Kaygilarinizi Pencereden Disari Atin

Kaygilarinizi Disariya Atin
Tanri dedi ki:
Artik kaygilanmayi sonsuza dek birakacak misiniz? Asiri derecede kaygilaniyorsunuz. Ve kaygi asiri bir seydir. Kaygilanmak yararsizdir. Enerjinizi alir ve geriye daha fazla kaygidan baska bir sey vermez. Bundan daha iyi bir alis veris yapin.
Kaygi yipraticidir. Kaygi nelerin yolunda gitmeyebilecegini dusunmektir. Yolunda gitmemis olan bir seyin ardindan dahi kaygiya kapiliyorsunuz siz. Sonrasinda da o zamana geri donebilseniz neleri daha iyi yapabileceginiz uzerine kaygilaniyorsunuz. Canlarim zamanda geriye donemezsiniz. Bir seyleri olmamis kilamazsiniz. Artik lutfen kaygilanmayi ve yakinip serzeniste bulunmayi birakin Onceden de o esnada da sonra da kaygilanmayi birakin. Sadece birakin.
Kaygi cok agir cuvallar yigar etrafiniza. Bunun bir yarari yoktur. O cuvallari tasimaniz gerekmez. Hayirli bir amaca hizmet etmez bu. Yaptigi tek sey uzerinize agirlik bindirip sizi asagi cekmektir.
Yapabileceginiz sey ise kaygilanmayi birakmaktir. Birakin ucurumlardan asagi dussun o. Gorus alaninizdan cikarin kaygilari. Uzaklara tekmeleyin. Kayginin size hicbir yarari yoktur. Kaygi bir aliskanliktir. Kirmaniz gereken bir aliskanliktir o. Sapkin bir benzetme yaparsak eger, kaygi kendi parmaginizi emmeniz gibidir.
Tum kaygilarinizi camdan disari firlatin ve birakin ucup gitsin onlar.
Kaygilarin siz onlarla hemfikir olmadiginiz muhletce bir destegi ve dayanagi yoktur. Onlarla hemfikir olmayin. Kaygilarinizi beslemenin ya da taviz vererek onlari memnun etmenizin bir geregi yoktur. Kaygi ogrendiginiz bir seydir canlarim. Simdi unutun onu. Kaygilari benimsemistiniz simdi ise onlari birakacaksiniz ki gitsinler.
Kaygilar ortadan kalktiginda dunyada tezahur edecek o muazzam enerjiyi tahayyul edebiliyor musunuz? Aslinda bu durumda Dunya kendisini dogrudan Cennet’e yukseltecektir. Su anda kaygilara harcanan tum o enerji sevgiye donusecektir. Kaygilanmak yerine kim sevgiyi yeglemez ki?
Kaygi ne kadar da degersiz bir seydir. Lakin nasil da zemin sahibidir o! Kaygi gozlerinizi baglamak ve talihsizlikleri engelleyecegi yonunde sizi inandirmak konusunda cok basarilidir. Nasil da yaygin bir haldir bu! Kaygi bir cankurtaran degildir. Kaygi size talihsizlik getirmek konusunda basarilidir. Kaygilarla tukenirken zaten talihsizsinizdir.
Hicbir seyin kotu olmadigi ve kotu hicbir seyin meydana gelmeyecegi onermesinden yola cikin. Kaygi sizi her bir kosede bir tehlikenin bulunduguna dair ikna edecektir. Kayginin kendisi tehlikelidir canlarim.
Yanlis olarak gordugunuz seyin yanlis oldugunu bilemezsiniz. Bir seyler sizin istemediginiz gibi olabilir. Herkes bunun kotu oldugunu soyleyebilir,lakin kotu ve yanlis mevhumlarindan vazgecebilirsiniz. Bunu yapmalisiniz. Cunku bu mevhumlari yanlis cikarmayacak seyleri istemezsiniz. Cok korkulan
olum de kotu veya yanlis degildir.Sevdiklerinizi sIki sIkiya Dunyada tutmak istiyorsunuz, bu anlasilir bir seydir. Birinin olmesi kaygili kalbinize gore yanlis ve kotu bir sey. Bunun yerinde bir sey oldugunu bilseniz bile yanlis oldugunu dusunuyorsunuz. Birinin gezegeni terk etme zamani geldiginde bunun adil olmadigindan yakiniyorsunuz. Itiraz ediyorsunuz. Itiraz gostermeyin ki kaygilanmayasiniz. Kaygilanmak kendi kendinize iskence etmektir. Eger bir seyi yanlis ve kotu olarak tanimlamak zorundaysaniz bu kaygi olsun.
Artik kaygi yerine iyi niyet tasiyin. Iyi niyet, gelistirip acilim saglar. Kaygi ise buzup daraltir. Sizi eli kolu ve sinirlanmis bir halde tutar. Iyi niyet sizi ozgurlestirir. Ozgur olmayi nasil da derinden istiyorsunuz; lakin kaygilara da nasil vurdumduymazca tutunuyor ve gitmelerine izin vermiyorsunuz.Iyi dileklerde bulunan biri olun, kaygilanan biri degil.
Kaygiyi hayatinizdan cikarin. Kayginin yaninizda bir isi yoktur. Cekip cikarin kaygilari. Kaygi capasini cekip cikarin. Kayginin ulasamayacagi yeni kiyilara yelken acin. Kaygisiz olun canlarim. Kaygilari terk edin. Kaygiyi tamamen bos bir adaya terk edin. Onu orada birakin.
Ceviren: Engin Zeyno Vural
ve sifayla kalin,
Sifa Cemberi
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sarılmak iyi bir şeydir:

Sarılmak iyi bir şeydir: Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir; depresyonu uzak tutar, stresi azaltır, uykuyu getirir, insanı canlandırır, gençleştirir ve hiçbir olumsuz yan etkisi yoktur.

Sarılmak tamamen doğal ve organiktir.
Tarım ilacı, koruyucu ve yapay madde içermez ve yüzde 100 yararlıdır. Sarılmak mükemmeldir.
Oynak parçaları bulunmayan, tükenen pilleri yoktur, düşük enerji tüketimi ve yüksek enerji kazanımı vardır, enflasyon-geçirmezdir, şişmanlatmaz aylık ödemeler ve sigorta gerektirmez, hırsızlara karşı korunaklıdır, vergiden muaftır, çevreyi kirletmez ve tabii ki bütünüyle geri dönüştürülebilir.
 Steve Goodier
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ekonomistler beklentiden az gerileyen enflasyon ve TCMB’nin erken toplantı yapılmayacağına yönelik açıklamasını yorumladı…

Uzmanlar "enflasyon ve TCMB'yi" nasıl yorumladı?

Ocak’ta enflasyon beklentiden az bir düşüş yaşarken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verinin ardından yaptığı açıklamada erken toplantı yapmayacağını ve planlanan şekilde 24 Şubat’ta toplanacağını açıkladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ocak’ta yıllık 0.93 puan gerileyerek yüzde 8.17’den yüzde 7.24’e gerilerken, Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi yüzde 6.80 seviyesine düşüş olacağı yönündeydi.

TCMB‘den enflasyon verisi sonrasında yapılan açıklamada uygulanmakta olan temkinli para ve likidite politikaları sonucunda enflasyon göstergelerinin iyileşmeye devam ettiği belirtilerek, “Para Politikası Kurulu enflasyon görünümünü 24 Şubat toplantısında detaylı bir şekilde ele alacaktır” ifadeleri kullanıldı. Başkan Erdem Başçı 27 Ocak’ta Enflasyon Raporu basın toplantısında, enflasyonun 1 puanın üzerinde düşmesi durumunda 4 Şubat’ta erken toplantı yaparak faiz indirebileceklerini belirtmişti.

