Kömeç, gömeç vb adlar alan bu ekmeklerden tattınız mı hiç?

Eski Türkler ekmeklerini şimdiki gibi yalnızca fırında pişirmezlerdi. Türk ekmeklerinin türlü pişirme metodları vardı. Bunlardan en eskisi belki de “Küle gömülerek pişirilen ekmekler”di.

Kömeç, gömeç vb adlar alan bu ekmeklerden tattınız mı hiç?

Hanım Su Çok Güzel, Gitsene !!!

Burcuna Göre Sevgiliniz Face’e mi, Messenger’a mı, İnstagrama’mı Yoksa Nerelere Nerelere Takılır?

 Aslan </p> <p>Tü tü tü maaşallah... Sanal alemin, reel alemin en favori burcudur. Tü tü tü kırk bin kere maşallah...Aslan burcunu Google'da kendini ararken, messenger iletisinde kendini överken, messenger'ına kendi kendini ekleyip kendini izlerken bulabilmeniz çok doğal. 24 saat messenger'i açık gezen her an biri kendini övecek diye bekleyen manyak bir burçtur.<br />

Koç

Sevimli Koç burçları genelde messenger’da takılır. Koç burcu erkeği messenger’dan bir eş bulacağı hayaliyle yanıp tutuşa dursun, tüm arkadaşlık sitelerinde koç burçlarını görmek mümkündür.

Dostlukları kuvvetli olsa da sanal dünyada mutlu yuvanın özlemi içerisinde yanıp tutuşur. Koç burcu kadınının messenger iletisinde “Meşgulüm börek yapıyorum” yazısını sıkça gördüğümüz gibi Koç burcu erkeğinin de ‘ne dinliyorum’ özelliğinde “Kutsi – Benimle evlenir misin?” şarkısı sıkça duyulur.

Boğa

Boğa burcu msn’den pek tat almaz. Bunun yerine internette nefes almaksızın para kazanmanın yollarını arar. Kimi duyumlara göre Venüs’ün çekimi ile porno sitesi kurma ihtimalleri yüksek olan rivayetlere kurban gitmiş sabıkalı bir burçtur.

İkizler

İkizler burcu ise Zodyak’ın en kıl burcudur. Varsa yoksa forumlarda rep peşinde koşan, sevilen sevimli bir burçtur. Değişkendir, sohbet odalarında bir gün psikolog sonraki gün astrolog, abartıp ürolog bile olabilir.

Yengeç

Eee artık yorulduk bu burcun duygusal krizlerinden. Msn aleminin en sulu göz Zodyağı’nın en karamsar burcudur.
Gothic resimlerle avatarını süslerken space’sinde, blog’unda hayata hep bir isyan hep bir dert yanma havası içine düşmüştür. Beklentileri sabittir. Bir gün bu sanal illetten kurtulacağına inanır.

Akrep

Aman aman evlerden uzak. Bunların işi gücü site çökerteyim, msn kırayım, şifre çalayım. Hayırlı bir şey yapıp, msn’den zevce bulup nikah kıyayım demezler. Hacker’dırlar, onu bunu, önüne gelen ne varsa kırarlar. Sevilmezler, kimliklerini gizlerler. İllet bir burçtur.

Yay

Yay burcu kıskançlığı ile tanınan, gevşekliği ile terkedilen bir burçtur. Sohbet odalarından çıkmazlar.

Yay burcu erkeğinin “su_perisi, izmirli_güzel_kız20, prenses_18″ gibi nicklere aşırı zaafları olduğu gibi sanal alemin de don juanı olarak bilinirler. 

Aslan Tü tü tü maaşallah… Sanal alemin, reel alemin en favori burcudur. Tü tü tü kırk bin kere maşallah…Aslan burcunu Google’da kendini ararken, messenger iletisinde kendini överken, messenger’ına kendi kendini ekleyip kendini izlerken bulabilmeniz çok doğal. 24 saat messenger’i açık gezen her an biri kendini övecek diye bekleyen manyak bir burçtur.

Başak Titiz Başak, virüs programıyla her gün, her saniye bilgisayarının içini dışını temizler. Abartır, kasayı açar elektrikli süpürgeyle içini temizler.

İletisini temizler, listesini temizler, elinde vileda sopasıyla chatleşir. İletilerinde genellikle, sıkça hatta hemen hemen her zaman “Temizlik yapıııoooorummm gelljemmmm” şeklinde tuhaf şeyler yazar

Terazi En gıcık burçtur kendileri. Çünkü photoshop’u kapanmaz. Varsa yoksa resim çizeyim, onun bunun resmini düzelteyim… Bir kez dedik ya Teraziler el hünerleriyle meşhurdur diye, illa cıvığını çıkartırlar.

Forumlarda entellektüel sohbetlere dalıp hayatın gerçekliğinin sanal oluşundan bahsedip enteresan bir felsefeye dalarlar. Bunları genelde şiir sitelerinde, resim sitelerinde yorum yaparken görürsünüz. Feci derecede yeteneklidirler.

Oğlak Bir Oğlak’ı sanal alemde tanımak çok kolaydır. Msn’i durmadan açılıp kapanır. Sebebi ise annesi durmadan “yatttt artıkkk” diye bağırdığı için.

Burçta tırsma eğilimleri gözlenir ve burç kendini resetler. Genelde sanal alemde bulduğu karşı cinsle buluşmaya gider.

Dağ tepe, bayır çayır dinlemez gider buluşur ve listesinden engeller. Ayran gönüllüdür. İletisine aldanılırsa yazık olabilir.

Kova

Kova burcunu sanal alemde tanımak çok zordur. Gizemli bir havası vardır. Bu burcun asla ne dinlediğini öğrenemezsiniz.Açmaz. İletisi kısa ve özdür, sosyaldir. Burç genelde geceleri online olur, sabah ezanıyla kendini reset’ler.

Balık Balık burcunun en belirgin özelliği sanal alemde oynadığı oyunlardır. Zira onu chat yaparken nadir görürsünüz. Kendini sanal oyunlara adapte eder.

Durumu sürekli “dışardadır” ,otomatik mesajında, “Oyun oynuyorumm yazın cevap veriririm” yazar ama cevap verdiğine henüz rastlanmamış ender, kozalak burçlardandır.

Açmaz. İletisi kısa ve özdür, sosyaldir. Burç genelde geceleri online olur, sabah ezanıyla kendini reset’ler

kaynak: mahmure

4 Şubat Aslan Dolunayı Ve Etkileri…

4 Şubat gecesi 01.08’de Aslan burcunda bir dolunay gerçekleşecek. Dolunayla birlikte yarım kalan bir şeyleri tamamlamak veya netleştirmek daha kolay olacak. Birkaç gün boyunca kendimizi daha özgüvenli neşeli cesaretli ve iyimser hissedebiliriz. Dikkat çekmek merkezde olmak, kişileri bir olayı veya süreci yönetmek, organize etmek de başarılı olabiliriz. Ancak bu günlerde; hem kendinizden hem de çevrenizden çok fazla şey beklememeye gayret edin, aşırı talepkar ve gururlu hareket etmek sizi mutsuz edebilir. Yurt dışı uzaklar yabancılar akademik konular eğitsel uğraşlar yolculuk ve seyahat planlarıyla ilgili bir çok işinizi tamamlama fırsatını yakalayabilirsiniz. Yine içinde felsefe inanç ve dini temaların, adaletin yer aldığı konularda daha hızlı ilerlemeniz, geçmiş meseleleri çözmeniz mümkün. Merkür’ün de retro hareketine devam ettiği bu günlerde, düşünce ve inançlarınızı yeni bir bakış açısıyla tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Bu sayede daha kolay ilerleyebilirsiniz.
4 şubat dolunayı-izmir

İki hafta boyunca bir şeyleri tamamlamak, yarım kalan işleri bitirmek, sonlandırmak için uygun bir süreçteyiz. Dikkat çeken tarihler ve önerilere gelince;
•5 Şubat fikirlerinizi devam eden proje ve sözleşmeleri yeniden düzenlemek için iyi bir gün.
•6 Şubatta Özel ve iş ilişkilerinde, sosyal ilişkilerde beklentilerinizi iyi yönetin, aşırı talepkar savurgan buyurgan davranışlardan kaçının. Yasal anlaşmazlıklar bugün öne çıkabilir.
•8 Şubat ilişkilerinize sevgi anlayışınıza yeni bir form vermek ya da eski ilişkilerinizden faydalanarak yeni bağlantılar kurmak için uygun bir gün.
Yükselen burca göre yaptığım Dolunay ve 4-19 Şubat haftasına ait genel değerlendirmeleri aşağıda okuyabilirsiniz. Daha detaylı ve doğru bir analiz için Astroloji Danışmanlığı almanızı tavsiye ederim.

KOÇ: Dolunayla birlikte aşk yaşamında hareketlilik artabilir. Çocuklarla ilgili güzel gelişmeler de söz konusu. Sahne sanat tasarım çalışmaları, spor hobi aktiviteleri içinde yer alıyorsanız çalışmalarınızın sonuçlarını toplayabilirsiniz. Bir yandan sosyal çevre ilişkileriniz artarken bir yandan da yaşamdan keyif alacağınız etkinlikler organizasyonlar içinde olabilirsiniz. Kendi istek ve arzularınızı gerçekleştirmek, kişisel hedeflerinize ulaşmak için daha mücadeleci bir tutum içine girebilirsiniz.

BOĞA: Dolunayla birlikte eviniz ailenizle ilgili konulara odaklanabilirsiniz. Taşınma tadilat eve ait işler organizasyon ve düzenleme gerektiren işler öne çıkabilir. Yine iş ve ev yaşamınızı, geleceğe ilişkin planlarınızı etkileyen gelişmeler doğabilir. Ev aile yaşamı aile büyükleriniz veya gayrimenkulle ilgili süre giden sorunlar varsa bu dönem onları çözmek üstesinden gelmek daha kolay olabilir. Ev içinde hareketlilik artıyor.

İKİZLER: Dolunayla birlikte iletişim trafiğiniz artacak. Duygularınızı ihtiyaçlarınızı ifade etme, anlatma çabası içine girebilirsiniz. Varsa internet, blog, lojistik işleri, eğitsel çalışmalar, işe ait yazışma-sözleşmeler, yolculuklar, kardeşler yakın çevre ilişkilerinde sürüncemede kalan konular netlik kazanabilir. Bekleyen sözleşmeler, fikirler projeler açıklığa kavuşabilir. İş yaşamı ve gelecek planlarınızla ilgili konularda yeni fikirler, fırsatlar kolaylıklar yakalayabilirsiniz. Size keyif veren arkadaşlıklar sohbetler çalışmalar içinde olabilir, yeni çevrelere dahil olabilirsiniz.

YENGEÇ: Dolunayla birlikte bütçeniz gelir ve harcamalarınız, finansal konular öne çıkıyor. İşinizi kurma, gelir elde etme, kaynaklarınızı doğru kullanma yönündeki girişimlerinizin meyvalarını bu hafta toplayabilirsiniz. Parasal sorunlara çözüm bulabilir, ek gelirler elde edebilirsiniz. Yurt dışı veya uzaklarla ilgili yolculuk ve ilişkilerde, anlaşmalarda, işbirliklerinde kazançlı çıkabilirsiniz. Akademik ve eğitsel faaliyetlerde, hukuki işlerde fırsatlar yakalayabilirsiniz.

ASLAN: Dolunayla birlikte sağlığınızı iyileştirmek veya kişisel hedeflerinizi, girişimlerinizi gerçekleştirmek için attığınız adımların meyvasını toplayabilirsiniz. Duygusal açıdan ilgi ve beğeniye ihtiyaç duyduğunuz bu haftayı iyi geçirmek için beklentilerinizi doğru yönetin. Yurt dışı veya uzaklarla ilgili yolculuk ve ilişkilerde, işbirliklerinde kazançlı çıkabilirsiniz. Akademik ve eğitsel faaliyetlerde, hukuki işlerde fırsatlar yakalayabilirsiniz.

BAŞAK: Dolunayla birlikte elde olmayan sebeplerden doğan zorlukları aşmak için yeni çıkış yolları bulabilirsiniz. İyimser ve cesaretli olmak için çok sayıda nedeniniz olduğunu fark edebilirsiniz. Hayata daha pozitif yaklaşabilmek, sizi yoran temalardan uzaklaşmak için gururdan aşırı talepkar yaklaşımlardan kaçının. İç sesinizi dinleyebileceğiniz, kendinizle baş başa kalabileceğiniz aktiviteler içinde olmak size iyi gelebilir.

TERAZİ: Dolunayla birlikte hayallerinizi planlarınızı gerçekleştirmek için çabaladığınız temaların durumunu/gelişimini daha net görebilirsiniz. Bir yandan sosyal çevre ilişkileriniz artarken bir yandan da yaşamdan keyif alacağınız etkinlikler içinde olabilirsiniz. Grup faaliyetlerinde, dernek çalışmalarında, arkadaş ilişkilerinde daha aktif dışa dönük olabileceğiniz fırsatlar var. İlişkiler ve ortak yürütülen işler birliktelikler sayesinde hedeflerinize ulaşmanız mümkün görünüyor.

AKREP: Dolunayla birlikte kariyerinizde ve gelecek planlarınızda sürüncemede kalan konular aydınlanabilir. Yine üst yöneticilerle ilgili konular ve önemli projelerin durumu netlik kazanabilir. İş ve ev yaşamında üzerine düşünülecek, belki de yeni bir bakış açısıyla hareket etmenizi gerektirecek temaları ihmal etmeyin. Çalışma yaşamında, iş koşullarınızda, iş arkadaşlarınızla ilişkilerde yenilik ve fırsat katan gelişmeler sizi mutlu edebilir.

YAY: Dolunayla birlikte eğitmenlik, kişisel gelişim faaliyetleri, akademik çalışmalar, yurt dışı işler-ilişkiler, hukuksal konular, yolculuklar, yayıncılık, medya ve reklam çalışmalarına yönelik işlerinizin ne aşamada olduğunu daha net görebilirsiniz. Bu alanlarda daha önce yaptığınız çalışmalar varsa emekleriniz meyvasını verebilir. Eğitsel ve zihinsel çalışmalar, iletişim trafiğiniz, yolculuklarınız bu dönem artış gösterebilir. Yakın çevrenizdeki olup bitenlere, öneri eleştiri ve tekliflere açık olmakta fayda var. Kendinizi becerilerinizi sergileyebileceğiniz, size cesaret ve heyecan katan imkanları yakalamanız mümkün görünüyor.

OĞLAK: Dolunayla birlikte başkalarının da içinde olduğu finansal konularda hareketlilik artabilir. Bir çeşit hassasiyet içinde olduğunuz ya da kriz yaratan temalar ortaya çıkabilir. Diğer taraftan onlara çözüm bulmakta daha başarılı olabilirsiniz. Bekleyen kredi vergi miras sigorta işleri, nafaka burs banka işlemleriniz netlik kazanabilir. Alacak ve verecek işlerinizin çözüme kavuşması için yeni fikirlere, olasılıklara tekliflere açık olmak size fayda sağlayabilir. Aile ilişkilerine-büyüklerine, gayrimenkul işlerine, taşınma tadilat veya ev yaşamına ait konulara daha fazla zaman ayırmanız gerekebilir. Ev içinde hareketlilik artıyor.

KOVA: Dolunayla birlikte özel ve iş ilişkilerinde, evliliğinizde, anlaşmalarda, eşiniz veya ortağınıza ait konularda sürüncemede kalan konular netlik kazanabilir. Anlaşmalar ortaklıklar davalar sonuçlanabilir veya süreç umduğunuzun gibi ilerlemiyorsa devamı için yeni teklifler yazışmalar konuşmalar içinde olabilirsiniz. İlişki ve işbirliklerini geliştirmek, anlaşmazlıkları çözmek için beklentilerinizi iyi yönetin yeni fikirlere açık olun. Sizi geliştirecek fayda sağlayacak ilişkiler kurma şansınız oldukça yüksek.

BALIK: Dolunayla birlikte günlük işleriniz koşuşturmalarınız artabilir. Bu yoğunluk sizde gerilime strese neden olabilir, beslenmenize sağlığınıza özen göstermenizi öneririm. Çalışma yeriniz göreviniz değişebilir, yürüttüğünüz görevlerde değişiklikler yaşanabilir. İş yaşamında yürüttüğünüz işlerde geldiğiniz noktayı, projelerinizin gidişatını daha net görebilirsiniz. Daha önce fark etmediğiniz, ulaşamadığınız bilgiler işlerinizi aksatabilir. Diğer taraftan netleşen projeler sayesinde gelirinizi artırma imkanını da yakalayabilirsiniz

Kaynak: derki sayfasından alınmıştır…

Detoks, vücudumuza çeşitli yollarla giren ve atık madde olarak dışarı atılmayı bekleyen zararlı toksinlerden kurtulmaktır.

Detoks, vücudumuza çeşitli yollarla giren ve atık madde olarak dışarı atılmayı bekleyen zararlı toksinlerden kurtulmaktır.
Vücutta toksinlerin tutulmasının iki temel sebebi vardır. Birincisi yiyeceklerde, havada ve suda doğal olmayan çevresel toksinlere aşırı maruz kalmamız yüzünden oluşan, metabolizmanın doğal seviyenin çok üstünde toksin yüklenmesi. Diğeri ise, sağlıksız kişisel alışkanlıklar, aşırı yorgunluk ve hiperaktif modern yaşam stilleri yüzünden zayıflayan sinir sistemi sebebiyle işlemeyen normal atılım sürecidir.´

Herkesin kendi yaşam tarzına ve ihtiyaçlarına göre değişik miktarlarda ve şekillerde detoksa ihtiyacı var. Reid´in kitabında bu konu bütün hatları ile gayet açık seçik ve detaylı olarak yer alıyor. Ancak siz bu kitaptan derlenen bilgiler ışığında ana hatlarıyla yapılması ve yapılmaması gerekenleri öğrenebilirsiniz.

Detoksa İhtiyacınız Olduğunu Gösteren İşaretler

Baş ağrısı, sırt ağrıları, sık sık soğuk algınlığına yakalanmak, yorgunluk, eklem ağrıları, burun kaşıntısı, sinirlilik, deri döküntüleri, öksürük, uyku hali, deri kızarıklıkları, göğüs hırıltısı, gözlerde iritasyon, uykusuzluk, bulantı, boğaz ağrısı, savunma sisteminizde yavaşlama, baş dönmesi, hazımsızlık, boyun tutulması, değişken ruhsal yapı, anoreksiya, sinüslerin tıkanması, anksiyete, ağız kokusu, dolaşım bozukluğu, ateş, depresyon, kabızlık.

İlk önce soluduğumuz hava temiz olmalı. Doğru bir şekilde solunum yapmayı bilmeli, diyaframımızı kullanmayı öğrenmeliyiz.
Kanımızda bulunan oksijen miktarı düşük olmamalı. Aksi takdirde detoks yapamayız çünkü oksijen var olan en etkili antioksidandır. 200 yıl önce atmosferde yüzde 38 oranında oksijen bulunurken bugün sadece yüzde 19 oksijen mevcut. Tüm toksinler vücuttan atılmak için önce oksijenle birleşmeli, bu nedenle oksijen takviyesi almak için ozon ve oksijen tedavileri uygulatmak çok önemli.
Yenilenler ve içilenler toksik olmamalı. İçtiğiniz suyun kalitesi çok önemli. İdeal bir diyet uygulandığında dahi içilen suyun ph derecesi ile vücudunuzun asit dengesini bozabilirsiniz. Su, ideal olarak ph 7.35 ile 7.60 değerleri arasında olmalıdır. İçtiğiniz suyun değerlerini bilmiyor ya da belirtilene güvenmiyorsanız, herhangi bir laboratuvara giderek değerleri çok ucuza öğrenebilirsiniz.
AsiditeDetoks kitabının yazarı Daniel Reid´e göre sağlıklı bir vücutta kan ve diğer vücut sıvılarının birçoğu, deniz suyuna benzer şekilde hafif alkaliktir. Alkalik ve oksijen, sağlıklı olmanın ve güçlü bir bağışıklık sisteminin şartlarıdır; bakteriyel, virütik ve mantar kökenli enfeksiyonlar oksijenle yeterince beslenmiş ve alkalik dokularda gelişemezler. Mikropların neredeyse tamamı bu ortamda etkisiz hale gelir.
Demek ki detoks yaparken amacımız; asit oranımızı ph 7 oranında tutmaya çalışmak ve oksijen oranımızı arttırmak olmalıdır. Bu sonuçları elde etmek için düzenli bir şekilde beslenip, yaşam tarzımızı da değiştirmeliyiz.

Detoks Programları

Detoks, sadece beslenme ile sağlanamıyor. Beslenmemizde yapacağımız değişikliklerle vücudumuza yeni toksinler eklemeyi kısıtlayabiliriz ancak var olan toksinleri vücuttan atmak için egzersizlerle terlememiz gerekir. Ayrıca idrar ve dışkı yoluyla da zehirlerimizi atabilmeliyiz.

Ülkemizde de çok çeşitli spa merkezleri ve otellerde, uzman doktorlar tarafından uygulanan destek tedaviler mevcut. Ancak evde haftada bir, üç ya da yedi gün veya en uzun 15 günlük kürler uygulayabilirsiniz. Uzman kontrolü olmayan ev tedavilerinde daha temkinli davranmanızı öneriyoruz.

Evde Detoks
Detoks´un beslenme ayağında çok çeşitli seçenekler ve programlar söz konusu. Detoks´ta ufak birkaç değişiklikten tutun da sadece elma yenilen, meyve suları tüketilen diyetlere ve hatta sadece su içilen oruçlara kadar uzanan çok geniş bir yelpaze söz konusu. Herhangi bir radikal diyet veya uygulamadan önce mutlaka doktora danışmalısınız. Su Orucu, meyve suyu diyeti veya tek tip gıda ile yapılan aşırı programları uygulamadan önce dikkatle düşünün. Çünkü bu tip diyetlerin yarardan çok zararı olabilir.

Beslenme Dışında Toksin Alımını Azaltmak İçin Neler Yapmalıyız?

PİŞİRME METOTLARI: Tükettiğimiz gıdalar kadar önemli bir diğer unsur ise pişirme metotlarımız. Kızartma yapmamaya, yağı aşırı ısıtmamaya özen göstermeliyiz. Haşlama ya da buharda pişirme usullerini tercih etmeliyiz. Ayrıca pişirme yapılan kapların paslanmaz çelik, cam veya porselen olmasına dikkat etmeliyiz.

SABUNLAR VE DETERJANLAR: Gerek bulaşık yıkarken gerekse banyoda kullandığımız sabunların, bitkisel özlerden olmasına dikkat etmeliyiz. Kimyasal katkıları olan ürünlerden kaçınmalıyız.

DENİZ SUYU MUCİZESİ: Denize yakın bir yerde oturuyorsanız ve suyun temizliğinden eminseniz, her gün birkaç damla deniz suyunu içme suyuna damlatarak içmeniz vücut asit dengeniz için son derece yararlı olacaktır. Denizde yüzmenin de tedavi edici özellikleri var ve günde belirli aralıklarla suya girilmesi çok yararlı.

DENİZ VE DAĞ HAVASI: Bu gibi mekanlarda havanın iyonizasyonu ve kalitesi farklı olduğundan, ´biraz dağ havası almak´ veya ´ deniz havası solumak´ hurafe değil. Sağlık üzerinde oksijen arttırıcı ve denge düzenleyici etkileri var.

DETOKS SAĞLAYAN ÇAYLAR: Başta yeşil çay olmak üzere birçok bitkisel çayın detoks etkisi yüksektir. Papatya, ginseng, ginko biloba, ekinezya, kırmızı pancar, zencefil, meyankökü de toksin arındırıcı özellikleri olan önemli kaynaklardır.

DUŞ VE BANYO: Sıcak suyun ve su ile masajın faydaları büyük. Ayrıca ölü derilerimizden arınarak gözeneklerimizi açtığımız takdirde toksinlerden daha kolay kurtulabiliriz. Cilde kuru fırça ile yapılan masaj kan dolaşımını hızlandırarak, ciltteki oksijen oranını arttırır. Cildimiz ve iç organlarımıza çok yararlıdır. Küveti su ile doldurup, evde detoks yapmak istediğinizde cildi tahriş eden zararlı kimyasallar içeren sabunlar yerine, papatya, biberiye, okaliptüs ve adaçayı gibi doğal yağlar kullanmayı tercih etmelisiniz. Ayrıca banyonuza yarım bardak içme sodası ve/veya deniz tuzu da ilave edebilirsiniz.

KOKULAR: Kokular bizim tahminimizden çok daha önemli. Çağlar boyunca çeşitli hastalıklar insanlığı tehdit ederken, bu virüs ve bakterilerden en az etkilenen veya hiç etkilenmeyen grup insan, çiçekler, çiçek suları ve yağlarıyla uğraşanlar olmuş. Kimyasal kokular bu kategoriye girmezler ve zararları da vardır.

VİTAMİNLER: Detoks sırasında, beslenme programınızı ve diğer tedavilerinizi desteklemek için alınması gereken en ideal antioksidan vitaminler: çinko, kalsiyum, B vitaminleri (özellikle B3), C vitamini, selenyum, A vitamini, E vitamini olarak özetlenir.

Baharat ve Çaylarla Arınma Programı

İyi bir beslenme programına ilaveten:

Uyanınca: Bir bardak ılık suya bir kaşık limon suyu veya bir kaşık elma sirkesi ekleyerek için.
Yemeklerde: Maydanoz ve sarımsak tüketin (tercihen çiğ), ayrıca kırmızı biber ve zencefil (çorbalara katılarak tüketilebilir) de tüketilmesi gerekir.
Yemek Aralarında: Papatya, zencefil, ıhlamur, meyankökü gibi arındırıcı çaylar tüketin.
Akşam: Papatya çayı rahatlatıcı özelliği ile uyku için de idealdir.

İdeal Beslenme

Haftada 1 kez vücudumuzu arındırmamız gerekiyor. Örneğin bir gün boyunca sadece evde sıkılmış doğal meyve suyu, içme suyu ve yanında çiğ meyve ve sebze tüketmemiz öneriliyor.

Bunları sofranızdan kaldırmaya ya da çok ender tüketmeye çalışın. Kırmızı et, şarküteri etler, sakatat, rafine edilmiş gıdalar, konserveler, şeker, tuz, doymuş yağlar, kahve, alkollü içecekler ve nikotin.

Mümkün olduğunca organik gıda tüketmeye çalışın.

Sadece filtre edilmiş, mineralleri uygun ve ph düzeyi 7 veya üzerinde olan içme sularından tüketin.

Yumurta, buğday, süt ve ürünlerini belirli dönemlerde sıra ile yiyin. Hepsini aynı dönemde tüketmemeye özen gösterin.

Mevsim meyve ve sebzelerini tüketmeye özen gösterin.

Sofranızda en sık bulunan ürünler: meyve, sebze, yeşillik, tahıl, baklagiller, düşük yağ oranlı süt/yoğurt/peynir, organik beyaz et ve taze balık olmalı.

Limon asidik olarak düşünülse de, vücudumuz için en ideal asit düzenleyici maddelerdendir ve her gün bir miktar tüketilmesi hararetle tavsiye edilir.

Doğanın antibiyotiği olan sarımsak, insan yapımı antibiyotikler gibi yan etkileri olmayan muhteşem bir antioksidandır. Belirli aralıklarda sarımsak kürü yapılması tavsiye edilir.

Bir bağ maydanozu kaynayan suya atıp, suyun altını kapatın ve bu suyu ılık olarak gün içerisinde tüketin, hem klorofil hem de diğer vitaminler açısından ideal detoks ajanı olacaktır.

alternatif tamamlayıcı tıp sayfasından alınmıştır

Bir düşünce bir sonrakini tetikler…

İki ördek kavga ettiğinde ki hiç uzun sürmez- bir süre sonra ayrıldıklarını ve farklı yönlere uçtuklarını görürüsünüz. Bir birlerinden ayrılınca güçlü bir şekilde kanatlarını çırparlar ve böylede kavga sırasında topladıkları aşırı enerjiyi atarlar üzerlerinden . Hiç bir şey olmamış gibi huzurla süzülürler.

Eğer ördekler insan zihnine sahip olsalardı, kavgayı düşüncede canlı tutar, hikayeler kurarlardı. Bir ördeğin hikayesi muhtemelen şöyle olurdu: Az önce yaptığına inanamıyorum. On santim yanıma yaklaştı . Sanki gölün sahibi oymuş gibi davranıyor. Özel alanıma hiç saygısı yok. Bir dahaki sefere beni kızdırmak için başka şeyler yapacak. Bir dahaki sefere ona unutamayacağı bir ders vereceğim. Böylelikle , zihin bir sürü hikayeler kurup durur ve aradan zaman da geçse , öfke ilk günkü gibi devam eder ve unutmaz.

Vücuda gelince , düşüncelerde kavga hala devam ettiğinden , vücut da gerçekle düşünceler arasındaki farkı bilmediğinden , bütün düşünceler için hormonal ve enerjisel tepkiler vermeye devam eder. Kavga halini yaşayarak hep kavgaya hazır tutar kendisini. Bir düşünce bir sonrakini tetikleyerek tamamen düşüncelerden oluşan zincirleme bir reaksiyona dönüşür..

Bir insan zihni olsaydı zavallı ördek böyle düşünecekti. Ama malesef bir çok insan aynı bu şekilde yaşıyor tüm hayatını. Bir çok olay gerçekte bitmiyor. Ördeğin bize verdiği ders şudur: Kanatlarını çırp yani Hikayelerle beyninin içinde yaşayıp durmayı bırak ve tek gerçeğe geri dön :
Şimdiye , anı yaşamaya.

Eckhart Tolle Şimdinin Gücü

İsteklere kapılmayan kimsenin Bilinci gerçekte yoğunlaşır.

Bilge olan isteklere kanmadan
Bana yönelsin ki birliğe ersin
İsteklere kapılmayan kimsenin
Bilinci gerçekte yoğunlaşır.

İçine dalmış durumdayken bilge
Eğer alıştığı tatları düşlerse
Bunlara doymaz, bağımlı kalır
O zaman da istekler kamçılanır

Kızışan istelerle yanılma başlar
Yanılgılar yüzünden kafa karışır
Kafa karışınca başta akıl Kalmaz
Akıl kalmayınca da baştan çıkılır

İsteklerden tutkulardan arınırsa
İsteklerinin tutsağı olmazsa
Kendini tutmasını bilirse bilge
Arınmışlık basamağına ulaşır

Bilge arınınca acıları diner
Bütün tutkuları, kaygıları gider
Mutluluğunun bilinciyle yüzer
Çok sürmez bilinçle gerçeğe erer

Gerçeğe ermeyen bilinçli olmaz
Bilinçli olmayanın zihni berrak olmaz
Zihni bulanıkken iç barış da olmaz
İç barış olmayınca mutluluk olur mu?

Bhagavad Gita – Tanrı’nın Şarkısı
Çeviri: Ömer Cemal Güngören

Hekim (Der Medicus), İbni Sina’yı Anlatan Süper Bir Film

Sizlere tıbbi bitki ve sağlık konusunda bilgi veren birinin sinema filmi tavsiye etmesi enteresan gelebilir. Korkmayın, haddimi biliyorum ve sinema eleştirmeni olmaya soyunmadım. Mesleğimi sevmemde en büyük etken ve bana göre dünyanın en büyük bilim ve tıp adamı İbni Sina’nın hayatını anlatan bir filmden bahsedeceğim size sadece. İzleyenlerin tekrar, izlemeyenlerin ise mutlaka izlemesini önereceğim bu filmi izlediğimde çok heyecanlandım. Bayram tatilinde tekrar izleme şansım oldu ve bunu sizlerle de paylaşmam gerektiğini düşündüm.

ibni-sina

Hepimiz İbni Sina hakkında az da olsa bir fikre sahibiz. Fakat hakkında çok fazla detay bilmediğimiz gibi, nasıl bir hayat yaşadığını da merak etmedik belki de. (Benim idollerimden birisi olduğu için, kendisiyle ilgili birçok bilgi edindim ve edindiğim bilgilerle de daha çok hayranlık besledim büyük üstada…

Birçok eserin sahibi İbni Sina benim dünyamda çok büyük bir yere sahip ancak Avrupalılar da kendisini “büyük üstat” olarak tanımlamış ve saygı duymuşlardır. İranlıların “Acem”, Arapların “Arap”, Avrupalıların ise “Avicenna” ismiyle andığı, Ortadoğu’da yetişen en büyük bilim adamıdır İbni Sina.

“Hekim “ adlı filmi seyrederken, biraz da hüzünlendim aslında. Çünkü bizim sahip çıkmamız gereken bir değere yine yabancılar sahip çıkıyor ve filmini yabancılar çekerek, dünyaya tanıtıyordu. Hani hep deriz ya “Biz değerlerimizi ya yok edince ya da ölünce anlar, yüceltir, paye veririz” diye, aslında bizler maalesef bu kadarını bile yapmayı beceremiyoruz. Ve filmi bir kez daha izlerken, hep aynı şeyi düşündüm; dört yüz elli makale, iki yüzün üzerinde kitabı bulunan ve akrabalık bağlarımız olan bu büyük bilim adamının bırakın sinema filmini çekmeyi, acaba kaç tane kitabını Türkçe olarak basmıştık ki?…

Amerikan ve Alman ortak yapımı olan ve yönetmenliğini Philipp Stölzl’ün yaptığı “Hekim” Filmini, bazı küçük tarihsel hatalar olsa da, İbni Sina’yı tanımak ve ona neden “büyük üstat “ dendiğini anlayabilmek için, özellikle tarihsel filmlere ya da geleneksel tıbba meraklı okurlarımın 2013 yapımı bu filmi mutlaka izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Film seçimleri konusunda tarihi ya da geleneksel tıp ilginizi çekmese dahi zamanın bilim adamlarının özverili çalışmalarını görmek sizleri büyüleyecektir.


Gelelim bu ay sizler için hazırladığım bitkisel formüllere…
Birçoğumuz nefis bayram sofralarında ipin ucunu fazla kaçırdık diye düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım tecrübelerime dayanarak birçoğunuzun hazım sorunları yaşadığını biliyorum. Bu nedenle de size ilk olarak “ Mide Macunu “ Kürü vereceğim.

Kudret Narç

Mide Macunu

Sizlere burada formülünü vereceğim kür 21 günlük olup sene boyunca birçok mide rahatsızlığı önleyeceği gibi hali hazırdaki sorunlarınıza iyi gelecektir.

Malzemeler;

600 gr Zeytinyağlı Kudret narı
150 gr Kimyon (öğütülmüş)
40 gr Damla sakızı (Öğütülmüş)

Malzemelerin hepsini cam bir kapta iyice karıştırın ve cam kavanozda ağzı kapalı bir biçimde buzdolabında muhafaza edin. Elde ettiğiniz macunu her yemekten önce 1 tatlı kaşığı kadar yutun ve 15 dakika kadar hiçbir şey yemeyin. Macunu yuttuktan sonra sadece su içebilirsiniz. Elinizdeki macun miktarı yaklaşık 21 gün boyunca size yetecektir.

Not: Macunu hazırlama sırasında damla sakızını öğütmek ya da havanda dövmek için en az bir gün önceden derin dondurucuda bekletmeniz gerekmektedir.

Yaz tatili formülleri

Ağustosta tatil başkadır ama güneş ışınları da bir o kadar tehlikelidir. Aşağıda siz vereceğim kürler düşük faktör özelikte olup yağların yapıları ve zengin içerikleri sayesinde neredeyse güneşe bile ihtiyaç duymadan sizlerin bronz bir cilde sahip olmanızı sağlayacaktır. Güneş ışınlarının dik olarak geldiği saatlerde (11: 00 – 17:00) güneşlenmenizi tavsiye etmediğim gibi o saatlerde şemsiyenizin altında doğal yağınızı sürüp keyif çatmanızı öneririm.

Güneş yağı;

Malzemeler:

50 ml Ceviz yağı
50 ml Havuç yağı
50 ml Buğday yağı
50 gr Kakao yağı (Katı)
30 ml Shea butter (Shea cevizi yağı)
30 ml Babassu Butter ( Babassu cevizi yağı)
30 ml Hindistan cevizi yağı (Katı)
30 ml Şeftali Cekirdek yağı (Katı)

Katı (butter) yağları benmari usulü erittikten sonra sabit sıvı yağlar ile karıştırın ve bir cam şişe içerisinde muhafaza edin. Elde ettiğiniz bu bronzlaştırıcı doğal güneş yağı yaklaşık 10-12 koruma faktörüne sahiptir. Oldukça yoğun kıvamdaki bu yağın cilde tutunması oldukça kuvvetli olup denize girilmesi durumunda bile ciltten kolayca çıkmaz dayanır.

Güneş sonrası ferahlatıcı vücut losyonu

Tüm gün güneş altında, tuzlu suda kavrulan cildiniz kurur ve nemini kaybeder. Ayrıca güneşin cilt kanseri nedenlerinin en baş sorumlusu olduğu artık herkes tarafından bilinmektedir. Benim vereceğim formül nemini kaybetmiş, kurumaktan aşırı gerilmiş ve güneşin zararlı etkilerinden nasibini almış cildinizi nemlendirecek, gerginliğini alacak antioksidanlar sayesinde tüm zararlı etkilerden koruyacak, doğal yollarla cilt bakımı yapacaktır.

Malzemeler:

250 ml Saf gül suyu
20 ml Yeşil çay yağı
5 ml Nane yağı

Tüm malzemeleri cam bir kap içerisinde iyice karıştırın ve spreyli bir şişeye koyun. Deniz ya da güneşlenme sonrasında duş bitiminde ferahlatıcı vücut losyonunuzu tüm cildinize püskürtüp bu müthiş ferahlığı yaşamaya başlayabilirsiniz. Formülün içerisindeki yeşil çay yağı en güçlü antioksidanlardan biri olup cildinizi güneşin zararlı etkilerine karşı koruyacağı gibi cildin geç yaşlanmasını sağlayacaktır.

Not: Bu losyonu hazırlarken satın alacağınız gül suyu ve yağların esans ya da aroma değil gerçek yağ olmasına dikkat edin.kaynak: martı dergisi ocak sayısı…

Yağmuru Kim Döküyor…

Kaygilarinizi Pencereden Disari Atin

Kaygilarinizi Disariya Atin
Tanri dedi ki:
Artik kaygilanmayi sonsuza dek birakacak misiniz? Asiri derecede kaygilaniyorsunuz. Ve kaygi asiri bir seydir. Kaygilanmak yararsizdir. Enerjinizi alir ve geriye daha fazla kaygidan baska bir sey vermez. Bundan daha iyi bir alis veris yapin.
Kaygi yipraticidir. Kaygi nelerin yolunda gitmeyebilecegini dusunmektir. Yolunda gitmemis olan bir seyin ardindan dahi kaygiya kapiliyorsunuz siz. Sonrasinda da o zamana geri donebilseniz neleri daha iyi yapabileceginiz uzerine kaygilaniyorsunuz. Canlarim zamanda geriye donemezsiniz. Bir seyleri olmamis kilamazsiniz. Artik lutfen kaygilanmayi ve yakinip serzeniste bulunmayi birakin Onceden de o esnada da sonra da kaygilanmayi birakin. Sadece birakin.
Kaygi cok agir cuvallar yigar etrafiniza. Bunun bir yarari yoktur. O cuvallari tasimaniz gerekmez. Hayirli bir amaca hizmet etmez bu. Yaptigi tek sey uzerinize agirlik bindirip sizi asagi cekmektir.
Yapabileceginiz sey ise kaygilanmayi birakmaktir. Birakin ucurumlardan asagi dussun o. Gorus alaninizdan cikarin kaygilari. Uzaklara tekmeleyin. Kayginin size hicbir yarari yoktur. Kaygi bir aliskanliktir. Kirmaniz gereken bir aliskanliktir o. Sapkin bir benzetme yaparsak eger, kaygi kendi parmaginizi emmeniz gibidir.
Tum kaygilarinizi camdan disari firlatin ve birakin ucup gitsin onlar.
Kaygilarin siz onlarla hemfikir olmadiginiz muhletce bir destegi ve dayanagi yoktur. Onlarla hemfikir olmayin. Kaygilarinizi beslemenin ya da taviz vererek onlari memnun etmenizin bir geregi yoktur. Kaygi ogrendiginiz bir seydir canlarim. Simdi unutun onu. Kaygilari benimsemistiniz simdi ise onlari birakacaksiniz ki gitsinler.
Kaygilar ortadan kalktiginda dunyada tezahur edecek o muazzam enerjiyi tahayyul edebiliyor musunuz? Aslinda bu durumda Dunya kendisini dogrudan Cennet’e yukseltecektir. Su anda kaygilara harcanan tum o enerji sevgiye donusecektir. Kaygilanmak yerine kim sevgiyi yeglemez ki?
Kaygi ne kadar da degersiz bir seydir. Lakin nasil da zemin sahibidir o! Kaygi gozlerinizi baglamak ve talihsizlikleri engelleyecegi yonunde sizi inandirmak konusunda cok basarilidir. Nasil da yaygin bir haldir bu! Kaygi bir cankurtaran degildir. Kaygi size talihsizlik getirmek konusunda basarilidir. Kaygilarla tukenirken zaten talihsizsinizdir.
Hicbir seyin kotu olmadigi ve kotu hicbir seyin meydana gelmeyecegi onermesinden yola cikin. Kaygi sizi her bir kosede bir tehlikenin bulunduguna dair ikna edecektir. Kayginin kendisi tehlikelidir canlarim.
Yanlis olarak gordugunuz seyin yanlis oldugunu bilemezsiniz. Bir seyler sizin istemediginiz gibi olabilir. Herkes bunun kotu oldugunu soyleyebilir,lakin kotu ve yanlis mevhumlarindan vazgecebilirsiniz. Bunu yapmalisiniz. Cunku bu mevhumlari yanlis cikarmayacak seyleri istemezsiniz. Cok korkulan
olum de kotu veya yanlis degildir.Sevdiklerinizi sIki sIkiya Dunyada tutmak istiyorsunuz, bu anlasilir bir seydir. Birinin olmesi kaygili kalbinize gore yanlis ve kotu bir sey. Bunun yerinde bir sey oldugunu bilseniz bile yanlis oldugunu dusunuyorsunuz. Birinin gezegeni terk etme zamani geldiginde bunun adil olmadigindan yakiniyorsunuz. Itiraz ediyorsunuz. Itiraz gostermeyin ki kaygilanmayasiniz. Kaygilanmak kendi kendinize iskence etmektir. Eger bir seyi yanlis ve kotu olarak tanimlamak zorundaysaniz bu kaygi olsun.
Artik kaygi yerine iyi niyet tasiyin. Iyi niyet, gelistirip acilim saglar. Kaygi ise buzup daraltir. Sizi eli kolu ve sinirlanmis bir halde tutar. Iyi niyet sizi ozgurlestirir. Ozgur olmayi nasil da derinden istiyorsunuz; lakin kaygilara da nasil vurdumduymazca tutunuyor ve gitmelerine izin vermiyorsunuz.Iyi dileklerde bulunan biri olun, kaygilanan biri degil.
Kaygiyi hayatinizdan cikarin. Kayginin yaninizda bir isi yoktur. Cekip cikarin kaygilari. Kaygi capasini cekip cikarin. Kayginin ulasamayacagi yeni kiyilara yelken acin. Kaygisiz olun canlarim. Kaygilari terk edin. Kaygiyi tamamen bos bir adaya terk edin. Onu orada birakin.
Ceviren: Engin Zeyno Vural
ve sifayla kalin,
Sifa Cemberi

