olur.
Enfeksiyonlara karşı vücudun koruyuculuğunu arttırır, enerji verir.
Kolesterol ve kan şekerinin ayarlamasında etkilidir.
Bağırsak parazitlerine karşı etkilidir.
İdrar söktürücüdür, toksinlerin atılmasına yardım eder
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »