Yorgunluğa ve Kansızlığa İyi Gelen Besinler!

yorgunluğa ve kansızlığa iyi gelen besinler!

 

Kansızlık İçin…

Kansızlık sorunu yaşayanların öncelik bünyelerini güçlendirmeleri için; kuru baklaların tümü, taze üzüm, erik, elma, yoğurt, ceviz, zeytin, ıspanak, pırasa, soğan, lahana, dolmalık biber, nar suyu, pancar suyu, limon suyu gibi gıdalara ağırlık vermesi gerekir.
• Bir litre suyun içine iki çorba kaşığı kıyılmış ısırgan otu konulup kaynatıldıktan sonra süzelerek sabah ve akşam olmak üzere birer çay bardağı içilir.
• Bir litre suyun içine iki çorba kaşığı oğul otu koyulup kaynatıldıktan sonra günde 3 defa birer çay bardağı kadar içilir.
• Bir litre suyun içine iki su bardağı dolusu siyah kuru üzüm ve bir çorba kaşığı kınakına eklenip kaynatıldıktan sonra süzülerek günde öğün yarım çay bardağı içilir.
• İyice temizlenmiş ıspanak ve maydonoz iyice kaynatılıp soğuduktan sonra süzülüp günde 3 kez birer çay bardağı içilir.
• Yarım litre kaynamış süt, ılındıktan sonra iki adet yumurta sarısı eklenir. Tatlandırmak için iki çay kaşığı kakao eklenir ve ikiye bölünüp günde iki kez içilir.
• İki su bardağı kaynar suyun içine 2 çay kaşığı kırmızı kantoron katılıp soğumasının ardından süzülerek ve arzuya göre tatlandırarak güç içinde aç karnına aralıklarla tüketilir.

 

Uykusuzluk için…

1) Yanında karbonhidrat almadığınız yüksek proteinli yemeklerden sonra, uyumakta güçlük çekebilirsiniz. Yüksek proteinli yiyeceklerde bol miktarda tirozin bulunur ve bu beyni “uyanık” tutmaya yarayan bir amino asittir. Etlerin yanında tam tahıllı makarna ya da kepekli pirinç yemeyi deneyin.

2) İkinci Dünya Savaşı sırasında askerlerin uyku ilacı olarak kullandığı acı marulun, sakinleştirici etkisi olduğu bilinmektedir.

3) Gece uykusunun en kaliteli olacağı saatler akşam 22.00 ile sabah 06.00 arasıdır. Vücut kendini gece 23.00 ile 01.00 arası yeniler. Bu saatlerde uyanık olmamakta fayda var.

4) Yatağa girerken çorap giymeyi ihmal etmeyin, çünkü ayaklar, vücudunuzda ilk ısı kaybeden bölgedir, ve bu uykuya dalmayı güçleştirebilir. Ayaklarınızı sıcak tutmak, uyku ilacından daha etkili olabilir.

5) Gün içinde aldığınız kafein miktarını azaltmaya çalışın. Öğlen içtiğiniz bir bardak kahve bile gece sizi uyutmayabilir.

6) Düzenli olarak spor yapanlar, yapmayanlara göre çok daha kaliteli ve düzenli bir uyku çekerler. Spor yaptıktan sonra enerjiniz artıyorsa, sabah saatlerinde yapmanız daha iyi olacaktır.

7) Bazı besinler uyumanıza yardımcı olur; süt bunların başında gelir. Ton balığı, kalkan balığı, enginar, badem, yumurta, şeftali, ceviz, kayısı, kuşkonmaz, yulaf, patates ve muz, uyku getiren diğer besinler. Mümkünse saat 20.00’den sonra hiçbir şey içmeyin. Bu, gece yatarken sık sık tuvalete kalkmanızı önler.

8) Odanız karanlık, rahat ve sessiz olsun. Işık ve ses, çoğu insanın uykusunu kaçırır. Bu nedenle odanızda bilgisayar ve televizyon bulundurmamaya çalışın. Gece kalkarsanız ana ışık kaynağını açmayın, gece lambasını açın. Odanız çok sıcak ya da soğuk olmasın.

9) Sigarayı azaltın. Yatmadan sigara içince kendinizi gevşemiş gibi hissetseniz de, bir süre sonra uykusuzluğa neden olur. Nikotinin etkisi tıpkı kafein gibidir ve vücudunuzda 14 saat etkili olur.

 

KEDİOTU
Kediotunun küçük pembe-beyaz çiçekleriyle çekici bir görüntüsü vardır fakat köklerinin kokusu pek hoş değildir.Bu koku kedilerin çok hoşuna gider,bitkinin toprağını kazıp kökünü çıkarmaya çalışırlar.Bu yüzden bitkiye kedi otu denmiştir. Uykusuzluğa ondan daha iyi gelen bir bitki henüz bulunamamıştır. Kediotu kökünü, yatmadan 1 saat önce 2 kapsül alabilirsiniz. Ya da kediotunun çayını, tabletlerini ya da sıvı ekstrelerini kolaylıkla bulabilirsiniz.
PAPATYA
Sakinleştirici etkisi vardır, uykusuzluğa çok iyi gelir. Sinir sistemin rahatlatmak ve bitkinliği gidermek için papatya banyosundan oldukça iyi sonuç alınabilmektedir. Banyo suyu için 4 avuç dolusu papatya kaynamış suya konur ve normal çay gibi demlenir ve ılıması beklenir. Papatya çayı için de bir tutam papatya 1 bardak kaynamış suda haşlanır ve 10 dakika demlenir.
LAVANTA
Lavanta kokusu, sinir sisteminizi gevşetir ve sizi uyanık tutan stres hormonlarını azaltır. Ayrıca lavanta kokusu, beyni rahatlatan alfa dalgalarının üretimini çoğaltır ve dolayısıyla uyumanıza yardımcı olur. Özellikle depresyonla ilgili aşırı sinirlilik durumunda yatıştırıcı olur. Dilerseniz lavanta yağı ile duştan sonra masaj yapabilirsiniz, bu gevşemenize yardımcı olacaktır.
KEREVİZ SAPI
Çok yaygın olarak bulunmayan bu kereviz cinsinin uykusuzluğa iyi geldiği bilinmektedir. Kereviz saplarını isterseniz çiğ olarak, isterseniz ince ince doğrayıp çorbalara veya salatalara ilave ederek kullanabilirsiniz.
ŞERBETÇİ OTU
Maya otu ya da bira otu olarak da bilinir. Uykusuzluğunuz, adet dönemin ya da menopoz ile ilgiliyse, şerbetçiotu hormonlarınızın seviyesini dengeleyecektir. Bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış şerbetçi otunu, orta boy bir su bardağı kaynamış sıcak suyla haşlanır. 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 3 bardak taze demlenmiş çay içilebilir. Çayını içtikten sonra bir tül bir kesenin içine şerbetçiotlarını koyup, yastığınızın altına da koyabilirsiniz.
OĞUL OTU
Halk dilinde limon nanesi, melisa ya da kovan otu olarak da bilinen oğul otunun iç açıcı bir kokusu vardır ve sinirlerin yatışmasına yardımcı olur. 2 ya da 3 çay kaşığı dolusu ince kıyılmış oğul otuna 1 bardak kaynamış su eklenir. 10 dakika kadar demlendikten sonra süzülür. Bitki kesinlikle kaynatılmamalıdır. Dilerseniz bal ile tatlandırarak, günde 3 ya da 4 bardak içilebilir. Yatmadan önce içilmesi tavsiye edilir.

Kaynak: on5yirmi5

YAŞLANMAYI KUŞBURNU İLE ÖNLEYİN….

 

Kuşburnu Yaşlanmayı Geciktiriyor!

Kuşburnu bitkisi, insan sağlığı üzerindeki önemli etkileri sayesinde binlerce yıldan beri birçok kültür tarafından kullanılıyor. Vitamin ve minareler bakımından oldukça zengin olan kuşburnunun, insan sağlığına zararlı hiçbir pestisit ve ağır metal içermiyor.

Kuşburnunun en yüksek oranda C vitamini ve mineral maddeler açısında yüksek oranda fosfor ve potasyum içerdiği söyleyen Diyetisyen E. Funda Tuzgöl, hiç bilinmeyen faydalarını da sıralıyor.

A vitamini olan karoten, B1 B2, E ve K vitaminleri de içermektedir. Mineral madde yönünden de zengin olup yapısında sodyum, kalsiyum, magnezyum, demir, mangan, bakır, çinko gibi katyonlar yanında, sülfat, klorür, nitrat gibi anyonlar da bulunmaktadır.