Sarılmak iyi bir şeydir:

Sarılmak iyi bir şeydir: Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir; depresyonu uzak tutar, stresi azaltır, uykuyu getirir, insanı canlandırır, gençleştirir ve hiçbir olumsuz yan etkisi yoktur.

Sarılmak tamamen doğal ve organiktir.
Tarım ilacı, koruyucu ve yapay madde içermez ve yüzde 100 yararlıdır. Sarılmak mükemmeldir.
Oynak parçaları bulunmayan, tükenen pilleri yoktur, düşük enerji tüketimi ve yüksek enerji kazanımı vardır, enflasyon-geçirmezdir, şişmanlatmaz aylık ödemeler ve sigorta gerektirmez, hırsızlara karşı korunaklıdır, vergiden muaftır, çevreyi kirletmez ve tabii ki bütünüyle geri dönüştürülebilir.
 Steve Goodier

Ekonomistler beklentiden az gerileyen enflasyon ve TCMB’nin erken toplantı yapılmayacağına yönelik açıklamasını yorumladı…

Uzmanlar "enflasyon ve TCMB'yi" nasıl yorumladı?

Ocak’ta enflasyon beklentiden az bir düşüş yaşarken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verinin ardından yaptığı açıklamada erken toplantı yapmayacağını ve planlanan şekilde 24 Şubat’ta toplanacağını açıkladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Ocak’ta yıllık 0.93 puan gerileyerek yüzde 8.17’den yüzde 7.24’e gerilerken, Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi yüzde 6.80 seviyesine düşüş olacağı yönündeydi.

TCMB‘den enflasyon verisi sonrasında yapılan açıklamada uygulanmakta olan temkinli para ve likidite politikaları sonucunda enflasyon göstergelerinin iyileşmeye devam ettiği belirtilerek, “Para Politikası Kurulu enflasyon görünümünü 24 Şubat toplantısında detaylı bir şekilde ele alacaktır” ifadeleri kullanıldı. Başkan Erdem Başçı 27 Ocak’ta Enflasyon Raporu basın toplantısında, enflasyonun 1 puanın üzerinde düşmesi durumunda 4 Şubat’ta erken toplantı yaparak faiz indirebileceklerini belirtmişti.

BloombergHT.com’a enflasyon verisi ve TCMB açıklamasını yorumlayan Saxo Capital Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy, “TCMB açıklamasında ‘uygulanmata olan temkinli para ve likidite politikaları sonucunda enflasyon göstergeleri iyileşmeye devam etmekte’ söyleminin kullanılması bizce önemli bir ayrıntı oldu. Erken bir toplantı kararı alınmamasına karşın 24 Şubat’ta 50-75 baz puanlık bir ölçülü faiz indirimi yapılma ihtimali hala masada durmaktadır. Global piyasa ve likidite hareketlerine bağlı olarak kurda yaşanacak olası yukarı yönlü hareketlere karşı duyarlı olduğunu gösteren TCMB, faiz tarafında ölçülü adımlarla gideceğine dair öncü sinyaller vermeye devam ederken, siyasi taraftan ve reel sektörden gelecek açıklamalar da önemli olacaktır. Dolar/TL tarafında 2.40 altına geçilip ilk etapta tekrar 2.35’lere doğru bir hareket gelişmedikçe 2.42-2.43 üzerinde kuvvet kazanıp bir kez daha 2.45’lerin test edilme ihtimali teknik olarak masada durmaktadır. Kısa vadede dolar/TL tarafındaki süreci, global piyasa koşulları dışında, 24 Şubat tarihli toplantıya kadar gelecek açıklamalar belirleyecek gibi görünüyor” dedi.

Odeabank Genel Müdür Yardımcısı Serkan Özcan BloombergHT.com’a yaptığı yorumda, “Manşet enflasyon görünümünün halen olumlu olduğunu ve yıl ortasında yüzde 5’in de altına inebileceğini öngörmeye devam etsek de, çekirdek enflasyon beklentimizden daha sınırlı gerileyebilir. Bu çerçevede ara toplantı yapmayacağını açıklayan Merkez Bankası’nın 24 Şubat’taki toplantısında TL’deki gelişmelere bağlı olarak faizde indirimin boyutuna karar vereceğini tahmin ediyoruz. Küresel gelişmeler ışığında, TCMB’nin iç talepte toparlanmanın zayıflığına ve enflasyon görünümündeki iyimserliğe de odaklanması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

BloombergHT.com’a değerlendirmelerde bulunan ALB Menkul Değerler Araştırma Müdürü Yeliz Karabulut, “Bugün açıklanan enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde açıklanması, daha önce açıklanan TCMB’nin olağan dışı toplantısının gündemden düşmesine neden oldu. Faizlerdeki indirim beklentisi 24 Şubat tarihine ertelenmiş gibi gözüküyor. Merkez Bankası’nın olağan dışı faiz indirimi raftan kalksa da 24 Şubat tarihinde yapılabilecek bir faiz indirimi hala rafta durmaktadır. Fakat enflasyonda beklenildiği gibi bir düşüşün olmaması aslında ayrı bir sorunu gözler önüne sermektedir. Kurlarda ise şimdilik aşağı yönlü hareket olsa da siyasi kanattan gelebilecek açıklamalar sert kur hareketlerine neden olabilir, temkinli olunmalıdır. Geçtiğimiz günlerde dolar/TL‘de 2.4150-2.45 bandı arasında kısa vadeli dalgalanma gördük, 2.4150 altında 2.3950-2.38 seviyelerine doğru bir geri çekilme görülebilecekken, 2.4150 üzerinde tekrar 2.45 hareketi başlayabilir. Şu an Merkez Bankası’nın faiz indiriminden imtina etmesi TL’yi bir miktar desteklemekle birlikte gözlerin siyasi kanata çevrilmesine neden olmaktadır” yorumunu yaptı.