BloombergHT.com’a enflasyon verisi ve TCMB açıklamasını yorumlayan Saxo Capital Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy, “TCMB açıklamasında ‘uygulanmata olan temkinli para ve likidite politikaları sonucunda enflasyon göstergeleri iyileşmeye devam etmekte’ söyleminin kullanılması bizce önemli bir ayrıntı oldu. Erken bir toplantı kararı alınmamasına karşın 24 Şubat’ta 50-75 baz puanlık bir ölçülü faiz indirimi yapılma ihtimali hala masada durmaktadır. Global piyasa ve likidite hareketlerine bağlı olarak kurda yaşanacak olası yukarı yönlü hareketlere karşı duyarlı olduğunu gösteren TCMB, faiz tarafında ölçülü adımlarla gideceğine dair öncü sinyaller vermeye devam ederken, siyasi taraftan ve reel sektörden gelecek açıklamalar da önemli olacaktır. Dolar/TL tarafında 2.40 altına geçilip ilk etapta tekrar 2.35’lere doğru bir hareket gelişmedikçe 2.42-2.43 üzerinde kuvvet kazanıp bir kez daha 2.45’lerin test edilme ihtimali teknik olarak masada durmaktadır. Kısa vadede dolar/TL tarafındaki süreci, global piyasa koşulları dışında, 24 Şubat tarihli toplantıya kadar gelecek açıklamalar belirleyecek gibi görünüyor” dedi.

Odeabank Genel Müdür Yardımcısı Serkan Özcan BloombergHT.com’a yaptığı yorumda, “Manşet enflasyon görünümünün halen olumlu olduğunu ve yıl ortasında yüzde 5’in de altına inebileceğini öngörmeye devam etsek de, çekirdek enflasyon beklentimizden daha sınırlı gerileyebilir. Bu çerçevede ara toplantı yapmayacağını açıklayan Merkez Bankası’nın 24 Şubat’taki toplantısında TL’deki gelişmelere bağlı olarak faizde indirimin boyutuna karar vereceğini tahmin ediyoruz. Küresel gelişmeler ışığında, TCMB’nin iç talepte toparlanmanın zayıflığına ve enflasyon görünümündeki iyimserliğe de odaklanması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

BloombergHT.com’a değerlendirmelerde bulunan ALB Menkul Değerler Araştırma Müdürü Yeliz Karabulut, “Bugün açıklanan enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde açıklanması, daha önce açıklanan TCMB’nin olağan dışı toplantısının gündemden düşmesine neden oldu. Faizlerdeki indirim beklentisi 24 Şubat tarihine ertelenmiş gibi gözüküyor. Merkez Bankası’nın olağan dışı faiz indirimi raftan kalksa da 24 Şubat tarihinde yapılabilecek bir faiz indirimi hala rafta durmaktadır. Fakat enflasyonda beklenildiği gibi bir düşüşün olmaması aslında ayrı bir sorunu gözler önüne sermektedir. Kurlarda ise şimdilik aşağı yönlü hareket olsa da siyasi kanattan gelebilecek açıklamalar sert kur hareketlerine neden olabilir, temkinli olunmalıdır. Geçtiğimiz günlerde dolar/TL‘de 2.4150-2.45 bandı arasında kısa vadeli dalgalanma gördük, 2.4150 altında 2.3950-2.38 seviyelerine doğru bir geri çekilme görülebilecekken, 2.4150 üzerinde tekrar 2.45 hareketi başlayabilir. Şu an Merkez Bankası’nın faiz indiriminden imtina etmesi TL’yi bir miktar desteklemekle birlikte gözlerin siyasi kanata çevrilmesine neden olmaktadır” yorumunu yaptı.

Bloomberg HT’de Yatırım Kulübü programına konuk olan Marmara Üniversitesi ve Pirireis Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Erhan Aslanoğlu, “Kırılganlık devam edecek gibi görünüyor. Tek bir Ocak ayı enflasyonu ile Türkiye ekonomisine ilişkin genel resimde bir değişiklik olmadı. Bu noktadan sonra ne zaman yapıldığından ziyade ne oranda faiz indirimi yapıldığı önemli olacak. TCMB enflasyonun üzerinde beklenen 1-1.5 puanlık bir reel faizle biz hedefimize ulaşırız demişti, bunun altına inecek mi inmeyecek mi kritik nokta bence bu. Piyasada beklenti yıl sonu enflasyonun yüzde 6.5-7 civarında olacağı yönünde, bu beklentiye göre TCMB’nin şu anda yüzde 7.5-8 arasındaki politika faizinde çok oynamaması da lazım. Beklentiler önümüzdeki aylarda yüzde 6’ya doğru giderse Merkez Bankası politika faizini yüxzde 7-7.5 arasına getirebilir. Yani şu anda beklenti yüzde 6.5 civarındayken TCMB sert bir indirime giderse kurda riski artırır. Bu nedenle üst bantta biraz daha fazla yeri olabilir, kısa vadede kuru olumsuz etkileyebilir ama kalıcı olacağını zannetmiyorum. Eğer piyasada beklenti yüzde 5’lere doğru inerse TCMB faizde yüzde 6.5’lara kadar iner, beklentinin kritik olacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

BloombergHT.com Editörü
Fırat Taşvur
ftasvur@bloomberght.com

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Akıllı Saat Vic-W3-SLV… Günün Fotosu…03/02/2015

IMG_3618

http://www.victor.com.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz… Kameralı, mameralı…Kaçırmayın…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hatayı Sarı Öküz’ü verince yaptınız…

Çakal sürüsü, yakında bulunan öküz sürüsünü tehdit etmeye başlar. Her gün yeni bir saldırı, kavga dövüş. Her gün bazı öküzler yaralanır, bazıları vahşilere yem olur. Ancak öküzler de güçlü kuvvetli hayvanlar olduğu için, bunların saldırısına karşı koyarlar. Fakat gün gelir, dirençlerini yavaş yavaş yitirdiklerini anlamaya başlarlar. Çakal sürüsüne barış önerisinde bulunurlar. Çakallar bunu kabul eder ama bir koşulları vardır:

“Şu sarı öküz bize ters bakıyor, tavır koyuyor. Onu verin, barışı kabul edelim, bir daha size saldırmayalım.”

Öküzler aralarında uzun uzun konuşurlar, sürünün en savaşçı, ilkeli, dirençli üyesi olan Sarı Öküz’ü vermeyi kabul ederler. Sürünün sözü geçen üyesi Yaşlı Öküz bu duruma karşı çıkar, “Vermeyin Sarı Öküz’ü yoksa bu işin sonu gelmez” der ama sözünü dinletemez… Çakallar, savaş bitsin diye feda edilen Sarı Öküz’ü birkaç dakika içinde yiyip bitirir. İki günlük barış sonrasında çakal sürüsü bu kez Alacalı Öküz’ü ister.

“Söz, onu da verirseniz bu son olacak… Alacalı Öküz de bize ters bakıyor…”

Onu da verirler!

Birkaç gün barış içinde geçer ama çakallar yine gelir. Bu kez Kara Öküz’ü sonra genç öküzleri alıp götürürler. Durum kötüye gitmektedir.

Gün gelir, çakallara yem olan öküzlerin sayısı azarlı. Moralleri de çok bozulmuştur. Çakal sürüsüne dayanacak güçleri artık kalmamıştır. Çakallar istedikleri zaman yanlarına geliyor, istediklerini alıp gidiyor…

Bu durumda, köşesinde oturmakta olan Yaşlı Öküz’e sorarlar:

“Biz nerede hata yaptık da böyle perişan olduk? Biz bunlara karşı direniyorduk. Sürümüzü dağıttılar, moralimizi yok ettiler, bizi korkuttular. Nerede yaptık hatayı?..”