Kuşburnu Her Derde Deva…

• Dokulardaki sertleşmelere ve kemik erimesine karşı tedavide,
• Bulaşıcı hastalıklarda,
• Profilaksi ve C vitamini eksikliğinin tedavisinde,
• Ateş, genel yorgunluk sırasında ve immün sistemin güçlendirilmesinde,
• Gastrik spazımda, gastirik asit eksikliğinde ve ülserden kaynaklanan şişkinliğin önlenmesinde,
• Bağırsak hastalıklarında ve ishalin önlenmesinde,
• Safra kesesi taşlarının önlenmesinde,
• Gut hastalığında, ürik asit metabolizma bozukluklarında,
• Kireçlenmelerde, siyatiklerde,
• Diyabette kan şekerini düzenlemede,
Karaciğer iltihabını gidermede,
• Gözleri kuvvetlendirmede ve gece körlüğünü önlemede (göz banyosu şeklinde),
• Grip, sekresyonun azaltılmasında, solunum yolları enfeksiyonunda ve öksürük tedavisinde,
• Genel enfeksiyonlar, kabızlık, safra kesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarında,
• Romatizmada ve bulaşıcı hastalıkların tedavisinde,
• İştah açmada,
• Vücudun yaşlanmasını geciktirmede,
• Tansiyonu düzenlemede,
• Hemoroit tedavisinde,
• Sindirim sistemimizde bulunan bazı parazit yapıların atılımını kolaylaştırmada,
• Kemik kırılmalarında, raşitizmde, vücudun bağ dokularını güçlendirmede,
• İrinli yaralarda, selülitte, akne ve cilt bozukluğunun giderilmesinde, yara iyileştirici olarak ve yanıklarda,
• Kanser ve bazı rahim hastalıklarında, kanamalarda, hamilelik dönemindeki kramplarda ve menapoz tedavisinde,
• Kanı inceltme, kan devir daimini hızlandırmada ve toksinleri çözmede,
• Çeşitli kanamalarda (hemorojik diatez), kansızlıkta, ve kanı temizlemede,
• Kavrama yeteneği ve beyin fonksiyonlarını güçlendirmede,
• Stresin azaltılmasında etkili olduğu bilinmektedir…

alıntı

FINDIK… FAYDALIDIR TABİ YERSEN:)))

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

ELMANIN İNANILMAZ FAYDALARI…

 

 

1- Halk arasında detoks diye bilinen, detoksifikasyon vücudun kendine zarar veren toksik maddeleri atması anlamına gelir. Elma bu konuda en büyük yardımcılardan biridir. Her gün yeme listesine dahil edilmelidir.

2- Elma kilo vermenize yardımcı olur. İçinde bulunan doğal metabolizma güçlendiriciler vardır. Gıdaları sindirmenize yardımcı olur.

3- Güçlü ve sağlıklı diş etleri için gerekli olan C vitamine sahiptir. Ağzınızda yüksek miktarda tükürük oluşmasını sağlar. Yani elma yemek ağzınız için sağlıklıdır.

4- Bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Vücudun daha hızlı yenilenmesine yardımcı olur. Özellikle kırmızı elmada kuersetin denilen bir antioksidan bulunur ki; bedeninize sağlık getirir.

5- Son yapılan çalışmalar, antioksidan içeren meyvelerin göz sorunlarında önlemeye yönelik başarısını bulmuşlardır. Elma gözlerinizi korur ve kataraktın oluşumunu engellemede destek olur.

6- Hemoroidin ne kadar büyük bir sorun olduğunu çekenler bilir. Elma, dışkıyı yumuşatan liflere sahiptir. Tuvalete gitmekte zorlanıyorsanız, elma size yarar sağlar.

7- Yapılan araştırmalar, elmanın beyin fonksiyonları üzerinde önemli etkileri olduğunu gösteriyor. Beyni aktif tutmak için elma yiyin.

8- Parkinson, beyinde oluşan bir hastalıktır ve bilim adamları bu hastalığa zararlı serbest radikallerin neden olduğunu söylüyorlar. Elma beyni koruyarak serbest radikallerle savaşmakta güçlü bir yardımcıdır.

9- Elmanın en büyük yararlarından biri kanserle savaşmasıdır. Pankreas kanseriyle mücadelede %23 riski azalttığı tespit edilmiştir. Elma kabuğunda bulunan maddeler karaciğer, meme, akciğer ve kolon kanseri mücadelede önemli bir yardımcıdır.

10- Ne yazık ki, kötü beslenme sonucu oluşan kolesterol, elma ile %16 oranında düşüş sağlar. LDL kolesterolü düşürebilme özelliğine sahiptir.

11- Kalp sağlığını korumak için büyük destekçilerden biridir. Temiz arterler ve kan akışında sağlık için elma yiyin.

12- Araştırmacılar günde 2 elma yiyen kadınlarda tip2 diyabetin daha az geliştiğini buldular. Şeker hastalığından korunmanın yollarından biri elma yemekten geçiyor….

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

En iyi 10 antioksidan yiyecek…

Böğürtlen

Sadece böğütlen değil, tüm üzümsü yiyecekler lif, mineral, vitamin ve iyileştirici antioksidan içeriyorlar. Böğürtlen, yabanmersini ve ahududunun içeriğinde bol miktarda bulunan antioksidanlar, kanser ve kalp hastalıklarını önlemeye yardımcı oluyor. Çilek, ahududu ve böğürtlen, ellagic asit içeriyorlar ve bu madde kanserojenlerle savaşma özelliğine sahip. Yabanmersini, ileri yaşa bağlı olarak oluşan kognitif fonksiyon bozukluğunu (idrak etme sorunu) gözle görülür biçimde geciktiriyor.

Ahududuyu yoğurt ile karıştırıp yiyebilirsiniz. Ayrıca yabanmersinini salatanıza ekleyin ve çilek dilimlerini biraz balla karıştırıp salatanıza sos olarak ilave edin. Üstüne biraz balzamik sirke ve biraz da kara biber ekleyerek yiyin.

Brokoli

Anneniz “brokolini bitir” dediğinde hep ağız burun büktünüz belki. Ama artık annenizin sözünü dinleme zamanı! Brokoli ve lahana, Brüksel lahanası, karnıbahar gibi diğer turpgiller, kanser ve kalp hastalıklarını önleyiciler. Turpgiller, indol-3-karbinol (östrojen seviyesini aşağı çeken güçlü antioksidan) içeriyor. Bu nedenle meme kanseri ve diğer östrojen etkili yumurtalık ve rahim kanserlerini önleyici etkileri var.

Çalışmalar gösteriyor ki brokoli, kanser gelişimine yol açabilen rahim anomalilerine karşı savaşmada da etkili. Bu sebze ayrıca kanser ve kalp hastalıklarını önleyen beta-karoten bileşeni de içeriyor.

Brokoliyi, soyduğunuz közlenmiş biberle birlikte paketleyerek pişirin. Ya da buharda pişirdiğiniz brokoliye zeytin yağı, dilimlenmiş siyah zeytin ve pul biber ekleyerek yiyin.

Domates,
hızla en popüler sağlıklı yiyecekler arasına giriyor. Tabii bunun için geçerli nedenleri var. Kanserle savaşıyor, ten lekesi dejenerasyonlarını ve kataraktı önlüyor, ilerleyen yaşlarda zihinsel işlevlerin sürdürülmesine yardımcı oluyor. Likopen içeren domates, karoten ailesinin de bir üyesi. Beta-karoten içeriği ile diğer meyvelerden iki kat daha güçlü.

Yapılan çalışmalara göre, daha fazla domates tüketen erkeklerin prostat kanserine yakalanma oranları daha düşük. Ayrıca çalışmalar, likopenin akciğer, kolon ve meme kanserini önlemeye yardımcı olduğunu da gösteriyor. Domates, bağışıklık sistemini güçlendiren antioksidan glütasyon da içeriyor.

Bir hatırlatma: Domatesi pişirilmiş halde yemeyi tercih edin. Sıcaklık, istenen antioksidanın vücut için daha kolay açığa çıkmasına izin veriyor. Likopen yağda çözünebilir bir madde olduğundan, domatesi yağ ile birlikte yemek, içindeki likopenin vücut tarafında emilimini kolaylaştırıyor.

Güneşte kurutulmuş domatesi kıymayla birlikte pişirin ve püre haline getirdiğiniz patatesle birlikte yiyin. Ya da taze fesleğen, zeytin yağı ile birlikte pişirdiğiniz domatesi makarna sosu olarak deneyin.

