Dolunayda Kapalı Kapılarımızı Açma Ritüeli

anette inselberg dolunayda kapalı kapıları açma ritüeli

Bazen işlerimiz olacak gibi olur ama son anda olmaz. Sanki işlerimizin olmasını engelleyen negatif enerjiler vardır. İşte bugünkü bu kuvvetli dolunay olmazı oldura çevirmek için çok etkilidir. (Tabi ki her şey Allah isterse olur bunlar sadece vesile ritüelleri)
Malzemeler:
Üç adet deniz kabuğu
Bir bardak su
Elma sirkesi
Bir Kolye anahtar (ya da sevdiğiniz bir kolye ucu)
Ritüelin yapılışı:
Akşam dokuzdan sabah üçe kadar yapabileceğiniz bu ritüel için evin sakin bir köşesine üç adet deniz kabuğunu fotoğraftaki gibi yerleştirin. Ortasına da dolu bir bardak su koyun. İçine birkaç damla elma sirkesi dökün ve suyun içine anahtar kolye ucunu ( sevdiğiniz bir kolye ucu da olabilir) koyarken şunları üç kez söyleyin: Şimdiye kadar kapalı kapılarım, çözümsüz işlerim ve tıkanıklarım vardı. Olumsuz sözler ve enerjiler beni çevrelemişti. Şimdi hepsiyle olan bağlarımı kesiyorum. Kesiyorum. Kesiyorum. Bu kolye ucunu arındırıp boynuma takınca tüm hayırlı kapılar önümde açılacak. Tüm işlerim hayra dönecek. Her işim su gibi kolaylıkla akacak. Şansım açılacak.Ve çoktan öyle oldu bile. Çok şükür’’
Ritüel alanını sabaha kadar bozmayın. Sabah bardaktaki suyu lavaboya dökün. Deniz kabuklarını denize atın. Ve kolye ucunu da üç gün boyunca takın.
Şifa olsun,
Anette İnselberg

Not 1: Deniz kabuğu fotosu da kullanabilirsiniz

Not 2: bulunduğunuz yerde deniz yoksa deniz kabuklarını toprağa gömün

 

Bu Test Kişiliğinizle Alakalı Tüm Sırları Ortaya Çıkartacak! Resimde Ne Görüyorsunuz?

anette inselberg kişilik testi
Sonuçlar kendi içinde büyük bir oranda doğruyu yansıtmaktadır. Bu çok basit bir test! İçinde birden fazla resim olan bir görüntü var ve siz içinden bir tanesini seçiyorsunuz. Bunun sonucunda da kişiliğiniz hakkında bir teşhis konuluyor ve geleceğiniz hakkında tavsiye veriliyor! Bu testi çözen çoğu kişi test sonuçlarının doğruluğunu onaylıyor!
Kendinizi tanıdığınızı düşünüyor musunuz? O kadar da emin olmayın. Bazen farkında bile olmadığımız belirli kişilik özelliklerimiz vardır ya da kendimizle alakalı bu özellikleri fark etmekte istemiyor olabiliriz. Bu testle kişiliğinizdeki gizli yanları keşfedeceksiniz!
Bir insanın kişiliğiyle alakalı sonsuza kadar konuşabilirsiniz. Bu tür testler, günlük hayatta fark edilmesi zor olan gizli gerçekleri ortaya çıkartmada yardımcı olur. Bu resme baktığınızda ilk olarak ne gördüğünüzü hiç tereddüt etmeden söyleyin.
Eğer gördüğünüz bir…
Şamdansa
Dünyaya çok geniş bir pencereden bakarsınız. Planlarınız her zaman çok gösterişlidir ancak detayları ve nüansları sıklıkla unutursunuz. Koca yürekli ve nazik bir insansınızdır. Genellikle diğer insanlar tarafından kullanılırsınız, bu yüzden gelecekte sorun yaşamamak için tetikte olmalısınız ve arkadaşlarınızı dikkatli bir şekilde seçin.

Kadınsa
Çok zeki ve duygusal birisinizdir. Hayatınızı idealleştirmeye meyillisinizdir ve bazen etrafınızdaki şeylere ya da gerçek dünyaya dikkat etmesiniz. Bulutların üzerinde yaşarsınız. Bu bir yandan iyi bir şeydir çünkü dünyada kalan birkaç romantikten biride sizsinizdir. Diğer yandan, tüm bu romantikliğin ardında kalan gerçek dünyadaki karmaşıklıkları ve hayal kırıklıklarını unutursunuz. En azından arada sırada gerçek dünyaya dönmeyi unutmayın, yoksa hayat sizin için hiç durmadan devam eden ve üzerinden atlamak zorunda kaldığınız engelli bir yarışa dönüşür.

Erkekse
Çok sakin bir insansınızdır. Sizinle birlikte olan herkes samimidir ve sanki taş bir duvarın arkasında gibi güvenli hisseder. Kısa ve öz konuşursunuz, düşünceli ve yaratıcısınızdır. Sinirlenmeniz zordur ancak kendinizi geliştirmeniz gereken bir konu vardır ki bu da size yakın olan insanlara yeter kadar özen göstermediğinizdir. Bu durumu düzeltmek için sevdiğiniz insanlar söz konusu olduğunda en ufak ilgi alakayı bile gösterin ve böylece hem onlar hem de siz mutlu bir hayat yaşayın.