Yaşlı Öküz’ün verdiği yanıt acı verici ama gerçektir:

“Siz Sarı Öküz’ü verdiğiniz gün bu savaşı kaybettiniz. İşte o anda direnme gücünüz bitti. Hatayı Sarı Öküz’ü verince yaptınız. En baştan onu vermeyecektiniz. Geçmiş olsun

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Düşünün ki önünüzde bir dolap ve içinde sevginiz\ nefretiniz var..

En üst bölümdeki kutularda ‘en çok sevdiklerinizi’ saklıyorsunuz.
İkinci bölümde “Seviyorum ama fazla da güvenmiyorum” dediklerinizi.
…Üçüncü bölümde “herkes gibi biri benim için” dediklerinizi.
ve En altta da “nefret ediyorum veya kesinlikle güvenmiyorum” diye adlandırdıklarınızı..
Buraya kadar her şey tamam..
Asıl sorgu şimdi başlıyor. Siz hiç en üst bölüme koyduğunuz birisini, bir tek söz yüzünden, en alt bölümdeki kutulara kattınız mı?
Değerinden fazla değer verdiniz mi birine?
Ya nefret ediyorum dediğiniz birini zaman ile sevdiniz mi?
Siz hiç yanıldınız mı? Utandınız mı o bir zamanlar arkasından attığınız kişinin şuanda en yakın dostunuz olduğu için?
Hiç itiraf ettiniz mi “seni hiç sevmezdim” diye?
Ya da hiç kızdınız mı “ne de çok güvenirdim sana” diye. İnsan hiç ‘bir söz’ ile en sevdiğini en nefret ettiği kişilerin arasına katabilirimi?
Doğru mu? Bir zamanlar göklere çıkarttığınızı yerin dibine atmak olur mu? Yakışır mı size?
Hâlbuki bir zamanlar aranızdan su sızmazdı.
Yeri gelir ekmeği bile paylaşırdınız, kaldı ki düşünceleriniz, duygularınız.
Bu kadar çok şeyi paylaştığın birini tanımamazlıktan gelebilir misin? Sizlere bir tavsiye..
Hiç bir zaman ilk gördüğünüz birini ‘sevmedim’ diyerek, dolabınızdaki en alt bölümdeki kutulara atmayın.
Zaman tanıyın ,sabredin.. Gerekirse kutulara kaldırmayın, dolabın önünde bekletin. Zamanı geldiğinde o kişi zaten dolabında bir bölümü kendi seçecektir. Aynı şekilde, ilk gördüğünüz birine ‘sanki 10 yıldır tanıyorum’ diyerek, en üst bölüm’e kaldırıp, yere göğe sığdırmayın. Arkadaşlık, dostluk ve en önemlisi sevgi zaman ister. Senin haberin olmadan o dolabında kendine yer bulacaktır.
Yeter ki siz sabredin ve dolabınızı geniş tutun.. Dolabınızın en üst bölümündeki kutuları ASLA atmayın. Değerli bir hazine gibi saklayın.
En alt kattakileri de her hafta çöpe boşaltın. Göreceksiniz, gün gelecek dolabınız sadece ‘SEVDİKLERİNİZ’ ile dolacaktır. İşte o zaman gerçek mutluluğu bulacaksınızdır…
Bir şey daha. Bu dolap herkeste vardır. O sizin sevginizi barındırdığınız KALBİNİZDİR
Kaynak: Sonsuz Şifa
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

“Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,

 

“Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,
Ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini,
Ne zaman ki yalnızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz,
İşte o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.”

Charles Bukowski

20 YAŞ 35 YAŞ 40 YAŞ VE BUGUNKİ BEN…

 

-Şunları bir araya toplayayım. Bir güzel muhabbet edelim- diye düşündüm.

Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.

Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.

Mumları da yaktım.
Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.

Geldiler.

20 yaşında ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.

Birden 20 yaşımı, 35 yaşımın karşısına oturttum.
40 yaşımın karşısına da, ben geçtim.
yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.

Yatıştırayım dedim.
-Sen karışma moruk- dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.

Evin de içine ettiler.

Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine …

CAN YÜCEL

…ve doğa her zaman ki gibi bizi şaşırtmaya devam ediyor. Dünya’nın en ilginç 11 ağacına gelin birlikte bakalım.

1. BAOBAB AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Dünya’nın en ilginç şekilli ağaçlarından olan BAOBAB, Asya ve Afrika’da bulunur. Ağacın kalın gövdesi adeta bir su deposu vazifesi gördüğünden yaz aylarının yüksek ve kavurucu sıcaklıklarında yaşamını rahatça sürdürür. Yangınlara karşı da dirençli olan bu ağaç, dışarıdan kurumuş gibi görünse de asla kurumuyor.

Yumurta şeklinde ve portakal büyüklüğünde mevyesi bulunur. Bu meyvenin etli olan ekşi kısmına şeker serpiştirilerek yenilebilir. Ayrıca yapraklarından ve de kabuğundan ADASONİA isminde ateş düşürücü madde, odunundan da kağıt elde edilir.

2. CHANDELİER AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
100 metre boyu, 6 metre çapında olan bu ağaç California – ABD’de bulunuyor. Zamanla yolu kaplayan bu ağacın gövdesi kazınarak ortasından yol geçirmişler. Ayrıca ağacın yaşı 2400.

3. EJDER AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Dünya’da sadece 40 tane olan bu ağacın boyu 10m, çapı 1m’dir. Ağacın en belirgin ve turistlerin büyük ilgisine sebep olan özelliği, gövdesinden yaralandığı zaman kan gibi kırmızı bir sıvı salgılamasıdır. İspanya’nın kanarya adasında bu ağaçtan bir tane bulunmakta ve yaşının 1000 olduğu düşünülmektedir.

4. Ta PROHM AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Ta Prohm tapınağının en ürkütücü ağacı olan ve şu an Kamboçya Angkor Arkeolojik parkında bulunan Ta Prohm’un yaşı henüz tespit edilebilmiş değil. Turistlerin en çok uğradıkları yer olmasında yılan şeklindeki ürkütücü görüntüsünün çok etkisi var.

5. SHERMAN AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
General Sherman olarak da bilinen, yaprakları mavimsi yeşil olan bu ağaç türünün 24.32m, boyu 85m, ağırlığı 2030 tondur. 3200 yaşında olduğu düşünülen ve Sequoia Ulusal Parkı’nda (California – ABD) bulunan bu ağaç hâlâ büyümeye devam ediyor. Yapılan araştırmalara göre Dünya’nın en büyük ağacı olarak bilinmektedir.

6. HAYAT AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Bahreyn’de çölün ortasında 400 yıldır yaşamını sürdüren ve her yıl binlerce turist çeken bu ağaç gören herkesi şaşırtıyor.

7. PİRANGİ CEVİZ AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Büyüklüğünden dolayı fotoğraf karelerine sığmayan, Dünya’nın en büyük ceviz ağaçlarından biri olan bu ağaç Brezilya’da bulunuyor. Ağacın kökleri öyle uzun ki 8.500 metrekare alana yayılmakla birlikte, tek başına yılda 8000 meyve veriyor.

8. WOLLEMİ ÇAMI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Sıradan bir çam gibi görünse de 1994 yılında keşfedilen, en eski fosili 200 milyon yıl öncesine dayanan, dinozorlar zamanından kalma bir ağaç türüdür. Doğal ortamda yalnızca 100 tane kalan bu ağaç, dünyanın en geniş koruma kampanyalarının içinde bulunmakta. Bu arada ağaç Avusturya’da bulunmaktadır.

9. OAXACA AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Dünya’nın alt kısmı en geniş ağacı olan bu ağaç, Meksika’nın Oaxaca şehrinde bulunuyor.

10. BANYAN AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Tek başına adeta bir orman gibi duran bu ağacın ortalama 300’e yakın kalın, 3000’e yakın ince gövdesi bulunmaktadır. Hindistan ve Güneydoğu Asya’da yetişmektedir.