Kırmızı üzüm

Biraz kırmızı şarap, kalp atış hızınızı daha uzun ve güçlü hale getirir. Neden? Çünkü resveratrol ve kersetin maddeleri içerir kırmızı üzüm. Bu kuvvetli antioksidanlar kalp sağlığını destekler, kandaki pıhtılaşmayı azaltır, kan damarlarının açık ve esnek olmasını sağlar. Resveratrol aynı zamanda vücudu kansere karşı korur ve iltihaplı hastalıklar, gastrik ülser, felç ve kemik erimesi hastalıkları riskini azaltır.

Dondurduğunuz kırmızı üzümleri tatlıyla birlikte ikram edebilirsiniz. Ya da organik kırmızı şarabı, içine tarçın ve bir diş sarımsağı bütün halde atarak ısıtabilir, sıcak şarap olarak içebilirsiniz.

Sarımsak

Sarımsak, belki de dünyada bilinen en eski doğal tedavi bitkisidir. Kanser, kalp hastalıkları ve yaşlanma etkilerine karşı mücadele eder. İçindeki sülfür bileşeni, sarmısağı kötü kokusuyla ünlü hale getirse de sarımsağın iyileştirici etkisinden de sorumlu olan maddedir kendisi. Çalışmalar, sarmısağın kalp sağlığını koruduğunu, kolesterol seviyesini dengede tuttuğunu, yüksek tansiyonu düşürdüğünü ve serbest radikallere karşı mücadele ettiğini gösteriyor. Unutmayın, düzenli olarak sarımsak yemek, kanseri önlemede birebir. Ayrıca sarmısak, güçlü bir mantar önleyici özelliği taşıyor ve astım, mantar enfeksiyonları tedavisine yardımcı oluyor.

Sarımsağı yumuşayıncaya kadar kavurun ve ılık ekmek dilimlerinin üstüne sürün ya da püre haline getirilmiş pişmiş biberleri pişmiş sarımsakla karıştırıp pratik bir sos hazırlayın.

Ispanak

Temel Reis’i düşünün; ıspanağı yediğinde güçleniyor, Kabasakal’la mücadele edebiliyordu. Çünkü ıspanaktaki lütein (bir antioksidan maddesi), ıspanağın içeriğindeki ana maddedir ve vücuda güç kazandırır. Çalışmalar gösteriyor ki, ıspanak yiyen insanlarda iki yaygın göz hastalığı olan katarakt ve sarı nokta hastalığı gelişimi daha az görülüyor. Lütein, retinayı güneşin zararlı etkilerinden koruyor ve göze zarar veren serbest radikallerle mücadele ediyor. Bazı çalışmalar, lütein’in kalp hastalıklarını engellemede de yardımcı olduğunu gösteriyor.

Doğranmış ıspanak ve küçük parçalara ayrılmış cevizi, haşlanmış kahverengi pirinç ile karıştırın. Ya da ıspanak yapraklarını, içine zeytin yağı ilave edip yine çiğ olarak tüketin.

Çay

En çok tükettiğimiz içeceklerden biri, çay. Dejeneratif hastalıkları engellemede en iyi tedavi yolu olduğunu biliyor muydunuz? Çay, dikkat çekici bir biçimde kanser, kalp hastalığı, felç ve diğer hastalık risklerini azaltıyor. Yeşil çayın, siyah çaya göre daha fazla antioksidan içerdiği bilinen bir gerçekti; fakat son çalışmalar her ikisinin de eşit miktarda yararlı olduğunu gösteriyor.

Somon balığını zencefil ile demlenmiş yeşil çayın içinde pişirin. Ya da noodle’ı yeşil çayın içinde haşlayın ve içine biraz susam ve susam yağı ilave edin.

Havuç ve diğer sarı-turuncu sebzeler

Havuç ve diğer sarı-turuncu sebzeler; iyileştirici özellikli karoten ailesinin bir üyesi olan beta-karoten adlı antioksidan deposudurlar. Pancar, şeker patates ve diğer sarı-turuncu sebzeler, beta-karoten içerikleriyle kansere; özellikle akciğer, mesane, meme, yemek borusu ve mide kanserlerine; kalp hastalığına ve romatizmaya karşı koruyucu özelliktedirler.

Şunu unutmamak gerekiyor ki, pişmiş sarı-turuncu sebzeler, pişmemiş olanlara oranla bir hayli yüksek antioksidan içeriyorlar.

Haşladığınız sarı-turuncu sebzeleri, az yağlı tavuk suyu ile püre haline getirin ve biberiye ile krema ekleyin. Ya da tüm sarı-turuncu sebzeleri buharda pişirin ve içine hindistan cevizi, bal ve biraz tereyağı ilave edin.

Soya

Son zamanların popüler gıdalarından olan soya, bu popüleritesini bileğinin hakkıyla kazanmışa benziyor. Zira soya; kanseri önlemeye yardımcı oluyor, kolesterolü düşürüyor, kemik erimesine karşı mücadele ediyor ve menopozun etkilerini azaltıyor. Soyanın bütün yararları, vücuttaki doğal östrojene benzeyen “genistein” ve diğer izoflavon’ları içermesinden kaynaklanıyor. Çalışmalar gösteriyor ki genistein; meme, kolon ve prostat kanserlerini önlemeye yardımcı oluyor. Ayrıca soya, HDL kolesterole etki etmeden, LDL (kötü kolesterol) seviyesini düşürebiliyor. Soya, kemik erimesine karşı mücadele edebiliyor ve sıcak basmaları gibi menopoz etkilerini hafifletmeye yardımcı oluyor.

Soya filizlerini salatanızın üzerine ekleyebilir ya da vokda kızartarak (kızgın yağda çevirerek çabucak pişirmek) tüketebilirsiniz.

Tam tahıllılar

Sabahları kahvaltı gevreği ile kahvaltı etme alışkanlığınız varsa şanslısınız. Çünkü kahvaltı gevreği, sandığınızdan daha fazla bitkisel ilaç özelliği taşıyor. Tabii tam tahıllılar grubundaysa… Ya da bulgur, kahverengi pirinç gibi gıdaları tüketerek de tahılın faydalarından yararlanmış oluyorsunuz. Tahıldaki E vitamini; kanser, ki özellikle prostat kanserine karşı önleyici olmada rol oynayan kuvvetli antioksidan anlamına geliyor.

Çalışmalar tahılların; bağışıklık sistemini desteklediğini, Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlattığını, romatizma tedavisinde etkili olduğunu, güneş yanığına karşı iyi geldiğini ve erkeklerin kısırlık tedavisinde destekleyici olduğunu gösteriyor. Tahıllar ayrıca IP-6 olarak bilinen; meme, kolon ve karaciğer kanserlerine karşı korunmaya yardım eden fitik asit yönünden de zengin.

Pişirdiğiniz bulguru maydonoz, taze soğan ve zeytin yağı ile karıştırın. Ya da kuru üzüm, kuru kayısı ve doğranmış reyhan otunu kahverengi pilava ilave ederek tüketin.

Beyne faydalı besinler Somon, tahıllar, potasyum, B vitamini ve C vitamini… Bu yiyecekler ve içerikler, beyin fonksiyonlarının en sağlıklı şekilde çalışmasını sağlıyor.

Dişleri güçlendiren yiyecekler Dişlerinize ve dişetine iyi gelen 4 mucize besini biliyor musunuz?

Ömrü uzatan yiyecekler Hangi besinler ömrü uzatır? Kuru erik, brokoli, soğan, baklagiller ve diğerleri… Bu 8 yiyecek uzun ve sağlıklı bir yaşam vaad ediyor.

alinti

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

DOĞADAKİ BİTKİSEL YAĞLARI KULLANMA REHBERİ

ACI BADEM YAĞI

Öksürük kesici idrar arttırıcı, kurt düşürücü ve şeker hastalığı için kullanılır. Kuru ve çatlak cilt bakımında etkilidir. Stres ve yorgunluk için masaj yağı olarak kullanılır.

İÇİNDEKİLER: Protein, Şeker ve amigdalin içerir.

KULLANILIŞI:Bir çay bardağı suya 2 damla damlatılarak günde 3 defa alınır. bilhassa bebeklerin kabızlıklarında badem yağı eşit miktarlarda bal ve pekmez ile karıştırılıp 4-5 saatte bir çay kaşığı verilir

UYARI: Yüksek miktarlarda alınması zararlıdır

SAKLAMA: Serin, ışıktan uzak ve ağzı sıkıca kapalı olarak, çocukların ulaşamayacağı bir yerde saklanmalıdır.

ADAÇAYI YAĞI

Bebeklerde gaz giderici, mide gazı giderici,ter kesici ve idrar arttırıcı etkileri vardır. astım ve bayanlarda adet düzensizliklerinde hormon dengelenmesinde kullanılır. Cilt bakım ve temizliğinde kullanılır. On iki parmak bağırsağındaki yaralara da faydalıdır.