Alevse

Diğer insanlara benzemezsiniz. Düşünce yapınız standartlardan farklıdır. Kendi dünya görüşünüz vardır ve size yakın olan insanlar sizi anlamakta bazen zorluk çeker. Bu önemli değildir. Ana fikir kendinizi değiştirmemektir! Özgüveninizi aynı şekilde korumanız, hatta geliştirmeniz gerekir. Böylece her şey daha iyi bir hal alacaktır.
Testi beğendiniz mi? Sonuçlara katılıyor musunuz? Testi arkadaşlarınızla paylaşın.
Kaynak : filoji

Hayat bir “kendin yap” tasarımıdır

anette inselberg hayatın senin sorumlulugundur

 

Hayat bir “kendin yap” tasarımıdır
Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. …Patronuna işten ayrılarak artık ailesi ve torunlarıyla zaman geçirmek istediğini söyler.

Bunun karşılığında patronu marangozdan son bir isteği olduğunu ve ondan son kez bir ev yapmasını istediğini söyler.
Marangoz kabul eder ve işe girişir. Fakat gönlü artik işte olmadığı için baştan savma işçilik ve kalitesiz malzeme kullanarak evi bitirir. İşini bitirdiğinde işveren, evi gözden geçirmek için gelir. Dış kapının anahtarını marangoza uzatır. “Bu ev senin” der, “sana benden hediye”. Marangoz şoka girer. Bu nasıl olur diye düşünür. Bu son diye bir an önce bitirmek için yaptığı evin kendisinin olduğunu öğrenince çok utanır. Bu evin kendi evim olduğunu bilseydim hiç böyle yapar mıydım diye düşünür ve o anda yaptığı hatanın farkına varır. Bir başkası için yaptığı iş aslında kendi kullanacağı standartların çok altındadır.
Evet kendi hayatınızda da marangoz sizsiniz. Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. Hayat bir “kendin yap” tasarımıdır” Başkaları için yaptığınızı düşündüğünüz olumlu ya da olumsuz herşey sizin kendi evinizi inşa eder. Oturduğunuz evin güzelliği de, çirkinliği de sizin eserinizdir.

Yedi Yerde Su İçilmez…

yedi yerde su içilmez anette inselberg

Gül Yaprağı Olabilmek…

anette inselberg gül yaprağı
Bir zamanlar bilginler ve şairler, ‘suskunlar meclisi’ adıyla bir topluluk oluşturmuşlardı.
Üye sayısı kırk kişiydi ve bunu artırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek fakat çok az konuşmaktı.
O zamanlar meşhur şair ve bilgin Molla Câmî, bu meclisin aşkındaydı. Günün birinde suskunlar meclisinin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için bilginlerin bulunduğu köşke geldi.
Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan suskunlar meclisine gönderdi.
Meclis üyeleri bu teklifi görünce biraz üzüldüler. Molla Câmî oraya layık bir bilgindi, ama ölen üyenin yerine başka birini almışlardı.
Yeni bir üye için yer yoktu. Meclisin başkanı, bir bardağı tamamen suyla doldurduktan sonra Molla Câmî’ye gönderdi. Zeki bilgin durumu kavramıştı. Bir damla daha olsa bardak taşacaktı. Bunun üzerine o da hemen oracıktaki bir gül dalından küçük bir yaprak koparıp, nazikçe suyun üstüne koyuverdi.Bardak taşmamıştı. Bunu içeri gönderdi.
Meclistekiler bu kibar cevabın mânasını anlamışlardı: Zarif insanların yeri başkaydı. Üyeler, bu değerli bilgini de aralarına almaya karar verdiler.
Başkan listeye Molla Câmî’nin adını ekledi. Kırk sayısının sonuna bir sıfır koyarak, 400 yazdı. Bununla Molla Câmî sayesinde, meclisin değerinin on misli arttığını belirtiyordu. Listenin son şekli Molla Câmî’ye gelince, meseleyi anladı. Ancak sayının büyük gösterilmesinden hoşlanmadı. Sağdaki bir sıfırı silerek, otuz sayısının soluna koydu.
Yani 040 yazdı. Alçak gönüllü Molla Câmî, böylece kendisini solda sıfır sayıyor, bardağı taşırmadığı gibi, o meclisin yapısını da etkilemeyeceğini söylemek istiyordu.
Gül yaprağı olmak, kolay değil. Ama, evde, işte, çevrede geçim ehli olmanın, gül gibi geçinmenin yolu gül yaprağı olmaktan geçiyor. Yük olmayıp yük almak, gül yaprağı güzelliğine kavuşmak… Kendi içimizde, ailemizle, çevremizle uyumlu olmanın, ebedi güzellikler yolunda yürümenin müjdecisi.
Gül yaprağı sırrına erenler, sağdaki sıfır gibi bulundukları topluma güç katarlar hem de bire on, ama soldaki sıfır gibi davranıp kimseye yük olmazlar.
Ne dersiniz şöyle bir düşünmeğe, evdeki, Sitedeki ve işyerimizdeki hayatımızda gül yaprağı gibi miyiz, yoksa, bir damlası hayat karartan zehir miyiz?
Hayatı, hem kendimize hem de çevremize zehir etmemek için güle sevdalanıp, gül yaprağı gibi olalım.
Gül yüzünüzde gülücükler ebediyyen solmasın…