11. JABUTİCABA AĞACI

Dünya'nın en ilginç 11 ağacı
Bir diğer adı Brezilya üzümü olarak da bilinen bu meyve ilginç bir şekilde ağacın gövdesinde çıkıyor. Sulu ve serinletici bir etkiye sahip olan bu yaz meyvesi, mor renge dönüştüğünde olgunlaştığı anlaşılmaktadır. Dünya’nın gövdesinden meyve veren tek ağacı olan jabuticabanın anavatanı Brezilya, Paraguay ve Arjantin’dir.

Kaynak: görmen lazım

Atardamarları Arındıran Meyve, Nar

Nar pek çok vitamin barındıran, güçlü antioksidan özellikli, sağlığınız için çok yararlı bir meyvedir.

Meyvenin farklı bölümleri kalp krizi riskini azaltmak, kalbe olan kan akışını arttırmak, ana atardamarlardaki yağ birikimini temizlemek gibi çeşitli hastalıklar için kullanılır.

Yapılan çeşitli çalışmalar, narın en çok özelliğe sahip meyvelerden birisi olduğunu göstermektedir. Yüksek oranda C vitamini, B5 vitamini (pantotenik asit), doğal fenol, potasyum, A vitamini, E vitamini ve folik asit içermektedir. Ek olarak yüksek miktarda, serbest radikallerle savaşıp hücre yaşlanmasını yavaşlatan antioksidanlar içerir.

Narın çekirdekleri, çiçekleri, kabuğunun yanı sıra içerdiği özelliklere daha kolay ulaşmanızı sağlayan suyunu da tüketmeniz önerilir.

nar2

Nar ve Atardamarlar
Nar, kalp krizi nedenli ölümlerin ana sebebi olan, arterioskleroz olarak da bilinen, kalp damarlarında yağ birikimi durumunu önleyebilir hatta tersine bile çevirebilir.

Hipertansiyon, oksidatif stres ve özellikle de kolesterol, arterioskleroza neden olabilir ve nar doğrudan bu üç sorunla mücadele eder.

Nar suyunun, çalışmaya katılan hastalarda arteriosklerozu %25 azalttığı gözlenmiştir.

nar3

Peki ya Başka Ne Özellikleri Var?
Katarakt oluşumunu azaltır
Diyabete iyi gelir
Ateş düşürücü özellikleri vardır
Kemikleri ve kasları güçlendirir
Stresi azaltır
Kötü kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olur
Atardamar basıncını hafifletir
Başta prostat kanseri olmak üzere kanser riskini azaltır
Karın bölgesinde yağ birikimini önler
Kıkırdak doku bozulmasını önlemeye yardımcı olur
Nar meyvesinin ve ağacının kabuğu demlendiğinde, astrenjan özelliği sayesinde ishali önlemeye yardımcı olur (kabızlık şikayeti olan kişiler çok nar suyu içmemelidir)
Bağırsak parazitlerini yok eder
Diş plağını yok eder ve antibakteriyel özellikleri vardır. Hindistanda, meyvenin içindeki acı beyaz kabuğu doğal diş macunu yapımında kullanılır
Bölgesel olarak uygulandığında cildi UV ışınlarından korur.
Peki Narı Nasıl Kullanmalıyız?
Tercihen yemeklerden önce normal şekilde yiyebilirsiniz. Ama pek çok insan tanelerini çıkartmak zor olduğu için nar yemiyorlar. Narı ortadan ikiye kesip arkasından vurarak tanelerini daha rahat çıkartabilirsiniz. Veya tanelere daha rahat erişmek için narı dörde bölebilirsiniz.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yoğurt alırken bu rakamlara dikkat !

Yoğurt satın alırken sadece son kullanım tarihlerine bakıyorsanız, size bir uyarımız var
Yoğurt kapları tehlike mi saçıyor ? Aldığınız yoğurtların plastik kaplarındaki rakamlar size mesaj veriyor.

Yoğurt kabınızın altında 5 rakamı varsa içiniz rahat olsun ama hiçbir rakam yoksa sağlığınız tehlikede !

Marketlerden aldıkları yoğurtların plastik kaplarının altındaki işaretlerde rakam yazmadığının farkına varan tüketiciler sikayetvar.com’a gönderdikleri şikayetlerle bu rakamların önemine dikkat çektiler.

Gelen şikayetler üzerine uzmanlar da “Plastik kapta bulunan yoğurtları almadan önce ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı. Üçgen işareti içindeki rakamlar size sağlığınız hakkında mesaj veriyor. ‘5’ rakamı şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında kullanılır ve zararsızdır” diyerek hem firmaları hem de tüketicileri uyardı.

SADECE SON KULLANMA TARİHİNE BAKIYORSANIZ DİKKAT!

Tüketiciler şikayetlerini “Bir sağlık uzmanının uyarısı üzerine aldığım yoğurtun kabının altındaki işaretleri inceledim. Hepsinin bir anlamı varmış. Kabın altına veya yanına baktınız zaman bir üçgen göreceksiniz. Üç oktan oluşan bir üçgen. Bu geri dönüşüm işaretidir. O üçgenin içinde bir sayı yazar. Benim yoğurt kabımda üçgen içinde rakam yoktu. Eğer ürünün altında hiçbir rakam yoksa aman dikkat almamaya dikkat ederim ama bugün aceleyle aldığım bir yoğurtta bu işaret yoktu. Sağlıklı plastik olması açısından bu işaretin içinde 5 rakamı yazmalıymış. Mesajımı okuduğunuzda, tercihiniz olan markanın kabının altına bir bakmanızı öneririm.” şeklinde dile getirerek uyardılar.

NELERE DİKKAT ETMELİ?

“Plastik türünün sağlığa zararlı olup olmadığını anlamak için numarasına bakın” diyen Şikayetvar Yöneticisi Dr. Ömer Deveci, nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında şu uyarılarda bulundu:

“Tüketicilerin ve uzmanların plastik ürünlerin gıdada kullanımı hakkında verdikleri bilgiler gerçekten çok çarpıcı. Plastikler türlerine göre 1’den başlayarak 7’ye kadar numaralandırılıyor. Özellikle Herhangi bir plastik ürün ile sunulan gıdayı alırken ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı. Bağımsız ya da etrafında oklar olan bir üçgen içinde bu numarayı göreceksiniz. Eğer numara varsa kolay ama yoksa aman dikkat. Yoğurt kaplarında üçgen içinde 5 rakamı vardır. 5 rakamı poliproplendir ve zararsızdır. 5 rakamı şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında vardır. Zararsızdır. 3, 6 ve 7 no’lu plastiklerden uzak durulmalı. Bunlar zararlıdır. Yoğurt alırken kullandığı plastiğe göre tercihinizi yapın.”

Nasıl anlıyoruz?

Kabın altına veya yanına baktınız zaman bir üçgen göreceksiniz. Üç oktan oluşan
bir üçgen. Bu geri dönüşüm işaretidir. O üçgenin içinde bir sayı yazar. Benim yoğurt kabımda üçgen içinde 5 rakamı vardı. 5 numara “polipropilen”dir, altında da zaten “PP” yazar.