İÇİNDEKİLER: Tuyon, sincol, barneol ve piren maddelerini içerir.

KULLANILIŞI:Bir çay bardağı suya 3 damla damlatılarak günde 1 defa içilir. Yara üzerine direkt tatbik edilebilir.

UYARI: Günde 3 damladan fazla içilmez. Fazla kullanımı epilepsi ve krampa yol açabilir.

ANASON YAĞI
Bebeklerde gaz giderici, mide gazı giderici,ter kesici ve idrar arttırıcı etkileri vardır. astım ve bayanlarda adet düzensizliklerinde hormon dengelenmesinde kullanılır. Cilt bakım ve temizliğinde kullanılır. On iki parmak bağırsağındaki yaralara da faydalıdır.

İÇİNDEKİLER: Tuyon, sincol, barneol ve piren maddelerini içerir.

KULLANILIŞI:2-10 Damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak günde 3 defa kullanılır.

UYARI: Daha yüksek miktarda alındığı zaman hafif bir sarhoşluk sonra uyku meydana getirir.

ARDIÇ YAĞI

Kalp yetmezliği soğuk algınlığı ve romatizmal hastalıklarda kullanılır. burkulma ve çarpma gibi kazalarda ağrı kesici ve hareket kabiliyetini arttırıcı özelliği vardır. Astım hastalarında ve idrar tutamayan çocuklarda faydalıdır.

İÇİNDEKİLER: Organik asitler, glikoz, sakkaroz, juniperin, reçineli bileşikler ve acı madde içerir.

KULLANILIŞI :Bir çay bardağı suya 5 damla damlatılarak alınır.

Hamilelikte kullanılmamalıdır. Fazla alındığı taktirde böbrekleri tahriş eder ve idrar yollarında kanamaya sebep olur.

BERGAMUT ESANSI

Stres ve yorgunluğu giderici ve bağışıklık sistemin! kuvvetlendiricidir. Egzama tedavisinde de kullanılır. İştah arttırıcı ve safra söktürücü etkisi vardır. Ayrıca çayda lezzet ve koku verici olarak da kullanılır.

Kullanılışı

Dahilen; bir fincan suya 2-3 damla damlatılarak, günde 2 defa kullanılır. Haricen; cilde masaj yapılarak stres ve yorgunluğu giderici olarak kullanılır.

BİBERİYE YAĞI

İdrar söktürür gaz giderir, kan dolaşımını arttırır, bronşite ve sinüzite, sarılık ve karaciğer yetmezliğinde de kullanılır. Uykusuzluğu ve sinir sistemini düzenler. Kolestrolü denetler.

İÇİNDEKİLER: Kamfer, terpen, tanen, reçine, acı maddeler, saponin, cholin, glikozit, organik asitler, kafur.

KULLANILIŞI:Bir fincan suya 2-3 damla damlatılır veya şekere damlatılarak günde 3 defa kullanılabilir. Sinüzite romatizmal ağrılara sivilceler üzerine sürülerek kullanılır.

YASEMİN YAĞI : Romatizma ağrılarında, cilt besleyici temizleyici ve selülit giderici olarak kullanılır.KULLANILIŞI: Cilde masaj şeklinde uygulanır

MENEKŞE YAĞI: Cilt hastalıkları, egzama, dermatit ve uyuzda kullanılır. Mikrop kırıcıdır, saç dökülmesine karşı etkilidir. Kuru saçları nemlendirir. KULLANILIŞI: Cilde masaj yapılarak saça friksiyon şeklinde kullanılır.

ÇAM TEREBENTİN YAĞI: Bel soğukluğunda ve idrar yolu hastalığında kullanılan etkili bir antiseptiktir. Saçı besler. Dökülmeyi önler kepeği giderirKULLANILIŞI: Günde 1-2 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak alınır. Saç dipleremasaj yaparak kullanılır. 200 grlık şampuana 20 damla damlatılarak kullanılırUYARI: Böbrekte tahriş yaptığından böbrek rahatsızlığı olanlar içmemelidir.

SUSAM YAĞI: Dahilen müshil, haricen ise özellikle kuru ciltlere kirpik, kaş ve saçlara rahatlıkla kullanılır. Şeker hastalığında da kullanılmaktadır. Yanıklarda iyileştirme özelliği vardır.KULLANILIŞI: Her sabah aç karnına bir çay kaşığı içilir. Müshil olarak ta bir çay kaşığı alınır. Cilde ve saça masaj şeklinde uygulanır.

TATLI BADEM YAĞI: Kuru ve çatlak ciltleri çok olumlu etkiler ve pürüzlerini giderir. Ayrıca saç besleyici olup dökülmesini önler. Kabızlık giderici özelliğe sahiptirKULLANILIŞI: Saç diplerine parmak uçlarıyla friksiyon yapılır. Kabızlık için günde 1 çay kaşığı içilir.

SARIMSAK YAĞI : Mikrop öldürücüdür. Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Kanı temizler. Ayrıca saç uzamasını sağlar, dökülmesini önler, saçkıran hastalığına iyi gelir.KULLANILIŞI: Bir fincan suya, 4-5 damla damlatılarak günde 3 defa içilir veya cilde masaj yapılır.

REZENE YAĞI : Midevi şişkinlik, hazımsızlık rahatsızlıklarını giderir. Gaz söktürücü ve anne sütünü arttırıcı etkisi vardır. Yara iyileştirici özelliğe sahiptir. Cildi besler ve pürüzleri giderirKULLANILIŞI: Dahilen bir fincan suya 5 damla damlatılarak içilir. Haricen yara üzerine sürülür.

PORTAKAL YAĞI: Mide rahatsızlıklarını geçirir. Hazmı kolaylaştırır. Ateş düşürücüdür. Romatizmada faydalıdır. Cildin güzel olmasını sağlar. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılır. Cildi sıkılaştırır. Sivilce ve akneleri kuruturKULLANILIŞI: Yarım fincan suya 3 damla damlatılarak. Günde 3 defa kullanılır. Ya da cilde masaj yapılır.

PAPATYA YAĞI: Duyarlı ve problemli ciltler için yaraları iyileştirici ve cildi besleyen özelliğe sahiptir. Bademcik ve diş iltihabında kullanılırKULLANILIŞI: Bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak gargara yapılır. Cilde masaj şeklinde tatbik edilir. UYARI: İçilmesi sakıncalıdır.

OKALİPTÜS YAĞI: Kabızlık, öksürük, sinüzit, şeker hastalığı, romatizma ve selülite etkilidir. KULLANILIŞI: Bir fincan suya 5 damla damlatılarak balla tatlandırılıp içilir ya da masaj yapılır.

NANE YAĞI: Mide bulantısını keser. Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürücüdür. Baş ağrılarına iyi gelir. Selülit tedavisinde kullanılır. Anne sütünü arttırır. KULLANILIŞI: Günde 3 defa bir şeker parçası üzerine 2-3 damla damlatılarak içilir. Haricen cilde masaj yapılarak sürülür. Fazla miktarda kullanılması sakıncalıdır.

MERSİN YAĞI: Yağlı tahriş olmuş ve iltihaplı ciltler için kullanılır. Hemoroid tedavisinde ve şeker hastalığına karşın etkilidir. Nefes açıcı özelliğe sahiptir. Gerginliğe ve uykusuzluğa iyi gelir. Adale kuvvetlendirici ve spor sakatlıklarında masaj için çok uygundurKULLANILIŞI: Dahilen günde 1 fincan suya 5 damla damlatılarak içilir. Haricen cilde masaj şeklinde kullanılır.

MELİSSA YAĞI: Yatıştırıcı, gaz söktürücü terletici ve antiseptik etkilere sahiptir. Baş ağrısı ve migrende soğuk algınlığında , kas ağrılarında faydalıdır. Mide ülserine iyi gelir. Beyin damarlarını açar cilt temizliğinde cildi güzelleştirir.

LİMON YAĞI: Grip ve soğuk algınlığına karşı korur. Hafızayı güçlendirir. Boğaz ağrısı mide yanması kan temizleme ve böbrek taşında, bağdokusu hastalığında kas kuvvetlendirir. Diş etini kuvvetlendirir. Sivilceleri giderir. KULLANILIŞI: Balla tatlandırılmış suya 2 şer damla damlatılarak günde 3 defa gargara yapılıp yutularak kullanılır. Tonik olarak kullanımda bolca masaj yapılarak sürülür.