Bloomberg HT’de Yatırım Kulübü programına konuk olan Marmara Üniversitesi ve Pirireis Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Erhan Aslanoğlu, “Kırılganlık devam edecek gibi görünüyor. Tek bir Ocak ayı enflasyonu ile Türkiye ekonomisine ilişkin genel resimde bir değişiklik olmadı. Bu noktadan sonra ne zaman yapıldığından ziyade ne oranda faiz indirimi yapıldığı önemli olacak. TCMB enflasyonun üzerinde beklenen 1-1.5 puanlık bir reel faizle biz hedefimize ulaşırız demişti, bunun altına inecek mi inmeyecek mi kritik nokta bence bu. Piyasada beklenti yıl sonu enflasyonun yüzde 6.5-7 civarında olacağı yönünde, bu beklentiye göre TCMB’nin şu anda yüzde 7.5-8 arasındaki politika faizinde çok oynamaması da lazım. Beklentiler önümüzdeki aylarda yüzde 6’ya doğru giderse Merkez Bankası politika faizini yüxzde 7-7.5 arasına getirebilir. Yani şu anda beklenti yüzde 6.5 civarındayken TCMB sert bir indirime giderse kurda riski artırır. Bu nedenle üst bantta biraz daha fazla yeri olabilir, kısa vadede kuru olumsuz etkileyebilir ama kalıcı olacağını zannetmiyorum. Eğer piyasada beklenti yüzde 5’lere doğru inerse TCMB faizde yüzde 6.5’lara kadar iner, beklentinin kritik olacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

BloombergHT.com Editörü
Fırat Taşvur
ftasvur@bloomberght.com

Akıllı Saat Vic-W3-SLV… Günün Fotosu…03/02/2015

IMG_3618

http://www.victor.com.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz… Kameralı, mameralı…Kaçırmayın…

Hatayı Sarı Öküz’ü verince yaptınız…

Çakal sürüsü, yakında bulunan öküz sürüsünü tehdit etmeye başlar. Her gün yeni bir saldırı, kavga dövüş. Her gün bazı öküzler yaralanır, bazıları vahşilere yem olur. Ancak öküzler de güçlü kuvvetli hayvanlar olduğu için, bunların saldırısına karşı koyarlar. Fakat gün gelir, dirençlerini yavaş yavaş yitirdiklerini anlamaya başlarlar. Çakal sürüsüne barış önerisinde bulunurlar. Çakallar bunu kabul eder ama bir koşulları vardır:

“Şu sarı öküz bize ters bakıyor, tavır koyuyor. Onu verin, barışı kabul edelim, bir daha size saldırmayalım.”

Öküzler aralarında uzun uzun konuşurlar, sürünün en savaşçı, ilkeli, dirençli üyesi olan Sarı Öküz’ü vermeyi kabul ederler. Sürünün sözü geçen üyesi Yaşlı Öküz bu duruma karşı çıkar, “Vermeyin Sarı Öküz’ü yoksa bu işin sonu gelmez” der ama sözünü dinletemez… Çakallar, savaş bitsin diye feda edilen Sarı Öküz’ü birkaç dakika içinde yiyip bitirir. İki günlük barış sonrasında çakal sürüsü bu kez Alacalı Öküz’ü ister.

“Söz, onu da verirseniz bu son olacak… Alacalı Öküz de bize ters bakıyor…”

Onu da verirler!

Birkaç gün barış içinde geçer ama çakallar yine gelir. Bu kez Kara Öküz’ü sonra genç öküzleri alıp götürürler. Durum kötüye gitmektedir.

Gün gelir, çakallara yem olan öküzlerin sayısı azarlı. Moralleri de çok bozulmuştur. Çakal sürüsüne dayanacak güçleri artık kalmamıştır. Çakallar istedikleri zaman yanlarına geliyor, istediklerini alıp gidiyor…

Bu durumda, köşesinde oturmakta olan Yaşlı Öküz’e sorarlar:

“Biz nerede hata yaptık da böyle perişan olduk? Biz bunlara karşı direniyorduk. Sürümüzü dağıttılar, moralimizi yok ettiler, bizi korkuttular. Nerede yaptık hatayı?..”

Yaşlı Öküz’ün verdiği yanıt acı verici ama gerçektir:

“Siz Sarı Öküz’ü verdiğiniz gün bu savaşı kaybettiniz. İşte o anda direnme gücünüz bitti. Hatayı Sarı Öküz’ü verince yaptınız. En baştan onu vermeyecektiniz. Geçmiş olsun

Düşünün ki önünüzde bir dolap ve içinde sevginiz\ nefretiniz var..

En üst bölümdeki kutularda ‘en çok sevdiklerinizi’ saklıyorsunuz.
İkinci bölümde “Seviyorum ama fazla da güvenmiyorum” dediklerinizi.
…Üçüncü bölümde “herkes gibi biri benim için” dediklerinizi.
ve En altta da “nefret ediyorum veya kesinlikle güvenmiyorum” diye adlandırdıklarınızı..
Buraya kadar her şey tamam..
Asıl sorgu şimdi başlıyor. Siz hiç en üst bölüme koyduğunuz birisini, bir tek söz yüzünden, en alt bölümdeki kutulara kattınız mı?
Değerinden fazla değer verdiniz mi birine?
Ya nefret ediyorum dediğiniz birini zaman ile sevdiniz mi?
Siz hiç yanıldınız mı? Utandınız mı o bir zamanlar arkasından attığınız kişinin şuanda en yakın dostunuz olduğu için?
Hiç itiraf ettiniz mi “seni hiç sevmezdim” diye?
Ya da hiç kızdınız mı “ne de çok güvenirdim sana” diye. İnsan hiç ‘bir söz’ ile en sevdiğini en nefret ettiği kişilerin arasına katabilirimi?
Doğru mu? Bir zamanlar göklere çıkarttığınızı yerin dibine atmak olur mu? Yakışır mı size?
Hâlbuki bir zamanlar aranızdan su sızmazdı.
Yeri gelir ekmeği bile paylaşırdınız, kaldı ki düşünceleriniz, duygularınız.
Bu kadar çok şeyi paylaştığın birini tanımamazlıktan gelebilir misin? Sizlere bir tavsiye..
Hiç bir zaman ilk gördüğünüz birini ‘sevmedim’ diyerek, dolabınızdaki en alt bölümdeki kutulara atmayın.
Zaman tanıyın ,sabredin.. Gerekirse kutulara kaldırmayın, dolabın önünde bekletin. Zamanı geldiğinde o kişi zaten dolabında bir bölümü kendi seçecektir. Aynı şekilde, ilk gördüğünüz birine ‘sanki 10 yıldır tanıyorum’ diyerek, en üst bölüm’e kaldırıp, yere göğe sığdırmayın. Arkadaşlık, dostluk ve en önemlisi sevgi zaman ister. Senin haberin olmadan o dolabında kendine yer bulacaktır.
Yeter ki siz sabredin ve dolabınızı geniş tutun.. Dolabınızın en üst bölümündeki kutuları ASLA atmayın. Değerli bir hazine gibi saklayın.
En alt kattakileri de her hafta çöpe boşaltın. Göreceksiniz, gün gelecek dolabınız sadece ‘SEVDİKLERİNİZ’ ile dolacaktır. İşte o zaman gerçek mutluluğu bulacaksınızdır…
Bir şey daha. Bu dolap herkeste vardır. O sizin sevginizi barındırdığınız KALBİNİZDİR
Kaynak: Sonsuz Şifa