DİKKAT! 3, 6 ve 7 yazanları almayın, “5” yazmalı…

Plastikte kanser tehlikesi… Hangi plastikler zararlı?
Plastikler türlerine göre sınıflandırılıyor. Bu türler 1’den 7’ye kadar numaralandırılıyor.
Özellikle 3, 6 ve 7 no’lu plastiklerden uzak durmak şart! O halde hangi plastik türünün zararlı olduğunu anlamak için öncelikle numarasına bakmak gerekiyor. Herhangi bir plastik ürün alırken ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı. Ya bağımsız, ya da etrafında oklar olan bir üçgen içinde bu numarayı görebilirsiniz. Eğer ürünün altında hiçbir rakam yoksa aman dikkat! Türkiye’de özellikle semt pazarlarında satılan ürünlerde yok! Numara varsa işiniz daha kolay.
Peki hangi numara, hangi üründe kullanılıyor? Hangileri zararlı, hangileri değil? İşte evde kullanılan plastikleri ayırmanız için üçgen içindeki numaralar hakkında bilmeniz gerekenler:

1. PET veya PETE Polietilen: Genelde su, iki litrelik alkolsüz içecekler ve yağların konduğu pet şişelerde kullanılır. Cam gibi şeffaftır. Zararsızdır.

2. HDPE Yüksek yoğunluklu polietilen: Deterjan ambalajları ve pet süt şişesinde bulunur. Zararsızdır.

3. PVC Polivinil klorid: Streç folyo, dış mekanda kullanılan eşyalar, plastik pipo, zemin malzemesi, duş perdeleri, şeffaf ve kabartmalı plastik ambalajlarda kullanılır. Zararlıdır!

4. LDPE Az yoğunluklu polietilen: Kuru temizleme ve çöp torbaları, yemek saklama kaplarında bulunur. Zararsızdır.

5. PP Poliproplen: Şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında vardır. Zararsızdır.

6. PS Polistiren: Yemiş paketleri, plastik bardak-tabak, markette etin satıldığı köpük tabak, hazır paket fast food ürünlerdedir. Zararlıdır.

7. DİĞER: Bunlar birden altıya kadar kullanılan plastiklerin dışında kalanlardır. Yemek saklama kapları ve bazı pet şişelerde bulunur. Zararlıdır.

3, 6 ve 7 numaralı plastik kaplar içinde ambalajlanmış gıdalardan uzak duralım!.

KAYNAK: HARUN KOLÇAK

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yedi Sayısının Gizemi…

yedi

Dünyanın var oluşundan günümüze kadar gelen zaman içinde ve kutsal dinlerin ortak sembolleri arasında 7 rakamının ayrı bir yeri ve önemi vardır.

Bir inanışa göre, dünyanın görünen ve görünmeyen âlemler arasında ve kozmozdaki rakamı 7 dir.

7 (Yedi), tamamlanmışlığın, bütünlüğün, birliğin, göksel uyumun, mükemmel düzenin sembolü olarak bilinir.

7 rakamı, vahiy yoluyla alınan kutsal ayetlerde de sık sık yer alır; hem uhrevî hem de dünyevî alanı kapsayan bir sayıdır.

Ruh, Madde ve İnsan ile (3 unsur), Hava, Su, Toprak ve Ateş (4 element)

birleşiminin sayısı 7 ’dir ve bunlar Dünya Gelişim Sayısının temelini oluştururlar.

Doğa’da, Güncel ve Sosyal Hayat’ta, İnsanın Varlığında ve Dinî Hayat’ta tesadüf ettiğimiz 7 lere bir göz atalım:

DOĞA’DA 7  SAYISININ GEÇTİĞİ YERLER:

Gökkuşağı 7 renktir.

Büyük Ayı 7 yıldızlıdır.

Dünyada 7 kıta vardır.

Gökyüzü 7 kattır.

En çok tanınan ve bilinen gül çeşidi “ 7 Veren Gülü”dür.

Türkiye’nin  7 coğrafi bölgesi vardır.

Rio, Roma ve İstanbul 7 tepe üzerine kurulmuştur.

Kızılderililerde 7 mevsim vardır.

Avustralya’da Aborijin ve Kulinler’de de 7 mevsim vardır.

GÜNCEL  VE SOSYAL HAYAT’TA 7  SAYISININ GEÇTİĞİ YERLER

Bir Haftada 7 gün vardır.

Dünyanın  harikası nedense 8 değil  7 dir.

Müzikte  7 nota vardır.

7 temel renk vardır.

James Bond 007 dir.

Bizim Hürmüz  bile  7 kocalıdır.

Pamuk Prenses’in 7 cücesi vardır.

ATATÜRK 7 harftir.

Yedi   Âlimler Hikayesi: “Yedi Âlimler Hikâyesi”, kaynağını Sindbadname’den alan Türkçe masallar derlemesidir. Bir cariyenin iftirasına uğrayan  Doğulu bir hükümdarın oğlunun kurtulması için, ülkedeki 7 bilge (âlim) vezirden her birinin 7 gün boyunca kadınların kurnazlıkları üzerine anlattıkları öykülerden oluşur. Derlemenin adı da bu 7 âlimden gelir.

Yedi  Askı: Arapça’da Muallakatü’s- Seba…Arap edebiyatında, İslâm öncesinde yazılmış 7 kasideden oluşan derlemedir. Her biri yazarların en iyi yapıtı sayılan bu kasidelerin, Kâbe duvarlarına asıldıkları için bu adla anıldığı sanılır.

Yedi  Hafta Savaşı: Avusturya- Prusya Savaşı olarak da bilinir. 1866’da, Avusturya, Bavyera, Saksonya, Hannover ve bazı küçük Alman devletleriyle Prusya arasında 1866 yılında yapılan ve 7 hafta süren savaştır. Prusya’nın zaferiyle sonuçlanmış, Avusturya’nın Almanya’dan çekilmesine yol açmıştır.

Yedi  Yıl Savaşı: Fransız devriminden önce Avrupa’nın bütün büyük devletlerinin katıldığı son büyük savaştır. (1756-63) Savaşın bir cephesinde Fransa, Avusturya, Saksonya, İsveç ve Rusya, öbüründe Prusya, Hannover ve İngiltere yer almıştı.

Yedi  Meşaleciler: Yedi Meşale adlı edebiyat akımının kurucuları…

Yedigün: İstanbul’da yayımlanan haftalık magazin dergisi (15 Mart 1933- 17 Ağustos 1950)

Yedi  Gün: Ankara’da yayımlanan haftalık haber ve aktüalite dergisi (1972- 78)

Yedinci Sanat: İstanbul’da 24 sayı yayımlanan aylık sinema dergisi…

Yeditepe: İstanbul’da 1 Nisan 1950- Haziran 1984 arasında, önce 15 günlük, daha sonra da aylık olarak yayımlanan edebiyat ve sanat dergisi.

Yedikır Barajı: Amasya’nın Suluova ilçesinde, Tersekan Çayı üzerinde kurulu toprak dolgu barajı…

7 İLE İLGİLİ DEYİŞLER: (Yedi Belâ, Yedi Canlı, Yedi İklim dört bucak, Yedi kat el, Yedi mahalle duydu, Yediden Yetmişe, Yedi Düvel, Yedi Göbek, Yedi Delikli Tokmak)

İNSANIN VARLIĞINDA 7  SAYININ GEÇTİĞİ YERLER

İnsanın soyu 7 göbek öteye gider.

İnsanın 7 çakrası vardır.

İnsanın yüzünde 7 delik vardır. (Ağız, 2 kulak, 2 göz, 2 burun deliği)

Çocuklar okula 7 yaşında başlar.

7 aylık bebeklerin yaşama şansı, 8 aylık bebeklerden daha fazladır.

DİNİ HAYATTA 7  SAYISININ GEÇTİĞİ YERLER

Yedi Ruh : Eski Mısır’da Güneş Tanrısı’nın  7 ruhlu olduğuna inanılıyordu.

Yedi Bilge: Sümerlerde Ea, “Su Tanrısı” dır. Enkı adıyla da bilinir. İnanışa göre Su Tanrısı Ea’nın 7 Bilge Öğrencisi vardı. Bunlar yeryüzüne çıkıp insanlara bilgelik ve bilim öğretirlerdi.

Yedi Musalar: Müziği yaratan 7 müzik perisi (Anadolu- Helen mitolojisinde yer alan Musa denilen bu periler türkü çığırır, çalgı çalarlardı.)