KAKAO YAĞI: Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar. Böbrek iltihabını giderir. Besleyici, uyarıcı, iştah açıcı ve kuvvet vericidir. Haricen basur kadınların göğüslerindeki yara ve çatlakları yumuşatmak için kullanılır. KULLANILIŞI: Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya yarım çay bardağı suya 2-3 damla damlatılarak alınır.

LAVANTA YAĞI: İdrar arttırıcı ve romatizma ağrıları dindirici etkileri vardır. Baş ağrısı stres ve kas ağrıları için iyi gelir ayrıca güve ve sivrisinekleri uzaklaştırmak için kullanılır. Akneleri ve vücuttaki kötü kokuları giderir. Cilde sürüldüğünde ateşi düşürür. Saçtaki sirkeleri gidericidir. KULLANILIŞI: Bir çay bardağı suya veya bir şeker parçası üzerine 3-4 damla damlatılarak alınır. Ayrıca cilde masaj yapılarak kullanılır.

KETEN YAĞI : Menapoz sıkıntılarını giderir. Mide ağrılarını ve kabızlığı giderir. Sindirim sistemi iltihaplarında etkilidir. Zihin açıcıdır.KULLANILIŞI: Bir fincan suya 5 damla damlatılarak içilir.

KEKİK YAĞI: Bronşit, nezle, grip, solunum yolu rahatsızlıklarına dişe eti iltihaplarına iyi gelir. Kurt düşürücüdür. Alyuvar oluşumunu arttırır. Şeker hastalığına iyi gelir. Yara ve yanıklara antiseptik olarak kullanılır. Romatizmaya iyi gelir. KULLANILIŞI: 2-3 damla yarım fincan suya katılarak veya şeker üzerine damlatılarak kullanılır. Parmak uçlarıyla masaj şeklinde tatbik edilir. Fazlası sakıncalı.

KAYISI YAĞI : Akneleri temizler. Yaşlanma ile ortaya çıkan kırışıklıkları giderir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Parazit problemlerinde kullanılır. UYARI: Kayısı yağı cilde sürdükten sonra güneşe çıkılmamalıdır, ters etki yapar.

KARANFİL YAĞI: Ağız ve mide kokularını giderir. Sinirleri uyuşturur, antiseptik ve ağrı kesici olarak kullanılır. Diş ağrılarında etkilidir. Dişeti çekilmesi ve iltihaplarında faydalıdır. Haşere kovucudurKULLANILIŞI: 1 fincan suya 2 damla damlatılarak içilir. Diş ağrılarında pamuk üzerine damlatılarak diş üzerine tatbik edilir.

KARABAŞ YAĞI: Damar sertliğine kolestrol ve şekere faydalıdır. Uykusuzluğu giderir. Balgam söker zindelik verir, egzama yaralarına iyi gelir. Sivrisinek kovucudurKULLANILIŞI: Günde 2’şer damla sabah akşam yarım fincan suya damlatılarak kullanılır. Cilde sürülür.

KANTARON YAĞI: Hazmı kolaylaştırıcı ve iştah açıcı özelliklere sahiptir. Ateş düşürücü etkisi vardır. Ülser ve gastritte iyileşmeyi hızlandırır. Yara ve yanıkları iz bırakmadan iyileştirir.KULLANIIŞI: Günde 2 defa öğle ve akşam yemeklerinden önce 5-6 damla alınmalıdır.

JOJOBA YAĞI: Cildi yumuşatır. Çizgileri ve kırışıklıkları azaltmak için kullanılır. Kuru ciltleri nemlendirir. Akneleri giderir. Kuru ve kırık saçları besler parlaklık verir. Saç şekillendirici olarak kullanılır.KULLANILIŞI: Saçlara friksiyon yöntemi ile cilde masaj yapılarak kullanılabilir.

ISIRGAN TOHUM YAĞI: Saç dökülmesinde, romatizmada, hücre yenileyici, kan temizleyici olarak, miyom küçültücü olarak kullanılır.KULLANILIŞI: Bir fincan suya 5 damla damlatılarak günde 2 defa kullanılır. Haricen cilde masaj yapılarak kullanılır. Saç diplerine friksiyon yapılır……

Kaynak: Şifacı

LAVANTA UÇUCU YAĞI…

Nerelerde kullanabiliriz diye sorabilirsiniz, işte cevabı:

1.Sakinleştirir

Çok kalabalığın içinde misiniz? Ya da uçakta? Metroda bunaldınız mı? Avucunuza 2-3 damla damlatın ve derin derin koklayın. Sonra şakaklarınıza ve bileklerinize sürün. Sizi birden sakinleştirecek.

2.Uykuya destek olur

Yine avucunuza damlatın ve derin nefesle içinize çekin. Sonra elinizde kalanları uyumadan önce yastığınıza sürün.

3.Arı Sokmasına/böcek ısırığına iyi gelir

Kaşınmayı ya da şişkinliği engellmek için birkaç damla damlatın.

4.Hafif yanıklarda

Birkaç damla dökün, sonuca siz de şaşıracaksınız.

5.Mide bulantısında

Kulaklarınızın arkasına sürün, iyi gelecek.

6.Burun Kanamasında

Bir beze lavanta yağı damlatın ve bir buza sarın. Dudağınızın üstünden burnunuza bastırın ve tutabildiğiniz kadar ya da kanama geçene kadar tutun.

7.Dudak kurumasında

Birkaç damla parmaklarınıza damlatın ve dudaklarınıza sürün.

8.Saçınızda kepek varsa

Saçınızdaki kepeği önlemek için kafa derinize bir iki damla damlatın.

Kaynak: Kundo co

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

DEMLİKTE KALAN ÇAYI ATMAYIN !BAKIN NELERE DEVAYMIŞ…

(Oku ve paylaş)

Saçınız mat mı?

Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor .

Ayağınız mı kokuyor?

Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.

Boğaz ağrılarında

Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında ªgargara olarak kullanılır.

Cildiniz çok mu yağlı?

Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun,balsam vazifesi görün.

Derinizdeki yaraların temizlenmesi

Çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz.

Eliniz balık, soğan mı kokuyor?

Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor. Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. işte kurtarıcınız yine çay. Elinizi demli çayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı?

Gözünüz çapak mı yapıyor?

Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve etrafına tatbik edin.

Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız?

Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın, diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.

Buzdolabınız koku mu yapıyor?

Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.

Başkaları da okusun faydalansın diye paylaşır mısınız?

alıntı

Sağlık Deposu Limonata…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Tarçın Deyip Geçmeyin…

 

 

Mutfaktaki mucize baharat tarçının 25 faydası. Tarçın dünya çapında bilinene en eski baharatlardan biri. Baharatın elde edildiği ağacın ana vatanı Sri Lanka. Ağacın kabuğundan elde edilen bu baharat kendine has sağlık açısından çok önemli aktif maddeler içerir. Antik çağlardan beri pek çok medeniyet tarafından doğal ilaç olarak kullanılmıştır. Çay olarak içilebileceği gibi çeşitli yiyeceklerin üzerine serpilip ya da direk yenilerek de tüketilebilir.

1-Kolestrolü düşürür. Çalışmalar günde sadece yarım çay kaşığı tarçın tüketilmesinin kolestrolü düşürdüğünü göstermiştir.Tarçın kandaki kötü kolestrol ve trigliserid seviyesini düşürür.

2-Kan şekerini düşürür Tip 2 Diyabeti tedavi eder. Çalışmalar günde sadece yarım çay kaşığı tarçının kan şekerini dengelediğini göstermiştir.Tarçın insülünün daha etkin olmasını sağlar ve bu sayede kilo kontrolü ve kalp krizi riskinin azaltılmasında yardımcı olur.

3-Kalp Hastalıklarına Faydalıdır. Tarçın kalp damar sistemini güçlendirir.Tarçında bulunana kalsiyum ve lif kalp hastalıklarına karşı bir koruma sağlar.Biraz tarçın koroner damar hastalığında ve yüksek tansiyonda yardımcı olur.

4-Kanserle Savaşır. Aeerika Maryland’de yapılan bir araştırma tarçının kan kanseri ve lenf kanserinde kanserli hücrelerin bölünmesini azalttığını göstermiştir. Tarçındaki kalsiyum ve lif kombinasyonu safra salgısını artırarak kolon hücrelerinin zarar görmesini dolayısıyla kolon kanserini önler.

5-Diş Ağrısı ve Ağız Kokusu Giderici. Tarçın geleneksel olarak diş ağrısı tedavisinde ve ağız kokusu giderici olarak kullanılır.Bir kaç çimdik tarçın ağızda çiğnenebilir ya da çayı yapılıp gargara olarak kullanılabilir.

