Nikos Kazancakis. Kanatlanmak için uçurumun kenarına git.

anette inselberg kazancakis zorba ey insan eşitsin

Nikos Kazancakis. Kanatlanmak için uçurumun kenarına git.
Eserleri günümüzde bile beğeniyle okunan, çağının ötesinde bir yazar olan Nikos Kazancakis’in çalışmaları birçok dile çevrilmiştir, diyebiliriz ki, kitapları en çok çevrilen müstesna yazarlardan biridir.
Bu yazımda, her yerde kolaylıkla bulabileceğiniz biyografisini temcit etmeyecek, en sevdiğim eseri Zorba’dan bazı alıntılar yapacağım sadece.

Nikos Kazancakis-Zorba- Alıntılar.
‘’Şeytan bir elimden, Tanrı ötekinden çekiyor, ikisi beni ortadan ayırıyor. Raksla sohbet olur mu?» İlâhlarla şeytanlar da böyle konuşmuyorsa kellemi ortaya korum ben.’’

‘’İnsan ruhu köylü, kaba ve pistir -aşk, ten, çığlık,-maddeden kurtulup düşünce olur ve aklın yüksek dereceli fırınında simyadan simyaya sürüp gelişir!’’

‘’İnsanın ne olduğunu, dünyaya neden geldiğini ve ne işe yaradığını düşünüyorum… Bana kalırsa, hiçbir şey Her şey aynı; karım olsa da, olmasa da, namuslu ve namussuz olsam da, bey ya da hamal olsam da; yalnız canlı ya da ölü oluşumun önemi var. Beni Şeytan ya da Allah alırsa (ne diyeyim patron, sanırım arada fark yok) gebereceğim, pis kokulu bir leş olacağım, dünyayı kokutacağım ve bu dünya, boğulmamak için beni bir yere saklamak zorunda kalacak.’’
‘’Senin de içinde bir şeytan var, adını bilmiyorsun henüz. Bu yüzden boğuluyorsun; onu. vaftiz et de, hafifle patron!’’
‘’Bütün açıkgözlülüğümün budalalıktan başka bir şey olmadığını açıkça görüyorum.’’
‘Ee, ulan Zorba’, diyordum, ‘ne zamana kadar yaşayacaksın ve burun deliklerin ne zamana kadar açılıp kapanacak ulan? Havayı koklamak için az zamanın kaldı zavallı! Derin soluk al!’
«Açıkça söylenen günah, günah sayılmaz;’’

‘’Sanıyorum ki, yıllardan beri Allah’ın kayıtlarında yokum.’’
Turnaların sesiyle içimde bu hayatın her insan için bir tanecik olduğu, başkasının var olmadığı, neyin tadını çıkarabileceksen burada çıkaracağını, bunun çabucak gelip geçtiği ve ölümsüzlük içinde insana bir fırsatın daha verilmeyeceği yolundaki korkunç önsezi yeniden yankılandı içimde. Bu amansız, amansız olduğu kadar da şefkat dolu uyarıyı duyan insan yüreği zayıflıkları, anlamsızlıkları yenmek, tembelliğin ve yararsız büyük umutların üstesinden gelmek ve sonsuza kaçan her saniyeyi yakalamak kararı alır.’’
İnsanın kafasında büyük örnekler canlanır; hiç olduğunu, hayatının küçük sevinçler, büyük değersiz konuşmalar içinde geçtiğini açıkça görür. Ayıp! Ayıp! diye bağırır, dudaklarını kanatır.’’
‘’Deniz kıyısında yalnız başına yürümek güçtür her dalga ve gökteki her kuş bağırıp insana borcunu hatırlatır.’’
‘’Kuşların ne dediğini duymazsın; belki de o zaman hiçbir şey söylemiyorlardır. Sizin bir söz kalabalığının içinden geçmekte olduğunuzu görüp, susarlar.’’
‘’Kuyuya düşme tehlikesi geçirmiştim. Büyüyünce de ‘sonsuzluk’ sözcüğünün içine düşme tehlikesiyle karşılaştım ve birkaç başka sözcüğün içine daha: ‘aşk’, ‘umut’, ‘anayurt’ ve ‘Allah’. Her yıl kurtulup ilerlediğimi sanıyordum. İlerlemiyor, yalnızca sözcük değiştiriyor ve buna «kurtuluş» diyordum

‘’Allah buraya bayağı insan kıyafetiyle iner, bahar çimenlerinin üzerinde yalınayak yürür ve sakin sakin insanlarla konuşurdu.’’

‘’insan böyle kurtulur, böyle kurtulur.. Zevk düşkünü ve keşiş olarak değil. Kendin yan şeytan olmazsan,
şeytandan nasıl kurtulursun be?’’

‘’Şeytan icadıdır, namussuz ilkbahar!
Bu dünyada iyi olan ne varsa, hepsi şeytanın icadıdır. Güzel kadın,
ilkbahar, şarap… Bunları Şeytan icat etti; Allah da keşişleri, oruçları,

adaçayını, çirkin kadınları yarattı. Yokolasıcalar!’’
‘’İnsan ne zaman insan olacak be? Pantolonlar, kolalı yakalar, şapkalar giyiyoruz ama, hâlâ katırız, kurduz, tilkiyiz, domuzuz. Bizde Tanrı’nın sureti varmış! Kimde? Bizde mi? Tuh suratımıza!’’

Gece gündüz tapınan, mangır toplayan, ama kendi meleğine bir yudum su bile vermeyen Papaz Stefanos’dan Tanrı’ya benim daha yakın olmadığımı kim söyleyebilir sana. Ha? Kim söyleyebilir?

Çal Fanurios! diye bağırdı. Çal! Ölümü kahredene kadar çal!

Ölüm her an ölüyor, her an hayat gibi yeniden doğuyordu
‘’Sevdalarla dolu bütün o hayat, acılarla dolu bütün o hayat, ah yüce Tanrım, yoksa bir saniyelik bir şey
miydi?’’
Eğer, herhangi bir papaz, günahımı çıkarmaya ve beni kutsamaya gelirse, ona defolup gitmesini ve lanetinin üzerimde olmasını istediğimi söyle! Hayatımda yaptım yaptım yine de az yaptım. Benim gibi adamların bin yıl yaşaması gerekirdi.’’
Nikos Kazancakis Zorba

Kaynak: angelsdia

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s