Yedi Kurban: M.Ö.278 yıllarında Balkanlar üzerinden Anadolu’ya geçerek Ankara yöresine yerleşen Galatlar’ın kurban törenlerinde 7 hayvanı kurban olarak kesmeleri. (Anadolu’da bir işin, bir dileğin yerine gelmesi için 7 koç kurban etme geleneğini de buna bağlayan halkbilimciler var.) (Örneğin bir yakınım, uzun zamandır bir çocuklarının olmasını arzu ediyordu. Bunun için 7 koç kurban edildi. Çocuk, 7 nci ayın 7 nde doğdu ve yedi sene bir koç kurban edildi.)

Yedi Kamış : Sirinks uzunluklarına göre yanyana dizilmiş 7 kamıştan oluşan bir tür panflüttür. Frigya mitolojisine göre, Pan’ın (kırların ve çobanların tanrısı) icat ettiği ve elinden düşürmediği müzik aletidir, bir efsaneye konu olmuştur. Efsaneye göre kırların, çobanların ve sürülerin tanrısı ve koruyucusu olan Pan, Sirinks (Frigce ) isimli güzel bir periye aşık olur. Pan’ dan kaçmak için Sirinks kendisini su kamışı bitkisine çevirir. Bu güzel perinin onuruna, ve ona olan aşkı için Pan bu kamışlardan biraz keser ve bugün “Sirinks” veya “Pan flütü” olarak adlandırdığımız müzik aletini yapar.

Yedi Engel: Şaman inancına göre Tanrı Ülgen’in katına ulaşmak için geçilmesi gereken 7 engel  vardır. Bu engelleri aşmak, insanın inanç bakımından değişik aşamalardan geçmesine, olgunlaşmasına bağlıdır.

Yedi Kişi: (Şaman inancına göre) Tanrı Ülgen’in  yeryüzünde, önce,  kemikleri kamıştan, etleri topraktan 7 kişi yarattığına inanılır..

Yedi Oğul: Ülgen’in 7 oğlu vardır: Karşıt, Bura- Kan, Yaşıl- Kan, Burça- Kan, Karakuş, Baktı- Kan, Er- Kanım.

Yedi Kulaç: Asya’da yaşayan Beltir adlı Türk topluluklarının düzenlediği bir din töreninde 7 kulaç uzunluğunda bir ip kullanılır, buna onların dilinde “ çilipağ “ denir.

Yedi Gün:   Yenisey’de yaşayan şamanist Türk boylarından Beltir’ler, ölüyü Müslümanlar gibi yıkarlardı. Ölü toprağa verildikten sonra, ölünün dul kalan karısının saç örgüleri çözülüp dağıtılır ve yarısından aşağısı kesilirdi. Dul kadın, ancak ölünün toprağa verilişinden  7 gün sonra saçlarını örebilirdi.. Ölünün karısı ve çocukları, ölünün toprağa verişinden sonra 7 gün içinde, ölünün ciğerleri rahatsız olmaması için, ciğer yemezlerdi. Ölü toprağa verildikten 7 gün sonra, köy yahut oba halkı toplanıp mezarlığa giderler ve mezarın başında ateş yakarlardı.

Çin’in Gan-su eyaletinde Nan- şan dağlarının kuzey kollarında yaşayan Sarı Uygurlar, uzun zamandır Budist sayıldıkları halde defin törenlerinde bir çok Şamanlık unsurlarını muhafaza etmişlerdir. Bunlar ölülerini üç veya 7 gün evlerinde saklarlar. Bu müddet içinde lamaları çağırıp dualar okuturlar.

Yedi Kez Tekrar: Çin kaynakları, VI. yüzyılda Göktürkler’in defin törenini şöyle anlatmaktadır: ” Ölü bulunan çadırın etrafında at üzerinde 7 defa dolaşırlar. Kapının önünde bıçakla yüzlerini kesip ağlarlar. Yüzlerinden kan ve yaş karışık olarak akar. Bu töreni 7 defa tekrar ederler.

Yedi Gün Yedi Gece: Gılgamış Destanı’ nda Tanrı Enkidu’ yu alt etmek için 7 gün 7 gece oyalandırılması… Aynı şekilde Budha dininde “Çıtamani” denen mutluluk incisini bulmak ve insanları mutluluğa kavuşturmak için Budha’nın gizli bir ülkede 7 gün, 7 gece yol gitmesi…

Yedi Melek,Yedi Gün: Yezidilerin inancına göre 7 imam (peygamber) ve bunların yaratıldığı 7 gün Melek Taus (Pazar), Derdail (Pazartesi), İsrafail (Salı), Mikail (Çarşamba), Cevrail (Perşembe), Şamnail (Cuma),Turail(Cumartesi)…

Yedi Şans Tanrısı : (Şişi- fuku- cin) Japon mitolojisinde iyi talih ve mutlulukla ilişkilendirilen 7 tanrı vardır. Her biri farklı kökenlerden geldiği halde 16 ncı yüzyıldan sonra aynı kümede toplanan bu tanrılar Bişamon, Daikoku, Ebisu, Fukurokucu, Curocin ve Hotei ile tek tanrıça olan Benten’dir. Halk şarkılarına da konu olan Şişi- fuku, cin resim ve oyunlarda tek tek ya da topluca komik öğelerle betimlenir.

Tevrat’a göre Firavun, rüyasında 7 cılız ineğin, 7 semiz ineği yediğini görmüştü.

Tevrat ve İncil’de, 7 sayısı yaygın olarak  kullanılmıştır. 7 rahip, 7 trompet, 7 kilise, 7 mühür, 7 kâse, 7 yıldız, 7 boynuz, 7 başlı canavar, 7 ruh, 7 kollu şamdan  çok bilinen örneklerdir.

İnanışa göre, Hz. Süleyman’ın tapınağına 7 basamakla çıkılıyordu.

Tufanın hazırlıkları 7  gün sürmüştü.

Nuh’ un, gemiden uçurduğu güvercin 7 gün boyunca uçmuş ancak sekizinci gün gemiye dönebilmişti.

Yedi Tur: Eskiden Yahudiler, Kamış Bayramı’nda tapınaklarında toplanır ve kutsal mihrabın etrafında 7 kez dönerlerdi.

Museviler’ de Hamursuz Bayramı’ndan 7 hafta sonra yapılan Gül Bayramı’ nda günah adağı olarak 7 kuzuyu kurban etme geleneği vardır.

Yedi Çoban: Musa peygamberin, Firavun’dan kaçarak, gittiği Medyan çölünde yardım ettiği söylenen 7 çoban kız.

Yedi Oğul :Tevrat’a göre Yafes’in 7 oğlu vardır.Bunlardan her biri bir ulusun atası sayılır.

Hıristiyanlıkta  manastır hareketinin başlangıcından bu yana 7 büyük günahtan söz edilir. Bu günahlar şöyle sıralanır: 1)Kibir, 2) Açgözlülük, 3) Şehvet, yani aşırı ve yasaklanmış cinsel istek, 4) Kıskançlık, 5) Oburluk ve genellikle ayyaşlık, 6) Öfke ve 7) Tembellik.

Katoliklerde  7 sakrament esastır

Yedi Uyurlar: “Eshab-ı Kehf” olarak bilinir. Ölümden sonra dirilişe ilişkin ünlü efsanenin kahramanlarıdır. Ortaçağ boyunca Hıristiyan ve İslâm dünyasında çok tutulan efsaneye göre, Roma İmparatoru Decius döneminde Hıristiyanlara yapılan baskılar sırasında (İS. 250) 7 Hıristiyan asker doğdukları kent olan Ephesos (Efes) yakınında bir mağarada gizlenirler. Daha sonra mağaranın kapısı kapanır. Böylece İmparator Decius’un çıkardığı ferman uyarınca pagan kurban törenlerine katılmaktan kurtulan 7 Hıristiyan, mucizevi bir uykuya dalarlar. Doğu Roma İmparatoru II. Thedosius döneminde (İS. 408- 450) mağaranın ağzı açılınca uyanırlar. 7 asker, yaşadıkları deneyimin derin anlamını açıkladıktan sonra ölürler. Bunun üzerine onlar adına kutsal bir mezar yapılır.