6-Solunum sorunlarını tedavi eder. Tarçın grip için çok faydalı bir ev ilacıdır.Bir çay kaşığı bal ve çeyrek çay kaşığı tarçın karıştırılır ve yenir.3 gün boyunca devam edilir.Bu reçete öksürüğe,soğuk algınlığına ve sinüzite iyi gelir.

7-Beyin Toniği Tarçın beyin aktivitesini artırdığından beyin için iyi bir toniktir.Sinirsel tansiyonu tedavi eder,hafıza kayıplarını önler. Çalışmalar tarçını koklamanın bilişsel fonksiyona, hafızaya, zihinsel performansa iyi geldiğini,uyanıklığı ve konsantrasyonu artırdığını göstermiştir.

8-Enfeksiyonlara iyi gelir. Anti mantarianti bakteriyel,anti viral anti parazitik ve antiseptik özellikleri nedeniyle dahili ve harici enfeksiyonlarda etkilidir.

9-Adet dönemini kolaylaştırır. Tarçın kadın sağlığında da faydalıdır.Adet kramplarında ve diğer adet sorunlarında rahatlama sağlar.

10-Doğum Kontrolü Tarçın aynı zamanda bir doğal doğum kontrol aracıdır.Doğumdan sonra düzenli olarak kullanılması adeti geciktirir ve gebeliği önler.

11-Anne Sütünü Artırır. Tarçın anne sütünde artış sağlar.

12-Eklem iltihabından kaynaklanan ağrılarda rahatlama sağlar. Tarçın anti iltihap maddeler içerdiğinden,eklem iltihabı gibi hastalıklarda rahatlama sağlar. Copenhagen Üniversitesinde yapılan bir çalışma sonucunda bir hafta boyunca her sabah 1 çay kaşığı balla çeyrek çay kaşığı tarçını karıştırıp yiyen hastlarda belirgin bir rahatlama görülmüş,bir ay boyunca kullanan hastalar ağrısız yürüyebilmişler.

13-Sindirim Toniği Tarçın pek çok yiyeceğe baharat olarak eklenmeli,güzel bir tat vermesini dışında ayrıca hazmı kolaylaştırarak sindirime katkı sağlar.Tarçın hazımsızlık, mide bulantısı, kusma, mide sorunları, ishal ve gazda çok etkilidir.Bağırsak ve mideden gazı atmak konusunda çok yardımcıdır. Asitliliği, ishali ve sabah halsizliğini bitirir.Çok etkili bir sindirim toniğidir.

14-İdrar Yolları Enfeksiyonlarına İyi Gelir. Düzenli bir şekilde tarçın tüketen insanlarda idrar yoları enfeksiyonları daha az görülmektedir.Tarçın idrar söktürücüdür,İdrarı artırır ve söktürür.

15-Pıhtılaşma Önleyici Etki. Tarçında bulunan Cinnamaldehid adlı maddenin kanın pıhtılaşmasını önleyici etkisi vardır.Acil durumlarda kanamanın durması ve yaraların kapanması için gerekli olan kanın pıhtılaşması normal şartlarda da olursa damar tıkanıklığına neden olur.Cinnamaldehid kandaki gereksiz pıhtılaşmaları önleyici bir maddedir

16-Doğal Gıda Koruyucu. Yiyeceklere eklendiği zaman bakteri oluşumunu engeller ve doğal bir koruyucu görevi üstlenir.

17-Baş Ağrısı Ve Migrende Faydalıdır. Soğuk çarpması nedeniyle oluşan başağrısında tarçın az bir suya eklenir ve macunumsu hale gelince ince bir tabaka halinde şakaklara ve alna sürülür.

18-Sivilce ve Siyah Noktalarda Etkilidir. Tarçın kanı temizler bu yüzden sivilcelerde faydalıdır.Bir kaç damla limon suyuna bir iki çimdik tarçın karıştırılarak elde edilen macun sivilce ve siyah noktalrın üzerine uygulanırsa faydalı olur.

19-Kanı inceltir ve kan akışını hızlandırır. Tarçın kan incelticidir ve bu sayede kan dolaşımını hızlandırır.Bu etkisi sayesinde ağrıların azalmasında yardımcı olur.İyi kan dolaşımı hücrelere daha fazla ve daha çabuk oksijen gitmesine yardımcı olur ve böylece metabolizmayı hızlandırır.Düzenli olarak tarçın kullanarak kalp krizi riskini azaltabilirsiniz.

20-Kasları Gevşetir.

21-Kas ve Eklem Ağrılarını Rahatlatır. Düzenli olarak tarçın tüketenler,tarçın tükettikten sonra kas ve eklem ağrılarında belirgin rahatlama olduğunu söylerler.

22-Bağışıklık Sistemini Güçlendirir. Bal ve tarçın karışımı bağışıklık sistemini güçlendirir,halsizliği yok eder,ömrü uzatır.Yaşlanmayı geciktirici etkiye sahiptir.

23-Kaşınmada Etkilidir. Bal-Tarçın macunu böcek ısırmalarına ve kaşınmaya karşı da kullanılır.

24-Çok zengin bir manganez,fiber(lif),demir ve kalsiyum kaynağıdır.

25-Tarçın kanamayı durdurucu etkiye sahiptir. Bu yüzden yaraların daha çabuk iyileşmesini sağlar. Tarçını sağlığınızı düzeltmek veya bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için kullanabilirsiniz.Tarçını çayınıza, kahvenize ekleyebilir yediğiniz meyvelerin, tatlıların üzerine serpebilirsiniz. Tarçını aşırı dozda tüketmek tehlikeli olabilir.Ayrıca tarçın hamileler tarafından kullanılmamalıdır.Şeker hastaları doktorlarına danışmadan ilaç yerine veya ilaçlarıyla beraber kullanmamalıdırlar

Kaynak A dan Zye tarifler

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

PIRASANIN VÜCUDUMUZA SAĞLADIĞI OLUMLU ETKİLER…

Pırasanın faydaları
Pırasa vitamin A, vitamin C ve B vitaminlerinin yanında, demir, manganez, selenyum, çinko, kalsiyum ve kükürtlü bileşimleri içermektedir. Pırasa, ülkemizde daha çok zeytinyağlı sebze yemeği olarak sofralarımızda kullanılsa da bazı ülkelerde hamburger ve salatalarda dahi kullanılabilmektedir.
Pırasa satın alırken bunlara dikkat!

Pırasa satın alırken dikkat edilmesi gereken husus yeşil yaprak kısımları az, genişliği ince ve düzgün olanlarının tercih edilmesidir. Pırasanın hem yapraklarının hem de kök kısmının kullanılabildiği ve her iki kısmının da faydalı etkileri olduğu bilinmektedir.

PIRASANIN VÜCUDUMUZA SAĞLADIĞI OLUMLU ETKİLER

1. Pırasa bir prebiyotiktir. Prebiyotikler kolon bakterilerinin sayı ve aktivitelerini artırmakla birlikte probiyotiklerin (barsaklarda bulunan mikroorganizmaları düzenleyen mikroorganizmaların) aktivitesini artıran sindirilmeyen karbonhidratlardır. Bu özelliği sayesinde barsak hareketlerini artırır ve kabızlığı düzenler. Bir porsiyon pırasa yemeği, bir küçük boy muz, bir küçük boy soğan ve sarımsak, bir yetişkinin günlük prebiyotik gereksinimini karşılamaktadır.

2. Pırasanın antiseptik olduğuna dair çeşitli çalışmalar da yer almaktadır.

3. Yeşil yapraklı sebzeler, içerdikleri kalsiyum nedeniyle süt ve ürünleri ile başa baş gitmektedir. Hatta tüketimleri halinde içerdikleri kalsiyum fosfor oranının 1’e eşit olması nedeni ile yeşil yapraklı sebzelerin kalsiyumunun vücut tarafından kullanılabilirliği süt ve ürünlerine oranla çok daha yüksektir. Sebzelerin kalsiyum içeriklerini sıralayacak olursak 100g’ında 240Mg kalsiyum içeren en yüksek maydanoz, ikinci sırada ise 100g’ında 120Mg kalsiyum içeren pırasa yer almaktadır. Bu demektir ki pırasa çok iyi bir kalsiyum kaynağıdır.

4. Sebzelerden havucun 100g’ı 1100Mg A vitamini içermektedir. Vitamin A içermesine göre sebzeleri sıraladığımızda havucun ardından ıspanak gelmekte ve üçüncü sırada da 100g’ında 330Mg A vitamini içeren pırasa yer almaktadır. Bu nedenle zeytinyağlı yemekler arasında sıklıkla gördüğümüz pırasa tüketimi kuvvetli bir antioksidan ve göz sağlığına olumlu etkileri olan yağda eriyebilen A vitamini için çok iyi bir kaynaktır.

5. Kalori düzeyinin düşük olması nedeniyle de pırasa çok iyi bir sağlıklı beslenme ve diyet sebzesidir.

6. Pırasanın fazla tüketimi ile ilgili ortaya çıkabilecek en önemli tehlike barsak hareketlerinin aşırı derecede hızlanmasıdır.
 

Hürriyetaile

Kekik nedir? Faydaları nelerdir?

kekik.gif

 

Diğer İsimleri : Anzer çayı, Adi kekik (Akdeniz kekiği), Beyaz kekik, Catır – Girit kekiği,  Güveyotu, Thymus vulgaris, Thymus, Thym

Botanik Bilgi : Ballıbabagiller familyasındandır. Güneşli yerleri seven, genellikle çorak topraklarda yetişen çok yıllık bir bitkidir. Boyları 15 – 40 cm arasındadır. Yaprakları karşılıklı, bir sonraki ile ters, oval, eliptik veya yumurta şeklinde, koyu yeşil renkli sapsız veya kısa saplıdır. Çiçekleri geriye doğru çan şeklinde,  pembe, pembemsi kırmızı, eflatun veya pembemsi beyaz renktedir. Kökleri saçak şeklinde, gövdenin alt kısmı odunsu ve üst kısmı oldukça sık çatallıdır.

Toplanması – Kurutulması : Kekik otu Haziran’dan Ekim’e kadar topraktan 4-5cm yukarıdan veya sürgünleri kesilerek güneşli havadar yerlerde kurutulur ve ısının 35C°’yi geçmemesine dikkat edilir.

Bilinen Bileşimi : Kekikte timol, karvakrol, simol, linalol ve borneol maddelerini içeren % 1 oranında uçucu yağ; acı esanslar, tanen, flavonit ve tripenoit bulunur. Kekik bitkisine hoş kokusunu veren, timol ve karvakrol adlı maddelerdir.                                                

Faydaları :

İştahı açar, sindirimi kolaylaştırır.

Sabah içilen çayı gün boyu zindelik verir.

Gaz söktürücüdür, idrar söktürücüdür.

Yatıştırıcıdır. Spazm çözücüdür.

Solucan (kurt) düşürücü etkisi vardır.

Terletici ve balgam söktürücüdür.

Soğuk algınlığı, nezle, boğaz ağrıları ve kuru öksürüğün atlatılmasında yararlı olur.

Bronşit, boğmaca ve astım tedavilerinde başarıyla kullanılır.

Kullanım Şekli : Çay : Bitkiden 2 tatlı kaşığı  alınıp 1 bardak kaynar suya dökülür. 10 dakika süreyle demlendirilerek elde edilen çaydan, günde üç kez birer bardak  içilir.

Özellikle iltihaplı yaraların temizliğinde ve iyileştirilmesinde etkili olur.


Akne tedavisinde de temizleyici ve iyileştirici etkileri görülür.

Kekik suyu gargarası ağız ve boğaz antiseptiği olarak faydalıdır.

Kullanım Şekli : 2-3 tatlı kaşığı bitki suda kaynatılarak elde edilen çay yaralara ve akneli yerlere dıştan uygulanır.

Yorgunluk ve halsizliklerde banyosu faydalıdır. Zindelik hissi verir.

Zatüre ve akciğer iltihaplanmalarında 15 dakikalık kekik banyosu çok iyi gelir.

Kullanım Şekli : Banyo: 200 gr kekik 6 – 7 litre suda 12 saat bekletilip kaynama sıcaklığına kadar ısıtılıp süzülür ve banyo suyuna katılır. Banyodan sonra kurulanmadan bir havluya sarınıp kendinizi sıcak tutarak 1 saat dinlenilir.

Kaynak: Sağlık aktüel

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Papaya Meyvesi ve Faydaları…

Papaya, Carica papaya (kavun ağacı) Carica cinsi bir ağaç ve onun meyvesine verilen isimdir. Güney Afrika, Latin Amerika, Avustralya ve Hawaii’de yetiştirilmektedir.

Papaya egzotik meyveler arasında çok değerli bir yere sahiptir. Protein, mineral ve vitaminler gibi günlük alınması gereken besinlerin önemli bir kısmı bu besinlerden sağlanabilir. Papaya meyvesi olgunlaştıkça içerdiği C vitamini miktarı da artar. İçerdiği karbonhidrat da tabi şekerlerden gelmektedir. Kavun ağacı olarak ta adlandırılır.

Papaya’nın bilinen yararları

Papaya enerji veren bir besin olması sebebiyle gelişmekte olan çocuklar, hamile ve emziren bayanlar için mükemmel bir kuvvet deposudur.

Papaya’ nın eski zamanlardan beri bilinen inanılmaz bir özelliği vardır. Sindirimi en kolay meyvelerden biri olmasının yanı sıra diğer besinlerin kolayca sindirilmesine de katkıda bulunur.

Papaya da bulunan papain adlı enzim yiyeceklerdeki proteinin sindirilmesine yardımcı olur ve özellikle mide suyu eksikliği olması ya da midede çok fazla oranda sağlıksız sıvı bulunması durumunda hayli etkili bir maddedir.

Bu bilgilerden yararlanarak özellikle Hindistan’ da et yemeklerine papaya ilave edilerek etin daha yumuşak ve daha kolay sindirilebilir hale gelmesine katkıda bulunur.

Hem papaya’ nın suyu bazı cilt bozukluklarına da iyi gelmektedir. İçinde irin oluşumu olabilecek şişkinliklere ya da doğrudan irinlere, siğillere, sivilcelere, nasırlara, normal olmayan dışarı uzanan deri çıkıntılarına iyi geldiği görülmüşt

Kaynak: şifalı bitkiler

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Yaban Mersi’ninin Faydaları…

 

1.Kan şekerini düzenler
Tip2 diyabet, insulin direnci veya metabolik sendromda düzensiz kan şekeri salgılanır. Elbette bu soruna özgü diyet programı uygulanmalıdır ama araştırmalara göre düzenli yabanmersini tüketenlerde tüketmeyenlere göre daha regüle kan şekeri salgılanmaktadır.

2.İdrar yollarını temizler
Çoğu idrar yolu enfeksiyonuna E. Coli olarak bilinen bir bakteri neden olur, idrar yoluna yapıştığından idrarla da atılamamaktadır. Yabanmersini ise doğal antibiyotik özelliği ile idrar yolunu bu bakteriden temizleyebilmektedir.

3.Görme kaybına faydalı
Yabanmersini yüksek oranda antosiyanin içermesinden dolayı görme kaybını önleyici özelliğe sahip. Makula dejenerasyonu, katarak, miyop, göz kuruluğu hatta enfeksiyonlara karşı koruyabilmekte.

4.Beyin sağlığını korur
A,B,C vitaminleri, antosiyaninler, selenyum, magnezyum, fosfor, bakır, çinko gibi önemli besin öğelerinden zengin olan yaban mersini beyin hücrelerini ve sinirlerini koruyucu özelliğe sahip ayrıca hafızayı güçlendir. Özellikle alzheimer gibi giderek artan bir hastalığa karşı koruyucudur. Çalışmalara göre düzenli yabanmersini tüketen çocukların öğrenme kapasitesi de yükselmektedir.

5.Kalp hastalıklarından korur.
Lif oranının yüksek ve antioksidanlardan zengin olması nedeniyle özellikle LDL kolesterol seviyesini düşürücü özelliğe sahiptir. Bu nedenle kalp sağlığını korur. Ayrıca düzenli olarak yabanmersini tüketenlerde eNOS enzim seviyesinin de yüksek olduğu belirlenmiştir, eNOS enzimi yine kalp hastalıklarından koruyucu özelliğe sahiptir.

6.Sindirim sistemini düzenler

Lif içeriği nedeniyle sindirim sistemini düzenler, kabızlık problemi olanlarda faydalıdır. Ayrıca içeriğindeki bakır ve fruktoz nedeniyle sindirimi hızlandırır.

7.Kanserden korur

Pterostilben, ellagic asit gibi kansere karşı koruyucu içeriğiyle ayrıca C vitamininden de zengin olmasıyla özellikle kolon, rahim ve karaciğer kanserine karşı faydalıdır.

8.Doğal antidepresandır
Enerji metabolizmasını düzenleyici, sakinleştirici özelliğiyle doğal anti depresantdır. Rengi ne kadar koyuysa içeriği de o kadar zengin olmaktadır.

Diğer Önemli Faydaları:

1-Yaprak ve kuru meyvelerinden yapılan çay ishal giderici özellik taşımaktadır.

2-Yaban mersini çayının bayanlarda özel günlerin etkisini azalttığı ve düzene sokmaktadır.