Batı’da yaygın olan anlatıda Eshab-ı Kehf, Maksimianos, Malkhos, Markianos, Ioannes, Denis, Serapion ve Konstantinos’ tur.

Doğu’ daki anlatılarda ise bu adlar Mekselina, Yemliha, Mernuş, Saznuş, Debernuş, Meslina ve Kefeştatayyuş olarak geçer.

Afşin ve Tarsus’ta Eshab-ı Kehf, Efes’ te ise “Yedi Uyurlar” adıyla anılan ve ziyaret edilen mağaralar vardır.

Yedinci Gün Adventisleri: 19. yüzyılda ABD’de ortaya çıkan bin yıl inancına bağlı Protestan akımı Adventizmin günümüzdeki en büyük koludur.

Kur’an’ın ilk suresi Fatiha 7 ayettir.

Kainat 7 günde yaratılmıştır.

Kabe’nin etrafı 7 kere tavaf edilir.

Mevlevilik’te 7 bilgelik rakamıdır.

Mevlevilerde 7 selâm vardır.

İslâm dininde 7 mertebe vardır.

Müslümanlar Hac sırasında Safa ile Merve arasında 7 kez gidip- gelirler.

Müslümanlar Hac sırasında şeytan taşlamada 7 taş atarlar.  Mina’da, bayram günleri üç gün şeytan taşlanır. Bayramın birinci günü Mina’da, Cemre- i Akabe [Büyük Şeytan] denilen yerde iki buçuk metreden veya daha uzaktan Cemre [Büyük Şeytan] yerini gösteren duvarın dibine nohut kadar yedi taş atılır. Bayramın ikinci günü, öğle namazından sonra üç ayrı yerde, yedişer taş atılır. Mescid-i Hıf’e yakın olandan başlanır. Önce küçük şeytan, sonra orta şeytan ve büyük şeytana yedi taş atılır, toplam 21 taş eder.  Bayramın üçüncü günü de böyle yedişer taş atılır ki, hepsi 49 taş olur. [Aynen ikinci günkü gibi.] Üçüncü günü güneş batmadan önce, Mina’dan ayrılınır. Dördüncü gün de Mina’da kalıp, sabahtan güneşin batışına kadar dilediği zaman 21 taş daha atmak müstehabdır. [Küçük, orta ve büyük şeytana yedişer taş atılır.]

Kuran’da 7 Gök tabiri, 7 kez geçer. (Bakara Suresi 29), ( 17. İsra Suresi 44), ( 23. Muminun Suresi 86), (41. Fussilet Suresi 12),( 65. Talak Suresi 12), (67. Mülk Suresi 3), (71.Nuh Suresi 15). ayetlerde gerçekleşmektedir.

.

kaynak: Ahmet Akyol

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zevk He Mi?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Tanrı, ruhumuza fısıldar ve kalbimize konuşur.

Zengin bir adam mercedes arabası ile şehirdeki dar bir yoldan geçiyordu. Birden, yoluna aniden fırlayarak elindeki taşı arabasına atan bir çocuk gördü.
Kapısına çarpan taşın sesi ile ani fren yapınca, arabası kaldırım taşına çarparak durabildi.

Adam öfke ile arabadan fırlayıp, taş atan çocuğu kolundan tutarak sarsmaya ve “Sen ne yapıyorsun serseri, bak arabamı ne hale getirdin” diyerek bağırmaya başladı.
Üzgün ve suçlu tavır içindeki çocuk “Amca lütfen kızma, sizden önce geçen arabalara durmaları için işaret ettim, arabaların hiç biri durmayınca, sizin arabaya taş attım” dedi.
Ve, gözyaşları içinde, kenarda devrilmiş duran bir tekerlekli özürlü arabasını ve o arabadan düşerek yerde yatan birisini göstererek “Ağabeyim yürüyemiyor, onu tekerlekli arabası ile gezdirirken, kayıp devrildi. Ağabeyim yere düştü, kaldırmaya gücüm yetmedi, gelen geçen kimse de yok, siz onu yerden kaldırıp tekerlekli arabasına tekrar oturtmama yardım edermisiniz” dedi..
Zengin adam, ne diyeceğini bilemeden, boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalışarak, yerde yatan çocuğun yanına gitti, onu kaldırıp tekerlekli arabasına oturttu ve cebinden temiz bir mendil çıkararak bacağındaki kanları sildi.
Küçük çocuk abisini tekerlekli arabasıyla alıp giderken, hiçbir şey söyleyemeden arkalarından bakakaldı.
Arabasına döndüğünde, çocuğun attığı taşın, arabasının kapısında bıraktığı oyuk şeklindeki DERİN İZİ gördü.
Ve zengin adam, bu derin taş izini hiçbir zaman tamir ettirmedi.
Arabadaki bu taş izini şu mesajı hiç unutmamak için sakladı:
Hiçbir zaman, yaşamın içinden, birilerinin seni durdurmak ve dikkatini çekmek için TAŞ ATMAYA mecbur kalacağı kadar HIZLI geçme.
Tanrı, ruhumuza fısıldar ve kalbimize konuşur.
O sesi dinlemek için vaktimiz olmadığında ise, bize TAŞ FIRLATMAK zorunda kalır.
İster fısıltıyı dinle, ister taşı bekle…
Seçim senin…
Yaşamın içinden son hızla geçerken, bir an durup, kendi hayatımızda da bize bazı şeyleri hatırlatmak için atılan TAŞLAR olup olmadığını bir düşünelim…
* ALINTI

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İsmin baş harfine göre karakteri ve aşk alfabesi.

A : Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder.
B : Ön sezileri kuvvetli kişiliği temsil eder. En olumsuz olaylarda dahi umutlarını yitirmeyen kişiliktir, aynı zamanda.
C : Güzel sanatlara yatkınlığı temsil eden duygusal kişiliği ifade eder.
Ç : Zevk ve sefa düşkünü kişiliği ifade eder. …
D : Üstün gücü temsil eder, hırslı ve zorluklara direnen kişiliği ifade eder.
E : ruhsal karışıklığı temsil eder, yani üzüntü ve sevinci birarada yaşayan ve ruhsal gel-gitleri olan kişiliği ifade eder.
F : Sakinliği temsil eder, uysal ve güvenilir kişiliğin işaretçisidir.
G : İnatçı kişilik, gerginlik ve üstün güçlere sahip olma arzusunu ifade eder.
H : Sakin ve durağan bir kişiliği ifade eder.
I,İ : Hassas, duygusal ve kırılgan bir kişiliği temsil eder.
J : Kaprisli ve kıskanç kişilik belirtisidir.
K : Başarılı, ünvan sahibi ve daima yükselen bir kişiliği ifade eder.
L : Sanatsal yönleri olan kabiliyetli kişilik ifadesidir.
M : Ticarete yatkınlık ve yüksek zeka seviyeli kişiliği ifade eder.
N : Üstün güçlere sahip, sağduyulu kişiliği ifade eder.
O,Ö : Gizemli kişilik sahibidir. Gizliliği sever ve duygularını açığa vurmaktan kaçınan tiplerdir.
P : Kendinden emin kişilik, girdikleri ortamda kendine güvenli tavırlarıyla dikkat çekerler.
R : Tereddütlü kişilik demektir, karar vermede zorlanmalar yaşarlar.
S,Ş : Hayalperestliği sembolize eder. Aşırı hayal kuran kişilik.
T : Oldukça ketum tavırlı ve duygularını karşısındakine açmayı zor başarabilen kişiliği temsil eder.
U,Ü : Durgun görünümlü, çok ağır hareket eden, işlerini ağırdan alan bir profil çizen kişilik.
V : Kendi içine dönük, umursamaz bir kişiliği ifade eder, bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesiyle hareket eden kişilik örneği.
Y : Geçmişteki izleri, üzüntü ve diğer olayları sürekli yaşarlar, geçmişlerini asla unutmazlar ve güçlü bir kişilik yapısı gösterirler.
Z : Bilimsel açıdan başarılı, okumayı seven, akademik anlamda başarılı kişilik ifadesidir.
AŞK ALFABESİ
A Bakışların gülüşlerin iyi hoşta, bu süre uzayınca geriliyosun. Dobra bir kızsın ve erkeklerden de açıklık bekliyorsun. Ayrıca fiziksel güzelliğe çok önem veriyorsun.
B Çok duygusalsın. Mum ışında yemekler, süpriz hediyeler sana göre ilişkinin olmazsa olmazları. ” Seni seviyorum ” cümlesini sevgilinden sık sık duymak sana inanılmaz keyif veriyor.
C Bıraz bencilsin. Sana ayak uydurulmasını bekliyorsun.Sosyal olduğun için gezmeyi seven bir erkeğe ihtiyacın var.Güzelliğinle ilgili övgü dolu sözler seni mutlu ediyor.
Ç Çok çekingensin. İlk hareketi hep karşıdan bekliyorsun. Buda aşk hayatında monotonluklara ve beklentilere sebep oluyor. Bıraz daha girişken olursan sonuç senin için daha iyi olacak.
D İstediğini elde etmeye alışmışsın. Kafayı birine takınca onu mutlaka tavlıyorsun! Kıskançlığın dozunu kaçırıyor ve gereksiz gereksiz gerginliklere neden oluyorsun.
E Çıkmaya başladığın andan itibaren sevgilini sahipleniyorsun. Karşındakinden sürekli ilgi bekliyorsun. Vaktini sürekli onunla geçirdiğin için arkadaşların sana bozuluyor.
F ” Seni seviyorum ” cümlesini çok sık kullanmasan da karşındaki bunu hissetmesini iyi beceriyorsun. Dışarıdan bakınca hiç göstermiyorsun, ama aslında çok duygusalsın.
G Aşık olduğunda gözün hiç bir şey görmüyor. Sevdiğin için kim ne derse desin, haklı bile olsalar, umrunda olmuyor. Eleştirileri dikkate almaman, kimi zaman üzülmene neden olabilir.
H Aşka aşık olanlardansın. Hatta bu hayatındaki en önemli odak noktan. Her zaman beğendiğin biri mutlaka oluyor. Allah’tan aşk acılarını çabuk unuyorsunda acı çekmiyor, hemen yeni bir aşka yelken açıyorsun.
I Çok hassas ve kırılgansın. Erkeklere hiç güvenemiyorsun. Erkek arkadaşın yanlış anlaşılmamak için sürekli çaba içinde. Hatta bazen sana ne söyleyeceğini, nasıl davranacağını şaşırıyor.
İ Sevmekten çok sevilmeyi istiyorsun. Seni seven ve koruyan birisinin varlığı, kendini güvende hissetmeni sağlıyor.Böyle birini kaybetmemek için elinden ne gelirse yapmaya hazırsın.
J Karşı cinsi kolaylıkla etki altına alan bir enerjin var. Çevrende senden hoşlanan çok sayıda kişi var, ama sen gerçek aşkı arıyor ve bu konuda ince eliyor sık dokuyorsun. Doğru kişiyi bulduğunda ise ideal bir sevgili oluyorsun.
K Utangaç görünüyorsun, ama sevgiline karşı son derece açık oluyorsun. Erkek arkadaşınla herşeyini paylaşıyorsun. Onun mutluluğu senin mutluluğundan önde geliyor.
L Beğendiğin kişiyi elde etmek için çok uğraşıyor, ama çıkmaya başlayınca her şeyi karşıdan bekliyorsun. Adeta başta sarf ettiğin çabanın acısını çıkartıyorsun. Entellektüel ve zeki erkeklerden hoşlanıyorsun.
M Sevdiğin çocuğa karşı anaç ruhlusun. Bu yüzden birlikte olduğun kişi bazen kendini çocuğunmuş gibi hissediyor ve bu durumdan çok bunalıyor. Buda ilişkinizin monotonlaşmasına neden oluyor.
N Aşk, hayatının odak noktası. Yaşamındaki her şeyi sevgiline ve ilişkine endeksliyorsun. Ona bu kadar çok bağlandığını belli etmezseniçinde bulunduğun ilişkiyi dahada sağlıklı yaşayabilirsin.
O Çapkınsın. Söylenen güzel sözlerden çok etkileniyorsun. Hayatında birisi varken bile başkasına aşık olabiliyorsun. Çoğunluklada hüsrana uğruyor, elindekinide kaybediyorsun.
Ö Fedakar bir aşıksın. Kendini değil, hep onu düşünüyorsun. Hatta öyle ki; “bitti” kelimesini bir türlü söylemeyemiyorsun. İlişkiniz bitse bile kurtarmaya çırpınıyorsun.
P Ciddi ilişkilerden yanasın. Çıkmaya başlamadan önce karşındakini iyice tanımak ve tartmak istiyorsun. Aceleci erkekler seni kendilerinden uzaklaştırıyorlar!
R Aşk, senin uzmanlık alanın! Çok sık sık aşık oluyorsun. Arkadaşlarında sana “şıksevdi” lakabını boşa takmamışlar! Hatatına heran yeni bir aşk girebilir, buna çok açıksın!
S Filmlerdeki gibi bir aşk bekliyorsun. Rastlantılar, işaretler senin için çok önemli. Tanıdığın birine aşık olma ihtimalin çok düşük, çünkü sen ilk görüşte aşık olanlardansın.
Ş Her konuda olduğu gibi aşkta da şanssız olduğunu düşünüyorsun.Ya sevdiğin seni sevmiyor ya da seni seveni sevmiyorsun. Laf olsun diye kimseyle çıkmak istemiyorsun.
T Tam bir romantiksin. Arkadaşlarının da bir numaralı akıl hocasısın. Aşk konusunda bir kitap yazabilirsin! Ama söylediklerini uygulamada sıkıntı yaşıyor, acı çekiyorsun.
U Her konuda olduğu gibi aşkta da mantığın peşini bırakmıyorsun, kalbinin sesine hiç kulak vermiyorsun. Duygularını bastırıyor, hissettiklerini kendine bile itiraf etmiyorsun.
Ü Kinci değilsin, ama sana yapılan kötülüğüde kolay kolay unutmuyorsun. Bitmiş bir ilişkide asla tekrar başlamazsın. İçinde fırtınalar kopsa bile asla geri dönüp bakmazsın.
V Genelde platonik aşklar peşinde koşuyor ve bol bol üzülüyorsun. Çünkü duygularını ve hissettiklerini karşı tarafa hiç belli etmiyorsun. Hatta bunun için özel bir çaba sarfediyosun, sanki aşk acısı çekmekten özel bir keyif alıyorsun.
Y Özgürlüğüne çok düşkünsün, birine bağlanmak hiç sana göre değil. İlişkilerin genelde kısa süreli. Erkek arkadaşının sana karışmasına aşırı derecede rahatsız oluyorsun.
Z Hayalperestsin.Karşı taraftan beklediğin o kadar şey var ki! Aradığın özelliklerin hepsini bir kişide bulman imkansızlaşınca hayal kırıklığına uğruyor ve bıraz kırıcı olabiliyorsun