3-Yaban mersini çayının idrar yolu enfeksiyonlarında antibiyotik etkisi göstermektedir.

4-Kansere karşı vücudu koruyan enzimleri aktive etmektedir.

5-Anti kanserojen ve antioksidan özelliğe sahiptir.

6-Yağlı bileşiklerin vücuttan atılmasını sağlar.

7-Taze olarak yenildiğinde kanı temizler.

8-Besleyici olmasına rağmen kalori ve sodyum içeriği düşüktür.

9-Kan şekerini düşürür

10-Bağırsak metabolizmasını düzenleyen lifli özelliği vardır.

11-Kan kolesterolünü düşürür.

12-Pektin içeriği yüksektir.

13-Kalp krizi riskini azaltır.

14-Gece görüş kabiliyetini artırır.

15-HIV VİRÜSÜNÜN tekrarlanmasını azaltır.

16-Damar elastikliği ve gözlerin geçirgenliğini artırır

17-Vücutta biyoaktif madde olarak kullanılan polifenoller, aktokyaninler, flavanoller ve tanenlerce zengindir.

18-Kansere karşı savaşan ELLAGIC-ASİT içeriği oldukça yüksektir.

19-Diyetlerin sağlıklı ve çok değerli bir parçasıdır.

20-Göz yorgunluğunu giderir, miyopluk ve şeker hastalığından kaynaklanan görme bozukluklarını engeller. Kamaşma, kılcal damar çatlaması ve gece körlüğünü ortadan kaldırır.

21-Kabızlık, bulantı, mide kramplarını ve ülseri önler.

22-Damar sertliği oluşumunu engeller.

23-Varis ve basur’u (hemoroit) iyileştirir.

24-Sakinleştirici özelliği vardır.

25-Ağız içi yaralarını iyileştirir.

26-İltihaplar için dezenfektan özelliği taşır potasyum içeriği son derece yüksektir

27-Araştırmalara göre günde bir kâse yaban mersini, yaşlılık nedeniyle oluşan tahribatı önleyip hafızayı güçlendiriyor.

Kaynak: kundo co

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Baharatlar:yemeklere sadece lezzet değil sağlik katar

 

 

Çeşni katmak besine ekleme yapmak ya da aromayı güçlendirme işlemidir. Bu lezzet verici öğeler karabiber, tuz, ot ve baharatlar ve yemeklere konan diğer çeşnileri kapsar. Çeşni kullanımı kültürlere ve ülkere göre farklılık gösterir ; tropikal mutfaklarda pek çok baharat büyük miktarda kullanılırken İskandinav ülkeleri çok baharatlı yemekleri tercih etmemektedir.

Sıcak iklimlerde fazla baharat kullanımı üzerine pek çok hipotez vardır: bozulmaya başlayan besinlerin tatlarının gizlenmesi, terlemeyi arttırarak vücut sıcaklığını dengede tutmak ya da sadece pek çok baharatın ekvator bölgesinde yetişmesi? Hepsi doğru olabilir fakat sağlık için faydalı iki neden daha var: besinin korunması ve tıbbi ya da fonksiyonel özellikler.

Besinin korunması:

Et yemekleri ağırlıklı mutfaklarda 43 baharatın kullanımı baharat türlerine , ülkenin sıcaklığına ve her baharatın antibakteriyel özelliğine göre değişiklik göstermektedir. Yıllık ortalama sıcaklık yükseldikçe (buzdolabına konmamış yiyeceklerin bozulmasının hızı önemli bir belirleyicidir), baharat içeren tariflerin oranı, tarif başına kullanılan baharat miktarı, toplam baharat sayısı ve özellikle antibakteriyel özelliği yüksek olan baharatların kullanımı da artmaktadır.

Fonksiyonel Özellikler:

Eski Yunanda, “Tıbbın Babası” Hippocrates, otların ağrı dindirici ve iyileştirici değerini gösteren bilimsel bir sistem oluşturmuştur. Milattan sonra ilk yüzyılda Yunan doktor Dioscorides Materia Medica’sında baharatları da içeren 500 bitkinin tıbbi özelliklerini listelemiştir.16. yüzyılda İtalya’daki Padua Üniversitesi’nin yayınlanan tıbbi çalışmalar için ilk botanik bahçesi kurulmuştur.

Tabii ki Geleneksel Çin Tıbbı da asırlardır sağlığı sürdürmek ve iyileştirmek için bitki ve baharatları kullanmaktadır. Otlar ve baharatlar o zamanlardan beri sadece çeşni olarak değil aynı zamanda hastalıkların geleneksel tedavisinde de kullanılmaktadır.

Diş ağrısı için karanfil: Karanfil yağı diş ağrısını gidermek için kullanılır. Yağdaki temel madde olan eugenol %72-90 oranında bulunmaktadır. Eugenolün antiseptik ve uyuşturucu etkisi vardır.

Diyabet için tarçın: Tarçın pek çok ülkede hiperglisemi tedavisinde kullanılmaktadır. Çok az sayıda olmasına karşın bazı çalışmalar bu konuda çelişkili sonuçlara varmıştır. Kan şekerinin dengelenmesi için ülkemizde de önerilen bir baharattır.

Safran antibakteriyel ve yangı dindirici : Safranın antibakteriyel özellikleri öncelikle besin koruyucu olarak, daha sonra hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Safranın antioksidan, yangı dindirici ve kansere karşı etkileri giderek daha fazla bilimsel kanıta dayanmaktadır.

Ağrı kesici olarak chili: Acı kırmızı biberde bulunan capsaicin halk arasında romatizma da dahil olmak üzere pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ağrı ve acı dindirici olarak kullanılan kremlerin bazıları capsaicin içermektedir fakat bu kremler yanma hissi verir. Ağrı kesici özellikliğini yanma hissi olmadan kullanabilmek için araştırmalar devam etmektedir.

Dolaşım ve kalp için sarımsak: Sarımsak ezildiğinde içerisindeki allinin allicin haline gelir. Allicinin kan kolesterolü, kan pıhtılaşması ve kan basıncı üzerine etkisi olduğu düşünülmektedir. Klinik veriler sarımsak suplemanlarının yağ ve antitrombotik faktörler üzerine pek çok umut verici, iddiasız ve kısa dönem etkisini göstermektedir. Fakat bu etkiler yayınlanmamış ve glikoz ile kan basıncı üzerine etkileri minimum düzeyde bulunmuştur. Sarımsağın diyetle yüksek oranda alınması pek çok kanser riskini azaltabilir. Taze sarımsak, kurusu ya da suplemanına göre çok daha faydalıdır fakat kokusuna dayanmak biraz zor olabilir.

Geleneksel Çin Tıbbı ve Baharatlar

Etnik, doğal, organik terimleri moda olduğundan beri, baharatlar tariflere fonksiyon ve ilginç aromalar katmak için en kolay yol oldu.

Uzun bir geçmişi olan negatif (Yin) ve pozitif (Yang) teorisine göre neredeyse her besinin iyi ve kötü yönleri vardır ve bu yüzden insan vücudunda ahenk yaratmak için besinlerin düzgün şekilde kombine edilmesi gerekir.

Çok fazla negatif alımının klasik semptomlarından bazıları kansızlık ve üşümedir. Yoğun negatifle dolu birinin pozitif besinlere ihtiyacı vardır. Pozitif fazlalığın semptomları olan yüksek kan basıncı, yangı, ateş, vb. Negatif besinlerle iyileştirilebilir. Bütün besinler eşit düzeyde negatif ve pozitif içermez, bu nedenle negatif veya pozitif özelliklerine göre çok sıcak, ılık ve çok soğuk olarak kategorilere ayrılır.

Tatlı ve keskin kokulu otlar genelde pozitif sınıfına ait olurken, ekşi ve acı olanlar negatifle ilişkilendirilir.

Anason, rezene, Sichuan, çekilmemiş biber ve karanfil keskin kokulu ve tarçın tatlıdır. Eğer negatif taraftaysak, örneğin diyaremiz varsa bu 5 pozitif elementi kullanabiliriz.

Batının geleneksel tıbbında karabiber, rezene, anason, tarçın ve karanfil gaz giderici yani sindirime yardımcıdır. Batı ile doğu bu noktada buluşur.

Elbette baharatlarda kolayca gelişen küften korunmak için açık satılanlarlara daha temkinli yaklaşılmalı ve uygun üreticilerden alınan baharatlarla yemekler, içecekler ve farklı karışımlar zenginleştirilmelidir.

Hem sağlığınızı desteklemek, hem de lezziz yemekler için baharatı mutfağınızdan eksik etmeyin.

Kaynak: Doktor Sitesi